Bilecik: Harmankaya Kanyonu

Harmankaya Kanyonu;  Bilecik’in Yenipazar İlçesi ile İnhisar İlçesi arasında yer almaktadır. 260 hektarlık alanı kapsayan kanyon, 2013 yılında tabiat parkı ilan edilmiştir. 

Yenipazar ilçe merkezinden batı yönündeki Karahasanlar Köyü istikametine doğru gittiğinizde, 7 km sonra kanyonun girişine ulaşırsınız.

Harmanköy’le kanyon arasındaki mesafe yaklaşık 4 km’dir. Harmanköy 611 m’lik bir rakıma sahiptir. Yenipazar tarafından girildiğinde rakım 520 metrelerdeyken, kanyon çıkışında bu rakam 400 metreye kadar düşer.

Kanyon duvarlarının yüksekliği 300 ila 600 metre arasında değişkenlik göstermektedir. Bu görkemli kanyonu gezerken dikkatli gözlerle baktığınızda, bu doğa harikasının birçok canlıya evsahipliği yaptığını göreceksiniz.

Kanyon giriş yeri Karahasanlar Köyü çıkış ise Harmanköy’dür yaklaşık 3 km uzunluğunda olan kanyonun girişi yaklaşık 5 metre genişliğinde. Kanyon içinde 25 metrelik ve 20 metrelik iki büyük şelale ve onlarca 1.5-2 metre arası şelale bulunuyor.

Paylaşın

Bilecik: İnhisar Mağarası

İnhisar Mağarası; Bilecik’in İnhisar İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe Merkezi’ne 1,5 km. mesafededir. Özel araçlarla ulaşım mümkündür.

İnhisar ilçesinden Eskişehir’in Mihalgazi ilçesine giden yoldan yaklaşık 1 km gittikten sonra yolun sağından toprak yol ayrılır. Toprak yoldan araç ya da yaya olarak yaklaşık 500 m tepeye doğru çıktığınızda mağaraya ulaşırsınız.

Mağaranın tam anlamıyla turizme açıldığı söyleyemesek de, meraklı gezginlerin sıkça uğradığı yerlerin başında geldiğini belirtebiliriz. İlçe merkezindeki İnkaya Tepesi’nin kuzey yamacında bulunan mağara 1,9 km uzaklıktadır. Mağara, Sakarya Nehri’ne ve İnhisar’a tepeden bakmaktadır. 350 metre rakımı olan mağaranın MTA (Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü) tarafından 2001 yılında haritası çıkarılmıştır.

Uzunluğu 170 m, derinliği ise yüzeyden yükselerek 40 m’ye kadar ulaşmaktadır. Mağaranın galerisinin tavan yüksekliği 3 ila 15 metre arasında, genişliği ise 5 ila 25 metre arasında değişmektedir.

Mağaranın içine girildiğinde binlerce yarasanın koloniler halinde yaşadığı görebilirsiniz. Mağaranın ağzının yanındaki ikinci giriş İnhisaraltı Mağarası olarak adlandırılmaktadır. Mağaranın devamı niteliğindeki bu ikinci galeri, Sakarya Nehri’nin ve mağarayı oluşturan yeraltı suyunun alçalmasıyla oluşmuş. Oluşumunu binlerce yılda tamamlayan bu değerli mağara maalesef kısmen tahrip edilmiştir.

Paylaşın

Bilecik: İnhisar Şelalesi

İnhisar Şelalesi; Bilecik’in İnhisar İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe Merkezi’ne 7-8 km. mesafededir. Özel araçlarla ulaşabilirsiniz.

İnhisar İlçe Merkezi’nden güneye, Çalkara istikametine giderken yol ayrımlarında sol tarafı takip edin. Yaklaşık 7,8 km sonra, aracınızı park edip yürümeye hazırlanabilirsiniz. Yoldan, sesini rahatlıkla duyabilmenize rağmen şelalenin kendisini görmeniz mümkün olmaz.

Sündiken Dağları’nın yamaçlarında, 520 m rakımda bulunan şelale, yeşillikler arasında kendini gizlemiştir çünkü. Bu noktada, yolun sol tarafında bulunan patika sizi 300 m’lik dik bir yamaca çıkarır. Aşağı indiğinizde sizi, yaklaşık 8 m’den düşen şelalenin soğuk suları karşılar.

İnhisar (Çalkara) şelalesi bir vadi tabanında bulunuyor. Şelale ancak vadinin dibine inildiğinde görülebiliyor. Şelale, döküldüğü yerden irili ufaklı şelaleler sistemine dönüşerek kademeli olarak Sakarya Nehri’ne karışmaktadır. Şelalenin yamacında birçok meyve ağacı olması da ayrı bir güzelliktir.

Paylaşın

Bilecik: Suuçtu Şelalesi

Suuçtu Şelalesi; Bilecik’in Yenipazar İlçesine bağlı Yukarıçaylı Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. 

Yenipazar İlçe Merkezi’nden güney istikametinde bulunan Aşağıçaylı-Yukarıçaylı köylerine doğru gidildiğinde, Yukarıçaylı Köyü’nü geçtikten 2 km sonra sol tarafta Suuçtu Şelalesi’ni görebilirsiniz.

875 m rakımda bulunan şelale, yaklaşık 30 m yükseklikten düşen suyuyla oldukça etkileyici bir manzara oluşturmaktadır. Küçük bir havuzda toplanan bu soğuk mu soğuk suya girmeyi denerseniz iki kere düşünmenizde yarar var.

Şelaleyi çevreleyen yeşillikler ve akan suyun sesi size son derece mutlu ve huzurlu kılacaktır. Suuçtu Şelalesi, uzun saatler vakit geçirebileceğiniz nadir bir vaha olarak görülmeye değerdir.

Paylaşın

Bilecik: Kınık Şelalesi

Kınık Şelalesi; Bilecik’in Pazaryeri İlçesine bağlı Kınık Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. 

Kınık Köyü; Bilecik İl Merkezi’ne 36 km, Pazaryeri İlçesi Merkezi’ne ise 7 km uzaklıktadır.

Ender rastlanan güzellikteki, adeta saklı bir cennet olan bu şelale, incir ve çınar ağaçları ile çevrili. Yaklaşık 10 m’den düşen su, mart ve nisan aylarında son derece coşkulu akmaktadır. Şelale 360 m rakımda bulunmaktadır.

Paylaşın

Bilecik: Kamçı Yaylası

Kamçı Yaylası; Bilecik’in Pazaryeri İlçesine bağlı Bozcaarmut Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. 

Bozcaarmut Köyü’nün Pazaryeri İlçe Merkezine olan uzaklığı 15 km. olup, yolu düzgündür.

Kamçı Yaylası’nda genellikle çam ağacı bulunmaktadır. Kamçı Yaylası, kamp yeri olarak veya dinlenme mekanı olarak kullanılmakla birlikte günübirlik ziyaretler için uygundur. Yaylada ziyaretçiler için altyapı bulunmamaktadır.

Paylaşın

Bilecik: Çakırpınar Mesire Alanı

Çakırpınar Mesire Alanı; Bilecik’in Merkez İlçesine bağlı Çakırpınar Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. 

Köy merkezine 1.5 km. mesafedeki mesire alanına Bilecik İl Merkezi’nden kalkan Çakırpınar Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür. Çakırpınar Mesire Alanı, günübirlik ziyaretler için uygundur.

Küçük işletmelerin bulunduğu bu alanda mangalınız yanmış, hazır bir şekilde önünüze gelir. Son derece sessiz ve serin olan bu mesire alanında, kuş cıvıltıları arasında sakin bir gün geçirebilirsiniz.

 

Paylaşın

Bilecik: Rüstem Paşa Camii

Rüstem Paşa Camii; Bilecik’in Osmaneli İlçesi, Camicedit Mahallesi, Sakarya Caddesi üzerinde yer almaktadır. 

Camii, ilçe merkezinde olduğundan yürüme mesafesindedir.

Rüstem Paşa Camii, Osmaneli’nde bulunan en önemli tarihi yapılardan biridir. Kanuni’nin damadı Rüstem Paşa tarafından 1516 yılında yaptırılmıştır. Osmaneli ilçe merkezinde bulunan yapı, klasik üslupta inşa edilmiştir.

Mimar Sinan’ın çıraklarından biri tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir. Kareye yakın dikdörtgen plan içeren caminin duvarları kesme taştan örülmüştür.

Paylaşın

Bilecik: Dursun Fakıh Türbesi

Dursun Fakıh Türbesi; Bilecik’in Söğüt İlçesine bağlı Küre Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezinden hareket eden köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür. 

550 rakımlı bir tepe üzerine inşa edilen türbe, çevreye son derece hakimdir. Temiz ve pussuz bir havada, buradan bakıldığında Bilecik’teki Şeyh Edebali Türbesi’ni dahi görebilirsiniz. İki türbe arasındaki kuş uçuşu mesafe 14,5 km’dir.

Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna şahitlik etmiş bir Türk Bilgini olan Dursun Fakıh ,Karaman’da doğmuş olup, Şeyh Edebali’nin öğrencisidir. Dursun Fakıh; tefsir, hadis, fıkıh ilimlerini okumuştur. Osmanlı Devletinin kuruluşuna şahitlik etmiş bir Türk Bilginidir. Şeyh Edebali’nin kızı ile evlenerek damadı, Osman Gazi ile de bacanak olmuştur.

28 Eylül 1299 yılında Karacahisar fethedildikten sonra Osman Gazi adına Cuma Hutbesini okuyup, Cuma Namazını kıldırmıştır. Böylece, hem Osman Gazi’nin hür ve tam istiklâl sahibi bir Devlet Başkanı olduğunu, hem de Osmanlı Devletinin istiklâlini dünyaya ilan etmiştir.

Edebali’nin tedrisinden geçerek kadılık, imamlık ve hatiplik yapan Dursun Fakıh, Osmanlı Devleti’nin kuruluşundaki en önemli manevi liderlerinden biridir. Dursun Fakıh, Osmanlı Devletinin ilk imam-hatibi ve ilk kadısı olma şerefini de elde etmiştir. ‘Gazavetname’ adlı bir eseri bulunmaktadır. Anadolu’da milli birlik ve milli kültür birliğinin oluşmasına hizmet eden bir Türk Büyüğüdür. 1327 yılında vefat etmiştir.

Paylaşın

Bilecik: Savcı Bey Türbesi

Savcı Bey Türbesi; Bilecik’in Bozüyük İlçesine bağlı Kandilli Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. 

Türbeye, Bozüyük’ten hareket eden Kandilli dolmuşlarıyla ulaşabilirsiniz.

Savcı Bey, Ertuğrul Gazi’nin üç oğlundan en büyüğü. Kardeşleri Osman Gazi ve Gündüz Alp’tir. Babası Ertuğrul Gazi’den ve gazinin silah arkadaşlarından eğitim alan Savcı Bey, iyi bir eğitim görmüştür. Babası ile birlikte pek çok savaşa katılan Savcı Bey bu sayede, savaş tecrübesini ve idarecilik vasıflarını geliştirmiştir.

Moğol ve Bizanslılarla çarpışmış, Karacahisar’ın alınmasında kendini kanıtlamıştır. 1287 yılında Ertuğrul Gazi’nin vefatından sonra Kayı Boyu’nun idaresini kardeşleri Osman Bey ve Gündüz Alp’e devretmiştir. Bizans ve Osmanlı arasında yapılan İkizce Savaşı’nda şehit düşmüştür.

Paylaşın