“Kent Uzlaşısı” Davası: 10 Kişiye 15 Yıla Kadar Hapis Talebi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında İstanbul Kartal ve Ataşehir Belediye Başkan Yardımcıları’nın da bulunduğu “Kent Uzlaşısı” davasında 10 kişi hakkında 15 yıla kadar hapis cezası talep etti.

Haber Merkezi / Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 15 – 16 Aralık 2023’te düzenlenen ve Mart 2024’te yapılan yerel seçimlere yönelik olarak karar alınan Parti Meclisi toplantısında “Kent Uzlaşısı” stratejisi açıklamıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında CHP’li Kartal ve Ataşehir belediye başkan yardımcıları C.Y ile L.G’nin yanı sıra Üsküdar Belediye Meclis Üyesi B.K, Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi E.G., Fatih Belediye Meclis Üyesi G.A, Tuzla Belediye Meclis Üyesi H.Ö., Adalar Belediye Meclis Üyesi N.A., Şişli Belediye Meclis Üyesi S.G., Beyoğlu Belediye Meclis Üyesi T.Ş.’nin de bulunduğu “Kent Uzlaşısı” soruşturmasında iddianamesini tamamladı.

Başsavcılık, iddianamede, 10 kişi hakkında 15 yıla kadar hapis cezası talep etti. Başsavcılık, tutuklananlar hakkında “örgüt üyesi olmak” suçundan İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde kamu davası açıldığını ifade etti.

Ne olmuştu?

İstanbul’da 11 Şubat’ta 9 belediyeye yönelik ‘kent uzlaşısı’ soruşturması kapsamında operasyon yapılmıştı.

Operasyon kapsamında Kartal Belediye Başkan Yardımcısı C.Y., Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı L.G., Üsküdar Belediye Meclis Üyesi B.K, Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi E.G, Fatih Belediye Meclis Üyesi G.A, Tuzla Belediye Meclis Üyesi H.Ö, Adalar Belediye Meclis Üyesi N.A, Şişli Belediye Meclis Üyesi S.G, Beyoğlu Belediye Meclis Üyesi T.Ş. ve Beyoğlu Belediyesi ile irtibatlı olduğu öne sürülen İ.P. gözaltına alınmıştı.

Gözaltına alınanlar 13 Şubat’ta tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. Nöbetçi sulh ceza hakimliği, 10 kişinin tutuklanmasına karar vermişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada ise “Kent uzlaşısı formülünün, DEM Parti üstü bir örgütlenme sistemi olduğu, özellikle örgütlenme konusunda çalışmalar yürüten örgüt bünyesindeki oluşumların (DBP, HDK) örgütün taban (halk) örgütleme sistemini geliştiren ve yöneten esas kurumlar olduğu hususu da nazara alındığında adı geçen şüphelilerin terör örgütünün kent uzlaşısı faaliyeti kapsamında faaliyet yürüten örgüt mensuplarından oldukları anlaşılmış olup…” gibi iddialar öne sürülmüştü.

“Kent Uzlaşı” Nedir?

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 15 – 16 Aralık 2023’te düzenlenen ve Mart 2024’te yapılan yerel seçimlere yönelik olarak karar alınan Parti Meclisi toplantısında “Kent Uzlaşısı” stratejisi açıklamıştı.

Parti Meclisi’nin ardından duyurulan bu strateji ile kayyum atanan belediyelerin geri alınacağını savunan DEM Parti, “Bunun yanı sıra daha önce yönetiminde bulunmadığımız birçok il, ilçe, belde belediyesinin seçimlerini kazanacak ve halkı yolsuzluktan, rant şebekelerinden ve kimliğimizi inkar edenlerden kurtaracağız. Bu hedefimize ulaşmak için parti adımızla çeşitli iş birlikleri ve güç birlikleri kurarak ilerleyeceğiz,” diye belirtmişti.

Toplantıda sonucunda açıklanan bildirinin 5. maddesinde de “Türkiye’nin batısında ise kenti var eden, yaşatan sosyal ve siyasal dinamikleri geniş ölçekte kapsayan tüm kurum, kuruluş,  işçi, emekçi, ekolojist, kadın, gençlik, halklar ve inanç örgütleri, siyasi partiler, emek ve meslek örgütleri, demokrat ve vicdan sahibi yurttaşlar, tüm toplumsal taraflar ve siyasi aktörlerle görüşmek, müzakere etmek, birlikte yürümek, ortak mücadeleyi örecek Kent Uzlaşısı zeminini oluşturmayı öncelikli görev olarak görüyoruz,” ifadeleri yer almıştı.

Paylaşın

UEFA Avrupa Ligi: Fenerbahçe Turu Zora Soktu

UEFA Avrupa Ligi son 16 turunda Fenerbahçe ile Rangers, Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Karşılaşmadan 3 – 1 mağlup ayrılan Fenerbahçe, turu Glasgow’a bıraktı

Haber Merkezi / Hakem Alejandro Hernandez’in yönettiği karşılaşmada Rangers’ın gollerini 6. dakikada Cyriel Dessers, 42 ve 81. dakikalarda Vaclav Cerny, Fenerbahçe’nin tek golünü ise 30. dakikada Alexander Djiku kaydetti.

Maçın rövanşı 13 Mart Perşembe Glasgow’daki Ibrox Stadyumu’nda oynanacak.

Fenerbahçe, turu geçmeleri durumunda aynı turnuvada üst üste ikinci kez çeyrek finale yükselme başarısı göstermiş olacak.

Bu senaryo gerçekleşirse Fenerbahçe, çeyrek finalde Roma – Atletic Bilbao eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak.

6. dakikada Sebastian Szymanski’nin ceza yayında kaptırdığı top sonrasında oluşan karambolde topu önünde bulan Cyriel Dessers’ın, kaleci İrfan Can Eğribayat’ı geçerek ceza sahası içi sağ çaprazdan yaptığı vuruşta meşin yuvarlak ağlara gitti. 0-1

30. dakikada sağdan Szymanski’nin kullandığı kornerde ön tarafta Rangers savunmasının uzaklaştırmak istediği top, arka direğe yöneldi. Djiku’nun bu noktadan yaptığı şık vuruşta meşin yuvarlak filelerle buluştu. 1-1

42. dakikada Cerny, ceza sahası dışından pasını sağ çaprazdaki Dessers’e verdi. Bu oyuncu meşin yuvarlağı bekletmeden kale alanına yönelen Cerny ile buluşturdu. Cerny’nin arka direkte yerden yaptığı vuruşta top ağlara gitti. 1-2

81. dakikada Nicolas Raskin’in kendi yarı sahasından uzun pasında defansın arkasına sarkan Vaclav Cerny’nin ceza sahası içine girip, kaleci İrfan Can Eğribayat ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda yaptığı vuruşta meşin yuvarlak ağlara gitti. 1-3

Stat: Şükrü Saraçoğlu

Hakemler: Alejandro Hernandez, Jose Naranjo, Guadalupe Porras Ayuso

Fenerbahçe: İrfan Can Eğribayat, Çağlar Söyüncü (Alexander Djiku dk. 16), Milan Skriniar, Yusuf Akçiçek (Anderson Talisca dk. 46), Mert Müldür (İrfan Can Kahveci dk. 79), Sebastian Szymanski (Allan Saint-Maximin dk. 54), Sofyan Amrabat, Filip Kostic, Dusan Tadic, Edin Dzeko, Youssef En-Nesyri

Rangers: Jack Butland, James Tavernier, John Souttar, Robin Pröpper (Leon Balogun dk. 28), Rıdvan Yılmaz (Dujon Sterling dk. 76), Connor Barron, Nicolas Raskin, Jefte, Mohammed Diomande (Ianis Hagi dk. 76), Vaclav Cerny (Tom Lawrence dk. 88), Cyriel Dessers (Igmane Hamza dk. 88)

Goller: Alexander Djiku (dk. 30) (Fenerbahçe), Cyriel Dessers (dk. 6), Vaclav Cerny (dk. 42 ve 81) (Rangers)

Paylaşın

İmamoğlu, Sandığı İşaret Etti: Halk Bunlara Hak Ettiği Dersi Verecek

Hakkında açılan davalara ilişkin de konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Bana, ceza verilecek, siyasi yasak gelecek diye düşünecek olsam bu yola çıkmam ki. Bu yola çıkan adam bu hesabı yapar mı?” dedi ve ekledi:

“Tek tedbir, milletin değişim ruhuna hizmet etmek. Ramazan’ın yüzü suyu hürmetine, Ramazan’ın o güzel manevi dünyası üzerine diyorum ki; bu memleket bunlara hak ettiği dersi verecek. Tek tedbirimiz var sandık. Sandığa gittiğimiz gün bunlara güle güle diyecekler.”

Nefes gazetesinden Özlem Güvemli‘nin haberine göre, gazeteyi ziyaret eden İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Cumhurbaşkanı’nı halkla birlikte iftar için İstanbul’da ramazan çadırına davet etmeyi düşünür müsünüz?” sorusunu Ekrem İmamoğlu, şöyle yanıtladı:

“Ben o kadar yere davet ettim ki… Hem ülkenin bu acı sorunlarını konuşmak hem bu şehrin acı travmalarını konuşmak, bu yapılan sıkıntıları, hukuksuz uygulamaları konuşmak için Cumhurbaşkanı dese ki; ‘Ekrem İmamoğlu’nu Ankara’ya davet ediyorum’ gitmeyecek miyim? Tabii ki giderim. Sonuçta ülkenin cumhurbaşkanı. Her hususu kendisi ile paylaşırım.

Kendisiyle tanışmak ve İBB Başkanlığı yapmış birisinin İstanbul’a dair düşüncelerini tabii ki Cumhurbaşkanı olarak da almak için randevu istedim. 2019 seçiminden önce ziyaretine gitmiştim. Ondan sonra yüz yüze kendisine birkaç konuyla ilgili görüşmek istediğimi ilettim. Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu randevu için aracı oldu.

Talebimizi yenilememizi iletti, yeniledik. Çıt yok. Görüşmek istemeyen kendisi. Manşet yapacaksanız söyleyeyim; davet ediyorum kendisini. Gelsin İstanbul’un en güzel meydanında bir Ramazan çadırında halkla oturalım, iftarımızı edelim. İftardan sonra da istediği yere gidelim, çayımızı, kahvemizi içelim. Memleketin trajik sorunlarını konuşalım. Davet ediyorum.”

Hakkında açılan davalara ilişkin de konuşan İmamoğlu şu ifadeleri kullandı: “Bana, ceza verilecek, siyasi yasak gelecek diye düşünecek olsam bu yola çıkmam ki. Bu yola çıkan adam bu hesabı yapar mı? Tek tedbir, milletin değişim ruhuna hizmet etmek. Ramazan’ın yüzü suyu hürmetine, Ramazan’ın o güzel manevi dünyası üzerine diyorum ki; bu memleket bunlara hak ettiği dersi verecek. Tek tedbirimiz var sandık. Sandığa gittiğimiz gün bunlara güle güle diyecekler.”

Sahte diploma iddiasıyla yapılan soruşturmaya ilişkin de konuşan İmamoğlu şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanı ile birlikte başlayan diploma tartışmasının benzeri bir tartışma değil benim yaşadığım. Benim diploma sürecimle ilgili gölgeli bir taraf yok. Benim eğitim hayatımla ilgili her şey ayan beyan ortada. Tümüyle yine iktidarın hedefi doğrultusunda rakibini bertaraf etme, rakibini yarışın dışında bırakma konusunda kendi kurguladıkları bir iddiayı yine kendi etkisi altında bulunan yargı üzerinden işi ifade vermeye kadar taşıdılar.

İfademde ‘Bu diplomanın sahteliğini bana niye soruyorsunuz’ dedim. Üniversiteye sorun. Zaten 4-5 sene önce sormuşlar, üniversite kanuni olduğunu söylemiş. Benim sorulduğundan haberim yok. Şimdi onu bile görmezden gelip YÖK üzerinden uydurma raporla eğitim yaşamımıza dair suç isnadı yapılıyor. Geçmişimi anlatmamı istedi savcı. İlkokuldan başlayarak anlattım.

Orada unuttum anlatmayı burada söyleyeyim; okuldan önce 2 yıl Kuran kursuna gitmiştim. Bakarsın buna da ‘laikliğe aykırı’ diye soruşturma açarlar. Trajikomik bir gün yaşadım. 3-4 kişi olarak avukatlarımla ifadeye geleceğimi bildirdim. Binlerce çevik kuvvet farklı yollarda güzergahlardaydı.

Bütün koridorları yine yüzlerce çevik kuvvet kalkanlarıyla kesmişler. Benden ifade alan savcıya da yazık ediyorlar. Binlerce polisi orada meşgul edenlere Allah akıl versin. Nasıl bir iddianame çıkacak merak ediyorum. Buradan çıkacak sonuçla zerre kadar ilgilenmiyorum. Benim kavgam çok büyük. Benim önümde bir dava var: Bu iktidar gidecek, dertler bitecek kardeşim.”

Seçim çalışmaları

Ekrem İmamoğlu, 23 Mart’a kadar sürecek olan programını da anlattı ve “Hafta sonları 8-9 ilde buluşmalar yapacağız. Cumartesi İzmir ve Kayseri’de olacağım. Pazar günü Adana ve Diyarbakır’dayım” dedi.

Bu hafta sonu 30-40 ilin yöneticileriyle, temsilcileriyle buluşacağını söyleyen İmamoğlu “. Ben diyeceğim ki onlara; ‘her üyeyi sandığa getirin kardeşim.’ Her üyenin 1 yolu bize artı 1 oy yazacak. Benim ’23 Mart’ı göremeyeceğimi’ yazanların 23 Mart ile ilgili garantisi mi var? Onu Allah bilir. Ben inançlı bir insanım. O sandığın kurulmasını kimse engelleyemez” diye konuştu.

Paylaşın

Jose Mourinho’dan Galatasaray’a Sert Sözler: Nasıl Bu Kadar Alçalabildiler?

Galatasaray’ın kendisine yönelik ırkçılık suçlamalarına ilişkin konuşan Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho, “Sadece şunu düşündüm; nasıl bu kadar alçalabildiler?” dedi.

Yaşanan süreçte birçok kişiden destek gördüğü için minnettar olduğunu söyleyen Mourinho, “Beni sevmeyen insanlardan bile destek gördüm. Konuşmakta sorun görmeyen insanlara, özellikle de eski oyuncularıma teşekkür ediyorum. Onlar çok önemli bir sesti” ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho, Glasgow Rangers ile oynayacakları maç öncesi röportaj serisine İngliz Sky Sport ile devam etti. Mourinho’nun gündeminde Galatasaray ile oynadıkları derbi sonrası sarı-kırmızılı kulübün kendisine yönelik ırkçılık suçlaması ve rakip teknik direktör Okan Buruk vardı.

Karşı karşıya kaldığı ırkçılık suçlamasına ilişkin yorum yapan Mourinho, “Bana saldırırken akıllıca davranmadılar çünkü geçmişimi bilmiyorlardı. Benim Afrika ile Afrikalı insanlarla, Afrikalı oyuncularla ve Afrika hayır kurumlarıyla olan bağlantılarımı bilmiyorlardı. Bu yüzden bu olay bana karşı olmak yerine bumerang gibi dönüp onlara karşı oldu” ifadelerini kullandı.

“Sadece şunu düşündüm; nasıl bu kadar alçalabildiler?”

Herkesin kendisinin nasıl bir insan olduğunu bildiğini belirten Mourinho, “Herkes kötü özelliklerimi biliyor ama ırkçılık benim kötü özelliklerimden biri değil. En önemlisi ben kim olduğumu biliyorum ve ırkçılıkla suçlamak kötü bir seçimdi. Sadece şunu düşündüm; nasıl bu kadar alçalabildiler?” dedi.

Galatasaray yedek kulübesi için sarf ettiği “maymun gibi zıpladılar” sözü için pişman olup olmadığı da sorulan Mourinho, Okan Buruk’u işaret ederek, “Ben onun seviyesine inemem” ifadesini kullandı. Söz konusu açıklamayla ilgili konuşmaya devam eden Mourinho, “Bazen kendime soruyorum; Neden yaptın bunu Jose? Neden o seviyeye düştün?” dedi ve “Sadece üzücüydü” sözlerini sarf etti.

Yaşanan süreçte birçok kişiden destek gördüğü için minnettar olduğunu söyleyen Mourinho, “Beni sevmeyen insanlardan bile destek gördüm. Konuşmakta sorun görmeyen insanlara, özellikle de eski oyuncularıma teşekkür ediyorum. Onlar çok önemli bir sesti” dedi.

Aldığı 4 maçlık cezanın 2 maça indirilmesiyle ilgili de konuşan Portekizli teknik adam, şu ifadeleri kullandı: “Dört maçlık men cezamın onaylandığı gün disiplin kurulu başkanının Galatasaray formasıyla kutlama yaparken fotoğrafı ortaya çıktı. Olayın boyutunu buradan anlayabilirsiniz.”

Paylaşın

İnsanın Ataları 1,5 Milyon Yıl Önce Kemikten Aletler Kullanıyordu

Bilim insanları, onlarca yıl boyunca, eski insanların (homininler olarak da bilinir) basit taş aletler ve doğada buldukları kemikleri kullandıklarını düşünüyorlardı.

Haber Merkezi / Bu görüşü altüst eden yeni bir araştırma, insanın atalarının 1,5 milyon yıl önce kemik aletler yapabildiğini ortaya koydu.

İspanyol Ulusal Araştırma Konseyi’nden (CSIC) Ignacio de la Torre liderliğindeki bilim insanları, Kuzey Tanzania’daki Olduvai Geçidi’nde çoğu fil ve su aygırı kemiklerinden yapılmış 27 alet keşfettiler.

Büyük Rift Vadisi’nde bulunan ve Serengeti Ovası boyunca yaklaşık 29 mil uzanan Olduvai Geçidi, bugüne kadarki en önemli paleoantropolojik hazinelerden biri olarak kabul ediliyor.

Bu aletler, taş alet yapımı için kullanılan “knapping” (yontma) tekniğine benzer bir yöntemle şekillendirilmişlerdi.

Keşif, kemik aletlerin sistematik kullanımının daha önce sanılandan (yaklaşık 500 bin yıl öncesi) bir milyon yıl daha erken başladığını ortaya koyuyor.

Taş aletlerin kullanımı 3.3 milyon yıl öncesine (örneğin Etiyopya’daki Lomekwi 3 buluntuları) kadar gidiyor. Ancak kemik aletler genellikle çok daha geç bir tarihe, yaklaşık 400 bin ile 500 bin yıl öncesine (Avrupa ve Asya’daki siteler) atfediliyordu.

Olduvai’deki bu keşif, kemik aletlerin kullanımının Acheulean döneminin erken safhalarına (1.7 milyon yıl öncesi) denk geldiğini ve taş alet teknolojisinden uyarlandığını gösteriyor.

Aletlerin bazıları keskin uçlu iken, bazıları da taş el baltalarına benzer armut şeklinde. Bu, homininlerin hem malzeme seçiminde hem de işleme tekniklerinde ileri bir bilişsel kapasiteye sahip olduğunu düşündürüyor.

Kemik aletlerin yapımı, homininlerde soyut düşünme ve teknik yenilik yapma özelliğinin sanılandan çok daha erken bir dönemde geliştiğine işaret ediyor.

Olduvai Geçidi’nde bulunan su aygırı kemiklerindeki kesim izleri, homininlerin büyük hayvanları avladığını veya leşlerini kullandığını gösteriyor. Ancak fil kemiklerinin azlığı, bu kemiklerin başka bir yerden getirilmiş olabileceğini düşündürüyor.

Paylaşın

Trump Yönetimi, Ukrayna İle İstihbarat Paylaşımını Durdurdu

ABD, Donald Trump’ın Ukrayna’ya askeri yardımı askıya almasının ardından Ukrayna ile istihbarat paylaşımını durdurdu. Bu karar , Rusya ile savaş halinde olan Ukrayna’ya ağır bir darbe indirdi.

Beyaz Saray ulusal güvenlik danışmanı Mike Waltz, Başkan Donald Trump’ın barış görüşmeleri düzenlenir ve güven artırıcı önlemler alınırsa Ukrayna’ya yardımı düşüneceğini söyledi.

ABD’nin istihbarat desteği Ukrayna’nın Rus birliklerinin hareketlerini takip edebilmesi ve hedef seçebilmesi için hayati önem taşıyor.

Ukrayna ile istihbarat paylaşımının ve dün açıklanan askeri yardımın kesilmesi kararı, Trump yönetiminin müttefikini müzakere masasına oturmaya zorlamak için Kiev’e baskı yapma niyetini gösteriyor.

Trump yönetimi yetkilileri, askıya almanın Washington ve Kiev arasında yapılan görüşmelere bağlı olarak kısa sürebileceğinin de sinyalini verdi.

ABD Başkanı Donald Trump, Kongre’nin ortak oturumuna hitaben yaptığı açıklamada, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’den, Ukrayna liderinin Rusya-Ukrayna savaşı konusunda müzakere masasına oturmaya istekli olduğunu ifade ettiği bir mektup aldığını söylemişti.

İstihbarat paylaşımını askıya alma kararından önce dün de ABD yönetimi Ukrayna’ya askeri yardımı durdurduğunu açıklamıştı.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz, “Bu ilişkinin tüm yönlerini duraklatıyor ve yeniden gözden geçiriyoruz” dedi.

Fox News kanalında “Fox & Friends” programında konuşan Waltz, Zelenski’nin Trump’a, olası barış görüşmelerine ABD Başkanı’nın şartlarıyla katılmada ciddi olduğunu göstermesi halinde Ukrayna’nın yakın bir zamanda ABD’den istihbarat alabileceğini söyledi.

ABD’nin Ukrayna ile mineral anlaşması ve Rusya ile olası barış anlaşması konusunda müzakereleri ilerletmek için aktif olarak görüştüğünü belirten Waltz, “Çok kısa bir süre içinde bir ilerleme göreceğimizi düşünüyorum” dedi.

Waltz, “Bence bu müzakereleri sonuca ulaştırabilir ve bazı güven arttırıcı önlemleri masaya koyabilirsek, o zaman Başkan bu duraklamayı kaldırmayı ciddi şekilde değerlendirecektir. Her iki tarafın da önce kısmi, sonra da kalıcı bir barış için samimiyetle müzakere ettiğini bilmeliyiz” diye konuştu.

CIA Direktörü John Ratcliffe de, istihbarat paylaşımını askıya alma kararını “duraksama” olarak niteledi ve kararın Başkan Donald Trump ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski arasında Cuma günü Beyaz Saray’da tartışmalı geçen görüşmenin ertesinde geldiğini kaydetti.

Ratcliffe, Trump’ın Zelenski’nin barış konusunda ciddi olduğunu bilmek istediğini belirtti.

Ratcliffe, “Askeri cephede ve istihbarat cephesinde, (Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın yanıt vermesine neden olan) ortadan kalkacağını düşünüyorum” dedi.

Konuyla ilgili bilgi sahibi üç kaynak da ABD’nin istihbarat paylaşımını durdurduğunu doğruladı. ABD’nin paylaşımı ne ölçüde kestiği henüz netlik kazanmadı. Kaynaklardan biri istihbarat paylaşımının sadece “kısmen” kesildiğini söyledi ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

CIA de istihbarat paylaşımındaki değişimle ilgili sorulara yanıt vermedi.

2022’de savaşın başlamasından bu yana ABD Ukrayna’ya, ordunun hedef belirleme amacıyla ihtiyaç duyduğu kritik bilgiler de dahil önemli ölçüde istihbarat sağladı.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Özel’den Avrupa Birliği’ne Göçmen Politikaları Üzerinden Eleştiri

CHP Lideri Özgür Özel, “Avrupa Birliği, Türkiye ile ilişkisini göçmen pazarlıklarına hapseden Türkiye’yi sınırının ötesinde bir göçmen deposu olarak gören bir Avrupa Birliği olmamalıdır” dedi ve ekledi:

“Türkiye Avrupa Birliği ilişkileri çok boyutludur. Çok boyutlu ilişki elbette karşılıklı istikrar ve demokrasi alır. Bu ilişkinin içinde insani temaslar ve bağlar ticaret yatırım, turizm, eğitim, bölgesel güvenlik ve güvenlik ve stratejik konular bulunabilir.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Belçika’nın başkenti Brüksel’de Avrupa Parlamentosu (AP) Sosyalistler ve Demokratlar Grubu Toplantısı’na katıldı. Türkiye’de Avrupa Birliği’ne (AB), katılım talebinin yüksek olduğunu ifade eden Özel, AB’yi göçmen politikaları üzerinden eleştirdi.

Türkiye’nin demokrasi kültürünün birçok yeni AB üyesi ülkeden ileride olduğunu söyleyen Özel, şöyle devam etti: “Özellikle genç kesim arasında Avrupa Birliği’ne üyelik talebi yüzde 72 noktasına kadar. Ancak o Avrupa Birliği, Türkiye ile ilişkisini göçmen pazarlıklarına hapseden, Türkiye’yi sınırının ötesinde bir göçmen deposu olarak gören bir Avrupa Birliği olmamalıdır.”

Özel’in açıklamalarından satırbaşları şöyle: ” Avrupa Birliği, Türkiye ile ilişkisini göçmen pazarlıklarına hapseden Türkiye’yi sınırının ötesinde bir göçmen deposu olarak gören bir Avrupa Birliği olmamalıdır. Türkiye Avrupa Birliği ilişkileri çok boyutludur. Çok boyutlu ilişki elbette karşılıklı istikrar ve demokrasi alır. Bu ilişkinin içinde insani temaslar ve bağlar ticaret yatırım, turizm, eğitim, bölgesel güvenlik ve güvenlik ve stratejik konular bulunabilir.

Mücadelemiz, Avrupa Birliği ile örtüşmektedir. Demokrasiye, hukuka, istikrara inanan bir partiyiz. Hukuk ayakta tutan temel unsur demokrasi kültürüdür. Türkiye’nin demokrasi kültürü birçok yeni AB üyesi ülkeden daha ileridir. Ülkemizde yaşanan yargı tacizlerini, hukuksuzluklarını yakından takip ediyorsunuz. Biz bu sürece itiraz ediyoruz.

Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu 23 Mayıs 2025 tarihinde 1 milyon 700 bin üyemizin doğrudan sandık başına gideceği bir ön seçim süreciyle Cumhurbaşkanlığı adaylığı unvanını resmen kazanacaktır. Ön seçim sürecinin tamamlanmasıyla birlikte yapılacak ilk genel seçimlerde yarışacak isimlerin belirginleşeceği inancı içindeyiz. Seçimlere ilişkin tek belirsizlik seçim tarihidir.

Parti demokratik, barışçıl, laik, İnsan haklarına ve hukukun üstünlüğüne saygılı bir Türkiye arzuluyor. Biz böyle bir Türkiye’nin hayallerini kuruyor, böyle bir Türkiye için mücadele ediyoruz. Avrupalı siyasetçiler nasıl bir Avrupa hayal ediyorlar? Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkinin bu sıradan bağımsız olarak düşünülmeyeceği kanaatindeyim.”

Özel, Avrupa Parlamentosu Türkiye Daimi Raportörü Nacho Sanchez Amor’la da görüştü. Görüşme parlamento binasında, basına kapalı olarak gerçekleşti.

Özel’e CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Dışişleri Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başan Yardımcısı İlhan Uzgel, Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, eski Genel Sekreter Yardımcısı Şule Erten Bucak ile eski Genel Başkan Yardımcısı Gülseren Onanç eşlik etti.

Paylaşın

LeBron James, NBA’de 50 Bin Sayısına Ulaşan İlk Oyuncu Oldu

40 yaşındaki LeBron James, tarih yazmaya devam ediyor. Los Angeles Lakers forması giyen LeBron James, NBA tarihinde normal sezon ve play-off’larda toplam 50 bin sayı barajını aşan ilk oyuncu oldu.

Haber Merkezi / Los Angeles Lakers’ın yıldız oyuncusu James, New Orleans Pelicans’a karşı oynanan iç saha maçının ilk çeyreğin başında attığı üçlükle bu sınırı aştı.

NBA’deki 22. sezonunda James, maç başına ortalama 24.9 sayı, 8.0 ribaund ve 8.5 asist üretiyor.

LeBron James, 7 Şubat 2023’te Kareem Abdul-Jabbar’ın 38 bin 387 sayılık rekorunu kırarak, NBA tarihinin en çok sayı atan oyuncusu oldu. LeBron James, 2 Mart 2024’te 40 bin sayısına ulaştı.

Abdul-Jabbar, toplamda 44 bin 149 sayıyla tüm zamanların en çok sayı atan ikinci oyuncusu olmaya devam ediyor.

James, New Orleans Pelicans karşısındaki performansıyla birlikte 6 Ocak 2007’den bu yana üst üste bin 278 maçta en az 10 sayı atarak NBA tarihinin en uzun serisini yakaladı.

James’in Şubat ayında aldığı Ayın Oyuncusu ödülü, kazandığı 41. ödül oldu. Bu alanda kendi lig rekorunu geliştiren James ayrıca Kasım 2000’de 37 yaşındayken aynı ödülü alan Karl Malone’u geride bırakarak bu ödülü kazanan en yaşlı oyuncu oldu.

Paylaşın

Babacan’dan “Süreç” Eleştirisi: Erdoğan Bu İşin Neresinde?

Yeni Yol Partisi grup toplantısında konuşan DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, PKK’nın silah bırakma sürecine ilişkin, “Sayın Erdoğan’ın bu işin neresinde durduğunu henüz tam anlamış değiliz” dedi.

Kürt sorununun çözüm yerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu vurgulayan Babacan, İmralı heyetinin açıklamalarının ardından yaşanan tartışmalara işaret etti. Bazı televizyon kanallarının Kürtçe metnin okunmasına tahammül edemediğini belirten Babacan, siyasette ayrımcılık ve otoriterliğin giderek yaygınlaştığını öne sürdü.

Ekonomiye ilişkin sert eleştirilerde bulunan Babacan, 2018 yılında 100 liraya alınabilen Ramazan alışverişinin bugün 800 liraya ulaştığını belirtti. TÜİK’in gerçek enflasyonu gizlediğini savunan Babacan, iktidarın ekonomi yönetimini eleştirdi. 200 liralık banknotun değerinin 126 dolar eridiğini söyleyen Babacan, enflasyon karşısında vatandaşların alım gücünün düştüğünü ifade etti.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Partisi grup toplantısında gündeme ilişkin konuştu. Karar’ın aktardığına göre; Babacan’ın konuşmasında öne çıkanlar şu şekilde:

“Son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim: Barış savaştan iyidir. Sükût kavgadan, diyalog çatışmadan iyidir. Yaşamak ölmekten iyidir. Geçtiğimiz hafta DEM Parti İmralı heyeti tarafından yapılan açıklamayla terör örgütü PKK’ya silahları bırakma ve kendini feshetme çağrısı yapıldı. Bu açıklamanın hemen ardından da örgüt, çağrının gereklerine uyacağını söyledi.

Sözlerin tutulup tutulmayacağını yakından takip edeceğiz. Biz ilk günden bu yana şunu söyledik: Süreci ‘temkinli bir iyimserlikle ‘ takip edeceğiz dedik; gerekli gördüğümüz noktalarda da tavsiyelerimizi, uyarılarımızı yapacağız dedik ve öyle de yapıyoruz. Çünkü biliyoruz, terörü sona erdirmek sıradan bir iş değildir. Çözüm size gümüş bir tepside sunulmaz, hediye edilmez.

Çözüm, adım adım inşa edilmesi, ilmek ilmek örülmesi gereken bir süreçtir. İyi bir yol haritası gerektirir, siyasi irade gerektirir; en önemlisi de kararlılık gerektirir, kararlılık. Bakın yol haritası diyoruz, henüz bir yol haritası yok. Siyasi irade diyoruz, ülkenin Cumhurbaşkanı’ndan henüz net bir duruş görmedik.

Kararlılık diyoruz, belki Sayın Bahçeli bu işi başlattığı noktada duruyor ama Sayın Erdoğan’ın bu işin neresinde durduğunu henüz tam anlamış değiliz. Ya ileriye bakacak, hep birlikte kararlılıkla yürüyeceğiz; ya da arkamıza bakıp, yalpalayıp, bu fırsatı kaçıracağız. Ya bin yıldır beraber yaşayan insanlar olarak sarılıp helalleşeceğiz; ya da çeşit çeşit bahane üretip ayrışmaya devam edeceğiz.

Türkiye, terör sorunu yüzünden çok büyük kayıplar yaşadı, çok. Birliğimizi, beraberliğimizi kaybettik. Ülkenin büyük ekonomik potansiyelini kaybettik. Ama her şeyden önce canlarımızı kaybettik, bu vatanın evlatlarını kaybettik… On binlerce aileye ateş düştü. Artık kaybedecek tek bir günümüz, tek bir saatimiz bile yok. Türkiye, onlarca yıldır çektiği bu sorundan kurtulmalı artık.

Suriye Kürtlerinin, özgür ve eşit bir şekilde, siyasetteki tüm renkleri ve çeşitliliği ile, Türkiye ile dostane ilişkiler içinde olmaları en büyük arzumuz. Nasıl ki ülkemizde bin yıllık Türk ve Kürt kardeşliğini esas alarak yeni bir döneme giriyorsak, tüm komşu ülkelerdeki Kürtlerle de kardeşlik hukuku içinde, beraberce var olalım istiyoruz. İşte bu sebeple, sadece Türkiye’de değil, tüm komşularımızda, Türkiye’ye doğrulma ihtimali olan silahların hepsi terk edilmeli, daha nice bin yıllar sürecek birlikteliğin üzerine gölge düşürülmemelidir.

Evet, terör ülkemiz için büyük bir sorundur. Ancak ülkemizde büyük bir hak ve özgürlük sorunu da vardır. Ülkemizde Kürt vatandaşlarımızın sorunları vardır, Kürt sorunu vardır. Bu sorunun çözüm zemini de bu çatının altıdır, Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bakın, İmralı heyetinin örgütün feshine yönelik çağrıyı okurken dahi bu sorun ayyuka çıktı. Televizyon kanallarında neler yaşandı, gördünüz değil mi? Çağrı metninin önce Kürtçesi okununca afalladılar. Bazıları ne yapacağını bilemedi, korkup yayını kesti; bazıları asıllarına rücu etti, yasağa sarıldı.

Bu otoriterlik virüsü, bu antidemokratiklik virüsü, bu popülizm virüsü, bu ayrımcılık virüsü siyasete yayılan bir virüs arkadaşlar. Bu virüs muhalefete de hızla yayılıyor. Tahammülsüzlüğü, yerel yönetimlerdeki icraatlardan; Arapça tabelalara yaptıkları düşmanlıktan biliyoruz. Tahammülsüzlüğü, Filistin’le dayanışma mitinginden dönene yumrukla saldıranı, savunanlardan biliyoruz; tahammülsüzlüğü, henüz ellerine geçirmedikleri sopayı her fırsatta sığınmacılara sallayanlardan biliyoruz. Bu virüsle hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor.

Çok şükür, biz bunların hepsine karşı aşılıyız. Ayrımcılıkmış, ırkçılıkmış, kutuplaştırmaymış… Bunların hepsine karşı doğuştan aşılıyız. Onun için bazı muhalefet partilerinin içinde rahat yaşayan bu zehirli ideoloji bize bulaşamıyor. İster iktidardakiler olsun ister muhalefettekiler; otoriter zihniyetin her türünü reddediyoruz. Ve bu şekilde yolumuza devam edeceğiz inşallah.

Şimdi 2018’in Haziran ayında, yani Sayın Erdoğan’ın tek yetkili Cumhurbaşkanı olarak göreve başladığı günkü fiyatlara bir bakalım. Bir de önümüze fiyat gösteren yazarkasa ekranı koyalım. Ve 2018’in Haziran’ında çok değil 6 buçuk yıl önce, Ramazan’da gıda alışverişi kaç para tutuyormuş, ürünler kaç liraymış bir hatırlayalım. Evet arkadaşlar bunların hepsini topladık, yazarkasa ekranında toplamı görelim ne kadar tutmuş? 99 lira 91 kuruş… Yani yuvarlayalım 100 lira. Şimdi ben bu 200 lirayı bu alışveriş için veriyorum, karşılığında bir de 100 lira para üstü alıyorum. Bütün bu sebep 100 liraya mal oluyor. 100 lirayı aklımızda tutalım. Bütün bu alışverişin toplamı 2018’in Haziran ayında 100 lira.

Şimdi gelelim bugüne: Artık TÜİK, sepetindeki ürünlerin fiyatlarını açıklamıyor. Çünkü fiyatları bir açıklasa foya ortaya çıkacak. Fiyatları açıklarsa, gerçek enflasyonun yüzde kaç olduğunu söylemek, itiraf zorunda kalacaklar. İlk defa devletin kurumu davalık oldu ya, TÜİK şimdi davalık. Düşünebiliyor musunuz? Sen milyonlarca emeklinin maaşından çaldın, sen milyonlarca asgari ücretlinin maaşından çalıyorsun diye davalık. Asıl TÜİK’e o talimatları verene davaları açmak lazım ama o gün başka gün.

Onlar açıklamayadursun, biz şimdi bugün bir vatandaşımızın alışveriş sepetindeki gerçek fiyatlara göre şöyle tekrar yazarkasamızı okutacağız. Aynı ürünler kaç lira? Adaletli olsun diye üç marketten karışık aldık bunları tek bir marketten almadık ve nispeten fiyatların uygun olduğu marketler. yeniden bir okutalım şu fiyatları. 1 litre ayçiçek yağı: 73.50 lira. Bugünkü fiyat, gerçek fiyat. TÜİK açıklamıyor biz açıklıyoruz.

1 kilo pirinç: 50 lira. Bu da ucuzundan ha, daha pahalıları var, 50 lira. 1 paket makarna: 11,50 lira. 400 gr dana eti: 219,00 lira. 1 litre süt: 33 lira 75 kuruş. Peynir 219 lira. 1 kilo çay 134 lira. Hasan Karal bu çayı beğenmez ama biz ucuzundan aldık. Devam ediyorum. 1 kilo şeker: 44,50. Ve gelelim ramazan pidesine 2 lira olan, o gün 275 gram olan ramazan pidesinden 25 gram çaldılar, düşürdüler 250 grama bugün 20 lira arkadaşlar.

Şimdi toplayalım alışveriş sepetimizi kaç lira? 805 lira, yuvarlayalım 800 lira. Yani bunlar 6 buçuk yıl önce markete gidiyorsunuz, 200 lirayı verip 100 lira para üzeri alıyordunuz. Şimdi 200 yetmiyor bir 200 daha, bir 200 daha, bir 200 daha 800 lira alışverişle ancak marketten çıkabiliyorsunuz. Geldiğimiz nokta o. 1 pide 250 gram: 20,00 TL. Ve arkadaşlar toplam: 805,25 TL. Yuvarlayalım, tam 800 TL.”

“Ramazan sepeti 7 yılda tam 8 kat artmış”

Ramazan sepetimiz 7 yılda tam 8 kat artmış. Sayın Erdoğan’ın karnesi bu, ben enflasyon ile mücadele edeceğim diyen Erdoğan’ın Türkiye’yi getirdiği nokta bu. Erdoğan ne zaman ben ekonomistim demeye başladı işte enflasyon o zaman aldı başını gitti. Hesap ortada, hesaba itirazı olan varsa çıksın açıklasın. Sayın Erdoğan duymazlıktan gelmesin, bunun hesabını çıkıp grup açıklamasında versin. Bu fiyatlara ne oldu. Kimse bizim enflasyonla ilgili masalara inanmamızı beklemesin.

Eski dostumuz 200 liranın başına ne geldi. Tedavüle ilk çıktığı tarihte bu para tam 132 dolar ediyordu, bugün beş buçuk dolar ediyor. Yani bunu değeri 126 dolar düşmüş. Bu paranın değerini düşüren kim arkadaşlar ya? Herkesin cebindeki 200 liralık banknotun değerinden 126 doları çalan kim?”

Paylaşın

Taliban’dan Pakistan’da Bombalı Saldırı: En Az 12 Ölü

Pakistan’ın kuzeybatısındaki bir güvenlik noktasına yönelik düzenlenen bombalı saldırıda en az 12 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Saldırıyı, Pakistan Talibanı’na bağlı bir grup üstlendi.

Haber Merkezi / Kimliğinin açıklanmasını istemeyen bir güvenlik yetkilisi, iki intihar bombacısının askeri alanın duvarının yakınında kendilerini patlattıklarını söyledi. 

Güvenlik görevlisi, “Duvarda açılan bir gedikten beş – altı saldırgan daha karargaha girmeye çalıştı ancak etkisiz hale getirildiler” dedi.

Yakındaki bir hastanenin sözcüsü Muhammed Nauman, en az 30 kişinin yaralandığını, hepsinin çöken binaların ve duvarların altında kalan siviller olduğunu söyledi.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif saldırıyı kınadı ve can kaybından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Şahbaz Şerif, “Pakistan düşmanlarının kötü emellerinin başarılı olmasına asla izin verilmeyecek” dedi.

Bombalı saldırı, Ramazan ayının başladığı Pazar gününden bu yana Pakistan’da düzenlenen üçüncü saldırı oldu.

Saldırının gerçekleştiği Bannu, Afganistan sınırındaki kuzeybatı eyaleti Hayber-Pahtunhva’da yer alıyor ve burada çeşitli silahlı gruplar faaliyet gösteriyor.

Saldırganlar daha önce de Bannu’yu birkaç kez hedef almıştı Geçtiğimiz Kasım ayında bomba yüklü bir intihar aracı bir güvenlik karakolunda 12 askerin ölümüne sebep olurken, birkaç asker de yaralanmıştı.

Paylaşın