Amazon CloudFront Nedir? Faydaları

Amazon CloudFront, Amazon Web Services (AWS) tarafından sağlanan bir içerik dağıtım ağı (CDN) hizmetidir. İçeriği birden fazla uç konumda önbelleğe alarak verilerin, uygulamaların ve API’lerin dünya çapındaki kullanıcılara dağıtımını hızlandırır.

Haber Merkezi / Bu sayede gecikme süresi azalır, yükleme süreleri iyileşir ve daha güvenilir bir kullanıcı deneyimi sağlanır.

Amazon CloudFront, web içeriği, varlıkları ve uygulamalarının dünya genelindeki kullanıcılara dağıtımını hızlandırmak için tasarlanmış güçlü bir içerik dağıtım ağı (CDN) hizmetidir. Bu yenilikçi teknoloji, işletmelerin görseller, videolar ve web sayfaları gibi dijital varlıklarını güvenli ve güvenilir bir şekilde dağıtmalarına olanak tanır ve kullanıcıların verileri minimum gecikme ve yüksek performansla almasını sağlar.

CloudFront’un temel amacı, sık erişilen verileri dünyanın dört bir yanındaki birden fazla uç konumda depolayarak içerik dağıtımını optimize etmek ve böylece kullanıcı ile istenen içerik arasındaki mesafeyi azaltmaktır.

Ayrıca CloudFront, içerik sunarken ek bir güvenlik ve önbellek katmanı sağlamak için AWS Shield ve AWS WAF gibi çeşitli AWS hizmetleriyle entegre olur. CloudFront sayesinde işletmeler, içerik sunumlarının hızından ve kalitesinden ödün vermeden trafik artışlarını etkili bir şekilde yönetebilir ve yüksek talep hacimlerini karşılayabilir. Canlı video akışı sağlamak veya kullanıcı veya konum verilerine göre uyarlanan dinamik içerikle tüm web sitelerini yönetmek isteyenler için mükemmeldir.

CloudFront ayrıca geliştiricilerin HTTPS isteklerini kolayca yönetmelerine, özel güvenlik politikaları belirlemelerine ve erişim kısıtlamalarını yapılandırmalarına olanak tanıyarak dijital varlıklarının güvenliğini sağlar. Ayrıca, yerleşik analiz ve raporlama özellikleri, işletmelerin içerik dağıtımlarının performansını etkili bir şekilde izlemelerine ve analiz etmelerine olanak tanır.

Özetle, Amazon CloudFront, dünya çapındaki kullanıcılara hızlı, güvenli ve güvenilir içerik dağıtımı sağlayarak dijital varlıklarını geliştirmek isteyen şirketler için kritik bir araç görevi görür.

Amazon CloudFront hakkında sıkça sorulan sorular:

Amazon CloudFront nasıl çalışır?

Amazon CloudFront, içeriğinizi dünyanın dört bir yanındaki stratejik olarak konumlandırılmış veri merkezlerinden oluşan bir uç konum ağına dağıtarak çalışır. Bir kullanıcı içeriğinizi talep ettiğinde, CloudFront, talebin en düşük gecikmeyi sağlayan uç konumdan iletilmesini sağlayarak hızlı bir teslimat hızı sağlar. İçerik uç konumda önbelleğe alınır, böylece aynı içerik için sonraki talepler daha da düşük gecikmeyle teslim edilebilir.

Amazon CloudFront’u kullanmanın faydaları nelerdir?

Amazon CloudFront’u kullanmanın bazı avantajları şunlardır: geliştirilmiş içerik dağıtım hızı ve performansı, azaltılmış sunucu yükü, artırılmış güvenilirlik ve kullanılabilirlik, DDoS saldırılarına karşı koruma ve Amazon S3 ve AWS Shield gibi diğer AWS hizmetleriyle sorunsuz entegrasyon.

Amazon CloudFront’un maliyeti ne kadar?

Amazon CloudFront, kullanımınıza ve veri aktarım ve istek miktarına göre ücretlendirilen, kullandıkça öde fiyatlandırma modeli sunar. Herhangi bir ön ödeme veya asgari taahhüt gerekmez. AWS ayrıca, aylık sınırlı miktarda veri aktarımı ve istek sağlayan CloudFront için ücretsiz bir katman sunar. Ayrıntılı fiyatlandırma bilgileri için lütfen AWS web sitesindeki Amazon CloudFront fiyatlandırma sayfasını ziyaret edin.

Amazon CloudFront’u kullanmaya nasıl başlayabilirim?

Amazon CloudFront’u kullanmaya başlamak çok basit. İlk olarak, AWS Yönetim Konsolunuzda oturum açın ve CloudFront hizmetine gidin. “Dağıtım Oluştur”a tıklayın ve kullanım durumunuza bağlı olarak web dağıtımı veya RTMP dağıtımı arasında seçim yapın.

Ardından, kaynak sunucu, önbelleğe alma davranışı ve güvenlik seçenekleri gibi dağıtım ayarlarınızı yapılandırın. Dağıtımınızı yapılandırdıktan sonra “Dağıtım Oluştur”a tıklayın; CloudFront içeriğinizi küresel uç konumlara dağıtacaktır. İçeriğinize erişmek için CloudFront URL’sini veya özel bir etki alanını kullanabilirsiniz.

Paylaşın

Alureon Nedir, Nasıl Bulaşır? Kaldırma Yolları

TDSS veya TDL-4 olarak da bilinen Alureon, oldukça karmaşık ve tehlikeli bir kötü amaçlı yazılım ailesidir. Öncelikle hassas kullanıcı verilerini çalmak ve enfekte sistemlere yetkisiz erişim sağlamak için tasarlanmıştır.

Haber Merkezi / Alureon, antivirüs yazılımlarından ve diğer sistem algılama yöntemlerinden gizlenmesini sağlayan kök dizin yetenekleriyle bilinir.

TDSS veya TDL olarak da bilinen Alureon, gizli ve kalıcı yapısıyla bilinen, öncelikli olarak Microsoft Windows işletim sistemlerini hedef alan, tanınmış ve gelişmiş bir rootkit kötü amaçlı yazılım ailesidir. Alureon’un temel amacı, saldırgana enfekte bilgisayar üzerinde tam kontrol sağlarken, kurbanın bilgisayarını tespit edilemeyecek şekilde ele geçirmektir.

Alureon, bu gizli erişimi sağlamak için ağ trafiğini engelleyebilir, gizli dosya sistemleri kurabilir ve hatta kötü amaçlı yazılım önleme yazılımlarını engelleyebilir. Bu da saldırganların hassas bilgileri çalmak, tıklama dolandırıcılığı yapmak ve ek kötü amaçlı yazılımlar dağıtmak gibi çeşitli kötü amaçlı faaliyetlerde bulunmalarına olanak tanır.

Alureon rootkit’lerinin yaygın ve çok yönlü kullanımı, şüphelenmeyen kullanıcılara ve kuruluşlara ciddi zararlar verme potansiyeline sahip oldukları için gerçek bir güvenlik tehdidi oluşturmaktadır. Alureon’un arkasındaki siber suçlular, bu gizli erişimi maddi kazanç elde etmek veya fidye yazılımı ya da kripto madenciliği yazılımı gibi diğer kötü amaçlı yazılım türlerini yaymak için kullanabilirler.

Sonuç olarak, BT uzmanları ve siber güvenlik uzmanları, Alureon rootkit’inin savunmasız sistemlerdeki etkisini ve yaygınlığını en aza indirmek için gelişmiş tespit ve kaldırma teknikleri geliştirmeye sürekli olarak çalışmaktadır. Güncel güvenlik ve kötü amaçlı yazılım önleme yazılımlarını sürdürmek, ilgili güvenlik yamalarını kullanmak ve güvenli çevrimiçi uygulamalara uymak, bu tehlikeli ve sürekli gelişen tehdide karşı savunmada önemli bir rol oynamaktadır.

Alureon hakkında sıkça sorulan sorular:

Alureon bilgisayara nasıl bulaşır?

Alureon, bilgisayarlara genellikle kötü amaçlı dosya indirmeleri, kimlik avı e-postaları veya diğer kötü amaçlı yazılımlarla birlikte bulaşır. Yüklendikten sonra, bulaşmış dosyanın değiştirilmemiş gibi görünmesini sağlayarak varlığını gizler ve bu da geleneksel antivirüs yazılımlarının tespit etmesini zorlaştırır.

Alureon enfeksiyonunun belirtileri nelerdir?

Alureon enfeksiyonunun yaygın belirtileri şunlardır: yavaş bilgisayar performansı, çökme veya donma, beklenmedik açılır reklamlar veya mesajlar, web aramalarının kötü amaçlı web sitelerine yönlendirilmesi ve hassas verilere yetkisiz erişim.

Alureon enfeksiyonunu nasıl önleyebilirim?

Alureon enfeksiyonunu önlemek için, şüpheli web sitelerinden ve e-posta eklerinden kaçınmak, yazılımınızı güncel tutmak, güçlü parolalar kullanmak ve bilgisayarınıza güvenilir bir antivirüs programı yüklemek gibi güvenli tarama alışkanlıkları edinin.

Alureon’u nasıl kaldırabilirim?

Alureon’u kaldırmak, gizlenme ve tespit edilmekten kaçınma yeteneği nedeniyle zor olabilir. Ancak, bazı antivirüs programları ve özel araçlar bu tür kötü amaçlı yazılımları tespit edip kaldırmak için tasarlanmıştır. Ciddi durumlarda, profesyonel yardım almak veya işletim sistemini yeniden yüklemek gerekebilir.

Paylaşın

Alternatif SQL Sorgusu Nedir, Nasıl Belirlenir?

Alternatif bir SQL sorgusu, benzer bir sonuca ulaşmak veya belirli bir gereksinimi karşılamak için Yapılandırılmış Sorgu Dili (SQL) veritabanı sisteminde bir sorguyu formüle edip yürütmenin farklı bir yoludur.

Haber Merkezi / JOIN, UNION ve alt sorgular gibi SQL ifadelerinde çeşitli yöntem ve tekniklerin kullanılmasını içerir. Bu alternatif sorgular, performansı optimize etmek, okunabilirliği artırmak veya veritabanı geliştiricilerinin kişisel tercihlerine uyum sağlamak için kullanılabilir.

Alternatif SQL sorguları, veritabanı yönetimi ve veri erişimi alanında hayati bir amaca hizmet eder. Bu sorgular, ilişkisel bir veritabanı yönetim sisteminden (RDBMS) istenen verileri almak için farklı yöntemler sunarak veritabanı yöneticilerine ve geliştiricilerine esneklik ve verimlilik sağlar. Esasen, alternatif SQL sorguları aynı veri çıkarma sorununa birden fazla bakış açısı sunar.

Bu uyarlanabilirlik, kullanıcıların sorgularını veritabanı modellerinin benzersiz ihtiyaç ve kısıtlamalarına ve sistemleri için sahip olabilecekleri özel optimizasyon gereksinimlerine göre uyarlamalarını sağlar. Özelleştirilebilir çözümler sunmanın yanı sıra, alternatif SQL sorguları veritabanı performansını ve erişilebilirliğini de artırabilir.

Örneğin, ilk SQL sorgusunun yetersiz sonuçlar verebileceği veya etkili bir şekilde yürütülemeyecek kadar karmaşık olduğu durumlarda, alternatif bir sorgu aynı çıktıyı daha iyi bir genel yürütmeyle sağlayabilir. Bu tür bir uyarlanabilirlik, RDBMS kararlılığını ve performansını iyileştirerek kullanıcıların önemli bilgilere hızlı ve etkili bir şekilde ulaşmasını sağlar.

Ayrıca, alternatif SQL sorguları, veritabanı sistemindeki sorunların temel nedenlerini araştırmak ve belirlemek için birden fazla yol sunarak etkili sorun giderme ve hata çözümüne katkıda bulunabilir. Genel olarak, alternatif SQL sorguları, verimli, uyarlanabilir ve yüksek performanslı veritabanı yönetim sistemlerini optimize etmek ve sürdürmek için temel araçlardır.

Alternatif SQL sorgusu hakkında sıkça sorulan sorular:

Alternatif bir SQL sorgusu neden kullanırsınız?

Alternatif SQL sorguları çeşitli nedenlerle yararlı olabilir: sorgu performansını iyileştirmek, karmaşık sorguları basitleştirmek, belirli veritabanı sistemlerindeki sınırlamaları aşmak veya yalnızca farklı sorgulama tekniklerini daha iyi anlamak.

Performansı optimize etmek için alternatif SQL sorguları kullanılabilir mi?

Evet, performansı optimize etmek için alternatif SQL sorguları sıklıkla kullanılabilir. SQL veritabanları farklı sorgu mekanizmaları kullanabilir, bu nedenle bir sorguyu yeniden yazmak, veritabanının sorguyu daha verimli bir şekilde işlemesini sağlayabilir.

Alternatif SQL sorgularını nasıl belirlersiniz?

Alternatif SQL sorgularını belirlemenin kesin bir yolu yoktur. Ancak, orijinal sorguyu ve amacını analiz ederek ve ihtiyaçlarınıza göre performans, okunabilirlik veya basitlik odaklı farklı sorgu oluşturma yaklaşımlarını keşfederek başlayabilirsiniz.

Alternatif SQL sorguları oluşturmak için herhangi bir özel teknik veya anahtar kelime var mı?

Alternatif SQL sorguları oluşturmak için kullanılabilecek çok sayıda teknik ve anahtar kelime vardır; örneğin, alt sorgular yerine birleştirmeler kullanmak, pencere işlevleri uygulamak, ortak tablo ifadeleri (CTE’ler) kullanmak veya farklı toplama işlevleri kullanmak gibi. En iyi yaklaşım, belirli senaryoya ve kullandığınız veritabanı sistemine bağlıdır.

Paylaşın

Alternatif Teslimat Modelleri Nedir? Faydaları

Alternatif Teslimat Modelleri, tüketicilere veya son kullanıcılara ürün, hizmet veya içerik sunmak için kullanılan yenilikçi ve geleneksel olmayan yöntemleri ifade eder.

Haber Merkezi / Bu modeller genellikle yeni bir müşteri deneyimi oluşturmak veya verimliliği artırmak için bulut bilişim, mobil uygulamalar veya sosyal medya gibi dijital teknolojilerden yararlanır. Örnekler arasında çevrimiçi alışveriş, tele-tıp ve e-öğrenme platformları yer alır.

Alternatif Teslimat Modelleri (ADM’ler), çeşitli hizmet, ürün ve çözümleri sunmanın daha verimli ve etkili yollarına duyulan ihtiyaca bir yanıt olarak ortaya çıkmıştır. ADM’lerin temel amacı, müşteri memnuniyetini artırmak, operasyonel verimliliği iyileştirmek ve işletmeler, hükümetler ve diğer kuruluşlar için genel maliyetleri düşürürken kaynak kullanımını optimize etmektir.

Yenilikçi yaklaşım ve stratejilerden yararlanan ADM’ler, geleneksel hizmet sunum yöntemlerini yeniden yapılandırarak, hızla değişen küresel iş dünyasının değişen taleplerini daha iyi karşılamayı amaçlamaktadır.

Bu, genellikle müşterilere ve paydaşlara daha iyi değer sunmak için dijital teknolojilerin, süreç iyileştirmelerinin ve organizasyonel değişikliklerin bir kombinasyonunun uygulanmasını içerir. Teknoloji ve iş dünyasında, ADM’ler genellikle hızla değişen küresel pazarlar, değişen müşteri tercihleri ​​ve artan rekabet gibi zorlukların üstesinden gelmek için kullanılır.

Bu durum, kuruluşların ürün geliştirme, BT hizmetleri yönetimi ve hatta sağlık hizmetleri sunumu gibi diğer sektörlerde çevik ve uyarlanabilir yaklaşımlar benimsemesine yol açmıştır.

ADM örnekleri arasında, ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere, paylaşımlı hizmetler, kamu-özel sektör ortaklıkları ve müşterilerle hizmet ortak yaratımı yer alır. Bu modeller, kuruluşların mevcut kaynaklardan yararlanmasını ve yeni fırsatları keşfetmesini sağlayarak inovasyonu, şeffaflığı ve iş birliğini teşvik eder.

Sonuç olarak, ADM’ler yalnızca bir kuruluşun genel performansını artırmaya yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda giderek daha rekabetçi hale gelen küresel bir ortamda sürdürülebilirlik ve dayanıklılık elde etmek için de temel oluşturur.

“Alternatif Teslimat Modelleri” Hakkında Sıkça Sorulan Sorular:

Alternatif teslimat modelleri neden önemlidir?

Alternatif teslimat modelleri, geleneksel teslimat yöntemleriyle ilişkili sınırlamaları ve zorlukları ele alabildikleri için önemlidir. Bu modelleri benimseyen işletmeler, müşteri taleplerini daha iyi karşılayabilir, maliyetleri düşürebilir ve tüketicilere daha sorunsuz ve rahat bir deneyim sunarken yeni gelir akışları yaratabilirler.

Alternatif teslimat modellerine bazı örnekler nelerdir?

Alternatif teslimat modellerine örnek olarak abonelik kutusu hizmetleri, kilitli dolap teslim alma, drone teslimatları, kitle kaynaklı teslimat hizmetleri ve talep üzerine teslimat seçenekleri verilebilir. Bu yöntemler, tüketicilere tercihlerine ve programlarına uygun, hızlı, esnek ve kişiselleştirilmiş seçenekler sunar.

Hangi sektörler alternatif teslimat modellerini benimsedi?

Perakende, e-ticaret, yiyecek-içecek, lojistik ve taşımacılık ve hatta sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere birçok sektör alternatif dağıtım modellerini benimsemeye başladı. Bu benimseme, giderek dijitalleşen bir dünyada rekabetçi kalma ve değişen tüketici taleplerini karşılama ihtiyacından kaynaklanıyor.

Alternatif teslimat modellerinin uygulanmasının bazı faydaları nelerdir?

Alternatif dağıtım modellerinin uygulanmasının faydaları arasında artan müşteri memnuniyeti, azalan operasyonel maliyetler, potansiyel yeni gelir kaynakları ve işletmeler için artan çeviklik ve uyum yeteneği yer alır. Daha esnek ve kullanışlı seçenekler sunarak, işletmeler hızla değişen bir pazarda müşterilerini koruyabilir ve yeni müşteriler çekebilir.

Paylaşın

Dinin Sömürgecilikteki Rolü

Din sömürgecilikte hem bir baskı ve asimilasyon aracı hem de direnişin bir unsuru olarak karmaşık bir rol oynamıştır. Hristiyanlık, Avrupa sömürgeciliğinin temel ideolojik dayanaklarından biri olurken, yerel dinler ve uyarlamalar, sömürgecilere karşı kültürel ve siyasi mücadelede önemli bir yer tutmuştur.

Kurtuluş Aladağ / Din, sömürgecilik tarihinde hem bir araç hem de bir gerekçe olarak önemli bir rol oynamıştır. Avrupa sömürgeciliği döneminde (15.-20. yüzyıllar), özellikle Hristiyanlık, sömürgecilik faaliyetlerini meşrulaştırmak ve yayılmacılığı desteklemek için kullanılmıştır.

Hristiyanlık, özellikle Katolik ve Protestan misyonerlik faaliyetleri, sömürgeciliği “medenileştirme” ve “kurtarma” misyonuyla haklı çıkarmak için kullanılmıştır. Sömürgeci güçler, yerli halkları “vahşi” veya “kafir” olarak nitelendirerek, onların Hristiyanlaştırılmasını ve Avrupa kültürünün empoze edilmesini bir “ilahi görev” olarak sunmuştur. Örneğin, İspanyol ve Portekiz sömürgecileri, Amerika kıtasında “kafirleri kurtarma” gerekçesiyle fetihlerini meşrulaştırmıştır.

Misyonerler, sömürgecilik sürecinde ön saflarda yer almışlardır. Afrika, Asya ve Amerika’da Hristiyanlığı yaymak için okullar, kiliseler ve hastaneler kurmuşlardır. Bu faaliyetler, yerel kültürleri ve inanç sistemlerini bastırarak Avrupa hegemonyasını güçlendirmiştir. Örneğin, Afrika’da misyoner okulları, yerli halkları Avrupa değerlerine uygun şekilde eğitmeyi amaçlamışlardır.

Din, yerel halkların asimilasyonunda bir araç olarak kullanılmıştır. Yerli inançlar ve ritüeller yasaklanırken, Hristiyan ritüelleri ve ahlak anlayışları dayatılmıştır. Bu, yerli kimliklerin erozyona uğramasına ve sömürgeci güçlerin kontrolünün kolaylaşmasına yol açmıştır.

Din, sömürgeci güçlerin ekonomik ve siyasi çıkarlarını desteklemişlerdir. Örneğin, kilise Latin Amerika’da büyük topraklara sahip olmuş ve köle emeğiyle işletilen plantasyonları desteklemişlerdir. Ayrıca, dini otoriteler, sömürge yönetimleriyle iş birliği yaparak yerel halkların kontrol altında tutulmasına yardımcı olmuşlardır.

Din, aynı zamanda sömürgeciliğe karşı direnişin bir sembolü olmuştur. Bazı topluluklar, kendi inançlarını koruyarak veya Hristiyanlığı kendi kültürel bağlamlarına uyarlayarak sömürgecilere karşı direnmişlerdir. Örneğin, Haiti Devrimi’nde vudu inancı, kölelerin isyanında birleştirici bir rol oynamıştır.

Hristiyanlık dışındaki dinler de sömürgecilikle ilişkilendirilebilir. Osmanlı İmparatorluğu gibi Müslüman güçler, bazı bölgelerde İslam’ı yayarken, sömürgeci Avrupa güçleriyle çatışmıştır. Ayrıca, Asya’da Budizm ve Hinduizm, sömürgecilere karşı yerel direnişin bir parçası olmuşlardır.

Sömürgecilik Sonrası (Post-Kolonyal) Dönemde Dinin Etkileri

Din, sömürgecilik sürecinde şekillenen sosyal, kültürel ve siyasi yapıların devamı veya dönüşümü olarak kendini göstermiştir. Sömürge sonrası toplumlarda din, hem bir kimlik unsuru hem de toplumsal değişim ve çatışmaların merkezi bir ögesi olmuştur.

Sömürgecilik döneminde dayatılan Hristiyanlık veya diğer dışsal dinler, yerel inanç sistemlerini bastırmış ve kültürel kimliklerde derin kırılmalara yol açmıştır. Sömürge sonrası dönemde, birçok toplum geleneksel dinî pratiklerini yeniden canlandırmaya çalışmış, ancak bu süreçte melez (hibrid) inanç sistemleri ortaya çıkmıştır. Örneğin, Latin Amerika’da Katoliklik ile yerli inançların birleşimiyle ortaya çıkan senkretik dini pratikler yaygındır.

Din, sömürge sonrası bağımsızlık mücadelelerinde önemli bir rol oynamıştır. Bazı toplumlarda din, millî kimliğin birleştirici unsuru olmuş ve sömürgeci güçlere karşı direnişin sembolü haline gelmiştir. Örneğin, Hindistan’da Hinduizm ve İslam, bağımsızlık hareketlerinde etkili olmuş; Gandhi’nin dini motifleri kullanan pasif direnişi bu bağlamda öne çıkmıştır.

Sömürgecilik, dinî kurumları (özellikle kiliseleri) güçlendirmiş ve bu kurumlar sömürge sonrası dönemde de etkili kalmıştır. Örneğin, Afrika ve Latin Amerika’da Katolik Kilisesi, eğitim ve sağlık gibi alanlarda hala önemli bir rol oynamaktadır. Ancak bu kurumlar, sömürgecilikle özdeşleştirildikleri için bazı toplumlarda tepkiyle karşılanmıştır.

Sömürgecilik, farklı dini gruplar arasında yapay sınırlar ve gerilimler yaratmıştır. Sömürge sonrası dönemde bu gerilimler, etnik ve dinî çatışmalara yol açmıştır. Örneğin, Hindistan’ın bölünmesi (1947), Hindu ve Müslüman topluluklar arasındaki gerilimlerin sömürge politikalarıyla körüklenmesi sonucu ortaya çıkmıştır.

Sömürge sonrası dönemde, özellikle Hristiyan misyonerlik faaliyetleri, neo-kolonyal bir araç olarak devam etmiştir. Batılı yardım kuruluşları ve misyoner gruplar, Afrika ve Asya’daki bazı topluluklarda dini dönüşüm çabalarını sürdürmüş, bu da yerel kültürlerle yeni çatışmalara yol açmıştır.

Sömürge sonrası toplumlarda, yerli dinî geleneklerin yeniden canlanması ve yerel kimliklerin güçlendirilmesi çabaları görülmüştür. Örneğin, Afrika’da geleneksel animist inançların yeniden keşfi veya Latin Amerika’daki yerli hareketlerin kendi spiritüel pratiklerini öne çıkarması bu trende örnektir.

Sömürge sonrası dönemde küreselleşme, dinî etkilerin yayılmasını hızlandırmıştır. Örneğin, İslam, Hristiyanlık ve diğer dinler, diasporik topluluklar aracılığıyla küresel ölçekte yayılmış; bu da sömürge sonrası toplumlarda dinî kimliklerin yeniden tanımlanmasına katkıda bulunmuştur.

Sonuç olarak, din sömürgecilikte hem bir baskı ve asimilasyon aracı hem de direnişin bir unsuru olarak karmaşık bir rol oynamıştır. Hristiyanlık, Avrupa sömürgeciliğinin temel ideolojik dayanaklarından biri olurken, yerel dinler ve uyarlamalar, sömürgecilere karşı kültürel ve siyasi mücadelede önemli bir yer tutmuştur.

Dinin sömürge sonrası etkileri ise, hem sömürgecilik mirasının devamı hem de yerel toplulukların kendi kimliklerini yeniden inşa etme çabalarının bir yansıması olarak ifade edilmektedir. Bu etkiler, siyasi hareketlerden kültürel canlanmalara kadar geniş bir yelpazede kendini göstermektedir.

Paylaşın

Medya Psikolojisinde Yetiştirme Kuramı

1960’lı yıllarda George Gerbner tarafından geliştirilen Yetiştirme Kuramı (Cultivation Theory), medya psikolojisi alanında, özellikle televizyonun uzun vadeli etkilerini inceleyen bir teoridir.

Haber Merkezi / Teori, medyanın, özellikle televizyonun, bireylerin dünya algısını, tutumlarını ve inançlarını şekillendirdiğini öne sürmektedir. Teori temel olarak, yoğun medya tüketiminin, bireylerin gerçeklik algısını medyanın sunduğu temsillere doğru kaydırdığı fikrine dayanmaktadır.

Yetiştirme Kuramının Temel İlkeleri:

Medya Temsilleri ve Gerçeklik Algısı: Televizyon gibi kitle iletişim araçları, tekrarlayan temalar ve stereotipler sunarak izleyicilerin dünyayı nasıl algıladığını etkilerler. Örneğin, suç dizilerinde sıkça gösterilen şiddet, izleyicilerde dünyanın daha tehlikeli olduğu algısını yaratabilir (ortalama dünya sendromu – mean world syndrome).

Yetiştirme Etkisi: Sürekli ve uzun süreli medya tüketimi, bireylerin gerçek dünyayı medya içeriğiyle uyumlu bir şekilde algılamasına yol açmaktadır. Bu etki, özellikle ağır izleyiciler (günde birkaç saat televizyon izleyenler) üzerinde daha belirgindir.

Ağır ve Hafif İzleyiciler: Teori, medya tüketiminin yoğunluğuna göre bireyleri “ağır izleyiciler” ve “hafif izleyiciler” olarak ayırmaktadır. Ağır izleyiciler, medyanın sunduğu gerçeklik algısına daha fazla kapılırken, hafif izleyiciler daha az etkilenirler.

Kültürel ve Sosyal Etkiler: Medya, belirli değerleri, normları ve ideolojileri topluma “yetiştirmektedir”. Örneğin, cinsiyet rolleri, ırk temsilleri veya tüketim alışkanlıkları gibi konularda medya, bireylerin inançlarını şekillendirebilir.

Yetiştirme Kuramının Medya Psikolojisindeki Yeri:

Yetiştirme Kuramı, medya psikolojisinde bireylerin medya ile etkileşiminin bilişsel ve duygusal sonuçlarını anlamak için önemli bir çerçeve sunmaktadır. İnsanların medya aracılığıyla öğrendikleri bilgilerin, tutum ve davranışlarını nasıl etkilediğini incelemektedir. Özellikle, korku, önyargı, stereotipleştirme ve sosyal güven gibi konularda etkilidir.

Yetiştirme Kuramına Yönelik Eleştiriler:

Nedensellik Sorunu: Teori, medya tüketimi ile algılar arasındaki ilişkiyi gösterse de, bu ilişkinin kesin bir neden – sonuç bağı olduğunu kanıtlamak oldukça zordur.

Modern Medya Çeşitliliği: Geleneksel televizyon odaklı olan teori, internet ve sosyal medya çağında sınırlı kalabilmektedir.

Kültürel Farklılıklar: Farklı kültürlerdeki medya tüketim alışkanlıkları ve etkileri teorinin genelleştirilmesini zorlaştırabilir.

Yetiştirme Kuramı, günümüzde sosyal medya, akış platformları ve haber medyasının bireylerin algıları üzerindeki etkisini anlamak için de kullanılmaktadır. Örneğin, sosyal medyada sürekli maruz kalınan idealize edilmiş yaşam tarzları, bireylerin kendi hayatlarına dair algılarını etkileyebilir.

Paylaşın

Emmy Ödülleri 77. Kez Sahiplerini Buldu

ABD’de televizyon yapımlarına verilen en önemli ödüller arasında yer alan Emmy Ödülleri bu yıl Los Angeles’taki Peacock Tiyatrosu’nda düzenlenen törenle 77. kez sahiplerini buldu.

Ödül töreninde Netflix yapımı “Adolescence” ile Apple TV yapımı “The Studio” dizileri, birçok dalda ödül alarak geceye damgasını vurdu.

Törende “En İyi Drama Dizisi” ödülüne The Pitt sahip olurken, “En İyi Komedi Dizisi” ödülünü de The Studio aldı.

The Studio oyuncularından Seth Rogen “En İyi Erkek Komedi Oyuncusu” ödülünü kazanırken, Hacks dizisi oyuncularından Jean Smart ise “En İyi Kadın Komedi Oyuncusu” ödülünü kazandı.

Toplam 13 ödül kazanan The Studio, tek sezonda en fazla ödül kazanan komedi dizisi olarak kayıtlara geçti.

The Pitt dizisi oyuncularından Noah Wyle “En İyi Erkek Drama Oyuncusu” ödülüne layık görülürken, Katherine LaNasa da “En İyi Yardımcı Erkek Drama Oyuncusu” ödülünü eve götürdü.

“En İyi Kadın Drama Oyuncusu” ödülünü ise Severance dizisindeki rolüyle Britt Lower aldı.

Törene katılan birçok oyuncu, İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılara tepki gösterdi.

Oscar ödüllü İspanyol sinema oyuncusu Javier Bardem, ödül törenine Filistin mücadelesinin sembolü haline gelen, siyah, beyaz, kırmızı ve yeşil renklerdeki kefiye takarak katıldı.

Bardem, İsrail’in Gazze’deki saldırılarını destekleyen veya meşrulaştıran herhangi bir filmde veya televizyon şirketinde çalışmayacağını belirterek, “Bu kadar basit. Bu sektörde ya da başka herhangi bir sektörde bunu yapmamalıyız,” dedi.

İsrail’e ticari ve diplomatik yaptırımlar uygulanması çağrısında bulunan Bardem, “Özgür Filistin” ifadesini kullandı.

ABD’li komedyen ve oyuncu Megan Stalter da törene üzerinde “Ateşkes” yazan bir çanta ile katıldı. Bir platformda sesini duyurmanın önemine dikkati çeken Stalter, “Dünyadaki en önemli şey barışa sahip olmak,” dedi.

Stalter, dünyada yaşananlar hakkında konuşmanın kıyafet tercihlerinden daha önemli olduğunu vurgulayarak, “Bir şey söylemeden duramam ve bu, büyük bir gece elbisesi giymiş olsam da kot pantolon giymiş olsam da, bu bana görünüşümden daha önemli gibi geliyor. Gerçekten korkunç olan şeyler hakkında konuşmak çok önemli,” diye konuştu.

En İyi Drama Dizisi

Kazanan: The Pitt (HBO Max)
Andor (Disney+)
The Diplomat (Netflix)
The Last of Us (HBO Max)
Paradise (Hulu)
Severance (Apple TV+)
Slow Horses (Apple TV+)
The White Lotus (HBO Max)

En İyi Komedi Dizisi

Kazanan: The Studio (Apple TV+)
Abbott Elementary (ABC)
The Bear (Hulu)
Hacks (HBO Max)
Nobody Wants This (Netflix)
Only Murders in the Building (Hulu)
Shrinking (Apple TV+)
What We Do in the Shadows (Hulu)

En İyi Mini Dizi

Kazanan: Adolescence (Netflix)
Black Mirror (Netflix)
Dying for Sex (Hulu)
Monsters: The Lyle and Erik Menendez Story (Netflix)
The Penguin (HBO Max)

En İyi Aktör – Drama

Kazanan: Noah Wyle – The Pitt (HBO Max)
Sterling K Brown – Paradise (Hulu)
Gary Oldman – Slow Horses (Apple TV+)
Pedro Pascal – The Last of Us (HBO Max)
Adam Scott – Severance (Apple TV+)

En İyi Aktrist – Drama

Kazanan: Britt Lower – Severance (Apple TV+)
Kathy Bates – Matlock (CBS)
Sharon Horgan – Bad Sisters (Apple TV+)
Bella Ramsey – The Last of Us (HBO Max)
Keri Russell – The Diplomat (Netflix)

En İyi Aktör – Komedi

Kazanan: Seth Rogen – The Studio (Apple TV+)
Adam Brody – Nobody Wants This (Netflix)
Jason Segel – Shrinking (Apple TV+)
Martin Short – Only Murders in the Building (Hulu)
Jeremy Allen White – The Bear (Hulu)

En İyi Aktrist – Komedi

Kazanan: Jean Smart – Hacks (HBO Max)
Uzo Aduba – The Residence (Netflix)
Kristen Bell – Nobody Wants This (Netflix)
Quinta Brunson – Abbott Elementary (ABC)
Ayo Edebiri – The Bear (Hulu)

En İyi Aktör – Mini Dizi

Kazanan: Stephen Graham – Adolescence (Netflix)
Colin Farrell – The Penguin (HBO Max)
Jake Gyllenhaal – Presumed Innocent (Apple TV+)
Bryan Tyree Henry – Dope Thief (Apple TV+)
Cooper Koch – Monsters: The Lyle and Erik Menendez Story (Netflix)

En İyi Aktrist – Mini Dizi

Kazanan: Cristin Milioti – The Penguin (HBO Max)
Cate Blanchett – Disclaimer (Apple TV+)
Meghan Fehy – Sirens (Netflix)
Rashidah Jones – Black Mirror (Netflix)
Michelle Williams – Dying for Sex (Hulu)

En İyi Yardımcı Aktör – Drama

Kazanan: Tramell Tillman – Severance (Apple TV+)
Zach Cherry – Severance (Apple TV+)
Walton Goggins – The White Lotus (HBO Max)
Jason Isaacs – The White Lotus (HBO Max)
James Marsden – Paradise (Hulu)
Sam Rockwell -The White Lotus (HBO Max)
John Turturro – Severance (Apple TV+)

En İyi Yardımcı Aktrist – Drama

Kazanan: Katherine LaNasa – The Pitt (HBO Max)
Patricia Arquette – Severance (Apple TV+)
Carrie Coon – The White Lotus (HBO Max)
Julianne Nicholson – Paradise (Hulu)
Parker Posey – The White Lotus (HBO Max)
Natasha Rothwell – The White Lotus (HBO Max)
Aimee Lou Wood – The White Lotus (HBO Max)

En İyi Yardımcı Aktör– Komedi

Kazanan: Jeff Hiller – Somebody Somewhere (HBO Max)
Ike Barinholtz – The Studio (Apple TV+)
Colman Domingo – The Four Seasons (Netflix)
Harrison Ford – Shrinking (Apple TV+)
Ebon Moss-Bachrach – The Bear (Hulu)
Michael Urie – Shrinking (Apple TV+)
Bowen Yang – Saturday Night Live (NBC)

En İyi Yardımcı Aktrist – Komedi

Kazanan: Hannah Einbinder – Hacks (HBO Max)
Liza Colón-Zayas – The Bear (Hulu)
Kathryn Hahn – The Studio (Apple TV+)
Janelle James – Abbott Elementary (ABC)
Catherine O’Hara – The Studio (Apple TV+)
Sheryl Lee Ralph – Abbott Elementary (ABC)
Jessica Williams – Shrinking (Apple TV+)

En İyi Yardımcı Aktör – Mini dizi

Javier Bardem – Monsters: The Lyle And Erik Menendez Story (Netflix)
Bill Camp – Presumed Innocent (Apple TV+)
Kazanan: Owen Cooper – Adolescence (Netflix)
Rob Delaney – Dying For Sex (Hulu)
Peter Sarsgaard – Presumed Innocent (Apple TV+)
Ashley Walters – Adolescence (Netflix)

En İyi Yardımcı Aktrist – Mini dizi

Kazanan: Erin Doherty – Adolescence (Netflix)
Ruth Negga – Presumed Innocent (Apple TV+)
Deirdre O’Connell – The Penguin (HBO Max)
Chloë Sevigny – Monsters: The Lyle And Erik Menendez Story (Netflix)
Jenny Slate – Dying For Sex (Hulu)
Christine Tremarco – Adolescence (Netflix)

En İyi Senaryo – Komedi

Quinta Brunson – Abbott Elementary
Lucia Aniello, Paul W. Downs and Jen Statsky – Hacks
Nathan Fielder, Carrie Kemper, Adam Locke-Norton, Eric Notarnicola – The Rehearsal
Hannah Bos, Paul Thureen, Bridget Everett – Somebody Somewhere
Kazanan: Seth Rogen, Evan Goldberg, Peter Huyck, Alex Gregory, Frida Perez – The Studio
Sam Johnson, Sarah Naftalis, Paul Simms – What We Do in the Shadows

En İyi Senaryo – Drama

Kazanan: Dan Gilroy – Andor
Joe Sachs – The Pitt
R. Scott Gemmill – The Pitt
Dan Erickson – Severance
Will Smith – Slow Horses
Mike White – The White Lotus

En İyi Senaryo – Mini Dizi

Kazanan: Jack Thorne, Stephen Graham – Adolescence
Charlie Brooker, Bisha K. Ali – Black Mirror
Kim Rosenstock, Elizabeth Meriwether – Dying for Sex
Lauren LeFranc – The Penguin
Joshua Zetumer – Say Nothing

En İyi Yönetmen – Komedi

Janus Metz, Andor
Amanda Marsalis, The Pitt
John Wells, The Pitt
Jessica Lee Gagné, Severance
Ben Stiller, Severance
Kazanan: Adam Randall, Slow Horses
Mike White, The White Lotus

En İyi Yönetmen – Drama

Ayo Edebiri, The Bear
Lucia Aniello, Hacks
James Burrows, Mid-Century Modern
Nathan Fielder, The Rehearsal
Kazanan: Seth Rogen, The Studio

En İyi Yönetmen – Mini Dizi

Kazanan: Philip Barantini, Adolescence
Shannon Murphy, Dying for Sex
Helen Shaver, The Penguin
Jennifer Getzinger, The Penguin
Nicole Kassell, Sirens
Lesli Linka Glatter, Zero Day

Paylaşın

On Yılda 19 Milyondan Fazla Üniversiteli Okulu Bıraktı

2015 – 2025 arasında 19 milyon 49 bin 203 öğrenci üniversiteyi bıraktı. 19 milyon öğrenciden 16.9 milyonu devlet üniversitelerinden, 2.1 milyonu vakıf üniversitelerinden ve 57 bini ise vakıf meslek yüksekokullarından.

Paylaşın

Özgür Özel’den “Geri Adım Atmayacağız” Mesajı

Partisinin Ankara’da düzenlediği mitingde konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “CHP kolay lokma değildir. Ne bir adım geri atarız, ne bir santim eğiliriz. Size teslim olmayacağız. Biz Türkiye ittifakıyız” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) yarın görülecek kurultay davası öncesi Tandoğan Meydanı’nda “Vesayete karşı, demokrasi için! Kayyıma ve darbeye karşı, halkın iradesi için!” sloganıyla “Büyük Ankara” mitingi düzenlendi.

Yoğun alkışlar eşliğinde yurttaşları selamlayan CHP Lideri Özgür Özel sözlerine, “Cumhuriyet’in kurulduğu topraklardayız. Çankaya Köşkü ile Anıtkabir’i ile Meclis ve meydanları ile Cumhuriyetimizin yaşayan müzesine hoş geldiniz” sözleriyle başladı. Tandoğan Meydanı’nın, haksızlığa direnenlerin meydanı olduğunu ifade eden Özel, “Vesayete ve darbeye hayır demek için buradayız. Bugün mitingde değil, eylemdeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’nin dört bir yanında düzenledikleri eylemlere de selam gönderdi. Özel, Adnan Yücel tarafından yazılan, “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” şiirini okudu. Özel, zeytinliklerin talanına karşı 28 Eylül’de Muğla’da düzenlenecek mitinge çağırdı. CHP Lideri Özel, “Saray’da oturarak bu meydanı izleyerek korkanlar da var 12 metrelik hücresinden bu meydanı izleyerek coşanlar da var” diyerek tutuklu belediye başkanlarına selamlarını iletti. Özel, “Bu meydanda senden korkmayanlar, zulümden yılmayanlar var” sözleriyle ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da seslendi.

Konuşmasında, demokrasi ve Cumhuriyet’i savunanlarla ortak mücadele vurgusu da yapan Özel, “Hep birlikte başaracağız” sözleriyle başladığı konuşmasını, şu sözlerle sürdürdü:

“Türkiye’nin bütün demokratları, demokrasinin yanındayız. AKP zeytine saldırdığında bütün partiler birleştik, AYM’ye birlikte gideceğiz. Kayyuma karşı da sağdan sola hep birlikte direniyoruz. Tandoğan’dan ilan ediyoruz ki CHP, Türkiye’nin birinci partisidir ama ne muhalefetin patronudur ne her şeyin sahibidir. Bu mücadelede tüm kardeş partilerimizle birliktedir, omuz omuzadır, hepsine müteşekkirdir. Her zorluğu milletimizle birlikte yendik. Ancak demokrasiden sapmadık. 31 Mart 2024’te, Türkiye nüfusunun yüzde 65’ine hizmet şansını yakaladık. Bunun bir savaş olmadığını, yarış olduğunu ve seçim gecesini o yarışın bittiğini söyledik.

Belediye başkanlarımız halka iyi hizmet edince, karşımızdakiler bizim 47 yıl gösterdiğimiz sabrı 47 ay gösteremediler. Değil 47 ay, 47 gün hazmedemediler. Yenilgiyi kabullenemediler. Daha ilk yenilgilerinde demokrasi treninden indiler. Bir saldırıya giriştiler. Önce seçimli otoriterlik kuranlar şimdi seçimsiz bir diktatörlüğe geçme hevesi içindiler. Sandığa saldırıyorlar. Bu iktidar demokrasi istemiyor. Biliyorlar ki demokrasi olursa sandıktan çıkamayacaklar. Biliyorlar ki demokrasi olursa kendi suçlarını örtemeyecekler. Ama ant olsun ki demokrasiyi de adaleti de barışı da biz getireceğiz.

FETÖ ile ortak olarak Anayasa’yı değiştirdiler. Balyoz’u yaşattılar, kumpaslar kurdular. Şımarttıklarının darbesine maruz bıraktılar ülkeyi. Ellerini FETÖ sabunuyla yıkadılar, güya o günahtan kurtuldular. 17-25 Aralık, belgeli hırsızlıklarının üzerini örttüler. OHAL koşullarında, dünya kadar şaibe ile mühürsüz oylarla Anayasal sistemi değiştirdiler. Kendilerini vatansever, barış isteyenleri terörist ilan ettiler. İşlerine gelince müzakere ettiler, işlerine gelmeyince sivil siyaseti hedef gösterdiler. Gün geldi, akan kandan medet umdular, gün geldi kanı durduracağız diye siyasetten medet umdular.

Bu kumpasçılara karşı biz kazanacağız, bu meydan, Türkiye’nin demokratları kazanacak. Bir kişinin ve onun çevresinin varlığını sürdürmesi, servetini koruması için bir kara düzen kuruldu. Erdoğan kendi çıkarı için her şeyi yapacak durumdadır. Tam da bu nedenle millet, bu iktidardan desteğini çekmiştir. Millet, kendi dertleri ile dertlenen bir iktidar umuduna bel bağlamıştır. Millet, halkın, yoksulun, gençlerin, çocukların ve kadınların yanında olan, dezavantajlı kesimlere destek veren CHP’li belediyelerin yanında olmuştur. AKP, milletin kararına saygı duyması gerekirken en kötü yola tenezzül etmiştir. Millete umut vadedemeyen iktidar, milleti korkutarak ayakta kalmayı tercih etmiştir.

AKP, Cumhurbaşkanı adayımızı demir parmaklıklar ardına koymuştur. Buradan ilan ediyorum, bizim Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’dur. Geçirdiği iki kansere rağmen Murat Çalık, maalesef tahliye edilmemiştir. Muhittin Böcek, günde 14 ilaç içerek hapishanede yaşam mücadelesi vermektedir. Erdoğan, ‘Göreceksiniz 1 aya kalmaz, birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar’ demişti. Şimdi, buradan milyonların içinden, Türkiye’nin gözünün içine bakarak söylüyorum. Bu dava siyasidir, arkadaşlarımız masumdur, yapılan darbedir. Direneceğiz.

Ülkenin büyük bir bölümü bu davaların siyasi olduğunu biliyor. Büyük bir özgüvenle tekrarlıyoruz. Buyurunuz, 1 Ekim’de açılacak Meclis’te yasal düzenlemeyi yapalım. TRT’nin bir kanalını bu mahkemeye tahsis edelim. İftiralar da canlı yayında atılsın, cevaplar da canlı yayında verilsin. Partimizin belediye başkanlarını sürekli tehdit edenler, AKP ve MHP’li belediye başkanlarının belgeli yolsuzluklarına karşı hiçbir şey yapmıyorlar. Bize yönelik tehditlerine direnenler olduğu gibi, topuklarını yağlayıp kaçanlar da oldu. Hasan Mutlu’ya, ‘AKP’ye katılacaksın’ dediler. Mutlu, ‘Terzi Fikri gibi belediye başkanı olmaya geldim, haysiyetsizlik yapmam’ dedi, dün gelip Mutlu’yu aldılar. AKP’ye geçen haysiyetsizleri tarih yazacak. Erdoğan, kaybettiği belediyeleri almak için her türlü oyuna, hileye yol vermiştir. Erdoğan, GOP, Beykoz, Aydın, Türkiye seni istemiyor, düş yakamızdan.

“Hodri meydan”

Erdoğan’a sesleniyorum, kendine güveniyorsan 2 Kasım’da getir sandığı, millet versin kararı. Eğer cesaretin varsa, kaptı kaçtı siyasetçi değilsen siyasi yankesicilikten medet ummayacaksan Bayrampaşa’ya gel, Aydın’a gel, gel koyalım sandığı, millet versin kararını. Seni gidi siyasi yankesici seni. Milletin vermediğini hileyle almak, milletin vermediğini zorla almak darbecilerin işidir. Türkiye’ye demokrasiyi getiren parti sana meydan okuyor, hodri meydan.

AKP’nin tek umudu, Akın Gürlek’tir. AKP’nin adliye koridorlarında çalışan yargı kolları başkanı ve onun etrafındakiler marifetiyle Türkiye’de adaletin terazisi bozulmuştur. Bugün CHP’yi yutan, yarın diğer partileri yutacaktır, herkesi hedef alacaktır. Demokrasi gittiğinde onları durduracak hiçbir güç kalmayacaktır. Bu kara düzenin çarklarından olmayan ama AKP’den medet umanlara sesleniyorum. Diyelim ki sandık gitti, biz teslim olduk, bir daha senin hatırını sorar mı? Senin sesini kim dinleyecek, senin oyuna kim sahip çıkacak? Demokrasinin tarafında olunursa ülkeler büyür. Türkiye’nin kurtuluşu demokratik, güçlü parlamenter sistemdir.

İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde birini buldular. Kim o? 5 yıl boyunca eşi, İBB AK Parti’deyken avukatıyken AK Parti rozeti taşırken sınava girdiler. Karı koca hakim yapıldılar! Talimatı almış ve İstanbul İl Başkanlığı’na kayyım atadılar

Buradan Erdoğan ve İçişleri Bakanı müsveddesine sesleniyorum, CHP’nin baba evine kimse el uzatamaz. CHP kolay lokma değildir. Ne bir adım geri atarız, ne bir santim eğiliriz. Size teslim olmayacağız. Biz Türkiye ittifakıyız.”

Özel’den Erdoğan’a: Hırsızın Partisi Olmaz

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından kameraların karşısına geçti. Ümit Özdağ, yaptığı açıklamada, “Demokrasinin ve hukuk devletinin idam sehpasına çıkartılmaya çalışıldığı bir süreçten geçiyor Türkiye ne yazık ki” dedi.

Özdağ, şunları söyledi: “CHP’nin düşman hukukuyla adeta parçalanmaya çalışıldığını, bölünmeye çalışıldığını görüyoruz. Erdoğan’a çağrımız; iktidarda kalmak için Türk halkının önüne bir gelecek vaat eden bir projeyle çıkmayı denesin. Muhalefeti hukuk dışı yöntemlerle engelleme çabalarıyla siyaset yapmanın hiç kimseye, özellikle de ülkemize hayrı yoktur.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise konuşmasında, “Dün Bayrampaşa Belediye Başkanımız gözaltında… Belediye Başkanımızın eşi de yanında olduğu sırada geçen hafta ‘AK Parti’ye katılırsanız operasyonu’ engelleyebiliriz teklifi aldığını, ondan önce de toplam 3 kez AK Parti’ye davet edildiğini, daveti kabul etmediği noktada da gözaltına alındığını biliyoruz. Onunla birlikte kaç meclis üyesi gözaltına alınıyor? AK Parti-MHP toplamı 15, biz 20, 2 de bağımsız var. 8 belediye meclis üyemizi gözaltına aldılar” dedi.

“Manavgat’ta yolsuzluğun ortaya çıktığı anda gereğini yaptım. Dedim ki; hırsızın partisi olmaz” diyen Özel, “O baklava kutusunu önce altı oklarla servis ettiler. Baklavacı rüşvetçinin 1 ay önce gözaltın alınıp sonra mizansen yapmak üzere serbest bırakıldığını deşifre ettik. Bana diyor ki; ’32 saatlik görüntü vardı.’ Arkadaşlar, 32 saatlik görüntülerden, aslında gördüğümüz sahnenin orada başlamadığını, o kutunun oraya nasıl konulduğunu içeri giren polislerin bildiğini, baklavacının dışarıda polislerle temasını görüntülerden önce ispatladık” ifadelerini kullandı.

Özel, şunları kaydetti: “Sayın Erdoğan’a söylüyorum; hodri meydan! Ben, Manavgat iddianamesiyle birlikte görüntüleri yayınlayacağım. Şimdi yayınlarsam görüntülere göre iddianame yazacaksınız. Ama sen ‘Cuma günü yayınlayacağım’ dediğin Gezi olaylarından beri ‘Kabataş İskelesinin önünde başörtülü bacıma saldırdılar’ dediğin görüntüyü, o gün seninle izleyen herkes itiraf etti öyle bir görüntü olmadığını. ‘Haysiyetin varsa yayınla’ diyorsun. Benim haysiyetim var, iddianameyle birlikte yayınlayacağım görüntüleri. Senin haysiyetin varsa, Gezi’deki görüntüleri yayınla.”

Paylaşın

Türkiye, EuroBasket’te İkinci Oldu

Avrupa Basketbol Şampiyonası finalinde Türkiye ile Almanya, Letonya’nın başkenti Riga’da karşı karşıya geldi. Karşılaşmadan 88 – 83 mağlup ayrılan Türkiye, ikinci oldu.

Haber Merkezi / Türkiye A Grubu’nda oynadığı maçlarda Letonya’yı 93 – 73, Çekya’yı 92 – 78, Portekiz’i 95 – 54, Estonya’yı da 84 – 64 mağlup etmişti. Grubun son maçında liderlik yarışı verdiği güçlü rakibi Sırbistan’ı da 95 – 90 yenmeyi başarmıştı.

Polonya’yı 91 – 77 yenip yarı finale çıkmayı başaran Türkiye, daha sonra Yunanistan’ı farklı yenerek, 24 yıl sonra finale çıkmıştı.

Almanya ile Türkiye arasında daha önce oynanan 11 maçın yedisini Almanya, dördünü Türkiye kazanmıştı. Türkiye, Almanya ile son maçını EuroBasket 2015’te oynamıştı. Grup aşamasındaki bu maçı Türkiye 80 – 75 kazanmıştı.

Turnuvada üçüncülüğü de Finlandiya’yı yenen Yunanistan aldı.

Salon: Arena Riga

Hakemler: Matt Kallio (Kanada), Ademir Zurapovic (Bosna Hersek), Yohan Rosso (Fransa)

Türkiye: Larkin 13, Şehmus Hazer 2, Cedi Osman 23, Ercan Osmani 2, Alperen Şengün 28, Adem Bona 12, Kenan Sipahi 3, Ömer Faruk Yurtseven, Furkan Korkmaz

Almanya: Schröder 16, Obst 9, Bonga 20, Theis 3, Wagner 18, Tristan da Silva 13, Lo 2, Oscar da Silva, Hollatz, Thiemann 7

1. Periyot: 22-24

Devre: 46-40

3. Periyot: 67-66

Paylaşın