Demirtaş’ın Kitapları Cezaevine Alınmadı: Sakıncalı

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın kitaplarının “sakıncalı” görülerek mahpuslara verilmediği açıklandı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, Suluca 1 No.lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde Selahattin Demirtaş’ın “DAD” ve “Araf’ta Düet” kitaplarının mahpuslara verilmediğini açıkladı.

Evrensel’den Eylem Nazlıer’in haberine göre; Ali Bozan, cezaevi kurulunun gerekçesini şöyle aktardı: “Hüseyin Bağ adına gönderilen DAD ve Araf’ta Düet kitaplarının yazarı halen örgüt üyeliği suçlamasıyla cezaevinde bulunmaktadır. Bu nedenle eğer biz Hüseyin Bağ isimli mahpusa bu kitapları verirsek cezaevi güvenliğini tehlikeye düşürür.”

DEM Parti Milletvekili, sadece Demirtaş kitaplarıyla sınırlı kalmayan uygulamaya dikkat çekti: “Mehmet Uzun’un Kürtçe kitabı ‘Siya Evînê’ ise 8 ay sonrasında mahpuslara ulaştırıldı. Cezaevinde Kürtçe fiilen yasak. Toplatma veya yasaklama kararı olmamasına rağmen, kitap 8 ay boyunca kurulda Kürtçe bilen kimse olmadığı gerekçesiyle bekletildi.”

Ali Bozan, yetkililere seslenerek şunları ekledi: “Türkiye, hukuk devletidir deme bakanlığı; bu hukuksuzlukları ne zaman sonlandıracaksınız?​”

Paylaşın

AK Parti’den Boşanmaları Azaltmak İçin Yeni Adım

AK Parti, evlenecek çiftlerin evlilik öncesi sağlık kontrolüne ek olarak psikolojik denetimden geçmesini sağlayacak bir danışmanlık mekanizması kurmayı planlıyor.

Projenin temel amacı, evliliğin erken döneminde ortaya çıkabilecek sorunları tespit ederek, yanlış evliliklerin önüne geçmek.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), Türkiye’de artan boşanma oranlarına karşı yeni bir adım atmaya hazırlanıyor. Parti, evlenecek çiftlerin evlilik öncesi sağlık kontrolüne ek olarak psikolojik denetimden geçmesini sağlayacak bir danışmanlık mekanizması kurmayı planlıyor. Projenin temel amacı, evliliğin erken döneminde ortaya çıkabilecek sorunları tespit ederek, yanlış evliliklerin önüne geçmek.

Türkiye Gazetesi’nin haberine göre, parti kaynakları, birçok çiftin evlilik öncesinde psikolojik rahatsızlıklar, şiddet eğilimi, sosyoekonomik ve sosyokültürel farklılıklar gibi konuları gizleyebildiğini belirtiyor. Bu durumun, evliliğin ilerleyen dönemlerinde şiddetli geçimsizliklere ve boşanmalara yol açtığına dikkat çekiliyor. Yeni sistemle, çiftlerin birbirlerine karşı daha şeffaf olmaları ve dürüst bir ilişki kurmaları amaçlanıyor.

Planlanan danışmanlık hizmeti, sadece evlilik öncesiyle sınırlı kalmayacak. Evlilik sonrasında da devam edecek olan bu destekle, anlaşmazlık yaşayan çiftlere sorunlarını çözmeleri için rehberlik edilecek. Eğer boşanma kaçınılmaz hale gelirse, taraflara süreç boyunca doğru yönlendirmeler yapılacak.

Projenin hayata geçirilmesi için somut adımlar atılmaya başlandı. AK Parti Kadın Kolları Başkanlığı öncülüğünde, 20 Eylül’de Erzurum’da “Aile İçi Dijital Eğitim ve Psikososyal Destek Çalıştayı” düzenlenecek. Çalıştaya, Adalet, Sağlık ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıklarından uzman ve akademisyenler katılacak. Bu çalıştayda, güçlü aile yapısının oluşturulması için atılacak adımlar masaya yatırılacak.

Paylaşın

Gazlı İçecek Bağımlılığı Nedir?

Gazlı içecek bağımlılığı, kişinin gazlı içecekleri (kola, soda, enerji içeceği gibi) aşırı ve kontrol edilemeyen bir şekilde tüketme eğilimi göstermesi durumudur.

Haber Merkezi / Bu durum, genellikle içeceklerdeki kafein, şeker veya yapay tatlandırıcılar gibi maddelerin beyinde ödül mekanizmasını tetiklemesiyle ortaya çıkar.

Bağımlılık, fiziksel, psikolojik veya sosyal sorunlara yol açabilir.

Gazlı İçecek Bağımlılığının Belirtileri:

Günlük olarak gazlı içecek tüketme ihtiyacı hissetme.
Tüketmediğinde huzursuzluk, baş ağrısı veya yorgunluk gibi yoksunluk belirtileri.
Tüketimi azaltma girişimlerinde başarısızlık.
Sosyal veya iş hayatını olumsuz etkileyecek şekilde aşırı tüketim.

Gazlı İçecek Bağımlılığının Nedenleri:

Kafein bağımlılığı: Gazlı içeceklerdeki kafein, uyarıcı etkisiyle bağımlılık yaratabilir.
Şeker isteği: Yüksek şeker içeriği, dopamin salınımını artırarak ödül hissi yaratır.
Alışkanlık: Günlük rutinlerde gazlı içecek tüketimi bir alışkanlık haline gelebilir.
Pazarlama ve erişim kolaylığı: Reklamlar ve her yerde bulunabilen gazlı içecekler tüketimi teşvik eder.

Gazlı İçecek Bağımlılığının Olası Etkileri:

Diş çürükleri ve erozyonu.
Kilo alımı ve obezite riski.
Tip 2 diyabet ve kalp hastalıkları gibi sağlık sorunları.
Kafeine bağlı uykusuzluk, anksiyete veya sinirlilik.

Gazlı İçecek Bağımlılığına Yönelik Çözüm Önerileri:

Tüketimi kademeli olarak azaltmak.
Su, bitki çayı veya şekersiz alternatiflerle gazlı içecekleri değiştirmek.
Kafein ve şeker tüketimini izlemek.
Gerekirse bir diyetisyen veya psikologdan destek almak.

Paylaşın

Serviks Uteri Sarkomu Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi, Tedavisi

Serviks uteri sarkomu, rahim ağzı (serviks) dokularından köken alan nadir bir malign (kanser) tümör grubudur. Serviks uteri sarkomları, tüm rahim kanserlerinin yaklaşık yüzde 1’inden azını oluşturur ve genellikle agresif bir seyir gösterir.

Haber Merkezi / Serviks uteri sarkomunun en sık görülen tipleri arasında leiomyosarkom, endometrial stromal sarkom ve rabdomyosarkom bulunur.

Sarkomlar, bağ dokusu veya destek dokularından (örneğin kas, yağ, kemik veya damar) kaynaklanan kanserlerdir ve serviks kanserlerinin büyük çoğunluğunu oluşturan karsinomlardan (epitel hücrelerinden kaynaklanan kanserler) farklıdır.

Serviks Uteri Sarkomunun Nedenleri:

Serviks uteri sarkomlarının kesin nedeni bilinmemektedir, ancak bazı risk faktörleri ve ilişkili durumlar şunlardır:

Genetik Yatkınlık: Bazı genetik mutasyonlar veya herediter kanser sendromları (örneğin, Li-Fraumeni sendromu) riski artırabilir.
Radyasyon Maruziyeti: Daha önce pelvik bölgeye uygulanan radyoterapi, sarkom gelişme riskini artırabilir.
Hormonal Faktörler: Östrojen veya diğer hormonların etkisi tartışmalıdır, ancak endometrial stromal sarkomlarda hormon reseptörleri bulunabilir.
Kronik İnflamasyon veya Enfeksiyon: HPV (human papilloma virüsü) ile ilişki karsinomlarda daha belirgindir, ancak sarkomlarda net bir bağlantı yoktur.

Serviks Uteri Sarkomunun Belirtileri:

Belirtiler genellikle spesifik değildir ve diğer jinekolojik durumlarla karışabilir. Yaygın semptomlar:

Anormal Vajinal Kanama: Menopoz sonrası kanama, düzensiz adet kanamaları veya cinsel ilişki sonrası kanama.
Pelvik Ağrı: Alt karın veya pelviste sürekli ağrı.
Vajinal Akıntı: Kanlı veya kötü kokulu akıntı.
Kitle Hissi: Servikste veya pelviste ele gelen bir kitle.
İleri Evrelerde: Kilo kaybı, yorgunluk, idrar veya bağırsak sorunları (tümörün çevre dokulara yayılması durumunda).

Serviks Uteri Sarkomunun Teşhisi:

Teşhis, klinik bulgular, görüntüleme ve patolojik incelemeye dayanır:

Jinekolojik Muayene: Servikste anormal kitle veya büyüme değerlendirilir.
Görüntüleme: Pelvik ultrason, MR veya BT ile tümörün boyutu, konumu ve yayılımı belirlenir.
Biyopsi: Serviks veya rahimden alınan doku örneğinin histopatolojik incelemesi ile kesin tanı konur. Leiomyosarkom, endometrial stromal sarkom veya rabdomyosarkom gibi spesifik tip belirlenir.
Ayırıcı Tanı: Serviks karsinomu, leiomyom (iyi huylu fibroid), endometriozis veya metastatik tümörler dışlanmalıdır.
Evreleme: TNM veya FIGO sistemiyle tümörün yayılım derecesi belirlenir (Evre I-IV).

Serviks Uteri Sarkomunun Tedavisi:

Tedavi, tümörün tipine, evresine, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna bağlıdır. Multidisipliner bir yaklaşım gereklidir:

Cerrahi: Erken evrelerde birincil tedavi seçeneğidir. Rahim ve serviksin alınması (total veya radikal histerektomi).
Lenfadenektomi: Yakın lenf nodlarının çıkarılması, yayılımı değerlendirmek için.

Genç hastalarda fertilite korunması için sınırlı cerrahi (örneğin, trakelektomi) düşünülebilir, ancak sarkomlarda nadirdir.

Radyoterapi: Cerrahi sonrası veya inoperabl tümörlerde lokal kontrol için kullanılır. Brakiterapi (iç radyasyon) veya eksternal radyoterapi uygulanabilir.
Kemoterapi: Agresif veya metastatik sarkomlarda tercih edilir. Yaygın ilaçlar: doksorubisin, ifosfamid, gemzitabin. Leiomyosarkomlarda hormon tedavisi (örneğin, aromataz inhibitörleri) etkili olabilir.

Hedefe Yönelik Tedaviler: Bazı sarkomlarda (örneğin, endometrial stromal sarkom) hormon reseptörleri pozitifse, hormon tedavisi kullanılabilir.
Palyatif Bakım: İleri evrelerde semptomları hafifletmek için uygulanır.

Paylaşın

SAPHO Sendromu Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi, Tedavisi

SAPHO sendromu (Sinovit, Akne, Püstülozis, Hiperostoz ve Osteit kelimelerinin baş harflerinden oluşan kısaltma) esas olarak nötrofilik deri tutulumu ve kronik osteomiyelit birlikteliği ile karakterize otoinflamatuar bir hastalıktır.

Haber Merkezi / 1987 yılında Chamot ve arkadaşları tarafından tanımlanan SAPHO sendromu, genellikle 30-40 yaş arasında başlar, ancak ergenlikten yetişkinliğe kadar görülebilir. Hastalık, multifaktöriyel bir köken taşır ve otoinflamatuar bir spektrumun parçası olarak kabul edilir.

Nadir olsa da (tahmini prevalansı 1/10.000), tanısı zor olduğundan sıklıkla atlanır. Çocuklarda kronik rekürren multifokal osteomiyelit (CRMO) olarak ortaya çıkabilir. Hastalık genellikle benign seyreder, ancak semptomlar uzun sürebilir.

SAPHO Sendromunun Nedenleri:

SAPHO sendromunun kesin nedeni bilinmemektedir, ancak multifaktöriyel bir etiyolojiye sahiptir. Ana faktörler şunlardır:

Enfeksiyöz Tetikleyiciler: Cutibacterium acnes (eski adıyla Propionibacterium acnes) bakterisinin kemik biyopsilerinde izole edilmesiyle ilişkilendirilir; akne ile bağlantılıdır ve enfeksiyon benzeri bir yanıt tetikleyebilir.
Genetik ve İmmünolojik Faktörler: Ailevi vakalar rapor edilmiş olup, HLA-B27 antijeni pozitiflikte destekleyici rol oynar. İmmün disfonksiyon, proinflammatory sitokinler (örneğin TNF-α) ve otoimmün mekanizmaların rolü düşünülür.
Çevresel Faktörler: Yavaş büyüyen bakteriler veya çevresel tetikleyiciler (örneğin, travma) rol oynayabilir. Kalıtsal bir yatkınlık vardır, ancak tam genetik belirleyiciler tanımlanmamıştır.

SAPHO Sendromunun Belirtileri:

Belirtiler değişken olup, osteoartiküler ve dermatolojik tutulumla karakterizedir. Tipik semptomlar:

Osteoartiküler: Kemik ağrısı (osteit), eklem iltihabı (sinovit), hiperostoz (kemik kalınlaşması), sternoklavikular eklem tutulumu (klavikula ve sternumda ağrı), omurga ve uzun kemiklerde (tibia, femur) lezyonlar. Periferik artrit %92 oranında görülür.
Dermatolojik: Akne (özellikle göğüs ve sırt), palmoplantar pustuloz (avuç ve tabanlarda irin dolu kabarcıklar), psöriazis benzeri deri lezyonları.
Diğer: Yorgunluk, ateş, kilo kaybı, irritabilite. Semptomlar kronik ve rekürren olabilir; cilt bulguları her hastada olmayabilir.

SAPHO Sendromunun Teşhisi:

Tanısal kriterler (Benhamou kriterleri) klinik ve görüntüleme bulgularına dayanır. En az bir kriterin varlığı ve enfeksiyöz nedenlerin dışlanması gereklidir:

Klinik Muayene: Ağrı, şişlik, deri lezyonları.
Laboratuvar: Artmış ESR, CRP; HLA-B27 pozitifliği destekleyici. Kan kültürü negatif olmalıdır.
Görüntüleme: X-ray (osteoliz, skleroz, hiperostoz), CT/MRI (kemik iliği ödemi, periostal inflamasyon), kemik sintigrafisi (WBS) multifokal lezyonları gösterir.
Ayırıcı Tanı: Osteomiyelit, artrit, Langerhans hücreli histiyositoz, Ewing sarkomu, hipofosfatazi dışlanmalıdır. Biyopsi nadiren gereklidir.

SAPHO Sendromunun Tedavisi:

Standart bir tedavi protokolü yoktur; semptoma yönelik ve multimodal yaklaşımlar uygulanır:

İlk Çizgi: Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID’ler, örneğin lornoksikam) ağrı ve inflamasyonu azaltır.
Antibiyotikler: Klindamisin gibi, C. acnes’e karşı 3-8 ay süreyle etkili olabilir.
İmmünomodülatörler: Sulfasalazin, metotreksat, kortikosteroidler (yerel veya sistemik). Biyolojik ajanlar (TNF inhibitörleri, örneğin infliximab) refrakter vakalarda kullanılır.
Bisfosfonatlar: Alendronat gibi, kemik semptomlarını iyileştirir ve çocuklarda ilk seçenek olabilir.
Diğer: Apremilast, tosilizumab (IL-6 inhibitörü) gibi yeni ajanlar umut vericidir. Fizyoterapi, yaşam tarzı değişiklikleri (düşük doz ilaç kullanımı) destekleyicidir.

Prognoz genellikle iyidir; erken tanı ile semptomlar kontrol altına alınabilir, ancak relapslar görülebilir.

Paylaşın

Sandifer Sendromu Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi, Tedavisi

Sandifer sendromu, gastroözofageal reflü ve bazı vakalarda hiatal herni ile birlikte görülen paroksismal distonik hareket bozukluğudur. Sandifer sendromu, patojenik varyantlar olarak da bilinen genetik mutasyonlardan kaynaklanır.

Haber Merkezi / Genetik mutasyonlar, ebeveynlerin çocuklarına aktarmasıyla kalıtsal olabilir veya hücreler bölünürken rastgele ortaya çıkabilir. Genetik mutasyonlar ayrıca kapılmış virüslerden, güneş ışığına maruz kalmaktan kaynaklanan UV radyasyonu gibi çevresel faktörlerden veya bunların herhangi bir kombinasyonundan da kaynaklanabilir.

Sandifer sendromu, bebeklerde ve küçük çocuklarda görülen nadir bir hareket bozukluğudur. Gastroözofageal reflü hastalığı (GERD) ile ilişkili olarak ortaya çıkar ve kas spazmları, anormal baş ve boyun hareketleri ile karakterizedir. Bu sendrom, 1964’te Dr. Paul Sandifer tarafından tanımlanmıştır ve genellikle 18-24 aylıkken kendiliğinden düzelir.

Nörolojik bir hastalık değildir; bebeklerin reflüye bağlı acıyı hafifletmek için geliştirdiği bir tepkidir. Epilepsi veya spazm gibi durumlarla karıştırılabilir, ancak erken teşhisle etkili bir şekilde yönetilebilir.

Sandifer Sendromunun Nedenleri:

Sandifer sendromunun tam nedeni bilinmemekle birlikte, ana tetikleyici gastroözofageal reflüdür (mide asidinin yemek borusuna kaçması). Bu durum, yemek borusunun altındaki sfinkter kasının gevşek olmasıyla ilişkilidir. Diğer olası nedenler şunlardır:

Hiatal herni (midenin diyaframdan yukarı kayması).
İnek sütü proteini alerjisi (bazı vakalarda süt ürünleri semptomları tetikleyebilir).
Yemek borusu iltihabı (özofajit).

Sandifer Sendromunun Belirtileri: Belirtiler genellikle beslenme sonrası ortaya çıkar ve 2-3 dakika sürer. Ana semptomlar:

Tortikollis: Başın yana eğilmesi ve çenenin karşı tarafa dönmesi.
Distoni: Anormal kas kasılmaları, sırtın geriye doğru kamburlaşması (opistotonus), boyun ve sırt spazmları.
Diğer belirtiler: Huzursuzluk, kusma, irritabilite, uyku bozuklukları, öksürük, beslenme güçlüğü, kilo alamama, apne (soluksuz kalma).

Bu hareketler epileptik nöbetlere benzerlik gösterse de, EEG ile ayırt edilebilir.

Sandifer Sendromunun Teşhisi:

Teşhis, klinik muayene ve tıbbi öyküye dayanır. Doktorlar şu adımları izler:

Fiziksel muayene: Anormal postürleri gözlemleme.
Reflü testleri: Üst gastrointestinal endoskopi, pH monitörizasyonu veya baryum yutma testi ile GERD doğrulanması.
Ayırıcı tanı: EEG (nöbetleri dışlamak için), MRG veya kan testleri (alerji için).
Challenge testi: İnek sütü alerjisi şüphesinde süt ürünlerini kesip yeniden vererek semptomları gözlemleme.

Erken teşhis önemlidir, çünkü gecikme beslenme sorunlarına yol açabilir.

Sandifer Sendromunun Tedavisi:

Tedavi, altta yatan reflüyü yönetmeye odaklanır ve sendrom genellikle kendiliğinden geçer. Yöntemler:

Yaşam tarzı değişiklikleri: Dik pozisyonda besleme, sık ve küçük porsiyonlar, emzirme sonrası bebekleri dik tutma.
Diyet modifikasyonları: Formülayı değiştirmek, inek sütünden kaçınma (alerji varsa), anti-reflü mama kullanımı.
İlaçlar: Antasitler, proton pompa inhibitörleri (PPI’lar, mide asidini azaltır), prokinetik ajanlar (mide boşalmasını hızlandırır).
Cerrahi: Nadiren, şiddetli hiatal herni için fundoplikasyon ameliyatı.

Semptomlar genellikle 1-2 yaşında azalır ve uzun vadeli komplikasyon bırakmaz. Aileye psikolojik destek verilmesi önerilir.

Sandifer sendromu iyi huylu bir durumdur, ancak semptomlar fark edildiğinde pediatriste danışmak şarttır.

Paylaşın

Wang Chong Kimdir? Öğretileri

MS 1. yüzyılda Doğu Han Hanedanı döneminde yaşayan Kueiji (günümüz Zhejiang eyaleti, Shangyu) doğumlu Wang Chong, astronom, meteorolog, doğa bilimci ve yazardır.

Haber Merkezi / Wang, fakir bir aileden gelmesine rağmen, başkentteki Ulusal Akademi’de (Taixue) eğitim almış ve Ban Biao gibi önemli tarihçilerden etkilenmiştir. Hayatının çoğu kısmını yoksulluk içinde geçiren Wang, kısa süreli bir memuriyetten sonra istifa ederek inzivaya çekilmiş ve felsefi denemeler yazmıştır.

Wang, İmparator Zhang tarafından saraya çağrılmasına rağmen, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek kabul etmemiştir. Wang Chong, Han dönemi düşünürleri arasında en özgün ve bağımsız olanlardan biri olarak kabul edilmektedir; rasyonalist ve doğa bilimci yaklaşımıyla, dönemin batıl inançlarına karşı eleştirel bir duruş sergilemiştir.

Wang’un ana eseri Lunheng (Eleştirel Denemeler), astronomi, meteoroloji ve erken bilimsel teorileri içermektedir. Bu eser, Alfred Forke tarafından 1907-1911’de İngilizce’ye çevrilmiştir. Wang, hayattayken pek tanınmasa da, 3. yüzyılda yeniden keşfedilmiş ve Wei-Jin döneminde Neo-Daoizm’in doğalcı akımına zemin hazırlamıştır. Wang, 20. yüzyılda ise bilimsel yöntem ve eleştirel ruhla yeniden ilgi görmüştür.

Wang Chong’un Öğretileri:

Wang Chong’un felsefesi, rasyonalizm, sekülarizm, doğalcilik ve mekanizme üzerine kurulumuştur. Dönemin Konfüçyüsçü doktrinlerine sızan batıl inançları (fal, uğur, kehanet) sertçe eleştirmiş ve evrenin kökenini maddi bir açıklamayla (spontane oluşum) yorumlamıştır.

Lunheng adlı eserinde, diğer filozofların öğretilerini “sorgulama” (nan) ve “meydan okuma” (wen) yöntemleriyle test etmiştir; amacı gerçeği (shi) bulmak ve yalan/ boş sözleri (xu) reddetmektir.

Doğalcı ve Maddi Evren Anlayışı: Wang, evrenin spontane (ziran) ve eylemsiz (wuwei) bir şekilde oluştuğunu savunmuştur: “Gök, nesneleri üretmek istemez, nesneler kendiliğinden üretilir.” Teleolojiyi (amaçlılık) reddederek, doğal olayların insan ahlakıyla bağlantılı olmadığını belirtmiştir.

Örneğin, doğal afetleri Gök’ün (tian) hükümdarların günahlarına cezası olarak gören görüşü eleştirmiştir; Gök’ü sadece fiziksel süreçlerin adı olarak tanımlamıştır.

Su döngüsünü doğru tarif etmiş ve kare paletli zincir pompasını (sulama için kullanılan bir araç) Çin tarihinde ilk kez bahsetmiştir. Bu, erken bilimsel gözlemlere dayalı bir yaklaşımdır.

Eleştirel Yöntem ve Konfüçyüsçülüğe Karşı Tutum: Wang, geleneksel Konfüçyüsçülüğü (özellikle “Yeni Metin” okulunu) eleştirmiştir; Konfüçyüs’ü kutsal bir figür olarak yüceltmeyi reddetmiş ve bazı Konfüçyüs ile Mencius öğretilerini sorgulamıştır.

Wang, Han Feizi gibi Legalist filozoflara da karşı çıkmış, erdem ve bilge taklidinin önemini savunmuştur. Wang, metinleri ve öğretileri tarihsel bağlamdan kopuk inceleyen “inadına” (rusheng) Konfüçyüsçüleri eleştirmiştir; felsefenin pratik politikaya uygulanmasını vurgulamıştır.

Wang, eleştirel ruhu, sonraki Neo-Daoist doğalcılığın temelini atmıştır.

Ölüm, Ruh ve Batıl İnançlara Karşı Görüşler: Wang, ruhun bedenden bağımsız var olamayacağını savunmuştur: Ölüm, bir ateşin sönmesi gibidir; ışık (ruh) ateşle (beden) birlikte yok olur. Wang, hayaletler, ejderhalar veya mitik varlıkların varlığını reddetmiştir; bunlar “halk” (su) inançları olarak görmüştür.

Wang, Gök’ün bilinçli bir ajan olmadığını, ritüel veya dua ile yatıştırılamayacağını belirtmiştir; doğayı gözlem ve akılla anlamak gerektiğini vurgulamıştır.

Wang, astronomi ve meteorolojide episik ve eksantrik modeller geliştirmiş (gezegen hareketleri için), ahlak, siyaset ve ontolojiyi ele alan denemeleri (Jisu, Jeiyi, Zheng wu, Yangxing shu) yazmıştır; erdemin doğuştan olmadığını, öğrenmeyle kazanıldığını savunmuştur.

Wang Chong’un öğretileri, Çin felsefesinde rasyonalizmin öncüsüdür; Konfüçyüsçülüğü orijinal haliyle kabul etmekle birlikte, bozulmuş yorumlarını düzeltmiştir. Etkisi, 20. yüzyılda bilimsel devrimle yeniden canlanmış ve modern Çin düşüncesinde eleştirel bir miras bırakmıştır.

Paylaşın

Apollonios Kimdir? Teorik Çalışmaları

MÖ 262 yılında Pergamon’da (bugünkü Bergama) dünyaya gelen Apollonios, MÖ 190 yılında hayatını kaybetmiştir. Apollonios, İskenderiye’de eğitim almış ve çalışmalarının çoğunu burada gerçekleştirmiştir.

Haber Merkezi / Antik Yunan matematikçi ve astronom Apollonios, özellikle konik kesitler üzerine yaptığı çalışmalarla tanınır. Apollonios, matematik tarihinde, özellikle geometri alanında, Öklid ve Arşimet’le birlikte en önemli figürlerden biri olarak kabul edilir.

En bilinen eseri, konik kesitler üzerine yazdığı Conics (Konikler) adlı sekiz ciltlik kitaptır.

Apollonios’un Teorik Çalışmaları

Konik Kesitler (Conics)

Apollonios’un en önemli eseri olan Conics, konik kesitler (parabol, elips, hiperbol) üzerine yazılmış en kapsamlı antik metindir. Bu çalışma, modern analitik geometrinin temelini oluşturur. Önemli noktaları:

Terminoloji ve Tanımlar: Apollonios, elips, parabol ve hiperbol terimlerini ilk kez sistematik olarak tanımlamış ve bu şekillerin özelliklerini incelemiştir. Daha önce bu şekiller, bir koninin farklı açılarda kesilmesiyle elde edilen eğriler olarak biliniyordu.

Matematiksel Yaklaşım: Apollonios, konik kesitleri bir koninin kesitleri olarak geometrik olarak tanımlamış ve bunların özelliklerini (odak, direktriks, eksenler) detaylı bir şekilde incelemiştir. Örneğin, bir elipsin odak noktalarını ve simetri özelliklerini sistematik olarak ele almıştır.

Uygulamalar: Konik kesitler, Apollonios’un döneminde hem teorik matematikte hem de pratik alanlarda (örneğin, astronomi ve optik) önemliydi. Daha sonra, Kepler ve Newton gibi bilim insanları, Apollonios’un konik kesit teorilerini gezegen hareketlerini açıklamak için kullanmıştır.

Conics’in sekiz cildinden dördü orijinal Yunanca, üçü Arapça çevirilerden günümüze ulaşmıştır. Sekizinci cilt kayıptır, ancak içeriği diğer matematikçilerin atıflarıyla kısmen bilinmektedir.

Apollonios’un Astronomi Çalışmaları

Apollonios, astronomide de önemli katkılar sağlamıştır. Gezegen hareketlerini açıklamak için geliştirdiği modeller, Ptolemaios’un Almagest adlı eserine ilham vermiştir:

Episikl ve Eksantrik Modeller: Apollonios, gezegenlerin Dünya etrafındaki hareketlerini açıklamak için episikl (dairesel yörüngeler içinde küçük dairesel hareketler) ve eksantrik (merkezden kaymış dairesel yörüngeler) modeller önermiştir. Bu modeller, o dönemde gök cisimlerinin düzensiz hareketlerini açıklamak için kullanılmıştır.

Ay’ın Yörüngesi: Apollonios, Ay’ın yörüngesindeki anomalileri açıklamak için matematiksel modeller geliştirmiştir. Bu, sonraki astronomi çalışmalarına temel oluşturmuştur.

Apollonios’un Geometri ve Diğer Matematiksel Çalışmaları:

Apollonios’un Conics dışındaki diğer eserleri büyük ölçüde kaybolsa da, antik kaynaklardan bazı katkıları bilinmektedir:

Düzlem Geometrisi: Apollonios, düzlem geometrisinde çeşitli problemleri çözmüştür. Örneğin, bir dairenin başka bir daireye teğet olmasıyla ilgili problemler üzerine çalışmıştır.

Kesit Oranları: Apollonios, oranlar ve orantılar üzerine teoriler geliştirmiş, bu da Öklid’in çalışmalarını tamamlamıştır.

Kayıp Eserler: Cutting Off of a Ratio, Cutting Off of an Area ve Tangencies gibi eserleri, geometrik problemlere sistematik çözümler sunmuştur. Bu eserlerin çoğu, Arap matematikçiler tarafından korunmuş ve aktarılmıştır.

Apollonios, geometrik problemleri sistematik ve analitik bir şekilde ele almıştır. Soyut düşünme yeteneği ve problemleri genelleştirme yaklaşımı, modern matematiğin öncülerinden biri olmasını sağlamıştır. Özellikle, konik kesitlerin evrensel özelliklerini tanımlaması, onun matematikteki yenilikçi yaklaşımını göstermiştir.

Apollonios’un Mirası:

Matematikte Etkisi: Apollonios’un konik kesit teorileri, Rönesans’tan itibaren Kepler, Descartes ve Newton gibi bilim insanları tarafından yeniden keşfedildi ve gezegen yörüngeleri, optik ve mühendislikte kullanılmıştır.

Astronomide Etkisi: Episikl ve eksantrik modelleri, Kopernik öncesi astronomide standart yaklaşımlar olmuştur.

Kültürel Etki: Apollonios, İskenderiye Okulu’nun en parlak üyelerinden biri olarak, Helenistik dönemde bilimin gelişmesine katkıda bulunmuştur.

Paylaşın

Ev Yapımı Pad Thai, Malzemeleri, Hazırlanışı

Herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzet olan Pad Thai, Tayland mutfağına özgü, tatlı, ekşi, tuzlu ve baharatlı tatların dengeli bir kombinasyonuyla hazırlanan popüler bir noodle yemeğidir.

Haber Merkezi / Bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

200 gr kuru pirinç noodle’ı (3-5 mm genişlikte)
200 gr tavuk göğsü (ince dilimlenmiş) veya karides (kabukları temizlenmiş)
2 yumurta (çırpılmış)
1 su bardağı soya filizi
1/2 su bardağı taze soğan veya frenk soğanı (2-3 cm uzunluğunda doğranmış)
1/4 su bardağı kavrulmuş yer fıstığı (kıyılmış)

2 yemek kaşığı kurutulmuş karides (isteğe bağlı, otantik tat için)
2 yemek kaşığı sıvı yağ (tercihen ayçiçek veya fıstık yağı)
1 küçük soğan (ince dilimlenmiş) veya 2-3 diş sarımsak (ince kıyılmış)
1/2 su bardağı sert tofu (küp doğranmış, isteğe bağlı)

Pad Thai Sosu için:

3 yemek kaşığı demirhindi püresi (veya konsantresi)
2 yemek kaşığı balık sosu
2 yemek kaşığı esmer şeker veya hurma şekeri
1-2 çay kaşığı kırmızı pul biber (damak tadına göre)
2 yemek kaşığı su (sosu inceltmek için)

Servis için:

Misket limonu (lime) dilimleri
Taze kişniş veya maydanoz
Ekstra kavrulmuş yer fıstığı
Kırmızı pul biber (isteğe bağlı)

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım…

Pirinç noodlelarını büyük bir kaba koyun ve üzerine ılık su dökerek 20-30 dakika yumuşayana kadar bekletin (kaynatmayın, yoksa lapa olur), süzün ve kenara alın.

Küçük bir kapta demirhindi püresi, balık sosu, esmer şeker, kırmızı pul biber ve suyu karıştırın, sos tatlı, ekşi ve tuzlu bir dengeye sahip olmalı, gerekirse tadına bakarak ayar yapın.

Büyük bir wok veya derin tavada sıvı yağı orta-yüksek ateşte ısıtın, soğanı (veya sarımsağı) ekleyip 1-2 dakika soteleyin, tavuk veya karidesi ekleyin ve tamamen pişene kadar (tavuk için 4-5 dakika, karides için 2-3 dakika) soteleyin, pişen eti bir tabağa alın.

Aynı wok’ta çırpılmış yumurtaları ekleyin ve karıştırarak pişirin (yaklaşık 1 dakika), yumurtaları kenara itin veya tabağa alın.

Woka tofu küplerini (kullanıyorsanız) ekleyip 1-2 dakika soteleyin, yumuşamış noodleları ve Pad Thai sosunu ekleyin, sos noodlelarla tamamen karışana kadar 2-3 dakika karıştırarak pişirin, gerekirse 1-2 yemek kaşığı su ekleyerek noodleların yapışmasını önleyin.

Pişmiş tavuk/karidesi ve yumurtaları woka geri ekleyin, soya filizlerini, taze soğanı ve kurutulmuş karidesi (kullanıyorsanız) ilave edin, 1-2 dakika daha karıştırarak tüm malzemelerin ısınmasını sağlayın.

Pad Thaiyi sıcak olarak tabaklara paylaştırın, üzerine kıyılmış yer fıstığı, taze kişniş ve bir sıkım misket limonu suyu ekleyin, isteğe bağlı olarak ekstra pul biber serpin, yanında misket limonu dilimleriyle servis edin.

Püf Noktaları:

Demirhindi: Otantik Pad Thai’nin ekşi tadı demirhindiden gelir, marketlerde demirhindi püresi veya konsantresi bulabilirsiniz, bulamazsanız, 1 yemek kaşığı limon suyu ve 1 çay kaşığı soya sosuyla yerine geçebilirsiniz, ancak tat biraz farklı olur.

Balık Sosu: Balık sosu, tuzlu ve umami bir tat katar, vegan versiyon için soya sosu veya vegan balık sosu kullanabilirsiniz.

Noodlelar: Pirinç noodle’larını fazla yumuşatmayın; hafif sert olmalı ki wokta dağılmasın.

Wok Kullanımı: Yüksek ateş ve hızlı karıştırma, Pad Thainin lezzetini korur, malzemeleri gruplar halinde pişirirseniz wokta kalabalık olmaz.

Varyasyonlar: Tavuk veya karides yerine tofu, mantar veya sadece sebzelerle vegan bir versiyon yapabilirsiniz.

Paylaşın

Klasik Çoban Pastası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Çoban Pastası (Shepherd’s Pie), herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Çoban pastası, İngiliz mutfağına özgü, kıymalı bir harç üzerine patates püresiyle kaplanmış, fırında pişirilen doyurucu bir yemektir.

Haber Merkezi / Geleneksel olarak kuzu kıymasıyla yapılır, ancak dana kıymasıyla yapılan versiyonu da yaygındır (dana ile yapılırsa “Cottage Pie” olarak da adlandırılır).

Tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

Kıymalı Harç için:

500 gr kuzu kıyması (veya dana kıyması)
1 büyük soğan (ince doğranmış)
2 havuç (küp doğranmış)
2 kereviz sapı (küp doğranmış, isteğe bağlı)
2 diş sarımsak (ince kıyılmış)
2 yemek kaşığı domates salçası
1 su bardağı et suyu veya tavuk suyu

1/2 su bardağı kırmızı şarap (isteğe bağlı, yoksa ek et suyu)
1 çay kaşığı kuru kekik
1 çay kaşığı Worcestershire sosu (isteğe bağlı, umami katar)
1 su bardağı dondurulmuş bezelye veya mısır (isteğe bağlı)
2 yemek kaşığı zeytinyağı veya tereyağı
Tuz ve taze çekilmiş karabiber

Patates Püresi için:

1 kg patates (soyulmuş, küp doğranmış)
50 gr tereyağı
1/2 su bardağı süt veya krema (sıcak)
1/2 su bardağı rendelenmiş kaşar veya cheddar peyniri (isteğe bağlı)
Tuz ve karabiber
1 yumurta sarısı (pürenin parlak ve altın sarısı olması için, isteğe bağlı)

Üzeri için:

Ekstra rendelenmiş peynir (isteğe bağlı)
Taze kıyılmış maydanoz (servis için)

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım…

Patatesleri tuzlu suda yumuşayana kadar haşlayın (15-20 dakika), süzün, tereyağı, sıcak süt veya krema, tuz ve karabiber ekleyerek pürüzsüz bir püre haline getirin, isteğe bağlı olarak yumurta sarısını ekleyip karıştırın, kenara alın.

Büyük bir tavada zeytinyağı veya tereyağını ısıtın, soğanı ekleyip yumuşayana kadar soteleyin (4-5 dakika), havuç ve kerevizi (kullanıyorsanız) ekleyin, 5 dakika daha pişirin, sarımsağı ekleyip 1 dakika soteleyin.

Kıymayı tavaya ekleyin ve rengi dönene kadar orta-yüksek ateşte kavurun, fazla yağı süzün (kuzu kıyması kullanıyorsanız bu adım gerekli olmayabilir), domates salçasını ekleyip 1-2 dakika kavurun.

Kırmızı şarabı (kullanıyorsanız) ekleyin ve 2-3 dakika kaynatın, et suyunu, kekiği ve Worcestershire sosunu ekleyin, tuz ve karabiberle tatlandırın, kısık ateşte 10-15 dakika, sos koyulaşana kadar pişirin, bezelye veya mısırı (kullanıyorsanız) son 2 dakikada ekleyin.

Fırını 200°C’ye önceden ısıtın, kıymalı harcı fırına dayanıklı bir kaba (ör. 20×30 cm) eşit şekilde yayın, üzerine patates püresini spatula ile düzgünce yayın, çatalla hafif desenler yapabilirsiniz (kızarması için), isteğe bağlı olarak pürenin üzerine rendelenmiş peynir serpin.

Fırında 20-25 dakika, üstü altın sarısı olana kadar pişirin, daha çıtır bir üst yüzey için son 2-3 dakika ızgara (grill) modunu kullanabilirsiniz.

Çoban pastasını fırından çıkardıktan sonra 5 dakika dinlendirin, taze maydanoz serpip sıcak servis edin, yanında yeşil salata veya haşlanmış sebzelerle sunabilirsiniz.

Püf Noktaları:

Kıyma: Kuzu kıyması otantik lezzet için idealdir, ancak dana kıyması daha hafif bir alternatif sunar.

Patates Püresi: Pürenin kremsi olması için sıcak süt veya krema kullanın, cheddar eklemek, ekstra lezzet ve kızarıklık katar.

Sos: Şarap ve Worcestershire sosu, harca derinlik katar, şarap kullanmak istemezseniz, elma sirkesi veya ekstra et suyuyla değiştirebilirsiniz.

Sebzeler: Bezelye, mısır veya yeşil fasulye gibi sebzeler ekleyerek çeşitlendirebilirsiniz.

Önceden Hazırlık: Çoban pastasını hazırlayıp fırına vermeden buzdolabında 1-2 gün saklayabilirsiniz.

Paylaşın