Tuncer Bakırhan: Türkiye Yeni Bir Yüzyılın Eşiğinde

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye’nin tarihi bir dönemeçten geçtiğini belirterek, Kürt meselesinin demokratik ve hukuki yöntemlerle çözülmesinin hem ülkenin demokratikleşmesi hem de Orta Doğu’da kalıcı barışın sağlanması açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.

Dünyada ve Orta Doğu’da yeni bir düzenin şekillendiğini ifade eden Bakırhan, Türkiye’nin bu süreçte gelişmeleri izleyen değil, yön veren bir ülke olma fırsatı yakaladığını belirtti. Bunun yolunun ise Kürt meselesinin demokratik siyaset ve müzakere zemininde çözülmesinden geçtiğini dile getirdi.

Türkiye’nin önünde iki seçenek bulunduğunu söyleyen Bakırhan, “Ya çatışma, kutuplaşma ve kriz sarmalı devam edecek ya da barış, demokrasi, hukuk ve refahı esas alan yeni bir dönemin kapısı aralanacak.” dedi.

“Çerçeve yasa yeni dönemin ilk adımı olacak”

Meclis gündemine gelmesi beklenen “çerçeve yasa”ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, düzenlemenin yalnızca teknik bir yasa olmadığını belirterek, silahın yerini siyasetin, çatışmanın yerini hukukun alacağı yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini ifade etti.

Yasanın demokratik siyasetin önünü açacağını savunan Bakırhan, “Bu düzenleme, Türkiye’nin 100 yıllık sorunlarının çözümünde önemli bir eşik olacak. Meseleyi şiddet zemininden çıkarıp hukuk ve siyasetin alanına taşıyacak.” diye konuştu.

“Ortadoğu’da değişimi doğru okuyanlar kazanacak”

Bölgesel gelişmelere de değinen Bakırhan, İran, Suriye, Lübnan ve Filistin’de yaşanan gelişmelerin Orta Doğu’nun siyasi dengelerini yeniden şekillendirdiğini söyledi.

Kürtlerin bölgesel siyasette önemli bir aktör haline geldiğini ifade eden Bakırhan, Türkiye’nin Kürtlerle demokratik temelde kuracağı ilişkinin hem ülke hem de bölge açısından tarihi bir fırsat olduğunu belirtti.

Ekonomi ve hukuk vurgusu

Bakırhan, demokratikleşmenin ekonomik refah için de zorunlu olduğunu savunarak, yıllardır çatışmalara ayrılan kaynakların eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal politikalara yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Hukukun üstünlüğü, adalet ve demokratik reformların ekonomik istikrarın temel şartı olduğunu ifade eden Bakırhan, “Özgür siyaset, adil hukuk, eşit ekonomi ve güçlü demokrasi birlikte var olmalıdır.” dedi.

İrlanda örneğini verdi

Konuşmasında Kuzey İrlanda barış sürecini örnek gösteren Bakırhan, uzun yıllar çözülemeyen sorunların müzakere yoluyla aşılabildiğini belirterek, Türkiye’nin de benzer bir tarihi fırsatla karşı karşıya olduğunu söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim’de ortaya koyduğu irade, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki çağrısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çözüm iradesi ve muhalefetin desteğinin önemli bir fırsat oluşturduğunu dile getiren Bakırhan, bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini ifade etti.

Bakırhan ayrıca, İmralı’da Abdullah Öcalan ile yapılan son görüşmenin olumlu geçtiğini belirterek, Öcalan’ın “Bin kilometrelik yol bir adımla başlar.” mesajını aktardı.

“Barış yalnızca silahların susması değildir”

Barış sürecinin yalnızca güvenlik boyutundan ibaret olmadığını vurgulayan Bakırhan, bunun aynı zamanda ekonomik kalkınma, toplumsal huzur ve bölgesel iş birliği açısından da önemli sonuçlar doğuracağını söyledi.

Önümüzdeki 100 yılın stratejisinin demokratik toplum inşa etmek olduğunu ifade eden Bakırhan, Kürt meselesinin güvenlik politikalarından çıkarılarak hukuk ve demokratik müzakere çerçevesinde ele alınması gerektiğini kaydetti.

Alevilerin eşit yurttaşlık haklarının tanınması, yerel demokrasinin güçlendirilmesi, insan haklarının geliştirilmesi ve farklı kimliklerin özgürce yaşayabildiği demokratik bir Türkiye hedefini dile getiren Bakırhan, barışın aynı zamanda ekonomik kaynakların toplumsal refaha yönlendirilmesini sağlayacağını söyledi.

“Meclis tarihi sorumluluğunu yerine getirmeli”

Çerçeve yasanın ardından demokratik reformların hızla hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Bakırhan, kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması, cezada adalet ve infazda eşitliğin sağlanması yönünde düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu.

Meclis bünyesinde bir Barış İzleme Kurulu oluşturulmasını öneren Bakırhan, tüm siyasi partilerin sürece yapıcı katkı sunmasının önemine işaret etti.

Komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde provokasyonlardan uzak duracaklarını belirten Bakırhan, eleştiri ve önerilere açık olacaklarını ifade ederek, “Barışın kapısını aralayacak her öneriyi olgunlukla değerlendireceğiz.” dedi.

İktidara da çağrıda bulunan Bakırhan, toplumun barış beklentisinin karşılanması için güçlü yasal adımlar atılması gerektiğini söyledi.

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin yeni bir yüzyılın eşiğinde bulunduğunu ifade eden Bakırhan, tüm toplumu barış, demokrasi ve eşit yurttaşlık temelinde ortak geleceği inşa etmeye davet etti.