Bakırhan: Türkiye’nin Demokratik Cumhuriyet Hareketi’ne İhtiyacı Var
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, çözüm sürecinin geldiği aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, sürecin önümüzdeki dönemde yeni bir aşamaya geçmesini beklediklerini söyledi.
Bakırhan, İmralı’da Abdullah Öcalan için yapılacağı iddia edilen konuta ilişkin tartışmaların ise sürecin asıl gündemini gölgelediğini belirterek, “Mesele konut değil, konum” dedi.
Yeni Yaşam gazetesine konuşan Bakırhan, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının ardından süreçte yeni bir aşamaya geçileceğini düşündüğünü ifade etti. Çerçeve yasa kapsamında tanımlanan kurulların bir an önce çalışmaya başlaması gerektiğini savunan Bakırhan, yasanın uygulanması, dönüşlerin gerçekleşmesi ve cezaevlerinin boşalması gibi adımların atılmasını beklediklerini söyledi.
Bakırhan, ilk aşamanın tamamlanmasının ardından Türkiye’nin demokratikleşmesi ve “Demokratik Cumhuriyet”in inşası olarak tanımladığı ikinci aşamaya geçilmesinin önem taşıdığını dile getirdi.
“Mesele konut değil, konum”
Öcalan için inşa edileceği öne sürülen konut üzerinden yürütülen tartışmalara da değinen Bakırhan, konutun büyüklüğünün değil, Öcalan’ın süreçteki konumunun tartışılması gerektiğini söyledi.
Bakırhan, sürecin muhataplarından birinin çalışma koşulları, iletişim imkanları ve hukuki statüsünün belirlenmesi gerektiğini savundu. Görüşme, mesaj iletme, çalışma ve farklı siyasi ve toplumsal aktörlerle temas kurabilmenin sürecin işleyiş koşulları olduğunu belirten Bakırhan, “Sayın Öcalan için artık fiilî durum yetmiyor. Rol fiilen verilmişse karşılığı hukuken de tanımlanmalı” ifadelerini kullandı.
Bakırhan, tartışmanın metrekare üzerinden yürütülmesini eleştirerek, asıl gündemin sürecin niteliği ve bu süreçte üstlenilen rolün gerektirdiği şartların sağlanıp sağlanmadığı olması gerektiğini söyledi.
Özel’in açıklamasına tepki
Bakırhan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Öcalan’a konut tartışmasıyla ilgili “Biz birilerinin eve çıkmasını konuşmak yerine, Demirtaş’ın evine kavuşmasını konuşmak isteriz” sözlerine de tepki gösterdi.
Özel’in yaklaşımını “yadırgadığını” belirten Bakırhan, çözüm sürecinin konuşulduğu bir dönemde daha ciddi bir yaklaşım gerektiğini savundu. Bununla birlikte Özel’in sürecin başından bu yana tutumunu genel olarak olumlu bulduklarını ifade eden Bakırhan, CHP’nin sürecin ikinci aşamasında daha bütünlüklü bir şekilde katkı sunmasını beklediklerini söyledi.
“Çelişkili tutumlarını açıklamaları gerekir”
Bakırhan, CHP’nin Meclis’teki tutumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Çözüm sürecine ilişkin bazı adımlarda CHP yönetimi ile milletvekillerinin tutumları arasında farklılık bulunduğunu belirten Bakırhan, bu durumun açıklanması gerektiğini savundu.
DEM Parti Eş Genel Başkanı, bir yandan çözümü savunan bir iradenin ortaya konulduğunu, diğer yandan ise “statüko reflekslerinin” sürdüğünü öne sürdü.
Sosyal medyadaki tartışmalara ilişkin değerlendirme
İmralı’daki konut tartışması üzerinden sosyal medyada yayılan iddialara da değinen Bakırhan, kaynağı belirsiz bilgilerin ve bağlamından koparılan görüntülerin toplumda şüphe oluşturduğunu söyledi.
Bakırhan, sürece yönelik eleştirilerin sürecin güçlendirilmesine katkı sunması gerektiğini belirterek, “Süreç yok”, “gizli pazarlık var” ve “her şey seçim hesabı” gibi farklı iddiaların aynı anda dolaşıma sokulduğunu ifade etti. Sosyal medyanın dezenformasyon alanına dönüştüğünü savunan Bakırhan, barış ihtimaline ilişkin kuşkunun yayılmasının sürece zarar verebileceğini söyledi.
“İktidara itiraz etmek başka, silahların susmasını istememek başka”
Sol ve sosyalist hareketin sürece daha güçlü biçimde dahil olmasını istediklerini belirten Bakırhan, eleştirilerin farklı biçimlerde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bakırhan, iktidara yönelik itiraz ile silahların susmasına karşı çıkmanın birbirinden ayrılması gerektiğini belirterek, barış arayışının eleştirilmesinin sürecin eksikleri üzerinden yapılabileceğini ifade etti. Savaşın maliyetinin toplumun farklı kesimleri tarafından taşındığını söyleyen Bakırhan, barış sürecinin Türkiye’nin demokrasi meselesi olarak ele alınması gerektiğini savundu.
“Türkiye’nin Demokratik Cumhuriyet Hareketi’ne ihtiyacı var”
DEM Parti kongresinde öne çıkan “Demokratik Cumhuriyet Hareketi” kavramına ilişkin de konuşan Bakırhan, bu yönde daha geniş ve kapsayıcı bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
Hareketin farklı bileşenleri ve toplumsal alanları kapsayacağını belirten Bakırhan, kadın, gençlik, ekoloji, emek, halklar ve inançlar, engelliler, göçmen ve mülteciler, çocuk, bilim, eğitim ve kültür gibi alanların örgütlenmede yer alacağını ifade etti.
Bakırhan, yeni yapının karar alma mekanizmalarında farklı kesimlerin temsil edilmesini ve daha yatay bir örgütlenme modelinin oluşturulmasını planladıklarını belirtti.
“Türkiye’deki süreç Ortadoğu’yu da etkileyebilir”
Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Bakırhan, Türkiye’deki sürecin Suriye, Irak ve İran’daki Kürt meselesinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Suriye’de entegrasyon sürecinin önemli bir aşamaya geldiğini belirten Bakırhan, meselenin yalnızca silahlı güçlerin devlet yapısına katılmasıyla sınırlı olmadığını; Kürtlerin dili, yerel yönetim modeli, siyasi temsili ve kadınların kazanımlarının hukuki güvenceye alınmasının da önemli olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin kendi Kürt meselesini demokratik ve hukuki zeminde çözmesinin bölgedeki gelişmeleri de etkileyebileceğini savunan Bakırhan, kalıcı barışın sağlanmasının Ortadoğu’da siyasetin alanını genişletebileceğini söyledi.



























