Ağaçların hem saygıya hem de korumamıza ihtiyacı var

Yaprak döken ağaçlar istemiyoruz, yeşil alanlarımızda böcek istemiyoruz (balkonda, çatıda ya da yerde), kuşları sevmiyoruz, kertenkele ve yılanları sevmiyoruz, çamur ve toprağı sevmiyoruz. Bu nedenle kentsel alanın her santimini betonla döşüyoruz. Öyleyse, Doğa Ana’nın tam olarak nesini seviyoruz?

Haber Merkezi / Ağaçların önemini açıkça göz ardı etmenin suçu, yalnızca hükümetin yetkileri ve kurumlarına bağlanamaz. Büyüyen ve genişleyen kentlerde her gün sayısız ağaç kesilir. Daha da kötüsü, motorlu testerelerden kaçan birkaç ağaç çimentoyla kaplı zeminlerin içerisinde kalır.

Kökleri yağmur suyundan mahrum… Bu durum hayatta kalmak için sadece su isteyen ve karşılığında bize gölge, çiçek, meyve veren bu yeşil varlıklar için nihai işkence olmalı. Bunları betondan kurtarmaya yönelik adımlar nadiren atılır.

Yeşilliğin simgesi, saksılı palmiyeler, çiçekli çalılar, diğer süs bitkileri ve küçük saksılardaki zavallı bitkilerden oluşan, hayatta kalmaları için başkalarının sulanmasına bağlı olan ve en ufak bir ihmalde solan sözde ‘yeşiller’. Bu bitkiler, ağaçlar gibi kendi kendine yetmiyor; kendimizi yeşili sevdiğimiz yalanımıza ikna etmek için verdiğimiz mücadele.

Öte yandan yaşadığımız kentlerde yetkililer, bölgeye ve şehir manzarasına uygun olduklarından emin olmak için ağaçları bile seçiyorlar. Burada yaptığımız gibi kesilmiş ağaçların yerine fidan adına süs bitkileri dikiyorlar.

Bu, Dünya ile artan kopukluğumuzu gösterir. Yaprak döken ağaçlar istemiyoruz, yeşil alanlarımızda böcek istemiyoruz (balkonda, çatıda ya da yerde), kuşları sevmiyoruz, kertenkele ve yılanları sevmiyoruz, çamur ve toprağı sevmiyoruz. Bu nedenle kentsel alanın her santimini betonla döşüyoruz. Öyleyse, Doğa Ana’nın tam olarak nesini seviyoruz?

Devletin yerleşim alanlarında ağaçların kesilmesinden rahatsız olanlar bile kendi mahallelerinde onları kurtarmak için ne yapacaklarını bir an önce düşünmelidir. Bir an önce “sadece bir ağaç” zihniyetini değiştirmeliyiz. Ağaçların hem saygıya hem de korunmaya ihtiyacı vardır.

İşte… Dünyanın en güvenli şehirleri!

Dünya ülkeleri ve kentleriyle ilgili en büyük veri tabanına sahip olan Numbeo portalı, 2019’un en güvenli ülkeleri listesini paylaştı. Türkiye 59.62 puanlık güvenlik endeksiyle listenin 49. sırasında yer aldı.

118 ülkenin bulunduğu listenin zirvesinde Katar yer alırken, Türkiye ise 59.62 puanlık güvenlik endeksiyle listenin 49. sırasında yer aldı.

Güvenlik endeksi 78.5 olan İsviçre, 2019’un En Güvenli Ülkeleri listesinin 10. sırasında yer aldı.

78.53 puanla Singapur, listenin 9. sırasında.

Avusturya, 2019’un En Güvenli Ülkeleri sıralamasında 8. oldu.

Yüzde 79.20 güvenlik oranına sahip olan Estonya, listede 7. sırada.

Gürcistan, yüzde 80.14 güvenlik endeksiyle listenin 6. sırasında yer aldı.

Hong Kong, 80.86 puanlık güvenlik endeksiyle listenin 5.’si oldu.

Tayvan, 82.62 puanla sıralamada dördüncü.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 83.68 puanla sıralamada 3. sırada yer aldı.

Japonya, 86.27 puanla listenin 2. sırasına yerleşti.

Katar, 2019’un En Güvenli Ülkeleri sıralamasının zirvesine oturdu.