Mardin: Dunaysır Köprüsü

Dunaysır Köprüsü; Mardin’in Kızıltepe İlçesi, Koçhisar Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Zergan Çayı üzerindeki köprüye, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Köprünün üzerinde kitabesi yoktur. Köprünün yaklaşık 100 m. güneyindeki Kızıltepe Ulu Camii’nin üzerinde 601/1204 tarihli kitabe vardır. Hem caminin tarihi hem de Kızıltepe’nin XIII. yüzyılda önemli bir merkez olduğu göz önüne alındığında ve yapının konumu, malzemesi, inşa tekniği bakımından Artukoğulları dönemi köprüleri ile benzerliğinden hareketle, köprünün XIII. yüzyılın başlarında Artukoğulları tarafından yapıldığı kabul edilebilir.

Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 07.03.1996 tarih ve 1773 sayılı kararıyla tescillenen ve çeşitli dönemlerde geçirdiği onarımlarla günümüze ulaşan yapı sağlamdır ve kullanılmaktadır. Kuzey-güney istikametinde uzanmakta olan köprü, beş gözlü sivri kemerli, yolu eğimli olan köprüler grubuna girmektedir. Yapının döşeme uzunluğu 51.00 m., genişliği 5.40 m. ve yüksekliği yaklaşık olarak 5.00 m.’dir.

Beş gözlü köprünün ortasındaki gözü daha yüksek ve büyük yapılmış, yanlardaki ikişer göz ise daha küçük tutulmuştur. Ayaklarda taşıyıcı olarak sivri kemer kullanılmıştır Köprü ayaklarının memba yönünde, üst kısımları yarım piramidal külahla sonlanan, üçgen tabanlı dört adet sel yaran mevcuttur. Yapının üzerinde herhangi bir süsleme bulunmamaktadır. Eser, sarı renkli düzgün kesme taş malzemeden inşa edilmiş olup, köprü yolu ile sel yaranların yarım piramidal külahları günümüzde betonla kaplanmıştır.

Mardin: Dunaysır (Koçhisar) Ulucami

Dunaysır (Koçhisar) Ulucami; Mardin’in Kızıltepe İlçesi, Yenimahalle Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Kitâbesine göre Mardin Artukluları’ndan Yavlak (Yoluk) Arslan (1184-1200) tarafından yaptırılmaya başlanmış, onun ölümü üzerine kardeşi Ebü’l-Feth Artuk Arslan tarafından 601 (1204-1205) yılında tamamlanmıştır.

XIX. yüzyılda yeni yerleşim merkezi Koçhisar’ın uzağında kaldığından terkedilmiş, zamanla duvar taşları sökülerek yakındaki köylere götürülmüş, XX. yüzyıla harabe halinde gelmiştir.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 1967-1976 yıllarında tamir ettirdiği harim kısmı büyük ölçüde kurtarılmış, ancak avlu etrafındaki yapılarla kazı sırasında ortaya çıkarılan minarelerin kaideleri temel seviyesinde bırakılmıştır.