Türkiye, Kadın İstihdamında Avrupa’nın En Alt Sıralarında
Avrupa Birliği ve Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü ülkelerinde kadınların işgücüne katılımı yüzde 45 – 60 arasında değişirken, Türkiye, alanda en alt sıralarda yer alıyor.
Türkiye nüfusunun neredeyse yarısını oluşturan kadınlar, sosyal ve çalışma hayatında giderek daha az yer alıyor.
TÜİK verilerine göre, 2024 yılı sonunda 85 milyonu aşan nüfusun yüzde 49,9’unu kadınlar oluştururken, bu büyük potansiyel ekonomiye ve üretime yeterince katılamıyor. Özellikle genç kadınlar, işgücü piyasasından hızla uzaklaşıyor.
TÜİK’in istihdam ve işsizlik verileri, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. 15-34 yaş grubundaki okumayan ve çalışmayan kadın sayısı 4 milyon 684 bine, oranı ise yüzde 39,5’e yükseldi. Bu, en verimli çağdaki her 10 kadından yaklaşık 4’ünün üretim ve toplumsal refaha katkı sağlamadığı anlamına geliyor.
Genç kadın işsizliği de alarm veriyor. 15-24 yaş arası genç kadın işsizliği yüzde 30,6 iken, üniversite mezunu genç kadınlarda bu oran yüzde 28 olarak kaydedildi. 15-29 yaş aralığındaki genç nüfusun 4 milyon 55 bininin ne eğitimde ne de istihdamda olduğu belirtilirken, bu grubun yüzde 77’sini (3 milyon 116 bin kişi) kadınlar oluşturuyor.
Uluslararası verilerle karşılaştırıldığında, Türkiye’nin bu alandaki gerilemesi daha belirgin hale geliyor. Avrupa Birliği ve OECD ülkelerinde kadınların işgücüne katılımı yüzde 45-60 arasında değişirken, Türkiye en alt sıralarda yer alıyor.
Çalışma çağındaki kadınların sadece üçte biri işgücünde bulunuyor. Eğitimde ve istihdamda olmayan kadınların oranı ise AB ortalamasının neredeyse dört katı seviyesinde. Bu durum, toplumsal refahın artmasını engellerken, atıl işgücünün büyümesine zemin hazırlıyor.
Veriler, kadınların kayıtlı istihdamda erkeklerin çok gerisinde kaldığını gösteriyor. Kayıt dışı çalışmaya daha fazla maruz kalan kadınlar, sosyal güvenlik sisteminin dışında kalıyor. Bu durum, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde yoksulluğun kadınlar üzerinde yoğunlaşmasına neden oluyor.
Çalışma çağındaki her 4 kadından neredeyse 3’ü toplumsal ve ekonomik yaşamın dışında kalarak ekonomik bağımsızlıklarını yitirmiş durumda.
(Kaynak: ANKA)






























