2026 Yılındaki NATO Zirvesine Türkiye Evsahipliği Yapacak

9 – 11 Temmuz tarihleri arasında Washington’da düzenlenen NATO zirvesinin sonuç bildirgesinde, Türkiye’nin 2026 yılında yapılacak NATO zirvesine ev sahipliği yapacağı duyuruldu.

Gelecek yılki NATO zirvesinin Hollanda’nın Lahey kentinde yapılacağı da bildirildi. Hollanda eski başbakanı Mark Rutte, Jens Stoltenberg’in yerine NATO genel sekreteri seçilmişti.

ABD, Rusya’nın Avrupa’ya yönelik artan tehdidine karşı koymayı amaçlayan önemli bir adım olarak, 2026 yılında Almanya’da daha uzun menzilli füzeler konuşlandırmaya başlayacak. Karar NATO’nun Washington’da devam eden devlet ve hükümet başkanları zirvesinin ikinci gününde açıklandı.

Zirvenin nihai sonuç bildirgesinde, Ukrayna’nın NATO üyeliği yolunda “geri dönülmez yolda” olduğuna vurgu yapıldı, Rusya’yla savaşın sona ermesinden sonra – koşullar uygunlaşınca – ittifaka davet edileceği güvencesi verildi.

Sonuç bildirgesinin en sonunda ittifakın 2026 yılındaki zirvesinin Türkiye’de yapılacağı notu dikkat çekti. Gelecek yılki toplantının Hollanda’nın Lahey kentinde yapılacağı bildirildi.

Almanya’ya daha uzun menzilli füze yerleştirme kararı, ABD’nin güçlü silah sistemlerini Soğuk Savaş’tan bu yana Avrupa kıtasında ilk kez konuşlandıracak olmasına işaret ediyor. Karar aynı zamanda, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’e açık bir uyarı niteliği taşıyor.

ABD ve Almanya tarafından yapılan ortak açıklamada, “belirli aralıklarla yapılacak konuşlandırmaların” uzun vadeli konuşlandırmaya hazırlık olduğuna dikkat çekildi. Almanya’ya yerleştirilecek bu silahlar arasında SM-6 füzeleri, Tomahawk seyir füzeleri ve geliştirilme aşamasında olan, daha uzun menzilli hipersonik füze sistemleri olduğu belirtildi.

Bu tarz bir konuşlandırma, 1987 yılında ABD ve Sovyetler Birliği arasında imzalanan Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması kapsamında yasaktı, ancak 2019’da uzatılmayan bu anlaşma geçerliliğini yitirdi.

Üye ülkeler yayınladıkları bildirgede “Müttefiklerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne karşı bir saldırı olasılığını gözardı edemeyiz” notu düştü. Müttefik ülkeler Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’ye destek verirken Ukrayna’ya daha fazla yardım gönderilmesi kararı aldı.

Üye ülkeler ayrıca önümüzdeki yıl içinde en az 40 milyar Euro tutarında askeri yardımda bulunmayı kabul etti, ancak NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in de istediği şekilde bu taahhüdü sonraki yıllarda sürdürmeyi reddetti.

Bildirgede NATO’nun Çin’le ilgili kullandığı ifade de sertleştirildi. Pekin hükümeti için “Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının kilit destekleyicisi” denildi, bu ülkenin Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliği açısından sistematik zorluklar oluşturmaya devam ettiği kaydedildi.

Ekim ayında görevi sona erecek olan Genel Sekreter Stoltenberg, Çarşamba günkü toplantının sonunda gazetecilere yaptığı açıklamada, 32 üye ülkenin Çin’le ilgili kullanılan bu ifade konusunda ortak görüş bildirdiğini söyledi. NATO’nun yaptırım uygulayan bir örgüt olmadığını söyleyen Stoltenberg, “Günün sonunda bu konuda müttefikler ayrı ayrı karar verecekler ama bence bu NATO zirvesinden gönderdiğimiz mesaj çok açık” dedi.

Bildirgede ayrıca Çin’e Rusya’nın savaş çabalarına verdiği maddi ve siyasi desteği kesmesi çağrısında bulunuldu. Belgede Çin’in uzay kabiliyetlerine ilişkin endişeler dile getirildi, nükleer cephaneliğindeki hızlı genişlemeye dikkat çekildi ve Pekin’e stratejik risk azaltma görüşmelerine katılma çağrısı yapıldı.

“İttifakın Rusya’nın gerisinde kalmasına izin veremeyiz”

Başkan Biden, zirvenin ikinci gününde devlet ve hükümet başkanları toplantısının açılışında yaptığı konuşmada NATO üyelerinin sanayi temellerini genişletme ve yerli savunma üretimi için plan geliştirme sözü vermelerinden memnuniyet duyduğunu açıkladı.

“İttifakın geride kalmasına izin veremeyiz” diye konuşan Biden, sözlerini “NATO topraklarının her karışını savunabiliriz ve savunacağız ve bunu birlikte yapacağız” diye tamamladı.

Biden Beyaz Saray’da İngiltere’nin yeni Başbakanı Keir Starmer’la görüştü, İngiltere’yi Atlantik ötesi NATO ittifakını birbirine bağlayan “düğüm” olarak tanımladı ve iki ülkenin işbirliğine devam etmesi gerektiğini söyledi.

Başkan Biden NATO zirvesinin son gününde de Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski’yle biraraya gelecek, devam toplantılarının yanısıra NATO-Ukrayna Konseyi toplantısına katılacak. Biden zirve toplantısı sonunda iç ve dış basının izleyeceği bir basın toplantısı düzenleyecek.

Biden ayrıca Çarşamba akşamı NATO müttefik üyeleri ve ortak ülkelerinin liderleriyle eşlerini Beyaz Saray’da verdiği resmi akşam yemeğinde ağırladı.

81 yaşındaki Biden, 27 Haziran’da Cumhuriyetçi rakibi ve eski Başkan Donald Trump’la girdiği tartışma programındaki başarısız performansının ardından bu göreve uygun olup olmadığı ve yerini bir başka Demokrat Partili adaya devretmesi konusunda siyasi baskılara maruz kaldı. Bundan dolayı Biden, NATO zirvesinde müttefik liderlerle sergilediği dayanışmanın iki hafta önceki tartışma programında bozulan imajını düzeltmesini umuyor.

Paylaşın

Irak, Suriye – Türkiye Görüşmelerine Hazırlanıyor

Irak Başbakanı Muhammed Şia es-Sudani’nin siyasi danışmanı Fadi el-Şammari, Irak hükümetinin Şam ile Ankara arasında yapılacak görüşmelerin hazırlıkları üzerinde çalıştığını söyledi.

Erbil merkezli haber sitesi Rudaw’a konuşan Şammari, iki ülke arasındaki ihtilafın sona erdirilmesinde ülkesinin “önemli” bir rol oynadığına dikkat çekti. Şammari, Suriye ile Türkiye arasındaki yakınlaşmanın Irak’ın “doğrudan” çıkarına olduğunu da sözlerine ekledi.

El-Şammari, Irak hükümetinin gündeminde “sınır güvenliği, ekonomik iş birliği, bölgedeki silahlı grupların etkisinin azaltılması, Suriyeli mültecilerin geri dönüşünün kolaylaştırılması ve terör örgütleriyle mücadelede iş birliği” gibi konuların yer aldığını söyledi. 

Normalleşme sürecinin ilk adımı 28 Aralık’ta atıldı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Suriyeli mevkidaşı Faysal Mikdad, Suriye’de savaşın başladığı 2011 yılından bu yana dışişleri bakanları düzeyinde ilk kez resmi görüşme için Moskova’da bir araya gelmişti.

Toplantıda ilişkilerin normalleştirilmesinin yanı sıra Suriye’deki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan 3,7 milyon Suriyeli mültecinin ülkelerine gönüllü geri dönmeleri konusunun da ele alınacağı kaydedilmişti.

Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde konuyla ilgili yer alan açıklamada “Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi hakkında görüş alışverişinde bulunulması, terörle mücadele, siyasi süreç, sığınmacıların gönüllü, güvenli ve onurlu dönüşleri de dahil olmak üzere insani konuların ele alınması planlanmaktadır” denilmişti.

Ankara ile Şam arasındaki normalleşme sürecinde Rusya’nın da girişimleriyle ilk somut adım bakanlar düzeyinde 28 Aralık’ta atılmıştı.

Moskova’da 28 Aralık 2022’de Türkiye, Rusya ve Suriye savunma bakanları ve istihbarat başkanlarının katılımıyla yapılan üçlü toplantıda Suriye krizi, mülteci sorunu ve Suriye topraklarında bulunan tüm terör örgütleri ile ortak mücadele çabaları ele alınmıştı.

İlk görüşmede Şam yönetiminin, Türkiye’den, topraklarından çekilmesini ve Özgür Suriye Ordusu’nu (ÖSO) “terörist” olarak tanınmasını istediği ancak bu taleplerin Türkiye tarafından geri çevrildiği bildirilmişti.

Nisan başında dışişleri bakan yardımcıları düzeyinde yapılan toplantıya İran da katıldı. Türkiye, Suriye, Rusya ve İran savunma bakanları ve istihbarat başkanlarının katıldığı 25 Nisan’da yapılan toplantı, Ankara ile Şam arasında başlatılan normalleşme sürecinde yeni bir adım olmuştu.

Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türkiye “Suriye topraklarında her şekliyle terör örgütleri ve tüm aşırılıkçı gruplarla mücadele, Suriyeli mültecilerin topraklarına dönmelerine yönelik çabaların yoğunlaştırılması”na vurgu yaptı ve tarafların “Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olduklarını teyit” ettikleri belirtilmişti.

Suriye ise “Türk birliklerinin Suriye’den çekilmesi” talebini yinelemişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Aralık toplantısı öncesinde Suriye’nin kuzeyindeki YPG güçlerine yönelik olası kara operasyonuyla ilgili açıklamada bulunurken, “Biz şu an itibarıyla Suriye, Türkiye, Rusya üçlü olarak bir adım atalım istiyoruz.

Bunun için de önce istihbarat örgütlerimiz bir araya gelsin, ardından savunma bakanlarımız bir araya gelsin, daha sonra dışişleri bakanlarımız bir araya gelsin. Onların yaptığı görüşmelerden sonra da biz liderler olarak bir araya gelelim. Bunu da Sayın Putin’e teklif ettim. O da buna olumlu baktı. Böylece bir dizi görüşmeler zincirini başlatmış olacağız” şeklinde konuşmuştu.

Erdoğan’ın açıklamalarının ardından Rus medyasına yansıyan haberlerde, Moskova’nın Türkiye tarafından önerilen üçlü diplomasi mekanizması fikrine sıcak baktığı belirtilmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kasım ayında Suriye Devlet Başkanı Esad ile görüşebileceğinin sinyalini vermiş ancak Esad, Türkiye Suriye’nin kuzeyindeki askerlerini çekmeyi kabul etmediği müddetçe Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmeyeceğini söylemişti.

Paylaşın

Sosyal Yardıma Muhtaç Hane Sayısında Çarpıcı Artış

2024 yılının ilk beş aylık döneminde 4 milyon 278 bin 728 hane sosyal yardımdan yararlanırken, sosyal yardıma muhtaç hane sayısı, 2024 yılının ocak ayına göre 498 bin 120 arttı.

Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmetinden yararlanan çocuk sayısı da 2024 yılı mayıs ayın itibariyle 3 milyon 479 bin 832’ye yükseldi.

Birgün’den Mustafa Bildircin’in resmi verilerden aktardığına göre, Türkiye’deki 17 milyon 114 bin 912 yurttaş yaşamını sosyal yardımlarla sürdürmeye çalışıyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sosyal yardım verileri de Türkiye’deki derin ekonomik krizin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye’nin sosyal yardım karnesini 1 Haziran itibarıyla ortaya koyan verilere göre, sosyal yardıma muhtaç hane sayısı 4,2 milyonu aştı.

Açlık sınırının altında geliri olan hanelerin dahil edildiği Aile Destek Programı’na yönelik veriler de iktidarın gizlemek istediği derin yoksulluğu açığa çıkardı.

2022 yılında 3 milyon 99 bin 560 hane ile başlayan program kapsamındaki hane sayısı, aylar içinde tırmanarak Mayıs 2024’te 3 milyon 479 bin 832’ye çıktı.

Aylık geliri brüt asgari ücretin üçte birinin altında olan kişiler için genel bütçeden ödenen Genel Sağlık Sigortası (GSS) primine ilişkin veriler de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nca paylaşıldı. Mayıs 2024 verilerine göre, 9 milyon 444 bin 458 kişinin GSS primi bütçeden karşılandı.

Ailesinin yoksulluğu nedeniyle bakılamayan ve ailesinden alınma riski bulunan çocukların sayısını ortaya koyan Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmetinden yararlanan çocuk sayısının ulaştığı boyut da dikkati çekti.

Buna göre, 2020 yılında 129 bin 422 olan SED hizmetinden yararlanan çocuk sayısı, 2022’de 157 bin 248’e, 2023’te ise 264 bin 995’e, 2024’ün Mayıs ayında ise 170 bin 694’e kadar çıktı.

Bakanlığın verilerine göre, 2024 yılının Ocak-Mayıs döneminde 4 milyon 278 bin 728 hane sosyal yardımdan yararlandı. Sosyal yardıma muhtaç hane sayısı, 2024 yılının Ocak ayına göre 498 bin 120 arttı.

 

Paylaşın

HSBC’den Türkiye İçin Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: Yüzde 44,6

HSBC, Türkiye için yıl sonu enflasyon tahminini aşağı yönlü revize etti. Kurum, Türkiye için 2024 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 48’den yüzde 44,6, 2025 yıl sonu tahminini ise yüzde 29’dan yüzde 27,7’ye düşürdü.

HSBC, Türkiye için 2024 yılı büyüme tahmini yüzde 3,1’den yüzde 3,8’e yükseltti. Kurum, Türkiye için 2025 yıl sonu tahmini ise değiştirmeyerek yüzde 3,6 olarak sabit bıraktı.

The Hongkong and Shanghai Banking Corporation’ın Türkiye iştiraki HSBC, Türkiye ekonomisine ilişkin son raporunu yayınladı.

BloombergHT’nin aktardığına göre; Kurum, raporunda, ilk çeyrekte yüzde 5,7 olan güçlü büyüme rakamı sonrası Türkiye için büyüme tahminini revize ettiğini belirtti. HSBC, Türkiye için 2024 yılı büyüme tahmini yüzde 3,1’den yüzde 3,8’e yükseltti. Kurum, Türkiye için 2025 yıl sonu tahmini ise değiştirmeyerek yüzde 3,6 olarak sabit bıraktı.

Raporda, sıkı para politikası ve/veya maliye politikasının enflasyonda daha hızlı düşüşe ve dış açıkta daha hızlı iyileşmeye yol açacağı belirtildi. Raporda, enflasyon tahminlerini ise aşağı yönlü revize eden kurum 2024 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 48’den yüzde 44,6, 2025 tahminini yüzde 29’dan yüzde 27,7’ye düşürdü.

Raporda, para politikasının yıl sonuna kadar değişmeyeceği görüşüne de yer verildi ve “Tahminlerimize göre reel politika faizi Kasım itibariyle oldukça olumlu olacak ancak yine de 4. çeyrekte başlayacak faiz indirimlerinin biraz erken olacağını düşünüyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Yüksek enflasyon beklentisi ve fiyatlama davranışlarında bozulmanın enflasyon görünümü için yukarı yönlü riskler olduğu belirtilen raporda, ayrıca bu yıl için bütçe açığı/GSYH tahmininin yüzde 6,5’ten yüzde 5,7’ye düşürdüğüne de yer verildi.

Paylaşın

Türkiye, Nüfusu En Yüksek 20 Ülke Arasında

Türkiye, 85 milyon 372 bin 377 kişi nüfusu ile nüfus büyüklüğüne göre 194 ülke arasında 18. sırada yer alırken, dünya toplam nüfusunun yüzde 1,1’ini oluşturdu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dünya Nüfus Günü 2024 verilerini açıkladı. Buna göre; Birleşmiş Milletler nüfus tahminlerine göre 2023 yılında en fazla nüfusa sahip ülke, 1 milyar 428 milyon 627 bin 663 kişi ile Hindistan olurken, bu ülkeyi 1 milyar 425 milyon 671 bin 352 kişi ile Çin, 339 milyon 996 bin 563 kişi ile Amerika Birleşik Devletleri izledi. Bu üç ülke dünya toplam nüfusunun yüzde 39,7’sini oluşturdu.

Türkiye, 85 milyon 372 bin 377 kişi nüfusu ile nüfus büyüklüğüne göre 194 ülke arasında 18. sırada yer alırken, dünya toplam nüfusunun yüzde 1,1’ini oluşturdu.

Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre ülkelerin toplam nüfusları içindeki 0-17 yaş grubu çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2023 yılında en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan ülkeler, yüzde 55,5 ile Nijer ve Orta Afrika Cumhuriyeti oldu. Bu ülkeleri yüzde 54,2 ile Çad ve yüzde 54,0 ile Mali izledi. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülke, yüzde 13,9 ile Kore Cumhuriyeti oldu. Bu ülkeyi yüzde 14,1 ile Japonya, yüzde 14,2 ile Singapur izledi.

Çocuk nüfus oranı dünya ortalaması, 2023 yılında yüzde 29,8 oldu. Türkiye’deki çocuk nüfus oranının yüzde 26,0 ile dünya çocuk nüfus ortalamasının altında kaldığı görüldü.

Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2023 yılında en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla yüzde 23,3 ile İrlanda, yüzde 21,0 ile İsveç ve yüzde 20,7 ile Fransa olduğu görüldü. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla yüzde 15,1 ile İtalya, yüzde 15,6 ile Malta ve yüzde 16,0 ile Portekiz oldu. Türkiye’nin çocuk nüfus oranının yüzde 26,0 ile AB üye ülkelerinin çocuk nüfus oranlarından daha yüksek olduğu görüldü.

Genç nüfus oranının en yüksek olduğu ülke Suriye

Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre ülkelerin toplam nüfusları içindeki 15-24 yaş grubu genç nüfus oranları incelendiğinde, 2023 yılında en yüksek genç nüfus oranına sahip olan ülke, yüzde 24,1 ile Suriye oldu. Bu ülkeyi yüzde 22,3 ile Orta Afrika Cumhuriyeti ve Doğu Timor, yüzde 22,1 ile Eritre izledi. Genç nüfus oranının en düşük olduğu ülke, yüzde 6,8 ile Ukrayna oldu. Bu ülkeyi yüzde 7,6 ile Katar, yüzde 8,5 ile Monako izledi.

Genç nüfus oranı dünya ortalaması, 2023 yılında yüzde 15,5 oldu. Türkiye’nin genç nüfus oranın yüzde 15,1 ile dünya genç nüfus ortalamasının hemen altında olduğu görüldü.

Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre AB üyesi 27 ülkenin genç nüfus oranları incelendiğinde, 2023 yılında en yüksek genç nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla yüzde 13,1 ile İrlanda, yüzde 12,0 ile Danimarka, yüzde 11,9 ile Hollanda olduğu görüldü. En düşük genç nüfus oranına sahip olan ülkelerin ise sırasıyla yüzde 9,0 ile Malta, yüzde 9,4 ile Litvanya, yüzde 9,5 ile Bulgaristan ve Slovenya olduğu görüldü. Türkiye’nin genç nüfus oranının yüzde 15,1 ile AB üyesi 27 ülkenin genç nüfus oranlarından daha yüksek olduğu görüldü.

Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre ülkelerin toplam nüfusları içindeki 65 ve daha yukarı yaştaki yaşlı nüfus oranları incelendiğinde, 2023 yılında en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip olan ülke, yüzde 35,8 ile Monako oldu. Bu ülkeyi yüzde 30,1 ile Japonya, yüzde 24,5 ile İtalya izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu ülke, yüzde 1,6 ile Katar oldu. Bu ülkeyi %1,7 ile Uganda, yüzde 1,8 ile Zambiya izledi. Yaşlı nüfus oranı dünya ortalaması, 2023 yılında yüzde 10,0 oldu. Türkiye’nin yaşlı nüfus oranının yüzde 10,2 ile dünya yaşlı nüfus ortalamasının hemen üzerinde olduğu görüldü.

Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre AB üyesi 27 ülkenin yaşlı nüfus oranları incelendiğinde, 2023 yılında en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla yüzde 24,5 ile İtalya, yüzde 23,6 ile Finlandiya ve %23,3 ile Portekiz olduğu görüldü. En düşük yaşlı nüfus oranına sahip olan ülkelerin ise sırasıyla yüzde 15,2 ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, yüzde 15,4 ile Lüksemburg, yüzde 15,5 ile İrlanda olduğu görüldü. Türkiye’nin yaşlı nüfus oranının yüzde 10,2 ile AB üyesi 27 ülkenin yaşlı nüfus oranlarından daha düşük olduğu görüldü.

Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre ülkelerin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2023 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülke, 6,67 çocuk ile Nijer oldu. Bu ülkeyi 6,12 çocuk ile Çad ve 6,10 çocuk ile Somali izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu ülke, 0,88 çocuk ile Kore Cumhuriyeti oldu. Bu ülkeyi 1,04 çocuk ile Singapur ve 1,15 çocuk ile Andorra ve San Marino izledi. Toplam doğurganlık hızı dünya ortalaması, 2023 yılında 2,31 çocuk oldu. Türkiye’nin toplam doğurganlık hızının 1,51 çocuk ile dünya ortalamasının altında kaldığı görüldü.

Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre AB üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2023 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülke, 1,79 çocuk ile Fransa oldu. Bu ülkeyi 1,76 çocuk ile İrlanda ve 1,74 çocuk ile Romanya izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu ülke, 1,22 çocuk ile Malta oldu. Bu ülkeyi 1,29 çocuk ile İspanya, 1,30 çocuk ile İtalya izledi. Toplam doğurganlık hızı 2023 yılında 1,51 çocuk olan Türkiye’nin, AB üyesi 27 ülke ortalamasının altında kaldığı görüldü.

Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre 2023 yılı için doğuşta beklenen yaşam süresinin dünya genelinde 73,4 yıl, erkekler için 70,8 yıl ve kadınlar için 76,0 yıl olduğu görüldü.

Ülkelerin 2023 yılı için doğuşta beklenen yaşam süreleri incelendiğinde, erkekler için doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek olduğu ülke, 85,2 yıl ile Monako oldu. Bu ülkeyi 83,2 yıl ile Lihtenştayn ve 82,6 yıl ile İsviçre izledi. Erkekler için doğuşta beklenen yaşam süresinin en düşük olduğu ülke, 52,0 yıl ile Çad oldu. Bu ülkeyi 52,1 yıl ile Lesotho ve 53,4 yıl ile Orta Afrika Cumhuriyeti izledi. Türkiye’nin erkekler için 74,8 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresinin dünya ortalamasından yüksek olduğu görüldü.

Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre AB üyesi 27 ülkenin erkekler için doğuşta beklenen yaşam süreleri incelendiğinde, erkekler için 2023 yılı doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek olduğu ülkeler, 82,1 yıl ile İtalya ve İsveç oldu. Bu ülkeleri 81,8 yıl ile Malta ve 81,4 yıl ile İspanya izledi. Erkekler için doğuşta beklenen yaşam süresinin en düşük olduğu ülke, 69,5 yıl ile Bulgaristan oldu. Bu ülkeyi 71,7 yıl ile Letonya ve Romanya, 72,3 yıl ile Litvanya izledi. Türkiye’nin erkekler için 74,8 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresinin AB üye ülkeleri ortalamasından düşük olduğu görüldü.

Ülkelerin 2023 yılı için doğuşta beklenen yaşam süreleri incelendiğinde, kadınlar için doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek olduğu ülke, 89,0 yıl ile Monako oldu. Bu ülkeyi 88,0 yıl ile Japonya ve 87,2 yıl ile Kore Cumhuriyeti izledi. Doğuşta beklenen yaşam süresinin en düşük olduğu ülke, 54,2 yıl ile Nijerya oldu. Bu ülkeyi 55,4 yıl ile Çad ve 57,7 yıl ile Orta Afrika Cumhuriyeti izledi. Türkiye’nin kadınlar için 80,3 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresinin dünya ortalamasından yüksek olduğu görüldü.

Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre AB üyesi 27 ülkenin kadınlar için doğuşta beklenen yaşam süreleri incelendiğinde, kadınlar için 2023 yılı doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek olduğu ülke, 86,7 yıl ile İspanya oldu. Bu ülkeyi 86,1 yıl ile İtalya ve Fransa, 85,8 yıl ile Malta izledi. Doğuşta beklenen yaşam süresinin en düşük olduğu ülke, 76,4 yıl ile Bulgaristan oldu. Bu ülkeyi 78,6 yıl ile Romanya ve 80,2 yıl ile Letonya izledi. Türkiye’nin kadınlar için 80,3 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresinin AB üye ülkeleri ortalamasından düşük olduğu görüldü.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından, 1989 yılında dünya nüfusunun 5 milyar insana ulaştığı tarih olan “11 Temmuz 1987” tarihi “Dünya Nüfus Günü” olarak kabul edilmiştir. Bu özel günde Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) tarafından her yıl nüfusun önemli konularına dikkat çekilerek nüfus ve kalkınma konularında farkındalık oluşturmaya yönelik çalışmalar yapılmaktadır.

Paylaşın

AİHM, Türkiye’den Bin ByLock Başvurusu İçin Savunma İstedi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’den bin ByLock dava başvurusu için daha görüş (savunma) talep etti. Mahkemenin gündeminde 8 binden fazla ByLock dosyası bulunuyor.

AİHM, ByLock kullanımına ilişkin davalarla ilgili pilot kararını (Yüksel Yalçınkaya davası) 26 Eylül 2023 tarihinde açıklamış, AİHS’nin 6 ver 7’nci maddelerine ek olarak toplantı ve örgütlenme özgürlüğüyle ilgili 11’inci ve kararların bağlayıcılığı ve infazıyla ilgili 46’ncı maddelerinin ihlal edildiğine hükmetmişti.

Merkezi Fransa’nın Strasbourg kentinde yer alan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), ByLock kullandıkları gerekçesiyle “terör örgütü üyeliği” suçundan yargılanıp çeşitli cezalara mahkum edilen bin kişinin daha dava başvurusunu beş dosya halinde görüş amacıyla Ankara’ya tebliğ ettiğini bildirdi.

Başvurular, “hak ihlali” temelinde Ankara’ya karşı dava açmak için yapılmıştı. AİHM Aralık 2023’te iki bin başvuru daha tebliğ etmişti. Mahkemenin gündeminde 8 binden fazla ByLock dosyası bulunuyor.

Dava başvuruları, 2019-2023 yılları arasında AİHM gündemine taşınmış şikayetlerden oluşuyor. Başvurucular, haklarındaki mahkumiyet kararlarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) adil yargılanma hakkıyla ilgili 6’ncı ve kanunsuz ceza olamayacağını düzenleyen 7’nci maddelerini ihlal ettiğini savunuyor.

AİHM, ByLock kullanımına ilişkin davalarla ilgili pilot kararını (Yüksel Yalçınkaya davası) 26 Eylül 2023 tarihinde açıklamış, AİHS’nin 6 ver 7’nci maddelerine ek olarak toplantı ve örgütlenme özgürlüğüyle ilgili 11’inci ve kararların bağlayıcılığı ve infazıyla ilgili 46’ncı maddelerinin ihlal edildiğine hükmetmişti.

Eylül 2016’da tutuklandıktan sonra yargılanan eski öğretmen Yüksel Yalçınkaya, ByLock uygulaması kullandığı gerekçesiyle “FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edilmişti. AİHM, Yalçınkaya kararında, Türk hükümetinin yargılanma haklarına getirilen kısıtlamaları yeterince gerekçelendirmediği ve yargılamanın adil şekilde yürütülmediği sonuçlarına varmıştı.

Pilot dava kararında, ByLock yargılamalarında yasaların aşırı geniş ve keyfi yorumlandığı ve mahkemelerin bu yargılamalardaki genişletici ve öngörülemez yorumunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7’nci maddesinin keyfi soruşturma, mahkumiyet ve cezalandırmaya karşı etkili güvenceler sağlama amaç ve hedefine aykırı olduğu sonucuna varılmıştı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Türkiye, Kişisel Veri İhlalinde 19. Sırada

2004 – 2024 yılları arasında dünya genelinde 17.2 milyar kişisel veri ihlalinin kayıtlara geçerken Türkiye’de de aynı dönem içerisinde 107.1 milyon kez kişisel veri ihlali yapıldığı belirlendi.

Türkiye, kişisel veri sızıntısına en çok maruz kalan 19. ülke olurken, ABD ilk sırada yer aldı. ABD’yi sırasıyla Rusya ve Çin takip etti.

Hollanda merkezli sanal özel ağ (“Virtual Private Network” – VPN) servisi Surfshark, Türkiye’nin veri sızıntısına en çok maruz kalan 19. ülke olduğunu raporladı.

Surfshark’ın resmi internet sitesinde yayınlanan rakamlara göre, Türkiye’de yaşayan insan sayısından daha fazla ihlale rastlanıldı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi” başlıklı, 2022 tarihli çalışmasına göre 85.279.553 kişinin yaşadığı ülkede, 2004-2024 yılları arasında 107.138.741 kez kişisel veri ihlali yapıldığı belirtildi.

Surfshark’ın raporu, sadece 2024 yılının ilk ayında 974.225 ihlalin kayıtlara geçtiğini gösteriyor.

Buna göre, 2024’ün Ocak-Mart aylarını kapsayan ilk çeyreğinde, 2023’ün Ekim-Aralık aylarındaki son çeyreğine kıyasla kişisel veri ihlalinde yüzde 631’lik artış yaşandığı, ortalama 100.000 kişide 48.454 ihlalin görüldüğü vurgulandı.

Türkiye’de yakın dönemde gündeme gelen toplu veri ihlalinin yaşandığı vakalar, Ocak 2020’de 684.138 ihlalin kayıtlara geçtiği Zoosk, Haziran 2020 tarihli, 18.240.847 vakanın görüldüğü Wattpad ve son olarak Mayıs 2023’te 2.411.223 kişinin veri ihlaline neden olan CraftRise adlı etkileşimli oyun sunucusunda yaşananlardı.

Her üç örneğin de tekil olarak Türkiye’nin kişisel veri ihlalinde 19’uncu sırada olmasında pay sahibi olduğu biliniyor.

Surfshark’ın periyodik olarak güncellediği veriler, tek bir e-posta ile birden fazla uygulamaya, sayfaya, foruma kaydolan bir kişinin birden fazla defa ihlale maruz kalabileceğini kanıtlıyor.

Bunun sağlaması ise, 2004-2024 yılları arasında dünya genelinde 17.2 milyar kişisel veri ihlalinin kayıtlara geçmiş olması. Yani tek bir e-posta adresinin 3 kez ihlale maruz kalmış olabileceği düşünülüyor.

Türkiye’nin 19’uncu sırada olduğu kişisel veri ihlali listesinin ilk sırasında 3.44 milyarı geçkin ihlalin yaşandığı Amerika Birleşik Devletleri (ABD), ikinci sırada 2.42 milyarı geçkin ihlalle Rusya, üçüncü sırada ise 1.08 milyar ihlalle Çin bulunuyor.

Listenin en altında ise Fransa’nın Karayiplerdeki özerk statüde bulunan deniz aşırı toprağı Saint Barthelemy adası var.

2009’daki sayımda nüfusunun 7.448 olduğu öğrenilen ada topluluğunda, 2004’ten 2024 yılına kadar olan ki 20 yıllık süreçte 9.586 kişisel veri ihlali yaşandığı tespit edildi.

Nüfus-İhlal oranlaması düşünüldüğünde, listenin 231’inci basamağında bulunan Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC – Kuzey Kore) ön plana çıkıyor.

2018’deki sayıma göre 25.549.604 insanın yaşadığı ülkede bugüne dek sadece 86.538 kişisel veri ihlali yapıldığı düşünülüyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

EURO 2024: Türkiye, Hollanda Engelini Aşamadı

2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) Çeyrek Final maçında Türkiye ile Hollanda, Berlin Olimpiyat Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Sahadan 2-1 mağlup ayrılan Türkiye, turnuvaya veda etti.

Haber Merkezi / Clement Turpin’in düdük çaldığı karşılaşmada Hollanda’nın gollerini 70. dakikada Stefan De Vrij ve 76. dakikada Cody Gakpo, Türkiye’nin golü ise 35. dakikada Samet Akaydın kaydetti.

Hollanda’nın yarı finaldeki rakibi İngiltere oldu.

Türkiye EURO 2024’te F Grubu’nda Gürcistan’ı 3-1, Çek Cumhuriyeti’nin 2-1 yendi; Portekiz’e yenildi, grubu 6 puanla Portekiz’in averajla gerisinde ikinci sırada tamamladı. Türkiye son 16 turunda Avusturya’yı 2-1 yenerek çeyrek finale kaldı.

Hollanda ise D Grubu’nda Polonya’yı 2-1 yendi, Fransa’yla 0-0 berabere kaldı, Avusturya’ya 3-2 yenildi. Grubu üçüncü sırada tamamlayan Hollanda, en iyi üçüncüler arasından kaldığı son 16 turunda Romanya’yı 3-0 mağlup ederek çeyrek finale yükseldi.

Türkiye Avrupa Futbol Şampiyonası’nda daha önce 2000’de çeyrek final, 2008’de ise yarı final oynamıştı. Hollanda ise bu turnuvayı 1988’de kazandı; 1976’da üçüncü oldu; 1992, 2000 ve 2004’te yarı final; 1996 ve 2008″te de çeyrek final oynadı.

Türkiye ve Hollanda daha önce 14 kez karşı karşıya geldi. Bu mücadelelerin altısını Hollanda, dördünü Türkiye kazandı. Dört maç ise berabere sonuçlandı. İki takım, EURO 2024 çeyrek final maçıyla ilk kez büyük bir turnuvada karşı karşıya geldi.

Türkiye ve Hollanda arasında oynanan son maçlar bir hayli gollü geçti. 2022 Dünya Kupası Elemeleri’nde İstanbul’da oynanan maçı 4-2 kazanan Türkiye, Amsterdam’daki karşılaşmadaysa rakibine 6-1 yenildi. Türkiye, EURO 2024’te ikinci turda elediği Avusturya’ya da son maçında 6-1 mağlup oldu.

Goller:

35. dakikada Hakan Çalhanoğlu’nun sol kanattan kullandığı köşe vuruşunu Hollanda savunması uzaklaştırmaya çalıştı. Savunmadan dönen topu kontrol eden Arda Güler, ceza sahasının sağ tarafından arka direğe doğru ortasını gönderdi. Müsait durumdaki Samet Akaydın, düzgün bir kafa vuruşuyla topu ağlarla buluşturdu: 0-1

70. dakikada sağ taraftan kullanılan kornerde Depay, ceza sahası içindeki Schouten ile paslaştı. Depay’ın, Schouten’den aldığı pasla ceza alanına gönderdiği ortaya penaltı noktası yakınlarındaki De Vrij’in kafa vuruşunda meşin yuvarlak filelerle buluştu: 1-1

76. dakikada Hollanda atağında sağ kanatta topla buluşan Dumfries’in yerden ceza sahasına ortasında arka direkte savunmada Mert Müldür’ün ters dokunuşu ağlara gitti: 2-1

Stat: Berlin Olimpiyat

Hakemler: Clement Turpin, Nicolas Danos, Benjamin Pages

Hollanda: Verbruggen, Dumfries, De Vrij, Van Dijk, Ake (Van de Ven dk. 73), Schouten, Simons, Reijnders (Veerman dk. 73), Bergwijn (Weghorst dk. 46), Gakpo, Depay

Türkiye: Mert Günok, Mert Müldür (Zeki Çelik dk. 82), Samet Akaydin (Cenk Tosun dk. 82), Abdülkerim Bardakcı, Ferdi Kadıoğlu, Kaan Ayhan (Semih Kılıçsoy dk. 89), Salih Özcan (Okay Yokuşlu dk. 77), Hakan Çalhanoğlu, Arda Güler, Kenan Yıldız (Kerem Aktürkoğlu dk. 77), Barış Alper Yılmaz

Goller: Samet Akaydin (dk. 35) (Türkiye), De Vrij (dk. 70), Gakpo (dk. 76) (Hollanda)

Kırmızı kart: Bertuğ Yıldırım (dk. 90+6) (Türkiye)

Paylaşın

Gıda Fiyatları Dünya Genelinde Gerilerken Türkiye’de Yükseldi

Gıda fiyatları dünya genelinde gerilemeye devam ederken, Türkiye’de artış eğilimini sürdürdü. Gıda fiyatları dünya genelinde yıllık yüzde 2 seviyesinde gerilerken, Türkiye’de ise yıllık yüzde 68’in üzerinde arttı.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) derlediği tahıllar, yağlı tohumlar, süt ürünleri, et ve şeker fiyatlarındaki aylık değişimleri izleyen dünya gıda fiyatları endeksi Mayıs’taki revize edilmiş düzeyde kaldı. Haziran’da da 120,6 oldu. Mayıs gıda fiyatları endeksi daha önce 120,4 olarak açıklanmıştı.

Bloomberg’in haberine göre, Haziran’da dünya gıda fiyatları endeksi bir yıl önceki düzeyin yüzde 2,5, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Mart 2022’de çıktığı tarihsel zirvenin de yüzde 24,8 altındaydı.

Küresel gıda fiyatları endeksinin Haziranda sabit kalmasında bitkisel yağlar, şeker ve süt ürünleri fiyatlarındaki artışın tahıl fiyatlarındaki düşüşünle dengelenmesi etkili oldu.

Tahıl Fiyat Endeksi, Haziranda başlıca ihracatçı ülkelerdeki iyi hasat beklentileriyle önceki aya göre yüzde 3 geriledi.

Bitkisel Yağ Fiyat Endeksiyse palmiye yağına artan küresel talep ve Amerika kıtasındaki soya ve ayçiçek yağlarına yönelik güçlü taleple yükseldi. Buna göre, Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi haziranda bir önceki aya kıyasla yüzde 3,1 yüksek gerçekleşti.

Şeker Fiyat Endeksi, olumsuz hava koşullarının Brezilya ve Hindistan’daki üretime muhtemel etkisine ilişkin kaygılar nedeniyle yüzde 1,9 arttı.

Aynı dönemde FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, güçlü perakende satışlar, Batı Avrupa’da mevsimsel bağlamda düşen süt teslimatları ve Okyanusya bölgesindeki düşük stoklar nedeniyle yüzde 1,2 yükseldi. Öte yandan tereyağı fiyatları da söz konusu etkiler nedeniyle 24 ayın en yüksek düzeyine çıktı.

Et Fiyat Endeksi ise domuz, büyükbaş ve küçükbaş hayvan etlerinin uluslararası fiyatlarındaki hafif artışların, kümes hayvanları etlerinin fiyatlarındaki hafif düşüşle dengelenmesi sonucunda Haziran’da değişmeden kaldı.

Paylaşın

Erdoğan İle Esad Nerede Ve Ne Zaman Görüşecek?

Recep Tayyip Erdoğan ile Beşar Esad’ın Türkiye – Suriye arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için eylül ayına kadar üçüncü bir ülkede bir araya geleceği öne sürüldü.

Erdoğan ile Esad, görüşmenin ise hangi ülkede olacağın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye ziyareti sonrası netlik kazanacağı iddia edildi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile “görüşmeye hazırız” mesajı vermişti. İddiaya göre kritik zirve için Ankara’daki kaynaklar, kritik zirvenin startının 11 Haziran’da verildiğini söyledi.

İktidara yakın Türkiye gazetesinin haberine göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Moskova temasları sonrası Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, özel temsilcisi Aleksandr Lavrentyev’i Şam’a göndererek Esad’ı Şanghay İş Birliği Örgütü toplantısına katılması için ikna etmesini istedi. Esad da “Normalleşmeye hazırız” mesajı verdi, ancak Rusya’ya gelemedi.

Kaynaklar, görüşmenin Eylül 2024’e kadar yapılmasının düşünüldüğünü, zirvenin üçüncü bir ülkede yapılmasına ise kesin gözüyle bakıldığını belirtti.

Toplantının nerede yapılacağı ülkenin hangisi olacağı sorusuna verilen yanıtlar arasında ise Rusya, Körfez ülkeleri ve Irak öne çıkıyor. Habere göre Şam yönetimi, hazırlıklarını komşusu Irak’a göre yapıyor. Ankara ise sürecin sessiz yürütülmesini ve görüşmenin heyetler düzeyinde değil lider odaklı olmasını istiyor.

Ayrıca harici bir ülkenin toplantıya katılmaması talep ediliyor. Görüşmenin hangi ülkede olacağı, Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye ziyareti sonrası netlik kazanacak.

Buluşma öncesi iki ülke askerî, siyasi, ekonomik, terör ve mültecilerle ilgili konuların belirlenmesiyle alakalı karşılıklı komisyonlar kuracak. Taraflar, geçmişteki taleplerini revize edecek. Toplantıda en önemli başlıklar; Suriye’nin egemenliği, mültecilerin ülkelerine dönüşü ve PKK/YPG olacak.

Kaynaklar, Şam yönetiminin, “iyi niyet göstergesi” olarak Türk askerinin birkaç noktadan çekilmesini istediğini söyledi. Türkiye’nin ise “PKK/YPG ve DEAŞ dâhil bütün tehdit unsurlarına karşı birlikte hareket edelim” önerisinde bulunduğu aktarıldı.

Paylaşın