Tüketicinin Ekonomiye Güveni Mart’ta Geriledi

Şubat ayında 85,7 puan olan tüketici güven endeksi, Mart ayında 85,0 seviyesine geriledi. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliğiyle yürütülen tüketici eğilim anketinin sonuçları, Mart ayında tüketici güveninde hafif bir düşüş yaşandığını ortaya koydu. Şubat ayında 85,7 puan olan tüketici güven endeksi, Mart ayında yüzde 0,8 azalarak 85,0 seviyesine geriledi.

Endeksin alt kalemlerine bakıldığında, mevcut dönemde hanenin maddi durumu 71,3’ten 72,8’e yükselerek olumlu bir tablo çizdi. Ancak gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi 86,8’den 85,6’ya düşerken, genel ekonomik durum beklentisi 81,4’ten 79,1’e geriledi.

Dayanıklı tüketim mallarına yönelik harcama düşüncesi ise 103,2’den 102,7’ye hafif bir azalış gösterdi. Uzmanlar, tüketicilerin mevcut mali durumlarındaki iyileşmeye rağmen ekonomik belirsizliklerin gelecek beklentilerini olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.

Ekonomistler, Mart ayındaki bu küçük düşüşün endeksin genel olarak istikrarlı seyrini bozmadığını, ancak önümüzdeki dönemde küresel ve iç ekonomik gelişmelerin tüketici güveni üzerinde belirleyici olacağını belirtiyor.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini /  beklentisini göstermektedir. İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

Sanayi Sektöründe Çalışan Sayısı Yüzde 3,5 Azaldı

Ocak ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 3,5 azalırken, inşaat sektöründe yüzde 0,3 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 2,3 arttı.

Haber Merkezi / Bu tablo, istihdamın sanayiden hizmet sektörüne doğru kaymaya devam ettiğini ortaya koydu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ücretli Çalışan İstatistikleri Ocak 2026 verilerini açıkladı. Verilere göre toplam ücretli çalışan sayısı, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,2 yükseldi.

2025 yılı Ocak ayında 15 milyon 410 bin 257 olan ücretli çalışan sayısı, 2026 yılı Ocak ayında 15 milyon 444 bin 683 kişiye ulaştı. Böylece toplam istihdamda sınırlı bir büyüme kaydedildi.

Sektörel dağılım incelendiğinde ise farklı eğilimler dikkat çekti. Sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 3,5 azaldı. Buna karşılık inşaat sektöründe yüzde 0,3, ticaret-hizmet sektöründe ise yüzde 2,3 artış gerçekleşti. Bu tablo, istihdamın sanayiden hizmet sektörüne doğru kaymaya devam ettiğini ortaya koydu.

Öte yandan veriler aylık bazda istihdamda gerilemeye işaret etti. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 0,4 azaldı.

Aylık değişime sektörel olarak bakıldığında sanayi sektöründe yüzde 0,5, inşaat sektöründe yüzde 2,1 düşüş yaşanırken, ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,1 artış kaydedildi.

Ekonomistler, özellikle sanayideki istihdam kaybının üretim ve talep koşullarındaki zayıflamayla ilişkili olabileceğine dikkat çekerken, hizmet sektöründeki artışın ise ekonomideki yapısal dönüşümün devam ettiğine işaret ettiğini belirtiyor.

Paylaşın

Konut Satışlarının Yüzde 69,7’si İkinci El

Türkiye genelinde Şubat ayında konut satışlarında artış yaşanırken satışların büyük bölümünü ikinci el konutlar oluşturdu. Toplam satışların yüzde 69,7’si ikinci el konutlardan geldi.

Türkiye genelinde konut satışları Şubat ayında geçen yılın aynı dönemine göre artış gösterdi. Verilere göre ilk el konut satışları Şubat ayında yıllık bazda yüzde 5,9 artarak 37 bin 785 oldu. İkinci el konut satışları ise yüzde 6,0 yükselerek 86 bin 764 olarak kaydedildi. Böylece toplam konut satışları içinde ilk el konutların payı yüzde 30,3, ikinci el konutların payı ise yüzde 69,7 olarak gerçekleşti.

Konut finansmanında dikkat çeken bir diğer gelişme ise ipotekli satışlardaki güçlü artış oldu. İpotekli konut satışları Şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42,3 artarak 25 bin 35 seviyesine yükseldi. Buna karşılık diğer konut satışları aynı dönemde yüzde 0,5 azalarak 99 bin 514 olarak gerçekleşti. Toplam satışlar içinde ipotekli konutların payı yüzde 20,1, diğer satışların payı ise yüzde 79,9 oldu.

Arındırılmış veriler de benzer bir tablo ortaya koydu. Takvim etkilerinden arındırılmış serilere göre ilk el konut satışları yıllık bazda yüzde 5,8, ikinci el satışlar ise yüzde 5,9 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise bir önceki aya kıyasla ilk el satışlar yüzde 0,2 gerilerken, ikinci el satışlar yüzde 2,9 artış gösterdi.

Yabancılara yapılan konut satışlarında ise düşüş dikkat çekti. Yabancılara konut satışları Şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 azalarak 1.506 oldu. Bu satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 1,2 olarak kaydedildi. Ocak-Şubat döneminde yabancılara yapılan konut satışları ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,1 azalarak 2 bin 812 olarak gerçekleşti.

Şubat ayında yabancı alıcılar arasında en fazla konut alanlar 191 konutla Rusya Federasyonu vatandaşları oldu. Bu ülkeyi 131 konutla İran ve 106 konutla Irak vatandaşları izledi.

Öte yandan yeri satışlarında farklı bir tablo ortaya çıktı. İlk el yeri satışları Şubat ayında yıllık bazda yüzde 5,2 azalarak 3 bin 981 olurken, ikinci el yeri satışları yüzde 0,4 artarak 11 bin 88 olarak kaydedildi.

Finansman tarafında ise ipotekli satışlar belirgin şekilde yükseldi. İpotekli yeri satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 62,8 artarak 692 olurken, diğer yeri satışları yüzde 3,0 azalarak 14 bin 377 olarak gerçekleşti.

Arındırılmış verilere göre ilk el yeri satışları yıllık bazda yüzde 5,2 gerilerken, ikinci el satışlar yüzde 0,4 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise bir önceki aya kıyasla ilk el satışlar yüzde 0,4 azalırken, ikinci el satışlar yüzde 4,1 yükseldi.

Paylaşın

Hizmet Üretim Endeksi Ocak’ta Geriledi

Hizmet üretim endeksi ocak ayında yıllık bazda yüzde 0,4 gerilerken ulaştırma ve depolama sektöründeki düşüş dikkat çekti. Buna karşın bilgi-iletişim ile konaklama ve yiyecek hizmetlerindeki artış endeksteki gerilemeyi sınırladı.

Hizmet sektörünün genel performansını gösteren hizmet üretim endeksi, 2026 yılının Ocak ayında yıllık bazda düşüş kaydetti. Verilere göre hizmet üretim endeksi (2021=100), bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,4 azaldı.

Alt sektörler incelendiğinde farklı eğilimler dikkat çekti. Ulaştırma ve depolama hizmetleri yıllık bazda yüzde 4,7 azalırken, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 5,9, bilgi ve iletişim hizmetleri ise yüzde 7,5 artış gösterdi. Buna karşılık gayrimenkul hizmetleri yüzde 1,3, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 1,8 geriledi. İdari ve destek hizmetleri ise yüzde 0,1 ile sınırlı bir artış kaydetti.

Endeks aylık bazda da hafif bir düşüş gösterdi. 2026 yılı Ocak ayında hizmet üretim endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,2 azaldı.

Aylık değişimde ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 4,3 düşüş yaşarken, diğer birçok alt sektörde artış gözlendi. Konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 0,6, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 3,6, gayrimenkul hizmetleri yüzde 4,4, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 5,5 ve idari ve destek hizmetleri yüzde 1,7 artış gösterdi.

Veriler, hizmet sektöründe genel endeksin sınırlı gerilemesine rağmen bazı alt sektörlerde toparlanma eğiliminin sürdüğüne işaret etti.

Paylaşın

İnşaat Maliyetleri Yüzde 25,38 Arttı

İnşaat maliyetleri ocak ayında önceki aya göre yüzde 9,8, önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25,38 arttı. Sektör temsilcileri artan maliyetlerin konut fiyatları üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekiyor.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İnşaat Maliyet Endeksi Ocak 2026 verilerini açıkladı.

İnşaat maliyetleri ocak ayında hem aylık hem de yıllık bazda güçlü bir artış kaydetti. Verilere göre inşaat maliyet endeksi ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 9,87, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 25,38 yükseldi.

Aylık bazda maliyet artışında özellikle işçilik kalemindeki yükseliş dikkat çekti. Ocak ayında malzeme endeksi bir önceki aya göre yüzde 3,52 artarken, işçilik endeksi yüzde 21,84 oranında yükseldi. Yıllık bazda ise malzeme maliyetleri yüzde 23,32, işçilik maliyetleri yüzde 28,83 artış gösterdi.

Bina inşaatı maliyet endeksi de benzer bir tablo ortaya koydu. Ocak ayında bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 10,29, yıllık ise yüzde 25,57 arttı. Bu dönemde malzeme endeksi aylık yüzde 3,63, işçilik endeksi ise yüzde 22,55 yükseldi. Yıllık bazda bakıldığında malzeme maliyetleri yüzde 23,75, işçilik maliyetleri ise yüzde 28,49 artış kaydetti.

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi de artış eğilimini sürdürdü. Bu kategoride maliyet endeksi Ocak ayında aylık yüzde 8,48, yıllık ise yüzde 24,78 yükseldi. Aynı dönemde malzeme endeksi aylık yüzde 3,17, işçilik endeksi yüzde 19,35 arttı. Yıllık bazda ise malzeme maliyetleri yüzde 21,96, işçilik maliyetleri yüzde 30,08 artış gösterdi.

Veriler, inşaat sektöründe maliyet baskısının özellikle işçilik tarafında hızlandığını ortaya koyarken, sektör temsilcileri artan maliyetlerin konut fiyatları ve yeni projeler üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekiyor.

Paylaşın

Sanayi Üretimi Yüzde 1,8 Azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre; Sanayi üretimi, ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 2,, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,8 azaldı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sanayi Üretim Endeksi Ocak 2026 verilerini yayımladı. Verilere göre, ocak ayında sanayi üretim endeksi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 1,8 oranında azaldı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, yıllık bazda en belirgin düşüş imalat sanayinde görüldü. Ocak ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,8 gerilerken, imalat sanayi endeksi yüzde 2,5 azaldı. Buna karşılık elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi ise yüzde 5,6 artış göstererek sanayi üretimindeki düşüşü sınırlayan tek sektör oldu.

Sanayi üretiminde aylık bazda da gerileme dikkat çekti. Ocak ayında sanayi üretim endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,8 oranında azaldı. Alt sektörlere bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi aylık bazda yüzde 2,1 artış kaydetti. Buna karşın imalat sanayi endeksi yüzde 3,4 düşerken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,8 artış gösterdi.

Veriler, özellikle imalat sanayindeki zayıflamanın genel sanayi üretimi üzerinde belirleyici olduğunu ortaya koyarken, enerji üretimindeki artışın düşüşü sınırlı ölçüde dengelediğini gösterdi. Ekonomistler, önümüzdeki aylarda iç talep, ihracat siparişleri ve enerji üretimindeki gelişmelerin sanayi üretiminin seyrinde belirleyici olacağını ifade ediyor.

Paylaşın

Altın Ve Borsa Kazandırdı, Dolar Kaybettirdi

Finans piyasalarında yatırımcıların yüzünü güldüren ve kayıpları minimize eden araçlar belli oldu. Son verilere göre, BIST 100 endeksi ve külçe altın, farklı dönemlerde yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağlayan araçlar olarak öne çıktı.

Haber Merkezi / Mart ayında BIST 100 endeksi, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 7,61, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,06 oranında yatırımcısına kazandırdı. Aynı dönemde külçe altın Yİ-ÜFE’ye göre yüzde 5,57, TÜFE’ye göre yüzde 5,03 oranında reel getiri sağlarken, mevduat faizi yatırımcıya sınırlı kazanç sunabildi. Amerikan Doları, Euro ve devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) ise yatırımcısına kaybettirdi.

Üç aylık değerlendirmede BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 21,15, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 17,85 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sundu. Bu dönemde Amerikan Doları ise en çok değer kaybeden yatırım aracı oldu.

Altı aylık süreçte ise külçe altın yatırımcısına adeta güvenli liman oldu. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 48,45, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 42,09 oranlarında kazandıran altın, Amerikan Doları karşısında yatırımcısına kaybettiren araçlar arasında yer aldı.

Yıllık değerlendirmede de tablo benzer şekilde şekillendi. Külçe altın, Yİ-ÜFE’ye göre yüzde 67,25, TÜFE’ye göre yüzde 62,20 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağladı. BIST 100 endeksi ve Euro da yatırımcıya makul kazançlar sunarken, Amerikan Doları yıllık bazda yatırımcısına kaybettirdi.

Finans uzmanları, yatırımcılara portföylerini çeşitlendirerek riskleri minimize etmeleri ve enflasyon karşısında reel getiri sağlayan araçlara yönelmeleri gerektiğini vurguluyor. Özellikle altın ve BIST 100 endeksi, farklı endekslerle kıyaslandığında yatırımcısına hem kısa hem de uzun vadede avantaj sağlıyor.

Paylaşın

Enflasyon, ENAG’a Göre Yüzde 54,14, TÜİK’e Göre Yüzde 31,53

Yıllık enflasyon, şubat ayında ENAG’a göre yüzde 54,14, TÜİK’e göre ise yüzde 31,53 oldu. Merkez Bankası’nın 2026 yıl sonu enflasyon tahmini ise yüzde 16 bandında.

Haber Merkezi / Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), şubat ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre; Şubat ayında Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) aylık bazda yüzde 4,01, yıllık bazda ise yüzde 54,14 arttı.

ENAG’a göre ocak ayında enflasyon yüzde 6,32 artmış; son 12 aylık artış ise yüzde 53,42 olarak hesaplanmıştı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ocak ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı. Verilere göre, şubatta enflasyon aylık yüzde 2,96, yıllık yüzde 31,53 oldu.

TÜFE’deki (2025=100) değişim 2026 yılı şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,96 artış, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 7,95 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,53 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,39 artış olarak gerçekleşti.

Aylık değişimde de gıda kalemindeki yükseliş dikkat çekti. Şubatta gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 6,89 artarken, ulaştırma yüzde 2,58, konut grubu ise yüzde 2,40 yükseldi. Gıdanın aylık enflasyona katkısı 1,71 puan olarak hesaplandı.

Alt harcama gruplarına bakıldığında ise 174 başlıktan 142’sinde artış gerçekleşti, 27’sinde düşüş görüldü, beş alt sınıfta ise değişim olmadı.

En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 36,44 artış, ulaştırmada yüzde 28,86 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 42,33 artış olarak gerçekleşti.

İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 9,07, ulaştırmada 4,63 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,24 yüzde puan oldu. Yıllık bazda en çok artış yüzde 55,78 ile eğitimde oldu.

En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 6,89 artış, ulaştırmada yüzde 2,58 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 2,40 artış olarak gerçekleşti.

İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 1,71, ulaştırmada 0,43 ve konutta 0,27 yüzde puan oldu.

Beklentiler ne yöndeydi?

Enflasyon verilerine ilişkin beklenti anketine ankete katılan ekonomistlerin şubatta aylık enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 2,87’ydi. Ekonomistlerin şubat ayı için enflasyon beklentileri yüzde 2,30 ile yüzde 3,39 aralığındaydı.

Şubat ayı enflasyon beklentilerinin ortalamasına göre (yüzde 2,87) ocakta yüzde 30,65 olan yıllık enflasyonun şubatta yüzde 31,42’ye çıkacağı tahmin ediliyordu.

Yılın ilk enflasyon verileri beklentileri aşmıştı. Tüketici fiyatları ocak ayında yüzde 4,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 30,65 olarak gerçeklemişti.

ENAG ve TÜİK verileri arasındaki uçurum neden kaynaklanıyor?

ENAG ile TÜİK arasında açıklanan enflasyon verileri arasındaki farkın bu denli büyük olmasının temelinde farklı veri toplama ve hesaplama yöntemleri yatıyor.

TÜİK, belirli mağazalardan ve sabit zaman aralıklarında toplanan fiyatlarla oluşturulan sabit bir tüketim sepetine dayanarak enflasyonu aylık olarak hesaplıyor.

Sepetteki mal ve hizmetlerin ağırlıkları yılda bir kez güncelleniyor ve fiyat değişimleri bu yapı üzerinden izleniyor. ENAG ise internet üzerinden toplanan günlük fiyat verilerini kullanarak daha dinamik ve hızlı değişen bir sistemle enflasyonu ölçüyor.

Tüm bu teknik farkların ötesinde, TÜİK’in hükümete bağlı bir kurum olması nedeniyle verilerin siyaseten manipüle edildiğine dair kamuoyunda zaman zaman şüpheler oluşuyor.

Paylaşın

Türkiye Nüfusu 86 Milyonu Aştı: Yaşlanma Eğilimi Güçleniyor

Türkiye nüfusu, iki bin yirmi beş yılı sonunda bir önceki yıla göre artarak seksen altı milyonun üzerine çıktı. Erkek ve kadın nüfus oranları birbirine çok yakın seyrederken, kentlerde yaşayanların oranı yüzde doksan üçünün üzerine yükseldi.

Haber Merkezi / Veriler, Türkiye’de nüfusun giderek yaşlandığını, ortanca yaşın arttığını ve çalışma çağındaki nüfusun çocuk ve yaşlılara bakma yükünün yükselmeye devam ettiğini ortaya koydu.

Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2025 itibarıyla bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişiye ulaştı. Toplam nüfusun yüzde 50,02’sini erkekler, yüzde 49,98’ini kadınlar oluşturdu. Erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434, kadın nüfus ise 43 milyon 32 bin 734 kişi olarak kayıtlara geçti.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus da artış gösterdi. Yabancı nüfus, bir önceki yıla göre 38 bin 968 kişi artarak 1 milyon 519 bin 515 oldu. Bu nüfusun yüzde 49,3’ü erkek, yüzde 50,7’si kadınlardan oluştu.

Yıllık nüfus artış hızı, 2024 yılında binde 3,4 iken 2025 yılında binde 5 olarak gerçekleşti. Kentleşme oranı da artmaya devam etti. İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı yüzde 93,6’ya yükselirken, belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 6,4’e geriledi.

Mekânsal Adres Kayıt Sistemi (MAKS) ile yapılan yeni sınıflamaya göre, Türkiye nüfusunun yüzde 67,5’i yoğun kent, yüzde 15,8’i orta yoğun kent ve yüzde 16,8’i kırsal alanlarda yaşıyor.

33 İlin Nüfusu Azaldı

2025 yılında 33 ilin nüfusunda azalma görüldü. İstanbul’un nüfusu 52 bin 451 kişi artarak 15 milyon 754 bin 53 oldu. İstanbul’u sırasıyla Ankara (5 milyon 910 bin 320), İzmir (4 milyon 504 bin 185), Bursa (3 milyon 263 bin 11) ve Antalya (2 milyon 777 bin 677) izledi.

En az nüfusa sahip il 82 bin 836 kişiyle Bayburt oldu. Bayburt’u Tunceli, Ardahan, Gümüşhane ve Kilis takip etti.

İlçelere göre nüfus dağılımında İstanbul’un Esenyurt ilçesi 1 milyon 3 bin 905 kişiyle ilk sırada yer aldı. Böylece Türkiye’de ilk kez bir ilçenin nüfusu 1 milyonun üzerine çıktı. Esenyurt’u Gaziantep’in Şahinbey, Ankara’nın Çankaya ve Keçiören, Gaziantep’in Şehitkamil ilçeleri izledi.

Nüfus piramitleri, Türkiye’de yaşlı nüfusun arttığını ve ortanca yaşın yükseldiğini ortaya koydu. Ortanca yaş, 2024 yılında 34,4 iken 2025 yılında 34,9’a yükseldi. Erkeklerde ortanca yaş 34,2, kadınlarda ise 35,7 olarak belirlendi.

İllere göre ortanca yaş dağılımında Sinop 44 ile en yaşlı il oldu. Sinop’u Giresun ve Kastamonu izlerken, Şanlıurfa 21,8 ile en genç nüfusa sahip il olarak kaydedildi.

Çalışma çağındaki (15-64 yaş) nüfusun oranı yüzde 68,5’e yükselirken, çocuk nüfus oranı yüzde 20,4’e geriledi. 65 yaş ve üzeri nüfusun oranı ise yüzde 11,1’e çıktı.

Toplam yaş bağımlılık oranı yüzde 46 olarak hesaplandı. Buna göre, 2025 yılında Türkiye’de çalışma çağındaki her 100 kişi, 29,7 çocuğa ve 16,2 yaşlıya bakıyor.

Türkiye genelinde kilometrekareye düşen kişi sayısı 112 oldu. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 943 kişiyle nüfus yoğunluğu en yüksek il oldu. Tunceli, kilometrekareye düşen 11 kişiyle nüfus yoğunluğu en düşük il olarak kayıtlara geçti.

Paylaşın

TÜİK’e Göre İşsizlik Oranı Yüzde 28,6

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılı aralık ayında bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 28,6 oldu.

Haber Merkezi / 15 – 24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak yüzde 14,1 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “İşgücü İstatistikleri, Aralık 2025” verilerini açıkladı.

Buna göre; Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 286 bin kişi azalarak 2 milyon 736 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,8 puan azalarak yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,3 iken kadınlarda yüzde 10,5 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 42 bin kişi azalarak 32 milyon 685 bin kişi, istihdam oranı ise aynı seviyede kalarak yüzde 49,1 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,8 iken kadınlarda yüzde 31,7 olarak gerçekleşti.

İşgücü, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 328 bin kişi azalarak 35 milyon 421 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,5 puan azalarak yüzde 53,2 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3 iken kadınlarda yüzde 35,5 oldu.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak yüzde 14,1 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,0, kadınlarda ise yüzde 18,2 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,8 saat artarak 43,1 saat olarak gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 28,6 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,1 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 19,5 olarak tahmin edildi.

Paylaşın