CHP’den TCMB Raporu: 55 Milyar Dolar ‘Arka Kapı’dan Satıldı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grubu’nun ekonomi raporunda uzmanların, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) 2022 yılında “arka kapı” yöntemiyle 50 milyar dolarlık döviz satışı yaptığını hesapladıklarına dikkat çekildi.

TCMB’den geçen haftaya kadar bu hesaplamaları doğrulayan ya da yalanlayan herhangi bir açıklama gelmediğine işaret edilen raporda, TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) yaptığı konuşmada sanayicilere yönelik kullandığı, “Savaş başladığından beri 55 milyar dolar döviz aldınız” sözleri anımsatıldı.

‘Kavcıoğlu dolaylı yoldan itiraf etti’

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın aktardığına göre raporda, “Son yıllarda tek döviz satıcısı TCMB olduğu için Kavcıoğlu, dolaylı yoldan da olsa arka kapıdan 55 milyar dolarlık bir döviz satışı yapılmış olduğunu itiraf etti” denildi.

Rapora göre, brüt döviz rezervinin 12,6 milyar dolar azaldığı yıl başından bu yana TCMB’ye ihracat reeskont kredilerinden 11,6 milyar dolar, kur korumalı mevduattan 30 milyar dolar, dövizinin yüzde 40’ını TCMB’ye satmak zorunda bırakılan ihracatçılardan ise 33 milyar dolar geldiği tahmin ediliyor.

CHP TBMM Grubu’nun raporunda bu dönemde TCMB’nin şeffaf olarak açıkladığı iki döviz gideri kaleminden biri olan enerji Kamu İktisadi Teşebbüsleri’ne (KİT) yapılan döviz satışının 18 milyar dolar, ikincisi olan Hazine adına yapılan dış borç anapara ve faiz ödemelerinin ise 13 milyar dolar olduğu kaydedildi.

“Bu tutarlar bir araya getirildiğinde 22 Temmuz itibarıyla 98,6 milyar dolar olan brüt rezervin 154 milyar dolar düzeyinde olması beklenirdi” denilen raporda, bu dönemde 55-56 milyar dolarlık bir döviz satışının “arka kapıdan” yapılmış olabileceği belirtildi.

Paylaşın

“Madeni 10, Kağıt 500 Ve 1000 Lira Geliyor” İddiası

Türk Lirası’nın değeri enflasyonla erirken, kâğıt ve madeni paraları basma maliyeti de hammadde nedeniyle uçuyor. Hükümetin madeni ve kağıt parada yeni çalışma başlattığı öne sürüldü. İddialara göre 10 TL madeni para olacak, 500 ve 1000 TL’lik banknotlar basılacak.

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın haberine göre Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uşak Milletvekili Özkan Yalım, yüksek enflasyon, Türk Lirası’nın değer kaybı ve dövizdeki yükseliş nedeniyle artan madeni para maliyetlerinin Merkez Bankası’nı harekete geçirdiğini belirtti.

Merkez Bankası ve Darphane’nin hem madeni hem de kâğıt paralara ilişkin yeni hazırlıklar içinde olduğunu iddia eden CHP’li Yalım, şunları söyledi: “Tedavülde bulunan bozuk paraların artık hiçbir hükmü kalmadı. Bir ekmeğin 4-5 liraya satıldığı ülkemizde 1.5-10 ve 25 kuruşların tedavülden kalkması gerekiyor. MB bu paraların tedavülden kalkması, yeni 500 ve 1000 liralık kâğıt banknotların basılması, 2.5 lira, 5 lira ve 10 liranın demir para olması için çalışmalar yapıyor” dedi.

Paraların kalıplarının bile hazır olduğunu öne süren Yalım, “Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni para basımının, enflasyonun arttığına ilişkin verileri güçlendirmesinden, seçim arifesinde aleyhine kullanılmasından korkuyor” dedi.

“Özel hurdacılar türedi”

CHP’li Yalım, madeni paraların maliyetini de, içerdikleri madenlerin fiyatları üzerinden hesapladı. Buna göre, 5 kuruş için 1 lira 56 kuruş, 10 kuruş için 1 lira 70 kuruş, 25 kuruş için 2 lira 16 kuruş, 50 kuruş için 3 lira 66 kuruş ve 1 lira için 4 lira 42 kuruş ham metal harcaması yapılıyor. Son dönemde basılan demir paraların, darphaneden çıkar çıkmaz hurdacıların eline geçtiğini söyleyen Yalım, “Paralar eritiliyor ve hurdacılara satılıyor. Aslında bu bir suç” diye konuştu.

Kağıtlar da uçtu

Yalım, madeni paraların yanı sıra kâğıt paraların maliyetini de hesapladı. Buna göre, 5 Türk Lirası’nın kâğıdı 0.30 Sterlin, TL cinsinden değeri ise 6 lira 60 kuruş. 10 Türk Lirası’nın kâğıdı 0.35 sterlin, TL cinsinden değeri 7 lira 70 kuruş. 100 Türk Lirası’nın kâğıdı 0,52 sterlin, TL cinsinden 11 lira 44 kuruş. 200 Türk Lirası’nın kâğıdı 0.57 sterlin, TL cinsinden ise 12 lira 54 kuruş.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Swap Hariç Net Rezervi Eksi 55 Milyar Dolar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Haftalık Para ve Banka İstatistikleri yayımlandı. Buna göre, 22 Temmuz itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri 245 milyon dolar azalarak 59 milyar 711 milyon dolara geriledi. Brüt döviz rezervleri, 14 Temmuz’da 59 milyar 956 milyon dolar seviyesindeydi.

Haber Merkezi / Söz konusu dönemde altın rezervleri de 798 milyon dolar azalışla 39 milyar 409 milyon dolardan 38 milyar 611milyon dolara indi. Böylece Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 22 Temmuz haftasında bir önceki haftaya oranla 1 milyar 42 milyon dolar azalarak, 99 milyar 365 milyon dolardan 98 milyar 323 milyon dolara geriledi.

Bir önceki hafta 6,4 milyar dolar olan net rezervler ise 22 Temmuz haftasında 6,7 milyar dolara çıktı. Swap hariç net rezervler ise eksi 54,8 milyar dolardan eksi 55,4 milyar dolara geriledi.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

Merkez Bankası, Yıl Sonu Enflasyon Tahminini Yüzde 60,4’e Yükseltti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, 2022 yıl sonu enflasyon tahminini 17,6 puanlık güncellemeyle yüzde 42,8’den yüzde 60,4’e yükselttiklerini belirterek, “Enflasyon tahmin aralığımızın orta noktaları 2022 sonunda yüzde 60,4, 2023 sonunda yüzde 19,2 ve 2024 sonunda yüzde 8,8 seviyelerine tekabül etmektedir.” dedi.

Şahap Kavcıoğlu, yılın üçüncü enflasyon raporunun tanıtımı amacıyla Merkez Bankası İdare Merkezi’nde düzenlediği bilgilendirme toplantısında, orta vadeli tahminler üretilirken, başlangıç noktası olarak iktisadi görünümü esas aldıklarını söyledi.

İthalat fiyatları, gıda fiyatları, küresel büyüme ve maliye politikası gibi dışsal unsurlar için varsayımları gözden geçirdiklerini ve güncellediklerini belirten Kavcıoğlu, “Rusya-Ukrayna arasındaki gerilimin sıcak çatışma ortamına dönüşmesiyle tarihi yüksek seviyelere ulaşan emtia fiyatlarında son dönemde düşüşler gözlendi. Ayrıca Çin’deki salgın tedbirlerinin gevşetilmesi ve navlun kapasitelerinin artırılması da emtia fiyatlarındaki düşüşü destekledi.

Böylece mevcut rapor döneminin başında oluşan yukarı yönlü tahmin sapması son dönemdeki olumlu gelişmelerle bir miktar telafi edildi. Petrol fiyatları üzerinde ise küresel talebe yönelik endişeler ile birlikte Rusya’ya yönelik yaptırım taahhütlerinin sürmesi, bazı enerji tesislerinin bakım ve onarımları gibi arz yönlü unsurların azalarak da olsa sürdüğü bir görünüm mevcut.

Bu çerçevede, ham petrol fiyatlarına ve emtia fiyatlarının genel seviyesine ilişkin yıl ortalaması varsayımlarımızı 2022 yılı için büyük oranda korurken 2023 yılı için aşağı yönlü güncelledik. Jeopolitik riskleri, tarımsal emtia ve enerji fiyatlarındaki yüksek seviyeleri, ticaret kısıtlamalarını ve arz kısıtlarını dikkate alarak gıda fiyatlarına yönelik varsayımlarımızı 2022 ve 2023 yılları için yukarı yönlü güncelledik.” değerlendirmesinde bulundu.

Kavcıoğlu, küresel iktisadi faaliyet üzerinde, jeopolitik riskler, artan enerji maliyetleri ve olası arz sıkıntılarına dair belirsizliklerin artmasına bağlı olarak dış talebe ilişkin varsayımları geçen rapor dönemine göre aşağı yönlü revize ettiklerinin altını çizerek, “Ayrıca, küresel enflasyondaki artışa bağlı 14 olarak önümüzdeki dönemde finansal koşulların bir önceki rapor döneminde öngörülenden daha sıkı olacağını varsaydık. Tahminler üretilirken, makroekonomik politikaların orta vadeli bir perspektifle enflasyonu düşürmeye odaklı, liralaşma adımları kapsamında koordineli bir şekilde belirlendiği bir görünüm esas aldık.” ifadelerini kullandı.

Enflasyon tahminlerini paylaşan Kavcıoğlu, şunları kaydetti:

“Temel varsayımlarımız ve kısa vadeli öngörülerimiz çerçevesinde, para politikası duruşunun sürdürülebilir fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda belirleneceği bir görünüm altında, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesi ve negatif arz şoklarının sona ererek enerji dahil emtia fiyatlarının normalleşmesiyle enflasyonun kademeli olarak azalacağını ve hedeflere yakınsayacağını öngörüyoruz.

Tahminlerimize ilişkin belirtmek istediğim önemli bir unsur da tahmin aralıklarımıza ilişkindir. Enflasyon yükseldikçe enflasyon beklentilerindeki dağılım açılmakta, dolayısıyla enflasyonun tahmin edilebileceği aralık genişlemektedir. Bu durum tahmin patikamıza yansıtılmıştır. Bu çerçevede, enflasyon tahmin aralığımızın orta noktaları 2022 yılı sonunda yüzde 60,4, 2023 yıl sonunda yüzde 19,2 ve 2024 yıl sonunda ise yüzde 8,8 seviyelerine tekabül etmektedir.

Böylece 2022 yıl sonu enflasyon tahminini 17,6 puanlık güncellemeyle yüzde 42,8’den yüzde 60,4’e, 2023 yıl sonu tahminimizi ise 6,3 puanlık bir güncelleme ile yüzde 12,9’dan yüzde 19,2’e yükselttik. Her iki yıl için başlangıç koşullarındaki güncelleme tahminler üzerinde sırasıyla 4,1 ve 4,4 puan kadar etkili oldu. Türk lirası cinsinden ithalat fiyatları ve gıda fiyatları varsayımlarındaki güncellemeler 2022 yılı enflasyon 15 tahminlerini sırası ile 7,4 ve 3,0 puan kadar yukarı çekerken, 2023 yılı enflasyon tahminlerini 0,1 ve 1 puan yükseltti.

Yönetilen yönlendirilen fiyatlardaki ayarlamalar ve reel birim ücretlerdeki artışın 2022 yıl sonu enflasyon tahminini toplamda 2,8 puan artırıcı etkisi oldu. Bu kalemlerdeki güncellemenin 2023 yıl sonu enflasyon tahminine katkısı ise 0,9 puan ile daha düşük kaldı. Öte yandan, 2022 ve 2023 yılları için çıktı açığındaki güncellemenin tahminlere etkisinin oldukça sınırlı kalacağını hesaplıyoruz.”

Paylaşın

Şirketlerin İlk KKM Getirisi Yüzde 32’yi Aşacak

Merkez Bankası ağustosta yoğun bir KKM mesaisi yapacak. Şirketlerin döviz mevduat dönüşüyle hak kazandıkları KKM hesaplarında 6 aylık ilk vadeler dolmaya başladı. Yoğun katılımın olduğu şubat için de ağustosta getiri ödemeleri başlayacak. Dolar/TL şubat başında 13.59 seviyesindeydi.

Düşük politika faizi ve makro ihtiyati önlemlerle dengeyi sağlama çabasındaki ekonomi yönetimi önümüzdeki haftalarda şirketlere tanınan kur korumalı TL mevduatta ilk dönüşlerin sınavını verecek. Dolar/TL son haftalarda hızlı yükselişini sürdürürken her gün yılın yeni bir zirve seviyesi görülüyor. Dün de dolar/ TL 17.89 lirayı aştı. 11 Ocak’ta şirketlere tanınan KKM hesabı 6 aylık olarak tanımlanmıştı. Ocak sonunda şirketlerin 2021 yılı son çeyrek kur farkı gelirlerine vergi istisnası sağlanmasıyla birlikte ise şubatta şirketlerden hızlı bir KKM’ye dönüş yaşanmıştı. Şubat başında 13.59 lira seviyelerinde olan dolar/TL’nin dün itibariyle gördüğü 17.91 lira seviyesi dikkate alındığında ilk KKM vadesi tamamlandığında şirketlerin 6 aylık getirisi yüzde 31,79 seviyelerinde olacak. KKM hesapları ise 15 Temmuz haftası itibariyle toplamda 1 trilyon 69 milyar 131 milyon lira seviyesine yükseldi.

Şirketler, KKM’ye döviz veya altın mevduatından TL’ye dönmeleri halinde hak kazanıyor. Şubat başında 1 milyon lira olarak KKM’ye giren şirketler o günkü kur ile 73 bin 584 dolar mevduatın çözmüş oluyordu. Dün itibariyle KKM hesabında 1 milyon lirası olan şirketler için bu mevduatın dolar karşılığı 55 bin 834 dolar oluyor.

Dünya Gazetesi’nin haberine göre, döviz mevduatından dönüş olduğu için şirketlerin KKM hesabında aradaki kur farkı Merkez Bankası tarafından karşılanacak. Bu yüzde 31,79’luk bir faiz ödeneceği anlamına geliyor. Böylece 1 milyon lira 1 milyon 317 bin 900 liraya çıkacak.

Döviz mevduatında düşüş yaşandı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre 31 Aralık 2021 itibariyle şirketlerin döviz mevduatı büyüklüğü 89 milyar 101 milyon dolar seviyesindeydi. KKM uygulamaya girse de henüz vergi avantajı duyurulmadığı için ilk haftalarda yoğun bir katılım gözlenmedi. Ancak şubatla birlikte şirketlerin haftalık döviz mevduatında azalma hızlandı. Ve en ciddi katılım 18 Şubat haftasında yaşandı. Geçici vergi beyannamesi süresi uzatılınca 25 Şubat haftasında da katılımlar ivmeli sürdü. Ve mart başında şirketlerin döviz mevduatı 71 milyar 995 milyon dolara kadar indi. Yani üç ayda 16 milyar dolarlık bir çözülme gerçekleşti. 18 Şubat haftasında ise bir haftada 7 milyar dolarlık döviz mevduatı düşüş yaşandı. 14 Temmuz haftası itibariyle de şirketlerin döviz mevduatı 78 milyar 815 milyon dolar seviyesinde. Yine yıl sonuna göre 10.3 milyar dolarlık düşüş gözleniyor.

Şirketlerin döviz mevduatında yaşanan bu çözülme büyük çoğunlukla KKM hesabı olarak evrildi. Sonradan 3 aya düşürülse de vade 6 aylık olarak belirlendiği için de ağustos Merkez Bankası’nın KKM getirisi ödemelerinde oldukça yoğun bir ay olarak geçecek. Kurdaki yüksek seviyeler ve son dönemle BDDK ile Merkez Bankası’nın aldığı önlemler şirketlerin KKM hesaplarında yenileme yapıp yapmayacağına ilişkin soru işaretlerinin durmasına neden oluyor. Bireylerde KKM vadeleri yüzde 96’yı aşan oranlarda yenileniyor.

Vergi istisnası uzatıldı

Öte yandan dün kur korumalı mevduat ve katılma hesaplarında en az üç ay vadeli hesap açan kurumlara, kurumlar vergisi istisnasından yararlanma imkanı 2022 yılı sonuna kadar olan bilanço dönemleri için de uzatıldı. İlgili Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.

Karara yönelik verilen bilgide, “Söz konusu Karar ile, 30 Haziran 2022 tarihli bilançolarında yer alan döviz varlıklarını 2022 yılı sonuna kadar kur korumalı mevduat ve katılma hesaplarına yatırıp en az üç ay vadeli olacak şekilde bu hesaplarda değerlendiren kurumların, bu hesaplardan elde ettikleri kazançlarının da kurumlar vergisinden istisna edilmesine imkan tanındı” denildi.

Katılma hesaplarına yönelik vergi istisnası Kurumlar Vergisi Kanunu Geçici 14. Maddesinde düzenleniyor. Bu maddede, kurumların kur korumalı mevduattan elde ettikleri gelirler 31 Mart günlü bilançoları itibariyle kurumlar vergisinden istisna edilmişti. Aynı maddede Cumhurbaşkanı’na Haziran ve Eylül bilanço dönemleri için de uzatma yetkisi verilmişti. Cumhurbaşkanı bu yetkiye dayanarak süreyi her iki bilanço dönemi için uzattı.

Döviz hesabı bulundurma süresi de uzatılmıştı

Bu ay başında Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklikle gerçek kişilerin sahip olduğu döviz mevduatları tarih fark etmeksizin, şirketlerin ise 30 Haziran’a kadar bankadaki mevcut döviz varlıkları kapsama alınmıştı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüşümün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ’de yaptığı değişikliklere göre, yurt içi yerleşik gerçek kişilerin bankalardaki, yurt içi yerleşik tüzel kişilerin ise 31 Aralık 2021 ile 30 Haziran 2022 dönemindeki herhangi bir tarihte bankalarda mevcut olan dolar, Euro ve İngiliz sterlini cinsinden döviz tevdiat hesabı ve döviz cinsinden katılım fonu hesabı bakiyeleri, hesap sahibinin talep etmesi halinde dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına çevrilebilecek. Söz konusu tebliğ, döviz tevdiat hesapları ve döviz cinsinden katılım fonlarının Türk lirası vadeli mevduat ve katılma hesaplarına dönüşmesi halinde mevduat ve katılım fonu sahiplerine sağlanacak desteğe ilişkin usul ve esasları düzenliyor.

Paylaşın

Bankaların Karı Yüzde 500 Artacak!

Farklı bankalar tarafından hazırlanan raporlara göre bankaların kârı yılın ikinci çeyreğinde yüzde 500’ü aşan oranlarda artacak. Akbank’ın raporuna göre kârlılık da enflasyon etkili oluyor.

AK Parti iktidarının uyguladığı politikalar, ekonomiyi yüksek enflasyon ve yüksek faiz ortamına sokarken, bankaların kârı bu yılın ikinci çeyreğinde 5 kat artacak. Banka dışı şirketlerin ise kârını yılın ilk 6 ayında 2,5 kat artırması bekleniyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 8 aydan fazla süredir yüzde 14’te tuttuğu politika faizi nedeniyle yüzde 16-17 faiz bandında TL mevduat toplayan bankalar, yüzde 22-23 faiz ile kredi veriyor. Akbank’a ait AK Yatırım Araştırma tarafından hazırlanan rapora göre, bankaların kârını bu yılın ilk 6 ayında kârını, bir önceki yılın ilk 6 ayına göre 5 kat (yüzde 452) artırması bekleniyor. Buna göre bankalar bir çeyrekte 45 milyar 800 milyon lira kâr edecek.

Bankaların bir önceki yılın aynı döneminde elde ettiği net kâr 8 milyar 287 milyon lira seviyesindeydi.

Yükselen enflasyon karı arttıracak

Evrensel’den Uğur Zengin’in rapordan aktardığına göre, bankaların katlanan kârında Merkez Bankası tarafından ucuz fonlanmalarının yanı sıra yüksek enflasyon; yurttaşların harcamalarını enflasyon nedeniyle öne çekmesi, düşük vergi oranları etkili oldu.

Garanti BBVA Yatırım tarafından hazırlanan rapora göre ise bankalar 2022 yılı ikinci çeyreğinde net kârını yıllık bazda yüzde 523 artırarak 46 milyar 800 milyon liraya çıkaracak. Şirket tarafından açıklanan rapora göre banka dışı şirketlerin yıllık bazda kârı ise yüzde 133 artacak.

İş Bankası’na ait İş Yatırım tarafından açıklanan rapora göre ise bankaların kârı yıllık yüzde 422, çeyreklik bazda yüzde 49 artacak.

Paylaşın

MB Kararı Sonrası JP Morgan’dan Dikkat Çeken ‘Faiz’ Yorumu

ABD’nin önde gelen bankalarından JP Morgan, TCMB’nin politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda değiştirmeyerek yüzde 14 seviyesinde tutma kararı hakkında değerlendirmede bulundu.

Bloomberg HT’nin haberine göre JP Morgan yayımladığı notta, TCMB’nin karar metninde kullandığı dilde “anlamlı bir değişiklik” yapma gereği duymadığını ve para politikası kararlarının giderek daha az piyasayla ilgili hale geldiğini belirtti.

TCMB’nin karar metninde, para politikasını sıkılaştırma hedefi olmadığını bir kez daha teyit ettiğini vurgulayan JP Morgan, “Merkez Bankası enflasyonla mücadelede etkinliği kanaatimizce şüpheli olan makroihtiyati tedbirlere devam edecek” dedi.

Diğer yandan notta enflasyondaki istikrarlı artış ve beklentilerdeki kötüleşme göz önüne alındığında politika faizinin reel olarak daha da negatif alana ilerlediği belirtildi.

TCMB’nin güvercin duruşunda herhangi bir değişiklik göstermediğinin altını çizen JP Morgan, bu ayki karar metninde tek anlamlı değişikliğin artan küresel durgunluk risklerine atıfta bulunulması olduğunu söyledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) yüzde 14’te sabit tuttu. Böylece TCMB, üst üste yedinci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında da faizi değiştirmemiş oldu.

TCMB daha önce Eylül 2021’de faiz indirimlerine başlamış, politika faizi 4 ayda 500 puan düşürülerek yüzde 19’dan yüzde 14’e çekilmişti. 2022 yılında ise yüzde 14’lük politika faizi değişmedi.

Paylaşın

Merkez Bankası, Politika Faizini 7. Kez Sabit Tuttu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) yüzde 14’te sabit tuttu. Böylece TCMB, üst üste yedinci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında da faizi değiştirmemiş oldu.

Haber Merkezi / TCMB daha önce Eylül 2021’de faiz indirimlerine başlamış, politika faizi 4 ayda 500 puan düşürülerek yüzde 19’dan yüzde 14’e çekilmişti. 2022 yılında ise yüzde 14’lük politika faizi değişmedi.

TCMB faiz oranlarına ilişkin basın duyurusunda şu ifadeler yer aldı:

“”Etkisi artarak sürmekte olan jeopolitik riskler olumsuz yönde etkisini sürdürmeye devam etmiş, dünyada iktisadi faaliyetin daha da zayıflamasına sebep olmuştur. Önümüzdeki döneme ilişkin küresel büyüme tahminleri aşağı yönlü güncellenmeye devam etmekte ve resesyon ihtimali artmaktadır. Küresel gıda güvenliğindeki ticaret yasakları ile artan belirsizlikler, emtia fiyatlarındaki yüksek ve oynak seyir ile temel gıda başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının sürmesi uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının artmasına yol açmaktadır.

Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Bununla birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğu ile işgücü piyasalarındaki katılıklara bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini vurgulamaktadırlar. Ülkeler arasında farklılaşan iktisadi görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası adım ve iletişimlerinde ayrışma devam etmektedir. Finansal piyasalarda artan belirsizliklere yönelik merkez bankaları tarafından geliştirilen yeni destekleyici uygulama ve araçlarla çözüm üretme gayretlerinin çeşitlenerek arttığı gözlenmektedir.

‘Yılın başındaki güçlü büyüme dış talebin de olumlu etkisiyle ikinci çeyrekte de sürmüştür’

Yılın başındaki güçlü büyüme dış talebin de olumlu etkisiyle ikinci çeyrekte de sürmüştür. İstihdam kazanımları benzer ekonomilere göre daha olumlu seyretmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, cari işlemler dengesinde turizm kaynaklı güçlü iyileşme devam etmektedir. Bunun yanında, enerji fiyatlarındaki yüksek seyir ve ana ihracat pazarlarının resesyona girme olasılığı cari denge üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır. Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı için önem arz etmektedir. İvmesini kaybettiği gözlenmekle birlikte, kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşması yakından takip edilmektedir. Kurul, güçlendirdiği makroihtiyati politika setini kararlılıkla uygulayarak gerekmesi durumunda ilave tedbirleri uygulamaya alacaktır.

Enflasyonda gözlenen yükselişte; jeopolitik gelişmelerin yol açtığı enerji maliyeti artışları, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının etkileri, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışların oluşturduğu güçlü negatif arz şokları etkili olmaya devam etmektedir. Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın güçlendirilmesi için atılan ve kararlılıkla uygulanan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesiyle dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir.

Fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir. Değerlendirme süreçleri tamamlanan kredi, teminat ve likidite politika adımları para politikası aktarım mekanizmasının etkinliğinin güçlendirilmesi için kullanılmaya devam edilecektir.

TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları liralaşma stratejisi çerçevesinde kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.”

Paylaşın

Merkez Bankası Rezervleri 2 Milyar 291 Milyon Dolar Azaldı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Haftalık Para ve Banka İstatistikleri yayımlandı. Buna göre, 8 Temmuz itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, 922 milyon dolar azalarak 58 milyar 867 milyon dolara geriledi. Brüt döviz rezervleri, 1 Temmuz’da 59 milyar 789 milyon dolar seviyesindeydi.

Haber Merkezi / Söz konusu dönemde altın rezervleri de 1 milyar 370 milyon dolar azalışla 41 milyar 154 milyon dolardan 39 milyar 784 milyon dolara indi. Böylece Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 8 Temmuz haftasında bir önceki haftaya kıyasla 2 milyar 291 milyon dolar azalarak 100 milyar 942 milyon dolardan 98 milyar 651 milyon dolara düştü.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

TCMB Rezervleri 2002’den Beri En Düşük Seviyede

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan haftalık verilere göre, net uluslararası rezervler 8 Temmuz itibarıyla bir önceki haftaya göre yaklaşık 1,4 milyar dolar azalarak 6,1 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Rezervler, haziran ortasında 7 milyar dolara düşerek Haziran 2002’den bu yana en düşük seviyeye gerileyip ardından sınırlı düzeyde yükselmişti.

TCMB’nin net uluslararası rezervleri, döviz piyasasına müdahaleler ve BOTAŞ başta olmak üzere KİT’lere yaptığı döviz satışlarıyla yıl içinde sert düşüşler kaydetti.

TCBM, öncesinde de BDDK kararlarından sonra ve özellikle 2021’in sonlarında kamuoyuyla paylaşarak döviz satıp piyasaya müdahale etmişti. TCBM’nin kamuoyuna duyurmadan da satışlar yapıldığı belirtiliyor.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın