Financial Times’dan Dikkat Çeken “Hafize Gaye Erkan” Yorumu

2015-2018 yıllarında Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcılığı, 2009-2015 yıllarında ise Maliye Bakanlığı yapan Mehmet Şimşek’in “tam yetkili Hazine ve Maliye Bakanı” olarak göreve gelmesinin ardından, Hafize Gaye Erkan, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığına atandı.

Hafize Gaye Erkan’ın Merkez Bankası’na atanması ile birlikte ortodoks para politikalarına dönüleceği yorumları yapılırken, Birleşik Krallık merkezli The Financial Times’dan Adam Samson, Hafize Gaye Erkan hakkında dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllarca geleneksel olmayan ekonomi politikaları izlediğini, bunun da yatırımcıları Türkiye’nin bilançosunun tehlikeli durumu konusunda endişelendirdiğini söyleyen Samson, düşük politika faizi ve tüketilen döviz rezervlerini hatırlatarak Erkan’ın yeni rolünde dar bir manevra alanı olacağı öngörüsünde bulundu.

Erkan’ın uzmanlığının büyük finans kuruluşlarının bilançolarındaki riski analiz eden karmaşık modeller oluşturmak olduğunu kaydeden Samson, Erdoğan’ın düşük faiz politikasını hatırlatarak Erkan’ın dayandığı klasik matematik kuramlarının Erdoğan’ın ekonomi konusundaki radikal görüşlerine tezat oluşturduğunu yazdı.

Politika faizini yüzde 8,5’e çekme kararının enflasyon krizini beraberinde getirdiğini ve lirayı büyük bir baskı altına aldığını aktaran Samson, Merkez Bankası’nın bu yıl 25 milyar dolarlık rezerv harcadığını anımsatarak bunun Erkan’a bankayı iyileştirmek gibi zorlu bir görev üstlenirken dar bir manevra alanı bırakacağı değerlendirmesinde bulundu.

Erkan’ın özgeçmişinden de detaylar paylaşılan yazıda, Erkan’ın First Republic bankasındaki görevinin kısa ve inişli çıkışlı olduğu, The Financial Times’ın önceki raporlarında Erkan’ın diğer üst düzey yöneticiler ile etkileşimlerinin ‘toksik’ olarak nitelendirildiği ifade edildi.

Erkan’ın risk yönetimi konusunda büyük bir rol oynadığı bankadan 2021 yılı sonu itibarıyla ayrıldığını hatırlatan gazete, kurumun halihazırda 2008’deki bankacılık krizinden bu yana ABD’deki en büyük bankacılık krizinin merkezinde bulunduğunu belirtti. Yazıda ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın ilk kadın başkanı olarak Erkan’ın risk yönetimi konusundaki deneyimini kullanmak için taze bir şansı olduğu ifade edildi.

“Cumhurbaşkanını memnun etmek durumunda olacak”

Merkez Bankası Başkanlığı’nın Erkan’ın diplomatik becerilerini sınayacağını kaydeden gazete, Erkan’ın Türkiye’yi daha sürdürülebilir bir politika zeminine getirmek ve yabancı yatırımcıları ülkeye geri çekmek arasında ince bir çizgide yürüyeceğini, bu esnada geleneksel ekonomi politikaları karşısında çok az sabır gösteren bir cumhurbaşkanını memnun etmek durumunda olacağını belirtti.

Paylaşın

Goldman Sachs, Türkiye Tahminlerini Revize Etti: Faiz Yüzde 40’a Çıkabilir

Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığı’na atanmasının geleneksel para politikalarına dönüşün bir işareti olarak yorumlanırken, ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs da Türkiye’ye ilişkin tahminlerini revize etti.

Goldman Sachs, Mehmet Şimşek’in Maliye Bakanı, Hafize Gaye Erkan’ın da Merkez Bankası Başkanı olarak atanmasının yeni yönetimde para ve mali ayarlamalara ihtiyaç duyulduğu anlayışının yaygın olduğuna işaret ettiğini belirtti.

Türkiye’ye ilişkin bir dizi tahminini revize eden banka, ekonominin istikrara kavuşturulmasının “döviz kurunda büyük ve süreksiz bir ayarlama gerektireceğini” kaydetti.

Bankanın ekonomistlerinden Clemens Grafe, müşterilerine gönderdiği bir bilgi notunda, her ne kadar bu aşamada para politikasının çerçevesi bilinmese de, “tamamen ortodoks politika yapıcılığın” döviz kurunun önceden ayarlanmasına izin vereceğini ve repo faizini ekonomideki faiz oranlarını sabitleyecek bir seviyeye yükselteceğini yazdı.

“Bize göre bu durum, ortodoks bir politika yapıcının faiz oranlarını mevduat faizlerinin mevcut seviyesi olan yüzde 40’a yükselteceğini göstermektedir.” diyen Grafe, döviz kuru ve enflasyon beklentisi istikrara kavuşmasının ardından, yıl sonunda faiz oranları hızla, büyük ihtimalle yüzde 25 civarına düşürülebileceğini de ifade etti.

Banka, ayrıca Türkiye’nin daha önce yüzde 2,9 olarak belirlediği yıllık gayrisafi milli hasıla tahminin yüzde 2,3’e düşürdü.

Dolar/TL beklentisi 28 seviyesinde

Öte yandan ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, Türk ekonomisine ilişkin bir raporunda, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamaları doğrultusunda Türk lirasında değer kaybı ve yüksek faiz oranlarıyla daha konvansiyonel politikalar beklediğini bildirdi.

Morgan Stanley, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini haziran ayında yüzde 20, ağustos ayında ise yüzde 25’e yükselteceği tahminini paylaştı.

Raporda Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığı’na atanmasının geleneksel para politikasına dönüşün bir işareti olduğu belirtildi. Seçimlerin ardından Türk lirasında değer kaybı ve finansal koşullarda sıkılaşma beklediğini belirten kurum ekonomistleri, para biriminde sert değer kaybı beklemediklerini, dolar/TL’ye ilişkin yıl sonu tahminlerinin 28 civarında olduğunu ifade etti.

Merkez Bankası’ndan 2 yıldan uzun süre sonra ilk kez bu ay faiz artışı beklediklerini açıklayan kurum ekonomistleri, şu ifadeleri kullandı:

“Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığı’na atanmasının ve TCMB yönetiminde beklenen değişikliklerin yapılmasının ardından politika faizinde normalleşme bekliyoruz.

Para politikasında kademeli bir normalleşmenin tercih edileceğini düşünüyoruz. 22 Haziran’da gerçekleşecek toplantıda politika faizinin yüzde 8,5’ten yüzde 20’ye yükselmesini, Ağustos ayında da yüzde 25’e çıkabileceğini öngörüyoruz.”

Paylaşın

Merkez Bankası’na İlk Kadın Başkan; Hafize Gaye Erkan Kimdir?

Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine atanması ardından ‘ortodoks’ politikalara dönülebileceğine dair sinyaller verilirken, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) başkanlığı görevine Hafize Gaye Erkan’ın getirildi.

Haber Merkezi / Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) Türkiye’ye dönen Hafize Gaye Erkan, kurumun ilk kadın başkanı oldu.

Görevden alınan Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanlığı’na (BDDK) atandı.

Peki Merkez Bankası’nın yeni başkanı Hafize Gaye Erkan kimdir?

İstanbul Erkek Lisesi’nden mezun olmasının ardından Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü 2001’de tamamladı.

Eğitimine ABD’de devam etti.  2005’te Princeton Üniversitesi’nde yöneylem araştırması ve finans mühendisliği alanında doktora derecesi aldı.

Harvard Business School’da yönetim bilimleri ve Stanford Üniversitesi’nde liderlik üzerine iki eğitim programını da tamamladı.

Kariyerine 2005 yılında Goldman Sachs’ta başladı. Burada görev yaptığı 9 yıl boyunca ABD’deki büyük bankalar ile sigorta şirketlerinin yönetim kurulları ve üst düzey yönetim ekiplerine bilanço yönetimi, stres testi ve sermaye planlaması, risk yönetimi, birleşme ve satın alma konularında danışmanlık hizmeti verdi.

First Republic Bank’ta 2014 yılında çalışmaya başladı. Burada çalıştığı yaklaşık 8 yıl süresince eş icra kurulu başkanı (Co-CEO), başkan, yönetim kurulu üyesi, yatırım direktörü, mevduat direktörü ve risk eş direktörü olarak görev yaptı.

Merkezi ABD’de bulunan mücevher şirketi Tiffany & Co’da 2 yıl yönetim kurulu üyesi olan Erkan, 2022’de, Fortune 500’de yer alan küresel finans danışmanlığı şirketi Marsh McLennan’ın yönetim kuruluna katıldı.

San Francisco Business Times’ın 2018’deki araştırmasına göre, Amerika’nın en büyük 100 bankasında başkan veya CEO unvanına sahip 40 yaşın altındaki tek kadın olan Erkan, aynı yıl San Francisco Business Times’ın “40 Yaş Altı 40 Listesi” ile Crain New York Business’ın “40 Yaş Altı 40 Listesi”nde yer aldı.

Erkan, 2019 yılında da Crain’s’in “Bankacılık ve Finans Sektöründe Önemli Kadınlar Listesi” ile American Banker’ın “İzlenmesi Gereken Kadınlar Listesi”ne girdi.

Bankacılık, yatırım, risk yönetimi, teknoloji ve dijital inovasyon konularında uzmanlığa sahip olan Erkan, Princeton Üniversitesi Yöneylem Araştırması ve Finansal Mühendislik Bölümü Danışma Konseyi’nde de görev yapıyor.

Fahrettin Altun yeniden Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na atandı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na Fahrettin Altun, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’ne Seyfullah Hacımüftüoğlu, Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığı’na Yunus Arıncı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı’na İbrahim Şenel, Devlet Arşivleri Başkanlığı’na Uğur Ünal, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’na da Yasin Yıldız yeniden getirildi.

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’na Metin Kıratlı, Özel Kalem Müdürlüğü’ne Hasan Doğan, Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü’ne Hakkı Susmaz, Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’ne Bilal Şentürk, Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü’ne Yusuf Karaloğlu, Destek ve Mali Hizmetler Genel Müdürlüğü’ne Mehmet Tuncer ve Koruma Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne de Ramazan Bal yeniden atandı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nda açık bulunan Başkan Yardımcılıklarına, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 38’inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 4’üncü maddeleri gereğince Prof. Dr. Huriye Martı ve Prof. Dr. İbrahim Hilmi Karslı atandı.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Rezervleri Net Eksi 5,7 Milyar Dolar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Haftalık Para ve Banka İstatistiklerini açıkladı. Buna göre, Merkez Bankası’nın brüt rezervi, geçen hafta 2 milyar dolar artarak 100,4 milyar dolara yükseldi.

Haber Merkezi / Altın rezervi 41,9 milyar dolardan 42,2 milyar dolara; döviz rezervi ise 56,5 milyar dolardan 58,2 milyar dolara çıktı. 2022 sonuna göre bakıldığında ise Merkez Bankası’nın brüt rezervi yüzde 21,9, döviz rezervi yüzde 29,7, altın rezervi ise yüzde 7,8 azaldı.

TCMB’nin net rezervi, geçen hafta eksi 4,4 milyar dolardan eksi 5,7 milyar dolara geriledi. Böylece Merkez Bankası’nın net rezervi en düşük seviyeyi gördü.

Net rezerv 3 haftadır negatif bölgede yer alıyor. Merkez Bankası’nın swap harici net rezervi ise 2 Haziran haftasında 0,7 milyar dolar daha azalarak eksi 61,2 milyar dolar seviyesinde.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan Enflasyon Açıklaması: Bedelsiz Doğalgaz Detayı

Mayıs ayında yıllık enflasyon temel mal ve hizmetlerde yükselirken, enerjide belirgin olmak üzere diğer gruplarda gerilediğini belirten Merkez Bankası, “Mayıs ayında, meskenlere doğal gazın bedelsiz olarak sunulması tüketici enflasyonu üzerinde belirgin bir düşürücü etki oluşturmuştur” dedi.

Haber Merkezi / Doğalgazın seçim öncesi ücretsiz sunulmasının enflasyon üzerinde “belirgin” bir etki yarattığını belirten Merkez Bankası, “Enerji fiyatları mayıs ayında yüzde 21,00 ile yüksek bir oranda gerilemiş, grup yıllık enflasyonu 28,16 puanlık düşüşle yüzde -6,97 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu gelişmede, konut abonelerine mayıs ayında bedelsiz olarak kullandırılan doğal gaz belirleyici olmuştur. Ek olarak, uluslararası petrol fiyatlarının son dönemdeki ılımlı seyri yurtiçi akaryakıt fiyatlarını (yüzde -6,22) olumlu etkileyerek aylık düşüşe katkı sağlamıştı” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mayıs ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu’nu yayımladı. Raporda şu ifadeler kullanıldı:

“Mayıs ayında tüketici fiyatları yüzde 0,04 oranında artmış, yıllık enflasyon 4,09 puan azalarak yüzde 39,59’a gerilemiştir (Grafik 1 ve Tablo 1). Mayıs ayında meskenlere doğal gazın bedelsiz olarak sunulması aylık tüketici enflasyonu üzerinde 2,4 puan düşürücü etki oluşturmuştur. Yıllık değişim oranı B endeksinde 0,32 puan düşüşle yüzde 47,70, C endeksinde 1,14 puan artışla yüzde 46,62 olmuştur.

Alt grupların yıllık tüketici enflasyonuna katkıları incelendiğinde, bu dönemde enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkol-tütün-altın gruplarının katkıları sırasıyla 4,12, 0,58 ve 0,31 puan azalmış, temel mallar ve hizmet gruplarının katkıları sırasıyla 0,37 ve 0,55 puan artmıştır.

Mevsimsellikten arındırılmış verilerle incelendiğinde, aylık artışlar önceki aya kıyasla B ve C endeksinde yükselmiştir. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan temel mal ve hizmetlerde bir önceki aya göre yükselirken, işlenmiş gıdada yatay seyrederek ılımlı görünümünü korumuştur.

Hizmet fiyatları mayıs ayında yüzde 4,60 oranında yükselmiş, grup yıllık enflasyonu 1,33 puan artışla yüzde 59,95 olmuştur. Bu dönemde yıllık enflasyon ulaştırma grubunda gerilerken diğer alt gruplarda yükselmiştir. Lokanta-otel fiyatlarındaki yüzde 7,10 oranındaki aylık artışta gerek gıda fiyatlarının etkilediği yemek hizmetleri gerekse konaklama hizmetleri fiyatlarındaki yükselişler etkili olmuştur. Mayıs ayında kira alt grubunda aylık artış yüzde 5,15 ile güçlenmiş, bu grupta yıllık enflasyon yüzde 71,43 oranına yükselmiştir.

Diğer hizmetler alt grubu fiyatlarındaki artışta kişisel ulaştırma araçlarının bakım onarımı, eğitim ve sağlık hizmetleri öne çıkmıştır. Haberleşme fiyatları görünümünde internet ve telefon görüşme ücretlerinde devam eden yükselişler belirleyici olmuştur. Ulaştırma hizmetleri aylık enflasyonu havayolu ile yolcu taşımacılığı ücretlerindeki artışa karşın karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle ılımlı gerçekleşmiş, bu grupta yıllık enflasyon yüzde 39,34’e gerilemiştir.

Temel mal grubu yıllık enflasyonu 0,91 puan artışla yüzde 35,07 olmuştur. Mayıs ayında yıllık enflasyon giyim ve ayakkabı ile dayanıklı mal alt gruplarında yükselirken, diğer temel mallarda gerilemiştir.

Dayanıklı mal fiyatları (altın hariç) aylık bazda yüzde 3,48 oranında artmış, alt grup yıllık enflasyonu 1,80 puan yükselerek yüzde 39,27 olarak gerçekleşmiştir. Aylık bazda alt grup fiyat artışını otomobil (yüzde 6,37) kalemi sürüklerken, elektrikli ve elektriksiz aletler (yüzde 0,88) ile mobilya (yüzde 0,55) kalemlerinde fiyatlar daha ılımlı bir şekilde yükselmiştir.

Giyim ve ayakkabı alt grubu fiyat artışında (yüzde 9,96) yazlık ürünlerin endekse giriş ayının nisan ayından mayıs ayına kaymasının etkisi hissedilmiştir. Diğer temel mallarda fiyatlar yüzde 1,03 ile ılımlı bir şekilde yükselirken, alt grup yıllık enflasyonu 4,01 puan düşüşle yüzde 39,32 seviyesine gerilemiştir.

Enerji fiyatları mayıs ayında yüzde 21,00 ile yüksek bir oranda gerilemiş, grup yıllık enflasyonu 28,16 puanlık düşüşle yüzde -6,97 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu gelişmede, konut abonelerine mayıs ayında bedelsiz olarak kullandırılan doğal gaz belirleyici olmuştur. Ek olarak, uluslararası petrol fiyatlarının son dönemdeki ılımlı seyri yurtiçi akaryakıt fiyatlarını (yüzde -6,22) olumlu etkileyerek aylık düşüşe katkı sağlamıştır.

Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları mayıs ayında yüzde 0,71 oranında artmış, yıllık enflasyon 1,40 puan azalarak yüzde 52,52 olmuştur. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada 3,31 puan artışla yüzde 56,01’e ulaşırken, işlenmiş gıdada 6,40 puan düşüşle yüzde 51,35 seviyesine gerilemiştir.

Mevsimsellikten arındırılmış veriler bu dönemde sebze fiyatlarında daha belirgin olmak üzere taze meyve ve sebze fiyatlarında artışa işaret etmiştir. Taze meyve ve sebze dışı işlenmemiş gıda grubunda patates ile tavuk eti fiyatlarındaki yükselişler dikkat çekerken, kırmızı et fiyatlarının artışı yavaşlamakla birlikte sürmüştür.

İşlenmiş gıdada aylık enflasyon (yüzde 1,08) et fiyatlarındaki görünüme istinaden işlenmiş et ürünleri (yüzde 5,97) öncülüğünde devam etmiştir. Ekmek ve tahıl ürünleri fiyat artışlarındaki yavaşlama mayıs ayında da sürmüştür.

Yurt içi üretici fiyatları mayıs ayında yüzde 0,65 ile sınırlı bir artış kaydetmiş, yıllık enflasyon 11,35 puan azalarak yüzde 40,76 olmuştur. Ana sanayi gruplarına göre yıllık enflasyon alt grupların tümünde düşüş kaydederken, aylık bazda enerji fiyatları yüzde -6,67 ile azalış eğilimini sürdürmüştür.

Aylık fiyat gelişmeleri sektörler bazında incelendiğinde, rafine edilmiş petrol ürünleri ile elektrik-gaz imalatı sektörlerinde fiyatlar düşerken, ağaç ve mantar ürünleri, motorlu kara taşıtları, gıda, fabrikasyon metal ve mobilya sektörleri fiyat artışları ile öne çıkmıştır.”

Paylaşın

JPMorgan’dan “Merkez Bankası Faizi Yüzde 25’e Yükseltebilir” İddiası

“Tam yetkili Hazine ve Maliye Bakanı” olarak göreve gelen ve ekonomide “rasyonel zemin” sinyali veren Mehmet Şimşek’in yetkin bir ekip kurması ve gerekli adımları atmasına izin verilmesi halinde ekonomiyi “uçurumun kenarından alabileceği” yorumları yapılırken, yabancı kurumların politika faizine ilişkin sert artış beklentileri de birbirini izliyor.

ABD merkezli yatırım bankası ve finansal hizmetler şirketi JPMorgan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Haziran toplantısında yüzde 8,50 seviyesinde olan politika faizini yüzde 25’e yükseltmesinin olası olduğuna işaret etti.

Bloomberg’in haberine göre ABD bankası JPMorgan tarafından Pazartesi günü yayımlanan notta TCMB’nin 22 Haziran’daki para politikası toplantısında veya “belki daha da erken bir tarihte” politika faizini yüzde 25’e yükseltebileceği belirtildi.

JPMorgan ekonomistleri, müşterilerine gönderdikleri araştırma notunda, “Politika faizinin 22 Haziran toplantısında veya belki de daha önce mevcut yüzde 8,5 seviyesinden yüzde 25’e yükseltilmesi ve bununla birlikte ihtiyaç olması halinde daha küçük artışların yapılabileceğine işaret eden bir yönlendirme metni yayımlanması olasılıklar dahilinde. Yüzde 30 olan yıl sonu politika faizi tahminimizde değişikliğe gitmiyoruz” ifadelerine yer verdi.

SocGen de 6,5 puanlık artış bekliyor

Societe Generale de Türkiye ile ilgili yeni analizinde politika faizinin yüzde 15’e yükseltileceğini öngördü. Kurumun müşterilerine gönderdiği notta Türkiye ile ilgili ana riskler olarak geri dönülen politika ortodoksisine dair hayal kırıklığı oluşması ve yeni ekonomi yönetiminin ihracatı desteklemek için para birimini zayıflatması ihtimalleri gösterildi.

Kurum, politika faizinin 22 Haziran’da 650 baz puan artışla yüzde 15’e yükseltilmesini, ardından Temmuz ve Ağustos aylarında 500’er baz puan artırımlar gerçekleştirilmesini bekliyor.

Şimşek adı TCMB için geçen Erkan ile görüştü

TCMB Başkanlığı için adı geçen Hafize Gaye Erkan, Pazartesi sabahı Ankara’da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile görüşmüştü.

Diğer yandan, halen bu görevde bulunan Şahap Kavcıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ‘uyumlu’ bir çalışma göstermişti. Buna karşılık, kamuoyunda yoğun biçimde aralarında eski banka genel müdürlerinin de olduğu bir dizi isim dile getiriliyor.

Paylaşın

Gözler Yeni Ekonomi Yönetiminde: Kavcıoğlu’nun Yerine Düşünülen 3 İsim

2015-2018 yıllarında Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcılığı, 2009-2015 yıllarında ise Maliye Bakanlığı yapan Mehmet Şimşek’in yeni kabinede yer alması durumunda Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile çalışmak istemediği öne sürüldü.

Şahap Kavcıoğlu’nun yerine düşünülen isimlerin, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, olduğu ileri sürüldü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cumartesi günü yeni kabineyi açıklaması bekleniyor. Erdoğan’ın ekonominin başına eski Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yeni dönemde Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile çalışmak istemediği ve yerine düşünülen 3 ismin olduğu öne sürüldü.

Tayyip Erdoğan’ın 28 Mayıs Pazar günü yapılan 2. tur seçimlerinde yeniden seçilmesinin ardından gözler kabineye çevrildi. Erdoğan’ın cumartesi günü saat 22.00’de açıklayacağı listede ekonomi yönetimine ilişkin sürpriz isimlerin yer alması bekleniyor.

Haberler.com’un haberine göre; Mehmet Şimşek’in kendisine yapılan teklifi kabul ettiği ve ekonomiden sorumlu cumhurbaşkanı yardımcısı olarak görev yapacağı ifade ediliyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ise ikiye ayrılması beklentisi güçlenirken, bu bakanlıklardan birisinin başına ise gelebilecek isim olarak Cevdet Yılmaz’ın adının geçtiği öğrenildi.

Şahap Kavcıoğlu yerine 3 isim

Öte yandan Şimşek’in Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile çalışmak istemediğini öne süren gazeteci İsmail Saymaz, yerine düşünülen isimlerin de Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar olduğunu ifade etti.

Anlaşma sağlanamadı

Öte yandan Middle East Eye’den Ragıp Soylu’nun haberine göre, Mehmet Şimşek ile Erdoğan pazartesi günü görüştüğü ancak henüz bir anlaşma sağlanamadı.

Haberde görüşlerine yer verilen ve adı açıklanmayan “konuyu bilen bir kişi”, “Her konuda anlaşabilirler ama faiz oranlarının yükseltilmesi bir sorun olmaya devam ediyor” dedi.

“İşletmeler için çok maliyetli olmaması için faiz oranlarının kademeli olarak artırılmasını öneriyor” diyen bir kaynak, “Faiz oranını şu anki yüzde 8,5 seviyesinden zaman içinde yüzde 25’e kadar yükseltmek istiyor” ifadelerini kullandı.

Habere göre eğer Erdoğan ortodoks politikalara dönerse büyüme olumsuz etkilenecek. Mevcut politikayla devam ettiği takdirde ise giderek artan enflasyonla ve muhtemel bir ödemeler dengesi kriziyle başa çıkması gerekecek.

“Aktif siyaseti düşünmüyorum” demişti

Mart ayında Erdoğan’la görüşen Şimşek görüşme sonrası sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kendi alanına giren her konuda istenen desteği vermeye hazır olduğunu, ancak yurt dışında finans kuruluşlarındaki işleri sebebiyle aktif siyasete girmeyi düşünmediğini belirtmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim akşamı balkon konuşmasında, “faiz indirildi, enflasyon da inecek” diyerek, “uluslararası itibara sahip finans yönetimi, yatırım ve istihdam odaklı bir üretim ekonomisi tasarladıklarını” dile getirmişti.

Erdoğan, seçimden önce yaptığı bir açıklamada, Şimşek koordinasyonunda bir ekibin ekonomi politikalarını daha da güçlendirmek için hazırlıklar yürüttüğünü söylemişti.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Rezervleri Erimeye Devam Ediyor: Net Eksi 4,4 Milyar Dolar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Haftalık Para ve Banka İstatistiklerini yayımladı. Buna göre, Merkez Bankası’nın brüt rezervi Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nin ikinci turunun yapıldığı 26 Mayıs haftasında 3,1 milyar dolar azalarak 98 milyar 458 milyon dolara geriledi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın brüt rezervi 10 ay sonra ilk kez 100 milyar doların altına indi. TCMB’nin döviz rezervi geçen hafta 2,3 milyar dolar azalarak 56 milyar 519 milyon dolara, altın rezervi ise 800 milyon dolarlık düşüşle 41 milyar 939 milyon dolara geriledi.

2022 sonuna göre bakıldığında ise Merkez Bankası’nın döviz rezervi yüzde 31,83 oranında azaldı. Döviz rezervi, 82,9 milyar dolardan 56,5 milyar dolara düştü.  Altın rezervi ise yıl sonuna göre yüzde 8,53 oranında azaldı.

Geçen hafta 21 yıl sonra ilk kez negatif bölgeye geçen Merkez Bankası’nın net uluslararası rezervi, 26 Mayıs haftasında eksi 0,2 milyar dolardan eksi 4,4 milyar dolara geriledi. Swap harici net rezerv ise eksi 60,3 milyar dolardan eksi 60,5 milyar dolara geriledi.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan Kur Korumalı Mevduat Hamlesi: Prim Ödemeleri…

1 Haziran’dan itibaren açılacak veya yenilenecek Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarında prim ödemesi vade sonunda yapılabilecek. Prim ödemeleri Türk Lirası olarak yapılacak.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulaması için dikkat çeken yeni bir karar aldı.

Merkez Bankası tarafından bankalara gönderilen yazıda, kur korumalı mevduat hesaplarına önden prim ödemesi yapılmaması istendi.

1 Haziran’dan itibaren açılacak veya yenilenecek KKM hesaplarında prim ödemesi vade sonunda yapılabilecek. Prim ödemeleri TL olarak yapılacak.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre, KKM’deki toplam tutar 2,4 trilyon liraya çıktı. Kur korumalı mevduat dolar cinsinden ise 121 milyar doları aştı.

Faiz üst sınırının kaldırılmasından bu yana KKM hesaplarına giriş hızlandı. Son 7 haftada KKM’deki artış 32,6 milyar dolar olarak kaydedildi.

KKM uygulaması Aralık 2021’de dolardaki hızlı yükseliş sonrası döviz piyasasının dengelenmesi için devreye sokulmuştu.

KKM hesabı nasıl açılır?

Kur Korumalı Mevduat Hesabı, hali hazırda müşterisi olduğunuz bankanın mobil internet bankacılığı ya da bankanın uygulamaları üzerinden açılabilir.

Aynı zamanda bank şubesine giderek KKM hesabı başvurusunda bulunabilirsiniz. Kur Korumalı Mevduat TL hesabı açtırmak için müşterisi olduğunuz banka önemli değildir. Dilediğiniz bankada bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

Kur Korumalı kur farkı nasıl hesaplanır?

Kur koruması ile hesabınızın kapanış tarihindeki döviz kuru, hesabınızın açılış tarihindeki döviz kurundan yüksek ise aradaki fark size ödenecektir.

Kur Korumalı mevduat hesabı şartları nelerdir?

Hesap sahibinin “yurt dışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşı ya da Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek kişi olması” gerekmektedir. Bunun dışında Kur korumalı mevduatta kapsam genişliyor.

KKM riskli mi?

Normal koşullarda kişi kur riskini kendisi üstlenmektedir. KKM ise kur riskini tamamen kamunun üstlenmesine neden olan bir araçtır.

Eğer kur artarsa, aradaki farkı bizzat devlet kendi ödemeyi taahhüt etmektedir. Nitekim 2022 yılında KKM’nin devlete maliyeti yaklaşık 200 milyar lira civarında olmuştur.

Kur Korumalı Hesap en az kaç olmalı?

Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat Hesabı açmak için minimum tutar 1.000 (bin) TL, maksimum tutar 500.000.000 (beş yüz milyon) TL’dir.

KKM günah mı?

ALO 190 Fetva Hattı ‘kur korumalı mevduat’ uygulaması için “Vadeli mevduatta da faiz geçerli kur korumalıda da. Sonuçta banka fazlalık veriyor, yani faiz tahakkuk ediyor. Bu yüzden sakıncalı, haram” ifadesini kullandı.

Paylaşın

“Merkez Bankası, Kur Korumalı Mevduat’ta Müdahale Edecek” İddiası

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) dövize dönüşebilir Kur Korumalı Mevduat’ta (KKM) adeta çılgın primlere neden olan uygulamaya müdahale edeceği öne sürüldü. Müdahale durumunda KKM’ye talebin kısmen azalması bekleniyor.

Seçim öncesi bazı bankaların yüzde 40’a kadar çektiği Kur Korumalı Mevduata verdikleri opsiyon primine Merkez Bankası el atıyor. Dövize dönüşebilir kur korumalı mevduatta adeta çılgın primlere neden olan uygulamaya Merkez Bankası’nın müdahale edeceği öne sürüldü.

Paramedya’nın bankacılık kulislerinden aktardığı bilgiye göre, Merkez Bankası kararnamesi ile bankaların dönüşüm oranının yüzde 60’dan yüzde 50’ye düşeceği belirtildi. Bu durumun bankaların KKM’ye verdikleri opsiyon priminde düşüş yaratması bekleniyor.

Yani 10 bin dolarını 3 aylık vade ile dövize dönüşebilir kur korumalı mevduat yapanlara ödenecek yaklaşık 600 dolarlık opsiyon priminin sonu geliyor. Düzenlemenin hayata geçmesi durumunda KKM’ye talebin kısmen azalması bekleniyor.

KKM hesabı nasıl açılır?

Kur Korumalı Mevduat Hesabı, hali hazırda müşterisi olduğunuz bankanın mobil internet bankacılığı ya da bankanın uygulamaları üzerinden açılabilir.

Aynı zamanda bank şubesine giderek KKM hesabı başvurusunda bulunabilirsiniz. Kur Korumalı Mevduat TL hesabı açtırmak için müşterisi olduğunuz banka önemli değildir. Dilediğiniz bankada bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

Kur Korumalı kur farkı nasıl hesaplanır?

Kur koruması ile hesabınızın kapanış tarihindeki döviz kuru, hesabınızın açılış tarihindeki döviz kurundan yüksek ise aradaki fark size ödenecektir.

Kur Korumalı mevduat hesabı şartları nelerdir?

Hesap sahibinin “yurt dışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşı ya da Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek kişi olması” gerekmektedir. Bunun dışında Kur korumalı mevduatta kapsam genişliyor.

KKM riskli mi?

Normal koşullarda kişi kur riskini kendisi üstlenmektedir. KKM ise kur riskini tamamen kamunun üstlenmesine neden olan bir araçtır.

Eğer kur artarsa, aradaki farkı bizzat devlet kendi ödemeyi taahhüt etmektedir. Nitekim 2022 yılında KKM’nin devlete maliyeti yaklaşık 200 milyar lira civarında olmuştur.

Kur Korumalı Hesap en az kaç olmalı?

Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat Hesabı açmak için minimum tutar 1.000 (bin) TL, maksimum tutar 500.000.000 (beş yüz milyon) TL’dir.

KKM günah mı?

ALO 190 Fetva Hattı ‘kur korumalı mevduat’ uygulaması için “Vadeli mevduatta da faiz geçerli kur korumalıda da. Sonuçta banka fazlalık veriyor, yani faiz tahakkuk ediyor. Bu yüzden sakıncalı, haram” ifadesini kullandı.

Paylaşın