Merkez Bankası Başkanı Görevden Affını Talep Etti

8 Haziran 2023’te Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığı görevine getirilen Hafize Gaye Erkan, sosyal medya hesabı üzerinden görevinden affını talep ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Son dönemde hakkında çıkan iddiaları “itibar suikastı” olarak nitelendiren Hafize Gaye Erkan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Kamuoyunun malumu olduğu üzere 8 Haziran 2023 tarihinden bu yana Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanlığı görevini sürdürmekteyim. Her bir karış toprağı için bedel ödenmiş bu topraklarda doğmuş, büyümüş, eğitim görmüş bir vatan evladı olarak, bu kutsal görev şahsıma tevdi edildiğinde kişisel koşullarımı hiç önemsemeden ülkeme geldim ve görevimin başına geçtim.

O dönemde de daha yaşını doldurmamış bir evladın annesi olarak böyle yoğun bir görevi sürdürmenin zorluklarının elbette farkındaydım. Devletimize ve milletimize hizmet edebilmek adına bugüne kadar yorulmadan gece gündüz görevimin başında yer aldım. Gelinen noktada ekonomi programımız meyvelerini vermeye başlamıştır. Rezervlerimizdeki artış, ekonomik veriler ile enflasyonun ana eğilimine dair göstergeler bu başarının kanıtıdır.

Tüm bu olumlu gelişmelere karşın kamuoyunun malumu olduğu üzere son dönemde şahsıma yönelik büyük bir itibar suikasti kampanyası düzenlenmiştir. Bu süreçten ailem ve dahası henüz bir buçuk yaşına bile girmemiş günahsız evladımın daha fazla etkilenmemesi için, Sayın Cumhurbaşkanımızdan ilk günden beri şerefle yürüttüğüm görevimden affımı talep etmiş bulunuyorum.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ilk kadın başkanı olma gururunu yaşamama vesile olan Sayın Hazine ve Maliye Bakanımıza ve yaklaşık 9 aydır bu görevi beraber sürdürdüğüm, gece gündüz demeden her biri büyük bir özveriyle çalışan mesai arkadaşlarıma teşekkürü bir borç biliyorum.

Hasseten Amerika’da özel sektörde geçen 22 yıllık yöneticilik ve bankacılık tecrübemden sonra, evladıma da bırakacağım en büyük miras olan ülkeme ve milletime hizmet etme imkanını bana sunan ve görev sürem boyunca desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen Sayın Cumhurbaşkanımıza şükran ve minnetlerimi arz ediyorum.”

Mehmet Şimşek’ten açıklama

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın istifa kararı almasının ardından açıklama yaptı.

Yazılı açıklamasında ekonomi programının aynı şekilde devam edeceğini belirten Şimşek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen ekonomi programımız, kesintisiz ve kararlılıkla devam etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomi ekibimize ve uyguladığımız programımıza desteği ve güveni tamdır” dedi.

Erkan’a teşekkür eden Şimşek, “Merkez Bankası eski Başkanı Sayın Hafize Gaye Erkan’ın aldığı karar tamamen şahsidir ve kendi takdirleridir. Aldığı bu kararı saygı ile karşılıyor ve ülkemize sunduğu kıymetli hizmet ve katkılarından dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Yeni Merkez Bankası Başkanının önerisi doğrultusunda atanacağını belirten Mehmet Şimşek, açıklamasını şöyle sonlandırdı:

“Önerim doğrultusunda yeni atanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı ve ekibine başarılar diliyorum. Bu çerçevede ekip olarak güçlü işbirliği ve koordinasyon içinde fiyat istikrarı hedefimize emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz.”

Paylaşın

Merkez Bankası Rezervleri Beş Haftada 8,5 Milyar Dolar Azaldı

Merkez Bankası (TCMB) brüt döviz rezervleri 1 milyar 212 milyon dolar azalışla 89 milyar 154 milyon dolara geriledi. Brüt rezervlerdeki gerileme beş haftada 8,5 milyar doları buldu.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt döviz rezervi 22 aralık haftasında 145,5 milyar dolarla rekor düzeye çıkmıştı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB), haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı. Buna göre, 26 Ocak haftasında Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervi 930 milyon dolar azalışla 137 milyar 161 milyon dolara geriledi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) altın rezervleri 47,7 milyar dolardan 48 milyar dolara çıkarken, döviz rezervi 90,4 milyar dolardan 89,1 milyar dolara geriledi. Bankanın net uluslararası rezevleri 30,68 milyar dolar oldu.

Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt döviz rezervi 22 Aralık haftasında 145,5 milyar dolarla rekor düzeye çıkmıştı.

Yasal öz kaynaklar arttı

Öte yandan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 26 Ocak ile biten haftaya ilişkin bankacılık sektörü verilerini açıkladı. Sektörün kredi hacmi 26 Ocak itibarıyla 101 milyar 311 milyon lira artış gösterdi.

Söz konusu dönemde toplam kredi hacmi 11 trilyon 736 milyar 174 milyon liradan 11 trilyon 837 milyar 485 milyon liraya yükseldi. Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil geçen hafta 65 milyar 848 milyon lira arttı. Toplam mevduat 15 trilyon 101 milyar 317 milyon lira oldu.

Tüketici kredilerinin tutarı, 26 Ocak itibarıyla 12 milyar 923 milyon lira artışla 1 trilyon 526 milyar 904 milyon liraya yükseldi. Söz konusu kredilerin 436 milyar 713 milyon lirası konut, 94 milyar 96 milyon lirası taşıt ve 996 milyar 95 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 29 milyar 735 milyon lira artarak 1 trilyon 438 milyar 439 milyon liraya çıktı. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 2,8 artışla 1 trilyon 206 milyar 915 milyon liraya yükseldi. Bireysel kredi kartı alacaklarının 522 milyar 515 milyon lirasını taksitli, 684 milyar 400 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 26 Ocak itibarıyla önceki haftaya göre 534 milyon lira artarak 194 milyar 750 milyon liraya yükseldi. Takipteki alacakların 158 milyar 450 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı. Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları, 99 milyar 732 milyon lira artarak 2 trilyon 593 milyar 970 milyon lira oldu.

Paylaşın

Hafize Gaye Erkan’ı Merkez Bankası Başkanlığına Kim Önerdi?

Hafize Gaye Erkan’ın Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığına kimin önerisi ile atandığına dair de yeni iddialar ortaya atıldı. Kulislere göre Erkan’ı Cumhurbaşkanına öneren isim Haluk Bayraktar.

Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığına getirilen Hafize Gaye Erkan’ı bugüne kadar Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine getirilen Mehmet Şimşek’in önerdiği söyleniyordu.

Geçtiğimiz haftanın dikkat çeken gündem maddelerinden biri Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan ile ilgili iddialardı. Bunlar konuşulurken Erkan’ın Merkez Bankası Başkanlığına kimin önerisi ile atandığına dair de yeni iddialar ortaya atıldı.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Bugüne kadar hep Erkan’ı Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine getirilen Mehmet Şimşek’in önerdiği söyleniyordu. Ancak kulislere göre Erkan’ı Cumhurbaşkanına öneren isim Türkiye’de ilk insansız hava aracını (İHA) geliştiren ve ihraç eden Baykar Teknoloji’nin genel müdürü Haluk Bayraktar.

İddiayı dile getirenler daha fazla detay vermese de iki ismin kariyer yolculuğundaki ortaklıklar dikkat çekici. Erkan İstanbul Erkek Lisesi, Bayraktar Kabataş Erkek Lisesi mezunu. Bayraktar Ankara’da, Erkan İstanbul’da ama her iki isim de Endüstri Mühendisliği eğitimi alıyor.

Aynı yıllarda Bayraktar Columbia Üniversitesi’nde, Erkan Princeton Üniversitesi’nde doktora yapıyor. Bayraktar’ın ABD’deki eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye’ye döndüğünü, Erkan’ın ise kariyerine ABD’de devam ettiğini görüyoruz.

İki ismin yolları hiç kesişti mi bilmiyoruz ama Bayraktar’ın Erkan’ın Merkez Bankası Başkanlığına atanmasından mutlu olduğunu, o süreçte yaptığı, “Oldukça başarılı bir eğitim ve iş hayatı geçmişi bulunan ve Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Merkez Bankası Başkanlığı’na atanan ilk kadın başkan olan Sayın Hafize Gaye Erkan’a yeni görevinde başarılar dilerim…” paylaşımından biliyoruz.

Paylaşın

Merkez Bankası, Seçimlere Kadar Enflasyonda Bekle – Gör Sürecine Girdi

Prof. Dr. Sinan Alçın, Merkez Bankası’nın son faiz kararının işaretlerinin Aralık 2023 toplantısında verildiğini hatırlatıyor. Merkez Bankası’nın faiz artırmaya resmen ara verdiğini ve bundan sonraki süreçte, en azından 31 Mart seçimlerine kadar enflasyondaki gelişmeleri takip edeceğini dile getiren Prof. Alçın, şu görüşleri dile getiriyor:

“Şu andan itibaren enflasyonla mücadelede bekle-gör dönemine girdiğimizi söyleyebiliriz. Bu süreç Haziran veya Temmuz ayına kadar devam edebilir. Ama bu dönem içerisinde, faiz artırımı olmasa da enflasyonla mücadele için kredi kartı taksitlerinde ve kredi çekimlerinde yeni sınırlamalar olabilir.”

Resmi verilere göre yüzde 64,8 ile dünyadaki en yüksek enflasyona sahip ülkelerinden biri olan Türkiye’de, AK Parti iktidarının enflasyonla mücadele amacıyla Haziran ayında başlattığı faiz artırımı sürecinde ara döneme girildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2024 yılının ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında, politika faizini beklentilere paralel olarak, 250 baz puan artırarak yüzde 45’e çıkardı. Faiz kararı sonrasında açıklanan metinde enflasyonla mücadele için “gerekli parasal sıkılık düzeyine ulaşıldığı ve bu düzeyin gerektiği müddetçe sürdürüleceği” mesajı verildi.

Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zaferle çıktığı 28 Mayıs genel seçimlerinin ardından geçen son sekiz ayda, toplamda 36,5 puanlık faiz artışı gerçekleştirmiş oldu. Böylelikle Erdoğan’ın seçim öncesinde uyguladığı “faiz düşerse enflasyon da düşer” söylemi ile yüzde 8,5’e kadar düşen TCMB’nin uyguladığı politika faizi yüzde 45’e yükseltilmiş oldu. Faiz kararının ardından dolar ve euro kurundaki artış sürdü. Dolar kuru 30,3 TL’ye kadar çıkarken, Euro kuru 33 TL seviyesine dayandı.

DW Türkçe‘ye konuşan uzmanlara göre, 31 Mart yerel seçimlerine kadar ekonomideki durgunluğu kontrol etmek amacıyla verilen bu ara, uluslararası yatırımcıları Türkiye’ye çekmek için yeterli olmayacak. Kırklareli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Alçın, Merkez Bankası’nın son faiz kararının işaretlerinin Aralık 2023 toplantısında verildiğini hatırlatıyor.

Merkez Bankası’nın faiz artırmaya resmen ara verdiğini ve bundan sonraki süreçte, en azından 31 Mart seçimlerine kadar enflasyondaki gelişmeleri takip edeceğini dile getiren Prof. Alçın, şu görüşleri dile getiriyor: Şu andan itibaren enflasyonla mücadelede bekle-gör dönemine girdiğimizi söyleyebiliriz. Bu süreç Haziran veya Temmuz ayına kadar devam edebilir. Ama bu dönem içerisinde, faiz artırımı olmasa da enflasyonla mücadele için kredi kartı taksitlerinde ve kredi çekimlerinde yeni sınırlamalar olabilir.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Konukman ise son faiz artışı ile yüzde 45’e çıkan politika faizinin enflasyonun yüzde 70’lere çıktığı bir dönemde uluslararası sermaye açısından yeterli olmayacağını dile getiriyor.

AK Parti iktidarının ekonomide “rasyonel politikalara dönüş” hamlesinin temel amacının uluslararası sermayeyi Türkiye’ye çekebilmek olduğuna işaret eden Prof. Konukman, “Öncelikle doğrudan yatırımları değil, kısa vadeli sermaye hareketlerinin Türkiye’ye yönelmesini sağlamak hedefleniyordu. Çünkü Türkiye’nin kredi notu yatırım yapılabilir seviyenin çok altında olduğu için uluslararası şirketlerin Türkiye’de şu anda sıfırdan bir yatırım yapması beklenmiyor. Politika faizinin artırılması ise kâr etmek isteyen sermayenin kısa vadede Türkiye’ye girmesini kolaylaştırıyor. Ancak enflasyon arttığı müddetçe mevcut faizin cazibesi de azalıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Hükümetin yıl sonu enflasyon beklentisinin hâlâ yüzde 36 düzeyinde olduğunu hatırlatan Konukman, piyasa beklentisinin ise daha şimdiden yüzde 40-45 düzeyine geldiğine vurgu yapıyor. Konukman, “Şu an politika faizinin geldiği nokta, ancak yıl sonu enflasyon beklentisini karşılayacak düzeye ulaşmış oldu. Yani son faiz kararı henüz yabancı yatırımcının, sıcak paranın Türkiye’ye gelmesini sağlayacak düzeyde değil” diyor.

TCMB’nin faiz kararı sonrası yaptığı “parasal sıkılık düzeyine ulaşıldı” açıklamasını eleştiren Prof. Konukman, “Bu ifadenin kullanılması aslında yatırımcıya ‘seçime kadar faiz indirimi de yapabilirim’ mesajı veriyor. Bana göre, eğer faiz indirimi gibi yanlış bir karar olmazsa, 31 Mart seçimlerine kadar bu seviyede gidilecek. Sonrasında ise faiz artırılmasına devam edilmesi gerekiyor” diye konuşuyor.

Erdoğan, Hafize Gaye Erkan’a sahip çıktı

Öte yandan, son dönemde faiz beklentileri ile birlikte TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan ve ailesi hakkında medyada yer alan iddialar da oldukça tartışıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise iddialarla ilgili ilk kez dün konuştu. Erdoğan, partisinin Ankara ilçe belediye başkan adaylarının duyurulduğu toplantıda yaptığı konuşmada Erkan’a sahip çıktı.

Konuşmasında “Merkez Bankası rezervleri artıyor, harekete geçiyorlar” ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları söyledi: “Akla ziyan dedikodularla ekonomide bin bir güçlükle temin ettiğimiz güven ve istikrar iklimini bozacak kampanyalar yürütüyorlar. Tüm umutlarını ülkemizin tökezlemesine bağlayanları, daha önce olduğu gibi yine hüsrana uğratmakta kararlıyız. Dedikodular üzerinden bir bardak suda fırtına koparmaya çalışan fitne tüccarlarını kesinlikle umursamıyoruz.”

Prof. Konukman’a göre, Merkez Bankası Başkanı ile ilgili iddialarının üstü örtülmeye çalışılıyor. “Bu iddialar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri ile kestirilip atılamaz” diyen Konukman, iddiaların soruşturulması ve kamuoyunu tatmin edecek bir sonuca ulaştırılması gerektiğini vurguluyor. Konukman, “Merkez Bankası, ekonomi açısından en hassas kurum. Bu iddiaları iki cümle ile geçiştirmek yerine, güveni sağlamlaştıracak bir dil kullanılması ve iddiaların somut şekilde yalanlanması gerekirdi” diyor.

Prof. Alçın ise TCMB Başkanı ve ailesi hakkındaki iddiaların ne doğru ne de yanlış olduğunun anlaşılamadığını ifade ederek, “Burada ilk iş TCMB Başkanı Erkan’a düşüyor. Kamuoyu ile açık iletişim kurması ve iddialara net yanıtlar vermesi gerekiyor. Bu yapılmazsa, problem halı altına süpürülüyor diye düşünülür” diye konuşuyor.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Swap Hariç Net Rezervi Eksi 41,8 Milyar Dolar

Merkez Bankası’nın (TCMB) 19 Ocak haftası itibariyle swap hariç net rezervi eksi 41,8 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta bu rezervler eksi 39,3 milyar dolar düzeyindeydi.

Haber Merkezi / 19 ocak ile biten haftada kur korumalı mevduat ve katılma hesapları 2 trilyon 529 milyar liradan 2 trilyon 502,6 milyar liraya geriledi.

Öte yandan tüketici kredilerinin tutarı, 19 Ocak itibarıyla 11 milyar 390 milyon lira azalışla 1 trilyon 513 milyar 980 milyon liraya geriledi.

19 Ocak biten haftada Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri 138,1 milyar dolara geriledi. Bir önceki hafta brüt rezervler 139,8 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

Net rezervler tarafındaki düşüş ise daha belirgin gerçekleşti. 19 Ocak haftasında net rezervler 5,8 milyar dolar düşüşle 23,7 milyar dolar oldu. Böylelikle kur korumalı mevduatın duyurulduğu Aralık 2021’den bu yana net rezervlerde en hızlı düşüş kaydedildi.

Swap hariç net rezervler 19 Ocak haftasında eksi 41,8 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta bu rezervler eksi 39,3 milyar dolar düzeyindeydi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) verilerine göre, 19 Ocak ile biten haftada kur korumalı mevduat ve katılma hesapları 2 trilyon 529 milyar TL’den 2 trilyon 502,6 milyar TL’ye geriledi.

Aynı haftada yurt içi yerleşiklerin pariteden arındırılmış döviz mevduatı bir öncesi haftaya göre 982 milyon dolar yükselirken, yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatı geçen hafta 345,8 milyon dolar artışla 177,3 milyar dolar olarak kaydedildi.

Tüketici kredilerinin tutarı, 19 Ocak itibarıyla 11 milyar 390 milyon lira azalışla 1 trilyon 513 milyar 980 milyon liraya geriledi. Söz konusu kredilerin 436 milyar 635 milyon lirası konut, 94 milyar 9 milyon lirası taşıt ve 983 milyar 336 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 7 milyar 955 milyon lira artarak 1 trilyon 408 milyar 703 milyon liraya çıktı.

Paylaşın

Merkez Bankası, Politika Faizini Yüzde 45’e Yükseltti

Hafize Gaye Erkan göreve geldikten sonra sekizinci kez faiz arttıran Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini 250 baz puan artırarak yüzde 45’e çıkardı.

Haber Merkezi / Merkez Bankası (TCMB) haziran ayından bu yana toplam 3400 baz puan faiz artırımına gitmişti. Banka, geçen ayki PPK toplantısı sonrası parasal sıkılaştırma adımlarını en kısa zamanda tamamlamayı öngördüğünü açıklamıştı.

Ekonomistler, politika faizinin bugün de 250 baz puanlık artışla yüzde 45’e çıkarılmasını bekliyordu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 250 baz puan yükseltti. Yüzde 42,5 olan faizi yüzde 45 yaptı. Erkan göreve geldiğinde faiz yüzde 8,50 seviyesindeydi.

Merkez Bankası muhtemelen son artışını yaptı. PPK, konuyla ilgili açıklamasında “dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine ulaşıldığını” söyledi. Ancak “Bu düzeyin gerektiği müddetçe sürdürüleceğini değerlendirmiştir” diyerek açık kapı bıraktı.

PPK’nin faiz artışıyla ilgili açıklaması şöyle: Aralık ayında manşet enflasyon son Enflasyon Raporu’nda sunulan görünümle uyumlu bir artış kaydetmiştir. Yurt içi talebin mevcut seviyesi, hizmet fiyatlarındaki katılık ve jeopolitik riskler enflasyon baskılarını canlı tutmaktadır.

Öte yandan, yakın döneme ilişkin göstergeler, parasal sıkılaştırmanın finansal koşullara yansımasıyla yurt içi talepteki dengelenmenin, öngörülen dezenflasyon süreci ile tutarlı seyrettiğine işaret etmektedir.

Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarında başlayan sınırlı iyileşmenin devam ettiğini değerlendirmektedir. Dış finansman koşulları, rezervlerdeki güçlenme, cari dengedeki iyileşme ve Türk lirası varlıklara talep, döviz kuru istikrarına ve para politikasının etkinliğine katkıda bulunmaya devam etmektedir. Bu çerçevede, aylık enflasyonun ana eğilimindeki düşüş sürmüştür.

Kurul, parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine ulaşıldığını ve bu düzeyin gerektiği müddetçe sürdürüleceğini değerlendirmiştir.

Kurul, politika faizinin mevcut seviyesinin aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sürdürüleceğini değerlendirmiştir. Enflasyon görünümü üzerinde belirgin ve kalıcı riskler oluşması durumunda ise parasal sıkılık gözden geçirilecektir.

Paylaşın

Erdoğan’dan “Hafize Gaye Erkan” Mesajı

Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Hafize Gaye Erkan ve ailesi hakkındaki iddialarla gündeme gelmeye devam ederken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Merkez Bankası rezervleri artıyor harekete geçiyorlar” dedi ve ekledi:

“Akla ziyan dedikodularla ekonomide binbir güçlükle temin ettiğimiz güven ve istikrar iklimini bozacak kampanyalar yürütüyorlar. Tüm umutlarını ülkemizin tökezlemesine bağlayanları, daha önce olduğu gibi yine hüsrana uğratmakta kararlıyız. Dedikodular üzerinden bir bardak suda fırtına koparmaya çalışan fitne tüccarlarını kesinlikle umursamıyoruz.”

Merkez Bankası çalışanı Büşra Bozkurt, Başkan Gaye Erkan’ın babası Erol Erkan tarafından işten çıkarıldığı iddiasıyla CİMER’e şikayette bulundu. Erol Erkan’ın çalışanlara baskı uyguladığının belirtildiği bu şikayetin ardından Erkan ailesinin TCMB Sosyal Tesisi ve İzmir kampını mevcut ve emekli çalışanlar kapatıp kendilerine özel olarak kullandığı öne sürülmüştü.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Ankara’daki aday tanıtım toplantısında konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Turgut Altınok ve diğer adaylarımız da yakında aynı adımları atacaklar. Keçiören’de yazdığı hizmet destanıyla tarihe geçen Turgut Altınok kardeşimizin büyükşehir projesiyle Ankara’nın altın çağına gireceğine yürekten inanıyorum.

AK Parti, kurulduğu günden beri genel yerel her seçimde milletimizin karşısına iddialı projelerle, hayırlı hizmet hazırlıklarıyla çıkmış bir partidir. Buradan milletime sesleniyorum; diyorumki AK Parti’nin yerel yönetim seçimlerine girdiği her yerde şunu unutmayın. Gerek merkezi yönetim, gerekse yerel yönetim el ele vermek suretiyle milletimize hizmette onların sağlayacağı başarıyı özellikle muhalefetin sağlaması mümkün değil.

Dikkat ederseniz, AK Parti ve Cumhur İttifakı dışında vizyoner programlara projelere önem başka siyasi partilerde yok. Çünkü onların milletimize hizmet etmek gibi dertleri yok. Kendi iç çekişmelerinden, rant paylaşım kavgalarından, ülke ve millet düşmanlarıyla işbirliği çabalarından herhalde programa, projeye vakit bulamıyorlar. Bırakınız yeni eser yapmayı, devam eden çalışmaların üstünü kapatan, verilen hizmetleri kesintiye uğratan, tüm oyun planlarını yalan ve algı üzerine kuran iş bilmezlerin elinde şehirlerimiz perişan oldu.

Dikkat ediniz söz verdiği şeylerden bazılarını çeşitli sebeplerle yapamayanlardan değil, yıllarca yönetimde kaldığı halde hiçbir şey yapmayanlardan bahsediyorum.

Gerçi hiçbir şey yapmadılar demek doğru değil, mesela bol bol şov yaptılar. Mesela bol bol tatil yaptılar. Mesela iç ve dış karanlık odaklarla ittifaklar yaptılar. Mesela belediye birimlerini siyasi paylaşım mezesi yaptılar. Kısacası, kendi şehirlerinin meselelerinin çözümü hariç her işi yaptılar. Daha buram buram kibir kokan edalarıyla sergiledikleri komiklikleri saymıyorum bile. Daha bölücü örgütün güdümündeki partileri şehirlerine ortak etme hesaplarını saymıyorum bile.

Ama ülkeye millete şehirlerine hizmet etme, eser kazandırma namına herhangi bir varlıklarını gören, duyan, şahit olan yok. Buna karşılık şehirlerimizin  ihmal edilmişliği, gerileyişi izaha muhtaç olmayacak kadar açıktır.

Biz sadece milletimizin derdini, beklentisini özellikle dile getiriyoruz. Üstelik bu muhasebeyi sadece muhalefet adayları için yapmıyoruz.

Temel atmama törenleriyle ve atılan temellerin üzerini kapatmakla vakit geçiren, yüzü kızarması gereken halde şehri için hiçbir büyük projesi olmamakla övünen, yıllardır hiçbir altyapı çalışması yapmayıp sadece tabela değiştiren, istismar ve korkıu siyasetiyle insanların iradesine ipotek koyan yıllardan söz ediyorum… Milletimiz bunun hesabını hiç şüphesiz 31 Mart’ta sandıkta soracaktır.

Ancak, bizim başka endişelerimiz de var. Seçim öncesi ne dedilerse, iş başına gelince tam tersini yapan bu zübük siyasetçi tiplemeleriyle gençlerimize kötü örnek teşkil etmemesini diliyoruz. AK Parti kurulduğu günden beri eser ve hizmet siyasetiyle milletimizin gönlünde yer etmiştir.

Biz işimizi düzgünce yapar, milletimizin gönlünü kazanırsak, şayet biz vaktimizi, enerjimizi milletimizin emrine amade kılarsak, şayet biz boş lafla, yalanla, şovla, reklamla değil gerçek hizmetlerle milletimizin huzuruna çıkarsak, şayet biz gösterişe, şatafata, kibre itibar etmeden, işimizi mütevazı bir şekilde yürütürsek yani biz doğru olursak emin olun eğri zaten belasını bulur.

Başkalarının ne dolaplar çevirdiğinin bizim açımızdan önemi yoktur. Varsın onlar siyaseti basit bir toplama çıkarma işlemine indirgesinler, varsın onlar siyaseti ikbal kapısı olarak görmeye devam etsinler. Biz işimize bakacağız. Öyleyse, gelin şimdi buradan, şu salondan öyle bir ses verelim ki 81 vilayetimizden duyulsun.

Ey muhalefet, ne yaparsanız yapın uzaya füzeler gitmeye devam edecek. Denizlere, fırkateynlerimiz sürekli olarak inecek. Çünkü biz karada, denizde, havada bütün her yerde inşallah savunma sanayimizde gövde gösterimizi devam ettireceğiz.

Deprem bölgesini ayağa kaldırmak için gece gündüz çalışırken de sınırlarımızı hedef alan terör örgütüyle mücadele ederken de aynı çelmelerle karşılaştık. Ülkemizin başına gelen her türlü felaketten sadistçe bir keyif alan, işler düzgün gittiğinde bundan rahatsızlık duyan bu hastalıklı güruhun gürültüsü çoğu sefer kendi cüsselerinden büyük oluyor.

Hafize Gaye Erkan açıklaması

Merkez Bankası rezervleri artıyor harekete geçiyorlar. Akla ziyan dedikodularla ekonomide binbir güçlükle temin ettiğimiz güven ve istikrar iklimini bozacak kampanyalar yürütüyorlar. Tüm umutlarını ülkemizin tökezlemesine bağlayanları, daha önce olduğu gibi yine hüsrana uğratmakta kararlıyız. Dedikodular üzerinden bir bardak suda fırtına koparmaya çalışan fitne tüccarlarını kesinlikle umursamıyoruz.”

Paylaşın

Finansal Hizmetler Güven Endeksi 20,6 Puan Geriledi

Finansal sektörde faaliyet gösteren 142 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edilen anket sonuçlarına göre, Finansal Hizmetler Güven Endeksi, Ocak ayında bir önceki aya göre 20,6 puan azalarak 140,8 seviyesinde gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ocak ayına ilişkin finansal hizmet istatistikleri ve finansal hizmetler güven endeksini (FHGE) açıkladı. 2024 yılı Ocak ayında Finansal Hizmetler Anketi sonuçları, finansal sektörde faaliyet gösteren 142 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edilerek değerlendirildi.

TCMB’nin açıklamasına göre 2024 yılı Ocak ayında FHGE, bir önceki aya göre 20,6 puan azalarak 140,8 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki iş durumu, son üç aydaki hizmetlere olan talep ile gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisi olmak üzere tüm alt endekslerin FHGE’yi azalış yönünde etkilediği görüldü.

İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla zayıfladığı gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmeler ile gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin de zayıfladığı görüldü.

TCMB’nin açıklamasına göre rekabet gücüne ilişkin değerlendirmelere göre, yurt içi piyasalardaki rekabet gücünde son üç ayda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmeler ile gelecek üç ayda iyileşme olacağı yönündeki beklentilerin güçlendiği görüldü.

Açıklamada “Yurt dışı piyasalardaki rekabet gücüne ilişkin olarak son üç ayda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin, hem AB içindeki hem de AB dışındaki yurt dışı piyasalarda zayıfladığı gözlenmektedir. Gelecek üç ayda iyileşme olacağı yönündeki beklentilerin ise, AB içindeki yurt dışı piyasalarda bir miktar güçlendiği, AB dışındaki yurt dışı piyasalarda ise aynı kaldığı gözlenmektedir” denildi.

“Finans ve Sigorta Faaliyetleri” sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre “Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)”, “Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)” ve “Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler” sektörlerinde sırasıyla 21,4, 2,1 ve 32,3 puanlık azalış olduğu kaydedildi.

Paylaşın

Merkez Bankası Başkanı İçin ‘Görevden Ayrılabilir’ İddiası

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) koridorlarında son günlerin konusunun Başkan Hafize Gaye Erkan’ın yakın zamanda ayrılacağına ilişkin söylentiler ve beklentiler olduğu öne sürüldü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Hafize Gaye Erkan’la ilgili rahatsızlıkları olduğu, Başkan Hafize Gaye Erkan’ın yakın zamanda ayrılmak zorunda kalacağı personel arasında yoğun olarak konuşulmaya başlandığı öne sürüldü.

10 Haber yazarı Erdal Sağlam, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Hafize Gaye Erkan‘ın babası Erol Erkan‘ın gayri resmi yönetici gibi davrandığı ve Büşra Bozkurt adlı bir çalışanı işten çıkardığı iddiasının ardından kulislerin hareketlendiğini söyledi.

Gaye Erkan’ın yüksek kiralar nedeniyle İstanbul’da ev bulamadığını anlattığı, “Apartman görevlimiz olan Sadık Abi’ye de çoğu zaman fiyatları soruyorum. Onu sorguya çekiyorum. Ben ‘indi’ diyorum. O ‘inmedi’ diyor. Sürekli ‘Fiyatlar inmedi, istersen git şu soğanın fiyatına bir bak’ diyor” gibi ifadelere yer verdiği söyleşisinin ardından zaten rahatsızlığın arttığını dile getiren Sağlam, şunları söyledi:

“Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın görevde kalmasının artık çok zorlaştığı anlaşılıyor. Bu arada geçen hafta New York’taki yatırımcı toplantısından sonra başkanın görünmediği, ABD’den dönmemiş olabileceği de konuşulanlar arasında.

Merkez Bankası koridorlarında son günlerin konusu Başkan Gaye Erkan’ın yakın zamanda ayrılacağına ilişkin söylenti ve beklentiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Erkan’la ilgili rahatsızlıkları olduğu, Erkan’ın yakın zamanda ayrılmak zorunda kalacağı personel arasında yoğun olarak konuşulmaya başladı.”

Sağlam, Bozkurt’un CİMER üzerinden bildirdiği şikayetin ardından özellikle Erkan’ın babasının İstanbul ve Ankara’daki Merkez Bankası ofislerinde sürekli bankanın işlerine karıştığının anlatılmaya başlandığını dile getirdi:

“Söylentiler iyice arttı”

“Bu haber sonrası tam anlamıyla çarşı karıştı ve söylentilerin iyice arttığını gördüm. Soruşturmalarımda Başkan Gaye Erkan’ın ve özellikle babasının kurumsal işlere bu kadar karışmasının yarattığı rahatsızlığın had safhaya ulaştığına şahit oldum.

Özetle konu Ankara’da en üst seviyede rahatsızlık yaratmış durumda. Bu haberlerin sadece başkanın kendisine değil, Merkez Bankası’na da, uygulanan programa da darbe vurduğu çok açık.

Kişisel tahminim o ki seçimlere kadar bu konular sumen altı edilmeye çalışılsa da, Başkan Gaye Erkan’ın yılın ikinci yarısını başkan olarak görme ihtimali çok azalmış durumda. Bunu tahmin olarak söylerken Cumhurbaşkanlığı’nın seçimlere rağmen ‘daha önceden ayrılsın’ gibi bir karar verme ihtimali olduğunu da söylemeliyim.”

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 42,04

Merkez Bankası’nın (TCMB), 2024 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 42,04 olurken, 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 39,09 oldu. Bankanın 24 ay sonrası enflasyon beklentisi ise yüzde 23,69 oldu.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın (TCMB), yıl sonu dolar beklentisi 40,00 lira olurken, 12 ay sonrası dolar beklentisi 40,64 lira olarak kayıtlara geçti. Bankanın, 2024 yılı büyüme beklentisi yüzde 3,4 olurken, 2025 yılı büyüme beklentisi ise yüzde 3,9 oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ocak ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’ni yayınlandı. Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bu anket döneminde yüzde 42,04 oldu.

12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 41,23 iken, bu anket döneminde yüzde 39,09 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 24,82 ve yüzde 23,69 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 42,47 iken, bu anket döneminde yüzde 45,00 oldu.

TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 42,50 iken, bu anket döneminde yüzde 45,00 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bu anket döneminde 40,00 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 39,46 TL iken, bu anket döneminde 40,64 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,3 iken, bu anket döneminde yüzde 3,4 olarak gerçekleşti. GSYH 2025 yılı büyüme beklentisi ise bu anket döneminde yüzde 3,9 olarak gerçekleşti.

Paylaşın