Fenerbahçe’de Seçim Tarihi Belli Oldu: 30-31 Mayıs

Fenerbahçe’de mevcut başkan Ali Koç ile eski başkan Aziz Yıldırım’ın başkanlık için yarışmasının beklendiği olağan seçimli genel kurul 30-31 Mayıs’ta gerçekleştirilecek.

Haber Merkezi / İlk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamazsa genel kurul, 8-9 Haziran 2024 tarihlerinde aynı yer ve saatte, aynı gündem ile çoğunluk aranmaksızın toplanacak.

Kulüp başkanlığı ve kurullar için adaylık başvurularının 23 Mayıs’a kadar yapılabileceği, oy kullanma hakkı olan üye sayısının 46 bin 410 olduğu aktarıldı.

Fenerbahçe’den seçim tarihine ilişkin yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Kulübümüzün olağan seçimli genel kurul toplantısı, gündem maddelerini görüşmek üzere 30-31 Mayıs’ta saat 10.00’da Ülker Stadı’nda yapılacaktır. İlk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamadığı takdirde genel kurul, 8-9 Haziran tarihlerinde aynı yer ve saatte aynı gündem ile çoğunluk aranmaksızın toplanacaktır.”

Açıklamada kulüp başkanlığı ve kurullar için adaylık başvurularının 23 Mayıs’a kadar yapılabileceği belirtilirken, oy kullanma hakkı olan üye sayısının 46 bin 410 olduğu aktarıldı.

Paylaşın

AK Parti Kulisleri: Nerede Yanlış Yaptık?

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de radikal adımlar atılmazsa partinin sonunun geleceğini söyleyenler olduğu öne sürüldü.

Siyasetin gündemi yeni anayasa ve normalleşme tartışmalarına odaklansa da; AK Parti’de yerel seçim sonuçları konuşulmaya devam ediyor. Gazete Pencere yazarı Nuray Babacan‘ın yazısına göre AK Parti koridorlarında dolaşan fısıltılar partinin geleceği bakımından soru işaretleriyle dolu.

Nuray Babacan’ın yazısına göre; Erdoğan’ın sevdiği anketler hiç de iyi şeyler söylemiyor. Babacan “AK Parti, “Nerede yanlış yaptık?” diye sordu: “Halktan koptunuz, halkı ezdiniz” yanıtını aldı” diye yazdı.

Nuray Babacan’ın yazının ilgili bölümleri şöyle: “Yerel seçimdeki yenilgisinin şaşkınlığını üzerinden atan iktidar partisi, hatalarını görmek için özel bir araştırma yaptırdı. Araştırma da ortada olan durum, bir kez daha halk tarafından teyit edildi. Araştırma sonuçları, ekonomik krizin en büyük neden olduğunu ortaya koyarken, ‘partinin halkan koptuğuna’ ilişkin saptama net bir mesaj olarak görüldü.

AKP yönetimi, kongreye kadar olan süreçte sürüklendikleri girdaptan çıkmak için öneriler hazırlamaya çalışıyor. Kötü yönetimin sonuçları ve yapılması gerekenler ortadayken, kamuoyu araştırmalarını dayanak yapan yönetim, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a birkaç aşamadan oluşan bir rapor sunmaya hazırlanıyor.

Partinin Strateji Kurulu, son toplantısında önlerine konulan araştırmayla herkesin bildiği gerçeklerle bir kez daha yüzleşti. Araştırma, vatandaşların yüzde 55’inin AK Parti’ye oy vermeme gerekçesi olarak kötü ekonomiyi ve hayat pahalılığını gösterdi. En önemli ikinci başlık ‘Partinin halktan koptuğu’ oldu. Emeklilerin ve dar gelirlilerinin durumu da ilk üç sırada yer aldı. Kamuoyu araştırmasındaki bir değer önemli konu, CHP’nin halen oylarını koruduğu ve AK Parti’nin önünde olduğu gerçeğiydi.

Parti kurmayları arasında, radikal adımlar atılmazsa AK Parti’nin sonunun geleceğini söyleyenler var. Kişilerden çok, zihniyetin ve anlayışın değişmesi gerektiği konuşuluyor kulislerde. Genel merkez ekibi, yaptırdıkları araştırmanın yanı sıra SETA gibi kuruluşlardan ve bazı STK’lardan görüş alarak atılacak adımlara ilişkin başlıkları oluşturmaya çalışıyor.”

“Kamuda mülakat” gündemi

Öte yandan AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler ile AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül de dün parti genel merkezinde, 44 milletvekili ile istişare toplantısı gerçekleştirdi.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu‘nun edindiği bilgiye göre toplantıda bir kez daha milletvekilleri, AK Parti yöneticilerine, seçimde sahada en fazla halkın kamuda mülakat sistemine yönelik sitemlerine tanık olduklarının altını çizdi. “Kamuda mülakat sisteminin sonuçlandırılması gerektiğini” anlatan milletvekillerinin, “Halktan gelen tepki, yerel seçimlerdeki sonucu etkiledi. Bu sistem toplumdaki adalet duygusunu zedeledi.

Ayrıca mülakatlarla belirlenen isimlerin partiye ne kadar katkısı olduğu da tartışılır. Kamuda işe alımlarda soruşturma birinci faktör olmalı. Devlet mekanizması işletilmeli ve soruşturmalar sonucu işe alımlar gerçekleştirilmeli” eleştirisini getirdikleri kaydedildi. Milletvekilleri ayrıca “toplumdaki adalet duygusunun zedelenmemesi için hukuktaki ‘suç bireyseldir’ ilkesinin de uygulanması gerektiğine” atıfta bulundu.

Toplantıda milletvekilleri ayrıca “ekonomi ve artan enflasyon nedeniyle halkın şikâyetlerini dinlediklerine” değindi. Milletvekillerinin, emeklilerle ilgili AK Partili yöneticilere, emeklilerin, “Emekli geçim sıkıntısı yaşıyor. Ancak emeklilerle ilgili sorun onlara verilen 10 bin 15 bin gibi maaşlar değil. Emekliler, memurlara zam yapılıp kendilerine yapılmamasından yana serzenişte. Emeklide de adalet duygusu zedelenmiş. Kendilerinin ‘yok sayıldığını’ düşünüyor” şeklindeki sitemlerini de ilettiğinin altı çizildi.

Milletvekillerinin sağlık sistemine yönelik eleştirilerde de bulunduğu, halktan MHRS sisteminden randevu almakta zorlandıklarına yönelik çokça eleştiri aldıkları kaydetti.

AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın Monako’dan ıstakozlu paylaşım yapması kamuoyunda tartışmalara neden olmuştu. Toplantıda, milletvekillerine “sosyal medya paylaşımlarına dikkat etmeleri” uyarısının yapıldığı ve bu tür paylaşımların parti kimliğine zarar verdiğine dikkat çekildi.

Toplantıda milletvekillerinin ayrıca seçim döneminde AK Parti teşkilatlarına yönelik eleştirilerde bulunduğu da ifade edildi. Bazı milletvekillerinin, “Özellikle aday belirleme sürecinde hata yapıldı. Teşkilatlar herkese deyim yerindeyse ‘mavi boncuk’ dağıttı. Aday adayı olmak isteyenlere yönelik ‘Her an telefon gelebilir, hazırlık olun’ mesajları paylaşıldı. Ancak o telefon gelmeyince teşkilatların sahada motivasyonu düştü. Aday tercihlerinin yanlışlığı da eklenince sonuç alınamadı” dediği belirtildi.

Paylaşın

YSK, Yerel Seçimlerin Kesin Sonuçlarını Açıkladı

Yüksek Seçim Kurumu (YSK), 31 Mart’ta yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde 57 milyon 708 bin 541 kayıtlı seçmenin yüzde 78.11’inin oy kullandığını açıkladı.

30 büyükşehirde AK Parti 12, YRP 1, DEM 3, CHP 14 büyükşehir belediye başkanlığı kazanırken, 51 il belediye başkanlığında AK Parti 12, İYİ Parti 1, BBP 1, Yeniden Refah Partisi 1, DEM Parti 7, CHP 21, MHP 8, belediye başkanlığı kazandı.

Büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinde en düşük katılım yüzde 67.34 ile Diyarbakır, en yüksek katılım ise yüzde 84.97 ile Manisa oldu. İl belediye başkanlığı seçimlerinde en düşük katılım yüzde 59.63 ile Bingöl, en yüksek katılım ise yüzde 83.44 ile Artvin oldu.

Yüksek Seçim Kurumu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, 31 Mart’ta yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne ilişkin kesin sonuçları açıkladı. Yener’in açıklamaları şöyle:

“Seçim süreci içerisinde tüm veriler siyasi partilerimizle paylaşılmıştır. Kesin seçim sonuçlarının ilanıyla birlikte tutanaklar internet sitemizde ıslak imzalı olarak tüm vatandaşlarımızın erişimine açılacaktır.

31 Mart 2024 pazar günü yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri sonrasında yapılan itirazlar üzerine 2 Haziran 2024 tarihinde Aksaray Güzelyurt, Kayseri Pınarbaşı, Şanlıurfa Hilvan ilçeleri ile Sivas Yıldızeli Güney Kaya, Tunceli Mazgirt Akpazar, Kırklareli Lüleburgaz Büyükkarıştıran ve Aksaray Merkez Sağlık beldelerinde seçimler yenilenecektir.

Büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde katılım oranı yüzde 78.12 olarak gerçekleşmiştir. 30 büyükşehirde AK Parti 12, YRP 1, DEM 3, CHP 14 büyükşehir belediye başkanlığı kazanmıştır.

Belediye Başkanlığı seçimlerinde ise 57 milyon 708.541 kayıtlı seçmen bulunmakta olup katılım oranı yüzde 78.11 olarak gerçekleşmiştir. 51 il belediye başkanlığında AK Parti 12, İYİ Parti 1, BBP 1, Yeniden Refah Partisi 1, DEM Parti 7, CHP 21, MHP 8, belediye başkanlığı kazanmıştır.

Yapılan seçimlerde en düşük büyükşehir belediye başkanlığına katılım oranı yüzde 67.34 ile Diyarbakır, il belediye başkanlığında yüzde 59.63 ile Bingöl, ilçe belediye başkanlığında yüzde 59.76 ile Diyarbakır Bağlar olmuştur.

Katılımın yüksek olduğu yerler ise büyükşehir belediye başkanlığında yüzde 84.97 ile Manisa, il belediye başkanlığında yüzde 83.44 ile Artvin oldu.”

YSK verilerine göre; AK Parti (Adalet ve Kalkınma Partisi) 538, CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) 409, MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) 218, DEM Parti (Halkların Demokratik ve Eşitlik Partisi) 77, Yeniden Refah Partisi (YRP) 63, İYİ Parti 30, BBP (Büyük Birlik Partisi) 20,

Demokrat Parti 5, DEVA (Demokrasi ve Atılım) Partisi 4, Saadet Partisi 4, Sol Parti 2, DSP (Demokratik Sol Parti) 2, Memleket Partisi 1, HÜDA PAR (Hür Dava Partisi) 1 ve TİP (Türkiye İşçi Partisi) 1 belediye başkanlığı kazandı. Seçimde 11 bağımsız aday başkan seçildi.

YSK’nın geçmiş verilerine göre, genel seçimler ile cumhurbaşkanlığı seçiminde yurtdışındaki seçmenlerin de sandık başına gitmesine karşın sadece yurtiçindeki seçmenler dikkate alınarak kıyaslama yapıldığında, 31 Mart’taki yerel seçimlerde katılım oranındaki düşüşe dikkat çekiliyor.

14 Mayıs 2023’teki parlamento (TBMM) için genel seçimlere yurtiçinde katılım oranı yüzde 88,92’du. Aynı gün yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turunda da katılım oranı yüzde 88,92 olarak gerçekleşmişti. Geçtiğimiz yıl cumhurbaşkanlığı seçiminin 28 Mayıs’ta yapılan ikinci turunda ise katılım oranı yüzde 85,72’ye düşmüştü.

Paylaşın

AK Parti’de Değişim Umutsuzluğu!

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de özellikle başarısız bulunan genel merkez yönetiminin değişikliği konusunda farklı görüşler var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “değişimi bugün deklare edip, sonbahardaki kongrede yapmasını isteyenlerle”, “Hiç beklemeden bugün-yarın yapmalı. Genel merkez yönetimi ilk toplantıda niye istifasını vermedi” diyen kızgınların konuşmalarına tanık oluyoruz. Ayrıca partide hiçbir şeyin değişmeyeceğini iddia edenler de az değil.

Gazete Pencere yazarlarından Nuray Babacan, “Uyuyan YSK, Kızdıran TÜİK, Umutsuz AKP’liler” başlıklı yazısında AK Parti kulislerinde konuşulanları aktardı. Babacan’ın yazısından öne çıkan bölümler şöyle:

“İktidar partisinde özellikle başarısız bulunan genel merkez yönetiminin değişikliği konusunda farklı görüşler var. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “değişimi bugün deklare edip, sonbahardaki kongrede yapmasını isteyenlerle”, “Hiç beklemeden bugün-yarın yapmalı. Genel merkez yönetimi ilk toplantıda niye istifasını vermedi” diyen kızgınların konuşmalarına tanık oluyoruz. Ayrıca partide hiçbir şeyin değişmeyeceğini iddia edenler de az değil.

Murat Kurum’u ne yapsak?

İlginç bir sohbet konusu da büyük lansmanlarla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterilen Murat Kurum’la ilgili. Kurum’un sağlık sorunları olan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin yerine getirileceğini iddia edenler var. Ancak çoğunluk, başarısızlığın ödüllendirilmesi anlamına gelen böyle bir değişikliğin yanlış olacağını dile getiriyor.

Gelelim, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TÜİK arasındaki soğuk rüzgarlara. Berat Albayrak’a yakınlığı ile bilinen TÜİK Başkanının ekonominin yeni yönetimiyle ilgili olumsuz tavır içinde olduğu iddia ediliyor. TÜİK’in mevcut yönetiminin Nurettin Nebati’nin bakanlığı döneminde geçtiğimiz yılın mayıs enflasyonunu gerçeklikten uzak olarak ‘sıfır’ çıkardığı için bu ayın mayıs enflasyonunun baz etkisiyle fazla çıkacağı konuşuluyor.

Kulislerde TÜİK Başkanının, Mehmet Şimşek’in ekonomi yönetimini zora sokacak yaklaşımlar sergilediği, enflasyon hesaplamalarında “eski ekonomine yönetimine” gösterdiği kolaylığın aksine, zorluk çıkardığı anlatılıyor. Şimşek’in zaman zaman partililere TÜİK Başkanının tavrından yakındığı aktarılanlar arasında. TÜİK, yeni ekonomi yönetiminin hayatını zorlaştırıyor mu bilinmez ama kurumun enflasyon sepeti, krizden tek başına sorumlu tutulabilir mi anlamadık…

Gelelim, YSK’nın yıllardan beri sürdürdüğü ‘garabete’. YSK yönetimi tuhaf bir durumla boğuşuyor. Nedeni de hak etmediği halde muhtar seçilenler… Muhtar adaylarından seçimden önce ‘sabıka kaydı’ ve ‘6 ay o bölgede oturduğuna dair belge’ istenmediği için şimdi hak etmeden seçilenler ayıklanıyor. Şaka gibi değil mi? YSK’ya gelen itirazlar inceleniyor ve şimdiden 50 muhtarın mazbatası iptal edildi. 2 Haziran’da ara seçim yapılacak. Yeni sandık kurulları oluşturulacak, ödenek tahsis edilecek ve binlerce lira masraf yapılacak.

Bir yasaya konulacak tek bir madde düzenlemeyle ya da YSK’nın yayınlayacağı bir genelge ile aşılacak bu sorun, her seçimde yeniden yaşanıyor. Muhtarlardan bu belgeler seçimden önce istense, bu masraf da yapılmayacak. Bir önceki seçimlerde 500 muhtarın hak etmediği halde seçildiği anlaşılmış ve yeniden seçim yapılmıştı. YSK niye uyuyor? Bu masraf niye yapılıyor? Yasa veya genelge neden çıkartılmıyor, sormak lazım…”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Dikkat Çeken Anket: AK Parti’ye Oy Veren Her 3 Kişiden 1’i Partisini Başarılı Bulmuyor

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde AK Parti’ye oy veren seçmenlerin yüzde 36’sının partilerini Türkiye’yi yönetme konusunda başarılı bulmadığı ortaya çıktı. AK Parti, yerel seçimlerde yüzde 35,48 almıştı.

AK Parti, yerel seçimlerde büyükşehir belediyelerinden 12, il belediyelerinden 12, ilçe belediyelerinden 359 ve belde belediyelerinden 124 olmak üzere toplamda 507 belediye başkanlığı kazandı.

Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi (S PSM) tarafından 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’ne ilişkin önemli bir araştırma yayımlandı. 1291 kişinin katılımıyla online olarak gerçekleştirilen araştırma, seçimler sonrası en çok tartışma konusu olan “katılım oranlarına” dair seçmen algısını ölçmeyi amaçladı.

Araştırmanın dikkat çekici bulguları şunlar:

Seçmenlerin yüzde 51,4’ü CHP’ye, yüzde 18,7’si AK Parti’ye, yüzde 15,3’ü DEM Parti’ye oy verirken, yüzde 10,7’si ise oy kullanmadığını belirtti.

Oy kullanmayanların yüzde 30,4’ü “partimin yanlış tutumlarından kaynaklı”, yüzde 21,7’si “gerek duymadım”, yüzde 13’ü “şehir haricinde olduğum için”, yüzde 12,4’ü “alternatifler arasında tercih yapmamak için”, yüzde 10,9’u “sağlık sorunlarımdan kaynaklı”, yüzde 10,2’si “mevcut düzeni meşrulaştırmamak için”, yüzde 1,4’ü ise “adil bulmadığım önseçimlerden kaynaklı” oy kullanmadığını ifade etti.

Araştırmaya katılanlarda İYİ Parti’ye oy veren seçmen bulunmaması dikkat çekti.

Seçim sonuçlarına göre belediye başkanlığı seçimlerinde oy verilen partinin başarılı bulunma oranı yüzde 52,4 iken, yüzde 12,9’u “başarılı bulmadığını”, yüzde 23,3’ü ise “kısmen başarılı bulduğunu” belirtti.

AK Parti’ye oy veren katılımcıların yüzde 36’sı partisini başarılı bulmadığını ifade etti.

Katılımcıların yüzde 50,5’i en çok AK Parti seçmeninin seçime katılmadığını düşündüğünü dile getirdi.

Türkiye geneli katılımın düşük olduğunu düşünen görüşmecilerin yüzde 42,1’i AK Parti’nin, yüzde 14,9’u ise “bütün partilerin seçmenlerinin” daha az katılım gösterdiğini savundu.

Araştırmaya katılanların yüzde 62,3’ü kendi kentlerinde seçmen katılımının düşük olduğunu düşünürken, yüzde 15’i “ekonomik kriz”, yüzde 12,7’si “partilere olan tepkilerden dolayı”, %9,5’i “siyasetin çözüm üretememesi”, yüzde 7,2’si “aday profillerinden kaynaklı”, yüzde 6,4’ü ise “parti yönetimlerinin yaklaşımlarından kaynaklı” olarak seçime katılmama sebeplerini sıraladı.

Bu araştırma, 31 Mart Yerel Seçimleri’nde seçmenlerin oy verme tercihleri ve katılım oranları ile ilgili önemli bilgiler sunmaktadır. Özellikle AK Parti’ye oy veren seçmenlerin önemli bir kısmının partisinden memnun olmadığını ve katılım oranlarının düşük olduğunu gösteren bulgular, önümüzdeki seçimler için de dikkat çekici ipuçları vermektedir.

Paylaşın

AK Parti’de Seçim Yenilgisi İçin Dört Ayrı Komisyon Kuruldu

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ağır bir yenilgi alan Adalet ve Kalkınma Partisi’nde (AK Parti), yenilginin nedenini araştırmak için 4 ayrı komisyon kuruldu.

Komisyonların hazırlayacağı raporlar, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulacak.

Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, seçim sonuçlarını değerlendirmek için kurulan komisyonlarda bir bakan, bir genel başkan yardımcısı ve bir akademisyen yer alıyor.

Strateji heyetiyle irtibatlı olarak çalışacak olan komisyonları Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nın (SETA) koordine edecek.

Nerede yanlışlar yapıldığı, seçim yenilgisinin sebepleri detaylı bir şekilde masaya yatırılacak.

Sandığa gitmeyen seçmenin hangi sebeplerle sandığa gitmediği, oy tercihini değiştiren seçmenlerin hangi sebeple tercih değişikliği yaptığı araştırılıyor.

Hazırlanan raporlara göre hangi bölgede nasıl bir yol izleneceği, teşkilatta değişiklik yapılacak ise nasıl bir değişiklik yapılacağı belirlenecek.

Hazırlanacak detaylı raporlar AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulacak.

Paylaşın

AK Parti Kulisleri: CHP’li 5 Başkana Yargı Takibi

31 Mart yerel seçimleri tamamlandı. Ancak AK Parti kulislerine göre seçim sonrası bazı CHP’li belediye başkanları haklarındaki davalar nedeniyle sorun yaşayabilir.

İsim verilmiyor ama CHP’den seçilen 4-5 belediye başkanı hakkında Yargıtay safhasına gelmiş davalar olduğu, söz konusu davalarda 1 yılın üstü cezaların onanması halinde bu kişilerin başkanlıklarının düşeceği kaydediliyor. Görünen o ki AK Partililer hukuki süreçleri yakından takip ediyor.

31 Mart yerel seçimleri tamamlanırken kesin olmayan sonuçlara göre Türkiye geneli belediye başkanlığında CHP 35, AK Parti 24, DEM Parti 10, MHP 8, Yeniden Refah Partisi 2, BBP 1, İYİ Parti 1 belediye başkanlığı kazandı. 973 ilçede yapılan seçimlerde de AK Parti 356 ilçeyi, CHP ise 337 ilçeyi kazandı. Birçok belediye başkanı itiraz süreçlerinin tamamlanmasının ardından mazbatalarını alarak görevlerine başladı.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; AK Parti kulislerine göre seçim sonrası da bazı CHP’li belediye başkanları haklarındaki davalar nedeniyle sorun yaşayabilir. İsim verilmiyor ama CHP’den seçilen 4-5 belediye başkanı hakkında Yargıtay safhasına gelmiş davalar olduğu, söz konusu davalarda 1 yılın üstü cezaların onanması halinde bu kişilerin başkanlıklarının düşeceği kaydediliyor. Görünen o ki AK Partililer hukuki süreçleri yakından takip ediyor.

Özgür Özel’ liderlik notu

Seçimlerin kazananı tartışılmaz bir şekilde CHP oldu. İstanbul, Ankara Büyükşehir Belediyelerini Meclis çoğunluğunu da elde ederek kazanan CHP, bu büyükşehirlere Bursa, Balıkesir, Manisa, Denizli’yi de ekledi. Adıyaman, Kırıkkale, Kastamonu gibi birçok kent de CHP’ye geçti. Bu büyük başarıdan sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yapacağı ilk konuşma önemliydi.

Seçim sonuçlarının ortaya çıkmasının ardından parti genel merkezinde bir basın toplantısı düzenleyen Özel kapsayıcı bir konuşma yaptı. Özel’in konuşmasındaki, “Bu galibiyetin bir kaybedeni yoktur. Bizim başarımız kimsenin hezimeti olmayacaktır”, “Bu sonuçları bir galibiyet değil, seçmenin bize açtığı kredi olarak görüyoruz. Tüm seçmen gruplarından gelen Türkiye siyasetinin akışını esastan değiştiren bu desteğin partimize büyük bir sorumluluk yüklediğinin farkındayız”, “Bugün bize bakanlar kibri değil tevazuyu, böbürlenmeyi değil başarıyı bölüşebilmenin erdemini hissetmelidir” ifadeleri dikkat çekiciydi.

AK Partili yöneticiler de Özel’in konuşmasını çok dengeli ve olumlu bulurken, bir parti kurmayı, “Çok iyi bir konuşma yaptı. Özgür Özel liderlik yolunda ilerliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Paylaşın

AK Parti’de ‘Muhalefete Giden Oylar Kalıcı Olabilir’ Endişesi

Yerel seçimlerde birinci parti olma niteliğini de kaybeden AK Parti’de, partililer İstanbul başta olmak üzere CHP’nin kazandığı birçok kentte muhalefette yer alan seçmenlerin AK Parti’nin karşısında ve önde görünen adayda birleştiğine dikkat çekiyor.

Bunun yanı sıra AK Parti ve MHP’li seçmenden de geçiş olduğu ifade ediliyor. AK Partililer muhalefet partilerinin adaylarına giden seçmenlerin, orada kalıcı olabileceği endişesi taşıyor. Partide “Seçmen bir yere yönelmeye başladığında bir kısmı orada kalabilir. Bunun iyi değerlendirilmesi, seçmenin dönüşü için doğru adımlar atılması gerek” deniliyor.

AK Parti, “Gerçek belediyecilik”, “Yeniden İstanbul” sloganları ile girdiği yerel seçimlerde İstanbul hedefini gerçekleştiremediği gibi aralarında Bursa ve Balıkesir büyükşehir belediyelerinin de bulunduğu birçok kenti kaybetti. AK Parti’nin 15’i büyükşehir toplam 39 olan belediye sayısı bu seçimde 24’e düştü. Birinci parti olma niteliğini de kaybeden AK Parti’de kapsamlı değerlendirme süreci başladı.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya‘nin haberine göre; Seçim sonrası ilk MYK toplantısında ön değerlendirme yapılırken sonuçların il il, bölge bölge detaylı olarak analiz edilmesi, kayıpların nedenlerinin tespit edilmesi için komisyonlar kurulması kararı alındı. Edinilen bilgiye göre AK Parti MYK’da sosyal politikalar başkanlığından yerel yönetimler başkanlığına tüm birimler alanlarıyla ilgili raporlarını hazırlayacak. Ayrıca kurulacak 5-6 yeni komisyon aracılığıyla seçim sonuçları tüm yönleriyle detaylı olarak incelenecek.

AK Partili bir yetkili A’dan Z’ye tüm alanlarda yapılacak değerlendirme sürecinde partinin en üst organlarından en alt teşkilatlara hataların, eksikliklerin ve çözüm önerilerinin ortaya konulacağını belirterek, “Bunun üzeri örtülemez. Çok iyi bir muhasebe yapılacak. Cumhurbaşkanı da geniş bir çalışmanın titizlikle yapılmasını istedi” dedi.

Seçimlerin ardından ortaya çıkan büyük kayıp sonrası AK Parti MYK ve Kabine’de değişiklik yapılacağı iddiaları gündeme geldi. Ancak parti yöneticileri bu değişikliğin çok hızlı yapılacağı görüşünde değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem Kabine hem de MYK’da değişiklik yetkisi olduğuna dikkat çeken yöneticiler, “Olağanüstü kongrenin üzerinden çok geçmedi. Yazın olağan kongre sürecini mahalle delegeleri seçimi ile başlatacağız. Bu süreç kendi takvimi içinde ilerleyecek. Bu arada MYK değişimi düşünülebilir ama hemen olmaz, zamana yayılır. Değerlendirme sürecinde ihtiyaçlar ortaya çıkar, genel başkan da yetkisi doğrultusunda gereğini yapar” diyor.

AK Parti yöneticilerine göre 31 Mart seçim sonuçlarının nedenleri komisyonların detaylı analizleri ile ortaya çıkacak, ancak ön değerlendirmelerde şu başlıklar dikkat çekiyor:

Seçim yenilgisinde tek neden yok

AK Parti’nin 22 yıllık iktidarında ikinci parti durumuna gerilediği ilk seçim yenilgisinde ekonomik sorunların ve aday tercihlerinin etkili olduğu konuşuluyor. AK Partili yetkililerse bu bakışın bir “ezber” olduğunu, yaşanan kayıplarda bir değil onlarca neden bulunabileceğini ve bunların hepsinin tespit edilmesi gerektiğini ifade ediyor. İl il, ilçe ilçe yapılan değerlendirmelerde kimi yerlerde emeklilerin, kimi yerlerde kentteki altyapı sorununun, kimi yerlerde belirlenen adayın, kimi yerlerde ise tarımsal bir ürünle ilgili alınan kararın etkili olabileceğini, tüm bunların ortaya çıkarılacağını ifade ediyor.

31 Mart yerel seçimlerine katılım oranı mayıs seçimlerine göre yüzde 10 oranında düşüş gösterdi. AK Partili yetkililer sandığa gitmeyen seçmenin büyük kısmının kendi seçmenleri olduğunu belirterek, “Tepkili seçmenlerimizin bir kısmı AK Parti dışında bir partiye oy veremeyeceği için sandığa gitmedi. Ayrıca gidip boş oy verenler oldu. Bu da sonuçta ciddi etki yarattı” diyor.

AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı yerel seçimde 30 büyükşehir, 29 ilde iş birliği yaptı, 22 ilde ise AK Parti ve MHP adayları yarıştı. İki partinin yarıştığı illerden Afyon, Amasya, Kastamonu, Kırıkkale, Kilis, Kütahya, Uşak’ı CHP, Yozgat’ı Yeniden Refah Partisi, Nevşehir’i İYİ Parti, Sivas’ı ise BBP adayı kazandı. AK Parti’nin yaşadığı yenilgide bu illerle ilgili iş birliği kararlarında hatalar yapılmış olabileceği ya da kampanya sürecindeki sıkıntılar nedeniyle bu sonuçla karşılaşılmış olabileceğini, analiz sürecinde bunun da ortaya çıkacağı belirtiliyor. Parti yöneticileri, “İttifakta doğru tespitler yapılmamış olabilir. CHP’nin aradan çıkma ihtimalinin bulunmadığı yerlerde yarışmak gerekirdi” diyor.

Seçimlerde merkezi hükümetin yaptığı yol, köprü, havalimanı, savunma sanayi ürünleri gibi büyük projeler de kampanya konusu yapıldı, AK Partililer bu hizmetlerin yerel seçimde de oya dönüşmesini bekledi. Ancak beklenen sonuç çıkmadı. AK Partili bir yönetici, “Büyük projeler yapıyorsunuz ama insanlar o büyük köprüden akaryakıt pahalı diye geçemiyorsa, o hızlı trenden parası olmadığı için yararlanamıyorsa karşılığı olmuyor. Makro anlamda çok hizmet yapılabilir ama mikro düzeyde de insanların cebine giren, onlara dokunan hizmetler olmalı. Seçmen kararında büyük projeler değil, onlara dokunan küçük projeler de etkili olmuş görünüyor” dedi. Bu yorum İstanbul seçiminde tartışma konusu olan kent lokantalarını akıllara getirdi.

AK Parti’de seçmenin kanaatinin son bir hafta içinde değiştiği görüşü hakim. Bu tutum değişikliğinde de Ankara ve İstanbul mitinglerinde emeklilerle ilgili müjde beklentisinin gerçekleşmemesinin etkili olduğu değerlendiriliyor. Son hafta kanaatini değiştiren seçmenin tepkiyle ya sandığa gitmediği ya da gidip başka partiye oy verdiği ifade ediliyor.

AK Parti içinde, seçim yenilgisinde bir neden olarak da parti teşkilatındaki sorunlar gösteriliyor. Adayla il ilçe teşkilatları arasında yaşanmış sorunlar, uyum sağlanamaması, aday gösterilmeyen belediye başkanlarının çalışmaması, hatta kampanyaya zarar veren tutum alması gibi durumların kayba yol açtığı vurgulanıyor.

AK Partililer de CHP’liler de İstanbul başta olmak üzere CHP’nin kazandığı birçok kentte muhalefette yer alan seçmenlerin AK Parti’nin karşısında ve önde görünen adayda birleştiğine dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra AK Parti ve MHP’li seçmenden de geçiş olduğu ifade ediliyor. AK Partililer muhalefet partilerinin adaylarına giden seçmenlerin, orada kalıcı olabileceği endişesi taşıyor. Partide “Seçmen bir yere yönelmeye başladığında bir kısmı orada kalabilir. Bunun iyi değerlendirilmesi, seçmenin dönüşü için doğru adımlar atılması gerek” deniliyor.

Paylaşın

‘Kongre’ Kararı Alan İYİ Parti’de Neler Oluyor?

31 Mart Pazar günü yapılan yerel seçimlere “hür ve müstakil girme” kararı alan İYİ Parti, seçimlerde hedeflediği sonucu alamayınca, “olağanüstü seçimli kongre” toplama kararı aldı.

İYİ Parti Genel Başkan Meral Akşener, seçimler sonrası yaptığı açıklamada, kongrede aday olup olmayacağına dair net bir mesaj vermedi. Pazartesi günü gerçekleşecek Başkanlık Divanı toplantısında hem kongre süreci hem de Akşener’in adaylığı ele alınacak.

14 Mayıs 2023’te gerçekleşen milletvekilliği genel seçimlerinde yaklaşık 5 milyon 200 bin oy alan İYİ Parti, 31 Mart yerel seçimlerinde belediye meclisleri oyu dikkate alındığında 1 milyon 900 bin oya geriledi. İYİ Parti il olarak sadece Nevşehir’i kazanabildi. Ayrıca 23 ilçe ve 7 beldede İYİ Parti kazandı.

Ancak iddialı olduğu Ordu, Balıkesir gibi yerlerde başarı sağlayamadı. İstanbul ve Ankara’da yüzde 1’i dahi bulamayan İYİ Parti, İzmir’de yüzde 4’e yakın oy alabildi. İYİ Parti bu sonuçlarla beşinci parti konumuna geriledi.

DW Türkçe’den Kıvanç El‘in edindiği bilgiye göre, olağanüstü kongrenin Mayıs ayı içerisinde toplanması planlanıyor. Önümüzdeki hafta gerçekleşecek Başkanlık Divanı toplantısında kongreye dair tüm seçenekler ele alınacak. Seçim sonuçları da bu toplantıda analiz edilecek.

Kamuoyu araştırmacı şirketi Panorama TR Araştırma Direktörü Osman Sert’e göre, yerel seçim değil genel seçime de gidilse İYİ Parti’nin alacağı sonuç değişmeyecekti.

Sert, “Daha önce ittifakla seçim kazanabilmişken elitlerin kararı ile seçim öncesine döndüler. İttifak ile sonuç alındıktan sonra ertesi gün, ‘ittifak bitti, unutuyoruz yaşananları’ denilemez. Burası siyasi bir parti, cemaat değil. Kişilerin bireysel beklentileri var” yorumu yapıyor.

Meral Akşener’in başkanlığı bırakıp bırakmayacağı kamuoyunun yanı sıra parti içinde de merak ediliyor. Osman Sert ise Akşener’in bırakma kararı almasının zor olduğunu söylüyor:

“İYİ Parti kimlik ve kadro partisi değil, Meral Akşener partisidir. Elbette iyi kadrolar var. Ancak taşıyıcı Akşener. Onu geri çekince geriye kalanın siyasal varlığını sürdürmesi zor olacak. Bırakırsa ayrı sorun, bırakmazsa ayrı sorun.”

Parti içerisinde de farklı görüşler var. Akşener’e yakın bir üst düzey parti kurmayı, Akşener’in bırakmasının henüz erken olduğunu savunuyor ve “2023 yılında Meral Akşener’in talepleri dikkate alınsa bugün Cumhurbaşkanlığı kazanılmış olacaktı. Sağlıklı değerlendirme yapmak lazım” yorumu yapıyor.

Başka bir üst düzey İYİ Partili ise Akşener’in görevi bırakması gerektiği görüşünde. Partili, “Genel başkan artık yıprandı. Partinin nereye gittiği konusunda netlik yok. Merkez partisi mi olacağız yoksa, Milliyetçi-Türkçü kimliği ağır olan bir parti olarak mı devam edeceğiz. Seçmen bu netliği görmeyince cezayı kesiyor. Biz merkezden uzaklaştık. Sert ve saldırgan bir dil kullandık” ifadelerini kullanıyor.

İYİ Parti’de saha çalışmaları yapan milletvekilleri ekonomideki sıkıntılardan sonra en fazla duydukları eleştirilerin “Masadan kalkarak yanlış yaptınız” olduğunu kaydediyor. İYİ Partili üst düzey kurmaya göre altılı masa aktörlerinden, CHP hariç, diğerleri 2023’te olmadı ancak yerel seçimlerde cezalandırıldı.

İYİ Parti içinde CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a karşı kullanılan dilin yanlış olduğunu düşünenler de var. İmamoğlu ve Yavaş’a karşı ağır bir söylem kullanılmasının yanı sıra “AK Parti gibi popülist davranılarak DEM Parti üzerinden milliyetçilik yapılmasının” hata olduğu ifade ediliyor.

Osman Sert’e göre de masadan kalkmayı seçmen unutmadı ve yerel seçimlerde bunun cezasını kesti.

İYİ Parti ve AK Parti anlaşır mı?

Kamuoyunda “İYİ Parti seçimsiz 4 yıllık süreçte AK Parti ile anlaşacak” yorumları da yapılıyor. Panorama TR’den Osman Sert’e göre bu öngörüye şu aşamada katılmıyor:

“Önümüzdeki 1,5 yıl ağır bir ekonomik kriz var. Sorumlusu olmadığı bu krizi, İYİ Partililer neden taşıyıcısı olacak, bedelini ödeyecek. Velev ki; Erdoğan ve AK Parti 360 vekili buldu. Erdoğan’ın istediği bir referandumun bu pazar görülen sonuçlarla geçme ihtimali yok.”

İYİ Parti kurmaylarına göre de AK Parti ile de CHP ile de anlaşmadan, ülkücülüğe sapmadan, partinin merkezde bir yol çizmesi, doğru bir muhalefet dili geliştirmesi gerekiyor.

Paylaşın

31 Mart: AK Parti’nin Oyları Neden Düştü?

Seçim sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Tanju Tosun, “En son 14 Mayıs seçimlerinde sorun, ‘boş tencere iktidar devirmedi’ şeklinde belirlendi. Görünen o ki özellikle Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz bu kez beklenen etkiyi yaptı” dedi ve ekledi:

“CHP’nin başarısında ekonomik krizin yol açtığı, gelir dağılımındaki adaletsizlik, ekonomik yoksulluk, Ankara ve İstanbul belediyelerinin başarısı CHP’nin iddialarını pekiştirdi ve seçmende pozitif bir algı yarattı. AKP’nin sandığa gitmemesi kadar YRP’ye yönelen kitle var. CHP ilk kez oy kullanacak 1 milyon 200 bin seçmenden en fazla oy alan parti oldu. Bunların hepsi CHP’ni başarılı olmasına katkı sundu.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), yerel seçimlerde 47 yıl sonra büyük bir zafer elde etti. Türkiye genelinde CHP yüzde 37.8, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yüzde 35.5, Yeniden Refah Partisi yüzde 6.2, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yüzde 5.7, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) yüzde 5, İYİ Parti ise yüzde 3.8 oy aldı.

Seçmenin 14-28 Mayıs’a göre yerel seçimlerde eğiliminin değişmesini uzmanlar Cumhuriyet’ten Gökhan Kam‘a değerlendirdi.

Siyaset bilimci Prof. Dr. Mithat Baydur, “16 milyon emekçinin 10 milyonuna 7 bin 500 bin TL’den 10 bin TL’ye getirilen yani yüzde 37’lik bir zamla karşılık verilmesi bir öfke birikmesine sebep oldu. Nihayetinde seçimin yaklaştığı üç-dört gün öncesinde cumhurbaşkanının, ‘Emeklilere verecek paramız yok. Kasamız bomboş’ demesi, hatta daha da ileri giderek EYT’lilere de, ‘Yaptığımız esasında bir hataydı’ deyip yüz binlerce kişiyi yeniden karşısına alması büyük bir infiale sebep oldu. Cumhurbaşkanının tabiriyle, ‘Bu bir emeklilik yılı olacak’ diyordu. Gerçekten emeklinin yılı oldu bence. Bu çerçevede emeklinin durumu şöyle oldu, emekliler çok büyük bir protesto hareketine giriştiler” diye konuştu.

AKP’nin kitlesinin sandıklara gitmediğinin belli olduğunu söyleyen Baydur, “CHP’nin seçmeni büyük bir sadakatle, hırsla sandığa giderken AKP’nin emeklileri ki -emeklilerden yüzde 35 oy aldığı bilimsel araştırmalarla sabittir- özellikle emeklilerden oy alan AKP’nin kitlesi sandığa gitmedi. Seçime yüzde 77-78 oranında bir katılım var. Seçmenin AKP’ye bir uyarı verdiği söyleniyor. Bence seçmen bir tür kınama cezası verdi” diye konuştu.

“Bu seçim CHP için bir zafer gibi görünüyor. Evet, CHP kazandı 100 birim üzerinden değerlendirirsek CHP’nin bundaki oy hakkı yüzde 30’du. Yüzde 70 esasında AKP kaybetti” diyen Baydur, “Bu yüzde 30’ları CHP’nin daha ileriye taşıyabilmesi için bizim genel seçimlerde iktidar olduğunda, dış politika yani bölgesel ve küresel çapta hangi blok çerçevesinde hareket edeceği, Avrasya blokuyla ilişkilerinin nasıl olacağı, NATO çerçevesinde hareketlerinin ne olacağı, Rusya- Ukrayna savaşında nasıl bir tavır takınabileceği, sağlık politikaları nasıl olacak, milli eğitimdeki tahribatı nasıl giderebilecek, tasarruf ve makro ekonomik tedbirler çerçevesinde sıkı para politikasıyla büyümeyi aynı anda nasıl ileriye götüreceği konusunda net politikalar gösterebilmesi ve anlatabilmesi lazım. Bu sadece AKP’ye bir protesto mahiyetindedir” ifadelerini kullandı.

“Ekonomik kriz beklenen etkiyi yaptı”

Prof. Dr. Tanju Tosun, seçim sonuçlarında ekonomik krizin etkili olduğunu belirtti. Tosun, “En son 14 Mayıs seçimlerinde sorun, ‘boş tencere iktidar devirmedi’ şeklinde belirlendi. Görünen o ki özellikle Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz bu kez beklenen etkiyi yaptı. CHP’nin başarısında ekonomik krizin yol açtığı, gelir dağılımındaki adaletsizlik, ekonomik yoksulluk, Ankara ve İstanbul belediyelerinin başarısı CHP’nin iddialarını pekiştirdi ve seçmende pozitif bir algı yarattı. AKP’nin sandığa gitmemesi kadar YRP’ye yönelen kitle var. CHP ilk kez oy kullanacak 1 milyon 200 bin seçmenden en fazla oy alan parti oldu. Bunların hepsi CHP’ni başarılı olmasına katkı sundu” şeklinde konuştu.

Paylaşın