Sağlıklı Tırnaklar İçin 10 Doğal Çözüm

Güzel ve sağlıklı tırnaklara sahip olmak her zaman pahalı salon bakımları veya kimyasal yüklü ürünler gerektirmez. Doğa, güçlü ve güzel tırnaklara sahip olmak için çeşitli çözümler sunar.

Haber Merkezi / İşte tırnak bakımı rutininize dahil edebileceğiniz 10 doğal çözüm:

Sağlıklı Beslenme: Vitaminler, mineraller ve besinler açısından zengin, dengeli bir beslenme, güçlü tırnaklar için çok önemlidir.

Tırnak sağlığını desteklemek için beslenmenize, biyotin (örneğin, yumurta, fındık ve tam tahıllar), E vitamini (örneğin, ıspanak, badem ve ayçiçeği çekirdeği) ve omega-3 yağ asitleri (örneğin, yağlı balık ve keten tohumu) bakımından zengin gıdaları dahil edebilirsiniz.

Hidrasyon: Yeterli oranda su içmek tırnak sağlığı için hayati öneme sahiptir. Yeterli su içmek tırnakların kurumasını ve kırılmasını önlemeye yardımcı olur.

Hindistan Cevizi Yağı: Hindistan cevizi yağı tırnakları güçlendirip besleyebilen doğal bir nemlendiricidir. Yatmadan önce az miktarda hindistancevizi yağı ile tırnaklarınızı ve tırnak etlerinizi hafifçe masaj yapın.

Limon Suyu: Limon suyu tırnakların parlamasına ve beyazlatılmasına yardımcı olabilir. Eşit miktarda limon suyu ve zeytinyağını karıştırın ve tırnaklarınızı bu solüsyonda birkaç dakika bekletin. Bu aynı zamanda tırnakların güçlenmesine de yardımcı olur.

E Vitamini Yağı: E Vitamini yağı tırnak büyümesini ve hidrasyonunu destekler. E vitamini yağını doğrudan tırnaklarınıza ve tırnak etlerinize uygulayın veya E vitamini içeren tırnak ürünleri arayın.

Çay Ağacı Yağı: Çay ağacı yağı, tırnak enfeksiyonlarını önlemeye yardımcı olabilecek antifungal özelliklere sahiptir. Birkaç damla çay ağacı yağını bir taşıyıcı yağla (hindistancevizi yağı gibi) karıştırın ve tırnaklarınıza ve tırnak etlerinize uygulayın.

At Kuyruğu Ekstresi: At kuyruğu ekstresi, tırnak gücünü ve büyümesini destekleyen bir mineral olan silika açısından zengindir. At kuyruğu takviyeleri alabilir veya at kuyruğu içeren tırnak ürünlerini kullanabilirsiniz.

Zeytinyağıyla Islatın: Tırnaklarınızı ılık zeytinyağına batırmak, onları nemlendirmeye ve güçlendirmeye yardımcı olabilir. Ekstra beslenme için birkaç damla limon suyu ekleyebilirsiniz.

Biyotin Takviyeleri: H vitamini olarak da bilinen biyotin, tırnak büyümesini ve gücünü destekler. Rutininize herhangi bir takviye eklemeden önce bir sağlık uzmanına danışın.

Sarımsak: Sarımsak tırnak sağlığına faydalı olan selenyum içerir. Birkaç diş sarımsağı ezin ve taşıyıcı yağla karıştırın. Karışımı tırnaklarınıza uygulayın ve durulamadan önce yaklaşık 10 dakika bekletin.

Tırnak bakımı için doğal ilaçları kullanırken tutarlılık çok önemlidir. Ayrıca, belirli içeriklere karşı alerjiniz veya hassasiyetiniz varsa dikkatli olun. Herhangi bir olumsuz reaksiyon veya tırnak durumunuzda kötüleşme fark ederseniz, kişiselleştirilmiş tavsiye ve öneriler için bir sağlık uzmanına veya dermatoloğa danışmanız önerilir.

Paylaşın

Sağlıklı Bir Cilt İçin Bu Meyveleri Tüketin

Sağlıklı ve parlak bir cilde sahip olmak birçok kişinin ulaşmayı arzuladığı bir hedeftir. Cilt bakım ürünleri ve rutinleri cilt sağlığının korunmasında önemli bir rol oynasa da, gözden kaçırılmaması gereken önemli bir faktör de beslenmedir.

Haber Merkezi / “Ne yersen o’sun” sözü cildin durumu söz konusu olduğunda geçerli bir deyimdir. Vitaminler, mineraller, antioksidanlar ve suyla dolu meyveler, sağlıklı bir cilt için oldukça önemlidir.

Sağlıklı bir cilde sahip olmak için tüketilmesi gereken meyvelerin bazıları şunlardır:

Yaban mersini, çilek, ahududu ve böğürtlen, antioksidanlar, özellikle C vitamini ve antosiyaninler açısından oldukça zengindir. Antioksidanlar serbest radikallerle savaşarak ciltteki oksidatif stresi ve iltihabı azaltır. Bu, erken yaşlanmanın önlenmesine ve genç görünümün korunmasına yardımcı olabilir.

Portakal, greyfurt, limon, kolajen üretimine yardımcı olan güçlü bir antioksidan olan C vitamini açısından zengindir. Kollajen cilt elastikiyeti için gereklidir, ince çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünü azaltır.

Papaya: Bu tropik meyve, peeling özellikleriyle bilinen papain adı verilen bir enzim içerir. Düzenli papaya tüketimi ölü cilt hücrelerinin temizlenmesine yardımcı olarak daha parlak bir cilt elde edilmesine yardımcı olabilir.

Karpuz: Adına uygun olarak karpuz, yüksek su içeriğinden dolayı mükemmel bir nemlendiricidir. Nemli kalmak dolgun, genç görünen bir cilt için çok önemlidir.

Avokado: Sağlıklı yağlar açısından zengin olan avokado, cildin içten dışa nemlenmesine yardımcı olur. Ayrıca cildi oksidatif hasardan koruyarak sağlığını destekleyen E vitamini de içerirler.

Kivi: Kivi, kolajen sentezine yardımcı olan ve cildin sıkılığına katkıda bulunan bir C vitamini deposudur. Ayrıca cilt sağlığının korunmasına yardımcı olan E vitamini ve K vitamini içerir.

Nar: Antioksidanlar ve polifenollerle dolu olan nar, antiinflamatuar faydalar sağlarken cilt dokusunu ve elastikiyetini iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Muz: Muz, her ikisi de cilt bütünlüğünün korunmasında rol oynayan iyi bir B6 vitamini ve C vitamini kaynağıdır. Ayrıca kolajen üretimini destekleyen manganez de içerirler.

Mango: Beta-karoten ve A vitamini açısından zengin olan mango, cilt hücresi yenilenmesini destekler ve parlak bir cilde katkıda bulunabilir.

Elma: Elma, iltihapla mücadeleye yardımcı olan bir antioksidan olan quercetin içerir. Ayrıca sindirime yardımcı olan ve dolaylı olarak cilt sağlığını etkileyebilen diyet lifi de sağlarlar.

Üzüm: Üzümde bulunan resveratrol, UV hasarına karşı koruma ve kollajen üretiminin teşviki de dahil olmak üzere çeşitli cilt yararlarıyla ilişkilendirilmiştir.

Domates: Domates, cildin güneş hasarından korunmasına yardımcı olabilecek bir antioksidan olan likopen açısından zengindir. Ayrıca kolajen oluşumunu destekleyen C vitamini de içerir.

Paylaşın

Dijital Medyanın Çocuklar Üzerindeki Olumsuz Etkilerini Önlemenin 5 Yolu

Dijital medyanın veya platformların duyarsız ve aşırı kullanımı, uyku bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, hafıza bozuklukları, obezite, kötü yaşam alışkanlıkları, duygusal düzensizlik ve siber zorbalık riski gibi çeşitli fiziksel ve zihinsel sorunlara neden olabilir.

Haber Merkezi / Dijital medyanın veya platformların çocukları tehdit eden üstte saydığımız olumsuzluklardan korumak için ebeveynlere önemli sorumluluklar düşmekte.

Ebeveynler dijital medyayı veya platformları hassas bir şekilde kullanarak, çocuğun üzerindeki olumsuz etkilerini kolayca önleyebilirler:

Farkındalık: Çocuğunuzu sosyal paylaşım sitelerinin avantaj ve dezavantajları konusunda bilinçlendirin. Ayrıca onları dijital ayak izleri hakkında da bilgilendirin: Yani internete yüklenen herhangi bir şeyin, silme işleminden sonra bile yazdırıldığı yerde kaldığı.

Güleryüzlü olunmalı: Çocuğunuzla dostane bir iletişim kurun. Onu sinirlendirmek yerine duygularını ifade etme şansı verin. Bir ebeveyn olarak, çocuk ebeveynini taklit ederken, uygun medya kullanımını modellemede kendi rollerini tanımalı ve anlamalıdır.

Anlaşma: Çocuğunuzla bazı şeyleri doğru şekilde yaptırabileceğiniz bir temas kurun veya bazı şeyleri doğru şekilde yaptırabileceğiniz olumlu bir pekiştirme tekniği uygulayın.

Digital plan: Kişiselleştirilmiş aile medya planı geliştirin. Ailenin her üyesi için belirli bir medya kullanım limiti belirleyin ve bu planı uygulayın. Çocuğunuza olumlu ve hafif içerikler yayınlamaya teşvik edin ve aynı zamanda olumsuz bir yoruma veya duruma nasıl tepki vereceklerini öğretmeye çalışın.

Planda yaş kriterlerine kesinlikle uyulmalı: 2 yaşından küçük çocuklara medya dijital medya kesinlikle yasak, 2-5 yaş arası çocuklar için sadece eğitim amaçlı günde en az yarım saat medya  veya dijital medya kullanımı, 5 yaşından büyük çocuklar için ise aile medya planı uygulanabilir.

Fırsatlar sunun: İlk olarak çocuğunuzun gece en az 7-8 saat uyumasını ve sağlıklı beslenmesini sağlayın. Düzenli olarak egzersiz yapmaya, hobi edinmeye veya kendisine faydalı olabilecek farklı aktiviteler için fırsatlar sunun.

Paylaşın

Yastıksız Uyumanın Faydaları

Geceleri huzurlu ve dinlendirici bir uyku çekenler ertesi güne huzuru ve dinamik başlarlar. Birçok kişi uyurken yastığa ihtiyaç duyarken birçok kişi de yastıksız uyumayı tercih ediyor.

Haber Merkezi / Uyurken yastık kullanmamanın faydalı olduğu gibi yastıksız uyumanın da birçok faydası var.

Baş ağrısı

Yastıkla uyuyorsanız, sabahları hafif bir baş ağrısıyla uyandığınızı sıklıkla fark etmişsinizdir. Bunun nedeni yastığınızdır. Ertesi gün yastıksız uyumayı deneyin, başınız ağrımayacaktır. Yumuşak bir yastıkla yattığınızda, kan akışı başınıza kolayca ulaşmaz, bu gerekli olan oksijen arzını azaltır. Bu durum baş ağrısına neden olur.

Stresi azaltır

Yastık nedeniyle yanlış bir pozisyonda yatarsanız, uyurken kendinizi huzursuz hissedersiniz ve düzgün uyuyamazsınız,  sürekli oraya buraya dönersiniz. Bundan dolayı stresli hissedersiniz. Yastıksız uyursanız, stres hormonlarınız azalır, bu sayede tek pozisyonda huzur içinde uyuyabilirsiniz.

Sırt ağrısı oluşmaz

Birçoğumuz omurgamızı desteklemeyen yastıklar kullanırız. Birden fazla yastık kullanırsanız, boynunuz vücudunuzun geri kalanının üzerinde yükselir ve bu da duruşunuzu bozar. Sizin için doğal olmayan bir uyku hali haline gelir. Yastıksız uyumak sırtınızın ağrımasını önleyebilir.

Boyun ağrısını hafifletir

Yastıkların çoğu boynumuz için gerekli desteği sağlamaz ve bu da boyun ağrısına neden olabilir. Yastık kullanmazsanız, vücudunuzun geri kalanıyla birlikte başınız da doğal bir şekilde uyur, bu da boynunuzdaki sinirlerin zarar görmesini önler. Bu nedenle yastıksız uyumak sizi boyun ağrısından kurtarabilir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir. Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Eriğin İnanılmaz Faydaları: Kalp, Kemik, Sindirim…

Erik, tam anlamıyla vitamin ve mineral hazinesidir. Bu meyve, A, B, B1, B2, B5, B6, C, E ve K vitaminleri içerir. Vitaminlerin yanı sıra mineraller de erikte bolca bulunur: Kalsiyum, demir, magnezyum, manganez, fosfor, sodyum, potasyum ve çinko.

Haber Merkezi / Eriğin kilo kaybı ve kalp sağlığı için inanılmaz faydalarını öğrenmek için okumaya devam edin.

Kilo vermeye yardımcı olur: Uzmanlar, sağlıklı kilo vermek isteyenlere eriği önermektedirler. 100 gram erik ortalama 44 kalori içermektedir. Erik ayrıca, sindirim sistemini iyileştiren ve ağırlığı azaltan lif ve su bakımından oldukça zengindir.

Kalp sağlığını iyi gelir: Antioksidan bakımından zengin olan erik, kalp sağlığına iyi gelir. Erik ayrıca, kolesterolü ve kan basıncını kontrol altında tutmaya yardımcı olur.

Kemikleri güçlendirir: Polifenol, kemiklerin sağlıklı kalmasına yardımcı olan önemli bir bileşiktir. Polifenol açısından oldukça zengin olan erik, kemiklerin sağlıklı kalmasına yardımcı olur.

Sindirim sistemine iyi gelir: Lif açısından zengin zengin olan erik, sindirim sisteminin sağlıklı kalmasına iyi gelir.

Diyabeti riskini azaltır: Erikte bulunan biyoaktif bileşik diyabet (şeker hastalığı) riskini azaltır. Şeker hastaları, bu meyveyi ara öğün olarak tüketebilir. Erik ayrıca, kan şekerini kontrol altında tutmaya yardımcı olur.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Vücutta Ürik Asidi Artıran Bu 5 Besinden Uzak Durun!

Genel olarak vücuttaki kan, yağ, kolesterol ve şeker seviyesinin farkındayız. Ancak vücuttaki bazı önemli asitlerin miktarları hakkında pek bilgi sahibi değiliz. Bunların arasında içinde ürik asitten söz edilebiliriz.

Haber Merkezi / Doktorlar vücuttaki ürik asit artışının birçok yan etkiye neden olabileceğini söylüyor. Ayrıca artritin neden olduğu hastalıklar da ürik asit artışından kaynaklanır.

Vücutta artan ürik asi eklemler arasında birikerek şiddetli ağrılara neden olur. Yediğimiz bazı besinler bu asidin fazla üretilmesinin ana sebebidir. Bazı yiyecekler, fazla olan ürik asidi dışarı atma yeteneğinizi etkileyebilecek yüksek miktarda pürin içerir.

O halde bu yazımızda yüksek düzeyde ürik asit üretimine neden olabilecek yiyeceklere bir göz atalım.

Tatlılar ve Meşrubatlar: Tatlılar ve meşrubatlar genel olarak çeşitli sorunlara yol açar. Alkolsüz içecekler çok fazla ilave şeker içerir. Bu, vücuttaki ürik asit seviyesini artırabilir.

Alkol: Alkol vücuda her şekilde zarar verir. Alkol içindeki pürin nedeniyle vücuttaki ürik asidi artırır. Bu nedenle, aşırı alkol tüketimi gut hastalığını şiddetlendirebilir.

Mısır Şurubu: Mısır şurubu bir tür yapay tatlandırıcıdır. Günümüzde dışarıda yediğimiz birçok yemeğe eklenmektedir. Mısır şurubu, mısır nişastası yapay olarak glikoz ve fruktoz ile birleştirilerek yapılır.

Özellikle dondurma, reçel, tatlılar, fast food, sos, ekmek, paketlenmiş gıdalar, şekerlemeler, çikolata, gazlı içecekler, meşrubatlar ve konserve yiyeceklere mısır şurubu eklenir. Mısır şurubu içeren bu tür yiyeceklerden kaçınılmalı.

Kırmızı et: Kırmızı et yemek de vücutta ürik asit riskini artırır. Bunun nedeni, içindeki aşırı pürinlerdir. Ürik asit seviyesini yükseltebilir ve gut hastalığına neden olabilir. Bu nedenle, kırmızı etten kaçınmak en iyisidir.

Deniz Ürünleri: Deniz ürünleri yemenin birçok faydası vardır. Ancak ringa balığı, istiridye, midye, morina balığı, ton balığı, alabalık, mezgit balığı gibi deniz balıkları yüksek miktarda pürin içerir.

Bu nedenle, bunları tüketmek vücuttaki ürik asidi artıracaktır. Bu, artrit semptomlarına neden olabilir. Bu nedenle bu tür balıklardan kaçınmak en iyisidir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Kadınlar Dikkat: 40 Yaşından Büyükseniz Bu Yiyecekleri Yemelisiniz

Sağlıklı yaşam tarzı uygulamalarını ne kadar takip edersek edelim, yaşa bağlı hem fiziksel hem de zihinsel bazı sorunlar gelişmeye başlar. Özellikle yaşlandıkça kemikler zayıflamaya başlar.

Haber Merkezi / Kemiklerin zayıflaması, vücudumuzdaki kalsiyum eksikliğinin nedenidir. Özellikle 40 yaşını aşan kadınlarda kemik gücü azalmaya başlar. Kadınlar, bunu telafi etmek için kalsiyum açısından zengin yiyecekler tüketmelidirler.

Soya fasulyesi: Soya fasulyesi, kalsiyum açısından zengindir. Kemikleri güçlendirir ve kolesterol seviyesini düşürür. D vitamini açısından da zengindir.

Yapraklı sebzeler: Lahana, brokoli, ıspanak ve diğer yapraklı sebzeler protein ve kalsiyum açısından oldukça zengindir.

Süt ürünleri: Her gün düzenli olarak aldığımız süt ve süt bazlı ürünler kalsiyum açısından oldukça zengindir. Özellikle yaşlandıkça süt çok önemlidir.

Balık: Somon ve ton balığı gibi balıklar protein ve kalsiyum açısından zengindir. Kalsiyum ihtiyacını karşılar ve içerisindeki omega 3 yağ asidi kolesterolün erimesine yardımcı olur. Benzer şekilde keçi kemiği suyu veya koyun budu çorbası içmek kemikleri güçlendirecektir.

Badem: Kalsiyum sadece besin ihtiyacını karşılamakla kalmaz, aynı zamanda yaşlansak bile güçlü kalmamıza yardımcı olur. Her gün badem yemek eklem ve kas ağrılarını vb. hafifletebilir. Kemikleri güçlendirir.

Yumurta: Yumurtalar protein, kalsiyum ve D vitamini gibi besinlerle doludur. Yaşınıza ve vücut kompozisyonunuza bağlı olarak günlük tükettiğiniz yumurta sayısını artırabilirsiniz.

Tohumlar: Tohumlar kalsiyum açısından oldukça zengindir. 40 yaş üstü kişilerin protein ve diğer besin ihtiyaçlarını da karşılar.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Kan Şekerini Düşürmek İçin Yüksek Lifli 5 Sebze

Şeker (diyabet) hastaları, kan şekeri seviyesinin yükselmemesi için beslenmesine dikkat etmesi gerekmektedir. Kan şekeri seviyesinin yüksek olduğu durumlarda, şeker hastalarının beslenmesine lif oranı yüksek gıdalar dahil edilmesi tavsiye edilir.

Haber Merkezi / Lif yönünden zengin besinler, kan şekerinin ani yükselişini engeller ve ayrıca şekerin emilim sürecini yavaşlatır. Şeker hastaları tarafından tüketilebilecek lif bakımından zengin bazı sebzeleri sıraladık.

Taze fasulye: Fasulye yüksek oranda lif içeren sebzeler arasında yer alır. Taze fasulye, protein, vitamin ve birçok mineralin yanı sıra iyi bir lif kaynağıdır.

Taze fasulye, ayrıca iyi bir demir ve kalsiyum kaynağıdır. Fasulye sadece kan şekerini düşürmede yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda kilo vermeye de yardımcı olmaktadır.

Brokoli: Brokoli, sağlık için oldukça faydalı olan sebzeler arasında gelir. Brokoli lifin yanı sıra yüksek oranda C vitamini içermektedir. A, C, E, K ve B12 vitaminleri de brokolide bulunmaktadır.

Ayrıca brokolide bulunan fitokimyasallar kan şekeri seviyesini düşürmeye yardımcı olmaktadır.

Lahana: Lahana, lif açısından zengin olduğu için şeker hastalarının beslenmesinin bir parçası olması tavsiye edilir. Lahana, aynı zamanda uzun süre tokluk hissi verdiği için kilo vermeye de yardımcı olmaktadır.

Havuç: Havuç, yüksek lif oranı nedeniyle şeker hastalarının beslenmesine dahil edilmesi tavsiye edilen bir diğer sebzedir. Havuç ayrıca A, C ve K vitaminleri açısından da zengindir.

Kabak: Şeker hastaları, kan şekeri seviyesini kontrol altına tutmak için kabak tüketebilir. Kabak, aynı zamanda kilo vermeye de yardımcı olmaktadır.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Soğuk Su İçer Misiniz? O Zaman Bunlara Dikkat

Sıcak havalarda vücudu sağlıklı tutmak için yeterince su içmek çok önemlidir. Ancak içilmesi gereken suyun sıcaklığı konusunda uzmanlar arasında farklı görüşler, soğuk su içmenin güvenli olup olmadığı konusunda da tartışmalar bulunmakta.

Haber Merkezi / Havaların sıcak olduğu zamanlarda herkes soğuk su içmeyi sever. Soğuk su, özellikle kavurucu sıcak ve yorucu fiziksel efordan sonra, enerji verir ve tatmin edici bir duygu oluşturur.

Soğuk suyla birlikte içeriye nüfuz eden soğuk da vücut ısısının düşmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca soğuk su, susuzluğu oda sıcaklığındaki sudan çok daha hızlı giderir. Bazıları, hava koşullarından bağımsız olarak soğuk suyu tercih ederler.

Belirli oranda soğuk su içmek genellikle güvenlidir ve belirli bir soruna neden olmaz. Ancak soğuk su için de dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır.

En önemlisi, aşırı soğuk su içmek kan damarlarını daraltabilir. Bu durum, sindirim sistemini ve vücudun besinleri emme yeteneğini ciddi şekilde etkileyebilir.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta da soğuk suyun sindirim sistemi üzerindeki etkisidir. Soğuk suyun sindirim sistemi üzerindeki etkisi birçok şekilde deneyimlenir.

Genellikle, soğuk su içmenin sindirimi engellediğine ve vücudun yiyecekleri parçalama yeteneğini etkilediğine inanılır. Ancak, bu inancın çok az bilimsel temeli vardır. Bilim bu konuda sınırlı oranda kanıt ortaya koymaktadır.

Ayrıca diş problemi olanlar soğuk su içerken ağrı veya başka rahatsızlıklar yaşayabilirler. Bu nedenle, diş problemi olanlar soğuk sudan kaçınmalı ve bunun yerine ılık suyu tercih etmelidirler.

Paylaşın

Aşırı Alkol Tüketenler Dikkat: Kas Kaybı Riski

Alkol bağımlılığının karaciğer yetmezliğine ve kansere neden olduğunu biliyoruz. Ayrıca araştırmacılar, aşırı alkol tüketiminin ‘kas kaybı’ riski oluşturduğunu ortaya koydular.

Haber Merkezi / İngiltere’deki East Anglia Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yapılan bir çalışmada, erkekler ve kadınlar aşırı alkol tüketenler, orta düzeyde alkol tüketenler ve alkol tüketemeyenler olarak sınıflandırdı.

Araştırmada pek çok bilgiye ulaşıldı. Aşırı alkol tüketmenin sadece karaciğer, kanser ve kalp hastalığına neden olmadığı, farklı birçok sağlık sorununa yol açabileceğini ortaya koydu.

Araştırma, Avrupa’da yaşayan ve yaşları 37 ila 73 arasında olan yaklaşık yarım milyon insanın çeşitli faktörleri dikkate alarak yapıldı. Ayrıca, araştırma, kadın ve erkekler arasında ayrı ayrı yürütüldü.

Araştırma için sağlıklı kaslı erkekler ve kadınlar alındı ve onlar günde 1 birim şarap içen bir erkek ve günde 2 birim şarap içen bir kadınla karşılaştırıldı (20 birim şarap, 2 şişe şaraba ve 10 şişe biraya eşdeğerdir). Daha sonra 20 birim şarap içen kişinin, diğerlerine göre yüzde 4 ila 5 daha az kas kütlesine sahip olduğu ortaya çıktı.

Aşırı kas kaybının, düşük kemik yoğunluğu, kırıklar, kırılganlık, diyabet ve erken ölüm gibi birçok soruna yol açabileceğine şüphe yoktur. Aşırı derecede alkol tüketenler, gıda alımını azaltmak yerine egzersiz yaparak ve protein açısından yüksek beslenme ile bu kas kaybını önleyebilirler.

Araştırmanın sonuçları, sağlığı ve geleceği konusunda endişe duyan kişilerin kas kaybının etkilerinden korunmak için aşırı alkol tüketiminden kaçınmaları gerektiğini gösteriyor.

Paylaşın