Erdoğan: 31 Mart’ı Dönüm Noktası Olarak Görüyoruz

Balıkesir’de halka seslenen Erdoğan, “Milleti kandırarak makam, mevki elde etme üzerine kurulu siyaset eski Türkiye’nin tarzıdır. Son 21 yılda hayata geçirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımları sayesinde ülkemizde siyasetin şekli değişti” dedi ve ekledi:

“Eser ve hizmet siyaseti aldı. Türkiye Yüzyılı ile dünyada hak ettiği yere gelme konusunda kararlı adımlarla ilerleyen günümüz Türkiye’sinde eskinin geçer akçesi, zübük siyaseti işlemez, işlemiyor.”

Erdoğan konuşmasının devamında, “Cumhur İttifakı ve AK Parti olarak Mayıs ayında Türkiye Yüzyılı vizyonuyla siyasetin çıtasını biraz daha yükseltmiştik. Şimdi de bu vizyonu şehirlerimizle buluşturmayı hedefliyoruz. Şehirlerimizi geleceğe hazırlama konusunda 31 Mart’ı tarihi dönüm noktası olarak görüyoruz. Biz de Cumhurbaşkanı, Bakanlıklar, kurumlarıyla Ankara’da üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Balıkesir Mitingi’nde açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

“Çanakkale’den milli mücadeleye kadar bu toprakları yeniden vatan eylediğimiz zorlu günlerin kahraman şehri Balıkesir’in bugün de Türkiye Yüzyılı’na omuz vereceğine inanıyorum. Tarih, kültür, eşsiz tabiatıyla hepsinden önemlisi baş tacı insanıyla medarı iftiharımız olan Balıkesir kendine yakışanı yapacaktır.

Şu anda resmi rakamları istedim. Bugün bu alanda 85 bin kişi var. Maşallah. Yolda caddeler boyu Balıkesirli kardeşlerimle hep beraber olduk. Çocuklar, kadınlar tüm halk oyunları ekipleri elhamdülillah bu ne güzellik böyle.

Konuşmasında CHP lideri Özgür Özel’in, 2019’da ittifak kapsamında adaylarını geri çektikleri Balıkesir’de bu kez İYİ Parti’den bir jest bekledikleri yönündeki açıklamalarını eleştiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Balıkesir’in kimseye minnet borcu yok. Ama anlaşılan o ki birileri Balıkesir üzerinden birbirlerine borçlanmışlar. Şimdi de bunu televizyon ekranlarından uluorta dillendirmeye başlamışlar. Anlaşılan birilerinin ödemek zorunda oldukları diyet borcu hiç bitmiyor ve bitmeyecek. Muhalefet cenahında her şey gizli kapaklı olduğu için kimin kiminle yürüdüğü kimin kime borçlandığı tam muamma. Siyasetin acemi genel başkanlar elinde adeta bir kabzımal eline dönüştürülmesi utanç verici.

Kazanmak değil kaybettirmek üzerine kurulu siyasetin bu şehre hiçbir katkısının olmayacağını en iyi benim Balıkesirli kardeşlerim biliyor. İstanbul’da yaşayan komediyi takip ediyorsunuz değil mi? Kaybedeceklerini görünce panikle sağa sola saldırmaya başladılar. Birileri ‘son dakikaya kaldık, aday listelerini yetiştiremedik’ numarasıyla kendini kandırmaya çalışıyor. Neyse ki işlerini doğru dürüst yapamıyorlar da oynadıkları oyunlar kendi ayaklarına dolanıyor. Kelimenin tam anlamıyla rezillik diz boyu.

Muhalefetin belediye başkan adayları şehirlere hizmet edecek isimleri bulma kriteriyle değil parti için hiziplerin paylaşım aracı olarak belirleniyor. Tespit ettiğimiz Cumhur İttifakımızın belediye başkan adaylarımızın verdiği her sözün arkasında biz varız, Cumhurbaşkanı var, hükümetimizin var, Cumhur ittifakı var. Muhalefet tarafında herhangi bir ölçü yok.

Kim nereyi kaparsa elinde kalıyor havasında bir süreç yaşanıyor. Bilhassa CHP’nin işler acısı haline baktıkça bu partiye gönül verenler adına biz de üzülüyoruz. CHP’nin ülkenin ve milletin geleceği için hiçbir vizyon, program, projesi bulunmadığını zaten biliyoruz. Son dönemde bu parti varlığını sürdürmek için her yolu mübah sayacak kadar sakil bir yere savruldu.

Kent uzlaşısı diyerek Kandil’le uzlaşı arayışına girmesi CHP’nin bu ülke ve milletle hiçbir ortak noktası kalmadığına işaret ediyor.

Her kafadan ayrı bir sesin çıktığı, genel merkezinden teşkilatlarına kadar tüm mekanizmaları dökülen CHP artık oyun kurucu olmaktan çıkıp, kurulan oyunların piyonu haline gelmiştir. Koskoca CHP’yi bölücü örgütün güdümündeki DEM ve marjinal örgütlerin oyunca haline getirenler utansın.

Balıkesir sadece lafa bakmaz. Balıkesir lafı söyleyenin kim olduğuna, bugüne kadar nerede ne yaptığına, bundan sonra ne yapabileceğine de bakar. Balıkesir vizyona, eser, hizmet, proje, yatırıma bakar. Balıkesirli bilir ki Cumhur İttifakı olarak kendisine ne söz verdiysek yerine getireceğiz. Biliyoruz ki muhalefet adayları söylediklerinin yüzde 90’ınını yerine getirmiyor, getiremiyor.

Belediyelere merkezi idarelerden ayrılan kaynağı neredeyse iki kat artırdığımız halde muhalefet cenahı utanmaz, arlanmaz şekilde engellendik yalanına sığınmaya çalışıyor. Bunlar bütçede engelli değildir, bunlar eser ve hizmet engellidir. Gözü de gönlü de şehirlerinde olmayanlar kendilerine verilen kaynakları şahsi hırsları ve heva ve heves uğruna çarçur etmişlerdir.

Milleti kandırarak makam, mevki elde etme üzerine kurulu siyaset eski Türkiye’nin tarzıdır. Son 21 yılda hayata geçirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımları sayesinde ülkemizde siyasetin şekli değişti. Eser ve hizmet siyaseti aldı. Türkiye Yüzyılı ile dünyada hak ettiği yere gelme konusunda kararlı adımlarla ilerleyen günümüz Türkiye’sinde eskinin geçer akçesi, zübük siyaseti işlemez, işlemiyor.

“31 Mart’ı tarihi dönüm noktası olarak görüyoruz”

Cumhur İttifakı ve AK Parti olarak Mayıs ayında Türkiye Yüzyılı vizyonuyla siyasetin çıtasını biraz daha yükseltmiştik. Şimdi de bu vizyonu şehirlerimizle buluşturmayı hedefliyoruz. Şehirlerimizi geleceğe hazırlama konusunda 31 Mart’ı tarihi dönüm noktası olarak görüyoruz. Biz de Cumhurbaşkanı, Bakanlıklar, kurumlarıyla Ankara’da üzerimize düşeni yapacağız.

Bizim eser ve hizmet siyasetimizin lafta kalmadığının, icraatla temellendirildiğinin ispatlarından biri son 21 yılda Balıkesir’de yaptığımız 238 milyar lira tutarında yatırım yaptık.

Bu yatırımla eğitimde 4 bin 832 yeni dersliği şehrimize kazandırdık. İkinci devlet üniversitemiz Bandırma 17 Eylül Üniversitesi’ni faaliyete geçirdik. Balıkesirli ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 6 milyar liranın üzerinde kaynak aktardık. 1100 yataklı Atatürk Şehir Hastanesi başta olmak üzere 2 bin 624 yataklı 35 hastaneyle birlikte 81 sağlık tesisi yaptık.

16 sağlık tesisimizin inşası sürüyor. TOKİ kanalıyla 8 bin 586 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 4 bin 960 konutun yapımına devam ediyoruz. 7 bin 870 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. 10 millet bahçesinden merkez Kızpınarı, İvrindi, Savaştepe, Karesi, Dursunbey, Kepsut ve Havran’ı tamamladık. Diğerlerinin de yapımı veya projelendirilmesi devam ediyor.

Ulaştırmada 2002 yılına kadar Balıkesir’e sadece 76 kilometre yapılmıştı biz bunu 700 kilometreye çıkardık. Balıkesir kuzey batı çevre yolunu, Savaştepe yolunu, Yenice-Balya-İvrindi yolunu bu yıl tamamlıyoruz.

Eskişehir-Kütahya-Balıkesir ve Bandırma-Balıkesir-Manisa demiryolu hatlarını elektrikli ve sinyalli hale getirerek modernize ettik. Şehrimizi hızlı tren ağlarına bağlayacak olan Bursa-Bandırma-Balıkesir hızlı tren hattı projemizin ilk etabını 2025 yılı sonunda bitireceğiz.

Kocaseyit Havalimanımıza 3 milyon kapasiteli, Balıkesir Havalimanımıza 1 milyon kapasiteli terminal binaları yaptık. 8 baraj ve 2 gölet inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle 710 bin dekar zırai araziyi sulamaya açtık. 17 sulama tesisimizle 180 bin dekar zirai araziyi sulamaya açacağız. Çiftilerimize toplam 48 milyar lira tarımsal hibe desteği verdik.

İstihdamı desteklemek için Balıkesirli işverenlerimize 5 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Sanayi ve teknolojide 4 yeni organize sanayi, bir teknopark ve 10 araştırma ve geliştirme merkezi kurduk. Balıkesir ve 17 ilçesine doğalgaz arzını sağladık. Bu yıl Manyas’a doğalgaz arzı sağlamayı hedefliyoruz.

Milletimize sözümüz olan programın en başta önceliği afetlere dayanıklı, dirençli, sağlam yerleri inşa etmektir. Aile kurumumuzun güçlendirilmesi ise geleceğimizi güvence altına almanın temel şartı kabul ediyoruz. Kurduğumuz fon bu doğrultuda atılmış adımdır. Şehirlerimizin çevreye duyarlı anlayışla yönetilmesini sağlayacağız. Estetikle biçimlendirilmiş, tarihi ve kültürel kimliği korunmuş şehirler kurmak da önceliklerimiz arasındadır.

İnsanımızın günlük hayatında yaşadığı sıkıntıları asla görmezden gelemeyiz. Biz ekonomide önceliği istihdama ve üretime veriyoruz. Hamdolsun bu konuda gayet iyi gidiyoruz. Ancak dünyanın başının belası olan enflasyon bizim de canımızı yakıyor. Enflasyonun yol açtığı maliyetlere ilaveten 6 Şubat depremlerin ekonomimize yüklediği fatura ile karşı karşıyayız. Türkiye hepsi birbirinden zorlu çok sayıda meseleyle aynı anda mücadele etmektir.

Amacımız bu fırtınalı küresel iklimden ülkemizi sahili selamete çıkarmaktır. Bugüne kadar yaşanan onca sıkıntıya rağmen vatandaşlarımıza mahçup olacak bir kırılmaya meydan vermedik. Kovid 19 salgınının hem sağlık hem de ekonomik yönünü başarıyla idare ettik. Rusya-Ukrayna savaşının ateşinin ülkemize sıçramasına izin vermeyerek devletimizin çıkarlarına, vatanımızın istikrarına halel getirmedik. Bu savaşın bir an önce sona ermesi için girişimlerimizi sürdürüyoruz.

İsrail’in Gazze’deki zulmüne karşı İslam aleminin yekvücud olarak hareket etmesine gayret gösteriyoruz. Gazze’ye toplam 34 bin ton yardımı geçti. Dün 2 bin 380 ton yardım malzemesi taşıyan bir gemimiz daha bölgeye ulaştı.

Her kim bu meselenin bizimle ilgisi olmadığını iddia ediyorsa ya dünyadan habersizdir ya da başkaları hesabına çalışıyordur. Gazze’deki zulmün durması için elimizdeki tüm imkanları kullanacağız. Ülkemizi güney sınırlarından kuşatarak bir teröristan kurma projesini hayata geçireceğimiz yeni harekatlarla delik deşik etmeyi sürdüreceğiz.

İnşallah bu yıl sonuna doğru ekonomide başlayacak rahatlamayla ve atacağımız ilave adımlarla çalışanlarımız ve emeklilerimiz başta olmak üzere tüm kesimlerin beklentilerini karşılayacağız. Bakın şu anda Gabar’da günde 35 bin varil petrol çıkartıyoruz. Bu şimdi nereye gelecek? 100 bin varile. 100 bin varile çıktığı andan itibaren aile kurumlarının kaynağı da işte buradan gelecek.

Ülkemizin 21 yılda asırlık demokrasi ve kalkınma adımlarını gerçekleştirebilmenin gerisinde saldırılara ve tuzaklara rağmen korumaya başardığımız güven ve istikrar iklimi var. Önümüzdeki dönemde de bu iklime sahip çıkarak sinsi niyetleri inşallah bir kez daha kursaklarda bırakacağız.

Bu duygularla Balıkesir’i sevgiyle selamlıyorum. Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı sizlere emanet ediyorum. Sizlere inanıyorum, sizlere güveniyorum. “

Paylaşın

SP Lideri Karamollaoğlu: Erdoğan, Erbakan’ı Hapse Attırmak İstedi

Katıldığı bir televizyon programında dikkat çeken açıklamalarda bulunan SP Lideri Temel Karamollaoğlu, “Erbakan Hoca, 2006 yılında hapse mahkum olduğunda Tayyip Erdoğan polisle evini kuşattırdı” dedi ve ekledi:

“Hapse attırmak için büyük bir gayretin içine girdi. Çünkü mahkum olmuştu. Evinden alacak… Hocamızı ilzam etmek için, kötü göstermek için hapse attıracaktı.”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, KRT yayınına katıldı. Programda yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Refah Partisi’nin kurucu lideri Necmettin Erbakan’ı hapse attırmak istediğini ifade eden Karamollaoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Erbakan Hoca, 2006 yılında hapse mahkum olduğunda Tayyip Erdoğan polisle evini kuşattırdı. Hapse attırmak için büyük bir gayretin içine girdi. Çünkü mahkum olmuştu. Evinden alacak… Hocamızı ilzam etmek için, kötü göstermek için hapse attıracaktı. Evi kuşatıldı.

O zaman Allah rahmet eylesin Hasan Kalyoncu, bizim Gaziantep eski il başkanımız. AK Parti’nin kuruluşunda da yer almıştı. Tayyip Erdoğan’a gitti. ‘Eğer Erbakan’ı tutuklarsan burayı senin başına yıkarım. Ben siyaseten seni yaşatmam’ dedi. Onun üzerine Tayyip Bey ev hapsine çevrilmesini sağladı.

Ve arkasından da Abdullah Gül Bey Cumhurbaşkanı olduktan sonra Erbakan Hocamızın affını kendisi gerçekleştirdi. Yani Erbakan Hoca siyasi hayata Abdullah Gül’ün bu affıyla dönebildi. Arkasından 2010 yılındaki seçimlerde Saadet Partisi’nin Genel Başkanı oldu.”

Paylaşın

Erdoğan: Enflasyon Yıl Sonu Hızla Düşecek

Partisinin Denizli mitinginde konuşan Erdoğan, enflasyonla mücadeleye ilişkin, “Çalışanları ve emeklileri enflasyona ezdirmemek için verdiğimiz çabaların şahidi milletimizin ta kendisidir” dedi ve ekledi:

“Hiçbir insanımızın serzenişlerine kulaklarımızı tıkamıyoruz. Vatandaşlarımızın taleplerini karşılamaya gayret ediyoruz. Yılsonuna doğru enflasyonun düşmeye başlamasıyla rahat bir nefes alacağız.”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Denizli mitinginde konuştu. Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

“10 aylık bir hasretin ardından sizlerle beraberiz. Mayıs ayındaki seçimlerde Cumhur İttifakı’nda Cumhurbaşkanlığında yüzde 44, milletvekili seçimlerinde yüzde 45 destek verdiniz.

Denizli’den yüzde 50’nin üzerinde oy bekliyoruz. Ülkemizi 21 yılda nasıl asırlık demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla buluşturduysak, Türkiye Yüzyılı’nın inşası da bize nasip olacak.

Muhalefetin trajikomik hallerini görüyorsunuz değil mi? Kendi içlerinde horoz dövüşünden beter haldeler. Horoz dövüşünün bile bir adabı var. Dün iltifat yağmuruna tuttuklarından en ağır hakaretleri yapmaktan çekinmiyorlar.

Hem Cumhurbaşkanı adayları hem Cumhurbaşkanı yardımcıları için bizim yaptığımız eleştirilerden daha fazlasını kendileri söylüyor. Bunların ülkeye eser kazandırmak ve millete hizmet etmek gibi bir dertleri yok.

Doğru yanlış bakmadan her şeye karşı çıkmanın hali yalancı çobana benzer. Ülkemizdeki muhalefetin durumu böyle. Biz kimin ne yaptığına, ne dediğine bakmadan kendi işimize bakıyoruz.

Ülkemizi, Cumhuriyetimizin ilk asrının kalkınma hamlesi 2023 hedefleriyle biz buluşturduk. Cumhuriyetimizin ikinci asrının vizyonu Türkiye Yüzyılı’na da biz kavuşturacağız. Önümüzdeki seçimleri şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak adımların yolu olarak görüyoruz.

Türkiye Yüzyılı’nın en önemli ayaklarından biri savunma sanayinde ve teknolojide en üst seviyeye çıkarmaktır. Son bir yıl içinde hava, kara ve denizde onlarca projeyi hizmete aldık. Yüzde 20 olan yerli üretimi yüzde 80’lere çıkardık. Artık her şey bizim, kendimiz üretiyoruz. İhtiyacımız olan silahların hemen tamamını kendimiz üretebiliyoruz. Dost ve kardeş ülkelere de ihraç edebiliyoruz.

Geçen sene 5,5 milyar dolar savunma ihracatı gerçekleştirdik. Kendi savaş gemisini yapabilen 10 ülkeden birisiyiz. İHA’lar, SİHA’lar, Akıncı… Şimdi en son Kaan’ımız çıktı. Bir de Kızıl Elma’mız var. Anka-3’ün de hizmete girmesiyle bu alanda çığır açıyoruz. Kaan’ımızı da gökle buluşturduk. 2028 sonunda Kaan’ın Hava Kuvvetleri’ne katılmasını planlıyoruz.

“Bunlar milletle aynı yöne bakmayı öğrenemediler”

Bunlar Türkiye’de güya siyaset yaptılar ama yerli ve milli muhalefet nasıl yapılır bir türlü öğrenemediler. Ankara’da bir apartman dairesi tutmuşlar, oradan siyaset yapıyorlar. Bunlar milletle aynı yöne bakmayı öğrenemediler.

Enflasyon sadece bizim değil, tüm dünyanın karşı karşıya kaldığı bir baş ağrısı. 6 Şubat’ın yaralarının sarılması için çalışmalarımız devam ediyor. 5 depremzede şehrimizi ziyaret ettik. 40 bine yakın deprem konutunu hak sahiplerine teslim ettik.

Yılsonu için hedefimiz 200 bin konutu hak sahipleriyle buluşturmak. Deprem bölgemiz için bunları yaparken, diğer şehirlerimizi ve toplumumuzu ihmal etmiyoruz. Devletimizin imkanlarını milletimiz için seferber etmiş durumdayız.

Çalışanları ve emeklileri enflasyona ezdirmemek için verdiğimiz çabaların şahidi milletimizin ta kendisidir. Hiçbir insanımızın serzenişlerine kulaklarımızı tıkamıyoruz. Vatandaşlarımızın taleplerini karşılamaya gayret ediyoruz. Yılsonuna doğru enflasyonun düşmeye başlamasıyla rahat bir nefes alacağız.

Ekonomi başta olmak üzere her alanda hedeflerimize ulaşacağız. Bu vatan topraklarını evlatlarımıza en huzurlu, en güvenli, en müreffeh şekilde teslim etmek boynumuzun borcu. Son 10 yılda yaşadıklarımız başka ülkenin başına gelse, şimdiye darmadağın olmuştu. Bekleyenlerin hevesleri bir kez daha kursaklarında kalacak.

Milletimizin karşısına yeni hedefler, yeni projelerle çıkarken birileri gibi boş atıp dolu tutmuyoruz. Şehirlerimiz için hazır ve kararlı olduğumuzu söylerken, gücümüzü 21 yıllık hazırlıktan alıyoruz.”

Paylaşın

Erdoğan: Daha Neler Yapacağız Neler…

Afyonkarahisar’da halka seslenen Erdoğan, “Ülkemizin de şehirlerimizin de kaybedecek tek bir günü bile yok. Partimizi kurduğumuzda hangi heyecanla yola çıktıysak bugün de aynı heyecanlayız” dedi ve ekledi:

“Bugün Türk savunma sanayiinin gurur günlerinden birini daha yaşadık. Milli Muharip uçağımız KAAN bugün ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Daha neler gelecek neler. Kızılelma F-16’nın taşıdığı bombayı taşıyor.

Daha yapacağız. KAAN aynı F-16 gibi. Böylece Türkiye 5’inci nesil uçağımızda kritik bir aşamayı daha geride bıraktık. Rabbim emeği geçen herkesten razı olsun diyorum. Savunma sanayiinde milletimize yeni müjdeler vermeyi sürdüreceğiz.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afyonkarahisar Mitingi’nde konuştu ve belediye başkan adaylarını tanıttı. Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

“Biliyorsunuz biz partimizi kurarken Afyonkarahisar’dan yola çıktık. Hamdolsun bugüne kadar girdiğimiz tüm seçimlerde sizlerin güçlü ve sarsılmaz desteğini hep yanımızda hissettik. Siz bizi yalnız bırakmadınız. Önümüze çıkan engelleri sizlerle beraber aştık.

Emperyalistlerin oyununu sizlerle beraber bozduk. Türkiye yüzyılının temellerini yine sizlerle beraber attık. Şimdi önümüzde 31 Mart seçimleri var. 38 gün sonra bir kez daha sandık başına gideceğiz. Tıpkı 14 – 28 Mayıs seçimlerinde olduğu gibi yine çok kritik tercihlerde bulunacağız.

Evlatlarımızı çağın her türlü sapkın akımlarından koruyacak, milli ve manevi değerlerimize uygun nesiller yetiştirecek bir anlayışla programlarımızı hayata geçireceğiz. Şehirlerimizi, çevreye ve tabiata duyarlı estetikle biçimlenmiş tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleri korunmuş, huzurlu, güvenli yerleşim yerli olarak geliştireceğiz.

Muhalefetin ne bizim gibi güçlü tecrübesi ne de ortaya koyabilecekleri geniş vizyonları var. Parti içi iktidar kavgaları dışında hiçbir şeyle ilgilenmiyorlar. Dün baştacı ettiklerini bugün yerin dibine sokmaktan çekinmiyorlar. Türkiye’nin sorunlarına çare olacak, şehirlerimizin sıkıntılarını giderecek doğru düzgün tek bir önerileri dahi yok.

Milletten ve siyasetin temel değerlerinden öyle kopuklar ki belediye başkan adaylarını dahi vatandaşa değil yapay zekaya soruyorlar. Yapay zeka kimi uygun görürse, kimi seçerse bunlara neyi emrederse bu acemiler de milletin karşısına ‘işte adayımız’ diyerek onu çıkarıyorlar.

Sonra bir de utanmadan millete ‘adaylarımıza tıpış tıpış oy vereceksiniz’ dayatmasında bulunuyorlar. Allah bunlar akıl fikir, CHP’li kardeşlerimize de sabır versin.

Bize oy veren kardeşlerimizle birlikte siyasi tercihi farklı vatandaşlarımıza da el uzatmaya, onların da hislerine tercüman olmaya, onların da beklentilerini karşılamaya çalışıyoruz. Sadece seçim beyannamemizi değil, milletimizin huzuruna çıkaracağımız başkan adaylarımızı tespit ederken de bu hassasiyetle hareket ettik.

Kucaklayıcı, nitelikli, vizyoner ve toplumun tüm kesimlerini temsil eden adaylar olmasına özellikle dikkat ettik. Milletimizin de belediye başkan adaylarımızı bağrına basacağına yürekten inanıyoruz.

Yolunu kaybedenlerin, yolunu değiştirenlerin, yolunu şaşıranların tercihleri kendilerini ilgilendirir. Biz bunları dikkate almıyor sadece işimize odaklanıyoruz. Türkiye yüzyılının hazırlıklarını yaparken en büyük güç kaynağımız 21 yılda ülkemize ve şehirlerimize kazandırdıklarımızdır. İşte bugün Türk savunma sanayisinin gurur günlerinden birini daha yaşadık.

Vatandaşlarımız adayları değerlendirirken şehrine, kendi hayatına ne gibi bir katkısı olacağının hesabını yapar.

Milletimizin karşısına çıkan adaylardan bazıları öyle ölçüsüz vaatlerde kendisini göstermeye çalışıyor ki insan şaşıp kalıyor. Belediyelerde de şehrine yıllar kaybettiren başkanlar oldu. İhtiyaçlar, imkanlar bellidir, hepsini bir araya getirir hizmet planlamasını yaparsınız. Her konuda atıp tutanları kendi haline bırakın. Belediyecilik hesap kitap işidir. Siz sandıktan şehrinize aşkla hizmete edecek adayları çıkarmaya bakın.

“Daha neler yapacağız neler…”

Ülkemizin de şehirlerimizin de kaybedecek tek bir günü bile yok. Partimizi kurduğumuzda hangi heyecanla yola çıktıysak bugün de aynı heyecanlayız.

Bugün Türk savunma sanayiinin gurur günlerinden birini daha yaşadık. Milli Muharip uçağımız KAAN bugün ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Daha neler gelecek neler. Kızılelma F-16’nın taşdığı bombayı taşıyor. Daha yapacağız. KAAN aynı F-16 gibi. Böylece Türkiye 5’inci nesil uçağımızda kritik bir aşamayı daha geride bıraktık. Rabbim emeği geçen herkesten razı olsun diyorum. Savunma sanayiinde milletimize yeni müjdeler vermeyi sürdüreceğiz.

Mevlana hazretleri ne güzel söylemiş. Kamil odur ki koya dünyada bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser. Biz de milletimizin gönlünde eserlerimizle, hizmetlerimizle, projelerimizle hoş bir seda bırakmak için çalıştık, çalışıyoruz. Ziya Paşa ne diyor? Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Eser ve hizmet yarışında kimse bizimle boy ölçüşemez. İnşallah, önümüzdeki yıllarda ülkemizin tamamıyla birlikte Afyonkarahisar’ımızı da yeni yatırımlarla kalkındırmayı sürdüreceğiz.

Kardeşlerim unutmayın şu anda Cumhur İttifakı iktidar mı? Bir belediye düşünün ki kiminle hareket edecek? Cumhur İttifakıyla… DEM’lenenler varsın DEM’lensin. Biz işimize bakacağız. Sizlerin adaylarımıza merkezde ve ilçelerde çok güçlü destek vereceğinize inanıyorum…”

Paylaşın

Erdoğan: Yeni Anayasa’ya İhtiyaç Var

Katıldığı bir etkinlikte açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüksek yargı kurumlarımızın arasında da son dönemde vatandaşlarımızın adalete olan güvenini sarsan tartışmalara şahit oluyoruz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Yüksek yargı kurumlarımızın Anayasa’da belirtilen görev tanımları konusunda bir belirsizlik söz konusu. Bize düşen, yüksek yargı kurumları arasındaki tartışmalarda taraf olmak değil, sorunu çözecek mekanizmaları işletmektir.”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Danıştay’ın FETÖ’den ihraç edilen hakim ve savcılarla ilgili verdiği tartışmalı kararlar bazı hususların yeniden ortaya konulmasının şart olduğunu da gösteriyor. Uzunca süredir ülkemizin ihtiyacını karşılayacak yeni anayasa ihtiyacı olduğunu dile getiriyoruz. Meclis’te mutabakat temin edilirse meseleyi kökten çözeceğiz” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkimleri Kura Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Kura töreninde görev yerleri belli olacak 148 hâkim ve Cumhuriyet Savcısını tebrik ederek, başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık sayıları 24 binin üzerine çıkan hâkim ve savcılarımız, ülkemizin dört bir yanında, milletimiz adına adaleti tesis etmenin mücadelesini veriyor” şeklinde konuştu

“Adalet, içinde yaşadığımız evrenin ruhudur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Şayet bu ruhu kaybedersek, diğer hiçbir şeyin anlamı kalmaz. Nitekim insanlık tarihine baktığımızda, adalet temelinde yükselen toplumların güvenlik ve refah içinde yaşadığını, adaletin kaybolduğu toplumların da kısa sürede yıkılıp gittiğini görürüz. Bunun için bizim medeniyetimizde, devlet yönetiminde adaletin önemine bilhassa vurgu yapılır. Zaten medeniyet dediğimiz olgu da, ancak adaletin bulunduğu yerde ortaya çıkabilir ve gelişebilir.”

Yasama ve yürütme gibi, yargının da hâlâ çözüm bekleyen sorunları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların bir kısmı anayasa ve yasalarımızda yapılması gereken değişikliklerle ilgilidir. Sıkıntıların bir kısmı da kurumsal işleyişlerden, kurumlar arası anlayış farklılıklarından ve eski alışkanlıklardan kaynaklanmaktadır. Bu çerçevede, adalet sistemimizin mevzuat altyapısını geliştirmek için başlattığımız reformları kesintisiz devam ettiriyoruz” dedi.

Daha önce hayata geçirdikleri çalışmaların bir üst safhasını oluşturan yargı reformu strateji belgesini 2019 yılında kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu belgede yer alan yol haritamızı adım adım takip ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde Gazi Meclisimizin takdirine sunulan 8. yargı paketi, bu strateji belgesinin adımlarından biridir” ifadelerini kullandı.

Yeni Anayasa mesajı

Erdoğan konuşmasının devamında, “Yüksek yargı kurumlarımızın arasında da son dönemde vatandaşlarımızın adalete olan güvenini sarsan tartışmalara şahit oluyoruz. Yüksek yargı kurumlarımızın Anayasa’da belirtilen görev tanımları konusunda bir belirsizlik söz konusu. Bize düşen, yüksek yargı kurumları arasındaki tartışmalarda taraf olmak değil, sorunu çözecek mekanizmaları işletmektir.

Danıştay’ın FETÖ’den ihraç edilen hakim ve savcılarla ilgili verdiği tartışmalı kararlar bazı hususların yeniden ortaya konulmasının şart olduğunu da gösteriyor. Uzunca süredir ülkemizin ihtiyacını karşılayacak yeni anayasa ihtiyacı olduğunu dile getiriyoruz. Meclis’te mutabakat temin edilirse meseleyi kökten çözeceğiz” dedi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a “Alternatifsiz Değilsiniz” Yanıtı

“Alternatifsiz değilsiniz” sözleriyle CHP seçmenine seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yanıt veren Kemal Kılıçdaroğlu, “85 milyon vatandaşımıza sesleniyorum” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “5’li çeteler eliyle hayatınızı çalmış, ahlaksızlığı, yolsuzluğu kurumsallaştırmış, faiz lobilerine ülkeyi teslim etmiş, vatan sevgisi olmayan, iktidarını sahte ve montaj videolara borçlu olan Erdoğan’a mecbur değilsiniz! Umutsuz olmayın.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP seçmenine seslenen AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sosyal hesabından yayınladığı mesajla cevap verdi. Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Sen CHP’lilere seslenmişsin Recep Tayyip Erdoğan, ben ise;

Açlık sınırının altındaki asgari ücretliye,
Atanamayan öğretmenlere,
Geçinemeyen, torununa mahçup bakan emekliye,
Umutsuz gençlerimize,
Mutsuz anne babalara,
Ürünü harmanda kalan çiftçimize,
Geçinemeyen memurumuza, işçimize esnafımıza…

85 milyon vatandaşımıza sesleniyorum;
5’li çeteler eliyle hayatınızı çalmış, ahlaksızlığı, yolsuzluğu kurumsallaştırmış, faiz lobilerine ülkeyi teslim etmiş, vatan sevgisi olmayan, iktidarını sahte ve montaj videolara borçlu olan Erdoğan’a mecbur değilsiniz! Umutsuz olmayın…”

Erdoğan ne demişti?

Sosyal medya hesabından CHP seçmenine seslenen Erdoğan, şu ifadeleri kullanmıştı:

“CHP’li kardeşlerimizin, partilerine ve siyaset kurumuna yönelik umutlarını giderek kaybettiklerini üzülerek görüyoruz. Buradan siyasi parti fark etmeksizin tüm vatandaşlarıma samimiyetle sesleniyorum Başta CHP olmak üzere muhalefete bakıp da asla umutsuzluğa kapılmayın. Alternatifsiz değilsiniz.

AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak hiçbir vatandaşımızın kendini dışlanmış, ötelenmiş, yok sayılmış hissetmesine gönlümüz razı değildir. Şayet siyasetten beklentiniz hizmet ve eser görmekse hiç uzağa gitmenize gerek yok, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz buradayız. “Gerçek Belediyecilik” vizyonumuz, güçlü kadromuz ve projelerimizle sizin için varız, hazırız. Sizin kaygılarınızı istismar edenlere…

“Bizim istediğimiz adaya tıpış tıpış oy vereceksiniz” dayatmasında bulunanlara… Fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere… “Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz” sorusunu bile millete değil de yapay zekâya soranlara, gelin bu seçimde hep birlikte esaslı bir ders verelim.

Şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantılarıyla demlenenlere… Size rağmen siyaset yapan kibir abidelerine hür iradenizin hiç kimsenin tapulu mülkü olmadığını, gelin 31 Mart’ta hep beraber gösterelim.”

Paylaşın

Erdoğan, CHP Seçmenine Seslendi: Alternatifsiz Değilsiniz

Sosyal medya hesabından CHP Seçmenine seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’li kardeşlerimizin, partilerine ve siyaset kurumuna yönelik umutlarını giderek kaybettiklerini üzülerek görüyoruz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Buradan siyasi parti fark etmeksizin tüm vatandaşlarıma samimiyetle sesleniyorum. Asla umutsuzluğa kapılmayın. Alternatifsiz değilsiniz.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) seçmenine seslendi. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“CHP’li kardeşlerimizin, partilerine ve siyaset kurumuna yönelik umutlarını giderek kaybettiklerini üzülerek görüyoruz. Buradan siyasi parti fark etmeksizin tüm vatandaşlarıma samimiyetle sesleniyorum Başta CHP olmak üzere muhalefete bakıp da asla umutsuzluğa kapılmayın. Alternatifsiz değilsiniz.

AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak hiçbir vatandaşımızın kendini dışlanmış, ötelenmiş, yok sayılmış hissetmesine gönlümüz razı değildir. Şayet siyasetten beklentiniz hizmet ve eser görmekse hiç uzağa gitmenize gerek yok, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz buradayız. “Gerçek Belediyecilik” vizyonumuz, güçlü kadromuz ve projelerimizle sizin için varız, hazırız. Sizin kaygılarınızı istismar edenlere…

“Hep birlikte esaslı bir ders verelim”

“Bizim istediğimiz adaya tıpış tıpış oy vereceksiniz” dayatmasında bulunanlara… Fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere… “Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz” sorusunu bile millete değil de yapay zekâya soranlara, gelin bu seçimde hep birlikte esaslı bir ders verelim.

Şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantılarıyla demlenenlere… Size rağmen siyaset yapan kibir abidelerine hür iradenizin hiç kimsenin tapulu mülkü olmadığını, gelin 31 Mart’ta hep beraber gösterelim.”

Paylaşın

Erdoğan Açıkladı: Bayram İkramiyesi 3 Bin Lira Oldu

Ordu’da halka seslenen Erdoğan, “Emeklilerimize yaptığımız tek seferlik 5 bin TL ödemenin, en düşük emekli maaşının sınırını 10 bin TL’ye çıkarmamız, maaşlarda yaptığımız yüzde 50’ye ulaşan zam oranlarının bütçeye maliyeti 300 milyar liradan fazladır” dedi ve ekledi:

“Bütçemize ek maliyet getiren bu düzenlemelerle gayemiz emeklilerimize ve çalışanlarımıza biraz nefes aldırabilmektir. Önümüz Ramazan, arkası bayram. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde de bütçe imkanlarını tekrar zorlama pahasına bir artış yapmayı planlıyoruz. Biliyorsunuz eskiden emeklilerin bayram ikramiyesi diye bir geliri yoktu. Önümüzdeki bayramda 3000 liraya çıkaracağız.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ordu’da Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar bölümler şu şekilde:

“Biz aramıza tefrika sokmaya çalışanlarla bugüne kadar yürümedik tam aksine biz bizimle bir olan, beraber olan, iri olan, diri olan, kardeş olanlarla beraber yürüdük. Bundan sonra da onlarla beraber yürüyeceğiz. Her kim aksini iddia ediyorsa yalancıdır, müfteridir, hilebazdır. Hepsinden ötesi kifayetsiz bir muhteristir. Ordu’nun siyasi hokkabazlıklara değil sadece esere ihtiyacı var, hizmete ihtiyacı var. Türkiye yüzyılına hazırlanmaya ihtiyacı var.

Elbette, bu ülkenin her bireyi istediği partide siyaset yapma hakkına sahiptir. Nereye giderse gitsin, hangi partide siyaset yaparsa yapsın bizim onlarla işimiz yok. Bizim sadece şu anda Cumhur İttifakımız var AK Parti’miz var. Siyasetin namusu var. Evvela üyesi olduğun, adayı olduğun partiye sadakat göstermen gerekir. Öyle mi?

Hani eskilerin deyimiyle, eli işte gözü oynaşta olanlardan ne partilerine ne de şehirlerine hayır gelir… 31 Mart akşamı Ordu Hilmi Güleri ve tüm ilçeleriyle gümbür gümbür geleceğe yürüyor mu? Mesele bu. Siyasi hayatımızın her safhasında olduğu gibi bugün de yardımı sadece Rabbimizden, desteği de milletimizden istiyoruz.

Dün Samsun’daydık, bugün Ordu’dayız, buradan Giresun’a… Yarın Trabzon, oradan da Rize. Durmak yok, yola devam. Bu kadar.

Milletimiz 17 seçimdir kara kaşımıza kara gözümüze hayranlığından her seçimde bizi birinci çıkarmıyor değil mi? Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkes zaten görüyor. Sadece bu kadar da değil bizimle vizyonda, programda, projede yarışacak bir rakip tanımıyoruz. Seçimlerde karşımıza çıkan partilerin bir kısmının bırakın ülkelerine ve şehirlerine katkıda bulunmayı, kendilerine bile hayrı yok.

Şu anda biz merkezi yönetimde miyiz? Bu kardeşiniz bu ülkenin Cumhurbaşkanı mı? Dolayısıyla burada Mehmet Hilmi Güler ve ilçe belediyelerimiz seçimi kazandığı anda şunu bileceksiniz, ya burada Cumhurbaşkanı AK Partili Erdoğan, hükümet onda. Dolayısıyla yerel yönetimde de aynı şekilde burada AK Partili bir büyükşehir ve ilçe belediyeleri olduğu zaman Ordu’nun kılına zarar gelmez.

“Biz varsak doğal gaz var biz yoksak doğal gaz yok”

Bizim olmadığımız bir büyükşehir belediyesi kusura bakmayın açık konuşuyorum doğal gazı nasıl getirecek? Biz varsak doğal gaz var biz yoksak doğal gaz yok.

İnsanımızı mağdur edecek acı reçeteler yerine dengeli politikaları yeğledik. Bilhassa hayat pahalılığıyla mücadele hepimiz için oldukça zorlu geçiyor. Bu mücadelenin bedelini beraberce ödüyoruz. Merkezi yönetim bütçesini hazırlarken çalışanıyla, esnafıyla, emeklisiyle tüm kesimlerin satın alma güçlerini korumayı hedefledik. Buna rağmen ortaya çıkan dengesizlikleri de ek tedbirlerle düzeltmeye çalışıyoruz.

Mesela sadece emeklilerimize yaptığımız tek seferlik 5 bin TL ödemenin, en düşük emekli maaşının sınırını 10 bin TL’ye çıkarmamız, maaşlarda yaptığımız yüzde 50’ye ulaşan zam oranlarının bütçeye maliyeti 300 milyar liradan fazladır.

Bütçemize ek maliyet getiren bu düzenlemelerle gayemiz emeklilerimize ve çalışanlarımıza biraz nefes aldırabilmektir. Önümüz Ramazan, arkası bayram. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde de bütçe imkanlarını tekrar zorlama pahasına bir artış yapmayı planlıyoruz. Biliyorsunuz eskiden emeklilerin bayram ikramiyesi diye bir geliri yoktu. Önümüzdeki bayramda 3000 liraya çıkaracağız.”

Paylaşın

Erdoğan, CHP’yi Hedef Aldı: Ne Programları Ne Projeleri Var

Samsun’da halka seslenen Erdoğan, “Tek parti dönemi alışkanlığıyla ‘tıpış tıpış oy verecekler’ zihniyetine sahip CHP yine aynı devam ediyor. Kendi aralarında öyle bir çıkar kavgasına tutuşmuşlar ki dünyada ve ülkelerinde kıyamet kopsa umurlarında değil. Milletin geleceği için ne hayalleri, ne programları ne de projeleri var” dedi ve ekledi:

“Eski ve yeni genel başkanlarıyla, belediye başkan adaylarıyla, aday olamayanlarla tek gündem seçim sonrası CHP yönetimini ele geçirmek. Acaba hangimizin elinde kalacak? Bu uğurda birbirlerinin kuyusunu kazmaktan, yoldaşlık ettiklerini hançerlemekten vazgeçmiyorlar. Böyle bir zihniyetin yatırım yapma gibi bir gayesi olabilir mi?”

Erdoğan konuşmasının devamında, “Belediyeler, 1989 seçimlerinde böyle zihniyetin yönetimine geçmişti. 1994’e kadar CHP yönetiminin faturasını ödemek zorunda kaldı. İBB Başkanı seçildiğimizde karşılaştığımız manzarayı anlatmaya kelimeler yetmez. Çöp, çukur, çamur; İstanbul bu haldeydi. CHP zihniyetinin ideolojik istismarı sebebiyle bu partinin yönetiminde olan kimi şehirlerimizin içler acısı durumu ortadadır” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda halka seslendi. Erdoğan, konuşmasında özetle şu ifadeleri kullandı:

“Erzincan İliç’te yaşanan toprak kayması nedeniyle oradaki vatandaşlarımız ve işçilerimize geçmiş olsun diliyorum. 9 işçimizin toprak altında kaldığı tespit edildi. Bakanlık, kurum, ordu ve özel sektörümüzden binlerce kişi bölgedeki arama kurtarma ekiplerine destek veriyor. İşçilerimizin konteynır ve araç içinde olmaları kendilerine canlı ulaşma ümidimizi arttırıyor.

Hamdolsun Samsun her gelişimizde bizi samimiyetle karşıladı. Sandıkta da desteğini bizden esirgemedi. Türkiye Yüzyılı hedefimize verdiğiniz güçlü destek için her birinize şükranlarımı sunuyorum. İnşallah Samsun 31 Mart’ta  da büyükşehir ve ilçeleriyle Cumhur İttifakı adaylarının yanında yer alarak yeni bir destan yazacaktır.

Bizde millete tepeden bakmak, millete rağmen herhangi bir işe kalkışmak asla yoktur. Tek parti dönemi alışkanlığıyla ‘tıpış tıpış oy verecekler’ zihniyetine sahip CHP yine aynı devam ediyor. Kendi aralarında öyle bir çıkar kavgasına tutuşmuşlar ki dünyada ve ülkelerinde kıyamet kopsa umurlarında değil. Milletin geleceği için ne hayalleri, ne programları ne de projeleri var.

“Böyle bir zihniyetin yatırım yapma gibi bir gayesi olabilir mi?”

Eski ve yeni genel başkanlarıyla, belediye başkan adaylarıyla, aday olamayanlarla tek gündem seçim sonrası CHP yönetimini ele geçirmek. Acaba hangimizin elinde kalacak? Bu uğurda birbirlerinin kuyusunu kazmaktan, yoldaşlık ettiklerini hançerlemekten vazgeçmiyorlar. Böyle bir zihniyetin yatırım yapma gibi bir gayesi olabilir mi?

Belediyeler, 1989 seçimlerinde böyle zihniyetin yönetimine geçmişti. 1994’e kadar CHP yönetiminin faturasını ödemek zorunda kaldı. İBB Başkanı seçildiğimizde karşılaştığımız manzarayı anlatmaya kelimeler yetmez. Çöp, çukur, çamur; İstanbul bu haldeydi. CHP zihniyetinin ideolojik istismarı sebebiyle bu partinin yönetiminde olan kimi şehirlerimizin içler acısı durumu ortadadır.

Türkiye’yi 21 yılda nasıl asırlık yatırımlarla buluşturduysak, insanlarımızı hayallerine kavuşturmak da bize nasip olacaktır. Seçim gününe kadar çok çalışmalıyız.

Kendi heybeleri boş olanlar bizim başarılarımızı değersiz hale getirme gayretinde. Eser ve hizmette bizimle yarışacak kimse yok. İş yapmakta bizimle yarışamayanlar bizi kendi sefil gündemlerinin içine çekmeye çalışıyorlar. Türkiye bu kısır siyaset anlayışının acısını Cumhuriyetimizin ilk asrında çekti. Darbeyle, terörle milletimizi mutsuz etti. Biz yarım asra yaklaşan siyasi anlayışımızın son 30 yılını hizmetle geçirdik.”

Paylaşın

Erdoğan İle Sisi Görüştü: İlişkilerde Yeni Dönem Mesajları

Recep Tayyip Erdoğan ve Abdulfettah es-Sisi, düzenlenen ortak basın açıklamasında sıcak mesajlar verdiler. Sisi’ye “değerli kardeşim” diye seslenen ve Ankara’ya davet eden Erdoğan, “İki ülke arasındaki köklü mirastan aldığımız güçle Türkiye-Mısır ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkartma gayretindeyiz. Aynı güçlü iradenin Mısır tarafında da olduğunu görüyoruz” dedi.

İki ülke ticaret hacmini kısa süre içerisinde 15 milyar dolara çıkarma konusunda mutabık kaldıklarını açıklayan Erdoğan, “Mısır savunma sektörüne önemli yatırımlar yapıyor. Mısır ile güç birliğine giderek ortak projeler geliştireceğimize inanıyorum” diye konuştu.

Sisi ise iki ülke ilişkilerinde yeni bir döneme adım atıldığını söyleyerek, “Yakın zaman içerisinde 15 milyar dolarlık ticaret hedefini gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önümüzdeki nisan ayında Türkiye’yi ziyaret etme davetine cevap vermeyi sabırsızlıkla bekliyorum. İki ülke arasında yeni bir sayfa açıyoruz” dedi.

Ankara ile Kahire’nin diplomatik ilişki seviyesini yükseltmesi ve karşılıklı büyükelçi atamasının ardından Sisi’nin 27 Temmuz 2023’te Türkiye’ye geleceği yazılmıştı. Ancak Sisi’nin birkaç hafta boyunca ulusal ve yabancı basında yer verilen bu ziyareti o dönem gerçekleşmemişti.

Mısır’ın başkenti Kahire’deki İttihadiye Sarayı’nda resmî törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi’nin tören alanındaki yerlerini almasının ardından top atışı gerçekleştirildi ve iki ülkenin millî marşları çalındı.

Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tören kıtasını denetledikten sonra tokalaşarak basın mensuplarına poz verdi. Ülkelerin heyetlerinin takdiminin ardından Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ikili görüşmeye geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, ortak basın toplantısı öncesinde Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantıları’nın Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin ortak bildiriyi imzaladı. İki lider ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Sayın Cumhurbaşkanının nazik davetine icabetle uzun bir sürenin ardından 12 yıl sonra yeniden Kahire’de olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen hüsnü kabulden ötürü sayın Sisi başta olmak üzere tüm Mısırlı kardeşlerime şahsım ve heyetim adına teşekkür ediyorum.

Dünkü kazadan dolayı Erzincanlı kardeşlerime buradan geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Özel bir maden ocağında dün yaşanan toprak kaymasında maalesef 9 işçimiz toprak altında kaldı. Bu 9 kardeşimizi arama kurtarma çalışmaları çok yoğun şekilde devam ediyor.

Çalışmaları koordine etmek üzere İçişleri Bakanımız ile Enerji Bakanımızı Erzincan’a gönderdik. Düzenli olarak kendilerinden bilgi alıyoruz. Bölgede 827 uzman personel bulunuyor. Ayrıca 626 araç, 32 iş makinası, 97 aydınlatma kulesi, 6 drone, 44 jeneratör kaza sahasındaki çalışmalara destek veriyor. İşçilerimize ulaşıncaya kadar çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Mısır’la bin yılı aşan içiçe geçmiş ortak bir tarih ve kültüre sahibiz. Bu köklü mirastan aldığımız güçle Türkiye-Mısır ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkarma gayretindeyiz. Aynı güçlü iradenin Mısır tarafında da olduğunu görüyoruz. Değerli kardeşimizi konsey toplantımızı gerçekleştirmek üzere ilk fırsatta Ankara’ya beklediğimi söyledim.

İlave adımlar hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Savunma sanayi çok ciddi potansiyele sahip olduğumuz diğer alan. Mısır savunma sektörüne önemli yatırımlar yapıyor. Mısır’la güçbirliğine giderek ortak projeler geliştireceğimize inanıyorum. Nükleer ve yenilenebilir alanındaki işbirliğini geliştirmeyi değerlendiriyoruz.

Turizm ve kültür alanında mevcut bağları daha da kuvvetlendirmek adına gayret sarfedeceğiz. Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsü Türkçe’ye en fazla ilgi gösterilen şube konumundadır. 20 bin Mısırlının Türkçe öğrenmek üzere kurslara kayıt yaptırması memnuniyet vericidir.

İşgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan insanlık dramı gündemimizin ilk sırasında yer aldı. Çocuk ve kadın 28 binden fazla Filistinli kardeşimiz şehit edildi, 70 bine yakın masum yaralandı. Savaşta dahi dokunulmaması gereken cami, kilise, hastane, okul BM binaları bombalandı. Netanyahu yönetimi işgal, yıkım ve katliam politikasını tüm tepkilere rağmen pervasızca sürdürüyor.

Ateşkesin bir an evvel tesisi, insani yardımların engelsiz bir şekilde Gazze’ye sevki önceliğimizdir. Ülkemizden uçak ve gemilerle 34 bin tonun üzerinde yardım malzemesini sevk ettik. Yardımların ulaştırılmasında Mısır makamlarının desteğini özellikle ifade etmek istiyorum. Mısır Kızılay, Sağlık ve Nüfus Bakanlığı ve kurumlara teşekkür ediyorum.

İnsani yardımlarımızın yanısıra refakatçıları dahil 700’den fazla Filistinli kardeşimizi ülkemize getirdik. Gazze içinde bir sahra hastanemizin tesisi için uzmanlarımız çalışıyor. Hastanenin en kısa zamanda faaliyete geçmesi noktasında Mısırlı kardeşlerimizin desteğine güveniyoruz. Gazze halkının topraklarından sürgün ettirilmesi girişimleri bizler için yok hükmündedir. Gazze’nin insansızlaştırılması kabul edilemez.

Mısır’ın bu konudaki dirayetli ve kararlı tutumunu takdirle karşılıyor ve destekliyoruz. Netanyahu yönetimi katliamlarını Gazzeli sivillerin sığındığı son nokta olan Refah’a taşımaktan uzak durmalıdır. İslam dünyası, BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası toplum sonu soykırıma varacak bu çılgınlığa izin vermemelidir. Mısırlı kardeşlerimizle işbirliği ve dayanışma halinde olmaya devam edeceğiz. Gazze’nin yeniden toparlanması ve imarı için Mısır’la birlikte çalışmaya hazırız.

Sisi: İlişkileri geliştireceğiz

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin konuşmasından öne çıkanlar; Strateji ortaklığı kesinlikle iki ülkenin çok iki merkezli ağırlıklı, barış anlamında, istikrarı ve aynı zamanda refah ve gelişme açısından görüyoruz.

İki ülkenin ciddi anlamda terör ve diğer ekonomik sıkıntıları şu andaki genel bir durum. Burada şu andaki Mısır’la Türkiye arasındaki ilişkilerden ciddi anlamda gurur duyuyoruz. İnsani yardımlar, Gazze’deki yardımları ciddi anlamda önemsiyoruz.

Yardımlar ihtiyaçları karşılamıyor. Sayın Erdoğan’la konuştuğumuzda özellikle ateşkesin yapılması, Batı Şeria’da sukunete ulaşılmasını ve bir an önce Filistin’in ilanını istiyoruz. 1967 anlaşma ve sınırlarına göre başkentin Kudüs olarak ilan edilmesi lazım.

İki ülkenin Libya konusundaki anlaşmasını beyan ettik. Meclis ve askeri açıdan Libya’daki bütünlüğü ve gelişmesiyle alakalı konular. Libya konusunda Türkiye ile işbirliği yapıyoruz. Bölgedeki bütün ilişkileri Türkiye ile beraber bir an önce daha iyi bir seviyeye getireceğiz.

Aynı zamanda yeni gelişmeler ve refah istiyoruz. Son olarak ileride Türkiye ziyareti yapacağım Sayın Erdoğan’ın talebi üzerine. İlişkileri geliştireceğiz.

Mısır ziyareti neden tarihi olarak tanımlanıyor?

Erdoğan’ın yaklaşık 10 yıl boyunca çok ağır ifadelerle eleştirdiği, “diktatör” ve “katil” gibi ifadelerle kamuoyu önünde suçladığı Sisi’nin daveti üzerine Mısır’a gidiyor olması sadece Türkiye-Mısır bağları açısından değil bölgesel açıdan da tarihi bir gelişme olarak görülüyor.

Bu ziyaretin bölgenin iki büyük ve önemli ülkesi arasında yaşanan soğukluğun kesin ve resmi olarak sona ermesi ve yeni bir dönemin başlaması açısından önem ve anlam taşıdığı her iki başkentte de yapılan değerlendirmeler arasında.

Ziyaretin başta İsrail, Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan, Libya, Sudan ve diğer Arap dünyasından da yakından izleneceği öngörülüyor.

İki lider arasındaki soğukluk, dönemin Savunma Bakanı Sisi’nin Temmuz 2013’te Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye karşı askeri darbe düzenlemesi ile başladı.

Türkiye, Müslüman Kardeşler hareketine mensup Mursi’nin 2012’de yapılan seçimlerden zaferle çıkmasından büyük memnuniyet duymuş, ideolojik yakınlık içinde olduğu Mursi yönetimiyle ilişkileri güçlendirmek için önemli adımlar atmıştı.

Paylaşın