Kolayca Sinirleniyor Musunuz? Nedeni D Vitamini Eksikliği Olabilir

Küçük şeyler yüzünden sinirleniyor ve asabi hissediyorsanız, bilinç halinizde dalgalanmalar oluyorsa ve kendinizi depresif hissediyorsanız, nedeni D vitamini eksikliği olabilir.

Haber Merkezi / D vitamini eksikliği ayrıca eklem ağrısı, vücut ağrısı ve halsizliğe neden olabilir. Siz de bu sorunlarla karşı karşıyaysanız, mutlaka D vitamini seviyenizi bir kez kontrol ettirin.

D vitamini seviyenizi kontrol ettirmeden önce, D vitamini eksikliği olduğunda ortaya çıkan belirtilerin neler olduğunu öğrenin.

D vitamini eksikliğinin belirtileri:

Gün boyu yorgunluk,
Bilinç hali değişimleri ve depresyon duyguları,
Kas ağrısı ve güçsüzlüğü,
Kemik ağrısı ve zayıflığı,
Eğilmiş veya bükülmüş kemiklere sahip olmak,
Kemik ve eklem ağrısı (özellikle sırtınızda),
Vücut ağrısı ve krampları.

D vitamini seviyesi ne olmalı?

Mililitre başına 50 nanogram veya daha fazla ise sağlık sorunlarına yol açabilir.
Mililitrede 20 nanogram ve üzeri ise sağlıklı kalmak için yeterlidir.
Mililitrede 12 nanogram veya daha az ise vücutta D vitamini eksikliği var demektir.
Mililitrede 20 nanogramdan az ise hafif eksiklik olarak değerlendirilecektir.
Mililitrede 10 nanogramdan az olan kişilerde orta düzeyde eksiklik vardır.
Mililitrede 5 nanogramın altında ise ciddi bir durumdur.

Paylaşın

Karaciğer Yağlanmasını Tersine Çevirmeye Yardımcı Olabilecek Beş Alışkanlık

Karaciğer hücrelerinde yağ birikmesiyle karakterize bir durum olan yağlı karaciğer rahatsızlığı, kontrol edilmediği takdirde ciddi sağlık komplikasyonlarına yol açabilir.

Haber Merkezi / Neyse ki, bu durumu tersine çevirmeye ve karaciğer sağlığını desteklemeye yardımcı olabilecek etkili yaşam tarzı değişiklikleri var. İşte günlük yaşamınıza dahil etmeniz gereken beş temel alışkanlık:

Sağlıklı beslenme: Yağlı karaciğer veya karaciğer yağlanması rahatsızlığıyla mücadele için meyve, sebze, tam tahıllar ve yağsız proteinler açısından zengin bir beslenme benimsemek çok önemlidir. Karaciğerde yağ birikimine katkıda bulunabilen doymuş yağlardan, şekerli yiyeceklerden ve aşırı karbonhidratlardan kaçının. Bunun yerine, karaciğer fonksiyonunu destekleyen ve genel sağlığı iyileştiren besin açısından yoğun yiyeceklere odaklanın.

Düzenli egzersiz:  Düzenli fiziksel aktiviteye katılmak yalnızca kilo yönetimine yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda karaciğer yağını azaltmada da önemli bir rol oynar. Haftanın her günü en az 30 dakika orta düzeyde aktivite yapmaya çalışın. Tempolu yürüyüş, yüzme veya bisiklete binme gibi aktiviteler karaciğer sağlığını ve metabolizmayı etkili bir şekilde iyileştirebilir.

Alkol tüketimini sınırlayın: Alkol yağlı karaciğer hastalığına önemli bir katkıda bulunur. Bu rahatsızlıkla teşhis edildiyseniz, alkol tüketimini azaltmanız veya tamamen ortadan kaldırmanız önemlidir. Orta düzeyde alkol alımı bile karaciğer hasarını kötüleştirebilir ve iyileşme çabalarını engelleyebilir.

Sağlıklı kiloyu koruyun: Obezite ve aşırı vücut ağırlığı yağlı karaciğer hastalığıyla yakından bağlantılıdır. Sağlıklı beslenme ve egzersizin birleşimiyle kilo vermek karaciğer yağını önemli ölçüde azaltabilir ve karaciğer fonksiyonunu iyileştirebilir.

Şekerli içeceklerden kaçının: Yeterli sıvı alımı, toksinleri ve atık ürünleri atmaya yardımcı olarak karaciğer fonksiyonunu destekler. Şekerli içecekleri, örneğin soda ve tatlandırılmış meyve sularını, şeker alımını azaltmak ve genel karaciğer sağlığını desteklemek için su, bitki çayları veya demlenmiş su ile değiştirin.

Paylaşın

Vulturing Nedir? Kendinizi Bu Zehirli İlişki Türünden Korumanın 5 Yolu

Vulturing (akbabalık), bir kişinin, genellikle bir ayrılıktan sonra veya hayatlarının zorlu bir dönemde olan ve duygusal olarak savunmasız bir kişiyi veya kişileri avladığı ilişki türü olarak tanımlanır.

Haber Merkezi / Bu ilişki türüne meyilli olan kişiler, kendi çıkarları için bir kişinin veya kişilerin duygusal durumundan faydalanarak doğru anı beklerler.

İşte, zihinsel ve duygusal sağlığınızı bu zehirli ilişki türünden korumanın 5 yolu:

İşaretleri tanıyın: Birisi, bir ayrılık sonrası veya zor bir zamanda aniden aşırı dikkatli veya destekleyici olursa, gizli amaçları olabilir. Davranışlarına dikkat edin ve içgüdülerinize güvenin.

Net sınırlar belirleyin: Kişisel sınırlar oluşturun ve koruyun. Birisi sınırlarınıza saygı göstermek istemiyorsa, bu sizin çıkarlarınızı önemsemediğinin bir işaretidir.

Güvenilir arkadaşlarınızdan ve ailenizden destek alın: Kendinizi destekleyici bir arkadaş ve aile ağıyla çevreleyin, size farklı bir perspektiften bakmanıza yardımcı olabilirler. Ayrıca ihtiyaç duyduğunuz duygusal desteği sunarak bir akbabanın avı olma olasılığınızı azaltabilirler.

İyileşmeye odaklanın: Sağlığınıza öncelik verin ve duygusal iyileşmeyi destekleyen aktivitelerde bulunun. Bu, dayanıklılığınızı artırmanıza ve kırılganlığınızı azaltmanıza yardımcı olabilir, böylece bir akbabanın duygusal durumunuzu istismar etme olasılığı azalır.

Acele etmeyin: Özellikle bir ayrılıktan sonra veya hassas bir dönemde yeni bir ilişki için acele etmeyin. Bu, daha rasyonel kararlar almanıza ve akbabaların kurduğu tuzaklara düşmemenize yardımcı olabilir.

Paylaşın

“Aşk Beyni” Bozukluğu Nedir? Dikkat Edilmesi Gereken Beş İşaret

“Aşk Beyni” bozukluğu, aşık olunduğunda beynindeki nörokimyasal değişiklikleri tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Aşk güzel ve doğal bir duygu olsa da, kontrol edilemediği takdirde sorunlu davranışlara da yol açabilir.

Haber Merkezi / Aşık olunduğunda, beyin ödül merkezini harekete geçiren bir dizi iyi hissettiren hormon salgılar. Bu aktivasyon yoğun bir haz duygusuna yol açar ve aşık olunan kişiye olan arzuları güçlendirir. Ancak, tıpkı diğer tüm bağımlılıklar gibi, iyi hissettiren hormonların bu sürekli salınımı beyin kimyasında sorunlu davranışlara yol açabilecek değişikliklere yol açabilir.

‘Aşk Beyni’ bozukluğunun belirtileri:

‘Aşk Beyni’ bozukluğunun en yaygın belirtilerinden biri, partnere karşı takıntılı düşüncelere ve davranışlara sahip olmaktır. Sevilen kişiyi sık sık düşünmek doğaldır, ancak aşırı hale geldiğinde ve hayatın diğer yönlerini etkilemeye başladığında, bu bir uyarı işareti olabilir.

Aşık olmak olumlu duyguların akınına yol açabilir, ancak aynı zamanda bilinç halinde ve davranışlarda da önemli değişikliklere neden olabilir. İlişkide işler yolunda gittiğinde aşırı yükselişler yaşanılabilir, ancak sorunlar veya çatışmalar olduğunda da yoğun düşüşler yaşanılabilir. Bu duygusal iniş çıkışlar bunaltıcı olabilir ve dürtüsel veya mantıksız davranışlara yol açabilir.

Aşk beyni ele geçirdiğinde, yoğun duygularda kaybolmak ve diğer önemli ilişkileri ve sorumlulukları ihmal etmek kolaydır. Bu, gergin ilişkilere ve uzun vadeli sonuçları olabilecek önemli sorumlulukların ihmal edilmesine yol açabilir.

Kıskançlık ilişkilerde yaygın bir duygudur, ancak aşırı ve mantıksız hale geldiğinde, ‘Aşk Beyni’ bozukluğunun bir işareti olabilir. Aşık olunduğunda beyin dopamin, serotonin ve oksitosin gibi kimyasallar salgıladığından, bu aynı zamanda artan sahiplenme ve kıskançlık seviyelerine de yol açabilir. Bu, kontrolcü davranışlar, partnerlerin sadakatini sürekli sorgulamaya neden olabilir.

‘Aşk Beyni’ bozukluğunun etkileri yalnızca düşünceler ve duygularla sınırlı değildir; fiziksel semptomlar olarak da ortaya çıkabilirler. Aşık olunduğunda beyin adrenalin, kortizol ve vazopressin gibi hormonlar salgılar ve bu da kalp atış hızının artması, terleme, iştahsızlık ve uyku bozuklukları gibi fiziksel değişikliklere yol açabilir.

Bu belirtiler ilk başta önemsiz görünebilir ancak zamanla devam ederse veya kötüleşirse daha derin bir sorunun göstergesi olabilir.

Paylaşın

Oropouche Ateşi Nedir? Bilinmesi Gereken Her Şey

Dang humması ve Batı Nil virüsü de dahil olmak üzere sivrisinek kaynaklı hastalıklar dünya çapında giderek daha fazla insanı etkilerken, Brezilya Sağlık Bakanlığı, “Oropouche” virüsü sebebiyle iki kişinin öldüğünü açıkladı.

Haber Merkezi / Adını, 1955’te tespit edildiği Trinidad ve Tobago’daki Oropouche Nehri’nden alan “Oropouche” virüsü ağırlıklı olarak Latin Amerika ve Karayip ülkelerinde görülüyor. Avrupa’da ise ilk vaka İtalya’da görüldü.

Oropouche virüsü, enfekte olmuş tatarcık (zararlı bir sinek cinsi) ve sivrisineklerin ısırıklarıyla bulaşıyor. Çoğunlukla Culicoides paraensis adlı sivrisineğin ısırmasıyla bulaşan Oropouche virüsünün insandan insana bulaştığına dair henüz bir kanıt bulunmuyor.

“Oropouche” virüsünün neden olduğu “Oropouche” ateşinin belirtileri ısırıktan 4-8 gün sonra aniden ortaya çıkar.

“Oropouche” ateşinin belirtileri:

Yüksek ateş,
Şiddetli başağrısı,
Eklem ve kas ağrısı,
Titreme,
Mide bulantısı ve kusma,
Baş dönmesi,
Fotofobi (ışığa karşı hassasiyet).

Hastaların çoğu bir hafta içinde iyileşirken, şiddetli hastalar meninkslerin (beyin ve omurilik etrafındaki koruyucu zarlar) iltihaplanması sonucu oluşan aseptik menenjite yol açabilir.

“Oropouche” ateşinin tedavisi ve önlemesi:

Oropouche ateşi için spesifik bir antiviral tedavi veya aşı bulunmamaktadır. Tedavi öncelikle ateş, ağrı ve dehidratasyon gibi belirtileri yönetmeye odaklanır.

Oropouche ateşiyle mücadelede önlem almak çok önemlidir. Öncelikle böcekler tarafından bulaştığı için, dang humması ve sivrisinek kaynaklı diğer hastalıklara benzer koruyucu önlemler önerilir:

Böcek kovucu kullanılması,
Uzun kollu giysiler ve pantolon giyinilmesi,
İyi korunan alanlarda kalınması,
Sivrisinek üreme alanlarını ortadan kaldırması gibi…

“Infectious Diseases of Poverty” adlı bilim dergisinde 2023 yılında yayımlanan bir makalede Oropouche virüsünün yeterince araştırılmamış bir hastalık olduğu belirtiliyor.

Şimdiye kadar Oropouche vakalarının çoğu tropikal iklim koşullarında ortaya çıkmış olsa da makalenin yazarları mevcut veri eksikliğinin kesin sonuçlara varmayı zorlaştırdığını söylüyor. Uzmanlar, tropik koşullar dışında da görülmeye başlayan virüsle ilgili yeterince veri bulunmadığına dikkat çekiyor.

Raporun yazarları bitki örtüsü kaybı ve ormansızlaştırmanın hastalıkla ilişkili göründüğü tespitinde bulunuyor.

Paylaşın

Spesifik Karbonhidrat Diyeti Nedir? Avantajları Dezavantajları

Spesifik karbonhidrat diyeti (SCD), tahıllar ve yumrular gibi belirli karbonhidrat türlerini kısıtlayan ve bağırsak sağlığını destekleyen yiyeceklere öncelik veren bir diyet protokolüdür.

Haber Merkezi / Araştırmalar, SCD’nin inflamatuvar bağırsak hastalığı olan kişilerde hastalık semptomlarını iyileştirmeye, bazı kişilerde de remisyona yardımcı olabileceğini öne sürüyor.

Ancak diyet çok kısıtlayıcı ve uzun süre uygulanması zor olabilir. SCD’yi takip etmekle ilgileniyorsanız, diyeti güvenli ve uygun bir şekilde uyguladığınızdan emin olmak için SCD hakkında kapsamlı bilgiye sahip bir sağlık uzmanıyla çalışmanız önerilir.

SCD’ye başlamadan önce, kramp ve ishal gibi şiddetli semptomlar yaşayan kişilerin, SCD’ye geçmeden önce iki ila beş gün boyunca bir giriş diyeti uygulaması önerilir. Giriş diyeti, kolay sindirilebilen yiyeceklerle sınırlıdır.

Giriş diyeti için kuru lor peyniri, yumurta, üzüm suyu, ev yapımı jöle, tavuk erişteli çorba, cheesecake, ızgara dana eti ve balıktan oluşan bir yemek planı önerilir.

Spesifik karbonhidrat diyetinde ne yemelisiniz?

Proteinler: Katkısız etler, kümes hayvanları, balık, kabuklu deniz ürünleri ve yumurta.
Bazı baklagiller: Kuru fasulye, mercimek, bezelye.
Bazı kuruyemişler, tohumlar ve kuruyemiş unları: Kavrulmamış kaju fıstığı, badem, tohum ezmeleri, doğal fıstık ezmesi, badem unu ve badem ezmesi.
Sınırlı süt ürünleri: Eskitilmiş peynirler, kuru lor peyniri ve en az 24 saat fermente edilmiş ev yapımı yoğut.
Sebzeler: Pancar, brokoli, kuşkonmaz, ıspanak ve daha fazlası.
Meyveler: Elma , çilek, muz, ananas ve daha fazlası.
Yağlar: Zeytinyağı, avokado, hindistan cevizi, tereyağı, hindistan cevizi yağı ve daha fazlası.
Tatlandırıcılar: Bal ve sakarin

Spesifik karbonhidrat diyetinde olmayan yiyecekler:

Tatlandırıcılar: Şeker, akçaağaç şurubu, mısır şurubu, pekmez ve daha fazlası.
Eklenmiş şeker içeren yiyecek ve içecekler: Gazlı içecekler, tatlandırılmış meyve suları, çikolata, şekerleme, tatlandırılmış kahve içecekleri ve daha fazlası.
Tüm tahıllar: Pirinç, buğday unu, mısır, arpa, yulaf, makarna ve daha fazlası.
Tüm yumru sebzeler: Patates, tatlı patates, yer elması ve daha fazlası.
Bazı süt ürünleri: Süt, dondurma, ekşi krema, ayran ve daha fazlası.
Bazı baklagiller: Kara fasulye, tereyağlı fasulye, cannellini fasulyesi, bakla ve daha fazlası.
Alkollü içecekler: Bira, şarap, şekerli karışık içecekler ve daha fazlası.

Spesifik karbonhidrat diyetinin avantajları ve dezavantajları

SCD, uygun şekilde uygulandığında güvenli ve besinsel açıdan eksiksiz kabul edilir. Ancak, oldukça kısıtlayıcı olan diyet belirli sorunlara yol açabilir.

Yine de bu diyeti denemek istiyorsanız, SCD konusunda deneyimli bir sağlık uzmanlıyla çalışmanız önerilir.

Paylaşın

Kıskançlıkla Nasıl Başa Çıkılır?

Kıskançlık, bir kişinin üçüncü bir kişiyle etkileşimleri nedeniyle başka bir kişinin sevgisini veya ilgisini kaybedeceğinden korktuğu veya kırgınlık duyduğu zaman ortaya çıkan olumsuz bir duygudur.

Haber Merkezi / Zaman zaman kıskançlık hissetmek normal olsa da, sağlıklı bir şekilde ifade edilmezse bu durum sorun haline gelebilir.

Kıskançlığın temel nedeni oldukça kişisel olabilirken, kıskançlığı sürdürebilecek bazı genel özellikler ve durumlar vardır.

Örneğin, bir kişi güvensizse, yetersiz hissediyorsa, terk edilme veya yalnızlık korkusu yaşıyorsa, düşük öz saygıya sahipse veya kendini başkalarıyla karşılaştırma eğilimindeyse kıskançlığa daha yatkın olabilir.

Kıskançlığın en yaygın belirtileri arasında kızgınlık, incinme ve güven kaybı duyguları yer alır. İlginçtir ki kıskançlığın, öfke veya üzüntüde bulabileceğiniz gibi belirgin veya tanınabilir bir yüz ifadesi yoktur.

Bunun yerine kıskançlık, öfke, üzüntü, korku ve şaşkınlık gibi çeşitli duygulardan oluşan bileşik bir duygu olarak kabul edilir.

Sağlıklı bir ilişkinin anahtarı açık ve dürüst iletişimdir. Kıskançlık duygusuyla başa çıkmak için bazı ipuçlarını şöyle sıralayabiliriz:

Derin bir nefes alın ve kıskançlığın bir duygu olduğunu, gerçek olmadığını ve bu duyguya göre hareket edip etmeme konusunda bir seçeneğe sahip olduğunuzu hatırlayın.

Kıskançlık duygusunu kabul edin ancak bunun üzerinde durmayın. Eşinizin veya arkadaşınızın sizi aldattığını hayal edip buna takılıp kalırsanız, muhtemelen hiç var olmayan şeyleri düşünmeye başlarsınız.

Kıskançlık duygusuna göre hareket ederek bir şey kazanıp kazanmayacağınızı düşünün. Çoğu zaman kıskançlık işleri daha da kötüleştirir.

İlişkilerde hiçbir şeyin garanti olmadığını kabul edin ve eşinize veya arkadaşınıza güvenemiyorsanız ilişkiyi sonlandırmayı deneyin.

İlişki içinde olduğunuz kişiyle birlikte sınırlar çizin ve her ikinizin de rahat hissettiği ve rahatsız olduğu şeyleri belirleyin.

Güvenin kazanılan bir şey değil, verilen bir şey olduğunu unutmayın.

Kıskançlık eğiliminiz hayatınızı etkilemeye başlıyorsa, ilişkinizi olumsuz etkiliyorsa veya işinizi yapmanızı veya kendinize veya başkalarına bakmanızı zorlaştırıyorsa, bir sağlık uzmanına görünmenizi öneririz.

Paylaşın

Aşk Bombardımanı Nedir? Dikkat Edilmesi Gerekenler

Aşk bombardımanı, birinin başka bir kişiyi manipüle etmek için büyük jestler kullandığı bir tür duygusal tacizdir. Aşk bombacısı sizi hediyelerle ve iltifatlarla “bombalayabilir”, ancak bu eylemler nezaketten dolayı yapılmaz.

Haber Merkezi / Bir kişi, bir arkadaşını, partnerini veya sevdiği birini kendisine bağımlı hale getirmek ve böylece ilişkiyi kontrol edebilmek için aşk bombardımanını kullanır. Aşk bombalaması genellikle başkalarına duyulan güven ve bağımlılık konusundaki güvensizliklerden kaynaklanır.

Aşk bombardımanı belirtileri kişiden kişiye değişebilir:

Sınırlar göz ardı edilir: Bir aşk bombacısı, hayır denmesinden hoşlanmaz veya sınırları dinlemez.

Sürekli olarak kontrol etmek istemesi: Sürekli iletişim kurarak, size saygı göstermeyebilir.

Sürekli övgü veya iltifat: Sizinle abartılı bir şekilde ilgilenebilir.

Gereksiz veya istenmeyen hediyeler: Bir aşk bombacısı, kendisini size kabul ettirmek için abartılı ve istenmeyen hediyeler için ödeme yapabilir.

Abartılı aşk sözleri: Bir aşk bombacısı, gerçek olamayacak kadar abartılı sözlerle siz sevdiğini söyleyebilir.

Aşk bombardımanı, sağlıksız bir ilişkinin işaretidir. Davranış manipülatiftir ve duygusal olarak taciz edicidir. Aşk bombardımanı, genellikle birinin başka birisini kontrol etmek amacıyla kullanıldığı bir taciz taktiğidir.

Birisinin size aşk bombası attığını düşünüyorsanız içgüdülerinizi dinleyin. Aşk bombardımanı davranışlarıyla başa çıkmak ve sağlıklı sınırlara bağlı kalmak biraz zaman alabilir, ancak bir ilişkiyi kurtarabilir.

Paylaşın

Ketozisde Olduğunuzu Gösteren 11 Belirti

Ketozis, enerji üretimi için yağın keton cisimlerine parçalanmasını içeren doğal bir metabolik süreç olarak tanımlanır. Bu durum çoğunlukla şu iki şekilde gerçekleşir:

Haber Merkezi / Açlık, vücutta karbonhidratlara veya glikoza erişimin sınırlı olması durumunda ortaya çıkar, bu durumda karaciğer vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamak için yağ kullanır.

Diyet yaparken, özellikle de düşük karbonhidratlı bir diyet uygularken, insülin hormonunun seviyesi düşer ve vücudun yağ depolarından bol miktarda yağ asitleri salınır. Bu yağ asitlerinin çoğu karaciğere taşınır, burada oksitlenir ve ketonlara (veya keton cisimlerine) dönüştürülür. Bu moleküller vücut için enerji sağlamak için kullanılır.

Aşağıdaki 11 belirti vücudun ketoziste olduğunu gösterir:

Yorgun veya bitkin hissetmek (genellikle kısa süreli),
Ağız kokusu,
Kuru ağız,
Artan susuzluk,
İdrara çıkmada alık,
Bağırsak hareketlerinde değişiklik (ishal veya kabızlık),
İştah azalması,
Azalmış açlık,
Kilo kaybı,
Baş ağrısı ve mide bulantısı gibi grip belirtiler,
Uykusuzluk.

Ketojenik diyet

Ketojenik diyet, vücudun glikojen ve su depolarını azalttığı için oldukça hızlı bir şekilde kilo vermeye yardımcı olabilir.

Ketojenik diyetin beş faydası:

Kilo kaybı: Ketojenik diyet, metabolizmayı hızlandırmak veya iştahı azaltmak gibi çeşitli yollarla kilo kaybını desteklemeye yardımcı olabilir.

Sivilcelerle mücadele: Ketojenik diyetin bazı kişilerde sivilceleri azalttığı öne sürülmektedir.

Kanser hücrelerini yok eder: Ketojenik diyet, belirli kanser türlerine sahip kişilerde kemoterapi ve radyasyon tedavisiyle birlikte kullanılmak üzere güvenli ve uygun bir tamamlayıcı tedavidir.

Kalp sağlığı: Sağlıklı yağlar kolesterolü düşürerek kalp sağlığını iyileştirmeye yardımcı olur.

Beyin fonksiyonlarını koruma: Keto diyeti sırasında üretilen ketonlar nöroprotektif faydalar sağlar, yani beyni ve sinir hücrelerini güçlendirir ve korur. Keto diyeti, Alzheimer hastalığı gibi rahatsızlıkların önlemesine veya yönetmesine yardımcı olabilir.

Keto diyetinin 5 olumsuz etkisi:

Keto gribi: Keto diyeti başlangıcında, bir dizi olumsuz semptom yaşanabilir. Bu durumlara genellikle “düşük karbonhidrat gribi” veya “keto gribi” denir, çünkü grip belirtilerine benzerler.

Kokan nefes: Bu durum, yağ metabolizmasının bir yan ürünü olan keton olan asetondan kaynaklanır.

Bacak krampları: Bacak krampları, keto diyetinin doğal sonucu olan dehidratasyon ve mineral kaybından kaynaklanır.

Sindirim sorunları: Diyet değişiklikleri bazen sindirim sorunlarına yol açabilir.

Böbrek sorunları: Böbrek fonksiyonu zayıf olan kişiler ketojenik diyetten kaçınmalıdır. Keto diyeti böbrek taşı riskini artırabilir.

Paylaşın

Demansın Erken Uyarı İşaretlerini Nasıl Tanıyabiliriz?

Herkes zaman zaman unutkanlık yaşar. Cüzdanınızı kaybedebilir, sevdiğiniz birini doğum gününde aramayı unutabilir veya bir odaya neden girdiğinizi hatırlamakta zorluk çekebilirsiniz; bunların hepsi stresli veya yeterince uyuyamıyorsanız başınıza gelebilir.

Haber Merkezi / Ancak yaşlandıkça beyniniz de yaşlanır ve bu da hafızanızda boşluklar oluşturma riskini artırır. Hafızanızdaki değişiklikler yaşam kalitenizi etkilemeye başlıyorsa, bunamanın erken uyarı işaretlerini yaşıyor olabilirsiniz.

Demans (Bunama), hafızayı, düşünmeyi, yargılamayı ve günlük görevleri yerine getirme yeteneğini etkileyen nörolojik (beyinle ilgili) durumlar için kullanılan bir şemsiye terimdir.

Demansın yaşlanmanın normal bir parçası olmadığını belirtmekte fayda var. Yaşlandıkça bazı ayrıntıları unutmak normal olsa da, demans çok daha fazla unutmaya neden olur.

Günlük hayatı etkileyen unutma: Bunamanın belirgin uyarı işaretlerinden biri, yeni öğrendiğiniz bilgileri unutmanız ve daha sonra hiç hatırlamamanızdır: Yeni anılar oluşturmada zorluk çekme, ev adresiniz, telefon numaranız veya eşinizin adı gibi önemli bilgileri unutma, almanız gereken ilaçların veya gitmeniz gereken randevuları kaybetme gibi…

Planlama ve problem çözmede zorluk: Plan yapma, talimatları takip etme ve günlük sorunları çözme demansla daha zor hale gelebilir: Faturaları ödemeyi unutma, okuma veya oyun oynama gibi aktivitelere konsantre olmada zorluk, haritadaki talimatları veya yemek kitabındaki tarif talimatları takip edememe gibi…

Tanıdık görevleri tamamlamada sorun: Demans, günlük rutininize bağlı kalmanızı ve aşina olduğunuz görevleri bitirmenizi zorlaştırabilir: Telefonu veya uzaktan kumandayı kullanma, yemek hazırlama, bir mağazaya gitme, giyinme veya dişleri fırçalama, hobilerle ilgilenme gibi…

Zaman ve tarihi unutma: Demansla birlikte zaman bulanıklaşmaya başlar: Bir yere nasıl gittiğinizi hatırlamama, başkasının evine kendi eviniz olduğunu düşünerek girmeye çalışma, kış olduğunu sanmak ama aslında yaz gibi…

Görme ve uzamsal yeteneklerdeki değişiklikler: Yaşlandıkça, yakını görememek veya katarakt gibi bazı görme değişikliklerinin olması normaldir. Ancak bunamayla ilişkili görme sorunları daha ciddi olabilir. Bunun nedeni, beyin dokusunun doğrudan gözlere bağlı olmasıdır. Bunama beyin hücrelerinize zarar verdiği için, görüş ve mekansal yönelim de tehlikeye girebilir.

Sonuç olarak şu değişiklikleri fark edebilirsiniz: Kelimeleri okumada sorun, yürümekte zorluk, mesafeyi veya bir şeyin bir diğerinden ne kadar uzakta olduğunu anlamada zorluk, iki renk arasındaki farkı anlayamama, sık sık bir şeyleri düşürmek veya eşyalara takılma gibi…

Konuşurken veya yazarken kelimeleri unutmak: Demansınız varsa iletişim zorlaşabilir. İletişim sorunları şunlara yol açabilir: Ne söylediğini unutma, cümlenin ortasında konuşmayı bırakma, birden fazla kez tekrarlama, başka birinin ne söylediğini anlamakta zorlanma, bir kelimenin anlamını yanlış hatırlama, anlam ifade etmeyen kelimeler söyleme gibi…

Sık sık eşyaları kaybetme: Bunama ile ilişkili unutma, eşyaları kaybetmenizi ve onları tekrar bulamanızı zorlaştırabilir: Telefonu veya kitabını bir odada bırakmak ve adımları geri izleyememe, saati veya mücevherleri buzdolabına koyma, gereksiz veya kırık eşyaları toplama gibi…

Karar verme yeteneği: Karar verme yeteneği genellikle bunama ile azalır: Tuvaleti kullandıktan sonra elleri yıkamama, evcil hayvana bakmayı unutma, kalabalık bir caddede yolun karşısına geçmeye çalışma, fırtınalı havalarda şort veya atlet giyme gibi…

İlişkilerden ve aktivitelerden çekilme: Aile ve arkadaşlarla toplantılardan kaçınma, hobilere olan ilginin kaybolması, yürüyüşe çıkmayı atlama, haberleri takip edememe gibi..

Duygusal ve davranışsal değişiklikler: Demans sadece düşüncelerinizi etkilemez. Hissetme veya davranış biçimlerinde de değişiklikler yaygındır: Hızlı ruh hali değişimleri, kolayca üzülme, sinirlenme veya tedirgin olma, kaygı veya depresyon belirtileri yaşama, başkalarına karşı korkak veya şüpheci olma, geceleri uyku kaybı veya gün içinde aşırı yorgunluk, olmayan şeyleri hayal etme veya görsel halüsinasyonlar görme gibi…

Paylaşın