Sığınmacılar Sorunu: Kılıçdaroğlu: Geri Kabul Anlaşması’nı Feshedeceğiz

Kemal Kılıçdaroğlu, “Eğer Avrupalılar Suriyelilerin haklarını korumazlarsa onların evlerini, yollarını, hastanelerini yapmak için para vermezlerse Geri Kabul Anlaşması’nı feshedeceğiz, beyler gitsinler Avrupa’ya burada ne işi var?” dedi.

Kılıçdaroğlu, açıklamasının devamında, “Avrupalı rahat etsin diye biz bunların bütün sıkıntılarına katlanıyoruz. Düzelteceğiz, göreceksiniz” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Youtube’da yayınlanan Babala TV’de Oğuzhan Uğur’un konuğu oldu. Kılıçdaroğlu, programa katılan yurttaşların sorularını yanıtladı.

Kılıçdaroğlu, mültecilerle ilgili bir soru üzerine, “Biz herkesi göndereceğiz derken bunun belli kuralları olacak. Devlet dediğiniz gibi kurum, benim dediğim gibi hemen yakasına yapışıp gönderelim diye öyle bir kural yok. Onun alt yapısını oluşturacaksınız. Can ve mal güvenliğini sağlayacaksınız ve ondan sonra göndereceksiniz, parayı da AB’den alacaksınız ve bunları yapacaksınız. Çünkü burada asıl sorunu yaşayan AB, bize geri kabul anlaşmasını dayattılar, imzaladık. Biz şimdi bakıyoruz. İsterlerse veriyor, istemezlerse vermiyorlar. Biz sığınmacı deposu değiliz. Mülteci ayrı, sığınmacı ayrı ikisini birbirinden ayırmak lazım” diye konuştu.

“Eğer Avrupalılar Suriyelilerin haklarını korumazlarsa onların evlerini, yollarını, hastanelerini yapmak için para vermezlerse Geri Kabul Anlaşması’nı feshedeceğiz, beyler gitsinler Avrupa’ya burada ne işi var?” diye Kılıçdaroğlu, “Avrupalı rahat etsin diye biz bunların bütün sıkıntılarına katlanıyoruz. Düzelteceğiz, göreceksiniz” ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ dün ikinci tur için Kemal Kılıçdaroğlu’na desteğini açıklamıştı. Millet İttifakı ile Zafer Partisi arasında imzalanan protokolde, Türkiye’deki sığınmacıların “bir yıl içinde” geri gönderilmesi taahhüt edilmişti.

“Benim itiraz ettiğim Türkiye’nin Rusya’ya bağımlı hale gelmesi

Kemal Kılıçdaroğlu, Rusya ile ilişkilerle ilgili soruya da yanıt verdi. Rusya ile Türkiye’nin iyi ilişkileri olmasına bir itirazı olmayacağını belirten Kılıçdaroğlu, “Ama benim itiraz ettiğim enerji konusunda Rusya’ya Türkiye’nin bağımlı hale gelmesi. Bu bağımlılık son derece tehlikelidir ve Türkiye’nin ileride başına büyük sorunlar açabilir. Siz hala diyorsunuz ki ‘Moskova ile anlaşma yaptık burada bir gaz merkezi kuracak.’ Zaten güle oynaya gelip gaz merkezi kuracak yüzde 30-40’lık bağlantı yüzde 90’a çıkacak. Sizi teslim almış olacak” değerlendirmesinde bulundu.

Demirtaş ve Kavala açıklaması

Kılıçdaroğlu, haklarında AİHM kararı bulunan tutuklu Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala ile ilgili olarak ise şunları söyledi: “Eğer AİHM kararı var ve bu karar uygulanmıyorsa, eğer AYM kararı var ve bu karar uygulanmıyorsa ve kararlar uygulanmadı diye ben sessiz kalıyorsam, o zaman ben niye siyaset yapıyorum?” Kılıçdaroğlu, “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” diye konuştu.

“YÖK denen belayı kaldırmak lazım”

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, eğitimle ilgili sorulara da yanıt verdi. “İmam hatipte okuyan çocuğumuz da çok nitelikli bir eğitim almalı, fen lisesinde okuyan çocuğumuz da çok nitelikli bir eğitim almalı” diyen Kılıçdaroğlu, “Eğitim alan çocuğun, eğitimi belli bir yılından itibaren, örneğin 2’nci yıldan itibaren organize sanayi bölgesinde aldığı eğitime paralel kurs görmesi lazım, staj görmesi lazım. O süre içerisinde sosyal güvenlik primlerini, devlet tarafından ödenmesi lazım. Mezun olduğunda ise işi hazır olacak” dedi.

“YÖK denen belayı kaldırmak lazım” diyen Kılıçdaroğlu, “Üniversitelerde bilgiyi, bilimi egemen kılmak lazım. Farklı düşüncede olan hocaları, ‘sen farklı düşüncedesin’ diye üniversiteden atmamak lazım” şeklinde konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, programın kapanışında, “Buradaki temel mesele şu, birbirimizi daha iyi anlamalıyız yani görüşlerimiz farklı olabilir, elbette olabilir. Niye farklı olmasın? Görüşlerimiz farklı olabilir ama birbirimize saygılı olmalıyız. Kutuplaşmadan çekinmeliyiz, kutuplaşmamalıyız” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a 1 Milyon TL’lik Manevi Tazminat Davası

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında, seçim mitinglerinde izlettiği ve montaj olduğunu kabul ettiği video nedeniyle 1 milyon liralık manevi tazminat davası açtı.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Genel Başkanımız ve 13. Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatı gereğince; Türk tarih ve kültürü ile özdeşleşmiş ‘Mertçe Mücadele’ etik değerinden bihaber olan, müfteriliği ise değer olarak benimseyip içselleştirmiş bulunan, montajcıbaşından yani Erdoğan’dan; montaj video sahtekârlıklarının hesabını sormak üzere davamızı açtık!

Ancak bu kez Erdoğan’ın ederini gözetmedik! Kişiliğine biçilen değeri aşarak, 1 Milyon TL miktarlı olarak dava açma yoluna gittik: Şehitlerimizin çocuklarına eğitim bursu olarak dağıtılmak üzere…”

Dilekçede ise şu ifadelere yer verildi:

“13. Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybedeceği düşüncesinden hareketle, düştüğü acziyet içerisinde, Türk Halkını yanıltmak üzere hareket eden davalı Recep Tayyip Erdoğan; Genel Başkanımız ve 13. Cumhurbaşkanı adayımız Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili montaj videolar hazırlatıp dolaşıma sokturmuş, daha ötesi bu görüntüleri bizzat 07.05.2023 tarihli İstanbul mitinginde yayınlatmıştır.

1. Ekte sunulu video görüntüleri incelendiğinde görüleceği üzere; seçim aşamasında kullanılmak üzere 13. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu özelinde hazırlanmış videoları davalı montajlatıp, tamamıyla yalan ve iftira kapsamlı kurgularla değiştirmiş, PKK’lıların da videoya eklenmesini sağlayarak Genel Başkanımızın terör örgütleri tarafından desteklendiği, terör örgütü ile işbirliği yapıldığı haksız algısı verilmeye çalışılmıştır.

Davalı, hazırlatmış olduğu bu suç kapsamlı montaj videolarının sosyal medyada yayınlanmasını sağlamış, daha ötesi 07.05.2023 tarihinde düzenlemiş olduğu İstanbul Mitinginde bizzat yayınlatarak zarar vermiştir.”

Ne olmuştu?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim öncesi mitinglerinde ve gençlerle buluştuğu programlarda gösterdiği, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun montajlı videosu 22 Mayıs’ta tekrar gündeme geldi.

TRT ortak yayınında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Abdülkadir Selvi tarafından kendisine sorulan soru üzerine, “Kılıçdaroğlu’nun Kandil’dekilerle video çekimleri var. Ama montaj ama şu ama bu” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bahsettiği görüntünün orijinali, Millet İttifakı’nın 14 Mayıs seçimleri için yayımladığı kampanya filminden. Montajlı videoda ise Kılıçdaroğlu’nun arkasına aralarında Murat Karayılan’ın da olduğu PKK’lılar yerleştirildi.

Paylaşın

Zafer Partisi Lideri Özdağ’dan Kılıçdaroğlu’na Destek Açıklaması

Kemal Kılıçdaroğlu ile Ümit Özdağ, düzenledikleri ortak basın toplantısında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu öncesi anlaşmaya vardıklarını kamuoyuna duyurdu. Özdağ, parti olarak 28 Mayıs’ta Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini açıkladı.

Haber Merkezi / Ümit Özdağ, Kemal Kılıçdaroğlu ile sığınmacıların bir yıl içinde “insan haklarına ve uluslararası hukuka uygun şekilde ülkelerine geri gönderilmesi” konusunda mutabık kaldıklarını ve bu nedenle Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı aldıklarını söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Zafer Partisi Genel Merkezi’nde bir araya geldi. Ümit Özdağ, Kemal Kılıçdaroğlu’nu Genel Merkez önünde karşıladı.

Görüşmenin ardından Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamada, “Verimli ve güzel bir toplantı gerçekleştirdik. Bir metin de hazırlandı, paylaşacağız. Türkiye’nin geleceği açısından her partiye, genel başkana sorumluluk düşüyor. Biz de bir araya geldik, oturduk, konuştuk. Güzel sonuçlar elde ettik. Genel başkan ve arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Umarım Türkiye güzel günlere gebe, Türkiye’yi huzura kavuşturacak adımları atacağız. ‘Birleşe birleşe kazanacağız’ sloganı da fena değil” dedi.

Özdağ da, “Türkiye’nin en önemli sorunu 13 milyon sığınmacı ve kaçağın geri yollanmasıdır. 13 milyon vatanlarına geri yollanmadan, yenilerinin gelmesi engellenmeden Türkiye’nin ekonomik sorunlarını aşması mümkün değildir. 11 milyar dolar harcayarak fakirlikten kurtulamayız, kiraların yükselişini engelleyemeyiz, sokaklarda güvenliği sağlayamayız, çocuklarımıza iş bulamayız. Nasıl bir yüzücünün bacaklarına yirmişer kilo demir bağlarsanız ne kadar iyi bir yüzücü olursa olsun yüzemez ise, bir ülke de 13 milyon sığınmacı ile ekonomisini güvenliğini doğru bir çizgiye oturtamaz.

Bundan dolayı 14 Mayıs seçimlerine giderken Türk halkından Zafer Partisi olarak sığınmacıları vatanlarına geri yollamak için destek istedik. Ancak partimizin yeni kurulmuş olması, medyada uygulanan ambargo vatandaşımıza erişmemizi engelledi.

Birinci turun sonunda gördük ki ortaya çıkan siyasi görünüm iki adayın 28’inde bir ikinci yarış için Türk halkının önüne gideceği çerçeveyi oluşturmuş ve Numan Bey bizi ziyaret etti. Kendilerine sorduk, bizden destek istediler ‘Sığınmacılar konusunda ne yapmak istiyorsunuz?’ diye sorduk. Anlattıkları sığınmacıların vatanlarına dönmesini içermiyordu.

Kemal Bey çok net bir şekilde sığınmacıların vatanlarına dönmesi gerektiğini ve bu politikayı izleyeceğini söyledi. Bu politikanın detaylarını konuştuk. Ve Zafer Partisi’nin önermiş olduğu bir sene içerisinde uluslararası hukuka uygun dönen Suriyelilerin Suriye’de güvenliğini sağlayacak ama Türk ekonomisinin üzerindeki büyük yükü de kaldıracak, uyuşturucu çetelerini sokaklarımızdan çözecek bir model üzerinde kendisi ile fikir birliğine vardık.

Zafer Partisi olarak Sayın Kılıçdaroğlu’nu ikinci turda destekleme kararı verdik, hayırlı olsun. Eğer Türkiye’nin Türkiye olarak kalmasını istiyorsanız, göçmenistan olmasını istemiyorsanız, çocuklarınızı dışarıya güven içinde yollamak istiyorsanız 28 Mayıs’taki seçimlerde 13 milyon sığınmacıyı gönderecek politikalara, Kılıçdaroğlu’na destek verin” diye konuştu.

Paylaşın

Kemal Kılıçdaroğlu: Burası AK Parti Devleti Değil

Katıldığı bir televizyon programında gündemi değerlendiren Kemal Kılıçdaroğlu, “Burası parti devleti mi, Türkiye Cumhuriyeti devleti mi? Burası bir AK Parti devleti değil. Burası milli kurtuluş savaşı sonrası kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti devletidir. 85 milyon bu ülkenin onurlu vatandaşlarıdır” dedi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna ilişkin Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile ortak basın açıklaması yapacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Yarın 11.00’de açıklayacağız. Onların ve bizim beklentilerimiz var. Türkiye’nin bu durumdan bir an önce çıkması lazım. Temel konu olarak sığınmacılar, terör, Anayasa’nın ilk 4 maddesi, 66. maddesi, yolsuzluklar var. Bütün bunlar konuşuluyor” dedi ve ekledi:

“Hangi konularda uzlaşma sağladığımızı zaten kamuoyu bilecek. Anlaşma hemen oturduk imzaladık değil. Görüşmeler devam ediyor. Ümit Bey’le üç kez yan yana geldim. Tamamen ülke çıkarları üzerine bir mutabakat sağlamaya dönük çalışma var. Onlar da biz de gidişattan rahatsızız, düzelmesini istiyoruz. Anlaşma olursa kamuoyuyla paylaşacağız.”

Kılıçdaroğlu, ilk turda yüzde 5,17 oy alan ATA İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Sinan Oğan’ın Cumhur İttifakı’na desteğini açıklaması konusunda da “Siyaseten bir kişi durduğu yeri bilmeli, bu her şeyden önce ahlaki bir şeydir. Siz cumhurbaşkanı adayı olmadan önce topluma neler vadettiniz? Şimdi ne oldu da birdenbire 180 derece görüş açısı değişti?” diye sordu ve Oğan’a oy verenler için de “Size daha önce destek verenler köleleriniz değil ki sizin peşinizden gelsin” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim kampanyası konusunda ise Kılıçdaroğlu, “Bir seçim kampanyasının iktidar partisi tarafından bu kadar kirli, yalana dayalı olmasını hiç aklımızdan geçirmedik” dedi ve ekledi: Sahte video üreten kişiye ne denir? Sahtekâr denir değil mi? Devletin Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan bir kişi nasıl sahtekârlık yapabilir. Bu kadar iftira, düzeysizlik Cumhuriyet tarihinde hiç olmadı.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Habertürk yayınına katılarak gündemi değerlendirdi. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

Yarın 11.00’de açıklayacağız. Yorum yapmak istemem. Elbette ki doğal olarak partilerle bir araya geliyoruz. Onların ve bizim beklentilerimiz var. Türkiye’nin bu durumdan bir an önce çıkması lazım. Temel konu olarak sığınmacılar, terör, Anayasa’nın ilk 4 maddesi, 66 maddesi, yolsuzluklar var. Bütün bunlar konuşuluyor.

Hangi konularda uzlaşma sağladığımızı zaten kamuoyu bilecek. Anlaşma hemen oturduk imzaladık değil. Görüşmeler devam ediyor. Ümit Bey’le, sayın genel başkanla üç kez yan yana geldim. Tamamen ülke çıkarları üzerine bir mutabakat sağlamaya dönük çalışma var. Onlar da biz de gidişten rahatsızız. Dolayısıyla düzelmesini istiyoruz. Anlaşma olursa kamuoyuyla paylaşacağız.

Oylar kişiye gitmez; idealizme gider. Sizin hedefiniz ne? Hedefe gider. Beklenti kişiye özgü değil; beklenti nelerin nasıl yapılacağını yönelik. Bunu ifade eden kişi yarın vazgeçip de başka yerde konumlanıyorsa bütün taban oraya gidecek diye bir şey yok. Bugün yapacağım diyorsunuz destek alıyorsunuz, üç gün sonra vazgeçtim diyorsunuz. Size destek verenler köleleriniz değil ki.

Onlara ‘Anayasa’nın ilk 4 maddesini değiştirecek kişilerin yanında yer almayacağım, 66. maddeyi değiştirmeyeceğim’ dediniz. Böyle bir toplum yok, olamaz da zaten. Sayın Oğan Cumhur İttifakı’nı destekleme yolunda karar aldı. Siyasette bir kişi durduğu yeri bilmeli. Siz topluma neleri vaat ettiniz? Şimdi hangi gerekçeyle vazgeçtiniz. Sade bir vatandaş olarak, hele hele oy veren vatandaş olarak bilmek isterim.

Tüm maskeler düştü. Halka farklı görünüp, sarayda farklı görünen kişi iki maske takamaz. Maskesi düşer. Sayın İnce ile görüştüm yakın zamanda. Kendisini aradım, geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Yıllar yılı bu partiye emek vermiş. Binlerce kişiye yol arkadaşlığı yapmış, grup başkan vekilliği yapmış, il başkanlığı yapmış. Partideki üyeliği benden çok eski olan arkadaşımızdır. Kendisine her zaman her yerde saygı duymak benim görevimdir. Geçmiş olsun dileklerimi ilettim, karşılıklı biraz sohbet ettik. Tedavi sonrası inşallah kısa sürede sağlığına kavuşur diye dileklerimi ifade ettim.

Doğrusunu isterseniz 1. turda sonuç alacağımızı düşünüyordum. İki taraf da beklenen sonucu alamadı. Şimdi iki lider var. Ve tek bir oy pusulasında iki kişi var. Seçimin ötesinde bu bir referandum. Siz Anayasa’nın ilk 4 maddesini değiştirmek isterseniz Erdoğan’a, buna karşı iseniz Kılıçdaroğlu’na vereceksiniz.

Kadın haklarının kısıtlanmasını istiyorsanız Erdoğan’a vereceksiniz. Yeni sığınmacılar da gelsin, sayıları 10 milyon yapacağım diyorsanız Erdoğan’a oy vereceksiniz. Hayır ben sığınmacıları en geç 2 yıl içinde göndereceğim diyorsanız Kılıçdaroğlu’na oy vereceksiniz. Ekonomide istikrarsızlık devam etsin, fakir fukara kitle olarak daha da büyüsün diyorsanız Erdoğan’a oy vereceksiniz. 2. tur seçim değil bir referandum haline gelmiştir.

(Meclis’teki çoğunluğun Millet İttifakı’nda olması) Tam tersine büyük bir yarar. Bakın ortak mutabakat metninde bütçe harcamalarının sağlıklı bir şekilde denetlenmesi için Kesin Hesap Komisyonu kuracağımızı, başkanlığını da ana muhalefet partisinden olmasını istedik. Yaptığımız bütün harcamaların hesabını parlamentoda muhalefete vereceğiz. Halkımız ‘çoğunluk burada olsun’ dedi. Eyvallah çoğunluk burada olsun. Mesele yok, her türlü denetime parlamento açık olacak. Yaptığımız açıklamalar, aldığımız kararlar. Parlamento bir denetim organı aynı zamanda.

Parlamentoyu ve AK Parti’yi rahatsız edecek kanunu niye götürelim ki? Bizim götüreceğimiz yasalar toplumun yararına olacak. Biz Türkiye’de siyaset anlayışını değiştireceğiz. Örneğin bütçe kanunu gelecek değil mi? Kaynakların nereye harcandığının hesabını parlamentoya vereceğiz. Sayıştay’ın bütün denetim raporları oraya gidecek. Sarayın bütün harcamaları gizli, kimse bilmiyor. Biz bütün bunları açacağız. Parlamentodaki 600 milletvekili bizim götüreceğimiz yasalara ‘evet, haklısınız’ diyecekler.

Anket sonuçlarına bir şey diyemem. Anketler yapılır, bizler bakar, saygı duyarız. Sonuçta benim yorum yapma şansım yok. Bir anketi alıp bütün ayrıntılarına girecek zamanım yok daha doğrusu. Emin olun eğer anketler geliyorsa kapağını bile açmadan sayın Fethi Açıkel hocaya gönderiyorum.

Toplumun en hassas ve duyarlı olduğu noktaları biliyorum. Sorunu yaşayan kitlelerle bir araya geliyor, o sorunun nasıl çözülmesi gerekeni anlatıyorum. Türkiye’de açık ve net söylüyorum, her sorunun çözümü konusunda iddialıyım. Devlette 27,5 yıl çalışmış, toplumun sorunlarını bilen, o sorunlara zamanı geldiğinde neşter atan bir kişiyim. Apartman görevlisini, sanayici, çiftçinin sorununun ayrıntılarını bilirim.

Biz hiçbir zaman seçim kampanyasını bu kadar kara ve lekeli olduğunu hiç düşünmedik. Şu aklınıza gelir miydi Allah aşkına! “Efendim sen teröristlerle berabersin.” Dün akşam TRT’de ne söyledi? Kandil’de ortak bir şeyler yapmışız. Görüntüler mi çıkmış, öyle bir şey söyledi. Sözde kampanya yapmışız. Ondan sonra gazeteci arkadaş ‘anlayamadım’ diyor. Sonra montajlı falan. Vicdanı, ahlakı, erdemi ve inancı olan herkese soruyorum; nasıl olur da beni Kandil’le… Gideceğim de ortak program, video, görseller…

“Niye iftira atıyorsun?”

Hayatımın bütün evresinde teröre karşı çıkan birisi için bu kadar ahlaksız, düzeysiz bir iş nasıl yapılabilir. Sahte video üreten kişiye ne denir? Sahtekâr denir değil mi? Devletin Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan bir kişi nasıl sahtekârlık yapılabilir. Allah’a sığınıyorum. Bu kadar iftira, düzeysizlik Cumhuriyet tarihinde hiçbir zaman olmadı. Keşke karşıma gelse de ‘yemin et’ derim, ‘Allah’a inanıyorsun yemin et’ derim. Niye iftira atıyorsun? Kandil’in anahtarı senin cebinde. Telefonlar senin cebinde. Beni suçluyorsan karşıma çıkacaksın karşıma. Kendini erkek olarak görüyorsan er olarak karşıma çıkacaksın. Nedir bu rezalet. Biz bunu hiç düşünmedik.

Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan kişinin bu kadar alçalacağını hiç düşünmedik. Eleştirebilir, saygı gösteririm. Yalan, iftira, karalamalar üzerine aşağılık bir kampanyayı hiç düşünmedim. Gerçekten Allah büyüktür. Rahmetli babam ‘oğlum sen doğru dur eğri belasını bulur’. Allah aşkına, madem montajsa, sen Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturuyorsun. Bir montajı kalkıp da nasıl gösterirsin. İnsanda biraz ahlak, erdem olmaz mı? Böyle bir rezalete nasıl izin verirsin. Sen Cumhurbaşkanısın. Ben bu ülkenin cumhurbaşkanıyım, benim önüme bunu getirmeyin, dersin. Biz bunu hiç hesaplamadık.

6 okumuzdan birisi zaten milliyetçilik. Biz zaten milliyetçi partiyiz. Bir tanesi devletçilik. Milliyetçilik vatanseverlik değil midir? Milliyetçilik 6 milyon sığınmacıya Türkiye Cumhuriyeti kapılarını açmak mıdır? ‘Hudut namustur’ kavramından vazgeçip sınırları yol geçen hanına çevirmek midir? Üreten kişinin üretmemesi için çaba harcayıp, her şeyi dışarıda getirmek midir milliyetçilik? Milliyetçilik, yurtsever dediğiniz adam Süleyman Şah türbesini kaçırmaz. Var olan sorunları nasıl çözeceğimizi anlattık. Karşımıza devletin valisi, kaymakamı, cumhurbaşkanı, bakanları, bütün televizyon kanalları, havuz medyasının bütün kanallar neredeyse bizi terörist ilan edecekler.

Kuran’da da yazar ‘aklınızı kullanın’ diyor. Teröristlerin yaptığı konuşma kimin işine yarar? Ben boşuna mı söylüyorum; Kandil’in anahtarı Erdoğan’ın cebindedir diye. Gidip görüştüklerini bilmiyor muyum? Bütün dolaplarını biliyorum.

Ekonomik krizi bir yana bırakıp beka sorunu. Beka sorunu zaten sensin. Türkiye’yi dünyada yalnızlaştırdın. Biz ‘bu memleket elden gitmesin, herkes huzur içinde yaşasın’ diyoruz. Yarın öbür gün sığınmacı sayısı 10 milyondan 30 milyona çıkacak, Türkiye çok daha büyük sıkıntıya girecek. Reyhanlı kadar Reyhanlı’da Suriyeli var. Beka sorunu budur. Bütün bunları toplumun gözünden kaçır, biz teröristlerle yan yanaymışız. Yüreği yetiyorsa, namuslu bir insansa çıkar karşıma bunları anlatır.

“Burası bir AK Parti devleti değil”

Savunma sanayini söyleyeyim. Benim ağzımdan aleyhte bir cümle duydunuz mu? Milli mesele bu. Silah üretildi de karşı mı çıktık. İHA, SİHA üretildi de karşı mı çıktık? Tank Palet Fabrikasını Katar Ordusu’na niye sattın? Buna karşı çıktık. TSK Güçlendirme Vakfı, savunma sanayinin ana aktörü. Niye karşı çıkalım? Bunlar bir partinin değil ki. Bu devletin. Devletin ürettiği silaha ‘neden silah üretiyorsunuz’ niye diyelim.

Burası parti devleti mi, Türkiye Cumhuriyeti devleti mi? Burası bir AK Parti devleti değil. Burası milli kurtuluş savaşı sonrası kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti devletidir. 85 milyon bu ülkenin onurlu vatandaşlarıdır. Silah üreteceğiz, elbette ki savunma sanayimiz güçlenecek. Türkiye’nin savunma sanayinde güçlü olması lazım. Rahmetli Ecevit, rahmetli Erbakan, rahmetli Turgut Özal’a teşekkür etmemiz lazım. Kaynak ayıran onlardır. Sanki bunlar yapıyor, başka savunma sanayi yok, biz niye karşı olalım? Hiçbir zaman karşı olmadık.

Biz lider partisi değiliz. Biz akılla mantıkla kararları alırız. Diğer taraf biat eder. Bizde öyle bir şey yok. Şu anda bizim bakan belirleme gibi düşüncemiz yok. Ama bizim mükemmel kadrolarımız var. Ekonomi kadrolarımız Cumhur İttifakı’nda yok. Merkez Bankası, BDDK, Kamu İhale Kurumu’nun başına kimlerin gelmesi gerektiğini çalışıyoruz zaten. Buralara erdemli, ahlaklı, liyakatli kişileri getireceğiz.

“Biz bunları göndereceğiz”

Türkiye Cumhuriyeti devleti Erdoğan’ın devleti değil. Ben Avrupa’nın sığınmacı deposu değilim. Kusura bakmayın diyeceğiz. Biz bunları göndereceğiz. İnsani koşullarda kendi ülkelerine gitmeleri lazım. Oturup anlaşma yapacağız. Suriye hükümetiyle bunların can ve mal güvenliklerini sağlayacağız. AB parayı verecek. ‘Ben bunu vermek istemiyorum’ derse kusura bakmasın geri kabul anlaşmasının manası yok. Bunlar Türkiye’yi devlet olmaktan çıkardılar. Sen bu geri kabul anlaşmasını niye imzaladın? Koltuğunu korumak için.

Sadece Suriyeliler değil, her yerden gelen var. Uyuşturucu baronları geliyor. Türkiye’yi uyuşturucu cennetine çevirdiler. O uyuşturucu baronlarının kökünü kazıyacağım, herkes bilsin. Her tarafa paralar dağıtıyorlar. Seçim kampanyasında devletin bütün organlarını harekete geçirdiler. Valilerin, kaymakamların neler yaptığını çok iyi biliyorum. Namuslu, düzgün kaymakam ve valiler de var. Onları da biliyorum.

Sığınmacılar konusunda Millet İttifakı’nda farklı yaklaşımlar yok. Bizim zaten ortak mutabakat metninde bu var. Sığınmacılar ve kaçakçıların kendi ülkesine gitmesini istiyoruz. Bizim askerlerimiz Suriye’de her an çatışma ile karşı karşıya kalabilirler ve her an şehit olabilirler. Bizim askerimiz orada şehit olacak buraya gelip krallar gibi yaşayacaklar. Kilis’e gittim neredeyse orada bizim esnafımız kalmamış. Ortak mutabakat metninde bu var. Sadece zaman yok. Biz 2 yıl diyoruz. Belki çok daha erken bir sürede olacak bu.

Seçmen sandığa gitmeli, oyunu kullanmalı. Türkiye’nin içinde bulunduğu acı tablonun değişmesi lazım. Pazara çıktığı zaman hayat pahalılığını görüyorsa, kendilerine montajlı videolarla yalan söyleniyorsa vicdan sorgulaması yapması lazım. Bu düzeni, yapıyı, anlayışı değiştirmesi lazım. 22 yıldır terörü bitiremedi. Oysa rahmetli Ecevit bunlara biten bir terörü devretmişti.

“2,5 milyon çok büyük rakam değil”

Nasıl bir devlet yönetimidir bu? Bizim şu anda geçen dönem milletvekilliği yapan, bu dönem yeniden seçilen arkadaşlarımız şu anda Anadolu’da her tarafta çalışıyorlar. Sorunları aktarıyorlar. 2,5 milyon çok büyük rakam değil. Bu rakam rahatlıkla kapatılacak göreceksiniz. Vatanseverlerin ortak hareket etmesi lazım.

Sığınmacıdan, hayat pahalılığından, yolsuzluklardan, liyakatsizlikten şikayet ediyorsan 22 yıldır bunu beceremeyenlerin gitmesi lazım. Demokrasi budur. Devlet soyuldu. Bu zengin devlet resmen soyuldu. Paralar yurt dışına götürüldü. Bundan şikayetçi olmayanları biliyorum. 5’li çeteler, 4-5 yerden aylık alanlar, paralarını yurt dışında dünyalıklarını yapanlar. Bunlar hayatlarından memnun. Asıl geniş kitle hayatlarından memnun değil.

“Montajlı videolarla bir toplumu zehirliyorlar”

Devletin çürüyen kolonları var. Bunların yeniden inşa edilmesi lazım. Yasama, yargı, yürütmenin olması lazım. Medyada da ciddi çürüme var. Türkiye’nin bu kamplaşmadan çıkması lazım. Kendi aramızda görüş farklılıkları kavga nedeni olmamalı. Biz iyilikte yarışmak için yola çıkıyoruz, öbür taraftan montajlı videolarla bir toplumu zehirliyorlar. Allah büyüktür, çıkıp en son kendi itiraf etmek zorunda kaldı ‘bunlar montajdır’ diye. Hangi yüzle topluma çıkacaksınız. Çıkıp topluma ben dürüst adamım, doğru adamım diyemezsiniz.

200 bine yakın sandık var. Bazı sandıklarda görevlimiz yoktu. Orada İYİ Parti’nin sandık görevlisi vardı, bizim de müşahitlerimiz vardı. Bazı yerlerde İYİ Parti’nin yoktu bizim görevlimiz vardı. Müşahit sayısının yetersiz olduğunu gördük. Bütün veriler geldi. Sadece bizim değil AK Parti’nin itirazları oldu. O nedenle bilgilerin akmasında baştan tutanaklar geldi. Yüklenmede biraz zaman aldı.

Öbür taraftan Anadolu Ajansı yüzde 57 ile açtılar. Bize büyük kentlerden bilgi akıyordu. AA öteden beri düşüncesi; önce iktidar partisinden gelen oyları verir. Sandıklara polisin gidip bilgi almak istediğini biliyorum. İki kez İçişleri Bakanlığı kendi kurduğu yapıya bilgi aktarılmasını istedi. YSK iki kez reddetti. Buna rağmen polisler sandıklardan bilgi almaya kalktı. Bir müdahaleyi de gördük, bize de aktarıldı.

“Hedef ikinci turu almak”

Siz Almanya’da seçim sonuçlarını ‘burada hile yapıldı’ diye duydunuz mu? İktidara kimse güvenmiyor. Toplumun büyük kısmı ‘bunlar oy çalacak’ diyor. Devlete duyulan saygının kaybolduğunu hepimiz görüyoruz. Bütün bilgilerin şeffaf şekilde topluma aktarılması lazım. İstanbul seçimlerinde gördük. Torbaların değiştirilmek istendiğini gördük. 200 bin sandık var.

Müşahitlerle beraber 550 bin kişiyi göndermişiz. Bu kez 1 milyon hedefimiz var. 1 milyon müşahidin sandıkta olması lazım. Bir ilde müftü şunu söyledi ‘Ben müftüyüm doğru sayım yapmak istiyorum. Sizin müşahidiniz 2, karşı taraf kalabalık, lütfen müşahit sayısını artırın’ dedi. Doğu’da, Güneydoğu’da daha büyük olaylar var. Bazı soru işaretlerimiz var ve çalışıyoruz. 1. turda nerelerde bizim zayıflığımız var. Hedef ikinci turu almak, birinci turda oyu tartışmanın bir mantığı yok.

Onursal Adıgüzel Bey kendi isteğiyle istifa etti. Gecikmeler oldu. Bilgiyi yüklemekte gecikmeler oldu. O gecikmenin yüklediği sıkıntılar ortaya çıktı. Sistem tümüyle dışarı kapatıldı. Dışarıdan yapılacak müdahaleler konusunda son derece dikkatli davranıldı. 200 bin kişiye destek olmak için orada müşahitler var. İYİ Parti, DEVA, Gelecek Partisi, Saadet Partisi’nin de müşahitleri var. Sayının belli bölgelerde yetersizliğinden kaynaklanan şikayetler geldi.

Büyük kentlerde müşahit sayısında sıkıntı çekmiyoruz. Daha çok küçük yerlere mezralarda sıkıntımız var. Örneğin Ankara’dan bir grup genç oyunu kullandıktan sonra süratli şekilde Çankırı’ya gidip müşahit olacaklar. Buna benzer uygulamamız olacak. Zaman zaman eleştiri geliyor ‘7 tane yardımcı olur mu’ neden olmasın? Devleti bir kişiye teslim ederseniz bugünkü tablo. Biz bir aradayız, sorunumuz yok. Zaten bakanlar olacak, göreceksiniz çok nitelikli insanlardan oluşacak. Biz hangi kararları alacağımızı ve nasıl yöneteceğimizi ortak mutabakat metninde yazdık ve açıkladık. Cumhur İttifakı’nda var mı böyle bir şey? Kimse sormuyor bunu.

Babala TV’nin yaptığı programın benzerini Kars’ta, İstanbul’da gençlerle yaptım. Bu toplantılar medyaya kapalıydı. Kanaat önderleriyle yaptım. Onlar istedikleri soruyu soruyorlardı. Katılırsınız veya katılmazsınız benim düşüncelerimi bilmeniz lazım dedim. Babala TV’ye kendi isteğimle katıldım. Aklınıza gelen her soruyu rahatlıkla sorabilirsiniz dedim. Şundan emin olmanızı isterim; anlatacağım her şeyi büyük samimiyetle söyleyeceğim. Siz siyasetçiye güveneceksiniz, en azından bana, ben de size güveneceğim beraber yol yürüyeceğiz dedim. 7 saatlik program oldu. Programa katılmaktan memnunum. Gençlerin sorularından da memnunum.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Sahtekarlık Yapandan Cumhurbaşkanı Olmaz

Hatay’da konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, “Siyaset ahlak işidir. Ahlaklı insanların siyaset yapması lazım. Rakibini eleştirebilirsin. Siyaset rakibine iftira atmak, kumpas kurmak değildir. Allah bizi kumpasçılardan, sahtekarlık yapanlardan korusun. Sahtekarlık yapandan cumhurbaşkanı olmaz.” dedi.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, “Daha düne kadar bizim terör örgütleriyle işbirliği yaptığımızı söylediler. Buna dair sahte videolar hazırladılar. Daha dün televizyonda montajlı görüntüler kullandıklarını itiraf ettiler.

Rakibimiz olabilir, eleştiriyi yaparız ama kumpas kurmayız. Olmayan olayları olmuş gibi gösterip böyle sunmayız. Biz ahlaklı ve erdemli insanlarız. Ahlaklı ve erdemli olmayanların en tepede olması kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Hatay’da Millet Buluşmasında yaptığı konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’deki sığınmacılarla ilgili olarak “En geç iki yıl içinde herkesi kendi ülkelerine göndereceğiz. Bu konuda Millet İttifakı olarak anlaştık, ortak mutabakat metnindeki ilkelere uyacağız ve bunları kendi ülkelerine iade edeceğiz” dedi.

Kılıçdaroğlu, “Geri kabul anlaşması yaptılar, Türkiye’yi sığınmacı deposu haline geldiler, Türkiye’yi buradan çıkaracağız… Türkiye, bölgede barışın, dostluğun güvencesi olacak” diye devam etti.

“Terör nereden gelirse gelsin, hepimizin ortak mücadele etmesi lazım” diyen Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mitinglerinde kullandığı “montajlı video” için de şu ifadeleri kullandı:

“Beni derinden üzen konu şu: Siyaset ahlak işidir. Ahlaklı insanların siyaset yapması lazım. Rakibini eleştirebilirsin. Siyaset rakibine iftira atmak, kumpas kurmak değildir. Allah bizi kumpasçılardan, sahtekarlık yapanlardan korusun. Sahtekarlık yapandan cumhurbaşkanı olmaz.”

Daha düne kadar bizim terör örgütleriyle işbirliği yaptığımızı söylediler. Buna dair sahte videolar hazırladılar. Daha dün televizyonda montajlı görüntüler kullandıklarını itiraf ettiler.”

Rakibimiz olabilir, eleştiriyi yaparız ama kumpas kurmayız. Olmayan olayları olmuş gibi gösterip böyle sunmayız. Biz ahlaklı ve erdemli insanlarız. Ahlaklı ve erdemli olmayanların en tepede olması kabul edilemez.”

Kemal Kılıçdaroğlu, Pazar günü yapılacak seçimlerde oy kullanma çağrısını yineledi ve “Vatanseverlik oy kullanmaktır, vatanseverlik adalet ve ahlak isteyenleri iktidara taşımaktır” dedi.

Kılıçdaroğlu: Bu bir referandumdur

Kılıçdaroğlu, sosyal medya paylaştığı bir videoda seçmenleri oy kullanmaya çağırdı.

Kılıçdaroğlu, “Sen beni sevsen de sevmesen de kabulüm. Ekonomi için karar ver. Bunlar gelirse dolar 30 liraya çıkacak. O oyu benim için değil kendin için vereceksin. Vatanını seven sandığa gelsin.” dedi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu İle Özdağ İkinci Tur İçin Anlaştı

Zafer Partisi, Genel Başkan Ümit Özdağ, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada,  “Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile akşam saatlerinde bir araya gelerek, mutabakat metni üzerinde çalıştık” dedi.

Haber Merkezi / Özdağ, Kılıçdaroğlu ile yarın saat 11.00’de partisinin genel merkezinde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna ilişkin ortak basın açıklaması yapacağını da duyurdu.

Ortak açıklama yapılacak olması iki liderin Kılıçdaroğlu’nun adaylığını desteklemek konusunda protokolde anlaştığı şeklinde yorumlandı.

Öte yandan Sözcü TV’den İsmail Saymaz, sosyal medya hesabından Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Zafer Partisi’nin seçimin ikinci turunda Kılıçdaroğlu’nu desteklemesi konusunda anlaştığını öne sürdü.

Ümit Özdağ’ın koşulları

Ümit Özdağ, Salı günü düzenlediği basın toplantısında, “Oldukça ciddi bir mesafe kaydetmekle birlikte henüz sonuçlanmadığı için bugün akşam CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’yla Hatay dönüşü bir toplantı daha yapacağız” demişti.

Salı öğlen düzenlediği basın toplantısında habercilerin Kılıçdaroğlu ile henüz mutabakata ulaştırmadığı konulara ilişkin habercilerin soruları ve Özdağ’ın yanıtları şöyle olmuştu:

Mültecilerin geri gönderilmesine ilişkin Kılıçdaroğlu’nun “İki yıl içinde göndereceğiz” sözlerine göndermede bulunan habercilere Özdağ, mültecilerin “Gönüllü değil, gerekirse zorla bir sene içerisinde, uluslararası hukuka uygun olarak,” ülkelerine tehcir edileceklerini söylemişti.

Kılıçdaroğlu’nun kayyım uygulamasına son verileceğine ilşkin vaatleri konusunda da Özdağ “Türkiye’nin güvenliği açısından, terörle mücadelede Türk devletinin hukukunun içerisinde terörle ilintili yerel yöneticilerin yerine devlet görevlilerinin kayyum olarak atanması imkânının her zaman olması gerektiğini düşünüyoruz.” demişti.

Özdağ konuşmasını bitiriken de “Başka detaylar da var, üzerlerinde konuşuyoruz. Türk halkına şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Zafer Partisi’nin olduğu yerde terörle mücadele ve Türkiye’nin güvenliği güven altındadır, bundan emin olabilirsiniz.” demişti.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun vaatleri

Kılıçdaroğlu Ümit Özdağ’ın direttiği kayyım uygulaması konusunda en son HDP eş genel başkanlarıyla TBMM’de yaptığı görüşmenin ardından “Kayy[ı]m uygulamasını doğru bulmadığımızı ifade ettik. Halkın iradesini ipotek altına alırsanız bu doğru bir uygulama değildir.” demişti.

Kılıçdaroğlu daha yakın tarihlerdeki değinmelerinin yanı sıra geçtiğimiz yıl açıkladığı Suriyeliler’in ülkelerine dönüşü planı kapsamında “Suriyeliler’in kendi ülkelerine dönmeleri için can ve mal güvenliklerini sağlaması ile ilgili oturacağız, bir sözleşme yapacağız. Bu sözleşme Suriye ve Türkiye arasında değil, aynı zamanda Birleşmiş Milletler’in de devreye girmesini isteyeceğiz.” demiş, devamında şunları dile getirmişti:

“[…] Can ve mal güvenliği için de bizim oturup bir protokol yapmamız lazım […] Suriye yönetimiyle […] Bunlar kendi ülkelerine geldiğinde, evlerine yerleştiklerinde bunlara herhangi bir siyasal müdahale ve baskı olmayacak, bu güvenliğini de alacağız.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a Sert Tepki: Montajcı Sahtekar

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın TRT yayınında kendisiyle ilgili söylediği “Kılıçdaroğlu’nun Kandil’dekilerle video çekimleri var. Bunları yayınladılar. ‘Haydi, haydi’ türü. Ama montaj ama şu ama bu…” sözlerini paylaşıp “Montajcı sahtekar” yorumu yaptı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TRT yayınında kendisiyle ilgili söylediği “Kılıçdaroğlu’nun Kandil’dekilerle video çekimleri var. Bunları yayınladılar. ‘Haydi, haydi’ türü. Ama montaj ama şu ama bu…” sözlerini paylaşıp “Montajcı sahtekar” dedi.

Kılıçdaroğlu, açıklamasının devamında, “Ben iftiraya uğramaktan yoruldum, bu bana iftira atmaktan yorulmadı. Sen kimin temiz olduğunu, kimin kirli olduğunu herkese göster ya Rabbi. Amin!” ifadelerini kullandı.

İkinci turda Erdoğan’ı destekleyeceğini açıklayan Sinan Oğan’ın ilk tur öncesi sarf ettiği “Cehennemin kapısını kapatmak” ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin ise şunları söyledi:

“İkinci turda kimseyi manipüle edemeyecekler. Tüm maskeler düştü, her şey gün gibi ortada. Gençler, kendilerini sahte muhalifle manipüle eden Erdoğan’ın hesabını kesecek. Cehennemin kapılarını kimin kapayacağı da artık netleşmiştir. Seçim sıfırdan başlamıştır. Haydi Sandığa!”

Erdoğan ne demişti?

CHP Genel Başkanı sırtını PKK terör örgütüne dayamıştır. Kılıçdaroğlu’nun Kandil’dekilerle video çekimleri var. Bunları yayınladılar. ‘Haydi, haydi’ türü. Ama montaj ama şu ama bu. PKK’lılar videolarla bunlara destek verdi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Dikkat Çeken “Sinan Oğan” Paylaşımı

Sinan Oğan’ın Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleme kararına göndermede bulunan bir mesaj paylaşan Kemal Kılıçdaroğlu, “Kimin bu güzel vatandan kimin bu güzel vatanı satandan yana olduğu belli” dedi.

Haber Merkezi / Seçimin bir referandum olduğuna yönelik söylemini tekrarlayan Kılıçdaroğlu, “Artık kimse kimseyi kandıramayacak. Sandığa gelmeyen 8 milyon vatandaşımızı ve tüm gençlerimizi sandığa çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Ata İttifakı’nın adayı Sinan Oğan’ın seçimlerin ikinci turunda Erdoğan’ı destekleyeceğini açıklamasının ardından sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı.

Kılıçdaroğlu, paylaşımında, “Kimin bu güzel vatandan kimin bu güzel vatanı satandan yana olduğu belli” ifadelerini kullandı.

Paylaşımında, “Biz bu ülkeyi terörden ve mültecilerden kurtarmaya geliyoruz” diye yazan Kılıçdaroğlu, seçimin bir referandum olduğuna yönelik söylemini tekrarladı:

“Artık kimse kimseyi kandıramayacak. Sandığa gelmeyen 8 milyon vatandaşımızı ve tüm gençlerimizi sandığa çağırıyorum.”

“Oğan’ın açıklaması sadece kendi politik tercihidir”

Öte yandan, Oğan’ın Erdoğan’ı destekleyeceğini açıklamasının ardından, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, bu kararın kendi partisini temsil etmediğini belirtti.

Özdağ, sosyal medya hesabı üzerinden “Sayın Sinan Oğan’ın açıklaması sadece kendi politik tercihidir. Bu açıklama Zafer Partisi’ni temsil etmemekte ve bağlamamaktadır. Zafer Partisi adına açıklama yarın saat 11.00’de benim tarafımdan yapılacaktır” şeklinde bir paylaşım yaptı.

Sinan Oğan’ın destek açıklaması

Sinan Oğan, seçimin ikinci turunda Erdoğan’ı destekleyeceğini açıkladı.

Oğan’ın konuşmasında “terörle mücadele” ve “sığınmacıların ülkelerine gönderilmesi” önemli bir yer kapladı. Oğan, kararı Atatürkçü ve milliyetçi ilkeler çerçevesinde hiçbir beklenti içerisinde olmadan aldıklarını duyurdu.

Paylaşın

28 Mayıs Seçimi: Adalet Partisi’nden Kılıçdaroğlu’na Destek

ATA İttifakı bileşenlerinden Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz, Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerinde Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini belirterek, “Keşke Yunan kazansaydı diyenlerin tabutuna omuz verenlere bu ülkeyi teslim etmeyeceğiz” dedi.

Vecdet Öz, açıklamasının devamında, “Bu Atatürk’ün kurmuş olduğu laik cumhuriyet düzeniyle, kurulmaya çalışılan siyasal İslam rejimi arasındaki kavgadır” ifadelerini kullandı. Öz, ittifakın Cumhuriyetçi, Atatürkçü, Atatürk çizgisinde Türk milliyetçisi bir hareket olduğunu söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, ATA İttifakı bileşenlerinden Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz’ü ziyaret etti.

Vecdet Öz, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tur oylamasında Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini açıkladı.

“Demokrasinin devam etmesi için, demokrasinin önünün kesilmemesi için bizler kararımızı verdik. Toplantımızın sonunda sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na destek kararı çıktı. Bu karar, oy birliğiyle çıkmıştır” diyen Öz, “Bu ülkede keşke Yunan kazansaydı diyenlerin tabutuna omuz verenlere bu ülkeyi teslim etmeyeceğiz. Bu Atatürk’ün kurmuş olduğu laik cumhuriyet düzeniyle, kurulmaya çalışılan siyasal İslam rejimi arasındaki kavgadır” ifadelerini kullandı.

ATA İttifakı’nın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda görevini yaptığını söyleyen Öz, ittifakın Cumhuriyetçi, Atatürkçü, Atatürk çizgisinde Türk milliyetçisi bir hareket olduğunu söyledi.

“Amacımız, Türkiye’nin Atatürk çizgisinde cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkarak, Kurutuluş Savaşı’nın yapılma sebeplerine uygun bir nizamın tekrar tesis edilmesiydi. Cumhuriyetin yıpranan değerlerini tekrar tesis etmekti” diyen Öz, “Sonuna kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin payidar kalması için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu da vatandaşları 28 Mayıs’ta oy kullanmaya davet ederek “Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlar, hepimizin malumu. Bir var olma veya yok olma mücadelesi veriyoruz. Türkiye aydınlığa veya karanlığa sürüklenecek. Hepimizin sorumluluğu var. Hepimiz bu sorumluluk içinde hareket etmeliyiz. Türkiye’yi aydınlığa çıkarmalıyız. Kavgadan, çekişmeden, kamplaşmadan ayrılan bir Türkiye, kucaklaşan bir Türkiye, birbirine saygı duyan bir Türkiye… Hepimizin temel hedefi bu. Artık bu bir seçim olmasının ötesinde bu bir referanduma dönüşmüştür” dedi.

Vecdet Öz, sosyal medya hesabından iki gün önce yaptığı açıklamada partisinin Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısından Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı çıktığını ancak partinin resmi kararının Kılıçdaroğlu’nun yapacağı ziyaret sonrasında kamuoyuna açıklanacağını belirtmişti.

Vecdet Öz, Sinan Oğan’ın Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklemesinin ardından “Herkes kendine yakışanı yaptı” ifadesinin yer aldığı bir paylaşım yaptı.

Paylaşın

Al-Jazeera’dan Beş Maddelik “Kılıçdaroğlu” Yorumu

Uluslararası basın, 28 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçine ilişkin yorumlara yer vermeye devam ediyor. Son olarak Katar merkezli Al-Jazeera, dikkat çekici bir haber yayınladı.

Al-Jazeera, “İkinci turda Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ı 5 yolla yenmeye çalışacak” diyerek seçimlere dair açıklamalarda bulundu.

Haberde, “Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ı beş yolla yenmeye çalışacak” başlığı kullanılırken, “Muhalefetin adayı 28 Mayıs’taki ikini tur seçiminde tonunu sertleştirdi.

Kılıçdaroğlu, çok daha sert bir tutum sergiliyor fakat bu yeterli olacak mı? Eski bürokratın rakibini koltuğundan etmek için 5 seçim stratejisi” denildi.

İşte Al-Jazeera’nın Kılıçdaroğlu için sunduğu 5 yol:

1- Mülteci karşıtı duruşu sertleştirmek

Haberde, “Kılıçdaroğlu’nun kampanyası her zaman Suriyeli mültecileri ülkelerine göndermek üzerineydi fakat 15 Mayıs’tan sonra milliyetçileri çekmek için tonunu sertleştirdi” denildi.

Katar merkezli medya kuruluşunun internet sitesinde yayınlanan haberde, “Seçimden önce Suriyelileri 2 yıl içerisinde göndereceğini açıkladı. Avrupa Birliği’nden Suriyeliler için ev, okul ve hastane gibi yapılar için fon alınması için uğraşacağını söylemişti. 15 Mayıs’tan sonra mülteci konusunda hükümeti suçlamaya başladı” yorumu yapıldı.

2- İmajını değiştirdi

Kılıçdaroğlu’nun daha sakin bir tutum sergileyerek Erdoğan’ın karşısına çıktığını fakat ikinci tur ile birlikte “dede” imajından sıyrılıp daha sert bir duruş sergilediği kaydedildi. Haberde, “Kılıçdaroğlu özellikle Suriyeli mülteciler konusu olmak üzere daha sert bir lider olarak kendini konumlandırdı. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ı teröristlerle görüşmekle suçladı” hatırlatmasını yaptı.

3- İmamoğlu’nu kampanyasında kullandı

Al-Jazeera, “Erdoğan’ın bariz bir rakibiyle kampanyayı yürüttü. Yerle medya etkili belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Kılıçdaroğlu’nun ikinci tur kampanyasını yürüttüğünü aktardı. Birçokları İmamoğlu’nu Erdoğan’ın karşısında aday görmek istiyordu” yorumun yaptı.

4- Oylara sahip çıkacak

Haberde, “İlk turun ardından Türkiye’deki muhalefet partileri binlerce usulsüzlük için şikayette bulundu” hatırlatması yapılırken, ikinci tur için CHP’nin her oyun peşine düşeceğini duyurduğu da belirtildi.

5- Seçmen tabanını canlandıracak

15 Mayıs’tan sonra Kılıçdaroğlu’nun seçmenlerini canlandırmak için açıklamalarda bulunduğuna vurgu yapılırken, “Kılıçdaroğlu, farklı grupları bir araya getirdi. Milliyetçi, liberal, muhafazakar ve laikler bir araya geldi” denildi.

Paylaşın