Muhalefet Yerel Yönetimler İçin De Ortak Çalışacak

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi, güçlendirilmiş parlamenter sistem için ortaya koyduğu çalışmanın bir benzerinin önümüzdeki dönemde yerel yönetimler için de yapmayı planlanıyor.

Güçlendirilmiş parlamenter sistem için altı muhalefet partisinin ekim ayı başında başlattığı çalışma aralık ayının ortasında tamamlanmıştı. Ortaya konulan çalışmayı parti genel başkanlarının bir araya gelerek bu ay içinde kamuoyuyla paylaşması bekleniyor.

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisinden temsilcilerin oluşturduğu komisyon yasama, yürütme, yargı, kamu yönetimi ve demokratik sistemin temel esasları ana başlıklarında parlamenter sistemin nasıl şekilleneceğini belirlemişti.

DW Türkçe’den Gülsen Solaker’in haberine göre; bu çalışmanın bir benzerinin şimdi yerel yönetimler için yapılması planlanıyor. Partiler arasında bu çalışma için görüş alışverişinin başladığı, ancak gerek TBMM’nin yaptığı bir haftalık tatil gerekse Covid vakalarının artması nedeniyle çalışmalara başlanamadığı belirtiliyor.

Kılıçdaroğlu Şubat ayına işaret etmişti  

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında altı partinin liderinin ortak kararıyla güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmalarında bir metnin ortaya çıktığını belirterek, “Her bir genel başkan bu çalışmaları gördü ve anlaşma sağlandı. Altı lider güçlendirilmiş parlamenter sistemin açıklamasını yapacak” diyerek, Şubat ayını işaret etmişti.

Bir yetkili, güçlendirilmiş parlamenter sistem için yapılan bu çalışmanın başarılı geçtiğini belirterek, bunu şimdi yerel yönetimler için yapmak istediklerini belirtti. Aynı yetkili, iktidarın muhalefetin elindeki yerel yönetimler üzerindeki baskısını artırdığını hatırlatarak, bunun için altı partinin ortak bir çalışma yürütebileceğini kaydetti.

CHP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un bu amaçla İYİ Parti ile bir ön görüşme yaptığı ve önümüzdeki günlerde diğer partilerle de temasa geçileceği ifade ediliyor.

Yerel seçimlerde İstanbul ve Ankara gibi bazı büyükşehir belediyelerinin el değiştirmesinin ardından muhalefet iktidarı yerel yönetimlerin proje ve icraatlarını engellemeye çalışmakla suçlamıştı.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener’den İflas Uyarısı

Sanayi tesislerindeki gaz sorununa ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirmede bulunan İYİ Parti Lideri Akşener, “Liyakatsizlik hem faturaları yükseltip milletimizi enflasyona mahkum ediyor hem de sanayiciyi iflasa sürüklüyor” dedi.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, sanayi tesislerindeki gaz sorununa ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Meral Akşener, “BOTAŞ hâlen sanayi tesislerine tam olarak gaz ulaştıramadı. Bu liyakatsizlik; hem faturaları yükseltip milletimizi enflasyona mahkum ediyor hem de sanayiciyi iflasa sürüklüyor. Madem yönetemiyorsunuz; getirin sandığı, biz gelelim, memleketi hakkıyla yönetelim” dedi.

Öte yandan CHP Ekonomi Masası, Ankara’daki Anadolu Organize Sanayi Bölgesi’ni (OSB) ziyaret ederek, elektrik ve doğalgaz kesintileri nedeniyle yaşanan sorunları dinledi.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Şimdi öğreniyoruz ki Tuz Gölü’ndeki depolarda 3-5 günlük gaz kalmış ve maalesef önümüzdeki kış çok sert geçecek” dedi.

Şimdi öğreniyoruz ki Tuz Gölü’ndeki depolarda 3-5 günlük gaz kalmış ve maalesef önümüzdeki kış çok sert geçecek. 20 yıldır Türkiye’yi yönetenler kendilerine saraylar yapabildiler ama Türkiye’nin depolama kapasitesine yeterli yatırımı yapamadılar.”

Öztrak, doğal gaz krizinin nedenin İran olmadığını savunarak, “İran’ın milli gaz şirketi, ‘Biz gazı verdik, kesintinin nedeni Türkiye tarafındaki doğal gaz basınç gaz yükseltme istasyonundaki sorundur’ demiştir” dedi. Türkiye’nin doğal gaz kontratlarını zamanında yenilemediğini belirten Öztrak, “Şimdi Azerbaycan’dan, Rusya’dan, yüksek fiyatlardan gaz almak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Meral Akşener’in Sağlık Durumuna İlişkin Açıklama

Yeni tip koronavirüse (Kovid 19) yakalandığı duyurulan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in sağlık durumunun çok iyi olduğu, mevcut durumun rutin prosedürlerden kaynaklandığı açıklandı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, koronavirüse yakalanan İYİ Parti lideri Meral Akşener’in sağlık durumuyla ilgili açıklamada bulundu.

TBMM’de düzenlediği basın toplantısında konuşan İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, “Sağlık durumunun çok iyi olduğunu, mevcut durumun rutin prosedürlerden kaynaklandığını ve en yakın zamanda aramızda olacaklarının müjdesini de aziz milletimizle paylaşıyorum” açıklamasında bulundu.

Ne olmuştu?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, korona virüsüne (Covid-19) yakalandığını duyurmuştu.

Twitter hesabından açıklama yapan Meral Akşener, eşi Tuncer Akşener’le 1 hafta boyunca karantinada olacaklarını belirtti.

Akşener, “Yaptırdığım Kovid testim pozitif çıktı. Eşimle birlikte bir hafta boyunca karantinada olacağız. Çok şükür ikimiz de iyiyiz, kimse merak etmesin. Karantina sonrasında milletimizle buluşmaya kaldığımız yerden devam” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Siyasette ‘Diyarbakır’ Tartışması: İYİ Parti’den Sert Eleştiri

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Demokrasinin yolu Diyarbakır’dan geçer” sözü siyasette yeni bir tartışma başlattı. Halkların Demokrasi Partisi’nin (HDP) “Olumlu, ancak yetersiz” ifadeleriyle değerlendirdiği açıklamaya İYİ Parti’den sert eleştiri geldi.

DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün haberine göre; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ı ziyaretinde dile getirdiği “Bu ülkeye demokrasi gelecekse, bunun yolu Diyarbakır’dan geçer” ifadeleri siyasetin yeni tartışma konusu oldu. HDP’li Meral Danış Beştaş, açıklamayı olumlu bulduğunu ancak yetersiz karşıladığını ifade etti. İYİ Parti’li Yavuz Ağıralioğlu ise Kılıçdaroğlu’nu “Bin 212 evladımızı şehit verdik” sözleriyle eleştirdi.

Ağıralioğlu: Her problemin çözüm mercii Ankara’dır

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu, “Diyarbakır fantezilerinden başlayan ifadelerden bin 212 evladımızı şehit verdik. Demokrasinin yolu TBMM’den geçer” dedi. Kılıçdaroğlu’nun ifadelerini “Erdoğan’dan aşina olduğumuz ifadeler” sözleriyle değerlendiren Ağıralioğlu, “Buna mukabil başlayan çözüm süreci, müteakip ödediğimiz büyük bedeller bizim için ders olmalı.  Her problemin çözüm mercii Ankara’dır” diye konuştu.

“Memlekete demokrasi gelecekse, 81 vilayetimize hukuk gelecekse, kalkınmış müreffeh bir ülke olacaksak, bunun yolu sadece ve sadece TBMM’den geçer” ifadesini kullanan Ağıralioğlu, şöyle devam etti: “Memleketin çözüm mercii Meclis’tir. İradesi, kanunu, kuralı kayıt altında, demokrasisi taçlanmış, güçlü bir müreffeh bir ülke istiyorsak, bunu 84 milyonu bir araya getirecek bir hukukla yapacağız. Bunu merkezi mercii Ankara’dır, başkenttir, TBMM’dir. Bunun dışında her yelteniş daha önce defalarca denenmiş bedeli çok ağır ödenmiş işlerdir.”

Beştaş: Kürt halkı sözünün gereğini yerine getirilmesini bekler

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, açıklamayı olumsuz değerlendirmediğini ancak yetersiz bulduğunu söyledi. Beştaş, şunları söyledi:

“Mesut Yılmaz’ın da AB’nin yolu Diyarbakır’dan geçer diye bir sözü vardı. Çiller döneminden beri Kürt meselesinin çözümüne dair farklı metaforlarla bu tip açıklamaları çok duyduk. Artık bu sözlerin uygulanması zamanı. Kürt halkı bu şekilde mesajlarla bu sorunun çözülemeyeceğini çözülemediğini on yıllardır deneyimliyor.”

Kılıçdaroğlu’nun Diyarbakır’dan kastının Kürt meselesinin çözümünün olduğuna dikkat çeken Beştaş, “Yani Kürt halkı, Kılıçdaroğlu’ndan bu sözünün gereğini yerine getirilmesini bekler. Bu sözde kalan iyi niyet beyanı olmamalı” dedi.

Açıklamayı yadsımadığını ancak yetersiz bulduğunu ifade eden Beştaş, “Evet doğrudur demokrasinin yolu Diyarbakır’dan Türkiye’nin tamamının demokratikleşmesinin yolu Kürt meselesinin çözümünden geçiyor. Bunu Kılıçdaroğlu’na atfen söylemiyorum ama Kürtler, sadece seçim zamanlarında oy olarak görülmekten, ‘bizim kardeşimiz’ söylemlerinden illallah etmiş durumdalar. Bu konuda eşit, özgür ve yurttaş olarak herkes gibi bu ülkenin yurttaşı olarak ortak vatanda yaşamak istiyorlar. Biz tam da bunun mücadelesini veriyoruz” ifadesini kullandı.

Beştaş, “Kılıçdaroğlu’ndan, sözünün gereğini yerine getirmesi için beklentiniz tam olarak nedir?” sorusu üzerine şu yanıtı verdi: “Önümüzde Semra Güzel fezlekesi var. CHP, fezlekeye ‘evet diyeceğiz’ diyor. Bu, Diyarbakır’da çok büyük kırılma yapıyor. İktidar olmadan da atılacak adımlar vardır. Daha dün Millet İttifakı’nın ortağının genel sekreteri ‘HDP kapatılmalıdır’ dedi. İYİ Parti, MHP’den koptu doğru. Ama MHP’nin başka şekliyle karşı karşıyayız. CHP’nin bu konuda kendi ortağına söz söylemesi gerekir.”

Üstün: Demokrasi eksikliği bir çok alanda

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün ise, Türkiye’de bir demokrasi eksikliği yaşandığını belirterek, “Ama bu demokrasi eksikliği bir çok alanda kendini gösteriyor. Seküler kesim de, muhafazakar kesim de, Alevi kesim de sorun yaşıyor. Yıllardan beri can yakıcı bir sorun olan Kürt meselesi de bir demokrasi eksikliğinin tezahürü olarak ortaya çıkıyor” dedi. Üstün, “Elbette ki bu söylem, bir açıdan bakıldığında doğru ama sadece demokrasi eksikliğinin tamamını tarif etmiyor. Zaten muhtemelen kastı, tamamını tarif etmek olmamış olabilir” ifadesini kullandı.

Hedeflerinin tüm kesimlerin maruz kaldığı demokratik hak taleplerinin yerine getirilmesi olması gerektiğini dile getiren Üstün, şöyle devam etti: “Amacımız, bu demokrasi açığını kapatmak olmalıdır. Meseleye biraz bu açıdan bakıyorum. Son zamanlarda zaten Sayın Kılıçdaroğlu, helalleşmek gibi sözlerle de aslında herkesin herkesle helalleşeceği bir ortamdan durumdan bahsediyor. Tek bir yere atıfta bulunduğunu tahmin etmiyorum. Demokrasinin demokratik hakların Kürt meselesi üzerinden açığını dile getirmek istemiş olabilir. Demokrasi açığı sadece bir yerde yok. Maalesef her alanda bu açık son yıllarda derinleşerek artmıştır.”

Kaya: Kürtleri memnun edecek, Türkleri rahatsız etmeyecek çözüm

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya da, bölge halkının yaşadığı sorunlara temel hak ve hürriyetler çerçevesinde bakılması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu: “Özellikle toplumsal birlik ve kardeşlikle alakalı, terörün sona erdirilmesiyle alakalı, Kürt meselesine demokratik çözümle alakalı değişik dönemlerde bazı çalışmalar yapıldı. Belli konularda sonuç alındı, belli konularda sonuç alınamayıp tekrar eski politikalara dönüldü. Her iktidara talip her siyasi parti ve lider mutlaka bu konunun demokrasi çerçevesinde çözülmesinin önemli olduğuna inanır.”

“Geçmişte de zaman zaman bazı siyasilerin Kürt meselesi ile ilgili samimi mesajları olduğunu” ifade eden Kaya, “Dilerim ve umut ederim ki bu kez, bu manada bir fırsat oluşacaksa Türkiye’de bu meselenin artık Kürtleri memnun edecek, Türkleri de rahatsız etmeyecek ortak bir uzlaşıyla ortadan kalkacağı bir sürece hep beraber girmiş oluruz” dedi.

Yeneroğlu: Kılıçdaroğlu’nun cümlesi çok önemli

“Kürt meselesi, Türkiye’nin neredeyse kuruluşundan beri en can yakıcı sorunlarından birisidir” diyen DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu da, “Demokrasimizi geliştirecek pek çok düzenleme de maalesef Kürt meselesi nedeniyle çözümsüzlüğe hapsedilmiştir. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bugün sarf ettiği cümle de bu açıdan çok önemlidir diye düşünüyorum” ifadesini kullandı.

Yeneroğlu, “Diyarbakır sadece Diyarbakır değil; Kürt meselesi de sadece Kürtlerin meselesi değildir. Bu coğrafyada yaşayan herkesin, hepimizin sorunudur” dedi. Demokratik devletin tüm vatandaşların eşit haklara sahip olduğu devlet olduğunun altını çizen Yeneroğlu, şunları söyledi: “Dolayısıyla gerçek anlamda demokratikleşme ancak eşit vatandaşlık ilkesinin uygulanmasıyla sağlanacaktır. Etnik ayrımcılığın olmadığı, her fikrin hukuk devleti güvencesinde ifade edilebildiği bir ülkede demokratikleşmemizi ilerletmemiz mümkün olacak. Buna yürekten inanıyorum.”

Paylaşın

GP Lideri Ahmet Davutoğlu Üçlü Zirveyi Anlattı

Gelecek Partisi (GP) Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’le yaptığı görüşme hakkında açıklamalarda bulundu. 

Halk TV’den İsmail Saymaz’a konuşan Ahmet Davutoğlu “Millet ittifakına katılıyor musunuz?” sorusuna “Konuşacağımız konuları birlikte değerlendirmemizde fayda olacağını düşünerek dün birlikte oturduk. 3 saati aşan güzel bir görüşme oldu. Salı günü Sayın Ali Babacan ile görüşeceğim. Temel Bey Covid olduğu için çıkar çıkmaz da onunla görüşeceğim” yanıtını verdi.

“Seçim ittifakı değil, vizyon ittifakı”

İttifakların Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistem ile oluştuğu hatırlatan Davutoğlu, “Türkiye’de ittifaklar, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin getirdiği konjonktürde doğdu ve o konjonktürde gelişti. Şimdi yapmaya çalıştığım açıkçası sadece seçimle ilgili bir ittifak veya bir işbirliği değil. Daha kalıcı, vizyoner bir işbirliği. Seçim ittifakı değil, vizyon ittifakı” diye konuştu.

Saymaz’ın “Ne farkı var?” sorusunu yönettiği Ahmet Davutoğlu, “Şöyle bir farkı var, seçimle kazanırsınız ve biter. Nitekim 24 Haziran seçimleri sonrası Sayın Karamollaoğlu ayrıldı ittifaktan. Sanki Millet İttifakı 4 parti gibi göründü” ifadelerini kullandı.

“Millet İttifakı’nı yeniden kurmak mı lazım?” sorusu üzerine “Onu konuşuyoruz. Alternatifleri dün akşam konuştuk” diyen Davutoğlu şöyle devam etti:

“Bir de kimsenin dışlanmadığı bir siyasi iklim oluşturmak. Bu var olan bir yapıya hemen eklemek gibi değil. Genç kitlelerin hepsinin ‘Burada biz de varız’ şeyini doğuracak ve AKP ve MHP’nin kutuplaştırıcı dilinin etkisini yok edecek bir ittifak kurmak lazım. Temel ilkeler üzerinde inşa edilebilecek politikalar, seçim sürecine giderken takip edilecek yön ve yöntem, seçimden sonra takip edilecek yol ve yöntem. Açıkçası aslında, bir gün bir seçim kararıyla uyanıp bu konuların o gün tartışılmasını doğru bulmuyorum. Çünkü o gün geldiğinde yine biz pratik konuları konuşuyor olacağız. Kim aday olacak, milletvekilliğinde nasıl işbirliği yapılacak? Bunlar önemli ama nihayetinde bu işbirliğinin siyasi bir hedefi olması lazım. O siyasi hedefini seçim ufukta gözükmeden önceden konuşmak gerekli.”

Akşener ve Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmede hangi konularda uzlaşı sağladığı sorulan Davutoğlu, “Ben bazı çerçeve görüşler getirdim. Önce öyle anlaşmıştık zaten, düşüncelerimizi getirelim diye. Şu ana kadar çok iyi bir güven ilişkisi var. Dün gördüğüm hava güven unsuru pekişiyor. Psikolojik altyapıyı kuruyoruz bir anlamda. Benim de arkadaşlara dün ifade ettiğim gelin bunun içini dolduralım” dedi.

“Cumhurbaşkanlığı dahil hepsini konuşacağız”

Haziran ya da Ekim ayında seçim olasılığını yüksek gördüğünü dile getiren Ahmet Davutoğlu, “Şimdi biz Mart ayında Devlet Bahçeli’nin kafasına esip de erken seçim dediğinde bu konuları oturup konuşacağız. Cumhurbaşkanlığı dahil hepsini konuşacağız. Niye şimdiden konuşmuyoruz? Niye topluma güven hissi vermeyelim? Dünden beri tebrik alıyorum. Her kesimden ‘Çok iyi yapıyorsunuz’ diye mesajlar. Bu güvenin uyanması lazım” şeklinde konuştu.

“Millet İttifakı yeni katılımlarla büyüyecek mi yoksa kendini tamamlayacak yeni bir üst ittifak ile yeniden bir araya mı gelecek?” sorusuna net cevap veremeyeceğini belirten Davutoğlu, “O konuda net bir şey söylemeyeyim. Onu konuşuyoruz ama yapılandırılmış yeni bir çerçeveye oturtulursa bu, AKP ve CHP’nin oluştura geldiği 2 kutuplu şeyin dışına çıkar ve o kitlelere oradan kopacak kitlelere daha sıcak gelir. İki seçimde mücadele edilmişmiş bir şeyden değil daha kuşatılmış bir ittifak yapısı daha doğru olur benim kanaatimce” ifadelerini kullandı.

İsmail Saymaz’ın “Muhalefetin yeniden yapılandırılması aslında” sözleri üzerine Davutoğlu, “Tabi tabi… Ama isimle sınırlı bir şey değil. Ben sistematik işleyişi daha net oturmuş oluşmuş ve ekiplerimizin daha yakın birlikte çalıştığı ve bir şey teklifi bir model düşünüyorum. Arkadaşlarla da bunları paylaşıyorum yani sadece birkaç yerde ortak görüntü vermekle bu işin yeteceği kanaatinde değilim” karşılığını verdi.

Paylaşın

“Millet İttifakı’nda Çatlak Var” İddiasının Nedeni Belli Oldu

Geçen hafta Ahmet Davutoğlu – Kemal Kılıçdaroğlu ve Ahmet Davutoğlu – Meral Akşener arasındaki görüşme trafiği, Ahmet Davutoğlu’nun ittifaka katılmak için bazı talepleri olduğu yönünde kamuoyuna yansımıştı.

Altı muhalefet partisinin ortak masasına ilişkin olarak Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile ittifak konusunda çatlak olduğu yönündeki iddialarının perde arkası belli oldu.

CHP, İYİ Parti ve DEVA Partisi’nin temsilcileri geçen 4 Ocak’ta muhalefet masasında oluşturulan ortak metnin ayrıntılarını anlatmak üzere bir televizyon programına katıldı. “Programın, salgın koşulları nedeniyle altı değil üç temsilci ile yapıldığına” ilişkin bilgiye yayında da yer verildi.

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın haberine göre; “kısmi temsilden rahatsız olduğu” belirtilen Davutoğlu’nun CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i arayıp “sitemde” bulunduğu öne sürüldü.

Kılıçdaroğlu ve Akşener, konu hakkında kurmaylarıyla yaptıkları görüşmelerde, “Programa salgın nedeniyle üç temsilci katıldı. Bu durum yayıncının tercihiydi. Masadaki genel başkan yardımcıları arasında ‘üçlü temsil’ bir görüş ayrılığı ya da kırgınlık yok” bilgisini aldı. Ardından Akşener, 6 Ocak’ta Davutoğlu’nu konutunda ziyaret etti. Kılıçdaroğlu da 11 Ocak’ta Davutoğlu ile akşam yemeğinde bir araya geldi. Liderler arasındaki ikili görüşmeler, kamuoyuna, Davutoğlu’nun ittifaka katılma konusunda bazı şartları olduğu yönünde yansıdı.

Bu gelişmelerin ardından muhalefet masası, bir hafta ertelenen toplantıyı yaparak ortak metne son şeklini verdi. Kaynaklar, “muhalefet masasındaki genel başkan yardımcıları arasında herhangi bir sorun bulunmadığını, dört aylık çalışmanın uyum içerisinde yürütüldüğünü” vurguladı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, Akşener ve Davutoğlu’ndan Sürpriz Görüşme

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, akşam yemeğinde bir araya geldi. Partilerden görüşmeye ilişkin bir açıklama yapılmadı.

Haber Merkezi / CHP Parti Meclisi Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı Deniz Demir, sosyal medya hesabından buluşmaya ait fotoğraf paylaştı.

Demir, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Sayın Ahmet Davutoğlu ile Ankara’da akşam yemeğinde bir araya geldi.”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, yaklaşık 20 gündür Millet İttifakı ortakları CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile “ev ziyareti” ve “akşam yemeği” buluşmalarında bir araya geliyor.

Kulislere yansıyan bilgiler, Davutoğlu’nun, önümüzdeki seçime yönelik olarak, partisinin de içinde yer alacağı “yeni bir ittifak tasarımı” için mesai yaptığı yönünde.

Paylaşın

Erdoğan’ın ‘İmralı’ Açıklamasına Akşener’den Tepki: Sakın Ha!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Şu anda Edirne’deki en büyük hesabı, İmralı’dakine verecek’ sözlerine tepki gösteren İYİ Parti Lideri Akşener, “Seni şimdiden uyarıyorum. Eğer arzu ettiğin hesabı kesmesi için İmralı’daki çıkarmanın peşindeysen, orada duracaksın. Sakın ha!” İfadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Şu anda Edirne’deki en büyük hesabı, İmralı’dakine verecek’ sözlerine tepki gösterdi.

“Bu ülkenin cumhurbaşkanı böyle abuk sabuk konuşamaz” diyen Akşener, “Seni şimdiden uyarıyorum. Eğer arzu ettiğin hesabı kesmesi için İmralı’daki çıkarmanın peşindeysen, orada duracaksın. Sakın ha!” İfadelerini kullandı.

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı geçen hafta yargı süreci devam eden Selahattin Demirtaş’ı gitti terörist başı Abdullah Öcalan’a şikayet etti. Dedi ki, ‘Edirne’deki en büyük hesabı, İmralı’dakine vereceksin.’ Rezalete bakar mısınız? Türk yargısının düşürüldüğü şu duruma bir bakar mısınız? Neymiş, en büyük hesabı İmralı’daki kesecekmiş. Yazıklar olsun. Sayın Erdoğan, bu memlekette bir hesap kesilecekse onu yüce Türk yargısı kesecektir, kesmelidir. Makamının ciddiyetinin farkına var artık. Seçilmiş Cumhurbaşkanıyım diye caka satarak geziyorsun ama AKP Genel Başkanlığı fikrinden, anlayışından kurtulamadın gittin kardeşim. Bu ülkenin cumhurbaşkanı böyle abuk sabuk konuşamaz.”

Belli ki 2019 seçimlerinden ders almamışsın. Anketlerde çakılınca Cumhur İttifakı’nın pek de gizli olmayan gayriresmi ortağının peşine takılıyorsun. Geçen sefer mektupla işi kurtarmaya çalışmıştın, bu sefer başka oyunlar peşindesin. Seni şimdiden uyarıyorum. Eğer arzu ettiğin hesabı kesmesi için İmralı’daki çıkarmanın peşindeysen, orada duracaksın. Sakın ha!”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, geçen hafta partisinin grup toplantısında, “Şu anda Edirne’deki (Selahattin Demirtaş’ı kastediyor) en büyük hesabı İmralı’dakine (Abdullah Öcalan’ı kastediyor) verecek” demişti.

Meral Akşener partisinin grup toplantısında gençlere ücretsiz ve konforlu yurt sözü de verdi.

Türkiye’de üniversite öğrencilerinin yurt sorunu son olarak ‘Barınamıyoruz’ hareketi ve üniversite öğrencisi Enis Kara’nın intiharıyla gündeme gelmişti.

Bizim devletimiz öğrencilere yurt yapmaktan aciz midir? Geleceğin mühendisine, avukatına, öğretmenine barınabileceği bir yuva sunmaktan yoksun mudur? Devletimizin gençlere bu ortamı sağlayacak gücü var. Bu acizliğin tek sebebi iktidarın iş bilmezliğidir. Ben böyle konuşunca Sayın Erdoğan’ın sinirleri bozulacak. Türkiye’nin en büyük şantiye şefi Sayın Erdoğan. İnşaatları konusunda çok hassastır. Çünkü malum en büyük meziyeti, önceki hükümetlerden daha fazla inşaat yapmış olmasıdır.”

Son 3 yılda öyle bir yokluk yaşattın ki ailelerin özel yurtlara verecek parası yok. Öğrencilerin kirada oturacak paraları yok. Ev bulamayıp sokakta kalan da oldu. Devlet yurtlarında 10 kişilik koğuşlarda kalanlar var mı, o da var. Metropoll’ün araştırmasına göre vatandaşların yüzde 63’ü devlet yurtlarının yetersiz olduğunu, yüzde 73’ünü cemaat yurtlarının yanlış olduğunu, yüzde 83’ü ise bu yurtlara vermek istemediğini söylüyor. Yapılan bütün araştırmalarda yüzde 80’e varan oranlarda milletimiz bu eylemi yapmanı bekliyor.”

İYİ Parti iktidarında yurtlar ücretsiz olacak. Yurt yemekleri ücretsiz ve sağlıklı olacak. Yurt odalarını gelişmiş ülkelerdeki konforu geçecek şekilde yeniden tasarlayacağız. Yurt odaları 2 kişilik olacak. Her yurtta öğrenci kapasitesine göre çalışma ortamı, bilgisayar odası, kütüphane yapılacak. Hızlı, kotasız internet hizmeti sağlanacak. Siyasi sebeplerle yurttan atılma tehditleri son bulacak. Sosyal medya hesapları takip edilmeyecek. Giriş-çıkış saatleri sosyal hayatı etkilemeyecek düzeye çekilecek. Bir bina olarak değil, çok yönlü bir kampus olarak tasarlayacağız. Yurtlarda düzenli olarak kültür, sanat, spor faaliyetleri düzenlenecek.”

Paylaşın

Hem Cumhur İttifakı Hem De İYİ Parti CHP’nin Zaafına Oynuyor

Evrensel yazarı İhsan Çaralan, 12 Ocak’ta AKP, CHP, MHP ve İyi Partinin TBMM grup başkan vekilleri bir araya gelerek yayımladıkları Kazakistan Bildirisi, İYİ Parti’nin HDP Milletvekili Semra Güzel’in dokunulmazlık fezlekesine ilişkin tutumu ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in HDP’li Semra Güzel’in dokunulmazlık fezlekesine “evet” diyecekleri yönündeki açıklamasını değerlendiren Çaralan, “Hem Cumhur İttifakı hem de İyi Parti, CHP’nin yumuşak karnı olan Kürt sorunu karşısındaki tutumu üstünden “HDP’yle mesafesi”ne oynarken “terör konusu”ndaki zaafı okşanarak da CHP’nin yığınların siyasete müdahalesinin önüne barikat olması için teşvik etmektedirler. Böylece, siyasetin bir laf yarışı olmaktan çıkıp sahada karşılığı olan bir mücadeleye dönüşmesinin önünü kesmede CHP’nin zaafları kullanılmaktadır. Ki, süreç ilerledikçe İyi Partinin Milet İttifakına ayar verme rolü daha açıkça görülür hale gelmektedir” dedi.

“Açıkça anlaşıldığı gibi dört parti, Kazakistan’daki halk isyanını “İnsan hayatını tehlikeye atan, kamu düzenini bozan ve mala zarar veren şiddet eylemleri” olarak gördüklerini söylüyor” değerlendirmesinde bulunan Çaralan, “ Peki bu dört partinin ağız birliği ederek “İnsan hayatını tehlikeye  atan, mala zarar veren eylemciler” olarak ilan ettiği isyancılar ne istiyordu? diye sordu.

Çaralan, “Özetle isyancılar “30 yıldan fazla bir zamandan beri ülkeyi yöneten Nazarbayev ailesinin ülkeyi babaların çiftliği gibi yönetip kendileri ve yakınlarının milyar dolarlarla ifade edilen servetler edinmesi”ne karşı “Halkı işsizliğe ve yoksulluğa mahkum eden rejime son verilmesi”ni, “Yapılan fahiş zamların geri alınması”nı, “93 Anayasa’sına geri dönülmesi”ni, “Sendika ve parti kurma hakkının tanınması”nı, “Halka yönelik baskılara son verilmesi”ni, yani özetle Kazakistan’daki tek adam rejimine karşı demokratik bir Kazakistan istiyorlardı! İsyanın tüm ülkeye yayılması karşısında Tokayev, “Hükümetin istifa ettiğini, zamların da geri alınacağını” duyurdu. Ancak isyancılar Nazarbayev ve Tokayev’in de istifa etmelerini ve diğer taleplerinin de karşılanmasını istiyordu. Ne var ki Tokayev, isyancıların taleplerini karşılamak yerine Kazakistan’a diğer ülkelerden gelen 20 bin silahlı yabancı teröristin girdiğini iddia ederek Rusya’yı yardıma çağırdı” anımsatmasında bulundu.

“Kazakistan tutumunun Meclisteki dört parti böyle bir rejime her tür desteği vermeye hazır olduğunu açıklıyor” tespitinde bulunan Çaralan, “ Burada ister istemez akla; Kazakistan halkının bu en haklı talepleri için isyanını, kendileri için de bir tehdit olarak algılayan Bahçeli geliyor. Çünkü Bahçeli, Kazakistan’daki isyanın zirve yaptığı günlerde, ülkedeki “Sokağa dökülme” tartışmasını da bahane edip Millet İttifakını da hedefe koyarak, “Kazakistan bitinizi mi kanlandırdı; Türkiye’den Kazakistan mı çıkarmak istiyorsunuz?” diye sormuştu. Tabii burada akla sadece Bahçeli’nin sorusu değil, “CHP ve İYİP’in bildiriye Bahçeli’nin bu sorusuna yanıt olarak mı imza attılar?” sorusu da geliyor. Çünkü bu bildiriye imza atarak bu partiler Bahçeli’yi çok rahatlatmış olmalı! Tabii aynı zamanda “Sokağa dökülme bizim kitabımızda yok” diyen Kılıçdaroğlu’nu da rahatlatmış olmalılar” dedi.

Çaralan’ın Evrensel’de yayımlanan yazısının bir kısmı şu şekilde:

İYİ Parti, Millet İttifakı’na ayar vermeye devam ediyor

AKP ve MHP, son günlerde HDP Milletvekili Semra Güzel’in PKK’li Volkan Bora ile 5 yıl önce, “çözüm süreci”nde çekilmiş fotoğrafları üstünde tepiniyor. Nitekim bu tepinme Semra Güzel’in milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması için fezleke hazırlanıp Meclise gönderilmesine kadar geldi.

Büyük olasılıkla da AKP ve MHP tezkereyi Semra Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılması için Meclis Genel Kuruluna getirecekler. Tabii sadece AKP ve MHP de değil İyi Partililer de el ovuşturarak Semra Güzel’in fezlekesini bekliyorlar.

Nitekim İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, gazetecilerin sorusu üzerine; “Semra Güzel isimli milletvekilinin bir fezlekesi gelecek. Bildiğim kadarıyla ‘evet’ oyu verecek arkadaşlarımız. İYİ Partinin tutumu her zaman teröre yataklık, iltisak gibi konularda açık ve nettir” derken AKP ve MHP’lilerden bile heyecanlı olduğu Akşener’in sesine yansıyordu!

Böylece, daha AKP ve MHP’nin fezlekeyi Meclise getirip getirmeyeceği bile kesinleşmemişken İyi Parti çoktan kararını vermekle de kalmamış, bu kararı kamuoyuyla paylaşmakta da bir beis görmemişti.

Tabi Akşener, ortağı CHP’nin ne diyeceğini de umursamamıştı! Belki de Akşener, CHP içinde bir tartışma yaratmayı da amaçlayarak bu açıklamayı önceden yapmayı tercih etmişti!

Yani Akşener, “Biz tutumumuzu söyledik. Şimdi CHP düşünsün!” demiş olmaktadır.

Hem Cumhur İttifakı hem de İyi Parti, CHP’nin yumuşak karnı olan Kürt sorunu karşısındaki tutumu üstünden “HDP’yle mesafesi”ne oynarken “terör konusu”ndaki zaafı okşanarak da CHP’nin yığınların siyasete müdahalesinin önüne barikat olması için teşvik etmektedirler. Böylece, siyasetin bir laf yarışı olmaktan çıkıp sahada karşılığı olan bir mücadeleye dönüşmesinin önünü kesmede CHP’nin zaafları kullanılmaktadır. Ki, süreç ilerledikçe İyi Partinin Milet İttifakına ayar verme rolü daha açıkça görülür hale gelmektedir.

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

İYİ Partili Başkanlardan Akşener’e: Adaylığınızı Bekliyoruz

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin 19 ilçe belediye başkanı ile bir araya geldi. Belediye başkanları Ekrem İmamoğlu veya Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı adayı olması gerektiğini söylerken, bazı belediye başkanları da Akşener’in aday olması gerektiğini dile getirdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin 19 ilçe belediye başkanı ile bir araya geldi. Toplantıda Cumhurbaşkanlığı adaylığı da konuşuldu.

Habertürk’ün haberine göre, başkanların bir kısmı Ekrem İmamoğlu bir kısmı ise Mansur Yavaş’ın adaylığı halinde yarışı kazanabileceğini kaydetti. Bazı belediye başkanları Akşener’in aday olmasını beklediklerini söyledi. Akşener ise, “Mesele ben meselesi değil, mesele Türkiye” dedi.

Belediyelerin çalışmaları, ihtiyaçları ve önümüzdeki seçimler masaya yatırıldı. Bazı belediye başkanları yaşadıkları ve dile getirilmesini bekledikleri sorunları iletti. Yaklaşık 4 saat süren toplantıda İYİ Parti lideri uzun uzun notlar aldı.

İletilen sorunlardan biri de asgari ücrete ilişkin oldu. Bazı belediye başkanları asgari ücretin yüzde 50 oranında arttırıldığını ancak gelirlerinin o oranda artmadığını söyledi.

‘Kavgadan uzak durun’

Önümüzdeki seçimler de toplantının önemli başlıklarından biriydi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral
Akşener başkanlara “sahada olun, milletin sorunlarını çözün ve kavgadan uzak durun” talimatı verdi. Seçim sürecinin sert bir iklimde geçeceğini kaydetti.

İmamoğlu ve Yavaş tespiti

Toplantıda Cumhurbaşkanlığı seçimleri de görüşüldü. Meral Akşener, kim olursa olsun Millet İttifakı adayının 13. Cumhurbaşkanı söyledi. Söz alan belediye başkanları kendi bölgelerindeki genel kanaatleri iletti. Başkanların bir kısmı Mansur Yavaş bir kısmı ise Ekrem İmamoğlu’nun aday olması halinde cumhurbaşkanlığını kazanabileceğini belirtti.

‘Sizin adaylığınızı bekliyoruz’

Bazı belediye başkanları ise, Meral Akşener’e “Sizin adaylığınızı bekliyoruz” dedi. Ancak Akşener, bir kez daha başbakanlığı işaret etti. Aday olmayacağını belirten İYİ Parti lideri, “Mesel ben meselesi değil. mesele Türkiye. Yorulmuş bir hükümet var. Türkiye’nin normalleşmesi lazım. Bunu kırıp dökmeden parlamenter sisteme geçirecek bir cumhurbaşkanı adayı ile gerçekleştirebiliriz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın