Gözler Muhalefet Liderlerinin Bir Araya Geleceği Çalışma Yemeğine Çevrildi

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçişin yol haritasını belirlemek üzere bir süredir ortak metin çalışması yürüten CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nin genel başkanları, Cumartesi günü düzenlenecek çalışma yemeğinde ilk kez bir araya geliyor.

Toplantıda ortak metnin yanı sıra Millet İttifakı’nın genişleyip genişlemeyeceği konusunun da gündeme gelmesi beklenirken, Ankara kulislerinde toplantı için “İttifakın ilk provası” yorumları yapılıyor.

Edinilen bilgiye göre genel başkanlar Kemal Kılıçdaroğlu, Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu, Gültekin Uysal, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan, ortak metin üzerine son bir kez görüş ve önerilerini dile getirecek. Karşılıklı görüş alışverişinin ardından yönetici özetinin yer alacağı ortak metnin imzalanmasına yönelik bir yol haritası belirlenecek.

‘Ön şart, kırmızı çizgi yok’

Altı siyasi parti liderinin aynı masa etrafında bir araya gelmesi, Türkiye siyasetinde sık tanık olunan bir durum değil. O nedenle de bu buluşma, tüm katılımcılar tarafından “çok kıymetli” sözleriyle ifade ediliyor.

Kulislere yansıyan bilgilere göre buluşma masasına, seçim öncesi ve sonrası sürecinin nasıl planlanacağı, ittifakın genişleyip genişlemeyeceği dahil, seçim iş birliğine ilişkin hemen her konu gündeme gelebilir.

Bu kapsamda Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun bir süre önce Kılıçdaroğlu ve Akşener’le ikili görüşmeler yaparak “Millet İttifakı’nın adının ve yapısının değiştirilmesi” önerisinin de gündeme gelmesi olası görülüyor.

İYİ Parti’nin “marka değeri” olduğunu belirttiği Millet İttifakı’nın isminin değiştirilmesine sıcak bakmadığı biliniyor.

CHP kurmayları ise liderler buluşmasında her şeyin konuşulabileceğine dikkat çekerek “Kategorik olarak ‘şunu konuşmayız, şu konuları ele alabiliriz’ gibi bir ön şartımız, kırmızı çizgimiz yok. Farklı siyasi geleneklerden gelen partilerin bir araya gelmesi son derece kıymetli. Sayın Davutoğlu da önerisini gündeme getirebilir, kabul görür, görmez o ayrı bir şey” görüşünü dile getiriyor.

Ancak ittifakın yapısının nasıl olacağının konuşulması için öncelikle tarafların “ittifaka katılma konusunda irade beyanı” ortaya koyması gerektiği vurgulanarak “Aynı masada oturduğumuza göre yarın öbür gün beraber yol yürüyebiliriz, fikir kafalarda oluştuysa bunlar konuşulabilir. Kabul görür, görmez, onu bilemeyiz ama konuşulur. Siyasi perspektifimize uygun her konu o masada konuşulur” değerlendirmesi yapılıyor.

Görüşmelerin devamı gelebilir

Liderlerin bu ilk buluşmasının ardından devamının da geleceği ifade ediliyor. İttifakın nasıl genişleyeceği, seçim öncesi ve sonrası sürecin planlanmasının yanı sıra en kritik konulardan olan muhalefetin cumhurbaşkanı adayının nasıl belirleneceği konusunda görüş alışverişinde bulunulabileceği ifade ediliyor.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun muhalefetin cumhurbaşkanı adayı olma konusunda istekli olduğu uzun süredir konuşuluyor. Ancak ilk toplantıda kimin aday olacağı gibi kritik bir konuya girilmesi beklenmiyor, adayın kim olacağının ancak seçim sürecine girildiğinde netleşeceğine dikkat çekiliyor.

(Kaynak: DW Türkçe, BBC Türkçe)

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: 2001 Krizinden Daha Vahim Bir Tablo

Partisinin Kalkınma Kongresi’nde konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “Tüm bu olumsuz tablonun temelleri Ak Parti iktidarının daha ilk yıllarından itibaren atıldı. Ve bugün ülkemizde, 2001 krizinden daha vahim bir tablo oluştu” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Kalkınma Kongresi’nde yaptığı konuşmada, ekonomik duruma ve etkilerine değindi.

Türkiye’nin ekonomik istikrarsızlığı daha fazla taşıyamayacağını belirten Akşener, “Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin tetiklediği ve tarihe, “Erdoğan Krizi” olarak geçecek olan bu devlet krizini, Türkiye daha fazla taşıyamaz” dedi.

İyi Parti Lideri Akşener, ekonomik duruma dair şunları söyledi:

“Berbat politikalar, kötü beklenti yönetimi ve içine hapsedildiğimiz, kur-enflasyon sarmalı içerisinde maalesef bugün ülkemiz dünyada en yüksek enflasyona sahip beş ülkeden biri oldu.

Sadece son 4 ay içerisinde, Türk Lirası değerinin yarısını kaybetti. Değersizleşen Türk Lirası, dış ticaret açığımızı son 10 yılın en yüksek seviyesine çıkardı. Ticaret haddimiz, tarihimizin en düşük seviyesine indi. Artık aynı miktarda mal ithal etmek için daha fazla ihracat yapmak zorunda kalıyoruz.

Bu ekonomik kriz ortamında Merkez Bankası o kadar itibarsızlaştırıldı ki politika faiziyle, piyasa faizleri arasındaki bağ tamamen koptu.

Hatta, Hazine ve Maliye Bakanı yurtdışındaki yatırımcılarla yapacağı toplantılara Merkez Bankası yetkililerini dahil bile etmedi.

Planlama ve risk analizi kavramlarına düşman bu yönetim anlayışı nedeniyle sanayicilerimiz günlerce elektriksiz ve doğalgazsız kaldı.

“Asgari ücret açlık sınırının altında kaldı”

Uygulanan akıl dışı politikalarla özel sektör, istihdam sağlayamaz oldu. Kayıt dışı istihdam artarken arkadaşların yaptıkları zamla böbürlendiği asgari ücret daha birinci ayın sonunda, açlık sınırının altında kaldı.

Bugün maalesef karşımızda asgari ücrette eşitlenen bir Türkiye var, istikrarsız ve geleceği belirsiz bir Türkiye var, yoksulluğa ve eşitsizliğe hapsedilen bir Türkiye var.

Bugün maalesef karşımızda Isparta’da kara kışta, 4 gün boyunca adeta donmaya terkedilen insanlarımız, ikinci bir kira haline gelen elektrik ve doğalgaz faturalarıyla, adeta haraca bağlanan iflasın eşiğindeki esnaflarımız, yağmurda çamurda, ekmek kuyruklarına mahkum edilen bir büyük millet var…

“2003-2020 arasında büyüme düştü”

İçerisinde bulunduğumuz bu ekonomik enkazın tek sebebi, yalnızca son dönemde izlenen politikalar da değil.

2003-2020 arasındaki dönemde yani Ak Parti’nin devri iktidarında küresel likidite bolluğuna ve düşük faiz ortamına rağmen Türkiye maalesef, dikkate değer bir büyüme hikâyesi yazamadı.

Mesela 1981-2002 arasında ülkemiz diğer gelişmekte olan ülkelere göre, yılda ortalama yüzde 2,1 daha fazla büyürken, bu fark 2003-2020 arasında, yüzde 1’in altına indi.

Tüm bu olumsuz tablonun temelleri Ak Parti iktidarının daha ilk yıllarından itibaren atıldı. Ve bugün ülkemizde, 2001 krizinden daha vahim bir tablo oluştu.”

Paylaşın

Akşener’den Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Adaylığına Yeşil Işık

Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik ‘çıksın karşıma’ resti sonrası adaylığa bir adım daha yaklaştığı, Akşener’in de ‘Kılıçdaroğlu’nun olası adaylığına itiraz etmeyeceği’ öğrenildi. Akşener’in de bu konuda kararı ‘CHP’ye bıraktığı, gerek Kılıçdaroğlu’nun adaylığı gerekse CHP’nin göstereceği bir başka isme itiraz etmeyeceğinin’ altı çizildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik “Biz erken seçim istiyoruz. Hem de hemen. Erken seçim olsun ve Erdoğan karşıma çıksın, onu sandıkta göndereyim” sözleri sonrası, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile görüşmesi siyaset kulislerini hareketlendirdi.

Selda Güneysu’nun Cumhuriyet’te yer alan haberine göre, “Kılıçdaroğlu, adaylığa bir adım daha yaklaştı.” Akşener’in de “Kılıçdaroğlu’nun olası adaylığına itiraz etmeyeceği” öğrenildi. Akşener’in de bu konuda kararı “CHP’ye bıraktığı, gerek Kılıçdaroğlu’nun adaylığı gerekse CHP’nin göstereceği bir başka isme itiraz etmeyeceğinin” altı çizildi.

Ancak Akşener’in, “Eğer Cumhurbaşkanlığı seçimi kaybedilirse, bunun CHP’ye faturası ağır olur” dediği iddia edildi. İyi Parti kanadı, Akşener’in, “Başbakanlığa adayım” şeklindeki açıklamalarını anımsattı. İyi Parti’nin stratejisini çok önceden kurduğu ve “Akşener’in bu açıklamayla Millet İttifakı’nın önünü açtığı” ifade edildi.

Ortak aday olmalı

Ayrıca, altı muhalefet liderinin 12 Şubat’ta ilk kez bir araya geleceği toplantıda ana gündem maddesinin “aday belirleme” değil, “farklı ideolojilere sahip partilerin iktidara geldikten sonra izleyeceği ortak yol haritasının tespiti” olacağı öğrenildi. Siyaset kulislerinde gözler; CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nin genel başkanlarının cumartesi günü yapacağı görüşmeye çevrildi.

Paylaşın

Muhalefette ‘İttifak Mı, İş Birliği Mi?’ Tartışması

Altı liderin 12 Şubat’ta ilk kez bir araya gelerek parlamenter sistem modeliyle ilgili üzerinde uzlaştıkları çalışmayı nasıl açıklayacakları merak edilirken, partiler arasında “İttifak mı, iş birliği mi?’ tartışmasının yaşandığı belirtildi.

Kulislerde yaklaşan 2023 seçimleri için de ittifakların nasıl yol izleyeceği konuşulurken, muhalefette ittifak konusuna ilişkin iki görüşün olduğu iddia edildi.

6 muhalefet lideri 12 Şubat’ta ilk kez bir araya gelerek parlamenter sistem modeliyle ilgili üzerinde uzlaştıkları çalışmayı nasıl açıklayacaklarını konuşurken ittifak konusunu da ele alacak.

Gazete Duvar’da yer alan kulis haberine göre, ittifaka ilişkin muhalefette iki tartışma yaşanıyor. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“2018 seçimlerinde CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu ittifakın yeni kurulan DEVA ve Gelecek partilerinin katılımı ile genişlemesi bekleniyordu. Ancak Gelecek Partisi “esnek seçim iş birliği” şeklinde yürüyen ittifakın, seçim sonrasının planlarının da bugünden belirlendiği yapısal bir ittifaka dönüşmesi önerisi getirdi.

Yeni kurulan DEVA Partisi de ittifaka katılım için seçim sonrasına dair yol haritasında yüzde 100 anlaşma şartı getirdi. 6 muhalefet lideri 12 Şubat’ta ilk kez bir araya gelerek parlamenter sistem modeliyle ilgili üzerinde uzlaştıkları çalışmayı nasıl açıklayacaklarını konuşurken ittifak konusunu da ele alacak.

Kulislere göre ittifakın itici güçleri CHP ve İYİ Parti’de yeni öneriye mesafeli çok sayıda kişi var. Millet İttifakı’nın mevcut esnek yapısı ile devam etmesi gerektiğini savunanlar ittifakın aslında bir seçim iş birliği olduğuna/olması gerektiğine dikkat çekiyor.

Kulislerde, “Biz farklı partileriz. Seçim geldiğinde iş birliği yaparız. Bu iş birliği de ortak cumhurbaşkanı adayı ve önceki seçimde olduğu gibi bir protokolle olabilir. Ama seçim öncesi, seçim dönemi, seçim sonrası işleri planlamak, bunlar için komisyonlar kurmak, ayrıntılı çalışmalar yapmaya çalışmak ihtilaf alanlarını çoğaltır. 2 partiyle bile anlaşmanın zor olduğu konuları 6 partiyle ortaklaştırmaya çalışmak birlik değil, ayrışma getirir.

Yapılması gereken her konuda oy birliği isteyen bir ittifak değil; sistem değişikliği, demokrasi ve hukuk alanında vaatlerle iş birliği yapmak” görüşü savunuluyor. İttifakın seçim sonrası iktidar olunması durumunda büyük bir sorumluluk getirdiğine dikkat çekip hazırlıkların bugünden yapılması gerektiğini savunanlar ise her konuda detaylı çalışmanın şart olduğunu söylüyor.”

Paylaşın

Muhalefetten Davutoğlu’na ‘İsim Değişikliği’ Tepkisi

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun “Millet İttifakı’nın adını değiştirmek için konuşuyoruz’ sözleri sonrası güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmasında yer alan diğer muhalefet partilerinden bu sözlere tepki geldi.

Başkent kulislerine göre, parti temsilcileri “Davutoğlu’nun Millet İttifakı üzerindeki hamlesinin anlamı nedir? İttifaka ne fayda getirecek? Nereye varmak istediğini anlayamıyoruz” yorumunu yaptı.

Ayrıca parti temsilcileri, “kamuoyuna daha önce aralık ayı sonu, ocak ayı başında açıklanacağı ilan edilen güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmasının da Davutoğlu’nun Millet İttifakı’na yönelik bu tutumundan dolayı açıklanamadığına” dikkat çekiyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre muhalefet temsilcileri, “Davutoğlu’nun uzun süredir Millet İttifakı’nın yeniden kurulmasını, bu kapsamda yeni kurulan ittifakta ‘her partinin eşit şekilde yer almasını ve eşit sayıda milletvekili çıkaracak şekilde seçimlere hazırlanılmasını istediği’ vurgulandı. Ancak diğer partilerin “Millet İttifakı’nda değişikliğe yönelik bir talebinin bulunmadığı” da ifade edildi. Parti temsilcileri, “Davutoğlu’nun Millet İttifakı üzerindeki hamlesinin anlamı nedir? İttifaka ne fayda getirecek? Nereye varmak istediğini anlayamıyoruz” yorumunu yaptı.

Muhalefet partileri, “2023’e giden süreçte, güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmasıyla kamuoyuna birlik, beraberlik mesajı verilmişken, Davutoğlu neden şimdi Millet İttifakı’nı kamuoyu önünde tartıştırıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Parti temsilcileri, “kamuoyuna daha önce aralık ayı sonu, ocak ayı başında açıklanacağı ilan edilen güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmasının da Davutoğlu’nun Millet İttifakı’na yönelik bu tutumundan dolayı açıklanamadığına” dikkat çekiyor.

‘İttifakın ana çatısının CHP olması gerekiyor’

Siyasi parti temsilcileri, “bir ittifak kurulacaksa, bu ittifakın ana çatısının CHP olması gerektiğini” de ifade ediyor. “Çünkü CHP, ana muhalefet partisidir ve mazisi diğer bileşenlerden daha eskidir. Oy oranı da diğer muhalefet partilerinden yüzde olarak daha yüksektir” değerlendirmeleri yapılırken, şu görüşler dile getiriliyor:

“Diyelim ki yeni bir ittifak kuruldu ve ittifakın adı değişti. Peki ittifak bileşenleri partiler nasıl eşit sayıda milletvekili çıkaracak? Vekil sayısı sandıkta belirlenir, millet karar verir. Ne olacak mesela? CHP parti amblemiyle 2023 seçimlerinin oy pusulasında yer almayacak mı? CHP ya da İYİ Parti seçmeni bunu kabul eder mi? Sayın Davutoğlu’nun partisi 2023’te ilk kez seçimlere katılacak. Ne kadar oy alacak? CHP ve İYİ Parti’nin ise alacağı asgari oy oranları belli. Şimdi CHP ve İYİ Parti bileşiminden oluşan Millet İttifakı’na katılmak yerine başka bir ittifak kurup adına ne diyeceğiz? ‘Büyük Millet İttifakı’ mı?”

Paylaşın

‘Tansu Çiller Yeni Parti Kuruyor’ İddiası

Eski Başbakan Tansu Çiller’in, yeni bir parti kurma hazırlığında olduğu ileri sürüldü. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İYİ Partili Koray Aydın, “Şu anda siyasi alanda boşluk yok, Tansu Çiller’in de itibarı yok, ciddiye alan da yok. Biz de parti olarak ciddiye almıyoruz” dedi.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın, Sözcü gazetesi yazarı Ruhat Mengi’ye açıklamalarda bulundu.

Eski başbakanlardan Tansu Çiller’in yeni bir parti kuracağı iddiaları hakkındaki soruya, “Böyle bir partiyi kurmak istiyorlar ve bol vaatlerle insanları çekmeye çalışıyorlar. Bu partinin görev alanı, tek hedefi sadece İYİ Parti’dir, yüzde yüz böyledir, bunun şüphesi yok” yanıtını veren Koray Aydın, “Tansu Çiller, AK Parti’den oy koparan İYİ Parti’nin oylarını kırmaya çalışmak için Erdoğan tarafından görevlendirilmiş, “İYİ Parti’nin bulunduğu yerde ne yapabilirsen kardır” anlayışıyla iktidar tarafından desteklenen, maddi imkanları iktidar tarafından sağlanan bir proje kişisidir” diye konuştu.

Koray Aydın, konuyla ilgili “Kuracağı parti de böyle bir projenin partisidir. Ama şu anda parti kuracak zemini inşa edemedi çünkü görüşme yaptığı insanların yüzde 97’sinden karşılık alamıyor. Bu bakımdan, parti  kursa bile sadece genel merkezi olan bir tabela partisi gibi olur” dedi.

“Şu anda siyasi alanda boşluk yok, Tansu Çiller’in de itibarı yok, ciddiye alan da yok. Biz de parti olarak ciddiye almıyoruz” diyen Aydın, “Ben bu konuyu takip ediyorum, gördüğüm kadarıyla; sıfır diyecektim ama iyi bir rakam olur, ekside. O şu anda Recep Tayyip Erdoğan’ın emir eri pozisyonunda biridir, siyasal görevi Tayyip Erdoğan’ın verdiği görevdir. Benim tavsiyem; boşuna bu işlerle uğraşmasın, evine gitsin, evinde otursun, onun Türkiye’de artık yapacağı bir şey de kalmamıştır” ifadelerini kullandı. 

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener’den ‘Atama’ Tepkisi

İktidarın öğretmen atamalarına ilişkin yaptığı açıklamalara tepki gösteren İYİ Parti Lideri Akşener, “İktidarın 90 üstü puan alıp mülakatta elenen, öğrencilerine kavuşamadığı için marketlerde çalışan, çaresizlikten intihar eden öğretmenlerimizin haberi var mı? Yok. Algı zirvede atama yerde… Yazıklar olsun!” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, öğretmen atamalarıyla ilgili sosyal medya paylaşımında bulundu. Akşener, #AlgıZirvedeAtamaYerde etiketiyle yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

İktidar, 74 bin öğretmen ataması yaptığını iddia ediyor… Peki ya bu atamalardan; 90 üstü puan alıp mülakatta elenen, öğrencilerine kavuşamadığı için marketlerde çalışan, çaresizlikten intihar eden öğretmenlerimizin haberi var mı? Yok. Yazıklar olsun!

Geçen hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 15 bin öğretmenin ataması gerçekleştirilmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan törende yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullanmıştı:

“Mevcut öğretmenlerin yüzde 73’ü bizim hükümetlerimiz döneminde atanmıştı. Sadece son iki yılda 77 bin 572 genç öğretmenimizi okullarıyla buluşturduk. Bu gün gerçekleştireceğimiz 15 bin öğretmen atamasıyla toplam 729 bin 487 öğretmenimizi atamış olacağız.“

Paylaşın

Altı Muhalefet Partisinin Genel Başkanı Bir Araya Geliyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun daveti üzerine altı muhalefet partisinin lideri 12 Şubat Cumartesi günü çalışma yemeğinde bir araya gelecek.

“Güçlendirilmiş parlamenter sistem” çalışmasını Aralık ayı sonu itibariyle tamamlayan altı siyasi partinin lideri ikili buluşmaların ardından, ilk kez ortak bir platformda buluşacak.

CHP Genel Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Kılıçdaroğlu’nun daveti üzerine çalışma yemeğinde bir araya gelecek.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre; CHP kaynaklarının verdiği bilgiye göre bu buluşma, hem “güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışması”nın kamuoyuna duyurulma takvimi hem de seçimlere dönük bundan sonra izlenecek yol haritasının ele alınacağı ilk toplantı olacak.

Kılıçdaroğlu ve CHP’yi hedef alan 10-12 bin hesap var

Öte yandan CHP, Twitter’dan Kılıçdaroğlu ve partiyi hedef alan trol hesaplarla ilgili raporunu da açıkladı. Trol hesaplardan üretilen 754 bin 975 gönderi üzerinden yapılan incelemeye göre CHP ve Kılıçdaroğlu aleyhine aylık bazda “faaliyet gösteren” ortalama 10-12 bin trol hesap bulunuyor ve bu hesaplar yine aylık bazda ortalama 250-300 etiket üretiyor.

CHP’nin tespitine göre bu hesapların ürettikleri paylaşımlar ağırlıklı olarak küfür, hakaret, küçük düşürücü ve aşağılayıcı-alaycı içeriklerden oluşuyor. En önemli trol hesapların isimlerinin yer aldığı raporda, trol hesapların “karakteristik özellikleri” şöyle ifade edildi:

“CHP’yi ve Kılıçdaroğlu’nu hedef alan organize trol hesaplar çoğunlukla gerçek bir kimliğe sahip bulunmamaktadır. Bazı trol hesapların adlarında genellikle dört ve daha fazla rakam bulunmaktadır. Bu durum trol hesapların rastgele oluşturulduklarına işaret etmektedir.

“Trol hesapların bir diğer karakteristik özelliği de kullanıcı adlarının belirli bir siyasal partiye, ideolojiye ya da kişiye atıfta bulunması ya da bunlarla özdeşleşmesidir. Dikkat çekici bir başka özellik ise bu hesapların profilleri ya belirli bir siyasal partinin Genel Başkanının fotoğrafını, ya dini veya milli bir sembolü ya da ‘güzel’ veya ‘yakışıklı’ olarak tanımlanacak kadın/erkek görsellerini içeriyor olmasıdır.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, ‘Helalleşme’ye Diyarbakır’dan Mı Başlayacak?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 27 Ocak’ta gerçekleştirmeyi planladığı, ancak kötü hava koşulları nedeniyle ileri bir tarihe ertelenen Diyarbakır ziyaretini Mart ayı başında gerçekleştirmesi planlanıyor.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre; Bir süre önce devletin uygulamaları nedeniyle haksızlığa uğramış kesimlerle “helalleşeceklerini” açıklayan CHP Lideri’nin Diyarbakır ziyaretinde bu konuda somut bir adım atacağı belirtiliyor.

CHP Lideri, 24 Ocak’ta DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ı ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, 27 Ocak’ta Diyarbakır’a bir ziyaret gerçekleştireceğini belirterek, “Bu ülkede demokrasi olacaksa, bu ülkede herkes kimliğinden ötürü ötekileştirilmeyecekse, inancından ötürü ötekileştirilmeyecekse bunun yolu Diyarbakır’dan geçer” ifadelerini kullanmıştı.

CHP Lideri’nin bu sözlerine AKP ve MHP sözcülerinin yanısıra, ittifak ortağı İYİ Parti’den de sert tepki gelmişti.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu, sosyal medya hesabından şu sözlerle tepki göstermişti:

“Demokrasi ülkeye Diyarbakır’dan gelecektir diyenlerin ve bize çözüm sürecini, devamında da 1212 şehidimiz ile acıyı yaşatanların yaptıkları ortadadır! Diyarbakır dâhil memleketimizin 81 iline, 84 milyonun tamamına ve bütün ülkeye ne fayda ve hayır gelecekse yolu TBMM’den geçer. TBMM’den geçmeyen ve her ferdini ayırmadan kucaklayamayan vizyonsuzluğun, memleketi 20 senede nereye getirdiği aşikârken Sayın Erdoğan gibi Diyarbakır vurgusu ile siyasi alan açmaya kalkmak, hatada ve aynı macerada ısrar etmektir. Demokrasi ve hukukun yegâne adresi Ankara’dır!”

Kılıçdaroğlu, daha sonra kötü hava koşulları nedeniyle Diyarbakır ziyaretini ertelediğini açıkladı, ancak bu sözleriyle ilgili tartışma, siyaset gündeminden düşmedi.

CHP: Çözüm yeri Meclis

CHP Lideri’ne yönelik Ağıralioğlu’nun bu çıkışı, ittifak ortakları arasında “yeni bir kriz mi?” sorusuna da yol açtı. İYİ Parti kurmayları, iki partinin ittifak ortağı olmakla birlikte, farklı duyarlılıkları olan iki ayrı parti olduğunu belirterek, Ağıralioğlu’nun da bu çerçevede kişisel olarak tepki gösterdiğini, ancak bu durumun ittifakta bir kriz anlamına gelmeyeceğini savunuyorlar.

Benzer şekilde CHP’de de Ağıralioğlu’nun çıkışı kişisel olarak yorumlanıyor ve aslında Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin de yanlış yorumlandığı ifade ediliyor. Tepkinin, geçmişte eski Başbakan Mesut Yılmaz’ın “Avrupa Birliği’nin yolu Diyarbakır’dan geçer” sözleri ile özdeşleştirilmesinden kaynaklandığına dikkat çeken bir CHP yöneticisine göre Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında böyle bir vurgu yok:

“Diyarbakır’a gidecek olduğu için böyle bir ifadeyi kullandı. Üzerinde çalışılmış bir açıklama değil. Rize’ye gitseydi belki oraya özgü bir sorun için de benzer şeyleri söyleyecekti. Sadece Diyarbakır değil, Türkiye’nin herhangi bir yerinde kan kaybı varsa, demokrasi varsa, oraya yatırımlar gitmiyorsa, bunu dile getirir Genel Başkan. Biz 2012’den bu yana Kürt sorununun çözüm yeri Meclistir diyoruz. Genel Başkan bunu ta o zaman net olarak ifade etti, bir komisyon kurun biz destekleriz dedik. Erdoğan’ı o dönem ziyaret ettik. Kılıçdaroğlu, ‘Benim genel başkanlığıma da mal olacaksa olsun, yeter ki sorunu çözün’ dedi. Genel Başkan’ın bu konudaki samimiyeti o günden bu yana değişmedi, aynı noktadayız. Bu işin çözüm yerinin Meclis olduğunu her keresinde söylüyoruz.”

‘Oy oranımız yüzde 18’lere yükseldi’

Kılıçdaroğlu’nun ertelediği ziyareti Mart ayı başında gerçekleştirmesi planlanıyor. Parti yönetimi Diyarbakır ziyaretine özel önem veriyor. Bölgede oyunu artırmak için bir süredir özel çalışma yürüten ve bu çerçevede “Doğu Masası” kuran CHP yönetimine göre bunun “olumlu sonuçları da alınmaya başlandı.”

CHP kurmayları, son seçimlerde yüzde 2’lerde olan bölgedeki oy oranının yüzde 18’lere tırmandığını belirtirken, başta Diyarbakır ve Şanlıurfa olmak üzere bölgedeki bazı büyük aşiretlerden CHP’ye yöneliş olduğunu ifade ediyorlar. Kılıçdaroğlu’nun Diyarbakır ziyaretinde de CHP’ye katılımlar olacağı belirtiliyor.

İlk helalleşme adımı ‘işkence mağdurlarıyla’

Kılıçdaroğlu’nun Diyarbakır ziyaretinde bir miting planlanmıyor. CHP Lideri, daha önce de yaptığı gibi sivil toplum örgütleri, kanaat önderleri, esnaf, sanayici gibi toplumun farklı kesimleri ile toplantılar yaparak, daha çok onların talep ve önerilerini dinleyecek.

Kulislere yansıyan bilgilere göre Kılıçdaroğlu’nun Diyarbakır gezisindeki en önemli mesajını ise “helalleşme” çağrısı oluşturacak.

Bir süre önce devletin uygulamaları nedeniyle haksızlığa uğramış, mağdur edilmiş kesimlerle “helalleşeceklerini” açıklayan CHP Lideri’nin Diyarbakır’da bu konuda somut bir adım atacağı ifade ediliyor. CHP yönetimi şimdilik bu adımı “sır gibi” saklıyor.

Kulislerde ise Kılıçdaroğlu’nun “helalleşme” çağrısının 12 Eylül askeri darbesi sonrasında işkencelerle anılan ağır işkencelerin yaşandığı “Diyarbakır Cezaevi’nde işkence görenlere” yönelik olacağı konuşuluyor. CHP Liderinin yapacağı ziyaretlerde ayrıca, ekonomi, demokrasi ve özgürlüklere ilişkin de mesajlar vereceği ifade ediliyor.

Paylaşın

Muhalefet ‘Yeni Yol Haritası’ İçin Masaya Oturacak

Olağanüstü bir gelişme veya aksaklık olmazsa CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti’nin bu ay içinde parlamenter sistem çalışmasını kamuoyuna açıklamaları bekleniyor. Ardından altı partinin lideri “yeni yol haritası” için masaya oturacak.

Seçim öncesi ve sonrasına ilişkin işbirliği alanlarını genişletme hesabı yapan 6 siyasi parti arasındaki görüşme trafiğinin önümüzdeki günlerde de devam etmesi planlanırken; CHP Yerel Yönetim Yasası taslağı konusunda da ortak çalışma yapılması için öneri götürmeye hazırlanıyor.

CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti temsilcilerinden oluşan komisyon, yılbaşı öncesinde parlamenter sistem çalışmasını tamamladı ve liderlere de sunuldu.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre; Ortak belirlenecek takvim çerçevesinde bu çalışmanın 6 partinin genel başkanları tarafından kamuoyuna açıklanması planlanıyor. Çalışmanın ocak ayı içinde kamuoyuna açıklanması bekleniyordu. Ancak, önce Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, daha sonra İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in covid-19’a yakalanması, programın da aksamasına neden oldu.

Kulislere yansıyan bilgilere göre, olağanüstü bir gelişme veya aksaklık olmazsa bu ay içinde 6 liderin bir araya gelerek, parlamenter sistem çalışmasını kamuoyuna açıklamaları bekleniyor. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun önerisi kabul görürse, liderler “alfabetik sıraya” göre söz alarak, parlamenter sistem önerisi konusundaki görüşlerini açıklayacak.

Yeni yol haritası için masaya oturulacak

6 muhalefet partisi arasında güçlendirilmiş parlamenter sistem konusunda “tam mutabakat” olduğu belirtilirken, kulislerde, “Aslında bu işin en kolay kısmıydı, asıl zorlayıcı konular, parlamenter sistem çalışmasının açıklanmasından sonra gündeme gelecek” yorumu yapılıyor.

Muhalefetin önünde bundan sonraki süreçte seçim ittifakının nasıl şekilleneceği, seçim sonrasında “başkanlık sisteminden parlamenter sisteme geçiş süreci” planlaması, yeni işbirliği alanlarının ne olacağı, cumhurbaşkanı adayının kim olacağı gibi önemli konular bulunuyor.

Bu çerçevede, bir anlamda “iktidara hazırlık” için yol haritası belirleyeceğine dikkat çekilerek, parlamenter sistem çalışmasının açıklanmasının ardından yeniden masaya oturulacağı ve hangi alanlarda nasıl çalışma yürütüleceğinin netleştirileceğine dikkat çekiliyor.

‘Millet ittifakının marka değeri var’

Muhalefet partileri arasında önümüzdeki süreçteki en önemli gündem maddelerinden birisi de muhalefet ittifakının nasıl şekilleneceği oluşturacak. Son iki seçime “Millet İttifakı” adı altında giren CHP ve İYİ Parti; Saadet ve Demokrat Parti’nin yanısıra, seçimlerden sonra kurulan DEVA ve Gelecek Partisi ile ittifakı genişletme hesabı yapıyor.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise , Millet İttifakı’nın “genişlemesi” yerine “yeni bir ittifak” kurulmasını öneriyor. Ancak gerek CHP, gerekse İYİ Parti’de “yeni isimle yeni bir ittifak” önerisine sıcak bakılmıyor.

2018 seçimlerinde Saadet ve Demokrat Parti’nin de içinde yer aldığı Millet İttifakı’nın 2019 yerel seçimlerinde, başta 3 metropol kent olmak üzere bir çok büyükşehir belediyesini iktidar partisinden alması ile önemli bir başarı sağladığına dikkat çekiliyor ve bu nedenle “Millet ittifakının bir marka değeri olduğu” bu nedenle isim değişikliğine gidilmesinin doğru olmayacağı ifade ediliyor.

Yerel yönetimler için ortak çalışma önerisi

CHP, muhalefet partileri arasında parlamenter sistem çalışmasına katılan 5 muhalefet partisi ile işbirliğini, farklı alanlarda genişletmeyi istiyor.

Daha önce ortak “ekonomi masası” önerisini gündeme getiren CHP, yerel yönetimler konusunda ortak çalışma yapılması için harekete geçmeye hazırlanıyor. CHP’nin yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, bu konuda ilk olarak geçtiğimiz günlerde İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Metin Ergun ile bir ön görüşme gerçekleştirdi. İki ismin önümüzdeki günlerde çalışmanın çerçevesini görüşmek üzere bir araya gelmesi ve diğer 4 partiye de yeni bir yerel yönetimler yasası taslağı üzerinde ortak çalışma yapılması önerisi götürmesi planlanıyor.

Paylaşın