Akşener, Partisinin İstanbul Adayını Duyurdu: Buğra Kavuncu

Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Lideri Meral Akşener, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adaylarının Buğra Kavuncu olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Akşener’in konuşmasının satırbaşları şöyle:

“Sözlerimin başında; Dün, Gazi Meclisimizde gerçekleşen, çok önemli bir oylamaya, değinmek istiyorum. Biliyorsunuz; İsveç’in, NATO’ya katılım protokolü; İYİ Partimizin, “hayır” oyuna rağmen; Cumhur İttifakı ve CHP oylarıyla, maalesef kabul edildi.

Ve böylece; Milli güvenliğimiz için, talep ettiğimiz hususlar; henüz yerine getirilmemiş; muhataplarımız tarafından, kabul edilebilir adımlar, henüz atılmamış olduğu halde; ülkemizin elindeki, çok önemli bir koz; adeta bir muammayla, elimizden uçup, gitmiş oldu…

Ancak, öyle bir oylama yaşadık ki; Adeta, bir turnusol kağıdı niteliğindeydi… Bir tarafta; madde madde şartlar açıklayıp, bol keseden atanların; içerde efelenip, dışarda sus pus olanların; daha önce, nicesine şahit olduğumuz, tornistanlarını izledik.

Diğer taraftaysa; “İktidar ile hizalanmayacağız.” diyenlerin; “Ak Parti’yle, aynı bildiriye imza atmayız.” diyenlerin; iktidarla birlikte, aynı vahim yanlışa, şaşırtıcı bir uyum içerisinde, el kaldırışlarına şahit olduk.

TÜİK’in “hissedilen enflasyon” açıklaması

“Gerçeklerin, bir gün mutlaka, ortaya çıkmak gibi; çok güzel bir huyu vardır…” Nitekim; bunun yeni bir örneğine de, birkaç gün önce; milletimize yıllardır, utanmadan yalan söyleyen TÜİK’in; basına yansıyan, itiraf niteliğindeki, fevkalade çarpıcı bir tespitiyle, şahit olduk.  Neymiş? Vatandaş, açıklanan enflasyonun, 2 katını “hissediyormuş”… Yani; TÜİK’in, yüzde 64,7 olarak açıkladığı, 2023 yılı, tüketici enflasyonu; Yine TÜİK’in yaptığı, hesaplamalara göre; vatandaşlarımızca, yüzde 129,4 olarak “hissediliyormuş”… Güler misin, ağlar mısın?… İstatistik kurumu değil; meteoroloji enstitüsü mübarek…

Üstelik, aradaki farkın sebebi de; böyle ciddiyetsiz bir tespitten beklenenin aksine; balkanlardan gelen, yüksek enflasyon dalgası; veya, döviz kurlarındaki, yüksek nem oranı değil; Tüketim alışkanlıkları ve harcama kalıplarıymış…

Yani sorun, TÜİK’te değil; 85 milyon olarak, bizzat bizlerdeymiş… Sorun, TÜİK’in, uydurma rakamlarında değil; bizim, tüketim alışkanlıklarımızdaymış… Sorun, iktidarın, yanlış ekonomi politikalarında değil; bizim, harcama kalıplarımızdaymış…

Allah aşkına; siz bu milletle, dalga mı geçiyorsunuz?

Kardeşim; İnsanlarımız, demir mi yiyor? Çimento, tuğla mı yiyor?

Et, süt, yumurta yiyor. Ekmek yiyor, peynir yiyor, sebze yiyor. Tutup da, “Milletin tüketim alışkanlıkları yanlış.” demek; Millete, “Ekmek bulamazsan, git tuğla ye.” demekle aynı şeydir. Bir büyük ciddiyetsizliktir, bir büyük saygısızlıktır.

Tam 3 yıldır; iktidara bu soruyu soruyoruz! Tam 3 yıldır; bu garabete, bir an önce, son verilmesini istiyoruz! Tam 3 yıldır; “Emekli maaşlarını, asgari ücretle eşitleyin.” çağrısını yapıyoruz. Ama bu 3 yılın sonunda; Bırakın, iktidar tarafından bir adım atılmasını; emeklilerimiz için, her geçen gün, daha da kötüleşen bir tabloyla, karşı karşıyayız.

2002 yılında, en düşük emekli maaşı, asgari ücretin, 1.3 katıyken; bugün, yüzde 60’ına düştü…10 yıl önce, asgari ücret, 850 lirayken; en düşük emekli maaşı, 1050 liraydı. Bugün ise; asgari ücret, 17 bin liraya çıktı; ama en düşük emekli maaşı, 10 bin lirada kaldı.

Daha 10 yıl önce; asgari ücretin, yüzde 24 üzerinde maaş alan emeklilerimiz; bugün, asgari ücretlinin, neredeyse yarısı kadar maaş alıyor.

Memlekette açlık sınırı, 14 bin 431 lirayı bulmuş; Yoksulluk sınırı, 47 bin 9 lira olmuş;

İktidar ise; en düşük emekli maaşını, 10 bin lira yapmakla övünüyor… Gerçekten ibretlik…

Sayın Erdoğan; Emeklilerimizin üzerindeki ağır yükü, derhâl kaldırın. En düşük emekli maaşını, bir an önce, asgari ücret seviyesine çıkartın. En düşük emekli maaşında yapılan artışlardan, tüm emeklilerimizin, faydalanmasını sağlayın. Kök maaş işinden, derhal vazgeçin. Yüksek ücret üzerinden ve yüksek günle prim ödeyenleri, daha fazla cezalandırmayın.

İstanbul adayı Buğra Kavuncu

Meral Akşener İstanbul Büyükşehir adayını Buğra Kavuncu’yu Balıkesir’de Turhan Çömez’i ve Sincan’da da Fatih Koca’yı aday gösterdiklerini söyledi.

Bir cami imamının, hutbede; şehitlerimizle ilgili bölümü, okumaması rezaleti üzerinden; yine bir kavga çıktı. Üstelik, o kadar vahim bir kavga ki… Bir yanda imam, kendisine baskı yapıldığını söylüyor. Diğer yanda ise, imama görevini hatırlatan kaymakamla ilgili; sözde iddialar havada uçuşuyor. Kaymakamın bıyığının şekli bile; şehitlerimizin, aziz hatırasına yapılan saygısızlığın, önüne geçiyor.

Allah aşkına, böyle bir rezalet olabilir mi? Bu devletin imamına kim, neden ve nasıl baskı yapıyor? Hayırdır? Türkiye’de bölgelere göre, çok hukuklu bir düzene mi geçtik? Yerine göre, camisine göre, baskısına göre; farklı hutbeler okutmaya mı başladık? Devleti yönetenler, bunları neden açığa çıkarmıyor? Diyanet neden sessiz kalıyor?

Biliyorsunuz, 19 Ocak gecesi; Cumhuriyet tarihimizde, bir ilk yaşandı. Astronotumuz, Alper Gezeravcı; uzaya çıkan, ilk Türk oldu. Cumhuriyetimizin, 100’üncü yılında yaşanan, bu güzel gelişme; aslında her Türk’ün, mutlu olacağı bir gelişmeydi. Şanlı bayrağımızın, uluslararası uzay istasyonuna çıkması, her Türk’ün, gururlanacağı bir tabloydu. Ama maalesef; bu konuda bile, utanmazca ayrıştırıldık…

İlk başta; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, iktidardan ibaret görenlerle, onları küçümseyenler arasında; bir garip tartışma başladı. Sonrasında ise, astronotumuzun, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzü anarak; “İstikbal göklerdedir!” demesi üzerinden; bu sefer de, tersine bir meydan okuma alanı oluşturuldu. Atatürk’ümüze düşman olanlarla; kendi tapulu mülkü zannedenlerin; bol gürültülü, horoz dövüşünün ortasında; millet olarak, yine bir sevincimizde, bir gururumuzda, ortaklaşamadık.

Oysa; Bir yandan gururlanırken; Bir yandan da, tartışılması gereken şeyler yok muydu?Elbette vardı. Ama tartışmamız gereken şey; Atatürk değildi. Tartışmamız gereken şey; Astronotumuzun, siyasi tercihleri değildi. Tartışmamız gereken şey; milletimize verilen sözlerdi.

Hatırlayın; Daha 2021 yılında, Sayın Erdoğan, bir söz vermişti. Demişti ki; “İlk aşamada, 2023 yılı sonunda, yakın dünya yörüngesinde ateşleyeceğimiz, kendi millî ve özgün, hibrit roketimizle, aya ulaşarak, sert iniş gerçekleştireceğiz.” 2023 bitti, ama aya sert iniş yapılamadı. Asıl sorgulanması, asıl tartışılması gereken, işte buydu.

Yıl oldu 2024… Ama biz, bir başka ülkenin, ticari bir şirketi aracılıyla; bir vatandaşımızı, uzaya gönderebildik. İşte bizim asıl tartışmamız gereken; Bunu, kendi imkân ve kabiliyetlerimizle; kendi teknolojimizle; neden hâlâ yapamadığımızdı!

Bizim asıl tartışmamız gereken; Küresel rekabetin, en önemli merkezlerinden birinde olup da; uluslararası rekabet gücümüzü, neden hâlâ artıramadığımızdı. Ve her şeyden önce, bizim asıl tartışmamız gereken şey; Tüm bunları yapabilecek güçte bir ekonomiye, neden hâlâ sahip olamadığımızdı.

“Millete tepeden bakan, bu kibirli siyaseti reddediyoruz!”

Ortada, Türkiye için, bir vizyon, bir proje, bir iddia yok! Sadece, “Ben gelmezsem o gelir.” diyerek, korku salıp; kendini milletimize dayatmak var! Ortada, memleket için, bir fikir, bir amaç, bir hedef yok! Her fikri, her ideolojiyi, her hedefi, kendi çıkarına göre, eğip bükmek; sonra da kullanıp atmak var!

İşte biz, İYİ Parti olarak; Millete tepeden bakan, bu kibirli siyaseti reddediyoruz! Memlekete hiçbir faydası olmayan, bu çıkarcı siyaseti reddediyoruz! Milletimizin iradesini, ipotek altına alan, bu mecburiyet siyasetini reddediyoruz!

Bu sebeple, buradan milletimizin her bir ferdine, tek tek seslenmek istiyorum. Her bir vatandaşımıza, bir şeyi hatırlatmak istiyorum: Ey Türk Milleti’nin asil evladı! Seni anlamayana, görmeyene, bilmeyene, artık mecbur değilsin. Hayat tarzın üzerinden yargılayana, artık mecbur değilsin. Sandıktaki keklik olmaya, cepteki seçmen kalmaya, içine sinmeden, oy kullanmaya; artık mecbur değilsin.

Şeyh Sait’i övenlere, katile selam duranlara, demokrasi diye, Türksüz Türkiye pazarlayanlara, artık mecbur değilsin.  Yani artık; cumhuriyete savaş açana da teröre alan açana da mecbur değilsin.”

Paylaşın

İmamoğlu Duyurdu: İstanbul’da İlk’ler Ve En’ler Dönemi

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, 5 yıldır görevde olduğu sürece imza attığı projeleri sıralayarak İstanbul’da ilkler ve enler dönemi olduğunu söyledi.

Haber Merkezi / 31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, belediye başkan adayları da çalışmalarına hız verdi.

İstanbul’da Cumhur İttifakı’nın adayı Murat Kurum ile yarışacak olan mevcut İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden 5 yılda yaptığı icraatları sıraladı.

Açıklamasında, İstanbul’da ilkler ve enler dönemi olduğunu ifade eden İmamoğlu’nun sıraladığı icraatları şöyle:

İstanbul, tarihinin en çok metro yapılan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok restorasyon yapılan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok altyapı yatırımı yapılan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok yeşil alan yapılan dönemini yaşıyor.

İstanbul, tarihinin en çok sosyal proje yapılan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok çevre yatırımı yapılan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en şeffaf ve liyakatli dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en ciddi şehir planı yapılan dönemini yaşıyor.

İstanbul, tarihinin en çok kentsel dönüşüm yapılan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok kültür sanat etkinliği yapılan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok meydan yapılan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok sokak hayvanlarına bakım yapılan dönemini yaşıyor.

İstanbul, tarihinin en çok deniz ulaşımı yapılan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok halk ekmek üretilen dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok otopark yapılan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok imar ve tapu çözümü üretilen dönemini yaşıyor.

İstanbul, tarihinin en çok özel sektörde istihdam üretilen dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok tarım desteği olan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin ilk kreş ve yurt yapılan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinde ilk kez ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına Halk Süt dağıtılan dönemini yaşıyor.

İstanbul, tarihinin ilk kent lokantaları açılan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok burs verilen dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok cadde düzenlemesi yapılan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok spor etkinliği yapılan dönemini yaşıyor.

İstanbul, tarihinin en çok spor yatırımı yapılan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok kütüphane yapılan dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinin en çok dayanışma projesi üretilen dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinde ilk kez annelerin ücretsiz yolculuk yaptığı dönemini yaşıyor.

İstanbul, tarihinde en çok kadınlara ve gençlere özel projelerin geliştirildiği dönemini yaşıyor.
İstanbul, tarihinde ilk kez çöpten enerji üretilen dönemini yaşıyor.

Paylaşın

Anket: İstanbul Ve Ankara’da Hangi Aday Önde?

İstanbul’da ‘Ekrem İmamoğlu seçilmeli’ diyenlerin oranı yüzde 46.3 olurken ‘Murat Kurum seçilmeli’ diyenlerin oranı yüzde 42.1. Ankara’da ise Mansur Yavaş, Turgut Altınok’un 2.1 puan önünde birinci sırada yer aldı.

Haber Merkezi / 31 Mart’ta yapılacak seçimler yaklaştıkça araştırma şirketleri de, seçimlere ilişkin anket araştırmalarına hız verdi. ASAL Araştırma, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi için yaptığı anketin ön sonucunu paylaştı.

19-22 Ocak tarihlerinde 2 bin kişiyle yüz yüze görüşme yapılan ankette, katılımcılara “Bu Pazar Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimi Olsa Hangi Siyasi Partiye Oyunuzu Verirsiniz?” sorusu yönetildi.

ASAL Araştırma’nın yaptığı açıklamaya göre, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, AKP’nin Ankara adayı Turgut Altınok’un 2.1 puan önünde çıktı.

“Her şeye rağmen Mansur Yavaş önde olsa da kafa kafaya bir seçime doğru gidiyoruz” diyen ASAL Araştırma, şu değerlendirmeyi yaptı: “İyi Parti- DEM Parti-Yeniden Refah Partisi ile Diğer Partilerin adaylarının açıklanmasının ardından yapacağımız çalışmalarda tablo daha da netleşmiş olacak.”

İstanbul seçimleriyle ilgili son anket ise Optimar’dan geldi. Gazeteci Abdülkadir Selvi’nin köşesine taşıdığı ankette İstanbul seçimleri için Ekrem İmamoğlu birinci sırada yer aldı.

Ankete göre ‘Ekrem İmamoğlu seçilmeli’ diyenlerin oranı yüzde 46.3 olurken ‘Murat Kurum seçilmeli’ diyenlerin oranı yüzde 42.1. Kararsız olduğunu söyleyenlerin oranı ise yüzde 5.7.

‘Kim seçilecek?’ sorusunda ise fark daha da açılıyor. Bu soruya ankete katılanların yüzde 50.5’i Ekrem İmamoğlu, 41.7’si Murat Kurum diyor.

Ankete katılanların yüzde 40.3’ü Ekrem İmamoğlu’nun geride kalan 5 senede başarılı bir belediyecilik yürüttüğü görüşünde. Yüzde 33.7’si İmamoğlu’nu başarısız bulurken yüzde 26’lik bir kesim ise bir şey değişmediğini ifade etti.

Paylaşın

Yeniden Refah’tan Dikkat Çeken İstanbul Ve Ankara Açıklaması

AK Parti ile ittifak görüşmelerine ilişkin değerlendirme yapan YRP’li Mehmet Altunöz, uzlaşma olmaması durumunda, “İstanbul ve Ankara’da adayımızı çıkarırız. Cumhur İttifakı içinde biz yapmamız gerekeni fazlasıyla yaptık” dedi.

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partiler arasındaki görüşmeler hız kazandı.

Sözcü yazarı İsmail Saymaz, Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Altunöz ile AK Parti ile yürütülen ittifak görüşmelerini konuştu.

Saymaz’ın yönelttiği sorulara Altunöz’ün verdiği yanıtlar şöyle:

AK Parti adaylarını açıkladı. AK Parti’den isteyeceğiniz yer kalmadı. Yanlış mı tahmin ediyorum?

Doğru. Zaten bizden ziyade onların ne teklif edeceği önemliydi.

Ne teklif ettiler?

İstanbul, Ankara ve İzmir’de meclis üyelikleri. Biz de ‘Meclis üyeliğiyle gelmeyin, kabul etmeyiz. Partimizin gücüne uygun teklif getirin ki görüşelim’ dedik. Sonra görüşme trafiği kesildi

En son ne zaman görüştünüz?

Geçen hafta pazartesi görüşülecekti, trafik kesildi. “Cumhurbaşkanıyla görüşüp döneceğiz” dediler. Orada kaldı. İstanbul’da şu, Ankara’da bu ilçe gibi bir talebimiz olmadı.

Sürpriz olur mu?

Çok da kolay olmaz. AK Parti bütün yerleri açıkladıktan sonra bize ne teklif edecek ki? Teklif edeceği bir şey kalmadı. AK Parti’nin İstanbul, Ankara ve İzmir adaylarını desteklediğimiz takdirde oyumuzun yüzde 30-35’i gidiyor. Ben destek veriyorum. Ee? Karşılığını almak isterim.

Diyelim, AK Parti karar değiştirmedi. İstanbul ve Ankara’yı CHP almasın diye aday çıkarmama gibi bir karar alır mısınız? Almayız. Biz adayımızı çıkarırız. Cumhur İttifakı içinde biz yapmamız gerekeni fazlasıyla yaptık. Yerel seçimde beka meselesi de yok.

Yazınını tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Yeniden Refah, İstanbul İçin Necmeddin Erbakan’ın Damadını Düşünüyor

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler yaklaştıkça, partilerinde belediye başkan adayları netleşmeye devam ediyor. Yeniden Refah Partisi’nde İstanbul için Necmeddin Erbakan’ın damadı Mehmet Altınöz isminin öne çıktığı konuşuluyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ile Yeniden Refah Partisi (YRP) arasında ‘İstanbul’da ortak aday’ görüşmelerinden sonuç çıkmazken, iktidara yakın medyada yer bulan kulis haberlerine göre, AK Parti’nin teklifini yetersiz bulan Yeniden Refah Partisi uzlaşıya kapıları kapattı.

AK Parti’nin, seçimlerde özellikle İstanbul, İzmir ve Ankara’da Yeniden Refah Partisi’nin desteği karşısında kazanılan büyükşehirlerde belediye meclis üyeliği teklif ettiği öğrenildi. Ancak Yeniden Refah Partisi yetkilileri, bu teklife parti tabanından tepki geleceğini ifade ederek müzakereyi sonlandırdı.

Seçimlere kendi adayları ile girme noktasında karar kılan Yeniden Refah Partisi’nde, Necmettin Erbakan’ın damadı olan Mehmet Altınöz isminin İstanbul için öne çıktığı konuşuluyor. Mehmet Altınöz, söz konusu iddiaları doğrular nitelikte açıklama yaptı.

Birgün’ün aktardığına göre; Mehmet Altınöz, “Bize getirdikleri teklifi kabul edemezdik, biz de yol haritamıza devam kararı aldık” dedi.

İstanbul adaylığı için de Altınöz, “Evet, doğrudur. Ben zaten İstanbul sorumlusuyum aynı zamanda. Teşkilattan arkadaşlarımız ile büyük efor sarf ettik, çok çalıştık. İstanbul adaylığı için benim ismim geçiyor, Suat Kılıç ismi de geçiyor. Doğru karar istişareler sonucu verilecektir” sözlerine yer verdi.

Mehmet Altınöz kimdir?

1973 yılında Bursa dünyaya gelen Mehmet Altınöz, Bursa Anadolu Lisesi ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat bölümü mezunudur.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi İşletme Bölümünde Yönetim ve Organizasyon Yüksek Lisansı (MBA) yapan Mehmet Altınöz, Altınöz AŞ. Yönetim Kurulu Başkanıdır.

Saadet Partisi Genel Merkez Yüksek Disiplin Kurulu Üyeliği ve STK ve Halkla ilişkiler Bşk. Yrd. görevlerinde bulunan Mehmet Altınöz, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı Mütevelli Heyeti üyesidir.

İyi derecede İngilizce bilen Mehmet Altınöz, evli ve iki çocuk babasıdır.

Paylaşın

İstanbul İçin, CHP, DEM Parti’yi Bekliyor; AK Parti Yeniden Refah’ı İknaya Çalışıyor

31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlere 2,5 aydan daha az bir zaman kalmışken, AK Parti, 2019 seçimlerinde muhalefete kaptırdığı İstanbul’u geri almak için yüzde 5 civarında oyu olduğu düşünülen Yeniden Refah Partisi’ni ikna etmeye çalıştığı ifade ediliyor.

Öte yandan İstanbul’u AK Parti’ye kaptırmak istemeyen CHP’nin ise, DEM Parti’nin İstanbul’la ilgili vereceği kararı beklediği kaydediliyor.

T24’ten Eray Görgülü’nün haberine göre; 31 Mart’ta gerçekleştirilecek yerel seçim öncesinde partiler, aday belirleme çalışmalarını hızlandırırken, kurulması muhtemel iş birliklerine yönelik temaslar da sıklaşmaya başladı.

Türkiye genelinde halen birçok il ve ilçede aday belirleme çalışmaları sürerken gözler de bir yandan iktidar ve muhalefetin İstanbul için kurmak istediği iş birliklerine çevrilmiş durumda. İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun karşısına eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’u koyan AK Parti, İstanbul’u kazanmak için Yeniden Refah Partisi’nin (YRP) vereceği desteği alabilmek için temaslarını sürdürüyor.

AK Parti içerisinde yapılan değerlendirmelerde, İstanbul’da yüzde 5 oranında oyu olduğu düşünülen YRP’nin destek vermesi halinde seçimin daha rahat kazanılabileceği yorumları yapılırken, buna karşın YRP’nin talepleri henüz kabul görmüş değil. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, YRP Genel Başkanı Fatih Erbakan’la bugün külliyede yapmayı planladığı görüşme geçtiğimiz hafta ertelenirken, YRP yetkilileri görüşme iddialarını yalanlamıştı.

Ancak, edinilen bilgiye göre iki lider arasında planlanan görüşme, AK Partili yetkililerin YRP’den biraz daha zaman istemesi üzerine ertelendi. YRP’nin, İstanbul ve Ankara adaylarının desteklenmesi karşılığında AK Parti’den Konya Büyükşehir Belediyesi’ni istediği öğrenilirken, AK Parti’nin bu talebi değerlendirdiği ve Konya’ya ilişkin kararın verilmesinin ardından Erdoğan ile Erbakan’ın bir araya gelebileceği öğrenildi.

Muhalefet cephesinde ise CHP ile DEM Parti arasındaki temaslar sürüyor. CHP’nin yaptırdığı kamuoyu araştırmalarında Ekrem İmamoğlu, AKP’nin adayı Murat Kurum’un önünde çıksa da DEM Parti’nin desteğini İstanbul’daki desteğini önemseyen CHP, DEM Parti’nin bu yöndeki kararını vermesini bekliyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları Oruç ve Tuncer Bakırhan arasında geçtiğimiz hafta yapılan görüşmede İstanbul konusunun gündeme gelmediğini belirten DEM Partili yetkililer, İstanbul’la ilgili değerlendirmelerinin sürdüğünü söyledi.

İstanbul’da asıl muhatabın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olduğuna da vurgu yapan DEM Partili bir yetkili, “Muhatabın bizzat İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olması sebebiyle İstanbul tartışması ertelendi, çok yürütülmedi” dedi.

Diğer yandan partili kurmaylar düzeyinde iki parti arasındaki temasların sürdüğü ve İstanbul’a ilişkin değerlendirmelerin de yapıldığı öğrenildi.

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Kurum’a Gönderme: Bu Şehir Koltuğuna Hakkını Verenleri Seçecek

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere ilişkin açıklama yapan İBB Başkanı İmamoğlu, AK Parti’nin İstanbul adayı Murat Kurum’a da gönderme yaparak,  “Bu şehir temsilci seçmiyor. Bu şehir koltuğuna hakkını verenleri seçecek. Koltuğa oturduğunda, acaba oradaki ne diyor diye bakmadan milletini dinleyip tam yol ileri diyenleri seçecek. Yolumuz açık olsun”  dedi.

İmamoğlu, açıklamasında ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerini hatırlatarak, “‘Ben bu kente ihanet ettim’ diyenleri, o şehrin koltuklarına asla oturtamayacakları günleri sağlamanın yolculuğudur bu” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İSKİ Bekardere Islahı ve Çengelköy Çevre Projesi Temel Atma Töreni’nde açıklamalarda bulundu.

Tonlarca zehirin denizlere döküldüğü bir dönemi devraldıklarını belirten Ekrem İmamoğlu, “Bu İstanbul Boğazı’nda, Marmara Boğazı’nda ve hatta Haliç’te yaşadığımız bir gerçek. Desek ki, İstanbul Boğazı’na bu kadar zehir dökülüyor ne yapalım? Vatandaşımız feryat figan ‘elinizden ne geliyorsa yapın’ diye sert bir dille bize yol gösterir” ifadelerini kullandı.

Birgün’ün aktardığına göre; İmamoğlu, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Her şeyi ben bilirim der ve öyle bir süreç yönetimi ortaya koyarsanız iş başarma şansınız yok. Eğer nereden rant elde edebilirim diyerek ya da neyi yapar ve neyi gösteririm de bana oy gelir diyerek seçim, seçmen, oy kazanmak, ‘her yol mübahtır’ anlayışıyla hareket ederesiniz o yöneticilik İstanbul’a bir şey kazandırmaz. diyerek bana hareket ederseniz o yöneticilik İstanbul’a bir şey kazandırmaz.”

Kanal İstanbul Projesi’ne tepki gösteren İmamoğlu, “Kanal İstanbul, İstanbul’a ihanetin nirvanası. Size o ihaneti yaptırmayacağız. 1,5 yıldır ağızlarına Kanal İstanbul’u almıyorlar. Genel seçim geçti unuttular. Yerel seçim geldi bangır bangır Kanal İstanbul’u savunan kişiler, aralarında adaylar da var. Ağızlarından kelimesi dahi çıkmıyor. Niye? ‘Günü geldiğinde söyleriz, burada da milletimizi aldatalım.’ Yok öyle yağma! Bu millet aldanmayacak” diye konuştu.

İstanbul’da özel halk otobüsüyle ilgili ‘kumpas’ hakkında tepki gösteren İmamoğlu, “Sizin bir hesabınız var ise yaradanın da bir hesabı var kardeşim. Patladınız! Aile terbiyem gereği sadece şunu söyleyebilirim; Allah sizi ıslah etsin. Sizi Allah’a havale ediyorum. Hukuki haklarımızı aramaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

31 Mart 2024 yerel seçimlerine ilişkin mesaj veren İmamoğlu, “Bu şehirde İstanbulludan muktedir kimse yok. Bunu onlara üçüncü kez kanıtlayacağımızdan hiç endişe duymuyorum. 31 Mart akşamı onlardan tek bir laf duyacağız; ‘Yandım Allah’ diyecekler” dedi.

Murat Kurum’a gönderme

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerini hatırlatan İmamoğlu, “‘Ben bu kente ihanet ettim’ diyenleri, o şehrin koltuklarına asla oturtamayacakları günleri sağlamanın yolculuğudur bu” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin İstanbul adayı Murat Kurum’a da gönderme yapan İmamoğlu, “Bu şehir temsilci seçmiyor. Bu şehir koltuğuna hakkını verenleri seçecek. Koltuğa oturduğunda, acaba oradaki ne diyor diye bakmadan milletini dinleyip tam yol ileri diyenleri seçecek. Yolumuz açık olsun” diye konuştu.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu Mu Murat Kurum Mu Önde? Son Anket

Yöneylem Araştırma’nın İstanbul için gerçekleştirdiği seçim anket sonucuna göre; katılımcıların yüzde 39.1’i Ekrem İmamoğlu’na oy vereceğini; yüzde 32.9’u ise Murat Kurum’u tercih edeceğini belirtti.

Haber Merkezi / 31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için AK Parti Murat Kurum‘u adayı gösterirken, CHP’de mevcut belediye başkanı Ekrem İmamoğlu‘nu yeniden aday gösterdi.

Seçimlerde Ekrem İmamoğlu ve Murat Kurum’un yarışması beklenirken, Yöneylem Araştırma, İstanbul için yaptığı anket sonuçlarını paylaştı.

7-9 Ocak 2024 arası 39 ilçede 2 bin 400 kişiyle gerçekleştirilen anket sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 39.1’i Ekrem İmamoğlu’na oy vereceğini; yüzde 32.9’u ise Murat Kurum’u tercih edeceğini belirtti.

Yöneylem tarafından sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Seçmenlerin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Aday Tercihleri (Kararsızlar ve oy kullanmayacaklar oransal olarak dağıtılmadan) (Yöneylem Araştırma, 7-9 Ocak 2024, CATI, 2400 görüşme, 39 ilçe, % 95 güven aralığı, +/-2 hata payı, özkaynak finansmanı)”

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu’ndan Murat Kurum’a İcraat Göndermesi

Ataköy Baruthane yapılarının açılış töreninde isim vermeden Murat Kurum’a icraat göndermesi yapan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Ecdadın bize hediyesi olan ve dönemin halkçılık kavramının emarelerinden biri olan mahallelerden su akıtmak, insanların evlerine su şebekesi olmayan bir yerde önemli bir şey. Ecdada saygıyı lafla değil, davranışla, icraatla göstermek gerekir” dedi.

Murat Kurum’un adaylığına ilişkinde değerlendirmede bulunan İmamoğlu, “Adaylığı hayırlı olsun. Cumhur İttifakı’nın adayı ile tek söyleyeceğim, umuyorum nezaketli bir süreç olur. İstanbul’da tarihi bir yerel seçim arifesindeyiz. Bana başarılar onlara da topyekün başarılar” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, restore edilen Ataköy Baruthane yapılarının açılış törenine katıldı. Törende açıklamalarda bulunan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Ecdadın bize hediyesi olan ve dönemin halkçılık kavramının emarelerinden biri olan mahallelerden su akıtmak, insanların evlerine su şebekesi olmayan bir yerde önemli bir şey. Ecdada saygıyı lafla değil, davranışla, icraatla göstermek gerekir. Bu anlamda yenilediğimiz Bakırköy Baruthanesi, geçmişle geleceği buluşturan değerli bir yaşam alanı oldu.

Hafif sitemli, hafif alaylı tebessümle karşılaşıyorum. Bu küçük düşürme hamlesinden sonra bizim ne kadar önemli bir iş yaptığımızı, İstanbul’a ne kadar ne değerli olduğunu farklı kesimlerin de hissediyor olması ve ona yönelik politikalar üretiyor olmasını keyifle izliyorum.

Sonuna kadar hızımızı arttırarak İstanbul’u güzelleştirerek, bütçesini ahlaklı bir şekilde yöneterek, İstanbul’un bu tür unutulmuş ecdat yerlerini hayata kazandırarak tam gücümüzle tam yol ileri diyerek yürümeye devam edeceğiz. Asla eğilip bükülmeden dost doğru yürüyeceğiz. Hedefe vardığımızda bir avuç insanın mutluğu yerine 16 milyonun insanımızın mutluğu kazanacak. Ben rakibimi biliyorum ifademi tekrarlıyorum. takdir halkımızındır kim neye yorumlarsa.

İstanbul’un kentsel dönüşüm ile olan mücadelesi 99 depreminden beri devam ediyor. Son 25 yıldır verilen bu mücadele aynı hızla devam ettiği takdirde İstanbul’un kendine gelme süresi 80-90 yıl. Yalvardık yakardık ısrar ettik bu işi bütünlükçü bir yapıya getirelim diye. Bu işin tek başına çözümü olmaz. İçimizi tamamen Bakan Kurum’a dökmüş bir belediye olarak, görüşmeler kesilmiş (işaret parmağıyla) bu şekilde yol göstermişlerdir. Bu işin tek başına çözümü olmaz olamaz olmamıştır da.

Ama bu işin şöyle bir çözümü vardır topyekûn. Ben Kurum’un ‘topyekûn’ ifadesini anlıyorum ama topyekun seferberlik duygusuna bir katkıları olmadığını görüyorum. Bundan sonra olmasını arzu ederim. Bütün depremle ilgili mücadele millidir ama İstanbul’a dair daha büyük bir milli sorumluluk vardır çünkü beka sorunudur. Ben hâlâ aynı masada çalışmaya ve o masanın neferi olmaya hazırım. bir adım geri atmam, o masada olmaktan onur duyarım gelin konuşalım.

Lafla dediğim durum şöyle; böylesi göz önünde olan yerlerin göz göre göre harabeye dönüşmesine fırsat vermişseniz ve bunu izlemişseniz bu samimi bir sahip çıkış değildir. Sadece laf, hani ‘laf ola beri gele’ misali söylenmiş laflar. Biz bu istismara asla ve asla izin vermeyeceğiz. Bu istismarı yapanları, istismarlarıyla yüzleştireceğiz.

Biz iş yapıyoruz, icraat yapıyoruz, göz boyamıyoruz. Başkalarını ayrıştırıp bir düşmanlık sahası asla oluşturmuyoruz. Biz burada geçmişle geleceği buluşturuyoruz. Siz-biz demeden hareket eden, insanlarına hizmet ederken ayrıştırmayan bir ekibiz. Bize tam da bunun tersi biçimde saldırıya geçenlere buradan söyleyeyim; size bu millet haddinizi 31 Mart 2024’te bildirecek.

Mart ayında fazla değil 2 ay sonra Ataköy İkitelli Metro hattımızın açılışını yapmak için burada tekrar buluşmak dileğiyle hepinizi sevgiyle selamlıyorum.”

“Nezaketli bir süreç olur”

Baruthane açılışının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ekrem İmamoğlu, “Kurum’un adaylığı hayırlı olsun. Cumhur İttifakı’nın adayı ile tek söyleyeceğim, umuyorum nezaketli bir süreç olur. İstanbul’da tarihi bir yerel seçim arifesindeyiz. Bana başarılar onlara da topyekün başarılar. Siyasi ittifakın 2019’daki gibi olamayacağını, bu dönemin daha zor olacağını ifade ettim.

Centilmence hareket edilmezse gerekli cevap verilir. İstanbul seçimi her zaman zor bir seçimdir. İstanbul seçimi her zaman büyük bir efor büyük bir güç gerektirir. Rakibin pozisyonuna bakmadan kendi rekorlarını kıran bir maraton koşucusu gibi sürece odaklı ve her daim rekor kıracak şekilde, koşuya hazır bir adaylık gerektirir ben öyle bir adayım. Ben arkamda kimin koştuğuna bakmam, ben önümde kıracağım rekorlara bakarak koşmaya devam edeceğim” dedi.

Paylaşın

DEM Parti, Filistin’e Destek İçin Meydanlara İniyor

14 Ocak’ta İstanbul Esenyurt’ta Filistin Mitingi düzenleme kararı alan DEM Parti, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “İsrail’le tüm askeri, ticari, diplomatik, akademik, kültürel ilişkilere son verilsin diyoruz” ifadelerine yer verdi.

Açıklamanın devamında, “Türkiye başta olmak üzere bölge devletlerinin savaşı besleyen, büyüten politikalarına dur diyoruz. Filistin halkının gerçek dostları olan bölge halklarını, savaşların sona ermesi için mazlum halkların yanında olmaya çağırıyoruz. Şimdi Filistin’e ses olmanın zamanıdır” denildi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 14 Ocak’ta İstanbul Esenyurt’ta Filistin Mitingi düzenleyecek. DEM Parti’den konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Filistin’de katliamlar dursun, işgal son bulsun!

Aylardır tüm dünyanın gözleri önünde Gazze’de soykırım yaşanıyor. İsrail, kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden katliam yapıyor, yerleşim alanlarını yerle bir ediyor.

İsrail’in işgalci savaşı nedeniyle 7 Ekim’den bu yana 23 bini aşkın sivil yaşamını yitirdi. 10 bini çocuk, 7 bini kadın katledildi. 70 bine yakın kişi yaralanırken, hastaneler başta olmak üzere tüm yaşam alanları bombalarla yıkıldı. Hayatta kalan yaklaşık 2 milyon insan, 3,5 aydır abluka ve saldırı altında susuzluk, açlıkla, bulaşıcı hastalık riskiyle yaşıyor, yaralıları tedaviye erişemeden ölüyor, ölüleri gömülemiyor. Mezarlıklar tahrip ediliyor.

Gazze ölüm kentine dönüştüren İsrail, şimdi de Batı Şeria’ya yönelmiş durumda. İsrail savaşı tüm bölgeye yaymaya çalışıyor. Lübnan’ı bombalıyor, Suriye’yi bombalıyor, suikastler gerçekleştiriyor.

Filistin topraklarını işgal ederek kurulan İsrail, daha önce de olduğu gibi yaptığı hiçbir katliam ve savaşın hesabını vermiyor. Bütün anlaşmalara ve insani değerlere gözlerini, kulaklarını kapatmış durumda.

Halkların mozaiği olan Ortadoğu, kapitalist modernitenin, emperyalist güçlerin rekabet sahası olmuş durumda. Uluslararası sermaye güçleri savaş sanayisinden beslenirken, halklara ölüm reva görülüyor, doğa ve halkların tarihi yok ediliyor. Filistin halkı ve toprakları adeta yeryüzünden silinmek isteniyor. Tıpkı Kürt halkına yapılmak istenen gibi! Kürt halkının yaşadığı Kuzey Doğu Suriye’de (Rojava’da), Güney Kürdistan’da da yaşam alanları, hastaneler, tahıl depoları bombalanıyor. Demokrasi ve barış söyleminde yarışan dünya devletleri soykırıma suç ortaklığı yapıyor. Ortadoğu halklarının savaş altında yaşamasına onay veriyor ya da görmezden geliyor.

Türkiye’de ise iki yüzlü politika yine devrede. “Filistin davamız” denilirken, İsrail’le siyasi, ekonomik, ticari, askeri ve kültürel ilişkiler devam ediyor. Türkiye İsrail’le ekonomik ortaklıkta ilk sırada yer alırken, ticaret hacmi 20 yılda yüzde 532 artış gösterdi. En büyük ihracat ise savaş sanayi alanında yapılıyor. Gazze’ye yönelik saldırının başladığı 7 Ekim’den bu yana ticarette herhangi bir yaptırım görülmedi. Aksine İsrail’in ihtiyaç duyduğu temel ham maddelerinin Türkiye’den kalkan gemilerle taşındığı açığa çıktı. İstedikleri kadar mitingler düzenlesinler, istedikleri kadar “din kardeşliği” adıyla Filistin’e destek verdiklerini söylesinler, AKP-MHP iktidarı İsrail’e lojistik desteğini sürdürüyor.

Ortadoğu’da halkların gönüllü birliğiyle adil ve onurlu bir yaşamın barış içinde, özgürlük içinde sağlanması mümkün. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM PARTİ) olarak, Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın her yerinde halkların katledilmesine dur diyoruz. Kürt halkının, Filistin halkının en temel talebi olan özgürlük ve onurlu barış mücadelesi talebini savunduk savunacağız diyoruz.

İsrail’le tüm askeri, ticari, diplomatik, akademik, kültürel ilişkilere son verilsin diyoruz.

Türkiye başta olmak üzere bölge devletlerinin savaşı besleyen, büyüten politikalarına dur diyoruz. Filistin halkının gerçek dostları olan bölge halklarını, savaşların sona ermesi için mazlum halkların yanında olmaya çağırıyoruz. Şimdi Filistin’e ses olmanın zamanıdır.

Esenyurt’ta 14 Ocak’ta düzenleyeceğimiz “Filistin halkıyla dayanışma” mitingimize tüm halkımızı davet ediyoruz. Ezilen halkları, emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı ortak ses çıkarmaya çağırıyoruz.”

Paylaşın