Filistin – İsrail Savaşında Beşinci Gün: Can Kaybı 2 Bin 100’ü Aştı

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın gerçekleştirdiği “Aksa Tufanı” operasyonu sonrası başlayan İsrail – Filistin çatışmalarında beşinci güne girilirken, İsrail’de en az bin 200 kişi, Gazze’de ise en az 900 kişi yaşamını yitirdi.

Haber Merkezi / Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları öncülüğündeki Filistinli direniş grupları cumartesi günü Gazze Şeridi’nden İsrail’e karşı ‘Aksa Tufanı’ operasyonunu başlatmıştı. İsrail’de buna karşılık “Demir Kılıçlar” operasyonunu başlatmıştı.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Jonathan Conricus, Hamas’ın düzenlediği saldırılarda ölen İsraillilerin sayısının 1200’e yükseldiğini açıkladı. Sayıları “sarsıcı” ve “akıl almaz” olarak niteleyen Conricus ölenlerin büyük çoğunluğunun siviller olduğunu belirtti. 2 bin 700’den fazla insanın da yaralandığını ifade eden Conricus bu sayıların nihai olmadığını, ölü sayısının daha da artabileceğini kaydetti.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı da Salı gecesi itibarı ile İsrail’in hava saldırılarında ölenlerin sayısının 900’ü geçtiğini duyurdu. İsrail’in hava operasyonlarında 4 bin 600 kişi de yaralandı.

Çatışmalar beşinci gününe girerken son gelişmeler şöyle:

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Gallant, Hamas’ın “pişman olacağını” ve Gazze’nin “asla eskisi gibi olmayacağını” söyledi.

İsrail Savunma Bakanı Gallant, “Tüm kısıtlamaları kaldırdım. Bölgeyi (Gazze Şeridi sınırını) kontrol altına aldık şimdi tam taarruza geçiyoruz” ifadesini kullandı.

İsrail Ordu Sözcülüğü, İsrail basınında çıkan ve sosyal medyada yayılan “Hamaslıların bebeklerin başlarını kestiği” yönündeki iddiaları için, ellerinde bunu teyit edecek bir bilgi bulunmadığını bildirdi.

Hamas’ın rehin aldığı İsraillilerin aileleri 4 gün sonra görüşebildikleri Cumhurbaşkanı Isaac Herzog‘a, yakınlarının kurtarılması için “Gerekirse ülkeyi sarsacağız” diyerek tepki gösterdi. Yedioth Ahronoth’un haberine göre; toplantıya, kaçırılan ve kaybolan kişiler dosyasından sorumlu emekli asker Gal Hirsch de katıldı.

Birleşmiş Miletler (BM), İsrail ordusunun Gazze’yi bombalamaya devam etmesi nedeniyle 260.000’den fazla insanın evlerini terk etmek zorunda kaldıklarını açıkladı.

Salı gecesi yapılan bir güncellemede bunun, “Çatışmaların şiddetlendiği ve 50 gün boyunca devam ettiği 2014 yılından bu yana yerinden edilen en yüksek insan sayısını” temsil ettiği belirtildi. Sayının daha da artması bekleniyor.

İsrail ordusu, abluka altındaki Gazze Şeridi’ni çevreleyen yerleşimlerde İsrail güçleriyle şiddetli çatışmaların ardından şu ana kadar en az 1500 Filistinli silahlı unsurun cesedini bulduklarını açıkladı.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’ın haberinde, İsrail hükümetinin, 360 bin yedek askerin seferberliğe katılmasını onayladığı belirtildi. Haberde, bu adımın “uzun bir askeri harekat gerçekleştirileceğini” gösterdiği kaydedildi. İsrail ordusu ayrıca yurt dışından yüzlerce yedek askerin de seferberliğe katıldığını açıkladı.

Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te durum

Batı Şeria ve Doğu Kudüs de şiddet olaylarına sahne oluyor. İsrail polisi, Doğu Kudüs’te Salı gecesi güvenlik güçlerine havai fişek fırlatan iki Filistinli’nin öldürüldüğünü açıkladı. Filistin Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre Batı Şeria’da Cumartesi gününden bu yana öldürülen Filistinlilerin sayısı 21’e yükseldi, İsrail polisiyle çatışmalarda 130 kişi de yaralandı.

Biden: ABD, İsrail’in arkasındadır

Hamas’ın  saldırılarında 1000’den fazla kişinin “katledildiğini” söyleyen ABD Başkanı Joe Biden, ölenler arasında en az 14 ABD vatandaşının olduğunu bildirdi.

Biden, Hamas’ı “varoluş amacı Yahudileri öldürmek olan terör örgütü” şeklinde tanımladı. ABD Başkanı, “bebeklerin ve barışı kutlamak için müzik festivaline katılan gençlerin öldürüldüğü, kadınların da tecavüze ve saldırıya uğrayıp ganimet olarak sergilendiği” yönünde haberler olduğunu iddia etti.

“Hamas’ın vahşeti, kana susamışlığı DEAŞ’ın en büyük saldırılarını akla getiriyor” diyen Biden, İsrail’in yanında olduklarını ve bu kapsamda destek vereceklerini bir kez daha vurguladı.

Biden, “Hamas’ın Filistinlilerin itibarı ve kendi kaderini tayin hakkını savunmadığını” ileri sürerek, Hamas’ın Filistinli sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını söyledi. “Teröristlerin” bilerek sivilleri hedef aldığını kaydeden Biden, “Biz savaş hukukunu savunuyoruz. Bu önemli. Arada fark var.” dedi.

Biden, ekibinin İsrail’in yanı sıra dünya genelindeki müttefikleriyle temas halinde olduğunu belirterek, Demir Kubbe’nin ikmali için ek mühimmat ve ekipman dahil askeri yardıma hız verdiklerini kaydetti. Biden, Hamas’ın rehin aldığı kişiler arasında Amerikan vatandaşlarının da olduğunu belirterek, istihbarat paylaşımı için ekibini İsraillilerle ortak çalışmaları üzerine yönlendirdiğini bildirdi.

ABD’nin caydırıcılığını artırmak için bölgedeki askeri pozisyonunu güçlendirdiğini söyleyen Biden, USS Gerald R. Ford uçak gemisi ile ona eşlik edecek kruvazör ve saldırı gemilerini Doğu Akdeniz’e yönlendirdiklerini hatırlattı. Biden, bu kapsamda gerektiğinde ilave askeri destek sunmaya hazır oldukları mesajını verdi.

ABD Başkanı, “Tekrar söyleyeyim, bu durumdan istifade etmeye çalışan herhangi bir ülke, herhangi bir örgüt, herhangi bir kimseye tek bir sözüm var: Yapmayın.” şeklinde konuştu. Diğer yandan ülkesinde nefrete yer olmadığını savunan Biden, ABD’de ne Yahudilere ne de Müslümanlara karşı nefrete yer olmadığını söyledi.

Biden, sözlerini, “Hiç şüpheniz olmasın. ABD, İsrail’in arkasındadır. Geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Yahudi ve demokratik İsrail devletinin kendisini savunabilmesini sağlayacağız. Bu kadar basit.” diyerek tamamladı.

AB: İsrail uluslararası hukuka uymak zorunda

Avrupa Birliği dış politika şefi Josep Borrell, salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu ancak son günlerde aldığı bazı kararların uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyledi.

Umman’ın başkenti Maskat’ta düzenlenen AB Dışişleri Bakanları toplantısının ardından konuşan Borrell, “İsrail’in (kendini) savunma hakkı vardır ancak bunun uluslararası hukuka, insani hukuka uygun olarak yapılması gerekir. Bazı kararları uluslararası hukuka aykırı” dedi.

Josep Borrell, Avrupa Birliği’nin Gazze’nin tamamen abluka altına alınmasına karşı olduğunu ve Filistin yönetimine yardımın devam etmesini büyük çoğunlukla desteklediğini söyledi.

AB üyesi 27 ülkenin dışişleri bakanlarının olağanüstü toplantısının sonunda Maskat’ta basına konuşan Borrell, uluslararası hukuka saygının “su, gıda ya da elektrik” tedarikinin durmasına yol açacak “ablukaya hayır” anlamına geldiğini söyledi.

Borrell Avrupalıların Filistin Yönetimine yapılan yardımların askıya alınmasına da “ezici bir çoğunlukla” karşı olduklarını sözlerine ekledi. Borrell, bombardımanlardan kaçan sivillerin Mısır’a tahliye edilmesini sağlayacak bir insani koridor açılmasından yana olduklarını da belirtti.

İslam İşbirliği Teşkilatı

Suudi Arabistan, İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi’nde yaşanan son gelişmeleri görüşmek üzere İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının acilen toplanması çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan’ın resmi televizyonu El-İhbariyye kanalının haberinde Suud yönetiminin çağrısına yer verildi. Haberde, Gazze’deki Filistin-İsrail çatışması kaynaklı gerilimi görüşmek için İİT’ye “dışişleri bakanları düzeyinde olağanüstü toplantı” çağrısı yapıldığı belirtildi.

İran da ayrı bir girişimle, Gazze’deki durumla ilgili gelişmeleri görüşmek üzere İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelere dışişleri bakanları düzeyinde olağanüstü toplantı çağrısında bulundu.

İran Dışişleri Bakanlığının yazılı açıklamasına göre Dışişleri Bakanı Abdullahiyan ile İİT Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha, Filistin’deki durum hakkında telefonda görüştü.

İİT’ye, Filistin halkına yardım için dışişleri bakanları düzeyinde olağanüstü toplanması için çağrıda bulunan Abdullahiyan, ülkesinin toplantıya ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu belirtti.

İİT Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha da İsrail’in Filistin halkına yönelik saldırılarını kınarken, konuyla ilgili İslam ülkeleri arasında işbirliği ve koordinasyonun gerekliliğini vurguladı. Olağanüstü toplanma teklifini de olumlu karşılayan Taha, konuyu üye ülkelere bildireceğini aktardı.

Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların yakın tarihçesi

İsrail’in 2005 yılında 2,3 milyon insana ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nden çekilmesinden bu yana bölgeyi kontrol eden Hamas ve İsrail arasında çok sayıda çatışma yaşandı. İşte bu çatışmaların öne çıkanlarının kronolojisi:

Ağustos 2005 İsrail güçleri, 1967’deki Orta Doğu savaşında kıyı şeridini Mısır’dan ele geçirdikten 38 yıl sonra tek taraflı olarak Gazze’den çekildi, yerleşim yerlerini terk etti ve bölgeyi Filistin Yönetimi’nin kontrolüne bıraktı.

25 Ocak 2006: Hamas, Filistin parlamento seçimlerinde sandalyelerin çoğunluğunu kazandı. İsrail ve ABD, Hamas’ın şiddetten vazgeçmeyi ve İsrail’i tanımayı reddetmesi nedeniyle Filistinlilere yardımı kesti.

25 Haziran 2006: Hamas militanları, sınır ötesi bir baskında İsrail askeri Gilad Şalit’i esir aldı. Bu da İsrail’in hava saldırılarına yol açtı. Şalit, beş yıldan uzun bir süre sonra bir mahkum değişimiyle serbest bırakıldı.

14 Haziran 2007: Hamas, kısa bir iç savaşla Gazze’yi ele geçirdi ve Batı Şeria’da bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a sadık El Fetih güçlerini devirdi.

27 Aralık 2008: İsrail, Filistinlilerin İsrail’in güneyindeki Sderot kasabasına roket atmasının ardından Gazze’ye 22 günlük bir askeri saldırı başlattı. Ateşkes sağlanmadan önce yaklaşık bin 400 Filistinli ve 13 İsraillinin öldürüldüğü bildirildi.

14 Kasım 2012: İsrail, Hamas’ın Genelkurmay Başkanı Ahmed Cebari’yi öldürdü. Hemen ardından sekiz gün boyunca Filistinli militanlar roket fırlatırken, İsrail de hava saldırılarını sürdürdü.
Temmuz-Ağustos 2014 – Üç İsrailli gencin Hamas tarafından kaçırılması ve öldürülmesi, Gazze’de 2 bin 100’den fazla Filistinli’nin ve 67’si askeri olmak üzere 73 İsraillinin öldüğü bildirilen yedi haftalık bir savaşa yol açtı.

Mart 2018: Gazze’nin İsrail ile çitlerle çevrili sınırında Filistinli protestolar başladı. İsrail askerleri protestocuları uzaklaştırmak için ateş açtı. Birkaç ay devam eden protestolarda 170’den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bildirildi. Protestolar ve İsrailli askerlerin müdahalesi aynı zamanda Hamas ile İsrail güçleri arasında çatışmalara yol açtı.

Mayıs 2021: Ramazan ayında haftalarca süren gerilimin ardından, Kudüs’teki El Aksa yerleşkesinde İsrail güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda yüzlerce Filistinli yaralandı. İsrail’in güvenlik güçlerini yerleşkeden çekmesini talep ettikten sonra Hamas, Gazze’den İsrail’e bir roket yağmuru başlattı. İsrail de Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi. 11 gün süren çatışmalarda Gazze’de en az 250, İsrail’de ise 13 kişi hayatını kaybetti.

Ağustos 2022: İsrail’in hava saldırısıyla üst düzey bir İslami Cihad komutanını vurmasıyla başlayan ve üç gün süren şiddet olaylarında 15’i çocuk en az 44 kişi öldürüldü. İsrail, hava saldırılarının İran destekli militan hareketin İsrailli komutanları ve silah depolarını hedef alacak bir saldırı planına karşı önleyici bir operasyon olduğunu söyledi. Buna karşılık İslami Cihad, İsrail’e binden fazla roket fırlattı. İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemi, herhangi bir ciddi hasar veya can kaybının önüne geçti.

Ocak 2023: Gazze’deki İslami Cihad, İsrail birliklerinin bir mülteci kampına baskın yapıp yedi Filistinli silahlı militanı ve iki sivili öldürmesinin ardından İsrail’e iki roket fırlattı. Roketler sınıra yakın yerleşim yerlerinde alarmların çalmasına neden oldu ancak herhangi bir can kaybına yol açmadı. İsrail Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Mayıs 2023: İsrail’in Filistin İslami Cihad örgütünün üç üyesini hedef alarak öldürmesiyle başladı. İki taraf arasında beş gün süren çatışmalarda Filistinli siviller de hayatını kaybetti. Daha sonra iki taraf arasında ateş anlaşması yapıldı.

Ekim 2023: Hamas, roket yağmurunun yanı sıra sınırı geçen silahlı kişilerle sürpriz bir saldırı düzenleyerek Gazze Şeridi’nden İsrail’e son yılların en büyük saldırısını başlattı. İslami Cihad, savaşçılarının saldırıya katıldığını duyurdu. İsrail ordusu, savaş durumunda olduğunu belirterek, Gazze’de Hamas’ı hedef alan saldırılar düzenlediğini ve yedek birlikleri göreve çağırdığını açıkladı.

Paylaşın

BM’den İsrail’e “Uluslararası İnsani Hukuk” Uyarısı

Filistin ile İsrail arasındaki çatışmalar dördüncü gününe girerken, Birleşmiş Milletler’den İsrail’e askeri operasyonların uluslararası insani hukuka uygun gerçekleştirilmesi gerektiği uyarısı geldi.

Haber Merkezi / İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Gazze’ye “topyekûn abluka” emri verdiğini açıklamıştı. Gazze’nin elektriksiz, gıdasız ve yakıtsız bırakılacağını ifade eden Gallant “Canavarca insanlarla savaşıyoruz ve buna göre hareket ediyoruz” diye konuşmuştu.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail’i Gazze’ye “topyekûn abluka” uygulama planına dair uyardı.

“İsrail’in bugün yaptığı Gazze Şeridi’nde topyekûn abluka başlatacağına, elektrik, yiyecek veya yakıt hiçbir şeye izin verilmeyeceğine dair açıklamadan ötürü derin bir üzüntü duyuyorum” diyen Guterres, Gazze’de durumun saldırılardan önce de “oldukça korkunç” olduğunu hatırlatarak, durumun “katlanarak kötüleşeceğini” kaydetti.

Tıbbi ekipman, gıda ve diğer insani yardım malzemeleri ve personel tedariğinin önemine dikkat çeken Guterres, yardım ve temel malzemelerin bölgeye girişinin sağlanması gerektiğini vurguladı. BM Genel Sekreteri, “İsrail’in meşru güvenlik endişelerini anlamakla birlikte, İsrail’e askeri operasyonların uluslararası insani hukuka uygun gerçekleştirilmesi gerektiğini de hatırlatmak isterim“ dedi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), 7 Ekim’den bu yana 137 binden fazla Filistinlinin Gazze Şeridi’ndeki okullarına sığındığını açıkladı.

Olayların başladığı 7 Ekim’den itibaren evlerini terk eden 137 binden fazla Filistinlinin Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerindeki 83 okula sığındığı belirtilen açıklamada, bu sayının İsrail’in hava saldırılarının devam etmesiyle giderek arttığına işaret edildi.

Açıklamada, UNRWA’nın, sayıları 14’ü bulan gıda dağıtım merkezlerinin tamamını kapatmak zorunda kalması nedeniyle yarım milyon insanın hayati önem taşıyan gıda yardımından mahrum kaldığı aktarıldı.

UNRWA’dan dün yapılan açıklamada, olayların başladığı 7 Ekim’den itibaren evlerini terk eden yaklaşık 74 bin Filistinlinin Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerindeki 64 okula sığındığı belirtilerek, bu sayının artabileceği belirtilmişti.

En az bin 500 ölü

Hamas’ın silahlı kanadı İsrail’e karşı yüzlerce roket fırlatarak mayıs ayındaki çatışmaların ardından varılan ateşkesi sona erdirdi. Saldırıyla birlikte çok sayıda silahlı Hamas militanı da İsrail’e girdi. İsrail ordusu “savaş hali” ilan ederken, Hamas’ın sürpriz ve koordineli saldırılarında şu ana kadar İsrail’den en az 800, Gazze’den ise en az 700 kişi yaşamını yitirdi.

Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların yakın tarihçesi

İsrail’in 2005 yılında 2,3 milyon insana ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nden çekilmesinden bu yana bölgeyi kontrol eden Hamas ve İsrail arasında çok sayıda çatışma yaşandı. İşte bu çatışmaların öne çıkanlarının kronolojisi:

Ağustos 2005 İsrail güçleri, 1967’deki Orta Doğu savaşında kıyı şeridini Mısır’dan ele geçirdikten 38 yıl sonra tek taraflı olarak Gazze’den çekildi, yerleşim yerlerini terk etti ve bölgeyi Filistin Yönetimi’nin kontrolüne bıraktı.

25 Ocak 2006: Hamas, Filistin parlamento seçimlerinde sandalyelerin çoğunluğunu kazandı. İsrail ve ABD, Hamas’ın şiddetten vazgeçmeyi ve İsrail’i tanımayı reddetmesi nedeniyle Filistinlilere yardımı kesti.

25 Haziran 2006: Hamas militanları, sınır ötesi bir baskında İsrail askeri Gilad Şalit’i esir aldı. Bu da İsrail’in hava saldırılarına yol açtı. Şalit, beş yıldan uzun bir süre sonra bir mahkum değişimiyle serbest bırakıldı.

14 Haziran 2007: Hamas, kısa bir iç savaşla Gazze’yi ele geçirdi ve Batı Şeria’da bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a sadık El Fetih güçlerini devirdi.

27 Aralık 2008: İsrail, Filistinlilerin İsrail’in güneyindeki Sderot kasabasına roket atmasının ardından Gazze’ye 22 günlük bir askeri saldırı başlattı. Ateşkes sağlanmadan önce yaklaşık bin 400 Filistinli ve 13 İsraillinin öldürüldüğü bildirildi.

14 Kasım 2012: İsrail, Hamas’ın Genelkurmay Başkanı Ahmed Cebari’yi öldürdü. Hemen ardından sekiz gün boyunca Filistinli militanlar roket fırlatırken, İsrail de hava saldırılarını sürdürdü.
Temmuz-Ağustos 2014 – Üç İsrailli gencin Hamas tarafından kaçırılması ve öldürülmesi, Gazze’de 2 bin 100’den fazla Filistinli’nin ve 67’si askeri olmak üzere 73 İsraillinin öldüğü bildirilen yedi haftalık bir savaşa yol açtı.

Mart 2018: Gazze’nin İsrail ile çitlerle çevrili sınırında Filistinli protestolar başladı. İsrail askerleri protestocuları uzaklaştırmak için ateş açtı. Birkaç ay devam eden protestolarda 170’den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bildirildi. Protestolar ve İsrailli askerlerin müdahalesi aynı zamanda Hamas ile İsrail güçleri arasında çatışmalara yol açtı.

Mayıs 2021: Ramazan ayında haftalarca süren gerilimin ardından, Kudüs’teki El Aksa yerleşkesinde İsrail güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda yüzlerce Filistinli yaralandı. İsrail’in güvenlik güçlerini yerleşkeden çekmesini talep ettikten sonra Hamas, Gazze’den İsrail’e bir roket yağmuru başlattı. İsrail de Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi. 11 gün süren çatışmalarda Gazze’de en az 250, İsrail’de ise 13 kişi hayatını kaybetti.

Ağustos 2022: İsrail’in hava saldırısıyla üst düzey bir İslami Cihad komutanını vurmasıyla başlayan ve üç gün süren şiddet olaylarında 15’i çocuk en az 44 kişi öldürüldü. İsrail, hava saldırılarının İran destekli militan hareketin İsrailli komutanları ve silah depolarını hedef alacak bir saldırı planına karşı önleyici bir operasyon olduğunu söyledi. Buna karşılık İslami Cihad, İsrail’e binden fazla roket fırlattı. İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemi, herhangi bir ciddi hasar veya can kaybının önüne geçti.

Ocak 2023: Gazze’deki İslami Cihad, İsrail birliklerinin bir mülteci kampına baskın yapıp yedi Filistinli silahlı militanı ve iki sivili öldürmesinin ardından İsrail’e iki roket fırlattı. Roketler sınıra yakın yerleşim yerlerinde alarmların çalmasına neden oldu ancak herhangi bir can kaybına yol açmadı. İsrail Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Mayıs 2023: İsrail’in Filistin İslami Cihad örgütünün üç üyesini hedef alarak öldürmesiyle başladı. İki taraf arasında beş gün süren çatışmalarda Filistinli siviller de hayatını kaybetti. Daha sonra iki taraf arasında ateş anlaşması yapıldı.

Ekim 2023: Hamas, roket yağmurunun yanı sıra sınırı geçen silahlı kişilerle sürpriz bir saldırı düzenleyerek Gazze Şeridi’nden İsrail’e son yılların en büyük saldırısını başlattı. İslami Cihad, savaşçılarının saldırıya katıldığını duyurdu. İsrail ordusu, savaş durumunda olduğunu belirterek, Gazze’de Hamas’ı hedef alan saldırılar düzenlediğini ve yedek birlikleri göreve çağırdığını açıkladı.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı’nda Dördüncü Gün: Can Kaybı Bin 500’ü Aştı

Filistin ile İsrail arasındaki çatışmalar dördüncü gününde. Hamas’ın sürpriz ve koordineli saldırılarında şu ana kadar İsrail’den en az 800, İsrail’in saldırılarında ise Gazze’den en az 700 kişinin yaşamını yitirdiği belirtiliyor.

Hamas’ın silahlı kanadı İsrail’e karşı yüzlerce roket fırlatarak mayıs ayındaki çatışmaların ardından varılan ateşkesi sona erdirdi. Saldırıyla birlikte çok sayıda silahlı Hamas militanı da İsrail’e girdi. İsrail ordusu “savaş hali” ilan etti.

İsrail donanmasına ait hücum botlarının, Akdeniz kıyısındaki Gazze Şeridi’nin orta kesimlerini ve Han Yunus kenti sahilindeki yerleşim yerlerini denizden vurduğu bildirildi. Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın haberine göre, İsrail hücum botlarından kentin sahil kesimlerine onlarca roket atıldı.

Akdeniz kentlerinden Gazze Şeridi’nde, İsrail savaş uçaklarının gece boyu aralıksız hava saldırıları sürerken, bu kez şehrin orta kesimleri ve Han Yunus kenti sahil kesimlerindeki yerleşim yerleri denizden atılan roketlerin hedefi oldu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “bazı Filistinli silahlı saldırganlar hala İsrail içinde” dedi. Netanyahu, Gazze’deki hava saldırıları için “daha yeni başladık” ifadesini kullandı ve “Gazze’de esir tutulan İsrailliler için her şeyi yapacaklarını” söyledi.

BM’den İsrail’e uyarı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail’i Gazze’ye “topyekûn abluka” uygulama planına dair uyardı.

“İsrail’in bugün yaptığı Gazze Şeridi’nde topyekûn abluka başlatacağına, elektrik, yiyecek veya yakıt hiçbir şeye izin verilmeyeceğine dair açıklamadan ötürü derin bir üzüntü duyuyorum” diyen Guterres, Gazze’de durumun saldırılardan önce de “oldukça korkunç” olduğunu hatırlatarak, durumun “katlanarak kötüleşeceğini” kaydetti.

Tıbbi ekipman, gıda ve diğer insani yardım malzemeleri ve personel tedariğinin önemine dikkat çeken Guterres, yardım ve temel malzemelerin bölgeye girişinin sağlanması gerektiğini vurguladı. BM Genel Sekreteri, “İsrail’in meşru güvenlik endişelerini anlamakla birlikte, İsrail’e askeri operasyonların uluslararası insani hukuka uygun gerçekleştirilmesi gerektiğini de hatırlatmak isterim“ dedi.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Gazze’ye “topyekûn abluka” emri verdiğini açıklamıştı. Gazze’nin elektriksiz, gıdasız ve yakıtsız bırakılacağını ifade eden Gallant “Canavarca insanlarla savaşıyoruz ve buna göre hareket ediyoruz” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), 7 Ekim’den bu yana 137 binden fazla Filistinlinin Gazze Şeridi’ndeki okullarına sığındığını açıkladı.

Olayların başladığı 7 Ekim’den itibaren evlerini terk eden 137 binden fazla Filistinlinin Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerindeki 83 okula sığındığı belirtilen açıklamada, bu sayının İsrail’in hava saldırılarının devam etmesiyle giderek arttığına işaret edildi.

Açıklamada, UNRWA’nın, sayıları 14’ü bulan gıda dağıtım merkezlerinin tamamını kapatmak zorunda kalması nedeniyle yarım milyon insanın hayati önem taşıyan gıda yardımından mahrum kaldığı aktarıldı.

UNRWA’dan dün yapılan açıklamada, olayların başladığı 7 Ekim’den itibaren evlerini terk eden yaklaşık 74 bin Filistinlinin Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerindeki 64 okula sığındığı belirtilerek, bu sayının artabileceği belirtilmişti.

Refah sınır kapısı kapatıldı

Mısırlı güvenlik kaynaklarının Reuters haber ajansına verdiği bilgiye göre, Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısı İsrail’in yakınlarda gerçekleştirdiği bir saldırının ardından kısmen kapatıldı. Refah, İsrail’in sınır kapılarını kapatmasının ardından Gazze sakinlerinin giriş çıkış yapabildiği tek geçiş noktası.

Geçişler daha sonra sadece insani durumlar için yeniden açıldı. Mısır ve İsrail tarafından uygulanan abluka, Gazze’de mal ve insan dolaşımına uzun süredir ciddi kısıtlamalar getiriyor.

Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların yakın tarihçesi

İsrail’in 2005 yılında 2,3 milyon insana ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nden çekilmesinden bu yana bölgeyi kontrol eden Hamas ve İsrail arasında çok sayıda çatışma yaşandı. İşte bu çatışmaların öne çıkanlarının kronolojisi:

Ağustos 2005 İsrail güçleri, 1967’deki Orta Doğu savaşında kıyı şeridini Mısır’dan ele geçirdikten 38 yıl sonra tek taraflı olarak Gazze’den çekildi, yerleşim yerlerini terk etti ve bölgeyi Filistin Yönetimi’nin kontrolüne bıraktı.

25 Ocak 2006: Hamas, Filistin parlamento seçimlerinde sandalyelerin çoğunluğunu kazandı. İsrail ve ABD, Hamas’ın şiddetten vazgeçmeyi ve İsrail’i tanımayı reddetmesi nedeniyle Filistinlilere yardımı kesti.

25 Haziran 2006: Hamas militanları, sınır ötesi bir baskında İsrail askeri Gilad Şalit’i esir aldı. Bu da İsrail’in hava saldırılarına yol açtı. Şalit, beş yıldan uzun bir süre sonra bir mahkum değişimiyle serbest bırakıldı.

14 Haziran 2007: Hamas, kısa bir iç savaşla Gazze’yi ele geçirdi ve Batı Şeria’da bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a sadık El Fetih güçlerini devirdi.

27 Aralık 2008: İsrail, Filistinlilerin İsrail’in güneyindeki Sderot kasabasına roket atmasının ardından Gazze’ye 22 günlük bir askeri saldırı başlattı. Ateşkes sağlanmadan önce yaklaşık bin 400 Filistinli ve 13 İsraillinin öldürüldüğü bildirildi.

14 Kasım 2012: İsrail, Hamas’ın Genelkurmay Başkanı Ahmed Cebari’yi öldürdü. Hemen ardından sekiz gün boyunca Filistinli militanlar roket fırlatırken, İsrail de hava saldırılarını sürdürdü.
Temmuz-Ağustos 2014 – Üç İsrailli gencin Hamas tarafından kaçırılması ve öldürülmesi, Gazze’de 2 bin 100’den fazla Filistinli’nin ve 67’si askeri olmak üzere 73 İsraillinin öldüğü bildirilen yedi haftalık bir savaşa yol açtı.

Mart 2018: Gazze’nin İsrail ile çitlerle çevrili sınırında Filistinli protestolar başladı. İsrail askerleri protestocuları uzaklaştırmak için ateş açtı. Birkaç ay devam eden protestolarda 170’den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bildirildi. Protestolar ve İsrailli askerlerin müdahalesi aynı zamanda Hamas ile İsrail güçleri arasında çatışmalara yol açtı.

Mayıs 2021: Ramazan ayında haftalarca süren gerilimin ardından, Kudüs’teki El Aksa yerleşkesinde İsrail güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda yüzlerce Filistinli yaralandı. İsrail’in güvenlik güçlerini yerleşkeden çekmesini talep ettikten sonra Hamas, Gazze’den İsrail’e bir roket yağmuru başlattı. İsrail de Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi. 11 gün süren çatışmalarda Gazze’de en az 250, İsrail’de ise 13 kişi hayatını kaybetti.

Ağustos 2022: İsrail’in hava saldırısıyla üst düzey bir İslami Cihad komutanını vurmasıyla başlayan ve üç gün süren şiddet olaylarında 15’i çocuk en az 44 kişi öldürüldü. İsrail, hava saldırılarının İran destekli militan hareketin İsrailli komutanları ve silah depolarını hedef alacak bir saldırı planına karşı önleyici bir operasyon olduğunu söyledi. Buna karşılık İslami Cihad, İsrail’e binden fazla roket fırlattı. İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemi, herhangi bir ciddi hasar veya can kaybının önüne geçti.

Ocak 2023: Gazze’deki İslami Cihad, İsrail birliklerinin bir mülteci kampına baskın yapıp yedi Filistinli silahlı militanı ve iki sivili öldürmesinin ardından İsrail’e iki roket fırlattı. Roketler sınıra yakın yerleşim yerlerinde alarmların çalmasına neden oldu ancak herhangi bir can kaybına yol açmadı. İsrail Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Mayıs 2023: İsrail’in Filistin İslami Cihad örgütünün üç üyesini hedef alarak öldürmesiyle başladı. İki taraf arasında beş gün süren çatışmalarda Filistinli siviller de hayatını kaybetti. Daha sonra iki taraf arasında ateş anlaşması yapıldı.

Ekim 2023: Hamas, roket yağmurunun yanı sıra sınırı geçen silahlı kişilerle sürpriz bir saldırı düzenleyerek Gazze Şeridi’nden İsrail’e son yılların en büyük saldırısını başlattı. İslami Cihad, savaşçılarının saldırıya katıldığını duyurdu. İsrail ordusu, savaş durumunda olduğunu belirterek, Gazze’de Hamas’ı hedef alan saldırılar düzenlediğini ve yedek birlikleri göreve çağırdığını açıkladı.

Paylaşın

Kolombiya’dan İsrail’in Gazze’yi Hedef Almasına Sert Tepki

Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın başlattığı operasyon sonrası İsrail’in Gazze’yi hedef almasını Nazilerin Yahudilere yönelik zulmüne benzetti.

Haber Merkezi / İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın “hayvanlara” karşı mücadele kapsamında Gazze’nin “tamamen kuşatılacağını” duyuran açıklamasına yanıt veren Petro, “Nazilerin Yahudiler hakkında söyledikleri bunlar” dedi.

Kolombiya Devlet Başkanı Petro, açıklamasının devamında, “Demokratik halkların Nazizmin uluslararası politikada kendisini yeniden kurmasına izin veremeyeceğini” ifadelerini kullandı.

Petro, açıklamasının sonunda, Gallant’ın kullandığı ifadelerin “nefret söylemi” anlamına geldiğini ve devam etmesine izin verilmesi halinde “yalnızca bir soykırıma yol açacağını” söyledi.

Gallant, İsrail’in Gazze Şeridi’ni ve buradaki 2,3 milyon insanı “tamamen kuşatma altına aldığını” duyurdu ve bunun “elektrik yok, yiyecek yok, su yok, gaz yok” anlamına geldiğini söylemişti.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, “Biz hayvanlarla mücadele ediyoruz ve buna göre hareket ediyoruz” demişti.

Can kaybı bin 200’ü aştı

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in saldırılarının neden olduğu can kayıpları ile yaralılara ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, İsrail’in 3 günden bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 493 kişinin yaşamını yitirdiği, 2 bin 751 kişinin yaralandığı belirtildi.

Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, aralarında Kudüs’ün de olduğu Batı Şeria’nın El Halil, Ramallah, Eriha, Nablus ve Kalkilya kentlerinde 7 Ekim’den bu yana toplam 15 Filistinlinin İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiğini bildirdi.

Abluka altındaki Gazze Şeridi’nden düzenlenen saldırılarda ölen İsraillilerin sayısının 800’ü geçtiği bildirildi.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’ın haberine göre, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın Gazze Şeridi’nden İsrail’e başlattığı “Aksa Tufanı” isimli saldırıda en az 800 İsrailli öldü. Saldırıda 2 bin 400 İsraillinin de yaralandığı bilgisi paylaşıldı.

Paylaşın

Hamas, İsrail’i Rehineleri İnfaz Etmekle Tehdit Etti

Yüzlerce can kaybına neden olan Filistin – İsrail geriliminde üçüncü gün geride kalırken, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın sözcüsü Ebu Ubeyde, İsrail’i, Gazze’de uyarı yapmadan vurduğu her ev için ellerindeki İsrailli bir rehineyi infaz etmekle tehdit etti.

Haber Merkezi / İsrail’in Gazze Şeridine yönelik saldırılarda “sivil yerleşim yerlerini faşist ve barbarca bombardımana tuttuğunu” belirten Ebu Ubeyde, İsrail’in Gazze Şeridi’nde “kadın, çocuk ve yaşlı ayırmadan evleri sivillerin başlarına yıktığına” vurgu yaptı.

“İnsanlık ve ahlaktan anlamayan düşmana anladığı dilden hitap edeceklerini” söyleyen İzzeddin el-Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde şunları ifade etti:

“Buna karşı bizler de bu saatten itibaren, evlerinde güvende olan halkımıza karşı uyarı yapılmadan gerçekleşen her saldırı karşısında düşmanın elimizdeki sivil rehinelerden birini infaz edeceğiz. Bunu da görselleriyle yayınlayacağız. Bunu buradan duyuruyoruz ki dünyanın gözü önünde sorumluluğu siyonistlere yükleyelim. Top artık onlardadır.”

Can kaybı bin 200’ü aştı

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in saldırılarının neden olduğu can kayıpları ile yaralılara ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, İsrail’in 3 günden bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 493 kişinin yaşamını yitirdiği, 2 bin 751 kişinin yaralandığı belirtildi.

Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, aralarında Kudüs’ün de olduğu Batı Şeria’nın El Halil, Ramallah, Eriha, Nablus ve Kalkilya kentlerinde 7 Ekim’den bu yana toplam 15 Filistinlinin İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiğini bildirdi.

Abluka altındaki Gazze Şeridi’nden düzenlenen saldırılarda ölen İsraillilerin sayısının 800’ü geçtiği bildirildi. İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’ın haberine göre, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın Gazze Şeridi’nden İsrail’e başlattığı “Aksa Tufanı” isimli saldırıda en az 800 İsrailli öldü. Saldırıda 2 bin 400 İsraillinin de yaralandığı bilgisi paylaşıldı.

Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların yakın tarihçesi

İsrail’in 2005 yılında 2,3 milyon insana ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nden çekilmesinden bu yana bölgeyi kontrol eden Hamas ve İsrail arasında çok sayıda çatışma yaşandı. İşte bu çatışmaların öne çıkanlarının kronolojisi:

Ağustos 2005 İsrail güçleri, 1967’deki Orta Doğu savaşında kıyı şeridini Mısır’dan ele geçirdikten 38 yıl sonra tek taraflı olarak Gazze’den çekildi, yerleşim yerlerini terk etti ve bölgeyi Filistin Yönetimi’nin kontrolüne bıraktı.

25 Ocak 2006: Hamas, Filistin parlamento seçimlerinde sandalyelerin çoğunluğunu kazandı. İsrail ve ABD, Hamas’ın şiddetten vazgeçmeyi ve İsrail’i tanımayı reddetmesi nedeniyle Filistinlilere yardımı kesti.

25 Haziran 2006: Hamas militanları, sınır ötesi bir baskında İsrail askeri Gilad Şalit’i esir aldı. Bu da İsrail’in hava saldırılarına yol açtı. Şalit, beş yıldan uzun bir süre sonra bir mahkum değişimiyle serbest bırakıldı.

14 Haziran 2007: Hamas, kısa bir iç savaşla Gazze’yi ele geçirdi ve Batı Şeria’da bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a sadık El Fetih güçlerini devirdi.

27 Aralık 2008: İsrail, Filistinlilerin İsrail’in güneyindeki Sderot kasabasına roket atmasının ardından Gazze’ye 22 günlük bir askeri saldırı başlattı. Ateşkes sağlanmadan önce yaklaşık bin 400 Filistinli ve 13 İsraillinin öldürüldüğü bildirildi.

14 Kasım 2012: İsrail, Hamas’ın Genelkurmay Başkanı Ahmed Cebari’yi öldürdü. Hemen ardından sekiz gün boyunca Filistinli militanlar roket fırlatırken, İsrail de hava saldırılarını sürdürdü.
Temmuz-Ağustos 2014 – Üç İsrailli gencin Hamas tarafından kaçırılması ve öldürülmesi, Gazze’de 2 bin 100’den fazla Filistinli’nin ve 67’si askeri olmak üzere 73 İsraillinin öldüğü bildirilen yedi haftalık bir savaşa yol açtı.

Mart 2018: Gazze’nin İsrail ile çitlerle çevrili sınırında Filistinli protestolar başladı. İsrail askerleri protestocuları uzaklaştırmak için ateş açtı. Birkaç ay devam eden protestolarda 170’den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bildirildi. Protestolar ve İsrailli askerlerin müdahalesi aynı zamanda Hamas ile İsrail güçleri arasında çatışmalara yol açtı.

Mayıs 2021: Ramazan ayında haftalarca süren gerilimin ardından, Kudüs’teki El Aksa yerleşkesinde İsrail güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda yüzlerce Filistinli yaralandı. İsrail’in güvenlik güçlerini yerleşkeden çekmesini talep ettikten sonra Hamas, Gazze’den İsrail’e bir roket yağmuru başlattı. İsrail de Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi. 11 gün süren çatışmalarda Gazze’de en az 250, İsrail’de ise 13 kişi hayatını kaybetti.

Ağustos 2022: İsrail’in hava saldırısıyla üst düzey bir İslami Cihad komutanını vurmasıyla başlayan ve üç gün süren şiddet olaylarında 15’i çocuk en az 44 kişi öldürüldü. İsrail, hava saldırılarının İran destekli militan hareketin İsrailli komutanları ve silah depolarını hedef alacak bir saldırı planına karşı önleyici bir operasyon olduğunu söyledi. Buna karşılık İslami Cihad, İsrail’e binden fazla roket fırlattı. İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemi, herhangi bir ciddi hasar veya can kaybının önüne geçti.

Ocak 2023: Gazze’deki İslami Cihad, İsrail birliklerinin bir mülteci kampına baskın yapıp yedi Filistinli silahlı militanı ve iki sivili öldürmesinin ardından İsrail’e iki roket fırlattı. Roketler sınıra yakın yerleşim yerlerinde alarmların çalmasına neden oldu ancak herhangi bir can kaybına yol açmadı. İsrail Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Mayıs 2023: İsrail’in Filistin İslami Cihad örgütünün üç üyesini hedef alarak öldürmesiyle başladı. İki taraf arasında beş gün süren çatışmalarda Filistinli siviller de hayatını kaybetti. Daha sonra iki taraf arasında ateş anlaşması yapıldı.

Ekim 2023: Hamas, roket yağmurunun yanı sıra sınırı geçen silahlı kişilerle sürpriz bir saldırı düzenleyerek Gazze Şeridi’nden İsrail’e son yılların en büyük saldırısını başlattı. İslami Cihad, savaşçılarının saldırıya katıldığını duyurdu. İsrail ordusu, savaş durumunda olduğunu belirterek, Gazze’de Hamas’ı hedef alan saldırılar düzenlediğini ve yedek birlikleri göreve çağırdığını açıkladı.

Paylaşın

Hamas’tan “İsrail” Açıklaması: Müzakere Mümkün Değil

Katar’ın başkenti Doha’da bulunan Hamas’ın Siyasi Büro ve Ulusal İlişkiler Ofisi Başkanı Hüsam Badran AFP’ye yaptığı açıklamada, askeri operasyon devam ediyor ve İzzeddin el Kassam Tugayları önderliğindeki direniş halkımızın haklarını savunmaya devam ediyor, bu nedenle şu anda mahkumlar veya başka bir konuda İsrail ile herhangi bir müzakere mümkün değil.” dedi.

Bölgedeki Filistin halkını korumak için çalışacaklarını kaydeden Badran, “Şimdiki hedefimiz işgalin Gazze’deki halkımıza karşı doğrudan sivillerin evlerini hedef alan katliamlara dönüşmesini önlemek için mümkün olan her şeyi yapmak.” diye konuştu.

Can kaybı bin 200’ü aştı

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in saldırılarının neden olduğu can kayıpları ile yaralılara ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, İsrail’in 3 günden bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 493 kişinin yaşamını yitirdiği, 2 bin 751 kişinin yaralandığı belirtildi.

Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, aralarında Kudüs’ün de olduğu Batı Şeria’nın El Halil, Ramallah, Eriha, Nablus ve Kalkilya kentlerinde 7 Ekim’den bu yana toplam 15 Filistinlinin İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiğini bildirdi.

Abluka altındaki Gazze Şeridi’nden düzenlenen saldırılarda ölen İsraillilerin sayısının 800’ü geçtiği bildirildi. İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’ın haberine göre, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın Gazze Şeridi’nden İsrail’e başlattığı “Aksa Tufanı” isimli saldırıda en az 800 İsrailli öldü. Saldırıda 2 bin 400 İsraillinin de yaralandığı bilgisi paylaşıldı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bölgede yaşanan gelişmelerle ilgili yaptığı değerlendirmede, “Ortadoğu’yu değiştireceklerini” söyledi. İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Netanyahu, abluka altındaki Gazze Şeridindeki Filistinli silahlı grupların saldırdığı Gazze çevresindeki yerleşim yerlerinin yerel yöneticileriyle görüştü.

“Katılımcıların zor ve feci bir felaket yaşadığını” dile getiren Netanyahu, “Hamas’ın yaşayacağı zor ve feci olacak, harekata girdik ve yeni başlıyoruz. Sizlerden kararlı olmanızı istiyorum çünkü Ortadoğu’yu değiştireceğiz” ifadelerini kullandı.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant Gazze’ye “topyekûn abluka” emri verdiğini açıkladı. Gazze’nin elektriksiz, gıdasız ve benzinsiz bırakılacağını ifade eden Gallant “Canavarca insanlarla savaşıyoruz ve buna göre hareket ediyoruz” diye konuştu.

İran, iddiaları reddetti

İran Hamas’ın saldırılarında rolü olduğu iddiasını bir kez daha reddetti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani “İran’ın rolü olduğu suçlamaları siyasi gerekçelere dayalı” dedi. Kenani İran İslam Cumhuriyeti’nin “Filistin dahil olmak üzere diğer ülkelerin karar süreçlerine müdahil olmadığını söyledi. İran’a yapılacak bir saldırı konusunda da uyarıda bulunan Kenani “İran’a karşı herhangi bir aptalca eylem korkunç bir yanıtla karşılık bulacaktır” diye konuştu.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi de, dün yaptığı açıklamada, İran’ın Filistinlilerin kendini savunma hakkını desteklediğini açıklamış ve Müslüman ülkelere Filistin halkını desteklemeye çağırmıştı. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin Hamas ve Filistin İslami Cihat Örgütü lideriyle telefonda görüştüğü de bildirildi.

Avrupa Birliği, Filistin’e yardımları durdurdu

Avrupa Komisyonu, bugün yaptığı açıklamada, Filistinlilere yönelik 691 milyon euro değerindeki kalkınma yardımı portföyünün tamamını incelemeye aldığını ve tüm ödemelerin derhal askıya alındığını söyledi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Komşuluk ve Genişleme Komiseri Oliver Varhelyi, X adlı sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, “İsrail’e ve halkına yönelik terör ve vahşetin boyutu bir dönüm noktasıdır. İşler her zamanki gibi ilerleyemez” dedi.

Varhelyi, “Filistinlilerin en büyük bağışçısı olan Avrupa Komisyonu, kalkınma portföyünün tamamını incelemeye alıyor” dedi ve şöyle devam etti: Artık barışın, hoşgörünün ve birlikte yaşamanın temellerinin ele alınması gerekiyor. Nefrete ve şiddete teşvik ve terörün yüceltilmesi pek çok kişinin zihnini zehirledi.

BM’den Gazze’ye yardım çağrısı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres sivillere yönelik saldırıları ve rehin alma eylemlerini kınadı ve İsrail’e kuşatma altındaki Gazze’ye insani yardım ulaştırılmasına izin vermesi çağrısında bulundu. Guterres, sivillere yönelik tüm saldırıların durdurulması ve Gazze’de tutulan rehinelerin serbest bırakılması çağrısı yaptı.

İsrail’i askeri operasyonlarını yürütürken sivilleri ve sivil altyapıyı korumaya çağıran Guterres, İsrail’in Gazze’yi tamamen kuşatmasından, gıda, yakıt ve elektrik tedarikini kesmesinden “derin üzüntü” duyduğunu söyledi. Gazze’deki “son derece vahim” insani durumun “katlanarak kötüleşeceği” uyarısında bulunan Guterres, tüm taraflara Gazze’de mahsur kalan sivillere acil insani yardım ulaştırılması için BM’ye izin vermeleri çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Başkanı Filippo Grandi, Gazze’deki çatışmanın bölgenin dışına yayılma potansiyeli olduğunu söyledi. Geçtiğimiz saatlerde konuşan Grandi, savaşın kaçınılmaz olarak hem İsrailli hem de Filistinli sivillerin daha fazla acı çekmesine neden olacağını söyledi.

Bu durumun, “zaten gerilimlerle boğuşan bir bölgeye ciddi istikrarsızlık getirme” riski taşıdığını söyleyen Grandi, yaşananların “büyüyen küresel krizler mozaiğinin çok tehlikeli bir parçasını” temsil ettiğini de sözlerine ekledi. Grandi, bu krizlerin cesaretle ele alınamaması durumunda bunun “dünya barışı için felaket anlamına geleceğini” söyledi.

Almanya, Fransa, İngiltere ve ABD liderleri İsrail ve Gazze çatışmasını görüşecek

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Pazartesi akşamı İngiltere, Fransa ve ABD’li mevkidaşlarıyla Orta Doğu’daki çatışmaları görüşmeyi beklediğini söyledi. Scholz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Hamburg’da gerçekleştirecekleri ortak Bakanlar Kurulu toplantısı öncesinde düzenlenen basın toplantısında konuştu.

Paylaşın

İsrail’in En Eski Gazetesi Haaretz: Savaşın Tek Sorumlusu Netanyahu

Hamas’ın başlattığı operasyon sonrası İsrail – Filistin hattında tansiyon bir kez daha yükselirken, İsrail’in en eski günlük gazetesi Haaretz, dikkat çeken bir yazıya yer verdi.

Yaşananların tek sorumlusunun İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu olduğu vurgulanan yazıda, Netanyahu’nun sorumluluktan kaçmaya ve suçu, ordunun askeri istihbaratın ve Şin Bet güvenlik servisinin yönetimine atmaya çalışacağı belirtildi.

Yazıda ayrıca, Hakkında üç yolsuzluk davası açılmış bir başbakan, devlet işleriyle ilgilenemez; zira ulusal çıkarlar, kendisini olası bir mahkumiyet ve hapis cezasından kurtarmanın yanında kaçınılmaz olarak ikinci planda kalacaktır.” ifadelerine yer verildi.

Sol Haber’in Haaretz’den aktardığı yazı şöyle: Simchat Tora bayramında İsrail’in başına gelen felaketin sorumluluğu açık bir şekilde bir kişinindir: Binyamin Netanyahu.

Engin siyasi deneyimi ve güvenlik konularındaki yeri doldurulamaz bilgeliğiyle övünen başbakan, bir ilhak ve mülksüzleştirme hükümeti kurarken, Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir’i kilit pozisyonlara getirirken, Filistinlilerin varlığını ve haklarını açıkça göz ardı eden bir dış politika benimserken İsrail’i bilinçli olarak içine sürüklediği tehlikeleri tespit etmekte tamamen başarısız oldu.

Netanyahu kesinlikle sorumluluğundan kaçmaya çalışacak ve suçu, ordunun askeri istihbaratın ve Şin Bet güvenlik servisinin yönetimine atmaya çalışacak. Ordu, askeri istihbarat ve Şin Bet, tıpkı Yom Kippur Savaşı’nın arifesinde olduğu gibi, savaş olasılığını düşük görüyordu ve Hamas saldırısı, hazırlıklarının eksikli olduğunu ortaya koydu.

Düşmanı ve onun askeri saldırı yeteneklerini küçümsediler. Önümüzdeki günler ve haftalarda, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin ve istihbaratın başarısızlıklarının derinliği gün yüzüne çıktıkça, bunların değiştirilmesi ve durumun değerlendirilmesi yönünde haklı bir talep mutlaka ortaya çıkacaktır.

Ancak askeriye ve istihbaratın başarısızlığı Netanyahu’yu krizin genel sorumluluğundan kurtarmıyor çünkü kendisi İsrail’in dış ve güvenlik meselelerinde nihai karar verici konumunda. Netanyahu, Ehud Olmert’in İkinci Lübnan Savaşı’nda olduğu gibi bu rolde acemi değil. Golda Meir’in 1973’te ve Menachem Begin’in 1982’de iddia ettiği gibi askeri konularda da cahil değil.

Netanyahu aynı zamanda Naftali Bennett ve Yair Lapid liderliğindeki kısa ömürlü “değişim hükümeti”nin benimsediği politikayı da şekillendirdi: İsrail halkının ödemeyi göze alabileceği bir bedel uğruna Filistin ulusal hareketini Gazze ve Batı Şeria’daki her iki kanadında da ezmeye yönelik çok boyutlu bir çaba.

Geçmişte Netanyahu kendisini savaşlardan ve İsrail’in çok sayıda kayıp vermesinden kaçınan, temkinli bir lider olarak pazarlıyordu. Son seçimdeki zaferinin ardından, bu temkinliliğin yerine, Batı Şeria’yı ilhak etme ve El Halil Tepeleri’yle Ürdün Vadisi dahil Oslo tarafından tanımlanan C Bölgesi’nin bazı kısımlarında etnik temizlik gerçekleştirme yönünde açık adımlar atarak, “tamamen sağcı bir hükümet” politikasını benimsedi.

Bu aynı zamanda yerleşimlerin büyük çapta genişletilmesini, Mescid-i Aksa yakınındaki Tapınak Tepesi’nde Yahudi varlığının desteklenmesini ve ayrıca Suudilerle, Filistinlilerin hiçbir şey alamayacağı bir barış anlaşmasının açık bir şekilde konuşulması ile övünmeyi, hatta “ikinci bir Nakba”dan söz etmeyi de içeriyordu. Beklendiği gibi, Filistinlilerin İsrail işgalcisinin yumruğunu daha ağır hissetmeye başladığı Batı Şeria’da düşmanlıkların patlak vereceğine dair işaretler başladı. Hamas Cumartesi günü sürpriz saldırısını başlatmak için bu fırsatı değerlendirdi.

Her şeyden önce İsrail’in son yıllarda üzerinde dolanan tehlike tümüyle gerçekleşmiş durumda. Hakkında üç yolsuzluk davası açılmış bir başbakan, devlet işleriyle ilgilenemez; zira ulusal çıkarlar, kendisini olası bir mahkumiyet ve hapis cezasından kurtarmanın yanında kaçınılmaz olarak ikinci planda kalacaktır.

Bu korkunç koalisyonun kurulmasının ve Netanyahu’nun başlattığı yargı darbesinin, siyasi muhalif olarak algılanan üst düzey ordu ve istihbarat görevlilerinin zayıflatılmasının nedeni buydu. Bunun bedelini Batı Necev’deki saldırının kurbanları ödedi.

Paylaşın

İsrail, Gazze’yi Tamamen Ablukaya Aldı: Yiyecek, Elektrik Ve Yakıt Verilmeyecek

İsrail – Filistin geriliminin üçüncü gününde İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Hamas tarafından kontrol edilen Gazze Şeridi’ne yönelik tedbirlerini, giriş yasağını da içeren “tam bir abluka” seviyesine yükselttiğini söyledi. Galant, “Elektrik yok, yiyecek yok, yakıt yok” dedi.

Haber Merkezi / İsrail, Gazze üzerindeki hava sahasını ve kıyı şeridini kontrol ediyor. Sınır kapılarından kimlerin geçeceğine ve hangi malların giriş-çıkışına izin verileceğini belirliyor. Benzer şekilde Mısır da Gazze sınırından kimlerin girip çıkacağını kontrol ediyor.

İsrail’den yapılan açıklamaya göre, üçüncü gününde devam eden çatılmalarda 700 İsrailli hayatını kaybetti. İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda ise ölü sayısı 500’e yaklaştı. Bölgedeki can kayıpları hakkında yazılı bir açıklama yapan Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail’in düzenlediği saldırılarda en az 493 Filistinlinin hayatını kaybettiğini ve 2 bin 751 Filistinlinin yaralandığını duyurdu.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları öncülüğündeki Filistinli direniş grupları Gazze Şeridi’nden İsrail’e karşı ‘Aksa Tufanı’ operasyonunu başlatırken, İsrail’de buna karşılık “Demir Kılıçlar” operasyonunu başlattı. Çatışmalar üçüncü gününde devam ediyor.

Reuters’ın aktardığına göre, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant bir açıklama yaparak Hamas’ın kontrolündeki Gazze Şeridi’ne ‘topyekûn abluka’ uygulayacaklarını, ablukanın Gazze’ye gıda ve akaryakıt girişlerine yasak getirilmesini de kapsayacağını bildirdi.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Daniel Hagari de basına yaptığı açıklamada, İsrail içinde IDF birlikleri ile Hamas arasında devam eden bir çatışma olmadığını, IDF’nin Gazze Şeridi etrafındaki tüm bölgelerde kontrolü yeniden sağladığını söyledi.

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları da Telegram’dan yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in, Gazze’de sivillere yönelik saldırılarının devam etmesine cevap olarak, Ben Gurion Havalimanı’na roket saldırısı düzenlendiğini duyurdu.

Açıklamada ayrıca ‘Aksa Tufanı’ kapsamında Askalan kentine de 100 roket atıldığı ifade edildi. Öte yandan, İsrail’in Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine yönelik hava saldırıları da gece boyunca devam etti. Hava saldırılarında 24 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

İsrail Havalimanları Kurumu ise pazartesi günü yaptığı açıklamada Ben Gurion Havalimanı’na yönelik saldırının havalimanında herhangi bir etkiye yol açmadığını söyledi.

Hamas, Gazze’yi hedef alan İsrail’in hava saldırılarında 4 rehine ile birlikte bazı militanların öldüğünü duyurdu. Hamas Sözcüsü Ebu Ubeyde, “Gazze Şeridi’nde gece boyunca ve bugün yapılan bombalama, düşman esirlerinden dördü ile birlikte onları kaçıranların da ölümüne yol açtı” dedi.

İsrail ordusundan iki üst düzey yetkili, Hamas’ın Cumartesi günü İsrail’e yönelik saldırısını 11 Eylül saldırılarına benzetti. Binbaşı Nir Dinar, “Bu bizim 11 Eylül’ümüz. Bizi yakaladılar” dedi.

Yarbay Jonathan Conricus da Hamas’ın saldırılarını Amerika’daki saldırılarla karşılaştırdı ve “Bu, 11 Eylül ve Pearl Harbor saldırılarının birleşimi olabilir” dedi. Conricus, “Bu, İsrail tarihinin açık ara en kötü günü. Daha önce hiç bu kadar çok İsrailli, bırakın bir günlük düşman faaliyetini, tek bir olayda bile öldürülmemişti” ifadelerini kullandı.

İsrail, Hamas’ın temel altyapısını hedef alan çok sayıda hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. Bunlar arasında grubun “operasyonel” olarak kullandığının iddia edildiği Cebaliye bölgesindeki bir cami de yer alıyor.

Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların yakın tarihçesi

İsrail’in 2005 yılında 2,3 milyon insana ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nden çekilmesinden bu yana bölgeyi kontrol eden Hamas ve İsrail arasında çok sayıda çatışma yaşandı. İşte bu çatışmaların öne çıkanlarının kronolojisi:

Ağustos 2005 İsrail güçleri, 1967’deki Orta Doğu savaşında kıyı şeridini Mısır’dan ele geçirdikten 38 yıl sonra tek taraflı olarak Gazze’den çekildi, yerleşim yerlerini terk etti ve bölgeyi Filistin Yönetimi’nin kontrolüne bıraktı.

25 Ocak 2006: Hamas, Filistin parlamento seçimlerinde sandalyelerin çoğunluğunu kazandı. İsrail ve ABD, Hamas’ın şiddetten vazgeçmeyi ve İsrail’i tanımayı reddetmesi nedeniyle Filistinlilere yardımı kesti.

25 Haziran 2006: Hamas militanları, sınır ötesi bir baskında İsrail askeri Gilad Şalit’i esir aldı. Bu da İsrail’in hava saldırılarına yol açtı. Şalit, beş yıldan uzun bir süre sonra bir mahkum değişimiyle serbest bırakıldı.

14 Haziran 2007: Hamas, kısa bir iç savaşla Gazze’yi ele geçirdi ve Batı Şeria’da bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a sadık El Fetih güçlerini devirdi.

27 Aralık 2008: İsrail, Filistinlilerin İsrail’in güneyindeki Sderot kasabasına roket atmasının ardından Gazze’ye 22 günlük bir askeri saldırı başlattı. Ateşkes sağlanmadan önce yaklaşık bin 400 Filistinli ve 13 İsraillinin öldürüldüğü bildirildi.

14 Kasım 2012: İsrail, Hamas’ın Genelkurmay Başkanı Ahmed Cebari’yi öldürdü. Hemen ardından sekiz gün boyunca Filistinli militanlar roket fırlatırken, İsrail de hava saldırılarını sürdürdü.
Temmuz-Ağustos 2014 – Üç İsrailli gencin Hamas tarafından kaçırılması ve öldürülmesi, Gazze’de 2 bin 100’den fazla Filistinli’nin ve 67’si askeri olmak üzere 73 İsraillinin öldüğü bildirilen yedi haftalık bir savaşa yol açtı.

Mart 2018: Gazze’nin İsrail ile çitlerle çevrili sınırında Filistinli protestolar başladı. İsrail askerleri protestocuları uzaklaştırmak için ateş açtı. Birkaç ay devam eden protestolarda 170’den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bildirildi. Protestolar ve İsrailli askerlerin müdahalesi aynı zamanda Hamas ile İsrail güçleri arasında çatışmalara yol açtı.

Mayıs 2021: Ramazan ayında haftalarca süren gerilimin ardından, Kudüs’teki El Aksa yerleşkesinde İsrail güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda yüzlerce Filistinli yaralandı. İsrail’in güvenlik güçlerini yerleşkeden çekmesini talep ettikten sonra Hamas, Gazze’den İsrail’e bir roket yağmuru başlattı. İsrail de Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi. 11 gün süren çatışmalarda Gazze’de en az 250, İsrail’de ise 13 kişi hayatını kaybetti.

Ağustos 2022: İsrail’in hava saldırısıyla üst düzey bir İslami Cihad komutanını vurmasıyla başlayan ve üç gün süren şiddet olaylarında 15’i çocuk en az 44 kişi öldürüldü. İsrail, hava saldırılarının İran destekli militan hareketin İsrailli komutanları ve silah depolarını hedef alacak bir saldırı planına karşı önleyici bir operasyon olduğunu söyledi. Buna karşılık İslami Cihad, İsrail’e binden fazla roket fırlattı. İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemi, herhangi bir ciddi hasar veya can kaybının önüne geçti.

Ocak 2023: Gazze’deki İslami Cihad, İsrail birliklerinin bir mülteci kampına baskın yapıp yedi Filistinli silahlı militanı ve iki sivili öldürmesinin ardından İsrail’e iki roket fırlattı. Roketler sınıra yakın yerleşim yerlerinde alarmların çalmasına neden oldu ancak herhangi bir can kaybına yol açmadı. İsrail Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Mayıs 2023: İsrail’in Filistin İslami Cihad örgütünün üç üyesini hedef alarak öldürmesiyle başladı. İki taraf arasında beş gün süren çatışmalarda Filistinli siviller de hayatını kaybetti. Daha sonra iki taraf arasında ateş anlaşması yapıldı.

Ekim 2023: Hamas, roket yağmurunun yanı sıra sınırı geçen silahlı kişilerle sürpriz bir saldırı düzenleyerek Gazze Şeridi’nden İsrail’e son yılların en büyük saldırısını başlattı. İslami Cihad, savaşçılarının saldırıya katıldığını duyurdu. İsrail ordusu, savaş durumunda olduğunu belirterek, Gazze’de Hamas’ı hedef alan saldırılar düzenlediğini ve yedek birlikleri göreve çağırdığını açıkladı.

Paylaşın

“İran, Hamas’a Yardım Etti” İddiası

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları öncülüğünde direniş gruplarının başlattığı ‘Aksa Tufanı’ operasyonu İsrail – Filistin hattında bir kez daha tansiyon yükselirken, ABD merkezli Wall Street Journal, dikkat çeken bir habere yer verdi.

Wall Street Journal (WSJ), Hamas ve Lübnan merkezli Şii Hizbullah örgütünün üst düzey yetkililerine dayandırdığı haberinde, Beyrut’ta İran Devrim Muhafızları subaylarının Hamas ve Hizbullah dahil İran destekli dört militan grubun temsilcileriyle bir araya geldiği toplantılar sırasında belirlendiği öne sürdü.

Habere göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hamas saldırısının planlanması ve hayata geçirilmesine önemli rol oynadı. Keza, İran Devrim Muhafızları Ordusu yetkilileri ağustos ayından bu yana Hamas’la iş birliği içerisinde hava, kara ve deniz saldırılarını da kapsayan kompleks bir operasyon tasarladı.

Çatışmada son 50 yılın en sert tırmanışı yaşanırken İsrail tarafında 700’den fazla kişi öldü. Gazze’deki yetkililer de İsrail hava saldırılarında şu ana kadar en az 400 kişinin öldüğünü duyurdu.

WSJ’ın haberinde, operasyonun ayrıntıları, Beyrut’ta İran Devrim Muhafızları subaylarının Hamas ve Hizbullah dahil İran destekli dört militan grubun temsilcileriyle bir araya geldiği toplantılar sırasında belirlendiği öne sürüldü.

Ancak söz konusu iddia, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken tarafından çürütüldü. Blinken, pazar günü yaptığı açıklamada, Tahran’ın saldırıyı yönettiğine ya da arkasında olduğuna dair somut bir kanıt bulunmadığını söyledi.

Blinken, bununla birlikte İran’ın bu gruplarla uzun süredir var olan ilişkisini de kabul etti. Medyada çıkan ABD-İran esir takası karşılığında Tahran’ın aldığı dondurulan 6 milyar dolar parasının saldırılarda etkili olduğu yönündeki iddiaları da değerlendiren Blinken, “İran’ın hesabına geçen 6 milyar dolar paradan henüz tek bir dolar bile harcayamadığını” ifade etti.

WSJ’nin görüşmelerle ilgili sorularını yanıtlayan üst düzey Hamas yetkilisi Mahmud Mirdawi de, saldırıyı grubun bağımsız olarak planladığını söyledi. Hamas yetkilisi, saldırıları “Filistin (halkının) ve Hamas’ın kararı” olarak nitelendirdi.

Haberde adı geçen İranlı yetkiliye göre ise, İran Devrim Muhafızları’nın geniş kapsamlı stratejisi, İsrail’i çeşitli yönlerden kuşatmayı amaçlayan çok cepheli tehdit yaratmayı içeriyor. Aynı isme göre bu kuşatma, kuzeyde Hizbullah ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesi ile Gazze ve Batı Şeria’da, İslami Cihad ve Hamas’ı kapsıyor.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, yaptığı açıklamada “Tahran’ın, Filistinlilerin meşru müdafaa hakkını desteklediğini” belirterek İsrail’i bölge için bir tehlike olmakla suçladı. Devlet televizyonunun haberine göre Reisi, “İran, Filistin ulusunun meşru savunmasını desteklemektedir” dedi.

Bu arada İran’ın Birleşmiş Milletler Misyonu, Hamas tarafından gerçekleştirilen saldırılarda Tahran’ın herhangi bir dahli olmadığını bildirdi. Yapılan açıklamada, “Filistin tarafından alınan kararlı tedbirler, gayrimeşru Siyonist rejimin yetmiş yıllık baskıcı işgaline ve işlediği iğrenç suçlara karşı tamamen meşru bir savunma teşkil etmektedir” denildi.

İran’ın BM Misyonu’nun açıklamasında “Filistin’in yanında olduğumuzu vurgulamak isteriz; ancak Filistin’in tepkisine müdahil değiliz, bu tepki sadece Filistin tarafından verilecektir” denildi.

Hamas operasyonunun “başarısının” sürpriz olmasından kaynaklandığını ve bunun da İsrail güvenlik örgütlerinin “en büyük başarısızlığı” olduğu değerlendirmesinde bulunan İran’ın BM Misyonu, “Başarısızlıklarını haklı göstermeye ve bunu İran’ın istihbarat gücüne ve operasyonel planlamasına bağlamaya çalışıyorlar” ifadelerine yer verdi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı Üçüncü Gününde: Can Kaybı Bin 100’ü Aştı

Hamas’ın öncülüğündeki Filistinli direniş grupları İsrail’e karşı ‘Aksa Tufanı’ operasyonunu başlatırken, İsrail’de bu operasyona “Demir Kılıçlar” operasyonu ile karşılık verdi. Operasyonlar üçüncü gününe girerken en az bin 100 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Haber Merkezi / İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Hamas’ın Cumartesi günü başlattığı saldırılarla tırmanan çatışmalarda şimdiye kadar 700 İsrailli sivilin ve askerin hayatını kaybettiğini açıkladı. 2 bin 300 kişinin de yaralandığı bildirildi.

Yaralılar arasında durumu ciddi olanların bulunduğu, bu nedenle can kaybının artmasından endişe edildiği de açıklandı. Bu sayılarla İsrail’in kayıpları 1973’teki Yom Kippur Savaşı’ndan bu yana kaydedilen en büyük kayıp oldu.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’nın Pazar günü itibariyle yaptığı açıklamada ise İsrail’in saldırılarında can kaybının 413 olduğu bildirildi.

Hamas’ın İsrail içlerine doğru başlattığı operasyonun üzerinden 48 saat geçmesine karşın Tel Aviv yönetimi halen kontrolü sağlayamadı. Ayrıca, Hamas’ın İsrail’e düzenlediği roket saldırıları da devam ediyor.

Çatışmalara ilişkin gazetecilere bilgi veren Yarbay Richard Hecht, İsrail topraklarına sızan Filistinli savaşçılarla çatışmaların devam ettiğini söyledi. Askeri sözcü, pazartesi sabahı itibarıyla Gazze Şeridi çevresinde ‘yedi veya sekiz’ noktada Hamas militanlarıyla mücadelenin sürdüğünü aktardı.

Birleşmiş Milletler, İsrail ile Hamas arasında şiddetlenerek devam eden savaşta 123 binden fazla kişinin yerlerinden edildiğini açıkladı. BM’nin insani yardım kuruluşu OCHA, pazartesi günü bir açıklama yaparak çatışmanın başlamasından bu yana Gazze Şeridi’nde 123 binden fazla insanın yerinden edildiğini duyurdu.

73 binden fazla kişinin okullarda barındığını belirten OCHA, “Gazze’de 123 bin 538’den fazla kişi, çoğunlukla korku, korunma endişeleri ve evlerinin yıkılması nedeniyle ülke içinde yerinden edildi.” dedi.

Pazar günü acil olarak toplanan Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin, İsrail’e düzenlediği saldırılar nedeniyle Hamas’ı kınayan ortak bir karar alamadı. ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Yardımcısı Büyükelçi Robert Wood bir dizi ülkenin Hamas’ın saldırılarını kınadığını söyledi.

Wood üyelerin tamamının kınama kararına katılmadığını ifade etti. Bu ülkeler arasında BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinden biri olan Rusya’nın da yer aldığı tahmin ediliyor. Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia ise ülkesinin saldırıları kınamadığının “doğru olmadığını” söyledi.

“Sivillere yönelik tüm saldırıları kınıyoruz” diyen Nebenzia Rusya’nın mesajının “çatışmalarının derhal sonlandırılması, ateşkese varılması ve on yıllardır durmuş olan anlamlı müzakerelere başlanması” olduğunu söyledi.

İsrail’in en çok satan üçüncü gazetesi olan ve kendini merkez sola konumlandıran Haaretz, Hamas’ın başlattığı saldırıdan Başbakan Binyamin Netanyahu’yu sorumlu tuttu. Editoryal yazıda, “İsrail’in başına Simhat Tora Bayramı’nda gelen felaketin sorumluluğu açıkça tek bir kişinindir: Binyamin Netanyahu” denildi.

Makalede şu ifadeler kullanıldı: Geniş siyasi deneyimi ve güvenlik konularındaki yeri doldurulamaz bilgeliğiyle övünen Başbakan, Filistinlilerin varlığını ve haklarını açıkça göz ardı eden bir dış politika benimseyerek, anahtar pozisyonlara Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir’i atayarak ilhak ve mülksüzleştirme hükümetini kurarken İsrail’i bilinçli olarak içine sürüklediği tehlikeleri tespit etmekte tamamen başarısız oldu.

Haaretz, kendisini merkez sol ilerici bir gazete olarak pazarlıyor, İsrail’de üçüncü en büyük tiraja sahip ve yurt dışında da geniş çapta okunuyor.

Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların yakın tarihçesi

İsrail’in 2005 yılında 2,3 milyon insana ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nden çekilmesinden bu yana bölgeyi kontrol eden Hamas ve İsrail arasında çok sayıda çatışma yaşandı. İşte bu çatışmaların öne çıkanlarının kronolojisi:

Ağustos 2005 İsrail güçleri, 1967’deki Orta Doğu savaşında kıyı şeridini Mısır’dan ele geçirdikten 38 yıl sonra tek taraflı olarak Gazze’den çekildi, yerleşim yerlerini terk etti ve bölgeyi Filistin Yönetimi’nin kontrolüne bıraktı.

25 Ocak 2006: Hamas, Filistin parlamento seçimlerinde sandalyelerin çoğunluğunu kazandı. İsrail ve ABD, Hamas’ın şiddetten vazgeçmeyi ve İsrail’i tanımayı reddetmesi nedeniyle Filistinlilere yardımı kesti.

25 Haziran 2006: Hamas militanları, sınır ötesi bir baskında İsrail askeri Gilad Şalit’i esir aldı. Bu da İsrail’in hava saldırılarına yol açtı. Şalit, beş yıldan uzun bir süre sonra bir mahkum değişimiyle serbest bırakıldı.

14 Haziran 2007: Hamas, kısa bir iç savaşla Gazze’yi ele geçirdi ve Batı Şeria’da bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a sadık El Fetih güçlerini devirdi.

27 Aralık 2008: İsrail, Filistinlilerin İsrail’in güneyindeki Sderot kasabasına roket atmasının ardından Gazze’ye 22 günlük bir askeri saldırı başlattı. Ateşkes sağlanmadan önce yaklaşık bin 400 Filistinli ve 13 İsraillinin öldürüldüğü bildirildi.

14 Kasım 2012: İsrail, Hamas’ın Genelkurmay Başkanı Ahmed Cebari’yi öldürdü. Hemen ardından sekiz gün boyunca Filistinli militanlar roket fırlatırken, İsrail de hava saldırılarını sürdürdü.
Temmuz-Ağustos 2014 – Üç İsrailli gencin Hamas tarafından kaçırılması ve öldürülmesi, Gazze’de 2 bin 100’den fazla Filistinli’nin ve 67’si askeri olmak üzere 73 İsraillinin öldüğü bildirilen yedi haftalık bir savaşa yol açtı.

Mart 2018: Gazze’nin İsrail ile çitlerle çevrili sınırında Filistinli protestolar başladı. İsrail askerleri protestocuları uzaklaştırmak için ateş açtı. Birkaç ay devam eden protestolarda 170’den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bildirildi. Protestolar ve İsrailli askerlerin müdahalesi aynı zamanda Hamas ile İsrail güçleri arasında çatışmalara yol açtı.

Mayıs 2021: Ramazan ayında haftalarca süren gerilimin ardından, Kudüs’teki El Aksa yerleşkesinde İsrail güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda yüzlerce Filistinli yaralandı. İsrail’in güvenlik güçlerini yerleşkeden çekmesini talep ettikten sonra Hamas, Gazze’den İsrail’e bir roket yağmuru başlattı. İsrail de Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi. 11 gün süren çatışmalarda Gazze’de en az 250, İsrail’de ise 13 kişi hayatını kaybetti.

Ağustos 2022: İsrail’in hava saldırısıyla üst düzey bir İslami Cihad komutanını vurmasıyla başlayan ve üç gün süren şiddet olaylarında 15’i çocuk en az 44 kişi öldürüldü. İsrail, hava saldırılarının İran destekli militan hareketin İsrailli komutanları ve silah depolarını hedef alacak bir saldırı planına karşı önleyici bir operasyon olduğunu söyledi. Buna karşılık İslami Cihad, İsrail’e binden fazla roket fırlattı. İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemi, herhangi bir ciddi hasar veya can kaybının önüne geçti.

Ocak 2023: Gazze’deki İslami Cihad, İsrail birliklerinin bir mülteci kampına baskın yapıp yedi Filistinli silahlı militanı ve iki sivili öldürmesinin ardından İsrail’e iki roket fırlattı. Roketler sınıra yakın yerleşim yerlerinde alarmların çalmasına neden oldu ancak herhangi bir can kaybına yol açmadı. İsrail Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Mayıs 2023: İsrail’in Filistin İslami Cihad örgütünün üç üyesini hedef alarak öldürmesiyle başladı. İki taraf arasında beş gün süren çatışmalarda Filistinli siviller de hayatını kaybetti. Daha sonra iki taraf arasında ateş anlaşması yapıldı.

Ekim 2023: Hamas, roket yağmurunun yanı sıra sınırı geçen silahlı kişilerle sürpriz bir saldırı düzenleyerek Gazze Şeridi’nden İsrail’e son yılların en büyük saldırısını başlattı. İslami Cihad, savaşçılarının saldırıya katıldığını duyurdu. İsrail ordusu, savaş durumunda olduğunu belirterek, Gazze’de Hamas’ı hedef alan saldırılar düzenlediğini ve yedek birlikleri göreve çağırdığını açıkladı.

Paylaşın