Gazze’den İsrail’e 9 Binden Fazla Roket Atıldı

İsrail, 7 Ekim’den bu güne kadar Gazze Şeridi’nden İsrail topraklarına yaklaşık 9.500 roket fırlatıldığını duyurdu. İsrail Ordusu sözcüsü, aralarında Demir Kubbe, David Sling, MIM-104 Patriot ve Arrow’un da bulunduğu ülkenin tüm hava savunma sistemlerinin farklı türdeki hava tehditlerini engellemek üzere etkinleştirildiğini söyledi.

Haber Merkezi / İsrail’in açıklamasına göre, Gazze’den fırlatılan roketlerin yaklaşık yüzde 12’si Filistin yerleşim bölgelerine isabet etti. İsrail askeri sözcüsü, İsrail topraklarına fırlatılan 9 binden fazla roketten 4 bininin, 7 Ekim’de gerçekleştirilen ilk saldırıda atıldığını belirtti.

Gazze’de 32 bin ton patlayıcı kullanıldı

Gazze’deki Hükümet Enformasyon Ofisi, İsrail’in saldırıların başlamasından bu yana Gazze Şeridi’ni yaklaşık 32 bin ton patlayıcı ve 13 binin üzerinde bombayla vurduğunu duyurdu. Bunun da kilometre başına ortalama 87 ton patlayıcı anlamına geldiğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Alemu’l Arabi haber ajansından (AWP) aktardığına göre, Hükümet Enformasyon Ofisi tarafından bugün yapılan açıklamada, İsrail’in saldırıları sonucu Gazze’deki konutların yüzde 50’sinden fazlasının hasar gördüğü, 40 bin konutun ise tamamen yıkıldığı bilgisi verildi.

Gazze’de can kaybı 11 bin 78’e yükseldi

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı ölü sayısının 11 bin 78’e yükseldiğini açıkladı. Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasında, hayatını kaybedenlerden 4 bin 506’nın çocuk olduğu belirtildi. Bakanlık açıklamasında, 27 binden fazla yaralı olduğu bilgisine de yer verdi.

İsrail ise Filistin Sağlık Bakanlığı’nın rakamları abarttığını ifade ediyor, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise rakamların güvenilir olduğuna inanıyor.

Gazze’de ölen İsrail askerlerinin sayısı 36’ya yükseldi

İsrail merkezli The Times of Israel Gazetesi, Gazze’deki çatışmalarda bir İsrail askerinin daha öldürüldüğünü bildirdi. Gazete böylece, devam eden kara operasyonlarının başlangıcından bu yana İsrail ordusunda ölenlerin sayısının 36’ya yükseldiğini aktardı.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 11 Bin 78’e Yükseldi

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşının 35. gününde, Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı ölü sayısının 11 bin 78’e yükseldiğini açıkladı.

Haber Merkezi / Filistin Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasında, hayatını kaybedenlerden 4 bin 506’nın çocuk olduğu belirtildi. Bakanlık açıklamasında, 27 binden fazla yaralı olduğu bilgisine de yer verdi.

İsrail ise Filistin Sağlık Bakanlığı’nın rakamları abarttığını ifade ediyor, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise rakamların güvenilir olduğuna inanıyor.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu (UNRWA) 7 Ekim’den bu yana Gazze’de 100’den fazla çalışanının hayatını kaybettiğini açıkladı. UNRWA Başkanı Philippe Lazzarini, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada 100’ün üzerinde meslektaşı için yas tuttuklarını belirtti.

UNRWA İletişim Direktörü Juliette Touma ise “Onlar Gazze halkının başına gelenleri temsil ediyorlar. BM için çalışıyorlar. Onlar ve Gazze Şeridi’ndeki diğer tüm siviller asla öldürülmemeliydi.” şeklinde konuştu.

BM personelinin pazartesi günü bir dakikalık saygı duruşunda bulunacağı ve bayrakların yarıya indirileceği bildirildi. UNRWA, Filistinli mültecilere okul, sağlık ve insani yardım gibi hizmetler sunuyor.

Gazze’de 32 bin ton patlayıcı kullanıldı

Gazze’deki Hükümet Enformasyon Ofisi, İsrail’in saldırıların başlamasından bu yana Gazze Şeridi’ni yaklaşık 32 bin ton patlayıcı ve 13 binin üzerinde bombayla vurduğunu duyurdu. Bunun da kilometre başına ortalama 87 ton patlayıcı anlamına geldiğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Alemu’l Arabi haber ajansından (AWP) aktardığına göre, Hükümet Enformasyon Ofisi tarafından bugün yapılan açıklamada, İsrail’in saldırıları sonucu Gazze’deki konutların yüzde 50’sinden fazlasının hasar gördüğü, 40 bin konutun ise tamamen yıkıldığı bilgisi verildi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Filistinli sivillerin korunması için, günde dört saat bombardımanın durdurulması kararının yanı sıra “yapılabilecek ve yapılması gereken” başka şeyler olduğunu söyledi. Bunun için İsrail’le görüşüldüğünü belirti. Blinken, detay vermedi.

Beyaz Saray Sözcüsü John Kirby gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD’nin İsrail’in Gazze’nin kuzeyindeki bölgelerde bombardımana her gün 4 saat ara vereceğini söyledi. John Kirby, aralardan üç saat öncesinden bir duyuru yapılacağını kaydetti.

Kirby, “İsrailliler bize bu ara süresince bu bölgelerde askeri operasyon yapılmayacağını ve bu sürecin bugün başlayacağını söylediler” diye ekledi.

İsrail ordusu daha önce “Gazzeli sivillere insani yardım için taktiksel, bölgesel aralar uyguladığını” söylemiş ve bunun “ateşkes olmadığını” belirtmişti.

İsrail’in bu kararının “önemli bir ilk adım” olduğunu belirten Kirby, “Açıkçası biz bunların ihtiyaç duyulduğu sürece devam etmesini istiyoruz” dedi. Kirby ayrıca şu anda ateşkes zamanı olmadığı yönündeki ABD’nin görüşünü tekrarlayarak böyle bir ateşkesin Hamas’ın 7 Ekim’de “yaptıklarını meşrulaştırmasına” yarayacağını söyledi.

İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, İsrail’in Gazze’de her gün 4 saatlik insani yardım arası vermeyi kabul ettiğini duyurmasının “özellikle ciddi bir hata” olduğunu söyledi. Sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda Ben-Gvir, “[Gazze’de] yaşayanların güneye doğru hareket etmeleri için [insani] koridoru” korurken “savaşmaya devam etmeliyiz” diye yazdı.

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrail hastaneleri vuruyor

Öte yandan İsrail’in bombardımanı devam ediyor. Hamas tarafından kontrol edilen Gazze’de yetkililer İsrail’in Cuma günü hastane yakınlarına en az üç hava saldırısı düzenlediğini açıkladı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı yetkilisi Esref El Kidra yaptığı açıklamada İsrail’in birçok hastaneye aynı anda saldırı düzenlediğini, Gazze’nin en büyük hastanesi olan El-Şifa Hastanesi’nin de hedef alındığını aktardı. İsrail tarafından henüz bir açıklama yapılmadı.

Gazzeli yetkililer El-Şifa hastanesine tahminen 60 bin kişinin sığındığını belirtirken, Rantisi çocuk hastanesi ve Endonezya hastanesinin de gece boyunca ateş altında kaldığını söyledi. Bombardımanda yaralılar olduğu can kaybı bulunmadığı belirtildi. Endonezyalı yetkililer hastanenin hedef alınmasını kınadı.

Gazze’de ölen İsrail askerlerinin sayısı 36’ya yükseldi

İsrail merkezli The Times of Israel Gazetesi, Gazze’deki çatışmalarda bir İsrail askerinin daha öldürüldüğünü bildirdi. Gazete böylece, devam eden kara operasyonlarının başlangıcından bu yana İsrail ordusunda ölenlerin sayısının 36’ya yükseldiğini aktardı.

Paylaşın

İsrail Başbakanı Netanyahu’dan Gazze Açıklaması: İşgal Etmeye Çalışmıyoruz

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşının 35. gününde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’la savaşın sona ermesinin ardından Gazze Şeridi’ni ele geçirme, işgal etme ya da yönetme arayışında olmadıklarını söyledi.

Haber Merkezi / İsrail Başbakanı Netanyahu, Amerikan televizyon kanalı Fox News’e verdiği demeçte, militan tehditlerin ortaya çıkmasını önlemek için gerekirse yerleşim bölgesine girmek üzere “güvenilir bir güce” ihtiyaç duyulacağını söyledi.

“Gazze’yi ele geçirmeye çalışmıyoruz, Gazze’yi işgal etmeye çalışmıyoruz ve Gazze’yi yönetmeye çalışmıyoruz” diyen Binyamin Netanyahu, sivil bir hükümete ihtiyaç duyulacağını, ancak İsrail’in 7 Ekim’de Hamas’ın yaklaşık 1.400 kişiyi öldürdüğü saldırıya benzer bir saldırının tekrarlanmamasını da sağlaması gerektiğini söyledi.

“Dolayısıyla, gerekirse Gazze’ye girip katilleri öldürecek inandırıcı bir güce sahip olmalıyız. Çünkü Hamas benzeri bir oluşumun yeniden ortaya çıkmasını engelleyecek olan budur” dedi.

Gazze’de can kaybı 10 bin 812’ye yükseldi

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, İsrail’in saldırılarında 4 bin 412’si çocuk, 2 bin 918’i kadın olmak üzere 10 bin 812 Filistinli öldürüldü, 26 bin 905 kişi yaralandı. Batı Şeria ve Kudüs’te İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimciler, 181 Filistinliyi öldürdü.

İsrail iseFilistin Sağlık Bakanlığı’nın rakamları abarttığını ifade ediyor, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise rakamların güvenilir olduğuna inanıyor.

32 bin ton patlayıcı kullanıldı

Gazze’deki Hükümet Enformasyon Ofisi, İsrail’in saldırıların başlamasından bu yana Gazze Şeridi’ni yaklaşık 32 bin ton patlayıcı ve 13 binin üzerinde bombayla vurduğunu duyurdu. Bunun da kilometre başına ortalama 87 ton patlayıcı anlamına geldiğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Alemu’l Arabi haber ajansından (AWP) aktardığına göre, Hükümet Enformasyon Ofisi tarafından bugün yapılan açıklamada, İsrail’in saldırıları sonucu Gazze’deki konutların yüzde 50’sinden fazlasının hasar gördüğü, 40 bin konutun ise tamamen yıkıldığı bilgisi verildi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Filistinli sivillerin korunması için, günde dört saat bombardımanın durdurulması kararının yanı sıra “yapılabilecek ve yapılması gereken” başka şeyler olduğunu söyledi. Bunun için İsrail’le görüşüldüğünü belirti. Blinken, detay vermedi.

Beyaz Saray Sözcüsü John Kirby gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD’nin İsrail’in Gazze’nin kuzeyindeki bölgelerde bombardımana her gün 4 saat ara vereceğini söyledi. John Kirby, aralardan üç saat öncesinden bir duyuru yapılacağını kaydetti.

Kirby, “İsrailliler bize bu ara süresince bu bölgelerde askeri operasyon yapılmayacağını ve bu sürecin bugün başlayacağını söylediler” diye ekledi.

İsrail ordusu daha önce “Gazzeli sivillere insani yardım için taktiksel, bölgesel aralar uyguladığını” söylemiş ve bunun “ateşkes olmadığını” belirtmişti.

İsrail’in bu kararının “önemli bir ilk adım” olduğunu belirten Kirby, “Açıkçası biz bunların ihtiyaç duyulduğu sürece devam etmesini istiyoruz” dedi. Kirby ayrıca şu anda ateşkes zamanı olmadığı yönündeki ABD’nin görüşünü tekrarlayarak böyle bir ateşkesin Hamas’ın 7 Ekim’de “yaptıklarını meşrulaştırmasına” yarayacağını söyledi.

İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, İsrail’in Gazze’de her gün 4 saatlik insani yardım arası vermeyi kabul ettiğini duyurmasının “özellikle ciddi bir hata” olduğunu söyledi. Sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda Ben-Gvir, “[Gazze’de] yaşayanların güneye doğru hareket etmeleri için [insani] koridoru” korurken “savaşmaya devam etmeliyiz” diye yazdı.

“İsrail hastaneleri vuruyor”

Öte yandan İsrail’in bombardımanı devam ediyor. Hamas tarafından kontrol edilen Gazze’de yetkililer İsrail’in Cuma günü hastane yakınlarına en az üç hava saldırısı düzenlediğini açıkladı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı yetkilisi Esref El Kidra yaptığı açıklamada İsrail’in birçok hastaneye aynı anda saldırı düzenlediğini, Gazze’nin en büyük hastanesi olan El-Şifa Hastanesi’nin de hedef alındığını aktardı. İsrail tarafından henüz bir açıklama yapılmadı.

Gazzeli yetkililer El-Şifa hastanesine tahminen 60 bin kişinin sığındığını belirtirken, Rantisi çocuk hastanesi ve Endonezya hastanesinin de gece boyunca ateş altında kaldığını söyledi. Bombardımanda yaralılar olduğu can kaybı bulunmadığı belirtildi. Endonezyalı yetkililer hastanenin hedef alınmasını kınadı.

Gazze’de ölen İsrail askerlerinin sayısı 36’ya yükseldi

İsrail merkezli The Times of Israel Gazetesi, Gazze’deki çatışmalarda bir İsrail askerinin daha öldürüldüğünü bildirdi. Gazete böylece, devam eden kara operasyonlarının başlangıcından bu yana İsrail ordusunda ölenlerin sayısının 36’ya yükseldiğini aktardı.

Paylaşın

İsrail – Filistin Çatışmasını Ve Etkilerini Anlatan 6 Kitap

İsrail – Filistin Savaşı, Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonu ve İsrail’in Gazze’de devam eden bombardımanının ardından bir kez daha dünyanın gündeminde.

Haber Merkezi / İsrail – Filistin savaşını daha geniş tarihsel bağlamına yerleştirmenize ve bu bölgede hızla gelişen gelişmeleri anlamanıza yardımcı olabilecek altı kitabı sizler için seçtik.

Michael B. Oren’ın Altı Gün Savaş: Haziran 1967 ve Modern Ortadoğu’nun Oluşumu

1967 Arap – İsrail savaşı, yalnızca altı gün sürmesine rağmen kalıcı sonuçlar doğurdu ve Yom Kippur Savaşı gibi sonraki krizleri de şekillendirdi. Michael B. Oren’in ‘Altı Gün Savaş’ kitabı bu önemli olayın kapsamlı bir anlatımı olarak karşımıza çıkıyor. Michael B. Oren’in çalışması, çatışmayı ve sonrasındaki çatışmaları anlamak için hayati bir kaynak olmaya devam ediyor.

Ari Shavit’in Vaat Edilen Topraklarım: İsrail’in Zaferi ve Trajedisi

Ari Shavit’in “Vaat Edilen Topraklarım” adlı kitabı İsrail’in karmaşık tarihi ve güncel sorunlara dair derinlemesine bir bakış açısı sunuyor. Kitap yalnızca İsrail’in kökenlerini araştırmakla kalmıyor, aynı zamanda İsrail’in varoluşsal sorularına ve güncel tehditlerine de değiniyor.

Ghada Karmi’nin Fatima’nın İzinde: Bir Filistin Hikayesi

Ghada Karmi’nin Filistin’deki çocukluğunu, büyük bir ayaklanmanın ardından Britanya’ya taşınmasını ve Kuzey Londra’nın bir Yahudi banliyösü olan Golders Green’deki gelişim yıllarını anlatıyor. Fatima’nın İzinde, Orta Doğu’daki önemli siyasi olaylarla harmanlayan son derece kişisel bir anlatıdır.

Kitap, yerinden edilme ve kimlik kaybı gibi incelikli zorlukları derinlemesine inceleyerek, ait olma duygusu bulmakta zorlanan yerinden edilmiş pek çok birey adına konuşuyor.

David Grossman’ın ‘Ülkenin Sonuna’

David Grossman’dan son sayfasına değin soluk soluğa okunan bir başyapıt: Ülkenin Sonuna. Grossman, muazzam kurgusu ve okurunu yanı başına çeken doğrudan anlatımıyla her şeyin mümkün göründüğü gençlik günlerinden yetişkinliğin burukluğuna ve aşktan sağ çıksalar da yaşama yenik düşen insanlara dair sarsıcı bir öykü anlatıyor.

Ülkenin Sonuna’nın odağında kötü bir haber alacağından emin olan bir kadın, Ora yer alıyor ve Ora, bu haber geldiğinde evde bulunmamak için uzun bir yolculuğa çıkıyor. Grossman, sökülen bir kumaş gibi ilmek ilmek açılan bu büyük romanda Ora’nın öyküsünü üzerinde yaşadığı fakat siyasetine pek de kafa yormadığı topraklara, o toprakların yadsınamaz hakikatini de kurguya karıştırıyor ve çiçek kokularının arasına kaybetme korkusunu, mavi gökyüzünün altına insan ruhunun koyu karanlıklarını yerleştiriyor.

Yaşamları bir hastanenin karantina koğuşunda kesişen Ora, Avram ve İlan’ın arasındaki bağlar giderek karışıp düğümlenirken bölgenin geçmişi, insanlarının yaşamlarıyla birlikte çözülüyor ve yaşamın ağırlığından sıyrılmak için uzağa, daha uzağa, ülkenin sonuna yürüyen Ora, ayaklarını bastığı toprak yavaş yavaş dağıldığı sırada kelimelere sarılıyor.

Noam Chomsky’nin ‘Filistin Üzerine Konuşmalar’

İsrail’in 2014’te yaptığı son kapsamlı operasyon olan Koruyucu Hat Operasyonu’nda 2300 Filistinlinin ölümü, binlercesinin yaralanması ve yerlerinden sürülmesi İsrail için yeni bir toprak gaspının önünü açtı. Filistin’in dayanışmaya duyduğu ihtiyaç hiç bu kadar çok olmamıştı.

İsrail’in açıkça uluslararası yasaları çiğnemeye devam etmesi ve bu duruma Batı’nın sessiz kalması hepimizin insanlığımızı sorgulamamız noktasında hayati bir önem taşıyor. Filistin’de yaşanan haksızlık bütün dünyayı etkiliyor. Meksika yoluyla Ferguson’dan Atina’ya açıkça görülüyor ki İsrail’in kullandığı sindirme araçlarını pek çok hükümet kullanıyor. Aynı taktiklerin, metotların ve araçların kullanılışı bize bunun sadece Filistinlilerle kalmayacağını gösteriyor.

Filistin Üzerine Konuşmalar’da dünyaca ünlü iki akademisyen Noam Chomsky ve Ilan Pappé Filistin’in kurtuluş mücadelesini dünya kamuoyuna duyurmak ve İsrail’in insan hakları ihlallerini durdurmak için uluslararası toplumun nasıl baskı kurabileceğini ve Filistinlilerin önünde uzanan yolu tartışıyorlar.

Herkesin bildiğini düşündüğü, ancak aslında bilmediği Filistin sorununu tüm yönleriyle anlamak için kulak verilmesi gereken iki ses…

Meron Benvenisti’nin ‘Kutsal Topraklar’

Meron Benvenisti’nin Kutsal Toprakları, Filistin’in İsrail’e dönüşümünün izini sürüyor. Benvenisti’nin Kutsal Toprakları, bölgeyi İbranice isimlerle haritalandıran coğrafyacı babasıyla birlikte yaptığı ilk seyahat deneyimlerine dayanıyor.

Kitabında, savaşın, yıkımın ve yerinden edilmenin bölgeyi nasıl değiştirdiğini irdeleyen Benvenisti, bu durumun politik soruları nasıl gündeme getirdiğini de araştırıyor. Benvenisti kitabında, bölgenin hem İsrailliler hem de Filistinliler için ortak bir vatan olabileceği umudunu da sürdürüyor.

Paylaşın

Dünya Sağlık Örgütü’nden Gazze’de Salgın Hastalık Uyarısı

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşının 34. gününde, DSÖ, Gazze’deki rutin aşılama faaliyetlerinin kesintiye uğraması ve bulaşıcı hastalıkların tedavisine yönelik ilaçların bulunamamasının, hastalıkların hızla yayılma riskini daha da artırdığını belirtti ve ekledi:

“Sınırlı internet bağlantısı ve telefon sisteminin işleyişi, potansiyel salgınları erken tespit etme ve bunlara etkin müdahale etme yeteneğimizi daha da kısıtlıyor. Sağlık tesislerinde hasar gören su ve sanitasyon sistemleri ile azalan temizlik malzemeleri, temel enfeksiyon önleme ve kontrol tedbirlerinin sürdürülmesini neredeyse imkansız hale getirdi.”

DSÖ açıklamasının devamında, Gazze Şeridi’ne yakıt, su, gıda ve tıbbi malzemeler de dahil insani yardıma acil ve hızlandırılmış erişim sağlanması çağrısında bulundu.

Bianet’te yer alan habere göre; Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ/WHO), İsrail’in ablukası ve yoğun saldırıları altında olan Gazze’deki sağlık durumuna ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Gazze’ye yönelik yoğunlaşan saldırılar nedeniyle ölümler ve yaralanmaların arttığı belirtilen açıklamada, bu durumun da insanların sağlığı üzerinde tehlike oluşturduğu kaydedildi:

“Sağlık tesisleri, su ve sanitasyon sistemlerinin altüst olduğu Gazze’de hastalıkların yayılma riski artıyor. Bu endişe verici eğilimler şimdiden ortaya çıkıyor.”

Yakıt eksikliğinin, tuzdan arındırma tesislerinin kapatılmasına yol açtığı vurgulanan açıklamada, bu durumun, insanların kirli su tüketmesine ve ishal gibi bakteriyel enfeksiyonların yayılma riskinin önemli ölçüde artmasına neden olduğunun altı çizildi.

“Ekim’in ortasından bu yana 33 bin 551’den fazla ishal vakası bildirildi. Bunların yarısından fazlası 5 yaş altındaki çocuklarda görüldü. 2021 ve 2022 yılları boyunca 5 yaş altındaki çocuklarda görülen aylık ortalama 2 bin vakayla kıyaslandığında bu önemli bir artış. 8 bin 944 uyuz ve bit, 1005 su çiçeği, 12 bin 635 deri döküntüsü vakasının yanı sıra 54 bin 866 üst solunum yolu enfeksiyonu vakası rapor edildi.”

DSÖ, Gazze’deki rutin aşılama faaliyetlerinin kesintiye uğraması ve bulaşıcı hastalıkların tedavisine yönelik ilaçların bulunamamasının, hastalıkların hızla yayılma riskini daha da artırdığını belirtti:

“Sınırlı internet bağlantısı ve telefon sisteminin işleyişi, potansiyel salgınları erken tespit etme ve bunlara etkin müdahale etme yeteneğimizi daha da kısıtlıyor. Sağlık tesislerinde hasar gören su ve sanitasyon sistemleri ile azalan temizlik malzemeleri, temel enfeksiyon önleme ve kontrol tedbirlerinin sürdürülmesini neredeyse imkansız hale getirdi.”

Gazze Şeridi’ne yakıt, su, gıda ve tıbbi malzemeler de dahil insani yardıma acil ve hızlandırılmış erişim sağlanması çağrısında bulunulan açıklamada, çatışmanın taraflarına, siviller, sağlık hizmetleri ve sivil altyapıyı korumaya yönelik uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki yükümlülükleri hatırlatıldı:

“DSÖ, daha fazla ölüm ve acının önlenmesi için tüm rehinelerin koşulsuz serbest bırakılması ve insani ateşkes çağrısında bulunuyor.”

“Hem İsrail hem de Hamas savaş suçu işledi”

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, beş günlük Ortadoğu ziyareti kapsamında, Refah sınır kapısının Mısır tarafını ziyaret etti. Türk, “7 Ekim’de bu yana hem İsrail hem de Hamas’ın savaş suçları işlediğini” söyledi.

Returs Haber Ajansına göre Türk “Filistinli silahlı grupların 7 Ekim’de gerçekleştirdiği katliamlar tiksindiriciydi, hala ellerinde rehinlerin olması da öyle” dedi. BM yetkilisi “İsrail’in Filistinli sivilleri toptan cezalandırması da aynı zamanda savaş suçu, sivillerin zorla kanunsuz şekilde zorla tahliye edilmesi de” diye de ekledi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze Şeridi’nde öldürülen sivillerin sayısının İsrail’in Hamas militanlarına karşı operasyonlarında “bir şeylerin yanlış olduğunu açıkça ortaya koyduğunu” ifade etti.

BM Genel Sekreteri Guterres, “Hamas’ın insanları canlı kalkan olarak kullandığında yaptığı ihlaller var. Ancak, askeri operasyonlarla öldürülen sivillerin sayısına bakıldığında da açıkça yanlış olan bir şeyler var” diye konuştu. BM Genel Sekreteri, Filistin halkının her gün yaşadığı korkunç insani tabloyu görmenin İsrail’in de çıkarına olmadığını belirterek, “Bu, küresel imajı açısısından İsrail’e de fayda sağlamıyor” dedi.

Antonio Guterres, Gazze’de öldürülen çocuk sayısının da BM’nin her yıl raporladığı çatışmalardaki çocuk ölümlerinden çok daha fazla olduğuna da dikkat çekti. BM Genel Sekreteri, “Gazze’de birkaç gün içinde binlerce çocuk öldürüldü, bu da açıkça bu askeri operasyonların gerçekleştiriliş şeklinde bir hata olduğuna delalet” diye konuştu.

Gazze’de can kaybı 10 bin 569’a yükseldi

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr Aşraf el-Kudra yaptığı açıklamada Gazze Şeridi’ndeki son duruma ilişkin şu bilgileri verdi: Gazze’de 4.324’ü çocuk, 2.823’ü kadın, 649’u yaşlı olmak üzere en az 10.569 kişi öldürüldü ve 26.475 kişi de yaralandı.

Son 24 saatte düzenlenen 27 saldırıda öldürülen 241 kişinin yarısı Gazze Şeridi’nin güneyindeydi. 18 hastane ve 40 sağlık ocağı hizmet dışı kaldı, çatışmalarda 193 sağlık personeli hayatını kaybetti. 1.350’si çocuk olmak üzere en az 2.550 kişi kayıp.

Bakanlık tıbbi malzeme, yakıt ve sağlık personelinin girişi ve binlerce yaralının çıkışı için güvenli bir insani koridor oluşturulması çağrısında bulundu.

Paylaşın

BM Genel Sekreteri Guterres: İsrail’in Operasyonlarında Yanlış Bir Şeyler Var

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşında 33. gün geride kalırken, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze Şeridi’nde öldürülen sivillerin sayısının İsrail’in Hamas militanlarına karşı operasyonlarında “bir şeylerin yanlış olduğunu açıkça ortaya koyduğunu” ifade etti.

BM Genel Sekreteri Guterres, “Hamas’ın insanları canlı kalkan olarak kullandığında yaptığı ihlaller var. Ancak, askeri operasyonlarla öldürülen sivillerin sayısına bakıldığında da açıkça yanlış olan bir şeyler var” diye konuştu. BM Genel Sekreteri, Filistin halkının her gün yaşadığı korkunç insani tabloyu görmenin İsrail’in de çıkarına olmadığını belirterek, “Bu, küresel imajı açısısından İsrail’e de fayda sağlamıyor” dedi.

Antonio Guterres, Gazze’de öldürülen çocuk sayısının da BM’nin her yıl raporladığı çatışmalardaki çocuk ölümlerinden çok daha fazla olduğuna da dikkat çekti. BM Genel Sekreteri, “Gazze’de birkaç gün içinde binlerce çocuk öldürüldü, bu da açıkça bu askeri operasyonların gerçekleştiriliş şeklinde bir hata olduğuna delalet” diye konuştu.

Gazze’de can kaybı 10 bin 569’a yükseldi

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr Aşraf el-Kudra yaptığı açıklamada Gazze Şeridi’ndeki son duruma ilişkin şu bilgileri verdi: Gazze’de 4.324’ü çocuk, 2.823’ü kadın, 649’u yaşlı olmak üzere en az 10.569 kişi öldürüldü ve 26.475 kişi de yaralandı.

Son 24 saatte düzenlenen 27 saldırıda öldürülen 241 kişinin yarısı Gazze Şeridi’nin güneyindeydi. 18 hastane ve 40 sağlık ocağı hizmet dışı kaldı, çatışmalarda 193 sağlık personeli hayatını kaybetti. 1.350’si çocuk olmak üzere en az 2.550 kişi kayıp.

Bakanlık tıbbi malzeme, yakıt ve sağlık personelinin girişi ve binlerce yaralının çıkışı için güvenli bir insani koridor oluşturulması çağrısında bulundu.

“Gazze’de insani arayı destekliyoruz”

G7 ülkeleri dışişleri bakanlarının Japonya’nın başkenti Tokyo’daki zirvesi sona erdi. Gazze Şeridi’ndeki durumun ele alındığı zirvenin sonuç bildirisinde “Gazze’de kötüleşen insani krize eğilebilmek için acilen harekete geçilmesi gerektiğini vurguluyoruz” denildi.

Bildiride ayrıca “Acil ihtiyaç duyulan yardımları, sivillerin hareketini ve rehinelerin serbest bırakılmasını kolaylaştırmak için insani araları ve insani koridorları destekliyoruz” ifadelerine yer verildi.

Bildiride “Tüm taraflar, gıda, su, tıbbi bakım, yakıt, barınak, insani yardım çalışanlarının erişimi dahil olmak üzere sivillere engelsiz insani destek sağlanmasına izin vermelidir” denildi. Hamas’ın 7 Ekim 2023 tarihindeki terör saldırıları ve sürmekte olan füze saldırıları da kınandı. G7 dışişleri bakanları “İsrail’in saldırıların tekrar etmesini önlemek için uluslararası hukuka uyumlu şekilde kendini ve halkını savunma hakkı” olduğunu da ifade etti.

G7 Dışişleri Bakanları Bildirisi’nde Tahran’a da çağrıda bulunuldu. “İran’ı Hamas’a destek sağlamaktan kaçınmaya ve Lübnan Hizbullahı’na … destek vermek dahil olmak üzere Ortadoğu’yu istikrarsızlaştıran başka adımlar atmamaya çağırıyoruz” denildi.

“İsrail savaş suçu işliyor”

Birleşmiş Milletler (BM) Özel Raportörü Balakrishnan Rajagopal, “Sistematik olarak sivil konutları ve altyapıyı yok edeceğini, Gazze’yi yaşanılmaz hale getireceğini bilerek askeri operasyon yürütmek savaş suçudur” ifadelerini kullandı.

Gazze’deki sivil konutlara ve altyapıya yönelik, insan hayatını etkileyen korkunç ve kitlesel saldırılara son vermek için dünyanın hemen harekete geçmesi gerektiğini belirten Rajagopal, “Sistematik olarak sivil konutları ve altyapıyı yok edeceğini, Gazze’yi yaşanılmaz hale getireceğini bilerek askeri operasyon yürütmek savaş suçudur” ifadesini kullandı.

Rajagopal konutların, sivil tesisler ve altyapının sistematik veya yaygın şekilde bombalanmasının uluslararası insancıl hukuk, ceza hukuku ve insan hakları hukuku tarafından şiddetle yasaklandığını belirtti. Bu tür eylemlerin “savaş suçu” anlamına geleceğini vurgulayan Rajagopal, bunların, sivil nüfusa yönelik olduğunda “insanlığa karşı suç” anlamına geldiğini ifade etti.

Rajagopal, apartmanlar, hastane, ambulans, okul, kilise, cami, altyapı tesisleri ve mülteci kamplarının askeri objeler olmadığını belirterek, İsrail’deki sivil konutların da bu kapsamda olduğunu ve buralara da Gazze’den veya başka bir yerden saldırılar düzenlemenin bir savaş suçu olduğunu kaydetti.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı: Gazze’de Can Kaybı 10 Bin 569’a Çıktı

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşında 33. gün geride kalırken, Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı İsrail’in saldırılarında öldürülenlerin sayısının 10 bin 569’ı geçtiğini açıkladı.

Haber Merkezi / Bakanlık Sözcüsü Dr Aşraf el-Kudra yaptığı açıklamada Gazze Şeridi’ndeki son duruma ilişkin şu bilgileri verdi: Gazze’de 4.324’ü çocuk, 2.823’ü kadın, 649’u yaşlı olmak üzere en az 10.569 kişi öldürüldü ve 26.475 kişi de yaralandı.

Son 24 saatte düzenlenen 27 saldırıda öldürülen 241 kişinin yarısı Gazze Şeridi’nin güneyindeydi. 18 hastane ve 40 sağlık ocağı hizmet dışı kaldı, çatışmalarda 193 sağlık personeli hayatını kaybetti. 1.350’si çocuk olmak üzere en az 2.550 kişi kayıp.

Bakanlık tıbbi malzeme, yakıt ve sağlık personelinin girişi ve binlerce yaralının çıkışı için güvenli bir insani koridor oluşturulması çağrısında bulundu.

G7: Gazze’de insani arayı destekliyoruz

G7 ülkeleri dışişleri bakanlarının Japonya’nın başkenti Tokyo’daki zirvesi sona erdi. Gazze Şeridi’ndeki durumun ele alındığı zirvenin sonuç bildirisinde “Gazze’de kötüleşen insani krize eğilebilmek için acilen harekete geçilmesi gerektiğini vurguluyoruz” denildi.

Bildiride ayrıca “Acil ihtiyaç duyulan yardımları, sivillerin hareketini ve rehinelerin serbest bırakılmasını kolaylaştırmak için insani araları ve insani koridorları destekliyoruz” ifadelerine yer verildi.

Bildiride “Tüm taraflar, gıda, su, tıbbi bakım, yakıt, barınak, insani yardım çalışanlarının erişimi dahil olmak üzere sivillere engelsiz insani destek sağlanmasına izin vermelidir” denildi. Hamas’ın 7 Ekim 2023 tarihindeki terör saldırıları ve sürmekte olan füze saldırıları da kınandı. G7 dışişleri bakanları “İsrail’in saldırıların tekrar etmesini önlemek için uluslararası hukuka uyumlu şekilde kendini ve halkını savunma hakkı” olduğunu da ifade etti.

G7 Dışişleri Bakanları Bildirisi’nde Tahran’a da çağrıda bulunuldu. “İran’ı Hamas’a destek sağlamaktan kaçınmaya ve Lübnan Hizbullahı’na … destek vermek dahil olmak üzere Ortadoğu’yu istikrarsızlaştıran başka adımlar atmamaya çağırıyoruz” denildi.

“İsrail savaş suçu işliyor”

Birleşmiş Milletler (BM) Özel Raportörü Balakrishnan Rajagopal, “Sistematik olarak sivil konutları ve altyapıyı yok edeceğini, Gazze’yi yaşanılmaz hale getireceğini bilerek askeri operasyon yürütmek savaş suçudur” ifadelerini kullandı.

Gazze’deki sivil konutlara ve altyapıya yönelik, insan hayatını etkileyen korkunç ve kitlesel saldırılara son vermek için dünyanın hemen harekete geçmesi gerektiğini belirten Rajagopal, “Sistematik olarak sivil konutları ve altyapıyı yok edeceğini, Gazze’yi yaşanılmaz hale getireceğini bilerek askeri operasyon yürütmek savaş suçudur” ifadesini kullandı.

Rajagopal konutların, sivil tesisler ve altyapının sistematik veya yaygın şekilde bombalanmasının uluslararası insancıl hukuk, ceza hukuku ve insan hakları hukuku tarafından şiddetle yasaklandığını belirtti. Bu tür eylemlerin “savaş suçu” anlamına geleceğini vurgulayan Rajagopal, bunların, sivil nüfusa yönelik olduğunda “insanlığa karşı suç” anlamına geldiğini ifade etti.

Rajagopal, apartmanlar, hastane, ambulans, okul, kilise, cami, altyapı tesisleri ve mülteci kamplarının askeri objeler olmadığını belirterek, İsrail’deki sivil konutların da bu kapsamda olduğunu ve buralara da Gazze’den veya başka bir yerden saldırılar düzenlemenin bir savaş suçu olduğunu kaydetti.

ABD: İsrail, Gazze’yi yeniden işgal etmemeli

Japonya’nın başkenti Tokyo’da G-7 dışişleri bakanları toplantısının ardından konuşan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Gazze ve Batı Şeria’nın Filistin Yönetimi altında birleşmesi gerektiğini söyledi ve savaşın sonlanmasının ardından Gazze’de yeniden bir İsrail işgalinin olmaması gerektiğini belirtti.

Blinken, çatışmaların sona ermesiyle birlikte sağlanması gereken koşulları şöyle sıraladı:

Gazze, terörist ve şiddet saldırıları için kullanılmamalı.
Gazze, çatışmaların sonlanmasının ardından yeniden işgal edilmemeli.
Gazze’yi abluka altına alma girişimleri olmamalı.
Gazze topraklarında azalma olmamalı.
Batı Şeria’dan hiçbir terör tehdidinin gelmemesi sağlanmalı.

İsrail’den ‘Gazze şehir merkezine girdik’ açıklaması

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, İsrail askerlerinin abluka altındaki Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yer alan Gazze şehrinin merkezine doğru ilerlediğini iddia etti.

Gallant, Tel Aviv’de düzenlediği basın toplantısında İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İsrail güçlerinin Gazze şehrindeki Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugaylarına ait “hedeflere” havadan, karadan ve denizden koordineli olarak saldırdığını söyleyen Gallant, Gazze şehrindeki kuşatmayı sıkılaştırdıklarını ifade etti.

Gallant, İsrail güçlerinin kuzeyden ve güneyden Gazze şehrinin “kalbine” doğru ilerleme kaydettiklerini ve yerleşim bölgelerine girmeye çalıştığını öne sürdü.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler Raportörü: İsrail Gazze’de Savaş Suçu İşliyor

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşında 33. gün geride kalırken, Birleşmiş Milletler (BM) Özel Raportörü Balakrishnan Rajagopal, “Sistematik olarak sivil konutları ve altyapıyı yok edeceğini, Gazze’yi yaşanılmaz hale getireceğini bilerek askeri operasyon yürütmek savaş suçudur” ifadelerini kullandı.

Sputnik Türkçe’nin aktardığına göre; Gazze’deki sivil konutlara ve altyapıya yönelik, insan hayatını etkileyen korkunç ve kitlesel saldırılara son vermek için dünyanın hemen harekete geçmesi gerektiğini belirten Rajagopal, “Sistematik olarak sivil konutları ve altyapıyı yok edeceğini, Gazze’yi yaşanılmaz hale getireceğini bilerek askeri operasyon yürütmek savaş suçudur” ifadesini kullandı.

Rajagopal konutların, sivil tesisler ve altyapının sistematik veya yaygın şekilde bombalanmasının uluslararası insancıl hukuk, ceza hukuku ve insan hakları hukuku tarafından şiddetle yasaklandığını belirtti. Bu tür eylemlerin “savaş suçu” anlamına geleceğini vurgulayan Rajagopal, bunların, sivil nüfusa yönelik olduğunda “insanlığa karşı suç” anlamına geldiğini ifade etti.

Rajagopal, apartmanlar, hastane, ambulans, okul, kilise, cami, altyapı tesisleri ve mülteci kamplarının askeri objeler olmadığını belirterek, İsrail’deki sivil konutların da bu kapsamda olduğunu ve buralara da Gazze’den veya başka bir yerden saldırılar düzenlemenin bir savaş suçu olduğunu kaydetti.

Gazze’de can kaybı 10 bin 569’a yükseldi

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr Aşraf el-Kudra yaptığı açıklamada Gazze Şeridi’ndeki son duruma ilişkin şu bilgileri verdi: Gazze’de 4.324’ü çocuk, 2.823’ü kadın, 649’u yaşlı olmak üzere en az 10.569 kişi öldürüldü ve 26.475 kişi de yaralandı.

Son 24 saatte düzenlenen 27 saldırıda öldürülen 241 kişinin yarısı Gazze Şeridi’nin güneyindeydi. 18 hastane ve 40 sağlık ocağı hizmet dışı kaldı, çatışmalarda 193 sağlık personeli hayatını kaybetti. 1.350’si çocuk olmak üzere en az 2.550 kişi kayıp.

Bakanlık tıbbi malzeme, yakıt ve sağlık personelinin girişi ve binlerce yaralının çıkışı için güvenli bir insani koridor oluşturulması çağrısında bulundu.

“Gazze’de insani arayı destekliyoruz”

G7 ülkeleri dışişleri bakanlarının Japonya’nın başkenti Tokyo’daki zirvesi sona erdi. Gazze Şeridi’ndeki durumun ele alındığı zirvenin sonuç bildirisinde “Gazze’de kötüleşen insani krize eğilebilmek için acilen harekete geçilmesi gerektiğini vurguluyoruz” denildi.

Bildiride ayrıca “Acil ihtiyaç duyulan yardımları, sivillerin hareketini ve rehinelerin serbest bırakılmasını kolaylaştırmak için insani araları ve insani koridorları destekliyoruz” ifadelerine yer verildi.

Bildiride “Tüm taraflar, gıda, su, tıbbi bakım, yakıt, barınak, insani yardım çalışanlarının erişimi dahil olmak üzere sivillere engelsiz insani destek sağlanmasına izin vermelidir” denildi. Hamas’ın 7 Ekim 2023 tarihindeki terör saldırıları ve sürmekte olan füze saldırıları da kınandı. G7 dışişleri bakanları “İsrail’in saldırıların tekrar etmesini önlemek için uluslararası hukuka uyumlu şekilde kendini ve halkını savunma hakkı” olduğunu da ifade etti.

G7 Dışişleri Bakanları Bildirisi’nde Tahran’a da çağrıda bulunuldu. “İran’ı Hamas’a destek sağlamaktan kaçınmaya ve Lübnan Hizbullahı’na … destek vermek dahil olmak üzere Ortadoğu’yu istikrarsızlaştıran başka adımlar atmamaya çağırıyoruz” denildi.

Paylaşın

İsrail Savunma Bakanı Gallant: Gazze Kent Merkezine Girdik

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşında bir ay geride kalırken, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, “İsrail ordusunun kuzey ve güneyden taarruza geçtiğini, kara, hava ve deniz kuvvetlerinin tam koordinasyonu içinde Gazze merkezine ulaştığını” söyledi.

Haber Merkezi / İsrail Savunma Bakanı Gallant, “İsrail silahlı kuvvetleri yürüyerek, zırhlı araçlar ve tanklarla, askeri mühendislerle birlikte ilerliyor ve tek bir hedefleri var: Gazze’deki Hamas teröristleri, altyapıları, komutanları, sığınakları, iletişim odaları” diye konuştu.

Kentin altında kilometreler uzunluğunda tüneller bulunduğunu ve bu tünellerin okulların ve hastanelerin altından geçtiğini belirten Yoav Gallant, “Gazze şimdiye kadar insan eliyle inşa edilmiş en büyük terör üssüdür” dedi.

Yoav Gallant, savaş bittiğinde Gazze’yi kimin yöneteceği şeklinde bir soruya ise “Size Gazze’yi kimin yönetmeyeceğini söyleyebilirim. Yöneten Hamas olmayacak ve İsrail de olmayacak. Bunun dışında her şey mümkün” yanıtını verdi.

İsrail Savunma Bakanı Gallant, Gazze halkına, kendi güvenlikleri için güneye gitmeleri çağrısını da yineledi. İsrail harekâtın başlarında bu çağrıyı yapmasına rağmen sivillerin kaçtığı güney bölgelerini de bombalaması nedeniyle tepkilere neden olmuştu.

İsrail ordusunun Gazze kent merkezine girdiğini duyurmasının ardından günlük basın toplantısında soruları yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Vedant Patel, Gazze Şeridi’nin uzun vadede İsrail işgali altında kalmasına karşı olduklarını söyledi.

Patel ABD’nin, Filistinlilerin Gazze dışında bir yere yerleştirilmelerini de desteklemeyeceklerini belirtti: Bizim görüşümüz Filistinlilerin bütün bu karar alma süreçlerinin merkezinde olması. Gazze Filistin toprağıdır, Filistin toprağı kalacaktır.

“Gazze’de ateşkes olmayacak”

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Gazze’de askeri operasyonlarına “taktik kısa aralar” verebileceklerini ancak Gazze’de ateşkes olmayacağını söyledi.

İsrail Başbakanı Netanyahu, ABC News televizyon kanalına yaptığı açıklamada,  “Rehineler bırakılmadan Gazze’de ateşkes, genel bir ateşkes olmayacak. Taktik kısa aralar vermeyle ilgili olaraksa, diyelim bir saat orada bir saat burada, bunlar daha önce de oldu. Sanıyorum insani yardımların girişine ya da rehinelerimizin, münferit rehinelerimizin ayrılmasına izin vermek için şartları gözden geçireceğiz. Ama genel bir ateşkes olacağını düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

Benyamin Netanyahu ateşkesin “savaş seferberliğine”, “rehinelerin geri alınması için gösterilen çabalara” köstek olacağını belirtti. Çatışmalar sona erdiğinde İsrail’in Gazze’de “belirsiz bir süreliğine” “güvenlik sorumluluğunu üstleneceğini” söyleyen Netanyahu “Çünkü bu güvenlik sorumluluğuna sahip olmadığımızda ne olduğunu gördük” diye konuştu.

Can kaybı 10 bin 328’e yükseldi

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı yetkilileri, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 10 bin 328’e yükseldiğini duyurdu. Açıklamada şu ana kadar ölenler arasında 4 bin 237 çocuk ile 2 bin 741 kadının bulunduğu ve yaklaşık 26 bin kişinin de yaralandığı bildirildi.

DSÖ’den Gazze’de insani ateşkes çağrısı

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, tüm tarafları Gazze’de insani bir ateşkesi kabul etmeye ve “kalıcı barış için çalışmaya” çağırdı.

Ghebreyesus sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze’de bir aydır devam eden “yoğun bombardıman” sırasında 4.000’den fazlası çocuk olmak üzere 10.000 kişinin öldüğünü söyledi.

“Bu insanlık felaketi daha ne kadar sürecek?” diye soran Ghebreyesus, insani ateşkes ve Gazze’de tutulan rehinelerin derhal serbest bırakılması çağrısını yineledi ve ekledi: Tarih hepimizi bu trajediyi sona erdirmek için yaptıklarımızla yargılayacak.

6 Kasım’da, aralarında DSÖ direktörünün de bulunduğu birçok Birleşmiş Milletler organının başkanı Gazze’de derhal insani ateşkes sağlanması için ortak bir çağrıda bulundu. “Artık yeter. Buna artık bir son verilmeli” denilen çağrı şöyle devam etti: Bütün bir nüfus kuşatma ve saldırı altında, hayatta kalmak için gerekli olan temel ihtiyaçlara erişimi engelleniyor, evleri, sığınakları, hastaneleri ve ibadet yerleri bombalanıyor. Bu kabul edilemez.

“Gazze çocuk mezarlığına döndü”

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze Şeridi’ndeki durumu “insanlık krizi” diye nitelendirerek “Gazze çocuk mezarlığına dönüşüyor. Her gün yüzlerce çocuğun öldüğü ya da yaralandığı haberleri geliyor” dedi.

Hamas’ı rehin alarak Gazze’ye kaçırdığı kişilerin de derhal serbest bırakılması çağrısı yapan BM Genel Sekreteri Guterres, İsrail ile Hamas arasında acilen bir insanî ateşkesin gerekliliğine dikkat çekti.

Antonio Guterres, “İsrail ordusunun kara operasyonları ve devam eden bombardımanlarda siviller, hastaneler, mülteci kampları, camiler, kiliseler ve BM kuruluşları vuruluyor. Çadırlar dahil. Kimse güvende değil” diyerek Hamas ve diğer milis güçlerin de sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını ve İsrail’e yönelik saldırıları sürdürdüğünü vurguladı.

Savaş öncesinde günde insani yardım taşıyan 500 kamyonun Gazze Şeridi’ne giriş yaptığını, bu sayının son iki haftada toplam 400’e gerilediğini belirten Guterres, özellikle hastaneleri açık tutmak için gerekli yakıtın bölgeden içeri sokulamadığını kaydetti.

BM Genel Sekreteri, artan antisemitizm ve Müslüman düşmanlığından da derin endişe duyduğunu belirterek çatışmaların yayılması tehlikesine karşı uyardı. Guterres, “Lübnan’dan Suriye’ye, Irak’a, Yemen’e… Halihazırda gerilimin tırmandığı bir sarmalla karşı karşıyayız. Bu tansiyon durmak zorunda” dedi, itidalin ve diplomatik çabaların galip gelmesi gerektiğini söyledi.

Paylaşın

Gazze’de Ölü Sayısı 10 Bin 300’ü Aştı, 4 Bin 100’den Fazlası Çocuk

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşında bir ay geride kalırken, Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırılarında öldürülenlerin sayısının 10 bin 328’e yükseldiğini açıkladı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı ayrıca, öldürülenlerin 4 bin 100’ünün çocuk olduğu aktarıldı. Bazı siyasetçiler Gazze’deki Sağlık Bakanlığı’nın Hamas kontrolünde olması nedeniyle bu sayıların güvenilirliğini sorgulasa da Dünya Sağlık Örgütü, verilerin güvenilir olduğunu söylüyor.

Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) bir doktor Gazze’deki toplam 35 hastanenin 15 kadarının hizmet dışı olduğunu söyledi.

DSÖ Doğu Akdeniz direktörü Dr. Ahmed Al-Mandhari, bu hastanelerin “doğrudan saldırılar” ve “yakıt eksikliği” yüzünden hizmet dışı kaldığını kaydetti. Mandhari, “Geri kalan hastaneler de kısmen çalışıyor. Son iki gündür hastanelerin çoğu yakıt olmadığı için hizmet vermiyor” dedi.

Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi Başkanı Selame Maruf, Gazze Şeridi’nde yaşayanların yüzde 70’inin yerlerinden edildiğini söyledi.

Selame Maruf, halkın yaklaşık yüzde 2’sinin ölüm ya da yaralanma şeklinde İsrail saldırılarına maruz kaldığını belirtti: İsrail saldırıları başladığından bu yana Gazze’deki hastaneler her 1 dakikada bir yaralı ve her 1 saatte 15 şehit kabul ediyor. Bunların ortalaması ise 6’sı çocuk ve 5’i kadın olmak üzere her bir saatte hastaneye getiriliyor.

“Gazze’ye 30 bin ton patlayıcı atıldı, her 1 kilometreye 82 ton patlayıcı düşüyor” diyen Maruf, kentteki hastanelerin yarısının ve ilkyardım merkezlerinin yüzde 62’sinin hizmet dışı kalarak çalışmalarını durdurduğunu vurguladı.

Maruf, kentteki okulların yüzde 33’ünün saldırılardan hasar gördüğünü, yaklaşık yüzde 9’unun hizmet dışı kaldığını, camilerin ise yüzde 14’ünün zarar gördüğünü, yüzde 5’inin de tamamen yıkıldığını dile getirdi.

Netanyahu: Gazze’de ateşkes olmayacak

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Gazze’de askeri operasyonlarına “taktik kısa aralar” verebileceklerini ancak Gazze’de ateşkes olmayacağını söyledi.

İsrail Başbakanı Netanyahu, ABC News televizyon kanalına yaptığı açıklamada,  “Rehineler bırakılmadan Gazze’de ateşkes, genel bir ateşkes olmayacak. Taktik kısa aralar vermeyle ilgili olaraksa, diyelim bir saat orada bir saat burada, bunlar daha önce de oldu. Sanıyorum insani yardımların girişine ya da rehinelerimizin, münferit rehinelerimizin ayrılmasına izin vermek için şartları gözden geçireceğiz. Ama genel bir ateşkes olacağını düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

Benyamin Netanyahu ateşkesin “savaş seferberliğine”, “rehinelerin geri alınması için gösterilen çabalara” köstek olacağını belirtti. Çatışmalar sona erdiğinde İsrail’in Gazze’de “belirsiz bir süreliğine” “güvenlik sorumluluğunu üstleneceğini” söyleyen Netanyahu “Çünkü bu güvenlik sorumluluğuna sahip olmadığımızda ne olduğunu gördük” diye konuştu.

“Gazze çocuk mezarlığına döndü”

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze Şeridi’ndeki durumu “insanlık krizi” diye nitelendirerek “Gazze çocuk mezarlığına dönüşüyor. Her gün yüzlerce çocuğun öldüğü ya da yaralandığı haberleri geliyor” dedi.

Hamas’ı rehin alarak Gazze’ye kaçırdığı kişilerin de derhal serbest bırakılması çağrısı yapan BM Genel Sekreteri Guterres, İsrail ile Hamas arasında acilen bir insanî ateşkesin gerekliliğine dikkat çekti.

Antonio Guterres, “İsrail ordusunun kara operasyonları ve devam eden bombardımanlarda siviller, hastaneler, mülteci kampları, camiler, kiliseler ve BM kuruluşları vuruluyor. Çadırlar dahil. Kimse güvende değil” diyerek Hamas ve diğer milis güçlerin de sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını ve İsrail’e yönelik saldırıları sürdürdüğünü vurguladı.

Savaş öncesinde günde insani yardım taşıyan 500 kamyonun Gazze Şeridi’ne giriş yaptığını, bu sayının son iki haftada toplam 400’e gerilediğini belirten Guterres, özellikle hastaneleri açık tutmak için gerekli yakıtın bölgeden içeri sokulamadığını kaydetti.

BM Genel Sekreteri, artan antisemitizm ve Müslüman düşmanlığından da derin endişe duyduğunu belirterek çatışmaların yayılması tehlikesine karşı uyardı. Guterres, “Lübnan’dan Suriye’ye, Irak’a, Yemen’e… Halihazırda gerilimin tırmandığı bir sarmalla karşı karşıyayız. Bu tansiyon durmak zorunda” dedi, itidalin ve diplomatik çabaların galip gelmesi gerektiğini söyledi.

Paylaşın