İranlı Futbolcu Ghafouri Gözaltına Alındı: Devlete Karşı Propaganda

İranlı futbolcu Voria Ghafouri, takımı Foolad Khuzestan’ın dünkü antrenmanı sonrası gözaltına alındığı duyuruldu. Gözaltı gerekçesi olarak, Ghafouri’nin “devlete karşı propaganda yayması” ve “Milli Dünya Kupası takımına zarar vermeye çalışması” gösterildi.

Voria Ghafouri, sosyal medya mesajlarında, İran Kürtlerini destekleyen açıklamalar yapıyordu.

The Guardian’ın aktardığına göre, Ghafouri, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda, hükümete “Kürt halkını öldürmeyi bırakma” çağrıları yapıyordu. Yakın zamanda ise şu mesajı paylaşmıştı:

Kürt halkını öldürmeyi bırakın!! Kürtler İran’ın kendisidir… Kürtleri öldürmek İran’ı öldürmekle eşdeğerdir. Eğer insanların öldürülmesine kayıtsız kalıyorsanız İranlı değilsiniz, insan bile değilsiniz… Tüm kabileler İranlıdır. İnsanları öldürmeyin!!!

Öte yandan, daha önce de eski Dışişleri Bakanı Javad Zarif’i eleştirdiği için gözaltına alınan Ghafouri’nin yeniden gözaltına alınması sadece ona değil, Katar’daki Dünya Kupası’nda oynayan İran milli takımına da bir uyarı olarak yorumlandı.

Son dönemde İran’da bazı bakanlar Ghafouri’yi “Kürt ayrılıkçı” olmakla suçlamış, futbolcu ise bu ithama yanıt olarak “İran için canını verebileceğini” söylemişti. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in şu açıklamasının da Ghafouri’yi hedef aldığı değerlendirmeleri yapılmıştı:

Ülkenin barış ve güvenliğinden faydalanan, işlerinin ve sevdikleri sporların keyfini çıkaran bazıları kendilerini besleyen eli ısırıyor.

İran’ın Kürt illerinden Senendecli olan Ghafouri, daha önce sosyal medya hesabından İran’ın Kürdistan eyaletinin dağlarında geleneksel Kürt kıyafetleriyle fotoğrafını paylaşmıştı.

Senendec ise kendisi de İranlı bir Kürt olan Jîna Mahsa Amini’nin hayatını kaybetmesiyle başlayan protestolarda güvenlik güçlerinin saldırılarının en şiddetli yaşandığı şehirlerden biri olarak öne çıkıyor.

Voria Ghafouri, 2019 yılında hapis cezasına çarptırılmasının ardınndan kendini yakan Sahar Khodayari’nin anısına mavi forma dağıtmıştı.

Ghafouri, 2021’de kadın futbol taraftarlarına yönelik bir şiddet olayı için de “Bir futbolcu olarak annelerimiz ve kız kardeşlerimizin stadyumlarımıza girmesinin yasak olduğu bir dönemde futbol oynamaktan gerçekten utanıyorum” açıklaması yapmıştı.

Dünya Kupası için Katar’da bulunan İran futbol milli takımının kaptanı Ehsan Hajsafi de, 20 Kasım’da bir açıklama yaparak protestolara destek vermişti. İran milli takımı da oynadığı maçlarda milli marşı okumamış, bu da devam eden protestolara destek olarak değerlendirilmişti.

Protesto gösterileri devam ediyor 

İran’da, Jina Mahsa Amini’nin polis tarafından öldürülmesi üzerine 16 Eylül’de ülke çapında başlayan protesto gösterileri sürüyor.

Sosyal medyada yayınlanan görüntülere göre İsfahan, Tahran, Meşhed, İran Kürdistan’ı ve Elburz eyaletinin Kerec kentinde toplanan kalabalıklar yönetim karşıtı slogan atarak yürüyüş yaptı.

Tahran’ın Ekbatan bölgesinde toplanan kalabalık, caddede yürüyüş yaparak yönetim karşıtı slogan atarken Settar Han bölgesinde göstericiler yolda ateş yakıp protesto çağrısında bulundu.

Şehrin Narmek ve Çitger semtleri de protestolara sahne oldu.

İran Kürdistan’ın Kamyaran kentinde de protestolarda hayatını kaybedenler için düzenlenen anmaya katılanlar, yönetim karşıtı sloganlar atarken İsfahan şehrinde toplanan kalabalık da sloganlar eşliğinde yürüyüş yaptı.

Resmi kaynaklardan olaylarda sivillerin ve güvenlik güçlerinin öldüğüne dair açıklamalar yapılsa da ölü sayısı hakkında net bilgi verilmiyor.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü, 17 Kasım’da yayınladığı raporda, gösterilerde 342 kişinin öldüğünü duyurmuştu. İran medyasına yansıyan haberlere göre, gösteriler sırasında 50’den fazla güvenlik görevlisi de yaşamını yitirdi.

Ülkedeki 31 eyaletten 23’üne dair verilerin yer aldığı raporda en çok can kaybının Sünnilerin yoğunlukta olduğu Sistan-Belucistan eyaletinde yaşandığı belirtilmişti.

Paylaşın

Mahsa Amini Protestoları: Can Kaybı 416’a Yükseldi

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolarda yaşamını yitirenlerin sayısı 416’a yükseldi.

Haber Merkezi / Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü’ne (IHR), ait internet sitesinde yayımlanan raporda, son bir haftadaki olaylarda 72 kişinin daha hayatını kaybettiği belirtildi.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

İngiltere, İran’ı Rahat Geçti

2022 Katar Dünya Kupası B Grubu ilk maçında İngiltere ile İran karşı karşıya geldi. İngiltere, Uluslararası Halife Stadı’nda oynanan ve Raphael Claus yönettiği karşılaşmadan 6-2’lik galibiyetle ayrıldı. 

Haber Merkezi / İngiltere’ye farklı galibiyeti getiren golleri 35’te Jude Bellingham, 43 ve 62’de Bukayo Saka, 45’te Raheem Sterling, 71’de Marcus Rashford ve 89’da Jack Grealish kaydetti. İran’ın golleri ise 65 ve 90+13’te penaltıdan Mehdi Taremi’den geldi.

Karşılaşmadan dakikalar

35. dakikada İngiltere’nin atağında sol kanattan L. Shaw’ın ceza sahasına yaptığı ortada Bellingham yükselerek yaptığı kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı ağlarla buluştu. 1-0

43. dakikada İngiltere’de Shaw’ın sol kanattan kullandığı kornerde ceza sahasında Magurie kafayla penaltı noktasının gerisinde Saka’nın önüne indirdi. Yerde seken topa sol ayağıyla düzgün bir vuruş yapan Saka, kalecinin solundan topu ağlara gönderdi. 2-0

45+1. dakikada İran’ın çıkmaya çalışırken kaptırdığı topta Bellingham, topu Kane’nin önüne bıraktı. Harry Kane’nin ceza sahası dışı sağ tarafından ceza sahasına gönderdiği topa Sterling yakın köşeden meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 3-0

62. dakikada İngiltere’de Sterling, sağ çaprazda Saka’yı gördü. Topla birlikte ceza sahasına giren Saka, topu sola çekti ve yerden vuruşunda defanstan seken top kalecinin sağından ağlara gitti. 4-0

65. dakikada İran’ın atağında sağ çaprazda topla buluşan Gholizadeh’nın yerden savunma arkasına gönderdiği topu kontrol edip düzgün bir vuruş yapan Mehdi Taremi meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 4-1

71. dakikada İngiltere’nin atağında Marcus Rashford, ceza sahası içinde topu rakipten kurtararak çektiği şutla topu filelere gönderdi. 5-1

90. dakikada savunma arkasına atılan topla sağ çaprazdan ceza sahasına giren Wilson’un pasında Grealish topu boş ağlara gönderdi. 6-1

90+13. dakikada VAR uyarısı sonrası kazanılan penaltıda topun başına geçen Taremi, meşin yuvarlağı kaleci Pickford’un sağından filelere gönderdi. 6-2

Stat: Uluslararası Halife

Hakemler: Raphael Claus, Rodrigo Correaz, Danilo Ricardo

İngiltere: Pickford, Trippier, J. Stones, H. Magurie (E. Dier dk. 70), L. Shaw, Bellingham, D. Rice, B. Saka (M. Rashford dk. 70) M. Mount (P.Foden dk. 70), R. Sterling (J. Grealish dk. 70), H. Kane (C. Wilson dk. 76)

İran: A. Beiranvand (H. Hosseini dk. 20), S. Moharrami, M. Pouraliganji, R. Cheshmi (H. Kanani dk .46), M. Hosseini, M. Mohammadi, A. Noorollahi (Sardar Azmoun dk. 77), A. Karimi (Ezatolahi dk. 46), E. Hajisafi, A. Jahanbakhsh (A. Gholizadeh dk.46), M. Taremi

Teknik Direktör: Carlos Manuel Brito Leal Queirz

Goller: Bellingham (dk.35), Saka (dk. 43 ve 62), Sterling (dk. 45+1), Rashford (dk. 71), Grealish (dk. 90) (İngiltere), Mehdi Taremi (dk. 65 ve 90+13 pen.) (İran)

Paylaşın

Mahsa Amini Protestoları: İki Sinema Oyuncusu Gözaltına Alındı

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolara destek vermeleri sonrası İran sinemasının önde gelen isimlerinden Hengameh Ghaziani ve Katayoun Riahi’nin gözaltına alındığı bildirildi.

Haber Merkezi / Ülkenin resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Hengameh Ghaziani ve Katayoun Riahi, İran yetkililerine karşı komplo kurmakla suçlanıyor. IRNA, iki aktristin de Pazar günü Başsavcılığın talimatıyla gözaltına alındığını duyurdu. Hengameh Ghaziani ve Katayoun Riahi, başörtülerini çıkararak protestoculara destek vermişti.

Ghaziani, gözaltına alınması öncesi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu benim son paylaşımım olabilir. Şu andan itibaren başıma ne gelirse gelsin, bilin ki her zaman olduğu gibi son nefesime kadar İran halkının yanındayım” demişti.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

Mahsa Amini Protestoları: Ölü Sayısı 378’e Yükseldi

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolarda yaşamını yitirenlerin sayısı 378’e yükseldi.

İran İnsan Hakları Örgütü (IHR) Mahsa Amini’nin “ahlak polisi” tarafından gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetmesiyle başlayan protestolarla ilgili bir rapor açıkladı. IHR’nin raporuna göre, son bir haftada güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik saldırıları sonucu yaklaşık 40 kişinin hayatını kaybetmesiyle, üçüncü ayına giren protestolarda ölü sayısı 378’e yükseldi.

Ülkedeki 31 eyaletten 25’ine dair verilerin yer aldığı IHR raporunda, en fazla can kaybının Sistan-Beluçistan eyaletinde yaşandığı belirtildi.

Raporda, Sistan-Beluçistan’da 123, Tahran ve Kürdistan’da 40, Batı Azerbaycan’da 39, Mazenderan’da 33, Gilan 23, Elborz’da 15, Kirmanşah’ta 14, Huzistan’da dokuz, Horasan-ı Rezevi ve İsfahan’da beşer, Zencan ve Doğu Azerbaycan’da dörder, Merkezi, Kazvin ve Loristan’da üçer, Kohgiluye-Buyer Ahmed, Erdebil, İylam, Buşehr, Fars ve Hemedan’da ikişer, Hürmüzgan, Simnan ve Kirman’da da birer göstericinin öldüğü kaydedildi.

IHR’nin raporuna göre, hayatını kaybeden göstericilerden 47’si 18 yaş altında, 27’si kadın ve 351’i erkekti.

Protestoculara ateşli silahlarla saldırı

Öte yandan, İran’ın Batı Azerbaycan eyaletine bağlı Mahabad kentinde düzenlenen protestolara emniyet güçleri ateşli silahlarla saldırdı.

Sosyal medyaya yansıyan görüntülere göre, dün gece Mahabad’da yaşanan olaylarda polis protestoculara karşı silah ve patlayıcılar kullandı.

Kentte rejim aleyhine sloganlar atan göstericiler, bazı caddeleri tuğla ve taşlarla kapattı. Emniyet güçlerinin göstericilere ateşli silahlarla saldırdığı kentte, yer yer patlama sesleri duyuldu.

Kente çok sayıda polisin sevk edildiği belirtilirken, rejim karşıtları sosyal medyadan yaptıkları paylaşımlarla “Mahabad halkına yardım” çağrılarında bulunuyor. Çıkan olaylarda can kaybı ya da yaralı olup olmadığına ilişkin resmi makamlar tarafından henüz bir açıklama yapılmadı.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

Mahsa Amini Protestolarında Can Kaybı 304’e Yükseldi

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı 304’e yükseldi.

Haber Merkezi / Norveç merkezli İran İnsan Hakları Kurumu (IHR), gösterilerde 10 binden fazla kişinin gözaltına alındığını da duyurdu.

Eylül ayında Amini’nin ölümü sonrası başlayan ve toplumun tüm kesimlerinden vatandaşların katıldığı bir halk isyanına dönüşen protestolar, 1979 İslam Devrimi’nden bu yana ruhani liderliğe karşı en sert tepki ve meydan okumalardan biri olarak öne çıkıyor.

İran yönetimi, yaklaşık 50 gündür devam eden olayları, “ülkeyi parçalamayı hedefleyen ABD ve İsrail gibi güçlerin komplosu” olarak değerlendiriyor.

ABD, Mahsa Amini gösterilerinde polisin eylemcilere yönelik müdahalesine ilişkin bazı İranlı güvenlik yetkililerine yaptırım kararları almıştı.

Washington yönetimi, ayrıca yakın zamanda İran’a, “Ukrayna’da kullanması için Rusya’ya silahlı insansız hava araçları ve teknik yardım sağladığı” gerekçesiyle yaptırım uygulamıştı.

İran da ABD’nin yaptırımlarına karşılık 1 Kasım’da “ülkedeki şiddeti kışkırtmak ve iç işlerine müdahale” gerekçesiyle üst düzey sivil ve askeri yetkililerin de aralarında bulunduğu Amerikalı 10 kişi ve 4 kuruluşa yaptırım kararı almıştı.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

Mahsa Amini Protestoları Devam Ediyor; İran’dan ABD’ye Tepki

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolar 8. haftaya girerken, yönetimin artan baskısına rağmen gösteriler cumartesi günü de hız kesmedi.

Ülkede Sünnilerin çoğunlukta bulunduğu Sistan-Beluçistan eyaletine bağlı Haş kentinde gerginliğin sürdüğü gelen haberler arasında.

Üniversite öğrencileri ülke genelinde gösterilerini sürdürürken, işyerleri “kepenk kaparak” yönetime yönelik tepkilerini dile getiriyor.

Sosyal medya üzerinden yönetimi eleştirel paylaşımlar da artarak sürüyor.

Bu arada güvenlik güçlerini başta başkent Tahran olmak üzere üniversiteler önünde eylemleri bastırmak için daha sert önlemler aldığı görüldü.

AFP, başkentteki üniversiteler dışında Meşhed kentindeki Azad Üniversitesi ile ülkenin kuzeyinde Reşt kentindeki Gilan Üniversitesi’nde öğrencilerin yönetim karşıtı gösteriler yaptığını duyurdu.

Güvenlik güçlerinin, eylemlere katılanların tespiti için yüzlerini maskeyle kapatanları durdurup, daha fazla kimlik kontrolü yaptığı aktarıldı. Buna rağmen üniversitelerdeki eylemler cumartesi günü de devam etti.

Merkezi Norveç’te bulunan İranlı insan hakları derneği Hengaw, Amini’nin doğduğu kasaba olan Sakız’da esnafın tepsini dile getirmek için yine kepenk kapatma eylemi yaptığı duyurdu.

Reisi’den Biden’ın “İran’ı özgürleştireceğiz” sözlerine tepki

Öte yandan İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, ABD Başkanı Joe Biden’ın “İran’ı özgürleştireceğiz” şeklindeki sözlerine karşılık ülkesinin “ABD esaretine düşmemeye kararlı” olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Reisi, 1979’da ABD’nin Tahran Büyükelçiliğinin işgal edilmesinin 43’üncü yıl dönümü nedeniyle Tahran’da düzenlenen etkinlikte konuştu.

ABD Başkanı Biden’ın Kaliforniya eyaletindeki konuşmasında kullandığı ifadelere işaret eden Reisi, “Birkaç saat önce ABD Başkanı’nın belki de dikkati dağıldığı için bir açıklama yaptığını öğrendim. ‘İran’ı özgürleştirmeyi hedefliyoruz’ dedi. İran, 43 yıl önce özgürleşti ve sizin esaretinize düşmemeye kararlıdır.” dedi.

Konuşmasında ülkede genç bir kadının polis nezaretinde hayatını kaybetmesinin ardından başlayan ve yaklaşık 50 gündür devam eden protestolara da değinen Reisi, göstericileri “bazı aldatılmış kişiler“ veya ”hainler” olarak niteledi.

Çok sayıda can kaybının olduğu olaylardan ABD’yi sorumlu tutan Reisi, “Düşman bugün ulusal birliğimizi hedef almıştır. ABD, bugün güvenliğimizi, huzurumuzu ve iktidarımızı hedef almıştır. Bu konuda uyanık ve basiretli olmalıyız. Bugün isyanda olan herkes düşmanın stratejisi doğrultusunda hareket etmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Biden, Kaliforniya’da düzenlenen Demokrat Parti etkinliğinde yaptığı konuşmada, destekçilerinin cep telefonlarını kaldırarak “Özgür İran” mesajı göstermesi üzerine, “Endişelenmeyin, İran’ı özgürleştireceğiz. Onlar çok yakında kendilerini özgürleştirecek.” ifadelerini kullanmıştı.

İran’daki gösteriler

Tahran’da 13 Eylül’de “ahlak polisi” olarak bilinen İrşad devriyeleri tarafından gözaltına alındıktan sonra komaya girerek hastaneye kaldırılan 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin 16 Eylül’de yaşamını yitirmesi İran’da ülke yönetimine karşı protestolara yol açmıştı.

Olaylarda resmi kaynaklardan sivillerin ve güvenlik güçlerinin öldüğüne dair açıklamalar yapılsa da ölü sayısı hakkında net bilgi verilmedi.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü ise gösterilerde 253 kişinin öldüğünü duyurmuştu. İran medyasına yansıyan haberlerde ise gösteriler sırasında şu ana kadar 30’dan fazla güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiği belirtiliyor.

İran ABD ve İsrail’i suçluyor

İran yönetimi, yaklaşık 50 gündür devam eden olayları, “ülkeyi parçalamayı hedefleyen ABD ve İsrail gibi güçlerin komplosu” olarak değerlendiriyor.

ABD, Mahsa Amini gösterilerinde polisin eylemcilere yönelik müdahalesine ilişkin bazı İranlı güvenlik yetkililerine yaptırım kararları almıştı.

Washington yönetimi, ayrıca yakın zamanda İran’a, “Ukrayna’da kullanması için Rusya’ya silahlı insansız hava araçları ve teknik yardım sağladığı” gerekçesiyle yaptırım uygulamıştı.

İran da ABD’nin yaptırımlarına karşılık 1 Kasım’da “ülkedeki şiddeti kışkırtmak ve iç işlerine müdahale” gerekçesiyle üst düzey sivil ve askeri yetkililerin de aralarında bulunduğu Amerikalı 10 kişi ve 4 kuruluşa yaptırım kararı almıştı.

Sünnilerin çoğunlukta bulunduğu eyalette gerginlik sürüyor

İran’da Sünnilerin çoğunlukta bulunduğu Sistan-Beluçistan eyaletine bağlı Haş kentinde dün cuma namazı sonrası düzenlenen protestolarda güvenlik güçlerinin göstericilere müdahalesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybettiği bildirilmişti.

İranlı Sünni din adamı Mevlevi Abdulhamid İsmailzehi’ye ait Telegram sayfasından yapılan yazılı açıklamaya göre, Haş kentindeki gösterilerde en az 16 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi de yaralandı.

Emniyet güçlerinin orantısız güç kullanmasının eleştirildiği açıklamada, “Haş vilayet binası önünde toplanan kalabalık sloganlar atarak, binaya taş attılar. Emniyet güçleri atılan taşlara, göstericilerin üzerine ateş açarak karşılık verdi.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Zahidan kenti Cuma İmamı İsmailzehi şunları kaydetti: “Haş’da en az 16 kişi öldü, onlarca kişi yaralandı. Polisin Sistan-Beluçistan eyaletindeki tutumu diğer eyaletlerden neden farklıdır bilinmez. Bu eyalette insanlar merhametsizce öldürülüyor ve kana bulanıyor. Dün Zahidan kentinde Kanlı Cuma’da, bugün Haş kentinde kanlı facia, zulüm ve ayrımcılığın boyutlarını ortaya koymaktadır. Bu faciayı kınıyorum. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diliyorum.”

Beluç Aktivistler Örgütü, Haş’daki olaylarda 1 kişinin öldüğünü duyurmuştu.

İran’da Sünnilerin yoğun olarak yaşadığı Sistan-Beluçistan eyaletinin yönetim merkezi Zahidan kenti, 30 Eylül’de cuma namazı sırasında protestocular ile İran güvenlik güçleri arasında “Kanlı Cuma” olarak bilinen büyük olaylara sahne olmuştu.

Gösterilerde çıkan olaylarda 30’dan fazla emniyet görevlisinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İran’da Protestolara Destek Veren Rapçi, 10 Dakikada İdama Mahkum Edildi

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolara siyasi şarkılar söyleyerek destek veren Samin Yassin (Seydi) çıkarıldığı mahkemece idama mahkum edildi.

Haber Merkezi / 2 Ekim’de gözaltına alınan Samin Yassin (Seydi), gözaltı sırasında ağır işkencelere maruz kaldı. Yassin çıkarıldığı mahkemede kendisine yöneltilen 11 suçlamanın tümünü reddetti. 10 dakika süren duruşması devlet televizyonunda canlı yayınlandı. Yassin 10 dakika sonunda idama mahkum edildi.

Kararın ardından İran’ın birçok kentinde gençler, sokaklara çıkarak kararı protesto etti. Yine dünya genelinde sanatçılar, Yassin’e verilen idam cezasını kınayarak, kararın geri çekilmesi için kampanya başlattı.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Paylaşın

İran’dan Ahlak Polisini Kaldırma Sinyali: Doğru Yolu Göstermek, Polisin İşi Değil

İran’da doğrudan rejimin en tepesindeki dini lider Seyyid Ali Hüseyni Hamaney’e bağlı Kültürel Devrim Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Said Rıza Ameli, sokaklarda kadınların örtünmelerini denetleyen ve ahlak polisi diye bilinen “irşad devriyesi” uygulamasını üstü kapalı eleştirdi. 

Haber Merkezi / Konseyin bu yönde kararı olmadığını savunan Ameli, “İrşad polisiye mesele değildir” dedi. İran İslam Cumhuriyeti Haber Ağı (IRINN) televizyonuna konuşan Ameli’nin, polisin ancak uyarıda bulunabileceğini ama nasıl örtünüleceği konusunda eğitim verme görevi olmadığını söylemesi dikkat çekti. “Yol göstericilik” veya “rehberlik” anlamına gelen irşad, 2005’ten beri sokaklarda devriye gezerek kılık kıyafet kontrolü yapan polisleri tanımlamak için kullanılıyor.

İran’da eylül ortasında ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolar devam ediyor.

Yurtdışı merkezli insan hakları örgütleri ve resmi makamlar, yaklaşık 7 haftadır süren gösteriler sırasında 250’den fazla göstericinin ve 30’dan fazla güvenlik görevlisinin öldüğünü belirtiyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Paylaşın

Mahsa Amini Protestoları: Tahran’da 1000’e Yakın ‘Sabotaj’ İddianamesi

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolar devam ederken, Tahran Başsavcısı, hükümet karşıtı gösterilerle bağlantılı olarak 1000 dolayında kişiye suçlama yöneltildiğini açıkladı.

Haber Merkezi / Aralarında güvenlik güçlerini öldürmek ve kundakçılığın da bulunduğu “Sabotaj eylemleriyle” suçlanan zanlıların bu hafta başlayacak kitlesel duruşmalarda yargılanacağı belirtildi. Yetkililer, ülke genelinde kaç kişinin tutuklandığını açıklamadı, ancak insan hakları savunucuları toplam tutuklu sayısının 14 bin olduğunu söylüyor.

Eylül ayında Amini’nin ölümü sonrası başlayan ve toplumun tüm kesimlerinden vatandaşların katıldığı bir halk isyanına dönüşen protestolar, 1979 İslam Derimi’nden bu yana ruhani liderliğe karşı en sert tepki ve meydan okumalardan biri olarak öne çıkıyor.

İnsan hakları örgütleri, altıncı haftasına giren eylemlerde İran genelinde şu ana kadar en az 250 protestocunun öldürüldüğünü ve binlerce kişinin tutuklandığını belirtiyor.

Öte yandan, İran yönetimi, ülkede Eylül ayında ahlak polisi tarafından gözaltına alınmasının ardından hayatını kaybeden 22 yaşındaki Jina Mahsa Amini’nin ölümünün ardından başlayan ve rejim karşıtı eylemlere dönüşen protestolar hakkında açıklama yaptı.

Resmi basın organlarında yayınlanan açıklamada, ülkedeki protestolardan Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA), İngiltere Elektronik İstihbarat Servisi (GCHQ) ile İsrail dış istihbarat servisi (Mossad) sorumlu tutuldu. İran yönetimi açıklamasında Facebook, Instagram, Whatsapp, Twitter gibi sosyal medya platformlarının da İran’a yönelik “komplonun parçası” olduğunu savundu.

İran yönetimi geçen haftalarda da Batı ve Batılı medya organlarının ülkedeki protestolardan sorumlu olduğunu açıklamış ve protestoları “kışkırttığı” suçlamasında bulunmuştu. Söz konusu suçlamalara göstericilere yönelik müdahalenin sertleştirileceği tehditleri de eklenmişti.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın