Funda Özşener Kimdir? Hayatı, Eserleri

16 Ağustos 1969 yılında İzmir’de dünyaya gelen Funda Özşener, İzmir Karşıyaka Lisesinde orta eğitimini tamamladıktan sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ne girdi.

Burada Sahne Sanatları Anabilim Dalının Dramatik Yazarlık Bölümünü tamamladı. Bitirme tezi olarak “Biyolojik-Psikolojik ve Sosyal Bir Olgu Olarak Yaşlılık ve Örnek Bir Oyun” çalışmasını sundu. 1998 ve 2001 yıllarında Van Devlet Tiyatrosunun çeşitli oyunlarında dramaturg ve rejisör yardımcılığı yaptı.

2001 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde Yüksek Lisans eğitimine başladı. “Tiyatroda Göstergebilim” adlı tez çalışmasıyla 2004’te mezun oldu. Aynı zamanda bu üniversitenin Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümünde Araştırma Görevlisi olarak çalıştı.

Kadrosu 2009 yılında Dokuz Eylül Üniversitesine aktarılan Funda Özşener, doktora teziyle ilgili olarak İngiltere’de Nottingham Trent University Graduate School Art& Desing’e burslu olarak gönderildi. Doktora eğitimini “Dramatik Metinde Motif Kullanımı” adlı çalışmasıyla 2010’da tamamladı. Bir akademisyen olarak çeşitli üniversitelerde dersler verdi, idari ve bilimsel faaliyetler üstlendi.

Verdiği dersler içinde “Mitoloji, Yazılı Anlatım Teknikleri, Oyun İncelemesi, Tiyatro Tarihi ve Kuramları, Estetik, Estetik ve Sanat Felsefesi, Senaryo, Araştırma Metodolojisi, Yaratıcı Yazarlık, Göstergebilim” gibi dersler yer almaktadır. Aynı zamanda Yeditepe Üniversitesi ve Haliç Üniversitesinde Bölüm Başkanlığı ve Bölüm Başkan Yardımcılığı görevlerini de yapmıştır.

Funda Özşener’in eserleri: Konstantiniye’nin Güneşi (1997 Tiyatro), Sevgili hayat (2004 Tiyatro), Ah Tamara (2005 Tiyatro), Kayalıklar Meryemi (2008 Tiyatro), Onları Eve getir (2009 Tiyatro), Aşkın Dili (2011 Tiyatro), Sonsuzluk Deneyimi Olarak yazmak (2016 Deneme).

Paylaşın

Fuat Örer Kimdir? Hayatı, Eserleri

1939 yılında İstanbul’un Üsküdar İlçesi’nde dünyaya gelen Fuat Örer, 31 Ekim 2003 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden 1965’te mezun oldu.

Etibank’ta 28 yıl çalıştıktan sonra 1993 yılında emekliye ayrıldı. Edebiyat dünyasına üniversite yıllarında öyküyle giriş yaptı. Takma adlarla yazdığı öyküler Varlık ve Akbaba dergilerinde yayımlandı. Milliyet gazetesinde “Güçlü Ege” takma adıyla mizah yazıları, Cumhuriyet Gazetesi’nde de haftalık mizah yazıları yazdı. Dünya Gazetesi ve Milliyet Sanat Dergisi’nde de öykü ve söyleşiler yayınladı.

Perihan Abla, Bizimkiler, İnsanlık Hali, Yazlıkçılar, Müzikhol, Sihirli Ceket, Saygılar Bizden, Komşu Komşu, Oğlum Adam Olacak, Koltuk Sevdası ve Hayat A.Ş. televizyon dizilerinin öykü, senaryo ya da metin yazarlığını da yaptı. Dosyalar, Menopoz veya Kırk Yılda Bir Rahmaninof ve Oğlum Adam Olacak adlı tiyatro oyunlarını yazdı.

Fuat Örer’in eserleri: Bir Tarihsel Düş (öykü)

Fuat Örer’in ödülleri: 1979 Milliyet Sanat Dergisi’nin “Gülmece Öyküsü Yarışması” birincilik, Akşehir Nasreddin Hoca Öykü Yarışması ikincilik.

Paylaşın

Mehmet Şerif Fırat Kimdir? Hayatı, Eserleri

1890’lı yıllarda Varto (Gümgüm) kazasının Kasıman köyünde dünyaya gelen Mehmet Şerif Fırat’ın kayıtlarda doğum tarihi olarak 1894 yılı gösterilmektedir. Kendisi Varto rüştiyesinden 1915 yılında çıktığını ve bu sırada 16 yaşlarında olduğunu söylediğine ve 1949 yılında öldürüldüğünde elli yaşlarında olduğuna göre muhtemelen 1899 doğumludur.

Mehmet Şerif Fırat, 1 Temmuz 1949 tarihinde Kasıman’da amcası Halil Ağa (Kanmaz) tarafından öldürüldü.

Babası Aliye İbrahim’dir. İbrahim ise Talo’nun altı oğlundan biridir. Talo ise Bingöl’deki Yazıcıoğlu ailesiyle olan çatışmalar sonucu yapılan anlaşma gereği Bingöl’ü terk edip Varto’daki Hormeklerin başına geçen ve kendisine Muş Valisi Emin Paşa tarafından Kasıman Köyü verilen Mustafayı Zeynel’in oğludur. Talu’nun oğlu İbrahim’in beş eşi vardı.

Bu hanımlardan Besra Hanım’dan ünlü Jöntürk Zeynel Efendi, Mele’den, Halil Ağa(Kanmaz-M Şerif Fırat’ı öldüren kişi), Şerife Hanım’dan Veli ve Ali Ağa(M Şerif Fırat’ın babası) Elif Hanım’dan Hasan Ağa(Bingöl) Begali Ağa(Akkoyun) ve Kamer Ağa(Ataç), dünyaya gelmişlerdi. Nazan Hanım’dan ise çocuk yoktu.

Tanin gazetesinde yayımlanan “İrtica Yılanı Uyanıyor” başlıklı Varto Mektubu yazdı. Vartolu Alevi Zaza olan Mehmet Şerif Fırat, Zazaların Arap istilası döneminde İranı terk ettiklerini ve zaman içinde Türkçe olan dillerini unuttuklarını belirtmiştir.

1948 yılında yayımlanan Doğu İlleri ve Varto Tarihi adlı kitabında Hormekli aşiretinin kökenini Harezmlilere bağladı ve Dersimli aşiretlerinin de Türk olduğunu ileri sürdü. Aynı zamanda Doğu İlleri ve Varto Tarihi adlı kitabında Kürtlerin kökeninin Türklere dayandığını belirtmiştir.

Mehmet Şerif Fırat’ın eserleri: Varto Mektubu (Tahin 6 Kasım 1947), Doğu illeri ve Varto Tarihi (İstanbul 1948, Ankara 1961), Bingöllerin Sesi (1949), Tarihi Bir Gün, Hayat ve Hatıralarım (İki ciltli, yayımlanmamış).

Paylaşın

Fikret Madaralı Kimdir? Hayatı, Eserleri

1908 yılında Bulgaristan’ın Şumnu şehrinin Madara köyünde dünyaya gelen Fikret Madaralı, 2 Aralık 1993 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Madara köyü, kayaya oyulmuş 1300 yıllık bir avcı figürü (Madara Atlısı) nedeniyle bugün UNESCO Dünya Mirası listesindedir.

Babası Sosyalist Partili bir kooperatifçi olan İsmail Bey ve annesi Sıdıka Hanım’dır. Babası Tevfik Fikret’e atfen kendisine Fikret adını verdi. Madara halkının yaklaşık olarak yarısı etnik Türk, diğer yarısı etnik Bulgarlardan oluşuyordu. Balkan Savaşı’nın patlak vermesiyle Fikret’in çocukluğu Türk-Bulgar ayrımcılığı ortamında geçti. İlkokulu sadece Türk öğrencilerin gidebildiği bir okulda tamamladı. Savaştan sonra annesinin ve babaannesinin itirazlarına rağmen okumasını isteyen babasının arzusuyla Şumnu’daki rüştiyeye devam etti.

Rüştiyeyi bitirdikten sonra pedagoji eğitimi aldı. Buradaki okul müdürü Yanko Dedef’in Fikret üzerinde derin etkisi oldu ve öğretmen olmaya karar verdi. Pedagoji okulundan sonra sonra İstanbul’un Fatih semtindeki dindar amcasının yanına gitti.

Amcası Fikret’i İmam Hatip Okuluna yazdırdı. Buradaki felsefe öğretmeni Sadri Ertem onu Resimli Ay dergisinin binasına götürdü. Burada şiirlerini severek okuduğu Nâzım Hikmet ile tanıştı ve o günden sonra her cuma onu dinlemeye gitti. Madaralı Resimli Ay dergisinin onun için ikinci bir okul olduğunu söyler. Aynı dönemde Darüşşafaka’nın öğretmen sınıflarına katılarak öğretmenlik dersleri almaya başladı. Bu derslik kapatılınca İmam Hatip’ten ayrılarak İstanbul Öğretmen Okuluna kaydoldu ve öğretmen olarak mezun oldu.

Paylaşın

Figen Çakmakoğlu Kimdir? Hayatı, Eserleri

1963 yılında Trabzon’da dünyaya gelen Figen Çakmakoğlu, Ankara Üniversitesi (AÜ) Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (DTCF) Tiyatro Bölümünde eğitim gördü. 1984’ten beri Çocuk Tiyatrosu’na emek veriyor.

Figen Çakmakoğlu, 2008 yılına kadar Tiyatro Pembe Kurbağa’da sahnelenen Kurbağa Şekerpembe, Sihirbaz Palyaço, Şeker Çocukların Düşleri, Küçük Denizkızı, Kardan Adam ile Kartanesi, Hınzır Çiçek, Vitaminler ve Mikroplar, Güneş Ay ve Horoz, Kırpık Kuyruklu Uçurtma, Ponpon Tavşanın Maceraları, Palyaçolar Çiçek Adasında, Sevgili Toprak ile Papatya, Kendini Beğenmiş Tavuskuşu adlı oyunların yazarı.

Bu oyunların yanı sıra öykü yazarı olan Figen Çakmakoğlu Kırık Dökük Bir Yaşam [3] adlı öykü kitabıyla 1986 Akademi Kitabevi Öykü Ödülü’nün de sahibi. 1997 Çankaya Belediyesi- TOBAV Oyun Yazarlığı Ödülü’nü Kapan adlı oyunuyla alan Figen Çakmakoğlu, aynı zamanda TRT’de yayınlanan Arkası Yarın ve Radyo Tiyatrosu kuşağındaki birçok esere imza atmıştır.

TRT’ de yapılan çocuk programlarında yazar olarak 1984’ten beri aralıklarla çalışmaları var. Tavanarası (13 Bölüm), Oyunevi (13 Bölüm), Cumartesi Sabahı(41 Bölüm), Oyun Oyun İçinde(44 Bölüm) bunlardan bazıları. AnTiYap (Ankara Tiyatro Yapımcıları Derneği) Turgay Yıldız Çocuk Oyunu Yazma Yarışması seçici kurul üyesidir.

Paylaşın

Figen Alkaç Kimdir? Hayatı, Eserleri

1970 yılında Ankara’da dünyaya gelen Figen Alkaç, Uludağ Üniversitesi İktisat bölümünden mezun oldu. Aslen Egeli olan öykü yazarı Alkaç’ın ilk öyküleri ve yazıları Kül Öykü, Eylül Öykü, Sonra Edebiyat, E, Sonkişot, Ütopya, Yasak Meyve, Milliyet Sanat, ve Radikal Kitap gibi çeşitli dergilerde yayımlandı.

Bela Davulları adlı öykü kitabı ilk yayımlanan öykü kitabıdır. Yazarın lirik ve çoğu zaman da giderek özneleşen nesnelerle uğraşan dilindeki “Bela Davulları” adlı Yitik Ülke Yayınevi’nce okurlara ulaşan eseri aynı zamanda Naci Girginsoy anısına dördüncüsü düzenlenen KYÖD (Kocaeli Yükseköğrenim Derneği) 2007 Öykü Ödülü’nü “Dokunuşlar” adlı eseriyle İlkay Noylan ile birlikte paylaşmıştır. Yine Yitik Ülke’den yayımlanan içeriğinde 34 yazarın 34 öyküsünü barındıran “Bozcaada Öyküleri” kitabında bir öyküsüyle yer almıştır.

“Sesli Edebiyat – Öyküler Sesleniyor” adı altındaki pek çok önemli yazarın seçilmiş öykülerinden oluşan ve ilk etabında 1840-1951 yılları öykücülerinin yer aldığı 2007’de tamamlanan projenin 1952-1985 yılları öykücülerini kapsayan ikinci etabında, Alkaç’ın Bela Davulları adlı eserindeki “Fenâlığı az yabancı” adlı öyküsü tiyatro sanatçısı Seray Gözler tarafından seslendirildi. Bu proje ile Türk edebiyatı öykücülerinin 150 yıllık serüveninde öne çıkan 200 yazardan birer öykü bir araya getirilerek 40 CD’lik bir külliyat oluşturuldu.

Figen Alkaç’ın eserleri: Bela Davulları (2007)

Paylaşın

Feyyaz Yiğit Kimdir? Hayatı, Eserleri

1 Temmuz 1988 yılında Düzce’de dünyaya gelen Feyyaz Yiğit, Ankara Anadolu Güzel Sanatlar Lisesinin Resim Bölümünde okudu. Ardından Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümüne girdi.

Üniversite sonrası reklam ajansında çalışmaya başladı. O dönem çalıştığı reklam ajansında yaptığı işler sayesinde Okan Bayülgen’le tanışan ve Bayülgen’in o dönemki programı olan Disko Kralı’nın içeriklerini yapan ekibe dâhil oldu, bir süre sonra programın müzik grubunda gitar çalmaya başladı.

2012 yılında Mynet.com’un özel video servisi olan Sebastiyan.com’da, Türkiye’de yayımlanan ilk profesyonel web dizisi olan ve Yiğit’in başrolünde olduğu Feyyaz adlı dizi yayımlandı. 8 bölümü bulunan dizi, yayınlandığı dönemde platformda en çok izlenen yapım oldu.

Senarist ekibi içinde yer aldığı iki filmde rol alan Feyyaz Yiğit, 2018 yılında düzenlenen 23. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri’nde, Ölümlü Dünya filmindeki rolüyle Komedi Dalında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’ne layık görüldü.

2021 yılı başından bu yana, Aziz Kedi ile birlikte kaleme aldığı, yapımcılığını ve başrolünü üstelendiği Gibi isimli internet dizisinde yer aldı.

Feyyaz Yiğit’in eserleri: Kitap: Olduğu Kadar (2012), APTAL (2013), 8-9 Senedir Kendimi İyi Hissetmiyorum (2015).

Diskografi: Teşekkür Ettim ve Yanından Ayrıldım (2017), Misal (2016) (Single), Grand Vuslat (2018) (Single)

Paylaşın

Feridun Fazıl Tülbentçi Nedir? Kimdir? Hayatı, Eserleri

1912 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Feridun Fazıl Tülbentçi, 6 Ağustos 1982 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti. Cenazesi, 7 ağustos 1982 tarihinde Şişli Camii’nde kılınan namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Rahşen Hanım ile Çanakkale Savaşı’nda şehit olan Yüzbaşı Hasan Fazıl Bey’in oğludur. Vefa Lisesi’ni bitirdi. İstanbul Ticaret Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. Dahiliye Vekâleti Matbuat Umum Müdürlüğü, Başvekâlet Basın ve Yayın Umum Müdürlüğü, İstanbul Radyosu Eğitim Yayınları Şube Müdürlüğü ile Ankara ve İstanbul Radyoları gibi kurumlarda görev aldı.

Yazı hayatına 1929’da şiirle adım attı ve çeşitli türlerdeki kalem ürünleri Ulus, Vatan, Cumhuriyet, Hürriyet, Varlık, Ağaç, Oluş, Gündüz ve Yücel gibi süreli yayınlarda yayımlandı; Ağaç ve Resimli Tarih gibi mecmuaların hazırlanmasına katkı sağladı.

1942’de Ankara Radyosu’nda başladığı tarih programlarını İstanbul Radyosu’nda sürdürdü. İlk evliliğini Devlet Demiryolları Maliye ve Muhasebe Dairesi Reis Muavini Vasıf Ulgür’ün kızı Cudiye Hanım’la, 1937 senesinde Ankara’da yaptı. Daha sonra Cavidan Hanım’la evlendi.

Feridun Fazıl Tülbentçi’nin eserleri: Barbaros Hayrettin Geliyor, Büyük Türk Zaferleri, Cem Sultan, Hurrem Sultan, İstanbul’un Fethi (İstanbul Kapılarında), Osmanoğulları, Sultanların Aşkı, Tarihe Şan Veren Türk, Turgut Reis, Türk Atasözleri ve Deyimleri,

Türk Tarihinden Sayfalar, Yavuz Sultan Selim Ağlıyor, Geçmişte Bugün, Şanlı Kadırgalar, Kahramanlar Geçiyor (3 cilt), Kanuni Sultan Süleyman, Şah İsmail.

Paylaşın

Fehmi Özgür Erdem Kimdir? Hayatı, Eserleri

21 Temmuz 1977 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Fehmi Özgür Erdem, ilkokulu Üsküdar’da okudu. Robert Lisesi’nin ardından Boğaziçi Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünü bitirdi.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi bölümünde başladığı yüksek lisans eğitimine tez aşamasında ara verdi. Lise yıllarından itibaren siyasi mücadelenin içinde yer aldı. Boğaziçi Üniversitesi’nde Atatürkçü Düşünce Kulübü (ADK) başkanlığı yürüttü.

Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu kurucularındandır. 2000 yılında İleri dergisini çıkaran yayın kurulunda yer aldı ve Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendi. Türksolu gazetesinin yayına başladığı 2002’den beri yayın kurulundadır ve düzenli yazarıdır.

Ocak 2005’te İleri dergisinin ve Türksolu gazetesinin Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü oldu. 2007 yılında Milli Mücadele Derneği’nin, 2010 yılında Ulusal Parti’nin kuruluş çalışmalarında yer aldı. Halen Ulusal Parti’nin Genel Başkan Yardımcısıdır.

İleri Yayınları’nda editörlüğünü üstlendiği pek çok kitabın yanı sıra Kadro dergisinin tıpkıbasımını ve Sultan Galiyev’in Bütün Eserleri’ni yayına hazırladı. Deniz Gezmiş ve Che Guevara hakkında yayınlanmış albüm çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca kendisine ait 6 kitabı vardır.

Fehmi Özgür Erdem’in eserleri: Deniz: Yaşamı ve Mücadelesi, Galiyev: Yaşamı ve Mücadelesi, Dersim Yalanları ve Gerçekler, Stratejik İflas: Davutoğlu Dış Politikasının Bilançosu, Hırsız Polisi Yakaladı: 17 Aralık’ın İntikamı, Doğu Perinçek’in 50 Yılı

Paylaşın

Fatma Şadiye Kimdir? Hayatı, Eserleri

Fatma Şadiye’nin yaşamı hakkında bilinenler çok azdır. Gazeteci- yazar İbnü’l Hakkı Mehmed Tahir’in eşidir. Tarik gazetesinin başyazarı olan Mehmed Tahir Bey, Dâhiliye Nezareti’ne Osmanlı’da kadınların çıkardığı bir yayının çıkartmak için dilekçe vermiş ve dilekçesinin kabulü sonucunda Hanımlara Mahsus Gazete 1895 yılında yayımlanmaya başlamıştı.

Fatma Şadiye Hanım, yazı işleri müdürü olarak derginin idaresinde görev aldı ve yazılar yayımladı. Hanımlara Mahsus Gazete Matbaası tarafından Fatma Şadiye Hanım’a ait bazı küçük hacimli eserler de yayımlanmıştır. “Hz. Hatice” ve “Hz. Fatime” adlı risaleleri bu eserlere örnektir.

“İslâm kadınlarının ilim tahsiline ve eğitimine katkılarından dolayı” Şâdiye Hanım’a 4 Kasım 1897’de üçüncü rütbeden Şefkat Nişanı verilmiştir. Hanımlara Mahsus Gazete, 1910 yılında Selânik İttihat ve Terakkî Cemiyeti’ne dayalı olarak kurulan Teâlî-i Vatan Osmanlı Hanımlar Cemiyeti’nin yayın organı şeklinde 50 sayı kadar yeniden yayımlanmıştır. Fatma Şadiye Hanım, bu yayının da müdürü idi.

Fatma Şadiye’nin 1907’de yayımlanan Hikâye-ı Nüsni adlı eserinde Fransa’dan evlilik hikâyeleri anlatılmaktadır. Eser, okuyucuyu yerellik ve evrensellik, din ve modernizm üzerine düşünmeye sevk eden dört hikâyeden oluşmakta; evlilik kurumunda sadece iki bireyin hayatlarının birleşmediğini, sosyoekonomik durumlar sebebiyle ailelerin de bu kurumun bir parçası olduğu anlatılmaktadır.

Kitapta yer alan dört hikâynin adları Teyid-i Meveddet, Altınlarla İzdivaç, Zevce-i Vefaşiar ve Matmazel Klementin’dir. Bu hikayelerde iki kişinin birbirine olan bağlılığı, babaların kızlarıyla olan ilişkileri, akrabaların davranışları gibi sosyolojik olgulara değilimektedir..

Öncü Müslüman Kadınlar kitabı Fatma Aliye, Emine Semiye ve Fatma Şadiye üçlüsü tarafından farklı metinlerin bir araya getirilmesinden oluşturulmuştur. Kitaptaki ilk metin olan Namdaran-ı Zenan-ı İslamiyan, ilk olarak olarak Malumat gazetesinde yayınlanmıştır. Metinde müslüman kadınların tarihi konusu ele alınırken kendini ortaya çıkararak bir fark yaratmış olan kadınların da kısa biyografilerine yer verilmiştir.

Kitabın ikinci metni ise Fatma Aliye tarafından yazılmış olan Sabiha adlı tiyatro oyunudur. Bu eser sebebi bilinmeyen bir nedenle tamamlanamamıştır. Oyunun ilk kısmı III. Abdurrahman’ın oğlunu öldürmek zorunda kalmasının oluşturduğu gerilimi konu almaktadır. Kitabın üçüncü metni Emine Semiye tarafından yazılmış olan Emir Çoban Kızları Yahut İki Kadında Aynı Talih’dir.

Bu metin Moğol istilası sırasında Emir Çoban adında bir soydan olan iki kadının hikayesini anlatmaktadır ve metinde karmaşık duygusal ilişkiler, intikam isteği ve siyasetteki sorunlar üzerinde durulmuştur. Kitabın son kısmı olan dördüncü kısımda ise Fatma Şadiye’nin İslam peygamberi Muhammed’in eşleri, kızı ve annesi hakkında yazdığı kısa biyografiler yer almaktadır.

Paylaşın