Hamas’tan “Rehine” Açıklaması: Ateşkes Olmadan Bırakmayacağız

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik yoğun saldırıları, 21. gününde de devam ederken, Hamas, ateşkes üzerinde anlaşmaya varılana kadar rehineleri serbest bırakmayacağını açıkladı.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Hamas’ın İsrail’e saldırı düzenlediği 7 Ekim’den bu yana rehin tuttuğu 224 kişi ile ilgili açıklama yapmıştı. Hamas’ın İran’a sivil rehineleri serbest bırakmaya hazır olduğunu açıkladığını ifade eden Bakan, bunun gerçekleşmesi için dünyanın İsrail’e Filistinli mahkumların serbest bırakılması için baskı yapması gerektiğini ifade etmişti.

Bakan, “İran İslam Cumhuriyeti, Katar ve Türkiye ile birlikte bu önemli insani çabada kendi rolünü oynamaya hazır. Elbette, cezaevlerindeki 6 bin Filistinlinin serbest bırakılması başka bir gereklilik ve uluslararası toplumun bir sorumluluğudur” demişti.

“Rehinelerin serbest bırakılması için sakin bir ortama ihtiyaç var”

26 Ekim’de Moskova’ya giden Hamas delegasyonunun temsilcisi Ebu Hamid, Hamas’ın çatışmaların ilk günlerinden bu yana “sivil tutukluları” serbest bırakma niyeti olduğunu ifade etti.

Hamas Temsilcisi açıklamasında şu ifadelere yer verdi: Yüzlerce vatandaş ve çeşitli Filistinli gruplardan onlarca militan, 1948’de işgal edilen topraklara girdiler. İsrail Gazze Tümeni’nin düşmesinden sonra çoğu sivil onlarca kişiyi esir aldılar ve onları Gazze Şeridi’nde bulup serbest bırakmak için zamana ihtiyacımız var.

Ebu Hamid, rehinelerin serbest bırakılması için sakin bir ortama ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “İsrail bombardımanı şu ana kadar 50 tutuklunun ölümüne neden oldu” diye ekledi

Ebu Hamid ayrıca Moskova ziyareti sırasında Hamas heyetinin “Rusya’ya 7 Ekim saldırısının nedenlerine ilişkin bir genel bir tablo” sunduğunu açıkladı. Temsilci açıklamasında ayrıca şunları zikretti: Rusya Federasyonu Filistin halkı için dost bir ülkedir ve Filistin halkının tüm temsilcileriyle ilişkilerini sürdürmektedir. Çeşitli konularda kendileriyle istişare etmeye her zaman hazırız.

Gazze’de can kaybı 7 bini aştı

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybeden insan sayısının 7 binin üzerine çıktığını açıkladı. Bakanlık, yaşamını yitirenlerden 2 bin 900’ünün çocuk olduğunu duyurdu. Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre, son 24 saatte 500’den fazla kişi öldü. İsrail ise 7 Ekim saldırılarında bin 400 kişinin hayatını kaybettiğini, 200’den fazla kişinin de Hamas tarafından rehin tutulduğunu söyledi.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana yoğun bombardıman altında tuttuğu Gazze Şeridi’nde, şu ana kadar 190 bin konut kısmi zarar görürken, 29 bin konut da tamamen yıkıldı. Gazze’deki hükümete göre, saldırılarda ayrıca 79 hükümet binası, 38 cami, 3 kilise ve 189 okul bombalandı. Okullardan 25’i hizmet dışı kaldı.

Paylaşın

Hamas Liderlerinden Halid Meşal: Kara Harekatı Yaklaştı

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik yoğun saldırıları, 21. gününde de devam ederken, Hamas’ın yurt dışı sorumlusu Halid Meşal, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik kara harekatının yaklaştığını ve bunun da tehlikeli bir aşamaya sürüklendiğini söyledi.

Haber Merkezi / İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun “zafer” olmadan savaşı durduramayacağını belirten Meşal, “Şu anda daha fazla esirin serbest bırakılması, sınır kapılarının açılması ve siyaset ve medya aracılığıyla hedef alma dalgasının azaltılması yönünde görüşmeler yapılıyor” dedi.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybeden insan sayısının 7 binin üzerine çıktığını açıkladı. Bakanlık, yaşamını yitirenlerden 2 bin 900’ünün çocuk olduğunu duyurdu. Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre, son 24 saatte 500’den fazla kişi öldü. İsrail ise 7 Ekim saldırılarında bin 400 kişinin hayatını kaybettiğini, 200’den fazla kişinin de Hamas tarafından rehin tutulduğunu söyledi.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana yoğun bombardıman altında tuttuğu Gazze Şeridi’nde, şu ana kadar 190 bin konut kısmi zarar görürken, 29 bin konut da tamamen yıkıldı. Gazze’deki hükümete göre, saldırılarda ayrıca 79 hükümet binası, 38 cami, 3 kilise ve 189 okul bombalandı. Okullardan 25’i hizmet dışı kaldı.

“Kara operasyonu uygun zamanda gerçekleşecek”

Öte yandan İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, İsrail’in Hamas dışında hiçbir rakiple savaşa girmekle ilgilenmediğini ve Gazze’deki kara operasyonunun uygun zamanda gerçekleşeceğini söyledi.

Gazetecilerin İran ile çatışma ile olasılığına ilişkin bir soruya Gallant, “Güney cephesinde Hamas’a karşı savaş yürütüyoruz ve kuzeydeki her türlü gelişmeye hazırlıklıyız. Hizbullah çok sayıda kayıp yaşıyor. Ancak savaşı genişletmek bizim çıkarımıza değil” ifadelerini kullandı.

İsrail ordusu, gece saatlerinde Gazze’de yeni bir “nokta operasyonu” düzenlediğini açıkladı. Operasyon sırasında hava araçları ve topçu birliklerinin Şücaiyye bölgesi başta olmak üzere Gazze’nin genelinde Filistin direniş gruplarına ait olduğu öne sürülen bölgeleri vurduğu belirtildi.

Paylaşın

İsrail’den “Hamas’a Saldırı Emrini İran Verdi” İddiası

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının operasyonu sonrası başlayan Filistin -İsrail savaşının 19. gününde, İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, Hamas’ın İsrail’e İran’ın emri üzerine saldırdığı ileri sürüldü.

Haber Merkezi / İsrail’in bölgeyi ABD’li müttefikiyle birlikte izlediğini kaydeden İsrail ordusu sözcüsü Daniel Hagari, Yemen, Irak ve Lübnan’da Tahran destekli milislerin bulunduğunu belirtti.

Sözcü Tuğamiral Daniel Hagari televizyonda verdiği demeçte İran’ın Gazze’de Hamas’a istihbarat sağladığını ve internet üzerinden yürüttüğü mesaj kampanyalarıyla İsrail karşıtı duyguların küresel çapta körüklenmesine destek verdiğini de savundu.

Gazze’de can kaybı 6 bin 546’ya yükseldi

Öte yandan İsrail’in Gazze’ye yönelik düzenlediği hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 755 artarak 6 bin 546’ya yükseldi.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı yetkilileri, İsrail’in yaptığı bombardımanın neden olduğu can kayıplarının 755 artarak 6 bin 546’ya yükseldiğini açıkladı.

Saldırılarda can verenlerin 2 bin 704’nün çocuk olduğu belirtilirken 17 bin 439 kişinin de yaralandığı duyuruldu. Gazze de dün de 704 sivilin öldürüldüğü duyurulmuştu.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı dün, Gazze’deki sağlık sisteminin “tamamen çöktüğünü” açıklamıştı. Açıklamada, “Gazze Şeridi’ndeki hastanelerin kapılarının açık tutulması, onlara akın eden yaralılara hizmet verdikleri anlamına gelmiyor” ifadeleri kullanılmıştı.

Birçok hastane ve 29’dan fazla tıp merkezinin hizmet dışı olduğu belirtilen açıklamada “prematüre bebek bölümündeki elektrik kesintilerinin bebeklerin anında ölümüne yol açacağı” yönünde uyarı yapılmıştı.

Açıklamada uluslararası toplumun acilen hastanelere yakıt göndermesi istendi ve İsrail’in saldırılarında yaralananları kurtarmak için özel sağlık ekiplerin bölgeye sevk edilmesi için çağrı yapılmıştı.

Gazze’de 600 bin kişi yerinden edildi

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), “Doğu Kudüs dahil Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki Durum: Savaşta 17 Gün” adıyla bir rapor yayımladı.

Raporda 7 Ekim’den bu yana devam eden İsrail saldırılarının ardından Gazze’de 600 bin kişinin yerinden edildiği, bu kişilerin UNRWA’ya ait 150 sığınakta barındığı aktarıldı.

Son 24 saatte 10 bin kişinin daha yerinden edildiği kaydedilen açıklamada, Gazze’nin orta kesiminin yanı sıra Han Yunus ve Refah bölgelerinde yaklaşık 430 bin Filistinlinin yerinden edildiği belirtildi.

Gazze’ye 21 Ekim’den bu yana 54 tır yardım ulaştırıldığı, yardım tırlarında gıda, su ve ilacın olduğu ancak yakıt sağlanamadığı bilgisine yer verilen raporda, yakıt temin edilemediği takdirde UNRWA’nın yakıtının “2 gün sonra tükeneceği” uyarısı yapıldı.

“Gazze’deki su kıtlığının tehlikeli boyutlara ulaştı”

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) İsrail tarafından abluka altna alınan Gazze Şeridi’ndeki su sıkıntısı konusunda bir kez daha uyarıda bulundu. DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Rick Brennan yaptığı açıklamada, su kıtlığının tehlikeli boyutlara ulaştığını vurguladı.

Ofisi Mısır’ın başkenti Kahire’de bulunan Brennan, DSÖ’nün Cenevre’deki merkezinde gazetecilerin sorularını video bağlantısıyla yanıtladı. Brennan, Gazze Şeridi’nde halihazırda kişi başına günlük üç litre su kaldığını tahmin ettiklerini, ancak içme, yemek pişirme ve kişisel hijyen için bir kişinin asgari su ihtiyacının 15 litre olduğunu söyledi.

Son zamanlarda neredeyse hiç kimsenin doğru dürüst duş almadığını ya da banyo yapmadığını belirten Rick Brennan, yerinden edilmiş yaklaşık bir milyon insanın acil tuvalet sorunu ile karşı karşıya kaldığını vurguladı.

Su kıtlığı ve buna bağlı hijyenik sorunlar nedeniyle bölgede sağlık sorunları yaşanacağına dikkat çeken Brennan, ishalli hastalıklar, deri ve solunum yolu enfeksiyonlarının görülmesinin an meselesi olduğunu kaydetti.

Her gün 180 ila 200 kadının doğum yaptığını, ancak doğum yapmak için güvenli alan bulamadıklarını sözlerine ekleyen DSÖ temsilcisi, hamilelerin komplikasyon durumunda hastanelere ulaşamadıklarını belirtti.

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki hastaneler için yollanan insani yardım malzemelerinin güvenlik sorunu nedeniyle henüz DSÖ’ye ulaşmadığını bildiren Brennan, şu anda en çok hastanelerdeki jeneratörler ve deniz suyunu tuzdan arındırarak içme suyu haline getiren tesisler için yakıta ihtiyaç duyulduğunu aktardı.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler İle İsrail Arasında “Gazze” Gerginliği

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşında 18. gün geride kalırken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) İsrail-Hamas çatışması ile ilgili düzenlenen oturumda yaptığı konuştu.

Guterres’in “Hamas saldırılarının boşlukta gerçekleşmiş olmadığının idrak edilmesi de önemli. Filistin halkı, 56 yıldır süregelen boğucu bir işgal altında” sözleri İsrail ile Birleşmiş Milletler (BM) arasında gerginliğe neden oldu.

İsrail’in BM temsilcisi Gilad Erdan, Genel Sekreter’in açıklamalarını “şok edici” olarak nitelerken Dışişleri Bakanı Eli Cohen, Guterres ile programlanmış toplantısını iptal etti. 2020-22 arasında İsrail Savunma Bakanı olan asker kökenli politikacı Benny Gantz, BM Genel Sekreterini “terör savunucusu” olarak adlandırdı.

Erdan, Guterres’in açıklamalarının “korkunç” ve “bölgedeki gerçeklikten tamamen kopuk” olduğunu söyledi. Büyükelçi Erdan, bu açıklamaların “terör ve cinayeti haklı çıkardığını” ve katliamları “anlayışla karşıladığını” ileri sürdü.

Guterres ne demişti?

“Orta Doğu’daki durum her saat daha da vahimleşiyor. Gazze’deki savaş şiddetleniyor ve bölge boyunca yayılma riski taşıyor. Bölünmeler toplumları parçalıyor, gerginlikler kabından taşmak üzere. Böylesi kritik anlarda, başta sivillere saygı gösterme ve koruma ilkesi gelmek üzere ilkeler konusunda netlik önemlidir.

Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’deki dehşet verici ve benzeri görülmemiş terör eylemlerini su götürmez bir biçimde kınadım. Sivillerin kasten öldürülmesi, yaralanması ve kaçırılması ya da sivil hedeflerin roketlerle vurulmasını hiçbir şey mazur gösteremez. Tüm rehinelere insanca muamele edilmeli ve hepsi derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır. Şimdi aramızda bulunanları ve aile üyelerini de saygıyla selamlıyorum.

Ayrıca, Hamas saldırılarının boşlukta gerçekleşmiş olmadığının idrak edilmesi de önemli. Filistin halkı, 56 yıldır süregelen boğucu bir işgal altında. Gözleri önünde toprakları yerleşimlerce biteviye yutuluyor, şiddete gömülüyor, ekonomileri köstekleniyor, insanları yerinden ediliyor ve evleri yerle bir ediliyor. Durumlarına bir siyasal çözüm bulma umudu gitgide yok oluyor. Ancak Filistin halkının talepleri, Hamas’ın dehşet verici saldırılarını mazur gösteremeyeceği gibi, bu dehşet verici saldırılar da Filistin halkının topluca cezalandırılmasını mazur gösteremez.

Savaşın dahi kuralları var. Tüm taraflardan uluslararası insancıl hukuka uygun davranmalarını, askeri operasyonlarını sivilleri gözetecek şekilde daimi bir dikkatle yürütmelerini, hastanelerin ve BM tesislerinin dokunulmazlığına saygı göstermelerini talep etmemiz gerekir. Bu tesisler bugün 600 bini aşkın Filistinliyi barındırıyor. İsrail güçleri Gazze’yi sürekli bombardıman altında tutarken, mahalleler toptan yok edilmeye devam ediyor ve sivil kayıpların düzeyi derin bir kaygı doğuruyor.

Son iki hafta içinde Gazze bombardımanında öldürüldükleri belirlenebilen en az 35 BM çalışanı onurlu mesai arkadaşımızı saygıyla anıyorum. Silahlı çatışmalarda sivillerin korunması her şeyden daha önemlidir. Sivilleri korumak, onları canlı kalkan olarak kullanmak anlamına gelmez. Sivilleri korumak, bir milyonu aşkın insanın barınağın, yiyeceğin, suyun, ilacın ve yakıtın bulunmadığı güneye tehcir emrini vermek ve onları orada da bombalamayı sürdürmek anlamına da gelmez. Gazze’de tanık olduğumuz uluslararası insancıl hukukun açık ihlallerinden derin kaygı duyuyorum. Şunu açıkça belirteyim: Silahlı çatışmaya taraf olanlar uluslararası insancıl hukukun üstünde değillerdir.

Sonunda bir miktar insani yardım Gazze’ye ulaşmaya başladı ama bunlar ancak ihtiyaçlar okyanusundaki bir damla kadarlar. Ayrıca, Gazze’deki BM yakıt stoklarımızın birkaç gün içinde tükenecek olması bir başka bir felaket. Yakıt olmaksızın yardımlar ulaştırılamaz, hastanelere elektrik verilemez ve içme suyu arıtılamaz veya pompalanamaz. Gazze halkı, ihtiyaçlarını karşılamasını sağlayacak düzeyde sürekli yardım gereksiniyor ve bu yardımın kısıtlamalar olmaksızın ulaştırılması gerekiyor. Gazze’deki tehlikeli koşullar altında çalışan ve ihtiyaç sahiplerine yardım sağlamak için hayatlarını tehlikeye atan BM mesai arkadaşlarımızı ve insani yardım ortaklarımızı selamlıyorum. Hepsi birer esin kaynağı.

Kelimelere sığmayan acıyı hafifletmek, yardımların ulaştırılmasını kolaylaştırmak ve hiçbir güvenceleri olmayan rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak üzere hemen şimdi bir insani ateşkes çağrımı tekrarlıyorum.

Bu ciddi ve yakın tehlike anında bile, gözümüzü barış ve istikrarın tek hakiki temeli olan iki devletli çözümden ayıramayız. İsrailliler meşru güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilmeli ve Filistinliler Birleşmiş Milletler kararlarına, uluslararası hukuka ve eldeki anlaşmalara uygun olarak bağımsız bir devlete kavuştuklarını görmelidir.

Ve son olarak, insanlık onurunu yüksekte tutma ilkesi konusunda net olmalıyız. Kutuplaşma ve insandan saymama bir dezenformasyon tufanıyla körükleniyor. Yahudi düşmanlığı ve Müslüman düşmanlığı taassubuna ve nefretin her türlüsüne karşı durmalıyız.

Bugün BM Şartı’nın yürürlüğe girdiği 78. yılın anısını kutladığımız Birleşmiş Milletler Günü. Bu Şart, ortak taahhüdümüz olan barış, sürdürülebilir kalkınma ve insan haklarının ilerletilmesinin yansısıdır. Bu BM Günü’nde, bu kritik saatte, şiddet daha fazla yaşamı yok etmeden ve daha fazla yayılmadan herkesi uçurumun kenarından çekilmeye çağırıyorum.”

Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’e düzenlediği saldırıda bin 400 kişi hayatını kaybetmiş, 200’den fazla kişi de rehin alınmıştı. Saldırının ardından İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırılarında 5 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Gazze’deki yaklaşık 2,2 milyon nüfusun 1,4 milyonu İsrail’in devam eden hava saldırıları nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Gazze içinde yer değiştirmek zorunda kalanların sayısı, İsrail’in Gazze’nin kuzeyinin boşaltılması uyarısı yaptığı 13 Ekim’den sonra daha da hızlı arttı.

Birleşmiş Milletler, acil sığınma alanı olarak kullanılan ve çoğu okul binası olan yaklaşık 150 kampa, 590 binden fazla kişinin sığındığını açıkladı. Buralarda kapasitenin iki katı kadar nüfusun yaşamaya çalıştığı belirtildi.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı: Hamas, Müzakere Şartlarını Açıkladı

Filistin – İsrail savaşında çatışmalar 18. gününde de devam ederken, Hamas’ın yurt dışı sorumlusu Halid Meşal, Hamas ile İsrail arasındaki barış müzakerelerinin başlayabilmesi için aradıkları şartları açıkladı.

Sputnik Türkçe’nin Sky News’den aktardığına göre Meşal, “İsrail’le barış müzakereleri için hala daha bir olasılık var. Eğer ateşkes olursa, yaşananların ana nedeni olan esas soruna, yani işgal sorununa geliriz. Dolayısıyla İsrail’in işgal altındaki tüm topraklardan çekilmesi gerekli, böylece biz de fırsatlar pencerecesine ve gerçek imkanlara sahip olacağız” dedi.

Halid Meşal, İsrail’i Gazze’ye yönelik bombardımanlara son vermeye ve insanları yerlerinden etmeye son vermeye de çağırırken sınır kapılarının açılması ve Gazze’ye insani yardım girmesine izin verilmesi gerektiğinin de altını çizdi

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırıları sonucu en az 5 bin 791 kişinin öldürüldüğünü açıkladı. Bu açıklamaya göre, dünden beri 700’den fazla kişi hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ise bugün yaptığı açıklamada, son 24 saatte hava saldırılarının Gazze’de 400’den fazla hedefi vurduğunu ifade etti. Açıklamada, vurulan yerlerin “Hamas hedefleri” olduğu iddia edildi. İsrail ordusu, açıklamasında hedeflerden birinin cami olduğuna da yer verdi.

İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Herzi Halevi, İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldılarını azaltmayacağını söyledi. Halevi yaptığı açıklamada “Hamas’ı tamamen tasfiye etmek istiyoruz” derken “Güneydeki kara operasyonları için iyi hazırlandık” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Joe Biden, Gazze için ateşkes görüşmelerinin ancak Hamas’ın kaçırdığı tüm rehineleri serbest bırakması halinde gerçekleşebileceğini söyledi.

“Rehinelerin serbest bırakılması karışlığında ateşkes anlaşması” formülünü destekleyip desteklemediği sorusuna ABD Başkanı soruya “Önce rehineler serbest kalmalı, sonra konuşabiliriz” yanıtını verdi.

Joe Biden’ın bu açıklaması, Hamas’ın İsrail’den kaçırdığı iki kadın rehineyi daha serbest bıraktığını duyurmasından kısa bir süre sonra geldi.

Öte yandan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Matthew Miller, ateşkesin “Hamas’a dinlenme, yeniden techizatlanma ve İsrail’e karşı terör saldırılarını sürdürmeye hazırlanma fırsatı vereceğini” söyledi.

Rusya’dan Batı’ya eleştiri

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Gazze’de tansiyonun düşmesi için çatışmaların durması gerektiğini belirterek, insani konuların çözüme kavuşturulmasının aciliyet taşıdığını söyledi.

Lavrov, “Bunun ardından elbette ki mevcut durumu daha geniş bir bağlam içerisinde değerlendirecek bir mekanizmaya ihtiyaç olacak” dedi.

İki devletli çözüme işaret eden Sergey Lavrov, Washington’u Birleşmiş Milletler, ABD, Avrupa Birliği ve Rusya’dan oluşan uluslararası arabuluculuk dörtlüsünün çalışmalarını yıllardır engellediğini belirtti.

Lavrov ayrıca ABD savaş gemilerinin Doğu Akdeniz’de konuşlandırılmasını, “çatışmaya tehlikeli bir müdahale” sözleriyle eleştirdi. Rusya Dışişleri Bakanı, “bu tür adımlar atıldıkça çatışmanın genişleme tehlikesinin de artacağını” söyledi.

BMGK, savaş için toplanacak

Öte yandan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun (BMGK) Hamas’ın İsrail topraklarına saldırısının ardından başlayan savaşı görüşmek üzere perşembe günü toplanacağı duyuruldu.

BM Güvenlik Konseyi’nde konuyla ilgili yapılan görüşmelerde daha önce herhangi bir karar alınamadı. Rusya’nın ‘insani ateşkes’ çağrısında Hamas’ın adının yer almaması nedeniyle ABD, İngiltere ve Fransa karar tasarısını veto etti.

Konsey başkanlığını yürüten Brezilya’nın hazırladığı ikinci karar taslağı ise Amerika’nın vetosu nedeniyle engellendi. Washington, İsrail’in ‘kendini savunma hakkından’ söz etmeyen bu metni sert bir dille eleştirirken, 12 ülke lehte oy kullandı.

Güvenlik Konseyi’nden herhangi bir karar çıkması üzerine Arap grubu adına Ürdün, Rusya, Suriye, Bangladeş, Vietnam ve Kamboçya’nın da aralarında bulunduğu ülkeler, Genel Kurul Başkanı Dennis Francis’ten bu toplantının planlanmasını resmen talep etti.

Talep üzerine Genel Kurul’un konuyu görüşmek üzere perşembe günü toplanacağı açıklandı.

Paylaşın

“Birçok Hamas Komutanı Öldürüldü” İddiası

Filistin – İsrail savaşında çatışmalar 18. gününde de devam ederken, İsrail, Gazze’ye düzenlediği saldırılarda birçok Hamas komutanının öldürüldüğünü açıkladı. İsrail, olası bir kara operasyonu için de hazırlık yapıyor.

Haber Merkezi / Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırıları sonucu şu ana dek 2 bin 55’i çocuk, 1119’u kadın olmak üzere 5 bin 87 kişinin öldüğünü, 15 bin 273 kişinin yaralandığını açıkladı. Gazze’den düzenlenen saldırılarda ise 308’i asker 1400 İsraillinin öldüğü, 5 bin 132 İsraillinin yaralandığı aktarıldı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki farklı mahallelerde bulunan 400 yerin vurulduğu bildirildi. Açıklamada, vurulan yerlerin “Hamas hedefleri” olduğu iddia edildi. İsrail ordusu, açıklamasında hedeflerden birinin cami olduğuna da yer verdi.

Açıklamada, 5 bölgeye yoğunlaşan hava operasyonlarında Hamas’ın altyapısının ve İsrail topraklarına roketli saldırıların düzenlendiği noktaların hedef alındığı kaydedildi.

İsrail uçaklarının ayrıca Hamas militanlarının kıyı şeridine kolay erişimini sağlayan bir tünel ile komuta merkezini de vurduğu bildirildi. Saldırılarda Hamas’ın üç taburunda komutan yardımcılarının öldürüldüğü öne sürüldü.

ABD’den İsrail’e destek

Beyaz Saray, ABD Başkanı Joe Biden’ın operasyonlara danışmanlık yapmaları için birkaç üst düzey askeri yetkiliyi İsrail’e göndereceği iddialarını doğruladı.

Bu arada ABD Başkanı Joe Biden, Hamas’ın elindeki tüm rehineler serbest kaldıktan sonra İsrail-Filistin çatışması için ateşkesi görüşebileceklerini söyledi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, basın toplantısında bir gazetecinin “Korgeneral James Glynn ve diğer bazı kişilerin İsraillilere danışmanlık yapmaları için gönderildiğini teyit edebilir misiniz?” sorusunu yanıtladı.

Kirby, “İsrail’in düzenlediği ve ileride düzenleyebileceği operasyonlara uygun deneyime sahip olduğunu düşündüğümüz askeri yetkililerin, kendi deneyimlerini paylaşmak üzere orada olacağını söyleyebiliriz.” şeklinde konuştu.

ABD’den yayın yapan Axios haber sitesi, Biden’ın, İsrail ordusuna danışmanlık yapması için başka üst düzey yetkililerle birlikte Irak’ta IŞİD’e karşı yürütülen özel operasyonlarda görev almasıyla bilinen Korgeneral James Glynn’i seçtiğini iddia etmişti.

BMGK, savaş için toplanacak

Öte yandan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun (BMGK) Hamas’ın İsrail topraklarına saldırısının ardından başlayan savaşı görüşmek üzere perşembe günü toplanacağı duyuruldu.

BM Güvenlik Konseyi’nde konuyla ilgili yapılan görüşmelerde daha önce herhangi bir karar alınamadı. Rusya’nın ‘insani ateşkes’ çağrısında Hamas’ın adının yer almaması nedeniyle ABD, İngiltere ve Fransa karar tasarısını veto etti.

Konsey başkanlığını yürüten Brezilya’nın hazırladığı ikinci karar taslağı ise Amerika’nın vetosu nedeniyle engellendi. Washington, İsrail’in ‘kendini savunma hakkından’ söz etmeyen bu metni sert bir dille eleştirirken, 12 ülke lehte oy kullandı.

Güvenlik Konseyi’nden herhangi bir karar çıkması üzerine Arap grubu adına Ürdün, Rusya, Suriye, Bangladeş, Vietnam ve Kamboçya’nın da aralarında bulunduğu ülkeler, Genel Kurul Başkanı Dennis Francis’ten bu toplantının planlanmasını resmen talep etti.

Talep üzerine Genel Kurul’un konuyu görüşmek üzere perşembe günü toplanacağı açıklandı.

Paylaşın

İsrail’in Gazze’ye Yönelik Olası Kara Harekatı: Listenin Başında İki İsim Var

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının “Aksa Tufanı” operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşında 14. gün geride kalırken, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik olası kara harekatının hazırlıkları sürüyor.

Haber Merkezi / Bir süredir Gazze sınırına askeri yığınak yapan İsrail güçlerinin, kara harekatındaki en önemli hedeflerinden birinin de Hamas liderleri olması bekleniyor.

Arab News’te yer alan habere göre İsrail güçlerinin elindeki listenin başındaysa iki isim var: Askeri stratejist Muhammed Deif ve siyasi lider Yahya Sinvar. Daha önce İsrail hapishanelerinde kalan ve birkaç suikast girişiminden kurtulan Deif ve Sinvar, Hamas’ın Gazze’deki en önemli liderleri olarak görülüyor.

Yahya Sinvar kimdir?

Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki lideri Yahya Sinvar 1962 yılında doğdu. Sinvar, Hamas’ın iç güvenlik servisi olan Mecid’i kurdu. Bu servis, İsrail ajanı olduğu düşünülen kişilerin ortaya çıkarılması hedefini taşıyor.

61 yaşındaki Sinvar üç kez tutuklandı. 1988 yılındaki son tutuklanması sonrası dört kez müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Hamas tarafından kaçırılan ve dört yıl esir tutulan İsrail askeri Gilad Şalid karşılığında serbest bırakılan 1027 mahkum arasında o da yer alıyordu.

Sinvar hapis sonrası Hamas’ın lider kadrosunda yeniden yerini aldı ve 2017’de de Gazze içindeki en yüksek siyasi yönetici konumunda getirildi. ABD 2015 yılında Sinvar’ın ismini ‘uluslararası teröristler’ listesine ekledi.

Muhammed Deyif kimdir?

Muhammed Deyif, İzzeddin el-Kassam Tugayları olarak bilinen Hamas’ın askeri kanadının lideri. Filistinler onu “Deha” olarak tanımlıyor, İsrailliler için ise Deyif, “dokuz canlı bir kedi” olarak görülüyor.

İsrail askerlerinin yakalanması hedefleri arasında olan İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın kurulması sonrası 1989 yılında tutuklandı. Salıverilmesi sonrası İsrail ve Gazze arasında Hamas savaşçılarının geçişine imkan veren tünellerin inşasına önayak oldu.

Deyif, İsrail’in en çok arananlar listesinin başındaki isimlerden biri. 1996 yılındaki otobüs bombalamalarının planlanması ve İsrail askerlerinin infaz emrinin verilmesi ile suçlanıyor.

2000 yılında cezaevine giren Deyif, ikinci Filistin ayaklanmasında hapisten kaçmayı başardı. O kaçış sonrası arkasında çok az iz bıraktı. Bilinen üç fotoğrafı bulunuyor. Bunlardan biri çok eski, ikincisi maskeli üçüncüsü ise gölgesine ait.

Onu hedef alan suikastların en önemlisi 2002’de gerçekleşti ve bu olayda bir gözünü kaybetti. İsrail’e göre bir elini ve ayağını bu saldırıda kaybetti ve konuşma güçlüğü de yaşıyor. 2014’te yapılan bir suikast girişiminde ise Deyif kurtuldu ama eşi ve iki çocuğu öldürüldü.

4 bin 137 kişi hayatını kaybetti

Öte yandan Gazze Sağlık Bakanlığı sözcüsü Eşref el-Kudra gazetecilere yaptığı açıklamada şu ana kadar İsrail saldırıları nedeniyle bin 661’i çocuk olmak üzere 4 bin 137 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. 13 bin 260 kişi yaralanırken 4 binden fazla kişiden ise haber alınamıyor.

Yedi büyük hastane ve 21 sağlık merkezinin şu anda kullanılamadığını belirten Kudra 46 sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini 23 ambulansında tamamen imha edildiğini açıkladı.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında En Az 4 Bin 137 Kişi Hayatını Kaybetti

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşının 14. gününde, Gazze Sağlık Bakanlığı sözcüsü Eşref el-Kudra gazetecilere yaptığı açıklamada şu ana kadar İsrail saldırıları nedeniyle bin 661’i çocuk olmak üzere 4 bin 137 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.

Haber Merkezi / 13 bin 260 kişi yaralanırken 4 binden fazla kişiden ise haber alınamıyor. Yedi büyük hastane ve 21 sağlık merkezinin şu anda kullanılamadığını belirten Kudra 46 sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini 23 ambulansında tamamen imha edildiğini açıkladı.

Filistin Sağlık Bakanlığı, Batı Şeria’nın Tulkerim kentindeki Nur Şems Mülteci Kampı’nda İsrail güçleriyle yaşanan çatışmalarda 5’i çocuk 13 kişinin öldüğünü duyurdu. Bu da, İsrail ile Hamas arasında 7 Ekim’de başlayan savaşın ardından, Batı Şeria’da ölen Filistinlilerin sayısını 81’e çıkardı. Çatışma, aynı zamanda bir İsrail askerinin ölümüne ve birinin de yaralanmasına neden oldu.

“Filistinli çocukları ve diğer sivilleri büyük bir risk altında”

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Kordinasyoon Ofisi çatışmadaki tüm taraflarla görüşmelerin ileri aşamaya geldiğini ve Gazze’ye insani yardım sevkiyatının kısa süre içerisinde başlayacağını duyurdu. BM sözcüsü Jens Laerke “Tarafların yöntemler konusunda uzlaşma noktasına yaklaştığı ve ilk teslimatların yarın ya da ertesi gün başlayacağı haberleri ümit verici” ifadelerini kullandı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İsrail’in 11 Ekim’de Gazze’nin suyunu keserek 600 bin insanı temiz sudan yoksun bıraktığını duyurdu. HRW’nin, X sosyal platform hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail’in Gazze Şeridi’ne uyguladığı ablukasıyla Filistinli çocukları ve diğer sivilleri büyük bir risk altında bıraktığı kaydedildi.

İsrail’in 11 Ekim’de Gazze’nin suyunu keserek 600 bin insanı temiz sudan yoksun bıraktığı aktarılan açıklamada, su, yakıt ve elektrik girişine izin vermemenin insanların hayatlarını tehlikeye attığı ifade edildi. Açıklamada, İsrail’in hukuksuz Gazze ablukasının çocuklar için ölümcül olduğu kaydedildi.

“Acilen gıda, su, yakıt ve ilaca ihtiyacımız var”

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze’ye “hızlı ve engelsiz insani erişim” talebinde bulundu; İsrail ile Hamas arasındaki savaşın 13. gününde “acil insani ateşkes” çağrısı yaptı. Guterres, “Uluslararası insani hukuka saygı gösterilmelidir. Acilen gıda, su, yakıt ve ilaca ihtiyacımız var, hem de çok fazla ve sürdürülebilir bir şekilde ihtiyacımız var” dedi.

İsrail ordusu ve Hamas’ın sorumluluğunu reddettiği Gazze’deki hastaneye yönelik saldırıya değinen Guterres, “Sivillerin korunması esastır. Hastanelere, okullara ya da BM altyapısına yönelik saldırılar uluslararası hukuka aykırıdır” şeklinde konuştu.

Hamas’ın saldırılarına atıfta bulunan Guterres, “Bu saldırılar ne kadar dehşet verici olursa olsun, Hamas kontrolündeki bölgede yaşayan 2.4 milyon Filistinlinin toplu olarak cezalandırılmasını haklı gösteremez” ifadelerini kullandı.

BM Genel Sekreteri, “Hamas rehineleri koşulsuz olarak serbest bırakmalı ve İsrail Filistinlilere hızlı ve engelsiz insani yardım erişimini garanti etmelidir” dedi.

Avrupa Parlamentosu Gazze’deki hastane saldırısı sonrası “insani duraklama” çağrısında bulunan bir karar tasarısını kabul etti.

Avrupa Komisyonu bu hafta başında Gazze’ye insani yardım malzemesi taşıyan iki uçağın Mısır sınırına doğru yola çıkacağını duyurdu. Salı günü AB liderlerinin olağanüstü toplantısının ardından konuşan Ursula von der Leyen, Komisyon’un “(AB) yardımlarımızın Gazze’ye girmesini sağlamak için Mısırlı yetkililerle temas halinde olduğunu” kaydetti. .

Hamas’tan “bölgesel savaş” uyarısı

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, İsrail’in Gazze’ye yönelik süren saldırıların bölgesel bir savaşa dönüşebileceği uyarısında bulundu. Heniyye, yayımladığı video kaydında, Gazze, Batı Şeria ve Lübnan cephesinde İsrail’le yaşanan çatışmalar ile siyasi gelişmeleri değerlendirdi.

ABD ile bazı Avrupa ülkelerinin, manevi destek için İsrail’e ziyaretlerde bulunduğunu anımsatan Heniyye, Washington yönetiminin tüm bu çabalarına rağmen “Gazze’ye saldırılar konusunda İsrail’e bölgesel ve uluslararası destek sağlama ve Araplara, tehciri kabul ettirme”de başarılı olamadığını belirtti.

Tüm baskılara rağmen Arap ve İslam ülkelerinin Filistinlilerin tehcir edilmesi konusundaki tavrının çok net olduğunu kaydeden Heniyye, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliğinin toplantılarında da bunun vurgulandığını ifade etti.

Başta Mısır olmak üzere Arapların ve İslam ülkelerinin tehcire karşı duruşunu öven Heniyye, bu duruşun desteklenmesi çağrısı yaptı. Heniyye, ABD yönetiminin, diğer cepheleri saf dışı bırakma ve insanları İsrail’in yalanlarına inandırma konusunda da başarılı olamadığını aktardı.

Hamas lideri, “Gazze’ye yönelik bu vahşi saldırıların, yıkımın ve kan dökmenin devam etmesi durumunda, bunun, bölgesel bir savaşa dönüşebileceği uyarısı yaptıklarını” kaydetti.

Geçen günlerde Arap ve İslam dünyasından pek çok yetkiliyle bir araya geldiklerini söyleyen Heniyye, bu görüşmelerde, “çözümün ancak işgalin son bulması ve başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olduğunu dile getirdiklerini ve işgalci komutanların işledikleri suçlardan ötürü yargılanmasını ve Gazze’ye bir an evvel yardımların ulaştırılmasını talep ettiklerini” dile getirdi.

Heniyye son olarak, Filistin halkı ile Arap ve İslam dünyasını cuma günü “Gazze’ye saldırılar dursun, tehcir ve alternatif vatana hayır” sloganıyla sokağa inmeye çağırdı.

Paylaşın

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden Batı’ya İkiyüzlülük Suçlaması

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşının 14. gününde, İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), ABD ve müttefiklerini İsrail’in Gazze’deki eylemlerini eleştirmemekle suçladı.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; New York merkezli HRW’nin program direktör yardımcısı Tom Porteous, Washington ve birkaç istisna hariç Avrupa başkentlerinin İsrail’in 7 Ekim’den sonra Gazze’de gerçekleştirdiği eylemlere karşı sessiz kaldığını belirtti.

Porteous, “Nerede Gazze’ye 16 yıldır uygulanan ve savaş suçu niteliğindeki toplu cezalandırmaya varan ablukanın acımasızca sertleştirilmesine yönelik açık bir kınama?” diye sordu. HRW yetkilisi, “Bırakın hesap verme çağrısını, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında uluslararası normlara saygı göstermesine yönelik açık ve dolambaçsız bir çağrı dahi yok” diye ekledi.

Porteous, sivillerin korunmasına yönelik uluslararası insani hukukun gereklerinin herkese uygulanmak üzere belirlendiğini hatırlattı. Porteous, İsrailli liderleri de “bu yoğun nüfuslu bölgedeki mahalleleri enkaza çeviren bombardımanı yoğunlaştırma talimatı verirken bile Gazze’de sivil ve savaşçı arasındaki hayati önemi bulandırmaya çalışmakla” suçladı.

Yaşananları Batı’nın Rusya’nın Ukrayna’yı işgali karşısındaki tutumuyla da karşılaştıran Porteous, “Batılı devletlerin ikiyüzlülüğü ve çifte standardı açıkça ortada” dedi.

HRW yetkilisi, bu durumun insan hakları gruplarının ve bazı devletlerin “dünyanın dört bir yanında çatışmaların ortasında kalan sivillerin korunmasına yönelik normları standardize etmek ve güçlendirmek” için yıllardır itinayla sürdürdüğü çalışmalara da zarar verdiğini belirtti.

İsrail, AB ve ABD’nin terör örgütleri listesindeki Hamas’ın 7 Ekim’de gerçekleştirdiği ve yüzlerce İsrailli’nin öldürülüp onlarcasının da rehin alındığı saldırıların ardından Gazze’yi havadan vurmaya başlamıştı. Gazze’ye su, gıda, elektrik ve yakıt tedarikine izin vermeyen ve bölgeye yönelik ablukayı tüm rehineler serbest bırakılana dek sürdüreceğini duyuran İsrail, olası bir kara harekâtı için hazırlıklarını da sürdürüyor.

Hamas’ın kontrolündeki Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığının verdiği bilgilere göre, İsrail saldırılarında şu ana kadar en az 3 bin 785 kişi hayatını kaybetti. İsrail ise Hamas saldırıları sonucunda bin 400’ü aşkın vatandaşının yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı: Hamas’tan “Çözüm” Açıklaması

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, Arap ve İslam dünyasından pek çok yetkiliyle bir araya geldiklerini belirterek, bu görüşmelerde, çözümün ancak işgalin son bulması ve başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olduğunu dile getirdiklerini söyledi.

İşgalci komutanların işledikleri suçlardan ötürü yargılanmasını ve Gazze’ye bir an evvel yardımların ulaştırılmasını talep ettiklerini” dile getiren Heniyye, Filistin halkı ile Arap ve İslam dünyasını, “Gazze’ye saldırılar dursun, tehcir ve alternatif vatana hayır” sloganıyla sokağa inmeye çağırdı.

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, yayımladığı video kaydında, Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’da İsrail’le çatışmalar ile siyasi gelişmeleri değerlendirdi.

Bianet’tin aktardığına göre; ABD ile bazı Avrupa ülkelerinin, manevi destek için İsrail’e ziyaretlerde bulunduğunu anımsatan Heniyye, “Washington yönetiminin tüm bu çabalarına rağmen Gazze’ye saldırılar konusunda İsrail’e bölgesel ve uluslararası destek sağlama ve Araplara, tehciri kabul ettirmekte başarılı olamadığını” belirtti.

Tüm baskılara rağmen Arap ve İslam ülkelerinin Filistinlilerin tehcir edilmesi konusundaki tavrının çok net olduğunu kaydeden Heniyye, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliğinin toplantılarında da bunun vurgulandığını ifade etti.

Başta Mısır olmak üzere Arapların ve İslam ülkelerinin tehcire karşı duruşunu öven Heniyye, bu duruşun desteklenmesi çağrısı yaptı. Heniyye, “ABD yönetiminin, diğer cepheleri saf dışı bırakma ve insanları İsrail’in yalanlarına inandırma konusunda da başarılı olamadığını” söyledi.

Hamas lideri, “Gazze’ye yönelik bu vahşi saldırıların, yıkımın ve kan dökmenin devam etmesi durumunda, bunun, bölgesel bir savaşa dönüşebileceği uyarısı yaptıklarını” kaydetti.

Geçen günlerde Arap ve İslam dünyasından pek çok yetkiliyle bir araya geldiklerini söyleyen Heniyye, “bu görüşmelerde, çözümün ancak işgalin son bulması ve başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olduğunu dile getirdiklerini ve işgalci komutanların işledikleri suçlardan ötürü yargılanmasını ve Gazze’ye bir an evvel yardımların ulaştırılmasını talep ettiklerini” dile getirdi.

Heniyye son olarak, Filistin halkı ile Arap ve İslam dünyasını bugün “Gazze’ye saldırılar dursun, tehcir ve alternatif vatana hayır” sloganıyla sokağa inmeye çağırdı.

İsmail Haniye kimdir?

1980’lerden bu yana hareketin bir parçası olan İsmail Haniye, Hamas’ın lideri olarak kabul görüyor. İsrail, Haniye’ye 1989 yılındaki ilk Filistin ayaklanması sırasında üç yıl hapis cezası verdi.

1992 yılında hapisten çıkarıldı ve İsrail ile Lübnan arasındaki sahipsiz topraklara sürüldü. Beraberinde birçok Hamas lideri de bulunuyordu.

Sürgün sonrası Gazze’ye geri döndü. 1997 yılında Hamas’ın ruhani liderinin ofisinin yönetimine getirildi ve örgüt içindeki pozisyonunu güçlendirdi.

Haniye 2006 yılında, Hamas’ın seçim zaferi sonrasında, Filistin yönetimi lideri Mahmud Abbas tarafından başbakanlığa getirildi. Ancak bir yıl sonra, El Fetih ile Hamas arasında Gazze’de yaşanan ve bir hafta süren kanlı güç savaşının sonunda görevden alındı.

Haniye görevden almayı “anayasaya aykırı olduğunu” savunarak kabul etmedi. Hükümetinin “Filistin halkına karşı olan ulusal sorumluluklarından vazgeçmeyeceğini” söyleyerek Gazze’yi yönetmeye devam etti.

2017 yılında Hamas’ın siyasi liderliğine getirildi. 2018 yılında ABD Dışişleri Bakanlığı Haniye’yi terörist olarak tanımladı. 61 yaşındaki Haniye son birkaç yıldır Katar’da yaşıyor.

Paylaşın