Çorum: Koyunbaba Köprüsü

Koyunbaba Köprüsü; Çorum’un Osmancık İlçe Merkezi, Kızılırmak Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Kızılırmak üzerinde bulunmaktadır.

Koyunbaba Köprüsü II. Beyazıt zamanında yapılmıştır. Yapımına 1484 yılında başlanmış, 1489 yılında tamamlanmıştır. Uzunluğu 250 m, genişliği 7,5 m olan köprü dikdörtgen kesitli sarı kesme taşlardan yapılmıştır. Sivri kemerli 19 gözlüdür.

Ancak bugün zamanla ırmak birikintileriyle dolması nedeniyle 15 gözü görülebilmektedir. Adını ünlü Türk velilerinden Koyunbaba’dan alan köprünün kitabesi Arapça harflerle yazılmıştır. Birbirine paralel 5 sıradan meydana gelmektedir. Kitabede köprüyü yaptırandan bahsedilmekte olup, köprü mimarı hakkında herhangi bir bilgi verilmemektedir.

Kitabede: “Yardımından dolayı Allah’a Hamd ve doğru yolun kılavuzu Muhammed ve onun yüce ailesine ve halkı doğru yola yönelten ashabına salat olsun. Dünya, ibret sahiplerinin nazarında hayır ve geçit köprüsüdür. Yaratıklar için sürekli hayat ve sevinç imkansızdır. Ne mutlu o başlangıç ve sonu düşünen kimseye ki, ahiret yolcuğuna devir için sevap edine.

Sürüp giden sadaka ise, ne güzel sevaptır. Sadır ola bu yüce emir, bütün ülkelerde sürekli geçerli olsun. Ulu, adaletli, bilgin sultan ve yiğit, yüce hakan, milletlerin yönetimini elinde tutan, arap ve acem sultanlarının sultanı, gazi ve mücahitlerin efendisi, kafir ve müşrikleri kahreden, krallar sultanı ve denizler hakanı, ihsan ve kudret sahibi Allah’ın desteklediği “Sultan Ebül-Fetih Beyazıt bin Mehmet Han”.

Allah onun saltanatını gece ve gündüzler birbirini izledikçe sürdürsün. Kıyamet gününde sevaba ermek, üzerinden geçenlere ibret olmak, umum tarafından faydalanılmak amacıyla sürekli bir hayır olan bu değerli köprünün sağlam olarak yapılmasını emreyledi. Bu hayırlı eserin tesisi, 889 senesinin Şaban ayında başlandı ve 894 senesinde tamam oldu“ denilmektedir.

Paylaşın

Çorum Kalesi

Çorum Kalesi; Çorum’un Merkez İlçesi, Kale Mahallesi, Cengiz Topel Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Selçuklu mimari özelliği taşıyan Çorum Kalesi’ne ait ilk yazılı belgeler MS 1571 tarihlidir. MS 1577 tarihli bir belgede kaleden Sultan Süleyman Hayratı olarak söz edilmektedir. 16 yy. da Çorum’a gelen Evliya Çelebi şehrin kıble yönündeki kalenin Sultan Kılıçarslan tarafından inşa edilmiş bir Selçuklu yapısı olduğunu söyler.

Kare planlı olan kalede, yapı malzemesi olarak kesme taş, moloz taş ve Roma-Bizans dönemlerine ait devşirme taşlar da kullanılmıştır. Kalenin dört köşesinde birer burç ve kuzey cephede kapı ile birlikte üç olmak üzere her cephede ikişer dikdörtgen çıkıntı bulunmaktadır. Kale içinde küçük bir cami ile kırk iki adet konut yer almaktadır.

Paylaşın

Çorum: Hattuşa Antik Kenti

Hattuşa Antik Kenti; Çorum’un Boğazkale İlçesi, Hisar Mahallesi, Hattuşa Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

1986 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan Hattuşa, Hitit İmparatorluğunun başkenti olarak Anadolu’da yüzyıllar boyu çok önemli bir merkez olmuştur. Fransız Gezgin Charles Texier tarafından 1834 yılında keşfedilmiştir. 1906 yılında başlayan kazılar sonucunda buradaki yerleşimin M.Ö. 2. bin yılında Anadolu ve kuzey Suriye’de hâkimiyet kuran Hitit Devleti’nin Başkenti olduğu anlaşılmıştır. Dünya Mirası olarak tescillenen Hattuşa Antik Kenti, sadece Çorum’un değil ülkemizin en önemli arkeolojik alanlarından biridir.

Boğazkale İlçesi’ndeki Hattuşa ile Alaca İlçesi’ndeki Alacahöyük kalıntılarını kapsayan 2634 hektarlık alan, 1988 yılında Milli Park ilan edilerek bölgemizin turizm dinamiği haline getirilmiştir. Eski çağlarda etrafı 6 km’lik surlarla çevrilmiş örenyerinde bulunan çivi yazılı tablet arşivleri de UNESCO’nun Dünya belleği Listesi’nde yer almaktadır.

Söz konusu tabletlerde “Bin Tanrılı şehir” olarak söz edilen Hattuşa’da bugüne kadar saray ve tapınaklar, binlerce tablet, çoğu günümüze kadar oldukça sağlam durumda gelmiş olan anıtsal kapılar (Aslanlı Kapı, Kral Kapı, Yerkapı), kralların ikamet ettiği Büyükkale Saray Kompleksi, Aşağı Şehir’de ülkenin en yüksek tanrıları olan Fırtına Tanrısı Teşup ile Arinna’nın Güneş Tanrıçası’na adanmış olan Büyük Tapınak, Hitit Büyük Kralı II. Şuppiluliuma’nın yaptığı işleri anlatan yazıtın bulunduğu Hiyeroglifli Oda, devasa boyutlarda tahıl ambarları, kısmen silinen Hititlere ait en uzun hiyeroglif yazıyı içeren Nişantepe Yazıtı gibi çok sayıda yapı açığa çıkarılmıştır. 2007 yılında tamamlanan sur duvarı canlandırması, döneme ait kil yapı tarzıyla türünün nadir örneklerinden biridir.

Paylaşın

Çorum: Şapinuva Ören Yeri

Şapinuva Ören Yeri; Çarum’un Ortaköy İlçesi, Şapinuva Caddesi üzerinde yer almaktadır. İlçe Merkezi’ne 3 km. mesafededir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Şapinuva Hititlerin önemli idari merkezlerinden birisidir. Hitit Çağında, hem siyasi hem de coğrafi konumu nedeniyle stratejik bir noktada yer alan şehir, önemli bir askeri ve dini merkezdir.

Şapinuva ile ilgili olarak Tokat Maşat Höyük kazılarında ele geçen büyük krala ait bir mektupta ‘Bu tablet size ulaşınca, 1701 askeri İshupittadan acele olarak sevmediniz ve onları iki gün içerisinde Şapinuva şehrine, Majeste’nin huzuruna getiriniz.’ ifadesine göre Hitit kentinin önemli idari bir merkezi olduğu anlaşılmıştır. Buradaki yazışmaların büyük bir kısmını oluşturan büyük kral ve kraliçeye gönderilen mektuplar, Şapinuva’da bir kraliyet çiftinin varlığını gösterir.

Kentte Büyük kral III. Tuthaliya’nın yanında yer alan kraliçe Taduhepa’dır. Taduhepa III. Tuthaliya’nın ölümünden sonra Kral I. Şupiluliuma ile birlikte ülkeyi yöneten kraliçedir. Şapinuva şehri ayni zamanda ordu komutanlığının ve askerin sürekli olarak hazır bulunduğu bir yerdir.

Şapinuva, kendi idari bölgesinde yer alan şehirlerle birlikte oldukça geniş bir alana yayılmakta ve iki Fırtına Tanrısı adına ayrı ayrı yapılmış olan iki tapınağı, kraliçe sarayı, ordu komutanlığı ve belediye teşkilatı gibi önemli kurumlarıyla oldukça teşkilatlı bir şehir görünümündedir.

Paylaşın

Çorum: Yazılıkaya Açıkhava Tapınağı

Yazılıkaya Açıkhava Tapınağı; Çorum’un Boğazkale İlçesine bağlı Boğaz Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Hattuşa’nın en etkileyici kutsal mekânı, şehrin biraz dışında yer alan yüksek kayalıklar arasına saklanmış Yazılıkaya Açıkhava Tapınağı’dır. Dönemin yeni yıl kutlamaları için kullanılan bu açık hava tapınağında, ülkenin önemli tanrı ve tanrıçaları sıra halinde kayaya kabartma olarak işlenmiştir. A ve B odaları olmak üzere iki bölüm halinde gezilebilen Yazılıkaya, görkemli kaya betimlemeleri ile Hitit pantheonunu yansıtmaktadır.

Hitit İmparatorluğu’nun ulusal tapınağı kabul edilen Yazılıkaya’nın, ilk yapım döneminde bir duvarla dış dünyadan soyutlandığı; ikinci evresinin ve Büyük Galeri’deki kabartmaların III. Hattuşili; Büyük Galeri’deki Tudhaliya kabartması, Küçük Galeri ve tapınağın üçüncü evresinin IV. Tudhaliya zamanında yapıldığı düşünülmektedir.

Günümüzde Yazılıkaya olarak adlandırılan Hitit İmparatorluğu’nun ulusal tapınağı, Hattuşaş (Boğazköy)’ın 2 kilometre kuzeydoğusunda yer alır. Doğal kaya üzerine yapılmış bir açık hava tapınağıdır. Bu kült alanının önüne sonradan inşa edilmiş tapınak yapıları üç farklı döneme aittir. İlk dönemde, kaya tapınağını dış dünyadan soyutlayan bir kuşatma duvarı yapılmış; ikinci evrede anıtsal giriş yapısı ile birlikte Hitit geleneğinde bir tapınak eklenmiş; üçüncü dönemde, ana yapının doğu kanadı, Küçük Galeri’nin önünde daha kullanışlı bir girişe dönüştürülmüştür.

A Odası’nın ilk figürleri olan on iki yeraltı tanrısı kabartmasında, arka duvarındaki ana konu Tanrı Teşup ile Tanrıça Hepat’ın karşılaşmasıdır. Hava Tanrısı Teşup figürü iki dağ tanrısının üzerinde durmaktadır ve elinde büyük bir topuz bulunmaktadır. Hava Tanrısının arkasında olasılıkla Hatti ülkesinin hava tanrısı ile tanrı Kumarbi görülmektedir. Güneş Tanrıçası Hepat, pileli uzun elbisesi ve yüksek başlığı ile görülür. Tanrıça dört dağ kütlesine basan bir yaban kedisinin üzerinde durmaktadır.

Tanrıça figürlerinin sonunda, ana sahnenin karşısında bu açık hava tapınağının en büyük figürü IV. Tuthaliya bulunmaktadır. B Odası, 18 etre uzunluğunda dar bir odadır. Giriş dar bir geçitten sağlanmaktadır. Girişin iki yanında görülen kanatlı ve aslan başlı iki demon kabartması, girişi korumak istercesine kaldırdıkları elleriyle betimlenmişlerdir. Oniki yeraltı tanrısı kabartmaları B Odası’nda da görülmektedir.

Bu tanrı kabartmalarının karşısındaki duvarda Tanrı Şarumma’nın, IV. Tuthaliya’ya sarılarak kılavuzluk etmesi sahnesi yer almaktadır. Bu duvardaki ilginç betim Kılıç Tanrısı ya da Yeraltı tanrısı Nergal betimidir. Burada dik duran bir kılıç tasviri görülmektedir. Buradaki son kabartma IV. Tuthaliya’nın adını ve unvanını gösteren kartuştur.

Hattuşaş’taki tapınakta, Fırtına Tanrısı’nın heykeli önünde kapalı mekânlarda yapılan dinî törenler, Yazılıkaya’da açık havada, hemen tüm Hitit panteonunu tasvir eden kabartmaların önünde yapılmıştır. Büyük Galeri’nin batı duvarı tanrıların, doğu duvarı ise Tanrıçaların kabartmaları ile süslenmiştir. Bununla birlikte, Tanrılar arasında üç Tanrıça, Tanrıçalar arasında bir Tanrı kabartmasına yer verilmiştir.

Tanrı ve Tanrıça sıralarının birleştiği kuzey duvar ana Tanrı ve Tanrıçalara ayrılmıştır. Batıdan başlayarak, iki tepe üzerinde Hattuşaş Hava Tanrısı yer alır; başlığının ön kısmında altı boynuz bulunur. Yanındaki Cennetin Hava Tanrısı (Hatti Hava Tanrısı), yüceltilmiş iki dağ olarak sembolize edilmiş Nanni ve Hazzi üzerinde kutsal boğaları olan Serri ve Hurri’den (gece ve gündüz) biriyle birlikte hiyerarşide en yüksekte gösterilmiştir.

Bu nedenle başlığı da diğer tanrılardan farklı olarak önde ve arkada altı boynuz, arada beş tanrı ideogramı (yarım elipsler) ile bezelidir. Yanında, Cennetin Hava Tanrısı’nın eşi olan Arinna Güneş Tanrıçası panter üzerinde “Hepatu” adıyla tasvir edilmiştir. Diğer tanrıçalardan daha uzun bir başlığı vardır. Genellikle annesi ile birlikte gösterilen yanındaki oğlu Tanrı Şarruma da panter üzerindedir, omuzu üzerinde duran uzun saplı bir balta taşır ve başlığı, Hattuşaş’ın Hava Tanrısı gibi yalnız önde altı boynuzludur.

Galerideki tüm Tanrı ve Tanrıçaların başları üzerinde hiyeroglifle adları yazılıdır. Yazılıkaya, Büyük Galeri, batıdaki tanrı kabartmaları ile aralarındaki üç tanrıça kabartması. Başları üzerinde hiyeroglifleri görülen Tanrılar arasında, toprak simgesi üzerinde duran ve göğü taşıyan iki boğa adama da yer verilmiştir. Tanrılar arasında Cennetin Güneş Tanrısı, Ay Tanrısı, Mezopotamya Su Tanrısı, Başak Tanrısı, Hitit ve Hatti Fırtına Tanrıları da bulunur.

Paylaşın

Çorum: Kapılıkaya Kaya Mezarı

Kapılıkaya Kaya Mezarı; Çorum’un Laçin İlçesi, Kırkdilim Mevkii’nde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Kapılıkaya Kaya Mezarı, oldukça sarp, kayalık derin vadilerin oluşturduğu engebeli arazi üzerinde, kuzeye doğru uzanan bir kaya kütlesinin kuzey-bati köşesinde yer almaktadır.

Kapılıkaya, bir Helenistik Dönem kaya mezarı olup M.Ö. 2’nci yüzyıla tarihlenmektedir. Mezar odasının kapısı üzerinde “İkezios” yazısı ve aşı boyasıyla renklenen bir haç motifi göze çarpmaktadır. Mezar odası kare planlı olup girişin sağ ve solunda niş şeklinde oyulmuş ölü şekilleri vardır.

Paylaşın

Şekerleme, Malzemeleri, Hazırlanışı

Şekerleme; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri; (1 kg  için)

  • 325 g un
  • 325 g tereyağı
  • 400 g pudra şekeri

Hazırlanışı;

Kısık ateşte tereyağının suyu çektirilir. Bir kabın içerisine süzdürülür. Oda sıcaklığında soğutulup buzdolabında dondurulur. Donan yağa pudra şekeri eklenip şeker iyice eriyene dek elle,ovularak yağa yedirilir. Un yavaş yavaş ilave edilir. Avuçta yuvarlanacak kıvama gelene dek yoğurulur.

15-20 dk, serin bir yerde üzeri örtülü olarak dinlendirilir. Başta üzüm salkımı olmak üzere,başak ve papatya şekilleri verilerek,elle fazla oynamadan tepsilere sıralanır. 120 derecede ısıtılmış fırının orta rafına yerleştirilir. Sonra fırın ayarı 100 dereceye düşürülüp 20-22 dk kadar altı üstü beyaz kalacak biçimde pişirilir. İyice soğuyana dek tepside bırakılır. Tamamıyla soğuyunca servis edilir.

Şekerleme Çorum’da önemli bir törensel yiyecektir. Nişandan sonra damat tarafının gönderdiği baklava tepsisi kız tarafından şekerleme ile doldurularak geri gönderilir. Çokça zahmetli olan yapımı için gelin kızın yakınları,büyükleri toplanır;işin ustası bir kişi başı çeker,diğer kişileri yönlendirir. Şarkılar,türküler söyleyerek hazırlarlar.

Tepsi üzeri iğne oyalı örtüler ve çiçeklerle süslenerek ailenin delikanlılarından biri tarafından damat evine gönderilir. Götüren kişiye damat evinden armağan verilir. Bu süslü tepsi damadın ve ailesinin yakınlarına gösterilmeden bozulmaz. Sonra şekerlemeler paketlenip eşe dosta kapı kapı dağıtılır. Bu gelenekle her iki taraf da çevresine ağız tatlılığı sunmuş olur.

Paylaşın

Kara Çuval Helvası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Kara Çuval Helvası;  Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;
  • 2 su bardağı un
  • 3/4 su bardağı kara pekmez
  • 1/4 su bardağı su

Hazırlanışı;

Un pembeleşene dek kavrulur. Ateşten alınıp ılıyınca sulandırılmış kara pekmez eklenir. Bir süre karıştırıldıktan sonra istenilen şekil verilerek servis edilir.

Paylaşın

Sırık Kebabı, Malzemeleri, Hazırlanışı

Sırık Kebabı; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Sırık kebabı yapımında 1-2 yaşlarında kuzu ya da tiftik oğlak tercih edilir. Bütün hayvanın derisi yüzülür, içi boşaltılıp kalın tuz ile iyice ovulur. Bu tuz,oğlak sırıkta dönerken sulanacak,içeride kayacak ve böylece eti lezzetlendirecektir.

Oğlak,karnı kapatılıp ateşin önüne yerleştirilecek sırığa geçirilir. Yağları almak için altına bir tepsi yerleştirilir. Buraya akan yağlar ara ara kepçe ile alınıp hayvanın üzerine dökülür,böylece hayan kurutulmaz.

Sırttan etler patlamaya başlayınca piştiği anlaşılır.2,5 saat çevirilerek pişirilen hayvan sırıktan indirilmeden önce karnına kesik atılarak içindeki tuzlu suyu akıtılır. Soğuduktan sonra söğüş et olarak servis edilir.

Paylaşın

Gül Baklava, Malzemeleri, Hazırlanışı

Gül Baklava; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 500 gr birinci kalite un
  • 2 adet yumurta
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 150 gr tereyağı
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • 1 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay bardağı su
  • 200 gr ceviziçi
  • 200 gr nişasta
  • 500 gr şeker

Hazırlanışı;

Büyükçe bir leğene 2 yumurta kırılır. İçine yarım çay bardağı zeytinyağı, sirke, yoğurt, bir çay bardağı su, yarım çay bardağı tuz eklenerek hamur yoğrulur. Üzerine ıslak bez örtülüp, yarım saat dinlendirilir. Hamur yumurta büyüklüğünde parçalara ayrılıp, yumak yapılır. Üzerine nişasta serpilerek yufka şeklinde açılır. Açılan yufkalar temiz bez üzerine serilerek hafif kurumaya bırakılır. Açılan yufka 10 cm eninde paralel olarak kesilir. İçine ceviz konularak gül şeklini alacak şekilde burularak yağlanmış tepsiye dizilir. Bu şekilde kuruması için bir gün bekletilir. Üzerine kızmış yağ dökülerek fırında kızartılır. Yarım kg şekere yarım kg su eklenir, yarım limon suyu eklenir. Şerbet kıvamını alıncaya kadar kaynatılır. Şerbet sıcak olarak baklavanın üzerine dökülür. Soğuduktan sonra servis yapılır.

Gül Baklava değişik şekilde de yapılabilir. Hamurlar açılıp kurumaya bırakıldıktan sonra bir tane yufka iki tane oklava yan yana getirilip, yufka sarıldıktan sonra oklavanın iki tarafından elle büzdürülerek getirilir ve “Burma Baklava” olarak adlandırılır. Tek farkı ilkinde yufka tek şerit halinde kesilip içine ceviz konulup gül şeklinde sarılıp dizilmesi diğerinde ise tek yufka içine ceviz konulup oklava yardımıyla bükülerek boyunun kısaltılarak burma şeklini almasıdır. Aynı şekilde bir gün kurumaya bırakılır. Üzerine kızmış tereyağı dökülüp fırında kızartılır, şerbet dökülür ve servis yapılır.

Paylaşın