Edirne: İttihat ve Terakki Kulubü Binası

İttihat ve Terakki Kulubü Binası; Edirne’nin Merkez İlçesi, Abdurrahman Mahallesi, Eski İstanbul Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Selimiye’nin doğusundaki mezarlıktan açılan kapıdan çıkarak yaklaşık 100 metre ötede, yakın tarihimizin ilginç bir dönemi sayılan İttihat ve Terakki Partisi’ne ait tarihi yapıyı görebilirsiniz. Bu örgütün en renkli lideri Talat Paşa’nın da Edirneli olduğu ve İttihat ve Terakki’nin örgütlenme sürecinde önemli yeri bulunduğu anımsanırsa; bina farklı bir ilginin de odak noktası olarak görülebilir.

1916 yılında İttihat ve Terakki Kulübü olarak Edirnelilerin yardımlarıyla yapılan bu bina Osmanlı Mimari Stilinde olup mimari çizim ve düzenlemelerinde bir Edirne Sevdalısı olarak bilinen Dr. Rıfat Osman’ın imzası bulunmaktadır. Tavan süslemeleri görsel zenginlikler sunar.

Bu süslemeler evvelden Haznedar Sinan Bey’in konaklarında da bulunmaktaydı. 1918 yılında İttihat ve Terakki kapatılınca bu bina bir süre Cemaat-i İslamiye Dairesi yapılmış, 1930’da Atatürk’ün emriyle onarım görmüştür. Bir süre Halkevi Binası olarak kullanılan bu yapı son yıllarda yaygın eğitim ve kültür etkinlikleri için hizmet vermektedir.

Paylaşın

Edirne: Yeniçeri Hamamı

Yeniçeri Hamamı; Edirne’nin Merkez İlçesi, Meydan Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yapı oldukça harap durumdadır. Soyunmalık kısmının tamamı yıkılmış olmakla birlikte kuzey ve güney cephelerde hamamın soğukluk kısmı ile birleşen çok az kalıntı vardır. Kuzeybatı köşede üzeri üçgen satıhlı tonozla örtülü eyvan şeklinde havlu kurutma hücresi yer almaktadır. Batı duvarının kuzey ucundan yan yana iki küçük hücre teşkil eden soğukluğa girilmektedir.

Ortadan bir kemerle ayrılmış olan bu hücrelerden sağ yanda, kuzeyde bulunan kubbe ile diğeri , ayna tonozla örtülüdür. Tonozlu hacim aynı zamanda köşede bir kapı ile sıcaklık orta kısmına açılmaktadır. Dört eyvan şeklindeki sıcaklıkta doğu eyvan çok küçük tutulmuş olup sivri kemerli büyük bir niş halindedir. Güney ve batı eyvanların tam yapılmış, dilimli yarım kubbe ile olması ve kuzey eyvanın bir duvarla bölünmesi, eyvan içini müstakil bir hücre haline getirmiştir.

Kuzey eyvanın bir duvarla bölünmesi, eyvan içini müstakil bir hücre haline getirmiştir. Kuzey eyvanın dikdörtgen hücreleri diğerlerinden farklı olarak çaprazlama taş konsollardan 60 cm. yükseklikte ayna tonozla örtülmüştür. Kuzey batıdakinin geçiş kısmında yıldızvari üçgen satıhlarla çok köşeli bir yıldız şeklindeki kasnağa geçilir. Kasnak, kenarlarını dolaşan zikzaklı hatlardan sonra kavisli sipiral yivlerle yukarı doğru daralan kubbeyi meydana getirir.

Kubbe ortasında çok köşeli yıldız şeklinde fener açıklığı bırakılmıştır. Orta kubbenin iki köşesinde halvet hücrelerinin giriş kapıları ikişer dilimli nişlerle ayrılmış, eyvan kemerlerinin üzengileri kavisli olarak kademeler halinde bükülmüştür. Mekanı örten kubbe doğrudan doğruya duvarların üstüne oturur. Kubbenin etekleri bir mukarnasla süslenmiştir.

Paylaşın

Edirne: Beylerbeyi Hamamı

Beylerbeyi Hamamı; Edirne’nin Merkez İlçesi, Çavuşbey Mahallesi, Hükümet Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Saraçhane Köprüsü başında bulunmaktadır. Rumeli Beylerbeyi Yusuf Sinaneddİn Paşa tarafından H. 832 / M. 1429 yılında cami ve imareti ile birlikte yapılmıştır. 19. yüzyılın başlarına kadar faaliyetlerini devam ettiren hamam, Balkan Savaşı’ndan sonra terk edilmiştir. Soyunmalıkları tamamen ortadan kalkmış ve harabe haline gelmiştir.

15. yüzyıl mimarisinin karakteristik özelliklerini gösteren dış cephede iki ve üç sıralı hatıllar arasında kesme taşlar kullanılarak duvarlara renkli bir görünüm kazandırılmıştır.Diğer yapılarda görülen dikey konulmuş tuğlalar, burada değişik olarak her arada ikişer tanedir. Batı cephede kesme taş kaplamalı soğukluk giriş kapıları büyükçe ve kenarı pahlı bir niş içerisine alınarak, Bursa kemeri şeklinde dizayn edilmiştir.

Ortada yan yana üç küçük kubbenin ve iki başta beşik tonozların örttüğü uzun bir dikdörtgenden oluşan soğukluğun kuzey kapısından erkekler kısmına açılan koridora, sağ taraftan ise kadınlar kısmına geçilmektedir. Kadınlar kısmı sıcaklığı çok küçük olup merkezi büyük bir kubbe ile örtülüdür. Güney yönde beşik tonozlu bir eyvan, büyük bir kemerle sıcaklığa birleşmektedir.

Kuzey kenarda buluna iki kapı, erkekler kısmı soğukluğuna açılmaktadır. Erkekler kısmı sıcaklığı, ortada büyük bir kubbenin örttüğü merkezi bir hacim ile bunun dört kenarında çapraz tonoz örtülü ve büyük birer kemerle orta kısma birleşen planda dört eyvan şemasını meydana getirmektedir. Dört köşede buluna kubbeli köşk hücreleri, sıcaklık planını tamamlamaktadır. Külhan ve sıcak su sarnıcı bütün kuzey kenar boyunca uzanmaktadır.

Paylaşın

Edirne: Alipaşa Çarşısı (Kapalı Çarşı)

Alipaşa Çarşısı (Kapalı Çarşı); Edirne’nin Merkez İlçesi, Sabuni Mahallesi, Talat Paşa Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Edirneliler’in daha çok Kapalı Çarşı adıyla andıkları Ali Paşa Çarşısı Kanuni Sultan Süleyman’ın son yıllarında dört yıl kadar Sadrazamlık yapan Hersekli Semiz Ali Paşa tarafından 1569 yılında Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Bir söylentiye göre Kırklareli’nde yapılacak bir camiye gelir temin etmek amacıyla yaptırılmıştır.

Yapılmasındaki bir maksat da kıymetli eşya satan (altın, gümüş vb.) ticaret erbabını bir çatı altında toplamak ve bu ticaret erbabının korunmasını sağlamaktır. Kaynaklara bakıldığında; her gece yüz adet bekçinin çarşıyı beklediğinden bahsedilmesi de sözkonusu ticari ürünlerin ne kadar değerli olduğunun göstergesidir. Çarşının bir özelliği de kemerlerinin kırmızı-beyaz taştan yapılmış olmasıdır.

Edirne’nin ticari hayatı bakımından yerli yabancı turistlerin akınına uğrayan Alipaşa Çarşısı’nda 130 dükkan ve 6 kapı bulunmaktadır. Altı kapının ilk ikisi iki ucunda olup, ortadaki iki yöne açılır ve ortakapı olarak bilinir. Diğer ikisi de doğuya bakar. Güneyindeki kapı (İğneciler ve Balıkpazarı Kapısı) Direkler Çarşısı’na açılır. Dış duvarlar kesme taşla örülü olup üstü tuğladır. 300 m. uzunluğundadır.

29 Eylül 1992 yılında elektrik kontağından çıkan yangın sonucu çarşı harab hale gelmiştir. O dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in önayak olmasıyla çarşı 5 yıl süren onarımdan sonra 25 Kasım 1997 tarihinde tekrar hizmete açılmıştır.

Tarihçilere göre bir zamanlar bu çarşıda dükkan sahibi olmak; çok zengin ve ayrıcalıklı kişilere özgüydü. Hatta “Burada dükkan tutabilmek değme adamın karı değildi” ve “Londra’da bile böyle temiz olanı yoktu”. Yalnız, günümüzde Çarşıda altın ve gümüş gibi kıymetli eşya ticareti yapan dükkanlara çok az rastlanmaktadır. Bugün daha çok değişik ticaret erbabı mevcuttur.

Paylaşın

Edirne: Hacı İzzet Paşa Türbesi

Hacı İzzet Paşa Türbesi; Edirne’nin Merkez İlçesi, Baba Demirtaş Mahallesi, Hükümet Caddesi üzerinde yer almaktadır.

Peykler ve Saatli Medreseleri ile Üç Şerefeli Camii arasındaki türbeye, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Türbe ampir üsluptadır. Yapının iç mekanı zeminden 30 cm. aşağıdadır. İç kenar ölçüleri 2.12 – 2.29 m. arasında değişir. Altıgen planın köşelerinde gömme payeler yer alır.

Türbe 5 adet pencere ile aydınlatılır. Pencereler sövelidir ve dışta dar içte ise geniş yapılmışlardır. Silme ile biten saçağın üzerinde kurşun kaplı bir kubbe yer alır.

Tamamı kesme taş kullanılarak yapılmış olan türbenin kapısı çift kanatlıdır. Türbenin mihrabı ve revağı yoktur. Türbede Hacı İzzet Paşa’ya ait olan ahşap bir sanduka yer alır.

İzzet Paşa Kimdir?

Türk Osman Paşa’nın oğludur. Erzincanlıdır. Edirne’de ilki Sultan Abdülazi döneminde olmak üzere iki kez valilik yapmıştır. İlk döneminde Edirne’ye daha verimli çalışmalar yaptığı kabul edilir. Şairliği ve hattatlığı vardır.

Saat Kulesi onun eseridir. Kendi yaşamında garip davranışları yanında idareci olarak, “makamına gelen vatandaşların sırtına tebeşirle gideceği daireye havale yazıları yazmak” gibi, tuhaf uygulamalarıyla da ünlüdür.

Paylaşın

Edirne: İtalyan (Katolik) Kilisesi

İtalyan (Katolik) Kilisesi; Edirne’nin Merkez İlçesi, Barutluk Mahallesi, Sv. Georgi kilisesi Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1852 yılında inşa edilmiştir. Yapının giriş kapısı üzerinde kitabesi bulunmaktadır. Kitabenin sağında ve solunda İtalyan üslubunda iki vazo ve içinden çıkan güller kitabeyi sınırlandırmıştır. Yapının kitabesi dikdörtgen şeklindedir. Kitabenin üstünde tanrıyı simgeleyen klasik tarzda bir güneş motifi yer alır.

Madenden yapılmış giriş kapısı üzerinde altı tane elips madalyon içlerinde rozet taşırlar. Bu madalyonlar girland biçimindedir.Kapının sınırlandığı noktada, klasik tarzda bezemeli küçük köşe payeleri yer alır. Kapının hemen üzerinde çelenkler içinde yer alan iki kol ve bu kollar üzerinde İsa’nın motifi haç görülür.

Bu da tanrıyı simgelemektedir. Yapıya iki basamaklı merdivenle girilir.Girişin en üstünde İtalyan hacı yer alır. Bazilika üzerinde yapılmış olan kilisenin cephesi tapınak cephesi gibi klasik tarzda düzenlenmiştir.Girişin ön cephesinde demir korunaklı iki pencere bulunur.Bu hücreler kule şeklinde yükselmektedir.

Pastaforion hücresinin doğu ucunda birer tane demir korunaklı pencere yer alır.Güney pastaforion hücresinde dışarıya geçit veren bir kapı bulunur.Bu kapıdan hemen yanındaki müştemilata geçiş sağlanır.Yapının bahçesinde bulunan kitabeden anlaşıldığı kilise, Katolik kilisesidir.Kilisede süsleme unsuru olarak fresko ve mozaikler kullanılmıştır.Apsis dıştan düz bir duvarla örülmüş ve bu düz duvarın köşelerinde birer İtalyan haçı bulunmaktadır.

Paylaşın

Edirne: Evliya Kasım Paşa Camii

Evliya Kasım Paşa Camii; Edirne’nin Merkez İlçesi, Talatpaşa Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. 

Camiye, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tunca Nehri kıyısındadır. Fatih Sultan Mehmet ve Sultan II.Beyazit dönemlerinde Rumeli Beylerbeyi olan ve daha sonraları başvezirlik yapan Kasım Paşa tarafından 1478 yılında yaptırılmıştır. Cami tek kubbeli olup tek minarelidir.

Cemaatin alınmasını sağlamak için nehre 14 basamak taş merdiven yapılmışsa da günümüzde sadece 2 basamak bulunmaktadır. Evliya Kasım Paşa’nın mezarı da caminin kabristanındadır.

Evliya Kasım Paşa Kimdir?

Fatih Sultan Mehmed ve II. Bayezid Han dönemi devlet adamlarından ve velilerindendir. Evliya Kasım Paşa Hazretleri’nin birçok kerameti söylenmekte olup, bir tanesi şöyledir:

Kasıp Paşa Hazretleri, Edirne’de Tunca Nehri kenarında yaptırdığı camiyi kurban bayramına yetiştirmeye çalışırken, II. Bayezid Han, bu veli ku­mandanına cemile (ikram) olsun diye, Yeni İmaret’ten aşçı Yahya Baba Haz­retleri’nin pişirdiği yemekleri, geniş bir sini ile cami çalışanlarına göndermiş.

Kendisi de veli bir kimse olan Aşçı Yahya Baba’nın Tunca Nehri’ne bıraktığı sini akıntıya kapılıp gidivermiş. Evliya Kasım Paşa Camii su merdivenlerine gelince alınarak yemekler çalışanlara dağıtılmış. Yemekler yenilip dua edil­dikten sonra boş kaplar tekrar siniye konmuş ve yine Tunca Nehrine bırakılmış.

Evliya Kasım Paşa Hazretleri’nin kerametiyle, sini akıntıya ters olarak, Edir­nelilerin gözleri önünde Yeni İmaret’e, aşçı Yahya Baba’ya ulaşırmış. Bu ve buna benzer rivayetler hâlâ ağızlarda dolaşır durur. Evliya Kasım Paşa Hazretleri’nin kabri de yaptırdığı caminin yanında bulunmaktadır.

Paylaşın

Edirne: Hacılar Ezanı Çeşmesi

Hacılar Ezanı Çeşmesi; Edirne’nin Merkez İlçesi, 1. Murat Mahallesi, Talat Paşa Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kesme tüf taş malzemeden inşa edilmiş, tek cepheli, haznesiz bir cephe çeşmedir. Gerek mimari yapısı nve gerekse boyutu ile Edirne çeşmeleri içinde farklılık arz eden Hacılar Ezanı Çeşmesi, yatay dikdörtgen formlu bir plan üzerine oturmaktadır.

Çeşme cephesinde inşa ve tamir kitabeleri bulunmaktadır. Cephede üst gtarafta bulunan inşa kitabesine göre, yapı, Ahmet Ağa tarafından M.1798 senesinde yaptırılmıştır. Daha sonra çeşme, 1903 yılında Cezzar Mustafa Efendi tarafından onarılmıştır.

Hacılar Ezanı Çeşmesi, arka cephesindeki namazgahı ile birlikte Edirne’nin simgesi durumundaydı. Hacı adayları hacca gitmeden önce buraya gelip ezan okurlar ve kurban keserlerdi. Bu nedenle de çeşme ismini buradan almaktaydı.

Paylaşın

Edirne: Tütünsüz Ahmet Paşa Türbesi

Tütünsüz Ahmet Paşa (Ahmet Rıdvani) Türbesi; Edirne’nin Merkez İlçesi, Çavuşbey Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Türbeye, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Edirneli olup (Ohri kökenli olduğu da söylenir.) halk arasında Tütünsüz Ahmet olarak tanınmıştır. Şairdi ve şiirlerinde Rıdvani Mahlasını(imzası) kullanıyordu. Sultan II.Beyazid, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde yaşamıştır.

Bazı kitaplar kendisinin Sultan II. Beyazid’e Defterdarlık yaptığını yazarlar. Ayrıca Sancak Beyi olarak çeşitli yerlerde görev yaptığı; ancak Sultan II.Beyazid’in oğulları arasındaki taht mücadelesinde taraf olduğu için bu görevinden alındığı ve 1528 – 1538 tarihleri arasında Edirne’de vefat ettiği söylenir.

Keramet sahibi olduğuna inanılan Tütünsüz için Tütsüsüz adı da kullanılır. İnanışa göre, savaşa giden askerlere acil olarak yemek pişirmek gerektiğinde bu işi dumanı tütmeyen bir ateşte gerçekleştirmiş ve askerlerin doyurulmalarını sağlamıştır.

Paylaşın

Edirne: Hıdır Baba Türbesi

Hıdır Baba Türbesi; Edirne’nin Merkez İlçesine bağlı Hıdır Baba Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Türbesi 1990 yıllarında köylülerin yardımıyla yapılmıştır. Bir anıt mezarı andıran türbenin etrafı beton duvarla çevrilidir. Sanduka biçiminde olan mezar iki basamaklı olup kaide üzerine oturtulmuştur. Üzeri açık olan Hıdır Baba türbesi alışıla gelen Türk türbe geleneği dışında yapılmış olmasına rağmen plan olarak ise Türk-İslam anıt mezarı geleneğine uygundur.

Yöre halkında bir kısmı bu zatın İslam ordularının Anadolu’ya yaptıkları akınlar sırasında burada şehit olduğunu söylerler. Büyük bir ihtimalle, Battal Gazi veya Abdulvehhap Gazi’nin kumandanlık yaptığı İslam ordularında bir askerdir.

Ziyaret, Hıdır Baba köyünde yüksekçe bir tepede yer aldığından daha çok sıcak mevsimlerde haftanın her günü ziyaret edilmektedir. Buraya, daha çok vücudunun çeşitli yerlerinde ağrısı bulunan hastalar, çocuğu olmayan kadınlar ve felçli hastalar tarafından rağbet edilir.

Gelen kişiler şifa bulmak amacıyla Kur’an okuyup bağışlamakta, dua etmekte ve kurban adağında bulunmaktadırlar. Hastalıklarının iyileşmesi durumunda ise buraya gelip kurbanlarını kesip tasadduk etmektedirler. Ayrıca çocuğu olmayıp da ziyarete gelip çocuğu olan kadınlar eğer çocukları erkek olursa ismini Hıdır koymaktadır.

Paylaşın