Samsun: Kızlar Kalesi

Kızlar Kalesi; Samsun’un Ayvacık İlçesi, Çamlıkale Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Demir Çağı ( M.Ö 1200-500) dan itibaren iskan gören Amazonlar ile özleştirilen kızlar kalesi barındığı arkeolojik veriler ile bölge tarihine ışık tutmaktadır. Koruma altına alınan Kızlar Kalesi efsaneye göre 2000 yıl önce Çamlıkale Mahallesi’nde yaşayan 2  kız kardeşin yaşadığı bir kale olarak bilinmektedir.

Kızlar Kalesi Efsanesi;

Yaklaşık 2000 yıl önce ilçemiz Çamlıkale Köyü’nde iki tane kız varmış ve bu kızlar bir kalede yaşarlarmış. Bu kızlarımızın sahibi olduğu yaklaşık 3 bin tane koyun ve keçileri varmış. Koyunlar ve keçiler yaylada tutuluyor oralarda besleniyormuş. Keçi ve koyunlardan sağılan sütler yaklaşık 2 km boyunca uzanan ve yer altına gömülmüş taş oluklara sağılır ve bu oluklar vasıtasıyla kızlar kalesine kadar sütler ulaştırılırmış.

O zamanlarda dağlarda eşkıya çeteleri köylülere korku salarmış. Bir gün bu eşkıya çeteleri bu kızların sahibi olduğu koyun sürüsünü yağmalamak için saldırırlar ve sürüyü korumak için çeteye saldıran çoban köpeğini yakalayıp boğazını keserler, tekelerden birinin boynundaki zilin ipiyle de çobanın elini bağlarlar.

Çoban eşkıyalara nasıl olsa yakaladınız beni son kez kavalımı çalayım hem de zaman geçirmiş oluruz diyerek kavalını eline alır ve kavalıyla kaledeki kızlara şu mesajı geçer: ‘’ Kara kancık kanlar kustu(çobanın dişi olan köpeği), Ger tekenin ipi kolumu kesti, Zahle-Zahide boğazkesen kalesini kesin’’ diyerek karşıda Erbaa tarafında olan Boğazkesen kalesine doğru sürünün ve kendisinin götürüleceğini söyler. Bunu duyan Zahle ile Zahide hemen atlarına bindikleri gibi kaleye doğru yola çıkarlar ve eşkıyalara yetişip savaşarak sürüyü ve çobanı ellerinden alırlar.

 

Paylaşın

Samsun: Eynel Köprüsü

Eynel Köprüsü; Samsun’un Ayvacık İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Köprü, Türkiye’de göl üzerine kurulan ilk köprü olma özelliğini taşımaktadır.

Eynel Köprüsü “Yaşanabilir ve Estetik Şehirler” konulu 4. Yerel Yönetimler Sempozyumu’nda  özel ödüle layık görülmüştür.

Türkiye’de KÖYDES projelerinin ilki olan  Eynel Köprüsü  kırsal kalkınma projeleri içerisinde tek kalemde yapılan en büyük bütçeli proje olma özelliğine sahiptir. Estetik görünümü  ile ilçenin turizmine ayrı bir renk katan Eynel Köprüsü çelik bir yapı üzerine oturtulmuştur.

Köprüye önce beton ardından da araçların kaymaması için özel malzemeli asfalt dökülmüştür. 2010 yılında tamamlanan Eynel Köprüsü Suat Uğurlu baraj sularının ayırmış bulunduğu mahallelere ulaşımı sağlamak amacının yanı sıra turizm ve ticaret açısından da oldukça önemlidir.

Paylaşın

Samsun: Akalan Kalesi

Akalan Kalesi; Samsun’un Atakum İlçesi, Çatmaoluk ve Kulacadağ Köyleri arasında yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kuzey, güney ve batısı Karadere Çayı ve kollarıyla sınırlanan yüksekçe bir platonun ilk yamacında kurulmuştur. Uzunluğu yaklaşık 350m. genişliği ise 50-70m’dir. Etrafı yaklaşık 1 kilometre uzunluğunda ve 4, 4.5 metre yüksekliğinde surlarla çevrilidir.

Kalenin kurulduğu tepe büyük ölçüde kayalık olduğundan surlar topoğrafyaya uydurulmuş kayalar surlara temel olmuştur. Arazinin durumuna göre surlar yer yer oldukça eğimli yapılmıştır.

Kalenin ortasında höyük olduğu tahmin edilen bir yükselti bulunmaktadır. 1906 yılında Macridy tarafından kazılan Akalan Kalesi’nde çok sayıda çanak-çömlek ve pişmiş toprak mimari kaplama levhası çıkmıştır. Buluntular İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde korunmaktadır.

Paylaşın

Samsun: Osmanlı Hamamı

Osmanlı Hamamı; Samsun’un Atakum İlçesi, Mevlana Mahallesi Alparslan Caddesi üzerinde yer almaktadır.

Hamama, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

2018 yılı Mart ayında hizmete açılan Atakum Osmanlı Hamamı, kadın ve erkekler için olmak üzere iki ayrı bölümden oluşmaktadır.

İçerisinde her bölüm için ayrı ayrı, sauna, tuz odası, yüzme havuzu ve dinlenme alanları bulunduran Osmanlı Hamamı, bin 600 m2 alan üzerine, Osmanlı ve Selçuklu mimarisi ile inşa edilmiştir

Paylaşın

Samsun: Çakırlar Korusu

Çakırlar Korusu; Samsun’un Atatkum İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir merkezine uzaklığı yaklaşık 20 kilometredir.

Çakırlar Korusu’na gitmek isteyen vasıta sahipleri, Samsun-Sinop güzergahında devam etmeleri halinde, Çakırlar Korusu’na ulaşabilirler. Günübirlikçi gidecek ve toplu taşıma araçlarını kullanmak isteyen kişiler ise, Çatalçam-Taflan dolmuşlarına binerek, Çakırlar Korusu’na gidebilir.

Çakırlar ‎Korusu, Samsun’un bilinen en eski piknik ve doğa yürüyüşü ‎alanlarından biridir. Yapılan sosyal tesislerle özellikle doğayla ‎buluşmak isteyen ziyaretçiler için ideal bir hedef konumundadır.‎

Dört bir yanı kuş kafesi ile süslenen Çakırlar Korusu’nda kuş sesleri arasında hamakta sallanabilir, 1.5 metrelik yürüyüş yollarında unutulmaz resimler çekerek, yaşadığınız günü ölümsüzleştirebilirsiniz.

Dört mevsim boyunca, sunduğu aktiviteler sebebi ve cennet bahçeleri ile öğrencilerin sık sık gittiği bir yer Çakırlar Korusu. 7’den 70’e hitap eden bu cennet bahçesi, Samsun’da gezilip görülmesi gereken yerler listesinin başında gelmesi gereken bir yer.

Paylaşın

Samsun: Kocadağ

Kocadağ; Samsun’un Atakum İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Kocadağ, şehir merkezine yaklaşık 30 km uzaklıktadadır.‎

1.350 m rakımla şehir merkezinin çatısı konumunda olan Kocadağ ‎en çok tercih edilen “kalabalıktan kaçış” noktalarından biri ‎konumundadır. Mükemmel bir manzaraya sahip olan Kocadağ’da herhangi bir işletme bulunmamakta. Kocadağ’a gitmeden önce tüm ihtiyaçlarınızı karşılamanız gerekmektedir.

Yamaç paraşütü, doğa yürüyüşü ve offroad gibi ‎birçok doğa ve macera sporuna elverişli olan Kocadağ, ‎ziyaretçilerine eşsiz bir deniz ve şehir manzarası da sunmaktadır. Kocadağ, kentin gürültülü ve yorucu yaşamından uzaklaşıp, kafa dinlemek isteyenler için saklı bir cennet.

Paylaşın

Samsun: Çobanlı İskelesi

Çobanlı İskelesi; Samsun’un Atakum İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi, Adnan Menderes Bulvarı üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Çobanlı İskelesi, 22 Haziran 2016’da hizmete açılmıştır. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin şehir merkezi ve iskele arasında çalıştırdığı yolcu gemisi vasıtasıyla, vatandaşların denizden daha fazla istifade edebilmeleri için inşa edilmiştir. İskelede şık ve modern bir kafeterya da hizmet vermektedir.

400 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğindeki iskele sadece olta balıkçılarının değil, mutlu anlarını ölümsüzleştirmek isteyenlerin de uğrak yerleri arasında yer almaktadır. İskeleye gelen yüzlerce insan, fotoğraf çektirip özçekim yaparken akşamları da kafeteryanın panoramik görüntüsüyle sohbete kaldıkları yerden devam ediyor.

Paylaşın

Samsun: Alaçam Mübadele Müzesi

Mübadele Müzesi; Samsun’un Alaçam İlçesi, Çeşme Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Alaçam Mübadele Müzesi etnografik eserlerden oluşan tematik bir müzedir. Müzedeki eserler 24 Temmuz 1923 yılında Lozan Antlaşması’na konulan ek protokolle zorunlu göçe tabi tutulan mübadillerin yanlarında getirdikleri günlük kullanım eşyaları, belgeler ve fotoğraflardan oluşmaktadır. 2010 yılında Samsun İl Özel İdaresi tarafından restore edilen müze 18 Eylül 2012 tarihinde resmi olarak açılmıştır.

Lozan Anlaşması’nda imzalanan ek protokole göre; İstanbul ve Batı Trakya haricinde Yunanistan’daki Türkler ile Türkiye’deki Rumlar zorunlu göçe tabi tutulmuşlardır. Bu kitlesel ve zorunlu göçe “Mübadele”, mübadeleye tabi tutulan insanlara da “Mübadil” denmektedir. Din esasına dayalı olan bu zorunlu göçle birlikte Anadolu’dan Yunanistan’a yaklaşık olarak 1milyon 250 bin Ortodoks Hıristiyan Rum göç ederken Anadolu’dan ise yaklaşık 500 bin Müslüman Türk göç ettirilmiştir. Tarihteki ilk resmi zorunlu göç olan halkların mübadelesi ile yaklaşık iki milyon insan memleketlerinden ayrılarak yeni yerleşim yerlerine taşınmıştır.

31 Aralık 1923 ile Temmuz 1924 tarihleri arasında Samsun’a 44 bin 255 göçmen getirilmiştir. Mübadillerin bir kısmı Alaçam, Tekkeköy, Bafra, Ondokuzmayıs, Çarşamba, Terme ilçelerine yerleştirilirken bir bölümü de kara ve tren yolu ile Tokat, Amasya, Çorum, Sivas, Yozgat ve Niğde başta olmak üzere daha iç bölgelere taşınmışlardır.

Müze binası 19′ uncu yüzyılın son çeyreğinde İptidai Mektebi olarak yapılmış, daha sonraki dönemlerde farklı işlevlerde yine kamu binası olarak hizmet vermiştir. Zemin üstü tek katlıdır. Kırma çatılı ve Marsilya kiremit örtülüdür.

Müzenin giriş katı idari bölümlerden oluşmaktadır. Dokümantasyon bölümü, mübadele ve ilçe tarihine ait yayınlar ve mübadele yıllarına ait fotoğraflardan oluşan fotoğraf albümlerinden oluşmaktadır.

İkinci kat eserlerin tefrişinin yapıldığı bölümdür. Tefriş bölümü Lozan Antlaşması’na 30 Ocak 1923 tarihinde konulan ek protokol ve Mustafa Kemal Atatürk’ün “Mübadiller kaybedilmiş toprakların aziz hatıralarıdır“ sözü ile ziyaretçileri karşılamaktadır.

Vitrinlerde mübadil kadınlara ait özel günlerde kullanılan elbiseler, (bindallı, gelinlik, üç etek, cepken, şalvar, gelin başörtüsü gibi) günlük kıyafetler ayrıca erkek giysileri yer almaktadır. Müzede sergilenen kıyafetler, çevreler, kuşaklar, peşgirler genellikle çeyiz olarak hazırlanmış eserlerdir. Bundan dolayı üzerleri zincir, tel kırma, tel sarma gibi tekniklerle yoğun olarak işlenmiştir.

Müzede mübadil kültürünü yansıtan çevreler, kıl ve keten dokuma eserler, sandıklar, mesleki aletler vemutfak eşyaları bulunmaktadır. Mübadillerin göç esnasında ve gemilere taşınırken çekilen fotoğrafları, mübadillere verilen yol belgeleri (pasaport) ve kurtuluş savaşına ait bazı belgelerin de sergilendiği müzede  birinci kuşak mübadillerin bağışladığı bireysel kullanım eşyaları da yer almaktadır.

Paylaşın

Samsun: Alaçam, Kitaplı Konağı

Kitaplı Konağı; Samsun’un Alaçam İlçesi, Çeşme Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yapılan araştırmalarda Kitaplı Konağı üzerinde yapım yılına dair her hangi bir tarihleme bulunmamıştır. Bununla birlikte plan özellikleri ve mimari elemanları açısında değerlendirildiğinde Doç. Dr. Gül Asatekin balkon kullanımı, pencere sövelerindeki eğrisel söve başlıkları, merdiven tipi ve Osmanlı Barok üslubunun izlerini taşıması, ıslak hacimlerin yapı içinde yer alması ve sofada yer alan lavabonun gösteriş öğesi olarak yapıya 19. y.y. sonlarında girmesiyle birlikte yapının yaklaşık 1890 yıllarında inşa edilmiş olabileceğini düşünmektedir.

Ayrıca yakın çevredeki aynı üslupta yapılmış yapılardan birinin bahçesinde yer alan çeşmenin kitabesinde çeşmenin 1899 yılında yapıldığı yazmaktadır. Bu yapılarında hemen hemen çeşmeyle aynı dönemde yapıldığını düşündürmektedir.

Yapının bilinen ilk sahibi Rum asıllı olup Beraklis adında bölgenin ileri gelenlerinden bilinen kuyumculuk ve tütün tüccarlığı yapan zengin biridir. Rumların Alaçam’ı terk etmesiyle birlikte yapının yeni sahibinin Hacı İbrahim zade Efendi olduğunu öğreniyoruz.

Yapının içinde bulunduğu arsanın bir bölümü halen Kitaplı ailesine aittir. Yapı halen boş olup, bodrum ve zemin katları define aramak için tahrip edilmiştir. Alaçam Tapu Kadastro Müdürlüğünde ve Nüfus Müdürlüğündeki kaynaklarda bu konuda herhangi bir transkripsiyon çalışması olmamasından dolayı evin asıl sahibinin ismini burada veremiyoruz.

Paylaşın

Samsun: Geyikkoşan Baba Türbesi

Geyikkoşan Baba Türbesi; Samsun’un Alaçam İlçesi, Fatih Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Türbenin ilk olarak ne zaman yapıldığına dair şu an elimizde bir bilgi yok, ancak çeşitli dönemlerde Türbede tadilatlar yapıldığı anlaşılıyor. Türbe çeşitli ağaçlarla çevrili bir koru içerisindedir.Halk arasında bu ağaçlara ayrı bir önem verilir, kesilmesi uygun görülmez.

Geyikkoşan Baba Efsanesi; Geyik motifi eski Türk destanlarında geçtiği gibi İslam menkıbelerinde de geçtiğini biliyoruz.Ülkemizin değişik yerlerinde geyiklerin konu olduğu efsaneler anlatılır.Bu efsanelerde Ermiş kimselerin, geyiklerle çift sürdüğü, yeni yapılan camilere ağaç taşındığı anlatılır.Mesela Alaçam Kaluk Demirci Köyünün tarihi ahşap camisi yapılırken geyiklerin camiye odun taşıdığı halk arasında söylenir.

Şimdi Alaçamda anlatılan efsaneye gelelim: Geyikkoşan mevkii sık ve büyük ağaçlarla dolu bir ormandır. Bu ormanın orta yerinde ikamet eden bir Dede ve küçük bir tarlası vardır. Çevredekilerden habersizce eğittiği iki geyiğiyle tarlasını gizliden gizliye sürmektedir. Altın boyunduruk ve altın sabanıyla yine bir gün tarlada çift sürerken birkaç kişi tarafından görülürler. Yabancılardan ürken geyikler kontrolden çıkar ve dağa kaçarlar. Bu dağ bugün Kışlakonak Köyü (Gelemet) başlarında bulunan “Meydancık” dağıdır. Altından yapılmış Boyunduruk ve sabanın halen bu dağda bir yerlerde olduğuna inanılır.

Efsane de yine Geyikkoşan Babayı geyiklerle çift sürerken gören kişilerin kör olduğu anlatılır. Geyikkoşan Baba türbesinin bulunduğu yerde her sene 6 Mayıs’ta Hıdırellez şenlikleri yapılır. Keşkekler pişirilir, gelenlere ikram edilir.Geleneksel yağlı güreşler düzenlenir.Bir gün sonra 7 Mayıs’ta Alaçam Kızlan yolu üzerinde bulunan Hüseyin Dede türbesinin yanında Hıdırellez şenlikleri yapılır.Çevre köyler bu şenliklere çok önem verir, o gün köylerde iş tutulmaz.

Paylaşın