Fenerbahçe’de Başakşehir mesaisi

Süper Lig’in 35. haftasında deplasmanda Medipol Başakşehir ile karşılaşacak olan Fenerbahçe, maçın hazırlıklarını, Can Bartu Tesisleri’nde yaptığı antrenmanla sürdürdü. Fenerbahçe, karşılaşmanın hazırlıklarını yarın yapacağı antrenmanla sürdürecek.

Haber Merkezi / Süper Lig’de zirve takibini sürdüren Fenerbahçe, Lig’in 35. hafta maçında 18 Nisan Pazar günü deplasmanda Medipol Başakşehir ile oynayacağı maçın hazırlıklarını, Can Bartu Tesisleri’nde yaptığı antrenmanla sürdürdü.

Futbol A Takım Direktörü Emre Belözoğlu yönetiminde gerçekleştirilen idman, saat 17.30’da ısınma, kuvvet ve koordinasyon çalışmalarıyla başladı. 2 grup halinde pas çalışmasının yapıldığı antrenman, dar alanda gerçekleştirilen çift kale maçla devam etti. İdman, taktiksel ve bireysel çalışmalarla noktalandı.

Gökhan Gönül, Sadık Çiftpınar, Enner Valencia ve Diego Perotti’nin tedavilerine devam edildi. Fenerbahçe, hazırlıklarını 16 Nisan Cuma günü yapacağı antrenmanla sürdürecek.

Paylaşın

Fenerbahçe HDI Sigorta, final serisinde durumu 1-1’e getirdi

AXA Sigorta Efeler Ligi’nde Play-Off final etabındaki ikinci maçında Ziraat Bankkart’ı 3-0 mağlup eden Fenerbahçe HDI Sigorta Erkek Voleybol Takımı, durumu 1-1’e getirdi. Play-Off final etabındaki üçüncü maç 18 Nisan Pazar günü saat 20.00’da TVF Başkent Voleybol Salonu’nda oynanacak.

Haber Merkezi / Fenerbahçe HDI Sigorta Erkek Voleybol Takımı, AXA Sigorta Efeler Ligi’nde Play-Off final etabındaki ikinci maçında Ziraat Bankkart’ı konuk etti. Fenerbahçe, TVF Burhan Felek Vestel Voleybol Salonu’nda oynanan ve baştan sona önde götürdüğü karşılaşmadan 25-22, 25-21 ve 25-16’lık setler sonunda 3-0 galip ayrıldı. Fenerbahçe böylece final serisinde durumu 1-1’e getirdi. AXA Sigorta Efeler Ligi’nde Play-Off final etabındaki üçüncü maç 18 Nisan Pazar günü saat 20.00’da TVF Başkent Voleybol Salonu’nda oynanacak.

Maçın ilk hücumunu gerçekleştiren Ziraat Bankkart, bu hücumdan Martin Atanasov’un sayısıyla döndü (0-1). Fenerbahçe maçtaki ilk sayısıysa Graham Vigrass’tan geldi (1-1). Nicholas Hoag ve Metin Toy’la maçın hemen başında bir ritim bulan Fenerbahçe, 5-3’lük üstünlüğü yakaladı. Bu bölümde maça ortak olma şansı yakalayan Ziraat Bankkart, skorer oyuncusu Ter Maat’la durumu 6-8’e getirdi.  Karşılıklı sayılarla geçen bu bölümde teknik molaya 11-12’yle önde giren Ziraat Bankkart oldu. Fenerbahçe, molanın ardından maça ortak olurken (12-12), Emin Gök’le önemli bir seri yakalayan Ziraat Bankkart 3 sayılık farkı yakaladı (12-15). Ziraat Bankkart farkı açmasına izin vermeyen Fenerbahçe, Vigrass ve Hidalgo gibi etkili isimlerini kullanarak skoru 16-17’de tuttu. Rakibimiz, Ter Maat’la skor avantajını korumaya çalışsa da Fenerbahçe, Metin Toy’un setin sonuna damga vuran sayılarıyla setin kazananı oldu (25-22).

İkinci setin ilk sayısı Fenerbahçe’den geldi (1-0). Metin Toy’un kaçırdığı servis atışı sonrasında skor 1-1 olsa da Fenerbahçe, 4-1’i yakaladı. Hasan Sıkar ve Hoag’un sayılarıyla da skor 6-2’ye geldi. Bu skor karşısında mola alan Ziraat Bankkart, moladan Atanasov, Ter Maat ve Bedirhan Bülbül’ün sayılarıyla döndü (6-7).  Bu bölümde Vigrass ve Metin Toy’la toparlanan Fenerbahçe, skoru 9-8’e getirdi. Teknik molaya 11-12’lik üstünlükle giren Ziraat Bankkart, mola dönüşünde Van Garderen’in etkili servisiyle skoru 11-13’e taşıdı. Devamında 3-0’lık bir seri yakalayan Fenerbahçe, karşılaşmada öne geçti (14-13). Karşılıklı servis hatalarının dikkat çektiği setin bu bölümünde skor avantajı sürekli olarak el değiştirdi. Son bölüme girilirken bloklarda üstünlük kuran Ziraat Bankkart iki farklı üstünlüğü yakaladı (19-21). Bu skorun ardından toparlanan Fenerbahçe, harika bir geri dönüşe imza attı. Hidalgo’yle üst üste 3 Ace bulan, hücumda da Metin Toy ve Hasan Sıkar’ı oldukça etkili kullanan Fenerbahçe, 25-21’le seti kazandı ve skoru 2-0’a getirdi.

Üçüncü sete oldukça moralli başlayan Fenerbahçe; Hoag’un etkili servisleri, Metin Toy ve Hidalgo’nun da file üstündeki performansıyla 4-0’ı buldu. Setteki ilk sayısını Halil İbrahim Yücel’le bulan Ziraat Bankkart, Vigrass ve Metin Toy’un sayılarıyla da üstünlük kuran Fenerbahçe, farkı 6 sayıya çıkardı (9-3). Teknik molaya da 12-6’lık skorla önde giren taraf Fenerbahçe oldu. Moladan Van Garderen’in sayısıyla dönen Ziraat Bankkart Hoag’ın Ace’leriyle cevap veren Fenerbahçe, skoru 15-6’ya getirdi. Ter Maat’la oyunda kalmaya çalışan Ziraat Bankkart’ı, Nicholas Hoag ve kaptan Ulaş Kıyak’ın etkili servisleriyle durduran Fenerbahçe, set başına 4 Ace ile oynadığı karşılaşmadan 3-0 galip ayrıldı ve final serisinde durumu 1-1’e getirdi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan ‘fezleke’ açıklaması: Hodri meydan

Kendisinin de arasında olduğu 10 milletvekili hakkında TBMM’ye gönderilen fezlekeler hakkında açıklama yapan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Ne yaparsanız yapın. Ne söylerseniz söyleyin. Yiğide savaş, bayramdır. Hodri meydan” dedi.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisinin de arasında olduğu 10 milletvekili hakkında TBMM’ye gönderilen fezlekeler hakkında sosyal medya hesabı üzerinden yayınladığı video ile cevap verdi.

“Fezleke göndermiş, dokunmazlığımı kaldıracakmış… Hodri meydan!” diyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, yayınladığı videoda özetle şunları söyledi;

”Ülke lebaleb hasta. Hastanelerde yer yok. 128 milyar doların nereye gittiği belli değil. Gece yarısı muhalefet partisinin ofislerini basıyorlar, vinçlerle. Gündemi değiştirmek gerekiyor, algıları tutmadı. Algıcıların algıları tutmadı. Şimdi ne yapıyorlar, fezleke düzenliyorlar Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığını kaldıracağız diye. Ya önemli olan Kılıçdaroğlu değil, önemli olan ülke. Kılıçdaroğlu fanidir. Ne yaparsanız yapın. Ne söylerseniz söyleyin. Yiğide savaş, bayramdır. Hodri meydan”

Paylaşın

En sağlıklı yaşamı yaşamanın dokuz yolu

Sağlık zenginliktir; bu sözü duymayan yoktur. Hastalığın nasıl önleneceğine ve sağlıklı kalacağına dair önerilere ayak uydurmak zor olabilir. Ne yemeli ya da yememeli, nasıl (ve ne sıklıkta) egzersiz yapılmalı, ne kadar uyumalı ve diğer yaşam tarzı önlemleri her zaman değişir. 

Haber Merkezi / Peki hastalığı önleme tam olarak nedir ve hastalıkların ortaya çıkmasını nasıl önleyebilirsiniz? Makalemizde, hastalıkları önlemenin dokuz yolunu ve en sağlıklı, en iyi hayatınızı yaşayabilmeniz için kendinize nasıl bakacağınızı sunuyor.

1. Sağlıklı yiyecek seçimleri yapın

Sağlık ve hastalıkların önlenmesi için aşırı işlenmiş gıdalardan kaçının ve temel malzemelerle hazırlanmış ev yapımı yemekler tüketin. Aşırı işlenmiş yiyecekler şunları içerir;

  • Cipsler
  • Beyaz ekmek
  • Donutlar
  • Kurabiye
  • Granola veya protein çubukları
  • Kahvaltılık gevrekler
  • Çabuk hazırlanan yulaf ezmesi
  • Kahve kremaları
  • Gazlı içecekler

Yiyecek etiketlerini dikkatlice okumak çok önemli, Bir paket içinde gelen yiyeceklerin çoğunda beşten fazla malzeme veya telaffuz edemeyeceğiniz malzemeler bulunur. Diyet, sağlıklı, şekersiz veya yağsız olarak etiketlenen birçok gıda sizin için kötü olabilir.

2. Kolesterolünüzü kontrol ettirin

Kolesterolünüzü kontrol ederken , test sonuçlarınız kolesterol seviyenizi desilitre başına miligram olarak gösterecektir. Kolesterolünüzü kontrol ettirmek çok önemlidir, çünkü doktorunuz size sağlıklı seviyeleri nasıl koruyacağınız konusunda tavsiyede bulunabilir ve bu da kalp hastalığı ve felç geçirme şansınızı azaltır.

3. Tansiyonunuza dikkat edin

Yüksek tansiyonunuz var mı? Öyle düşünmeseniz bile okumaya devam edin. Hipertansiyona sahip olmak, sizi önde gelen ölüm nedenlerinden biri olan kalp hastalığı ve felç riski altına sokar. Küçük kilo kaybı bile birçok fazla kilolu insanda yüksek tansiyonu yönetmeye veya önlemeye yardımcı olabilir. Yavaş başlayın ve hoşunuza giden bir aktivite bulun. Bu hem tansiyonunuzda hem de sağlığınızda büyük bir fark yaratabilir.

4. Kalkın ve harekete geçin

Kalkın ve harekete geçin olduğunuz yerde başlayın ve fiziksel aktivitenizi kademeli olarak artırın. Slogan, biraz egzersiz iyidir, ancak daha fazlası daha iyidir. Günde 10.000 adım atmak popüler bir hedeftir çünkü araştırmalar, diğer sağlıklı davranışlarla birleştirildiğinde diyabet, metabolik sendromlar ve kalp hastalığı gibi kronik hastalıklarda bir azalmaya yol açabileceğini göstermiştir.

5. Vücut kütlenize dikkat edin

Boyunuza göre iyi bir kiloda olup olmadığınızı görmek için vücut kitle indeksinizi hesaplayın. Aşırı kiloluysanız veya obezseniz, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, tip 2 diyabet, safra kesesi taşları, nefes alma sorunları ve belirli kanserler dahil olmak üzere ciddi sağlık sorunları geliştirme riskiniz daha yüksektir. Aşırı kiloluysanız veya obezseniz, doktorunuz veya beslenme uzmanınız ideal vücut kitlenize doğru doğru yola girmenize yardımcı olabilir.

6. Kan şekeri seviyelerini yönetin

İyi bir sağlık için, kan şekerinin yükselmesine neden olabilecek gazlı içecek, şeker ve şekerli tatlıları azaltın. Şeker hastalığınız varsa, bu zamanla kalbinize, böbreklerinize, gözlerinize ve sinirlerinize zarar verebilir.

Tansiyonunuzun, kan şekerinizin ve kolesterolünüzün normal bir aralıkta olması kalp hastalığı riskinizi azaltır. Bu, kanser teşhisi konma riskinizi de azaltır.

7. Sigarayı Bırakın

Sigara içenlerin sigara içmeyenlere göre kalp hastalığı, farklı kanser türleri, felç ve daha fazlasını geliştirme olasılıklarının daha yüksek olduğu bilinmektedir. Sadece bu da değil, sigara içmek kanserden ölme riskinizi artırır.

8. Dinlendirici bir uyku çekin

Uyku sağlığınızı düzeltir. Uyumakta güçlük çekiyorsanız, bir uyku rutini oluşturmaya çalışın. İyi bir uyku rutini, her gün aynı saatte yatmak ve uyanmak ve ağır öğünler ve alkolden kaçınmaktır. Yatmadan önce dinlenmek için şunları yapabilirsiniz;

  • Sakinleştirici müzik dinleyin
  • Farkındalık veya meditasyon yapın
  • Günün olumlu anlarını düşünün
  • Kitap okumak
  • Bir bardak papatya çayı iç
  • 10 dakika yoga yapın.

9. Sağlık taramalarını ve aşıları kaçırmayın

Abartı değil: sağlık taramaları hayatınızı kurtarabilir. Yetişkinler ve kadınlar için özel olarak tarama önerileri ve aile geçmişinize bağlı olarak çeşitli sağlık taramaları yapılmalıdır.

 

Paylaşın

Karamollaoğlu: Aç olan insan açtır, rakamları değiştirseniz ne yazar

Haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan SP Lideri Karamollaoğlu, “Rakamlarla oynamak, rakamları değiştirmek hiçbir zaman gerçeği değiştirmez. Aç olan insan açtır. Karnını doyuramayan insan, karnını doyuramamıştır. Bir eksiğini gideremeyen, çocuğunun ihtiyacını karşılayamayan insan bunu karşılayamamıştır. Rakamları değiştirseniz ne yazar.” dedi.

Haber Merkezi / Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamolloğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

SP Lideri Karamollaoğlu, açıklamasında, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın ’84 milyon suçlu’ açıklamasına tepki göstererek, “Evet buna uymayan vatandaşlar varsa bunlar kabahatlidir de uymayan yönetimler, topluluklar ne olacak?” dedi.

Karamollaoğlu, açıklamasının devamında, iktidara ekonomi üzerinden yüklenerek, “Rakamlarla oynamak, rakamları değiştirmek hiçbir zaman gerçeği değiştirmez. Aç olan insan açtır. Karnını doyuramayan insan, karnını doyuramamıştır. Bir eksiğini gideremeyen, çocuğunun ihtiyacını karşılayamayan insan bunu karşılayamamıştır. Rakamları değiştirseniz ne yazar.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında, iktidara emekli ikramiyesine zam önerisinde bulunan Karamollaoğlu, özetle şunları şöyle;

“Başlangıçta belirttim Ramazan ayı dertlerimizi paylaşma ayıdır. Burada da önümüze ister istemez geçim meselesi önümüze çıkıyor. Toplumun az bir kesimi istisna olmakla beraber toplumun büyük kısmı geçim sıkıntısı çekmektedir. Marketlerde ve pazarlarda yaşanan zamlara baktığımız zaman bu Ramazan kurulan iftar sofralarının bedeli maalesef hepimiz için öncekilerden çok ağır olacak. Israrla bu konunun üzerinde duruyoruz, çünkü biz milletimizin derdini, sıkıntısını açık bir şekilde görüyoruz. Her ne kadar rakamlar aksini iddia etse de durum ortada; milletimiz geçinemiyor. Ramazan bir anlamda tefekkür ayıdır. Umarız iktidardaki arkadaşlarımız da milletimizin durumunu bir tefekkür etme fırsatı bulur bu vesileyle… Bakınız; TÜİK verilerine göre 2021 yılı Şubat ayı işsizlik oranı 0,7 puanlık artışla yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleşti. İşsiz sayısı ise bir önceki aya göre 250 bin kişi artarak 4 milyon 236 bin kişi oldu.

İktidar algı için oynadığı rakamlarda bile artan işsizliği gizleyemiyor. Tabi gerçek rakamlar çok daha fecaat bir tablo ortaya koymakta. Ne demek istiyorum? Asıl işsizlik oranı olan, geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 28,3’tür. TÜİK bu rakamı geniş tanımlı işsizlik olarak değil, atıl işgücü oranı diye açıklıyor. Bir şeyin nasıl tanımlandığı değil, ne olduğu önemli. Dolayısıyla gerçek işsizlik oranı yüzde 30’lara dayanmış durumdadır. Türkiye’de çalışabilir nüfus olarak bilinen 15 yaş ve üzeri nüfusun işgücüne katılım oranı yüzde 50 seviyesindedir. İLO verilerine göre bu oranın dünya ortalaması yüzde 60’lardadır. İşsizlik rakamlarındaki çarpıklık ve gerçek dışılık işte buradan başlıyor. İşgücüne katılma oranını düşük gösterdiğiniz sürece işsizliği de düşük gösterebiliyorsunuz. Böylece, aslında yüzde 25-30’lar düzeyindeki işsizlik oranını yüzde 10-14 aralığında imiş gibi kamuoyuna sunuluyor. Demem o ki; rakamlar ile oynayabilirsiniz ama gerçekleri değiştiremezsiniz. Millet canının nasıl yandığını biliyor!

Sizlere içinde bulunduğumuz durumun tam manası ile anlaşılabilmesi için iki fotoğraf sunmak istiyorum; birincisi; geçen yıl nisanda 527 milyar lira olan toplam tüketici kredileri yaklaşık bir yıl sonra mart ayında 682 milyar lira olmuştur. İnsanımızın 393,8 milyar lira ihtiyaç kredisi borcu ve 149,6 milyar lira bireysel kredi kartı borcu bulunmaktadır. Milletimiz borç batağına saplanmıştır. İkinci fotoğraf ise; ödediğimiz her 100 liralık vergimizin 16 lira 8 kuruşu faize gitmiştir. 2006-2020 dönemindeki son 15 yılda 5,58 trilyon lira vergi toplayıp 905.2 milyar lira faiz ödemişiz. Bu para milletimizin; emeğinden, cebinden, geleceğinden gidiyor! Sayın Erdoğan’ın da şiirlerini çok güzel bir şekilde okuduğu; ne diyordu Necip Fazıl; Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul, bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.

Bildiğiniz üzere emeklilerimize 2018 yılından bu yana bayramlarda 1000 lira ikramiye verilmektedir. Bu ikramiyeye ne yazık ki enflasyonun hızla arttığı ve paramızın değer kaybettiği 3 yıllık süreç içerisinde herhangi bir zam yapılmamıştır. Biz bu sene Covid-19’un getirdiği sıkıntıları da dikkate alarak emeklilerimize yönelik en az yüzde 50 zamla mümkünse 1550 lira gibi bir rakamla ikramiye verilmesini öneriyoruz. Büyük bir rakam değil emekliler için emin olun böyle bir ikramiye emeklilerimizi tahminlerin ötesinde memnun edecektir. Biz bu teklifimizin iktidar tarafından dikkate alınmasını arzu ediyoruz.

Hal böyleyken iktidar ne yapıyor? Çok değil kısa bir zaman önce yoksulluk diye bir problemimiz yok diyen iktidar, şimdi yoksullara ücretsiz soğan-patates dağıtacağını duyuruyor. Biz bunu memnuniyetle karşıladık. Ama bu bizim plansızlığımızın da ne kadar büyük boyutlarda olduğunu ortaya koydu. Nasıl olacak ki üretimle tüketim birbirini karşılayacak? Soğan patates dağıtımı çok büyük bir iş değil! Darda kalan çiftçimizin de imdadına yetişti tenceresi kaynamayan garibana da çare oldu. Bundan dolayı iktidara teşekkür ederiz ama bilmeliler ki sadece patates soğanla milletimizin ihtiyacı karşılanamaz. Bizim esas sıkıntımız şu; Türkiye’de küçük bir azınlık çok yemekten, israftan, hazımsızlıktan uyuyamazken; büyük bir çoğunluk ise açlıktan, yarın kaygısından, ekmek kavgasından uyuyamıyor. Düşünmeye davet ediyorum, lütfen! Cenab-ı Hakkın size bahşettiği bu nimeti değerlendirin; aklı, fikri, düşünceyi… 19 yıl iktidarda bulunan arkadaşların çıkıp da şimdi meseleleri düzelteceğiz demeleri aslında bir gerçeği itiraf etmektedir.

Ne diyordu Aşık Mahsuni Şerif;

Yoksulun sırtından doyan doyana

Bunu gören yürek nasıl dayana?

Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana

Bilmem söylesem mi, söylemesem mi?”

 

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: İlk seçimde gideceksiniz

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, konuşmasında iktidara yüklenerek, “Bu milleti aldattınız, bununla sizi yüzleştireceğim, üzgünüm. Ya bu ülkeyi seçime kadar adam gibi yöneteceksiniz ya da milletimize sizi öyle anlatacağım ki ilk seçimde bu ülkenin yönetiminden gideceksiniz.” dedi.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Konuşmasında iktidara sert sözlerle yüklenen Akşener’in açıklamalarından satır başları şöyle;

“11 kişilik bir listemiz oluyor, teknik ekibimiz oluyor. Bir milletin kürsüsünde derdini anlatan arkadaşımız oluyor. Biz lebalep bu salonu doldurmuyor. Önlemlerimizi alıyoruz ama dün akşam 17.30’dan itibaren müthiş bir kriz yaşandı.

‘Kimse giremez’ denildi. Abiler bana çok kızmış. Üzgünüm rahatsız etmeye devam edeceğim. Anadolu’yu gezmeye devam edeceğim. Bu milleti aldattınız bununla sizi yüzleştireceğim. Yaptığınız her çirkinliği ifşa edeceğim.

Ya milletin emrinde hizmetkar olacaksınız, 5 maaşlarınızı söyleye söyleye milletin karşısına çıkamaz edeceğim ya da milletimize sizi öyle anlatacağım ki, milletimizin iradesiyle bu ülkenin yönetiminden demokrasiyle gideceksiniz. Üzgünüm

Anadolu’yu dolaşmaya devam edeceğim, üzgünüm. Sizin yaptırmadıklarınızı yapmaya gayret edeceğim. Yaptığınız her çirkinliği ifşa edeceğim üzgünüm.

Küçük ortak ve arkadaşlarına söyleyeyim, aranıza girmeye niyetim yok endişelenmeyim. Cumhur İttifakı, et-tırnak asla orada olmam, aranıza girmem merak etmeyin. TBMM’ye insan mı almıyorsunuz, biz milletin sesini duyurmaya gayret ederiz.

Bu milleti aldattınız, bununla sizi yüzleştireceğim, üzgünüm. Ya bu ülkeyi seçime kadar adam gibi yöneteceksiniz ya da milletimize sizi öyle anlatacağım ki ilk seçimde bu ülkenin yönetiminden gideceksiniz.

Salgının başından beri iktidarı defalarca uyardık, neler yapılması gerektiğini gün gün anlattık.

Bilim insanlarına kulak verin, milletimizin canı yanmasın dedik. Üç hafta tam kapanma için gecikmeyin dedik.

Aşı tedariğini ciddiye alıp, getirin dedik. Dar gelirli vatandaşlarımızı, öğretmenlerimizi öncelikli olarak aşılayın dedik.

Sağlık ordumuz yoruldu, yüklerini hafifletin dedik. Esnek mesai uygulamasına acilen dönün dedik. Ekonomik destek paketleri önerdik. Kaynaklarını gösterdik.

Bir kulaklarından girdi, birinden çıktı. Onlar lebaleb kongreler yapıp, virüse davetiye çağırdılar.

Türkiye dünyada en çok vaka görülen birinci ülke oldu. Biz bu tabloyu hak etmedik. Sağlık ordumuzun uyarısını dinlemeyenler, Türkiye’yi maalesef bu tablo ile baş başa bıraktı.

Büyük bir beceriksizliğin sonucudur. Bilim Kurulu’na sizi susturuyorlarsa istifa edin demiştim. Pazartesi yine toplanıldı. Bilim Kurulu’nun çözümü bir tavsiye muamelesi gördü. 24 saat daha heba edildi.

Sayın Erdoğan inceleyip, karar verecekmiş. Hangi bilgi, birikimle belli değil… Sen doktor musun? Sen enfeksiyon uzmanı mısın?

Böyle ciddiyetsizlik olmaz böyle devlet yönetilmez yazıktır günahtır aylardır acilen üç haftalık tam kapanmaya geçin diyoruz esnafımızı çalışanlarımızı koruyacak önlemleri alın ülkemizi üç haftalık bir kapanmayla rahatladın diyoruz bilim bunu söylüyor. İşin uzmanları bunu söylüyor sen hala kafana göre takılıyor Sayın Erdoğan ülkeler birer birer Türkiye uçuşları durduruyor.

Türkiye’nin en önemli gelir kaynağı olan turizm sezonu yaklaşırken milyonlarca çalışanın ekmeğiyle oynadın mutlu musun vatandaşlarımız hastanelerde yatak bulamıyor mutlu musun? Milletimiz aşı beklerken Libya’ya 150.000 aşı gönderip caka satmaya utanmıyor musun hiç mi Allah’tan korkmuyorsun yazıklar olsun!

Hadi bizi duymamazlıktan geliyorsun onu anladı ama Türk Tabipler Birliği çıktı ‘üçüncü ve en yüksek zirvedeyiz’ dedi onu da mı duymadınız… İstanbul Tabipler Odası ‘hastaneler doldu hastalar sıra bekliyor’ dedi onu da mı duymadınız.

Ankara Tabipler Odası seslendi ’12 saat sedyede bekleyen hastalarımız var’ dedi onu da mı duymadınız. Adana ‘bir yılın sonunda başa döndük tam kapanma şart’ dedi onu da mı duymadınız.

Bursa ‘sözün bittiği yerdeyiz durum tespiti işe yaramaz’ dedi onu da mı duymadınız. Giresun ‘vakalar pik yaptığı görmüyorlar mı’ diye sordu, Diyarbakır ‘vakalar 6-7 kat arttı bu yükü taşıyamayız’ dedi, Samsun ‘tükenme noktasındayız’ dedi onları da mı duymadınız.

Duymadınız, merak etmediniz umurunuzda bile olmadı çünkü milletimiz canı ile uğraşırken siz başka hesapların başka planların peşindeydiniz. Şimdi de çıkıp utanmadan salgının bu noktaya ulaşmasından 84 milyon hepimiz sorumluyuz diyerek suçu milletin üzerine atmaya çalışıyorsunuz.

Kurallara uymayanları önlem almayanları ayrı tutuyorum ama hayır bu tablonun sorumlusu milletimiz değil bu tablonun sorumlusu salgını yönetemeyen aşıyı getiremeyen milleti yokluğa mahkum eden sizsiniz. Bu kadar basit.

Yetti arkadaş ayıptır günahtır. Bırakın da millet biraz nefes alsın. Bir kere de milletimizin yüzünü nasıl güldürürüz onu konuşalım.

Nasıl öldüğümüzü değil nasıl ölmeyeceğiz onu konuşalım. Ama maalesef konuşamazlar, çünkü korkuyorlar, o saray sefalarını kaybetmekten, altlarındaki arabaları kaybetmekten, beş farklı yerden aldıkları maaşlar kesilir diye korkuyorlar.

Öyle korkuyorlar ki artık AK Partili belediye çalışanları bile bize duyduğu derin kıskançlıkla tanıdığımız Almanya’ya iltica ediyor. Malatya Yeşilyurt Belediyesi’nin AKP’li başkanının 42 kişilik grubu Almanya’ya eğitim için yollamış. 2 kişi hariç 40 kişi giden o gidiş.

Birkaç belediyede daha aynı şey olduğu söyleniyor. Sayın Erdoğan’ın yönettiği Türkiye’den ardına bakmadan kaçıyor. Zamanında Sovyetler’den kaçan devlet görevlileri gibi. Filmlerini izlerdik hatırlıyor musunuz? Herhalde Türkiye’de de bu kaçışların filmleri daha sonra yapılacaktır. İşte Erdoğan’ın Türkiye’yi düşürdüğü durum. Güler misin ağlar mısın!

Aylardır patatesler soğanlar depolarda çürüyor diyoruz. İktidardan çıt yok. Millet İttifakı belediyeleri patatesleri satın alıp ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza dağıttı.

Bunu gören Tarım Bakanlığımız nihayet harekete geçti. Sıkıntı sadece patates, soğanla sınırlı değil. Elma üreticilerinin de sıkıntısı var. İktidardan beklentileri açık.

Sadece kilo başına 30 kuruş destek istiyorlar. Buradan iktidara seslenmek istiyorum. Millet İttifakı belediyelerini beklemeyin, geç de olsa attığınız adımı elma üreticileri için de atın.

Sayın Erdoğan ve damadının el birliği ile zora soktuğu Türkiye ekonomisi, pandemi ile birlikte daha da zorluklarla karşı karşıya. Merkez Bankası’nın rezervlerini buharlaştıran beceriksizlik nereden, nasıl para bulurum diye çırpınıyor.

Turizm tek başında dış ticaret açığımızı kapatacak potansiyele sahip. Turizm, Türkiye’nin birinci derece öneme sahip sektörlerinden biri. Devletin kaynaklarından öncelikli olarak faydalandırılması demektir. Turizm ihmal edilmemelidir. Aşılama yapılacaksa, sektör çalışanları önceliklendirilmelidir.

Bugün turizm başlıklı, üçüncü grup konuşmamdır. Önlemlerinizi alın, Türk Turizmi bu sezonu kaçırırsa bedeli ağır olur diyoruz.

Avrupa’da asgari ücretle çalışan biri, Türkiye’de 5 yıldızlı otelde 15 gün tatil yapabiliyor. Ekonomi dehası damat ve kayınpederi sağ olsun, Türkiye’de tatil yapmak hiç bu kadar ucuz olmamıştı. Buna rağmen Türkiye’nin dünya turizminden aldığı pay değişmiyorsa bu düpedüz başarısızlıktır.

Ülkenizde demokrasi yoksa, turizm de olmaz. Ülkenizde adalet yoksa, turizm de olmaz. Ülkenizde huzur yoksa, turizm de olmaz. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıp Türkiye’yi dünya aleme rezil ederseniz, turizm de rezil olur.

Paylaşın

Yıldırım Akbulut hayatını kaybetti, Akbulut kimdir?

Yıldırım Akbulut, tedavi gördüğü Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 86 yaşında hayatını kaybetti. Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi olan Akbulut, geçen yılın Kasım ayında kalp rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı.

Haber Merkezi / Eski Başbakan ve TBMM Başkanı, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Yıldırım Akbulut, tedavi gördüğü Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 86 yaşında yaşamını yitirdi.

Türk avukat, siyasetçi ve 20. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olan Yıldırım Akbulut, Başbakanlık ve Anavatan Partisi Genel Başkanlığı görevini 1989–1991 yılları arasında sürdürmüştü. Akbulut, 1987–1989 ve 1999–2000 yılları arasında ise Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı görevini üstlenmişti.

Yıldırım Akbulut kimdir?

Yıldırım Akbulut, 15 Kasım 1935 tarihinde Erzincan’da doğdu. Babasının PTT memuru olması nedeniyle ilkokulu Eskişehir’de, ortaokulu Samsun’da, liseyi ise Erzican’da okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi ve serbest avukatlık yaptı.

Akbulut, Adalet Partisi Erzincan il başkanlığı yaptı. Mayıs 1983 tarihinde Anavatan Partisinin (ANAP) kurucuları arasında yer aldı ve ilk defa 1983 Türkiye genel seçimlerinde ANAP Erzincan milletvekili olarak meclise girdi. 26 Ekim 1984 – 6 Eylül 1987 tarihleri arasında Turgut Özal tarafından kurulan 45. Türkiye Hükûmeti’nde İçişleri Bakanı olarak yer aldı. 1987 Türkiye genel seçimleri’nde tekrar ANAP Erzincan milletvekili olarak meclise girdi ve 1987 yılında yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı seçiminin üçüncü turunda 431 üyeden 250’sinin oyuyla TBMM Başkanı seçildi ve bu görevini 9 Kasım 1989 tarihine kadar sürdürdü.

Turgut Özal’ın 1989 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhurbaşkanı olarak seçilmesinin ardından aynı yıl Akbulut başkanlığında 47. Türkiye Hükûmeti kuruldu. 17 Kasım 1989’daki ANAP I. Olağanüstü Kongresi Turgut Özal’dan boşalan genel başkanlığa Akbulut’u getirdi. 15 Haziran 1991 tarihinde gerçekleştirilen ANAP Kongresi’nde Mesut Yılmaz’a karşı yenilerek genel başkanlık ve başbakanlıktan ayrıldı.

1992 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın istemiyle 17 arkadaşıyla birlikte ANAP’tan istifa etti, ancak bir süre sonra partiye döndü.

18 Nisan 1999 seçimlerinin ardından mayıs ayında yapılan TBMM Başkanlığı seçimlerini kazanıp 2000 yılına kadar TBMM Başkanlığı’nı sürdürdü. 2000 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday oldu ancak adaylığını 2. turun ardından geri çekti. 2002’de ANAP’tan istifa eden Akbulut, aynı yıl yapılan genel seçimlerde Doğru Yol Partisi’nden (DYP) İstanbul milletvekili adayı oldu, ancak DYP’nin barajı geçememesi nedeniyle seçilemedi.

Anayasa Mahkemesi eski üyelerinden Samia Akbulut’la (d. 1939) evli olan Akbulut 3 kız çocuğu babasıydı. 17., 18., 19. Dönem Erzincan ve 21. Dönem Ankara milletvekili oldu. Turgut Özal Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı olan Akbulut aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesiydi.

Paylaşın

Galatasaray’da Göztepe mesaisi

Galatasaray, Süper Lig’in 35. haftasında Göztepe ile oynayacağı maçın hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla devam etti. Göztepe maçının hazırlıklarına yarın yapacağı antrenmanla devam edecek.

Haber Merkezi / Galatasaray, Süper Lig’in 35. haftasında Göztepe ile oynayacağı maçın hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla devam etti. Florya Metin Oktay Tesisleri’ndeki antrenmana ısınma hareketleri ile başlandı.

Daha sonra pas drilleri üzerinde duruldu. Antrenmanın ana bölümünde teknik direktör Fatih Terim yönetiminde taktik çalışma gerçekleştirildi. Antrenman, yenilenme koşusu ve soğuma hareketlerinin ardından tamamlandı.

Tedavi sürecine devam edilen Omar Elabdellaoui, bugün Florya’da takımı ziyaret etti. DeAndre Yedlin, Martin Linnes ve Henry Onyekuru’nun tedavilerine devam edildi.

Galatasaray, Göztepe maçının hazırlıklarına yarın saat 11.30’da Florya Metin Oktay Tesisleri’nde yapacağı antrenmanla devam edecek.

1 futbolcu Kovid 19’a yakalandı

Galatasaray, bugün yapılan PCR testlerinde bir oyuncuda koronavirüse rastlandığını açıkladı. Galatasaray’dan konuya ilişkin yapılan açıklama;

“Galatasaray Futbol takımı oyuncuları, teknik heyetimiz, performans, sağlık, idari ve destek kadrolarındaki çalışanlarımız için bugün yapılan Covid-19 PCR testleri sonuçlanmış ve bir oyuncumuzun test sonucu pozitif çıkmıştır.

Oyuncumuzun tedavi protokolü ve karantina süreci başlatılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur”

Paylaşın

Beşiktaş’ta MKE Ankaragücü maçı hazırlıkları devam etti

Beşiktaş, Süper Lig’de MKE Ankaragücü ile oynayacağı maçın hazırlıklarını, BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde yaptığı çalışmayla sürdürdü. Beşiktaş, maçın hazırlıklarını, yarın yapacağı çalışmayla tamamlayarak kampa girecek.

Haber Merkezi / Beşiktaş, Süper Lig’de MKE Ankaragücü ile oynayacağı maçın hazırlıklarını, bu gün BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde yaptığı çalışmayla sürdürdü. Basına kapalı yapılan idman, 1.5 saate yakın sürdü.

Teknik Direktör Sergen Yalçın yönetiminde yapılan antrenman, kondisyon ve taktik çalışmasıydı. İdman, sahada yapılan ısınma koşuları, istasyon koşuları ve stretching çalışması ile başladı. Pas, 5’e 2 ve dar alanda oyun kontrol pas çalışmaları yapıldı.

Antrenman, yarım sahada üç takım halinde oynanan turnuva maçları ve şut çalışması ile tamamlandı. Beşiktaş, MKE Ankaragücü ile oynayacağı maçın hazırlıklarını, yarın (15 Nisan) saat 18.00’de yapacağı çalışmayla tamamlayarak kampa girecek.

Paylaşın

Ahmet Nur Çebi’den ‘hakem’ açıklaması

Gündeme dair açıklamalarda bulunan Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, “Kulüp başkanları, kaybedilen maçlardan sonra sorumlu olarak hakemleri görmüş ve bunu ifade etmişlerdir. Bunu zaman zaman biz de yapıyoruz. Hakemlerin kötü yönettiği maçlarda kulüp başkanlarının canlarının çok yandığını biliyorum.” dedi.

Haber Merkezi / Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, kulübün HDI Sigorta ile yürüttüğü iş birlikleri ile ilgili olarak Vodafone Park’ta düzenlenen tanıtım töreninin ardından gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çebi’nin gündeme ilişkin açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Futbolcumuz Cenk Tosun, Erzurum’da talihsiz bir sakatlık yaşadı. Futbolcumuzun sağlığı ve geleceği bizim en önemli önceliğimizdir. Cenk’in sakatlanması, bir yandan da şampiyonluk yolunda başıımıza gelen sıkıntılı bir durum oldu. Sakatlığın sahanın iyi bakılmaması nedeniyle yaşanmış olması bizi daha çok üzmüştür. Bu sakatlık olayı Erzurum’da yaşandı ama başka sahalarda olmayacağı anlamına gelmez. Kulüpler Birliği Vakfı’nda birçok sorunla uğraşırken bir de üstüne bu eklendi. Beşiktaş olarak saha bakımı konusunda görevimizi eksiksiz yapıyoruz. Stattan sorumlu arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu zamana kadar başımızı öne eğdirecek bir olay yaşamadık. Sahaların kalitesi ve bakımı, kulüplerin hassasiyet göstermesi gereken bir konu haline geldi.

Erzurumpsor için yapılacak yardım gecesiyle ilgili bir gündem oluştu, yanlış anlaşılmalar oldu. Her ne kadar Erzurumlular doğru bir tavır göstererek bu yardım gecesini ertelemeyi uygun gördülerse de ne yazık ki stat zeminiyle ilgili gerekli hassasiyet gösterilmedi. Sahaların kalitesi Türkiye’de genel bir sorun haline gelmiştir. Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı olarak bu sorunun çözümü noktasında elimizden gelen her şeyi yapacağız. Çözüm arayışlarımıza federasyonun da destek olacağını hissediyorum. Keşke bu sorunları daha önceden çözmüş olsaydık.

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz, Kulüpler Birliği Vakfı yönetim kurulu üyeliğinden istifa etmiştir. İstifa etme nedeni olarak da alınan kararları göstermiştir. Hangi kararlardan rahatsızlık duyduğunu kendisine sordum, bir cevap gelmedi. Biz icraat yapıyoruz. Spor yasası ve MHK çalıştayı gibi konularda çalışmalar yürütüyoruz. Kulüp başkanları, kaybedilen maçlardan sonra sorumlu olarak hakemleri görmüş ve bunu ifade etmişlerdir. Bunu zaman zaman biz de yapıyoruz.

Hakemlerin kötü yönettiği maçlarda kulüp başkanlarının canlarının çok yandığını biliyorum. Mustaafa Cengiz bey de bu duygularla bu konuşmayı yapmış olabilir. Şunu söylemek istiyorum; onlardan daha çok biz mağduruz. Mağdur olmaya da devam ediyoruz. Umarım bu mağduriyetler ortadan kalkar. Kulüp başkanlarının maçların ardından hakemleri eleştirmediği günleri görmeyi inşallah Allah bize nasip eder.”

Paylaşın