Ömer Faruk Beyaz Stuttgart’ta

Fenerbahçe, genç futbolcusu Ömer Faruk Beyaz’ın, Almanya Bundesliga ekibi Stuttgart’la anlaşmaya vardığını açıkladı. Stuttgart ise transfere ilişkin yaptığı açıklamada, 17 yaşındaki futbolcuyla 30 Haziran 2025 yılına kadar sözleşme imzalandığını belirtti.

Haber Merkezi / Fenerbahçe, genç futbolcusu Ömer Faruk Beyaz’ın, Almanya Bundesliga ekibi Stuttgart’la anlaşmaya vardığını açıkladı.

Fenerbahçe’den konuya ilişkin yapılan açıklama şöyle;

“Futbolcumuz Ömer Faruk Beyaz, Almanya’nın VfB Stuttgart kulübüyle anlaşmaya varmıştır. Sezon sonu kulübümüzle sözleşmesi sona erecek olan Ömer Faruk Beyaz’a bundan sonraki kariyerinde başarılar diliyoruz.”

Stuttgart’ta transfere ilişkin açıklamada bulundu;

Alman ekibi Stuttgart da Ömer Faruk Beyaz transferini resmen duyurdu. Kulüpten yapılan açıklamada, 17 yaşındaki futbolcuyla 30 Haziran 2025 yılına kadar sözleşme imzalandığı belirtildi.

Ömer Faruk Beyaz kimdir?

Ömer Faruk Beyaz, 29 Ağustos 2003 İstanbul doğumlu. On numara mevkisinde oynayan genç futbolcu, en potansiyelli Türk futbolculardan biri olarak gösterilmektedir. 17 yaşındaki genç yıldız, 16 Haziran 2020 tarihinde Trabzonspor’a karşı oynanan maçın 87. dakikasında Garry Rodrigues’in yerine oyuna girerek Fenerbahçe forması ile ilk resmi maçına çıktı. 7 Temmuz 2020 tarihinde Gençlerbirliği’ne karşı oynanan maçın 86. dakikasında Tolgay Arslan’ın yerin oyuna girerek ilk lig maçına çıkmış oldu.12 Temmuz 2020 tarihinde Sivasspor ile oynanan lig maçında Fenerbahçe formasıyla ilk kez ilk 11’de yer aldı. Aynı zamanda Fenerbahçe formasıyla ilk 11’de maça çıkan en genç oyuncu oldu.

24 Ekim 2017’de ilk kez Türkiye U-15 forması giydi. 11 maça çıkan Ömer Faruk, 4 gol kaydetti. Türkiye U-16 formasıyla 14 maçta 7 gol, Türkiye U-17 formasıyla 10 maçta 4 gol atmayı başardı. 21 Ağustos 2020’de Ümit Millî Takım’a çağrıldı.

Paylaşın

HDP Eş Genel Başkanı Buldan: Saray’ın kepenk kapatacağı günler yakın!

HDP Eş Genel Başkanı Buldan, partisinin TBMM’deki Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Cumhurbaşkanlığı Gidiş Sistemi” artık yolcudur değerli arkadaşlar! Halk bunların biletini çoktan kesmiştir. Saray’ın kepenk kapatacağı günler yakındır! Yazar kasa yok diye boş yere sevinmesinler. Sandıklar halkın elindedir, halk da dört gözle o günleri beklemektedir.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin TBMM’deki Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Buldan, konuşmasında, “Bu zorlu yolculukta tüm baskı ve engellemelere rağmen bir milim dahi geri atmadan Türkiye’yi karanlıktan kurtarmanın sözünü bir kez daha verdik. Toplumu faşizm karanlığıyla boğmaya çalışanların karşısında HDP programıyla, ilkeleriyle, özgür ve eşit yaşam fikriyatıyla, örgütlü gücüyle halklara çaresiz ve alternatifsiz olmadığını, değişimin her zaman mümkün olduğunu gösteren aydınlık bir yoldur. Demokratik bir alternatiftir” dedi.

Konuşmasında ‘ittifak’ iddialarına da yanıt veren Buldan, ”HDP’ye yeterince tanımayanlar ve tanımak istemeyenler üçüncü yol dediğimizde seçim ittifakı olarak anlamlandırmaktadır.  HDP’nin gündeminde bir seçim ittifakı şu an itibariyle yoktur” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının devamında “”Cumhurbaşkanlığı Gidiş Sistemi” artık yolcudur değerli arkadaşlar! Halk bunların biletini çoktan kesmiştir. Saray’ın kepenk kapatacağı günler yakındır! Yazar kasa yok diye boş yere sevinmesinler. Sandıklar halkın elindedir, halk da dört gözle o günleri beklemektedir.” diyen Buldan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle;

“Bu amaçla tüm toplumsal ve siyasal muhalif kesimler; emek, barış ve demokrasi güçleri, aydınlar, sanatçılar, demokrat ve vicdan sahibi yurttaşlarla beraber yürüyor, üretiyor ve birlikte direniyoruz. Üçüncü yol; egemen sömürücü güçlerin dışında kalan demokratik kamuoyunun kendisidir. Ezilenlerin tümüdür. Klasik bir muhalefet tarzını benimsemez. Kısa vadeli düşünmez, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde ilkelerini korur, politikasını esnetir ve son seçimlerde olduğu gibi etkisi tarihi olur. Üçüncü yol, halkları, ezilenleri, demokrasiyi temsil eden, devleti demokrasiye duyarlı kılan, gençlik ve kadın mücadelesini içine alan, ekolojik olan devrimci demokrat bir duruş çizgisidir.

HDP olarak kim halkların kardeşliğinden, birlikte yaşamından yana ise onlarla stratejik ittifak halinde olmak bizim için önemlidir. Türkiye’ye dönük stratejik duruşumuz özetle budur. Bu inanç ve kararlılıkla direniyor, Türkiye halklarının demokratik geleceğinde inisiyatif alıyoruz. Demokratik yaşamı kurma yolunda hep birlikte mücadelemizi yükseltiyoruz. Bu zorlu süreçten daha da güçlenerek ve büyüyerek çıkacağımızdan hiç kimsenin kuşkusu olmamalıdır. HDP’ye yüzünü dönen herkes, aydınlığı ve güzel günleri görür. Yeni yaşamı görür. Özgürlüğe açılan projeyi görür. HDP’ye bakan, 7 Haziran’ın, 31 Mart’ın, 24 Haziran’ın büyük başarılarını görür. Buradan cesaret alır ve geleceğe umutla bakar. Evet, bu dönem biz muhalefetteyiz. Ama bilinmeli ki, ilk seçimde HDP sorumluluk alacak ve bu ülkenin yönetiminde mutlaka olacaktır. HDP’nin fikriyatı ülke yönetiminde mutlaka yaşam bulacaktır. Halklarımızın demokrasi rüyası mutlaka gerçekleşecektir.

Bir yanda yönetim krizi, diğer yanda ise ekonomik, toplumsal ve salgın krizi halkı canından bezdirmeye devam etmektedir. Bitmek bilmeyen seri krizler nedeniyle ülke tam bir çöküşü yaşamaktadır. Tek adam yönetimine geçiş olan 16 Nisan referandumunun 4’üncü yılındayız. Bu dört yıl içinde yapılanları yaşananları hep birlikte gördük. Bir kez daha hatırlatmakta fayda var. AKP-MHP ittifakı, referanduma giderken ülkeyi şöyle uçuracağız, böyle zenginleştireceğiz, işsizliği bitireceğiz, demokratik standartları yükselteceğiz diyerek Türkiye toplumuna büyük sözler verdiler, büyük vaatlerde bulundular. Aslında hayal sattılar. Kendi ikbal ve çıkarlarını halkın, ülkenin çıkarı gibi göstererek, halkı yanılttılar ve halka onlarca kez yüzlerce kez yalan söylediler. Tek adam yönetimine geçer geçmez, kırıntı düzeyindeki demokrasiyi dahi ortadan kaldırdılar.

“Türkiye bugün açık cezaevi halini yaşamaktadır”

Parlamentoyu halkın egemenliğinden çıkartıp sarayın egemenliği altına soktular. Hukuku lağvettiler, adalet saraylarını kelepçe saraylarına çevirdiler. Fabrikalar yerine yeni cezaevleri inşa ettiler. Yetmedi, Türkiye’nin 780 bin kilometrekarelik her bir alanını aslında açık cezaevine çevirdiler. Türkiye bugün açık cezaevi halini yaşamaktadır. Türkiye, Avrupa Konseyi’ne üye 47 ülke içerisinde en fazla tutuklu ve hükümlü oranına sahip bir ülke haline geldi. AKP MHP ortaklığı ile birlikte. Tabii ki bu sonuç şaşırtıcı değildir.

İmralı’da sürdürülen ağırlaştırılmış tecrit, hukuktan çıkışın, hukuksuzluk ve adaletsizlik rejimini yönetim biçimi haline getirme çabalarının bir sonucudur. Bu hukuksuzluğun devamı olarak kayyım darbesiyle seçme ve seçilme özgürlüğünü de ortadan kaldırdılar. Buna da tanıklık ettik. Ülke ekonomisini sarayın paralel ekonomisine dönüştürüp, kendilerini ve yandaşlarını kalkındırdılar.

Bir yanda haksız zenginlik içinde ihya olan Saray yandaşlarının Türkiye’sini, diğer yanda yani Kürşatlar’ın ülkesini yaratmaya çalışanlar ise yoksulların, işsizlerin, kepenk kapatan esnafların, şiddet gören kadınların, umutsuz gençlerin sefalet Türkiye’sini yarattılar. İşte bu nedenle tek adam yönetimi bir kriz ve çöküş sistemidir. Bu sistem adaletsizlik sitemidir, haksız zenginleşme ve rant sistemidir. Liyakatsızlık, yolsuzluk ve talan sistemidir.  Her gün adaletsizlik üreten bu vicdansız yönetim anlayışı 5 yıldır bu ülkeye neredeyse 50 yıllık zarar vermiştir. Dün patates dağıtmaya başladılar. İnsanların patates dahi alamayacak duruma getirilmesinin bir itirafıdır bu. İktidar ve yandaşları kasalarla, tonlarla götürürken, halkın payına ise sadece gramla hayata tutunmak kalmıştır. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle 12 kamu arazisi daha satışa çıkarıldı. Çünkü bunlar doymak bilmiyorlar. Bunların sistemi aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı emlak sistemidir. Sarayları, adeta kamu arazisi satış ofisi gibi çalışmaktadır.

“Cesaretiniz varsa buyurun Saray’a haciz gönderin”

Merkez bankasının 128 milyar doları ortada yok. Kaç gündür kamuoyu bunun peşinde soruyor soruşturuyor. 128 milyar doların nerede olduğunu haklı olarak araştırmaya başlıyorlar. Cevap veremiyorlar. Çünkü veremiyorlar. Aslında biz cevabı biliyoruz. Merkez Bankasının yedek anahtarı kimdeyse paralar ondadır diyoruz. Fazla söze gerek yoktur. Hırsız evin içindeyse kilit işe yaramaz. Vatandaşın üç kuruşluk borcu için kapısına haciz gönderirler, traktörüne, malına el koyarlar, ümüğüne çökerler. Ama 128 milyar dolar buharlaştırıldığında devlet kurumlarının, yargının gıkı dahi çıkmaz. Cesaretiniz varsa buyurun Saray’a haciz gönderin. Eğer bu ülkede vicdanlı hakim ve savcılar varsa 128 milyar doların hesabını halka vermek zorundadır.

19 yıl önce iktidara geldiklerinde sahip oldukları mal varlığıyla bugün kasalarında istifledikleri devasa zenginlik arasındaki fark işte yoksullaşmanın ve çöküşün temel nedenidir. ‘Umudum kalmadı’ diyerek çaresizlikten hayatına son veren her bir insanımızın faili haksız zenginleşen bu iktidar ve şürekâsıdır. Geleceğe umutla bakamayan, aylarca iş arayıp bulamayan, cebinde parası olmadığı için evine ancak çocukları uyuduktan sonra gidebilen insanların hayatını karartan bu iktidardır. İntiharlar bir sosyal cinayettir. İşsizlik, yoksulluk ve açlık sosyal bir ölümdür. Yüz binlerce kamu çalışanının KHK’yle işten atılması sosyal ölümdür. Son bir yılda 177 bin işçi kod 29’la işten çıkartıldı. Aileleriyle birlikte 1 milyon insanı açlığa mahkûm ettiler. İnsanların işiyle, ekmeğiyle, rızkıyla oynamak zulümlerin en büyüğüdür.

Halk, tüm bu zulümlerin hesabını sandıkta öyle bir soracak ki, bunların felekleri şaşacak, felekleri. Seçim sandıkları kurulduğunda, işsizliğin de, yoksulluğun da, yolsuzluğun da, adaletsizliğin de, haksız zenginleşmenin de hesabını halkımız bir bir sizlerden sandık başında soracaktır. O hesap günü de çok yakındır, yaklaşmaktadır. Sandıktan daha fazla kaçamayacaklar.  Bakmayın siz bunların korku salmasına, güç gösterisi yapmasına ve her gün yalan vaatler uydurmalarına. Aslında iktidarlarının son dönemlerini yaşadıklarının fakındalar. ‘Cumhurbaşkanlığı Gidiş Sistemi’ artık yolcudur değerli arkadaşlar. Halk bunların biletini çoktan kesmiştir. Sarayın kepenk kapatacağı günler yakındır. Yazar kasa yok diye boş yere sevinmesinler.

Bu iktidarın gerçek yüzü bir yıllık pandemi sürecinde daha net olarak görülmüştür. Pandemi, iktidarın yüzündeki maskeyi de aslında indirmiştir. Ortada yönetilemeyen bir salgın krizi, iktidar açısından büyük bir başarısızlık haritası vardır. Bu gerçeğin üzerine asla yalan rakamlarla örtemezler! Başından bu yana bu süreci şeffaf yürütmediler, yürütmediler. Hekimleri, sağlık meslek örgütlerini, bilim insanlarını dikkate almadılar. Bildiklerini okudular! Sorumluluğu da şu an itibariyle vatandaşa yüklediler! Salgını, tehdidin boyutuna göre değil, AKP’nin ekonomik siyasi gündemine göre yönetmeye çalıştılar. Halk sağlığını değil, iktidarlarının bekasını öncelikli tuttular. Sonuç ne oldu? Günlük vaka sayıları 60 bini geçti, günlük ölümler ise 300’ün üzerinde. Ki bu rakamların gerçeği yansıtmadığı da ortadadır. Vakalar bunun çok daha üstündedir.

İstanbul Sözleşmesinden çıkıldığı günden bu yana şiddetin katlanarak arttığını görüyoruz. Sadece çekilme kararından sonra 12 bine yakın şiddet olayının yaşandığını basından gördük ve takip ettik. Polisler şiddete uğrayan kadınların başvurularını almamakta, mahkemeler koruma kararları vermemektedir. Kamu görevlileri bu durumu ‘artık işler değişti, çünkü Sözleşme feshedildi eskiye dönüldü’ diyerek gerekçelendirmeye çalışmaktadır. Şiddet mağdurlarını geri çeviren kamu görevlileri, bu cesareti sözleşmenin feshedilmesinden almaktadır.

Yine geçen hafta Diyarbakır’da Roza Kadın Derneğine baskın yapıldı. Kadınlar gözaltına alındı, 8’i tutuklandı. Kadın düşmanları, İstanbul sözleşmesinin feshedilmesinden sonra kadınlara karşı her yerde saldırı dalgası, sürek avı başlatmış durumdadır. Devletin kadınlara dönük gözaltı tutuklama operasyonlarıyla, sokaklardaki erkek şiddeti kadınları eş zamanlı olarak hedef almaktadır. Tam bir işbirliği ve ittifak söz konusudur. Bunun önünü açan ise AKP-MHP’nin kadın düşmanı politikasıdır ve anlayışlarıdır. Fesih kararı Anayasaya aykırı olduğu için HDP olarak geçtiğimiz hafta Danıştay’a başvurduk ve bu hukuksuz kararın biran önce iptal etmesini istedik.

“Türkiye’ye demokrasiyi kazandıracağız”

Ne özgürlüklerimizden, ne yaşam hakkımızdan, ne de anayasal haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Ne elektronik kelepçeleriniz, ne rehin politikalarınız kadınlara geri adım attıramayacaktır. Kadınlar daha fazla örgütlenerek ve mücadele ederek kazanımlarına güçlü bir biçimde sahip çıkacaktır. Bir yandan şiddetle mücadele ederken aynı zamanda kadın yoksulluğuna karşı da bir mücadele içerisindeyiz. Hepinizin bildiği gibi HDP Kadın Meclisi olarak 10 Şubat’ta ‘Kadınlar İçin Adalet’ kampanyamızı başlatmıştık. Kampanyamızın ikinci ayağı olan ‘Kadın Yoksulluğuyla Mücadele’ için de startımızı 5 Nisan’da İstanbul’da verdik. Bugün de Kadın Meclisimiz İzmir’de çalışan kadınlarla birliktedir. Farklı bölgelerde, farklı heyet ve kişilerle; gidebildiğimiz bütün işyerlerine, tarlalara, fabrikalara, atölyelere, evlere gidecek, kadınları tek tek dinleyeceğiz. Bu yaratılan yoksulluktan etkilenen bütün kadınların diyeceklerini evlerden, sokaklardan, fabrikalardan, tarlalardan Meclis’e taşıyacağız.”

Kadın düşmanlarına bu sevinci asla yaşatmayacağız. HDP kadınların güvencesidir. HDP, kadınların ortak mücadele buluşmasıdır. HDP kadınların ittifakıdır. Ve bu ittifak mutlaka ama mutlaka kazanacaktır. Demokrasi bizimdir, adalet bizimdir, hukuk bizimdir, barış ve özgürlükler bizimdir. Alınterimiz, emeğimiz bizimdir. Yaşam bizimdir! Bizim olanı mutlaka ama mutlaka alacağız, kazanacağız ve tüm Türkiye’ye demokrasiyi kazandıracağız.”

Paylaşın

Bruksizm (diş gıcırdatma) nedir? Nedenleri, Tedavisi

Bruksizm dişlerinizi gıcırdattığınız veya sıktığınız bir durumdur. Bruksizminiz varsa, uyanıkken (uyanık bruksizm) dişlerinizi bilinçsizce sıkabilir veya uyku sırasında (uyku bruksizmi) sıkabilir veya gıcırdatabilirsiniz. Uyku bruksizmi, uyku ile ilişkili bir hareket bozukluğu olarak kabul edilir. Uyku sırasında dişlerini sıkan veya gıcırdatan kişilerin horlama ve nefes almada duraklamalar (uyku apnesi) gibi başka uyku bozukluklarına sahip olma olasılığı daha yüksektir.

Haber Merkezi / Hafif bruksizm tedavi gerektirmeyebilir. Bununla birlikte, bazı kişilerde bruksizm, çene bozukluklarına, baş ağrılarına, hasarlı dişlere ve diğer sorunlara yol açacak kadar sık ​​ve şiddetli olabilir. Uyku bruksizmi yaşayabileceğiniz ve komplikasyonlar gelişene kadar farkında olmayabileceğiniz için, bruksizmin belirti ve semptomlarını bilmek ve düzenli diş bakımı önemlidir.

Semptomları;

  • Uyku partnerinizi uyandıracak kadar gürültülü olabilecek diş gıcırdatma veya kenetleme
  • Düzleşmiş, çatlamış, yontulmuş veya gevşemiş dişler
  • Aşınmış diş minesi, dişinizin daha derin katmanlarını açığa çıkarır
  • Artan diş ağrısı veya hassasiyeti
  • Yorgun veya gergin çene kasları veya tamamen açılıp kapanmayan kilitli bir çene
  • Çene, boyun veya yüzde ağrı
  • Kulağınızla ilgili bir sorun olmasa da kulak ağrısı yaşamanız
  • Donuk baş ağrısı
  • Yanağınızın iç kısmındaki çiğnemeden kaynaklanan hasar
  • Uyku bozukluğu

Ne zaman bir doktora görünmeli?

Yukarıda listelenen belirtilerden herhangi birine sahipseniz veya dişleriniz veya çenenizle ilgili başka endişeleriniz varsa diş hekiminize veya doktorunuza görünün. Çocuğunuzun dişlerini gıcırdattığını veya başka bruksizm belirtileri veya semptomları olduğunu fark ederseniz, çocuğunuzun bir sonraki diş randevusunda bundan bahsetmeyi unutmayın.

Nedenleri;

Doktorlar bruksizme neyin sebep olduğunu tam olarak bilmiyorlar, ancak fiziksel, psikolojik ve genetik faktörlerin bir kombinasyonundan kaynaklanıyor olabilir.

Uyanık bruksizm, anksiyete, stres, öfke, hayal kırıklığı veya gerginlik gibi duygulardan kaynaklanıyor olabilir. Veya derin konsantrasyon sırasında bir başa çıkma stratejisi veya bir alışkanlık olabilir. Uyku bruksizmi ise, uyku sırasındaki uyarılma ile ilişkili uyku ile ilişkili bir çiğneme aktivitesi olabilir.

Risk faktörleri;

  • Stres; Artan anksiyete veya stres, dişlerin gıcırdatılmasına neden olabilir. Öfke ve hayal kırıklığı da olabilir
  • Yaş; Bruksizm küçük çocuklarda yaygındır, ancak genellikle yetişkinlikte geçer
  • Kişilik tipi; Agresif, rekabetçi veya hiperaktif bir kişilik tipine sahip olmak bruksizm riskinizi artırabilir
  • İlaçlar ve diğer maddeler; Bruksizm, bazı antidepresanlar gibi bazı psikiyatrik ilaçların nadir görülen bir yan etkisi olabilir. Tütün içmek, kafeinli içecekler veya alkol içmek veya eğlence amaçlı ilaçlar kullanmak bruksizm riskini artırabilir
  • Bruksizmi olan aile üyeleri; Uyku bruksizmi ailelerde görülme eğilimindedir. Bruksizminiz varsa, ailenizin diğer üyelerinde de bruksizm veya bunun geçmişi olabilir
  • Diğer bozukluklar; Bruksizm, parkinson hastalığı, demans, gastroözofageal reflü bozukluğu, epilepsi, uyku apnesi gibi uyku ile ilgili bozukluklar ve dikkat eksikliği / hiperaktivite bozukluğu gibi bazı akıl sağlığı ve tıbbi bozukluklarla ilişkilendirilebilir

Komplikasyonlar;

Çoğu durumda bruksizm ciddi komplikasyonlara neden olmaz. Ancak şiddetli bruksizm şunlara yol açabilir:

  • Dişlerinizde veya çenenizde hasar
  • Gerilim tipi baş ağrıları
  • Şiddetli yüz veya çene ağrısı
  • Kulaklarınızın hemen önünde bulunan eklemlerde meydana gelen ve ağzınızı açıp kapattığınızda tıklama gibi ses çıkarabilen bozukluklar

Teşhis;

Düzenli diş muayeneleri sırasında, diş hekiminiz muhtemelen bruksizm belirtilerini kontrol edecektir. Herhangi bir belirti varsa, diş hekiminiz sürecin ilerleyip ilerlemediğini görmek ve tedaviye ihtiyacınız olup olmadığını belirlemek için sonraki birkaç ziyarette dişlerinizde ve ağzınızda değişiklikler arar.

Diş hekiminiz bruksizminiz olduğundan şüphelenirse, genel diş sağlığınız, ilaçlar, günlük rutinler ve uyku alışkanlıklarınız hakkında sorular sorarak nedenini belirlemeye çalışır. Bruksizmin boyutunu değerlendirmek için diş hekiminiz şunları kontrol edebilir:

  • Çene kaslarınızdaki hassasiyet
  • Kırık veya eksik dişler gibi belirgin diş anormallikleri
  • Genellikle X ışınları yardımıyla dişlerinizde, altta yatan kemiğinizde ve yanaklarınızın iç kısmında meydana gelen diğer hasarlar
  • Diğer sağlık sorunları gibi benzer çene veya kulak ağrısına neden olabilecek diğer bozuklukları tespit edebilir.

Tedavi;

Çoğu durumda tedavi gerekli değildir. Pek çok çocuk tedavi olmaksızın bruksizmden kurtulur ve birçok yetişkin dişlerini terapi gerektirecek kadar sıkmaz. Bununla birlikte, sorun şiddetliyse seçenekler, daha fazla diş hasarını önlemek ve çene ağrısını veya rahatsızlığını gidermek için belirli diş yaklaşımlarını, tedavileri ve ilaçları içerir.

Sizin için en uygun seçeneğin hangisi olduğunu öğrenmek için diş hekiminizle veya doktorunuzla konuşun.

Sizde veya çocuğunuzda bruksizm varsa, doktorunuz dişlerinizi korumanın veya iyileştirmenin yollarını önerebilir. Bu yöntemler dişlerinizin yıpranmasını önleyebilecek veya düzeltebilse de bruksizmi durdurmayabilirler:

  • Ağız koruyucuları; Bunlar, sıkma ve gıcırdatmanın neden olduğu hasarı önlemek için dişleri ayrı tutmak için tasarlanmıştır. Sert akrilik veya yumuşak malzemelerden yapılabilirler ve üst veya alt dişlerinizin üzerine oturabilirler
  • Diş düzeltme; Ciddi durumlarda – diş aşınması hassasiyete veya düzgün çiğneme yetersizliğine yol açtığında – diş hekiminizin, hasarı onarmak için dişlerinizin çiğneme yüzeylerini yeniden şekillendirmesi veya kuronlar kullanması gerekebilir
  • Stres veya anksiyete yönetimi; Dişlerinizi stres nedeniyle gıcırdatırsanız, meditasyon gibi gevşemeyi teşvik eden stratejiler öğrenerek sorunu önleyebilirsiniz. Bruksizm kaygı ile ilgiliyse, lisanslı bir terapist veya danışmandan tavsiye yardımcı olabilir
  • Davranış değişikliği; Bruksizminiz olduğunu keşfettiğinizde, uygun ağız ve çene pozisyonunu uygulayarak davranışı değiştirebilirsiniz. Diş hekiminizden size ağzınız ve çeneniz için en iyi pozisyonu göstermesini isteyin
  • Biyolojik geri bildirim; Alışkanlıklarınızı değiştirmekte zorlanıyorsanız, size çenenizdeki kas aktivitesini kontrol etmeyi öğretmek için izleme prosedürleri ve ekipmanı kullanan bir yöntem olan biyolojik geri bildirimden yararlanabilirsiniz

İlaçlar;

Genel olarak, ilaçlar bruksizmin tedavisi için çok etkili değildir ve etkinliklerini belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Bruksizm için kullanılabilecek ilaç örnekleri şunları içerir:

  • Kas gevşeticiler; Bazı durumlarda, doktorunuz kısa bir süre için yatmadan önce bir kas gevşetici almayı önerebilir
  • Botoks enjeksiyonları; Bir tür botulinum toksini olan botoks enjeksiyonları, diğer tedavilere cevap vermeyen şiddetli bruksizmi olan bazı kişilere yardımcı olabilir
  • Anksiyete veya stres için ilaçlar; Doktorunuz, bruksizminize neden olabilecek stres veya diğer duygusal sorunlarla başa çıkmanıza yardımcı olmak için kısa süreli antidepresanlar veya anti-anksiyete ilaçları kullanmanızı önerebilir

Dikkat: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Paylaşın

Trabzonspor’da Hatayspor maçı hazırlıkları başladı

Süper Lig’de üst sıraları zorlayan Trabzonspor, Lig’in 35. haftasında oynayacağı Hatayspor maçı hazırlıklarına başladı. Trabzonspor, yarın yapacağı antrenmanla Hatayspor maçı hazırlıklarını sürdürecek.

Haber Merkezi / Trabzonspor, Süper Lig’in 35. haftasında oynayacağı Hatayspor maçı hazırlıkları başladı.

Teknik Direktör Abdullah Avcı yönetiminde 16.00’da Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde yapılan antrenmanda dinamik ısınma hareketlerinin ardından, mobilizasyon, teknikle bağlantılı koordinasyon ve 5’e 2 çalışmaları gerçekleştirildi. Antrenman geniş alan oyunları ve çift kale maç ile son buldu. Trabzonspor, yarın yapacağı antrenmanla Hatayspor maçı hazırlıklarını sürdürecek.

Öte yandan Kulüp Doktoru Op. Dr. Hakan Çelik, Yunus Mallı’nın sağlık durumuyla ilgili açıklamada bulundu. Çelik, açıklamasında, “Hafta sonu oynadığımız Çaykur Rizespor müsabakasında sakatlanan oyuncumuz Yunus Mallı’nın çekilen bel MR’ında kas spazmı ve ödem tespit edilmiş olup, futbolcumuzun tedavisine devam edilmektedir” dedi.

Paylaşın

Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz’den çok sert açıklamalar!

GSTV’de gündeme ilişkin konular hakkında açıklamalarda bulunan Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz, Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Serdar Tatlı’nın da görevden ayrılması gerektiğini söyledi. Cengiz, açıklamasında, sarı-kırmızılı futbolcuları da eleştirerek “Ölümüne oynamalılar. Bunu neden yapmıyor futbolcularımız. İpinde değil adamın, profesyonelce bakıyor” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz GSTV’de gündemdeki konular hakkında çok sert açıklamalarda bulundu. Açıklamasında, VAR’la ilgili çarpıcı iddialarda bulunan Cengiz, MHK Başkanı Serdar Tatlı’nın da görevden ayrılması gerektiğini söyledi. Başkan Cengiz, açıklamasının devamında, Galatasaraylı futbolcularla alakalı ‘Özellikle futbolcuların haysiyet ve şereflerini hatırlamaları gerek’ dedi.

Cengiz’in “Gündem Özel” programında yaptığı açıklamalardan satırbaşları şöyle;

“Ne onduruyor, ne olduruyorlar. Bizim önümüzde 7 maç var, 21 puan eder. Onlar istediği kadar bazılarını yarışta tutmaya devam etsinler. İp Galatasaray’ın elinde. Biz oynamalıyız, terimizin son damlasına kadar mücadele etmeliyiz. Yedlin sakatlığında 10 futbolcumuz orada olmalıydı. Golümüz iptal edince 10 futbolcu itiraz etmeli, sahanın altını üstüne getirmeli. Kalecimiz kaptan geliyor, kart görüyor.

Futbolcuların haysiyet ve şereflerini hatırlasınlar. Kendilerine oynamıyorlar. Türkiye’nin en büyük camiasındalar. Ölümüne oynamalılar. Bunu neden yapmıyor futbolcularımız. İpinde değil adamın, profesyonelce bakıyor. 2. maç oynamazsa prim alamıyor. Onu da hesaplayabilir. Türk futbolcular nerede o zaman? Ben çıldırıyorum izlerken.

Türkiye’de son bir iki aydır hakemler içinde bir gruplaşma var. Kendi halinde olanlar var. Şimdi de VAR hakemleri ve sahadaki hakemler diye bir bölünme var. Bu çok tehlikeli bir gelişme.

Kerem kendini toparlamaya çalışıyor, toparlayamıyor. Ben burada Ali Palabıyık’a kızamam. Kurallara aykırı bir şekilde Suat Arslanboğa ısrarla bir karar verdiriyor. Böyle bir militan bir hakem dünyada yok. Rica ediyorum açıklama yapacaklarsa bütün VAR konuşmalarını canlı yayında versinler. Küfür hakaret varsa veremiyoruz diyemiyorlarsa ona bir şey diyemem. Sen hangi mantıkla böyle bir karar veremezsin. Toplumsal tepkiye neden olacak bir karar veremezsin. Hakemlere buradan söylüyorum VAR’ın esiri olmayın. Kurallara göre karar verin. Covid nedeniyle toplum gergin, onlara zarar vermeyin. Allah aşkına şunu yapmayın.

Yedlin’in pozisyonunda vuruyor, ayağını da uzattığını görüyorlar. Fakat VAR ve hakem heyetinin kararı doğal bir hareket, yer çekim hareketi olarak gösteriliyor. Bunu hayatın doğal akışı olarak gösteriyorlar. Bundan sonra orta hakeme değil VAR’a bakın? Telefon giriyor mu VAR odasına? Kısa mesaj atan var mı? Merak ediyorum…

Özellikle Galatasaray ve Fenerbahçe bu havuzu dolduruyoruz. Bu havuzu Anadolu takımları doldurmuyor, 2-3 takım dolduruyor. Benim yarattığım hasılat 40 milyon. Sen benden alıp, Anadolu kulüplerine veriyorsun. O zaman ben, Fenerbahçe ve Galatasaray olarak ayrı bir yayın sözleşmesi yaparız derim. Fenerbahçe’nin böyle bir beklentisi yoksa bir şey diyemem. Yayın hakkının artırılması gerek. Bizim hakkımızın verilmesi gerek. TFF bunu demez, tekme atan Ziya bunu demez.

Bana 3 hafta, 21 gün ceza verdiler. 2’si deplasmandı. Karagümrük maçı evdeydi. 50 bin TL’ye izledim ben bu maçı. Böyle bir şey olur mu? Tahkim 21 gün cezayı kaldırıyor, 50 bin koyuyor. Tahkim yapıyor bunu. Aynı bürodalar Tahkim ile Disiplin Kurulları. Böyle bir şey olur mu ya? Birbirlerine… Böyle bir şey olur mu? Şıracı ile bozacı gibiler. Tahkim ile Disiplin Kurullarının kararlarına saygı duymuyorum maalesef.

Çok doluyum ama kimsenin kalbini kırmak istemiyorum. Korktuğumu zannediyorlar. Haksızlıktan, iftiradan korkarım. Yanlış yaptıysam özür dilerim, bu beni küçültmez. Ne TFF, ne MHK, ne Fenerbahçe, ne de Beşiktaş’ın mücadelesinden korkmuyorum. Yandaşlar beni bin kere kanser ederler.”

Paylaşın

Galatasaray’da Göztepe maçı hazırlıkları devam etti

Galatasaray, Süper Lig’in 35. haftasında Göztepe ile oynayacağı maçın hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla devam etti. Galatasaray, maçın hazırlıklarına yarın Florya Metin Oktay Tesisleri’nde yapacağı antrenmanla devam edecek.

Haber Merkezi / Galatasaray, Süper Lig’in 35. haftasında Göztepe ile oynayacağı maçın hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla devam etti.

Florya Metin Oktay Tesisleri’ndeki antrenmana ısınma ve genel kuvvet çalışması ile başlandı. Daha sonra dayanıklılığa yönelik pas çalışması yapıldı.

Antrenmanın ana bölümünde oyunsal formda dayanıklılığa yönelik çift kale maç gerçekleştirildi. Antrenman, yenilenme koşusu ve soğuma hareketlerinin ardından tamamlandı.

Tedavisi tamamlanan Arda Turan ve Kerem Aktürkoğlu, antrenmanda takımla birlikte çalıştı. Martin Linnes ve DeAndre Yedlin’in tedavilerine devam edildi.

Ameliyat geçiren ve taburcu edilen Radamel Falcao, antrenmanda yer almadı. Sağ arka adalesinde hissettiği ağrılar nedeniyle yapılan kontrolü sonrası bu bölgede orta düzeyde zorlanma tespit edilen Henry Onyekuru’nun tedavisine başlandı.

Galatasaray, Göztepe maçının hazırlıklarına yarın saat 12.00’de Florya Metin Oktay Tesisleri’nde yapacağı antrenmanla devam edecek.

(Fotoğraflar: galatasaray.org)

Paylaşın

Beşiktaş’ta MKE Ankaragücü mesaisi

Beşiktaş, Süper Lig’de MKE Ankaragücü ile oynayacağı maçın hazırlıklarına, bir günlük iznin ardından BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde yaptığı çalışmayla başladı. Siyah-beyazlılar, maçı hazırlıklarına, yarın yapacağı çalışmayla devam edecek.

Haber Merkezi / Beşiktaş, Süper Lig’de MKE Ankaragücü ile oynayacağı maçın hazırlıklarına, bir günlük iznin ardından bu sabah BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde yaptığı çalışmayla başladı. Basına kapalı idman, 1.5 saate yakın sürdü.

Teknik Direktör Sergen Yalçın yönetiminde yapılan antrenman; dinlenme, kondisyon ve taktik çalışmasıydı. Bş. Bld. Erzurumspor maçında forma giyen futbolcular, sahada rejenerasyon çalışması yaparak günü tamamladı.

Diğer futbolcular ise sahada yapılan ısınma koşuları, istasyon koşuları ve stretching çalışması ile idmana başladı. Pas, dar alanda oyun kontrol pas ve kanat orta şut çalışması yapıldı. Antrenman, yarım sahada oynanan çift kale maçla sona erdi.

Beşiktaş, MKE Ankaragücü maçı hazırlıklarına, yarın (14 Nisan) saat 12.00’de yapacağı çalışmayla devam edecek.

(Fotoğraflar: bjk.com.tr)

Paylaşın

Beşiktaş’tan Cenk Tosun açıklaması

Beşiktaş, Süper Lig’in 34. haftasında B.B. Erzurumspor ile oynanan karşılaşmada sakatlanan Cenk Tosun hakkında yaptığı açıklamada, “Cenk Tosun’un yapılan değerlendirme neticesinde, sağ dizinde patellar tendon kopması tespit edilmiştir” ifadeleri kullanıldı.

Haber Merkezi / Beşiktaş, Süper Lig’in 34. haftasında Büyükşehir Belediye Erzurumspor ile oynanan karşılaşmada sakatlanan Cenk Tosun hakkında açıklamada bulundu. Cenk Tosun’un sağ dizinde patellar tendon kopması tespit edildiği belirtilen açıklama şöyle;

“Futbol Takımımızın Süper Lig’in 34. haftasında Bş. Bld. Erzurumspor ile oynadığı müsabakada sağ dizindeki yaralanma nedeniyle oyundan çıkmak zorunda kalan Cenk Tosun’un yapılan değerlendirme neticesinde, sağ dizinde patellar tendon kopması tespit edilmiştir.

Futbolcumuz Cenk Tosun’a, Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde, Sağlık Kurulu Koordinatörümüz Doç. Dr. Tekin Kerem Ülkü’nün de katıldığı operasyonda Prof. Dr Barış Kocaoğlu ve Prof. Dr Alper Kaya tarafından patellar tendon tamiri uygulanmıştır. Cenk Tosun’un rehabilitasyon sürecine en kısa sürede başlanacaktır. Cenk Tosun’a geçmiş olsun dileklerimizi iletir, acil şifalar dileriz.”

Paylaşın

İnşaat maliyetleri yıllık yüzde 28 arttı

TÜİK, Şubat 2021 İnşaat Maliyet Endeksi verilerini açıkladı. TÜİK’in açıkladığı verilere göre, inşaat maliyetleri Şubat’ta aylık bazda yüzde 0.03 düşerken, yıllık bazda yüzde 27.59 yükseldi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) Şubat 2021 İnşaat Maliyet Endeksi verilerini açıkladı. TÜİK’in konuya ilişkin yaptığı açıklama şöyle;

İnşaat maliyet endeksi, 2021 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 0,03 azaldı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,59 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 0,04, işçilik endeksi yüzde 0,02 azaldı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 31,64, işçilik endeksi yüzde 19,73 arttı.

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,12, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,23 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 0,19 arttı, işçilik endeksi yüzde 0,04 azaldı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 32,61, işçilik endeksi yüzde 20,05 arttı.

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,56 azaldı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25,38 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 0,81 azaldı, işçilik endeksi yüzde 0,05 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 28,55, işçilik endeksi yüzde 18,54 arttı.

 

Paylaşın

CHP’li Ağbaba: Yurttaşlar Ramazan sofrası kuramıyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, yaptığı yazılı basın açıklamasında, “Erdoğan’ın lebalep doldurduğu kongreler sayesinde, asgari ücretliler ve günlük 50 TL ile geçinmeye çalışan aileler bu yıl ramazanda açlığa terk edilmiş durumda.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını ile birlikte ortaya çıkan ekonomik krize ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Yurttaşların Ramazan sofrası kuramadığı belirtilen açıklama şöyle;

“Pandemi krizi ile birlikte ortaya çıkan ekonomik kriz en çok dar gelirli yurttaşın sofrasını vurmaya devam ediyor. Ekonomik krizin etkisi şaibeli TÜİK verilerinde dahi gizlenemiyor. Artan gıda fiyatları bu yılda yurttaşın ramazan sofrasında ki lokmaları azaltmaya devam ediyor.

Türkiye yüzde 16,19’luk enflasyon oranında Avrupa Ülkeleri arasında 1. Sıradayken, G-20 ülkeleri arasında ise yüksek enflasyonda Arjantin’den sonra 2. Sırada yer alıyor. Dünya’da 30’dan fazla ülkede yıllık enflasyon sıfır ya da sıfırın altında; 50 ülkede yıllık enflasyon yüzde 1’in altında yer alıyor.

Yani bir başka deyişle dünya genelinde 89 ülke, Türkiye’de aylık olarak enflasyonda yaşanan artıştan daha düşük yıllık enflasyona sahip. Erdoğan’ı ramazanda milyonlarca emekçiye verdiği 2,30 TL’lik zam sadece 2 adet daha fazla yumurta almaya yetebiliyor.

Erdoğan ramazan ayında yeni kısıtlamaları açıklarken virüsün yayılma hızından sanki kendisi sorumlu değilmiş gibi faturayı yine çalışanlara kesmişti. Erdoğan’ın fedakârlık istediği yurttaşlar ise ramazan ayında açlığa terk edildi. Sadece geçtiğimiz Mart ayında bugüne;

Yumurtaya yüzde 63, Tavuğa yüzde 44, Ay çiçek yağına yüzde 59, Mercimeğe yüzde 44, domates ve ekmeğe ise en az yüzde 20 oranında zam geldi. Artan zamlar karşısında Erdoğan ise 2,30 Kuruşluk zam ile günlük 50 TL aylık 1500 TL ücretsiz izin desteğini ise müjde olarak sundu.

Asgari ücret 2021 yılında yüzde 21,56 artarak 2825 TL olması alım gücündeki azalışı engelleyemedi. Geçtiğimiz yıl 2324 TL ile asgari ücret ile 4 bin 742 adet yumurta alınabiliyorken, asgari ücretin 2825 TL’ye çıkmasına rağmen yumurtadaki alım gücü 1211 adet daha düştü.

Asgari ücretteki artışa rağmen alım gücü pirinçte 15 kg, unda 10 Kg, Mercimekte ise 47 kg azaldı. Erdoğan’ın lebalep doldurduğu kongreler sayesinde, asgari ücretliler ve günlük 50 TL ile geçinmeye çalışan aileler bu yıl ramazanda açlığa terk edilmiş durumda.”

Paylaşın