Kendin Olmanın En İyi Yolları!

Farklı durumlar ve anlar hayatınızın gidişatını değiştirir. Üzerinde düşündüğünüzde, mevcut durumda hayatınızın en iyi versiyonu olduğunu düşünüyor musunuz? Bu gerçek sen misin? Çoğumuzun kendimize sorduğu bir sorudur ve çok doğaldır.

Haber Merkezi / Çok daha iyisini yapabileceğinizin ve çok daha fazlasını başarabileceğinizin farkında mısınız? İşte, kendin olmana yardımcı olabilecek bazı yollar…

Ne istiyorsun?

Kendine bir yön vermek için yapacağın ilk adım, oturmak ve ne olmak istediğini ve kendini nerede gördüğünü yazmaktır. Hedefin veya hedeflerin ne? Maddi veya manevi her şey olabilir…

Neden hedeflerine ulaşamıyorsun?

Sizi hedeflerinizden uzaklaştıran her şeyi göz önünde bulundurun ve onları bir yere yazın. Önce bu engellerle başa çıkmanın yollarını bulun.

Yoluna devam et

Birçoğumuz disiplinden uzaklaşır ve hayatımız için olumsuz olduğunu bildiğimiz alışkanlıklara kapılırız. Kendiniz üzerinde yeniden çalışın, bu sizi yeniden canlandıracak!

Güçlü olun

Kendinizi en iyi siz tanırsınız ve buna kendi güçlü yanlarınız da dahildir. En güçlü yönün hangisi? En iyi olduğun en az 7 şeyi listeleyin ve onlar üzerine yoğunlaşın.

Beklentiler

Elde etmek istediğiniz her şeyi not etmiş olmanız, gerçekçi tutmanız dahilinde iyi bir şey. Yazdıklarını okuyan tek kişi sensin, o yüzden gerçekçi ol!

İlk önce bunları gerçekleştirmeye çalışın; gerekirse araştırın. Ayrıca, yapabiliyorsanız başkalarına yardım edin, bu size de hedeflerinize ulaşmanızda yardımcı olabilir!

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a Seçim Çağrısı: Sandığı Getir

Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından Erdoğan’a yüklenerek, “Halkımız artık gerçekleri görüyor, sen de sandıkta göreceksin. Seninle birlikte, yıllardır oluşturduğun algıları da tarihe gömeceğiz! Bu onurlu ülkeyi daha fazla aşağılamadan, getir sandığı Erdoğan” ifadelerini kullandı. 

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir ABD televizyonuna verdiği röportajı eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ”Çıkıp Amerikan medyasında, ABD’ye güzellemeler yapıyorsun, ülkemizi aşağılamaktan hiç utanmıyorsun! Verdiğin röportajda ‘Amerika bir Türkiye değil, çok güçlü bir ülke’ demişsin, bu nasıl bir laftır Erdoğan” dedi.

Kılıçdaroğlu ayrıca ”Ama aldın ödülünü, Biden G20’de seni birkaç dakika kabul edecekmiş. Halkımız artık gerçekleri görüyor, sen de sandıkta göreceksin. Seninle birlikte, yıllardır oluşturduğun algıları da tarihe gömeceğiz! Bu onurlu ülkeyi daha fazla aşağılamadan, getir sandığı Erdoğan” ifadelerini kullandı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun paylaşımları şöyle:

Paylaşın

Beşiktaş, Ajax’a Boyun Eğdi

Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi C Grubu ikinci maçında Ajax’a konuk oldu. 17. dakikada Berghuis ve 43. dakikada Haller’in gollerine engel olamayan Beşiktaş, sahadan 2-0 mağlup ayrıldı. Beşiktaş, 19 Ekim’de İstanbul’da Sporting’i ağırlayacak. 

Haber Merkezi / Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi C Grubu’nda ikinci maçından da puansız ayrılırken, ilk maçında deplasmanda Sporting’i 5-1’le deviren Ajax ise 6 puana ulaştı.

Sakatlıkları bulunan Domagoj Vida, Welinton, Atiba Hutchinson, Georges-Kevin N’Koudou, Rachid Ghezzal, Mehmet Topal, Miralem Pjanic ve Cyle Larin ile yeni tip koronavirüs test sonucu pozitif çıkan Francisco Montero Ajax karşısında forma giyemezken, sakatlıkları geçen ama henüz hazır olmayan Alex Teixeira ve Necip Uysal da Hollanda’ya götürülmedi.

Goller;

17. dakikada sol kanatta topla ilerleyen Dusan Tadic çalımlarla ceza sahası içine girdi. Pasında kale önünde topu kontrol eden Steven Berghuis, düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi. 1-0

43. dakikada Berghuis’in ceza sahası dışı sağ kanattan ortasında ceza sahası içinde Haller, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 2-0

Stat: Amsterdam Arena

Hakem: Benoit Bastien

Ajax: Remko Pasveer, Jurrien Timber, Edson Alvarez, Noussair Mazraoui, Daley Blind, Lisandro Martinez, Ryan Gravenberch, Dusan Tadic, Steven Berghuis (Davy Klaassen dk. 72), Antony (David Neres dk. 71), Sebastien Haller

Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Valentin Rosier, Rıdvan Yılmaz (Gökhan Töre dk. 46), Fabrice N’Sakala, Serdar Saatçı, Umut Meraş (Berkay Vardar dk. 73), Josef de Souza, Salih Uçan (Oğuzhan Özyakup dk. 46), Can Bozdogan, Michy Batshuayi, Kenan Karaman

Goller: Steven Berghuis (dk. 17), Haller (dk. 43) (Ajax)

 

Paylaşın

Galatasaray’da Marsilya Mesaisi

Galatasaray, Marsilya ile deplasmanda oynayacağı UEFA Avrupa Ligi E Grubu ikinci maçı hazırlıklarına bu akşam yaptığı antrenmanla devam etti. Galatasaray, karşılaşma öncesindeki son antrenmanını Velodrome Stadı’nda yapacak.

Haber Merkezi / Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi E Grubu ikinci maç haftasında Fransa temsilcisi Marsilya ile deplasmanda oynayacağı maçın hazırlıklarına bu akşam yaptığı antrenmanla devam etti.

Antrenmana ısınma hareketleri ile başlandı. Ardından gruplar halinde dar alanda pas ve top kapma çalışması yapıldı.

Antrenmanın ana bölümünde üç gruba ayrılan Galatasaray, sınırlı alanda değişmeli olarak dayanıklılığı yönelik çift kale oyun gerçekleştirdi. Antrenmanın son bölümünde hücum varyasyonları ve sonuçlandırma çalışmaları üzerinde duruldu.

Antrenman, soğuma hareketlerinin ardından tamamlandı. Galatasaray, Marsilya maçı için yarın Fransa’ya hareket edecek. Galatasaray,  karşılaşma öncesindeki son antrenmanını maçın oynanacağı Velodrome Stadı’nda ilk 15 dakikası medya mensuplarını açık olarak yapacağı antrenmanla tamamlayacak.

Bu karşılaşma öncesi Galatasaray, grupta 3 puan ile lider durumda bulunurken, Marsilya ise, 1 puanla 2. sırada yer alıyor.

Paylaşın

Fenerbahçe’de Olympiakos Maçı Hazırlıkları Başladı

Fenerbahçe, Olympiakos ile oynayacağı UEFA Avrupa Ligi D Grubu ikinci maçının hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla başladı. Fenerbahçe, Olympiakos maçının hazırlıklarını yarın yapacağı antrenmanla tamamlayacak.

Haber Merkezi / Fenerbahçe, 30 Eylül Perşembe günü Şükrü Saracoğlu’nda Yunanistan temsilcisi Olympiakos ile oynayacağı UEFA Avrupa Ligi D Grubu ikinci maçının hazırlıklarına Can Bartu Tesisleri’nde yaptığı antrenmanla başladı.

Hatayspor ile oynanan maça ilk 11’de başlayan oyuncular günü rejenerasyon çalışması ile geçirdi. Diğer oyuncular ise saat 11.00’da ısınma, çabukluk ve pas çalışmalarıyla başlayan idmanı dar alanda gerçekleştirilen çift kale maçla tamamladı.

İrfan Can Kahveci takımdan ayrı saha çalışmalarına başladı. Nazım Sangare ve Jose Sosa da takımdan ayrı gerçekleştirdikleri saha çalışmalarını sürdürdü. Fenerbahçe, Olympiakos maçı hazırlıklarını yarın yapacağı antrenmanla tamamlayacak.

Bu karşılaşma öncesi Fenerbahçe, 1 puanla grupta 2. sırada yer alırken, Olympiakos ise, 3 puanla grupta lider durumda bulunuyor.

Paylaşın

Erdoğan’ın ‘Yurt’ Açıklamasına Akşener’den Videolu Tepki

İYİ Parti Lideri Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın barınma sorunu yaşayan üniversite öğrencilerine yönelik açıklamasına videolu bir yanıt yanıt verdi. Akşener, paylaşımında, “Devlet yurduna yerleşemeyen, özel yurtlara ve yüksek kira fiyatlarına gücü yetmeyen gençleri suçlayarak, ‘Barınamıyoruz!’ haykırışlarına kulak tıkayıp çözüm üretemezsin.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üniversite öğrencilerinin yaşadığı barınma sorununa ilişkin yaptığı açıklamada, “Bunların bir kısmının öğrencilikle alakası yok. Bunlar kendilerine göre sözde öğrenci. Gezi Parkı olayı neyse bunun farklı versiyonudur” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasına sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile tepki gösterdi.

Akşener, açıklamasında, “Devlet yurduna yerleşemeyen, özel yurtlara ve yüksek kira fiyatlarına gücü yetmeyen gençleri suçlayarak, ‘Barınamıyoruz!’ haykırışlarına kulak tıkayıp çözüm üretemezsin. Kimsenin şüphesi olmasın ki bu kötülüğe rağmen Türkiye iyileşecek!” dedi.

İYİ Parti Lideri Akşener’in paylaşımı şöyle;

 

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıkladı: Bakan Koca’dan Uyarı

Kovid 19’da son 24 saatte 28 bin 892 yeni vaka tespit edilirken 239 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Testleri pozitif çıkana kadar çoğu insan kendini riskten uzak görüyordu. Maske ve mesafe konusunda dikkatli olup, aşılarımızı mutlaka yaptıralım!” dedi.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte 356 bin 661 test yapıldı. Güncel verilere göre, 28 bin 892 yeni vaka tespit edilirken 239 kişi hayatını kaybetti. Öte yandan, bugün, 30 bin 336 kişi de sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Yeni tabloyu sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Koca,  Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “BU KADAR İNSANIN İÇİNDE GELİP BENİ Mİ BULACAK?” Covid-19 toplam vaka sayısı, bugün 28.892 yeni vakayla, 7 Milyon 95.580’e yükseldi. Testleri pozitif çıkana kadar çoğu insan kendini riskten uzak görüyordu. Maske ve mesafe konusunda dikkatli olup, aşılarımızı mutlaka yaptıralım!” dedi.

Paylaşın

“Merkez Bankası’nın Rezervi Eksi 40 Milyar Dolar”

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Bilecik’te yaptığı konuşmada, iktidara ekonomi üzerinden eleştiriler yönelterek, “Merkez Bankası’nın rezervi eksi 40 milyar dolar. Sorduk 128 milyar doları kime sattınız, bunu cevabı halen yok. Efendim para var Merkez Bankası’nda. Doğru var, o para Merkez Bankası’nın değil ki borç para. Hala bunu satmaya çalışıyorlar, para var diye. Bunu bütün dünya biliyor” dedi.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkanı Kemal Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bilecik’te Bozüyük Belediyesi’ni ziyaret ettikten sonra, kanaat önderleri, STK temsilcileri ve muhtarlarla bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, iktidara sert eleştiriler yöneltti. Kılıçdaroğlu’nun yaptığı konuşmadaa öne çıkan bölümler şöyle;

“Ülkenin dünya kadar sorunu var. Siz de yaşıyorsunuz sorunları, biz de. Sorunları çözmek için bir araya gelip konuşmamız lazım. Bir şeyler yapmamız lazım. Demokratik yollarla bir şeyler yapmamız lazım. Sandık gelecek tercihlerimizi yaşadığımız sorunları kim aşabilir o çerçevede oyumuzu kullanmak zorundayız. Demokrasi değerli bir kavramdır, kavram olma ötesinde yaşam tarzıdır. Bir devleti ayakta tutan saygın kılan, can ve mal güvenliğini sağlayan, vatandaşlar haksızlığa uğradıkları zaman adaleti gerçekleştiren sistemin adıdır demokrasi.

“Devlet bakidir. Siyasi partiler bugün var, yarın yoktur”

Demokraside en önemli olay belli aralıklarla gidip sandığa oy kullanmamızdır. Demokrasi salt seçim değildir. Seçimle beraber iktidara gelen siyasi partinin devlet olmaması demektir. Devlet ayrı siyasi partiler ayrıdır. Siyasi partiler devleti yönetmek üzere görevlendirilmiş kurumdur… Devlet bakidir. Siyasi partiler bugün var, yarın yoktur. Bugün yönetir, yarın yönetmez. Mihenk taşı halkın kendisidir.

Devleti nasıl yöneteceğiz? Hangi parti iktidar olursa olsun, eğer demokrasiyi savunuyorsak, ülkenin adaletle yönetilmesi lazım. Adaletle yönetilmeyen ülkenin sonu felaket olur, çürüme başlar… Kimse önünü göremez, yarın ne olacak diye. Kanaat önderleri ile toplantı yapmamın temel nedeni budur. Ülkenin iyi gitmediğin siz de ben de görüyorum.

Sorunları nasıl aşacağız. Bir, herkesin can ve mal güvenliğinin sağlandığı, demokrasi kurum ve kurallarının işlediği, hakimlerin tarafsız olduğu, vicdani kanaatine göre karar verdiği bir düzeni inşa etmeliyiz. Hâkimi bir siyasi partinin genel başkanı tayin edemez. Ben dahi olsam yetkili yerde bir partinin genel başkanı olarak hâkim tayin edersem, benimle aynı görüşte olmayan kişi o hâkime asla güvenemez. Bugüne kadar siyasi parti genel başkanları hâkim tayin etmezlerdi, şimdi tayin ediyorlar.

“Cumhuriyet tarihinde böyle bir tablo çıktı mı ortaya?”

Şimdi geldiğimiz tabloya bakalım. Bekliyoruz dışarıdan para gelecek mi?’ diye. Kim bu hale soktu. Konuşuyoruz ‘Acaba Biden benimle görüşecek mi? Görüşmezse mahvolacağım’ diye. ‘Bari yüz yüze değil telefonla mı görüşsek’ diye. Cumhuriyet tarihinde böyle bir tablo çıktı mı ortaya? Biz bütün komşularımızla barış içindeydik. Nedir bu halimiz? Neden bu hale geldik.

Ne oldu bizim Türk lirasına. Son iki haftada Türk lirası değer kaybediyor, dolar ve Euro’da ciddi artış var. Son iki haftanın bilançosu. Bankada dövizi bulunan vatandaşlar 261 milyar dolar para var bankalarda. Vatandaş güvenmiyor. İki haftada bankada dolarları olanlar iki haftada 151 milyar lira para kazandılar, oturdukları yerden. Kim ödüyor bunu sizler ödüyorsunuz. Köylü, çiftçi, işçiler ödüyor. Hepimiz iki haftada 151 milyar lira para ödeyeceğiz. Türk lirasının bu kadar değersiz olduğu hiç aklınıza gelir miydi?

“Hani sen yerli ve milliydin kardeşim”

Devleti dolar üzerinden borçlandırıyorsun. Geçiş dolarla, ister köprü, ister tünel, ister yol. Kim ödüyor bunları. Sizler ödüyorsunuz, hep beraber ödüyoruz. Dolarla bu işi yapanlar, yaptıranlar şikayet ederler mi? Asla. Türk Lirası karşısında doların değeri yükseldikçe bunları işi iştir. 100 alırken 150 alacak. Onların da tuzu kuru. Devletin bütün ihalelerini vermişsin. Müteahhit Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, çalışanları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Sen işi niye dolarlar veriyorsun? Hani sen yerli ve milliydin kardeşim.

Özel sektör yatırım yapıyor. Yapsın savunuruz. Daha iyi yatırım yapsınlar, istihdam yapsınlar. Onların da borcu var. 101 milyar lira son iki haftada onların da borcu arttı. Son iki haftada Türkiye Cumhuriyeti Devletine gelen mali yük. Rakam çok yüksek, 151 milyar lira bir, 82 milyar lira bir, 82 milyar lira bir, döviz cinsi kullandıkları için 11 milyar lira bir. Son iki haftada ek maliyet. Razı olsanız da olmasanız da bu parayı ödeyeceksiniz. Beraber, birlikte ödeyeceğiz. Yüklendiğimiz maliyet bu. Geçinemiyorum, geçinemeyecek tabi.

Kimden alacaksın, vatandaştan alacaksın, zam yapacaksın. Gübre, mazot, ilaç, otoyollara zam geldi. Her şeye zam geldi. Allah aşkına düşünün, bu zamları yapan Bay Kemal mi? Kim yaptı bu zamları, yoksa dış güçler mi? Neden pahalıya satıyorsun? Gönderdim denetim elamanlarını denetleyecekler. Zamları sen yaptın ya. Gübreye yaptıkları zamların farkındalar mı? Fatura kime çıkıyor, vatandaşa çıkıyor.

Esnaf şunu söylüyor, malı alıyorum, satıyorum, aynı malı aynı miktarda alamıyorum. Haftada bir etiketler değişiyor. Onlara göre kabahat vatandaşta, sanki o yapmadı zammı, başkaları yaptı.

Siyasete girdiğim gün kendi mal varlığımı kendi siteme koydum. Karımın yüzüğü dahil. Hala şimdide CHP’nin internet sitesinde benim mal varlığım var. 2002’den beri siyasetin içindeyim, siyasete girip de bir adam zenginleşiyorsa malı götürüyordur. Siyasette zenginleşmek mümkün değildir. Aldığımız maaş da iyidir, elaleme muhtaç olmuyorsun.

“Merkez Bankası’nın rezervi eksi 40 milyar dolar”

Merkez Bankası’nın rezervi eksi 40 milyar dolar. Sorduk 128 milyar doları kime sattınız, bunu cevabı halen yok. Efendim para var Merkez Bankası’nda. Doğru var, o para Merkez Bankası’nın değil ki borç para. Hala bunu satmaya çalışıyorlar, para var diye. Bunu bütün dünya biliyor.

Son günlerde en çok tartışılan konu, yurt konusu. Ben söylemiyorum, Kredi Yurtlar Kurumu’nun rakamlarını veriyorum. Yurt sayısı 773, kapasitesi 695 bin 834. 695 bin 834 öğrencimiz bu yurtlarda kalabilir. Örgün eğitimdeki öğrenci sayımız 3 milyon 801 bin 294. 19 yılda yurt sorununu neden çözmediniz. Niye yapmadılar yurdu, hangi gerekçeyle? Evlatlarımız üniversiteyi kazandığında sevinmiyor muyuz? Ne için yapmadılar? Yurt binası yapmak çok mu pahalı?

Demokrasiyi güçlendirmenin en önemli ayağı muhtarlık kurumunu güçlendirmektir, muhtarlık kurumu güçlenirse demokrasi de güçlenir.”

Paylaşın

Küresel İklim Anlaşmaları: Sırada Ne Var?

Dünya, 1990’ların başından beri iklim değişikliğiyle nasıl mücadele edeceğini tartışıyor. Bu tartışmalar sonucu, Kyoto Protokolü ve Paris İklim Anlaşması da dahil olmak üzere birçok önemli anlaşmaya imza atıldı. Uluslarası toplum genellikle iklim değişikliğinin arkasındaki sorunlar hakkında hemfikir, ancak kimin en sorumlu olduğu konusunda fikir ayrılığına düşmüş durumdalar.

Haber Merkezi / Uzmanlar, Paris İklim Anlaşması’nın küresel ortalama sıcaklığın 1,5 santigrat derecenin yükselmesini önlemek için yeterli olmadığını söylüyor. Dünya hedeflenen sıcaklığa ulaşılsa bile, ısı dalgaları ve sel gibi yıkıcı doğa olaylarına maruz kalacak.

Kyoto Protokolü ve Paris İklim Anlaşması’na imza atan ülkeler sera gazı emisyonlarını azaltmayı kabul ettiler, ancak atmosferdeki karbondioksit miktarı artmaya devam ediyor; Dünya endişe verici bir oranda ısınıyor. Bilim insanları, bu ısınmanın hız kesmeden devam etmesi halinde, bir çok dağa felaketi yaşayabileceğimiz konusunda uyarılarına devam ediyor.

COP26 olarak bilinen ve Kasım 2021’de düzenlenecek BM iklim konferansı öncesinde onlarca ülke yeni taahhütlerde bulundu. Yine de uzmanlar, aktivistler ve vatandaşlar bu vaatler konusunda endişeli. Peki, tüm bu endişeleri giderecek sıradaki adım ne olacak?

Montreal Protokolü (1987)

Ozon tabakasını incelten maddelerin azaltılmasına ilişkin “Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi” 1985 yılında kabul edilmiştir. Sözleşmeyi takiben, ozon tabakasını incelten maddelerin kullanımının ve üretiminin kontrol altına alınmasını sağlamak üzere, “Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü” 1987 yılında kabul edilmiştir. Protokolde öngörülen azaltım taahhütleri zaman içerisinde daha ileriye götürülmüştür (1990, 1992, 1997, 1999 ve 2016). Bu güncellemeler, yeni maddelerin denetim altına alınmasını ve ek önlemlerin anlaşmaya dahil edilmesini de içermektedir.

196 ülkenin taraf olduğu Montreal Protokolü, çevre konusunda oluşturulmuş en başarılı çok taraflı anlaşma olarak kabul edilmektedir. 1990 yılında, Londra’da, gelişmiş ülkelerin katkıları ile oluşturulan Montreal Protokolü’nün Uygulanması için Çok Taraflı Fon (MLF) kurulmuştur.

Montreal Protokolü, tarihte ilk defa, o dönem henüz kesinlik kazanmamış olan bilimsel sonuçlar ışığında, insan kaynaklı ozon tabakasını incelten maddelerin çok taraflı bir anlaşma temelinde kısıtlanmasını öngörmüştür. Ozon tabakası için uygulanan bu model, iklim değişikliği rejimine bir nevi emsal teşkil etmiştir. Bu kapsamda Montreal Protokolü, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (BMİDÇS) oluşturulmasında bir dönüm noktasını oluşturmaktadır.

BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (1992)

BM Çevre Programı (UNEP) ile Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) 1988’de ortaklaşa ihdas ettiği Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) ortaya koyduğu insan kaynaklı faaliyetlerin neden olduğu küresel ısınmanın iklim üzerindeki etkilerine karşı, 1992 yılında Rio de Janeiro’da düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda imzaya açılan BMİDÇS, uluslararası alanda atılan ilk ve en önemli adımdır. 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe giren Sözleşme’ye, aralarında ülkemizin de bulunduğu 196 ülkenin yanısıra, Avrupa Birliği (AB) de taraftır. Ülkemiz Sözleşme’ye 24 Mayıs 2004 tarihinde katılmıştır.

BMİDÇS; taraf ülkeleri, sera gazı emisyonlarını azaltmaya, araştırma ve teknoloji üzerinde işbirliği yapmaya ve sera gazı yutaklarını (örneğin ormanlar, okyanuslar, göller) korumaya teşvik etmektedir. Sözleşme, sera gazı emisyonlarının azaltılması için, ülkelerin kalkınma önceliklerini ve özel koşullarını göz önüne alarak “ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ve göreceli kabiliyetler” ilkesine dayanmaktadır.

Sözleşme, bazı ülkelerin sanayi devriminden sonra iklim değişikliğine sebep olan sera gazlarını atmosfere diğer ülkelerden daha çok salmalarından ötürü daha fazla sorumluluk almaları gerektiği düşüncesine dayanmaktadır. “Ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ve göreceli kabiliyetler” ilkesi ülkelerin bu küresel çabaya sosyo-ekonomik koşulları dâhilinde katkısını öngörmektedir.

Kyoto Protokolü (2005) 

BMİDÇS, iklim değişikliğiyle mücadelede ileriye dönük temel bir adım teşkil etmiştir. Bununla birlikte, sera gazı emisyonlarının küresel ölçekte artmaya devam etmesi ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin giderek daha fazla hissedilir hale gelmesi üzerine, gelişmiş ülkelerin bağlayıcı yükümlülükler üstlenmeleri için BMİDÇS’ye taraf ülkeler mevcut Sözleşme’nin niteliğini güçlendirmek amacıyla, Kyoto Protokolü’nü (KP) müzakere etmeye başlamışlardır. İki buçuk yıl süren müzakereler sonucunda, Protokol, Sözleşme’nin 1997 yılında Kyoto’da yapılan 3. Taraflar Konferansı’nda kabul edilmiş, 2005 yılında yürürlüğe girmiştir. Ülkemiz Protokol’e 2009 yılında taraf olmuştur. Protokol’e halen 191 ülke ve AB taraftır.

Paris İklim Anlaşması (2015)

Paris İklim Anlaşması, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) kapsamında, iklim değişikliğinin azaltılması, adaptasyonu ve finansmanı hakkında 2015 yılında imzalanan, 2016 yılında yürürlüğe giren bir anlaşmadır. Mart 2021 itibarıyla, BMİDÇS’nin 191 üyesi anlaşmaya taraftır. Anlaşmayı onaylamayan altı BMİDÇS üye devlet vardır: Eritre, İran, Irak, Libya, Yemen ve Türkiye. Bu altı ülke içinde en büyük emisyon kaynağı ilk 20 içinde yer alan İran ve Türkiye’dir. Amerika Birleşik Devletleri 2020’de anlaşmadan çekildi, ancak 2021’de yeniden katıldı.

Paris İklim Anlaşması’nın uzun vadeli sıcaklık hedefi, küresel ortalama sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerden 2°C (3,6°F) artış seviyesi ile sınırlı tutmaktır ve hatta 1,5°C çaba harcanmasıdır. Çünkü sıcaklık artışını 2°C yerine 1,5 ile sınırlamak riskler ve etkiler anlamında iklim değişikliğinin risklerini ve etkilerini önemli ölçüde azaltacağını kabul edilmektedir. Bunu sağlamak için emisyonların mümkün olan en kısa sürede azaltılması ve 21. yüzyılın ikinci yarısına kadar salınan ve tutulan sera gazlarının dengelenmesi hedeflenmektedir. Anlaşma ayrıca, tarafların iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine uyum sağlama yeteneğini artırmayı ve “düşük sera gazı emisyonları ve iklime dirençli kalkınma yolunda tutarlı bir finansman akışı” sağlamayı hedefliyor.

Paris İklim Anlaşması uyarınca, her ülke küresel ısınmayı azaltmak için üstlendiği katkıyı belirlemeli, planlamalı ve düzenli olarak raporlamalıdır. Hiçbir mekanizma, bir ülkeyi belirli bir tarihe kadar belirli bir emisyon hedefi koymaya zorlamaz, ancak her hedef önceden belirlenmiş hedeflerin ötesine geçmelidir. 1997 Kyoto Protokolü’nün aksine, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki ayrım bulanıktır, bu nedenle gelişmekte olan ülkeler de emisyon azaltma planları sunmalıdır.

Paylaşın

Hayvanlar Aleminin Profesyonel Dövüşçüleri: Zürafalar

Dünyanın en uzun memelileri olan zürafaların, nadiren kendi aralarında kavga ettiğini görürsünüz, ancak kavga ettiklerinde işler gerçekten çirkinleşebilir. Erkekler, ister çiftleşme ister bölge sorununu çözmek için bir kavgaya karıştığında, kafalarını örten boynuz benzeri yapılarla güçlü bir şekilde itmek için kullanırlar. Hedef vurulursa, rakip ciddi şekilde yaralanabilir ve hatta ölebilir.

Haber Merkezi / Zürafalar bu dövüşleri ciddiye alırlar ve profesyonel dövüşçüler gibi aynı sürüden hevesli rakiplerle dövüşerek antrenman yaparlar. Yeni bir çalışma, zürafaların, insanların onurlu olarak değerlendirebileceği ‘kurallara’ sahip olduğunu buldu. Güçlü ve iri erkekler, daha genç ve daha küçük birini seçerek statülerinden yararlanmazlar. Zürafalar, yalnızca kendi statüsündeki rakiplerle dövüşürler.

Hayvanlar aleminde sportmenlik

İngiltere’deki Manchester Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi olan Jessica Granweiler ve meslektaşları, 2016 ile 2017 yılları arasında Güney Afrika’daki Mogalakwena Nehri Rezervi’nde zürafaların sosyal davranışlarını yakından takip ettiler. Ardından kimin kiminle ve nasıl dövüştüğünü analiz ettiler.

Profesyonel boksörler gibi, bazı erkekler sağ patilidir ve diğerleri sol patilidir. Hangi taraftan savaşılacağı tercihi, rakipler tarafından her zaman saygı gördü. Eğer iki rakibin ikisi de haklıysa, kafa kafaya dövüşürler. Araştırmada, tespit edilen en önemli noktalardan biride hiçbir hile örneğinin olmaması.

Müsabaka maçları en çok gelecek vadeden genç erkekler arasında yapılır. Profesyonel dövüşler yapan insanlar gibi, ağırlık sınıfına göre ve neredeyse her zaman kendi boyutlarında rakipler seçerler. Daha yaşlı erkek zürafalar, gençler dövüştüğünde, işlerin kontrolden çıkabileceğini hissettiklerinde kavgaları ayırırlar, genellikle hakemlik yaparlar.

Rekabet yeteneklerini test etmektedirler

Sonuçlar birlikte ele alındığında, olgunlaşan erkek zürafalar, tam bir kavgaya girmeden önce rekabet yeteneklerini test etmektedir. Zürafaların sosyal davranışları ve hiyerarşileri üzerinde daha iyi bir idareye sahip olmak, koruma çabalarında önemli olabilir.

Ayrıca bu bulgular, Afrika’daki bazı zürafa popülasyonlarının belirli bölgelerde neden daha büyük veya daha küçük olduğunu da açıklayabilir: baskın bir erkek bir sürüdeki tüm kavgaları kontrol ediyorsa, tek çiftleşen o olabilir. Daha az erkek çiftleştiğinde, popülasyon küçülme eğilimindedir.

Paylaşın