Bu Besinler Stresi Artırıyor

Bazı besinler vücuttaki stres seviyesinin artmasına veya sinir sisteminin işleyişinin bozulmasına neden olabilir. Bunun yerine, tam tersine vücudu rahatlatacak besinler tercih edilmelidir.

Haber Merkezi / Bazı besinlere verilen tepkilerin kişiden kişiye değişebileceğini unutmamakla birlikte, işte stresi artırabilecek başlıca besinler:

Kafeinli içecekler (kahve, çay, enerji içecekleri, kola): Kafein, kortizol (stres hormonu) üretimini artırabilir ve sinir sistemini uyararak kaygıyı tetikleyebilir. Aşırı tüketim uykusuzluğa yol açar, bu da stresi yükseltebilir.

Şekerli gıdalar (tatlılar, çikolata, şekerli içecekler): Şeker, kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olur. Düşüşler halsizlik ve sinirlilik yaratabilir. Uzun vadede inflamasyonu artırarak stresle başa çıkmayı zorlaştırabilir.

İşlenmiş karbonhidratlar (beyaz ekmek, makarna, fast food): Hızlı sindirilir ve kan şekerinde ani yükseliş – düşüşlere sebep olur, bu da ruh hali dalgalanmalarını tetikleyebilir. Besin değeri düşük olduğu için vücudu strese daha hassas hale getirebilir.

Alkol: Kısa vadede rahatlatıcı görünse de, alkol uyku kalitesini bozar ve beyindeki stres kimyasallarını artırabilir. Aşırı tüketim kaygıyı ve depresif hisleri yoğunlaştırabilir.

Tuzlu ve işlenmiş gıdalar (cips, konserve yiyecekler, hazır soslar): Yüksek sodyum, kan basıncını yükselterek vücudun stres tepkisini artırabilir. İşlenmiş gıdalardaki katkı maddeleri sinir sistemini olumsuz etkileyebilir.

Trans yağlar ve kızarmış yiyecekler (patates kızartması, donut, margarin içeren ürünler): İnflamasyonu artırır ve beyin sağlığını olumsuz etkileyerek stresle mücadele kapasitesini düşürebilir.

Yapay tatlandırıcılar (aspartam, sakarin içeren diyet içecekler): Bazı kişilerde baş ağrısı, sinirlilik ve kaygıyı tetikleyebilir. Bağırsak sağlığını bozarak dolaylı yoldan stres düzeyini etkileyebilir.

Paylaşın

Boyundaki Yaşlanma Belirtileri Nasıl Önlenebilir?

Yaşlanma süreci doğal, kaçınılmaz ve kesindir, ama bu süreç yavaşlatılabilir. Cilt bakımı söz konusu olduğunda, genellikle yüze odaklanılır ve boyun gibi diğer bölgeler unutulur.

Haber Merkezi / Ancak, bu bölgeleri ihmal etmek yaşlanma belirtilerine, hiperpigmentasyona ve yüz ile vücudun alt yarısı arasında uyumsuz bir görünüme yol açabilir. İşte boyun bakımı için temel adımlar:

Temizlik: Günde iki kez (sabah ve akşam) nazik bir temizleyici ile boynunuzu yıkayın. Yüz temizleyicinizi boyun için de kullanabilirsiniz. Makyaj, kir ve ter kalıntılarını temizlemek cilt sağlığı için kritik.

Nemlendirme: Boyun cildi ince ve hassastır, bu yüzden nemlendirici kullanmak şart. Hyaluronik asit, gliserin veya seramid içeren bir nemlendirici tercih edin. Gündüzleri SPF içeren bir nemlendirici kullanarak güneş hasarına karşı koruma sağlayın.

Güneş koruması: Boyun bölgesi güneş ışınlarına çok maruz kalır. En az SPF 30 içeren bir güneş kremi her sabah uygulayın, bulutlu günlerde bile. Şapka veya atkı ile fiziksel koruma da ekleyebilirsiniz.

Peeling ve maskeler: Haftada 1-2 kez nazik bir kimyasal peeling (örneğin AHA veya BHA içeren) veya enzim peeling ile ölü derileri temizleyin. Boyun cildi hassas olduğundan fazla ovalamaktan kaçının. Nemlendirici veya sıkılaştırıcı maskeleri boynunuza da uygulayabilirsiniz.

Serum ve özel ürünler: Retinol, C vitamini veya peptit içeren serumlar kırışıklıkları azaltmaya ve cildi sıkılaştırmaya yardımcı olur. Retinol kullanırken düşük konsantrasyonla başlayın ve gece uygulayın. Boyun için özel tasarlanmış kremler (örneğin niasinamid veya kolajen destekleyici) tercih edilebilir.

Masaj ve egzersiz: Boynunuza yukarı doğru hafif masaj yaparak kan dolaşımını artırın. Bu, ürünlerin emilimini destekler ve sarkmayı önlemeye yardımcı olur. Çene ve boyun kaslarını güçlendirmek için basit yoga veya yüz egzersizleri yapabilirsiniz (örneğin, başınızı yavaşça geriye yatırıp çenenizi sıkma hareketi).

Yaşam tarzı: Bol su için, cildin nem dengesini koruyun. Dengeli beslenin; omega-3, E vitamini ve antioksidanlar cilt sağlığını destekler. Telefon veya bilgisayar ekranına uzun süre aşağı bakmaktan kaçının, bu “teknolojik boyun” kırışıklıklarına neden olabilir.

Uyku pozisyonu: Sırt üstü uyumaya çalışın, böylece boynunuzda kırışıklık oluşma riski azalır. İpek yastık kılıfı kullanarak ciltteki sürtünmeyi azaltabilirsiniz.

Paylaşın

Abstract IL Nedir, Nasıl Çalışır? Faydaları

Abstract IL, bilgisayar biliminde yaygın olarak kullanılan bir kısaltmadır ve Abstract Intermediate Language’ın kısaltmasıdır. Kod derleme süreçlerinde ara adım olarak kullanılan bir programlama dilidir.

Haber Merkezi / Esasen, yüksek seviyeli programlama dilleri ile makine kodları arasında bir köprü görevi görür, yüksek seviyeli dilin talimatlarını alır ve bunları bir bilgisayarın veya makinenin okuyabileceği bir biçime çevirir.

Abstract IL gibi bir ara dilin kullanımı, farklı makineler ve işletim sistemleri arasında kullanılabilen paylaşımlı bir dil oluşturarak derleme sürecini basitleştirir. Abstract IL’nin temel amacı, farklı makinelerde program derleme ve çalıştırma sürecini basitleştirmektir.

Bir geliştirici bir yazılım parçası yazdığında , genellikle insanların anlayabileceği üst düzey bir dilde yazar. Ancak bir bilgisayar veya makine üst düzey dili doğrudan yürütemez; bir dizi ikili talimat olan makine kodlarına çevrilmesi gerekir.

Abstract IL gibi bir ara dil bu süreçte yardımcı olur ve bir ara çeviri noktası sağlar. Programları ve yazılımları çalıştırma sürecini daha verimli ve hatalara daha az eğilimli hale getirir. Ayrıca geliştiricilerin, her bir makinenin belirli talimat setinden bağımsız olarak birden fazla sistemde çalışabilen kodlar yazmalarına olanak tanır.

Abstract IL hakkında sıkça sorulan sorular:

Abstract IL nasıl çalışır?

Özet IL, üst düzey bir programlama dilini daha basit bir biçime dönüştürerek çalışır, bu da daha sonra makine koduna dönüştürülür. Bu ara biçim, geliştiricilerin farklı donanım mimarilerinde çalıştırılabilen yazılımları programlamalarına olanak tanır.

Abstract IL’nin faydaları nelerdir?

Abstract IL’nin birincil avantajlarından biri, farklı platformlar arasında kod taşınabilirliğini sağlamasıdır; bir programcı bir kod parçasını bir kez yazabilir ve onu değiştirmeye gerek kalmadan farklı sistemlerde çalıştırabilir. Ayrıca, orijinal makine koduna kıyasla anlaşılması daha kolay bir düzeyde çalıştığı için daha kolay hata ayıklama ve kod analizi sağlar.

Abstract IL’nin diğer ara dillerle ilişkisi nedir?

Abstract IL, üst düzey dil ile makine kodu arasında bir köprü görevi görmesi bakımından diğer ara dillere benzer. Temel fark, makine kodundan soyutlama düzeyinde yatmaktadır.

Abstract IL sadece yazılım geliştirmede mi kullanılır?

Abstract IL öncelikli olarak yazılım geliştirmede, özellikle derleyicilerin geliştirilmesinde kullanılırken, taşınabilirliğin ve soyutlamanın gerekli olduğu sistem tasarımı ve modelleme gibi diğer alanlarda da uygulama alanı bulmaktadır.

Abstract IL hakkında daha fazla bilgiyi nasıl edinebilirim?

Programlama ve yazılım geliştirme kitaplarını okuyarak, ilgili kurslara veya eğitimlere katılarak ve programlama ve kodlama forumlarına katılarak Abstract IL hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Ayrıca, genellikle bir tür ara dil kullanan farklı derleyici oluşturma çerçevelerini de deneyebilirsiniz.

Her programlama dilinin kendine ait bir Abstract IL’si var mıdır?

Kesinlikle değil. Bir programlama dilinin Soyut IL kullanıp kullanmaması büyük ölçüde altyapısına ve yaratıcılarının niyetine bağlıdır. Bazı diller soyut bir dil yerine düşük seviyeli veya makineye özgü ara diller kullanabilir.

Abstract IL doğrudan çalıştırılabilir mi?

Hayır, Abstract IL doğrudan yürütülemez. Çalıştırıldığı belirli donanım mimarisi için makine koduna daha fazla dönüştürülmesi gerekir. Bu genellikle çalışma zamanında bir tam zamanında (JIT) derleyici veya yorumlayıcı tarafından yapılır.

Paylaşın

Altmış Kubbeli Cami: Ortaçağ Mimarisinin Harikalarından Biri

Altmış Kubbeli Cami, Bangladeş’in Bagerhat şehrinde, 15. yüzyılda Türk asıllı komutan Uluğ Han Cihan tarafından inşa edilmiş, Bengal Sultanlığı’nın en büyük camilerinden biridir.

Haber Merkezi / Adı “60 kubbeli” olsa da, aslında 81 kubbe ve 60 taş sütuna sahiptir. Fırınlanmış tuğladan yapılan cami, 48.7 m uzunluk, 32.9 m genişlikte olup, 11 kapılıdır ve içindeki mihraplar sade ama zariftir.

UNESCO Dünya Mirası Alanı olan Bagerhat Tarihi Cami Şehri’nin en önemli yapısıdır. Çevresinde Uluğ Han Cihan’ın türbesi ve bir su deposu bulunur.

Gerçek adı Han Cafer Han olan Han Cihan, Delhi Sultanlığı’ndan Bengal’e gelerek Sultan I. Gıyaseddin Azam Şah döneminde yüksek bir mevkiye yükseldi.

Bangladeş’in Bagerhat bölgesinde “Bagerhat” adıyla bilinen şehri kurdu; bu şehir günümüzde UNESCO Dünya Mirası Alanı olan Bagerhat Tarihi Cami Şehri’dir.

Uluğ Han Cihan, adil bir yönetici olarak tanınır; yerel halka İslam’ı yaymış ve tarımı geliştirmiştir. Ölümünden sonra şehir ormanla kaplansa da, türbesi caminin yakınında ziyaret edilen bir yerdir.

Paylaşın

Yaşlılıkta Beyin Sağlığını Korumak İçin Alışkanlıklar

Kronik olarak endişeli, kaygılı veya depresif olan kişilerde kortizol hormonunun seviyesi daha yüksektir. Aşırı stres beyinde kortizol birikmesine yol açarak beyin fonksiyonlarını bozabilir.

Haber Merkezi / Neyse ki yaşlandıkça beyin sağlığımızı korumak için her gün atabileceğimiz adımlar var. İşte beyninize iyi gelecek, kolaylıkla uygulayabileceğiniz günlük alışkanlıklar:

Zihinsel egzersiz: Bulmaca çözme, satranç oynama, yeni bir dil öğrenme veya enstrüman çalma gibi aktiviteler beyin fonksiyonlarını destekler.

Fiziksel aktivite: Günde 30 dakika yürüyüş, yoga veya hafif egzersiz, kan akışını artırarak beyne oksijen sağlar.

Sağlıklı beslenme: Akdeniz diyeti (balık, zeytinyağı, sebze, tam tahıllar), antioksidanlar (meyve, sebze) ve omega-3 (ceviz, somon) beyin için faydalıdır. Şeker ve işlenmiş gıdaları sınırlayın.

Yeterli uyku: Günde 7-8 saat kaliteli uyku, hafızayı güçlendirir ve toksinlerin temizlenmesine yardımcı olur.

Sosyal bağlantılar: Aile, arkadaşlarla vakit geçirme veya grup aktivitelerine katılma, bilişsel gerilemeyi yavaşlatır.

Stres yönetimi: Meditasyon, derin nefes egzersizleri veya mindfulness, kortizol seviyesini düşürerek beyin sağlığını korur.

Sigara ve alkolden kaçınma: Sigarayı bırakmak ve alkolü sınırlamak, beyin hücrelerini korur.

Rutin sağlık kontrolleri: Hipertansiyon, diyabet gibi durumların kontrolü, beyin sağlığını destekler.

Paylaşın

Araştırma: Halkın Yüzde 69’u İmamoğlu Davasını Siyasi Görüyor

Halkın yüzde 69’u İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması süreci ve çevresindeki gelişmeleri devletin “keyfi ve adaletsiz” bir tavrı olarak görüyor.

Bu görüşe, CHP seçmenlerinin yüzde 95’i, DEM seçmenlerinin tamamı ve İYİ Parti seçmenlerinin yüzde 83’ü katılıyor. Öte yandan, katılımcıların yüzde 31’i ise devletin tavrını “güçlü ve güvenilir” bulduğunu belirtiyor.

Bekir Ağırdır yönetimindeki Veri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen son araştırma, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında açılan davaya ve son dönemde yaşanan gelişmelere dair toplumun nabzını tuttu.

Araştırma sonuçları Oksijen gazetesinde yayımlandı ve oldukça çarpıcı veriler ortaya koydu.

Araştırmaya göre, halkın yüzde 69’u İmamoğlu’nun tutuklanması süreci ve çevresindeki gelişmeleri devletin “keyfi ve adaletsiz” bir tavrı olarak görüyor. Bu görüşe CHP seçmenlerinin yüzde 95’i, DEM seçmenlerinin tamamı ve İYİ Parti seçmenlerinin yüzde 83’ü katılıyor. Öte yandan, katılımcıların yüzde 31’i ise devletin tavrını “güçlü ve güvenilir” bulduğunu belirtiyor.

Toplumun yüzde 65’i yaşananları hükümetin muhalefete yönelik bir baskı girişimi olarak değerlendiriyor. Sürecin yargı tarafından bağımsız bir şekilde yürütüldüğüne inananların oranı ise sadece yüzde 11’de kalıyor. “Suç işleyen herkes gibi işlem yapıldı” diyenler yüzde 16, bu gelişmeleri muhalefetin mağduriyet yaratma çabası olarak görenler ise yüzde 8 seviyesinde.

Ayrıca, bu sürecin ardından ülkedeki demokrasi ve hukukun üstünlüğüne ilişkin daha olumsuz düşünmeye başladığını ifade edenlerin oranı yüzde 61’e ulaştı. Bu görüşe CHP seçmenlerinin yüzde 87’si, DEM seçmenlerinin yüzde 93’ü ve İYİ Parti seçmenlerinin yüzde 87’si katılıyor. Görüşlerini değiştirmediğini belirtenlerin oranı ise genel katılımcılar arasında yüzde 32 iken, AK Parti seçmenleri arasında yüzde 58, MHP seçmenleri arasında ise yüzde 39 olarak ölçüldü.

Paylaşın

Suriye’de Kürt Gruplardan “Federal Sistem” Hamlesi

Suriye’de Kürt grupların federal sistem üzerinde uzlaştıkları bildirildi. Federal sistem talebinin nisan ayı sonunda yapılacak bir konferansta açıklanmasının beklediği kaydedildi.

Barzanilerin desteklediği ENKS’nin eski başkanı Süleyman Oso, Beşar Esad rejiminin devrildiği aralık ayından bu yana yaşanan gelişmelerin pek çok Suriyelinin federal sistemi en iyi çözüm olarak görmesine yol açtığını kaydetti.

Suriye’de Beşar Esad rejiminin Aralık ayında devrilmesinin ardından yeni yönetimle bir anlaşma imzalayan Kürtler ilk kez federalizm talebini gündeme getirmeye hazırlanıyor.

Suriye’de 14 yıllık iç savaş döneminde ülke topraklarının dörtte birini ele geçiren Kürtler, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi (KDSÖY) adı altında bir yapı oluşturmuştu.

Omurgasını Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü YPG’nin oluşturduğu ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri geçen ay, Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir mutabakat imzalamış ve özerk yönetime bağlı yapıların ve silahlı güçlerin merkezî yönetime katılmasında uzlaşılmıştı.

Ancak Kürt gruplar uzlaşma sonrasında Suriye’deki yönetimin, verilen sözlere rağmen Suriye’nin çoğulcu yapısını göz ardı ettiği eleştirilerini dile getirmişti. Reuters haber ajansına konuşan Suriyeli Kürt kaynaklar, KDSÖY’ün de aralarında bulunduğu rakip Kürt oluşumların geçen ay federalizmi de içeren ortak bir siyasi vizyon üzerinde uzlaşmaya vardıklarını bildirdi.

Söz konusu toplantının Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü PYD ile Kuzey Irak’taki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) desteğiyle kurulan Suriye Kürt Ulusal Konseyini (ENKS) bir araya getirdiği belirtiliyor. Türkiye’nin Kuzey Irak’taki KDP’nin yönetimindeki Barzani ailesiyle yakın ilişkileri bulunuyor.

KDSÖY’ün üst düzey yetkililerinden Badran Jia Kurd, uzlaşmanın Suriye’de bölgesel özerklik ve askerî yapılara izin verecek bir federal sistem talebini içerdiğini belirterek, ortak siyasî vizyonda “federal, çoğulcu, demokratik parlamenter sistem” vurgusu yapıldığını kaydetti.

Suriye’de her bölgenin “idarî, siyasî ve kültürel özelliklerinin korunmasının” temel bir konu olduğunu belirten Kurd, bunun “bölge içinde yerel yasama konseyleri, bölgesel işleri yönetecek idarî yapılar ve bunlara bağlı iç güvenlik güçlerini gerekli kıldığını” söyledi. KDSÖY yetkilisi, bu unsurların Suriye’nin anayasal çerçevesinde yer alması gerektiğine de vurgu yaptı.

KDSÖY, önceki açıklamalarında federalizm kelimesini hedef olarak telaffuz etmekten kaçınmış, bunun yerine ademi merkeziyetçilik taleplerini dile getirmişti. Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, şimdiye kadarki açıklamalarında federal sisteme karşı olduğunu her fırsatta dile getirmişti.

Barzanilerin desteklediği ENKS’nin eski başkanı Süleyman Oso, “ortak Kürt siyasî vizyonunun, Nisan ayı sonunda yapılacak bir konferansta resmen açıklanmasını beklediğini” kaydetti.

Esad rejiminin devrildiği Aralık ayından bu yana Suriye’de yaşanan gelişmelerin pek çok Suriyelinin federal sistemi en iyi çözüm olarak görmesine yol açtığını kaydeden Oso, “Suriye, farklı etnik köken, din ve mezhepten insanların yaşadığı bir ülke. Suriye’nin birliğini korumak için en iyi çözümün federal sistem olduğuna inanıyoruz. Şam’a gittiğimizde tabii ki görüş ve taleplerimizi gündeme getireceğiz” dedi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Alkol, Bunama Riskini İki Katına Çıkarıyor

Yeni yayınlanan bir araştırma, her hafta sekiz kadehten daha fazla alkol tüketenlerin, alkol tüketmeyenlere oranla bunama gibi beyin hasarı riskinin iki katına çıktığını öne sürüyor.

Haber Merkezi / Araştırmada yer alan bilim insanları, her hafta sekiz kadeh veya daha fazla alkollü içecek içenlerin hafıza ve düşünme sorunlarıyla ilişkili beyin lezyonları riskinin arttığını söylüyor.

Sao Paulo Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden bilim insanlarının yaptığı araştırma Neurology dergisinde yayımlandı.

Araştırma, haftada sekiz veya daha fazla alkollü içecek tüketen kişilerde, beyinde hyalüin arterioloskleroz adı verilen lezyonların (küçük kan damarlarının kalınlaşması ve sertleşmesiyle oluşan hasar alanları) riskinin arttığını ortaya koydu. Bu lezyonlar, bellek ve düşünme problemleriyle ilişkilendirilen beyin hasarının bir göstergesidir.

Araştırmada, bin 781 kişinin (ortalama ölüm yaşı 75) beyin otopsileri incelendi ve alkol tüketim alışkanlıklarına göre dört gruba ayrıldı: hiç içmeyenler (965 kişi), haftada yedi veya daha az içen ılımlı içiciler (319 kişi), haftada sekiz veya daha fazla içen ağır içiciler (129 kişi) ve eski ağır içiciler (368 kişi).

Bulgular, ağır içicilerde ve eski ağır içicilerde beyin lezyonlarının daha yaygın olduğunu gösterdi; örneğin, eski ağır içicilerde bu lezyonların görülme olasılığı hiç içmeyenlere kıyasla %89 daha yüksek bulundu. Ayrıca, ağır içicilerin, hiç içmeyenlere göre ortalama 13 yıl daha erken öldüğü tespit edildi.

Araştırmanın yazarı Dr. Alberto Fernando Oliveira Justo, “Ağır alkol tüketimi, artan sağlık sorunları ve ölümle bağlantılı büyük bir küresel sağlık sorunudur. Araştırmamız, ağır alkol tüketiminin beyne zarar verdiğini ve bunun uzun vadede bellek ile düşünme yeteneklerini etkileyebilecek hasarlara yol açtığını gösteriyor” dedi.

Paylaşın

18 Mart’tan Bu Yana Gazze’de 400 Bin Kişi Yerinden Edildi

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), ateşkesin bozulduğu 18 Mart’tan bu yana Gazze Şeridi’nde yaklaşık 400 bin kişinin yerinden edildiğini bildirdi.

Haber Merkezi / UNRWA, sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı bir paylaşımda, ateşkesin derhal yenilenmesi ve insani yardım ile ticari malzemelerin kesintisiz akışının sağlanması çağrısında bulundu.

Öte yandan İsrail’in 18 Mart’ta ateşkesi bozmasının ardından yeniden yoğunlaşan saldırılarda şu ana kadar en az bin 550 kişi hayatını kaybetti. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, 7 Ekim 2023’ten bu yana toplam can kaybı 50 bin 886’ya, yaralı sayısı ise 115 bin 875’e ulaştı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail, Hamas’la iki aylık ateşkesi bozmuş, Gazze’ye yönelik hava ve kara operasyonlarını yeniden başlatmıştı.

İsrail’in saldırıları, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırıyla başlamıştı. Saldırıda çoğunluğu sivil olmak üzere yaklaşık bin 200 kişi ölmüş, 251 kişi de rehin alınmıştı. Halihazırda Hamas’ın elinde olduğu bilinen 59 rehineden 24’ünün sağ olduğu değerlendiriliyor.

İsrail, Hamas’ı teslim olmaya zorlamak ve kalan rehinelerin geri dönüşünü kolaylaştırmak amacıyla Gazze’de şiddeti yoğunlaştırma sözü verdi. Daha fazla baskı uygulamak için tüm gıda, yakıt ve insani yardım tedariki de kesildi.

İsrail ayrıca, Hamas’tan silahsızlanmasını ve Gazze’yi terk etmesini talep etti. Hamas rehineleri ancak daha fazla Filistinli tutuklunun serbest bırakılması, kalıcı bir ateşkes ve İsrail’in Gazze’den tamamen çekilmesi karşılığında serbest bırakacağını belirtiyor. Ancak Hamas silah bırakma ya da bölgeyi terk etme önermelerini reddediyor.

Paylaşın

Metabolizmayı Hızlandıran Yağ Yakıcı Besinler

Yağ yakmak sadece spor yapmakla ilgili değildir, tükettiğiniz şeyler metabolizmanızı hızlandırmada ve vücudunuzun kalorileri daha hızlı yakmasına yardımcı olmada büyük rol oynarlar.

Haber Merkezi / Vücudunuza hem yeterli oranda kalori sağlamak hem de kilo vermek istiyorsanız, bu yağ yakıcı besinler tam size göre.

İşte yağ yakmanıza yardımcı olabilecek bazı besinler:

Yeşil çay: Yeşil çay sadece sakinleştirici bir içecekten daha fazlasıdır; metabolizmanız için harikadır. Antioksidanlarla, özellikle de kateşinlerle doludur ve vücudunuzun yağları daha verimli bir şekilde yakmasına yardımcı olur. Gün içinde bir veya iki fincan içmek kalori yakmanıza hafif bir destek sağlar.

Avokado: Zengin, kremamsı ve doyurucu avokado, her öğüne veya atıştırmalığa ideal bir katkıdır. Avokado, metabolizmanızı aktif tutmaya ve yağ kaybını desteklemeye yardımcı olan sağlıklı tekli doymamış yağlarla doludur. Bu sağlıklı yağlar ayrıca vücudunuzun besinleri daha iyi emmesine ve daha uzun süre tok hissetmenize yardımcı olur.

Tarçın: Tarçın, kan şekeri seviyesini düzenlemeye yardımcı olarak gereksiz atıştırmalara yol açan şeker düşüşlerini önleyebilir. Ayrıca vücuttaki iltihabı azaltmaya yardımcı olabilen iltihap önleyici özelliklere sahiptir. Bunun da ötesinde, termojenezi artırarak vücudunuzun ısı üretirken kalori yakmasına yardımcı olur.

Yoğurt: Yoğurt sizin için ideal atıştırmalıktır. Proteinle doludur, kas yapmanıza yardımcı olur ve sizi daha uzun süre tok tutar, daha fazla kas daha hızlı bir metabolizma anlamına gelir. Yoğurttaki probiyotikler ayrıca bağırsak sağlığını destekler, bu da verimli sindirim ve yağ yakımı için anahtardır.

Acı biber: Baharat hayranıysanız, acı biberler yağ yakmada müttefikiniz olabilir. Acı biberler, metabolizmanızı hızlandıran ve vücudunuzun daha fazla kalori yakmasına yardımcı olan kapsaisin içerirler.

Limon: C vitaminiyle dolu olan limon, kan şekeri seviyesini düzenlemeye ve yağ metabolizmasını iyileştirmeye yardımcı olur. Gününüze bir bardak ılık limonlu suyla başlamak sindiriminizi harekete geçirebilir ve metabolizmanıza hızlı bir başlangıç ​​sağlayabilir.

Kahve: Kahvenin size enerji verdiğini muhtemelen biliyorsunuzdur, ancak aynı zamanda yağ yakma faydaları da vardır. Kahvedeki kafein metabolizmanızı hızlandırarak daha fazla kalori yakmanıza yardımcı olabilir. Sabah bir fincan size enerji verebilir ve ayrıca metabolizmanızı harekete geçirebilir.

Paylaşın