Domates Suyu: Kalp İçin Bir İksir

İçerisinde bir sürü faydalı besin bulunduran Domates, lif, vitamin ve mineral, A, B6, C ve K vitaminlerinin yanı sıra folik asit, likopen, tiamin, potasyum, manganez, magnezyum, fosfor ve bakırın da mükemmel bir kaynağıdır.

Haber Merkezi / Uzmanlar, ilave tuz içermeyen domates suyunun kolesterolü düşürüp kalp krizi riskini azaltabileceğini söylüyor. İşte domates suyunun kalp sağlığı için potansiyel faydaları:

Likopen: Domates suyunun ana aktif bileşeni olan likopen, güçlü bir antioksidandır. Oksidatif stresi azaltarak damar sağlığını destekler ve LDL (“kötü”) kolesterolün oksidasyonunu önleyebilir. Bazı araştırmalar, yüksek likopen alımının kalp hastalığı riskini azaltabileceğini gösteriyor.

Potasyum: Domates suyu potasyum açısından zengindir ve bu mineral kan basıncını düzenlemeye yardımcı olabilir. Yüksek tansiyon, kalp krizi riskini artıran önemli bir faktördür.

Anti inflamatuar etki: Domates suyundaki biyoaktif bileşikler, kronik iltihaplanmayı azaltabilir. Kronik iltihap, ateroskleroz (damar sertliği) gibi kalp hastalıklarıyla ilişkilidir.

Kan pıhtılaşması: Domates suyunun, kan pıhtılaşmasını azaltıcı hafif etkileri olabileceği belirtiliyor, bu da damar tıkanıklığı riskini dolaylı olarak düşürebilir.

Dikkat edilmesi gerekenler:

Aşırı tüketim: Domates suyu asidik olduğundan reflü veya gastriti tetikleyebilir.

Tuz içeriği: Marketten alınan domates sularında sodyum oranını kontrol edin.

İlaç etkileşimleri: Domates suyu, kan sulandırıcı ilaçlarla (örn. warfarin) veya potasyum tutucu ilaçlarla etkileşime girebilir. Doktorunuza danışın.

Kişisel durum: Kalp hastalığı öykünüz varsa, domates suyunu diyetinize eklemeden önce bir uzmana danışın.

Paylaşın

2,4 Milyondan Fazla Afgan Mülteci Geri Döndü

Merkezi İsviçre’nin Cenevre şehrinde bulunan Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Eylül 2023’ten bu yana 2,43 milyondan fazla Afgan mültecinin İran ve Pakistan’dan Afganistan’a geri döndüğünü açıkladı.

Haber Merkezi / IOM açıklamasında, geri dönenlerin yüzde 54’ünün İran ve Pakistan tarafından zorla sınır dışı edildiğini vurguladı. Örgüt açıklamasında ayrıca, Afganistan’a geri dönen 1 milyondan fazla kişiye yardım ettiğini de belirtti.

IOM, özellikle Pakistan’dan gelenlerin sayısında son haftalarda önemli bir artış gözlemlendiğini, sadece son iki haftada 60 bin kişinin geri döndüğünü bildirdi.

IOM, Afgan mültecilerin güvenli, onurlu ve gönüllü geri dönüşlerini sağlayacak koşullar sağlanana kadar tüm ev sahibi ülkeler tarafından zorla geri gönderilmelerinin durdurulması çağrısında bulundu.

İran ve Pakistan son aylarda sınır dışı etme işlemlerini yoğunlaştırdı. Bu mültecilerin çoğu ekonomik zorluklardan ve Taliban misillemesi tehdidinden kaçmak için Afganistan’dan kaçmıştı.

Taliban ve Afganistan

Taliban Afganistan’da yönetimi elinde bulunduran Diyubendi İslamcı hareket ve askeri organizasyondur. Kendilerine Afganistan İslam Emirliği demekte olup ülke içinde bir savaş (veya cihat) sürdürmüştür.

İslam şeriatını yayma amacıyla Molla Muhammed Ömer tarafından 1994 yılında kurulan Taliban’ın 2016’dan beri lideri Mevlevi Hibetullah Ahundzade’dir.

Taliban, 1996’dan 2001’e kadar, Afganistan’ın kabaca dörtte üçüne hükmetmiş ve kendilerine göre yorumladıkları şeriatı uygulamıştır. 1994 yılında Afgan İç Savaşı’nın önde gelen gruplarından biri olarak ortaya çıkmıştı ve büyük ölçüde Afganistan’ın doğu ve güneyindeki Peştun bölgelerindeki geleneksel İslami okullarda (medreselerde) eğitim görmüş ve Sovyet-Afgan Savaşı’nda savaşmış öğrencilerden (talebe) oluşmaktaydı.

Muhammed Ömer’in önderliğindeki hareket, Mücahid liderlerinden aldığı güçle Afganistan’ın çoğu bölgesine yayıldı. 1996’da totaliter Afganistan İslam Emirliği kuruldu ve Afganistan’ın başkenti Kandahar’a transfer edildi. 11 Eylül saldırılarının ardından Aralık 2001’de Amerikan liderliğindeki Afganistan işgaliyle devrilene kadar ülkenin çoğunu kontrol etti.

En etkin dönemlerinde, Taliban hükûmeti diplomatik olarak yalnızca Pakistan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından tanındı. Grup daha sonra Afganistan Savaşı’nda Amerikan destekli Hamid Karzai yönetimine ve NATO liderliğindeki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü’ne karşı bir direniş hareketi olarak yeniden bir araya geldi.

Taliban, birçok Afgan’a uygulanan sert muameleyle sonuçlanan şeriat yorumu nedeniyle uluslararası alanda kınandı. 1996’dan 2001’e kadar olan iktidarları sırasında, Taliban ve müttefikleri Afgan sivillere karşı katliamlar gerçekleştirdi, açlıktan ölmek üzere olan 160.000 sivile Birleşmiş Milletler’in gıda tedarikini engelledi ve yakıp yıkma taktiği uyarınca geniş ve verimli toprakları yakarak on binlerce evi yok etti.

Taliban, Afganistan’ı kontrol ederken, insanları veya diğer canlıları tasvir eden resimler ve filmler ile def haricinde bir enstrümanın kullanıldığı müziği yasakladı, kadınların okula gitmesini engelledi, kadınların sağlık hizmetleri dışındaki işlerde çalışmasını yasakladı (erkek doktorların kadınları görmesi de yasaklandığı için) ve kadınların dışarıda bir erkek akraba ile dolaşmalarını ve burka giymelerini zorunlu kıldı.

Belirli kuralları çiğneyen kadınlar alenen kırbaçlandı veya idam edildi. Dini ve etnik azınlıklar, Taliban yönetimi altında ağır bir şekilde ayrımcılığa uğradı. Birleşmiş Milletler’e göre, 2010’da Afgan sivil ölümlerinin %76’sından, 2011 ve 2012’de ise %80’inden Taliban ve müttefikleri sorumluydu. Kültürel soykırıma da girişen Taliban, Bamyan’ın 1500 yıllık Buda heykelleri de dahil olmak üzere çok sayıda anıtı yok etmiştir.

Taliban’ın ideolojisi; Diyubendi köktendinciliği ve militan İslamcılığın, Peştunvali olarak bilinen Peştun sosyal ve kültürel normlarıyla birleştirilmesine dayanan “yeni” bir şeriat hukuku biçimi olarak tanımlanmıştır.

Uluslararası topluluklar ve Afgan hükûmeti; sıklıkla Pakistan’ın Servislerarası İstihbarat’ını ve ordusunu; kuruluşunda, iktidarda oldukları süre boyunca ve direniş süreci boyunca Taliban’a destek sağlamakla suçlamıştır. Pakistan ise 11 Eylül saldırılarından sonra gruba yönelik tüm desteğini kestiğini belirtmiştir. 2001 yılında, El Kaide lideri Usame bin Ladin komutasındaki 2.500 Arap’ın Taliban için savaştığı bildirilmiştir.

2020’nin Şubat ayında Trump yönetimi, 1 Mayıs 2021 itibarıyla tüm Amerikan güçlerinin Afganistan’dan çekileceğine dair Taliban ile anlaşma imzaladı. Karşılığında Taliban, El Kaide gibi terörist gruplarıyla bağlantısını kesecek, şiddeti azaltacak ve Amerika destekli Afgan hükûmetiyle müzakere edecekti. Her iki taraf da bu anlaşmanın şartlarını tam olarak yerine getirmese de, çekilme başladı.

15 Ağustos 2021’de Kabil’in düşmesiyle Taliban, Afganistan yönetimine tekrar sahip oldu.

Paylaşın

Roma’nın Kanalizasyon Tanrıçası “Venüs Cloacina”

“Temizlemek” veya “arındırmak” anlamına gelen cloare fiilinden ya da “kanalizasyon” anlamındaki cloaca kelimesinden türetilen Venüs Cloacina, Roma’nın “kanalizasyon” sisteminin koruyucu tanrıçası olarak bilinir.

Haber Merkezi / Başlangıçta Etrüsk kökenli bir su tanrıçası olan Cloacina, zamanla Roma’nın aşk, güzellik ve birleşme tanrıçası Venüs ile özdeşleştirilmiştir. Bu birleşmenin neden gerçekleştiği bilinmese de, Roma’nın dini senkretizmine (farklı inançların birleşimi) örnek teşkil eder.

Roma Forumu’nda, Via Sacra ve Basilica Aemilia yakınlarında, Cloaca Maxima’nın (kanalizasyon sistemi) girişi üzerinde yer alan küçük, dairesel bir tapınak olan Venüs Cloacina Sacellum’u bulunuyordu. Ancak tapınaktan geriye yaklaşık 2,4 metre çapındaki mermer temeller kalmıştır. 1899 – 1901 yıllarında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan bu kalıntılar, Forum’da mütevazı bir iz olarak duruyor.

Tapınakta, muhtemelen Venüs ve Cloacina’yı temsil eden iki heykel vardı ve bunlar, Lucius Mussidius Longus’un MÖ 42 civarında bastırdığı sikkelerde görülen çiçekler ve kuşlar gibi Venüs’ün sembolleriyle süslenmişti.

Roma efsanesine göre tapınak, Sabin kralı Titus Tatius tarafından, Romulus döneminde (MÖ 8. yüzyıl) Sabinler ile Romalılar arasında, “Sabin Kadınlarının Kaçırılması” sonrası barışın sağlandığı bir arınma ritüeliyle kurulmuştur. Tapınak ayrıca MÖ 449’da Verginia efsanesine de bağlanır; Verginia, onurunu korumak için babası tarafından öldürülmüştür.

Venüs Cloacina kültü, Plautus tarafından MÖ 2. yüzyılda ilk kez bahsedilmiş olup, Etrüsk kralları Tarquinius Priscus ve Superbus döneminde (MÖ 7.–6. yüzyıl) Cloaca Maxima’nın inşasıyla başlamış olabilir.

Venüs Cloacina, hem temizliğin hem de kirin tanrıçası olarak rol üstlenmiştir. Romalılar için iyi bir kanalizasyon sistemi, fiziksel sağlığın temel taşıydı ve bu nedenle Cloacina, şehrin sağlığını koruyan bir tanrıça olarak saygı görüyordu. Aynı zamanda, Venüs’ün birleşme ve evlilikteki cinsel ilişkiyi arındırma gibi özellikleri, Cloacina ile birleştiğinde, onun saflık ve ahlaki temizlik tanrıçası olarak da görülmesine yol açmıştır.

Paylaşın

Vatandaşın Bankalara Borcu 4,3 Trilyon Lirayı Aştı

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye devam ederken, vatandaşın banka borçları 28 Mart – 4 Nisan arasındaki haftada, 49,7 milyar lira artarak 4 trilyon 329 milyar liraya kadar yükseldi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, sosyal medya hesabı üzerinden ekonomiye dair açıklamalarda bulundu. Gökan Zeybek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Ekonomide kara delik açıldı. Sandık tek çare. Vatandaşın banka borçları 4,3 trilyonu geçti. Vatandaşların, bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçları, 28 Mart – 4 Nisan günleri arasındaki haftada, artan kredi faizlerine rağmen 49,7 milyar lira artarak 4 trilyon 329 milyar liraya kadar yükseldi. Takipteki 4 milyon kişi yıllardır borcunu ödeyemiyor.

Hem bankalar ve finans kuruluşları hem varlık yönetim şirketleri tarafından takip edilenler tek kişi sayıldığında takipteki toplam vatandaş sayısı 3 milyon 998 bin 602’yi buluyor.

“Bankalar rekor gelir sağladı”

Halk battı, banka çıktı. Artan hayat pahalılığı karşısında geliri yetersiz kalan yurttaş, yüksek faiz oranlarına rağmen banka kredilerine yönelmek zorunda kaldı. Bankalar da hem yüksek faizden hem de batık kredilerden rekor gelir sağladı. Batık kredilerden sağlanan faiz geliri, yılın ilk iki ayında yüzde 181,3 oranında artarak 13 milyar 980 milyon liraya ulaştı.

Dolarizasyon:19 Mart darbesiyle birlikte hem vatandaşlar hem şirketlerden dövize yoğun bir talep geldi. Söz konusu üç haftada döviz cinsinden mevduatlar da 12 milyar dolar artarak 216 milyar dolara kadar çıktı.

Üç ayda en az 455 bin işçi işinden çıkarıldı. Bu yılın ilk üç aylık döneminde en az 455 bin 574 kişi işvereni tarafından işinden çıkarıldığı için işsizlik ödeneği alabilmek umuduyla İşsizlik Sigortası Fonuna başvurdu.

İşsizin parası nereye harcanıyor. Bu yılın ilk üç ayında İşsizlik Sigortası Fonundan toplam 61,5 milyar lira harcama yapıldı. Bu harcamanın yalnızca 21,8 milyar lirası işsizlik ödeneği alanlara yapılan ödemeler ile bunlar adına yapılan genel sağlık sigortası primi ve damga vergisi ödemelerinden oluştu.

“İcra dairelerine 2,9 milyon yeni dosya geldi”

İcra dairelerine 2,9 milyon yeni dosya geldi. İcra dairelerine 1 Ocak – 12 Nisan günleri arasında UYAP üzerinden gelen yeni dosya sayısı 2024 yılının aynı dönemine göre yüzde 4,6 oranında artarak 2 milyon 900 bin oldu.

Emeklilik yaşı sefalet çağı oldu. Yaşlılık aylığı alan her 6 emekliden biri çalışmak zorunda. 60 yaş üstü yurttaşların İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı arttı. İŞKUR’a kayıtlı işsizlerin 30 bin 367’sini 60 yaş ve üzerindeki işsizler oluşturdu. Bu sayı geçen yılın mart ayında 28 bin 510 kişiydi. Üstelik toplam işsiz sayısı azalırken 60 yaş ve üzerindeki başvuruda artış yaşandı. Ocak-mart döneminde 60 ve üzeri yaştaki 3 bin 640 kişi İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirildi.”

Paylaşın

Mide Ağrısı: En Sık Görülen Nedenler Nelerdir Ve Ne Yapılmalı?

Mide ağrısı her yaştan bireyi etkileyen en yaygın sağlık şikayetlerinden biridir. Uzmanlar, bunların geçici ve zararsız olabileceği gibi ciddi sağlık sorunlarının da habercisi olabileceğini söylüyor.

Haber Merkezi /  Mide ağrısıyla başa çıkmanın ilk adımı, nedenlerini anlamak ve doğru önlemi almaktır. İşte mide ağrısının en sık görülen nedenleri ve önerileri:

Nedenler

Hazımsızlık (Dispepsi): Aşırı yemek, yağlı veya baharatlı gıdalar, hızlı yemek yeme hazımsızlığa neden olabilir.  Hazımsızlık şişkinlik ve geğirme gibi belirtilere neden olabilir.

Gastrit: Mide zarının iltihaplanması; genellikle Helicobacter pylori enfeksiyonu, aşırı alkol, NSAID ilaçlar (örn. ibuprofen) veya stresle ilişkilidir. Gastrit, yanma, ekşime ve bulantı gibi belirtiler gösterebilir.

Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GERD): GERD, mide asidinin yemek borusuna kaçması durumudur. GERD, öğüste yanma (heartburn), ekşi tat ve boğazda gıcık gibi belirtilere neden olabilir.

Gıda İntoleransı veya Alerjisi: Gıda intoleransı, glüten hassasiyeti gibi durumlarda ortaya çıkabilir ve gıda intoleransı, şişkinlik, ishal ve kramp gibi belirtiler gösterebilir.

Bağırsak Sorunları: Bu durum kabızlık veya ishale neden olabilir. Karın krampları, gaz, değişken dışkılama alışkanlıkları gibi belirtiler gösterebilir.

Mide Ülseri: Mide zarında yaralanma olarak tanımlayabileceğimiz mide ülseri, keskin ve yanıcı ağrıya neden olabilir.

Stres ve Anksiyete: Psikolojik faktörler mide asidi üretimini artırabilir. Bu a mide krampı ve bulantıya neden olabilir.

Enfeksiyonlar: Viral veya bakteriyel enfeksiyonlar, mide ağrısına neden olabilir. Bulantı, kusma, ishal ve ateş gibi belirtiler gösterebilir.

Ne yapılmalı?

Diyet ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Küçük porsiyonlarla, yavaş yemek yemek, yağlı, baharatlı, asitli gıdalar (kahve, narenciye, domates) ve alkolden uzak durmak, bol su içmek ve yemekten sonra hemen uyumamak, bu değişiklikler arasında sayılabilir.

Stres Yönetimi: Meditasyon, nefes egzersizleri veya hafif egzersiz (yoga).

Ne Zaman Doktora Gitmeli?

Şiddetli veya sürekli ağrı (özellikle göğse veya omuza yayılıyorsa).
Kanlı kusma, siyah/katran gibi dışkı, veya kanlı ishal.
Yüksek ateş, şiddetli ishal veya dehidrasyon belirtileri.
Kilo kaybı, iştahsızlık veya yutma güçlüğü.
Ailede mide kanseri öyküsü varsa.
Ağrı birkaç günden uzun sürüyorsa veya sık tekrarlıyorsa.

Paylaşın

AYM’nin Can Atalay Kararı Meclis’te Okundu; Tutanaklara Geçti

AYM’nin Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesine ilişkin verdiği “yok hükmünde” kararı, TBMM’de okundu. Meclis’in sitesinde yer alan tutanakta, kararın okunduğu bölüm sansürlendi.

Haber Merkezi / TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, kararın açıklandığı TBMM diyaloglarının sisteme yeniden yüklendiğini açıkladı. Kadıgil, “Can Atalay’la ilgili AYM Kararının okunduğu fasıl 6 saatin ardından nihayet tekrar sisteme yüklendi. Teşekkürler. Zahmet verdik” dedi.

14 Mayıs 2023 Genel Seçimlerinde TİP Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay’ın vekilliği, 30 Ocak 2024’te Meclis’te Yargıtay kararı okunarak düşürülmüştü.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Türkiye İşçi Partili (TİP) Şerafettin Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin verdiği “yok hükmünde” kararı, TBMM Genel Kurulu’nda okundu.  Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Meclis Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca, Anayasa’nın 153. maddesini hatırlattı ve AYM kararlarının herkes için bağlayıcı olduğunu vurguladı:

“Hatay halkının iradesiyle seçilen Can Atalay Anayasamızın 6. maddesinde düzenlenmiş olan ve kayıtsız şartsız egemenlik hakkını burada temsil etmek üzere seçtiği milletvekili arkadaşımızı seçildiği günden bu yana aldığı görevi ifa edemediği ve bunun anayasaya uygun olmadığı defalarca dile getirildi.

Anayasamızın 153’üncü maddesine göre Anayasa Mahkemesi kararları başta yasama organı olmak üzere tüm kurum ve kuruluşları bağlayıcı olduğu aşikar olması ve amir hüküm olması hasebiyle bugün Anayasa Mahkemesi kararının Milli Egemenlik Haftasına girdiğimiz bu süreçte hüküm kısmını bir kez daha hatırlatmak bakımından okunmasına karar verdim ve bu hüküm kısmını Sayın Katip üye arkadaşıma okutuyorum.”

TBMM tutanağında ise Biçer Karaca’nın konuşmasının giriş kısmı verilirken; kararın okutulduğu kısma yer verilmedi.

CHP Grup Başkanvekil Murat Emir, sansüre sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Murat Emir, “TBMM Başkanvekilimiz Gülizar Biçer Karaca Anayasa ve İçtüzüğe uygun davranarak AYM kararını okutmuştur. Anayasa ve İçtüzük tanımayan AKP bu kez de tutanakları değiştirmeye ve AYM kararının okunduğu bölümü tutanaklardan çıkartmaya çalışıyor. Başta TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş olmak üzere tüm yetkilileri uyarıyoruz. Tutanaklar Meclisimizin namusudur. Beğenmediğiniz bölümlerini sonradan çıkartabileceğiniz sıradan metinler değildir. Yeni bir hukuksuzluk daha yaratmayın. İzin vermeyiz” ifadelerini kullandı.

TİP Milletvekili Sera Kadıgil de sosyal medya hesabından tutanağın sansüre uğramadan önceki ve sonraki hallerinin fotoğraflarını paylaşıp “Can Atalay’la ilgili AYM hükmünün okunduğu fasıl son tutanakta an itibariyle görünmüyor. Genel Kurul açıkken Meclis Başkan Vekili’nin talimatıyla Divan Üyesi tarafından söylenen sözlerin tutanaktan çıkartılması kararını Genel Kurul kapalıyken kim, nasıl veriyor diye sormak için tutanak hizmetleriyle görüştüm. Tartışmalı bir an olduğunu, beyanlarda hata olmasın diye ilgi faslın kontrolde olduğunu kısa süre içerisinde yükleneceğini ifade ettiler. Bekliyoruz” açıklaması yaptı.

TİP’ten yapılan açıklamada, Atalay hakkındaki AYM kararını bugün Genel Kurul’da okutmasına ilişkin, “Sayın Karaca’ya bu Anayasal gerekliliği yerine getirdiği için teşekkür ederiz. Halkın iradesi tanınmalı, AYM kararları uygulanmalı, Can Atalay’a vekilliği iade edilmeli ve vekilimiz derhal serbest bırakılmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

TİP’in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “TBMM Başkanvekili Sayın Gülizar Biçer Karaca, Hatay’ın seçilmiş milletvekili Can Atalay hakkındaki Anayasa Mahkemesi (AYM) kararını bugün Genel Kurul’da okutmuştur. Sayın Karaca’ya bu Anayasal gerekliliği yerine getirdiği için teşekkür ederiz. Halkın iradesini alenen gasp edenlerin de çok iyi bildiği ve bugün yüzlerine bir kez daha vurulduğu üzere Can Atalay’ın cezaevinde geçirdiği her dakika hukuka aykırıdır. Halkın iradesi tanınmalı, AYM kararları uygulanmalı, Can Atalay’a vekilliği iade edilmeli ve vekilimiz derhal serbest bırakılmalıdır.”

AK Parti’den tepki

Konuya ilişkin açıklama yapan AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Karaca’nın AYM’nin iade kararını TBMM’de okutmasına tepki gösterdi. AK Partili Usta, CHP’li Karaca’nın “görevini kötüye kullandığını, korsan eylem yaptığını ve tarafsızlığını yitirdiğini” savunarak “Artık hiçbir oturumda görev almaması, Meclis Başkanvekilliği görevinin sonlandırılmasını talep ediyoruz” dedi.

Usta, şunları söyledi: “Başkanvekilleri, birleşimleri TBMM Başkanı adına vekaleten yönetirler, hangi oturumların yönetileceğine başkan karar verilir. Meclis Başkanı tarafından gündeme alınmayan herhangi bir husus Genel Kurul’a sunulamaz. Başkanvekillerinin takdir yetkisi bulunmaz. Sayın Karaca, Başkan adına görev yaptığını biliyor. Başkan’ın onayı olmadan gündeme ekleme yapamayacağını biliyor. İç tüzüğü ihlal etmiştir. Meclis Başkanvekilliği görevini kötüye kullanmış ve korsan bir eylem yapmıştır.

Görünen o ki, CHP hazırlıklı gelmiştir. Divan katip üyemizin kalkmasının ardından, kendisinin uyarılmasına rağmen ara vermemiştir. Yasama uzmanlarının kendisini ikaz etmesine rağmen, ‘ara vermeniz gerekir’ denilmesine rağmen ara vermemiştir. Tamamıyla iradesiz, iç tüzüğe aykırı bir eylem içine girmişlerdir, millet iradesine aykırıdır. Biz Önder’e geçmiş olsun dileklerimizi bildirmek için bir aradaydık. Böyle bir günde böyle korsan bir eylemi yapacak kadar aciz duruma düşmelerini milletin takdirine bırakıyoruz. Artık Meclis Başkanvekili olarak görev yapması, oturum yönetmesi mümkün değildir.

Bu konudan diğer siyasi partilerin haberi yoktu. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit ile konuştum, onların da haberi olmadığını, üzüldüklerini, böyle bir günde böyle bir davranışın sergilenmesinden üzgün olduklarını bildirdiler. Bilerek ve kasten iç tüzük ihlalidir… Meclis Başkanı’nın kendisine verdiği yetkiyi kötüye kullanmıştır. Taraflı olarak başkanlık yapmaya devam etmiştir. İç tüzüğe aykırıdır; hiçbir oturumda görev almaması, Meclis Başkanvekilliği görevinin sonlandırılmasını talep ediyoruz.”

14 Mayıs 2023 Genel Seçimlerinde TİP Hatay Milletvekili seçilen Atalay’ın vekilliği, 30 Ocak 2024’te Meclis’te Yargıtay kararı okunarak düşürülmüştü. Atalay’ın avukatları, TBMM’de yapılan bu işlem üzerine AYM’ye başvurmuştu. AYM 22 Şubat 2024’te kararın “yok hükmü”nde olduğuna karar vermişrti.

1 Ağustos 2024 gerekçeli kararını da açıklayan AYM, “Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin kararı okunarak Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin yok hükmünde olduğu”nu belirtmişti.

Paylaşın

Tarımda Üretici Enflasyonu Yüzde 31,54

Tarımda üretici enflasyonu mart ayında bir önceki aya göre yüzde 6,91, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 12,81, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,54 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 40,17 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) Mart 2025 verilerini açıkladı.

Buna göre; Tarımda üretici enflasyonu mart ayında bir önceki aya göre yüzde 6,91, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 12,81, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,54 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 40,17 arttı.

Sektörlerde bir önceki aya göre, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 7,36, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 2,36 artarken, balık ve diğer balıkçılık ürünleri; su ürünleri; balıkçılık için destekleyici hizmetlerde yüzde 2,27 azaldı.

Ana gruplarda bir önceki aya göre, tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünlerde yüzde 9,61, çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde yüzde 11,30 ve canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 3,07 arttı.

Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 171,38 ile turunçgiller, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 29,64 ile diğer ağaç ve çalı meyveleri ile sert kabuklu meyveler oldu.

Paylaşın

Soyut Sözdizimi Gösterimi Bir Nedir? Avantajları

Soyut Sözdizimi Gösterimi Bir (Abstract Syntax Notation One / ASN.1), telekomünikasyon ve bilgisayar ağları alanında veri yapıları için standartlaştırılmış bir gösterim oluşturmak için temel bir araç olarak hizmet eder.

Haber Merkezi / Birincil amacı, veri yapısı açıklaması için evrensel bir dil sağlayarak sistemler ve cihazlar arasında sorunsuz birlikte çalışabilirliği sağlamaktır.

Uygulama ve altta yatan platformlar açısından farklılık gösteren heterojen sistemler arasındaki veri alışverişi söz konusu olduğunda, ASN.1 bu sistemlerin birbirlerinin verilerinin yapısını ve biçimini anlamalarına olanak tanıyarak boşluğu kapatır. Yapıyı ASN.1 kullanarak tanımlayarak, kodlama, iletme ve kod çözme süreçlerini en az belirsizlikle etkinleştirir ve hata olasılığını azaltarak hem iletişimleri hem de depolamayı optimize eder.

Uygulamada ASN.1, X.509 sertifikaları, Basit Ağ Yönetim Protokolü (SNMP), Hafif Dizin Erişim Protokolü (LDAP), H.323 ve diğerleri gibi başlıca standartlar dahil olmak üzere çeşitli protokollerde ve uygulamalarda kullanılır. Bu protokollerin özelliklerini düzenlemeye ve açıklığa kavuşturmaya yardımcı olur ve gelişen ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli olarak güncellenir.

ASN.1’in en büyük avantajı, uygulamanın gereksinimlerine bağlı olarak Temel Kodlama Kuralları (BER), Ayrımcı Kodlama Kuralları (DER) ve XML Kodlama Kuralları (XER) gibi farklı kodlama teknikleriyle çalışabilme esnekliğinde yatmaktadır. Soyut Sözdizimi Gösterimi Bir sayesinde, ağ iletişimleri alanı daha verimli, doğru ve tutarlı hale gelerek giderek daha karmaşık uygulamalar ve hizmetler için yol açmıştır.

Soyut Sözdizimi Gösterimi Bir hakkında sıkça sorulan sorular:

ASN.1’in temel kullanımları nelerdir?

ASN.1, öncelikle SNMP, LDAP, SSL/TLS ve X.509 gibi iletişim protokollerindeki veri yapılarını tanımlamak için kullanılır. Ayrıca, ASN.1 tabanlı sistemler tarafından üretilen kriptografik güvenlik sertifikaları ve ikili kodlanmış veri dosyaları gibi çeşitli dosya türlerinde de bulunabilir.

ASN.1 kullanmanın avantajları nelerdir?

ASN.1, platform bağımsızlığı, belirsiz olmayan tanımlama, esneklik, kesin dokümantasyon ve optimize edilmiş kodlama gibi çeşitli avantajlar sunar. Standartlaştırılmış gösterim, ASN.1 tabanlı sistemlerin doğruluğu korurken, hataları azaltırken ve ek yükü en aza indirirken farklı platformlar ve programlama dilleri arasında sorunsuz bir şekilde iletişim kurmasını sağlar.

ASN.1 kullanılarak veriler nasıl kodlanır?

ASN.1 veri yapıları tipik olarak Temel Kodlama Kuralları (BER), Kanonik Kodlama Kuralları (CER), Seçkin Kodlama Kuralları (DER), Paketlenmiş Kodlama Kuralları (PER) veya XML Kodlama Kuralları (XER) gibi standart kodlama kurallarından biri kullanılarak kodlanır. Bu kodlama kuralları yapılandırılmış verileri hem verimli hem de iletim veya depolama için belirsiz olmayan ikili veya metinsel bir biçime dönüştürür.

ASN.1’in JSON, XML veya Protokol Arabellekleri gibi diğer veri serileştirme formatlarıyla ilişkisi nedir?

ASN.1, JSON, XML veya Protocol Buffers gibi bir veri serileştirme dilidir. Ancak, çeşitli platformlar arasında sorunsuz ve doğru iletişime izin veren resmi spesifikasyon ve standardizasyona daha fazla odaklanmıştır. Buna karşılık, JSON ve XML daha metin tabanlı ve insan tarafından okunabilirken, Protocol Buffers verimli ikili serileştirme için tasarlanmıştır. ASN.1, özellikle telekomünikasyon ve ağ protokolleri için daha uzun süredir kullanılmaktadır, ancak bu diğer formatlar web geliştirme amaçları için daha popüler olabilir.

Paylaşın

Meme Kanseri Hakkında 5 Şaşırtıcı Gerçek

Günümüzde meme kanserinin teşhisi ve tedavisinde etkileyici ilerlemeler kaydedilmiştir, ancak en sağlıklı hayatı yaşamak için meme kanseriyle ilgili gerçeklerden haberdar olmanız da önemlidir.  

Haber Merkezi / İşte meme kanseri hakkında beş şaşırtıcı gerçek:

Erkekler de meme kanseri olabilir: Her ne kadar nadir olsa da, erkeklerde de meme kanseri görülebilir. Erkek meme kanseri vakaları, tüm meme kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 1’ini oluşturur.

Genetik mutasyonlar her zaman gerekli değildir: BRCA1 ve BRCA2 gibi genetik mutasyonlar meme kanseri riskini artırır, ancak meme kanseri vakalarının sadece yüzde 5-10’u bu genetik mutasyonlarla bağlantılıdır.

Alkol tüketimi riski artırabilir: Günde bir kadeh alkol tüketimi bile meme kanseri riskini yüzde 7-10 oranında artırabilir, özellikle östrojen reseptörü pozitif kanser türlerinde.

Meme kanseri genç kadınlarda da görülebilir: Meme kanseri genellikle 50 yaş üstünde yaygın olsa da, 20’li ve 30’lu yaşlarda da ortaya çıkabilir. Genç kadınlarda genellikle daha agresif seyreder.

Egzersiz riski azaltabilir: Haftada 150 dakika orta düzeyde egzersiz yapmak, meme kanseri riskini %20’ye kadar azaltabilir. Fiziksel aktivite, östrojen seviyelerini dengeleyerek koruyucu bir etki sağlar.

Paylaşın

Sıcak Havalarda Egzersiz Yapmak İçin Altı İpucu

Sıcak havalarda egzersiz yapmak, dikkatli olunmaz ise sağlık için risk oluşturabilir. Yüksek sıcaklıklar ve nem seviyesi, susuzluğa, sıcak bitkinliğine ve hatta sıcak çarpmasına neden olabilir.

Haber Merkezi / İşte sıcak havalarda egzersizleri güvenli bir şekilde yapmaya ve egzersiz planından en iyi şekilde yararlanmaya yardımcı olacak altı temel ipucu.

Erken veya geç saatleri: Egzersiz için günün en serin saatleri olan sabah veya havanın serinlemeye başladığı akşam saatleri tercih edilmeli.

Bol su: Egzersiz öncesi, sırası ve sonrası yeterince su tüketilmeli. Dehidrasyonu önlemek için her 15 – 20 dakikada bir küçük yudum su alınmalı.

Hafif ve nefes alan kıyafetler: Açık renkli, gevşek ve nem emici spor kıyafetleri tercih edilmeli. Şapka veya güneş gözlüğü de kullanılabilir.

Gölgeli alanlar: Mümkünse ağaçlık alanlarda veya gölgeli parkurlarda egzersiz yapılmalı. Direkt güneş ışığından kaçınılmalı.

Vücut reaksiyonları: Yorgunluk, baş dönmesi veya aşırı terleme gibi belirtiler hissedilirse hemen durulmalı ve serin bir yere geçilmeli.

Güneş kremi: Cildi korumak için suya dayanıklı, en az SPF 30 içeren güneş kremi düzenli olarak kullanılmalı.

Paylaşın