Klasik Patlıcan Parmigiana, Malzemeleri, Hazırlanışı

Klasik Patlıcan Parmigiana, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

  • 400 gram konserve domates
  • 400 gram püre haline getirilmiş ve elenmiş domates
  • 1 diş ezilmiş sarımsak
  • ¼ çay kaşığı pul biber
  • 2 çay kaşığı pudra şekeri
  • 50 ml kırmızı şarap
  • ¼ fincan zeytinyağı
  • 2-3 patlıcan (yaklaşık 800 gram) , uçları kesilmiş ve 0,25 cm. kalınlığında dilimler halinde kesilmiş
  • 200 gram sert mozzarella, rendelenmiş
  • 80 gram parmesan, rendelenmiş
  • ½ su bardağı fesleğen yaprağı, kıyılmış
  • Deniz tuzu ve karabiber
  • 60 gram mozzarella, parçalara ayrılmış

Hazırlanışı;

  • Orta boy bir tencerede domatesleri
  • Sarımsak, biber, şeker ve şarabı ekleyin ve tadına göre baharatlayın
  • Şekeri eritmek için karıştırın ve 20 dakika kadar pişirin,
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağını geniş bir tavada kızdırın
  • Patlıcan dilimlerini orta hararetli ateşte her iki tarafı yumuşayıncaya kadar birkaç dakika kızartın
  • Tüm patlıcanlar pişene kadar tekrarlayın
  • 24 cm’lik yuvarlak fırın tepsisinin tabanını ve kenarlarını hafifçe zeytinyağı ile fırçalayın
  • Çok ince bir tabaka domates sosuyla başlayın, ardından sıcacık patlıcan dilimleri, ardından rendelenmiş mozzarella peyniri, parmesan, fesleğen, tuz ve karabiberle başlayın
  • Katmanları tekrarlayın, domates sosu, bir tutam rendelenmiş mozzarella ve parmesan ve üstte noktalı mozzarella peyniri ile tamamlayın
  • 30 dakika pişirin, ardından büyük bir yeşil salata ile servis etmeden önce 10 dakika bekletin
  • Afiyet olsun…
Paylaşın

Gremolata İle Kuzu Pirzola, Malzemeleri, Hazırlanışı

Gremolata İle Kuzu Pirzola, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 60 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

  • Yaklaşık 800 gr. kuzu pirzola
  • 2 yemek kaşığı füme kırmızı biber
  • Tuz ve karabiber
  • 50 gr nar taneleri

Gremolata

  • 2 limon, rendelenmiş
  • 1 limon suyu
  • 1/2 su bardağı taze nane yaprağı, ince doğranmış
  • 1/4 su bardağı taze maydanoz, ince doğranmış
  • 1/2 su bardağı antep fıstığı, kabaca doğranmış
  • 4 diş sarımsak, ezilmiş
  • 4 yemek kaşığı. zeytinyağı
  • 1/2 çay kaşığı tuz

Hazırlanışı;

  • Barbekü ızgarasını ve ayrıca fırını 200 derecede önceden ısıtın,
  • Kuzu pirzolalara füme kırmızı biber, tuz ve karabiber serpin
  • Gremolatayı yapmak için tüm malzemeleri (nar hariç) bir kapta birleştirin ve karıştırın,
  • Barbeküde kuzu eti karamelize olana kadar her taraftan kızartın ve ardından 10 dakika önceden ısıtılmış fırına koyun
  • Çıkarın ve 15 dakika dinlendirin,
  • Gremolatanın üzerine bir tabağa kaşıkla yerleştirin
  • Son olarak nar tanelerini üzerine serpin,
  • Afiyet olsun…
Paylaşın

Kaju Fıstıklı Hindistan Cevizli Acı Biberli Fırında Tavuk, Malzemeleri, Hazırlanışı

Fırında Kaju Fıstıklı Hindistan Cevizli Acı Biberli Tavuk, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 60 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

  • 8 kemiksiz, derisi soyulmuş tavuk budu
  • 1 sap limon otu, oklavayla ezilmiş
  • 1 misket limonu, ikiye bölünmüş
  • Taze kişniş
  • Süslemek için fesleğen
  • 1/3 fincan hindistan cevizi kreması
  • 2 yemek kaşığı limon suyu
  • 1 yemek kaşığı balık sosu
  • 1 yemek kaşığı esmer şeker
  • 1 yemek kaşığı rendelenmiş taze zencefil
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • ½ çay kaşığı öğütülmüş zerdeçal
  • 1 kırmızı soğan, ince dilimlenmiş
  • 2 diş sarımsak, ezilmiş
  • 3 adet limon yaprağı
  • ¼ fincan kabaca doğranmış kavrulmuş kaju fıstığı
  • 1 çay kaşığı deniz tuzu çekilmiş
  • Karabiber
  • 28cm fırına dayanıklı kızartma tavası veya fırın kabı.

Hazırlanışı;

  • Fırını 180 derecede önceden ısıtın,
  • Tüm temel malzemeleri büyük bir kapta birleştirin,
  • Tavuğu ekleyin ve iyice karıştırın,
  • Kızartma tavasına koyun,
  • Malzemelerin bir kısmını üstüne bir miktar biberle birlikte birlikte serpin,
  • Limon otu ve yarım limonları içine yerleştirin,
  • Tavuk tamamen pişene kadar (yaklaşık 40 dakika sürer) pişirin
  • Kişniş ve fesleğen ile süsleyin ve ekstra kaju fıstığı ile servis yapın,
  • Afiyet olsun…
Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Maaşlı Trolleri İfşa Etti

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından “Halkımızdan vergiyle, zamlarla çalınan paraları, devasa bir trol ağını beslemek için harcıyorlar. Milletin mutfağı yangın yeri, Sarayın tek derdi illegal dinleme, mobese ile izleme, trollerle küfür kıyamet. Ahlaksızlığın sınırı yok, çocuklar bile araç…” notuyla bir video paylaştı.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, paylaştığı videoda trollerin bazı bilinen isimlerini ifşa ederken trol ağıyla ilgili bilgiler sundu. Kılıçdaroğlu, trol olduğunu belirttiği ‘Nevzat Kanlı ve Trakyalı’ gibi isim ve hesapları sayarak ‘sizi biliyoruz’ ifadelerini kullandı. Bu hesapların her gün kendisine küfür ettiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, ‘milletin parasının bu kişilere harcandığını’ söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Neden 6 milyar lira beşli çeteden birine aktarılıyor. Onlar bu parayla havuz medyası gibi kanalları finanse ediyorlar. finanse edilen diğer bir illegal ordu da işte bu troller. Sizin paranızı önce hazineye alıyorlar sonra bunları aktarıyorlar. Yetmiyor para o yüzden sizlere döndüler vergi üstüne vergi zam üstüne zam..” dedi.

“Bugün saray tarafından bana özel olarak atanan trolleri ve Türkiye genelinde kurulan devasa trol ağını anlatmak için sizleri davet ettim” diyen Kılıçdaroğlu, videosunda şunları dile getirdi;

“Sevgili halkım merhaba. Şahıs ve ailesinin trolleri geldiniz mi? Size de merhaba. Bugün Saray tarafından bana özel olarak atanan trolleri ve Türkiye genelinde kurulan devasa trol ağını anlatmak için sizleri davet ettim.

Biliyorsunuz. Bu Saray’ın şatafatını devam ettirmek için beslediği yapılar var. Milletin mutfağı faturalardan kırılırken, devasa bir trol ağı Hazine’den çalınan paralarla besleniyor. Anladınız mı şimdi. Bir imza ile neden 6 milyar TL 5’li çeteden birine aktarılıyor. Onlar bu parayla havuz medyası gibi kanalları finanse ediyorlar. Finanse edilen diğer bir illegal ordu da işte bu troller. Sizin paranızı önce Hazine’ye alıyorlar, sonra bunlara aktarıyorlar. Ama yetmiyor artık Hazine. O yüzden sizlere döndüler. Vergi üstüne vergi, zam üstüne zam. Faturayı yine size çıkarıyorlar. Çünkü yeniden ‘götürmek üzere! Hazine’ye para aktarmaları gerekiyor, ıslak imzalarla.

Bende bu trol ağının deşifre edilmesi için araştırmacılardan yardım istedim. Elimde bir rapor var. Bu rapor dünyada bir ilk. İllegal bir trol ağının nasıl çalıştığını gösteriyor. Ayrıca isim isim deşifre ediyor bu trolleri. Ama ben bana atanan trolleri tebrik ederim müthiş bir iş çıkarmışlar.

İsimleri saydı

Son 6 ayda beni etiketleyen 700 binden fazla tweet atılmış. Bunların 300 binini bu maaşlı trollere ürettirmişler. Bu sarayın her şeyi sahte her şeyi illegal. Devleti suça alet ediyorlar. Ses dinlemesi yapıyorlar, mobese ile her hareketimizi takip ediyorlar. Dijitalde de bir trol ordusu ile karalamalar yapıyorlar. Sarayın tüm meşgalesi bu. Halk ise sefalet içerisinde. Durun birincisini anlatayım: Nevzat Kanlı diğer namı son laik bükücü. Nevzat Kanlı benim dijital sapığım gibi bir şey. Ne yazsam ne tweet atsam nerede konuşmam yayınlansa bu sapığım hemen altına küfürleri döşüyor.

Çünkü söyleyeceği karşı bir fikir, görüş yok. İşi gücü deliler gibi küfretmek. Aslında bu ağlar iç içe geçmiş durumda. Nevzat Kanlı bir iç ağ, ona bağlanmış troller var. Onun sinyaliyle bu troller devreye girip onun küfürlerini paylaşıp duruyorlar. Mesela son üç-dört ay içinde Nevzat Kanlı bana yaklaşık 4 bin kez küfretmiş. Günde ortalam 40 küfür eder. Sanmayın ki Nevzat Kanlı bir robot. Sizin gibi gerçek bir kişi. Sarayın taşıyıcı trollerinden biri. Gerçi şu sıralar hesabı askıda ama biz biliyoruz onun ne yaptığını.

Bu arada Nevzat Kanlı gibi 10 civarında taşıyıcı trol daha var. Bunların altındaysa yine örgütlenmiş sinyal bekleyen başka troller de var. Sayıları 10 binleri buluyor bunların. Tıpkı bir ordu gibi. Mesela… Trakyalı diye bir diğer ‘trol başı.’ Günde beni hedef alan 30 tane tweet atıyor.

Günde 30 küfür. Bu troller vallahi de billahi de harcanıyor. Bunların yeri Guiness Rekolar Kitabı. Erdoğan, sen bunların sigortasını yapıyor musun? Bir ıslak imzana bakar. Seversin sen ıslak imzayı. Sonra, Servet K. -rakamları uzun- diye bir trol başı daha var. Bu trollün de son 3-4 ayda 3 bin 315 tweet yazmış. Evladım sen de harcanıyorsun buralarda.

Sabri Konte, Jaba Recep 8 sizleri de biliyorum. Ve tabi sizlerin lider ekibinizi de. The marjinal, medya adamı anladınız değil mi beni? Mesela bir tanesi demiş ki, Çok afedersiniz ‘Lan Kemal sen seçimi kazan ben de donla gezeceğim’. Bak ben bunu söz olarak kabul ediyorum. Evladım öyle sahte isimlerim arkasına gizlenerek kendini kurtaramazsın. Hepinizi biliyoruz.

Sevgili halkım, bunların işleyişleri çok basit. Trol başkaları ve yazılımlarıyla bir etiket açıyorlar ve sürülerine talimat veriyorlar. Saldırın diye. Hepsi fake. Etiketler, hepsi bot hesapların marifeti. Dilleri de çok tanıdık; ağbabalarının dili. Kılavuzlar camide dil kopartıyor, bunlar da dijitalde.

Sevgili troller, size bir tavsiye; verdikleri üç-beş kuruşa kanmayın. Gün gelir bunların sonuçları çok ağır olur. Sevgili baş algıcı, asıl sözüm sana. Çoluğu çocuğu bu pis işlerine bu algı işlerine niye alet ediyorsun. Teşkilatlarını küfür merkezlerine dönüştürmüşsün. Utanmıyor musun onların başını yakmaya? Otur kendin yaz tweetlerini. Ya da topla cesaretini çık karşıma. Sen zaten küfür etsen kimse şaşırmaz. Merak etme. Bugünün hashtagi de benden olsun. ‘Saray’ın trolleri ifşa oldu’. Bunun altına yazarsınız . Ya da boşverin etiket falan da yazmayın. Hadi eyvallah.”

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Günlük Vaka Sayısı 90 Bin Sınırında

Kovid 19’da son 24 saatte 88 bin 145 yeni vaka tespit edilirken, 189 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Hastalık hafif seyrediyor. Tedbir ise halen şart. Aşı (Turkovac) ve kişisel tedbirler ile salgın gündeminden çıkma zamanı.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 428 bin 214 test yapılırken, 88 bin 145 yeni vaka tespit edildi. 189 kişi hayatını kaybederken, 81 bin 530 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Omicron varyantına bağlı vaka sayılarındaki artış salgının ilk donemlerindeki sonuçlara sebep olacak bir artış değil. Toplum önemli ölçüde aşılı. Hastalık hafif seyrediyor. Tedbir ise halen şart. Aşı (Turkovac) ve kişisel tedbirler ile salgın gündeminden çıkma zamanı.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Manisa takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Paylaşın

HDP’den ‘İttifak’ Mesajı: Türkiye İki Seçeneğe Mahkum Değil

HDP Parti Meclisi sonuç bildirgesinde, “Türkiye halkları, iktidarı elde etmeye odaklanmış, milliyetçilik ve hamasette benzeşen iki seçeneğe mahkum değildir. Bugün, Türkiye halklarının tarihsel sorunları olan Kürt sorunu, demokratikleşme ve ekonomik adalet sorunlarına karşı farklı reçeteleri olmayan iki seçenekle karşı karşıyayız. HDP, bu iki seçeneğe karşı mücadele birliğini büyüterek üçüncü yolu güçlendirmeye ve Türkiye halklarına gerçek bir seçenek sunmaya yönelik çalışmalarını büyüterek sürdürmektedir.” ifadelerine yer verdi.

Haber Merkezi / Konuya ilişkin bildirgenin devamında “Mücadele birliğini sağlayarak üçüncü yolun genişletilmesinde ittifak çalışmaları tarihi önemdedir. Ezilenlerin bir araya gelmesi, genişlemesi ve güçlenmesi, Türkiye halkları ve gelecek kuşaklar için en önemli hamle olacaktır.” ifadeleri kullanıldı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) dün (29 Ocak) gerçekleşen Parti Meclisi (PM) toplantısı sonuç bildirgesini açıkladı. Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar başkanlığında yapılan toplantının sonuç bildirgesinde ekonomik krizden Kürt sorunun çözümüne, HDP kapatma davasından cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine kadar birçok başlık ele alındı. Bildirgeden öne çıkan kısımlar şöyle:

Ekonomik krizin bedeli

AKP-MHP ittifakı demokrasi, adalet ve barış karşıtlığı üzerinden kurduğu siyasi denklemlerini sürdüremeyecek hale gelmiştir. Bir yandan toplumdan rıza üretememekte, diğer yandan ekonomik yaşamın devamını sağlayamamaktadır.

Türkiye tarihinde daha önce görülmediği kadar yoksullaşma yaşanmaktadır. Saray ahalisi ve yandaşları hariç bu ülkedeki her bir yurttaş yoksulluk ve açlık riski ile karşı karşıyadır. İşsizlik ve enflasyon çift hanelerde kronik hale gelmiştir. Faiz-döviz kıskacına sıkıştırılan Türkiye halkları her gün biraz daha borçlandırılmakta, mülksüzleştirilmekte ve yoksullaştırılmaktadır. Ekonomik kriz sokağa faturalardaki korkunç artışlar, icralar, iflaslar, borç krizleri ve intiharlar şeklinde yansımaktadır.

İktidar bloku, ekonomik ve toplumsal krizlere çözüm bulmak yerine imtiyaz ve suç ekonomisi yaratmaktadır. Devlet ve bürokrasi bizatihi çete ve mafya düzeni haline getirilmekte, her türlü hukuksuzluk desteklenmekte ve teşvik edilmektedir. Siyasal, toplumsal ve ekonomik krizlere eklenen, çete ve mafya düzeni Türkiye tarihinde görülmemiş bir rejim krizini ortaya çıkarmıştır.

İç ve dış politikada değer üretmekten uzak, siyasi pragmatizm ve çıkarı esas alan; halkları ve barışı tercih etmek yerine çatışmayı ve ihtilafı tercih eden bir iktidar bloku gerçekliği ile karşı karşıyayız.  Bu sebeple, içerideki çoklu krizler ile küresel siyasetteki fay hatları AKP-MHP ittifakının rejim krizini derinleştirmektedir.

Kürt sorununda inkarcılık

İktidar bloku, krizler silsilesi içerisinde koltuklarını korumak için halktan uzaklaşıp, devletli reflekslere daha fazla sarılmaktadır. Kürt Sorunu başta olmak üzere Türkiye’nin demokrasi, hukuk ve özgürlükle ilgili yapısal sorunlarına karşı devletli dile, karanlık senaryolara, komplo teorilerine, geçmişte kalmış siyasi aktörlere sarılmaktan geri durmamaktadır.

Kürt Sorununda ağırlaştırılmış tecrit ile barışın sözü kesilmek, savaş ve çatışma politikaları ile bir arada yaşama umudu söndürülmek istenmektedir. İnkârı, siyasetsizliği ve baskıyı esas alan 90 yıllık Cumhuriyet politikaları, farklı isimler altında sürdürülmektedir.

Kürt Sorununda çözümsüzlük politikalarına tüm muhalif kesimlerin baskı altına alınması eşlik etmektedir. Bu yaklaşım, Türkiye halkları ve demokrat-devrimci güçler tarafından iyi bilinen çözümsüzlük politikalarından başka bir şey değildir. Çözümsüzlük politikaları, bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da bu ülkenin halklarına tek bir fayda sağlamayacaktır.

Bu tarihsel hakikate rağmen AKP-MHP ittifakı siyasal sorunları derinleştiren ölüm politikalarında ısrar etmektedir. Hemen her ay bir genç zırhlı araçlarla katledilmektedir. Bu katliamlar asla teknik, tesadüfi, kazara meydana gelmemekte, her biri politik bağlamlara sahip katliamlardır. Nitekim zırhlı araçlarla yapılan katliamların cezasızlık politikaları ile karşılanması söz konusu katliamların politik olduğunu açıkça göstermektedir.

Hasta tutsaklara ölüm dayatılıyor

AKP- MHP ittifakının ölüm ve cezasızlık politikalarının benzeri, hasta tutsaklar ve cezaevlerine yönelik yaklaşımda açıkça görülmektedir. Türkiye ve dünya kamuoyunun tüm çabalarına ve çağrılarına rağmen hasta tutsaklara zindanda ölümü dayatan AKP-MHP ittifakı, ölüm politikalarında gelebileceği sınırı göstermektedir. Zindanlara ölüm dağıtan iktidar, politik tercihini yaşatma değil, öldürme üzerinden belirlemiştir.

Herkes bilmelidir ki, cezaevlerindeki hukuksuzluklar ve hasta tutsaklara yönelik ölüm politikalarının dayatılması, insanlığa karşı işlenen suçtur ve tüm iktidar mensupları ve bürokrasisi bu suçun ortağıdır. Kuşkusuz ki bize düşen tarih ve bağımsız yargı önünde bu suçun hesabını sormaktır.

HDP haksız ve hukuksuz bir şekilde cezaevlerinde tutulan hasta ve siyasi tutsakların özgürlüğüne kavuşması konusunda taleplerini güçlü bir şekilde sürdürmektedir.

Kadınların kazanımlarına saldırı

AKP-MHP ittifakı ideolojik ve politik nedenlerle kadın kazanımlarına yönelik tarihin en kapsamlı saldırılarını gerçekleştirmektedir. Kadın hareketinin kazanımlarına göz diken iktidar İstanbul Sözleşmesi’nden sonra, nafaka hakkına saldırmaya hazırlanıyor. Kadınları, kamusal alandan uzaklaştırıp eve hapsetmeyi ve erkek tahakkümünü derinleştirmeyi esas alan bu ittifak büyük kadın direnişiyle karşılaşmaya devam edecektir. Kazanılmış haklarımızı koruma ve yeni kazanımlarla taçlandırma çizgisinde ısrarla mücadelemizi sürdüreceğiz.

AKP-MHP ittifakı, 2022 yılı ile birlikte siyasi kadınları hedef gösterme, tutuklama ve komploların merkezine koyarak baskısını arttıracağının işaretini vermiştir. Bizler de kadınlar olarak erkek egemen otoriter rejime karşı sokağı esas alan direnişimizi büyütecek ve 8 Mart’a bu ruhla hazırlanacak, mücadelemizi tüm yıla yayacağız. Kadınlarla dayanışma ve istişareyle dönemin ruhuna uygun olarak ittifak politikalarının daha çok güçlenmesi için maksimum düzeyde çaba harcayacağız.

İttifak çalışmaları

Halkların Demokratik Partisi olarak kurulduğumuz günden beri Türkiye siyasetinde halklar lehine oyun bozan ve oyun kuran gücümüzle belirleyici konumumuzu sürdürüyoruz. Sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu’nun her köşesinde, dünyanın her yerinde HDP’li olmanın farkını görüyor ve yaşıyoruz.

Bu itibarla, seçim sandıkları dahil siyasetin tüm alanlarında belirleyici olmaya, HDP’siz yapılan hesapları bozmaya devam ediyoruz. İlkeler ve değerler partisi olarak, iktidar hesabı yapan tüm kesimlere demokratik, adil, özgürlükçü siyaseti her daim hatırlatıyor; iktidarcı anlayışların başarısız olacağını sokaktan sandığa kadar gösteriyoruz

Türkiye halkları, iktidarı elde etmeye odaklanmış; milliyetçilik ve hamasette benzeşen iki seçeneğe mahkûm değildir. Bugün, Türkiye halklarının tarihsel sorunları olan Kürt Sorunu, demokratikleşme ve ekonomik adalet sorunlarına karşı farklı reçeteleri olmayan iki seçenekle karşı karşıyayız.

Kürt sorununu konuşmak

Kürt Sorunu ve İmralı’daki mutlak tecride karşı ciddiyetsiz tavırlara, politikasızlığa ve Kürt Sorunu gibi tarihsel bir sorunu oya ve sandığa endeksleyen pragmatist çıkışların ve milliyetçi hamasetle Kürt Sorununa yaklaşım siyasetsizlik örneğidir.

Kürt Sorunu başta olmak üzere Türkiye’nin tarihsel sorunlarına dair konuşmak siyasi çıkarı aşan ciddiyet gerektirir. Bu ciddiyeti taşımayan her söz ve hamle, başarısızlığa mahkumdur. Nitekim Sayın Öcalan ve Kürt Sorunu üzerinden yapılan tartışmalar, her iki blokun da demokratik çözümden uzaklıkta birbiriyle yarıştıklarını göstermektedir.

Bizler, geldiğimiz noktada Kürt Sorununun gerektirdiği ciddiyetin farkında olan tek siyasi seçeneğiz. Bu kapsamda, Kürt Sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için Abdullah Öcalan üzerindeki mutlak tecridin derhal kaldırılması gerekmektedir.

Sayın Öcalan tecrit altında tutuluyorken AKP Genel Başkanı’nın siyasi çıkar, oya ve sandığa endeksli ucuz hesaplar ile meseleye yaklaşması kabul edilemez. Sayın Öcalan yerine konuşmak kimseye fayda sağlamayacaktır. Tecrit kaldırılmalı ve Öcalan’ın kendisi konuşmalıdır. Vakit kaybetmeksizin İmralı’daki mutlak tecridin kaldırılması ve Kürt Sorununun çözümü için Sayın Öcalan’ın kendi fikirlerini kamuoyu ile paylaşmasının önünün açılması gerekmektedir.

Kürt Sorunu ve Türkiye’nin demokratikleşmesi hususlarında Sayın Öcalan gerçekliğinin iyi anlaşılması gerekiyor. Basit siyasi hesaplara veya milliyetçi hamasetlere başvurmanın sorunu derinleştirmekten başka bir şeye yaramayacağını bir kez daha belirtiyoruz.

Toplum pahalılığa mahkûm edildi

Ekonomik kriz, Saray etrafında toplanmış imtiyazlı azınlık hariç tüm toplumsal kesimleri vuruyor. Fahiş zamlar ve vergi artışları, yoksulların, işçilerin, gençlerin, kadınların sırtına yükleniyor. Yandaşlara uygulanan vergi istisnaları ve zamlardan koruyan destekler, Türkiye halkının yüzde 99’una uygulanmamaktadır. Her birimiz için markete ve pazara çıkmak hayal haline geliyor, faturaları ödemek imkansızlaşıyor.

HDP Sağlıklı bir toplum için özellikle yoksul halkımızın gıdaya ucuz erişimi için ülke tarım ve hayvancılık politikalarında ithalata dayalı sisteme karşıdır, çiftçilerin ve üreticilerin yanındadır. Ülkeyi yangın yerine çeviren AKP-MHP ittifakı, iktidarını sürdürebilmenin planlarını demokratik siyaseti boğmak üzerine yapıyor. Bu koşullarda bir tek kurtuluş yolu var. O da her alandan yükselen itirazların demokratik bir zeminde ortaklaşması. Toplum bu kadar haksızlığa, hukuksuzluğa, yoksulluğa mahkûm değil. Dönem dayanışma içinde mücadele etme dönemidir.

Kapatma davası

Ekonomik yaşamı krizlere sürükleyen AKP-MHP ittifakı, iktidarını sürdürebilmenin planlarını demokratik siyaseti boğmak üzerine yapmaktadır. Kapatma ve kumpaslarla demokratik siyaseti ve muhalif düşünceyi yasaklamayı hedeflemektedir. Oysa bizler, gençler, kadınlar, işçiler ve tüm ezilenler, kapatma ve kumpaslara karşı demokrasi ve barış talep edenler olarak her geçen gün sesimizi daha fazla yükseltiyoruz.

Umudumuz ve sesimizle, kapatma ve kumpas davalarına karşı Türkiye halkları ile beraber savunma hattını öreceğiz. Demokratik siyaseti ve halk iradesini hep birlikte savunacağız. Bilinmelidir ki, 2022 yılında AKP-MHP ittifakı son gücüyle kurumlarımıza, değerlerimize, aşımıza, işimize saldırmaya devam edecektir. Fakat tarihte olduğu gibi bir kez daha topluma savaş açan bir iktidarın kaybettiğine tanık olacağız. Krize, kapatmaya, kumpasa karşı hep birlikte mücadele ederek AKP-MHP ittifakından kurtulacağız.

8 Mart ve Newroz

Önümüz 8 Mart Kadınlar Günü, önümüz 21 Mart Newroz Bayramı. 2022 yılını 8 Mart ve 21 Mart’ın gücüyle bir zafer yılı haline getirmek için şimdiden çalışmalara başlayacağız. Kimsenin şüphesi olmasın ki, 8 Mart ve 21 Mart, zulmünün sınırlarına gelen AKP-MHP ittifakına karşı kadınlar öncülüğünde direnişin görkemini gösteren halkların cevabı olacaktır.

8 Mart’ta kadınların direnci, 21 Mart’ta halkların umut dolu ruhu ile 2022 yılında başaracak ve Demokratik Cumhuriyeti hep birlikte inşa etmenin mücadelesini vereceğiz. Bu topraklara huzur, halklara barış ve adalet gelene kadar mücadelemizden asla taviz vermeyeceğiz, asla vazgeçmeyeceğiz. Bu düzeni değiştirecek, demokratik bir cumhuriyeti inşa edeceğiz.”

Paylaşın

CHP’den Türk Telekom’un Kamulaştırılması Teklifi İçin Araştırma Talebi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye Varlık Fonu’nun yeniden kamulaştırmayı planladığı Türk Telekom için TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasını istedi. CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç tarafından hazırlanan araştırma önergesi TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

Önergenin gerekçesinde, Türk Telekom’un yüzde 55 hissesinin 2005 yılından bu yana Hariri Ailesi’ne ait Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’de olduğu belirtildi.

Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) hazırladığı rapora dikkat çekilden gerekçede “Ojer Telekom, 2006-2015 döneminde Türk Telekom üzerinden 5.7 milyar dolar kâr elde ederek, bu geliri Türkiye’den kaçırmıştır. Yıllarca yeniden yapılandırılan borçlar, Ojer Telekom’un Türkiye’yi terk etmesiyle bankaların sırtına kalmıştır. Kamu adına Türk Telekom’un yönetimine getirilen Yiğit Bulut, Efkan Ala, İsmet Yılmaz, İbrahim Şahin, Süleyman Karaman, Fahri Kasırga, Fuat Oktay, İbrahim Eren, Habip Soluk gibi isimler, süreci izlemekle yetinmiş, denetim görevlerini yerine getirmemiştir” denildi.

CHP, gerekçede dikkat çekilen noktalar şöyle:

“Türk Telekom, 2020 faaliyet raporuna ‘Türkiye’nin fiber dönüşümüne öncülük ederek ülkenin tamamında yüksek kalitede ve hızda internet erişimi sağlamak’ hedefi koyarken, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü’nün Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı ‘…Türk Telekom’un özellikle fiber altyapıdaki dominant pozisyonu nedeniyle orada hâkim bir durum var ve bankalar 2026’da imtiyazın bir kısmı, faaliyetlerin önemli bir kısmını içeren bu imtiyaz biteceği için de kendi bakış açıları açısından bu yatırımı yapmayı mantıklı bulmadıkları için devamlı Türk Telekom sektöründe aslında o hepimizin eleştiri ya da şikâyet etmek durumunda kaldığı -internet yavaşlığı olsun, diğer konular olsun-durumu ortaya çıkıyor!’ şeklindeki açıklama; bu hedefin kağıt üzerinde kaldığının ve gerekli yatırımların yapılmadığının itirafı niteliğindedir.

Faturası halka

Türk Telekom’u devraldıktan sonra, borcu borçla döndürerek, kurumdan 5.7 milyar dolar gelir elde eden Hariri Ailesi, Aralık 2018’de yönetimden ayrılırken, Türk Telekom’daki yüzde 55 hissesi de ödenmeyen milyarlarca dolarlık kredilerin karşılığı olarak bankalara geçmiştir. Bankalar asıl faaliyet alanları olmamasına karşın Türk Telekom’a özel uygulama ile şirket kurarak, AKP iktidarıyla birlikte 3 yıldır Türk Telekom’u işletmektedir. Bugün Varlık Fonu’nun Türk Telekom’u yeniden kamulaştırmak için harekete geçmiştir ve kamuoyuna yansıyan haberlere göre, Varlık Fonu, Türk Telekom’un yüzde 55 hissesini alabilmek için bu hisselere sahip bankalarla kredi pazarlığı yapmaktadır. Bu da Türk Telekom özelleştirmesinden sonra kamulaştırılmasının da millete bir fatura çıkaracağının işaretidir. Millete bir fatura yüklenecekse, öncelikle bu konu TBMM’de ele alınmalıdır.

17 yılı araştırın

Bu nedenlerle; Varlık Fonu tarafından yeniden kamulaştırılması planlanan Türk Telekom’un özelleştirildiği 2005 yılından bugüne kadar geçen 17 yıllık zamanda, hem iletişim altyapısı hem de mali olarak ortaya çıkan kamu zararının boyutlarının incelenmesi, yönetici olarak atanan kamu görevlilerinin sorumluluklarının ortaya konulması, yeniden kamulaştırmanın milletin sırtına yükleyeceği faturanın ve alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılması gerekli görülmektedir.”

Paylaşın

Hamilelerin Kovid 19 Aşısı Yaptırması Güvenli Mi?

Hamilelik sırasında olası bir Kovid 19 enfeksiyonunun hem anne adayı hem bebek için çok daha büyük bir risk oluşturduğu konusunda herkes hemfikir. Hamile kalan kadının metabolizması, cenine tolerans gösterebilmek için bağışıklık sisteminin belirli kısımlarını otomatik olarak devre dışı bırakır. Ayrıca kan hacmi önemli ölçüde arttığından kalp ve dolaşım sistemine daha fazla yük biner.

Hamileliğin ilerlemesiyle birlikte büyüyen rahim, diyaframa baskıyı artırır. Bu da akciğerin çalışma kapasitesini azaltır. Tüm bunlar, hamile kadınların ve dolayısıyla da anne karnındaki bebeğin, hastalıklara karşı çok daha savunmamız olduğu anlamına gelir.

Washington Ulusal Çocuk Hastanesi’nin Pediatrik Enfeksiyon Hastalıkları Bölüm Başkanı Dr. Roberta Lynn DeBiasi, Journal of Infectious Diseases’te (Bulaşıcı Hastalıklar Dergisi) yayınlanan makalesinde işte bu gerçeklere vurgu yapıyor. Dr. DeBiasi, Kovid 19’un  gerek anne adayı gerekse yeni doğacak bebeğe verebileceği olası zararlardan korunmak için hamile kadınların mutlaka aşılanması gerektiğini belirtiyor ve ekliyor: “Araştırma ve gözlemler, Covid-19 ile enfekte olan hamile bir kadının ağır enfeksiyon riskinin büyük oranda arttığını gösteriyor.”

Hamilelerde hastalık seyri daha şiddetli

Hamile kadınların hem ciddi hastalıklara yakalanma hem de hastalıkların seyrinin daha şiddetli olma ihtimali hayli yüksek. Özellikle Kovid 19, anne karnındaki bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebilir ve hatta plasentada iltihaplanma ve kanamalara neden olabilir.

Missouri’deki Grip ve Gelişen Bulaşıcı Hastalıklar Merkezi (CIEID) uzmanlarından Minhui Guan, hamiliğinin son dönemde annenin Delta varyantı ile enfekte olması sonucu meydana gelen bir ölü doğumun ayrıntılı analizini yaptı. Anne, hafif Kovid semptomları olan aşılanmamış bir kadındı. Tüm bulgular, virüsün plasentada tahribata neden olduğunu, bunun da ölü doğuma yol açtığını gösteriyordu.

Boston’daki Massachusetts General Hospital ve Harvard Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Lydia Shook ise Delta varyantı ile enfekte olmuş bir dizi hamile kadın vakasını araştırdı. İki vakada ölü doğum meydana gelirken, bir vakada ise yeni doğanın ciddi hastalığı tespit edildi.

Yüksek risk, düşük aşılama oranı

Tüm bu potansiyel risklere rağmen, hamile kadınlarda aşılama oranı hâlâ düşük seviyede. Örneğin ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre, 8 Ocak 2022 itibariyle ABD’deki hamile kadınların yaklaşık yüzde 40’ı koronavirüse karşı aşılanmış durumda. Küresel çapta da hemen hemen aynı oran söz konusu.

Kovid 19 aşıları 2020’nin sonlarında ilk kez uygulanmaya başlandığında, bunların hamiller ve anne karnındaki bebekler üzerindeki etkileri hakkında çok az şey biliniyordu. Aşıların test edildiği ilk klinik çalışmalarda hamileler kapsama alanı dışında tutuldu. Bu da hamilelerin aşıya şüpheyle yaklaşmasına neden oldu.

İlerleyen zamanla birlikte aşıların klinik çalışmalarına hamileler de dahil edildi ve somut verilere ulaşılmaya başlandı. Nihayet Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Haziran 2021’de hamile kadınların da aşı yaptırmasını önerdi. Amerikan CDC’nin fikrini değiştirip aynı öneriyi yapması ise Ağustos ayını buldu. Almanya’daki Aşı Daimi Komisyonu (STIKO) da hamilelerin aşılanmasına Eylül 2021’de onay verdi.

Aşı hem anneyi hem bebeği koruyor

Hamilelik sırasında bir kadının Kovid 19’a yakalanması, anne ve/veya bebeğin ölümü ya da erken doğum gibi ciddi sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Bunlarla mukayese edildiğinde, aşı kaynaklı muhtemel riskler çok daha düşük seviyede kalıyor.

Nitekim Edinburgh Üniversitesi tarafından yapılan son araştırma da bunu doğruluyor. 1 Aralık 2020 – 31 Ekim 2021 arasını kapsayan araştırmada, yaklaşık 5 bin hamile kadında Kovid 19 saptandı.

Enfekte olan kadınların yüzde 77’sinden fazlasının aşısız olduğu görüldü. Aşılanmamış her beş hamileden biri hastanede tedavi altına alınırken, aşılı anne adaylarında bu oran 20’de bir oldu. Edinburgh Üniversitesi’nden kadın doğum uzmanı Dr. Sarah Stock liderliğindeki araştırma ekibinin bulgularına göre, yoğun bakımda tedavi edilmek zorunda kalan Kovid 19 hastası hamile kadınların yüzde 98’i aşılanmamıştı.

Dr. Stock, “Verilerimiz, hamilelik sırasında aşılamanın komplikasyon oluşma riskini artırmadığını, ancak Kovid 19’lu hamilelerde bu riskin çok daha fazla olduğunu teyit etmektedir.. Hamilelikte yaptırılacak aşı, anneleri ve bebeklerini Kovid 19 ve buna bağlı tehlikeli komplikasyonlardan korumak için kritik öneme sahiptir” diyor.

Araştırma ekibinde yer alan İskoçya Halk Sağlığı kurumu uzmanlarından Dr. Rachel Wood ise şu öneride bulunuyor: “Aşı, hamileliğin herhangi bir aşamasında yapılabilir. Bu nedenle hamile olan veya hamile kalmak isteyen kadınların mümkün olan en kısa sürede tamamen aşılanmalarını şiddetle tavsiye ederim.”

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Meteoroloji’den Bir Çok İl İçin Kuvvetli Yağış Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), aralarında Bursa, Bilecik, Ordu, Giresun, Erzurum, Ağrı, Bitlis ve Muş’unda bulunduğu bir çok il için kuvvetli yağış uyarısında bulundu. MGM, kuvvetli yağışın etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Güney ve İç Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun batısı, Güneydoğu Anadolu’nun kuzey ve batısı ile Bursa, Bilecik, Ordu, Giresun, Erzurum, Ağrı, Bitlis ve Muş çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Antalya’nın doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması beklenen yağışların; Güney Ege kıyıları ile Akdeniz’in kıyı kesimlerinde yağmur ve sağanak, Antalya çevrelerinde yer yer gök gürültülü sağanak, diğer yerlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Karadeniz’in iç ve yüksek kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli bölgelerde çığ riski bulunmaktadır. Ülke genelinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer pus ve sis görüleceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklıkların İç Anadolu Bölgesi’nde 2 ila 5 derece artacağı diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgarın ise enellikle güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.

Uyarılar

Kuvvetli yağış; Yağışların Antalya’nın doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Kuvvetli rüzgar; Rüzgarın Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde güney yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/sa) şeklinde esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Çığ tehlikesi; Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda yüksek kar örtüsünün bulunduğu dik yamaçlarda çığ riski olmasından dolayı meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Buzlanma ve don uyarısı; Ülkemiz genelinde buzlanma ve don olayı görülmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara ve Ege Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Bursa ve Bilecik çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis beklenirken, Ege Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Güney ve İç Ege’nin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kıyı kesimlerde yağmur ve sağanak, iç kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Bölgenin iç kesimlerinde kuvvetli buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis bekleniyor.

Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi

Akdeniz Bçlgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kıyı kesimlerde yağmur ve sağanak, iç kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis beklenirken, İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde kuvvetli buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis bekleniyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, iç kesimlerinin kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde kuvvetli buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis beklenirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, iç kesimleri ile Ordu ve Giresun çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis bekleniyor. Rüzgarın Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde güney yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/sa) şeklinde eseceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, batısı ile Erzurum, Ağrı, Bitlis ve Muş çevrelerinin kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde kuvvetli buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis bekleniyor. Bölge genelinde dik yamaçlarda çığ tehlikesi bulunmaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, kuzey ve batı kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer pus ve sis bekleniyor.

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan: Benzin Fiyatlarını Görünce Biz

Eşi Zeynep Babacan ile at üzerindeki fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşan Ali Babacan, akaryakıta yapılan zamları tiye aldı. Babacan, paylaşımına ”Benzin fiyatlarını görünce biz” notunu düştü.

Haber Merkezi / Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikasından (EPGİS) alınan bilgiye göre, Ankara’da ortalama 13,66 liradan satılan benzinin litre fiyatı 14,12 lira oldu.

EPGİS’den alınan bilgiye göre, benzinin litresi İstanbul’da 13,59 liradan 14,05 liraya, İzmir’de 13,67 liradan 14,13 liraya çıktı.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, benzindeki rekor seviyeye ulaşan benzin fiyatına sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tepki gösterdi.

Eşi Zeynep Babacan ile ata bindiği fotoğrafı paylaşan DEVA Lideri Babacan, ”Benzin fiyatlarını görünce biz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın