Seçmenlerin Yüzde 68’i “Duruşmalar TRT’ten Yayımlansın” Diyor

“Belediye Başkanlarının Yargılandığı Davalar TRT’den Canlı Yayımlansın mı” sorusuna, seçmenlerin yüzde 68’i, “halkın her şeyi görmeye hakkı var” diyerek TRT’den canlı yayımlamasını istiyor.

GÜNDEMAR Araştırma’nın 20-26 Temmuz tarihlerinde yaptığı “Türkiye Gündemi” araştırmasına göre seçmenin yüzde 46’sı CHP belediyelerine yönelik tutuklamaların “haksız ve siyasi olduğunu” belirtirken, her dört seçmenden biri “kararları hukuka uygun” olarak değerlendiriyor. 

Araştırmanın Türkiye genelinde CATI (Bilgisayar Destekli Telefonla Görüşme) ve CAWI (Bilgisayar Destekli Çevrimiçi Anket) yöntemleri bir arada 60 il ve 539 ilçede 2 bin 256 kişi ile yapıldı.

Anket sonuçlarına göre; “Belediye Başkanlarının yargılandığı davalar TRT’den canlı yayımlansın mı” sorusuna her dört kişiden üçünün “duruşmalar TRT’den canlı yayımlansın” yanıtını verdiği görüldü. Katılımcıların yüzde 61’i ise Tele1, Halk TV, Sözcü TV ve Now TV gibi televizyon kanallarına yönelik yayın durdurma ve kapatma cezalarını “basın özgürlüğüne müdahale” olarak değerlendirdi. 

Araştırma şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tamer Bolat araştırma sonuçlarını şöyle açıkladı: 

”Araştırma’nın “Belediye Başkanlarının Yargılandığı Davalar TRT’den Canlı Yayımlansın mı” sorusuna her dört kişiden üçü, yani yüzde 68’i, “Halkın her şeyi görmeye hakkı var” diyerek duruşmaların TRT’den canlı yayımlamasını desteklediği görülmüştür. Araştırmaya katılanların yalnızca yüzde 23’ü böyle bir yayın sürecinin “yargıyı siyasallaştıracağı” kanaatini belirtirken yüzde 9’luk bir kesim de fikrini belirtmemiştir.  

Duruşmaların TRT’den yayımlanması talebi yalnızca CHP, İYİ Parti veya DEM Parti seçmeninde güçlü bir talep değildir, AK Parti ve MHP seçmeninde de güçlü bir taleptir. CHP seçmenin yüzde 69’u, İYİ Parti seçmenin yüzde 81’i, DEM Parti seçmenin yüzde 80’i, AKP seçmeninin 66’sı, MHP seçmeninin de yüzde 64’ü “duruşmalar canlı yayımlansın” talebini desteklemektedir. 

Bu sonuçlar iktidar bloğu içinde de şeffaflık yönünde güçlü bir talebin varlığını ortaya koymaktadır. 

Seçmenin çoğu TRT’ye güvenmiyor

TRT yayınlarına güveni de ölçen araştırmanın sonuçları oldukça çarpıcı. “TRT yayımlarını genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna katılımcıların yalnızca üçte biri, yüzde 33’ü “TRT’nin tarafsız ve objektif yayın yaptığını” belirtirken, katılımcıların yaklaşık yarısı, yüzde 47’si “TRT’nin iktidar yanlısı yayın yaptığını” belirtmektedir. “Fikrim yok / Cevap yok” diyenlerin oranı ise yüzde 20.

AK Parti seçmeninin yüzde 52’si, MHP seçmenin ise yalnızca yüzde 35’i “TRT’nin tarafsız yayın yaptığını” belirtirken, AK Parti seçmenin yüzde 25’i, MHP seçmenin yüzde 52’si “TRT’nin iktidar yanlısı yayın yaptığına” inanmaktadır. Bu oran CHP seçmenin de yüzde 64, İYİ Parti seçmenin de ise 74.

Bu konuda benzer bir sonuç da “TRT, belediye başkanlarına yönelik davaları yayımlaması durumunda bu süreci tarafsız ve kesintisiz biçimde aktarır mı?” sorusunda ortaya çıkıyor. Bu soruya katılımcıların yalnızca yüzde 37’si “evet” derken, yüzde 49’u “TRT’nin böyle bir süreçte taraflı yayın yapacağına” inanıyor.  Bu sonuçlara rağmen Türkiye genelinde her 4 kişiden 3’ü (yüzde 74) TRT’de böyle bir yayın olursa izleyeceğini belirtmiştir. Böyle bir yayını “izlemeyeceğini söyleyenlerin” oranı ise yalnızca yüzde 18’dir. 

Partiler düzeyinde ise AK Parti seçmeninin yüzde 76’sı, CHP seçmeninin yüzde 74’ü, MHP seçmeninin yüzde 65’i, İYİ Parti ve TİP seçmeninin yüzde 70’i “izlerim” derken DEM seçmeninde bu oran yüzde 100’e yaklaşmaktadır. 

Katılımcılara Tele1, Halk TV, Sözcü TV ve Now TV gibi televizyon kanallarına yönelik yayın durdurma ve kapatma cezalarını “nasıl değerlendiriyorsunuz” diye soran GÜNDEMAR Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 61’i bu cezaları “basın özgürlüğüne müdahale” olarak değerlendirmiştir. Katılımcıların yüzde 27’si ise bu cezaların “yayın ilkelerinin ihlali nedeniyle” gerekli olduğunu belirtmiştir. Yüzde 12’lik bir kesim ise fikir belirtmemiştir. 

Bu oranların partilere dağılımında ise CHP seçmeninin yüzde 82’si, İYİ Parti seçmenin yüzde 76’sı, DEM Parti seçmeninin yüzde 94’ü yayın durdurma ve kapatma cezalarının basın özgürlüğü ihlali olduğunu belirtmiştir. AK Parti seçmeninin yüzde 37’si, MHP seçmenin yüzde 58’i de kararları basın özgürlüğü ihlali olarak değerlendirmiştir. 

Katılımcılara “bazı gazetecilerin halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamasıyla gözaltına alınmasını ve tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz” diye soran GÜNDEMAR Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 52’si, bu gözaltı ve tutuklamaları siyasi bir susturma aracı olarak değerlendirirken, yüzde 34’ü de bu müdahaleleri hukuki gerekçelere dayanan gerekli uygulamalar olarak görmektedir. 

Bu sonuç toplumun yarısından fazlasının gazetecilere yönelik bu tür işlemleri hukuktan ziyade politik bir baskı aracı olarak algıladığını göstermektedir. Nitekim bu sonuç muhalefet seçmenin de açıkça görülüyor. CHP seçmeninin yüzde 77’si, İYİ Parti seçmenin yüzde 75’i, DEM Parti seçmenin yüzde 58’i gazetecilere yönelik göz altıları ve tutuklamaları “siyasi bir susturma aracı” olarak görüyor. Bu oran AK Parti seçmeninde yüzde 32’i, MHP seçmeninde yüzde 43. 

Araştırmanın diğer bir sonucu da medyaya ve gazetecilere yönelik yaptırımlarda “Çifte Standart” algısının hakim olduğunu ortaya koyuyor. Nitekim “Medya kuruluşlarına yönelik cezaların ve gazetecilere açılan soruşturmaların herkese eşit şekilde uygulandığına inanıyor musunuz” şeklindeki soruya katılımcıların yüzde 62’si “hayır bu yaptırımlar eşit şekilde uygulanmıyor, çifte standart var” diye cevap vermiştir. Yalnızca yüzde 25’lik bir kesim bu uygulamaları eşit bulurken, yüzde 13’lük kesim ise görüş belirtmemiştir. 

CHP seçmeninin yüzde 86’sı,  İYİ Parti seçmeninin yüzde 91’i, DEM Parti seçmeninin yüzde 53’ü, “medya yaptırımlarının eşit uygulanmadığını düşünürken”, AK Parti seçmeninin yüzde 47’si yaptırımların eşit şekilde uygulandığını, yüzde 36’sı da çifte standart olduğunu ifade etmiştir. MHP seçmeninde ise “eşit uygulandığına inanların oranı yalnızca yüzde 14, çifte standart olduğuna inanların oranı yüzde 58’dir. 

Paylaşın

Active Directory Günlüğü Nedir, Nasıl Etkinleştirilir?

Active Directory Günlük Kaydı, Microsoft Active Directory’de (AD) dizin hizmetindeki değişiklikleri ve olayları kaydedip izleyen bir özelliktir. Bu işlem, kullanıcı etkinliği, güvenlikle ilgili olaylar ve sistem değişiklikleri gibi yöneticiler için değerli bilgiler sağlayan günlük dosyaları oluşturur.

Haber Merkezi / Bu günlükler, gelişmiş sorun giderme olanağı sağlar ve Active Directory ortamının genel sağlığının ve güvenliğinin korunmasına yardımcı olur.

Active Directory Günlük Kaydı, bir kuruluş içindeki ağ ortamının güvenliğini ve sorunsuz işleyişini sağlamada önemli bir amaca hizmet eder. Basitçe ifade etmek gerekirse, ağ kaynakları genelinde kullanıcı erişimini ve izinlerini yöneten Windows tabanlı bir hizmet olan Active Directory’de gerçekleşen etkinlikleri kaydetme ve izleme sürecidir.

BT yöneticileri, tüm faaliyetlerin kaydını tutarak ağ altyapılarının iç işleyişine dair daha derinlemesine bilgi edinebilir, olası güvenlik tehditlerini tespit edebilir, kalıpları analiz edebilir ve çeşitli yasal gerekliliklere uyumu sağlayabilirler. Kullanıcı oturum açmalarını, erişim girişimlerini, grup üyeliği değişikliklerini ve güvenlik politikalarındaki değişiklikleri izleme gibi temel özelliği sayesinde Active Directory Günlük Kaydı, sistem yöneticileri için vazgeçilmez bir araç haline gelmiştir.

Sağladığı zengin ve kapsamlı veriler, şüpheli kalıpları veya yetkisiz erişim girişimlerini tespit etmelerine yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda kapsamlı denetimler ve düzeltme önlemlerinin alınmasına da yardımcı olur. Ayrıca, Active Directory Günlük Kaydı, sorun giderme yeteneklerini önemli ölçüde geliştirerek sistem sorunlarının hızlı bir şekilde çözülmesini ve kurumsal ağa gelebilecek olası hasarların önlenmesini sağlar.

Sonuç olarak, Active Directory Günlükleme’nin sistematik olarak uygulanması, güvenli, iyi izlenen ve etkin bir şekilde yönetilen bir ağ ortamının sürdürülmesi açısından kritik öneme sahiptir.

Active Directory Günlük Kaydı hakkında sıkça sorulan sorular:

Active Directory Günlüğünü nasıl etkinleştirebilirim?

Active Directory Günlüğünü etkinleştirmek için, Grup İlkesi Yönetim Konsolu’nda (GPMC) denetim ayarlarını yapılandırın ve istenen ilkeler için denetim başarısını veya başarısızlığını etkinleştirin. Bu ayarlar, Bilgisayar Yapılandırması > İlkeler > Windows Ayarları > Güvenlik Ayarları > Gelişmiş Denetim İlkesi Yapılandırması > Denetim İlkeleri altında bulunur.

Kaydedilen verilere nasıl erişebilirim?

Active Directory, verileri Windows Olay Görüntüleyicisi’nde kaydeder. Kaydedilen verilere erişmek için, Çalıştır komutuna ‘eventvwr’ yazarak veya Başlat menüsünde arayarak Olay Görüntüleyicisi’ni açın. Sistem, güvenlik ve uygulama olayları, Olay Görüntüleyicisi’ndeki ilgili bölümlerde belirli olay kimlikleriyle saklanır.

Active Directory Günlüğü ile ilişkili yaygın olay kimlikleri nelerdir?

Active Directory Günlüğüyle ilişkili bazı yaygın olay kimlikleri şunlardır:

Olay Kimliği 4720 – Bir kullanıcı hesabı oluşturulur
Olay Kimliği 4722 – Bir kullanıcı hesabı etkinleştirilir
Olay Kimliği 4723 – Bir kullanıcı hesabının parolası değiştirilir
Olay Kimliği 4724 – Bir kullanıcı hesabının parolası sıfırlanır
Olay Kimliği 4726 – Bir kullanıcı hesabı silinir
Olay Kimliği 4741 – Bir bilgisayar hesabı oluşturulur

Olay kimliklerinin kapsamlı bir listesi için Microsoft’un Olay Günlüğü referansına bakın.

Olay Görüntüleyicisini belirli Active Directory olayları için nasıl filtreleyebilirim?

Olay Görüntüleyicisini belirli Active Directory olayları için filtrelemek üzere Olay Görüntüleyicisini açın, istediğiniz günlüğe (Güvenlik, Sistem veya Uygulama) sağ tıklayın ve ‘Geçerli Günlüğü Filtrele’ seçeneğini belirleyin. Geçerli Günlüğü Filtrele penceresinde, belirli olay kimliklerini veya tarih aralıkları, anahtar sözcükler veya kullanıcı hesapları gibi diğer filtreleme ölçütlerini girebilirsiniz.

Belirli Active Directory olayları için e-posta bildirimlerini nasıl ayarlayabilirim?

Belirli Active Directory olayları için e-posta bildirimleri ayarlamak üzere, Windows Görev Zamanlayıcısı’nda istenen olay gerçekleştiğinde tetiklenecek bir görev oluşturabilirsiniz. Görevi, olay bilgileri ve önemli parametreler gibi gerekli ayrıntıları içeren bir e-posta göndermek üzere bir eylemle yapılandırın. Özelleştirilebilir izleme ve uyarılar için PowerShell betikleri veya üçüncü taraf araçları kullanılarak daha gelişmiş kurulumlar gerçekleştirilebilir.

Paylaşın

Hamilelikte Hangi Vitamin Ve Takviyelerden Kaçınılmalı?

Hamilelikte vitamin ve takviyeler, anne ve bebek sağlığı için oldukça önemli olabilir, ancak bazı vitamin ve takviyeler in aşırı alımı veya yanlış kullanımı da bir o kadar zararlı olabilir.

Haber Merkezi / Hamilelik döneminde hangi vitamin ve takviyelerden kaçınılması gerektiği bireysel sağlık durumuna bağlıdır.

A Vitamini (Retinol ve Türevleri): Yüksek dozlarda A vitamini (retinol formu) fetüste doğum kusurlarına (teratojenik etkiler) neden olabilir, özellikle ilk trimesterde. Günlük üst sınır hamileler için 10,000 IU (3,000 mcg RAE) olarak belirlenmiştir.

Beta karoten (bitkisel kaynaklı A vitamini öncüsü) güvenli kabul edilir, çünkü vücut ihtiyaç duyduğu kadar beta karoteni A vitaminine çevirir. Havuç, tatlı patates gibi besinler tercih edilebilir.

E Vitamini (Yüksek Doz): Yüksek doz E vitamini (ör. 1,000 mg/gün üzeri) kanama riskini artırabilir ve hamilelikte komplikasyonlara yol açabilir.

E vitamini genellikle gıdalardan (badem, ayçiçeği çekirdeği, ıspanak) yeterli miktarda alınır. Prenatal vitaminlerdeki düşük dozlar genellikle güvenlidir.

D Vitamini (Aşırı Doz): Aşırı D vitamini (10,000 IU/gün üzeri) kalsiyum birikimine (hiperkalsemi) yol açabilir, bu da fetüste böbrek hasarı veya kalp sorunlarına neden olabilir.

Günlük 600-2,000 IU D vitamini genellikle güvenli kabul edilir. Doktor önerisiyle doz ayarlanmalıdır.

C Vitamini (Aşırı Doz): Çok yüksek dozlar (2,000 mg/gün üzeri) ishale, böbrek taşlarına veya fetüste bağımlılık riskine yol açabilir.

Gıdalardan (portakal, kivi, biber) alınan C vitamini genellikle yeterlidir. Prenatal vitaminlerdeki dozlar güvenlidir.

Bitkisel Takviyeler: Birçok bitkisel takviyenin hamilelikteki güvenliği araştırılmamıştır ve bazıları rahim kasılmalarını tetikleyebilir veya hormon dengesini bozabilir.

Bitkisel takviyeler yerine doktorun önerdiği prenatal vitaminler kullanılmalı.

Multivitaminler (Yüksek Doz): Hamilelik için özel olmayan multivitaminler, yüksek doz A, E veya diğer vitaminler içerebilir ve bu, fetüse zarar verebilir.

Hamilelik için formüle edilmiş prenatal vitaminler tercih edilmelidir.

Kafein İçeren Takviyeler: Aşırı kafein (200-300 mg/gün üzeri) düşük riskini artırabilir ve fetal gelişimi etkileyebilir.

Kafein alımı, kahve veya çay gibi gıdalardan sınırlı miktarda (1-2 fincan/gün) alınabilir.

Balık Yağı ve Omega-3 (Bazı Türler): Balık yağı takviyeleri, cıva veya diğer kirleticiler içerebilir. Ayrıca, A vitamini içeriği yüksek olan morina karaciğeri yağı fetüse zarar verebilir.

Doktor önerisiyle saflaştırılmış, düşük A vitamini içeren omega-3 takviyeleri kullanılabilir. Somon, sardalya gibi düşük cıvalı balıklar tercih edilmelidir.

Bazı Mineraller (Yüksek Doz):

İyot: Aşırı iyot (1,100 mcg/gün üzeri) tiroid fonksiyonlarını bozabilir.
Selenyum: Yüksek dozlar (400 mcg/gün üzeri) toksisiteye neden olabilir.
Çinko: Aşırı çinko (40 mg/gün üzeri) bakır emilimini engelleyebilir.

Prenatal vitaminlerdeki dengeli dozlar genellikle yeterlidir.

Kilo Verme veya Detoks Takviyeleri: Kilo verme veya detoks ürünleri genellikle kafein, bitkisel uyarıcılar veya bilinmeyen bileşenler içerir ve hamilelikte tehlikelidir.

Dengeli beslenme ve doktor önerisiyle hareket.

Not: Hamilelikte herhangi bir takviye kullanmadan önce mutlaka bir sağlık uzmanına danışılmalıdır.

Paylaşın

Active Directory Uygulama Modu Nedir? Temel Özellikleri

Active Directory Uygulama Modu (ADAM), Microsoft tarafından sunulan, bağımsız, kullanıcı modu bir işlem olarak çalışan bir Hafif Dizin Erişim Protokolü (LDAP) dizin hizmetidir.

Haber Merkezi / Active Directory Etki Alanı Hizmetleri’ne (AD DS) bağlı kalmadan uygulamaya özgü dizin bilgilerini depolama ve yönetme olanağı sağlar. ADAM, verilerin verimli bir şekilde yönetilmesini ve güvenliğini sağlayarak, uygulamaların etki alanı düzeyindeki dizin yapısına müdahale etmeden, izole dizin ihtiyaçları için ADAM’ı kullanmalarına olanak tanır.

Active Directory Uygulama Modu (ADAM), dizin özellikli uygulamaları yönetmek için özel olarak tasarlanmış hafif bir dizin hizmetidir. Geliştiricilere, kullanıcı ve uygulamaya özgü veriler için bir depolama alanı veya kaynak yönetimi için yerel, güvenli bir dizin gerektiren uygulamalar oluşturmaları ve dağıtmaları için esnek bir çerçeve sağlar.

ADAM’ın temel amacı, tam bir Active Directory Etki Alanı Hizmetleri (AD DS) dağıtımının getirdiği ek yük veya karmaşıklık olmadan dizin hizmetlerine ihtiyaç duyan uygulamaları desteklemektir. Bu tür verileri işlemek için verimli ve ölçeklenebilir bir mekanizma sağlayarak ADAM, kuruluşların iş ortamında sorunsuz entegrasyon ve uygulamaların daha kolay yönetimini sağlamalarına olanak tanır.

Active Directory Uygulama Modu’nu kullanmanın temel avantajlarından biri, belirli uygulama gereksinimlerini karşılamak için veri deposu şemasının daha hassas bir şekilde kontrol edilmesine ve özelleştirilmesine olanak sağlamasıdır.

Bu, geliştiricilerin uygulama verilerini etkili bir şekilde modellemelerine olanak tanır ve bilgilerin daha iyi düzenlenmesini ve erişilebilirliğini sağlar. Ayrıca, ADAM, kuruluşların tek bir sunucuda birden fazla ADAM örneği dağıtmasına olanak tanıyarak uygulama yönetimini daha da basitleştirir ve ihtiyaçlar arttıkça ölçeklendirme yeteneğini artırır.

Ayrıca ADAM, LDAP (Hafif Dizin Erişim Protokolü) gibi endüstri standardı protokolleri destekleyerek çok çeşitli uygulamalarla genel uyumluluğu garanti altına alırken, depolanan verileri korumak için güçlü güvenlik özellikleri de sunar.

Active Directory Uygulama Modunun amacı nedir?

ADAM’ın amacı, Active Directory’de bulunan tüm özelliklere ihtiyaç duymayan uygulamalar için esnek ve ölçeklenebilir bir dizin hizmeti sağlamaktır. ADAM, uygulamaya özgü verileri ana Active Directory’den izole etmenize olanak tanıyarak çakışmaları önlemenize ve performansı artırmanıza yardımcı olur. Bu, yönetimi kolaylaştırır ve birden fazla dizin hizmetinin dağıtımı ve yönetimiyle ilişkili maliyetleri azaltır.

Active Directory Uygulama Modu hakkında sıkça sorulan sorular:

Active Directory Uygulama Modu nasıl çalışır?

ADAM, uygulama verilerini Active Directory’den ayrı, kendi veri deposunda depoladığı bir Windows sunucusuna bağımsız bir hizmet olarak kurulur. Uygulamalar, dizin verilerine erişmek ve yönetmek için LDAP ve LDAPS (Güvenli Yuva Katmanı (SSL) özellikli LDAP) kullanarak ADAM’a bağlanır. ADAM, birden fazla örneğe dağıtılabilir ve bu da yük dengeleme ve yük devretme özellikleri sağlar.

Active Directory Uygulama Modunun temel özellikleri nelerdir?

ADAM’ın başlıca özelliklerinden bazıları şunlardır:

Active Directory şemasından bağımsız: Active Directory şemasını değiştirmeden, dizin servisleriyle uygulamalar oluşturabilir veya kullanabilirsiniz.
Esnek ve ölçeklenebilir: ADAM’ın birden fazla örneğini farklı sunuculara dağıtabilir, yük dengeleme ve yük devretme yetenekleri sağlayabilirsiniz.
Güvenli: ADAM, SSL şifrelemesini destekler ve kimlik doğrulama ve erişim kontrolü için Active Directory ile entegre edilebilir.
Yönetim kolaylığı: ADAM, dizin hizmetinizi yönetmek için ADAM ADSI Edit, ADAM Schema ve bir komut satırı arayüzü (CLI) gibi bilindik araçları içerir.

Active Directory Uygulama Modunu nasıl kurabilirim?

ADAM’ı yüklemek için şu adımları izleyin:

Windows Server 2003 Yönetim Araçları Paketini indirin ve yükleyin.
Başlat > Tüm Programlar > ADAM > ADAM Kurulum Sihirbazı’na tıklayarak ADAM Kurulum Sihirbazı’nı çalıştırın.
ADAM’ı özel gereksinimlerinize göre yapılandırmak için talimatları izleyin.
Sihirbazın son ekranında Son’a tıklayarak kurulum işlemini tamamlayın.

Lütfen ADAM’ın Windows Server 2003, Windows Server 2003 R2 ve Windows Server 2008’de desteklendiğini, ancak Windows Server’ın sonraki sürümlerinde ADAM’ın yerini Active Directory Hafif Dizin Hizmetleri’nin (AD LDS) aldığını unutmayın.

Paylaşın

İyot Açısından Zengin 10 Sağlıklı Besin

İyot, tiroid hormonlarının üretimi için gerekli olan ve metabolizma, büyüme, beyin gelişimi gibi süreçlerde kritik rol oynayan bir mineraldir. İyot, vücut tarafından üretilemediği için besinler yoluyla alınır.

Haber Merkezi / Günlük iyot ihtiyacı yetişkinler için yaklaşık 150 mcg, hamile kadınlar için 220 mcg, emziren anneler için 290 mcg ve çocuklarda 90-120 mcg arasında değişir.

İşte iyot açısından zengin 10 sağlıklı besin:

Deniz Yosunu (Kelp, Nori, Wakame): Deniz yosunları, iyotun en zengin kaynaklarından biridir. Örneğin, 1 gram kombu yosunu yaklaşık 2984 mcg iyot içerebilir, bu da günlük ihtiyacın fazlasını karşılar. Ancak tüketim miktarına dikkat edilmelidir, çünkü fazla iyot da tiroid sorunlarına yol açabilir.

Morina Balığı: Yağsız bir balık olan morina, 85 gram porsiyonda yaklaşık 63-99 mcg iyot sağlar, bu da günlük ihtiyacın yüzde 42-66’sını karşılar. Omega-3 ve protein açısından da zengindir.

Ton Balığı: 85 gram ton balığı yaklaşık 17 mcg iyot içerir, günlük ihtiyacın yaklaşık yüzde 11’ini karşılar. Ayrıca protein, omega-3, potasyum ve B vitaminleri açısından da faydalıdır.

Karides: 85 gram karides yaklaşık 35 mcg iyot sağlar, bu da günlük ihtiyacın yüzde 23’ünü karşılar. Düşük kalorili, protein açısından zengin ve B12 vitamini, selenyum içerir.

İyotlu Tuz: 1/4 çay kaşığı iyotlu tuz yaklaşık 71 mcg iyot içerir, günlük ihtiyacın yüzde 47’sini karşılar. Ancak tuz tüketiminde aşırıya kaçmamak için dikkatli olunmalıdır.

Süt: 1 bardak (200 ml) süt, yaklaşık 56 mcg iyot sağlar, günlük ihtiyacın yüzde 37’sini karşılar. Kalsiyum ve D vitamini açısından da zengindir.

Yoğurt: 1 kase (150 gram) sade yoğurt, yaklaşık 154 mcg iyot içerir ve günlük ihtiyacın yüzde 50’sinden fazlasını karşılar. Probiyotikler ve kalsiyum açısından da faydalıdır.

Peynir (Özellikle Süzme Peynir): 1 fincan süzme peynir yaklaşık 65 mcg iyot, 30 gram çedar peyniri ise 12 mcg iyot içerir. Süt ürünlerinin iyot içeriği, hayvan yemine bağlı olarak değişebilir.

Yumurta: 1 büyük haşlanmış yumurta yaklaşık 25 mcg iyot içerir, günlük ihtiyacın yüzde 17’sini karşılar. Protein, çinko ve sağlıklı yağlar açısından da zengindir.

Kuru Erik: Vejetaryen veya veganlar için iyi bir seçenek olan 5 adet kuru erik, yaklaşık 13 mcg iyot sağlar, günlük ihtiyacın yüzde 9’unu karşılar. Ayrıca lif, K vitamini ve antioksidanlar açısından zengindir.

Paylaşın

Platon (Eflatun) Kimdir? Öğretileri

MÖ 427 yılında Atina’da aristokrat bir ailede dünyaya gelen Platon (Eflatun), MÖ 347 yılında hayatını kaybetmiştir. Sokrates’in öğrencisi olan Platon, Aristoteles’in hocasıdır.

Haber Merkezi / Felsefi diyaloglar yazarak düşüncelerini aktaran Platon, Atina’da Akademi’yi kurarak sistematik felsefi eğitimin önünü açmıştır. Platon’un eserleri, etik, metafizik, epistemoloji, siyaset ve estetik gibi birçok alanda derin etkiler bırakmıştır.

Platon’un Öğretileri

Platon’un felsefesi, özellikle idealar teorisi, bilgi, ahlak, siyaset ve insan ruhu üzerine yoğunlaşır.

İdealar Teorisi: Platon’un felsefesinin temel taşıdır. Ona göre, duyularla algıladığımız maddi dünya (görünüşler dünyası) gerçek değildir; asıl gerçeklik, fiziksel olmayan ve mükemmel olan idealar dünyasındadır.

İdealar, her şeyin mükemmel ve değişmez formlarıdır (örneğin, güzelliğin ideası, adaletin ideası). Maddi dünyadaki nesneler, bu ideaların kusurlu yansımalarıdır.

Örneğin, bir masa, “masa ideası”nın geçici ve eksik bir kopyasıdır. Gerçek bilgi, ideaları akıl yoluyla kavramakla mümkündür.

Bu teori, Platon’un Devlet ve Phaedo diyaloglarında detaylıca ele alınır.

Bilgi ve Epistemoloji: Platon, bilgiyi duyusal algıdan ayırır. Duyular yanıltıcıdır; gerçek bilgi (episteme), akıl ve mantık yoluyla ideaların kavranmasıyla elde edilir.

Ünlü mağara alegorisi (Devlet kitabında), bu fikri açıklar: İnsanlar, mağarada zincirlenmiş, sadece gölgeleri gören tutsaklar gibidir. Felsefe, onları zincirlerden kurtararak idealar dünyasının ışığına ulaştırır.

Bilgi hiyerarşisi: Algı (doxa) en düşük, ideaların kavranışı en yüksek bilgi düzeyidir.

Ruhun Ölümsüzlüğü: Platon, ruhun ölümsüz olduğuna ve bedenden bağımsız bir varlığa sahip olduğuna inanır (Phaedo).

Ruh, idealar dünyasından gelir ve ölümden sonra oraya döner. Öğrenme, aslında ruhun idealar dünyasında zaten bildiği şeyleri hatırlamasıdır (anamnesis).

Ruh, üç kısımdan oluşur: Akıl (bilgiyi arar), irade/cesaret (onur ve cesaretle ilişkilidir) ve arzu (bedensel ihtiyaçlar). Erdem, bu üç kısmın uyum içinde olmasıyla sağlanır.

Etik ve Erdem: Platon’a göre, iyi bir yaşam, erdeme dayalı bir yaşamdır. Erdem, ruhun uyumu ve idealar dünyasındaki “İyi İdeası”nı kavramakla mümkündür.

Dört ana erdem: Bilgelik (akıl), cesaret (irade), ölçülülük (arzu kontrolü) ve adalet (hepsinin dengesi).

Siyaset ve İdeal Devlet: Platon, devlet adlı eserinde, ideal bir toplum yapısı önerir. Toplum, üç sınıfa ayrılır: Yöneticiler (filozof krallar, akıl tarafından yönetilir), koruyucular (savaşçılar, cesaretle hareket eder) ve üreticiler (çiftçiler, zanaatkârlar, arzularla motive olur).

İdeal devlet, adalete dayalıdır. Adalet, her sınıfın kendi görevini yapması ve uyum içinde çalışmasıyla sağlanır.

Platon, demokrasiyi eleştirir; çünkü ona göre, bilgisiz kitlelerin yönetimi kaosa yol açar. En iyi yönetim, filozof kralların bilgeliğiyle sağlanır.

Sanat ve Estetik: Platon, sanatı (özellikle şiir ve tiyatro) idealar dünyasından uzak, taklitlerin taklidi (mimesis) olarak görür ve ideal devlette genellikle sınırlandırılmasını önerir.

Ancak, güzellik ve estetik üzerine düşünceleri, özellikle Şölen diyalogunda, aşkın (eros) idealar dünyasına ulaşma aracı olarak ele alınır.

Platon’un Önemli Eserleri

Platon, fikirlerini diyaloglar yoluyla aktarmıştır. Başlıca eserleri:

Devlet: İdeal devlet, adalet ve idealar teorisi.
Phaedo: Ruhun ölümsüzlüğü ve felsefi ölüm anlayışı.
Şölen: Aşk ve güzellik üzerine.
Phaedrus: Aşk, retorik ve ruhun doğası.
Meno: Bilgi ve öğrenme (anamnesis).
Apology: Sokrates’in savunması.

Platon’un Akademi’si, Batı’da ilk yüksek öğrenim kurumu olarak kabul edilir. Fikirleri, Aristoteles, Stoacılık, Neoplatonizm, Hıristiyanlık ve modern felsefe üzerinde derin etkiler bırakmıştır. İdealar teorisi, metafizik ve epistemolojide çığır açmış; siyaset felsefesi, yönetim teorilerine ilham vermiştir.

Paylaşın

Active Directory (Etkin Dizin) Nedir? Temel Bileşenleri

Active Directory, bilgi teknolojileri dünyasında kritik bir bileşen olup, kuruluşların bilgisayarlarını, kullanıcı hesaplarını, yazıcılarını ve diğer ağ kaynaklarını verimli bir şekilde yönetmelerini ve düzenlemelerini sağlayan merkezi bir dizin hizmeti olarak işlev görür.

Haber Merkezi / Active Directory’nin temel amacı, etki alanı kaynaklarının bakımı ve ağ güvenliğinin artırılmasında tek bir kontrol noktası sunarak BT ekipleri için yönetim sürecini kolaylaştırmaktır.

Düzenli ve güvenli bir BT ortamının sürdürülmesinde önemli rol oynayan, ağ içindeki cihazlar ve kullanıcılar hakkındaki bilgilerin yapılandırılmış bir şekilde depolanmasını sağlar. Kaynak yönetimini basitleştirmenin yanı sıra, Active Directory çeşitli güvenlik politikaları ve kimlik doğrulama mekanizmalarının uygulanmasında da kullanılır.

Ağ yöneticilerine kullanıcı hesapları ve erişim izinleri oluşturma ve yönetme olanağı sağlayarak, kuruluş içinde belirli kaynaklara kimlerin erişebileceği konusunda sıkı bir kontrol sağlamada önemli bir rol oynar. Grup politikalarının kullanımıyla, BT yöneticileri tek tek cihazlarda güvenlik ayarlarını ve kısıtlamalarını yapılandırabilir ve uygulayabilir, böylece ağ genelinde standart bir güvenlik düzeyi sağlayabilir.

Genel olarak Active Directory, kuruluşların güvenli, düzenli ve yapılandırılabilir bir BT altyapısı kurmasında vazgeçilmez bir araç görevi görerek ağları ve bunlara bağlı kaynakları yönetmeyi önemli ölçüde kolaylaştırır.

Active Directory hakkında sıkça sorulan sorular:

Active Directory’nin temel bileşenleri nelerdir?

Active Directory, Etki Alanı Denetleyicileri, Kuruluş Birimleri (OU’lar), Ormanlar, Etki Alanları ve Siteler dahil olmak üzere çeşitli temel bileşenlere sahiptir. Bu bileşenler, ağ altyapısındaki kaynakları yönetmek ve düzenlemek için birlikte çalışır.

Active Directory’de Etki Alanı Denetleyicisi Nedir?

Etki Alanı Denetleyicisi (DC), Active Directory veritabanını depolayan ve yöneten bir sunucudur. Kullanıcı oturum açma işlemlerini işler, kullanıcıların kimliklerini doğrular, güvenlik politikalarını uygular ve etki alanı ağı içinde birçok önemli görevi gerçekleştirir.

Active Directory kimlik doğrulaması nasıl çalışır?

Active Directory, kimlik doğrulaması için Kerberos protokolünü kullanır. Bir kullanıcı oturum açtığında, kimlik bilgileri etki alanı denetleyicisine şifreli bir bilet olarak gönderilir ve ardından denetleyici bu bileti şifresini çözüp doğrular. Kimlik bilgileri geçerliyse, kullanıcının ağ kaynaklarına erişmesine olanak tanıyan bir Bilet Veren Bilet (TGT) oluşturulur.

Active Directory’de Grup İlkesi Nedir?

Grup İlkesi, yöneticilerin etki alanına katılmış bilgisayarlar için işletim sistemi ayarlarını, uygulamaları ve kullanıcı ayarlarını merkezi olarak yönetmelerini ve yapılandırmalarını sağlayan bir Active Directory özelliğidir. Grup İlkesi Nesneleri (GPO’lar) bu ayarları içerir ve Kuruluş Birimlerine (OU’lar) veya tüm etki alanına bağlıdır; bu birimler de bu ayarları kapsam dahilindeki kullanıcılara ve bilgisayarlara uygular.

Paylaşın

Antisthenes Kimdir? Teorileri

MÖ 445 yılında Atina’da dünyaya gelen Antisthenes, MÖ 365 yılında hayatını kaybetmiştir. Kinik felsefenin kurucusu olarak kabul edilen Antisthenes, Gorgias’tan retorik öğrenmiş, ardından Sokrates’in öğrencisi olmuştur.

Haber Merkezi / Antisthenes, sade bir yaşamı, erdeme dayalı ahlakı ve toplumsal normlara meydan okumayı savunan radikal fikirleriyle tanınır.

Antisthenes’in Teorik Çalışmaları:

Antisthenes’in felsefesi, özellikle etik, erdem ve sade yaşam üzerine odaklanır.

Erdem (Arete) ve Sade Yaşam: Antisthenes’e göre erdem, insanın ulaşması gereken en yüksek hedeftir ve mutluluk (eudaimonia) yalnızca erdeme dayalı bir yaşamla mümkündür.

Erdem, bilgiyle değil, pratikle ve kendi kendine yeterlilikle (autarkeia) kazanılır. Antisthenes bu nedenle, maddi zenginlik, statü veya toplumsal normlar gibi dışsal şeylere bağımlılığı reddetmiştir.

Antisthenes, lüks ve konforun insanı zayıflattığını, sade ve doğal bir yaşamın ise ruhu özgürleştirdiğini savunmuştur. Bu fikir, Kinik felsefenin temel taşıdır.

Toplumsal Normlara Karşı Çıkış: Antisthenes, toplumun dayattığı kuralları, gelenekleri ve sahte değerleri eleştirmiştir. Ona göre, bu normlar insanın doğal erdemini gölgeler ve özgürlüğünü kısıtlar.

Antisthenes, zenginlik, şöhret ve güç gibi şeylerin boş olduğunu; gerçek mutluluğun, kişinin ihtiyaçlarını en aza indirerek özgürce yaşamasıyla mümkün olduğunu savunmuştur.

Kendi Kendine Yeterlilik (Autarkeia): Antisthenes, bireyin dış dünyaya bağımlı olmadan kendi kendine yetebileceğini öne sürmüştür. Bu, Kinik felsefenin temel ilkelerinden biridir ve daha sonra öğrencisi Diogenes tarafından daha da radikalleştirilmiştir.

Antisthenes, insanın temel ihtiyaçlarının (yiyecek, barınak) ötesinde bir şeye ihtiyaç duymaması gerektiğini düşünmüştür.

Bilgi ve Dil Üzerine Görüşleri: Antisthenes, sofistlerin karmaşık retorik ve mantık oyunlarına karşı çıkmıştır. Antisthenes bilginin basit, doğrudan ve pratik olması gerektiğini savunmuştur.

Antisthenes dilin, gerçekliği yansıtması gerektiğini düşünmüştür. Örneğin, Antisthenes bir nesneyi tanımlamak için yalnızca o nesneye özgü niteliklerin kullanılabileceğini savunmuştur (nominalizmle ilişkilendirilen bir görüş).

Sokrates’in Mirasını Yeniden Yorumlama: Antisthenes, Sokrates’in erdem ve bilgelik üzerine öğretilerinden etkilenmiş, ancak bunları daha pratik ve radikal bir yoruma taşımıştır.

Antisthenes, Sokrates’in “Kendini bil” ilkesini, bireyin kendi ihtiyaçlarını ve zayıflıklarını anlaması olarak yorumlamıştır.

Kinik Felsefenin Temelleri:

Antisthenes, Kinik felsefenin (Kynismos) kurucusu olarak, “köpek gibi yaşam” (kynikos: köpek benzeri) anlayışını geliştirmiştir. Bu ifade, onun sade, doğaya uygun ve toplumsal kurallara aldırmayan yaşam tarzını yansıtmaktadır.

Kinik felsefe, daha sonra Diogenes gibi takipçileriyle daha da popülerleşmiştir. Antisthenes’in öğrencisi Diogenes, onun fikirlerini daha uç bir şekilde uygulayarak fıçıda yaşamış ve toplumsal normlara meydan okumuştur.

Antisthenes’in eserlerinin çoğu kaybolmuştur, ancak fikirleri Diogenes, Krates ve diğer Kinik filozoflar aracılığıyla aktarılmıştır. Kinik felsefe, Stoacılık gibi sonraki felsefi akımları da etkilemiştir.

Antisthenes sade yaşam, erdem ve özgürlük vurgusu, bireycilik ve otoriteye karşı duruş gibi konularda modern düşünceye de ilham vermiştir.

Paylaşın

Aktif Veritabanı Yönetim Sistemi Nedir? Faydaları

Aktif Veritabanı Yönetim Sistemi (ADBMS), bir kuruluş içindeki çeşitli uygulamalar için gereken verileri depolamak, düzenlemek ve yönetmek için dinamik ve duyarlı bir platform görevi görür.

Haber Merkezi / Bir ADBMS’nin temel amacı, tetikleyiciler veya aktif kurallar olarak da bilinen programlanmış kural ve prosedürleri entegre ederek iş süreçlerini ve iş akışlarını otomatikleştirmektir. Bu tetikleyiciler, veri ekleme, güncelleme veya silme gibi önceden tanımlanmış koşullara veya olaylara yanıt olarak yürütülebilen belirli eylemleri otomatik olarak başlatır.

Bu, kuruluşların veri bütünlüğünü korumasına, politikaları uygulamasına ve operasyonlarında genel verimliliği artırmasına yardımcı olur. Bir ADBMS kullanarak, kuruluşlar veritabanlarını pasif veri depolarından, verilerdeki değişiklikleri sürekli izleyen ve bunlara tepki veren proaktif ve akıllı sistemlere dönüştürebilirler. Aktif Veritabanı Yönetim Sistemleri, karmaşık görevleri basitleştirebilecek, veri güvenliğini artırabilecek ve gerçek zamanlı karar almayı optimize edebilecek sayısız avantaj sunar.

Örneğin, kritik bilgilerde güncelleme yapıldığında otomatik olarak bildirim veya uyarı göndermek için bir ADBMS kullanılabilir. Bu, işletmelerin bilgi sahibi olmalarına ve önemli veriler konusunda hızlı hareket etmelerine yardımcı olarak, kaçırılan fırsatlar veya güncelliğini yitirmiş veri odaklı kararlar riskini azaltır. Ayrıca, bir ADBMS yardımıyla kuruluşlar, veri girişinde insan hatası olasılığını azaltmak için akıllı doğrulama prosedürleri oluşturabilir ve böylece veri kalitesini koruyabilir ve iyileştirebilir.

Bir ADBMS’nin uygulanması, işletmelerin verilerinin tüm potansiyelinden yararlanmalarını sağlayarak, sürekli gelişen teknolojik ortamda yenilik yapmalarına ve uyum sağlamalarına yardımcı olur.

Aktif Veritabanı Yönetim Sistemi hakkında sıkça sorulan sorular:

Aktif Veritabanı Yönetim Sisteminin temel bileşenleri nelerdir?

Aktif Veritabanı Yönetim Sistemleri üç ana bileşenden oluşur: aktif kurallar, olay algılayıcılar ve kural yürütme motorları. Aktif kurallar, belirli veritabanı olayları için koşulları ve eylemleri tanımlar; olay algılayıcılar, bu olayların meydana gelip gelmediğini izlemek için veritabanını izler ve kural yürütme motorları, bir olay meydana geldiğinde aktif kurallarda belirtilen eylemleri gerçekleştirir.

Aktif Veritabanı Yönetim Sisteminin faydaları nelerdir?

Aktif Veritabanı Yönetim Sistemleri, artırılmış veri bütünlüğü, daha hızlı yanıt süreleri, rutin görevlerin otomasyonu ve politika ve prosedürlerin yürütülmesinde gelişmiş verimlilik gibi çeşitli avantajlar sunar. Ayrıca, birden fazla veritabanı sisteminde tutarlılığın korunmasına yardımcı olabilir ve veritabanı işlemlerinin daha etkili bir şekilde izlenmesini ve denetlenmesini sağlayabilir.

Aktif Veritabanı Yönetim Sisteminin bazı kullanım durumları nelerdir?

Aktif Veritabanı Yönetim Sistemleri, veri ambarı, dolandırıcılık tespiti, güvenlik izleme, gerçek zamanlı borsa veri analizi gibi çeşitli senaryolarda uygulanabilir. Bu durumlarda, veritabanı sistemindeki belirli değişikliklere anında yanıt verilmesi gerektiğinden, Aktif Veritabanı Yönetim Sistemi kullanımı özellikle uygundur.

Aktif Veritabanı Yönetim Sistemi, geleneksel veritabanı yönetim sisteminden nasıl farklıdır?

Geleneksel bir veritabanı yönetim sistemi öncelikle verilerin verimli bir şekilde depolanmasına ve alınmasına odaklanırken, Aktif Veritabanı Yönetim Sistemi, olay odaklı işleme için ek özellikler içerir. Bir ADMS’de, aktif kurallar, olay algılayıcılar ve kural yürütme motorları verilerdeki değişiklikleri etkin bir şekilde izler ve bunlara yanıt verir; bu da sistemin önceden tanımlanmış koşullara göre belirtilen eylemleri otomatik olarak gerçekleştirmesini sağlar.

Paylaşın

Demokritos Kimdir? Teorik Çalışmaları

MÖ 460 yılında Abdera’da dünyaya gelen Demokritos, MÖ 370 yılında hayatını kaybetmiştir.  Leukippos’un öğrencisi olan Demokritos, “Gülümseyen Filozof” olarak da bilinir.

Haber Merkezi / Döneminin en önemli düşünürlerinden biri olan Demokritos, özellikle atomculuk teorisiyle bilim ve felsefe tarihinde derin bir etki bırakmıştır.

Demokritos’un Teorik Çalışmaları:

Demokritos’un çalışmaları, metafizik, fizik, etik, matematik, astronomi ve doğa bilimleri gibi geniş bir yelpazeyi kapsar.

Atomculuk Teorisi: Demokritos, evrendeki her şeyin bölünemez, yok edilemez ve sonsuz küçük parçacıklardan, yani atomlardan oluştuğunu öne sürmüştür. Bu fikir, hocası Leukippos’tan etkilenmiştir.

Atomlar, farklı şekil, boyut ve düzenlemelere sahiptir; bu farklılıklar maddenin çeşitliliğini açıklar. Örneğin, suyun pürüzsüz atomları, ateşin keskin atomları vardır.

Evren, atomların boşlukta (kenon) hareket etmesiyle oluşur. Bu hareketler, tesadüfi çarpışmalar yoluyla maddesel yapıları meydana getirir.

Bu teori, modern atom teorisinin temelini oluşturmuş ve bilimsel düşüncenin gelişiminde önemli bir adım olmuştur.

Determinizm ve Evren Anlayışı: Demokritos, evrendeki tüm olayların neden-sonuç ilişkisine dayandığını savunmuştur. Demokritos’a göre, her şey atomların hareketi ve etkileşimleriyle belirlenir; bu nedenle evren, mekanik ve zorunlu bir düzene sahiptir.

Bilgi ve Algı Teorisi: Demokritos, bilginin duyular yoluyla elde edildiğini, ancak duyuların yanıltıcı olabileceğini savunmuştur. Demokritos, gerçek bilginin, akıl yoluyla atomların doğasını anlamaktan geldiğini düşünmüştür.

Duyusal algılar, atomların nesnelerden yayılan “eidola” (görüntüler) yoluyla oluşur. Örneğin, bir nesnenin rengi veya kokusu, atomların belirli düzenlemelerinden kaynaklanır.

Etik ve Mutluluk: Etik alanında da önemli görüşler savunan Demokritos, mutluluğun (eudaimonia) maddi zevklerden değil, ruhun sakinliğinden (ataraxia) geçtiğini savunmuştur.

Demokritos, ölçülülük, bilgelik ve erdemli bir yaşamı, mutluluğun temel unsurları olarak görmüştür.

Matematik ve Astronomi: Demokritos, matematikte hacim ve alan hesaplamalarıyla ilgilenmiştir. Örneğin, Demokritos, bir koninin hacminin, taban alanı ve yüksekliğiyle nasıl ilişkili olduğunu incelemiştir.

Demokritos, astronomide, evrenin sonsuz olduğunu ve sayısız dünya (kosmoi) içerdiğini öne sürmüştür. Demokritos, Samanyolu’nun yıldızlardan oluşan bir küme olduğunu doğru bir şekilde tahmin etmiştir.

Demokritos’un atomculuk teorisi, Epikuros ve daha sonra Romalı şair Lucretius aracılığıyla yayılmıştır. Rönesans ve modern bilim döneminde, özellikle Dalton’un atom teorisiyle, Demokritos’un fikirleri yeniden değer kazanmıştır.

Demokritos’un materyalist ve determinist yaklaşımı, bilimsel düşüncenin temellerini atmada kritik bir rol oynamıştır. Demokritos’un eserlerinin çoğu kaybolmuş, ancak fikirleri öğrencilerinin yazıları ve sonraki filozofların aktarımlarıyla günümüze ulaşmıştır.

Paylaşın