İmamoğlu’ndan Kurum’a Gönderme: Bu Şehir Koltuğuna Hakkını Verenleri Seçecek

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere ilişkin açıklama yapan İBB Başkanı İmamoğlu, AK Parti’nin İstanbul adayı Murat Kurum’a da gönderme yaparak,  “Bu şehir temsilci seçmiyor. Bu şehir koltuğuna hakkını verenleri seçecek. Koltuğa oturduğunda, acaba oradaki ne diyor diye bakmadan milletini dinleyip tam yol ileri diyenleri seçecek. Yolumuz açık olsun”  dedi.

İmamoğlu, açıklamasında ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerini hatırlatarak, “‘Ben bu kente ihanet ettim’ diyenleri, o şehrin koltuklarına asla oturtamayacakları günleri sağlamanın yolculuğudur bu” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İSKİ Bekardere Islahı ve Çengelköy Çevre Projesi Temel Atma Töreni’nde açıklamalarda bulundu.

Tonlarca zehirin denizlere döküldüğü bir dönemi devraldıklarını belirten Ekrem İmamoğlu, “Bu İstanbul Boğazı’nda, Marmara Boğazı’nda ve hatta Haliç’te yaşadığımız bir gerçek. Desek ki, İstanbul Boğazı’na bu kadar zehir dökülüyor ne yapalım? Vatandaşımız feryat figan ‘elinizden ne geliyorsa yapın’ diye sert bir dille bize yol gösterir” ifadelerini kullandı.

Birgün’ün aktardığına göre; İmamoğlu, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Her şeyi ben bilirim der ve öyle bir süreç yönetimi ortaya koyarsanız iş başarma şansınız yok. Eğer nereden rant elde edebilirim diyerek ya da neyi yapar ve neyi gösteririm de bana oy gelir diyerek seçim, seçmen, oy kazanmak, ‘her yol mübahtır’ anlayışıyla hareket ederesiniz o yöneticilik İstanbul’a bir şey kazandırmaz. diyerek bana hareket ederseniz o yöneticilik İstanbul’a bir şey kazandırmaz.”

Kanal İstanbul Projesi’ne tepki gösteren İmamoğlu, “Kanal İstanbul, İstanbul’a ihanetin nirvanası. Size o ihaneti yaptırmayacağız. 1,5 yıldır ağızlarına Kanal İstanbul’u almıyorlar. Genel seçim geçti unuttular. Yerel seçim geldi bangır bangır Kanal İstanbul’u savunan kişiler, aralarında adaylar da var. Ağızlarından kelimesi dahi çıkmıyor. Niye? ‘Günü geldiğinde söyleriz, burada da milletimizi aldatalım.’ Yok öyle yağma! Bu millet aldanmayacak” diye konuştu.

İstanbul’da özel halk otobüsüyle ilgili ‘kumpas’ hakkında tepki gösteren İmamoğlu, “Sizin bir hesabınız var ise yaradanın da bir hesabı var kardeşim. Patladınız! Aile terbiyem gereği sadece şunu söyleyebilirim; Allah sizi ıslah etsin. Sizi Allah’a havale ediyorum. Hukuki haklarımızı aramaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

31 Mart 2024 yerel seçimlerine ilişkin mesaj veren İmamoğlu, “Bu şehirde İstanbulludan muktedir kimse yok. Bunu onlara üçüncü kez kanıtlayacağımızdan hiç endişe duymuyorum. 31 Mart akşamı onlardan tek bir laf duyacağız; ‘Yandım Allah’ diyecekler” dedi.

Murat Kurum’a gönderme

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerini hatırlatan İmamoğlu, “‘Ben bu kente ihanet ettim’ diyenleri, o şehrin koltuklarına asla oturtamayacakları günleri sağlamanın yolculuğudur bu” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin İstanbul adayı Murat Kurum’a da gönderme yapan İmamoğlu, “Bu şehir temsilci seçmiyor. Bu şehir koltuğuna hakkını verenleri seçecek. Koltuğa oturduğunda, acaba oradaki ne diyor diye bakmadan milletini dinleyip tam yol ileri diyenleri seçecek. Yolumuz açık olsun” diye konuştu.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu Mu Murat Kurum Mu Önde? Son Anket

Yöneylem Araştırma’nın İstanbul için gerçekleştirdiği seçim anket sonucuna göre; katılımcıların yüzde 39.1’i Ekrem İmamoğlu’na oy vereceğini; yüzde 32.9’u ise Murat Kurum’u tercih edeceğini belirtti.

Haber Merkezi / 31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için AK Parti Murat Kurum‘u adayı gösterirken, CHP’de mevcut belediye başkanı Ekrem İmamoğlu‘nu yeniden aday gösterdi.

Seçimlerde Ekrem İmamoğlu ve Murat Kurum’un yarışması beklenirken, Yöneylem Araştırma, İstanbul için yaptığı anket sonuçlarını paylaştı.

7-9 Ocak 2024 arası 39 ilçede 2 bin 400 kişiyle gerçekleştirilen anket sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 39.1’i Ekrem İmamoğlu’na oy vereceğini; yüzde 32.9’u ise Murat Kurum’u tercih edeceğini belirtti.

Yöneylem tarafından sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Seçmenlerin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Aday Tercihleri (Kararsızlar ve oy kullanmayacaklar oransal olarak dağıtılmadan) (Yöneylem Araştırma, 7-9 Ocak 2024, CATI, 2400 görüşme, 39 ilçe, % 95 güven aralığı, +/-2 hata payı, özkaynak finansmanı)”

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu’ndan Murat Kurum’a İcraat Göndermesi

Ataköy Baruthane yapılarının açılış töreninde isim vermeden Murat Kurum’a icraat göndermesi yapan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Ecdadın bize hediyesi olan ve dönemin halkçılık kavramının emarelerinden biri olan mahallelerden su akıtmak, insanların evlerine su şebekesi olmayan bir yerde önemli bir şey. Ecdada saygıyı lafla değil, davranışla, icraatla göstermek gerekir” dedi.

Murat Kurum’un adaylığına ilişkinde değerlendirmede bulunan İmamoğlu, “Adaylığı hayırlı olsun. Cumhur İttifakı’nın adayı ile tek söyleyeceğim, umuyorum nezaketli bir süreç olur. İstanbul’da tarihi bir yerel seçim arifesindeyiz. Bana başarılar onlara da topyekün başarılar” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, restore edilen Ataköy Baruthane yapılarının açılış törenine katıldı. Törende açıklamalarda bulunan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Ecdadın bize hediyesi olan ve dönemin halkçılık kavramının emarelerinden biri olan mahallelerden su akıtmak, insanların evlerine su şebekesi olmayan bir yerde önemli bir şey. Ecdada saygıyı lafla değil, davranışla, icraatla göstermek gerekir. Bu anlamda yenilediğimiz Bakırköy Baruthanesi, geçmişle geleceği buluşturan değerli bir yaşam alanı oldu.

Hafif sitemli, hafif alaylı tebessümle karşılaşıyorum. Bu küçük düşürme hamlesinden sonra bizim ne kadar önemli bir iş yaptığımızı, İstanbul’a ne kadar ne değerli olduğunu farklı kesimlerin de hissediyor olması ve ona yönelik politikalar üretiyor olmasını keyifle izliyorum.

Sonuna kadar hızımızı arttırarak İstanbul’u güzelleştirerek, bütçesini ahlaklı bir şekilde yöneterek, İstanbul’un bu tür unutulmuş ecdat yerlerini hayata kazandırarak tam gücümüzle tam yol ileri diyerek yürümeye devam edeceğiz. Asla eğilip bükülmeden dost doğru yürüyeceğiz. Hedefe vardığımızda bir avuç insanın mutluğu yerine 16 milyonun insanımızın mutluğu kazanacak. Ben rakibimi biliyorum ifademi tekrarlıyorum. takdir halkımızındır kim neye yorumlarsa.

İstanbul’un kentsel dönüşüm ile olan mücadelesi 99 depreminden beri devam ediyor. Son 25 yıldır verilen bu mücadele aynı hızla devam ettiği takdirde İstanbul’un kendine gelme süresi 80-90 yıl. Yalvardık yakardık ısrar ettik bu işi bütünlükçü bir yapıya getirelim diye. Bu işin tek başına çözümü olmaz. İçimizi tamamen Bakan Kurum’a dökmüş bir belediye olarak, görüşmeler kesilmiş (işaret parmağıyla) bu şekilde yol göstermişlerdir. Bu işin tek başına çözümü olmaz olamaz olmamıştır da.

Ama bu işin şöyle bir çözümü vardır topyekûn. Ben Kurum’un ‘topyekûn’ ifadesini anlıyorum ama topyekun seferberlik duygusuna bir katkıları olmadığını görüyorum. Bundan sonra olmasını arzu ederim. Bütün depremle ilgili mücadele millidir ama İstanbul’a dair daha büyük bir milli sorumluluk vardır çünkü beka sorunudur. Ben hâlâ aynı masada çalışmaya ve o masanın neferi olmaya hazırım. bir adım geri atmam, o masada olmaktan onur duyarım gelin konuşalım.

Lafla dediğim durum şöyle; böylesi göz önünde olan yerlerin göz göre göre harabeye dönüşmesine fırsat vermişseniz ve bunu izlemişseniz bu samimi bir sahip çıkış değildir. Sadece laf, hani ‘laf ola beri gele’ misali söylenmiş laflar. Biz bu istismara asla ve asla izin vermeyeceğiz. Bu istismarı yapanları, istismarlarıyla yüzleştireceğiz.

Biz iş yapıyoruz, icraat yapıyoruz, göz boyamıyoruz. Başkalarını ayrıştırıp bir düşmanlık sahası asla oluşturmuyoruz. Biz burada geçmişle geleceği buluşturuyoruz. Siz-biz demeden hareket eden, insanlarına hizmet ederken ayrıştırmayan bir ekibiz. Bize tam da bunun tersi biçimde saldırıya geçenlere buradan söyleyeyim; size bu millet haddinizi 31 Mart 2024’te bildirecek.

Mart ayında fazla değil 2 ay sonra Ataköy İkitelli Metro hattımızın açılışını yapmak için burada tekrar buluşmak dileğiyle hepinizi sevgiyle selamlıyorum.”

“Nezaketli bir süreç olur”

Baruthane açılışının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ekrem İmamoğlu, “Kurum’un adaylığı hayırlı olsun. Cumhur İttifakı’nın adayı ile tek söyleyeceğim, umuyorum nezaketli bir süreç olur. İstanbul’da tarihi bir yerel seçim arifesindeyiz. Bana başarılar onlara da topyekün başarılar. Siyasi ittifakın 2019’daki gibi olamayacağını, bu dönemin daha zor olacağını ifade ettim.

Centilmence hareket edilmezse gerekli cevap verilir. İstanbul seçimi her zaman zor bir seçimdir. İstanbul seçimi her zaman büyük bir efor büyük bir güç gerektirir. Rakibin pozisyonuna bakmadan kendi rekorlarını kıran bir maraton koşucusu gibi sürece odaklı ve her daim rekor kıracak şekilde, koşuya hazır bir adaylık gerektirir ben öyle bir adayım. Ben arkamda kimin koştuğuna bakmam, ben önümde kıracağım rekorlara bakarak koşmaya devam edeceğim” dedi.

Paylaşın

İmamoğlu: Kaybetmeyi Aklımın Ucuna Bile Getirmiyorum

İstanbul’un bu seçimde başka bir yere konulacağının farkında olduklarını ifade eden mevcut İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Kaybetmeyi aklımın ucuna bile getirmiyorum” dedi.

Türkiye’nin en büyük kenti olan ve belediyenin çok büyük bir bütçeyi yönettiği İstanbul ve Ankara, AK Parti için büyük önem taşıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha önce defalarca İstanbul’u geri almak istediğini dile getirdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, yerel seçimler hakkında açıklamalarda bulundu.

İmamoğlu, beş yıl önce yapılan yerel seçimde ittifakların daha net olduğunu kaydetti ve “Bir önceki seçime oranla daha zor bir aritmetiğin ya da zeminin olduğu bir gerçek; o zaman ittifaklar daha net bir konumdaydı, şimdi ise siyasi partilerin tercihleri farklı bir pozisyonda” dedi.

Reuters haber ajansına konuşan İmamoğlu, rakibi AK Parti’nin adayı Murat Kurum’la ilgili de ilk kez açıklama yaptı.

Kurum karşısında şansının ne olacağına ise İmamoğlu şu yanıtı verdi: “Ben şansımı Murat Kurum’dan önce ya da sonra diye kategorize etmem; öncesinde ne kadar şanslıysam bugün de o kadar şanslıyım.”

Erdoğan’ın kendisine ait bir şeyin kendisinden alındığı hissiyle hareket ettiğine dikkati çeken İmamoğlu, İstanbul’un 16 milyon insana hatta insanlığa ait bir şehir olduğunu söyledi.

İstanbul’un bu seçimde başka bir yere konulacağının farkında olduklarını ifade eden İmamoğlu, “Kaybetmeyi aklımın ucuna bile getirmiyorum” dedi.

“Mecburlar”

İmamoğlu tekrar seçilmesi halinde hükümetin finansman ya da onay konularında engeller koyamayacağını belirterek “İki kez üst üste İstanbul’da seçim kazanmış bir belediye başkanını, kazandıktan sonra engelleyebilecek bir hükümetin olamayacağını düşünüyorum. Mecburlar” dedi.

YSK üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla hakkında dava açılan İmamoğlu aleyhine siyaset yasağı ve hapis cezası kararı alınmış, sözlerinin çarpıtılarak olmayan bir suçun yaratıldığını ifade eden İmamoğlu ise kararı istinaf mahkemesine taşımıştı.

İmamoğlu, devam eden yargılamanın seçime etkisi olup olmayacağı hakkındaki soruya, “Seçim kadar buradan bir sonuç çıkartma talihsizliğini diyelim olmayan bir suçun üzerinden çıkartma talihsizliğini hükümet ısrarla bu memlekete yaşatmak ister mi? Açıkçası istemez diye düşünüyorum. Ama her koşulda hiç kafama taktığım bir husus değil” cevabını verdi.

AK Parti uzun yıllardır elinde bulundurduğu büyükşehir belediyelerinin önemli olanlarını 2019 yılındaki yerel seçimlerde kaybetmiş; CHP ve ittifak yaptığı İYİ Parti’nin ortak adayları İstanbul ve Ankara’da belediye başkanlığı seçimlerini kazanmıştı.

Türkiye’nin en büyük kenti olan ve belediyenin çok büyük bir bütçeyi yönettiği İstanbul ve Ankara, AK Parti için büyük önem taşıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha önce defalarca İstanbul’u geri almak istediğini dile getirdi.

Ancak geçen yıl mayıs ayında yapılan genel seçimleri AK Parti ve MHP ittifakının kazanmasının ardından İYİ Parti yerel seçimlere kendi adaylarıyla gireceğini duyurdu, ancak henüz aday açıklamadı.

Paylaşın

İYİ Parti’den Ayrılan İsimlerden Ekrem İmamoğlu’na Destek

İYİ Parti ile yollarını ayıran Bahadır Erdem, İbrahim Özkan ve Ece Güner, 31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlerde CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu’nu destekleyeceklerini açıkladılar.

Bahadır Erdem, “İstanbul’u AKP’nin kazanarak bütün şeriat yanlılarının doğduğum kentin sokaklarını işgal etmesine izin vermem. Onun için Ekrem İmamoğlu” ifadelerini kullanırken, İbrahim Özkan, “İstanbul için tam yol ileri” dedi.

Ece Güner de, “Tüm engellemelere rağmen çok başarılı bir başkan. Sayın Ekrem İmamoğlu’nun adaylığını destekliyorum” ifadelerini kullandı.

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de, pek çok isim bu karar sonrası parti ile yollarını ayırdı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “operasyon siyaseti” yürütüldüğünü söyleyerek CHP’yi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu işaret etti.

AK Parti’nin İBB adayının Murat Kurum olarak açıklanmasının ardından İYİ Parti’den ayrılan birçok isim İmamoğlu’na desteğini açıkladı.

İYİ Parti’nin eski Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem, paylaştığı mesajda “İstanbul’u AKP’nin kazanarak bütün şeriat yanlılarının doğduğum kentin sokaklarını işgal etmesine izin vermem. Onun için Ekrem İmamoğlu” dedi.

Partisinden istifa eden İBB Meclis üyesi İbrahim Özkan, İmamoğlu’nun paylaşımını alıntılayarak “İstanbul için tam yol ileri” notunu düştü.

Partinin eski Genel Başkan Yardımcısı Ece Güner de İstanbul’un “son kale” olduğunu vurguladığı mesajında “Tüm engellemelere rağmen çok başarılı bir başkan. Sayın Ekrem İmamoğlu’nun adaylığını destekliyorum” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Murat Kurum, Ekrem İmamoğlu’nun Rakibi Oldu

Murat Kurum, 31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlerde AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı olarak belirlendi ve CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’na rakip oldu.

Haber Merkezi / Murat Kurum, sosyal medya platformu üzerinden adaylığına yönelik ilk paylaşımı yaptı. Kurum, paylaşımında, “Yeni dönemde bu güzel şehir, tecrübesini Türkiye’den sonra sadece İstanbul’a odaklayan bir yönetime sahip olacak. Yeniden İstanbul, şimdi İstanbul, sadece İstanbul” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen törende partisinin, 31 Mart Pazar günü yapılacak mahalli idareler seçimi için 12 büyükşehir ve 15 il belediye başkan adaylarını açıkladı.

Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Murat Kurum, AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak belirlendi ve CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’na rakip oldu.

AK Parti, Aydın Büyükşehir Belediyesine Mustafa Savaş, Balıkesir Büyükşehir Belediyesine Yücel Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediyesine Alinur Aktaş, Denizli Büyükşehir Belediyesine Osman Zolan, Erzurum Büyükşehir Belediyesine Mehmet Sekmen, Eskişehir Büyükşehir Belediyesine Nebi Hatipoğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesine Tahir Büyükakın, Mardin Büyükşehir Belediyesine Veysi Şahin, Muğla Büyükşehir Belediyesine Aydın Ayaydın, Ordu Büyükşehir Belediyesine Mehmet Hilmi Güler ve Samsun Büyükşehir Belediyesine Halit Doğan’ı aday gösterdi.

İllerde de Artvin’de Mehmet Kocatepe, Bingöl’de Erdal Arıkan, Bitlis’te Nesrullah Tanğlay, Çanakkale’de Julide İskenderoğlu, Çankırı’da Hüseyin Filiz, Düzce’de Faruk Özlü, Edirne’de Belgin İba, Elazığ’da Şahin Şerifoğulları, Giresun’da Aytekin Şenlikoğlu, Isparta’da Şükrü Başdeğirmen, Kastamonu’da Tahsin Babaş, Rize’de Rahmi Metin, Sinop’ta Yakup Üçüncüoğlu, Tokat’ta Eyüp Eroğlu ve Yalova’da Mustafa Tutuk aday olarak belirlendi.

AK Parti diğer illerin adaylarını ise 15 Ocak’ta Ankara’da yapacağı aday tanıtım toplantısında duyuracak.

Erdoğan, Özel’i hedef aldı

15 Ocak’ta seçim mitinglerine başlayacaklarını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, aday tanıtım toplantısında siyaset gündemine dair açıklamalar yaptı.

Suudi Arabistan’daki kupa krizi sonrası yaşanan tartışmalara değinen Erdoğan, 28 Şubat sürecine gönderme de bulundu ve “Yine hayat tarzı, köken, mezhep, inançlar ve semboller üzerinden pis bir oyun oynanmaktadır.” dedi.

Erdoğan, “Milletin Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal’le bir sorunu, sıkıntısı, derdi, problemi yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özgür Özel’in de “vesayet gölgesi” altında olduğunu savundu ve “Bu seçimlerle elde edeceğimiz zaferle aynı zamanda Özgür Efendi’yi de özgürleştireceğiz” diye konuştu.

Erdoğan, Can Atalay’ın tahliyesi tartışmalarında da Özel’i hedef aldı ve “Özgür efendi, anayasal düzene muhalefet ederek 18 yıl ceza alan bir teröristi adeta tünel kazarak Meclis’e getirmeye çalışıyor” dedi.

CHP, Can Atalay hakkındaki ikinci hak ihlali kararına da uyulmaması üzerine İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi üyeleri hakkında disiplin soruşturması açılmasını ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi üyelerinin de görevden alınmalarını istemişti.

AK Parti’nin İstanbul’daki seçim şarkısı belli oldu

Öte yandan AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, yerel seçimde kullanacakları şarkıyı sosyal medya hesabından paylaştı. Azer Bülbül’ün “Çoğu Gitti Azı Kaldı” şarkısı, “Çoğu Bitti Azı Kaldı” ismiyle seçime uyarlandı.

Sözü Halil Gökkaya’ya, müziği İhsan Noyan’a ait seçim şarkısının sözleri şu şekilde:

“Aşkımız erdi bahara / Kışı bitti, yazı kaldı / Kapandı yıllanmış yara / Çoğu bitti, azı kaldı / Kapandı yıllanmış yara / Çoğu bitti, azı kaldı / Sevin, İstanbulum, sevin / Bu mutluluk hakkın senin / Gönlümüzde hasretinin tadı kaldı, tuzu kaldı / Çoğu bitti, azı kaldı / Gönlümüzde hasretinin tadı kaldı, tuzu kaldı / Çoğu bitti ey, azı kaldı / Yandık sevda ocağında / Hep gül olsun kucağında / Bu şehrin her sokağında / Aşkımızın hey, izi kaldı”

İmamoğlu’ndan paylaşım

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Murat Kurum’un adaylığının ortaya çıkmasının ardından sosyal medya hesabından video paylaşmıştı. İmamoğlu, “16 milyon hemşehrimle Yine yaparız bu işi” notuyla paylaştığı videoda 5 yıllık dönemde hayata geçirilen icraatlar yer almıştı.

Paylaşın

CHP’nin Tavrı İstanbul’da DEM Parti Seçmenin Yönünü Belirleyecek

Rawest Araştırma Direktörü Roj Girasun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin yaptığı değerlendirmede, DEM Parti seçmenin Ekrem İmamoğlu’na oy vermesi için CHP’nin tavrının önemli olduğunu vurguladı.

Roj Girasun, “DEM Parti mesela ‘tavşan aday’ çıkarırsa, seçmeni hiç küçümsenmeyecek oranda CHP’ye oy verebilir. Bunun yanında CHP’nin tavrı da etkili olacak. Mesela, Selahattin Demirtaş’ın babası vefat etti ve cenazeye katılamadı, İmamoğlu ise bir taziye mesajı yayınlamaktan çekindi. Bu konuşuluyor” dedi ve ekledi:

“Herkes biliyor ki, İmamoğlu seçimleri Kürtler sayesinde kazandı. Bu kadar insani bir durumla ilgili açıklama yapmaktan yüksünen, son seçimlerde İYİ Parti’yle beraber görüntü vermiş bir ismin Kürtlerden oy alma konusunda argümanları daha zayıf olacaktır.”

Turkey Recap, 21 uzmana 2024 yılında Türkiye’yle ilgili neler beklediğini sordu. Rawest Araştırma Direktörü Roj Girasun, İstanbul’da tablonun 2019’dakinden farklı olduğuna dikkat çekti.

Girasun, “Daha önce İstanbul’da CHP’li adayların genel seçimlerin üzerinde oy alabildiklerini biliyoruz. Son seçimlerde de Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun 4 puan gerisindeydi. İstanbul’da seçime 2019 seçimlerinin denklemiyle gitmiyoruz. Çok oy kaybetmiş, daha zayıf bir iktidar var; bunun karşısındaysa yerel ittifakın sahibi bir CHP var. Bir de iktidar kompozisyonu karşısında biraz daha bloklaşmış ve netleşmiş bir seçmen var” dedi.

Seçim öncesin partilerin tutum, politika ve seçim kampanyaları gibi konuların nasıl şekilleneceğini dair çok sayıda belirsizlik olduğuna dikkat çeken Girasun, şunları söyledi:

“İstanbul’da bir tarafta yüzde 53’lük, diğer taraftaysa yüzde 47’lik bir havuz var. Bu yüzde 53’ün ne kadarını İmamoğlu’nun alacağını muhalif partilerin tutumu ve adayları belirleyecek. DEM aday çıkaracak mı, çıkaracaksa nasıl bir aday çıkaracak? Sadece aday çıkarmakla mı kalacak, net ve güçlü bir politik kampanya da yürütecek mi? İYİ Parti’nin çıkaracağı aday nasıl bir profilde olacak, Millet İttifakı’ndan oy almak hedeflenecek mi yoksa daha önce CHP’ye oy veren seçmene mi yönelik olacak? Saadet, Gelecek, DEVA partileri AKP’den ne kadar oy alacak? AKP’nin adayı kim olacak?

Bu kadar belirsizlik varken, DEM Parti ve İYİ Parti’nin desteği olmadan da İmamoğlu’nun İstanbul’u kazanma ihtimali var. Sayılara baktığımızda DEM ve İYİ’nin oylarının olmaması kesin kaybettiriyor ama yerel seçimlerde denge ve denklem farklı bir şey.”

“İmamoğlu, bir taziye mesajı yayınlamaktan çekindi”

DEM Parti seçmenin Ekrem İmamoğlu’na oy vermesi için CHP’nin tavrının önemli olduğunu vurgulayan Roj Girasun, “DEM Parti mesela ‘tavşan aday’ çıkarırsa, seçmeni hiç küçümsenmeyecek oranda CHP’ye oy verebilir. Bunun yanında CHP’nin tavrı da etkili olacak. Mesela, Selahattin Demirtaş’ın babası vefat etti ve cenazeye katılamadı, İmamoğlu ise bir taziye mesajı yayınlamaktan çekindi. Bu konuşuluyor.

Herkes biliyor ki, İmamoğlu seçimleri Kürtler sayesinde kazandı. Bu kadar insani bir durumla ilgili açıklama yapmaktan yüksünen, son seçimlerde İYİ Parti’yle beraber görüntü vermiş bir ismin Kürtlerden oy alma konusunda argümanları daha zayıf olacaktır” şeklinde konuştu.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu: İstanbul’u Yeniden Kazanacağız

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tanıtım toplantısında konuşan mevcut belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, “31 Mart 2024’te sizlerin iradesiyle İstanbul’u yeniden kazanacağız” dedi ve ekledi:

“Ve Allah’ın izniyle daha büyük işler başaracağız. Çünkü engellemelere karşı bağışıklık kazandık. Hizmet ürettik tecrübe kazandık. Artık küçüldükçe küçüldü o engelleme refleksleri. Toza dönüştü görmüyoruz onları artık. Başarıya nasıl ulaşacağımızı artık çok daha iyi biliyoruz. Artık İstanbul senin. O, ‘İstanbul benim’ diyen tek kişiden kurtuldu. İstanbul 16 milyonun, İstanbul herkesin.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tanıtım toplantısını Haliç Kongre Merkezi’nde düzenledi. İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşu ile başlayan tanıtım toplantısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den sonra mevcut belediye başkanı Ekrem İmamoğlu bir konuşma yaptı. İmamoğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Mustafa Kemal Atatürk, 10’uncu yıl nutkunda şöyle der: Az zamanda büyük ve önemli işler yaptık. Ve ardından şöyle devam eder: Fakat asla yaptıklarımızı asla kâfi görmeyiz. Çünkü çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Hazır mıyız İstanbul.

Aziz Atatürk’ten aldığımız ilhamla az zamanda büyük ve önemli işler başardık. Bunca engele rağmen başardıklarımız bize güven ve cesaret veriyor. Sizlerin iradesiyle 2019 yılında köklü bir değişim başardık. Sizlerin desteğiyle biz başardıkça onlar 25 yılda yaptıklarını her gün ama acemice her gün hararetle bizim dört buçuk yılımızla kıyaslamak zorunda kaldılar. İnanın bu başarı hepimizin başarısıdır. Tüm inancımla söylüyorum, İstanbul olarak başarmaya devam edeceğiz.

31 Mart 2024’te sizlerin iradesiyle İstanbul’u yeniden kazanacağız. Ve Allah’ın izniyle daha büyük işler başaracağız. Çünkü engellemelere karşı bağışıklık kazandık. Hizmet ürettik tecrübe kazandık. Artık küçüldükçe küçüldü o engelleme refleksleri. Toza dönüştü görmüyoruz onları artık. Başarıya nasıl ulaşacağımızı artık çok daha iyi biliyoruz. Artık İstanbul senin. O, ‘İstanbul benim’ diyen tek kişiden kurtuldu. İstanbul 16 milyonun, İstanbul herkesin.

Bizim devraldığımız belediyede metro projeleri tamamen stop etmişti. Bazıları bir buçuk yıldır duruyordu. Bazıları 2016, 2017’de ihale edilmesine rağmen hiç başlanmamış haldeydi. İştirak şirketleri vergi borcuna batırılmış ve ihale yasaklısıydı. Bugün o parlak isimleriyle tekrar Türkiye’nin markası haline gelen iştiraklerimiz ne yazık ki İBB’nin bile ihalesine giremiyordu. Kasasında sadece altı milyon lira bırakılmış bir belediyeydi. Altı milyon lira ne demek biliyor musunuz 2019’da? İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bir saatlik bile gideri değildi.

Tabii enflasyon, döviz kurları ve işsizlik aldı başını gitti. Milletçe fakirleştik. Biz de İBB olarak gerçekten fakirleştik. Yürüttüğümüz her projenin bedeli dört kat beş kat bu dönemlerde artıyor oldu. İhaleler iptal edildi. Artan krizden dolayı hükumetin çıkardığı bir genelgeyle yüzde 15’in altında olan müteahhitler tek tek işleri iptal ediyorlardı. Her yürüttüğümüz projenin maliyeti artarken israfı bitirdiğimiz için biz bu zor dönemde bile onların ürettiği işlerin iki katını onların harcadıkları bütçenin yarısına bitirmeyi başardık.

(Ceketini çıkarıp kollarını sıvadıktan sonra) Sayın Genel Başkanım, biz 6 Mayıs’ta çıkarttığımız o ceketi hiç giymedik. Türkiye’de iktidar olana kadar da giymeyeceğiz!”

“Her şeye ben karar veririm diyor”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise konuşmasında şunları söyledi: “Napolyon’un bana dünyayı verseniz ona başkent yaparım dediği şehirde, Fatih Sultan Mehmet’in çağ açıp çağ kapattığı şehirde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu ülkenin ziğneti dediği şehirde beş yıldır hizmet veren Ekrem İmamoğlu’nun yeniden beş yıl hizmet vermesi için bir aradayız.

Bir ülkenin olabilmesi için o ülkenin ordusunun sınırlarını koruması ve bir sözleşmesi olması lazım. Bir sözleşmemiz var. Hepimizin üzerinde mutabık olduğu bir anayasamız yok ama ilk dört maddesinde mutabık olduğumuz bir anayasamız var. O anayasa, değiştirilene kadar hepimizi bağlıyor. Eğer siz o anayasanın bir maddesini yok sayarsanız başka birinin de başka bir maddeyi yok sayma tartışmasını kabul edersiniz.

Anayasa’nın 153’üncü maddesi Anayasa Mahkemesi’nin kararını bağlayıcı olduğunu söylerken birisinin talimatıyla beş kişi Anayasa’nın o sayfasını yırttı attı. Bu, başka birisinin Anayasa’nın 75’inci maddesini yok saymasını kabul etmek olur. Başka birisi gelir Anayasa’nın 101’inci maddesini atar. O, Cumhurbaşkanı’nın olmaması demektir. Yani birileri gelmiş devletin çivisini çıkarmaya çalışmaktadır.

Burada iki büyük ailenin temsilcileri var. Birisi Cumhuriyet Halk Partisi ailesidir, diğeri İstanbul Büyükşehir Belediyesi’dir. Bu iki ailenin ortak bir çocuğu var: Tayfun Kahraman. Burada Tayfun Kahraman nezdinde, Can Atalay’ı, Osman Kavala’yı, Çiğdem Mater’i selamlamak isterim.

Bu insanlar her biri temsil ettikleri meslek grubu yöneticileri olarak Gezi Platformu’nda yer aldılar. Bu insanlar dönemin başbakanıyla görüşmek istediler. Gezi’de bir kişinin daha burnunun kanamaması için çaba sarf ettiler. Bunun için altı madde istediler.

Ne istiyorlardı: Ağaçları kesmeyin diyorlardı. Gezi Parkı’nı kesip yerine Topçu Kışlası yapmayın, AKM’yi yıkıp yerine AVM yapmayın, gençleri nezarethaneye atmayın diyorlardı. Bugün Gezi Parkı yerinde duruyorsa Mücella Yapıcı sayesinde, Can Atalay sayesinde, Mine Özerden sayesinde duruyor. Bugün AKM, AKM olarak duruyorsa arkadaşlarımız sayesinde duruyor. Şimdi diyorlar ki bunlar bize darbe yapmaya çalıştılar. Mahkeme salsa da salmam diyor. Her şeye ben karar veririm diyor.

Ama İstanbul’un iki güzide takımı 100’üncü yılın son derbisini oynayacak. Alıp onları Riyad’a götürüyorlar. Sanki bilmezmiş gibi onlar gelince Anıtkabir’e gitmiyorlar. Sanki bilmezmiş gibi senin bir adım önüne gelip ‘Merhaba asker’ diye Türkçe selamlamaktan yani Türkçe’yi saygıyla ağzına almaktan imtina eden birinin ne yapacağını bilmezmiş gibi İstanbul’un, İzmir’in Türkiye’nin hak ettiği son derbiyi götürüyor ve orada Gazi Mustafa Kemal’i utanmadan pazarlık konusu yapmaya niyetleniyorlar sonra biz çıkıp her şeyden sen sorumlusun da bu konuda neden sorumlu değilsin diye sorduğumuzda açıklama yaptırıyorlar cumhurbaşkanımızın bu konuda bir dahli yok, bunu kulüplere sorduk biz yaptık diye.

Dahlin yoksa Gezi’den de elini çek, dahlin yoksa bu milletin evlatlarından elini çek. Yok her şeyi sen biliyorsan o maçı da oraya sen götürdün, o Suudi Arabistanlıları istemeyiz, İstiklal Marşı’nı okutmayız diyecek hadsizliğin sorumlusu da sensin Recep Tayyip Erdoğan.

Biz bu ülkeye önce bağımsızlığı getiren partiyiz. Sonra bu ülkeye çok partili rejimi, parlamenter rejimi getiren partiyiz. Sonra bu ülkeye sosyal devlet anlayışını ve sosyal belediyeciliği getiren partiyiz.

Türkiye’de yerel yönetimler tarafından ilk kez ortaya konulan kentsel dönüşümden toplu konut projelerine, metrodan metrobüse, hafif raylı sistemden biyolojik arıtma tesislerine kadar bugün bir çoğu bu salonda olmayan Cumhuriyet Halk Parti’li sosyal demokrat belediye başkanlarının ve onların inanmış kadrolarının eseridir. İstanbul’da ilk metronun temeli 1991’de Nurettin Sözen tarafından, İzmir’de Yüksel Çakmur tarafından atılmıştır.”

Paylaşın

İmamoğlu: Fetret Devri İstanbul’da 2019 Yılında Kapandı

Beşiktaş’ta Barbaros Meydanı açılışında konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Fetret devri İstanbul’da 2019 yılında kapandı, yatırım ve atılım dönemi başladı. Halkçı, demokrat, milletini seven, devletini koruyan ve güçlendiren bir anlayışla yolumuza devam ediyoruz” dedi.

Suudi Arabistan’da oynanması planlanan Türkiye Süper Kupa finalinin Mustafa Kemal Atatürk fotoğraflı poster ve tişörtlere izin verilmemesi nedeniyle iptal edilmesine de değinen İmamoğlu, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın maça çıkmama kararı alarak ülkeye dönmesinin doğru bir adım olduğunu söyledi.

Süper Kupa finalinin Suudi Arabistan’da planlanmasının hata olduğunu kaydeden İmamoğlu, “Bu gidişin mimarı kim?” diye sordu. Devlet yetkililerinin tavrını eleştiren İmamoğlu, “Ülkedeki yönetici akıl böyle kritik olaylardan sonra bir süre kayboluyorlar ortadan, ses bile çıkarmıyorlar” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş’ta Barbaros Meydanı açılışında konuştu. İmamoğlu’nun konuşmasından satır başlar şu şekilde;

“Ne güzel sizlerle birlikte burada olmak ve hiç olmayan meydanın keyfini burada sizlerle yaşamak. Beşiktaş meydanı, meydan değildi. Pırıl pırıl bir meydan oluştu. Bu meydan şu an simgeleriyle de çok güzel bir yer.

Bu kararı kim verdi, niçin oraya gidildi? Bunun sorgulanması lazım. Hangi detayları hesaba katmadılar. Ülkedeki yönetici akıl böyle kritik olaylardan sonra ortadan kayboluyorlar. Bunlar yarın bayraklarıyla buraya gelenleri suçlarlarsa şaşırmayın

Bu kararı kim verdi, niçin oraya gidildi? Bunun sorgulanması lazım.  Bu memleket, ne yazık ki düştüğü ekonomik durum yüzünden itibarlı bir dış politika yönetme marifetlerini kaybetmiştir. Dünyada hiçbir ülke yok ki çatır çutur vatandaşlık satsın

Gönül birliğimizi çok güçlü kılmalıyız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Mustafa Kemal Atatürk her zaman kazanır, her zaman milletine kazandırır.

“Demokrasiniz, adalet sisteminiz güçlü olacak”

Bir ülkenin kralının ölümüne milli yas ilan ediyorsunuz ama o ülke Atatürk’ün fotoğrafına bile tahammül edemiyor. İtibar çok önemlidir. Lafla iş olmaz.

İtibar nedir biliyor musunuz? Çalışacaksınız, üreteceksiniz, liyakata göre görev vereceksiniz. Demokrasiniz, adalet sisteminiz güçlü olacak.  Boşuna Tayfun Kahraman, Can Atalay hapis yatmayacak.

Fetret devri İstanbul’da 2019 yılında kapandı, yatırım ve atılım dönemi başladı. Halkçı, demokrat, milletini seven, devletini koruyan ve güçlendiren bir anlayışla yolumuza devam ediyoruz.

Bir öneri yapayım, o kupa maçı artık oynanmasın. Millet bu anıyı unutmayacak. O kupayı ikiye bölün birisi Galatasaray Müze’sinde birisi de Müze’sinde ilelebet dostluk içinde yaşsın. Ama bir şölen yapın. O şölenin yeri de Beşiktaş’taki Dolmabahçe Sattı olsun İnönü Stadı olsun. Üç takımın  bütün Türkiye’nin takımlarını davet ettiği bir spor şöleni olsun.”

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu: Terörün Artmasının Sorumlusu Hükümet

Katıldığı bir televizyon programında açıklamalarda bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Terörün sona ermesi, ülkede terörle ilgili sürecin manipüle edilerek bir siyasi mekanizma haline getirilmemesi hepimizin temennisi. Bunun acısını bu memleket özellikle son zamanlarda daha çok çekiyor ve çok üzücü süreçler yaşıyoruz” dedi ve ekledi:

“Bu ülkede bir hükümet var. Hükümet bu ülkenin her alanını yönetiyor. Güvenlikten ekonomiye, eğitim politikalarından sanayi politikalarına aklınıza gelen her unsuru bu ülkenin hükümeti yönetiyor. Böylesi vahim olaylar yaşandığında öyle enteresan bir dünya var ediyorlar ki yani sanarsınız ki hükümet yok bu ülkede, hükümet bir anda muhalefete dönüşüyor ve bir anda muhalefet suçlu duruma geliyor.”

İmamoğlu, açıklamasının devamında, ” Vatan haini ilan ediliyor birileri. Linç girişimlerine varıncaya kadar bir şeyler organize ediliyor. Bu da sanki normalmiş gibi ama hükümetin fertleri ama hükümetin paydaşları çıkıp muhalefete laf etmeyi kendilerine marifet görüyorlar. Ama bu milletin vicdanında karşılık görmeyecek. Terörün artmasının ya da terörle ilgili tedbir alınmamasının sorumlusu hükümettir. Hükümetin sorumlusu da sayın Cumhurbaşkanı’dır. Hesap vermesi gereken kişi odur” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, SZC TV’de Senem Toluay Ilgaz moderatörlüğünde; Duayen Gazeteci ve Sözcü Yazarı Uğur Dündar, Sözcü Tv Sunucusu İpek Özbey ve Sözcü Yazarları İsmail Saymaz ile Deniz Zeyrek’in sorularını yanıtladı. İmamoğlu, şunları söyledi:

“Terörün sona ermesi, ülkede terörle ilgili sürecin manipüle edilerek bir siyasi mekanizma haline getirilmemesi hepimizin temennisi. Bunun acısını bu memleket özellikle son zamanlarda daha çok çekiyor ve çok üzücü süreçler yaşıyoruz. Bu ülkede bir hükümet var. Hükümet bu ülkenin her alanını yönetiyor. Güvenlikten ekonomiye, eğitim politikalarından sanayi politikalarına aklınıza gelen her unsuru bu ülkenin hükümeti yönetiyor.

Böylesi vahim olaylar yaşandığında öyle enteresan bir dünya var ediyorlar ki yani sanarsınız ki hükümet yok bu ülkede, hükümet bir anda muhalefete dönüşüyor ve bir anda muhalefet suçlu duruma geliyor. Vatan haini ilan ediliyor birileri. Linç girişimlerine varıncaya kadar bir şeyler organize ediliyor. Bu da sanki normalmiş gibi ama hükümetin fertleri ama hükümetin paydaşları çıkıp muhalefete laf etmeyi kendilerine marifet görüyorlar. Ama bu milletin vicdanında karşılık görmeyecek.

Terörün artmasının ya da terörle ilgili tedbir alınmamasının sorumlusu hükümettir. Hükümetin sorumlusu da sayın Cumhurbaşkanı’dır. Hesap vermesi gereken kişi odur.

“Memlekette birçok şeyin üstü kapandı”

Bir metne imza atılmadı, sayın Genel Başkanı’mızın bakışıyla oradaki partimizin yetkili kurullarının aldığı karar üzerine yayınladıkları metnin içeriğine baksınlar. Ne yayınlanmış burada? Yayınladıkları metinde bir sıkıntı mı var? Ama şunu yapma isteğinde bulunmadılar. Hiçbir dönem dinlediğim kadarıyla, artık şuna dönü mesele: Hükümetin bilgi paylaşmadığı bir ortama dönüşmüş. Meclis’te buna dönük bir talep var. Bunun hesabını sormak, bu konuda bilgi istemek ve bu detayları almak bir vatandaş olarak söylüyorum benim de hakkım. Memlekette birçok şeyin üstü kapandı.

“Can Atalay acilen TBMM’deki koltuğuna oturmalıdır”

Can Atalay’ın yeri TBMM’dir. Eğer şu anda ülkemizde Can Atalay, TBMM’de değilse büyük bir hukuki suç işleniyor. Can Atalay acilen TBMM’deki koltuğuna oturmalıdır. Türkiye’de yargı sistemini sınıfta bırakıyorsunuz. Türkiye’deki demokrasiyi, anayasal hakları sınıfta bırakıyorsunuz. Dünyaya karşı rezil oluyoruz. Sırası geldiğinde bir başka ülkenin talimatıyla hapisten birini serbest bırakıp uçağa bindirip ülkesine yollayabiliyorsunuz.”

İYİ Parti ile işbirliği ve Akşener’in açıklamaları

Hiçbir şekilde üstüme alınmadım. Dolayısıyla beni ilgilendiren bir tarafı yok sözlerin. Bazen diyorlar ki ‘seni hedef alıyor’. Evet, bazı hedef aldığını ya da hissettiğim belki 1-2 parçası olabilir. Üzülüyorum. Sözler söylenebilir ama bazı hukukları önemsiyorum. Buradaki bazı sokakta söylenen abla, kardeş hukukundan bahsederler. Meselenin daha da geçmişi vardır, o abla kardeş hukukunu inşa eden. Hiç üzerime alındığım tarafı yok. Üzüldüğüm tarafları var ama gün gelir abla kardeşi ile oturur, karşılıklı oturulur halledilir bu meseleler diye düşünüyorum.

Sert ifadeler, sert söylemler bir rota değişimi bir parti için doğaldır. Ama bunun muhatabı biz değiliz. Kumpas, şu bu vs… Bizi hiç ilgilendirmez bile. Nereye kadar ilgilendirir? Çok basit. Bir mesele var, bu meselenin üç aşaması var. Genel İdare Kurulu, karar alıyor. Diyor ki ‘Biz kendi adayımızı çıkaracağız’. Benim için nokta. Ama bazen sordular bana. ‘Ümit bitmiş midir?’ Siyasette bitmez.

İYİ Parti’nin İBB Grup Başkanvekili, Ekrem İmamoğlu’na geliyor diyor ki ‘Başkanım bir başka yol bulamaz mıyız?’ İYİ Parti’nin İBB Grup Başkanvekili nedir, daimi olarak Ekrem İmamoğlu ile muhatap olan kişidir. Gelip bu kadar iyi niyetle söyleyen bir insana ne dedim: ‘Olabilir ama kabul görür mü?’ Detaylarını anlatmıyorum.

Bir gün sonra yine gelip, ‘İl Başkanı’na da bilgi verdim. Başkanım biz buna çalışalım’. ‘Hay hay’ dedim. Mevkidaşı olarak kabul ettiğim arkadaşlarımı da görevlendirdim CHP Meclis Grubu’ndan. Bir araya geldiler, çalıştılar.

Benimle muhatap olan İYİ Parti’nin Grup Başkanvekili. Bilgi verdi ve iyi niyetle çözüm arıyor o arkadaşımız. Çalışma yapıldı, bana iletildi. Beni aradı, ‘Müsaade ederseniz ben bunu Genel Başkanı’mızla paylaşmak istiyorum’ dedi. Dedim, ‘İbrahim Bey, şimdi paylaşmayın, doğru olmaz. Salı günü Genel Başkanı’mla toplantım var, görüşeyim, ondan sonra sizi bilgi sahibi yapayım, sonra sayın Genel Başkanı’nızı arayın’ dedim.

Salı günü sayın Özgür Özel ile buluştuk. Çayımızı içerken arkadaşlarım geldi. Dediler ki: ‘İYİ Parti Grup Başkanvekili görevden alındı.’ O dönemde bizim ilişkimiz bu kadar. Bir tane milletvekili istifa ediyor, bir başka İYİ Parti milletvekili ‘İmamoğlu satın aldı’ diye tweet atıyor. Şaka gibi.

Bunlara elbette canım sıkılıyor ama benim baktığım pencerede sayın İYİ Parti Genel Başkanı sayın Meral Akşener hanımefendi, evet bir abla kardeş ilişkisiyle yönettiğimiz bir süreç var. 2019’da seçildiğim ve beraber mücadele ettiğimiz süreç 2024 Mart ayında bitiyor. Biz oraya kadar müttefikiz ve onların müfettik oldukları bir belediye başkanı Ekrem İmamoğlu olarak onların asla yüzünü aşağıya eğdirmeyecek gururla anlatacakları belediye başkanlığı yaptığımı düşünüyorum. Bugün söylenen sözlerin hiçbiri bana değmiyor.

Benim böyle bir bilgim yok. Kendisiyle en son çok samimi bir sohbetimiz oldu. Sayın Özgür Özel’in kendisini ziyaret etmeden önce Genel Başkanı’mın da bilgisiyle kendisini arayıp yarım saate yakın bir telefon sohbetimiz oldu. ‘Her zaman buradayım’ dedim. Nezakette, saygıda asla kusur etmem. Bazı sözler beni incitmiştir. Abla kardeş bir gün çözeriz onu.

Bir siyasi partinin kendi yol yürüyüşündeki eksen değişikliği ya da farklı bir strateji çizmesi ancak saygı duyabileceğimiz bir husustur.”

Paylaşın