DİSK’ten ‘Asgari Ücret’ Tepkisi: Geçinmek Mucizeye Dönüştü

Asgari ücretle ilgili yazılı açıklama yapan DİSK Başkanı Çerkezoğlu, “Asgari ücret tespit sürecindeki bu sorunların iktidarın hatası değil bilinçli tercihi olduğunun farkındayız. İktidarın emeği ucuzlatmaya yönelik bilinçli politikalarıyla işçi, emekçi, emekli, dar gelirli milyonlar için geçinmek neredeyse bir mucizeye dönüştü.” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Emeği ucuzlatmak için sendikalaşmanın önüne engeller çıkarılıyor, grevler yasaklanıyor ve  işçi sınıfı yoksulluk sınırının çok altında bir asgari ücrete mahkûm ediliyor.”

Çerkezoğlu, açıklamasında, “Asgari ücret, Tespit Komisyonu tarafından değil Cumhurbaşkanı ve işveren sendikası tarafından belirlenerek, son dönemde sıkça gördüğümüz hukuksuzluklara bir yenisi daha eklendi” ifadelerini de kullandı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 8 bin 500 TL olarak belirlenen asgari ücretle ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada özetle şöyle denildi:

“Asgari ücret, Tespit Komisyonu tarafından değil Cumhurbaşkanı ve işveren sendikası tarafından belirlenerek, son dönemde sıkça gördüğümüz hukuksuzluklara bir yenisi daha eklendi.

Çalışma hayatında hiç bir konuda Üçlü Danışma Kurulu ve Ekonomik Sosyal Konsey gibi sosyal diyalog mekanizmaları işletilmediği gibi milyonları ilgilendiren asgari ücret de benzer şekilde işverenler ve iktidar tarafından belirlendi.

“Yoksulluk sınırı dikkate alınmadı”

Asgari ücret belirlenirken yoksulluk sınırı dikkate alınmadı. Açlık sınırının biraz üzerinde, yoksulluk sınırının çok uzağında belirlenen 2023 yılı asgari ücreti, Türkiye’de ücretiyle geçinen milyonları yoksulluğa mahkûm etmek anlamına geliyor.

Belirlenen asgari ücretle bir hanede iki kişi çalıştığında dahi yoksulluk sınırının oldukça altında gelir elde ediliyor. Belirlenen rakam 2023’ün ilk aylarında açlık sınırının da altına gerileyecek.

“Resmi enflasyonun baz alınması doğru değil”

Asgari ücretin ve diğer ücretlerin belirlenmesinde sadece enflasyon kriterinin, üstelik hiçbir inandırıcılığı kalmayan resmi enflasyonun baz alınması doğru değildir. Adil bir bölüşüm için ülke ekonomisinin çokça övünülen büyümesi esas alınmalıdır.

Kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla artışının dikkate alınmaması ekonomi büyürken bölüşüm ilişkilerinin bozulmasına neden olmaktadır. Hükümet ve işveren ortaklığı ile asgari ücretin enflasyona hapsedilmesi, gelir eşitsizliğini büyütecek.

“Emekli aylıkları asgari ücret düzeyine çıkarılmalı”

Asgari ücret 2023 için yüzde 54,5 oranında artırılmıştır. Ancak diğer emek gelirlerine -emekli aylıkları, memur maaşları ve diğer işçi ücretlerine- 6 aylık enflasyon oranında zam yapılması gündemdedir.

6 aylık enflasyon yüzde 18-19 civarında gerçekleşecektir. Bu dengesizlik kabul edilemez. Tüm emek gelirleri asgari ücret oranında artmalıdır. En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine yükseltilmelidir.

“Milyonlar için geçinmek mucizeye dönüştü”

Asgari ücret tespit sürecindeki bu sorunların iktidarın hatası değil bilinçli tercihi olduğunun farkındayız. İktidarın emeği ucuzlatmaya yönelik bilinçli politikalarıyla işçi, emekçi, emekli, dar gelirli milyonlar için geçinmek neredeyse bir mucizeye dönüştü.

Emeği ucuzlatmak için sendikalaşmanın önüne engeller çıkarılıyor, grevler yasaklanıyor ve  işçi sınıfı yoksulluk sınırının çok altında bir asgari ücrete mahkûm ediliyor.”

Paylaşın

Açlık Sınırı 7 Bin 818, Yoksulluk Sınırı 27 Bin Liraya Yükseldi

Kasım ayında dört kişilik ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı yani açlık sınırı 7 bin 818 liraya yükselirken, açlık sınırına diğer harcamalarında eklenmesiyle hesaplanan yoksulluk sınırı ise 27 bin 41 liraya yükseldi. Ekim ayında açlık sınırı 7 bin 552, yoksullu sınırı ise 26 bin 123 liraydı.

Haber Merkezi / Günlük harcamalarda kasımda en yüksek maliyet grubunu süt ve süt ürünleri grubu 97.65 liralık harcamayla oluşturdu. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama 40 lira 80 kuruş, sebze ve meyve harcaması ise 40 lira 56 kuruş oldu.

Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı 23.41, katı yağ ve sıvı yağ için 17.67, yumurta için 6.75, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 8,46 lira oldu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Merkezi (BİSAM), kasım ayı açlık ve yoksulluk raporunu açıkladı. Raporda öne çıkan kısımlar şöyle:

“Beslenme kalıbı üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Kasım 2022 için 7 bin 818 liradır. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 27 bin 41 lira olarak gerçekleşmiştir.

Sağlıklı beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 2.066 liradır. Bu değer yetişkin bir kadın için 1.953, 15-18 yaş bir genç için 2.129, 4-6 yaş arası bir çocuk için 1.405 liradır.

Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 7 bin 552 lira olarak tespit edilmiştir. Bu tutar söz konusu ailenin sadece gıda için yapması gereken zorunlu harcama tutardır. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 26 bin 123 liraya ulaşmaktadır.

Sağlıklı beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 2.116 liradır. Bu değer yetişkin bir kadın için 2.005, 15-18 yaş bir genç için 2.211, 4-6 yaş arası bir çocuk için 1.486 liradır.

Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 7 bin 818 lira olarak tespit edilmiştir. Bu tutar söz konusu ailenin sadece gıda için yapması gereken zorunlu harcama tutardır. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 27 bin 41 liraya ulaşmaktadır.

Günlük harcamalarda Kasım 2022’de en yüksek maliyet grubunu süt ve süt ürünleri grubu 97.65 liralık harcama gereksinimi ile oluşturmaktadır. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 40.80 liradır. Sebze ve meyve için yapılması gereken günlük harcama tutarı ise 40.56 liraya ulaştı.

Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 23.41 liradır. Katı yağ ve sıvı yağ ise 17.67 liralık masraf yapılması gereken ürün gruplarıdır. Yumurta için 6.75, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 8,46 lira harcama yapılması gerekmektedir.

Süt ve süt ürünlerinin payı arttı

Daha dar bir gruplandırmaya göre harcamalarda süt ve süt ürünlerinin payı yüzde 37.5 ile en yüksek paya sahiptir. Et, yumurta ve kurubaklagil grubunun payı yüzde 24.6 ile ikinci sıradadır. Sebze ve meyvenin harcamalar içindeki payı yüzde 15.6’dır. Ekmek, makarna vb. için ise pay yüzde 12.3’dür. Diğer gıda harcamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 10’dur.”

Paylaşın

DİSK-AR Açıkladı: Geniş Tanımlı İşsiz Sayısı 7,6 Milyon

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine dayanarak yaptığı araştırmaya göre geniş tanımlı işsiz sayısı 7 milyon 608 bin kişi.

Haber Merkezi / TÜİK ekim ayına ilişkin işgücü istatistiklerini bugün yayımladı. Buna göre 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı eylül ayına oranla 57 bin kişi artarak 3 milyon 534 bin kişi oldu. TÜİK’in işgücü istatistiklerini yayımlamasının ardından DİSK-AR’da Ekim 2022 İşsizlik ve İstihdamın Görünümü raporunu yayımladı.

Mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranının yüzde 10,2 olduğunun hatırlatıldığı açıklamada, mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranının (âtıl işgücü) ise yüzde 20,3 seviyesinde olduğu kaydedildi.

İŞKUR’un Ekim 2022 verilerine göre bu ayda işsizlik ödeneği alabilenlerin sayısı 402 binde kaldı. Ekim 2022’de işsizliklerin sadece yüzde 11’i işsizlik sigortası alabildi.

Ekim 2022 HİA verilerine göre işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategori yüzde 28,6 ile genç kadın (15-24 yaş) işsizliği oldu. İkinci yüksek işsizlik kategorisi yüzde 27 ile geniş tanımlı kadın işsizliği oldu.

Öte yandan, işsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının ağır olması ve işsizlik sigortası kaynaklarının amacı dışında kullanılması sebebiyle işsizlerin büyük çoğunluğu işsizlik ödeneğinden yararlanamadı.

Rapordan özet bulgular şöyle:

  • Geniş tanımlı işsiz sayısı pandemi öncesine göre 1,2 milyon arttı.
  • Dar tanımlı işsizlik de artıyor.
  • Resmi işsizlerin yüzde 90’ı işsizlik ödeneği alamıyor.
  • Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 20,3.
  • Geniş ve dar tanımlı işsizlik arasındaki farkı 10,1 puan.
  • Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 27,6.
  • Genç kadın işsizliği yüzde 28.

TÜİK’in Ekim 2022 verilerine göre, işsizlik oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 10,2 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,6 iken kadınlarda yüzde 13,3 olarak tahmin edildi.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı (geniş tanımlık işsizlik) bir önceki aya göre değişim göstermedi ve yüzde 20,3’te sabit kaldı.

Paylaşın

AYM’den Dikkat Çeken Karar: 1 Mayıs’ta Taksim Yasağı Hak İhlali Değil

DİSK’in 1 Mayıs’ın Taksim Meydanı’nda düzenlenmesine izin verilmemesine ilişkin başvurusunu karara bağlayan Anayasa Mahkemesi (AYM), ‘toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edilmediğine’ oy çokluğuyla hükmetti. 

‘İhlal yok’ kararına Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan ile üyeler Engin Yıldırım, Hicabi Dursun, M. Emin Kuz ve Kenan Yaşar karşı oy kullandı.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarının Taksim Meydanı’nda düzenlenmesine izin verilmemesine ilişkin başvurusunu karara bağladı.

DİSK’in ‘toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği’ iddiasını ‘kabul edilebilir’ bulan mahkeme, yargılamanın sonunda ise oy çokluğuyla bu hakkın ‘ihlal edilmediğine’ hükmetti.

2015-2017 arasındaki terör saldırıları sıralandı, İstanbul Valiliği’nin kutlamalar için diğer meydanları adres gösterdiği açıklamasına atıf yapıldı.

2009 yılında ilk kez Taksim’e 1 Mayıs kutlamasına izin verildiğinin de hatırlatıldığı kararda yine de yasaklama kararının ‘kamu düzeninin korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı” sonucuna varıldığı belirtildi.

Oy çokluğuyla karar

Sonuç olarak Yüksek Mahkeme, ‘toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edilmediğine’ oy çokluğuyla hükmetti.

‘İhlal yok’ kararına Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan ile üyeler Engin Yıldırım, Hicabi Dursun, M. Emin Kuz ve Kenan Yaşar karşı oy kullandı.

“Mülki amire verilen toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılacak yerleri ve güzergahı belirleme yetkisi mutlak değil”

Arslan karşı oy yazısında şunları kaydetti:

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, bu hakkın kullanılacağı yer ve güzergahı seçme konusundaki tercih hakkını da içermektedir. Bu nedenle ilgili kanun hükümlerinin tercih hakkını ortadan kaldıracak veya etkisiz hale getirecek şekilde yorumlanmaması gerekmektedir… Mülki amire verilen toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılacak yerleri ve güzergahı belirleme yetkisi mutlak değil.

Devletin toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılanları ve hakkın kullanıldığı yerde yaşayan diğer bireyleri şiddet eylemlerine karşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu nedenle kamu düzenini bozacak nitelikte bir tehlike veya tehdidin bulunması ve bunun daha hafif tedbirlerle bertaraf edilememesi durumunda son çare olarak toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı sınırlanabilir.

Bununla birlikte devlete düşen görev her türlü güvenlik tedbirini alarak anayasal hak ve özgürlüklerin kullanılmasını sağlamak için uygun ortamı sağlamaktır.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Dar Gelirlinin Gıda Enflasyonu Yüzde 151

Kasım ayında gıda enflasyonu ortalama yüzde 102,6 olarak gerçekleşirken, emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 130,7 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 11,4 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 132,1, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 151,4 olarak gerçekleşti.

Dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 101,6 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 75,4 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre enflasyon kasım ayında yıllık bazda yüzde 84,39 olurken, Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise yıllık bazdaki enflasyonun yüzde 170,70 olduğunu açıkladı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Merkezi (DİSK-AR) de resmi veriler üzerinden yaptığı hesaplama ile dar gelirli yurttaşların gıda enflasyonunu açıkladı.

DİSK-AR verilerine göre kasım ayında gıda enflasyonu ortalama yüzde 102,6 olarak gerçekleşirken, emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 130,7 oldu.

En yoksul kesimin gıda enflasyonu yüzde 151,4

Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 11,4 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 132,1, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 151,4 olarak gerçekleşti.

Dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 101,6 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 75,4 oldu.

DİSK-AR’ın açıklamasında söz konusu veriler için “Böylece en yoksul gelir grubu yüzde 151,4 oranında gıda enflasyonu hissederken, en yüksek gelir grubu ise yüzde 75,4 oranında gıda enflasyonu hissetmiş oldu. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor” ifadelerine yer verildi.

AKP döneminde 55 puanlık artış

Resmi enflasyonun gelir gruplarının alım gücünü yansıtmadığı vurgulanırken, iktidarı yüzde 29,7’lik enflasyon ile devralan AKP ile geride kalan 20 yılda 55 puanlık artışa da dikkat çekildi.

DİSK’ten asgari ücret talebi

Enflasyona ilişkin veriler DİSK-AR tarafından paylaşılırken, bugün DİSK Genel Merkezi’nde de 2023 yılına ilişkin asgari ücret talebi duyuruldu. DİSK, asgari ücretin net 13 bin 200 TL olması gerektiğini kaydetti.

TÜİK: Enflasyon yüzde 84,39

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) kasım ayı enflasyon verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, kasım ayında aylık enflasyonunu yüzde 2,88, yıllık enflasyonunu yüzde 84,39 oldu.

TÜİK Ekim’de yıllık enflasyonu yüzde 85,5 olarak vermişti. 7 Aralık’ta başlayacak asgari ücret görüşmeleri için açıklanan veri önemli.

TÜİK’in verilerine göre Kasım’da 2021’in aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 35,87 ile haberleşme oldu. Buna karşılık, yıllık artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 107,03 ile ulaştırma oldu.

Aylık bazda en az artış yüzde -1,42 ile giyim ve ayakkabıda oldu. En yüksek artış ise yüzde 5,75 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu.

TÜİK, 4 Haziran’daki verilerle birlikte açıklamayı bıraktığı madde sepeti listesini bu ayda da yayımlamadı. Ancak Kasım’da endekste kapsanan 144 temel başlıktan 17 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleştiğini, 8 temel başlığın endeksinde değişim olmadığını, 119 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleştiğini belirtti.

ENAG: Enflasyon yüzde 170,70

TÜİK’e alternatif akademisyenlerin bağımsız hesaplama yaptığı Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise Kasım’da aylık enflasyonun yüzde 4,24, yıllık enflasyonu ise yüzde 170,70 olduğunu duyurdu.

ENAG’a göre de en az aylık artış yüzde 0,08 ile sağlık, en fazla yükseliş ise yüzde 15,40 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti. Giyim ve ayakkabıyı yüzde 14,26 ile ev eşyası izledi.

ENAG’ın paylaştığı verilere göre kalem bazında en fazla artış yüzde 18,05 ile pardösüde (kadın için) yaşandı. Bunu yüzde 16,87 ile bebek arabası, yüzde 15,17 ile ayakkabı (erkek için), yüzde 2,95 ile bulgur ve yüzde 12,33 ile elektrikli küçük ev aletleri (tost makinası) takip etti.

Kalem bazında cam ev eşyası (yüzde -4,25), sucuk (yüzde -1,38), bal (yüzde -1,25) ve suyun (yüzde -1,05) fiyatında düşüş oldu.

Dünyada enflasyon oranları nasıl?

Türkiye dünya genelinde en yüksek enflasyona sahip yedinci ülke. Türkiye’den yüksek enflasyona sahip Zimbabve’nin yıllık enflasyonu yüzde 255, Lübnan’ın yüzde 158, Venezuela’nın yüzde 156, Suriye’nin      yüzde 139, Sudan’ın 103 ve Arjantin’in yüzde 88.

Yedinci sıradaki Türkiye’nin (yüzde 84,39) ardından gelen Sri Lanka’nın yüzde 61, İran’ın yüzde 52,2, Surinam’ınsa yüzde 49,1. G20 ülkeleri arasında ise en yüksek enflasyon Arjantin’in. Türkiye ikinci sırada.

Paylaşın

Açlık Sınırı 7 Bin 300, Yoksulluk Sınırı 25 Bin 252 TL’ye Yükseldi

Eylül ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı yani açlık sınırı 7 bin 300 liraya, açlık sınırı üzerinden hane halkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı da 25 bin 252 lira olarak belirlendi.

Haber Merkezi / Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 2 bin bir lira olduğu belirtilirken; bu değerin yetişkin bir kadın için bin 888, 15- 18 yaş aralığındaki bir genç̧ için 2 bin 61, 4-6 yaş arası bir çocuk için bin 351 lira olduğu kaydedildi.

Birleşik Metal-İş Araştırma Merkezi (BİSAM) tarafından hazırlanan Eylül 2022 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Dönem Raporu yayımlandı.

Buna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı 7 bin 300 lira, açlık sınırı üzerinden hane halkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı da 25 bin 252 lira olarak belirlendi. Yoksulluk sınırının, eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı olduğu belirtildi.

Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 2 bin bir lira olduğu belirtilirken; bu değerin yetişkin bir kadın için bin 888, 15- 18 yaş aralığındaki bir genç̧ için 2 bin 61, 4-6 yaş arası bir çocuk için bin 351 lira olduğu kaydedildi.

Ekmek için günde 23 TL

Günlük harcamalarda en yüksek maliyet grubunu, 80,52 lirayla süt ve süt ürünleri oluşturdu. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı 40,71 lira olarak belirlenirken, sebze ve meyve için yapılması gereken günlük harcama tutarının ise 45,70 liraya ulaştığı kaydedildi. Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 23,41 lira, katı ve sıvı yağ̆ 16,07 lira, yumurta 6,17, şeker, bal, reçel ve pekmez için 8,02 lira harcama yapılması gerektiği aktarıldı.

Harcama sepetinin yaklaşık üçte biri süt ve süt ürünleri

Daha dar bir gruplandırmaya göre harcamalarda, süt ve süt ürünlerinin payı yüzde 33,1 ile en yüksek paya sahip oldu. Et, yumurta ve kurubaklagiller grubunun payı yüzde 25,4 ile ikinci sırada olurken sebze ve meyvenin harcamalar içindeki payı yüzde 18,8 olarak gerçekleşti. Ekmek, makarna vb. ürünler için pay yüzde 12,8, diğer gıda harcamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 9,9 oldu.

Hesabın; Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) harcama gruplarına göre endeks rakamları, 2003 yıllı madde fiyatları ile İstanbul Halk Ekmek, zincir market internet fiyatları ve BİSAM Beslenme Kalıbı üzerinden yapıldığı belirtildi.

Paylaşın

‘En Yoksul Gelir Grubu’nun Enflasyonu Yüzde 137,3

Enflasyon dar gelirli vatandaşın canını yakmaya devam ediyor. Eylül ayında, emeklilerin gıda enflasyonu yüzde 118,5, en yoksul ikinci yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 119,9, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubunun enflasyonu yüzde 137,3 olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), enflasyon verilerini açıkladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) değişim eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 3,08, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 52,40, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 83,45 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,91 olarak gerçekleşti.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyon Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan eylül ayı enflasyon verilerinin ardından açıklama yayımladı.

DİSK-AR’ın açıklamasında, TÜİK tarafından yayımlanan resmi enflasyon oranlarının, farklı gelir gruplarını yansıtmadığı belirtildi. “Resmi enflasyon oranları, düşük gelirlilerin, emekçilerin günlük yaşamda karşılaştığı ve hissettiği oranlar değildir” denilen açıklamada, “Emeklilerin gıda enflasyonu yüzde 118,5, en yoksul ikinci yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 119,9, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubunun enflasyonu yüzde 137,3 olarak gerçekleşti” ifadelerine yer verildi.

“Enflasyon gelir gruplarına göre farklı hissedildi”

DİSK-AR’ın, TÜİK’in enflasyon verileriyle ilgili yaptığı açıklamanın devamı şöyle:

“Dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 89,4 olurken en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 66,4 oldu. Böylece, en yoksul gelir grubu yüzde 133,2 oranında gıda enflasyonu hissederken en yüksek gelir grubu ise yüzde 66,4 oranında gıda enflasyonu hissetmiş oldu. Bu durum, enflasyonun gelir gruplarına göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor.

TÜİK, Eylül 2022 resmi enflasyon oranlarını açıkladı. TÜFE’deki (2003=100) değişim, 2022 yılı eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 3,08, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 52,40, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 83,45 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,91 olarak gerçekleşti.

TÜİK’e göre artışın en yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla yüzde 117,6 ile ulaştırma, yüzde 93,05 ile gıda ve alkolsüz içecekler ve yüzde 89,68 ile ev eşyası oldu. Böylece ulaştırmada üç haneli enflasyon devam ediyor.

TÜİK’e göre Yİ-ÜFE (2003=100) ise 2022 yılı eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 151,5 olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE yüzde 151,5 iken TÜFE yüzde 83,45 olarak hesaplandı. Böylece, TÜFE’nin önümüzdeki aylarda da artmaya devam edeceğini söylemek mümkündür. Öte yandan, Ağustos 2022’de yüzde 83,4 olan resmi enflasyon oranı, AKP dönemi için bir rekor olmaya devam ediyor. Aralık 2002’de yüzde 29,7’lik bir enflasyon devralan AKP, 20 yılda enflasyonu yaklaşık 54 puan artırdı.

AKP hükümeti döneminde, 2003 ve 2022 Ağustos arası dönemde tüketici fiyatları ve gıda fiyatları 10 ila 14 kat arttı. 2003 Ağustos’ta 100 olan TÜFE 2022 Ağustos’ta 1.016 olurken 2003 Ağustos’ta 98 olan gıda fiyatları endeksi 2022 Ağustos’ta 1.347 oldu. 2003 ve 2013 arasında birbirine yakın seyreden endeksin arasındaki makas, 2014 itibarıyla açılmaya başladı. 2022 Ağustos’ta iki endeks arasındaki fark 331 puana yükseldi.

Son yıllarda gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark açılmaya başladı. 2003 bazlı TÜFE ve gıda enflasyonu endeksleri, 2022 Eylül ayında sırasıyla 1.047 ve 1.374 oldu. Böylece gıda enflasyonu endeksi ile TÜFE arasındaki fark yüzde 31 oldu.”

Paylaşın

Kamuda İstihdam Edilenlerin Sadece Yüzde 25’i Kadın

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel-İş’in Emek Araştırma Dairesi (EMAR) her yıl düzenli olarak hazırladığı “Kamuda ve Genel İşler İşkolunda İstihdam” raporunun bir yenisini yayımladı.

Kamuda ve genel işler işkolunda istihdam verileri ile kamu harcamalarının, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ve Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle karşılaştırıldığı rapora göre Türkiye’de kamu harcamalarının oranı, OECD ortalamasının çok altında ve Avrupa ülkeleri içinde ise son sıralarda.

OECD ortalamasına göre GSYH içinde genel kamu harcamalarının oranı yüzde 48,47. Fransa’da yüzde 59,4, Yunanistan’da yüzde 56,8, İtalya’da yüzde 55,5, Almanya’da yüzde 51,4 ve İspanya’da yüzde 50,6 kadar. Türkiye’de ise bu oran yüzde 35,88.

Kamuda sosyal harcamalara yeterli pay ayrılmıyor

Rapora göre eğitim, sağlık ve sosyal korumalardan oluşan kamu kesimi sosyal harcamalarına GSYH’den ayrılan payın düşmüş durumda. 2021’da kamu kesimi sosyal harcamalarına GSYH’dan ayrılan pay yüzde 15,9 oldu ve 2017 seviyesine düştü.

2018’de yüzde 16,3, 2019’da yüzde 17,1 oranındaydı. 2020’de ise pandeminin de etkisiyle kamunun sosyal harcamaları biraz daha artış eğiliminde olsa da, 2021’de yaklaşık 2 puan düştü ve yüzde 15,9’a geriledi.

Kamu istihdamı OECD ortalamasının 4 puan altında

Yine rapora göre Türkiye’de toplam istihdam içinde kamu istihdamının oranı, OECD ortalamasının 4 puan altında.

OECD üye ülkelerin ortalamasında toplam istihdam içinde kamu istihdamının oranı yüzde 18,45 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 14,5.

Fransa (yüzde 21,5) ve Macaristan’da (yüzde 21,5) toplam istihdam içinde kamu istihdamı oranı OECD ortalamasının üstünde, diğer Avrupa ülkelerinde ise altında.

Kamuda istihdamın sadece yüzde 25’i kadın

OECD’ye üye ülkelerin ortalamasında kadınların toplam istihdam içindeki oranı yüzde 45,40 oranında. Kamu sektöründe istihdam oranı ise yüzde 57,8.

Birçok ülkede de kamuda kadın istihdamı, toplam istihdamdan fazla. İngiltere, Fransa, Macaristan ve Portekiz’de toplam istihdam içinde kadın istihdam oranı yüzde 40 iken kamuda kadın istihdam oranı yüzde 60’ın üzerinde.

Ancak Türkiye’de kadınların istihdama katılımı, OECD ve Avrupa ülkelerinin çoğundan az. Türkiye’de kadınların toplam istihdam içindeki oranı yüzde 26,6 iken kamu istihdamında kadın oranı yüzde 25.

Her 10 kişiden 8’i özel sektörde, 2’si kamuda çalışıyor

Rapora göre Türkiye’de kamu istihdamının artış eğiliminde. Ancak buna karşın toplam istihdamın yalnızca yüzde 16,8’ini oluşturuyor. Özel sektör istihdamı ise yüzde 83,2.

Kamu istihdamında en fazla artış “sözleşmeli personelde”

Öte yandan kamuda en güvenceli istihdam biçimi olan “memurluğun” yerini “sürekli işçilik” ve “sözleşmeli personel” alıyor.

2015’te kamu istihdamının yüzde 82’sini memurluk, yüzde 4,2’sini sözleşmeli personel istihdamı oluştururken; 2021’de kamu istihdamında memur oranı yüzde 61,5’e geriledi, sözleşmeli personel istihdam oranı ise 6,6 puan artarak yüzde 10,8’e yükseldi.

2022’nin ilk çeyreğinde ise memurluk yüzde 61’e düşerken sözleşmeli personel istihdamı 11,5’e çıktı.

Sürekli işçilikte ise yüzde 9,3’ten yüzde 24,4’e yükselmiş durumda. Raporda kamu istihdamında sürekli işçiliğin artışının en önemli nedeni olarak 2017’de çıkarılan 696 sayılı KHK düzenlemesi gösterildi.

Bu düzenlemeyle personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihaleleri ve taşeron firmalarda çalışan işçiler, merkezi idarelerde sürekli işçi kadrosuna; belediyelerde çalışan taşeron işçiler ise, belediye şirketlerine geçirildi.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Açlık Sınırı 6.856, Yoksulluk Sınırı 23.715 Liraya Yükseldi

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı temmuz ayında 6 bin 856 liraya yükselirdi. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan yoksulluk sınırı ise 23 bin 715 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Temmuz ayında, yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 1.866 lira; yetişkin bir kadın için 1.785 lira; 15-18 yaş bir genç için 1.934 lira; 4-6 yaş arası bir çocuk için 1.271 lira oldu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Merkezi BİSAM, Temmuz 2022 için açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı.

Açıklamada, “TÜİK Temmuz 2022 harcama gruplarına göre endeks rakamları, İstanbul Halk Ekmek, zincir market fiyatları ve BİSAM Beslenme Kalıbı üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Temmuz 2022 için 6 bin 856 liradır. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 23 bin 715 lira olarak gerçekleşmiştir.” denildi.

Araştırmaya göre yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 1.866 lira; yetişkin bir kadın için 1.785 lira; 15-18 yaş bir genç için 1.934 lira; 4-6 yaş arası bir çocuk için 1.271 lira oldu:

“Daha dar bir gruplandırmaya göre harcamalarda süt ve süt ürünlerinin payı yüzde 34.6 ile en yüksek paya sahiptir. Et, yumurta ve kurubaklagil grubunun payı yüzde 26.2 ile ikinci sıradadır. Sebze ve meyvenin harcamalar içindeki payı yüzde 18.5’dir. Ekmek, makarna vb. için ise pay yüzde 10,7’dir. Diğer gıda harcamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 10.1’dir.”

Paylaşın

Kemal Türkler, 42’nci Ölüm Yıl Dönümünde Anıldı

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK),  kurucu Genel Başkanı Kemal Türkler Topkapı’daki mezarı başında anıldı. Anma, Topkapı Çamlık Mezarlığı girişinden Kemal Türkler’in mezarına kadar süren yürüyüşle başladı.  Ardından Türkler’in mezarının başında saygı duruşu yapıldı.

Saygı duruşundan sonra DİSK Genel Sekreteri ve Birleşik Metal İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, konuşma yaptı. “Kemal Türkler’in öldürülmesiyle 12 Eylül faşist cuntasının temellerinin atıldığını” belirten Serdaroğlu, “ Türkler’in düşüncelerinin yaşadığını” söyledi.

“Fabrikalarda yaşıyor”

“Kemal Türkler’i vurdular ama binlerce, on binlerce Kemal Türkler bugün fabrikalarda çalışıyor, DİSK’i örgütlemeye uğraşıyor. Kemal Türkler’i öldüren piyasa şarlatanları mezarlarındaki taşlar bile okunmuyor. Ama Türkler’in mezarının başına on binlerce insan geliyor.”

Kemal Türkler’in ailesi adına kızı Nilgün Türkler Soydan, konuştu. Soydan, Can Şafak’ın yazdığı Kemal Türkler’i anlatan kitaptan söz etti ve “Kitap satılık bir kitap değildir. Bunu babam adına önce benden sonra sendika ve vakıftan bir Kemal Türkler armağanı olarak kabul etmenizi istiyorum” dedi.

“İşçi sınıfına darbe”

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da “Kemal Türkler işçi sınıfının önünde yürümeye devam ediyor” dedi ve ekledi: “1 Mayıs 1977 katliamıyla başlayan ve Kemal Türkler’in katledilmesiyle devam eden süreç Türkiye’yi 12 Eylül karanlığına götürdü. Hep söylediğimiz gibi, 12 Eylül asla unutulmaması gereken bir darbedir. 12 Eylül sermayenin işçi sınıfına karşı yaptığı darbedir. İşte o nedenle 12 Eylül’den bir buçuk ay önce Kemal Türkler katledilmiştir.”

Anmaya katılanlar

Anma törenine Türkler ailesi, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu, DİSK Yönetim Kurulu üyeleri Kazım Doğan ve Seyit Aslan, DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Nevzat Karataş, DİSK önceki dönem Genel Başkanlarından Rıdvan Budak, DİSK’e bağlı sendikaların genel başkanları, genel merkez ve şube yöneticileri, DİSK’li işçiler, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri katıldı.

Paylaşın