DİSK: Dar Gelirlinin Gıda Enflasyonu Yüzde 118

TÜİK verilerinden hesaplanan gıda enflasyonu ortalama yüzde 75,1 olarak gerçekleşti. Emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 92,3 olurken, üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 85,7 oldu. Düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 98,2 ve en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 118 olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), Eylül 2023 döneminde gıda enflasyonunu yüzde 75,14 olarak açıkladığı belirtilirken, gerçek enflasyonun bunun çok daha fazla olduğu ifade edildi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Merkezi (DİSK-AR) 3 aylık enflasyon rakamlarını açıkladı. Resmi rakamlara göre emek gelirlerinin yüzde 25 azaldığı veriler için “Yılın ikinci yarısı için memur maaşlarına ve emekli aylıklarına yapılan zam eridi” yorumu yapıldı.

2023 Eylül dönemine ait TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) göre, 2023 Ekim’de bir önceki aya göre yüzde 4,75, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 55,3, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 49,86 ve bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 61,53 oldu. Üç aylık tüketici enflasyonunun yüzde 25,1 olduğu verilere göre, yılın ikinci yarısı için memur maaşlarına ve emekli aylıklarına yapılan zam eridi.

Rapora göre TÜİK’in, Eylül 2023 döneminde gıda enflasyonunu yüzde 75,14 olarak açıkladığı belirtilirken, gerçek enflasyonun bunun çok daha fazla olduğu ifade ediliyor. DİSK-AR yayınladığı raporda “Bu enflasyon halkın hissettiği gerçek enflasyonu yansıtmaktan oldukça uzak bir oran. TÜİK, DİSK tarafından açılan ve kazanılan davaya rağmen yargı kararını uygulamıyor ve madde fiyat listesini açıklamıyor. Madde fiyatları halen karartılmış durumda. Bu nedenle enflasyon oranını hesaplanmasına kaynak teşkil eden madde fiyat listesi görülemiyor” ifadelerine yer veriyor.

“Gerçek enflasyon yüzde 118’e kadar ulaşıyor”

DİSK-AR’a göre resmi veriler gerçeği yansıtmamakla birlikte emekçilerin günlük yaşamda karşılaştığı ve hissettiği oranlardan da uzak. DİSK-AR’ın, TÜİK’in ham verilerinden yararlanarak hazırladığı dar gelirlilerin, düşük gelirlilerin hissettiği gıda enflasyonunu için şu ifadeler yer alıyor:

“Yaptığımız hesaplamaya göre gıda enflasyonu ortalama yüzde 75,1 olarak gerçekleşirken emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 92,3 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 85,7 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 98,2 ve en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 118 olarak gerçekleşti.”

TÜFE ve gıda fiyatları endeksi artmaya devam ettiği ifade edilirken 2005 yılında 118 olan TÜFE endeksinin, Eylül 2023’te 1.691’e yükseldiği belirtiliyor. Yine 2005’te 110 olan gıda fiyatları endeksinin 2023’te 2.406’ya yükseldiği ifade ediliyor. Böylece 2005’ten bu yana TÜFE 1.573 puan, gıda fiyatları endeksi 2.296 puan artarken, 2005’te yüzde 8 olan enflasyon oranı 2023’te yüzde 61,5 oldu. 2005’te yüzde 4,5 olan gıda enflasyonu ise 2023’te yüzde 75,1’e yükseldi.

Paylaşın

Açlık Sınırı 12 Bin, Yoksulluk Sınırı 41 Bin 500 Lirayı Aştı

Ağustos ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı yani açlık sınırı 12 bin 34 lira, açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre yani yoksulluk sınırı ise 41 bin 626 lira oldu.

Haber Merkezi / Günlük harcamalarda ağustos ayında en yüksek maliyet grubunu 130,25 lira ile süt ve süt ürünleri oluştururken, et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 79.28 lira oldu. Sebze ve meyve için yapılması gereken günlük harcama tutarı ise 84.33 liraya ulaştı.

Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 33.38 lira, katı yağ ve sıvı yağ ise 23.42 lira, yumurta için 8.13, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 10.59 lira masraf yapılması gereken ürün grubunu oluşturdu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal İş Kamu Sınıf Araştırma Merkezi (BİSAM) ağustos ayına ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı tutarlarını açıkladı.

Buna göre; TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) harcama gruplarına göre endeks rakamları, 2003 yıllı madde fiyatları ile İstanbul Halk Ekmek, zincir market cari ay internet fiyatları ve BİSAM beslenme kalıbı üzerinden yapılan hesaplamaya göre; dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı ağustos 2023 için 12 bin 34 lira oldu. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutar. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 41 bin 626 lira olarak gerçekleşti.

Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 3 bin 301 liraya yükseldi. Bu değer yetişkin bir kadın için 3 bin 145, 15-18 yaş bir genç için 3 bin 391, 4-6 yaş arası bir çocuk için 2 bin 197 lira olarak hesaplandı. Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 12 bin 34 lira olarak tespit edildi.

Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 41 bin 626 liraya kadar çıktı.

Günlük harcamalarda ağustos 2023’de en yüksek maliyet grubunu süt ve süt ürünleri grubu 130,25 liralık harcama gereksinimi ile oluşturdu. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 79,28 lira. Sebze ve meyve için yapılması gereken günlük harcama tutarı ise 84,33 liraya ulaştı. Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 33,38 lira olarak hesaplandı. Katı yağ ve sıvı yağ ise 23,42 liralık masraf yapılması gereken ürün grubu oldu. Yumurta için 8,13, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 10,59 lira harcama yapılması gerektiği belirtildi.

Günlük harcamalarda ağustos 2023’de en yüksek maliyet grubunu süt ve süt ürünleri grubu 130,25 liralık harcama gereksinimi ile oluşturmaktadır. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 79,28 liradır. Sebze ve meyve için yapılması gereken günlük harcama tutarı ise 84,33 liraya ulaştı. Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 33,38 liradır. Katı yağ ve sıvı yağ ise 23,42 liralık masraf yapılması gereken ürün grubudur. Yumurta için 8,13, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 10,59 lira harcama yapılması gerekmektedir.

Sağlıklı beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 2 bin 385 liradır. Bu değer yetişkin bir kadın için 2 bin 276, 15-18 yaş bir genç için 2 bin 471, 4-6 yaş arası bir çocuk için bin 651 liradır. Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 8 bin 782 lira olarak tespit edilmiştir. Bu tutar söz konusu ailenin sadece gıda için yapması gereken zorunlu harcama tutardır. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 30 bin 379 liraya ulaşmaktadır.

Günlük harcamalarda nisan 2023’de en yüksek maliyet grubunu süt ve süt ürünleri grubu 114,78 liralık harcama gereksinimi ile oluşturmaktadır. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 70,05 liradır. Sebze ve meyve için yapılması gereken günlük harcama tutarı ise 54,93 liraya ulaştı. Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 23,4 liradır. Katı yağ ve sıvı yağ ise 19,19 liralık masraf yapılması gereken ürün gruplarıdır. Yumurta için 7,81, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 9,13 lira harcama yapılması gerekmektedir.

Sağlıklı beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 2 bin 385 liradır. Bu değer yetişkin bir kadın için 2 bin 276, 15-18 yaş bir genç için 2 bin 471, 4-6 yaş arası bir çocuk için bin 651 liradır. Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 8 bin 782 lira olarak tespit edilmiştir. Bu tutar söz konusu ailenin sadece gıda için yapması gereken zorunlu harcama tutardır. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 30 bin 379 liraya ulaşmaktadır.

En yüksek harcama süt ve süt ürünleri grubuna ait

Daha dar bir gruplandırmaya göre harcamalarda süt ve süt ürünlerinin payı yüzde 32,5 ile en yüksek paya sahip. Et, yumurta ve kurubaklagil grubunun payı yüzde 27 ile ikinci sırada geldi. Sebze ve meyvenin harcamalar içindeki payı yüzde 21; ekmek, makarna vb. için ise pay yüzde 11 olarak hesaplandı. Diğer gıda harcamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 8,5 oldu.

Paylaşın

İşsizlerin Yaklaşık Yüzde 90’ı “İşsizlik Ödeneği” Alamıyor

DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), işsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının ağır olması ve işsizlik sigortası kaynaklarının amacı dışında kullanılması sebebiyle işsizlerin büyük çoğunluğunun işsizlik ödeneğinden yararlanamadığına dikkat çektti.

Temmuz 2023’te TÜİK toplam dar tanımlı işsiz sayısını 3 milyon 291 bin kişi olarak açıkladı. İŞKUR’un Temmuz 2023 verilerine göre ise bu ayda işsizlik ödeneği alabilenlerin sayısı 367 bin 462’de kaldı. Böylece Temmuz 2023’te resmi işsizlerin sadece yüzde 11,2’si işsizlik ödeneği alabildi. Buna göre, 3 milyona yakın işsiz işsizlik ödeneğinden yoksun kaldı. Bu da işsizlerin yaklaşık yüzde 90’ının işsizlik ödeneği alamadığı anlamına geliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2023 Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçlarını 11 Eylül 2023’te yayımlandı. Buna göre, mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 9,4; mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranı (âtıl işgücü) ise yüzde 22,7 seviyesinde gerçekleşti.

TÜİK’e göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde dar tanımlı işsiz sayısı (mevsim etkisinden arındırılmış) 2023 Temmuz ayında 3 milyon 291 bin oldu.

Geniş tanımlı işsizlik oranı salgından sonra yüzde 3,4 arttı

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak yapılan hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı, Temmuz 2023’te 8 milyon 742 bin kişi olarak gerçekleşti.

TÜİK’e göre pandemi öncesinde, 2019 Temmuz’da yüzde 13,9 olan dar tanımlı işsizlik Temmuz 2023’te yüzde 9,4 olarak gerçekleşti. Bununla birlikte, DİSK-AR, aynı yıllarda geniş tanımlı işsizliğin yüzde 19,3’ten yüzde 22,7’ye yükseldiğine işaret etti. Buna göre, son 1 yılda geniş tanımlı işsiz sayısı 8,4 milyondan 8,7 milyona yükseldi. Covid-19 pandemisi sonrası geniş tanımlı işsizlik oranı 3,4 puan, geniş tanımlı işsiz sayısı ise 2 milyon 136 bin kişi arttı.

Diğer yandan, DİSK-AR araştırmasında, işsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının ağır olması ve işsizlik sigortası kaynaklarının amacı dışında kullanılması sebebiyle işsizlerin büyük çoğunluğunun işsizlik ödeneğinden yararlanamadığına dikkat çekildi.

Temmuz 2023’te TÜİK toplam dar tanımlı işsiz sayısını 3 milyon 291 bin kişi olarak açıkladı. İŞKUR’un Temmuz 2023 verilerine göre ise bu ayda işsizlik ödeneği alabilenlerin sayısı 367 bin 462’de kaldı. Böylece Temmuz 2023’te resmi işsizlerin sadece yüzde 11,2’si işsizlik ödeneği alabildi. Buna göre, 3 milyona yakın işsiz işsizlik ödeneğinden yoksun kaldı. Bu da işsizlerin yaklaşık yüzde 90’ının işsizlik ödeneği alamadığı anlamına geliyor.

Temmuz 2023 HİA verilerine göre işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategori yüzde 31,1 ile geniş tanımlı kadın işsizliği oldu. İkinci yüksek işsizlik kategorisi yüzde 23,1 ile geniş tanımlı genç kadın işsizliği oldu. Temmuz 2023’te üçüncü en yüksek işsizlik kategorisi ise yüzde 22,7 ile geniş tanımlı işsizlik oldu.

Temmuz 2023’te dar ve geniş tanımlı işsizlik oranı arasındaki makas 13,3 puan oldu. DİSK-AR, dar ve geniş işsizlik arasındaki makasın bu denli açılmasının en önemli nedeni olarak, zamana bağlı eksik istihdam sayısı, ümidini kaybedenlerin, iş aramayıp çalışmaya hazır olanların ve iş arayıp işbaşı yapamayacak olanların sayısındaki artış olarak gösterdi.

Paylaşın

DİSK-AR Duyurdu: Geniş Tanımlı İşsiz Sayısı 9,2 Milyonu Aştı

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) araştırma merkezi DİSK-AR, tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak yapılan hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı Haziran’da 9 milyon 234 bin kişi olarak gerçekleşti. Pandemi sonrası geniş tanımlı işsizlik oranı 5,1 puan, geniş tanımlı işsiz sayısı ise 5 milyon 897 bin kişi arttı.

Haber Merkezi / TÜİK toplam dar tanımlı işsiz sayısını 3 milyon 337 bin kişi olarak açıkladı. İŞKUR’un Haziran 2023 verilerine göre ise bu ayda işsizlik ödeneği alabilenlerin sayısı 334 bin 627’de kaldı. Böylece Haziran 2023’te resmi işsizlerin sadece yüzde 10’u işsizlik ödeneği alabildi. 3 milyonu aşkın işsiz işsizlik ödeneğinden yoksun kaldı.

Haziran 2023’te dar ve geniş tanımlı işsizlik oranı arasındaki makas 14,6 puan oldu. Dar ve geniş işsizlik arasındaki makasın açılmasında zamana bağlı eksik istihdam sayısı, ümidini kaybedenlerin, iş aramayıp çalışmaya hazır olanların ve iş arayıp işbaşı yapamayacak olanların sayısındaki artışın etkili olduğu düşünülüyor.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) araştırma merkezi DİSK-AR, İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Raporu’nu (Ağustos 2023) yayınlandı. Raporda şu ifadeler yer aldı:

“TÜİK’in Haziran 2023 Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçları 10 Ağustos 2023’te yayımlandı. Mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 9,6, mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranı (âtıl işgücü) ise yüzde 24,2 seviyesinde gerçekleşti. TÜİK’e göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde dar tanımlı işsiz sayısı (mevsim etkisinden arındırılmış) 2023 Haziran ayında 3 milyon 337 bin oldu.

DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak yapılan hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı ise Haziran 2023’te 9 milyon 234 bin kişi olarak gerçekleşti. TÜİK’e göre pandemi öncesinde, 2019 Haziran’da yüzde 13,7 olan dar tanımlı işsizlik Haziran 2023’te yüzde 9,6 olarak gerçekleşti. Ancak aynı yıllarda geniş tanımlı işsizlik yüzde 19,1’den yüzde 24,2’ye yükseldi. Böylece Covid-19 pandemisi sonrası geniş tanımlı işsizlik oranı 5,1 puan, geniş tanımlı işsiz sayısı ise 5 milyon 897 bin kişi arttı.

Öte yandan işsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının ağır olması ve işsizlik sigortası kaynaklarının amacı dışında kullanılması sebebiyle işsizlerin büyük çoğunluğu işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor. Haziran 2023’te TÜİK toplam dar tanımlı işsiz sayısını 3 milyon 337 bin kişi olarak açıkladı. İŞKUR’un Haziran 2023 verilerine göre ise bu ayda işsizlik ödeneği alabilenlerin sayısı 334 bin 627’de kaldı. Böylece Haziran 2023’te resmi işsizlerin sadece yüzde 10’u işsizlik ödeneği alabildi. 3 milyonu aşkın işsiz işsizlik ödeneğinden yoksun kaldı. Bu da işsizlerin yaklaşık yüzde 90’ının işsizlik ödeneği alamadığı anlamına geliyor.

Kadın işsizliği tüm işsizlik türlerinde en yüksek kategori olmaya devam ediyor. Haziran 2023 HİA verilerine göre işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategori yüzde 32,1 ile geniş tanımlı kadın işsizliği oldu. İkinci yüksek işsizlik kategorisi ise geniş tanımlı işsizlik ve genç kadın işsizliğidir. Haziran 2023’te geniş tanımlı işsizlik ve genç kadın işsizliği oranları yüzde 24’tür.

Haziran 2023’te dar ve geniş tanımlı işsizlik oranı arasındaki makas 14,6 puan oldu. Dar ve geniş işsizlik arasındaki makasın bu denli açılmasının en önemli nedeni zamana bağlı eksik istihdam sayısı, ümidini kaybedenlerin, iş aramayıp çalışmaya hazır olanların ve iş arayıp işbaşı yapamayacak olanların sayısındaki artıştır.”

Paylaşın

BİSAM Duyurdu: Açlık Sınırı 10 Bin 434 Lira

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı yani açlık sınır Haziran ayında 10 bin 434 lira oldu. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı (yoksulluk sınırı) ise 36 bin 91 liraya olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 2 bin 851 TL oldu. Bu değer yetişkin bir kadın için 2 bin 746 TL, 15-18 yaş bir genç için 2 bin 933 TL, 4-6 yaş arası bir çocuk için 1904 TL oldu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Merkezi (BİSAM), haziran 2023 dönemi açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Buna göre açlık sınırı 10 bin 434 TL, yoksulluk sınırı ise 36 bin 91 lira oldu. Sağlıklı ve dengeli beslenmenin maliyeti günlük 348 lira.

Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) harcama gruplarına göre endeks rakamları, 2003 yıllı madde fiyatları ile İstanbul Halk Ekmek, zincir market cari ay internet fiyatları ve BİSAM Beslenme Kalıbı üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı haziran 2023 için 10 bin 434 liradır.

Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 36 bin 091 lira olarak gerçekleşmiştir.

Rapora göre, sağlıklı ve dengeli beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 2.851 liradır. Bu değer yetişkin bir kadın için 2.746, 15-18 yaş bir genç için 2.933, 4-6 yaş arası bir çocuk için 1.904 liradır.

Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 10 bin 434 lira olarak tespit edilmiştir. Bu tutar söz konusu ailenin sadece gıda için yapması gereken zorunlu harcama tutardır. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 36 bin 091 liraya ulaşmaktadır.

En yüksek maliyet süt ürünlerinde

Günlük harcamalarda haziran 2023’de en yüksek maliyet grubunu süt ve süt ürünleri grubu 113,74 liralık harcama gereksinimi ile oluşturmaktadır. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 74.44 liradır. Sebze ve meyve için yapılması gereken günlük harcama tutarı ise 71.32 liraya ulaştı.

Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 23.41 liradır. Katı yağ ve sıvı yağ ise 19.46 liralık masraf yapılması gereken ürün gruplarıdır. Yumurta için 6.86, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 9.53 lira harcama yapılması gerekmektedir.

Günlük harcamalarda nisan 2023’de en yüksek maliyet grubunu süt ve süt ürünleri grubu 114,78 liralık harcama gereksinimi ile oluşturmaktadır.

Paylaşın

DİSK-AR, TÜİK’i Yalanladı: İşsiz Sayısı 8,6 Milyon

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yararlanarak yapılan hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı ise Mayıs 2023’te 8 milyon 567 bin kişi olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / TÜİK’e göre 2019 Mayıs’ta yüzde 13,7 olan dar tanımlı işsizlik Mayıs 2023’te yüzde 9,5 olarak gerçekleşti. Ancak aynı yıllarda geniş tanımlı işsizlik yüzde 18,5’ten yüzde 22,5’e yükseldi. Böylece Covid-19 pandemisi sonrası geniş tanımlı işsizlik oranı 4 puan, geniş tanımlı işsiz sayısı ise 2,2 milyon arttı.

Mayıs 2023’te TÜİK toplam dar tanımlı işsiz sayısını 3 milyon 328 bin kişi olarak açıkladı. İŞKUR’un Mayıs 2023 verilerine göre ise bu ayda işsizlik ödeneği alabilenlerin sayısı 362 binde kaldı. Böylece Mayıs 2023’te resmi işsizlerin sadece yüzde 10,9 işsizlik ödeneği alabildi. Yaklaşık 3 milyon işsiz işsizlik ödeneğinden yoksun kaldı.

Mayıs 2023 HİA verilerine göre işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategori yüzde 30 ile geniş tanımlı kadın işsizliği oldu. İkinci yüksek işsizlik kategorisi geniş tanımlı işsizlik olarak kaydedildi. En yüksek üçüncü işsizlik kategorisi ise yüzde 22,3 ile genç (15-24 yaş) kadın işsizliği oldu.

Mayıs 2023’te dar ve geniş tanımlı işsizlik oranı arasındaki makas 13 puan oldu. Dar ve geniş işsizlik arasındaki makasın bu denli açılmasının en önemli nedeninin zamana bağlı eksik istihdam sayısı, ümidini kaybedenlerin, iş aramayıp çalışmaya hazır olanların ve iş arayıp işbaşı yapamayacak olanların sayısındaki artış olduğuna işaret edildi.

Paylaşın

DİSK: İktidar Vergi Yükünü İşçilerin, Emekçilerin, Emeklilerin Omuzlarına Yıktı

DİSK Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu, AK Parti hükümetinin, ‘sermayeyi ve zenginleri vergilendirmekten kaçındığını’ ve yıllardır dolaylı vergileri artırmaya devam ettiğini belirterek, “Yapılan düzenlemeyle dolaylı vergilerin payı, yani işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, dar gelirlilerin vergi yükü daha da artacak” dedi.

Haber Merkezi / Arzu Çerkezoğlu, iktidarın ‘mali disiplin’, ‘bütçe açığını azaltma’, ‘vergiyi tabana yayma’ gibi adlar altında vergi yükünü işçilerin, emekçilerin, emeklilerin omuzlarına yıktığını söyledi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu, dolaylı vergilerdeki artış başta olmak üzere, ‘vergide artan adaletsizlik’ ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Çerkezoğlu, açıklamasında, şunları kaydetti:

“Günbegün artan fiyatlarla ücretlerimiz erirken, kimselerin inanmadığı resmi enflasyonla reel ücretlerimiz yani alım gücümüz gerilerken yılın ikinci yarısına vergi ve harç artışlarıyla başladık.

7 Temmuz 2023 tarihli ve 32241 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararnameleri (CBK) ile vergi ve harçlara devasa artış uygulandı. Yüzde 8 olan Katma Değer Vergisi (KDV) oranı yüzde 10’a; yüzde 18 olan KDV oranı ise yüzde 20’ye yükseltildi. Harçlarda da ciddi artışlar gerçekleştirildi. 6.019 TL olan yurtdışından şahsi kullanım için getirilen cep telefonu harçları ise söz konusu CBK ile 20.000 TL olarak uygulanmaya başlayacak. Öte yandan 492 sayılı Harçlar Kanunu’nda yer alan harçlara yüzde 50 oranında artış uygulandı.

Vergilerde ve harçlarda yapılan bu artışlar TÜİK tarafından açıklanan ve işçilerin, emekçilerin ücretini belirleyen resmi enflasyon oranının çok üstündedir. Üstelik işçilerin, emekçilerin, emeklilerin yılın ikinci yarısı için aldıkları/alacakları ücret artışları daha ilk günden geri alınmaya başlandı.

Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek’in 6 Temmuz 2023 sabah saatlerinde sosyal medya hesabından duyurduğu “mali disiplin”, “bütçe açığını azaltma” gibi önlemlerinin “sınıfsal niteliği” de bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile resmileşti.

Bilindiği gibi KDV gibi dolaylı vergiler geliri ne olursa olsun bütün yurttaşlar tarafından aynı oranda ödenmekte ve vergilerin geniş bir tüketici grubu tarafından ödenmesi anlamına gelmektedir. İşçiden de patrondan da, yoksuldan da zenginden de eşit oranlı alındığı için dolaylı vergiler vergi adaletini bozar.

İşçiler bir yandan daha ücretlerini almadan peşin peşin gelir vergisi ödemekte, öte yandan tüketim sırasında da ikinci kez vergi ödemektedir. Böylece çifte vergilendirmeye maruz kalmaktadır.

Bir ülkede dolaylı vergilerin yüksekliği vergi yükünün tüketiciye ve dar gelirliye yüklenmesi anlamı taşımaktadır. Bu nedenle dünyada genellikle dolaylı vergiler düşük, dolaysız (doğrudan) vergiler, yani gelirden alınan vergiler yüksektir. Türkiye’de ise dünyadaki eğilimin tersi olarak doğrudan vergiler düşük, adaletsiz bir vergi olan dolaylı vergiler yüksektir.

Sermayeyi ve zenginleri vergilendirmekten kaçınan AKP hükümetleri yıllardır dolaylı vergileri artırmaya devam ediyor. Dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki oranı Türkiye’de 1990’da yüzde 48 ve 2000’de yüzde 59 iken 2022’de yüzde 64’e ulaştı. 2023 bütçesine göre dolaylı vergilerin payının yüzde 67.7 olması öngörülüyordu. Yapılan düzenlemeyle dolaylı vergilerin payı, yani işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, dar gelirlilerin vergi yükü daha da artacak.

Hükümet, çalışanların alım gücünü koruması gerekirken vergi oranlarında ve harç tutarlarına yaptığı artış işçileri daha da yoksullaştırmaya çalışıyor. Öte yandan vergi dilimlerinin sistematik olarak düşük belirlenmesi nedeniyle erkenden girdiğimiz yüksek vergi dilimleri nedeniyle, yıl içerisinde ücretlerimiz düşüyor.   Kısacası “mali disiplin”, “bütçe açığını azaltma”, “vergiyi tabana yayma” gibi adlar atlında vergi yükü işçilerin, emekçilerin, emeklilerin omuzlarına yıkılıyor.

Yüksek enflasyon dönemlerinde ülkeyi yönetenlerin görevi işçilerin, emekçilerin, emeklilerin alım gücünü korumaktır; gelirde ve vergide adaleti sağlamaktır. DİSK olarak yıllardır “Vergide Adalet, Gelirde Adalet” mücadelesi veriyoruz. Son olarak Aralık ayında işyerlerinde topladığımız taleplerimizi içeren binlerce imzayı Maliye Bakanlığı’na iletmiştik. Vergide adalet için alınması gereken acil önlemleri bugün bir kez daha dile getiriyoruz:

Dolaylı vergilere ve harçlara yapılan artışlar geri alınmalıdır.
Gelir vergisi tarife ilk dilim oranı ücretlilerde yüzde 10’a düşülmelidir.
Vergi tarife dilimleri en az asgari ücret veya yeniden değerleme oranında artırılmalıdır.
Ücretlerden ve tükettiklerimizden değil, kardan, ranttan daha fazla vergi alınan, az kazananın az, çok kazanın çok vergi ödediği bir vergi düzeni şarttır.”

Artışlar

Resmî Gazete’de bugün yayımlanan 7346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’yla Katma Değer Vergisi (KDV) yüzde 18 olan ürünlerde yüzde 20’ye, yüzde 8 olan ürünlerde ise yüzde 10’a çıkarıldı.

Deterjan, sabun, tuvalet kağıdı, bebek bezi ve yeme-içme sektöründeki KDV yüzde 10; mobilya, beyaz eşya, elektronik ürünler, sigara ve alkolde ise yüzde 20 olacak. Daha çok gıdayı kapsayan yüzde 1’lik KDV diliminde ise değişiklik yapılmadı.

7344 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’yla ise Yurt dışından getirilen telefonların kayıt altına alınması için belirlenen tutarda harç ücreti (IMEI) ise karar öncesinde 6 bin 91 TL iken 20 bin TL’ye yükseldi.

492 Sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı tariflerde yer alan maktu harçlara yüzde 50 oranında artış yapıldı. Karara göre, trafik harçları kapsamında bulunan “sürücü belgesi harçları” yapılan artıştan hariç tutuldu.

Paylaşın

Yoksulun Gıda Enflasyonu Yüzde 85

Emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 66,2 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 61,5 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 70,5, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 84,7 olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / Dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 51,6 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 39,3 oldu. Böylece en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 85 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 39 oranında kaldı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı haziran ayı enflasyon verilerine ilişkin rapor yayımladı.

TÜİK verilerine göre TÜFE’deki değişimin 2023 Haziran’da bir önceki aya göre yüzde 3,92, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 19,77, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,95 bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,21 olarak gerçekleştiği hatırlatılarak, şu ifadelere yer verildi:

“TÜİK, Haziran 2023 döneminde gıda enflasyonunu yüzde 53,92 olarak açıkladı. Ancak TÜİK tarafından yayımlanan resmi enflasyon oranları farklı gelir gruplarının gerçeğini yansıtmıyor. Resmi ortalama enflasyon oranları düşük gelirlilerin, emekçilerin günlük yaşamda karşılaştığı ve hissettiği oranlar değildir.”

En yoksul kesimin enflasyonu, en zenginin hissettiğinin 2 katından fazla

DİSK-AR’ın TÜİK verilerinden yaptığı hesaplamaya göre, gıda enflasyonu ortalama yüzde 53,9 olarak gerçekleşirken emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 66,2 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 61,5 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 70,5, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 84,7 olarak gerçekleşti.

Dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 51,6 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 39,3 oldu. Böylece en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 85 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 39 oranında kaldı. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor.

TÜİK: Enflasyon yüzde 38,21

Öte taraftan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Haziran 2023 verilerini açıkladı.

TÜİK’e göre, enflasyon haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 3,92, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 19,77, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,21 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,95 arttı.

ENAG: Enflasyon yüzde 108,58

Ayrıca Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), Haziran ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı.

ENAG verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Haziran ayında yüzde 8,54 oldu. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı yüzde 108,58 olarak gerçekleşti. Ocak-Haziran dönemi enflasyon oranı ise yüzde 50,53 oldu.

Paylaşın

DİSK’ten TÜİK Önünde Protesto: Gerçek Verileri Paylaş

Enflasyon verileri sonrası TÜİK binası önünde protesto eylemi yapan DİSK’in Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, burada yaptığı konuşmada “TÜİK bir kamu kurumudur. 85 milyon adına çalışma yapan, 85 milyona hizmet eden bir kamu kurumudur” dedi.

Arzu Çerkezoğlu, konuşmasının devamında, TÜİK’in enflasyon hesaplamasının temelini oluşturan madde fiyat listesinin açıklanmasını durdurmasına karşı DİSK’in açtığı ve kazandığı davayı hatırlatarak, “Yargı kararlarının gereğini yapın” ifadelerini kullandı.

“TÜİK, enflasyonu düşük gösterme kurumu değildir” diyen DİSK Başkanı Çerkezoğlu, enflasyonun doğru ölçülmesi, şeffaf olunması ve gerçek verilerin kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.

Enflasyon verilerinin açıklanması sonrası Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ankara’daki merkez binası önünde protesto eylemi gerçekleştirdi.

Eyleme, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve DİSK Yönetim Kurulu üyeleri katıldı.

“Gerçekleri açıkla! Ekmeğimizle oynama!” yazılı pankartın açıldığı eylemde, sık sık “TÜİK elini cebimizden çek”, “TÜİK şaşırma, sabrımızı taşırma”, “Sefalete teslim olmayacağız” sloganları atıldı.

TÜİK’in verileri karartmaya devam ettiğini belirten DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, burada yaptığı konuşmada “TÜİK bir kamu kurumudur. 85 milyon adına çalışma yapan, 85 milyona hizmet eden bir kamu kurumudur” dedi.

Arzu Çerkezoğlu, konuşmasının devamında, TÜİK’in enflasyon hesaplamasının temelini oluşturan madde fiyat listesinin açıklanmasını durdurmasına karşı DİSK’in açtığı ve kazandığı davayı hatırlatarak, “Yargı kararlarının gereğini yapın” ifadelerini kullandı.

“TÜİK, enflasyonu düşük gösterme kurumu değildir” diyen DİSK Başkanı Çerkezoğlu, enflasyonun doğru ölçülmesi, şeffaf olunması ve gerçek verilerin kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.

TÜİK: Enflasyon yüzde 38,21

Öte taraftan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Haziran 2023 verilerini açıkladı.

TÜİK’e göre, enflasyon haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 3,92, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 19,77, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,21 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,95 arttı.

ENAG: Enflasyon yüzde 108,58

Ayrıca Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), Haziran ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı.

ENAG verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Haziran ayında yüzde 8,54 oldu. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı yüzde 108,58 olarak gerçekleşti. Ocak-Haziran dönemi enflasyon oranı ise yüzde 50,53 oldu.

Paylaşın

DİSK’ten “Asgari Ücret” Tepkisi : Yoksulluk Sınırının Yüzde 67,3 Altında

2023’ün ikinci yarısından itibaren geçerli olacak asgari ücret ile ilgili olarak yazılı açıklama yapan DİSK Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu, Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi’nin (BİSAM) Mayıs 2023 dönemi için açıkladığı rapora dikkat çekerek şunları kaydetti:

“Yoksulluk sınırı 35 bin TL’ye dayanmış durumdadır. Belirlenen asgari ücret yoksulluk sınırının yüzde 67,3 altındadır. Diğer bir ifadeyle bir eve iki asgari ücret girse bile yoksulluk sınırı aşılmamaktadır.”

DİSK Genel Başkan Çerkezoğlu ayrıca, kamu işçisi ile özel sektör işçileri arasındaki uçurumun devam ettiğini vurguladı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), 2023’ün ikinci yarısından itibaren geçerli olacak asgari ücret ile ilgili olarak yazılı açıklama yaptı. DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu tarafından yapılan açıklamada, asgari ücret net 2896 TL artırılarak 11 bin 402 TL’ye yükseltildiği ve asgari ücrette yüzde 34’lük bir artış gerçekleştiği hatırlatıldı, “Asgari ücretin brütü ise 13.414,5 TL oldu” denildi.

“Asgari ücret, bir kez daha işçilerin derdine deva olamadı, asgari ücret artışı yetersiz kaldı” diyen Çerkezoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

Asgari ücret tespitinde, asgari ücretin ülkemizde en düşük ücret olmadığı, ortalama ücret haline geldiği gerçeği göz ardı edilmiştir. AB ülkelerinde yüzde 4 civarında olan asgari ücret kapsamı ülkemizde yüzde 50 civarındadır. Asgari ücret, milyonların meselesidir. Asgari ücret tespitinde bu gerçek dikkate alınmamıştır.

Asgari ücret belirlenirken işçinin geçim şartlarının göz önünde bulundurulmadığını belirten Çerkezoğlu, Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi’nin (BİSAM) Mayıs 2023 dönemi için açıkladığı rapora dikkat çekerek şunları kaydetti:

“Yoksulluk sınırı 35 bin TL’ye dayanmış durumdadır. Belirlenen asgari ücret yoksulluk sınırının yüzde 67,3 altındadır. Diğer bir ifadeyle bir eve iki asgari ücret girse bile yoksulluk sınırı aşılmamaktadır.”

DİSK’in talepleri

Çerkezoğlu ayrıca, kamu işçisi ile özel sektör işçileri arasındaki uçurumun devam ettiğini vurguladı. Çerkezoğlu, asgari ücretle ilgili talepleri için mücadele etmeye devam edeceklerini belirterek şu talepleri sıraladı:

“Yüksek enflasyon döneminde asgari ücret yılda 4 kez belirlenmelidir.

Ücretler toplu sözleşmelerle belirlenmelidir. İşçi sınıfının asgari ücret cenderesinden kurtulması için sendikalaşma ve grev hakkı önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Acilen atılması gereken adım ise teşmil yoluyla toplu iş sözleşmelerinin kapsamının genişletilmesidir. Teşmil, yasalarımızda olan bir düzenlemedir ve işçilerin işkollarındaki toplu iş sözleşmelerinden faydalanmalarını sağlamak oldukça kolaydır. İşçilerin asgari ücret mahkûmiyetine son vermek istiyorsak, teşmil derhal gündeme alınmalıdır.

Asgari ücret tespit süreci demokratikleştirilmeli, diğer işçi konfederasyonlarının katılımı da sağlanmalı, işveren ve hükümetin ortak kararıyla asgari ücret ilan edilmesinin önüne geçilmeli, uyuşmazlık halinde grev hakkını da içeren bir toplu pazarlık süreci olarak işletilmelidir.

Asgari ücretin tespitinde TÜİK’in inandırıcılıktan uzak enflasyon verileri değil, gerçek enflasyon ve ekonomik büyüme ile geçim şartları, işçinin sadece kendisinin değil ailesiyle beraber geçiminin sağlanması gerektiğini söyleyen uluslararası standartlar göz önüne alınmalıdır.

Her zaman söylediğimiz gibi, asgari ücret belirlenirken bir evde iki kişinin çalışması halinde o eve yoksulluk sınırının üstünde gelir girmesi güvence altına alınmalıdır.

Kamu işçileri ve özel sektör işçileri arasındaki ücret farkları ortadan kaldırılmalıdır.

En düşük emekli aylığı da asgari ücret düzeyinde belirlenmelidir.”

Paylaşın