Ortalama Her 7 Haneden Biri Faturasını Ödeyemiyor

CHP’li Akın, “Türkiye’de hanelerin artık enerjiye erişmekte zorlandığı görülüyor. 2018 yılında ucuz, kesintisiz ve kaliteli enerji vaat eden AK Parti, vatandaşlarımızın temel bir hak olan enerji faturalarıyla adeta ezilmesine seyirci kalıyor. İlk olarak 2019 yılında başlayan elektrik tüketim desteği kapsamında bir milyon 343 bin 109 hane bulunuyordu” dedi ve ekledi:

“Yıllar itibarıyla uygulanan yanlış politikalarla birlikte, özellikle 2022 yılında yapılan zamla bu sayı 3 milyon 690 bin 582 haneye kadar çıktı. Buna göre, 2019-2022 dönemini kapsayan 3 yılda faturasını ödeyemez durama gelen hane sayısı neredeyse 3 kat arttı. İktidarın yarattığı bu tabloya göre, Türkiye’de ortalama her 7 haneden biri faturasını ödeyemiyor.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)  Enerji Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, enerji krizine dikkat çeken yazılı bir açıklama yaptı. Akın, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“AK Parti iktidarı, özellikle 2018 yılından beri yanlış politika ve yanlış tercihlerle enerjide yarattığı tahribatı, seçimlere kısa bir süre kala perdelemeye çalışıyor. Yıllarca zam üstüne zam yapan bu iktidar, Türkiye’nin gücü olan Karadeniz doğal gazı başta olmak üzere enerji alanında çeşitli vaatlerle ülkemizde yaşanan enerji yoksulluğunun görünür olmasını engellemeye çalışıyor. 2022 yılında elektrikte yüzde 200, doğal gazda yüzde 164 oranıyla Cumhuriyet tarihinin en büyük enerji zamlarını yapan iktidar, Türkiye’de derin bir enerji yoksulluğu yaşanmasına neden oldu.

Türkiye’de hanelerin artık enerjiye erişmekte zorlandığı görülüyor. 2018 yılında ucuz, kesintisiz ve kaliteli enerji vaat eden AK Parti, vatandaşlarımızın temel bir hak olan enerji faturalarıyla adeta ezilmesine seyirci kalıyor. İlk olarak 2019 yılında başlayan elektrik tüketim desteği kapsamında bir milyon 343 bin 109 hane bulunuyordu.

Yıllar itibarıyla uygulanan yanlış politikalarla birlikte, özellikle 2022 yılında yapılan zamla bu sayı 3 milyon 690 bin 582 haneye kadar çıktı. Buna göre, 2019-2022 dönemini kapsayan 3 yılda faturasını ödeyemez durama gelen hane sayısı neredeyse 3 kat arttı. İktidarın yarattığı bu tabloya göre, Türkiye’de ortalama her 7 haneden biri faturasını ödeyemiyor.

“Enerji yoksulluğunu aşmak, Türkiye’de enerji arz güvenliğini sağlamak, enerjide yeşil dönüşümü gerçekleştirmek için enerjide yeni bir tasarım yapılması zorunluluk haline geldi. İktidarımızda, enerji yoksulluğunu gözeten ve halkın enerjiye rahat ulaşımını sağlayacak kamu politikaları oluşturmak önceliğimiz olacak. Biz, enerjiyi temel bir hak olarak görüyoruz. Enerji yoksulluğunu yönetmek yerine enerji yoksulluğunu bitirecek adımlar atacağız.

Hane halkının yanı sıra geçimini tarım ve ticaretten sağlayan, elektrik faturasını ödemekte zorlanan çiftçilerimize ve esnafımıza rahat bir nefes aldıracağız. Kamu eliyle enerji yatırımlarını ‘girişimci devlet modeliyle’ birlikte belediye, kooperatif gibi kurumlar ve özel sektör ile iş birlikleri yapılarak hayata geçireceğiz. Enerji, lüks olmaktan çıkacak, sosyal temel bir hak olacak.”

Paylaşın

France 24: Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın İktidarını Tehdit Ediyor

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kala, dünya basını da seçimlere ve muhtemel sonuçlarına ilişkin değerlendirmeler yayınlamaya devam ediyor.

Son olarak Fransa’nın kamu yayımcısı France 24’ün sitesinde yayımlanan analizde “yumuşak dilli reformcu” diye nitelenen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarını tehlikeye soktuğu yazıldı.

“Kemal Kılıçdaroğlu: Yumuşak dilli Türk reformcu, Erdoğan’ın iktidarını tehdit ediyor” başlıklı haberde, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde aday olana dek uluslararası arenada pek tanınmayan CHP liderinin yıllardır Türk siyasetinin önde gelen isimlerden biri olduğu belirtildi.

Analizde, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’na dair şu değerlendirmeler yapıldı:

20 yıllık iktidarının ardından Erdoğan, seçimler için kampanya yürütürken iktidarına karşı şimdiye kadar gördüğü en ciddi meydan okumayla karşı karşıya. Muhalefet lideri Kılıçdaroğlu, CHP’nin laikliğini ve milliyetçiliğini ılımlılaştırmakla kalmayıp, muhalefetteki başlıca 6 partiyi de kendi adaylığı altında birleştirmeyi başardı.

Haberde, Türkiye’deki seçimlerle ilgili France 24’ün televizyon kanalında 8 Mart’ta yapılan tartışma programından yorumlara da yer verildi.

Programa Fransa Uluslararası ve Stratejik İşler Enstitüsü’nün yardımcı direktörü Didier Billion, ülkenin tanınmış gazetelerinden Le Monde’un eski Türkiye muhabiri Marc Semo ve France 24’ün İstanbul muhabiri Ludovic de Foucaud katılmıştı.

Haberde, Billion’un “Erdoğan yıllardır Türk siyasetinde çok kutuplaştırıcı bir figür olarak yer aldı. Seçmenlerin çoğu artık ortalığın sakinleşmesini istiyor” değerlendirmesine yer verildi.

Semo’nunsa Kılıçdaroğlu’nun bu talebi karşılayabilecek bir aday olduğu yorumu aktarılırken, “Hem kişilik hem de yürüttüğü siyaset açısından Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın antitezi” sözleri öne çıkarıldı.

Haberde, 2010’de CHP’nin lideri olarak seçildikten sonra Kılıçdaroğlu’nun partinin Kemalist damarını ılımlılaştırarak, partiyi milyonlarca muhafazakara hitap edecek şekilde dönüştürdüğü değerlendirmesi de yapıldı.

Analizde, Kılıçdaroğlu’nun siyasi kariyerindeki dönüm noktasının 2017’de Ankara’dan İstanbul’a gerçekleştirdiği Adalet Yürüyüşü olduğu belirtildi. CHP lideri yürüyüş kararını, partinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun 2017’de “MİT tırları” davasında 25 yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından almıştı. Berberoğlu’nun vekilliği 2020’de düşürülmüş, daha sonra AYM’nin durdurma kararıyla 2021’de tekrar milletvekili olmuştu.

2019’daki yerel seçimlerde Ekrem İmamoğlu’nun ve Mansur Yavaş’ın kazandığı başarılarla Kılıçdaroğlu’nun da Erdoğan’a karşı tonunu sertleştirdiği ifade edildi.

CHP liderinin geçen yıl peş peşe gelen elektrik zamlarına protesto olarak faturasını ödemediği ve elektriğinin kesildiği de hatırlatıldı.

Kılıçdaroğlu’nun 19 Nisan’da yayımladığı “Alevi” videosuyla “Türk siyasetindeki tabuları yıktığı” değerlendirmesi de yapıldı.

Ayrıca Le Monde’dan Semo’nun Kılıçdaroğlu’nun seçimleri kazanması durumunda bunun “dini ve etnik azınlıkların baskı altında yaşadığı bir ülkede büyük bir sembolik an olacağı ve Türkiye’deki tüm azınlıkların onda kendilerinden bir şeyler gördüğü” yorumu da aktarıldı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

HDP, Kemal Kılıçdaroğlu’na Oy Verme Çağrısı Yapacak

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş genel Başkanı Mithat Sancar’ın 14 Mayıs cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verme çağrısı yapacağı öne sürüldü.

Sözcü TV yazarı İsmail Saymaz, Sözcü TV’de “Sokağın Sözü” programında Sancar ile yaptığı özel görüşmede kendisine şunları söylediğini aktardı:

“Biz bu seçimi Türkiye tarihinin en kritik seçimi görüyoruz. İki stratejik hedefimiz var: Birinci hedefimiz tek adam rejimine son vermek, ikinci hedef[imiz] demokratik dönüşüm konusunda en etkili güç haline gelmek. Tek adam rejimine son vermenin yolu Cumhurbaşkanlığı seçiminden geçiyor. Bir tarafta rejimi kalıcı hale getirmek isteyen Cumhur İttifakı’nın adayı var. Diğer tarafta rejimi değiştirme sözü veren Kılıçdaroğlu var. Tek adam rejimini sonlandırma noktasında Kılıçdaroğlu ile hedeflerimiz örtüşüyor. Bu nedenle Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı verdik.”

Saymaz ayrıca Sancar’ın “seçimin ilk turda kazanılmasının daha doğru [olduğunu]”, “bunun amaçlanması gerektiğini, [seçimin] ikinci tura kalmaması gerektiğini söyl[ediğini]” ekledi. Sancar’ın, “Bunun Türkiye’nin dönüşümüne giden yolda önemli bir adım olacağını düşünüyoruz. O nedenle herkesi demokratik sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz. Mevcut rejim ülkeyi felaketler girdabına sokmuş ve her alanda çöküşün eşiğine getirmiştir. Ülkeyi bu karanlıktan çıkarmak için tek adam rejiminden kurtulmak gerekir.” dediğini aktardı.

Arka plan

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın bileşenleri Halkların Demokratik Partisi (HDP), Emek Partisi (EMEP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Emekçi Hareket Partisi (EHP) ve Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) 22 Mart’ta cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin kararını açıklamıştı.

Ankara Dünya Ticaret Merkezi’nde yapılan toplantıda Tutum Belgesini açıklayan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek adam yönetimine karşı tarihsel sorumluluğumuzu yerine getireceğiz. Ülkede demokrasinin, temel hak ve özgürlüklerin, toplumsal adaletin gerçekleşmesi için yoksulluğa, yolsuzluğa, talana ve ranta dayalı bir yönetimi sürdürmüş olan bu iktidardan, büyük tahribatın sorumlularından hesap sorma konusunda oldukça kararlıyız. Bu nedenlerle Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday çıkarmayacağımızı kamuoyu ile buradan deklare ediyoruz, bu kararı paylaşıyoruz.” demişti.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Millet İtifakı’nın adayı olarak ilan edilmesinin ardından HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar “Sayın Kılıçdaroğlu’nun adaylığı hayırlı olsun, kendisiyle genel merkezimizde konuşmak için ziyaretini bekliyoruz” diyerek açık ve doğrudan görüşmeler beklediklerini kaydetmiş, “Cumhurbaşkanlığında muhalefetle ortak aday fikrine açık olduğumuzu söylemiştik. Aday HDP ile ittifakımızla açık şekilde görüşmeler yapmalı. Türkiye’nin demokratik değişim, adalet ihtiyacını karşılama yönünde ortaklık aramalı ve bunların hepsi kamuoyunun önünde açık şekilde yapılmalı”demişti.

Kılıçdaroğlu 20 Mart’ta berberindeki heyetle birlikte TBMM’de HDP Grup Salonunda HDP Eş Genel Başkanlarıyla görüşmesi sonrasında yaptığı değerlendirmede şunları söylemişti:

“Bağımsız ve tarafsız yargı, sosyal devlet olmalı. Temel ve hak ve hürriyetlerin korunması talep olarak verildi, bu konuda da uzlaştık, çevre ve iklim konusundaki hassasiyet karşılıklı olarak ifade edildi.”

“Kayyum uygulamasını doğru bulmadığımızı ifade ettik. Halkın iradesini ipotek altına alırsanız bu doğru bir uygulama değildir.” dedi.

“Kürt sorunu dahil bütün sorunların çözüm adresi TBMM’dir. Kuruluşundan bu yana Türkiye’nin en büyük sorunları TBMM’de çözülmüştür. 2. Yüzyıla Çağrı beyannamemizde Kürt sorununun çözüm adresinin TBMM olduğunu vurguladık ve bizim kurultayımızdan oy birliği ile çıktı bu karar. Biz demokrasiyi, insan haklarını, kimsenin ötekileştirilmemesi gerektiğini, kadın-erkek eşitliğini savunuyoruz.”

HDP Eş Başkanlarının da görüşmeye ilişkin olumlu değerlendirmelerinin ardından HDP’nin Kılıçdaroğlu’ya destek verme eğilimi HDP bileşenleri arasında kuvvetle telaffuz edilmeye başlanmış, Eş Genel Başkanlara verilen yetkinin bu doğrultuda kullanılacağına ilişkin yaygın bir beklenti oluşmuştu.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu Balıkesir’de Konuştu: Artık Değişim Zamanı

Balıkesir’de halka seslenen Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin karamsar bir dönemde olduğunu biliyorum, hayat pahalılığını, gençlerdeki umutsuzluğu biliyorum. 21 yıldır ülkeyi yönetiyorlar ama artık değişimin zamanı geldi. Yeni bir ruha, anlayışa ihtiyacımız var. Çok kutuplaştık, artık birleşelim” dedi ve ekled:

Haber Merkezi / “Bir çocuğumuz açsa aslında 85 milyon açız demektir. Bir çocuğumuzun evindeki doğalaz parası ödenmedi diye kışın ortasında doğalgazı kesiliyorsa aslında hepimiz soğuktayız demektir. Altı lider birlikteyiz, hepimiz bu ülkede huzur olmasını istiyoruz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Balıkesir’de halka seslendi.

Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin karamsar bir dönemde olduğunu biliyorum, hayat pahalılığını, gençlerdeki umutsuzluğu biliyorum. 21 yıldır ülkeyi yönetiyorlar ama artık değişimin zamanı geldi. Yeni bir ruha, anlayışa ihtiyacımız var. Çok kutuplaştık, artık birleşelim” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:

“Bir çocuğumuz açsa aslında 85 milyon açız demektir. Bir çocuğumuzun evindeki doğalaz parası ödenmedi diye kışın ortasında doğalgazı kesiliyorsa aslında hepimiz soğuktayız demektir. Altı lider birlikteyiz, hepimiz bu ülkede huzur olmasını istiyoruz.”

Yüz bin öğretmen atamasının Cumhuriyet’in 100. yılında yapılacağını söyleyen Kılıçdaroğlu,”Bütün köy okullarını açacağız. Köyde öğretmen de öğrenci de olacak” dedi.

İktidara gelmesi durumunda emekliye verilecek ikramiyeye ilişkin Kılıçdaroğlu, “Benim sözüm sözdür, emekliye ramazan ve kurban bayramında asgari ücret kadar bir ikramiye vereceğiz. Parayı nereden bulacaksın diyorlar. Parayı söke söke alacağım, emekliye, işçiye, üreticiye, alın teri dökene vereceğim” diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti:

“418 milyarlık malı götürdüler. Son kuruşuna kadar nerede olduğunu biliyorum ve tamamını bu ülkeye getireceğim. O paralar çalındı, alacağım ve getireceğim, endişe etmeyin.”

“Türkiye’de 3 milyon 600 bin Suriyeli kardeşimiz var, en geç iki yıl içerisinde Suriye’ye uğuralayacağız” diyen Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Gönderemezsin diyorlar. Bay Kemal gönderecek. Onların Suriye’de can ve mal güvenliğini sağlayacağız. Bizim çocuklarımız asgari ücertin yarısıyla çalışıyor, onlara da yazık günah.”

Çiftçilere seslenen Kemal Kılıçdaroğlu, “Dışarıdan petrol getiriyorsun dolar ödüyorsun, doğalgaz, kömür getiriyorsun dolar ödüyorsun. Ama güneş bedava, kimse bize güneş için fatura kesmeyecek. Söyledim, yine söylüyorum, Şanlıurfa’dan başlayıp bütün çiftçilere elektriği ücretsiz vereceğiz. Artan elektriği de satabileceksiniz.

Cumhurbaşkanlığına ait 16 uçağı satacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Yangın söndürme uçakları alacağım, yeni filolar oluşturacağız. Ormanlarımızı söndüreceğiz. Orman yangınlarında canlılarımız yanıyor” diye konuştu.

“Kızılay’ı da düzelteceğiz” diyen Kemal Kılıçdaroğlu, “Beş, altı, yedi yerden bağış alma dönemini bitireceğiz” dedi.

Paylaşın

TIME’dan Kılıçdaroğlu Analizi: Erdoğan Dönemini Bitirme Konusunda Ciddi Şansı Var

Dünya basını 14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine ilişkin değerlendirmeler yayınlamaya devam ediyor. Son olarak, dünyanın önde gelen politika dergilerinden biri olan TIME, dikkat çeken bir analize yer verdi.

TIME, yayınladığı makalede Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na atfen “Erdoğan’ı Yenebilecek Adam” başlığını kullandı.

“Demokrasiyi yeniden tesis etmemiz gerek”

ABD merkezli derginin Alec Luhn imzalı makalesinde Kılıçdaroğlu, “Bu, otoriter yönetime karşı demokrasiyi savunanların seçimidir. Yıllardır yaşadığımız ve ayaklarımızın altından kayan demokrasiyi yeniden tesis etmemiz gerekiyor” dedi.

Kılıçdaroğlu milyonların son en iyi umudu

Makalede, “Erdoğan yönetiminde geçen 20 yılın ardından milyonlarca Türk, Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanının devlet üzerindeki neredeyse tüm kontrolünü sona erdirmek ve daha dengeli bir hükümet biçimini geri getirmek için son en iyi umut olarak görüyor” ifadeleri dikkat çekti.

Zaman değişim için olgunlaşmıştır

“Zaman değişim için olgunlaşmıştır” denilen makalede, “1999 depreminden sonra 2003’te yetkin yönetişim vaadiyle göreve gelen Erdoğan, yüksek faizin ‘tüm kötülüklerin anası’ olduğu ısrarıyla bir hayat pahalılığı krizi yarattı. Çoğu iktisatçının tavsiye ettiği gibi yükseltmek yerine, onları düşürmeye devam etti ve geçen yıl bir noktada enflasyonu şaşırtıcı bir şekilde yüzde 85’e çıkardı” kaydedildi.

Erdoğan dönemini bitirme konusunda ciddi şansı var

Makalenin devamında, “Çoğu ankette önde olan Kılıçdaroğlu, Erdoğan dönemini bitirme konusunda ciddi şansı olan ilk aday. Parlamenter hükümet sistemini geri getirme ve hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etme taahhüdünün arkasında huysuz ve ideolojik olarak farklı bir muhalefeti birleştirdi” denildi.

Direnişe önderlik etmeye hazır mı?

Kılıçdaroğlu, derginin “Erdoğan kaybeder ama gitmeyi reddederse böyle bir direnişe önderlik etmeye hazır mı?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Buna gerek olmayacak. Erdoğan kaybedecek ve gidecek. Toplum onu ​​gitmeye mahkum edecek. Kargaşa Erdoğan’ın işine gelir. Kaosa ihtiyacımız yok, haklı olduğumuzu geniş bir kitleye iletmeliyiz.”

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu “Google Trend”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Google’da en çok aranlalar listesinde yerini aldı. Son 30 günde Kılıçdaroğlu en yüksek ilgiyi 1 Nisan 2023 tarihinde gördü.

29 Mart 2023’teki puanı 75 olan Kılıçdaroğlu’nun son 30 gündeki ortalama puanı ise 43 oldu. Aynı dönemde Erdoğan’a yönelik ilgi ortalama 38 puan olarak gerçekleşti.

17-23 Nisan haftasına bakıldığında ise Kılıçdaroğlu’na gösterilen ilgi, 19 Nisan’dan itibaren artış göstererek 21 Nisan’da en yüksek seviyeye ulaştı. Verilerde 9 Nisan’daki Alevi videosu sonrasında Kılıçdaroğlu’na yönelik ilginin belirgin bir şekilde arttığı görünüyor.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), ‘Google trendler üzerinden 2023 seçimlerine bakış’ adlı bir değerlendirme yayımladı. Değerlendirme notunda belli bölgelerdeki eğilimlere ilişkin anlık veri sağlayan Google Trendler kullanılarak adaylara yönelik yurttaş eğilimlerinin seçim sonuçlarına ilişkin gösterge olarak kullanılabilirliği incelendi.

Değerlendirmede önce 2020 ABD Başkanlık Seçimleri, 2022 Brezilya Başkanlık Seçimleri ve 2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Seçimleri incelendi. Üç seçim öncesinde yurttaşların adaylara yönelik ilgisinin seçim sonuçlarına paralellik gösterdiği dikkati çekti.

2023 cumhurbaşkanlığı seçimleri açısından yapılan çalışmada da anketlere paralel sonuçlar ortaya çıktı.

Son 30 günde Kılıçdaroğlu en yüksek ilgiyi 1 Nisan 2023 tarihinde gördü. 29 Mart 2023’teki puanı 75 olan Kılıçdaroğlu’nun son 30 gündeki ortalama puanı ise 43 oldu. Aynı dönemde Erdoğan’a yönelik ilgi ortalama 38 puan olarak gerçekleşti. 17-23 Nisan haftasına bakıldığında ise Kılıçdaroğlu’na gösterilen ilgi, 19 Nisan’dan itibaren artış göstererek 21 Nisan’da en yüksek seviyeye ulaştı.

Verilerde 9 Nisan’daki Alevi videosu sonrasında Kılıçdaroğlu’na yönelik ilginin belirgin bir şekilde arttığı görünüyor. Değerlendirmede son bir haftalık verilerde Erdoğan’a ilgi gösterilen bazı illerde Kılıçdaroğlu’na yönelik ilginin arttığına dikkat çekildi.

Muharrem İnce’ye yönelik ilgi ise 100 bin imzayı tamamladığı günden bu yana gerileme gösteriyor. Nisan’ın ikinci haftasında bir artma eğilimi görülse de güncel verilere göre ilginin son bir aydaki en düşük seviyelere indiği görülüyor.

Raporu kaleme alan TEPAV Maliye ve Para Politikası Araştırmaları Merkezi Direktörü Coşkun Cangöz, BirGün’den Havva Gümüşkaya’ya yaptığı değerlendirmede “Google trendler anket aracı değil ancak özellikle seçime yaklaştıkça daha iyi sonuç veriyor gibi görünüyor” dedi.

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu’ndan “Kirli İşler” Paylaşımı

Sosyal medya hesabından, “Kirli işler” başlığı ile video yayımlayan Kılıçdaroğlu, “Bu seçimi, manipüle etmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Çünkü bu onlar için hayat memat meselesi. Ya bitecekler, ya kalacaklar. Düşünün, kendinizi bir an için onların yerine koyun. Şu ana kadar başarılı oldukları şeyler de yok değil” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Mesela, halktan çalınan 418 milyar doları geri alacağım dediğim kampanya filmimizin televizyonlarda yayınlanmasını engellemeyi başardılar. Eyvallah, ben de defalarca kendilerine sert olacağımı söylemiştim. Dolayısıyla yiğide savaş, bayramdır, unutmayın. Yiğide savaş bayramdır. Böyle gelsinler, hepsi gelsin.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından, “Kirli işler” başlığı ile video yayımladı.

Kılıçdaroğlu yayımladığı videoda şu ifadeleri kullandı:

“Sevgili halkım; bundan aylar önce ‘önümüzde uzun bir mücadele, ıstırap dolu bir süreç ve korkunç kara propagandalar var’ demiştim. Tam da beklediğim gibi oluyor. Büyük çaplı ve bol kaynaklı iftira kampanyaları. Ve muhalefeti engelleme çabalarıyla karşı karşıyayız.

Hileciler, yalancılar, düzenbazlar, kışkırtıcılar, troller, sabotajcılar, lüks hayat yaşayan çete patronlarının parasıyla bir araya getirildi. Ayrıca Erdoğan’ın prens ve prenseslerini, milyar dolarlık vakıfları, kirli kampanya merkezlerine dönüştürüldü. Şimdi bu çeteler ve kirli vakıfların himayesinde çok tehlikeli oyunlar oynuyorlar. Türk milletini birbirine düşürüyorlar.

Bu seçimi, manipüle etmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Çünkü bu onlar için hayat memat meselesi. Ya bitecekler, ya kalacaklar. Düşünün, kendinizi bir an için onların yerine koyun. Şu ana kadar başarılı oldukları şeyler de yok değil.

Mesela, halktan çalınan 418 milyar doları geri alacağım dediğim kampanya filmimizin televizyonlarda yayınlanmasını engellemeyi başardılar. Eyvallah, ben de defalarca kendilerine sert olacağımı söylemiştim. Dolayısıyla yiğide savaş, bayramdır, unutmayın. Yiğide savaş bayramdır. Böyle gelsinler, hepsi gelsin.”

Paylaşın

Kemal Kılıçdaroğlu: Kul Hakkı Yemem Ve Yedirmem

Afyonkarahisar’da halka seslenen Kılıçdaroğlu, “Gerçekten de her şey çok güzel olacak ve bay Kemal sözünden asla dönemeyecek. Bu ülkeye baharı getireceğiz, birlikte getireceğiz. Türkiye’yi kalkındıracağız. Bundan endişe duymayın. Çünkü, kul hakkı yemem ve yedirmem.” dedi.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu, “Baskı kurdu afyon ekilmesin diye biliyorsunuz değil mi? Ecevit’in bu konuda neler yaptığını da çok iyi biliyorsunuz değil mi? Biz de öyle… Ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen…” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, ittifak üyeleri Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile birlikte Afyonkarahisar’da düzenlenen mitinge katıldı.

Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Sevgili gençler ilk sözüm sizlere. Afyon’da ilk kez gidip oy kullanacak gençlerin sayısı 42 bin 362 kişi. Gençler demokrasiden yana mısınız? Adaletten yana mısınız? Haktan yana mısınız? Kul hakkını savunanlardan yana mısınız? O zaman sizden bir söz istiyorum. Sandığa gideceksiniz; demokrasiden yana, haktan yana, hukuktan yana oy kullanacaksınız. Söz mü? Benim de siz sözüm var. Başınızı asla öne eğdirmeyeceğim. Sizin hayalleriniz neyse tamamını gerçekleştireceğim.

Gençler büyük sıkıntı çektiğinizi biliyorum. Annelerin babaların evlatlarını hangi zor koşullarda okula gönderdiklerini biliyorum. Üniversiteden mezun oluyorsunuz işsizsiniz. Yıllardır iş bulamıyorsunuz. İşsizlik, bütün kötülüklerin anasıdır. Bunu da gayet iyi biliyorum. Mülakatta hakkınız yeniyor. Ben bunun da farkındayım. Bütün bunları çözeceğiz. Göreceksiniz KPSS’ye gireceksiniz, kim kazandıysa iş başı yapacak. Kul hakkını kimseye yedirmeyeceğim. Bundan emin olmanızı isterim.

İşsizliğe neden girdim biliyor musunuz? Afyon’da Türkiye İş Kurumu’na başvurup iş arayanların sayısı 30 bin. 30 bin kişi işsiz. O da resmi. Bunun çözülmesi lazım. Bundan endişe duymamanız lazım. Taşeron işçileri… Buraya geleceklerdi, izin vermediler. Çünkü, taşeron işçileri biliyorlar ki onlara kadro sözünü ilk kez dile getirdim.

Bir grubuna kadro verdiler bir grubuna vermediler. Onlar da unutmasınlar size izin vermediler. Buraya gelmediniz ama benim gönlüm sizin yanınızda. Az kaldı hepinize kadroyu vereceğiz. Devlet, taşeron çalıştırmaz. Devlet kadrolu işçi çalıştırır. Ücretli öğretmen çalıştırmaz, kadrolu öğretmen çalıştırır. Sözleşmeli öğretmen çalıştırmaz. Dolayısıyla bütün bunların tamamını çözeceğiz. Bay Kemal geliyor. Kimse unutmasın.

Kentsel dönüşüm var onu da gayet iyi biliyorum. Bir grup toplantısında dile getirmiştim. Mısır Mahallesi’nde daha çok garibanlar var, düşük gelirliler var. Bunlara diyorlar ki kentsel dönüşüm yapacağız. Sizi bir yerlere süreceğiz. Size ev yapacağız ama sizin alacak paranız bile olmayacak. Geleceğim. O evlerin tamamını yapacağız ve o evlerde insanlar huzur içinde oturacak. Göreceksiniz.

Onların satın alma gücüne göre fiyatı belirleyeceğiz. Ayıca bir şey daha… Afyon Belediye Başkanlığı’nı bize verdiğiniz andan itibaren o evlerin nasıl süratle yapıldığını göreceksiniz. Burası aynı zamanda görkemli bir turizm merkezi olabilir. Çünkü yer altı kaynakları bunun için son derece elverişli. Belediyeyi bize vereceksiniz, beş yıldızlı otellerin nasıl çoğaldığını da göreceksiniz.

Size geldiler söylediler. Hızlı tren getiriyoruz. 2013’te temeli attılar. 2015’te bitecek dediler. 2018’de bitecek dediler. O da geçti. Şimdi 2025’te bitireceğiz diyorlar. Bir şey… Halka doğruları söylemeyene oy verecek misiniz? Halkı aldatanlara oy verecek misiniz? Sözünde duran, vaadini yerine getiren ve sözünü yere düşürmeyecek politikacıların iktidara gelmesi için oy kullanmanızı istiyorum.

Afyon’un aslında görkemli bir tarihi var. Burası aynı zamanda eğitimin de merkezidir. Afyon kan kaybetti. Afyon dışarıya göç vermeye başladı. Buranın büyümesi lazım. Kavşakların merkezinde daha verimli büyümesi lazım. Bunun için yol belli. İttifaka destek vereceksiniz.

Şeker fabrikasını sattılar. İşçilerin bir kısmını attılar. Söz veriyorum söz… Geleceğim o şeker fabrikasını yeniden alacağız ve yeniden Afyonluların hizmetine sunacağız. Onlar sattılar biz toparlayacağız. Afyonlular çalışacaklar. Bakınız. Özelleştirmeden sonra, 34 yıl sonra Türkiye dışarıdan şeker ithal etti. Yahu Allah aşkına şeker, arpa, buğday, yem, gübre ithal ediyorlar. Memleketi yabancılar doyurmaya başladı; bir de afrayla tafrayla geziyorlar biz milliyetçiyiz diyorlar.

Batsın sizin milliyetçiliğiniz. Milliyetçi olan ülkesine hizmet eder yabancıya değil. Milliyetçi olan kendi ülkesine yatırım yapar. Londra’ya gittik orada da bir video çektik. Londra’nın en lüks mahallesinde bütün mahalleyi bunlar kapatmışlar. Hepsi lüks içinde yaşıyorlar. Ben onları bilmiyor muyum? Gittiler New York’a 35 katlı gökdelen yaptılar. Sanıyorlar ki bay Kemal bunlar görmeyecek. Gökdelenin önünde konuştum. O gökdelene harcanan paraları son kuruşuna kadar getireceğim ve bu millete vereceğim.

Tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak benim namus borcumdur. O nedenle beşli çeteler diyor ki Kılıçdaroğlu’nun ayağını nasıl kaydırırız? Bu adam cumhurbaşkanı olmasın. Bunun için her türlü iftiraları atıyorlar. Benim öyle saraylarda oturmak gibi bir düşüncem de yok. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Çankaya Köşkü var. Mütevazidir. Oraya gideceğiz. Devlet dediğiniz kurum vatandaşına hizmet eder. Onlar için yandaş, bay Kemal için vatandaş var. Benim gönlüm sizden yana. Size hizmet edeceğim.

Cumhuriyetin 100. Yılında göreceksiniz. Bütün köy okullarını açacağız. 100 bin öğretmenin atamasını yapacağız. Köyler şenlenecek göreceksiniz. Köylerde sadece öğretmen olmayacak. Köylerde veteriner de olacak, teknik hizmetlerden mezun olanlar, onlar da olacak. Ziraat mühendisi, teknisyeni olacak. Devletten aylık alacaklar ve hizmet edecekler. Aşılar, toprak analizleri yapılacak. Kırsaldan kente göç olmayacak.

Kırsalda çalışan bütün kadınların ve gençlerin sosyal güvenlik primini devlet ödeyecek. Böylece kırsalda çalışan kadın, benim sigortam yok demeyecek. Zamanı gelince emekli olacak. Ayrıca aile destekleri sigortası getireceğiz. Elimizi vicdanımıza koyalım. Hiçbirimiz bir çocuğun yatağa aç girmesini istemeyiz. Ay başını getirirken ne yapayım diye düşünmek istemeyiz. Size bir namus sözüm var. Hiçbir çocuk, yatağa aç girmeyecek. Hiçbir hanenin elektriği, doğalgazı kesilmeyecek.

Geliri olmayan veya geliri asgari ücretin altında olan bütün hanelere, kadının banka hesabı olacak. Düzenli aylık oraya yatırılacak. Hangi aileye kaç liralık sosyal destek verilmesi gerektiğini sosyal destek ve güvenlik uzmanları belirleyecek. Hiç kimseye muhtaç olmayacak. Bugüne kadar yapılan bütün yardımları düzenli ama insan onurunu koruyan biçimde gerçekleştireceğiz. İktidar olduğumuzda ilk üç ay içerisinde çıkacak kanunlardan biri bu kanun olacak.

Çocuklarınız var, okula gidiyorlar. 60 okul var. Depreme dayanıklı değil. Raporu var. Rapor yayınlandı. Eğer deprem olursa 60 okul yıkılacak. Evlatlarımız enkaz altında kalacak. Şimdi soruyorum. Bu resmi olarak tespit edildi. Niye yapmıyorlar? Beşli çetelere gelince her şeyi yapıyorlar. Para mı yok? Para var. Ama parayı kime veriyorlar? Beşli çetelere veriyorlar. Onların 21 yılda götürdükleri 418 milyar doları son kuruşuna kadar alacağım ve bu millete vereceğim.

Mütedeyyin kardeşlerime sesleniyorum. En büyük günah, kul hakkı yemektir. Kul hakkı yiyenlere Allah aşkına oy vermeyin. Günaha ortak olmayın. Oyu, bizim inançlarımızı sömüren insanlara değil herkesin inancına saygı göstermek her birimizin görevidir. Allah ile kul arasına bir başkasının girmesine izin vermeyeceğiz.

Mütedeyyin kardeşlerime de seslenmek istiyorum: Senin inancını sömürenlere, senin inancın üzerinden siyaset yapanlara asla itibar etme. Onlarla mesafeli ol. Ama kişi, inancını nerede istiyorsa yerine getirsin. Bütün inançlı insanlara başımın üstünde yeri var.

Emekliler, ta 2015’ten beri emeklilere Ramazan ve Kurban bayramlarında bir maaş ikramiye verin dedim. En az asgari ücret kadar olsun dediler. Parayı nereden bulacaksın dediler? Sözüm söz. Bay Kemal sözü… Kurban Bayramı’ndan bankaya gittiğinizde orada 15 bin liranız hazır olacak.

“Ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen”

Baskı kurdu afyon ekilmesin diye biliyorsunuz değil mi? Ecevit’in bu konuda neler yaptığını da çok iyi biliyorsunuz değil mi? Biz de öyle… Ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen…

Az önce Sinan Ateş ile de ilgili bir pankart açıldı. Sinan Ateş’in hakkını, hukukunu savunacağım kimse endişe etmesin. Ankara’nın göbeğinde ateş edeceksin, bir kişiyi öldüreceksin. Dosyası gizli. Niye gizli kardeşim? Dürüst olduğu, ahlaklı, vatansever, ülkücü olduğu için vuracaksın. Bay Kemal de seyredecek. Seyretmem failleri bulacağım. Hepsini yargıya teslim edeceğim.

Bizim sınırlarımız yol geçen hanına döndü. 3 milyon 600 bin Suriyeli. Ne yapacağız? Bay Kemal’e güveneceksiniz. Bizim sınırlarımız yol geçen hanı olmayacak. Öyle geldiniz, buraya yerleştiniz. Yok öyle. En geç iki yıl içinde kendi ülkesine göndereceğiz. Biz ırkçılık yapmıyoruz. Onlar bizim komşumuz eyvallah ama yeter kardeşim. Çalışacaksa önce bizim evladımız çalışacak. Önce kendi evlatlarımız için çalışacağız.

Gerçekten de her şey çok güzel olacak ve bay Kemal sözünden asla dönemeyecek. Bu ülkeye baharı getireceğiz, birlikte getireceğiz. Türkiye’yi kalkındıracağız. Bundan endişe duymayın. Çünkü, kul hakkı yemem ve yedirmem.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan “Soğan Kafalı” Paylaşımı: Fakirle Fukarayla Alay Ediyorlar

Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Kılıçdaroğlu, “Soğan, cücük hakaretleri ediliyor. Soğan kafalı diye paylaşım yapıyorlar. Ben neyin huzurundayım biliyor musunuz? Eskiden bunları sureti bizlerden görünenler yapardı. Makarnacı, kömürcü diye alay edilirdi fakirle fukarayla. Çok şükür onları aramızdan uzaklaştırmayı başardık” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Çok zor oldu ama başardık, vallahi de billahi de. Biz halkçı olma mücadelesi verdik ve kazandık. Saraylılar ise zenginleşti. Çok zenginleşti. Artık fakirle fukarayla alay ediyorlar. Soğan, peynir, yağ onlar için komik şeyler. Allah’ımıza şükürler olsun ki, biz değiştik.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, soğan fiyatlarına yönelik eleştirisinin ardından hükümetten gelen tepkilere sosyal medya hesabından yanıt verdi.

Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin “Şimdi yeni ürün çıkmaya başladı ya soğan fiyatları aşağı gitmeye başladı. Ben de onlara diyorum ki, git cücüğüyle oyna biraz cücüğüyle” sözlerine gönderme yapan Kılıçdaroğlu, kendi siyasal hareketine yönelik de bir özeleştiri verdi.

“Eskiden bunları sureti bizlerden görünenler yapardı” diyen Kılıçdaroğlu, o kişileri aralarından uzaklaştırdıklarını söyledi ve şöyle devam etti:

“Çok zor oldu ama başardık, vallahi de billahi de. Biz halkçı olma mücadelesi verdik ve kazandık. Saraylılar ise zenginleşti. Çok zenginleşti. Artık fakirle fukarayla alay ediyorlar. Soğan, peynir, yağ onlar için komik şeyler. Allah’ımıza şükürler olsun ki, biz değiştik.”

“Suriyeli kardeşlerimizi 2 yıl içerisinde göndereceğiz”

Kemal Kılıçdaroğlu, ayrıca gün içerisinde Eskişehirlilere seslendi.  Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Türkiye’yi barıştıracağız. Kucaklaşacağız. Hep beraber kucaklaşacağız. Herkesin aşının, işinin olduğu, herkesin işine huzurla gittiği güzel bir Türkiye inşa edeceğiz. Bunları söylediğim zaman parayı nereden bulacaksın diyorlar. Sen, beşli çetelere bulurken para var, vatandaşa gelince para yok. Onlardan o paraların tamamını son kuruşuna kadar alacağım ve millete vereceğim.

Gençler, rakamı çıkardım. 44 bin 648 genç Eskişehir’de ilk kez sandığa gidecek. Dersimize iyi çalışıyoruz değil mi? 44 bin 648 gence sesleniyorum. Türkiye’nin kaderini değiştirecek olan sizlersiniz. Demokrasiyi getirecek olan sizlersiniz. Otoriter bir rejimi demokratik yollarla değiştirin.

Cumhurbaşkanlığımızda göreceksiniz en rahatlıkla beni eleştireceksiniz. Gerçek anlamda bir demokrasi olacak. Göreceksiniz. Bakın demokrasiye hepimizin ihtiyacı var. Biz birinci turda birinci seferde bitirmek zorundayız. Yani beraber. Onun için güzel bir sloganımız var. “Birleşe birleşe kazanacağız”. Ve Türkiye’de yeni bir tarih yazacağız. Buna inanmanızı isterim.

Artık Mısır’daki sağır sultan da bunu duymuştur. Demokrasi etrafında hepimizin kazanması lazım. Çünkü büyük sıkıntıları hep beraber çekiyoruz. Bu sıkıntılardan hepimizin kurtulması lazım. Bakın Türkiye’nin geldiği noktaya bakın. Bu ülkede soğan sorunu var mıydı? Soğan lüks olmaya başladı.

Bu ülkede saman sorunu var mıydı? Saman dış ülkelerden geliyor. Eti, arpayı, yulafı dışarıdan getiriyorsun. Bizim çiftçi nasıl gelişecek. Bir devlet kendi çiftçisiyle rekabet etmez. Biz kendimiz üretmeliyiz. Çiftçiye kırmızı mazot vereceğiz. ÖTV’siz KDV’siz vereceğiz. Her şeyin dışarıdan gelmesi, toplumun fakirleşmesi demektir. Hepimiz fakirleştik.

Gençlere sözüm var. Türkiye’de bütün coğrafyalarda yurt sorununu çözeceğiz. Anneler babalar çocuklarını üniversiteye güven içinde göndereceksiniz. Beşli çetelere hizmet edenleri alıp, halka hizmet edenleri oraya getirmeliyiz.

TOKİ niye kuruldu? Kira sorununu çözmek için. İnsanlar pahalı değil, ucuz ve yaşanabilir evlere kavuşsun diye kuruldu. 22 yıldır kira sorununu çözemediler. Şimdi insanlar ev sahibinin istediği kirayı ödeyemediği için davalar açılmaya başladı. Ev sorununu çözmenin 1. yolu yabancıya ev satmayacaksın.

Bizim insanımız 400 bin doları nereden bulacak? O parayı Bay Kemal bulacak herkes, ev sahibi olacak. Onlar çetelere çalışıyorlar, yabancılara çalışıyorlar. TOKİ lüks konut yapmayacak. Adı üstünde toplu konut yapacak. Asıl işlemine döndüreceğiz. Kızılay çadır satmayacak, kan satmayacak. Eskiden olduğu gibi zor günlerimizde yanımızda olacak.

Suriyeli kardeşlerimiz. Onların kendi evlerine dönmelerini istiyor musunuz? Ben AKP ve MHP’ye oy veren vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum. Sınırlar neden korunmuyor. 3 milyon 600 bin Suriyelinin bizim ülkemizde ne işi var. Neden çaba harcamadınız. Al sığınmacıların hepsini Saray’a yerleştir kardeşim. Hatay’ın nüfusu değişecek. Bizim çocuklarımız iş bulamıyor. Suriyeli kardeşlerimizi en geç 2 yıl içerisinde, ırkçılık yapmadan, kendi ülkelerine göndereceğiz. Yollarını, okullarını, kreşlerinin hepsini AB fonlarıyla yapacağız.

Gelir düştükçe, insanlar elektrik paralarını ödeyemiyorlar. İşsizlik oldukça insanlar doğalgaz, su paralarını bile ödeyemiyorlar. Evlerde baba ile oğul birbirlerinin yüzlerine bakamaz noktaya geldiler. Bu soruna çözüm üretmemiz lazım. İşsizlik dünyanın en acımasız alanıdır. İşsiz kalan insan her türlü soruna açık demektir. Sizin yani gençlerin bu ülkede rahat yaşayabilmeleri, bu kentte huzur içinde yaşayabilmeleri için her türlü alanda yatırım yapacağız.

Paylaşın

CHP, Göç Etmek Zorunda Kalan Depremzedeleri Sandığa Taşıyacak

14 Mayıs cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kaldı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), deprem nedeniyle göç eden, ancak bulunduğu ile seçmen kaydını aldırmamış yurttaşları sandığa taşıyacak.

CHP Parti İçi Eğitim Sorumlusu Aytuğ Atıcı, partisinin deprem bölgesinden göç etmek zorunda kalan ancak kaydını gittiği bölgelere aldırmayan seçmenleri kayıtlı oldukları illere taşıyacağını açıkladı.

Atıcı deprem bölgesinden kaydını aldırmayan seçmen sayısının 1,5 milyon kişi olduğu tahminini dile getirdi ve bu kişilerin taşınması için 40 bin otobüs seferine ihtiyaç olduğunu belirtti.

Milliyet gazetesine konuşan Aytun Atıcı, depremzedelere seslenerek, “Hangi şehirde yaşıyorsanız, o şehrin CHP il başkanlığına başvurun. Son güne kalmamak kaydıyla taşıyabileceğimiz bütün seçmenleri taşıyacağız” dedi.

Atıcı şu ifadeleri kullandı:

“Son güne kalmamak kaydıyla taşıyabileceğimiz bütün seçmenleri taşımayı hedefliyoruz. Biz orada çadır, konteyner hazırlamaya çalışıyoruz. Hangi şehirde yaşıyorsanız, o şehrin CHP başkanlığına başvuruda bulunun.

CHP’li belediyeler, parti örgütleri imkanları ölçüsünde başvuranları taşıyacak. Ama bize güvenip, ‘nasıl olsa CHP bizi taşıyacak’ deyip kimse bu işi son güne bırakmasın.

Çünkü bir otobüs 40 yolcu alıyor. 1,5 milyon seçmenden bahsediyoruz. Bu yaklaşık 40 bin otobüs demek.

Seçimden en geç bir hafta öncesine kadar başvurularını il başkanlıklarımıza yapsınlar. Herkesi taşımaya çalışacağız. Ama bu iş son güne kalırsa, devlet dahi kimse bu kadar insanı taşıyamaz.”

Paylaşın