CHP Lideri Özel’den ‘Gezi’ Paylaşımı: Savunmaya Devam Edeceğiz

Gezi davasında 600 gündür tutuklu olan Çiğdem Mater, Mine Özerden, Tayfun Kahraman ve Can Atalay için özgürlük çağrısında bulun CHP Lideri Özgür Özel, “Gezi’yi savunmaya devam edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel,  sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Gezi davasında 600 gündür tutuklu olan Çiğdem Mater, Mine Özerden, Tayfun Kahraman ve Can Atalay için özgürlük çağrısında bulundu.

CHP Lideri Özgür Özel, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: Çigdem Mater, Mine Özerden, Tayfun Kahraman ve Can Atalay’ın tutuklanmalarının üzerinden 600 gün geçti. 600 gündür Gezi’nin suçsuzluğunu, Can’ın, Tayfun’un, Mine’nin ve Çiğdem’in masum olduklarını anlatıyoruz. Adalet yerini bulana kadar Gezi’yi savunmaya devam edeceğiz.

Ne olmuştu?

İstanbul Taksim’de başlayıp ülke geneline yayılan Gezi Parkı eylemlerine yönelik ilk dava 2014 yılında açıldı. Sanıkların 2015 yılında beraat etmesinin ardından 2019 yılında ikinci bir dava daha başlatıldı.

Bir yıl sonra sonuçlanan bu davada “cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “mala zarar verme”, “kasten yaralama” ve “ağırlaştırılmış yaralama” suçlarından yargılanan sanıklar, suçlamalara ilişkin somut ve kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle bir kez daha beraat etti. Fakat savcılığın itirazı üzerine davanın yeniden görülmesine karar verildi.

Yeniden görülen Gezi Parkı Davası’nda Osman Kavala’ya hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüsten ağırlaştırılmış müebbet, Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi’ye ise bu suça yardımdan 18 yıl hapis cezası verildi.

Paylaşın

CHP Milletvekili Ali Fazıl Kasap Geçici Olarak Saadet Partisi’ne Geçti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, geçici olarak Saadet Partisi’ne katıldı. Saadet Partisi, Ali Fazıl Kasap’ın katılımıyla, TBMM’de yeniden grup oluşturma çoğunluğunu elde etti.

Saadet ve Gelecek Partisi’nin sandalye sayısı, Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’in vefatıyla 19’a düşmüş ve Meclis’te grup kurmak için gerekli olan en az 20 milletvekiline sahip olma kriterini kaybetmişti.

Konuya ilişkin açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, yarından itibaren Saadet Partisi Grubu’nun TBMM’de temsil edileceğini söyleyerek, “Muhalefetin söz hakkının kısıtlanmaması amacıyla bu tavrı almış bulunuyoruz. Tüm siyasal partilerden de bu tavra destek bekliyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap Saadet Partisi’ne katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’in ölümü ile meclis grubu düşen Saadet Partisi’nin bütçe görüşmelerinde söz sahibi olabilmesi için, Kasap’ın geçici olarak bu partiye geçeceğini bildirdi.

CHP Gençlik Kolları’nın Manisa’da düzenlediği organizasyona katılan Özel, burada yaptığı açıklamada, “Hasan Bitmez hayatını kaybedince İçtüzük gereğince 20 olması gereken grup üye sayısı 19’a düştü ve Saadet grubunun düşmesi söz konusu. Bugün de bütçe görüşmeleri devam ediyor. (…) Eğer Saadet Partisi sözünü söyleyemez hale gelirse, bu demokrasi açısından da çok ayıp, hele hele Hasan Bitmez’in son nefesine kadar kürsüde sözünü söylemeye çalışan gayreti göz önüne getirilince, kendisinin hatırasına da saygısızlık olur. Biz bu grubun düşmemesi gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Partisinin Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap’ın, CHP grubu adına fedakarlıkta bulunup bütçe görüşmeleri boyunca Saadet Partisi’nde yer alacağını duyuran Özel, Saadet Partisi genel Başkanı Temel Kararmollaoğlu ile Cuma günü yaptıkları görüşmede, Karamollaoğlu’nun, gruplarının düştüğünü “nezaketle hatırlattığını” ve bunun üzerine kendilerinin, “üzerlerine düşeni yapacaklarını söylediklerini” aktardı.

“CHP kürsü hakkını savunur, muhalefet hakkını, söz hakkını savunur. Bütçe görüşmeleri sırasında Saadet Partisi’ne çeşitli katılımlar olabilecektir. Diğer partilerle iş birliği yaparak grup kuracak sayıyı tuttururlar” diyen Özel, “O sağlanana kadar söz haklarını kaybetmemeleri için bir milletvekilimizi Saadet Partisi grubunda görev yapmak üzere talimatlandırmış durumdayım” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel’in bu açıklamasının ardından, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM Genel Kurulu’nda söz alarak, Hasan Bitmez’in hayatını kaybetmesinin ardından, Saadet Partisi TBMM Grubu’nun içtüzüğün grup olma şartını kaybetmesi üzerine CHP Grubu’nun aldığı kararı açıkladı.

Günaydın açıklamasında, “TBMM’de muhalefetin söz hakkının kısıtlanmaması, halkın yaşadığı gerçeklerin tüm açıklığıyla ve etkinlikle TBMM kürsüsünden ifade edilmesine olanak tanınması ve bu çerçevede bütçe görüşmeleri süresi ile kısıtlı olmak kaydıyla, Kütahya Milletvekilimiz Sayın Doktor Ali Fazıl Kasap, CHP’den istifa ederek bu amaçla Saadet Partisi Grubu’na geçmiş bulunuyor. Yarından itibaren Saadet Partisi Grubu burada temsil edilecek. CHP olarak muhalefetin söz hakkının kısıtlanmaması amacıyla bu tavrımızı almış bulunuyoruz. Diğer tüm siyasi partilerden de bu tavra destek bekliyoruz” dedi.

Hasan Bitmez’in ölümü

Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili 53 yaşındaki Hasan Bitmez, 12 Aralık’ta Meclis kürsüsünde yaptığı konuşma sırasında kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırılmıştı. Yapılan tedaviye yanıt vermeyen Bitmez 14 Aralık’ta hayatını kaybetti.

Paylaşın

Özel’den İYİ Parti Açıklaması: Siyasette Hiçbir İhtimal Tamamen Sıfırlanmaz

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ziyareti sonrası, gazetecilerin “İYİ Parti ile ittifak ihtimali ortadan tamamen kalktı mı?” sorusuna yanıt veren CHP Lideri Özgür Özel, “Siyasette hiçbir ihtimal tamamen sıfırlanmaz” dedi ve ekledi:

“Biz öyle olmaması için çok gayret sarf ettik, üzerimize ne düşerse sarf etmeye devam edeceğiz. Ama İstanbul’un ihtiyacı olan ittifak, adını ittifak koyalım, işbirliği koyalım, parti adları analım, her şeyi söyleyelim, en iyisini bulalım. Şu ismin önüne geçemeyiz. İstanbul’u İstanbul İttifakı kazandı. İstanbul İttifakı’nı İstanbullular kurdular.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti.

Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’in Fatih Camisi’ndeki cenaze törenine katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, daha sonra İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etmek için Saraçhane’ye geldi. Özgür Özel’e ziyaretinde CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de eşlik etti.

Birgün’ün aktardığına göre; İstanbul Büyükşehir Belediyesi anı defterini dolduran Özgür Özel, şunları yazdı: Bugün Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni ilk ziyaretim. Aynı zamanda değerli Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nu yeniden aday gösterişimizin ardından yaptığım ilk ziyaret. Biz 5 yıl önce İstanbul’u ona emanet ettik. Emanete çok iyi baktı. Yeşil, temiz ve dürüst bir kent yönetimi ile hepimizi gururlandırdı. Şimdi İstanbul’u seven herkese bir kez daha Ekrem Başkanı emanet ediyoruz. Yolu açık olsun.

Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, “Öncelikle bugün sayın Genel Başkanımızı Saraçhane binamızda, İstanbulluların evinde ağırlamaktan çok mutluyum. Hem Genel Başkanımıza, hem partimizin MYK’mıza hem de Parti Meclisimize teşekkür ediyorum” dedi.

İmamoğlu, şöyle devam etti: “31 Mart 2024 tarihi itibarıyla İstanbul halkıyla birlikte 2019’da hep birlikte temelini attığımız İstanbul ittifakı’nın daha güçlü bir biçimde bir sonraki 5 yıla hem devam eden projelerimizi bitirmeye hem de yeni ve daha güçlü projeleri İstanbullularla buluşturmaya devam ettirme yönündeki kararlılığımızı ortaya koyacağız. Yolumuz açık olsun, hepimize başarılar.”

İmamoğlu’ndan sonra konuşan Özgür Özel ise, “Parti Meclisi’nde İBB Başkanlığı için Ekrem Başkan’ın sırası gelip adaylar içinde harf sırasıyla İstanbul’a gelindiğinde üzerindeki müzakereler kesilmeyen, alkışlarla tamamlandı” ifadelerini kullandı.

İstanbullulara çağrı yapan Özel, şunları ifade etti: “Hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm İstanbulluların bu kez şöyle bir oy kullanacaklarına inanıyorum; geçen sefer 31 Mart’ta İstanbul’da israf bitsin diye, İstanbul’a bir başka el değsin diye ve Beylikdüzü’ndeki bir büyük başarı hikayesi bütün İstanbul’a yansısın diye oy kullandılar. Ben şimdi İstanbul’u seven, dürüst yürekleri bir kez daha bir hakkı teslim edeceklerine yürekten inanıyorum.”

Gazetecilerin “İYİ Parti ile ittifak ihtimali ortadan tamamen kalktı mı?” sorusuna, “Siyasette hiçbir ihtimal tamamen sıfırlanmaz” diye yanıt veren Özel şunları söyledi: Biz öyle olmaması için çok gayret sarf ettik, üzerimize ne düşerse sarf etmeye devam edeceğiz. Ama İstanbul’un ihtiyacı olan ittifak, adını ittifak koyalım, işbirliği koyalım, parti adları analım, her şeyi söyleyelim, en iyisini bulalım. Şu ismin önüne geçemeyiz. İstanbul’u İstanbul İttifakı kazandı. İstanbul İttifakı’nı İstanbullular kurdular.

Özel, 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nden sonra Ekrem İmamoğlu’nun mazbata töreninde yaşadığı duyguları, “gözyaşlarımı tutamamıştım” diyerek anlattı: Beş yıl önce bu binaya devir teslim töreni için gelmiştik. Uzun süren bir demokrasi nöbetinden sonra, güçlükle alınan bir mazbatadan sonra, daha o zaman yaşanacağını bilmediğimiz bir hazımsızlıktan hemen önceydi. Ben buranın balkonunda Ekrem Başkanın o kalabalığın içinden bu binaya yaklaşmasını izlerken gözyaşlarımı tutamamıştım.

Özel, bir gazetecinin Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun adaylığının neden açıklanmadığı sorusuna şöyle yanıt verdi: “Aydın’ı açıkladığımız gün, Aydın’la aynı ölçekte ve statüdeki illeri de açıklamamız gerekir. Anketler sürüyor 8 şehirde. Sonuçlar geldikten sonra açıklamalar olacak. Sayın Başkan’ı dün öğlen saatlerinde bizzat aradım. ‘Başkanım herhangi bir sorun görünmüyor ama uygun görürseniz İstanbul ve Ankara’yı ayrı açıklamak istiyoruz. Ayrıca Bursa ve Balıkesir’i ayrı açıklamak istiyoruz. Sizi de denk statüdeki illerle birlikte açıklamak istiyorum’ dedim. Başkan da ‘Hiç lafımı olur, aramanıza da gerek yoktu, çok da doğru düşünmüşsünüz’ dedi. Sayın Özlem Çerkezoğlu’nun da onayıyla bu şekilde açıklama yapmayı uygun bulduk.”

İzmir ile ilgili de konuşan Özel, “İzmir için de, diğer büyükşehirler için de memnuniyet anketi yaptırıyoruz. Ortaya koyduğumuz objektif kriterlere göre adaylaşma süreçleri nasıl gerekiyorsa tamamlanacak.”

“Muharrem İnce ile bir araya geleceğiz ve görüşeceğiz”

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce ile görüşüp görüşmeyeceği sorulan Özel, “Bir randevu kararlaştırmadık. Ama bir görüşmeyle ilgili sayın Muharrem İnce, Selanik’e gitmeden önce telefon mesajı üzerinden yazışmıştık. Bir kez daha söylüyorum, Memleket Partisi gibi bir partinin ve partimize hizmet etmiş bir kişinin randevu talebini geri çevirmemiz mümkün değil diye daha önce söylemiştim. Döndükten sonra randevulaşacaktık, birtakım yaşadığımız Meclis’teki acı kayıp, cenazeler gibi bu haftaki takvim içinde yer almadı. Önümüzdeki günlerde sayın Muharrem İnce ile bir araya geleceğiz ve görüşeceğiz” cevabını verdi.

Paylaşın

CHP’de Yeni Taktik Gündemde: Eski İYİ Partililere Adaylık

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça partilerinde çalışmaları hız kazandı. Cumhuriyet Halk Partisi de (CHP) bazı büyükşehirlerde meclis üyesi adaylarını daha önce İYİ Parti’de siyaset yapmış isimlerden seçerek, bu partinin seçmeninin desteğini almaya çalışacak.

CHP Parti Meclisi toplantısında 226 seçim döneminin belirlenmesi ile yerel seçim hazırlıklarına hız verildi. İstanbul’da Ekrem İmamoğlu ile Ankara’da Mansur Yavaş’ı yeniden aday gösteren CHP, Bursa’da 2019 yılında İttifakı’nın adayı olan ancak 47. seçimde kaybeden Mustafa Bozbey, karar dahil yeniden yarışa girdi. Yaklaşık 10 bin oyla kaybedilen Balıkesir’de eski vekil Ahmet Akın’ın bir günde olduğu belirlendi.

İzmir, Aydın, Eskişehir, Adana, Mersin gibi büyükşehirlerde ise gelecek haftalarda açıklanacak. Büyükşehirlerde ilçe adayları henüz belirlenmedi. Önümüzdeki hafta yapılacak Başbakanlık toplantısında 200’ü aşkın yerde adayların ilan edilmesi bekleniyor.

İstanbul ve Ankara’da ilçe belediye başkan adaylarının belirlenmesine yönelik çalışmalar başkanlarla birlikte yapılacak. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş’ın ilçe adaylarının belirlenmesindeki ağırlığının yüksek olacağı belirtiliyor. Bu illerde İYİ Parti’nin de yerel seçimlerde aday çıkaracak olması nedeniyle özellikle belediye meclisi üyelikleri için bu partide siyaset yapmış isimlerine yer vermeniz bekleniyor.

Bursa ve Balıkesir’de ise büyükşehir belediye başkan adayları ile genel merkez, ilçe belediyelerinin adaylarını birlikte belirleyecek. Henüz karar verilmeyen diğer illerde yapılacak fuar yoklamaları, kamuoyu anketleri ve milletvekillerinin hazırladıkları raporlara göre belirlenecek olası adaylar PM’ye sunulacak.

Öte yandan dün akşam Başbakanlık toplantısında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan yeniden aday gösterildi. Özcan, CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirileri nedeniyle partiden ihraç edilmiş, ancak Özgür Özel’in genel başkanları olması sonrasında PM’nin “100. Yıl Affı” olarak kararla yeniden CHP’ye dönmüştü. CHP’nin oylarının düşük olduğu beş kentte adaylar açıklandı.

Bayburt’ta Kubilay Erel, Nevşehir’de Mehmet Bilgin, Karaman’da Recep Sarpçelik, Gümüşhane’de Bedri Ağaç, Elazığ’da Coşkun Çağlar Duran il belediyesi başkan adayı olarak belirlendi. Bu illerden Nevşehir ve Elazığ’da 2019’da İYİ Parti adayı desteklenmişti. Bu illerin dışında 216 ilçe ve beldede adaylar belirlendi.

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Başbakanlık toplantısında ayrıca 23 seçim kapsamlı örgüt denetiminde ön seçim yapma kararı, 58 seçim kapsamlı de örgün denetimde ön seçim yapma yetkisiz olarak karar alındığını söyledi. DW Türkçe’nin edindiği faktörlere göre bu ön seçim, yani faiz yoklaması yapılacak ilçeler arasında Ardahan-Damal, Artvin-Şavşat, Bolu-Kıbrıscık, Giresun-Bulancak, Kastamonu-Abana yer alıyor. Ayrıca Sinop ve Tunceli il merkezinde de hız kesilmesinin yapılması planlanıyor.

Örgütlere ön seçim yetkisi verilen 58 yer arasında da Adıyaman, Afyon, Ağrı, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Çanakkale, Edirne, Elazığ, Çorum, Burdur, Düzce, Gaziantep, Hakkari, Kahramanmaraş, Karaman gibi illerin, ilçe ve beldelerinin yer aldığı öğrenildi.

Hem CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hem de CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun yeniden aday olacağı duyurulmuştu. Ancak Parti Meclisi’nden bu yönde bir karar alınamayacak.

DW Türkçe’den Kıvanç El‘in edindiği bilgilere göre PM toplantısı öncesi Özgür Özel, Çerçioğlu ile bir görüşme yaptı ve adaylığının bu PM’ye sunulmayacağı bilgileri paylaştı. Ancak Çerçioğlu’nun adaylığı ile ilgili bir sorun mevcut olduğu, önümüzdeki hafta adaylığının ilan edildiği belirtiliyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile ilgili olarak anket çalışmaları sürüyor. Bu ilde adaylığın çokluğu nedeniyle sürecin uzun sürdüğü kaydedildi. Soyer ile ilgili olarak ilde tepkilerin olduğu, bu tepkilerin çerçevelerinin iyi bilinenler için ayrıntılı olarak kayıt altına alındığı kaydedildi.

Eskişehir, Adana, Mersin gibi illerde mevcut başkanlarla ilgili bir sorunun mevcut olduğu ancak bu illerin daha sonra açıklanmasının tercih edildiği kaydedildi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in yeniden aday gösterilip gösterilmeyeceği ise netleşmedi. Parti yönetimi için yapılacak anketler, milletvekili raporları bekleniyor.

Kürt oylarının etkin olduğu Adana ve Mersin’de aday belirlenirken AKP-MHP’nin erimesi ile DEM Partisinin kararlarının da görülmek istendiği inceleme yapılıyor.

CHP Genel Başkanı Özel, hafta içerisinde DEM Partisi’ni ziyaret ederek olası iş birliği süreçlerini görüşmüştü. Görüşmede somut örnekler üzerinden büyükşehir, il veya ilçelerde iş birlik elemesi alınmadı. Ancak partilerin kendi iç değerlendirmeleri sonrasında bir masa oluşumu ve burada bu konuların değerlendirilmesi konusunda parti yönetiminin uzlaşı kesilmesi.

Bu nedenle DEM Parti’nin PM toplantısı bekleniyor. Ancak DEM Parti içerisinde CHP ile iş birliğine karşı olan isimler de bulunuyor. Kararın doğrulanması iş birliği görüşmelerinin başlaması durumunda CHP, İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na destek isteyecek. DEM Partisinin CHP’den İstanbul’da mı yoksa Adana veya Mersin’in ilçelerinde mi destekleyeceğine dair netlik bulunmuyor. DEM Parti, bu konu başlıklarını da Parti Meclisi’nde ele alacak.

Paylaşın

Yerel Seçimler: Ekrem İmamoğlu Ve Mansur Yavaş Yeniden Aday

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça partilerin seçim çalışmaları da hız kazandı. CHP, İstanbul için mevcut başkan Ekrem İmamoğlu’nu, Ankara için ise mevcut başkan Mansur Yavaş’ı aday göstermeye karar verdi.

CHP’nin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey ve Balıkesir Büyükşehir Beledyie Başkan Adayı da Ahmet Akın oldu. Öte yandan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan da CHP PM üyelerinin kendisini aday olarak ilan ettiğini duyurdu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Sözcüsü Deniz Yücel kamuoyuna yaptığı açıklamada “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayımız; İstanbul’u AKP’nin talancı belediyecilik anlayışından kurtaran ve halkçı belediyecilik anlayışıyla tanıştıran, Sayın Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız ise, Ankara’yı parsel parsel satanlardan kurtaran, Ankara’yı sosyal belediyecilik anlayışıyla tanıştıran Sn. Mansur Yavaş” dedi.

CHP’nin dördü büyükşehir belediye başkan adayı olmak üzere 227 seçim çevresinde belediye başkan adaylarını belirlediğini söyleyen Yücel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Mustafa Bozbey ve Balıkesir Büyükşehir Beledyie Başkan Adayının da Ahmet Akın olduğunu belirtti.

“Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, 2019’dan bu yana Türkiye’nin yarısını sosyal belediyecilik anlayışıyla tanıştırdık. Türkiye’nin yarısı CHP’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla yönetilmektedir” diyen Yücel “Belediyelerimiz geçtiğimiz 4 yılda başta pandemi olmak üzere deprem, sel gibi doğal afet süreçlerinde, halkımızın yanında olmuştur. Vatandaşımızın ihtiyaç ve taleplerini yüksek organizasyon yetenekleriyle hızlı bir şekilde karşılamışlardır. İnanıyoruz ki 31 Mart seçimlerinde insan odaklı politikalarımızla vatandaşımıza, sıcak bir el uzatan belediyelerimizin sayısını arttıracağız” ifadelerini kullandı.

CHP’nin Bolu Belediye Başkan Adayı Tanju Özcan oldu. Özcan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada CHP kadrolarına teşekkür ederek “Selam olsun, Atatürkçü yurtseverlere, ulus devletin teminatı Türk milliyetçilerine” ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, mevcut İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yeniden aday gösterilmesini şu ifadelerle değerlendirdi:

“16 Milyon İstanbullunun Başkanı Ekrem İmamoğlu, Parti Meclisimizin oy birliğiyle aldığı kararla 31 Mart 2024 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak belirlenmiştir. Adil, yeşil, yaratıcı İstanbul vizyonumuzu, meclis çoğunluğunu da sağlayarak pekiştireceğiz. Mutlaka Kazanacağız!”

Paylaşın

CHP’den DEM Parti’ye Ziyaret: Diyalog Ve Müzakere Vurgusu

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile görüşen CHP Lideri Özgür Özel, “Biz bu diyaloğun, bu görüşmenin Türkiye demokrasisine çok önemli katkılar sağlayacağını düşünüyoruz. Ben bir kez daha kendilerine ve Dem Genel Merkezi’nde bizleri ağırlayan hem tüm siyasilere hem de emekçilere Cumhuriyet Halk Partisi adına teşekkür ediyorum” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bugün genel merkezimizde CHP genel başkanı sayın Özgür Özel ve heyetini karşıladık. Çok verimli bir görüşme oldu. Başta ekonomik kriz olmak üzere demokrasi, Kürt meselesi, kayyumlar ve çevre gibi Türkiye’nin yaşamış olduğu meseleleri konuştuk” ifadelerini kullanırken, Tülay Hatimoğulları ise, “Demokrasiye model olması gereken siyasi partilerin sorunlara dair konuşmasını, diyalog yolunun açık olmasını özlemiştik” dedi. Hatimoğulları, “Çözüm kanallarının açık olacağını ümit ediyoruz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile DEM Parti Genel Merkezi’nde bir araya geldi. CHP heyetini, DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcıları Özlem Gündüz ile Mehmet Rüştü Tiryaki karşıladı.

Toplantı sonrası genel başkanlar ortak açıklama yaptı. Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre; İlk olarak söz alan DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, Özel ile gerçekleştirilen görüşmede Türkiye’nin içerisinde bulunduğu ekonomik, siyasal ve toplumsal boyutları olan çoklu krizler ve bu krizlerin çözümü üzerine istişarelerde bulunduklarını söyledi.

Tuncer Bakırhan, “Siz de bilirsiniz partimizin sürekli dile getirdiği bir şey var: Muhalefet, siyasi partiler sorunları diyalogla, müzakereyle çözer. Bu kadar yoğun sorun yaşadığımız bu süreçte, muhalefet partilerinin daha fazla müzakere ve diyaloga ihtiyacı var. Umarım önümüzdeki günlerde de Türkiye’de bulunan siyasi partiler diyalog ve müzakere sürecini büyüterek devam ettirirler. Biz kendilerine hoş geldiniz diyoruz” dedi.

CHP Lideri Özgür Özel ise, “Dem Partisi’ni Genel merkezinde ziyaret ettik. Daha önce Meclis’te görev yaptığım her aşamada da şunu vurgulamıştım; siyasi partilerin arasındaki diyalog hem o ülkenin demokrasisi açısından hem o parlamentonun üretkenliği açısından hem de o ülkedeki toplumsal barış açısından en önemli temel taşlardan biridir. Bu olmazsa olmaz. Biz kurultayımızı yaptık. Kurultayımızı yaptıktan sonra Sayın Eş Genel Başkanlarım arayarak kutlamışlardı. Sonra takvime baktığımda onlar da bizden hemen önce kurultaylarını yapmışlardı.

Bizim kurultay yoğunluğumuz için de bir hayırlı olsun ziyareti gerçekleşmemişti. Ben bugün heyetimizle birlikte o ziyareti gerçekleştirdim.Tabi görevlerinde başarılar diledik, karşılıklı bu başarı dileklerini ifade ettik. Sayın Eş Genel Başkanın da ifade ettiği gibi bir araya gelmişken yapmamız gereken bir şeyi yaptık; Türkiye’yi değerlendirdik, dünyayı değerlendirdik ve önümüzdeki süreci değerlendirdik. Çok verimli, çok yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiğimizi ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı.

Görüşmelerin devam edeceğini söyleyen Özel, “Biz bu diyaloğun, bu görüşmenin Türkiye demokrasisine çok önemli katkılar sağlayacağını düşünüyoruz. Ben bir kez daha kendilerine ve Dem Genel Merkezi’nde bizleri ağırlayan hem tüm siyasilere hem de emekçilere Cumhuriyet Halk Partisi adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Özel’den sonra kısa bir açıklama da DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları yaptı. Tüşlay Hatimoğulları, şunları söyledi: “Gerçekten demokrasiye model olması gereken, Türkiye’deki bütün siyasi partilerin esasen Türkiye’nin sorunlarını görüşmek ve konuşmak üzere ve hep birlikte çözüm üretmek üzere diyalog yolunun açık olması özlediğimiz bir şeydir. Ne yazık ki Türkiye tarihine dönüp baktığımızda, bu konuda siyasi partilerin tarihi çok zengin deneyimlere sahip değil.  Ümit ediyoruz ki biz böylesi bir tabloyu hep birlikte Türkiye’deki bütün siyasi partiler ve Türkiye’deki demokrasi gücünün vicdanı olan yapılarla birlikte yol alırız.”

Paylaşın

Özel’den ‘İYİ Parti’ Açıklaması: Umudumu Kaybetmiş Değilim

“İş birliği” teklifini reddeden İYİ Parti’ye ilişkin konuşan CHP Lideri Özel, “Türkiye bizden fedakârlık, iş birliği bekliyor o açıdan ben bir umut bekledim hala daha da umudumu kaybetmiş değilim. İttifak o geniş kapsamda olmaz ama yerele yetki verebilirim” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın adaylığına ilişkin de konuşan Özgür Özel, “İmamoğlu ve Yavaş’ın aday olması yönünde benim bir iradem var. Resmileşmesi için prosedörü tamamlayacağız. Parti meclisine teklif edilecek, oylanacak” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Az Önce Konuştum programında Candaş Tolga Işık’ın sorularını yanıtladı. Özgür Özel’in açıklamalarından satır başları:

“Muharrem Başkan ile telefon mesajlaşması yaptık. Ekrem Başkandan randevu istemiş. Bizim Ekrem Başkanla ilişkimiz, birbirimizin bilmesi gereken ne varsa birbirimize söylüyoruz. Ekrem Başkan ‘İnce randevu istiyor’ deyince ‘Ben de siz kamu görevlisisiniz, mutlaka konuşacağı önemli şeyler vardır’ dedim.

İmamoğlu ve Yavaş’ın aday olması yönünde benim bir iradem var. Resmileşmesi için prosedörü tamamlayacağız. Parti meclisine teklif edilecek, oylanacak.

İzmir meselesini Ekrem Bey de söyledi. Ben bir partinin genel başkanına başka bir partinin genel başkanının belediye başkanlığı teklif etmesini saygısızlık olarak görürüm. Muharrem Bey’in de böyle bir talebi olduğu düşünmüyorum. Bu tartışma ne maksatla yapıldı, bilmiyorum.

Partinin partiye katılması başka bir prosedür. Bir siyasi parti ben varlığımı sonlandırıyorum, kendimi yakın hissettiğim partiye dönme iradem var derse ben bu niyet beyan edilir ve geri kalanlar konuşulur. Partinin kapıları ardına kadar açık. Geleceğim diyene seni istemeyiz demeyiz.

Kılıçdaroğlu, yerel seçimle ilgili 3 ismi açıklamıştı. Partinin üç değerinin sokakta karşılığı olduğunu görüyorum. Bu şerh ile söyledim. Seçilmemiş bir kurulun yetkilerini kullanmak istemem. Ben olumlu görüş bildirim. Ümit ediyorum ve kuvvetle görüyorum ki 3 isme karşı çıkan olmaz. Orada hiçbir şüphem yok.”

“Umudumu kaybetmiş değilim”

“İYİ Parti ile ittifak talebiniz reddedildi ne hissediyorsunuz” sorusuna Özel, “Gayet iyi hissediyorum, ben üstüme düşeni yaptım. Türkiye bizden fedakârlık, iş birliği bekliyor o açıdan ben bir umut bekledim hala daha da umudumu kaybetmiş değilim. İttifak o geniş kapsamda olmaz ama yerele yetki verebilirim” şeklinde cevap verdi.

Paylaşın

CHP Lideri Özer: Kendinden Ümidi Kesmiş Bir İktidarla Karşı Karşıyayız

TBMM Genel Kurulu’nda bütçe üzerinden konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “Adalet ve Kalkınma Partisi Cumhuriyet’in ilk yüzyılının ilk 25 yılında ve neredeyse son çeyreğinde neredeyse bütün bütçeleri yaptı. Ve parti bu bütçeleri yaparken özellikle şu hedefi ortaya koyuyordu” dedi ve ekledi:

“Biz Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyanın en güçlü 10 ekonomisi içine sokacağız. Üzülerek söylüyorum ki bu bütçe milli ekonomiyi güçlendiren bütçeleri örnek almak yerine son 20 yıldaki yoksullaştıran, işsizleştiren, emeği ucuz iş gücü haline getiren, gelir adaletsizliğini büyüten, enflasyonla mücadele yeterliliği göstermeyen bütçelerin bir tekrarı. Elbette burada kürsüye 14 gün boyunca çıkacak ve bu bütçeyi destekleyecek hatipler olacak.

O hatiplerin önemli argümanlarından bir tanesi de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlarında 21 senede 540 milyar dolar kamu yatırımı yapılmış olması olacak. Matematiksel büyüklüğe baktığınızda çağrıştırdığı ile gerçekten önerilecek bir durum. Türkiye’de 7 bölgeye dağılmış 10 binlerce fabrikanın, büyük atölyelerin, istihdam ve katma değer yaratan, çağ yaratan yatırımların olduğu, ulaşım altyapısının çözüldüğü, hiçbir vatandaşın açlık sırında yaşamadığı, her türlü afete dirençli ketler haline geldiği bir ülke beklenir.”

Özgür Özel konuşmasının devamında, “Dünyanın 20 yıl gerisinde teknoloji hamlelerle övünmek yerine yüksek katma değerli, inovasyona dayanan örneğin yerli ve milli çipimizi üretip ihraç edebildiğimiz, tüm ihtiyacımızı kazandığımız bir sürece katkı sağlasaydık keşke. Ama bunların hiçbirisinin ortada olmadığını ve bu bütçenin de böyle bir vizyon taşımadığını hep birlikte görüyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde hızla ortaya koyduğu 10 ekonomi içine girmek… Ne zaman? 2023’te. Bütçe konuşuyoruz, 2023’deyiz.

Hedef ilk 10 ekonomi içine girmekken bu ülkenin ilk 20 ekonomi içinde tutunmaya çalıştığı bir süreci yaşıyoruz. Türkiye’nin 78. sırada olan kişi başına milli geliri ilk 50’ye taşımayı hedeflerken bugün 78. sıraya gerilediğimizi, burada acımasızca eleştirdikleri ve Türkiye’nin en kötü ekonomi diye ifade ettikleri üçlü koalisyon kişi başı milli gelirde seviyeyi 74’te bırakmışken bu arkadaşlar 78. sıraya gerilettikleri ülkede bugün bütçe sunumu yaptılar. Burada görülen bir gerçek var. 10 yıl önce konan 2023 hedefleri bugün 2053’e hatta belki 2071 yılına referans gösterilecek kadar kendinden de ümidi kesmiş bir iktidarla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen bütçe üzerinde konuştu. Özel’in konuşması şöyle: “Bütçe görüşmeleri hem bu meclis açısından hem hangi mecliste görüşülüyor olursa olsun son derece önemli. Teknik tarafı olan ama bir yandan da bir ritüeli olan bir yandan rakamların konuşulduğu, ekonomik göstergelerin tartışıldığı ama diğer yandan ülkenin politikasının tamamının değerlendirildiği, tarımdan savunma sanayisine, milli eğitim politikalarından çevre politikalarına kadar tüm bir siyasetin hep birlikte tartışıldığı çok önemli müzakerelerdir.

Bütçe konuşmaları elbette o günün hararetini barındırırlar ama tutanakta yerlerini alıp da yıllar ve on yıllar sonra da incelenecek metinler oldukları için geleceğe de söz söylüyor olmaları gerekir. Bu anlamda da cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk bütçesini yapıyor ve bu bütçe üzerinde konuşuyor, tam 14 gün için bütçe üzerinde müzakere yapacak olmak bambaşka bir sorumluluk.

Buradan 2024 yılı bütçesini görüşeceğiz ve 2022 yılının kesin hesabını tartışacağız. Parlamentoda 335 arkadaşımız ilk kez bütçe yapmanın heyecanını yaşıyorlar. Daha önce 265 arkadaşımızla 5 kez birlikte bütçeleri tartışmıştık. Parlamento ile bütçe, bütçe hakkı ve egemenliği kullanılmasıyla bütçe hakkının kullanımı arasında varoluşsal bir ilişki var. birbirinden ayrılmaz iki haktan bahsediyoruz. Bütçe hakkı yani gelirleri, kamu harcamalarını ve giderleri belirleme açısından son derece önemli ve kıymetli bir hak. Giderleri belirleyecek, onaylayacak ve denetleyecek, gelirlere karar vereceğiz. Bütçe hakkı dediğimiz, devletin vergileri toplayan sağ eli ile hizmeti yapan sol elinin dengesinin kurulması. hep beraber iki hafta boyunca bu dengeyi konuşacak ve tartışacağız.

1689 Haklar Beyannamesi’nde artık bütçelerin bir yıllığına yapılması, toplanacak paraların ve yapılacak hizmetlerin yazılı olarak verilmesi ve bu konuda vergi vereceklerin ve hizmeti alacakların rızasının açıkça alınması yani bugün yaptığımız bütçeye benzer bütçelerin yapılması söz konusu oldu. Bunun en önemli kazanımlardan biri olduğu konusunda anayasacıların hiçbir şüphesi yok.

Bunlar yaşanırken bu topraklarda Avrupa ve dünyadan çok gecikmeli olarak 1808 yılında Sened-i İttifak padişah ile ayanlar arasında padişahın yetkilerinin kısıtlanmasına doğru bir adım atılabileceğinin beyanı demokrasi tarihimiz açısında hemen sonuç doğurmayacak olsa da ilk adım anayasalaşma süreci, anayasa sahibi olma süreci için kritik bir ilk adım gerçekleştirildi. Ardından 1876 Meclis-i Mebusan ile birlikte bütçe hakkı elde edildi ama 3 ay sonra kapanan Meclis 33 yıl boyunca kapalı kalacağı için bütçe hakkı, gensoru, güven oyu hakkı ancak 2. Meşrutiyet ile birlikte 1908 yılına kadar beklenerek kullanılabilir hale geldi. Ancak hiç şüphe yok Sened-i İttifak’ın önemi hakkında hiç şüphe yok. Bizim gibiler Sened-i İttifaktan övünerek bahsediyor.

2009 yılıydı. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin sayın Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan çıktı ve dedi ki bu millet 200 yıldır istikamette yatıyor. 200 yıl geriye gidince karşımıza Sened-i İttifak geldi. Tek adamın yetkilerinin ilk kez tartışılması… Tek adam rejiminden demokrasiye geçiş konusunda Erdoğan’ın bir itiraz yaptığını burada kayda geçirmek isterim.

Benzer bir yaklaşım da TBMM Genel Başkanımız sıcak tartışmaların içine girmemesi gerekiyor olsa da kendisinin partinin genel başkan vekilliğini yaptığı sırada sahiplendiği bir tanımlamayı da hatırlatarak sözlerimi biraz daha açmak isterim. Numan Kurtulmuş şöyle der; “Genç Türkler’den başlayıp bugünkü CHP’ye kadar gelen bir siyasi akım ve onun karşısında her aşamada 150 yıldır onlarla karşı karşıya gelmiş ikinci bir siyasi akım var.

Türkiye’de iki ana yol var. Biri Genç Türkler’den CHP’ye giden biri de bizi yolumuzdur” der. Bunu bir kez, iki kez değil. Görevi icabı Anadolu’nun dört bir tarafından tekrarladı. Biz bu karşıtlıklar üzerinden bir siyaset örmeye bugün için pratik bir fayda yüklemesek de Numan Bey’in rotaya koyduğu bu iki yolun nereden başlayıp nelerle karşılaşıp nereye vardığını da hatırlamak gerekiyor.

Örneğin biz Anayasa’yı ve Meclis’i savunan yoluz. Diğer yol Meclis’i 33 yıl kapalı tutan yoldur. Biz 2. Meşrutiyet için canını ortaya koyan yoluz. Diğer yol Damat Ferit hükümetini ortaya koyan yoldur. Biz Sevr’i yırtıp atıp Lozan’ı imzalayan yoluz diğer yol Sevr’i imzalayanların yoludur. Biri İstanbul fetvasıyla Mustafa Kemal ve arkadaşlarına idam isteyenlerin yoludur. Diğeri Ankara fetvasıyla milli mücadeleyi sahiplenenlerin yoludur. Biri milli mücadele aleyhinde bildiri yayınlayıp İngiliz uçaklarından attıran İskilipli Atıf’ın yoludur.

“Bizim yolumuz 6. filoyu denize dökenlerin yoludur”

Diğeri Ankara Müftüsü, milli mücadeleye destek olan Rıfat Börekçi’nin yoludur. Biri altıncı filo gelince ona karşı direnen solcu öğrencilerin karşısına dikilenlerin yoludur. Bizim yolumuz 6. filoyu denize dökenlerin yoludur. Bizim yolumuz meşrutiyetler ilan eder, meclis kurar, tek adamın yetkilerini meclise verir. Diğer yol 16 Nisan rejime kasteden Anayasa değişikliği ile bu Meclis’in elinden gensoruyu, güven oyunu alır, Meclis’in yetkilerini saraya devreden yoldur.

Bugün bu tartışmanın Türk demokrasi tarihi açısından 200 yıllık, dünya demokrasi tarihi açısında 800 yıllık kazanımlardan dramatik bir geri gidişe itiraz olduğunu tespit etmek isterim. Tutanaklar önünde bu itirazı kayda geçirmek isterim ve hatırlatmak isterim ki cumhuriyetin ilk çeyreğinde cumhuriyetin ilk bütçelerini CHP yaptı. CHP’nin cumhuriyetin kurucu kadroları devleti gerçek anlamda güçlendirmenin en temel yolunun güçlü ve milli bir ekonomi yaratmak, toplumun refahını yükseltmek olduğunu gayet iyi biliyorlardı. 1923’te İzmir İktisat Kongresi’ni toplayarak başladılar. Toplumun tüm paydaşlarını kongreye dahil ettiler.

Alınan kararlar ışığında ülkede sermayenin çok kıt olmasına rağmen önce ulaşım altyapısını oluşturdular. Temel ihtiyaçların üretimi için fabrikalar, bankalar, ekonomik teşekküller kurdular. İşte bu öngörülü ve kararlı akım dünya ekonomik krizine anında ve doğru tepki verecek erken cumhuriyetin kazanımlarını korumayı başarıyordu. Hepimizin gururla söylediği demir ağlarla örülen memleket, okuma yazma seferberliği ile her genç yaştan yaratılan nüfus, üretime dayalı bir ekonomi ile ülkemizi hızla kalkındırdı. Türkiye Ekonomisi 15 yılda tam yüzde 196 büyüdü.

Türkiye ekonomi kurucu kadroların feraseti ve öngörüsüyle ülkemiz ikinci Dünya Savaşı’nın dışında kalmayı, bir büyük yıkımdan ve belki toprak kayıplarından ama bir yanda oluşan milli bakiyenin de ortadan kalmasından genç cumhuriyeti koruyordu. Savaş oldu ve savaşın taraflarından askeri olarak kazananlar oldu ama ekonomik yıkım büyüktü. Bu yıkım sırasında birileri hızla kalkınmaya, yaraları sarmaya, sanayileşmeye ve bilime, akılcı kalkınma programlarına sarılırken maalesef o dönemden itibaren artık Türkiye devrimcilik ülkesinin de ruhuyla büyük bir seferberlikle hem iktisadi hem insani hem siyasi hem sosyal alandaki CHP’nin yaptığı devrimlerden ve yaptığı bütçelerden mahrum kalacaktı.

Cumhuriyetin ilk yüzyılının ilk çeyreğindeki bu büyük atılımdan sonra CHP tek başına bütçe yapmak, milli ekonomi yaratmak, bu değerleri savunmak, bu anlayışla yol yürüme imkanından mahrum kalacaktı. Cumhuriyetin ilk yüzyılının neredeyse son çeyreğinde Adalet ve Kalkınma Partisi tek başına iktidardaydı ve parti bu dönemde tek başına iktidarın imkanları ile Türkiye’nin on büyük… Arkadaşlar rica ederim. Bu metinden ve içerikten rahatsız olan Varank’ın bu tavrı takınmasını eski hallerinden hatırlamıyor musunuz?

Adalet ve Kalkınma Partisi cumhuriyetin ilk yüzyılının ilk 25 yılında ve neredeyse son çeyreğinde neredeyse bütün bütçeleri yaptı. Ve parti bu bütçeleri yaparken özellikle şu hedefi ortaya koyuyordu: “Biz Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyanın en güçlü 10 ekonomisi içine sokacağız.” Üzülerek söylüyorum ki bu bütçe milli ekonomiyi güçlendiren bütçeleri örnek almak yerine son 20 yıldaki yoksullaştıran, işsizleştiren, emeği ucuz iş gücü haline getiren, gelir adaletsizliğini büyüten, enflasyonla mücadele yeterliliği göstermeyen bütçelerin bir tekrarı.

Elbette burada kürsüye 14 gün boyunca çıkacak ve bu bütçeyi destekleyecek hatipler olacak. O hatiplerin önemli argümanlarından bir tanesi de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlarında 21 senede 540 milyar dolar kamu yatırımı yapılmış olması olacak. Matematiksel büyüklüğe baktığınızda gerçekten önerilecek bir durum. Türkiye’de 7 bölgeye dağılmış 10 binlerce fabrikanın, büyük atölyelerin, istihdam ve katma değer yaratan, çağ yaratan yatırımların olduğu, ulaşım altyapısının çözüldüğü, hiçbir vatandaşın açlık sırında yaşamadığı, her türlü afete dirençli ketler haline geldiği bir ülke beklenir.

Dünyanın 20 yıl gerisinde teknoloji hamlelerle övünmek yerine yüksek katma değerli, inovasyona dayanan örneğin yerli ve milli çipimizi üretip ihraç edebildiğimiz, tüm ihtiyacımızı kazandığımız bir sürece katkı sağlasaydık keşke. Ama bunların hiçbirisinin ortada olmadığını ve bu bütçenin de böyle bir vizyon taşımadığını hep birlikte görüyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde hızla ortaya koyduğu 10 ekonomi içine girmek… Ne zaman? 2023’te. Bütçe konuşuyoruz, 2023’deyiz. Hedef ilk 10 ekonomi içine girmekken bu ülkenin ilk 20 ekonomi içinde tutunmaya çalıştığı bir süreci yaşıyoruz.

“Kendinden de ümidi kesmiş bir iktidarla karşı karşıyayız”

Türkiye’nin 74. sırada olan kişi başına milli gelirini ilk 50’ye taşımayı hedeflerken bugün 78. sıraya gerilediğimizi, burada acımasızca eleştirdikleri ve Türkiye’nin en kötü ekonomi diye ifade ettikleri üçlü koalisyon kişi başı milli gelirde seviyeyi 74’te bırakmışken bu arkadaşlar 78. sıraya gerilettikleri ülkede bugün bütçe sunumu yaptılar. Burada görülen bir gerçek var. 10 yıl önce konan 2023 hedefleri bugün 2053’e hatta belki 2071 yılına referans gösterilecek kadar kendinden de ümidi kesmiş bir iktidarla karşı karşıyayız.

Pandemiyi yaşadık. Bütün dünya pandemi ile büyük bir sağlık tehdidi ile yüzleşti. Bundan sonra da böyle tehditlerin olacağı hatta bu yüzyılın pandemiler yüzyılı olacağını dünyadaki çok sayıda bilim insanının ortaklaştığı bir kabul. Hükümet buna karşı biyoteknoloji ve medikal teknolojiye selektif yatırımlar yapması gerekirdi, yapmadı. Rusya-Ukrayna savaşı dünyayı büyük bir enerji ve gıda kriziyle karşı karşıya bıraktı. Enerji ve gıda güvenliğine yönelik stratejik yatırımların yapılması beklenirdi, yapılmadı.

10 binlerce yurttaşımızın hayatını kaybettiği bir deprem yaşadık. Bundan ders almak; hızlı, kararlı, bilimsel adımlar atmak gerekirdi. Seçime endeksli bir yüzyıl vardı. Hatay raporunun ortaya koyduğu rakamda depremden etkilenen 10 ilde her 10 kişiden 9’unun barınma sorunuyla karşı karşıya olacağı vardı. Bir yıl içinde evlerine ulaşmak isteyenler bize oy versin diyenlerin oy aldıkları kişilerden 10 kişiden 9’una devlet sözünü yerde bırakarak hepimizi mahcup ettiklerinin de altını çizmek isterim.

Dirençli kentler için doğru adımlar atılmadı. Sosyal devleti savunan, yaşam hakkını her alanında sahiplenen bir siyasi parti olarak gıda, sağlık, barınma, enerji krizine çözüm üreten bir bütçeyi görmek, incelemek istedik ama böyle bir bütçe Meclis’e sunulmadı.

2024 bütçesi cumhuriyetin 2. yüzyılının ilk bütçesi olmasının öneminin yanından 6 Şubat yıkımından sonra ilk kez yapılan yıllık bir bütçe olmanın sorumluluğunu da taşımaktadır. Bu bütçe cumhuriyetin ilk yüzyılının ilk çeyreğindeki gibi bir bütçe olsa bizi kıskanan Almanya’nın durumuna benzer bir durumda oluruz…..”

CHP Lideri Özgür Özel’in konuşması sırasında sık sık sesini yükselten eski bakan ve AKP Milletvekili Mustafa Varank’a CHP’liler tepki gösterdi. Özel’in “Arkadaşlar rica ederim. Bu metinden ve içerikten rahatsız olan Varank’ın bu tavrı takınmasını eski hallerinden hatırlamıyor musunuz?” diyen Özgür Özel’e Mustafa Varank, “Ben hep aynıydım ama sen çok değiştin. Hançercileri biliyoruz. Gayet saygılıyım” dedi.

Paylaşın

HEDEP’li Doğan’dan CHP’li Fırat’a Sert Tepki: Gizli Protokol Bizim İşimiz Değil

CHP’li Ali Haydar Fırat’ın “AKP ile HEDEP arasında pazarlıklar yapıldığını biliyoruz. İstanbul’da aday çıkartmaları için görüşmeleri var” sözlerine tepki gösteren HEDEP Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Gizli protokol yapmak bizim işimiz değil” dedi.

Haber Merkezi / Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 28 Mayıs seçimleri öncesi gizli bir protokol imzalamıştı. Özdağ’ın yakın zamanda sosyal medya hesabından gizli protokolü paylaşmıştı. Protokole göre, Zafer Partisi’ne 3 bakanlık ile belirlenen bakan yardımcılıkları veriliyor ve atamalar Özdağ ile yapılıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi (PM) üyesi Ali Haydar Fırat, Gazeteci Nevşim Mengü’nün YouTube’daki programında, “AKP ile HEDEP arasında pazarlıklar yapıldığını biliyoruz, İstanbul’da aday çıkartmaları için görüşmeleri var. Antalya ve Mersin’de de var. İktidar tarafından kayyım meselesinin de pazarlık konusu yapıldığının… İktidar bunu bir sopa olarak kullanıyor. Bu siyaset değil bu rezillik!” ifadelerini kullandı.

Ali Haydar Fırat’ın sözlerini sosyal medya hesabından paylaşan HEDEP SÖzcüsü Ayşegül Doğan şu ifadeleri kullandı:

“On yıllardır hukuk siyasetin sopası olamaz, olmamalıdır diyoruz. Ağır bedellerle, buna karşı özgürlük, eşitlik, adalet ve barış mücadelesi veriyoruz. Size tavsiyem, iddia dahi olamayacak bu spekülatif, algı yaratmaya dönük yorumlarınızı yapmadan önce, eski gazeteci, yeni siyasetçi olarak olası kaynaklarınıza dikkat etmenizdir. Aksi takdirde yalan haber yaymaktan en hafif deyimiyle mahcup olabilirsiniz! Yeri gelmişken hatırlatayım, “gizli protokol”yapmak bizim işimiz değil!”

Paylaşın

Yerel Seçimler: Ekrem İmamoğlu’nun 6 Avantajı

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça partilerin ve ittifakların seçim çalışmaları da hız kazandı. İktidardan muhalefete tüm siyasi partilerin gözü İstanbul’da.

2019 yerel seçimlerinde muhalefet partilerinin ittifakıyla kazanılan İstanbul’da bu kez İYİ Parti kendi adayını çıkaracak. HEDEP’in (Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi) eğilimi de aday çıkarma yönünde. Böyle bir tabloda “Ekrem İmamoğlu yeniden kazanabilir mi” diye soruluyor.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yakın çalışma ekibine göre bu mümkün. İstanbul’da bir şehir ittifakı yaratıldığını ve seçim sürecinde bunun geliştirilebileceğini söyleyen partililere göre İmamoğlu’nun bir dizi avantajı var. Bu avantajlar şöyle sıralanıyor:

1) Ekrem İmamoğlu mevcut belediye başkanı olarak yarışa bir adım önde başlıyor.

2) Anketler İYİ Partililerin yüzde 63’ünün CHP ile ittifaktan yana olduğunu gösteriyor. Ekrem Bey’e destek daha fazla. İYİ Parti adayı büyük etki yaratmaz.

3) İstanbul’daki Kürt seçmende Demirtaş etkisi kuvvetli. Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’ın adaylığı konuşuluyor. Demirtaş ile denk düşecek bir isim aday olmazsa İmamoğlu Kürt seçmenden aldığı oyu büyük ölçüde koruyabilir.

4) AK Parti’nin en geniş seçmen kitlesi yoksullar. İmamoğlu 5 yıllık görev süresince bu konuda iyi bir sınav verdi. Hem ihtiyaç sahiplerine yardım bütçesi artırıldı hem de partizan davranılmadı. İmamoğlu İstanbul’da yoksullardan, AK Parti seçmeninden önceki seçime göre çok daha fazla oy alacak.

5) Cumhurbaşkanlığı seçimi ülke genelinde 52-48 Erdoğan lehine bitti ama İstanbul’da Kılıçdaroğlu 4 puan öndeydi. 16 Nisan referandumundan yana devam eden bu tablo da İmamoğlu için bir avantaj.

6) AK Parti’nin konuşulan adayları Murat Kurum, Adil Karaismailoğlu ya da Tevfik Göksu gibi isimler ne partilerinde ne de seçmen nezdinde heyecan yaratıyor. Hiçbirinin CHP, HEDEP’ten oy alma potansiyeli yok. Ama iyi bir seçim süreci yönetilirse İmamoğlu AK Partililerin yanı sıra MHP seçmeninden de oy alabilir.

CHP’den İstanbul’a çıkarma

Öte yandan CHP geçtiğimiz hafta yerel seçim çalışmaları kapsamında 100 milletvekiline 68 ilde çalışma yaptırdı. 2-3’lü heyetler halinde yapılan çalışmada esnaf, vatandaş buluşmaları yapıldı, aday adayları dinlendi.

Milletvekillerinin hazırlayacakları raporlar MYK ve PM’nin aday belirleme sürecine yardımcı olacak. Kalan iller için de önümüzdeki günlerde yeni yeni heyetler görevlendirilecek. Her biri yüzbinlerce nüfus barındıran 39 ilçeli İstanbul içinse tam bir çıkarma yapılacak.

İstanbul’a aralarında Parti Meclisi üyelerinin de bulunduğu yaklaşık 40 kişiden oluşan bir milletvekili grubunun görevlendirilmesi bekleniyor. Aynı şekilde CHP’li çok sayıda belediye bulunan İzmir için de geniş bir grup görevlendirilecek.

Paylaşın