Siirt: Kanyamira Çeşmesi

Kanyamira Çeşmesi; Siirt’in Baykan İlçesi, Çevrimtepe Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Çeşme, köyün girişinde, bahçelerin arasında yer almaktadır. Günümüzde de kullanılan yapı güneyden kayalara yaslanmış olup, dıştan 7.00 x 4.70 m. ölçüsündedir. Yapı üzerinde kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığını gösteren herhangi bir kitabe bulunmamaktadır.

Ancak plan, malzeme ve inşa tekniğinden hareketle çeşme Osmanlı devrinde XVIII. yy’da yapılmış olmalıdır. Kuzey-güney doğrultusunda uzanan iki bölümlü çeşmenin su haznesi günümüzde kapalı durumdadır.

Diğer kısım ise doğu batı doğrultusunda uzanan ve düzgün olmayan dörtgen planlı olup, üzeri de aynı yöndeki sivri beşik tonozla örtülüdür. Yerde, ortada suyun akması için yapılmış bir kanal ile kuzeyinde sadece beden duvarı seviyesinde yükselen bir duvar görülmektedir.

Paylaşın

Siirt: Çarpiran Köprüleri

Çarpiran Köprüleri; Siirt’in Baykan İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Her iki köprüde Bitlis-Baykan karayolunun kenarında Bitlis Çayı üzerindedir. I. Köprü 6 gözlü olup doğu-batı doğrultusunda uzanmakta ve 74.50 x 4.50 m ölçülerindedir.

Meyilli bir arazi üzerindeki köprü, iki renkli kesme taş malzemeden yapılmıştır. Köprünün ayakları farklı ölçülerdedir.

Oldukça harap olan köprünün restorasyon çalışmaları tamamlanarak kullanıma açılmıştır. Günümüzde kullanılmaktadır.

Birinci köprünün doğusunda Bitlis Çayı’na dökülen, kısmen kurumuş olan bir derenin üzerinde II. Köprü yer alır.

Tek gözlü ve 26.00 x 5.30 m. ölçülerindeki yapı, iki renkli düzgün kesme taş malzemeden yapılmıştır.

Geniş ayaklara oturan ve sivri kemere sahip köprünün restorasyon çalışmaları tamamlanarak kullanıma açılmıştır. Günümüzde kullanılmaktadır.

Paylaşın

Siirt: Şeyh Ali Türbesi

Şeyh Ali Türbesi; Siirt’in Baykan İlçesi, Çevrimtepe Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Köylülerin “Ziyaret-i Şeyh Ali” diye isimlendirdikleri mezarlık içinde yer almaktadır. Tamamen sağlam olan yapı, kuzey – güney doğrultusunda uzanan 13.65 x 9.80 m ebatlarında düzgün dikdörtgen planlı, dört mekandan oluşmaktadır. Türbenin üzerinde kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığını gösteren herhangi bir kitabe yoktur.

Ancak mezar taşlarından 1091/1680 tarihinde vefat eden Fatma Hanım, 1102/1690 tarihinde ölen ve türbenin adlandırılmasına sebep olan Şeyh Şerafeddin oğlu Şeyh Ali’nin ölüm tarihleri dikkate alındığında türbe Osmanlı devrinde XVII. yüzyılda inşaa edilmiş olmalıdır. Kuzey-güney doğrultusunda uzanan düzgün dikdörtgen planlı ve üzeri yine aynı doğrultuda uzanan sivri beşik tonozlu eyvana ulaşılmaktadır.

Eyvanda yerden yükseltilmiş dikdörtgen bir platform üzerinde dört adet baş ve ayak taşları bulunan sandukalı mezar yer almaktadır. Eyvanın kuzeyindeki bir kapı açıklığıyla ikinci mekana girilmektedir. Bu kısım da kuzey-güney doğrultusunda uzanan düzgün olmayan dörtgen planlı olup üzeri aynı doğrultuda uzanan sivri beşik tonoz örtülüdür.

İçinde iki tane baş ve ayak şahidesi olan sandukalı mezar vardır. Eyvanın batı duvarındaki bir kapıyla eyvanla
aynı büyüklükteki üçüncü kısma geçilir. Bu mekan kuzey-güney doğrultusunda uzanan düzgün dikdörtgen planlı olup üzeri aynı yönde uzanan sivri beşik tonoz örtülüdür.

Burada yerden yükseltilmiş dikdörtgen bir platform üzerinde baş ve ayak şahideleri mevcut sandukalı üç tane mezar bulunmaktadır. Güney duvarında ortada yarım daire planlı ve sivri kemerli mihrap nişi yer almaktadır. Kuzey duvarının ortasındaki giriş açıklığıyla, kuzey-güney doğrultusunda uzanan düzgün dikdörtgen planlı ve aynı yönde uzanan sivri beşik tonoz örtülü dördüncü kısma girilmektedir.

Paylaşın

Siirt: Çevrimtepe Camii

Çevrimtepe Camii; Siirt’in Baykan İlçesi, Çevrimtepe Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Cami, kalenin eteğinde, engebeli bir arâzi üzerinde ve sarp yamacın kenarındadır. Yapı; giriş ünitesi, mescid, iki sarnıç ve camiden oluşmaktadır.

Giriş holünden sarnıca geçişi sağlayan kapı üzerindeki kitabeye göre cami, 977 / 1570 tarihinde Halil Bey tarafından yaptırılmıştır. Giriş ünitesi doğu-batı doğrultusunda uzanan ve düzgün olmayan dörtgen planlı ve üzeri beşik tonoz ile örtülüdür.

Câmi, dıştan 21.40 x 18.90 m. ölçülerindedir. Yapıda kırma taş ve kesme taş malzeme kullanılmıştır. İçten beşik tonozla örtülü olan câmi, dıştan düz dam şeklindedir. Giriş revakını geçtikten sonra sivri kemerli bir niş içine alınmış sivri kemerli kapıdan harime girilmektedir.

Harim, mihraba paralel bir tane ve giriş bölümünde mihrâba dikey iki adet olmak üzere toplam üç sahından oluşmaktadır. Doğudaki sahın daha büyüktür. Kıble duvarında da ortada yarım daire planlı mihrap nişi ve üç basamaklı taş minber bulunmaktadır.

Giriş ünitesinin doğusundaki mescid, daha sonraki dönemlerde yapılmış olmalıdır. Mescid, kuzey-güney doğrultusunda uzanan ve mihraba dikey tek sahından oluşmaktadır. Kıble duvarının ortasında yarım daire şeklindeki mihrap nişi iki sütunçe ile sınırlandırılmıştır. Mihrap, alçı malzemeden yapılmıştır.

Paylaşın

Siirt: Çaykaya Mağarası

Çaykaya Mağarası; Siirt’in Baykan İlçesi, Çaykaya Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Mağaralar tarih boyunca insanların ilgisini çeken oluşumlardır. Büyük yer altı oyukları olarak da tanımlanan mağaralar, genellikle suların eritme süreci ile oluşmuş karstik aşınım şekillerinin en tipik örneklerinden olan yer altı ve yerüstü boşluklarıdır. Doğal oluşumlu mağaralar dışında, insan eliyle yapılmış mağaralar bulunmaktadır.

Mağaraların görsel, sportif, kültür ve sağlık bakımından sahip oldukları özellikler, turizme alternatif bir tip olarak mağara turizmini meydana getirmiştir. Mağaralar doğal oluşum ve varlıklarıyla (sarkıt ve dikitler, traverten, kuyu, göller, dereler, süslü salonlar) doğa turizminin, yerleşim ve dini ibadet yeri olarak kültür ve inanç turizminin, mikrokliması ve içindeki termal şifalı suları ile ise sağlık turizminin içinde değerlendirilmektedir.

Ülkemizin her tarafında olduğu gibi Siirt ve çevresi de mağara turizmi için büyük bir potansiyele sahiptir. Çaykaya Mağarası doğal özellikleri ile en dikkat çekici olanıdır. Mağara, bölgede günümüze kadar araştırması yapılmış en uzun doğal mağara özelliğine sahiptir. Germik Formasyonun üst seviyelerini oluşturan masif kireçtaşları içerisinde, sahadaki bindirmeler sonucu gelişmiş olan mağara yaklaşık 200 m uzunluğundadır.

Mağara, sağ tarafında yer alan Başur Çayı vadisine paralel olarak, fay hattı boyunca K-KD yönlü olarak devam etmektedir. Ortalama 5 m derinliğe sahip olan ve ilk girişten itibaren 13 m’lik ikinci bir inişle ulaşılan mağara tabanından itibaren, yaklaşık 20 derece eğime sahip olan ana galeriden 6 m ilerlenerek GD yönünde gelişmiş olan bir kola ulaşmaktadır.

Yarasa popülasyonunun bulunduğu yan kol ortalama 1,5 m genişlik, 1,5 m yükseklik ve yaklaşık 60 m uzunluğundadır. Mağaranın tabanı genel olarak çökmüş moloz ve irili ufaklı kaya parçalarıyla kaplı olup, yer yer damlataş oluşumları görülmektedir. Çaykaya Mağarası turizm için büyük bir potansiyele sahiptir. Ancak mağara, gerekli düzenlemeler yapıldığı takdirde şartıyla turizm amaçlı kullanılabilir.

Paylaşın

Siirt: Derzin Kalesi

Derzin Kalesi; Siirt’in Baykan İlçesi, Adakale (Derzin) Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Adakale (Derzin) Köyü’ne şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Köyden kalenin bulunduğu bölgeye yürüyerek ulaşılabilir. Baykan İlçe Merkezinin 8 km kuzeyinde sarp dağların zirvesinde kurulmuştur.

Derzin Kalesi gözetleme kuleleri ile eski durumunu korumasıyla birlikte etrafında yer alan cami, medrese, türbe, sarnıç ve iki mezarlık ile önem arz eden bir mekandır.

Derzin Kalesi, ne zaman ve kim tarafında inşa edildiği bilinmemektedir. Fakat mimari tarzı Bizanslılara ait olunduğu söylenmektedir.

Siirt çevresinde çok sayıda kale bulunmakla beraber bunların bir kısmı yıkılmış durumdadır. Harabe şeklinde olan bu kalelerin ulaşım imkanları da kısıtlıdır. Ancak kısmen de ayakta durabilmiş kalelerin restore edilip korunması ve turizme kazandırılması önem teşkil etmektedir.

Kaleler buranın coğrafi çevre özelliklerine göre şekillenmiştir. Genelde tepe üzerinde konumlanan bu yapılar yamaç şeklinde inşa edilmişlerdir. Ayrıca kullanılan inşa malzemesi de sahada yoğun bir şekilde bulunan kireç taşları, jips gibi malzemelerden oluşmaktadır.

Paylaşın

Siirt: Veysel Karani Türbesi

Veysel Karani Türbesi; Siirt’in Baykan İlçesi, Ziyaret Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. Her yıl dünyanın dört bir tarafından birçok Müslümanın ziyaret ettiği türbe, çevrede ziyaret diye anılmaktadır.

Yakın zamanda yenilenmiş olan yapıların ilk inşa tarihi kesin şekilde bilinmemektedir. X. yüzyıl coğrafyacısı Muhammed b. Ahmed el-Makdisî ve Nâsır-ı Hüsrev eserlerinde bugünkü Ziyaret beldesinde mevcut bir mescidden bahsetmiştir. Evliya Çelebi ise Veysel Karanî Camii ve Türbesi’nden Mescid-i Üveys-i Karanî diye söz etmiş ve ayrıntılı bilgi vermiştir.

Evliya Çelebi’nin, “Menzil-i Hazret-i Sultan Veys: Hazzo hâkinde bir dere ve tepeli sengistân içre bir uyûn-i sagīre kenarında …” ifadesiyle tanıttığı cami ve türbe, Kanûnî Sultan Süleyman’ın Irakeyn Seferi’ne (1534) katılan Matrakçı Nasuh’un minyatüründe oldukça gerçekçi bir şekilde tasvir edilmiştir. Bu minyatürde sekizgen planlı ve üzeri içten kubbe, dıştan külâhla örtülü türbe ile buna bitişik iki bölümlü kubbeli cami görülmektedir.

Türbeyi Osmanlı devrinde saray tarafından görevlendirilen türbedarlar idare etmiştir. Son dönemde tayin edilen Seyyid Muhammed’in (ö. 1902) ardından Seyyid Abdülkerim Tekin bu göreve getirilmiştir. Seyyid Abdülkerim, 1918’de vefat eden amcası Seyyid Ali’nin yerine kaymakamlık pâyesiyle Siirt’in son nakîbüleşrafı olmuş, 1934’te Siirt’te vefat etmiş ve Zeyve Mezarlığı’na defnedilmiştir. Seyyid Abdülkerim zamanında türbenin sol tarafında bir mescidle bir medrese inşa edilmiştir.

1901 yılında “cas” denilen yerli harçla ve kısmen moloz taşlarla yapılan ve çatısı tonozlarla örtülen türbe, mimari tarzı itibariyle bir sanat değeri taşımadığı gibi devamlı rutubet alması sebebiyle tehlikeli bir durum arzettiğinden 1967’de Veysel Karanî Tarihî Eserleri Koruma ve Eski Değerleriyle Güzelleştirme Derneği tarafından yıktırılmış, valilikçe hazırlatılan plana göre eski ölçüler içinde yeni bir türbe inşa edilmiştir. Külliye, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün girişimleriyle 1974 yılından itibaren çok daha bakımlı bir görünüme kavuşmuştur. 1982’de avlu düzenlemesinden sonra 1983’te kesimhâne binaları, ardından otel ve konukevi binaları devreye sokulmuştur. Cami ve türbe 1987, 1991 ve 1998’de onarımdan geçirilmiş, 1998-2001 yılları arasındaki restorasyonda türbenin içi ve çevresi düzenlenmiştir.

Kare planlı olan caminin son cemaat yeri üç kubbelidir. Ana mekânı örten kubbe sekizgen kasnağa oturmaktadır. Son cemaat yerindeki sütunlar kısa olup kubbeler yuvarlak ve geniş aralıklı kemerler üzerine dayanmaktadır. Sade bir iç mekâna sahip olan caminin kalem işleri ve hat uygulamaları bozuktur. Kubbeye geçiş iç mekândaki tromplarla sağlanmıştır. Harimin içi, alttan harimi çevreleyen yuvarlak nişli pencerelerin üst hizasına kadar çinilerle kaplıdır. Mihrabı, sade ve düzgün kesme taştan, minberi ve vaaz kürsüsü ahşap olan caminin kadınlar mahfili yine ahşaptır ve harimin kuzeyinde yer alan giriş kapısının üstündedir.

Caminin kuzeybatısında bulunan minare de ana yapıya bitişik olarak düzgün kesme taştan yapılmıştır. Kaidesi de düzgün kesme taştan olan minarede kaideden gövdeye pahlanarak bir geçiş sağlanmıştır. Kaidede yatay dikdörtgen mermer bir levha içinde 1956 tarihli, oldukça bozuk bir hatla Hz. Muhammed’in Veysel Karanî hakkında söylediği hadisler yazılmıştır. Bu çerçevenin altında hattı yine bozuk, 1956 tarihli bir başka levhada ise iki satır halinde bir âyet yazılıdır (el-İsrâ 17/37). Caminin kuzeyindeki şadırvan yuvarlak sekiz kemerli ve tek kubbelidir. Türbe yakınında Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün iki katlı irtibat bürosu ve arkasında gasilhâne ile müştemilât binası bulunmaktadır.

Türbe cami, şadırvan ve diğer müştemilât binalarıyla aynı avlu içinde yer almaktadır ve kareye yakın dikdörtgen planlı olup kubbe ile örtülüdür. Türbenin kuzey cephesinde iki kapı vardır. Bitkisel süslerle bezenmiş Veysel Karanî’nin ahşap sandukasının etrafı ahşap bir korkulukla çevrilidir. Sanduka köşelerde sepet örgülü birer, yanlarda çiçek motifli ikişer sütuna oturan yuvarlak ve dilimli sivri kemerli bir bölüm içinde yer almaktadır.

Türbede pencere açıklıklarının üst hizalarına kadar duvarlar yeni çini karolarla kaplanmıştır. Üst kısımlarda ve kubbede bitkisel süslemeli kalem işleri ve hat uygulamaları bulunmaktadır. Türbenin giriş kapısının hemen yanındaki mezarda türbedarlardan ve Siirt nakîbüleşrafından Seyyid Muhammed Efendi yatmaktadır. Veysel Karanî Türbesi’nin yanı başındaki ağaçlıklı alan mezarlık olarak düzenlenmiştir. Her yıl 16-17 Mayıs Veysel Karanî’yi anma günleri olarak kutlanmakta, türbe bahar aylarında ve özellikle mayıs ayında yurdun dört bir yanından gelen ziyaretçilerin akınına uğramaktadır.

Paylaşın