‘Barış Akademisyenleri’nden İsrail İle İlişkileri Kesme Çağrısı

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonuna cevap olarak başlayan İsrail saldırılarında bir ay geride kalırken, Barış İçin Akademisyenler, dünya kamuoyunu, siyasetçilerini ve medyasını İsrail’in katliamlarına karşı tavır almaya ve Türkiye’yi, işgal sona erene ve barış tesis edilene kadar İsrail ile askeri, ticari ve diplomatik ilişkisini kesmeye çağırdı.

Haber Merkezi / İsrail’in 56 yıldır Filistin topraklarını işgal ettiği ve 2006 yılından beri uluslararası hukuka aykırı olarak Gazze Şeridi’ni abluka altında tuttuğu hatırlatılan bildiride, hastane ve ambulans konvoylarının vurulmasının savaş hukukuna aykırı olduğu belirtildi.

190 akademisyenin imzası bulunan “İsrail’e dur de” başlıklı bildiri şöyle: “Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin de belirttiği gibi tam 56 yıldır Filistin topraklarını yasadışı olarak işgal eden ve 2006’dan beri de uluslararası hukuka aykırı olarak Gazze’yi kuşatan İsrail, bugün tüm dünyanın gözü önünde Filistin halkına karşı bir insanlık suçu daha işlemektedir.

Hamas diye bilinen, ama anlaşıldığı kadarıyla toplam 12 çok farklı çizgiden Filistinli örgütten oluşan “Filistin Direniş Grupları Ortak Operasyon Odası” 7 Ekim 2023 tarihinde Gazze sınırından İsrail’e geçerek havadan ve karadan saldırılarla çoğu sivil 1400’ü aşkın insanı öldürmüş, bunun üzerine İsrail devleti Hamas’ın bu katliamını gerekçe göstererek, hatta bunu bir fırsata çevirerek Filistin halkına yönelik bugüne kadarki en ağır devlet terörünü uygulamaya başlamıştır.

Bu kıyımların arasında iki hastanenin yerle bir edilişine, ambulans konvoylarının bombalanmasına ve İsrail devletinin açıkça hiçbir savaş hukukunu tanımayacağını ilan edişine tanıklık ettik. Gazze’de 6 Kasım tarihi itibariyle ölenlerin sayısının, binlercesi çocuk ve kadın olmak üzere 10,000’i geçtiği tahmin ediliyor.

İsrail hükümeti bugün yaptığı katliamlar için Hamas’ın son saldırılarını bahane etmektedir, ama biliyoruz ki henüz Hamas’ın olmadığı zamanlarda da Filistin halkı İsrail güvenlik güçlerinin yoğun baskı ve şiddetine uğramıştır. Birçok Yahudi diaspora inisiyatifi yanında İsrail yurttaşlarınca oluşturulmuş siyasi ve sivil inisiyatiflerince de Apartheid rejimi olarak adlandırılan İsrail hükümeti, dünyanın gözü önünde 2,2 milyon olduğu tahmin edilen Gazze halkının yeryüzünden silinmesini hedeflediğini ima etmektedir. İsrail’in başlattığı kara harekâtı etnik temizlik ve hatta soykırım anlamındadır.

Halihazırda bu korkunç yok etme girişimine karşı çıkan birçok İsrailli akademisyenin, gazetecinin ve düşünürün ses verdiğine , devletin resmi söylemini sorguladıkları için bizzat devletleri tarafından ağır bir cadı avına uğradıklarına, hedef gösterildiklerine şahit oluyoruz. Kendi devletinin haksız savaşına ve katliamlarına karşı çıkan bu cesur insanların seslerini 2014 yılındaki Gazze bombardımanı sırasında da duymuştuk. Bu sese katılanların sayısının İsrail’in bugünkü Gazze katliamları sonrası katlanarak arttığını görmek umut vericidir.

Türkiyeli Barış Akademisyenleri olarak devletlerin özellikle savaş gibi olağanüstü durumlarda muhalif seslere karşı ne türden susturma ve yıldırma yöntemleri kullanabildiklerini çok yakından biliyoruz ve bundan dolayı hem Filistinli meslektaşlarımızla hem İsrail’de resmi görüşe aykırı ses çıkarabilen meslektaşlarımızla dayanışma içindeyiz.

Biz aşağıda imzası bulunan Türkiyeli Barış Akademisyenleri dünya kamuoyunu, siyasetçilerini ve medyasını İsrail’in katliamlarına karşı tavır almaya ve Türkiye Cumhuriyeti devletini işgal sona erene ve barış tesis edilene kadar İsrail ile askeri, ticari ve diplomatik ilişkisini kesmeye çağırıyoruz. Dünyadaki tüm çatışmalarda olduğu gibi kalıcı barışın inşası ancak ve ancak zulme uğrayan halkın eşit bir şekilde masada yer aldığı bir barış süreciyle mümkün olacaktır.”

Metni imzalayan 190 akademisyen: Adalet B. Alada, Adnan Şahin, Ahmet Çinici, Ahmet Bülent Özer, Akın Atauz, Ali Taşıran, Ali Yalçın Göymen, Aliye Kovanlıkaya, Alper Açık , Alper Kaliber, Aslı Davas, Aslı Odman, Aslı Takanay, Aslı Telli, Atakan Büke, Aydın Ördek, Aydoğan Kars, Ayfer Bartu Candan, Aynur Özuğurlu, Ayşe Durakbaşa, Ayşe Erzan , Ayşe Gözen, Ayşe Serdar, Banu Can, Barış Ünlü, Barış Yapışkan, Bediz Yılmaz, Beyza Üstün, Biray Kolluoğlu, Bülent Küçük , Can Candan, Can Şeker, Caner Doğan, Caner Ercan, Cem Oyvat, Cem Özatalay , Cemil Yıldızcan, Ceren Özselçuk, Ceren Şengül, Cesim Çelik, Cumhur İzgi, Cüneyt Başbuğu, Çare Olgun Çalışkan,

Demet Bolat, Derya Keskin, E. Ahmet Tonak, Ebru Işıklı, Eda Aslı Şeran, Efe Arık, Elif Sandal Önal, Emrah Günok, Emre Çetin Gürer, Ercan Şen, Erdal Gilgil, Erdem Üngür, Ergün Özgür, Erhan Yalçındağ, Erol Köroğlu, Esmeray Yoğun, Esra Dabağcı, Esra Ergüzeloğlu , Esra Mungan , Fatma Gök, Fatma Ünsal, Ferda Fahrioğlu-Akın, Feryal Saygılıgil, Fikret Uyar, Fuat Özdinç, Funda Karapehlivan, Gençay Gürsoy , Görkem Akgöz, Gözde Aytemur, Gülcan Ergün, Gülsün Güvenli, Gürel Tüzün, Hacer Ansal, Hacı Çevik, Hakan Altun, Hakan Koçak, Halis Ulaş, Hazel Başköy, Hilal Alkan, Hülya Dinçer, Hülya Doğan,

İ. Kuban Altınel, İbrahim Yaman, İlkay Özküralpli, İlkay Yılmaz, İlker Cörüt, İrfan Eroğlu, Kaan Ağartan, Koray Sakarya, Kumru Toktamış, Kuvvet Lordoğlu , Latife Akyüz, Leyla Şimşek-Rathke, Lülüfer Körükmez, Lütfiye Bozdağ, Mehmet Onur Yılmaz, Melek Zorlu, Melih Kırlıdoğ, Meral Camcı, Meral Demirel, Meryem Koray, Mesut Coşkun, Murat Büyükyılmaz, Murat Gülsoy, Murat Koyuncu, Murat Özbank, Mustafa Altıntop, Mustafa Çapar, Mustafa Kemal Coşkun, Mustafa Kerem Yüksel, Mustafa Oğuz Sinemillioğlu, Mustafa Şener, Muzaffer Kaya,

Nagehan Tokdoğan, Nazan Üstündağ, Nazım Dikbaş, Nazlı Bülay Doğan, Nergis Perçinel, Neşe Özgen , Neşe Şen, Nil Mutluer, Nilay Etiler, Nilgün Toker, Nur Bekata Mardin, Nur Betül Çelik, Nurçin İleri, Nuri Ersoy, Nüket Esen, Nükhet Sirman, Olcay Akyıldız, Olcay Kunal, Olga Selin Hünler, Onur Hamzaoğlu, Orhan Kaya, Osman İşçi, Öget Öktem Tanör, Ömer Faruk Yekdeş, Özge Ertem, Özgür Çiçek, Özgür Müftüoğlu, Özgür Orhangazi, Özlem Özkan, Öznur Yaşar Diner, Pınar Şenoğuz, Ramazan Kurt, Rana Gürbüz, Rıfat Okçabol,

Saadet Sorgunlu, Seçil Doğuç, Seçkin Özsoy, Selda Altınok, Selime Güzelsarı, Serdar Başçetin, Serdar Tekin, Sevil Çakır, Seyhan Çamlıgüney, Sezai Ozan Zeybek, Sibel Irzık, Sibel Özbudun, Sibel Perçinel, Suzan Yazıcı, Şahan Yatarkalkmaz, Şebnem Oğuz, Şükrü Boylu, Tahsin Yeşildere, Tamer Demiralp, Tijen Tunalı , Tuba Akıncılar, Tuna Altınel , Turan Keskin, Ülkü Güney, Ümit Biçer, Veli Deniz, Volkan Çidam, Yasemin Özgün, Yaşar Akdağ, Yücel Demirer , Z. Gizem Sayın, Z. Tül Akbal Süalp, Zafer Yenal, Zerrin Kurtoğlu Şahin, Zeynep Gambetti, Zeynep Kadirbeyoğlu, Zeynep Kıvılcım, Zeynep Uysal, Zeynep Yürekli, Zişan Kürüm.

Paylaşın

AİHM, Türkiye’yi Bir Kez Daha Mahkum Etti

AİHM ‘Barış Akademisyenleri’ Alphan Telek, Edgar Şar ve Zeynep Kıvılcım’ın başvurusunda Türkiye’yi haksız buldu. Mahkeme, Türkiye’yi maddi ve manevi tazminat olarak Alphan Telek ve Edgar Şar’a 12’şer bin euro, Zeynep Kıvılcım’a ise 9 bin 750 euro ödemeye mahkum etti.

Kararda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinin ‘özel hayatın gizliliği’ ilkesinin ihlal edildiğine oybirliği ile karar verildi. Eğitim hakkıyla ilgili birinci protokolün ikinci maddesinin ihlal edildiği hükmü ise 1’e karşı 6 oyla alındı. Karara Türk yargıç Saadet Yüksel katılmadı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ bildirisine imza attığı gerekçesiyle ihraç edilen ‘Barış Akademisyenleri’nden Alphan Telek, Edgar Şar ve Zeynep Kıvılcım’ın başvurularını karara bağladı.

Kararda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinin ‘özel hayatın gizliliği’ ilkesinin ihlal edildiğine oybirliği ile karar verildi. Eğitim hakkıyla ilgili birinci protokolün ikinci maddesinin ihlal edildiği hükmü ise 1’e karşı 6 oyla alındı. Karara Türk yargıç Saadet Yüksel katılmadı.

Mahkeme, kararında başvuruda bulunanların akademisyen olduklarını, dolayısıyla yurt dışında akademik faaliyetlere katılmak ve araştırma yapmak isteyen kişiler olduklarını belirtti ve uzun süre pasaport alamadıkları için eğitim hakkıyla ilgili birinci protokolün ikinci maddesinin de ihlal edildiğine hükmetti.

Başvuranların pasaportlarının ‘kamu hizmetinden ihraç edildikleri gerekçesiyle’ iptal edildiğini not eden AİHM, ancak ne 675 ile 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler’in ne de bu konuda karar veren herhangi bir makam veya mahkemenin, başvuranların itirazlarına, terör örgütleriyle ilişkili oldukları iddiasına dair bir ayrıntı sunmadıklarını karara bağladı.

Mahkeme, Türkiye’yi maddi ve manevi tazminat olarak Alphan Telek ve Edgar Şar’a 12’şer bin euro, Zeynep Kıvılcım’a ise 9 bin 750 euro ödemeye mahkum etti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İBB’den İhraç Edilenler Oturma Eylemi Başlattı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından ihraç edilen Barış Akademisyenleri ile çalışanlar, belediyenin Saraçhane binası önünde süresiz oturma eylemi başlattı. Eylemde, “İşimizi geri istiyoruz” yazılı pankart yanı sıra “KOD-42 al başına çal”, “Barış akademisyenleri onurumuzdur” ve “direne direne kazanacağız” dövizleri taşındı.

İBB tarafından Barış Akademisyeni olması nedeniyle dün işine son verilen Fatma Gül Eryıldız Şenvardar, yönetim tarafından hukuksuz ve keyfi biçimde işine son verilen ve her an işten çıkarılma tedirginliği yaşayan, mobbinge maruz bırakılan, hakları ödenmeyen ve istifaya zorlanan çalışanlar olarak ortak karar dahilinde süresiz eylem kararı aldıklarını söyledi.

Cadı avı başladı

Yakın zamanda güvenlik soruşturmaları bahane edilerek pek çok İBB çalışanı yasal hakları da gasp edilerek işten çıkarıldığını vurgulayan Şenvardar, “İçişleri Bakanının spekülatif açıklamalarıyla başlayan cadı avı, masumiyet karinesi gibi hukukun en temel ilkelerinin çiğnendiği korkunç bir boyut kazandı. İBB yöneticilerinin kendilerine yönelecek olası tehditleri savuşturmak için mesai arkadaşlarını feda etme tutumlarının, AKP iktidarının sınır yoklama stratejisine hizmet ettiğini görmesi gerekiyor. Sivil ölüme mahkum edilerek Kod 42,25 ve 2 gibi işçinin somut olarak hiç bir hak alamadığı kodlarla işinden edilen işçiler olarak biz, İBB yönetiminin bu pervasız tutumunun karşısında mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

İmamoğlu özür dilesin

Taleplerinin karşılanana kadar eylemlerini sürdüreceklerini belirten Şenvardar, taleplerini şöyle sıraladı: “İBB Saraçhane binası önünde süresiz oturma eylemine başladığımızı duyurmuş oluyoruz. Haksız uygulamalar nedeniyle yaşatılan mağduriyetler için İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu kamuoyu önünde özür dilesin. Haksız ve hukuksuz bir şekilde işten çıkarılan bütün çalışanlar koşulsuz şartsız işe iade edilsin. İBB’deki hukuksuz işten çıkarmalar sona ermesidir. Asla geri adım atmayacak ve hakkımız olanı alana kadar alanlardan ayrılmayacağız!” diye konuştu.

Eylemin sona ermesi ardından akademisyenler ve işçiler, oturma eylemine geçti. Bu esnada polis, oturma eylemini engelleyeceğini bildirdi. Ancak akademisyenler ve işçiler, engelleme girişimine rağmen eylemlerini sürdürüyor.

(MA)

Paylaşın