“Asgari Ücretin Alım Gücü” 9 Ayda 6 Bin Lira Eridi

Asgari ücretin yılbaşından bu yana yüzde 36,44 oranında değer kaybettiği ve bu 9 aylık sürede meydana gelen toplam kaybın da 6 bin 195 lirayı aştığı belirlendi.

Altın ve dolar ile yapılan karşılaştırmalarda asgari ücretin değeri 2003’te yıllık 25 Cumhuriyet altınına denk gelirken, 2024’te bu sayının 9,95 altına düşeceği öngörülüyor. Dolar cinsinden yapılan hesaplamalarda ise asgari ücret, yıl başında yaklaşık 578 dolar iken, ekim ayı itibarıyla bu rakam 388 dolara geriledi.

Önce IMF (Uluslararası Para Fonu), ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek asgari ücrette “Enflasyon oranını tetikleyeceği” iddiasıyla düşük zam oranlarının tercih edileceğini işaret etti. Geçtiğimiz hafta da Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, “Yüzde 25 artış enflasyon görünümüyle tutarlı” diyerek tartışmaların bu orana odaklanmasına sebep oldu.

Ancak yüzde 25 oranı, asgari ücrette alım gücü kaybını onarmak için yeterli olmaktan çok uzak. 2024’te 17 bin 2 lira olarak belirlenen ve bu yıl hiçbir ara zam yapılmayan asgari ücret, çalışanlar daha ocak ayı maaşlarını almadan değer kaybetmeye başladı.

Asgari ücrette değer kaybı, yalnızca yılın ilk 9 ayında dahi ekonomi yönetiminin odaklandığı yüzde 25 oranını geride bıraktı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı resmi enflasyon oranlarına göre asgari ücret, yılbaşından bu yana yüzde 36,44 değer kaybetti. Asgari ücretin, 9 ayda uğradığı değer kaybı ise 6 bin 195 lira.

Asgari ücretli, her yıl daha da yoksullaştı. Asgari ücretlilerin, kişi başına gayrisafi yurtiçi hasıladan (GSYH) aldığı pay da yıldan yıla eridi. 1970’li yıllarda yüzde 80’lere ulaşan asgari ücretin GSYH’ye oranı, 2023’te yüzde 47,4’e düştü. 2024 için GSYH tahminine göre yapılan hesaplamalar da gerilemenin süreceğine işaret ediyor. Buna göre 2024’te asgari ücretin kişi başına GSYH’ye oranı, yüzde 43,7 seviyesine kadar gerileyecek. Oranın düşmesi, ücretlilerin GSYH artışından daha az pay almaları anlamına geliyor.

Asgari ücretin değer kaybı, altın ve dolar ile yapılan karşılaştırmalarda da belirginleşiyor. TCMB’nin yıllık ortalama Cumhuriyet altını fiyatlarına göre 2003’te asgari ücretin yıllık tutarı 25 altına, 2005’te 31 altına denk geliyordu. 2023’te ise asgari ücretle alınabilecek Cumhuriyet altını sayısı 11,8’e kadar geriledi. Aynı hesaplamayla 2024’e bakıldığında ise toplamda yalnızca 9,95 altına kadar gerileyecek.

Dolar kuruna göre yapılan hesaplamalarda da durum benzer. Bu yılın başında, dönemin kuruna göre yaklaşık 578 dolara denk gelen asgari ücret, ekimde 388 dolara kadar düştü. Asgari ücretli, TL, altın ve dolar karşısında gelir kaybetti.

Mehmet Şimşek, enflasyonda ‘kötü günlerin’ geride kaldığını iddia etti. Şimşek, Türkiye’nin enflasyonla enflasyonla mücadele ederken büyüme sorunu yaşamadığını belirterek, “En kötüsü geride kaldı, enflasyon düşüyor, sıkı maliye ve para politikası sayesinde düşmeye devam edecek” dedi. Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da konuşan Şimşek, Türkiye’nin pek çok makroekonomik zorluğun üstesinden geldiğini öne sürdü.

Erdoğan, iktidarı eliyle yaratılan krizin faturasını sırtına yüklediği yurttaşa bir kez daha “Fedakarlık” dedi. Cumhuriyet’in 101’inci yıldönümü için bir video mesaj yayınlayan Erdoğan, ekonomiyi çökertme girişimleri olduğunu savundu, her alanda yapılan fedakarlıkların karşılığının alınacak bir sürece yakın olunduğunu iddia etti. Ekonomide gelinen durumu “ülkeyi çökertme girişimleri” olarak değerlendiren Erdoğan, “Ülkemizi güvenlik tehditleri başta olmak üzere diğer alanlarla birlikte ekonomide de çökertme girişimlerinin son 6 yılda milletimizin hayatında yol açtığı zorlukların farkındayız” dedi.

(Kaynak: BirGün)

Paylaşın

İktisatçılardan “Asgari Ücretin Enflasyona Göre Artırılması” Çağrısı

Asgari ücret tartışmaları kamuoyunun gündeminde ilk sıralara yerleşirken, 126 iktisatçı ortak bir açıklama yaparak, asgari ücretin gerçekleşen enflasyona göre artırılması çağrısında bulundu:

“2024 yılı Temmuz ayında asgari ücret artışından kaçınılması ve 2025 yılı Ocak ayı için öngörülen artışın gerçekleşen enflasyon yerine beklenen enflasyon oranı (%25) baz alınarak belirlenmesi planı, bilimsel ve sosyal açıdan kaygı vericidir.”

Asgari ücret konusunda kamuoyunda tartışmalar hızlanırken, 126 iktisatçı ortak imzaladıkları basın açıklamasında asgari ücret artışlarında gerçekleşen enflasyon oranının dikkate alınması ve gelir dağılımını da gözeten bütüncül bir ekonomi politikası izlenmesi gerektiğini belirtti.

126 iktisatçının ortak açıklamasından öne çıkan bölümler şöyle: “Türkiye ekonomisinde uzun süredir devam eden yüksek enflasyon sorunu, dar gelirli vatandaşlarımızı ve asgari ücretle çalışanları ekonomik olarak daha kırılgan hale getirmiş ve yaşam standartlarını ciddi ölçüde düşürmüştür.

Son dönemde uygulanan para ve maliye politikaları, enflasyonla mücadele hedefi doğrultusunda şekillendirilmektedir. Ancak, 2024 yılı Temmuz ayında asgari ücret artışından kaçınılması ve 2025 yılı Ocak ayı için öngörülen artışın gerçekleşen enflasyon yerine beklenen enflasyon oranı (%25) baz alınarak belirlenmesi planı, bilimsel ve sosyal açıdan kaygı vericidir.

Biz, aşağıda imzası bulunan iktisatçılar olarak: Enflasyonla mücadelenin toplumsal maliyetinin adil dağıtılması gerektiğini, asgari ücretlilerin alım gücünün korunmasının sosyal devletin bir gerekliliği olduğunu, gerçekleşen enflasyon oranının altında yapılacak ücret artışlarının gelir dağılımını daha da bozacağını, enflasyonla mücadelenin başarısının dar gelirlilerin yaşam standartlarının düşürülmesi pahasına sağlanamayacağını, vurgulama ihtiyacı duyuyoruz.

Bu bağlamda, ekonomi politikasını yönetenleri: ⁠Asgari ücret artışlarında gerçekleşen enflasyon oranının dikkate alınması, gelir dağılımını da gözeten bütüncül bir ekonomi politikası izlenmesi, konularında acilen adım atmaya davet ediyoruz.”

İmzacı isimler:

Ceyhun Elgin, Boğaziçi Üniversitesi
Adem Yavuz Elveren, İzmir Ekonomi Üniversitesi & Fitchburg State University
Cem Oyvat, University of Greenwich
A. Erinç Yeldan, Kadir Has Üniversitesi
A. Oğuz Demir, Ekonomistler Platformu
Ahmet Haşim Köse, Open University
Ahmet Makal, Ankara Üniversitesi (Emekli)

Ahmet Yılmaz, Marmara Üniversitesi
Ali Alper Alemdar, St. Francis College
Ali Rıza Güngen, McMaster University
Alper Duman, İzmir Ekonomi Üniversitesi
Anıl Aba, Yaşar Üniversitesi
Arda Tunca, Bağımsız Araştırmacı
Armağan Gezici, UWE Bristol

Ata Can Bertay, Sabancı Üniversitesi
Ayça Akarçay, Galatasaray Üniversitesi
Ayça Tekin-Koru, TED Üniversitesi
Aziz Çelik, Kocaeli Üniversitesi
Aziz Konukman, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi
Baki Demirel, Yalova Üniversitesi
Begüm Özkaynak, Boğaziçi Üniversitesi

Bilin Neyaptı, Bilkent Üniversitesi
Bülent Eşiyok, İstanbul Gelişim Üniversitesi
Burçay Erus, Boğaziçi Üniversitesi
Çağla Ünlütürk, PAÜ
Caner Özdurak, Beykoz Üniversitesi
Cem Başlevent, İstanbul Kültür Üniversitesi
Cem Somel, Abant İzzet Baysal Üniversitesi (Emekli)

Çiğdem Boz, Bağımsız Araştırmacı
Değer Eryar, İzmir Ekonomi Üniversitesi
E. Ahmet Tonak, University of Massachusetts Amherst & Smith College
Ebru Voyvoda, ODTÜ
Elif Karaçimen, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi
Emre Özçelik, ODTÜ-Kıbrıs
Engin Kara, Cardiff University

Ensar Yılmaz, Yıldız Teknik Üniversitesi
Ercan Uygur, Ankara Üniversitesi (Emekli)
Ergin Yıldızoğlu, Cumhuriyet Yazarı
Erol Balkan, Hamilton College
Erol Taymaz, ODTÜ
Esra Uğurlu, Leeds University
F. Ahmet Öncü, Sabancı Üniversitesi (Emekli)

Fatih Kansoy, Oxford University
Fatih Özatay, TOBB ETÜ
Ferhat Akyüz, Samsun Üniversitesi
Fikret Adaman, Boğaziçi Üniversitesi
Fikret Görün, ODTÜ (Emekli)
Filiz Eryılmaz, Bursa Uludağ Üniversitesi
Galip Yalman ODTÜ (Emekli)

Gökçer Özgür, Gettysburg College
Gülbiye Y.Yaşar, Ankara Üniversitesi
Güldem Atabay, Ekonomist/Yazar
Güneş Aşık, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi
Güney Işıkara, New York University
Günseli Berik, University of Utah (Emekli)
Hakan Mıhcı, Hacettepe Üniversitesi (Emekli)

Haluk Levent, İstanbul Bilgi Üniversitesi
Hasan Cömert, Trinity College-Hartford
Hasan Murat Ertuğrul, Anadolu Üniversitesi
Hasan Tekgüç, Kadir Has Üniversitesi
Hayri Kozanoğlu, Altınbaş Üniversitesi
Hüseyin Özel, Hacettepe Üniversitesi
İbrahim Semih Akçomak, ODTÜ

İlhan Döğüş, University of Europe for Applied Sciences
İnsan Tunalı, Koç Üniversitesi (Emekli)
İris Cibre, Finansal Piyasalar Uzmanı
İsmail Ertürk, Manchester University
Kamil Yılmaz, Koç Üniversitesi
Kerem Cantekin, Bağımsız Araştırmacı
Kıvanç Karaman, Boğaziçi Üniversitesi

Korkut Boratav, Ankara Üniversitesi (Emekli)
Korkut Ertürk, University of Utah
M. Aykut Attar, Hacettepe Üniversitesi
M. Kerem Çoban, SOAS, University of London & Kadir Has Üniversitesi
M. Murat Kubilay, Uluslararası Finans Uzmanı
M. Teoman Pamukçu, ODTÜ
M.Necat Coşkun, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

Mehmet Şişman, Marmara Üniversitesi
Mehmet Uğur, University of Greenwich
Mehmet Uluğ, Roskilde University
Murat Birdal, İstanbul Üniversitesi
Murat Taşdemir, İstanbul Medeniyet Üniversitesi
Mustafa Ulus, Galatasaray Üniversitesi
Nesrin Nas, Ortak Yaşam Grubu

Oğuz Esen, İzmir Ekonomi Üniversitesi
Oğuz Yıldırım, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi
Oktar Türel, ODTÜ (Emekli)
Oktay Özden, Kadir Has Üniversitesi
Ömer Faruk Çolak, İktisat ve Toplum Dergisi
Öner Günçavdı, İstanbul Teknik Üniversitesi
Onur Baycan, Anadolu Üniversitesi

Onur Yeni, Hacettepe Üniversitesi
Orhan Karaca, Bağımsız Araştırmacı
Orkun Saka, City, University of London & LSE
Özcan Ceylan, Özyeğin Üniversitesi
Özge Özay, Fitchburg State University
Özgün Biçer, Marmara Üniversitesi
Özgür Narin, Ordu Üniversitesi

Özgür Orhangazi, Kadir Has Üniversitesi
Özlem Onaran, University of Greenwich
Pelin Akçagün, Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Pınar Deniz, Marmara Üniversitesi
Pınar Kahya, İnönü Üniversitesi
Selin Pelek, Galatasaray Üniversitesi
Serdal Bahçe, Ankara Üniversitesi

Serdar Acun, Munzur Üniversitesi
Sermin Sarıca, İstanbul Üniversitesi
Sevil Acar, Boğaziçi Üniversitesi
Sevinç Mıhcı, Hacettepe Üniversitesi
Şevket Pamuk, Boğaziçi Üniversitesi (Emekli)
Sezgin Polat, Galatasaray Üniversitesi
T. Sabri Öncü, UNCTAD eski Kıdemli Ekonomisti, CAFRAL, RBI eski Araştırma Başkanı

Tahsin Bakırtaş,Sakarya Üniversitesi
Tansel Güçlü, Munzur Üniversitesi
Timur Han Gür, Hacettepe Üniversitesi
Uğur Gürses, Ekonomi Yazarı
Ümit Akçay, HWR Berlin
Umut Üzar, Karadeniz Teknik Üniversitesi
Ünal Zenginobuz, Boğaziçi Üniversitesi

Veysel Ulusoy, Boston College
Yakup Karabacak, Akdeniz Üniversitesi
Yalçın Karatepe, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi
Yasemin Dildar, California State University
Yiğit Atılgan, Sabancı Üniversitesi
Zafer Tunca, Emekli õğretim üyesi
Ziya Öniş, Koç Üniversitesi

Paylaşın

Asgari Ücret Sekiz Ayda 5 bin 500 Lira Eridi

Enflasyon, ağustosta aylık bazda yüzde 2,47 olurken yıllık bazda yüzde 51,97 olarak gerçekleşti. 2024 Ocak’ta 17 bin 2 TL olan asgari ücret böylece 8 ayda 5 bin 430 lira 31 kuruş eridi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 2,47, bir önceki yılın Aralık ayına göre ise yüzde 31,94 arttı. TÜFE’deki artış bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 51,97 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 64,91 olarak gerçekleşti.

TÜİK’in verilerine göre bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 28,96 ile ulaştırma oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 120,81 ile eğitim olarak kaydedildi.

Ana harcama grupları itibarıyla Ağustos ayında bir önceki aya göre azalan ana grup yüzde 1,10 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu. Buna karşılık, Ağustos ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 11,34 ile eğitim olarak belirlendi.

TÜİK’in enflasyon verilerini yayımlaması öncesinde Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) Ağustos ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre, günlük fiyat değişimlerinden elde edilen ENAGrup Fiyat Endeksi (E-TÜFE) aylık bazda yüzde 3,47 arttı. ENAG, yıllık enflasyonu yüzde 90,35olarak hesapladı.

2024’ün başından bu yana maaşların 3’te 1’i eridi

Çalışanlar bu yıl da yüksek enflasyon nedeni ile asgari ücrete ara zam yapılmasını beklerken bu kez 2024 yılında ara zam yapılmadı. Ara zam yapılmayan asgari ücretlilerin yılbaşından bu yana maaşlarının ne kadar eridiği de belli oldu.

Cumhuriyet’ten Savaşkan İskefli’nin haberine göre; 2024 yılında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) belirlemelerine göre şöyle oldu:

2024 Ocak – %6.7
2024 Şubat – %4.53
2024 Mart – %3.16
2024 Nisan – %3.18
2024 Mayıs – %3.37
2024 Haziran – %1.64
2024 Temmuz – %3.23
2024 Ağustos – %2.47

TÜİK’in açıkladığı Tüketici Fiyat Endeksi’ne göre yılın ilk 6 ayında ara zam almayan çalışanların maaşı yüzde 24,73 erirken ilk 8 ayda ise bu oran yüde 31.93 oldu.

2024 Ocak’ta 17 bin 2 TL olan asgari ücret böylece 8 ayda 5 bin 430 lira 31 kuruş eridi.

Paylaşın

Türkiye, Avrupa’da En Düşük Asgari Ücrete Sahip 6. Ülke

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Gelişmekte olan ülkelerde en yüksek asgari ücret bizde. Türkiye’de asgari ücret düşük değildir” açıklamalarına karşın, Türkiye’nin Avrupa ülkeleri içinde en düşük asgari ücrete sahip ülkeler arasında olduğu ortaya çıktı.

Türkiye’den daha düşük asgari ücrete sahip ülkeler ise Makedonya (360 Euro), Arnavutluk (385 Euro), Bulgaristan (477 Euro), Karadağ (532 Euro) ve Sırbistan (544 Euro) olarak sıralandı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, araştırma merkezinin (DİSK-AR) Asgari Ücret ve Vergi Raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Sözcü’nün aktardığına göre; İki bölümden oluşan raporun ilk kısmında asgari ücret ikinci kısmında ise vergi konusu ele alındı.

Raporda “2021 yılı son çeyreğinde başlayan döviz krizi ve takiben hızla artan fiyatlar emeğiyle geçinenlerin alım güçlerinde ciddi kayıplara yol açtı” ifadelerine yer verildi. Hükümetin enflasyon düşecek söylemlerine karşılık raporda “Bu durum hükümetin bütün iddialarına rağmen uzunca bir süre böyle kalmaya devam edecek” denildi.

İktidarın asgari ücrete 2024 yılında ikinci kez zam yapılmasına karşı çıktığı belirtilen raporda “Hükümetin izlediği ekonomi politikası, asgari ücreti artırmak yerine, çalışanları enflasyona ezdirmeye yol açıyor. Türkiye’de asgari ücret kapsamı genişlerken asgari ücret zamlar karşısında iyice yetersiz kalıyor. İşçiler pahalılık altında eziliyor” açıklamalarına yer verildi.

Raporun “Asgari ücret neden artmalı?” başlıklı bölümünde “Hükümetin izlemiş olduğu “sıkı” para ve maliye politikasının bir sonucu olarak emek gelirleri bastırılıyor ve alım gücü düşük tutulmaya çalışılıyor. AKP hükümeti enflasyonda mücadelenin yolu olarak ücret ve diğer emek gelirlerini bastırmayı görüyor. Sıkı para politikası ve sıkı maliye politikası olarak bilinen bu politikanın anlamı enflasyonun faturasını ücretlere çıkarmaktır” denildi.

Raporda açlık sınırının altında kalan asgari ücrete zam yapılırsa enflasyonun tetikleyeceğine yönelik iddialara cevap olarak ise şunlar kaydedildi:

“Hükümetin ücret artışlarının enflasyonu artıracağı iddiası gerçek dışıdır. Ekonomide bir ücret fiyat (enflasyon) sarmalı değil, tersine bir fiyat (enflasyon)-ücret sarmalı söz konusudur.
Enflasyon ücretler arttığı için artmıyor, tersine ücretler enflasyon arttığı için artıyor. Ücret artışları savunmadadır.

Ülkemizde enflasyonun temel sebebi aşırı dolarizasyon, fahiş şirket (firma) kârları ve çeşitli arz sıkıntılarıdır. Ücretlerin, özellikle de asgari ücretin enflasyonu tetiklediği yönündeki iddiaların dayanağı yoktur. Enflasyon, asgari ücrete zam yapmamanın sebebi olamaz. Tersine enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde, alım gücünü korumak için asgari ücrete birden fazla kez zam yapılmalıdır.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Gelişmekte olan ülkelerde en yüksek asgari ücret bizde. Türkiye’de asgari ücret düşük değildir” açıklamalarına karşın DİSK- AR raporunda Avrupa İstatistik Ofisi’ne (Eurostat) göre Türkiye’nin Avrupa ülkeleri içinde en düşük asgari ücrete sahip ülkeler arasında olduğu belirtildi.

Raporda “Türkiye’de Euro cinsinden asgari ücret son 10 yılda (2014-2024) yıllık ortalama yüzde 5,4 oranında artmıştır. Türkiye’de 2014’te 362 Euro olan brüt asgari ücret, 2024 yılında 613 Euro olmuştur” denildi.

Türkiye’den daha düşük asgari ücrete sahip ülkeler ise Makedonya (360 Euro), Arnavutluk (385 Euro), Bulgaristan (477 Euro), Karadağ (532 Euro) ve Sırbistan (544 Euro) olarak sıralandı.

Özet kısmında ise asgari ücretin artırılmasını gerektiğini gösteren nedenler şöyle sıralandı:

Asgari ücret, daha Nisan 2024’te açlık sınırının altına geriledi: 2023 ve 2024 yıllarında asgari ücretin açlık sınırını geçtiği ay sayısı sadece 4’tür. 2024 yılında asgari ücret artışı yapılmazsa 2024 sonunda açlık sınırının 4-5 bin TL altında kalabilir. Asgari ücret altın fiyatları karşısında eriyor: Asgari ücretli 2016’ya göre 7, 2003’e göre 13 ve 2005’e göre 19 Cumhuriyet altınını kaybetti.

1970’lerde kişi başına GSYH’nin yüzde 80,6’sı düzeyinde olan asgari ücret, 2023’te kişi başına GSYH’nin yüzde 50,7’sine geriledi. Türkiye Avrupa’nın en düşük asgari ücretli ülkeleri arasındadır: 2014’te Avrupa’da Türkiye’den düşük asgari ücretli 12 ülke varken, 2024 yılı başında sadece 5 ülke vardır. DİSK-AR’a göre işçilerin yaklaşık yüzde 50’si asgari ücretin altında ve civarında (+/- yüzde 20) ücret alıyor.

Merkez Bankası raporlarına göre sanayide çalışanların yüzde 50’si asgari ücret civarında bir ücretle çalışıyor. Türkiye’de TİS kapsamı yaklaşık yüzde 10 ve asgari ücret kapsamı yüzde 50 civarındayken AB’de ortalama TİS kapsamı yüzde 60, asgari ücret kapsamı yüzde 4’tür. Asgari ücret kapsamının düşürülmesi için toplu pazarlık kapsamı genişletilmeli, sendikal hakların kullanımının önündeki engeller kaldırılmalıdır.

DİSK’in asgari ücret talepleri

Asgari ücret değil, toplu iş sözleşmesi kapsamı genişletilmelidir. Toplu iş sözleşmesi kapsamın yaygınlaşması için sendikalaşmanın önündeki engeller kaldırılmalı, 6356 sayılı Yasa’da yer alan teşmil mekanizması işletilmelidir.
Asgari ücret yüksek enflasyon dönemlerinde yılda 4 kez belirlenmelidir.

Asgari ücret tespitinde asgari ücretin ortalama ücret haline geldiği dikkate alınmalıdır. Asgari ücret artışında resmi enflasyon oranları değil, kişi başına GSYH artışı esas alınmalıdır. Asgari ücret belirlenirken geçim şartları (açlık ve yoksulluk sınırı) göz önüne alınmalıdır.

Asgari ücret uluslararası standartlara uygun saptanmalı, işçinin kendisi ve aile birlikte hesaba katılmalıdır. En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine yükseltilmelidir. Asgari ücret bütün işçiler ve memurlar için ortak saptanmalıdır. 2024 asgari ücreti derhal güncellenmelidir.

Raporda ayrıca artan hayat pahalılığı yanında işçilerin geçinmelerini zorlaştıran bir diğer etkenin de vergi ve kesintiler olduğu belirtildi.

“Gelir vergisi oranlarının yüksekliği, vergi tarife dilimlerindeki adaletsizlikler ve asgari ücret vergi istisnasının çalışanlar aleyhine uygulanması sebebiyle işçilerin vergi yükü artıyor” ifadelerine yer verilen raporda şunlar kaydedildi:

“Dolaysız vergiler yanında dolaylı vergilerin yüksekliği de çalışanların vergi yükünü artırıyor. Bir yandan gelir vergisi bir yandan dolaylı vergiler, ülkenin vergi gelirlerinin önemli bir kısmını çalışanlardan karşılanmasına yol açıyor. İşverenlere vergi indirimleri ve prim destekleri sürerken, büyük servetlere yönelik servet vergisi uygulanmıyor, servet (mülkiyet) vergisi cüzi miktarlarda kalıyor. Türkiye’de en zengin yüzde 1’in servetinin bütün ülkenin servetinin yüzde 39,5’ini oluşturmasına rağmen bu büyük servetlerden vergi alınmıyor.

Asgari ücreti artırmayan hükümet, işçilerin üzerindeki vergi yükünü düşürecek düzenlemeleri de hayata geçirmiyor. Gündemdeki vergi paketinde ücretlilerin vergi yükünü hafifletecek herhangi bir düzenleme bulunmadığı gibi çalışanları olumsuz etkileyecek çeşitli harçlar ve vergiler de bulunuyor. Vergilerin önemli bir işlevi olan gelirin yeniden bölüşümü ve gelir adaleti sağlamak görmezden geliniyor. Hükümet vergiyi “tabana” yaymaya devam ediyor. Sermayeden, zenginlerden, büyük servet sahiplerinden vergi alınmıyor.”

Paylaşın

AK Parti “Asgari Ücrete Ara Zamma” Kapıları Kapattı

Açlık sınırının altına gerileyen asgari ücrete ilişkin konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, “Temmuz ayında asgari ücretle ilgili bir sürecin olmayacağını söyleyebilirim” dedi.

Siyasetteki normalleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hamza Dağ, “Birileri ev ödevi verecek biz de yapacak değiliz” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, CNN Türk’te yayınında Dicle Canova’nın sorularını yanıtladı. Hamza Dağ, asgari ücrete ara zam konusunda, “Burada artık esas mücadelemiz enflasyonu düşürmek noktasında. Haziran’dan itibaren de enflasyondaki düşüşü görmeye başlayacağız. Temmuz ayında asgari ücretle ilgili bir sürecin olmayacağını söyleyebilirim” dedi.

Hamza Dağ, AK Parti’deki değişim sürecine ilişkin, “Bayramdan önce istifa süreci oldu. Sahadaki değerlendirmelerle 7 tane daha il başkanı değişti. Seçimlerden sonra değerlendirme çalışmalarımız devam ediyor. İl il ilçe ilçe çalışmalarımız sürüyor. AK Parti hem kendi içinde hem de ülkede sonuna kadar göstermiş bir parti” ifadelerini kullandı.

Saldırgan köpek yasasıyla ilgili konuşan Dağ, konuyla ilgili son bir toplantının daha yapılacağını belirtti. Dağ, “Çözüm konusunda değişik fikirler var. Biz bu sorunun çözümü konusunda adımlar atacağız. İnce eleyip sık dokuyoruz. Her kesimin görüşüne önem veriyoruz” şeklinde konuştu.

Yeni vergi düzenlemesine ilişkin son bilgileri aktaran Hamza Dağ, “Yansıyan bilgileri bakanlık yalanlıyor. Burada da çok somutlaşan bir şey yok.  Yurt dışı harç pusulasıyla ilgili çalışmaların devam ettiği bana söylendi. Doğrudan vergileri artıracak bir düzenleme sürecine gitmemiz gerekiyor. Bir reform noktasında bazı adımlar atılacak. Milletimiz müsterih olsun. Ekonomi yönetimimiz ne yaptığını biliyor. Orta Vadeli Program çerçevesinde süreç yürütülüyor” ifadelerini kullandı.

Siyasetteki normalleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hamza Dağ, “Birileri ev ödevi verecek biz de yapacak değiliz. Müzakere etmezseniz çözemezsiniz. Biz diyalog noktasında bir şeye bugün de açık olduk daha önce de açıktık. Diyalog sürecinden Kılıçdaroğlu rahatsızdı. Bizim ittifakımız bellidir. Masa üstünde ayrı üstünde farklı altında farklı değildir. Bu ittifak sadece seçim kazanmak için değil bu ülkenin ve coğrafyadaki süreçlerde duruş koymaktadır” dedi.

Paylaşın

Avrupa’da En Çok Çalışan, En Az Harcayan Ülke “Türkiye”

Türkiye haftalık ortalama 44.2 saatlik çalışma süresiyle bir kez daha bütün Avrupa ülkelerini geride bıraktı. Türkiye’yi sırasıyla 41.7 saat ile Sırbistan, 41.4 saat ile Bosna – Hersek ve 39.8 saat ile Yunanistan takip etti.

Çalışma saatlerinin uzunluğuna karşın Türkiye, asgari ücrette Avrupa ülkeleri arasında son sıralarda yer alıyor. 17 bin 2 lira olan net asgari ücret ile 486.5 euro alınabiliyor.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye, verilerin yayımlanmaya başladığı 2006 yılından bu yana haftalık çalışma saatlerinde Avrupa’nın tepesinde yer alıyor.

2023 yılında da bu gelenek bozulmadı ve Türkiye haftalık ortalama 44.2 saatlik çalışma süresiyle bir kez daha bütün Avrupa ülkelerini geride bıraktı.

Verilere göre Türkiye’de 2023’te haftalık çalışma süresi 2022’ye göre değişmezken, 2021 yılındaki 43.9 saatlik sürenin üzerinde bulunuyor. Avrupa ekonomisinin lokomotif ülkesi Almanya’da haftalık ortalama çalışma süresi 34 saat olarak tespit edilirken, 27 ülkeli Avrupa Birliği’nde ise çalışanların haftanın 36.1 saatini işlerinin başında geçiriyor.

Sözcü gazetesinin haberine göre; Türkiye’nin ardından en yüksek haftalık çalışma süresi 41.7 saat ile Sırbistan’da bulunuyor. 2023 yılında Bosna-Hersek’te işçiler 41.4 saat, Yunanistan’da ise 39.8 saat çalıştı.

Geçen yıl Avrupa kıtasında en az çalışma süresine sahip ülke Hollanda oldu. Hollanda’da çalışanlar 2023’te ortalama 32.2 saat çalışırken, Avusturya ve Norveç ilk 3 sırayı oluşturdu. Türkiye’de çalışanlar mesai saatleri konusunda da Avrupa ülkeleri arasında istenmeyen bir liderliğe sahip.

Verilere göre Türkiye’de çalışan kesimin yüzde 27.2’si, 2023’te haftada 49 saat ve üzerinde çalıştı. Türkiye’nin ardından listede ikinci sırada yer alan İzlanda’da ise çalışanların yalnızca yüzde 13.8’i haftada 50 saatten fazla çalıştı.

Almanya’da asgari ücret 2054 euro

Çalışma saatlerinin uzunluğuna karşın asgari ücretliler, Avrupa’nın en az kazananları arasında bulunuyor. Avrupa’da en yüksek brüt asgari ücret 2571 euro ile Lüksemburg ve 2146 euro ile İrlanda’da bulunuyor. Almanya’da ise asgari ücretlilerin aylık geliri ise 2054 euro.

Türkiye ise asgari ücrette son 5 sırada yer alıyor. Türkiye’de asgari ücretlinin brüt 20 bin 2 TL’lik maaşı 572.4 euroya denk geliyor. 17 bin 2 TL olan net asgari ücret ile de 486.5 euro alınabiliyor.

Paylaşın

Yoksulluk Sınırı Asgari Ücretin 3,5 Katı

Hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan yani yoksulluk sınırı 59 bin 353 liraya yükseldi. Başka bir ifadeyle yoksulluk sınırı asgari ücretin yaklaşık 3,5 katı oldu.

Haber Merkezi / Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Ar-Ge birimi KAMU-AR, dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için tüketmesi gereken gıda ile beslenmenin yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken harcamaları dikkate alarak hesapladığı açlık – yoksulluk sınırı araştırmasının Mayıs 2024 sonuçlarını açıkladı.

Buna göre; Açlık sınırı Mayıs’ta bir önceki aya göre 36 lira artarken, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 1.110 liralık artışla 39 bin 426 liraya çıktı. Her ikisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 1.148 lira arttı. Son bir yıllık dönemde ise açlık sınırı 8 bin 116 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 20 bin 84 lira ve yoksulluk sınırı ise 28 bin 201 liralık artış kaydetti.

Ankara’da en fazla alış-veriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak harcanması gereken tutar Mayıs’ta bir önceki aya göre 2 lira azaldı, yıllık olarak ise 2 bin 541 lira artarak 5 bin 995 lira oldu. Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre değişmedi, geçen yılın aynı ayına göre ise 166 liralık artışla 422 liraya yükseldi.

Bir önceki aya göre 160 lira artarak 4 bin 545 liraya yükselen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcama son bir yılda ise 1.774 liralık artış oldu. Meyve için harcanması gereken para Mayıs’ta 86 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 992 lira artarak 1.972 lira, sebze harcaması ise önceki aya göre 316 lira azalarak, geçen yılın aynı ayına göre ise 768 lira artarak 2 bin 131 lira oldu.

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama Mayıs’ta 31 lira artarak 1.572 liraya yükselirken, pirinç ve bulgur harcamaları   değişmedi ve 826 lirada kaldı. Yağ için yapılması gereken harcama ise 14 lira artarak 566 lirayı buldu. Şeker, bal, pekmez, reçel gibi gıda maddelerine yapılması gereken harcama Mayıs’ta önceki aya göre 63 lira artarak 1.310 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise 586 lirada kaldı.

Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre Mayıs ayında açlık sınırı yetişkin erkek için 5 bin 818 lira, yetişkin kadın için 4 bin 567 lira, çocuk için 3 bin 316 lira ve genç için de 6 bin 225 lira oldu. Açlık sınırı bu yılın ilk beş aylık döneminde ise toplam 3 bin 443 lira artış kaydetti.

Gıda dışı harcamalar

Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı gereksinimlerin fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “yoksunluk hissi duymadan” karşılayabilmesi için gereken harcama tutarı da Mayıs’ta 39 bin 426 liraya kadar çıktı.

Mayıs’ta dört kişinin giyim ve ayakkabı harcamaları bin 785 liraya yükselirken, barınma (kira dâhil) harcamaları 8 bin 877 liraya, ev eşyası harcamaları 5 bin 107 lira, sağlık harcamaları 1.645 lira oldu. Ulaştırma harcamaları 12 bin 323 liraya yükseldi. Haberleşme harcamaları 1.271 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.213 liraya, eğitim harcamaları 840 liraya, tatil-otel harcamaları 4 bin 200 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 2 bin 166 liraya çıktı. Gıda dışı harcamalarda bu yılın ilk beş aylık dönemde 9 bin 72 lira artış gösterdi.

Yoksulluk sınırı

Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi çekmeden yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Mayıs’ta 1.148 lira daha artarak 59 bin 353 liraya yükseldi. Yoksulluk sınırında yılın ilk beş ayındaki artış ise 12 bin 516 lira oldu. Yoksulluk sınırında, son bir yıllık dönemdeki artış ise 28 bin 201 lira olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Asgari Ücret 54 Dolar Eridi

27 Aralık’ta 17 bin 2 TL’lik asgari ücretle yaklaşık 580 dolar alınabilirken bugün 526 dolar alınabiliyor. Bu durum, asgari ücretin 27 Aralık kuruna göre 54 dolar az olduğuna işaret ediyor.

Geçen yılın ikinci yarısında 11 bin 402 lira 32 kuruş olan asgari ücret ise o dönemki ortalama kurla (27,66 TL) 412 dolara denk geliyordu. Asgari ücrete sene başında yapılan zam dolar bazında erirken diğer ücretlerde de durum farklı değil.

Yerel seçim öncesi dolar ve euroda yükseliş devam ediyor. Dolar kuru haftaya 32,30, euro kuru ise 35,17 seviyesinden başladı. Dolar kurunda yılbaşından bu yana gerçekleşen artış yüzde 10’a yaklaşırken euro kuru aynı dönemde yaklaşık yüzde 8 arttı. Uzmanlara göre kurlardaki yükseliş devam edecek.

Türkiye gibi dış finansmana bağımlı ülkelerde dövizdeki yükseliş her vatandaşı yakından ilgilendiriyor. Kur artışları, maliyetler üzerinden enflasyonu tırmandırırken, asgari ücret ve diğer ücretler reel anlamda eriyor.

Türkiye’de çalışanların yarıdan fazlasını ilgilendiren asgari ücret, bu yıl başında yüzde 49 zamla 17 bin 2 TL’ye yükseltilmişti. Asgari ücret görüşmelerinin yapıldığı Aralık 2023’te doların satış değeri ortalama olarak 29,09 liraydı. Asgari ücretin açıklandığı 27 Aralık 2023’te ise dolar kuru 29,32 seviyesindeydi. Dolar o tarihten bu yana yaklaşık 3 TL yükseldi.

Buna göre 27 Aralık’ta 17 bin 2 TL’lik asgari ücretle yaklaşık 580 dolar alınabilirken bugün 526 dolar alınabiliyor. Bu durum, asgari ücretin 27 Aralık kuruna göre 54 dolar az olduğuna işaret ediyor. Geçen yılın ikinci yarısında 11 bin 402 lira 32 kuruş olan asgari ücret ise o dönemki ortalama kurla (27,66 TL) 412 dolara denk geliyordu. Asgari ücrete sene başında yapılan zam dolar bazında erirken diğer ücretlerde de durum farklı değil.

Sene başında aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşı 22 bin 17 liradan 32 bin 861 liraya, en düşük memur emekli aylığı da 9 bin 876 liradan 14 bin 741 liraya yükseldi. Ancak yıl başında 32 bin 861 liralık en düşük memur maaşı yaklaşık 1114 dolara denk gelirken, bugün 1017 dolar ediyor. Kayıp 97 doları buluyor. En düşük memur emekli aylığı da aynı şekilde dolar bazında yaklaşık 500 dolardan 456 dolara geriledi.

İşçi ve Bağkur emeklilerinin aylığı da AKP’nin son yıllarda uygulamaya soktuğu maaş tamamlama politikasına paralel yapılan seyyanen zamla en az 10 bin TL’ye çıkarılmıştı. Ancak 10 bin TL aylık alan bir emekli sene başında 339 dolar alabilirken bugün 309 dolar alabiliyor.

Haziran 2023’ten Ocak ayına dek 8 kez faiz artırımına giden Merkez Bankası (TCMB), politika faizini en son Ocak ayında 250 baz puan artışla yüzde 45’e çıkarmıştı.

Politika faizindeki artışlar mevduat faizlerinde de yükselişe yol açarken kurlar gibi enflasyonu da dizginleyemedi. Resmi verilere göre Şubat ayında tüketici fiyatları endeksi yüzde 67’nin üzerine çıktı. TCMB enflasyon tahminleri ise yıllık enflasyonun yıl ortasına doğru yüzde 70-75 bandına çıktıktan sonra 2024 yılını yüzde 36 seviyesinde tamamlayacağı yönünde.

Kurlardaki ve enflasyondaki yükseliş düşük, orta ve alt gelir grubundaki vatandaşların reel gelirlerinin erimesine yol açarken, bu dönemin kazananı milyonerler oldu.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) verilerine göre hesabında 1 milyon TL ve üzeri mevduat olan mudi sayısı 31 Aralık 2023’ten Ocak ayı sonuna dek geçen bir aylık süreçte 1 milyon 446 bin 354 kişiden 1 milyon 470 bin 861 kişiye çıktı. Buna göre bir ayda 24 bin 507 kişi daha milyoner oldu.

Hesabında 1 milyon TL ve üzeri mevduat olanların serveti ise Aralık 2023’teki 11 trilyon 280 milyar 447 milyon TL’den 11 trilyon 337 milyar 137 milyon TL’ye çıktı. Buna göre bir ayda milyonerlerin serveti 56 milyar 690 milyon TL arttı. Milyonerlerin serveti Kasım sonuna göre (iki ayda) 701,5, Ekim sonuna göre (üç ayda) 942,8 milyar lira yükseldi. Hesabında 1 milyon ve üzeri mevduatı olan mudi sayısı da iki ayda 93 bin 63, üç ayda 153 bin 267 kişi arttı.

Ocak 2024 verilerine göre milyonerlerin 1 milyon 321 bin 400’ünü yurt içi yerleşikler, 149 bin 461’ini yurt dışı yerleşikler oluşturdu. Bir milyon ve üzeri mevduatların yaklaşık 6,9 trilyon lirası yerel para cinsi, 4,1 trilyon 1 lirası döviz tevdiat hesabı, 344,5 milyar lirası da kıymetli maden depo hesaplarından oluştu.

Kurlardaki yükselişin nedeni ne?

DW Türkçe’den Pelin Ünker‘e konuşan uzmanlara göre kurlardaki yükselişin altında Merkez Bankası’nın uyguladığı sıkı para politikasının yerel seçim sonrasında terse dönebileceği ve dövizdeki baskının ortadan kalkabileceği yönündeki beklentiler yatıyor.

Uluslararası kurumların bu beklentiye yol açan değerlendirmelerine işaret eden uzmanlar, diğer yandan Ocak ayı itibariyle mevduat faizlerinde düşüşün başlaması ve yabancı sermaye girişlerinde istenilen seviyenin yakalanmamasının da kur artışında etkili olduğu görüşünde.

Kırklareli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Alçın, çeşitli kurumların yayımladığı raporlarda dolar değerinin 40’a doğru ulaşabileceği yönünde bir beklenti olduğuna işaret ederek, “Bu da bir anlamda piyasada şu an satın alınıyor. Yani aslında yurttaşlar, kendini güvence altına almak için yerel seçim sonrasında tekrar ortaya çıkabilecek döviz hareketi karşısında biraz daha güvenli limana doğru hareket ediyor. Güvenli liman da dolar, diğer döviz cinsi birikim ve altın” diyor.

Döviz ve altına talep artarken bankalardan nakit avans ve tüketici kredisi kullanmak isteyenlere altın ve döviz almamaları yönünde bir uyarı geldi.

“Bilindiği üzere tüketici kredileri; gerçek kişi tüketicilerin eğitim, sağlık, seyahat, taşınma, evlilik, alışveriş vb. kişisel ihtiyaçların karşılanması amacıyla bir defada sağlanan finansal destek kredileridir” hatırlatması yapılan uyarıda müşterilerden tüketici kredisi ve bu nitelikte olan nakit avansı amacına uygun kullanacaklarına dair taahhüt isteniyor.

Merkez Bankası’nın Mart ayına ilişkin Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre, piyasanın yıl sonu dolar beklentisi 40,02 TL’den 40,53 TL’ye, 12 ay sonrası için dolar/TL beklentisi de 41,15’ten 42,79 TL’ye yükseldi. Eylül 2023’te açıklanan Orta Vadeli Program’a (OVP) göre ise dolar/TL kurunun yıllık ortalama değerleri 2024’te 36,8 TL, 2025’te 43,9 TL, 2026’da ise 47,8 TL olarak tahmin ediliyor.

Paylaşın

Türkiye, Asgari Ücrette Avrupa Ülkeleri Arasında Sondan 5. Sırada

Verilere göre, Türkiye, asgari ücrette 26 Avrupa ülkesi arasında sondan beşinci sırada yer alıyor. En yüksek asgari ücret ise 2 bin 570 euro ile Lüksemburg’da veriliyor.

Ayrıca Avrupa’da temmuzda asgari ücretler yeniden artırılacak ancak Türkiye’de iktidar bu yıl ikinci artış olmayacağını açıkladı.

2024 yılında yüzde 49 artışla 17 bin 2 TL’ye çıkarılan asgari Türkiye’yi Avrupa’da en düşük ücret alan ülkeler arasından çıkaramadı. Eurostat verilerine göre Türkiye, Avrupa’da en düşük 5’inci ücret alan ülke oldu.

Bu yıl Türkiye’de asgari ücret yüzde 49 artışla 17 bin 2 TL’ye çıkarılsa da Avrupa ülkeleri arasında da en kötü ücretlerden olmaktan kurtulamıyor. Türkiye’de asgari ücret ilk kez 500 doları aşsa da 26 Avrupa ülkesi içinde 22’nci sırada yer alarak son sıralardaki yerini koruyor.

10haber’in haberine göre, Türkiye’de 20 bin 2 lira olan brüt asgari ücret, 32 lira 93 kuruş olan kura göre 607 euro oldu. Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa ülkelerinde 2024 yılının ilk yarısında geçerli asgari ücretleri açıkladı.

Buna göre Avrupa’da aylık brüt asgari ücretin en yüksek olduğu ülke 2 bin 570 euro ile Lüksemburg olurken, bu ülkeyi, 2 bin 146 euro ile İrlanda, 2 bin 70 euro ile Hollanda, 2 bin 54 euro Almanya takip etti. 385 euro ile Arnavutluk, 477 euro ile Bulgaristan, 532 euro ile Karadağ, 543 euro Sırbistan ve 607 euro ile Türkiye en düşük asgari ücrete sahip 5 ülke olarak sıralandı.

Ayrıca Avrupa’da temmuzda asgari ücretler yeniden artırılacak ancak Türkiye’de iktidar bu yıl ikinci artış olmayacağını açıkladı. Eurostat’ın 1999 yılından bu yana verilerini inceleyen Euronews’te yer alan haberde, Türkiye’nin asgari ücrette euro bazında en yüksek seviyeye eriştiği yıl 2024 oldu.

Ancak enflasyonun etkisinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gereken bu en yüksek rakam Türkiye’de milyonlarca çalışanın aldığı ortalama ücret haline dönüştü.

İşgücünde bulunan yaklaşık 32 milyon kişinin yarısı asgari ücret alırken, milyonlarca çalışan da asgari ücretin biraz üstüne ücretlerle geçinmeye çalışmak durumunda kalıyor.

Paylaşın

Asgari Ücret Son 19 Yılda Sadece 8 Ay Gıda Harcamasına Yetti

2024 yılı için 17 bin 2 lira olarak belirlenen asgari ücret, son 19 senede ise sadece 8 ay dört kişilik bir ailenin gıda harcamasına yetti. Farklı bir ifadeyle, 2005’ten bu yana, yani 228 ayın sadece 8 ayında asgari ücret açlık sınırını aştı.

Ocak 2024’te asgari ücretin yeniden açlık sınırının üstüne çıkması bekleniyor. Ancak beklentiler bunun sadece iki üç ay süreceği yönünde, sonra tekrar açlık sınırının altına düşecek.

Asgari ücret 2024 yılında 17 bin 2 TL oldu. Böylece asgari ücret son iki senede tam olarak 4’e katlandı. 2022 başında 4 bin 253 lira olan asgari ücret yüzde 300 artış gösterdi. Ancak bu artış nominal. Yani bu hesapta enflasyon dikkate alınmıyor.

Oysa gıda ve kira başta olmak üzere halkın giderlerine de sürekli zam geliyor. Asgari ücret Ocak 2022-Aralık 2023 arasındaki son 24 ayda sadece bir kez açlık sınırının üzerine çıktı. Bu 23 ay boyunca dört kişilik bir ailenin karnının doymaması demek.

Ocak 2024’te asgari ücretin yeniden açlık sınırının üstüne çıkması bekleniyor. Ancak beklentiler bunun sadece iki üç ay süreceği yönünde. Sonra tekrar açlık sınırının altına düşecek.

Zaten Ocak 2005’ten bu yana son 19 senede, yani 228 ayın sadece 8 ayında asgari ücret açlık sınırını aştı. Kalan 220 ayda asgari ücret dört kişilik bir ailenin gıda harcamasına yetmedi. Açlık sınırı hesabını yapan da Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ).

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan 1 Ocak 2024’ten itibaren geçerli aylık net asgari ücretin 17 bin 2 lira olacağını açıkladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da “2024 yılında asgari ücret yüzde 49 artışla net 17 bin 2 Türk lirası olarak uygulanacaktır. Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun” açıklaması yaptı. Bu miktarın 700 lirası asgari ücret desteği olarak karşılanacak.

Peki, açlık sınırı ve yoksulluk sınırı AK Parti iktidarında nasıl değişti? Bir ailenin aç kalmaması için aylık mutfak masrafı ne kadar?

AK Parti iktidarında son yıllara kadar asgari ücrete senede bir defa zam yapılırken hızla yükselen enflasyonun etkisiyle 2022 ve 2023 ortasında da zam geldi.

Yetkililer, yapılan son zammın ardından 2024’te asgari ücrette ara artış olmayacağını duyurdu. Ancak işçi tarafı yüksek enflasyon nedeniyle şimdiden ara zam için bastırmaya başladı.

TÜRK-İŞ son olarak kasım ayına ilişkin açlık ve yoksulluk verilerini açıkladı. Aralık ayı da bu hafta açıklanacak. Ocak 2024 verileri ise ocak sonunda ortaya çıkacak. Bundan dolayı zamlanan asgari ücreti açlık sınırı ile kıyas etmek için bir ay daha beklemek gerekecek.

Bundan dolayı hesap ve analizler Aralık 2023’ü kapsıyor. Buna göre Aralık 2021 ile Aralık 2023 arasında aylık net asgari ücret 2 bin 826 liradan 11 bin 402 liraya yükseldi. Bu da son iki senede yüzde 303 artış demek. Ocak 2022 ile Ocak 2024 arasındaki artış da tam yüzde 300. Yani son iki senede asgari ücret dörde katlandı.

TÜRK-İŞ’in Kasım 2023 için açıkladığı açlık sınırı 14 bin 26 TL oldu. Peki, açlık sınırı ne anlama geliyor? Açlık sınırı; “Ankara’da 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı” demek. Buna konut, giyim, faturalar, eğitim, sağlık ve ulaşım gibi diğer masraflar dahil değil.

Aralık 2021-Aralık 2023 arasında açlık sınırı sadece bir kez asgari ücretin üzerine çıktı. O da Ocak 2022 sadece 3,5 liralık bir fazlalık. Zaten o ay için asgari ücretin açlık sınırına oranına bakıldığında yüzde 100,1. Yani, kıl payı bir geçiş. Geri kalan 23 ayda ise asgari ücret 4 kişilik bir ailenin gıda harcamasına yetmedi.

Asgari ücretin açlık sınırına daha uzun bir dönemde incelendiğinde 2016 başından itibaren ciddi bir iyileşme dikkat çekiyor. Ancak son yıllarda enflasyonun rekor kırması ile birlikte iniş çıkışlar başlıyor. Yani ocak ve temmuz ayında asgari ücret artınca bir iyileşme sağlansa da birkaç ay içinde hemen bu oran ciddi geriliyor.

Ocak 2005-Aralık 2023 dönemini kapsayan 228 ayın sadece 8 ayında asgari ücret açlık sınırını aştı. Asgari ücret 2019 başında bin 603 liradan 2 bin 21 lira çıktı. Bu ayda açlık sınırı ise 2 bin 14 lira oldu. Böylece 2005 başından bu yana ilk kez asgari ücret açlık sınırını aşmış oldu. Buna rağmen “yeni ekonomi modeli” döneminde en kötü oran da görüldü. Haziran 2022’de asgari ücretin açlık sınırına oranı yüzde 66,6 oldu. Bu oran Ocak 2005’te yüzde 67,3 idi.

Ocak 2024’te asgari ücretin açlık sınırının üzerinde olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Mart veya nisan ayında ise asgari ücret yeniden açlık sınırının altına düşebilir. Merkez Bankası’nın iyimser enflasyon beklentisi bile dikkate alındığında asgari ücretin açlık sınırının altına düşmesi bekleniyor.

TÜRK-İŞ’in tanımına göre yoksulluk sınırı ne demek? Ankara’da yaşayan 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcamasının yanı sıra konut (kira, elektrik, su, yakıt), giyim, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutara yoksulluk sınırı adı veriliyor.

Asgari ücretin yoksulluk sınırına oranı 2005 başında yüzde 20 seviyesindeydi. Yani, asgari ücret 4 kişilik bir ailenin temel ihtiyaçlarının sadece beşte birine yetiyordu. 2018 yılında bu oran yüzde 30 seviyesine çıktı. 2021 başında yüzde 33 ile en yüksek oran görüldü. 2023 sonunda yüzde 25’in altına indi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın