Dikkat Çeken Analiz: Erdoğan, Seçimi İlk Turda Kaybedebilir

AFP’de yayımlanan bir analizde AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimin ilk turunda kaybedebileceğini öne sürüldü.

“Erdoğan her zamankinden daha zayıf görünüyor, ancak hala çok sağlam bir seçmen tabanına sahip” denilen analize göre, “Kampanya sürecinde seçmenleri bir araya getirmek için kontrolü altındaki basına güvenecek. Muhalefeti itibarsızlaştırmak için muhalefet içindeki bölünmeleri öne çıkarmaya çalışacak.”

Fransa merkezli uluslararası haber ajansı Agence France-Presse’te (AFP) Cyrielle Cabot tarafından yayımlanan bir analizde Erdoğan’ın seçimleri ilk turda kaybedebileceğinin altı çizildi. Öte yandan analizde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğu’nun otoriter ve kavgacı olarak görünen Erdoğan karşısında çok farklı bir imaja sahip olduğu belirtilirken halkın bu tür normallikler istediği de ifade edildi.

Analizde öne çıkan yerler şöyle:

“Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası 10 Mart’ta resmen başladı ve üçüncü kez aday olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan artık en büyük rakibinin kim olduğunu biliyor. 74 yaşındaki Kemal Kılıçdaroğlu, gözlemciler tarafından genellikle ‘Erdoğan’ın zıt kutbu’ olarak tanımlanıyor.”

“Kamuoyu yoklamaları ise ‘seçimin başa baş geçeceğini’ ve ‘Erdoğan’ın, 2003’te iktidara gelmesinden bu yana en belirsiz seçimi’ olduğunu söylüyor.”

‘Kılıçdaroğlu, Erdoğan’dan çok farklı bir imaja sahip’

“Öte yandan pek çok kişi ‘Kılıçdaroğlu’nu ‘karizma eksikliği’ nedeniyle eleştiriyor; İstanbul veya Ankara belediye başkanının aday gösterilmesini tercih ediyor. Didier Billion’a göre, bazıları tarafından karizma eksikliği olarak görülen bu durum, kampanya sırasında bir avantaja dönüşebilir. Kılıçdaroğlu, otoriter ve kavgacı olarak görülen Recep Tayyip Erdoğan’dan çok farklı bir imaja sahip. Halk bu tür bir normallik istiyor.”

“HDP Eş Başkanı Mithat Sancar’ın Pazartesi günü yaptığı, ‘aday çıkarmayabiliriz’ açıklamasına da değinen ve bunu ‘Kılıçdaroğlu’na yönelik açık bir destek’ olarak tanımlayan Denizeau’ya göre, ‘İttifak seçimi ilk turda kazanabilir. Ancak HDP’nin teklifi, zafer durumunda olan Kürtlere verilecek garantilere bağlı. Kılıçdaroğlu’nun ne önereceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz.”

‘Erdoğan her zamankinden daha zayıf görünüyor’

“Erdoğan her zamankinden daha zayıf görünüyor, ancak hala çok sağlam bir seçmen tabanına sahip” diyen Denizeau’ya göre ise “Kampanya sürecinde seçmenleri bir araya getirmek için kontrolü altındaki basına güvenecek. Muhalefeti itibarsızlaştırmak için muhalefet içindeki bölünmeleri öne çıkarmaya çalışacak.”

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik kriz ve 6 Şubat depremindeki yönetimine yönelik ağır eleştiriler nedeniyle kırılgan bir durumdayken, “Muhalefet bir program oluşturmakta zorlanıyor.”

Didier Billion’a göre, ortak paydaları Erdoğan’ı devirmek, başkanlık rejimine son vermek ve parlamenter demokrasiye dönmek olan muhalefet, söz ekonomik ve sosyal politikalara geldiğinde seçim sonrasını işaret ediyor ve uzlaşma olacağı sözünü veriyor.

Paylaşın

Erdoğan: Aramıza Yeni Katılacak Dostlarımızla İlerleyeceğiz

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak, “Ülkemizi bu içi karmaşık, arkası karanlık, şekli bozuk, yönü belirsiz, hırsı boyunu aşan koalisyonun insafına terk edemeyiz” dedi.

Haber Merkezi / Erdoğan, “Altılı koalisyon” olarak nitelendirdiği Millet İttifakı için, “Güçlendirilmiş parlamenter sistem diye başladıkları yolculuğun sonu önce kumar masasına, sonra at pazarlığından beter bir cumhurbaşkanı yardımcılığı ve vekillik paylaşımı kavgasına çıktı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca 16. seçim zaferini ilan etme isteğini de dile getirdi ve “Aramıza yeni katılacak dostlarımızla ilerleyeceğiz” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İl Başkanları Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan satırlar şu şekilde:

“Her seçim zordur, hayatidir, önemlidir. Ama ülkemizin içinden geçtiği süreç son deprem afetinin yol açtığı kayıplar, bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler 14 Mayıs seçimini farklı bir yere taşımıştır. Karşımızda kurulan derme çatma ittifakın yapısına ve motivasyonuna bakarak da anlayabiliriz. Karşımızda bir ittifak değil, eski Türkiye’de olduğu gibi kavga, ayak oyunu ve pazarlık üzerine kurulu koalisyon yapısı vardır.

İşe 6’lı başlayan artık 8’li mi 10’lu mu olduğu belli olmayan ittifakın yayınladığı bildiri bile ülkeyi nereye getirmek istediklerinin ispatıdır. Bu koalisyonun gündeminde ülkenin ve milletin hiçbir meselesi yoktur. Ne deprem, ne depremzedelerin sızıları ne de deprem yaralarının sarılması ihtiyacı bunların gündeminde yer almıyor. Küresel ve bölgesel krizlerin Türk ekonomisi üzerindeki etkisinin giderilmesine dair teklif, proje yer almıyor. Türkiye’nin 20 yılda kat ettiği gelişmeyi, büyümeyi sürdürmeye yönelik tek bir adım yer almadığı gibi yapılanları yıkmayı vaad ediyorlar.

Milletin sıkıntılarını çözecek, refahını artıracak, hayallerini gerçekleştirecek hiçbir hazırlık, program bunların gündeminde yer almıyor. Birlikte ve beraberliğimize gözünü diken terör örgütlerinin başını ezmek için yürüttüğümüz kararlılık bunların gündeminde yer almıyor.

“Eski Türkiye’yi geri getirme çabası var”

Bunların gündeminde sadece siyasi ihtras var, makam ve mevki paylaşımı var. Ülkenin kaynaklarının nasıl yağmalanacağı var. Birlik ve beraberliğimizi bozma var. Eski Türkiye’yi geri getirme çabası var. Öyle bir kavga ki içinde tehditten rüşvete, hakaretten şantaja aba altından değil alenen sopa göstermekten sürüden ayrılanları linç ettirmeye kadar her türlü rezillik var. Böyle 32 kısım tekmili birden entrikayı ne sinemada ne televizyon dizilerinde ne de romanlarda bulursunuz ama ülke olarak bunların

Bizansvari taht kavgalarını aylarca, günlerce naklen seyrettik, satır satır okuduk, cümle cümle dinledik. Türkiye Türk demokrasisi milletimiz böyle bir hazin tabloyu asla hak etmiyor. Milletimize karşı sorumluluğumuzun temeli olarak bu içi karmaşık, şekli bozuk koalisyonun insafına terk edemeyiz. Cumhuriyetimizin ilk asrındaki kayıpları geride bırakarak hızlandığımız dönemde böyle bir faciaya izin veremeyiz.

Kadınlarımızla ve gençlerimizle paylaştığımız umutların birlikte geliştirdiğimiz vizyonun bir avuç muhteris yüzünden elimizden kayıp gitmesine göz yumamayız. Türkiye’nin ışığını söndürmek, nefesini kesmek, dizlerinin bağını çözmek için ellerini ovuşturarak bekleyenlere zafer çığlıkları attıramayız. Bunun için her seçimde çalıştığımızdan daha çok çalışacağız. Bunun için her seçimde ulaştığımızdan daha çok insana ulaşacağız. Daha fazla gönül kazanacağız. Aksi takdirde ülkenin ve milletin yaşayacağı büyük facianın vebali altında kalırız.

Dün imzalayarak Resmi Gazete’de yayımladığımız seçimlerin yenilenmesi kararının ardından YSK seçim takvimini oluşturmaya başladı. Seçim kampanyamızı 11 ilde büyük yıkıma yol açan depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza yönelik hassasiyetle yöneteceğiz. Kırkı çıkmadan genel merkezler önünde aday kutlaması yapanlar gibi kesinlikle olmayacağız. Müzikli mitingi ve klasik kampanya yöntemlerini kullanmayacağız.

İnsanlarımızla yüz yüze hasbihal edecek, yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlatacağız. Türkiye için hemen şimdi diyerek 20 yıllık eser ve hizmet altyapımızın üzerine bina edeceğimiz program ve projelerimizi anlatacağız.”

Paylaşın

Cumhur İttifakı’ndan Genişleme Hamlesi: Yeniden Refah Partisi

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım’ın ziyaret sonrası yaptığı açıklamada “Yeniden Refah Partimizi Cumhur İttifakı’nda görmek istediklerini ifade ettiler” dedi ve ekledi:

“Bizler de yetkili kurumlarda bu teklifi, daveti değerlendireceğiz. En kısa zamanda cevap vereceğiz.”

Binali Yıldırım da “İnşallah arzu ediyoruz ki bu seçimlerde birlikte yol yürüyelim. Tabii ki Sayın Genel Başkan Fatih Erbakan ve arkadaşları bu konuda kendi bünyelerinde değerlendirmelerini yapacaklar ve ondan sonra kararlarını kamuoyuyla paylaşacaklar” diye konuştu.

AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı, Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’nde ziyaret ederek Cumhur İttifakı’na katılmaya davet etti.

Toplantı sonrası kameraların karşısına geçen Binali Yıldırım ile Fatih Erbakan bir açıklama yaptı. Yıldırım şu değerlendirmede bulundu:

“Yapılacak seçimlerin milletimize, ülkemize, insanlığımıza hayırlar getirmesini diliyorum. Seçim takvimi netleştikçe partiler arasında görüşme trafiği başladı. Bu çerçevede Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’ni AK Parti adına ziyaret etmiş bulunuyoruz. Önümüzdeki yapılacak seçimlerle ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk.

Çok verimli faydalı görüşme gerçekleştirdik. Arzu ediyoruz ki, inşallah bu seçimlerde birlikte yol yürüyelim. Tabii ki sayın genel başkan Fatih Erbakan ve arkadaşları bu konuda kendi bünyelerinde değerlendirmelerini yapacaklar ve ondan sonra kararlarını kamuoyuyla paylaşacaklardır. Bize gösterdikleri bu sıcak ilgi ve ev sahipliği için bir kez daha sayın genel başkan ve arkadaşlarına teşekkür ediyorum.”

“En kısa zamanda cevap vereceğiz”

Yıldırım’ın ardından bir açıklamada bulunan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan şöyle konuştu:

“Bugün sağ olsunlar AK Parti heyeti olarak kıymetli başbakanımız ve Ali İhsan Bey ziyarette bulundular. Yaklaşan seçimler dolayısıyla karşılıklı fikir alışverişi ve müzakerede bulunuldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın selamını ilettiler.

14 Mayıs seçimlerinde Yeniden Refah Partimizi Cumhur İttifakı’na görmeyi ifade ettiler. Biz de inşallah yetkili kurumlarımızda değerlendirip kendilerine en kısa zamanda cevap vereceğiz. İnşallah ülkemiz için milletimiz için hayırlı adımlar atmak, hayırlı sonuçlar nasip olur. Kendilerine teşekkür ediyorum, inşallah hayırlı olsun.”

Paylaşın

Seçim Kararı Resmi Gazete’de Yayımlandı; Süreç Nasıl İşleyecek?

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim kararını imzalamasının ardından karar Resmi Gazete’de yayımlandı. 14 Mayıs’a uzanan seçim süreci başlarken, taslak seçim takvimine göre süreç nasıl ilerleyecek?

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) toplanarak Cumhurbaşkanı kararına dayanarak Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi için takvimi belirleyecek ve seçimin başlangıç tarihini duyuracak.

Peki seçim süreci nasıl işleyecek?

Seçimin yenilenmesi kararı ne anlama geliyor?

Anayasa’nın 116. Maddesine göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), üye tam sayısının beşte üçünün yani 360’ının çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebiliyor.

Cumhurbaşkanının da seçimlerin yenilenmesi kararı alma hakkı bulunuyor.

Ancak Cumhurbaşkanının seçimi yenilemesi kararı “TBMM’nin feshi” anlamına gelmiyor. O nedenle Meclis, seçim nedeniyle ara verme kararı alana kadar çalışmalarını sürdürebilecek.

Cumhurbaşkanının da seçimlerin yenilenmesini kararı alma hakkı bulunuyor. Bu şekilde yenileme kararı verilmesi halinde genel seçim ile cumhurbaşkanı seçimi birlikte yapılıyor.

Seçim takvimi taslağına göre süreç nasıl?

YSK iki seçim için tek takvim hazırlayacak. Beklenti, Kurul’un seçim takvimini 20 ya da 21 Mart günlerinde başlatması yönünde.

Resmi olmayan taslak takvime göre milletvekili adayı olmak isteyen kamu görevlilerinin tahminen 17 Mart’a kadar istifa etmeleri gerekecek. Bu kapsamda hâkimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, RTÜK üyeleri, kamu kurumu ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri gibi çeşitli kamu görevlilerinin istifa etmesi gerekiyor.

Siyasi partilerin en geç 10 Nisan’da milletvekili aday listelerini YSK’ya bildirmeleri ve ardından kurulun partilerin aday listelerini, adaylık koşullarını taşıyıp taşımadıkları konusunda incelemeye başlaması bekleniyor.

YSK’nın seçim çevreleri itibarıyla milletvekili kesin aday listelerini ilan edilmek üzere 19 Nisan civarında il seçim kurullarına ve Resmi Gazete’ye göndermesi de öngörülüyor.

YSK aynı zamanda seçim takvimi süresince izlenecek usul ve yöntemlere ilişkin çeşitli genelgeler de yayınlayacak.

Olası takvime göre siyasi partilerin Cumhurbaşkanı adaylığı için yapacakları başvurunun 25 Mart’a kadar olması öngörülürken ittifak yaparak seçime katılma kararı alan siyasi partilerin genel başkanlarının imzalarını içeren ittifak protokolünün YSK’ya tesliminin de en son 26 Mart’ta olması bekleniyor.

Başvurular yapıldıktan sonra ise önce Cumhurbaşkanı geçici aday listesi Resmi Gazete’de yayımlanacak ve böylelikle olası itiraz süreci başlayacak. Tahmini 2-3 Nisan günlerinde de cumhurbaşkanlığı kesin aday listesinin RG’de yayımlanması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı seçimi nasıl olacak?

Cumhurbaşkanı seçiminde ilk oylama 14 Mayıs günü düzenlenecek.

İlk oylamada hiçbir aday yüzde 50 artı 1 çoğunluğunu sağlayamazsa bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü yani 28 Mayıs’ta seçmenler bir kez daha sandık başına gidecek.

İkinci turda seçime tüm adaylar değil, sadece ilk oylamada en çok oy alan iki aday katılacak. Oylama sonucu geçerli oyların çoğunluğunu alan aday cumhurbaşkanı seçilecek.

Oylamalara tek adayla gidilmesi halinde, seçim referandum şeklinde yapılacak. Bu durumda geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday cumhurbaşkanı seçilecek.

Milletvekili seçimi nasıl olacak?

Cumhurbaşkanı seçimiyle aynı gün TBMM’deki 600 sandalye için milletvekili seçimi de yapılacak.

Siyasi partilerin milletvekili çıkarabilmesi için ya tek başına ülke seçim barajını geçmesi ya da bir ittifak içerisinde yer alması ve bu ittifakın toplam oyunun geçerli oylara göre belirlenmiş ülke barajını geçmesi gerekecek. Ülke barajı yeni seçim yasası ile yüzde 10’dan yüzde 7’ye indirilmişti.

Bu nedenle ittifakta yer alan partilerin ayrı ayrı yüzde 7’yi geçmeleri gerekmeyecek. İttifakın aldığı oy toplamı genel baraj olan yüzde 7’yi geçtiğinde ittifak içindeki tüm partiler barajı geçmiş sayılacak.

Bir ittifak barajı geçmesi durumunda ittifakı oluşturan siyasi partilerin milletvekili sayıları, ittifakın aldığı toplam milletvekili sayısının, her partinin aldığı oy oranına göre dağıtılarak hesaplanacak.

Hangi ilden kaç vekil seçilecek?

YSK’nın 31 Aralık 2022 nüfus verileri kapsamında illerin milletvekili sayıları dağılım tablosu 3 Mart’ta Resmî Gazete’de yayımlandı.

Tabloda 600 milletvekilinin il ve seçim bölgelerine göre dağılımları yer aldı. Buna göre Ankara 36, İstanbul 98, İzmir 28 milletvekili çıkaracak.

Ankara 3, Bursa 2, İstanbul 3, İzmir ise 2 seçim bölgesine ayrılacak.

Kocaeli ve Sakarya’nın çıkaracağı milletvekili sayısı birer artarken Tunceli ve Bayburt’un milletvekili sayısı birer azaldı. Kocaeli’nin vekil sayısı 13’ten 14’e, Sakarya’nın 7’den 8’e çıktı. Tunceli ve Bayburt’un çıkaracağı milletvekili sayısı 2’den 1’e düştü.

Diğer iller ve çıkaracakları milletvekili sayıları ise şöyle sıralanıyor:

Adana 15, Adıyaman 5, Afyonkarahisar 6, Ağrı 4, Amasya 3, Antalya 17, Artvin 2, Aydın 8, Balıkesir 9, Bilecik 2, Bingöl 3, Bitlis 3, Bolu 3, Burdur 3, Bursa 20, Çanakkale 4, Çankırı 2, Çorum 4, Denizli 7, Diyarbakır 12, Edirne 4, Elazığ 5, Erzincan 2, Erzurum 6, Eskişehir 6, Gaziantep 14, Giresun 4, Gümüşhane 2, Hakkari 3, Hatay 11, Isparta 4, Mersin 13, Kars 3, Kastamonu 3, Kayseri 10, Kırklareli 3, Kırşehir 2, Konya 15, Kütahya 5, Malatya 6, Manisa 10, Kahramanmaraş 8, Mardin 6, Muğla 7, Muş 3, Nevşehir 3, Niğde 3, Ordu 6, Rize 3, Samsun 9, Siirt 3, Sinop 2, Sivas 5, Tekirdağ 8, Tokat 5, Trabzon 6, Şanlıurfa 14, Uşak 3, Van 8, Yozgat 4, Zonguldak 5, Aksaray 4, Karaman 3, Kırıkkale 3, Batman 5, Şırnak 4, Bartın 2, Ardahan 2, Iğdır 2, Yalova 3, Karabük 3, Kilis 2, Osmaniye 4 ve Düzce 3.

Depremden etkilenen 11 ilde milletvekili sayısı değişecek mi?

YSK, 31 Aralık 2022 tarihindeki nüfus sayımını esas alarak illerin çıkaracağı milletvekili sayılarını ilan etti. O nedenle depremden etkilenen illerde milletvekili sayısı değişmeyecek.

YSK’nın 2 Mart 2023’te ilan ettiği karara göre depremden etkilenen Adana 15, Şanlıurfa 14, Gaziantep 14, Diyarbakır 12, Hatay 11, Kahramanmaraş 8, Malatya 6, Adıyaman 5, Osmaniye 4, Kilis 2 milletvekili çıkaracak.

YSK’nın yürüttüğü çalışmaya göre, rakam ne kadar büyük olursa olsun göç veren illerin de, göç alan illerin de seçimlerde çıkaracağı milletvekili sayılarında bir değişiklik olmayacak.

Depremzedeler nasıl oy kullanacak?

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde yaşayanlar, bulundukları illerden taşınmadılar ise YSK’nın belirleyeceği yerlerde, mevcut seçmen kütüklerine göre bulundukları illerin milletvekili ile cumhurbaşkanını belirlemek için oy kullanabilecek.

Çadır kentlerde ya da konteynerlerde kalan yurttaşlar için YSK’nın gerekli önlemleri almakla yükümlü. Başka illere taşınan yurttaşlar ise seçmen kütüklerini bulundukları illere taşıyabilecek ve oyları bu ilin milletvekili seçimi için geçerli olacak.

Örneğin, Hatay’dan Ankara’ya taşınan bir seçmen, taşındığı ilde oy kullanabilecek ancak oyları Ankara’daki milletvekilliği seçimi için geçerli olacak.

Yeni seçim barajı nasıl uygulanacak, ittifaktaki partiler için seçim barajı nasıl hesaplanacak?

Siyasi partilerin milletvekili çıkarabilmesi için ya tek başına ülke seçim barajını geçmesi ya da bir ittifak içerisinde yer alması ve bu ittifakın toplam oyunun geçerli oylara göre belirlenmiş ülke barajını geçmesi gerekecek.

Geçen yıl yapılan yasal değişiklikle ülke barajı yüzde 7’ye çekildi.

İttifakla seçime girilmesi halinde, ittifakın toplam oylarının yüzde 7’yi geçmesi halinde, ittifak içinde yer alan siyasi partiler de barajı geçmiş sayılacak.

İttifak yapan partilerin milletvekili sayıları nasıl hesaplanacak?

6 Nisan 2022’de yürürlüğe giren seçim yasası değişikliği ile ittifakın barajı geçmesi koşuluyla, her bir siyasi partinin milletvekili sayısı, ittifakın aldığı toplam milletvekili sayısını, her partinin aldığı oy oranına göre dağıtılarak hesaplanacak.

Bu sistem, ittifak içinde yer alan oy oranı düşük siyasi partilerin daha az milletvekili çıkarması sonucunu doğurabilir.

2018 seçimlerinde ise ittifaka giren partilerin milletvekili sayısı, ittifakın toplam oyunun, partilerin bir seçim çevresinde aldığı oylara bölünmesiyle hesaplanıyordu.

Paylaşın

Türkiye, 14 Mayıs’ta Sandık Başına Gidiyor

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerin 14 Mayıs’ta yapılmasına ilişkin kararı canlı yayında imzaladı. Karar, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasanın 116. Maddesinin kendisine verdiği yetkiye göre 18 Haziran’da yapılması gereken seçimlerin 14 Mayıs’ta yenilenmesi kararı aldığını açıkladı.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olduğunu da ilan etti.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’ne ilişkin açıklamalarda bulundu.

Açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Anayasamızın 116’ncı maddesinin verdiği yetkiyle, 18 Haziran 2023’te yapılması gereken seçimlerin 14 Mayıs’ta yenilenmesi kararını imzalamış bulunuyorum. Yarınki Resmi Gazete’de yayımlanacak bu kararın ardından, YSK iki aylık seçim takvimini başlatacaktır. Milletimiz 14 Mayıs’ta cumhurbaşkanı ve mİlletvekillerini seçmek üzere sandık başına gidecektir.

Kararı yılbaşından önce paylaşmıştık. Bizi seçim tarihini öne çekme kararını alma sebeplerinden bazıları şunlardır; 18 Haziran üniversite sınav takvimiyle çakışan bir tarihti. Bu tarih yurtiçinde ve yurtdışında yüzbinlerce vatandaşımızın Hac farizasını ifa etmek için mübarek topraklara gittiği bir döneme denk geliyordu.

İlk ve orta dereceli okullar tatile girmesi sebebiyle milyonlarca vatandaşımız tatile ve memleketlerine gitmek için yola çıkacaktı. Alternatif olarak da 14 Mayıs’ı teklif ettik. Demokrasi geçmişimiz bakımından anlamlı bir yıldönümüne tekabül eden bir tarihin hüsnü kabul gördüğünü biliyoruz.

Ama 6 Şubat’taki deprem seçim tarihini gündemimizden çıkarmıştı. Yıkım alanının büyüklüğü işlerimizi hayli güçleştirmiş olsa da insanlarımızın yardımına koştuk. Geniş bir çevrede hissedilen depremde 47 binin üzerinde insanımız vefat etti. 115 binden fazla insanımız da yaralı olarak kurtarıldı. Amacımız bir yıl içinde 244 bin konut ve 75 bin köy evinden oluşan 319 bin haneyi tamamlayarak, hemen hak sahiplerine teslim etmektir.

Deprem konutlarını etap etap tamamlayarak 3,5 milyon insanımıza yeni, güvenli, huzurlu hayat alanları oluşturana kadar çalışmakta kararlıyız. Deprem etkilerinin üstesinden gelerek, bölgeyi, ülkemizi normalleştirmenin yolu, güçlü siyasi iradece alınacak kararların dirayetle uygulanmasından geçiyor.

Biz tüm gayretimizi depremin yaralarını sarmaya vermişken seçim takvimi de işlemeyi sürdürüyordu. Dünyada eşi benzeri görülmemiş bir yıkımın yaralarını saracak bir program uygulamamız gerekiyor. Siyasi gerilim ve belirsizlikler deprem yaralarının sarılmasına yönelik çalışmaların aksamasına yol açıyor.

Son bir haftada yaşananlar bu tehdidin ne kadar büyük olduğunu göstermeye yeter.  Ülkenin bir bölümü can kayıplarıyla feryat ederken bir kesimin siyasi hesapları uğruna sergilediği aymazlığın faturasını milletin sırtına yükleyemeyiz. Türkiye’nin vakit kaybına ve dikkat dağınıklığına tahammülü yok. Türkiye, 6 Şubat depremlerinin yol açtığı yıkıntıları kaldırmadan, ekonomik, sosyal ve psikolojik kayıplarını telafi etmeden geleceğine güvenle bakamaz.

“Seçim gündemi geride bırakılmalı”

Üretimi ve istihdamı yükseltmek için ülkemizin seçim gündemini geride bırakması şarttır. Bu nedenle 14 Mayıs’ta seçimlerin yenilenmesi kararımızı uygulamaya geçiriyoruz. Biraz önce imzaladığımız kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla YSK seçim takvimini hazırlayıp ilan edecek.

Olayın ne kadar hızla devam ettiğini özellikle hatırlatmak istiyorum. Bİzim gündemimiz yne depremzede vatandaşlarımızın yaralarının sarılmasından oluşacak. Ana muhalefetin bazı temsilcilerinin garip garip konuşmalarını dinliyorum. Bizim bölgeye ne zaman gittiğimizden haberleri yok.

İkinci gün deprem bölgesine ulaştım. Bir turu böyle tamamladıktan sonra ardından Devlet Bey ile buraları dolaşmaya başladık. Sayın Destici ile de dolaştık. Biz yaralıyız, dertliyiz; hanımefendi konuşuyor. Hatay milletvekiliymiş… Biz Cumhurbaşkanı olarak 11 ilde aynı hassasiyetle çalışmalarımızı sürdürdük.

Depremzede bir vatandaşla görüştüğümde telefonda şöyle söyledi: ‘Cumhurbaşkanım bizim hiçbir sıkıntımız yok. Her şey yok. Ben çadırda kalıyorum. Çadırda kalmama rağmen halimden memnunum. Konteyner gelirse daha iyi olurum. Ama şikayetçi değilim.’ İşte bu da milletin evladı. Bir ona bakıyorum bir de Meclis’e milletvekili olarak gelmiş hanıma bakıyorum. Biz dertliyiz, bizim derdimiz var. Ama bunların yok. Bugün İskenderun’da enkazlar olduğu gibi Hatay’ın diğer ilçelerinde hele hele Antakya’da enkazın en büyüğü var. Belki bundan da haberi yok. Çünkü gittiği yerler belledir.

Yeni kararı duyurdu

AK Parti’den milletvekili adayı olmak isteyenlerle ilgili aldığımız bir kararı paylaşmak istiyorum. Partimize adaylık başvurusu yapacak herkes önce, ilgili birimimizce belirlenecek asgari tutarı AFAD’ın deprem yardım hesaplarına bağış olarak yatıracaktır. Katkıda bulunacak her arkadaşa şimdiden teşekkür ediyorum. Diğer partilere de örnek olmasını bekliyorum.  Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olarak bizimle yarışacak ve TBMM’de temsil için mücadele edecek herkesten bu samimi çağrımıza destek bekliyoruz.

Cumhur İttifakı olarak hazırladığımız bütün müzikleri yasaklıyoruz. Müziksiz bir kampanya olacak. Yüz yüze görüşmelerle ne yaptığımızı ve ne yapacağımızı vatandaşlarımıza anlatacağız.”

Paylaşın

AK Parti’den “Dindar Kürtler” İçin Yeni Adım Sinyali

14 Mayıs’ta yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri yaklaştıkça, partilerinden izleyeceği yol haritası netleşmeye başlıyor. AK Parti’nin bu süreçte “Dindar Kürtler’i kazanmak için yeni adımlar atabileceği öne sürülüyor.

Parti kulislerinden edinilen bilgilere göre AK Parti kurmaylarının “Dindar Kürtleri yeniden kazanmamız lazım” dediği belirtildi.

Altılı Masa’nın 2 Mart’taki toplantısında İYİ Parti lideri Meral Akşener’in, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığına itirazıyla başlayan krizin, Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlarının “cumhurbaşkanı yardımcılığına getirilmesi taahhüdü” formülüyle aşılması, iktidar cephesinde de yankı buldu.

Cumhur İttifakı kulislerinde Altılı Masa’da yaşanan adaylık krizinin, seçmende ileriye dönük bir “istikrarsızlık endişesi” yarattığı görüşü dillendirilirken, krizin “belediye başkanları” formülüyle çözülmesinin mevcut tabloda değişiklik yaratmayacağı görüşü hakim.

Milliyet’ten Ayşegül Kahvecioğlu’nun haberine göre AK Parti kurmayları, “Şartların aleyhte olduğunu düşünmüyoruz. Bu süreçte Millet İttifakı ciddi bir hasar aldı. Attıkları son adım, bir hasar toparlama hamlesidir. Onların kısmen lehinedir. Ama Kılıçdaroğlu hâlâ bizim için çok iyi bir adaydır. Belediye başkanları formülü olmasaydı da Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve Yavaş sahaya birlikte çıkacaklardı. O nedenle oluşan bu yeni durum sonrası da bizim için değişen birşey olmayacak” değerlendirmesini yapıyor.

AK Parti kurmayları bu süreçte özellikle HDP’nin Millet İttifakı’na yönelik tavrının izlenmesi gerektiğine işaret ederken, AK Parti’nin Kürt seçmene yönelik yeni adımları gündemine alabileceği sinyalini veriyor.

Kurmaylar, “Bölge vekillerini çok iyi dinlememiz ve özellikle dindar Kürtleri yeniden kazanmamız lazım. Bu adımlar ‘MHP’ye rağmen’ değil bizim atacağımız adımlar olmalı. Bölgeden doğru vekil adayları çıkarmamız, söylemle ilgili özel olarak çalışmamız, kayyumlarla ilgili yanlış okumaların önüne geçmemiz, HDP’yi doğrudan PKK ile ilişkilendiren dili esnetmemiz gerekiyor” diyor.

Paylaşın

Millet İttifakı’nın Adayını Açıklamasına AK Parti Ve MHP’den İlk Tepkiler

CHP, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti, DEVA Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının Kemal Kılıçdaroğlu olduğunun ilan edilmesinin ardından, AK Parti ve MHP’li siyasetçiler sosyal medya hesaplarından tepki gösterdiler.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İP Müdüresi Meral Akşener oyun kurayım derken oyuna düştü. Ölüyü gösterip sıtmaya razı etmeye çalışıyorlar, dedi. Sonra ölüyü görünce sıtmaya razı oldu. Kumar masasına geri döndü. Yani Batı yakasında değişen bir şey yok” ifadelerini kullandı.

Adalet ve Kalıkınma Partisi (AK Parti) Grup Başkanvekili Bülent Turan “Sayın Kılıçdaroğlu’nun adaylığı hayırlı olsun, en iyi hakem millettir” dedi ve ekledi: Ancak tek parti ve darbe dönemleri hariç iktidar olamayan CHP adayının Milli Görüş’ün güya temsilcisi SP’de açıklanması SP için tarihi utançtır. Sonuç ne olursa olsun, bu durum ömür boyu yüzlerine çarpılacak!”

MHP MYK Üyesi ve Adana Milletvekili Muharrem Varlı, “Kumar masası kuruldu, noter onayı ile Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı oldu” dedi.

AK Parti Milletvekili ve Grup Disiplin Kurulu Başkanı Yusuf Başer “Kavgalı eve kız verilmez. Kendi içinde bu kadar ihtilaflı bir yapıdan millete ve memlekete hayır gelmez” dedi.

MHP Milletvekili Yücel Bulut, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun konuşması sırasında İYİ Parti lideri Meral Akşener’in yüz ifadesine dikkat çektiği bir fotoğraf paylaştı. AK Parti Milletvekili Fuat Köktaş ise bugünkü Millet İttifakı toplantısını 46 yıl önceki Güneş Motel pazarlıklarına benzetti.

MHP İstanbul İl Başkanlığı, Devlet Bahçeli’nin Millet İttifakı’nı eleştirdiği eski bir konuşmayı paylaştı. AK Parti Milletvekili ve Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ramazan Can, “Bizim tek rakibimiz kendimiz…” paylaşımında bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ev sahipliğinde bir araya geldi.

Saat 16.00’da başlayan liderler toplantısı yaklaşık 4,5 saat sürdü. Liderler Saadet Partisi Genel Merkezi’nden kalabalığın önüne çıktı.

SP Lideri Karamollaaoğlu, “Elbette içinde bulunduğumuz günler acılı günler. Vefat eden bütün kardeşlerimize cenab-ı haktan rahmet diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Birçok şehirde neredeyse bina ayakta kalmadı. Allah vefat edenlere rahmet eylesin. Bugün burada bir araya gelmemizin sebebini biliyorsunuz. Hava biraz soğuk. Ben bu toplantılarımız neticesinde aldığımız kararı duyurmayı bir görev addediyorum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bizim cumhurbaşkanımızdır. Bu görevin hayırlı olmasını diliyorum. Bu görevin hayırlı olmasını diliyorum” diyerek Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıkladı.

Paylaşın

Erdoğan’dan “Altılı Masa” Yorumu: Oturdular, Konuştular, Dağıldılar

Altılı Masa’da gelinen duruma dair ilk değerlendirmesini yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Bunun böyle olacağını bundan aylar önce söylemiştik. Oturdular, konuştular, dağılırlar demiştim” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasının devamında “AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak onlar ne der ne yapar, nasıl adım atar, böyle bir durumumuz yok” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kısıklı’daki konutundan Vahdettin Köşkü’ne giderken gazetecilerin sorularına yanıtladı. Altılı Masa konusunda değerlendirmede bulunan Erdoğan, çok uzun bir aradan sonra ilk kez aracının yanına gazetecilerin giderek kendisine mikrofon tutmasına izin verdi.

Erdoğan açıklamasında “Yere dökülen taşları toplamak gibi bir derdimiz yok. Çünkü biz bunun böyle olacağını hatırlayın bundan aylarca önce söylemiştik. İranlıların o meşhur atasözüyle, ‘Oturdular, konuştular ve dağıldırlar’ demiştik. Öyle oldu mu şu anda? oldu. Bakın biz can derdindeyiz, bunlar mal derdinde.

Bu dağılmanın olduğu anda biz neredeydik? Dolmabahçe’de biz 110 kadar ilim adamıyla, partimizin yetkili bu konudaki bakanlarıyla, toplantı halindeydik. Çünkü biz can derdindeyiz. Türkiye’de bir deprem olayı var. Felaketlerin felaketi bir durum var” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasında ayrıca kendilerinin Cumhur ittifakı olarak yol haritaları üzerinde yollarına devam edeceklerini de söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ak Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak onlar ne der, ne yapar nasıl adım atar böyle bir durumumuz yok. Biz zaten Cumhur İttifakı olarak hedefimizi belirledik, yolumuzu belirledik ve şu anda bütün çalışmalarımızı da bunun üzerine yapıyoruz. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar biz, planımız üzerinden yol haritamız üzerinden çalışmalara devam ediyoruz” diye konuştu.

Ne olmuştu?

Altılı Masa’da cumhurbaşkanı adaylığında yaşanan uzlaşmazlığın ardından İYİ Parti masadan kalktı. Meral Akşener yaptığı açıklamada “İYİ Parti kıskaca alındı, tercihe zorlandı. Ölüm ile sıtma arasında bırakıldı. Karşımıza kim dikilirse dikilsin, bizim itirazımız dün de aynıydı bugün de aynı” dedi.

Akşener, adaylık konusunda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu üzerinde yoğunlaştıklarını söyledi.

Paylaşın

Erdoğan’dan Seçim Tarihi Mesajı: Millet İnşallah 14 Mayıs’ta Gereğini Yapacak

Partisinin grup toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sorulması gereken hesapları adli, idari, siyasi olarak sormak boynumuzun borcudur. Şunu iyi bilin ki bu millet inşallah 14 Mayıs’ta gereğini yapacak.” dedi.

Konuşmasında muhalefete depremi “suistimal etme” suçlaması yönelten Erdoğan, “Onlar deprem bölgesine gidip sadece konuşacak, sadece poz verip dönecek, sadece kameralar önünde yaşanan acıların istismarını yapacak. Çünkü bunların sırtında ülkenin yükü, milletin sorumluluğu, insanların vebali yok” ifadelerini kullandı.

Muhalefete “Ey muhalefet!” diye seslenen Erdoğan, altılı masaya deprem gündemini hiçe sayarak “bakanlık paylaşımı ve koalisyon hesapları” yapma suçlaması yöneltti.

Hükümetin “tek gündeminin deprem” olduğunun altını çizen Erdoğan, “11 ili vuran deprem milletimize büyük acı yaşattı. Sorulması gereken hesapları da adli, idari, siyasi olarak sormak boynumuzun borcudur” dedi.

Depremin izlerini kısa sürede silmek istediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı, deprem bölgesinde arama kurtarma çalışmalarının ardından başladıkları enkaz kaldırma faaliyetlerinin sürdüğünü ve yeniden inşa sürecine ivme kazandıracaklarını vurguladı.

Halihazırda kamu bankalarının bölgeye 80 milyar lira destekte bulunduğunu aktaran Erdoğan, “Hiçbir şekilde yatay mimariden taviz vermeyeceğiz. Yıkılan yerlerin yeminleri sıkıntılıysa, oralarda asla yapılaşma olmayacak” açıklamasını yaptı.

Deprem bölgesindeki yıkık, yıkılacak ve hasarlı binaların geçmişe dönük tüm borçlarını sildiklerini kaydeden Erdoğan, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Malatya illerinin tamamında ve Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde elektrik ve doğalgaz faturalarını 3 az süreyle ertelediklerini söyledi.

Eldeki verilere göre, 203 bin 958 binanın yıkık veya ağır hasarlı olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı, bu yapıların yüzde 98’inin 2000 yılı öncesinde yapıldığını sözlerine ekledi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuştu. Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

“Ülke olarak her ne kadar birileri kabul etmese de asrın felaketi diye nitelenen 7.7 ve 7.6 ve sonrasında gelen büyüklüğü 6.6’ya kadar çıkan 11 bin 400 sarsıntı yaşadık. Bölgede 62 ilçede ve 10 bin 190 köyde çok ciddi yıkımlara neden olan depremleri yaşamaya devam ediyoruz. Büyüklükleri 4’ün, 5’in üzerine çıkabilen tedirginlik sürüyor. Sürecin normal olmadığını tüm bilim insanları söylüyor. Türkiye bir çeşit deprem fırtınasına tutulmuş durumdadır.

Depremleri engelleyebilmemiz mümkün değildir. Bize düşen göre şudur; evvela deprem öncesi altyapısıyla, konutlarıyla, işyerleriyle güvenli yerleşim yerleri inşa etmek, hazırlık yapmaktır. Ardından ise en etkin acil yardım çalışmalarını yürütmek, yaraları sarmaktır. Her iki konuda da ülkemiz son 20 yılda geçmişle mukayese edilemeyecek ilerleme kaydetmiştir.

Seliyle, heyelanıyla, yangınıyla, kuraklığıyla daha farklı afetlerle de yüzleştik. terörden sığınmacı akınına, siyasi ve sosyal kaos denemelerine ve darbe teşebbüslerine kadar diğer sınamaları da bunların üzerine eklememiz gerekiyor.

6 Şubat’ta 11 ilimizi vuran deprem fırtınası milletimize hepsinden büyük bir acıyı yaşattı. 500 km’lik çapa sahip 14 milyon insanımızı doğrudan etkiledi. Ağır kış şartlarının etkili olduğu günde karşı karşıya kaldık. Yıkılan altyapının ve yaşanan karmaşanın getirdiği zorluklar ve hava şartları bizi zorladı.

Son tespitlere göre yıkık, acil yıkılacak 203 bin 958 binada 583 bin 628 bağımsız bölüm var. Bunların yüzde 98’i de 2000 öncesi yapılan binalardan oluşuyor. Yıkık bina sayısı 31 binin üzerindedir. Ülkemizdeki tüm arama kurtarma ekiplerinin, dünyadaki çok önemli arama kurtarma ekiplerini topladık. 35 bin arama kurtarma görevlisine ulaşabildik. 271 bin kamu görevlisi, 15 bin iş makinesi, 78 uçak, 115 helikopter, 38 gemi görevlendirdik. Gönüllülerle neredeyse yarım milyon insan depremzedelerin imdadına koştu.”

İdeal bir arama kurtarma ekibi 80 kişiden oluşurken, en küçük birimde 20 kişiden oluşması gerekiyor. İdeal olarak 437 binaya, asgari 1750 binaya müdahale edebilecek kapasiteye ulaştık.

Felaketin haberini alır almaz, şartları zorlayarak yapılacak her şeyi yapma gayreti içinde olduk. OHAL, mücbir sebep ilanlarını yaparak hukuki altyapıyı kurduk. Askerimizi, polisimizi, jandarmamızı, madencimizi, ormancımızı, din görevlimizi, savcımızı, gönüllülerimizi sahada ihtiyaç duyulacak herkesi seferber ettik. Bölgeye intikal eden 90 ülkeden ekipleri de devreye aldık.

Buna rağmen kimi eksiklikler, aksaklıklar yaşanmıştır. Herkes şahittir ki var gücümüzle ve en hızlı şekilde depremzedelerin yardımına koştuk. İlk andaki eksikler tamamlanıp arama kurtarmadan enkaz kaldırmaya, geçici barınma alanı ve kalıcı konutların inşasına kadar her şey yoluna girince bunlar da kimliklerine büründüler. Bütün bu sirk cambazları bölgeye kaç kere gittiler. Şahsım ve Cumhur İttifakı olarak bölgeye 2 kez gittik, arkadaşlarımız sürekli bölgede, vekillerimiz bölgede telefon diplomasisiyle, valilerimizle, kaymakamlarımızla, belediye başkanlarımızla bölgeyi tarıyoruz.

“Bu millet inşallah vakit geliyor, 14 Mayıs’ta gereğini yapacaktır”

Siz birilerinin asker üzerinden, çeşitli kurumlarımız üzerinden, insanımızın acısı üzerinden kısır tartışmalar açmaya kalkmalarına bakmayın. Bölge halkının, devletin tüm unsurlarıyla harekete geçtiğini bizzat yaşayarak görüyor. Buradan bir kez daha depremin ilk anlarından itibaren sahada çalışan herkese şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Ülkemizin yardım çağrısına destek veren dost ve kardeş ülkelere de şükranlarımı sunuyorum. Daha önce eşi ve benzerine rastlanmamış bu felaketin muhasebesini yapıyoruz. Sorulması gereken hesapları da adli, siyasi olarak sormak boynumuzun borcudur.

Yavru muhalefet yargıyı bizim yönlendirdiğimizi, yargıya yön verdiğimizi… Ayıptır. Erdoğan’ın nasıl davrandığını Rabbim bilir, sen anlamazsın. Sen önce kendini düzelt. Bu millet inşallah vakit geliyor, 14 Mayıs’ta gereğini yapacaktır. Asla bu tür kuru sıkı atanlara prim vermeyecektir.

Birileri için atıp tutmak, frensiz şekilde konuşmak kolay. Onlar deprem bölgesine gidip konuşacak, poz verecek, acıların istismarını yapacak. Bunların sırtında ülkenin yükü, insanların vebali yok. Pek çok konuyu düşünmek, planlamak, uygulamak ve neticelendirmek mecburiyetindeyiz.

Enkazları kaldıracağız, yaraları saracağız. Yıkılanların yerine yenisini yapacağız, gönülleri alacağız, insanlarımızın önüne yeni bir gelecek yeni bir hayat sereceğiz. Helallik istemek, milletimizle aramızdaki samimi muhabbetin neticesidir. Deprem turisti edasıyla bölgeden gelip geçenler bu hasbi muhabbeti kavrayamaz. Biz can derdindeyiz onlar mal derdinde.

Rahatsız oluyorlar ama not ediyoruz. Vakti geldiğinde açacağız. Kulağımızı sadece millete veriyoruz, sözümüzü sadece millete söylüyoruz. Adaylık kavgasından, bakanlık paylaşımından, birbirlerine laf yetiştirmekten milletin derdine gidemeyenleri kendi hesaplarına bırakıyoruz. Ülkenin gündemine dönemeyenleri millete havale ediyoruz.”

Enkaz kaldırma faaliyetlerine başladık. Geçici barınma alanlarını önce çadır, ardından konteynerlerle ağırlıklı olarak dayadık, döşedik ve vatandaşlarımızı taşımaya başladık. Şehir merkezlerinde ticaretin devamı için geçici ticari alan yapıyoruz. Deprem bölgesinde 392 bin 350 konut ve 75 bin köy evinden oluşan 468 bin hane inşa etmeyi planlıyoruz.

Hatay’da 145 bin 650 konut, 15 bin 224 köy evi, Kahramanmaraş’ta 83 bin konut, 18 bin 681 köy evi, Malatya’da 62 bin konut, 16 bin 714 köy evi, Adıyaman’da 43 bin 400 konut, 11 bin 400 köy evi, Gaziantep’te 30 bin 150 konut, 8 bin 162 köy evi, Osmaniye’de 11 bin 600 konut, bin 598 köy evi, Diyarbakır’da 6 bin konut, 634 köy evi, Elazığ’da 4500 konut, 588 köy evi, Şanlıurfa’da 3 bin konut, 700 köy evi, Adana’da bin 800 konut, 293 köy evi, Kilis’te bin 250 konut, bin 681 köy evi inşa edeceğiz.

Bölgede kurduğumuz 356 bin çadırda 1,4 milyon, faaliyete geçirdiğimiz konteyner kentlerde ise 34 bin vatandaşımız barınıyor. Afet bölgesinde buralarda kalanlardan valiliklerimize ve kaymakamlıklarımıza başvuran 1,6 milyon kişiye barınma imkanı sağladık. Gelen yardımları da vatandaşlarımıza ulaştırıyoruz. Dağıttığımız battaniye sayısı 3,8 milyonu, yatak sayısı 350 bini, ısıtıcı sayısı yarım milyonu buldu.

Deprem sonra şehirlerin hızla ayağa kalkmasını temin için Afet Yeniden İmar Fonu kuruyoruz. Afetler için uzun vadeli kaynak sağlayarak bütçe üzerindeki yükü azaltacaktır. Yıkık, ağır ahasarlı binaların geçmişe dönük borçlarını siliyoruz. Depremzedelerin yaralarını sarmaya, bölgenin ihyasını sağlamaya kararlıyız.”

“Sivil yardım kuruluşlarına, bunlara yapılan hakaretleri de asla unutmadığımızı, kayıtlarımıza aldığımızı ifade etmek istiyorum”

Afet riski bakımından ülkemizin 20 yıl öncesiyle bugünkü fotoğrafı arasındaki fark herkes için gayet açıktır. Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, tarımdan sanayiye kadar ülkemize yaptığımız tüm hizmetler bugünler için bir hazırlıktır. Türkiye’de bütünleşik afet yönetimi dediğimiz anlayışla 2009’da AFAD’ı kuran biziz. AFAD’ın ve diğer STK’ların pek çok afette, insani krizde gösterdiği çalışmaları yakından takip ettik. Sivil yardım kuruluşlarına, bunlara yapılan hakaretleri de asla unutmadığımızı, kayıtlarımıza aldığımızı ifade etmek istiyorum.

Bizim son 20 yılda sadece kentsel dönüşüm projeleriyle güvenli konut seferberliği başlı başına devrimdir. İstanbul’da 93 bin konutun dönüşümü sürüyor. Ancak bu gayretimizin her adımında yaşadığımız zorlukların siyasi ve hukuki engelleri sizler biliyorsunuz.

Bay bay Kemal kentsel dönüşüme karşı, yanındaki hanımefendi karşı. Beykoz’a gidiyor orada kentsel dönüşüme karşı olduklarını söylüyorlar. Hadi bakalım bu neticenin altından kalk. Ama Erdoğan kalkıp Çamlıca Camisi’nin altında vatandaşa ‘Yarın istemediğimiz bir durumla karşı karşıya kalırız, kimse hesap soracaksınız; bana. Gelin şuraları boşaltalım güzel binalar yapalım’. Her yönüyle orada oturan vatandaşlarımız çok memnun. Eğer başında önümüzü açsaydılar, şimdi oralar bitmiş olacaktı. Ne ana muhalefet, ne yanındaki yavru muhalefetler kentsel dönüşümden anlamazlar. Bunlar depremi göremiyorlar.

Kahramanmaraş merkezli depremler bize artık bu konunun en hızlı şekilde, en kısa sürede çözümünün şart olduğunu göstermiştir. İstanbul başta olmak üzere kentsel dönüşüm projelerin bitirecek yeni çalışma modeli benimseyeceğiz. Bir kentsel dönüşüm süreciyle bu işi bitireceğiz. Meclis’in yeni döneminde gereken hukuki çalışmaları yapıp, hemen işe girişeceğiz.

Türkiye için hemen şimdi diyerek ülkemizi depremlere ve diğer afetlere karşı hazırlıklı hale getirmeyi milletimize karşı sorumluluğumuz olarak görüyoruz.”

Paylaşın

Muhalefetten Helallik İsteyen Erdoğan’a İstifa Çağrısı

Adıyaman’da “Sarsıntıların yıkıcı etkisi, olumsuz hava nedeniyle ilk birkaç gün Adıyaman’da arzu ettiğimiz etkinlikte çalışma yürütemedik. Bunun için sizden helallik istiyorum” açıklamasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a muhalefet partilerinden tepki geldi.

Haber Merkezi / Ayrıca, sosyal medyada Cumhurbaşkanı ve üst düzey yetkililerin, depreme erken müdahale edilmediği yönündeki eleştirilere geçen günlerde verdikleri sert yanıtlar hatırlatıldı.

“Sorumluluktan kaçamazsınız”

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da sosyal medya hesabından, “Sayın Erdoğan, helalliği kalanlardan değil ihmaliniz yüzünden vefat edenlerden istemeniz gerekiyor. Sadece helallik isteyip sorumluluktan da kaçamazsınız” ifadelerini kullandı ve “İlk 48 saatteki gecikmeler nedeniyle kaç kişi hayatını kaybetti?” sorusunu yöneltti.

İnce: Hesabını yargıda vereceksiniz!

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce de, “Ben deprem bölgesinde ‘Ordu sahaya geç çıktı, ekipler müdahalede geç kaldı’ dediğimde hakaret eden Erdoğan, geç kalındığını itiraf edip helallik istiyor. Demokrasi helallik isteme değil hesap verme rejimidir. Erdoğan sen ve ekibin yapamadıklarınızın hesabını yargıda vereceksiniz!” ifadelerini kullandı.

CHP: Hakaret edenler siz değil miydiniz?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı, Ordu milletvekili Seyit Torun; Erdoğan’ın açıklamasının, görevini yapamadığının itirafı olduğunu belirterek “Sormak lazım: ‘Devlet nerede’ diyen vatandaşa hakaret edenler siz değil miydiniz? O zaman neden dert yanan vatandaşı tehdit ediyordunuz” sorusunu yöneltti.

Torun, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda da “Erdoğan, görevini yapamadığını itiraf edip helallik istemiş. Peki “birkaç gün” gecikme nedeniyle hayatını kaybedenlerin hesabını kim verecek? Bu itirafın gereği helallik istemek değil, istifa etmektir. Çünkü enkaz altında bıraktığınız bu milletten asla helallik alamayacaksınız!” dedi.

“Hakkımızı helal etmiyoruz”

Halkların Demokratik Partisi (HDP)’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda “Deprem vergilerini amacı dışında kullananlara, inşaat lobilerine milyonlar akıtanlara, binlerce insanın donarak ölmesine neden olanlara, AFAD ve Kızılay’ı arpalık olarak kullandıranlara, imar afları çıkaranlara hakkımızı helal etmiyoruz” denildi.

“Helalleşmeyeceğiz, hesaplaşacağız”

Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda da, “Helalleşmeyeceğiz, hesaplaşacağız” ifadeleri kullanıldı.

Paylaşın