Erdoğan – Özel Görüşmesinin Tarihi Belli Oldu: 11 Haziran

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i 11 Haziran Salı günü saat 16.00’da CHP Genel Merkezi’nde ziyaret edecek.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Erdoğan ile 11 Haziran Salı günü partisinin genel merkezinde bir araya geleceklerini açıklayan Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Cumhurbaşkanı ile 11 Haziran’da saat 16.00’da görüşeceğiz. CHP Genel Merkezi’nde aynı heyetlerle ağırlayacağız. Oturma düzeni siyasi parti genel başkanları şeklinde olacak.

31 Mart seçimlerinde seçmenin karşısına çıktığımızda çok net olarak şunu söyledik. ‘Biz sesinizi duyuracağız. Eğer siz de sesinizi duyurmak istiyorsanız, siz de bu seçimde 10 bin lira en düşük emekli maaşını reva görenlere, asgari ücretinize zam yapmamayı düşünenlere, 1 milyon öğretmeni atamayanlara, işçilere hak ettiğini vermeyenlere sesinizi duyurun’ dedik. Bugün de söylüyorum 31 Mart seçim sonuçları CHP’yi 47 yıl sonra birinci parti yaptı. Bizim net olarak söylediğimiz şudur.

Biz bir erken seçim çağrısı yapmıyoruz. Erken seçim kararını millet verir. Ben CHP’nin 127 milletvekiliyle erken seçim kararını zaten alabilecek güçte değilim. Olsa yarın alırım, öbür pazar iktidara gelirim. CHP erken seçim istemez mi? Evet ister ama erken seçimin yapılabilmesi için bunun milletin gündemi olması lazım.”

Ne olmuştu?

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 2 Mayıs’ta AK Parti Genel Merkezi’nde bir araya gelmişti. Görüşme 1 saat 35 dakika sürmüştü.

Görüşmede, CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Namık Tan ile AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş da yer almıştı. Erdoğan ile Özel görüşmesi sonrası basın mensuplarına açıklama yapılmamıştı.

Erdoğan ile Özel’in görüşmesine boş koltuk damgasını vurmuştu. Erdoğan, Özel ile görüşme esnasında Özel’in karşısında değil de ortada ve daha farklı bir koltukta oturması akıllara “Erdoğan eşit değiliz imajı mı yaratmak istiyor?” sorusunu gündeme getirmişti.

AK Parti, boş koltuğun özel bir anlam ifade etmediği, oda düzeninden kaynaklandığı, diğer liderlerle veya konuklarla yapılan görüşmelerdeki protokolün uygulandığı vurgulamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’a dönerek, en kısa sürede CHP Genel Merkezi’ne iade-i ziyaret gerektiğini söylemişti. Özel, bu ziyaretten memnun olacağını ifade etmişti.

31 Mart seçimlerinde CHP’nin çok sayıda büyükşehir ve belediyelerine yenilerini eklemesinin ardından Özel verdiği demeçlerde Erdoğan ile görüşebileceğini aktarmıştı.

Erdoğan ile Özel, 23 Nisan’da TBMM’de düzenlenen resepsiyonda başka diğer siyasi partilerin de olduğu ortamda ilk kez bir araya gelmiş ve kısa bir görüşmenin ardından özel kalemlerin buluşma tarihi belirleyeceği duyurulmuştu.

Paylaşın

AK Parti’de Değişim İçin 2025 Yılı Sonu İşaret Edildi

Yerel seçimi ciddi kayıplarla kapatan AK Parti’de nasıl bir değişim yaşanacağı merak konusu olurken, değişimin zamana yayılacağı ortaya çıktı. Parti teşkilatı ve yönetiminin yenilenmesi beklenen büyük kongre için 2025 yılı sonu işaret edildi.

Parti kadrolarındaki değişim-dönüşüm içinse öncelikle “sorunların doğru tespit edilmesi” gerektiği ifade ediliyor. Partide ya da Kabine’de 3-5 kişinin değişmesinin bir anlam taşımadığını, yapısal dönüşüm için çok iyi analiz yapılması gerektiğini savunan partililer bunun için de çok geniş bir çalışma başlatıldığını anlatıyor.

Yerel seçimlerin ardından seçimsiz 4 yıllık döneme giren siyaset yeni yol haritasını belirlemeye çalışıyor. Bir yandan iktidar ile muhalefet arasında “normalleşme-yumuşama” olarak nitelenen görüşmelerle iki taraf da zaman kazanırken diğer yandan yapısal değişim-dönüşüm için atılacak adımlar planlanıyor.

Yerel seçimi ciddi kayıplarla kapatan AK Parti’de nasıl bir değişim yaşanacağı merak konusu. MYK, MKYK toplantılarının yapıldığı partide gözler son Kızılcahamam kampına çevrilmişti. Geçtiğimiz hafta sonu yapılan toplantıda bir dizi tartışma gündeme geldi ancak beklenen değişimin zamana yayılacağı ortaya çıktı. Parti teşkilatı ve yönetiminin yenilenmesi beklenen büyük kongre için 2025 yılı sonu işaret edildi.

AK Partili siyasetçilere göre temel öncelik ekonominin düzeltilmesi olacak. 2023 genel seçimlerinin ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuğuna oturan Mehmet Şimşek’in yürüttüğü politikaların sonuç getireceği beklentisi yüksek. Enflasyonda düşüş, fiyat istikrarı, Merkez Bankası rezervlerinde yükseliş gibi birçok konuda 2 yıllık bir süreçte hedeflenen tabloya ulaşılacağı hesabı yapılıyor. Geçen süre toplum açısından zorluklar içerse de iki yılın sonunda ortaya çıkacak olumlu durumun herkesi rahatlatacağı savunuluyor.

Öyle ki Kızılcahamam kampında topluma sunulan acı reçeteye karşın yaptığı sunumla en çok alkışı Mehmet Şimşek’in aldığına işaret ediliyor. Sorunları, çözüm yollarını, atılan adımları, riskleri, olumlu-olumsuz yaşanacak sonuçları tüm yönleriyle ortaya koyan Şimşek’in bu açık-şeffaf söylemi ile büyük bir güven oluşturduğu belirtiliyor. Asıl değişim-dönüşümün “enflasyonun tek haneye düştüğü, milli gelirden alınan payın arttığı, refahtan herkesin pay aldığı bir tablo” olacağı konuşuluyor.

Parti kadrolarındaki değişim-dönüşüm içinse öncelikle “sorunların doğru tespit edilmesi” gerektiği ifade ediliyor. Partide ya da Kabine’de 3-5 kişinin değişmesinin bir anlam taşımadığını, yapısal dönüşüm için çok iyi analiz yapılması gerektiğini savunan partililer bunun için de çok geniş bir çalışma başlatıldığını anlatıyor.

7 bölge 81 ilin röntgeni çekiliyor

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya‘nın edindiği bilgilere göre; AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala’nın başında bulunduğu strateji ekibi analizlerini sürdürüyor. SETA’nın da aralarında bulunduğu birçok araştırma merkezi ve anket firması ile hem bölgesel hem de il il araştırma yapılıyor, bir anlamda tüm kentlerin röntgeni çekiliyor. Açık uçlu soruların da sorulduğu araştırmalarda 7 bölge, 81 ilde vatandaşın sorunları, talepleri, beklentileri ayrı ayrı ölçülüyor.

Araştırma kapsamında yerel seçim sonuçlarının daha iyi analiz edilmesi için de yeni veriler elde edilmeye çalışıyor. Örneğin Trabzon Büyükşehir Belediyesi kazanılırken Trabzon’un en büyük ilçesi Ortahisar’ın neden kaybedildiği ya da Van’da önceki seçimde 4 ilçe belediyesi kazanan partinin neden bu seçimde tek bir belediye alamadığı anlaşılmaya çalışılıyor.

Tüm verilerin analiz edilip raporlanacağını belirten parti yöneticileri elde edilen sonuçların “siyasal değişim-dönüşüm” sürecine kaynaklık edeceğini söylüyor. Önümüzdeki bir ay içinde tamamlanması beklenen araştırma sonuçlarının sonbaharda başlaması hedeflenen ilçe, ardından il kongrelerinde, yeni yönetimlerin oluşmasına da etki edeceği vurgulanıyor.

Bir parti yöneticisi yürütülen çalışma için, “Sadece seçim sonuçlarındaki oranlara bakarak bir değişim olmaz. Doğru okumalar yapmak için daha çok bilgiye ve bu bilgilerle ortaya çıkacak analizlere ihtiyaç var. Yeni bir reform sürecinden bahsediyoruz. Bu çalışma reform sürecinde doğru adımların atılmasını da sağlayacak. Birileri görevden alınacaksa, yeni görevlendirmeler yapılacaksa bunlar bir veriye dayanacak” değerlendirmesi yapıyor.

Paylaşın

“Erdoğan İle Özel 10 / 11 Haziran’da Görüşebilir” İddiası

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP Lideri Özgür Özel’i ne zaman ziyaret edeceği gündemin öne çıkan başlıkları arasında yerini korurken, ziyaret için iki gün öne çıktığı iddia edildi: 10 veya 11 haziran.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında saat toplandı. Yaklaşık dört saat süren toplantıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’ye yapacağı iadeyi ziyareti konusunun yanı sıra yerel seçimler sürecinde disiplin suçu işleyen üyeler de ele alındı.

ANKA’nın edindiği bilgilere göre CHP MYK’da şu konular ele alındı:

Erdoğan’ın ziyaret tarihi: Erdoğan, geçen hafta partisinin grup toplantısı öncesinde CHP’ye Genel Merkezi’nde yapacağı iade-i ziyaret için 9 Haziran’dan sonrasını işaret etmişti. Ziyaret için takvimde iki gün öne çıkıyor. Erdoğan-Özel görüşmesinin 10 veya 11 Haziran tarihlerinde olması bekleniyor.

Tüzük Kurultayı: CHP’nin gündeminde bir yanda da 6-7-8-9 Eylül’de Sivas’ta yapılacak tüzük kurultayı var. Bu çerçevede il örgütlerinin raporlamaları devam ediyor ve derleniyor. İlgili genel başkan yardımcılığı, Avrupa’daki sol-sosyal demokrat partilerin tüzüklerini Türkçeye çevirtiyor. Üyelerden, sivil toplum kuruluşlarından öneriler gelmeye devam ediyor.

Parti aleyhine çalışan CHP’liler: MYK’nın gündeminde ayrıca 31 Mart yerel seçimleri kampanya dönemi içerisinde parti aleyhine çalışanlarla ilgili dosyalar vardı. İhraç talebiyle CHP Genel Merkez’e ulaşan toplam bin 819 kişi için yapılan başvurulardan 402’sinin hali hazırda parti üyesi olmayan kişilerle ilgili olduğu, 403’ünün de delil yönünden yetersiz olduğu tespit edildi.

Parti kaynakları, 613 dosyanın değerlendirmeye alınacağını bildirdi. Dosyaların 39’unun ilçe başkanı ve ilçe yöneticisi kademesinde bulunan partililer hakkında olduğu, dosyalar arasında belediye başkanı veya milletvekili gibi bir isimle ilgili şikayet bulunmadığı öğrenildi.

Kayyım: Parti kaynakları, toplantıda Hakkari’ye kayyım atanmasının da gündeme geldiğini ve konu hakkında hukuki bilgi toplandığını kaydetti.

Erken seçim: CHP kurmayları partinin erken seçim konusundaki tavrına ilişkin ise şöyle konuştu: Seçmen AKP’ye bir mektup yazdı ve mektubundan şunu söyledi: ‘Sen benim gündemimde değilsin. O yüzden ben sana bir ihtar veriyorum. Benim gündemime gel.’

Seçmenin gündemi tamamen ekonomi şu anda. İnsanlar geçinemiyorlar ve bu çok ciddi bir problem. Seçmenin ne zaman gündeminde bir erken seçim olur, biz de o zaman gündemimize alırız. Ama şu anda böyle bir gündemimiz yok. O yüzden seçmenin gündemindeki konu neyse biz onu çözmek zorundayız.

Paylaşın

Erdoğan’dan Enflasyon Açıklaması: Tek Haneli Oranları Mutlaka Yakalayacağız

Kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Dün açıklanan enflasyon ve dış ticaret rakamlarıyla ilgili kapsamlı bir değerlendirmeyi yapacağız. Türkiye orta vadeli program ve 12. kalkınma planı ile belirlediği hedeflere emin adımlarla ilerlemektedir” dedi ve ekledi:

“Son 1 yılda Merkez Bankamızın brüt rezervleri 142 milyar doların üzerine çıktı. Net rezervlerdeki hariç son 1 yılda 67 milyar dolara ulaştı. Tek haneli enflasyon oranlarını mutlaka yakalayacağız. Bunun sabır, irade ve şüphesiz kararlılık gerektiren süreç olduğunu çok iyi farkındayız. Hükümet olarak hedeflerimize ulaşacağımızdan en küçük şüphemiz bulunmuyor. Önümüzdeki günlerde farklı toplantılmarda son 1 yıldaki icraatlarımızı milletimizle paylaşmayı sürdüreceğiz.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkanlığındaki kabine toplantısı sona erdi. 2 saat 15 dakika süren toplantı sonrası Erdoğan, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“85 milyonun her bir ferdine şahsımıza, partimize ve ittifakımıza duydukları güven için yürekten teşekkür ediyorum. Kabine üyeleri olarak aziz milletimizin teveccühüne mazhar olabilmenin gayretindeyiz. 22 yıla yaklaşan iktidarlarımız döneminde 18 kez sandıkta millete hesap verdik ve hepsinde ibra olduk. Her yıl bütçe görüşmelerinde milli iradenin tecelligahı olan Meclis’e hesap verdik, veriyoruz. Türkiye’nin kaynaklarının nereye gittiğini, neye ne kadar harcandığını ayrıntılarıyla insanımıza anlattık.

Şeffaf, etkin, güven duyulan yönetim geleneğinin ülkemizde yerleşmesi için ne gerekiyorsa yaptık, yapacağız. Biz 85 milyonun tamamının hükümetiyiz. Emekçinin olduğu kadar işverenin, köylünün olduğu kadar şehirlinin, çiftçinin, kadınların, yaşlıların, çocukların da hükümetiyiz. Bize oy verenler kadar, tercihini farklı yönde kullananların hükümetiyiz. 783 bin kilometre kare vatan toprağının her karışına 85 milyon insanımızın her bir ferdine aynı nazarla yaklaşıyoruz.

Felaket tellallarına aldırmıyoruz, fitne tüccarlarına kulak asmıyoruz. Hükümetlerimizin ismini, milletimizin gönlü ile birlikte büyük bir başarı hikayesi olarak siyaset literatürüne yazdıran temel vasfımız işte budur. Bizim için esas olan zaten milletimizin takdiridir, duası ve kararıdır. Allah ömür verdikçe ülke için, halk için ne yaptık sorusunu sormaktan geri durmayacağız.

Son 1 yılda teşkilatımızın fiziki altyapısını güçlendirmek için 52 bin metrekare kapalı alana sahip 5 adalet sarayını işleme açtık. 2 yeni adli tıp binasının inşaatını tamamladık. İnşaatı ve proje çalışmaları devam eden adli tıp sayısı 5’tir. 14 ceza infaz kurumuyla 2 denetimli serbestlik binası faaliyete geçti. Hakim ve savcı sayısı 24 bin 829’a ulaştı. 2 bin 294 hakim ve savcı ataması yaptık.

Aynı dönemde atanan yardımcı personel sayısı 20 bin 779’dur. Yargılamanın hızlandırılması için 168 adli, 9 idari olmak üzere 177 mahkemenin yanısıra 21 istinaf dairesi faaliyete geçirildi. Duruşmalara uzaktan katılımı sağlayan 386 SEGBİS cihazının kurulumu yapılmıştır. Elektronik duruşma sistem sayısı 340’dır. 40 yeni noterlik ile toplam noterlik sayısı 2 bin 385’e yükseldi. 8. Yargı Paketi ile önemli değişikliklere imza attık.

9. Yargı Paketimiz halihazırda Meclisimizin gündemindedir. Son 1 yılda uzlaştırma kapsamında 324 bin 744 seri muhakeme usulü kapsamında 141 bin 243 basit yargılama usülü kapsamında 256 bin 826 dosya hızlı şekilde sonuçlandırılmıştır. Önümüzdeki dönemde adaletin tecellisini hızlandıracak, bazı şikayetlerin önüne geçilecek adımları atmaya devam edeceğiz. Yeni yargı reformu stratejisi ve insan hakları eylem planıyla inşallah bu alanda beklentileri karşılayacağız. Adaletin etkin, hızlı ve tarafsız şekilde işletilmesi için hiçbir fedakarlıktan çekinmeyeceğiz.

Aile müessesesi bir bütün olarak tarihinin en çetin sınavını veriyor. En ağır saldırılara maruz kalıyor. Küresel kültürün desteklediği, teşvik ettiği cinsiyetsizleştirme politikaları insan neslini tehdit eder boyutlara ulaştı. LBGT dayatması faşizmi aratır şekilde toplumu yozlaştırmaya dönüştü. Çok farklı alanlarda ailenin ciddi sıkıntılarla yüzleştiğini görüyoruz. Yakın zaman önce açıklanan 2023 yılı doğum istatistikleri bu tehditlerden ülkemizin de azade olmadığını göstermiştir. Aile meselesinin önemine her vesile ile dikkat çekiyorduk. Son veriler haklılığımızı bir kez daha ortaya koymuştur. Azalan doğum oranları dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de alarm veriyor.

Aile kurumunu güçlendirecek tehditler karşısında dirençli hale getirecek pekçok çalışma yaptık. 8. Aile Şurası’nı düzenledik. Evlenecek çiftlere faizsiz kredi desteğinin yanında eğitim ve danışmanlık hizmetlerini veriyoruz. Fonun ilk uygulamasını deprem bölgesindeki illerimizde başlattık. Başvurusu kabul edilenlere ödemeleri peyderpey gerçekleştiriliyor. Ailenin korunması ve güçlendirilmesi vizyon belgesi ve eylem planını hayata geçirdik. Aile enstitüsünün kuruluş hazırlıklarına başladık.

Dünyada bir başka örneği bulunmayan Darülaceze sosyal hizmet şehrini hizmete açtık. 145 bin 727 metrekareyi bulunan sosyal hizmet şehrimiz, idari binaları, poliklinik, rehabilitasyon ve ibadet haneleriyle örnek oldu. Kadının güçlendirilmesi ve eylem planını hayata geçirdik. 2023 yılı OECD değerlendirmesinde Türkiye kadın erkek eşitliğine duyarlı bütçeleme yapan 23 ülke arasında yer aldı. Kadına yönelik şiddette mücadeleyi temel politikamız haline getirdik. Savaş mağduru Filistinli kadın ve çocuklara sosyal yardım hizmeti sağlıyoruz.

6 Şubat depremlerinden etkilenen vatandaşlarımız dahil 1.7 milyon kişiye psikososyal destek verdik. Evde bakım yardımı kapsamında 36 milyar 360 milyon lira ödeme yaptık. 1033 çocuğumuzu koruyucu aile yanına yerleştirerek çocuk sayısın 10 bin 213’e çıkardık. Güçlü aile, güçlü Türkiye vizyonuyla bu alandaki faaliyetlerimizi genişleterek sürdüreceğiz.

Çalışma hayatının iyileştirilmesine yönelik tarihi nitelikte birçok adım attık. Dünyanın en kapsayıcı yaygın ve kuşatıcı sosyal güvenlik sistemine sahip ülkeyiz. Çalışanı, memuru, emekliyi, ücretli kesimi enflasyona ezdirmeme ilkemize bugüne kadar sadakatle bağlı kaldık. Asgari ücret net 17 bin 2 lira olarak belirlendi. Böylece bir önceki döneme göre net asgari ücret artış oranı yüzde 49, 2023 Ocak dönemine göre artış oranı yüzde 100 olarak gerçekleşti.

Memurlarımızın maaşlarını söz verdiğimiz üzere Temmuz 2023’te en düşük 22 bin liraya, Ocak itibariyle 33 bin liraya çıkardık. Toplu sözleşme görüşmelerinde 11 hizmet kolunun tamamında mutabakat sağlandı. En düşük emekli aylığında net yüzde 82 artışa gittik. Ekim ayında emeklilerimizin tamamına bir defaya mahsus olmak üzere 5’er bin lira ödedik. Kurban Bayramı ikramiyesini 10-14 Haziran tarihleri arasında emeklilerimizin hesaplarına yatırıyoruz. Tek kalemde 42 milyar tutarında ödeme yapmış olacağız.

İşsizlik oranımız yüzde 8,6 ile son 10 yılın en düşük seviyesine indi. Kadın istihdam oranını yüzde 32,5’a, istihdam sayımızı 12,3 milyon kişiye yükselttik. Kadın, genç ve mesleki yeterlilik belgesi olanların istihdamına verdiğimiz teşviği 2025 sonuna kadar uzattık. Yılda 650 bin kişi için sosyal güvenlik primi işveren paylarını karşılıyor, reel sektöre yaklaşık 25 milyar destek oluyoruz. İŞKUR aracılığı ile 1,3 milyon kişiyi işe yerleştirdik. 6 Şubat depremleri nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen il ve ilçelerde işveren ve sigortalılarımızın SGK’ya ödenmesi ertelendi. İşverene asgari ücret desteği uygulamasında destek tutarını 700 liraya çıkardık. 2024 Mart ayın itibariyle işverene toplam 99,1 milyar lira asgari ücret desteği verildi.

Son 1 yılda geri ödeme listemiz genişletilerek 168 adedi kanser ilacı olmak üzere 570 adet ilaç geri ödeme kapsamına alındı. 858’i kanser olmak üzere geri ödeme listelerinde yer alan ilaç sayısı 8 bin 457’ye ulaştı. Sağlık raporu olan hastalarımızın sıra alıp beklemeksizin aile hekimlerine giderek ilaçlarını yazdırmalarını kolaylaştırdık.

Ülkemizin birinci gündemi deprem bölgesi ve afetlere hazırlıktır. 6 Şubat’ta millet olarak hem kendi hem de insanlık tarihinin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadık. 680 bini konut 170 bini ticari alan olmak üzere 850 bin bağımsız bölüm kullanılamaz hale geldi. 53 bin 614 vatandaşımız hayatını kaybetti. Vefat eden ve inşallah şehit olduklarına inandığımız tüm kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Yeni kabinemizin de önceliği depremin yaralarının süratle sarılmasıydı. 2024 yılının bütçesinde deprem çalışmalarına 1 trilyon liranın üzerinde kaynak tahsis ettik. Kira yardımı, taşınma yardımı, destek ödemesi, tahliye ödemesi gibi farklı kategorilerde vatandaşlarımıza doğrudan yaptığımız ödemelerin tutarı 126 milyar lirayı aşıyor.

Depremden etkilenen 11 şehrimizde 451 bin 297 bağımsız bölümün büyük kısmının ihale sürecini tamamlayarak inşasına başladık. 4 bin 333 köyde 50 bini çelikten toplamda 100 bin köy evi inşa ediyoruz. İnşası biten konutlarımızın hak sahipliğini belirliyoruz. 76 binden fazla konutumuzun hak sahiplerini belirleyip vatandaşlarımıza teslim ettik. Bu sayı başlangıç. İnşallah her ay 10-15 bin konut bitirerek, yıl sonuna kadar 200 bin konutu teslim edeceğiz. 2025 yılının sonuna doğru konut ve işyerleri hak sahiplerine konutlarını teslim edeceğiz.

Depremde en çok hasar gören Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’ya şehir meydanı projesi yapıyoruz. İçme suyu, atık su, kanalizasyon, arıtma tesisi gibi altyapı projeleri için İlbank aracılığıyla yerel yönetimlere 64 milyar lira hibe desteği veriyoruz. Yerinde dönüşüm projesini devreye aldık. Konutlar ile köy evleri için 1,5 milyon lira finansman sağlıyoruz. Projeye başvuruların sayısı 256 bine ulaştı. 28 binden fazla vatandaşımız işlemlere başladı. Kentsel dönüşüm çalışmanın önündeki hukuki engelleri yeni yasayla kaldırdık.

İstanbul’da hayata geçirdiğimiz yarısı bizden kampanyasıyla hak sahiplerine 1,5 milyon destek veriyoruz. Şu ana kadar 30 bin bağımsız bölüm için dönüşüm süreci başladı. 31 Mart seçimleri öncesinde İstanbul’un risklerini her fırsatta gündeme getirmiştik. Toplam 7,5 milyon bağımsız bölümün 600 bininin acilen dönüştürülmesi gerekiyor. Pazar günü Küçükçekmece’de çöken bina kentsel dönüşümün İstanbul için ne kadar hayati olduğunu hepimize tekrar hatırlatmıştır. İstanbul bu konuda adım atmakta geciktikçe riskler daha da artacaktır.

“Kapsamlı tedbirler alacağız”

Hangi parti olursa olsun bu milli görevdir. Bu meselenin yeterince idrak edilmediğini görüyoruz. Hükümetimizin hassasiyetinin yerel yöneticiler tarafından gösterilmesini özellikle bekliyoruz. Dirençli şehirler projesini başlattık. İzmir dahil 5 şehrimizde hak sahiplerine 180 ay vade yüzde 0,69 gibi düşük maliyetle 2,5 milyon liralık finansman sunuyoruz. Sıfır atık ile 2017’de yüzde 13 olan geri kazanım oranımızı 2023’te yüzde 35’e çıkardık. 2035’de hedefimiz yüzde 60’dır. Vatandaşlarımızın denize ulaşmasına engel olan hukuk dışı yapıları yıkıyoruz. Türkiye deniz projesiyle halkımızın denizlere erişimini kolaylaştırarak deniz kıyılarında yaşam kalitesini artıracağız. Kirliliği önlemek için kapsamlı tedbirler alacağız.

Enerji son yıllarda gerçekten tarih yazdığımız bir başka alandır. Ülkemizin yeraltı ve yer üstü kaynaklarını ekonomimizin istifadesine sunma noktasında büyük mesafe aldık. Filyos’ta günlük doğalgaz üretimi 5,1 milyon metreküpü aştı. 2 milyon hanenin doğalgaz ihtiyacını buradan karşılayabiliyoruz. Karadeniz gazının sevincini milletimizle paylaşmak için başlattığımız ücretsiz doğalgaz desteğini 1 yıl boyunca devam ettirdik. Böylece insanımıza toplam 87 milyar liralık doğrudan destek sağlamış olduk.

Fatih sondaj gemisi Sakarya gaz sahasında yeni keşifler için Göktepe 1 ve Göktepe 2 kuyularına sondaj çalışmalarına başladı. Gabar’da yıl sonunda inşallah günlük 100 bin varile ulaşmayı hedefliyoruz. Hakkari ve Siirt başta olmak üzere bölgenin diğer yerlerinde arama, tarama ve sondaj faaliyetlerimiz devam ediyor. Türkiye on yıllar boyunca hain terör saldırıları sebebiyle kullanamadığı kaynaklarından faydalanmaya başlamıştır. Terörle mücadelemizi çok boyutlu şekilde terör bölgede zemin kaybettikçe sadece ekonomimiz büyümeyecek, aynı zamanda demokrasimiz de serpilecek, güçlenecek.

En temiz enerji olan nükleer konusunda da yoğun çaba harcıyoruz. Akkuyu santralinin birinci reaktörünün inşaatı yüzde 90 tamamlandı. Mekanik testler yapılmaya başlandı. Türkiye’nin 2030 stratejisinde uygulanacak ikinci ulusal enerji verimliliği eylem planını devreye aldık. 2030 yılına kadar tüketimimizi yüzde 16 azaltacağız. 100 milyon ton emisyon azaltımına katkıda bulunacak kamu ve özel sektörle birlikte 20 milyon dolarlık enerji verimliliği yatırımı gerçekleştireceğiz.

Cezayir, İran, Irak, Japonya, Venezuela, ABD, Azerbaycan, Gürcistan, Çin Halk Cumhuriyeti ile bu kapsamda işbirlikleri tesis ettik. BOTAŞ Bulgaristan, Macaristan ve Romanya’ya gaz ihracına başladı. İlk kez sınır komşumuz olmayan iki Avrupa ülkesine doğalgaz ihraç ediyoruz. Iğdır – Nahçıvan doğalgaz hattının temeli atıldı. Nahçıvan’ın yıllık doğalgaz ihtiyacının tamamı artık Türkiye üzerinden karşılanacak.

Bugün ancak 5 bakanlığımızın son 1 yıldaki karnesini ortaya koyabildik. Cuma günü Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin tanıtımını yapacağız. Cumartesi günü de TİM’in olağan genel kuruluna iştirak edeceğiz. Orada da ekonomiyle ilgili son 1 yılda neler yaptığımızı kamuoyumuzun ve iş dünyamızın bilgisine sunacağız.

Dün açıklanan enflasyon ve dış ticaret rakamlarıyla ilgili kapsamlı bir değerlendirmeyi yapacağız. Türkiye orta vadeli program ve 12. kalkınma planı ile belirlediği hedeflere emin adımlarla ilerlemektedir. Son 1 yılda Merkez Bankamızın brüt rezervleri 142 milyar doların üzerine çıktı. Net rezervlerdeki hariç son 1 yılda 67 milyar dolara ulaştı. Tek haneli enflasyon oranlarını mutlaka yakalayacağız. Bunun sabır, irade ve şüphesiz kararlılık gerektiren süreç olduğunu çok iyi farkındayız. Hükümet olarak hedeflerimize ulaşacağımızdan en küçük şüphemiz bulunmuyor. Önümüzdeki günlerde farklı toplantılarda son 1 yıldaki icraatlarımızı milletimizle paylaşmayı sürdüreceğiz.

Bugün ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’nın yolculuğu başlıyor. 8-15 Temmuz tarihleri arasında uydumuzu yörüngesine göndermeyi planlıyoruz. Uydularımızın ulaştığı nüfus 5 milyara çıkacak. Türkiye uydu ihracatçısı konumuna ulaşmış oldu. Kamu çalışanlarımız için 16 Haziran pazar günü başlayacak Kurban Bayramı sonrasındaki 2 günlük süreyi idari izin kapsamına aldık. Perşembe ve Cuma günlerini de bayram tatiline ekleyerek 9 günlük bayram tatilini sağlamış oluyoruz.

Paylaşın

AK Parti’de Asgari Ücret Ve Emekli Kararı: Gündeme Alınmayacak

AK Parti’nin Kızılcahamam kampında, asgari ücret ve emekli maaşlarındaki iyileştirmelerle ilgili işçi, emekli ve muhalefetten gelen tepkilerin artık hiçbir şekilde gündeme alınmayacağı kararı alındı.

Böylece temmuz ayında ne asgari ücrette bir artış olacak ne de emekli aylıklarında, kök maaşlar dahil artı bir iyileştirmeye gidilmesi de planlanmıyor.

Yüksek enflasyon ve akıldışı politikalar sonucunda yoksullaşan milyonlarca sabit gelirli yurttaş, temmuz ayında asgari ücrete zam gelip gelmeyeceğini merak ediyor. Açlık sınırının altında aylık bağlanan emeklilerin gözü de kök maaş düzenlemesine çevrildi.

Ekonomim’de yer alan habere göre, AK Parti’nin Kızılcahamam kampında asgari ücretliyi ve emeklileri ilgilendiren kararlar çıktı. Buna göre, AK Parti yönetiminin geçmişte EYT başta olmak üzere seçim öncesinde muhalefetin de baskısıyla yapılan düzenlemelerden artık tamamıyla uzak duracağı aktarıldı.

Asgari ücret ve emekli maaşlarındaki iyileştirmelerle ilgili işçi, emekli ve muhalefetten gelen tepkilerin artık hiçbir şekilde AK Parti’nin gündeminde olmayacağı söylendi.

Böylece temmuz ayında ne asgari ücrette bir artış olacak ne de emekli aylıklarında, kök maaşlar dahil artı bir iyileştirmeye gidilmesi planlanmıyor.

Paylaşın

AK Parti Kampında Sert Eleştiriler: Geçin Bunları

AK Parti Milletvekili Vedat Bilgin’in partisinin istişare toplantısında, “Konuşmalardan çıkardığımız seçim sonuçlarında ekonomi yüzde 70 etkiliymiş. Geçin bunları. ‘Anket yaptık, bu çıktı’ diyorsunuz. Bütün sorumluluğu ekonomiye atıyorsunuz” dediği öğrenildi.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) Kızılcahamam’daki üç günlük istişare toplantısına, eski milletvekillerinin ve kurucu isimlerin parti yöneticilerine yönelik sert eleştirileri damga vurdu.

İktidara yakın Türkiye gazetesinin aktardığına göre, daha çok partinin kurucuları ve bazı eski milletvekillerinin söz aldığı kampta, parti yönetiminin, seçim değerlendirmesini rakamlar üzerinden yapıp, herhangi bir özeleştiri yapmaması tepki çekti.

Söz alanlar, genel başkan yardımcılarına “Böyle seçim değerlendirmesi olmaz. Biz halkın arasından çıkıp geldik ama, şu anda halktan kopmuş durumdayız. Siz hiç öz eleştiri yapmadınız. Seçim yenilgisini rakamlarla geçiştiriyorsunuz. Bu sonuçta sizin hiç mi suçunuz yok? Üzerinize alınmıyorsunuz anlaşılan” dedi.

En sert eleştirilerden birini de AK Parti Ankara Milletvekili Vedat Bilgin’in yaptığı öğrenildi. Bilgin’in “Bizi rakamlara boğdunuz. Böyle istişare mi olur? Madem burası bir aile toplantısı, her şeyi konuşacağız. Neden gerçek anlamda bir analiz yapılamıyor? Sizin konuşmalarınızdan çıkardığımız seçim sonuçlarında ekonomi yüzde 70 etkiliymiş. Geçin bunları. ‘Anket yaptık, bu çıktı’ diyorsunuz. Bütün sorumluluğu ekonomiye atıyorsunuz” eleştirilerini yönelttiği belirtildi.

“Bayrak yarışı olarak görüyoruz”

Kamptaki eleştirilere, Genel Başkan Vekili Efkan Âlâ’nın cevap verdiği belirtildi. Âlâ “Seçimler için elimizden geleni yaptık. Biz burada sürekli oturmayacağız. Burada oluruz, olmayız. Bayrak yarışı olarak görüyoruz. Seçim sonuçlarında ekonomi de etkili oldu. Ama 5-6 alanda reform yapsaydık, daha farklı bir sonuç alırdık. Önümüzdeki süreçle ilgili 10 ayrı başlıkta reform yapacağız. Bunların her biri AK Parti’ye bir puan getirse 10 puan eder. Biz nasıl ki geçmişte bu adımları attık ve seçim kazandık, yine atarız, yine kazanırız” diye konuştu.

Paylaşın

Erdoğan’dan Enflasyonla Mücadele Mesajı

Partisinin İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, “Enflasyon sorununu mutlaka çözeceğiz. Tek haneli enflasyon oranlarını inşallah yakalayacağız. Bunu geçmişte başardık, inşallah tekrar başaracağız” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kızılcahamam’daki İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Dünkü açılış konuşmasında siyasetteki yumuşama iklimi ile ilgili kanaatlerimizi açıklamıştık. Gazze’de 8 aydır süren katliam da her zamanki gibi gündemimizin en üst sırasındaydı. Filistin halkı tam 76 yıldır zulme maruz kalıyor. Hakları aşama aşama gasp ediliyor. Filistinli çocuklar 76 yıldır şımarık bir devlet tarafından katlediliyor.

Türkiye olarak 76 yıldır devam eden bu zulme her platformda itiraz ediyoruz. Hiçbir baskı tehdit küstahlık bunu değiştirmeyecek. Biz Filistinli kardeşlerimizin nasıl zorlu ve kahramanca bir mücadele verdiğini gayet iyi biliyoruz. Filistinli kardeşlerimiz Gazze’de insani değerleri savunuyor. Hamas ABD Başkanı Biden’ın son teklifine de müspet yaklaştı. Netanyahu ise yine soykırımdan yana oldu. Netanyahu işgal politikasını genişletti.

Gazze’ye gönderdiğimiz yardımlar kesintisiz devam ediyor. Bağımsız Filistin devletinin tanınması çalışmalarına güçlü destek veriyoruz. Filistin’i tanıyan devlet sayısı 147’ye çıktı. Bayramdan önce İspanya’yı ziyaret edeceğiz.

AK Parti reformcu ruhunu asla kaybetmemiş bir partidir. Önemli reformları hayata geçirdik. Ülkemizin ve milletimizin yolunu aydınlatmayı başardık. Milli iradeyi darbelerin ve darbecilerin karanlığından biz kurtardık. Paranoyalara son verdik, korkulara son verdik. Bu ülkeye hemen her alanda Cumhuriyet tarihinin altın yıllarını biz yaşattık. Elbette gurur duyuyoruz ama yeterli görmüyoruz. AK Parti statükocu bir parti değildir ve asla olmayacaktır.

“Yeni anayasa konusunda uzlaşıya açığız”

Yönümüz de yüzümüz de aydınlığa ve demokrasiye dönüktür. Yeni anayasa konusunda da uzlaşıya açığız. Diyoruz ki oturalım konuşalım en geniş mutabakatla Türkiye’yi darbe anayasasından her beraber kurtaralım. Yeni anayasa konusunda samimiyiz, bunu siyasi bilek güreşine çevirmeyelim.

Güvenliğimizden taviz veremeyiz. Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyindeki terör üreten bataklıklar kurutulmadan Türkiye huzura eremez. Kendini güvende hissedemez. Terör örgütü eridikçe demokrasimiz serpilecek.

Siyaset ülkeye ve millete hizmet etmek için sorunlara ortak akıl ile çözüm üretmek için yapılır. Yumuşama ile birlikte siyasi partiler arasındaki kesişim alanının büyümesini de son derece önemli buluyorum… Enflasyon sorununu mutlaka çözeceğiz. Tek haneli enflasyon oranlarını inşallah yakalayacağız. Bunu geçmişte başardık, inşallah tekrar başaracağız.

Paylaşın

Erdoğan, Ekim Ayına Kadar “Türkiye Buluşmaları” Yapacak

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti, 2028 yılının rotasını çiziliyor. Erdoğan, 30 büyükşehirde ekim ayına kadar sürecek “Türkiye Buluşmaları” toplantılarına katılacak.

Yerel seçimlerin ardından değişim için Kızılcahamam’da kampa giren AK Parti’de, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 büyükşehirde toplantılara katılacağı “Türkiye Buluşmaları” yapılacak. Toplantılar ekim ayına kadar sürecek.

Türkiye gazetesinden Emrah Özcan’ın haberine göre, öte yandan AK Parti’nin devam eden kampında 2028 yılının rotası çiziliyor. Kampta teşkilatların gelecek projeksiyonu

Ayrıca bazı milletvekilleri demografik yapıda değişim olduğu, ülkede sosyal bir dönüşüm yaşandığı bu iki noktada temsiliyet noktasında eksiklikleri gidermek gerektiği gibi konularda endişelerini dile getirdi. Bazı vekiller ise “Bize ait olmayan sorunların faturasını biz ödüyoruz” derken parti kurucuları ve eski milletvekilleri, “Sadece istatistik vererek sunum yaparak olmaz. Sorunun ne olduğunu konuşmalıyız. Kimse sorumluluk almak istemiyor” dedi.

Gençlere özel projeler

AK Parti aynı zamanda bu dönemde teşkilattaki üye sayılarının artırmanın yollarını da arayacak. Özellikle 31 Mart ve 14-28 Mayıs seçimlerinde tercihini başka partiden yana kullanan seçmeni AK Parti’ye kazandırmak için yeni adımlar atılacak. 2023 seçimlerinde yüzde 52,44’ünü oluşturan genç seçmenlerin sayısı 2028 seçimlerinde yüzde 65’e çıkacağından gençler üzerinden teşkilatlanma da tüm hızıyla sürdürecek.

Gençlere yönelik ve özellikle üniversiteliler için özel bir ekip kurulacak. Kurulan ekip sosyal medya ve toplum dinamiklerini öne çıkardığı isimler partiye davet edilecek. Aynı zamanda da mahalle merkezli programlar üzerinden yeni isimler tespit edilip sürece katılmaları sağlanacak.

Ayrıca Milli Eğitim Akademisi kurulacak ve burayı bitiremeyen öğretmen olamayacak. Okul kantinlerinde şekerli yiyeceklerin yasaklanması ise 2025‘e kadar hayata geçecek.

Paylaşın

Erdoğan’dan ‘Siyasette Normalleşme’ Açıklaması: Taviz Verecek Değiliz

AK Parti’nin Kızılcahamam Kampı toplantısında konuşan Erdoğan, “Biz kutuplaşmadan yana olmadık. Burada muhalefet kendisini samimi özeleştiriye tabii tutmalıdır. Bizim ittifak ortağımız olan MHP’nin de kırmızı çizgileri vardır. Aynı şekilde CHP’nin de kırmızı çizgileri olduğunu biliyoruz” dedi ve ekledi:

“Biz yumuşama adına duruşumuzdan, hassasiyetlerimizden taviz verecek değiliz. Muhalefetten de taviz vermesini beklemiyoruz. Ancak yıkıcı, gerilimci siyaset Türkiye’ye geçmişte acılar yaşattı. Bizim siyasette referansımız hukuktur. Hukuk içinde olduğu sürece her türlü eyleme, eleştiriye saygımız sonsuzdur.”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Ancak hukuk dışına çıkanlarla ilgili hakimler ve savcılar gerekeni yapacaktır. Terör hukuk dışıdır. Darbe, sokak eylemleri, iftira hukuk dışıdır. Bizim hukuk karşısında boynumuz kıldan incedir, şeriatın kestiği parmak acımaz. Aynı tutumu muhalefetten de bekleriz. Bizden hukuksuzluk karşısında kimse yumuşak bir tavır beklemesin. Demokrasiyi ortadan kaldırmaya, özgürlük adı altında başkalarının özgürlüklerini daraltmaya yönelenler bizden yumuşak tavır beklemesin” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kızılcahamam Kampı toplantısında konuştu. Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

“AK Parti değerlendirme ve istişare toplantımızın 31.’sinde sizlerle olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bugün ve yarın belirlenen konu başlıklarında genel başkan yardımcılarımız sunuşlarını yapacaklar. 2 gün boyunca gündemi, kapsamlı biçimde değerlendireceğiz. Sizlerin kıymetli fikirlerini alacağız.

Seçimlerin hemen ardından depremin ardından sorunları ele aldık, değerlendirdik. İstişare toplantılarımızı devam ettireceğiz. Temmuzun 1 ve 2’sinde belediye başkanlarıyla bir araya geleceğiz ve yaşadığımız seçimlerin istişaresini yapacağız. Siyasi hayatımızın her aşamasında olduğu gibi partimizin kuruluşundan bu yana kararlarımızı istişareyle almaya önem verdik.

Siyaseti, milletimizle istişare yaparak yaptık. Bilim adamlarımızla, gençlerimizle, hanım kardeşlerimizle istişare yaptık. Emekçilerimizle istişare yaptık. Türkiye’nin selameti için söyleyecek sözü olan herkesle istişare yaptık.

Demokrasimizin serpilmesi, gelişmesi adına söyleyecek sözü olan herkese kapımızı açtık. Türk siyasi hayatında istişare kültürü bizimle anlam kazandı ve ete kemiğe büründü.

Birkaç ay sonra 23. kuruluş yıldönümümüzü kutlayacağız. En önemli vasfımız ise ortak akılla hareket etmemiz ve kuruluşumuzdan bu yana ortak akılda buluşmamızdır. Partimiz bünyesindeki demokratik mekanizmaları en iyi biçimde işlettik. Bugün ve yarın hiçbir komplekse kapılmadan 14 Mayıs ile 31 Mart seçim sonuçlarını masaya yatıracağız.

İl başkanlarımızla bir araya gelip onların fikirlerini dinledik. İl ve ilçe bazında değerlendirmemizi yapıyoruz. Fotoğrafı netleştiriyoruz. Seçmenden geçer not alamayan bizim takdirimize mazhar olamaz. Seçmenin mesajlarının tamamının farkındayız. İnce eleyip sık dokuyor gerçekten çok dikkatli davranıyoruz.

AK Parti ve Cumhur ittifakının surlarında gedik açmaya çalışanlara fırsat vermeyeceğiz. Bundan sonra da değişim irademizi güçlü tutacağız. Sizlerden ne kadar keskin olursa olsun eleştirilerinizi, tespitlerinizi paylaşmanızı istiyorum. Burada yanlışlarımızı düzeltmek üzere bir aradayız. Kendimize ve partimize ayna tutmak için buradayız.

Yola daha güçlü koyulabilmek ve sorunların tespitiyle, sorunların çözümüne ortak akılla çözüm üreteceğimizi düşünüyorum. Şimdiden katılımcı arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. 31. İstişare ve Değerlendirme Toplantımızın tekrar hayırlı olmasını diliyorum.

Siyaset ülke için verilen çetin mücadelenin adıdır. Amacımız için ülkemiz için hizmet vermektir. AK Parti olarak 23 yıldır milletimizin huzurundayız. Siyasetimizi gerilim, kutuplaşma ve kamplaşma üzerine inşa etmedik. Gerektiğinde 15 Temmuz’da olduğu gibi herkesten önce öne biz atıldık. Siyasetimizi Türkiye’yi bir bütün olarak kucaklayarak yaptık.

Dil, din, ırk, mezhep, meşrep ayrımı yapmadık. Kimseyi kılık kıyafetine göre ayırmadık. Bu ülkede Kürtler bir dönem uygulanan yanlış politikalar nedeniyle ötekileştirilmişti, biz kucaklaştık. Aleviler, ötekileştirilmişti. Samimi şekilde gayret gösterdik. Vatan hepimizindir, Devlet hepimizindir. Her insana eşit mesafede durduk. 85 milyon ferdimizin hepsini kardeş gördüğümüz için milletimizin teveccühüne mazhar olduk.

Oy almadıklarımızın tercihlerine saygı gösterdik. Bu dün böyleydi, bugün de aynıdır. Türkiye’de siyasetin dünyanın diğer ülkelerine göre daha rekabetçi yapıldığını biliyoruz. Son seçimlerde de rekabet seviyesi yüksekti. 10 aylık sürede 3 seçim sürecini Türkiye birlikte yaşadı. Bilhassa 14-28 Mayıs seçimleri öncesi yapılanları kimse unutamaz.

FETÖ’nün servis yaptığı videoları, bölücü terör örgütü elebaşlarının rakibimiz için oy istemesine maruz kaldık. Seçim gecesi de ‘Kazanıyoruz’ senaryosunu izledik. Tarih ve mahşeri vicdan bunların ne yaptığını en iyi şekilde ortaya koyacaktır. Tüm tuşlara basmalarına rağmen bekledikleri sonuçları alamayanlar siyaseti yüksek gerilime mahkum ettiler. Milletin iradesine kara çalmayı sürdürdüler.

Biz basiretle hareket ettik. Kışkırtmalara rağmen soğukkanlı tavrımızı koruduk. Deprem bölgesinin yeniden ihyası ve ekonomik sıkıntılar başta olmak üzere Türkiye’nin sorunlarını çözmeye odaklandık. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, milli iradeyi küçümseme yoluna tevessül etmedik. Önümüzdeki 4 yıllık seçimsiz dönemi ülkemiz için en değerli biçimde kullanmaya baktık. Türkiye seçim atmosferinden çıkmış asıl gündemine yoğunlaşma fırsatı bulmuştur.

“Taviz verecek değiliz”

31 Mart sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti’de bizi ziyaret etti. Ben de arayı uzatmadan Kurban Bayramı öncesi ziyarette bulunacağım. Kendisine siyasette yumuşamayı ifade ettim. Bunun bir tarafı iktidar ise muhalefettir. Biz kutuplaşmadan yana olmadık. Burada muhalefet kendisini samimi özeleştiriye tabii tutmalıdır. Bizim ittifak ortağımız olan MHP’nin de kırmızı çizgileri vardır. Aynı şekilde CHP’nin de kırmızı çizgileri olduğunu biliyoruz.

Biz yumuşama adına duruşumuzdan, hassasiyetlerimizden taviz verecek değiliz. Muhalefetten de taviz vermesini beklemiyoruz. Ancak yıkıcı, gerilimci siyaset Türkiye’ye geçmişte acılar yaşattı. Bizim siyasette referansımız hukuktur. Hukuk içinde olduğu sürece her türlü eyleme, eleştiriye saygımız sonsuzdur.

Ancak hukuk dışına çıkanlarla ilgili hakimler ve savcılar gerekeni yapacaktır. Terör hukuk dışıdır. Darbe, sokak eylemleri, iftira hukuk dışıdır. Bizim hukuk karşısında boynumuz kıldan incedir, şeriatın kestiği parmak acımaz. Aynı tutumu muhalefetten de bekleriz. Bizden hukuksuzluk karşısında kimse yumuşak bir tavır beklemesin. Demokrasiyi ortadan kaldırmaya, özgürlük adı altında başkalarının özgürlüklerini daraltmaya yönelenler bizden yumuşak tavır beklemesin.

İnsan canına kastedenler, FETÖ’cüler karşısında kimse bizden yumuşak tavır beklemesin. Biz ana muhalefetten de muhalefetten de bunu bekliyoruz. Dar alanda siyaset yapılmaz. Yenikapı ruhu birilerinin ihtiraslarına kurban edilmişti.

Milletimizin umutlarını artıran siyasette yumuşamanın bu sefer kelebek ömürlü olmamasını umut ediyoruz. Her konuda aynı şeyi düşünüp, aynı cümleleri kurmaz zorunda değiliz. Yöntemlerimiz farklı olabilir, yaşam biçimimiz, siyasetteki doğrularımız farklı olabilir ama hepimiz ülkemizin kalkınmasını istiyor. Evlatlarımızın daha güçlü bir Türkiye’de yaşamasını arzu ediyor. Bunun için ortak tavır göstermemiz gerekiyor.

Türkiye’nin onlarca yıldır ayağına pranga olan konu terördür. AK Parti ve Cumhur ittifakı olarak Türkiye yüzyılına katkıda bulunacak herkesle bir araya gelmeye hazırız. Partilerle gerçekleştirdiğimiz temaslara biz bu açıdan bakıyoruz.

Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 5.7 büyüdü. Böylelikle 15’inci kez ekonomimizde büyüme yaşandı. Enflasyon inşallah yılın ikinci yarısından itibaren iniş trendine girecek. Hayat pahalılığını körükleyen yeni düzenlemeyle elimiz daha da güçlenecek. Seçkinlerin, tuzu kurların değil, milletin birikmiş sorunlarının çözüm adresi olmaya devam edeceğiz.

7 Ekim’den beri Gazze’de yaşanan katliama en güçle tepkiyi gösterip İsrail’e karşı somut önlemleri alan tek ülkeyiz. Bütün kalemlerde İsrail’le ticari ilişkileri durdurduk. Gazze’ye gönderdiğimiz yardımlar 55 bin tonu aştı. Tek başımıza kalsak da bu onurlu cesur duruşumuzdan vazgeçmeyeceğiz. MHP başta olmak üzere Meclis’teki diğer siyasi partilere de teşekkür ediyorum. Meclis’te İsrail’in yaptığı katliamlara karşı alınan ortak tavrı çok değerli buluyorum.

Yarın 3 ilçe ve 4 beldede vatandaşlarımız mahalli yönetim için sandık başına gidecek. Bu seçimlerin hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

Paylaşın

Erdoğan – Özel Ne Zaman Görüşecek? Tarih Verildi

CHP lideri Özgür Özel’e iade-i ziyaret  tarihine ilişkin açıklamada bulunan Erdoğan, Özel’i 9 Haziran’dan sonra ziyaret edeceğini ifade etti. Erdoğan ile Özel 2 Mayıs’ta AK Parti Genel Merkezi’nde bir araya gelmişti.

Haber Merkezi / Partisinin grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e yapacağı iade-i ziyaretin tarihine ilişkin konuşu. Erdoğan, Özgür Özel’i 9 Haziran’dan sonra ziyaret edeceğini ifade etti.

Erdoğan, “İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile görüşecek misiniz?” sorusuna ise “Görüşmemek için hiçbir neden, sebep yoktur” şeklinde yanıt verdi.

Ne olmuştu?

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 2 Mayıs’ta AK Parti Genel Merkezi’nde bir araya gelmişti. Görüşme 1 saat 35 dakika sürmüştü.

Görüşmede, CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Namık Tan ile AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş da yer almıştı. Erdoğan ile Özel görüşmesi sonrası basın mensuplarına açıklama yapılmamıştı.

Erdoğan ile Özel’in görüşmesine boş koltuk damgasını vurmuştu. Erdoğan, Özel ile görüşme esnasında Özel’in karşısında değil de ortada ve daha farklı bir koltukta oturması akıllara “Erdoğan eşit değiliz imajı mı yaratmak istiyor?” sorusunu gündeme getirmişti.

AK Parti, boş koltuğun özel bir anlam ifade etmediği, oda düzeninden kaynaklandığı, diğer liderlerle veya konuklarla yapılan görüşmelerdeki protokolün uygulandığı vurgulamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’a dönerek, en kısa sürede CHP Genel Merkezi’ne iade-i ziyaret gerektiğini söylemişti. Özel, bu ziyaretten memnun olacağını ifade etmişti.

31 Mart seçimlerinde CHP’nin çok sayıda büyükşehir ve belediyelerine yenilerini eklemesinin ardından Özel verdiği demeçlerde Erdoğan ile görüşebileceğini aktarmıştı.

Erdoğan ile Özel, 23 Nisan’da TBMM’de düzenlenen resepsiyonda başka diğer siyasi partilerin de olduğu ortamda ilk kez bir araya gelmiş ve kısa bir görüşmenin ardından özel kalemlerin buluşma tarihi belirleyeceği duyurulmuştu.

Paylaşın