‘Ukrayna’ya Silah Yardımı Kesilebilir’ İddiası

ABD’nin önde gelen gazetelerinden The Washington Times, ABD’nin Ukrayna’ya milyarlarca dolarlık yardımın askeri strateji olmadığını, bu ülkeye verilen silahların geleceğinin sıkı kontrol altına alınması gerektiğini belirtti.

Mike Glenn imzalı yazıda, Washington’un son bir yılda Kiev’e, roket sistemleri, mühimmat, obüsler, helikopterler, tanksavar sistemler ve İHA’lar dahil 15 askeri yardım paketi gönderdiği anımsatıldı.

Bu bilgiyi değerlendiren Emekli Yarbay Daniel Davis, silah tedarikinin strateji olmadığını ve Ukrayna’daki silahlı çatışmanın gidişatını değiştiremeyeceğini kaydederek, “Bu, Ukrayna ordusunun planlarına nasıl uyuyor? Nihai amaç ne? Ne gibi sonuçlar beklenebilir?” ifadesini kullandı.

Ukrayna’ya yapılan sevkiyatlarının ABD’nin savaşa hazır olma durumunu etkilemeyeceğini vurgulayan Davis, fakat Ukrayna’daki lojistiğin tamamen bozulduğuna işaret ederek, “Silahlar ve mühimmat cepheye ulaşmıyor. Bu yüzden Ukrayna metodik olarak geriye geri itiliyor” dedi.

ABD Kongresi’nde, Ukrayna’ya yapılan askeri yardıma yönelik kontrolün artırılması yönünde çağrılar yapılıyor. Senatör John Kennedy, Ukrayna’ya yapılan finansmanın kontrol edilmesi için bir yetkilinin atanmasını önerdi.

Albay Mark Cancian, ABD ve NATO’nun ‘sınırsız’ cephaneliğe sahip olduğunu kaydetse de bazı silah türlerinin Ukrayna’ya sevkiyatının gelecekte ABD’nin güvenliğini tehdit edeceği uyarısında bulundu.

ABD toplumunun, Ukrayna’ya askeri yardım konusundaki fikrini değiştirebileceğini dile getiren Cancian, “Ukrayna halâ çok verimsiz, yozlaşmış bir ülke. İnsanlar, Amerikan parasıyla yat satın alan oligarklar gibi yolsuzluk kanıtlarını görmeye başlarsa bu, desteği baltalar” diye kaydetti.

Paylaşın

James Webb, Evrenin En Derin Ve Net Fotoğrafını Çekti

James Webb Uzay Teleskobu’nun ilk tamamen renkli fotoğrafı yayımlandı. Dünyaya milyarlarca ışık yılı uzaklıkta olan galaksileri de içeren fotoğraf, evrenin bugüne kadar çekilmiş en derin, en detaylı fotoğrafı.

Teleskobun çektiği tamamı renkli fotoğraflar bugün ilerleyen saatlerde NASA tarafından yayımlanacak ama ilk fotoğraf, Beyaz Saray’da Başkan Joe Biden’a verilen bir bilgilendirme sırasında Biden’a gösterildi. Ardından da internet ortamında paylaşıldı.

Biden, görüntünün paylaşılması sonrası “Bu fotoğraflar tüm dünyaya Amerika’nın büyük işler başarabileceğini hatırlatacak. Amerikan halkına ve özellikle çocuklarımıza da, kapasitemizin üzerinde hiçbir şey olmadığını hatırlatacak” ifadelerini kullandı:

“Daha önce hiç kimsenin görmediği imkanları görebiliyoruz; daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere gidebiliyoruz.”

10 milyar dolarlık James Webb Uzay Teleskobu (JWST), 25 Aralık 2021’de uzaya fırlatılmış; ünlü Hubble Uzay Teleskobu’nun yerini alacağı söylenmişti.

Uzayda çeşitli incelemeler yapması planlanan teleskobun iki önemli hedefi de var: Biri 13,5 milyar yıl önce Evren’in bilinen ilk yıldızlarının fotoğrafını çekmek; diğeri de dünyaya çok uzak mesafedeki gezegenlerin yaşanabilir olup olmadığına bakmak.

Biden’la ve ardından kamuoyuyla paylaşılan fotoğraf; James Webb’in ilk hedefini gerçekleştirebildiğini gösterdi.

Fotoğrafta görülen aslında Southern Hemisphere bölgesinde birden çok galaksinin toplandığı, Volans takımyıldızını gösteren bir alan. Buraya verilen isim SMACS 0723.

Galaksi topluluğu aslında Dünya’ya çok da uzak değil; sadece 4,6 milyar ışık yılı uzakta. Ancak bu birçok galaksinin bir araya geldiği yerde, aslında çok çok daha uzakta olan cisimlerin ışıkları da büyütülmüş şekilde görülebiliyor.

Bu da zoom lensinin uzay teleskoplarındaki astronomik karşılığı olan ‘yerçekimi etkisi’yle mümkün olabiliyor.

6,5 metrelik altın aynalı ve süper-hassas kızılötesi araçlarıyla Webb, Büyük Patlama’dan (Big Bang) yaklaşık 600 milyon yıl sonrasına kadar var olan galaksilerin bozulmuş şekillerini de fotoğraflamayı başardı. (Evren’in 13,8 milyar yaşında olduğu biliniyor)

Daha da önemlisi; bilim insanları Webb’in elde ettiği verilerin kalitesine bakarak aslında teleskobun, bu fotoğrafta görülen cisimlerden çok daha ilerisini de görebildiğini söylüyor.

Yani bu fotoğrafın bugüne kadar çekilmiş en derin Evren fotoğrafı olduğunu söylemek mümkün.

NASA’dan Bill Nelson, “Işık, saniyede 186.000 mil hızla ilerliyor. Ve şu küçük benekler halinde gördüğünüz ışıklardan biri 13 milyar yıldır seyahat ediyor” açıklaması yaptı:

“Aslında çok daha geriye gidiyoruz çünkü bu daha sadece ilk fotoğraf. 13,5 milyar yıl kadar geriye gidebiliyor. Evren’in 13,8 milyar yaşında olduğunu bildiğimize göre; bu fotoğraflar sizi neredeyse her şeyin başlangıcına götürüyor.”

Hubble, haftalarca uzayda kalarak buna benzer bir sonuç elde etmeye çalışmıştı. Webb ise bu derinlikteki cisimlerin görüntülerine ulaşmak için sadece 12 buçuk saatlik bir gözlem yaptı.

Salı günü ilerleyen saatlerde NASA ve uluslararası ortakları olan Kanada ve Avrupa Uzay Ajansları, Webb’den gelen diğer renkli görselleri de paylaşacak.

Böylece Güneş Sistemi dışındaki gezegenlerle ilgili de daha detaylı bilgi edinilebilecek.

Webb, Dünya’dan yaklaşık 1.000 ışık yılı uzaktaki dev bir gezegen olan WASP-96 b’yi de analiz etti. Paylaşılacak bilgiler, bu gezegenin atmosferi hakkında bize bir fikir verecek.

WASP-96 b, kendisine ışık sağlayan hayat kaynağı olan yıldızın yörüngesinde çok çok yakın şekilde dönüyor. Bir gün Webb’in tıpkı Dünya gibi hayat kaynağı olan gezegene daha uzak olan ve insan için yaşam kaynağı olabilecek gazlara sahip atmosferi olan bir gezegeni tespit edeceği umuluyor.

NASA’daki bilim insanları, Webb’in hedeflerini kesinlikle gerçekleştirebileceğine inanıyor.

Henüz kamuoyuyla paylaşılmamış görüntülerle ilgili yorum yapan Dr. Amber Straughn, “İlk fotoğrafları gördüm, muhteşemler” dedi:

“Sadece görüntü olarak bile muhteşemler. Bilimin detaylarının arkasında saklı ipuçlarıyla yapabileceklerimizi görmek ise beni çok heyecanlandırıyor.”

Webb projesinin programında çalışan bilim insanlarından Dr. Eric Smith de, halkın yeni telekobun önemini şimdiden anladığını düşünüyor:

“Webb’in tasarımı ve görünümü, bence halkın bu göreve bu kadar hayran kalmasının arkasında yatan asıl nedenler. Gelecekten bir uzay gemisine benziyor”

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Rusya’dan ABD’ye Tehdit: Alaska’yı Geri Alırız

Rusya Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin, ABD’nin yurtdışındaki Rus kaynaklarına el koymayı sürdürmesi durumunda Alaska eyaletini tekrar isteyebileceklerini söyledi.

Volodin, çarşamba günü yaptığı açıklamada “Amerika, topraklarının bir parçası olan Alaska’yı asla unutmamalı. Yurtdışındaki kaynaklarımızı yönetmeye çalıştıklarında, öncelikle bizim de onlardan alabileceğimiz bir şey olduğunu unutmasınlar” dedi.

ABD, 18. yüzyıl sonlarında Rus İmparatorluğu’nun kolonize ettiği Alaska’yı 1867’de 7,2 milyon dolara satın almıştı.

Volodin, yardımcısı Piyotr Tolstoy’un Alaska’da Rusya’ya katılmaya dair bir referandum düzenleme teklifinde bulunduğunu da söyledi.

ABD’nin içişlerine karışmadıklarını söyleyen Volodin, ABD’li siyasetçilerin ülkelerinde ters giden her şeyden Rusları sorumlu tuttuğunu savundu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 24 Şubat’ta verdiği askeri operasyon emriyle başlayan savaşın 134. gününde de çatışmalar sürüyor.

Ukrayna istilasının ardından başta ABD olmak üzere birçok Batılı ülke ve kuruluş, Rus şirketlere, siyasetçilere ve oligarklara yaptırım uygulama kararı almıştı.

Öte yandan Alaska’yla ilgili benzer bir öneriyi Putin’in Birleşik Rusya partisinden Duma üyesi Oleg Matveyçev de martta dile getirmişti.

Alaska Valisi Cumhuriyetçi Mike Dunleavy ise Rus parlamenterin sözlerine tepki göstererek, “Becerebilirseniz, iyi şanslar. Bizim de size iki çift lafımız olur” demişti.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Çinli Elektrikli Araba Üreticisi BYD, Tesla’yı Tahtından İndirdi

Warren Buffett destekli BYD, Elon Musk’ın onları rakip olarak görmediğini söylemesinden 10 yıl sonra 2022’de elektrikli araç satışlarında yüzde 300 artış gördü. Çinli BYD’nin küresel satış listesinde zirveye çıkmasıyla Tesla, artık dünyanın en popüler elektrikli araba şirketi değil.

Independent Türkçe’de yer alan habere göre, Warren Buffett’ın Berkshire Hathaway yatırım grubu tarafından desteklenen Shenzhen merkezli araba üreticisi, 2022’nin ilk yarısında 641 bin elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araç sattı.

Çin’de Kovid kısıtlamalarından kaynaklı tedarik zinciri ve üretim sorunlarıyla mücadele eden Tesla, aynı dönemde 564 bin elektrikli araba sattı.

BYD’nin satışları 2021’in ilk 6 ayına kıyasla yüzde 300’lük artış gösterdi. Bu, Çin’in önde gelen elektrikli araç üreticisi olarak yükselişiyle aynı döneme denk geliyor.

Asya ülkesi 2021’de, 2020’deki rakamın iki katına ulaşarak yarım milyondan fazla elektrikli araç ihraç etti. Bu sayılar giderek artan şekilde Çinli markalardan veya Volvo ve MG Motor gibi Çin sermayeli Avrupa markalarından oluşuyor.

BYD’nin yükseliş sürecinde, hisse fiyatlarında yıl başından bu yana yüzde 24’ten fazla, son 5 yıldaysa yüzde 500’den fazla artış görüldü.

Bu hafta yayımlanan şirket dökümanları, fosil yakıtla çalışan araç üretiminin Haziran 2022’de sıfıra indiğini de ortaya koydu. Bu sayı geçen yılın aynı ayında 17 binden fazlaydı.

Firma ayrıca, sadece Contemporary Amperex Technology’nin (CATL) arkasında kalarak Güney Koreli LG’yi geride bırakıp dünyanın en büyük ikinci elektrikli araç bataryası üreticisi oldu.

Tesla’nın patronu Elon Musk daha önce BYD’nin elektrikli araç hedeflerini ciddiye almamış, 2011’de Bloomberg’e verdiği röportajda gülmüş ve onları rakip olarak görmediğini söylemişti:

Arabalarını gördünüz mü? 

Harika bir ürünlerinin olduğunu düşünmüyorum. Özellikle çekici olduğunu sanmıyorum, teknoloji çok güçlü değil… Bence haklı olarak odaklandıkları nokta, Çin pazarında hayatta kaldıklarından emin olmak.

Paylaşın

Beyaz Saray: Biden, Türkiye’nin F-16 Çabasını Destekliyor

Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean-Pierre, dün (5 Temmuz) günlük basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Jean-Pierre’e sorulan sorular arasında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın 29-30 Haziran’da İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen NATO Zirvesindeki açıklamaları da vardı.

Biden’ın burada yaptığı açıklamada “Türkiye’ye F-16 savaş uçaklarının satışını desteklediği” yönündeki ifadesinin kendi partisi Demokrat Parti’den bazı Kongre üyelerinin eleştirisiyle karşılaştığı hatırlatılan Jean-Pierre, Beyaz Saray’ın bu duruma tepkisini şu sözlerle ifade etti:

Bu konuda çok netiz. F-16 ve Türkiye ile ilgili muhabbet bir süredir devam ediyor. Bu konu hakkında aylar önce konuştuk. Dolayısıyla, gerçekten yeni bir şey yok. Başkan [Joe Biden] bu çabayı destekliyor. Dolayısıyla, bunda gerçekten yeni bir şey yok.

Erdoğan ve Biden ne demişti?

Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Haziran’da NATO Zirvesine katılmak üzere Madrid’e gitmeden önce havalimanında düzenlediği basın toplantısında ABD Başkanı Joe Biden ile de görüşeceğini açıklamıştı.

Erdoğan, hemen ardından F-16’lara değinerek, “Bu arada Amerika’yla olan en önemli görüşmemiz F-16 meselesiydi. F-16 meselesi de şu anda hâlâ masada, orada da yine bir oyalama taktiği gidiyor” demişti.

NATO Zirvesi sonrasında Biden ve Erdoğan’ın ayrı ayrı düzenlediği basın toplantılarında da konu tekrar gündeme geldi.

Bir gazetecinin Joe Biden’a “Erdoğan’ın yeni F-16 talepleriyle alakalı hangi isteklerini kabul ettiniz” diye sorması üzerine Biden, “Aralık ayından bu yana pozisyonumu değiştirmedim” yanıtını verdi:

“Tabii ki bu F-16 jetlerinin modernizasyonu konusunu çözmemiz gerekiyor, bunu yapmamak bizim çıkarımıza değil. Ben pozisyonumu değiştirmediğimi onlara söyledim. Aralık’tan bu yana bunu söylüyorum. Bunun için Kongre’nin onayı lazım ve bu onayı alabileceğimizi düşünüyorum.”

Benzer bir soruya yanıt veren Erdoğan ise özetle şöyle dedi:

“Sayın Başkan elinden gelen adımları atacağını söyledi. Tabii sadece olay Demokratlarla bitmiyor bir de Cumhuriyetçiler var.

“Benim de geçen hafta geniş bir ekibim Amerika’daydı. Orada gerek Cumhuriyetçiler gerek Demokratlarla görüşmeleri yaptılar.

“Biz de Sayın Biden’la yaptığımız görüşmeden sonra heyetlerimizi gerekirse yine göndereceğiz. Orada Cumhuriyetçilerle de görüşmeler yapmak suretiyle onların da desteğini almamız halinde inanıyorum ki Sayın Biden’ın bu konudaki samimi gayretleri ciddi bir destek bulacaktır. Onun için de gecikmeden hemen bir heyeti ayrıca Amerika’ya göndereceğiz.”

Paylaşın

Dünya’nın Merkezinde Şaşırtıcı Değişim!

ABD’deki Virginia Tech College’dan yerbilimci Ying Zhou, Dünya’nın dış çekirdeğinde bazı değişimlerin meydana geldiğini tespit etti. Zhou’nun bu keşfi yapmasında 20 yıl arayla meydana gelen iki depremden elde edilen sismik gözlemler etkili oldu.

Bilim insanı, ilk etapta iki depremden elde edilen ölçümleri inceleyerek aralarında önemli farklılıklar tespit etti. Bu farklılıklar, gezegenin dış çekirdeğindeki konveksiyonda, yani metal akışında önemli değişimler olduğu anlamına geliyordu.

Mayıs 1997’de Güney Pasifik Okyanusu’ndaki Kermadec Adaları bölgesini büyük bir deprem sarsmıştı. 20 yıldan biraz daha uzun bir süre sonra, Eylül 2018’de aynı bölgede bir deprem daha meydana gelmişti.

Aradan geçen 20 yıla rağmen, deprem aynı noktayı vurduğu için aynı hızda sismik dalgalar göndermesi gerekiyordu. Ancak Zhou, beklenenin olmadığını fark etti.

Gerçek zamanlı sismik titreşimleri kaydeden 4 istasyondan gelen veriler, 2018’deki deprem sırasında SKS dalgaları diye bilinen sismik dalgaların yaklaşık bir saniye daha hızlı hareket ettiğini ortaya koydu.

Bu da dış çekirdekte artık daha hafif elementlerin salındığını öne süren ama teorisine bir türlü kanıt bulamayan Zhou için büyük bir fırsattı.

Dış çekirdekte neler oluyor?

Dünya’nın merkezi, son derece yüksek basınç ve sıcaklıkla karakterize olduğu için burada sıvı bir dış çekirdeğin demir içerikli katı iç çekirdeği çevrelediği düşünülüyor.

Bu dış çekirdekte sıvı haldeki demir ve nikel sürekli akış halinde. Konveksiyon adı verilen bu akış, elektrik akımları üreterek gezegenin manyetik alanını oluşturuyor.

Manyetik alan koruyucu bir kalkan gibi Dünya’yı sarıyor ve atmosferin zamanla yok olmasını engellerken gezegen yüzeyini de Güneş’ten gelen radyasyondan koruyor.

Öte yandan, Zhou’ya göre dış çekirdekteki konveksiyon hep aynı kalmıyor.

“Kuzey’deki jeomanyetik kutba bakarsanız yılda yaklaşık 50 kilometre hızla hareket ettiğini görürsünüz” diyen Zhou, sözlerini şöyle sürdürdü:

Kanada’dan Sibirya’ya doğru hareket ediyor. Manyetik alan her gün aynı değil. Değişiyor. Bu yüzden dış çekirdekteki konveksiyonun da zamanla değiştiğini düşünüyoruz ama doğrudan bir kanıt yok. Hiç görmedim.

Sismik veriler çekirdeğin yoğunluğundaki değişimlere işaret ediyor

Hakemli bilimsel dergi Nature’da yayımlanan yeni araştırmada Zhou, işte bu değişime bir kanıt sunmak için yola çıktı.

Bahsi geçen iki depremden elde edilen ölçümleri karşılaştıran bilim insanı, ikinci depremde SKS dalgalarının daha hızlı hareket etmesini şöyle açıkladı:

Bu dalganın ilerlediği yolda bir şeyler değişmiş. O yüzden artık daha hızlı gidebiliyor. Demek ki 20 yıl önce orada olan bir malzeme artık yok.

Zhou, “Yeni malzeme ise daha hafif” diye ekledi: Bu hafif elementler yukarı doğru hareket ediyor ve o bölgedeki yoğunluğu değiştiriyor.

Bilim insanı söz konusu araştırma makalesinde dış çekirdekte 1997’den bu yana hidrojen, karbon ve oksijen gibi daha hafif elementlerin salındığını savundu.

Makaleye göre bu durum dış çekirdeğin yoğuluğunda yaklaşık yüzde 2-3’lük bir azalmaya denk geliyor. Dolayısıyla konveksiyon akışı da saatte yaklaşık 40 kilometreye ulaşıyor.

Şu anda dünya çapında sismik dalgaları gerçek zamanlı takip eden 152 Küresel Sismografik Ağ İstasyonu mevcut. Zhou, “Artık dış çekirdeği görebiliyoruz” diye konuştu:

Eğer onu sismik dalgalardan görebiliyorsak, gelecekte de sismik istasyonlar kurabilir ve bu akışı izleyebiliriz.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

ABD’de Bağımsızlık Günü Kutlamasına Saldırı: 6 Ölü

ABD’de 4 Temmuz Bağımsızlık Günü kutlamaları sırasında silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda en az 6 kişi hayatını kaybetti, 19 kişi de ağır yaralı olarak hastaneye kaldırdı. Kolluk kuvvetleri saldırı bölgesinde bir ateşli silah bulunduğunu belirtti.

Saldırı, Chicago’nun banliyölerinden Highland Park’taki yürüyüş başladıktan yaklaşık 10 dakika sonra düzenlendi. Kent polisi, ilk belirlemelere göre bir binanın tepesinden ateş açıldığını aktardı.

Emniyet yetkilileri “silahlı ve tehlikeli” olarak niteledikleri 18-20 yaşlarındaki beyaz bir adamı aradıklarını duyurdu.

Kent yetkilileri 24 kişinin ise yaralanarak hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Yaralıların çoğunun kurşun yarasıyla, bazılarının da kalabalığın kaçışı sırasında yaşanan izdiham nedeniyle ezilme yaralarıyla hastaneye götürüldüğü belirtildi.

Highland Park yetkilileri saldırganın hâlâ serbest olduğunu vurgulayarak insanlara bulundukları bölgedeki güvenli binalara sığınma çağrısında bulundu.

Evlerinde olan kişilerin ise evlerini terk etmemeleri ve yakınlarını arayarak durumlarını kontrol etmeleri tavsiye edildi.

Kentin belediye başkanı Nany Rotering “Özgürlüğümüzü ve toplumumuzu kutlamak için bir araya geldiğimiz bir günde trajik hayat kayıpları nedeniyle yas tutuyoruz” dedi.

Bölgede yaşayan ve Chicago Sun-Times gazetesine konuşan Miles Zaremski “Hızlı bir şekilde atılan 20-25 el silah sesi durdum. Bu yüzden tabanca veya pompalı tüfek olmadığını düşünüyorum” dedi.

Yerel TV kanalı WGN’e konuşan Michael adında bir görgü tanığı ise “Hemen solumuzdaydı ve tekrar saldırdı. Bir kadın yere düştü” dedi. Highland Park yöneticileri festivalin de iptal edildiğini duyurdu.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Robot Taksiler Bir Olup Yolu Kapattı

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde robot taksiler yolu kapattı. San Francisco şehrinde salı gecesi yaşanan olayda otomobil devi General Motors’ın tasarladığı Cruise model robot taksiler yolun iki şeridini kilitledi.

Bir Reddit kullanıcısının paylaştığı fotoğraflarda en az 6 aracın Gough Caddesi’yle Fulton Caddesi’nin kesiştiği noktadaki yolda şeritleri tıkadığı görülüyor.

Şirketten yapılan açıklamada araçların kümelenmesine ve aniden durmasına neden olan bir hata tespit edildiği, sorunun giderildiği ve olayda hiç kimsenin zarar görmediği belirtirken, aksaklıktan etkilenen yurttaşlardan özür dilendi.

Daha sonra yetkililer olay yerine gelip araçları manuel olarak kontrol edip yoldan çekti.

Görüntüler akıllara distopik bilimkurgu hikayelerini de getirdi. Paylaşıma yorum yapan Reddit kullanıcılarından biri “Ah, olamaz, aralarında plan kuruyorlar” derken, bir diğeri de “İşte her şey böyle başlıyor” diye yazdı.

Bir başka kullanıcıysa son dönemde ABD’de Starbucks ve Amazon’daki işçilerin örgütlenmesine göndermede bulunarak “Sendikalaşıyorlar” dedi.

Robot taksiler ilk kez kasımda tanıtılmış ve şubatta hizmet vermeye başlamıştı. Cruise robot taksiler nisanda da tuhaf görüntülere yol açmıştı.

San Francisco Polis Teşkilatı’ndan görevliler, robot taksilerden birini farı bozulduğu gerekçesiyle kenara çekmiş fakat taksi daha sonra polislerden hızla uzaklaşmıştı.

Bunun üzerine polisler aracı takip etmiş, robot taksi biraz ilerledikten sonra tekrar durmuştu.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

ABD’nin Hipersonik Füze Denemesi Başarısız Oldu

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Ortak Hipersonik Süzülen Gövde füzesi denemesi başarısız oldu. Öte yandan ABD yürüttüğü farklı hipersonik füze programlarında başarılı testler gerçekleştirdi.

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’dan yapılan açıklamaya göre, Hawai’deki füze deneme üstünde yapılan testte iki aşamalı füze fırlatma sisteminde ilk taşıyıcının Mach 5 hıza çıktıktan sonra üzerinde savaş başlığı taşıyan füzeyi serbest bırakarak hedefe yöneltmesi planlanıyordu.

Tüm sistemin entegre bir şekilde test edildiği ilk deneme tamamlanamadı fakat Pentagon tamamen başarısız olunmadığını duyurdu. Pentagon sözcüsü, test sırasında elde edilen bilgilerin hayati öneme sahip olduğunu vurgulasa da testin hangi aşamada başarısız olduğu konusunda detay vermedi.

Sözcü hipersonik silahların envantere dahil edilmesinin bakanlığın önceliği olduğunu, saldırı ve savunma amaçlı hipersonik füzelerin 2020’li yılların başından itibaren kullanıma sokulması hedefinin sürdüğünü vurguladı.

Rusya ve Çin’in başarılı hipersonik denemeleri gerçekleştirmesi Amerikalı yetkilileri endişelendirmiş ve programın hızlandırılması konusunda savunma bakanlığı üzerindeki baskı artmıştı.

Çin’in geçen sene denediği hipersonik füze dünya yörüngesinde bir tur attıktan sonra hedefini vurmuştu. Rusya ise Ukrayna işgali sırasında kullandığı İskender ve Kinzal füzeleri ile bir savaşta hipersonik füze kullanan ilk ülke olmuştu.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

ABD Başkanı Biden: Türkiye’ye F-16 Satmamız Gerekiyor

ABD başkanı Joe Biden, Türkiye’ye F-16 jetlerin satılabilmesi için Kongre onayını alabileceklerine inandığını söyledi. Biden, Türkiye’nin Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği konusundaki kararını etkileyecek bir anlaşmanın da söz konusu olmadığını ifade etti.

Haber Merkez / ABD başkanı Joe Biden, Madrid’de düzenlenen NATO Zirvesi’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Biden’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle;

“Türkiye’ye F-16 satmalı ve aynı zamanda ellerindeki jetleri de modernize etmeliyiz. Bunu yapmamak bizim çıkarımıza değil. F-16 satışını Türkiye’nin Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya girmesini onaylamasına bağlayan herhangi bir taviz alışverişi sözkonusu olmadı. Satış için Kongre’nin onayına ihtiyacım var ve bunu yapabileceğimi düşünüyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a NATO zirvesinde söylediğim aralık ayında söylediğimle aynı. Aralıktan beri tutumumu değiştirmediğimi kendilerine ifade ettim. Bir karşılık olmadan sadece satmamız gerektiğini söyledim.

Ukrayna’ya uzun ve orta menzilli hava savunma, topçu, karşı batarya sistemleri ve diğer silahların tedariki için 800 milyon dolarlık yeni bir paketi birkaç gün içinde açıklayacağım.

ABD’nin öncülüğünde 50’den fazla ülke, Ukrayna’ya silah tedariki için yeni sözler verdi: 600’den fazla tank, 600 binden fazla mermi, yaklaşık 140 bin tanksavar, 500’e yakın top, gelişmiş çok namlulu roketatar, gemi savar ve hava savunma sistemleri.

(Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e Washington’un Kiev’i artık destekleyemeyeceğini söyleyeceği zamanın gelip gelmeyeceği sorulduğunda…) Ukrayna’yı gerektiği sürece destekleyeceğiz.

ABD ile müttefikleri gerektiği müddetçe yüksek petrol ve gaz fiyatlarını ödeyecek. Fiyatlar neden mi yüksek? Rusya yüzünden. Sebebi Rusya, Rusya, Rusya.

(Suudi Arabistan ziyaretinde Kral ve Veliaht Prens’ten petrol üretimini artırmalarını isteyip istemeyeceği sorulduğunda) Hayır, onlardan bunu talep etmeyeceğim. Basra Körfezi’ndeki tüm ülkelere petrol üretimini artırmanın önemini işaret ettim, umuyorum ki, onlar da bunu yapmayı kendi çıkarlarına görsünler.”

Paylaşın