ABD Başkanı Biden: Rusya Ukrayna’da Asla Zafer Elde Edemeyecek

Polonya’nın başkenti Varşova’da konuşan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Ukrayna’nın “güçlü durduğunu” ve Moskova’nın asla Kiev’i yenilgiye uğratamayacağını söyledi.

ABD Başkanı Biden, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in ise Ukrayna’yı hafife aldığını belirtti.

Biden, ABD ve ortaklarının Moskova’nın yaklaşık bir yıl önce başlayan Ukrayna işgali nedeniyle bu hafta Rusya’ya karşı yeni yaptırım açıklayacağını söyledi.

Başkan Biden, ABD ve müttefiklerinin Ukrayna’ya verdiği desteğe atıfta bulunarak, “Evet, egemenlik için ayağa kalkardık ve öyle de yaptık, evet, demokrasi için ayağa kalkardık ve öyle de yaptık” diye konuştu.

“Putin NATO’nun parçalanacağını düşünüyordu ama NATO her zamankinden daha birlik halinde” ifadesini kullanan Biden, bugün Rusya Cumhurbaşkanı Putin’in daha güçlü demokrasilerle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Joe Biden konuşmasında, “Ukrayna’ya destekten feragat edilmeyecek, NATO bölünmeyecek” dedi. Biden, “Otokratların ihtiyaçlarına karşı taviz verilemez, mutlaka karşı durulmalı” diye de ekledi.

“ABD gelecek yıl NATO zirvesine evsahipliği yapacak”

“Rusya Ukrayna’da asla bir zafer elde edemeyecek, asla” diyen Biden, Rusya’nın Ukrayna halkına karşı zulüm işlediğini, bunun da nefret uyandırdığını söyledi.

Batı’nın Rusya’ya karşı saldırı planlamadığını kaydeden Başkan Joe Biden, Rus işgali başladığından bu yana Polonya’nın Ukrayna’ya desteğini övdü.

ABD’nin gelecek yıl, askeri ittifak 75’nci yılına girerken, NATO zirvesine evsahipliği yapacağını açıklayan Biden, “NATO topraklarının her karışını savunacağız, NATO kaya gibi sağlamdır” değerlendirmesinde bulundu.

Biden, “ABD’nin NATO ittifakımıza ve 5. Madde’ye olan taahhüdünün çok sağlam olduğuna şüphe olmasın” dedi.

NATO’nun bir üyesine saldırının tüm üyelere saldırı olduğu şeklindeki ilkesine atıfta bulunan Başkan Biden, “NATO’nun her üyesi bunu biliyor. Rusya da biliyor ki birine yapılan saldırı, herkese yapılmış demektir” diye konuştu.

Paylaşın

ABD Başkanı Biden’dan Ukrayna’ya Sürpriz Ziyaret

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin yıl dönümüne birkaç gün kala Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Ukrayna’nın başkenti Kiev’e sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret, önceden kamuoyuna duyurulmamıştı.

Haber Merkezi / Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya gelen Biden, Ukrayna’ya yönelik yeni bir askeri yardım paketi açıkladı.

ABD Başkanı Biden, paketin ayrıntılarının kamuoyuna yarın duyurulacağını ve ABD’nin Ukrayna’nın elindeki Yüksek Hareketli Top Roket Sistemleri için daha fazla mühimmat sağlayacağını söyledi.

Joe Biden, “Kiev’e yaptığım ziyaret ile Ukrayna’nın demokrasisine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne sarsılmaz bağlılığımızı yeniden teyit ediyoruz” dedi.

Joe Biden, “Putin yaklaşık bir yıl önce işgalini başlattığında Ukrayna’nın zayıf, Batı’nın da bölünmüş olduğunu düşünüyordu. Bizden daha uzun süre dayanabileceğini düşündü. Ama fena halde yanılmıştı” diye konuştu.

Biden’ın Kiev’i ziyareti sırasında Ukrayna’nın başkentinde sirenler çaldığını bildirildi. Başkan Biden’ın Kiev’den sonra ise Polonya’ya gitmesi bekleniyor.

Brüksel’de toplanacak Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları ise Ukrayna’ya mühimmat yardımını görüşecek.

Zelenskiy de Aralık ayında Washington’a sürpriz bir ziyaret gerçekleştirmiş ve ABD Kongresi’ne ülkesine daha fazla silah yardımı yapılması çağrısında bulunmuştu.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Biden ile el sıkıştığı anın görüntülerini Telegram sayfasında yayımladı.

Zelenskiy, paylaştığı mesajda, “Joseph Biden, Kiev’e hoş geldiniz! Ziyaretiniz, tüm Ukraynalılara yönelik desteğin son derece önemli bir göstergesi” dedi.

Paylaşın

Çavuşoğlu – Blinken Görüşmesi: Dikkat Çeken F-16 Açıklaması

Göreve başladığından bu yana Türkiye’ye ilk resmi ziyaretini gerçekleştiren ABD Dışişleri Bakanı Blinken, ülkesinin yönetiminin Türkiye’ye F-16 satışını desteklediğini ancak bu konudaki çalışmaların devam ettiğini ve kongrenin satışı ne zaman onaylanacağına ilişkin şu anda bir şey söyleyemeyeceğini belirtti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise F-16 sürecinin bir an önce tamamlanmasını umut ettiklerini dile getirerek, “ABD Kongresi’nin engelleyici değil, destekleyici olmasını bekliyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken Ankara’da ortak basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında konuşan Çavuşoğlu, ABD ile askeri ilişkilerin stratejik ortaklığın önemli boyutlarından biri olduğunu ve Türkiye’nin F-16 talebiyle ilgili son durumu da ele aldıklarını belirterek “Tek taraflı yaptırımlar nedeniyle savunma sanayiimizde zorluklarla karşılaşıyoruz. F-16 talebimizle ilgili son durumu da ele aldık. ABD yönetimi talebimize güçlü destek veriyor. Bu konuda Kongre’ye resmi bildirimin bir an önce yapılmasını arzu ediyoruz” dedi.

Türkiye’nin talebinin karşılanmasının NATO’nun savunma kabiliyetleri açısından önemli olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Terörle mücadele her zaman ortak gündemimiz. PKK, YPG’ye verilen desteğe ve FETÖ’nun mevcudiyetine son verilmesi hususundaki beklentilerimizi de vurguladık” diye devam etti.

Çavuşoğlu, vize süreçlerinin hızlandırılması ve büyükelçiliklerden duyurular öncesinde daha iyi işbirliği ve eşgüdüm olması uyarısında bulunduklarını belirtti.

İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyelik başvurularıyla ilgili olarak da “NATO’nun genişlemesi konusunda iki aday ülkeden beklentilerimizi değerlendirdik. Ara verdiğimiz daimi komite toplantısında arkadaşlarımız atılacak adımları değerlendirecek” diye konuştu.

Çavuşoğlu, “İki ülkenin NATO üyeliğinin, F-16 alımına şart koşulması doğru bir yaklaşım olmaz. Bu konuda ortak tutum sergilemek kritik önemdedir. Biz F-35 programının ortağıydık. CAATSA yaptırımı kapsamında çıkarıldık. Ödediğimiz paranın geri ödenmesini bekliyoruz. Bunun için müzakereler devam ediyor” dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise “Başkan Biden’ın dediği gibi, Türkiye ve NATO’nun ortak harekat kabiliyeti bizim için her zaman önemli” dedi Türkiye’ye F-16 tedariği için Biden yönetiminin desteğinin sürdüğünü bildirdi. ABD’li bakan, “Türkiye’nin güney sınırıyla ilgili gerçek güvenlik endişelerini anlıyoruz” dedi.

Öncelikle ABD’nin “yardım merkezi” olarak kullandığı İncirlik Hava Üssü’ne gittiğini ve Hatay üzerinde gezip yıkımı gördüğünü belirten Blinken, “1000 ton barınak ve diğer malzemeler geldi, daha da gelecek” dedi.

Karadeniz’deki koruma ve Ukrayna kıyılarının korunmasında Türkiye’nin Montrö Antlaşmasını uygulamaya devam etmesinin çok önemliolduğunu vurgulayan Blinken, “ABD, Türkiye’nin uzun süredir NATO üyeliğini takdir etmekte. Türkiye ve ABD’nin aynı zamanda uluslararası terörizm konusundaki çalışmaları devam etmektedir. Türkiye’nin Yunanistan ve Ermenistan ile ilişkileri çok önemli” diye konuştu.

Blinken’ın Erdoğan’la da görüşmesi bekleniyor

ABD Dışişleri Bakanı’nın bugün ayrıca, Anıtkabir’i ziyaret etmesi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmesi bekleniyor.

Blinken dün Münih Güvenlik Konferansının ardından Türkiye’ye gelmişti. Adana’daki İncirlik Üssü’nde lojistik yardımlarla ilgili incelemelerde bulunan ve burada Amerikan arama-kurtarma ekibiyle biraraya gelen Blinken, Türkiye ve Suriye’deki depremzedelere ek 100 milyon dolarlık yardım yapılacağını duyurmuştu.

ABD Dışişleri Bakanı dün ayrıca, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile helikopterle deprem bölgesindeki yıkımı havadan inceledi.

Paylaşın

IŞİD Liderlerinden Batar, Suriye’de Yakalandı

Radikal İslamcı Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) üst düzey liderlerinden Batar, Suriye’nin doğusunda düzenlenen bir operasyonla yakalandı. Öte yandan IŞİD’in üst düzey liderlerinden Hamza el-Homsi’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda öldürüldüğü açıklanmıştı.

Haber Merkezi / Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Kuvvetleri Komutanlığı (CENTCOM) bugünün ilk saatlerinde açıklama yaparak Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) liderlerinden birinin Suriye’nin doğusunda düzenlenen baskınla yakalandığını duyurdu.

Operasyonun, çatı yapısını Türkiye’nin terör örgütü olarak kabul ettiği YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’yle (SDG) birlikte yapıldığı bildirilen açıklama şöyle:

18 Şubat’ın ilk saatlerinde CENTCOM ve SDG, Suriye’nin doğusunda helikopterle baskın düzenledi ve IŞİD’in Suriye Bölge Sorumlusu Batar yakalandı. Batar, SDG’nin koruduğu hapishanelere yönelik saldırılar planlıyor ve el yapımı patlayıcılar üretiyordu.

Başarıya ulaşmasını sağlamak için detaylı bir plan hazırladık. Hiçbir sivil ya da ABD ve SDG gücü olayda ölmedi veya yaralanmadı.

IŞİD’in üst düzey liderleri öldürüldü

Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Savunma Bakanlığı, bir ABD helikopterinin Suriye’nin kuzeydoğusuna düzenlediği baskında IŞİD liderlerinden birinin öldürüldüğünü ve dört ABD askerinin yaralandığını bildirmişti.

Yazılı açıklamada, operasyonun dün ABD ve Suriye Demokratik Güçleri’nin ortaklığında düzenlendiği belirtilmişti.

“Hedefe yönelik bir patlamanın dört ABD askeri ve bir görev köpeğinin yaralanmasına neden olduğu” belirtilen açıklamada, “hedefteki IŞİD üst düzey lideri Hamza el-Homsi’nin öldürüldüğü” belirtilmişti.

Homsi’nin rolünün ne olduğu ayrıntılı olarak açıklanmamıştı.

IŞİD, eski liderinin Suriye’nin güneyinde düzenlenen bir baskın sırasında kendini öldürmesinin ardından Aralık ayında yeni liderini seçmişti.

ABD ordusu geçtiğimiz yıllarda da Suriye’de iki IŞİD liderini öldürülmüştü.

2021 yılının Şubat ayında Ebu İbrahim el-Haşimi el-Kureyşi, Suriye’nin kuzeybatısında bir ABD baskınında öldürüldü. IŞİD’in kurucusu Ebu Bekir el-Bağdadi de, 2019 yının Ekim ayında Amerikalılar tarafından düzenlenen bir baskında yakalanmıştı.

Ekim ayında IŞİD lideri Ebu el-Hasan el-Haşimi el-Kureyşi, Suriye’nin güneyinde Suriyeli isyancılarla girdiği çatışmada öldürülmüştü.

Paylaşın

ABD’nin Suriye’deki Askeri Üssüne Füze Saldırısı

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Suriye’nin Deyr ez Zor kentine bağlı Omar yerleşiminde bulunan askeri üssüne dün akşam saatlerinde füze saldırısı düzenlendiği bildirildi. Saldırıda ölen veya yaralanan ABD askeri olup olmadığına dair bilgi paylaşılmadı.

Suriye resmi haber ajansı SANA’nın haberinde “Füze saldırısı, cumartesi akşam Deyr ez Zor’un doğusunda ABD güçleri tarafından kontrol edilen Omar yerleşiminde düzenlendi” ifadelerine yer verildi.

Suriye basınında yer alan haberlerde, Deyr ez Zor sakinlerinin saldırının düzenlendiği bölgede gökyüzünü aydınlatan ışık yansımaları gördüğü kaydedildi. Saldırı sonucunda ölen veya yaralanan ABD askeri olup olmadığına dair bilgi paylaşılmadı.

SANA, Suriye’de ABD’nin kurduğu askeri üslere yönelik saldırıların son aylarda arttığına dikkat çekti.

IŞİD liderlerinden Batar, yakalandı

Öte yandan ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığı (CENTCOM) bugünün ilk saatlerinde açıklama yaparak Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) liderlerinden birinin Suriye’nin doğusunda düzenlenen baskınla yakalandığını duyurdu.

Operasyonun, çatı yapısını Türkiye’nin terör örgütü olarak kabul ettiği YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’yle (SDG) birlikte yapıldığı bildirilen açıklama şöyle:

18 Şubat’ın ilk saatlerinde CENTCOM ve SDG, Suriye’nin doğusunda helikopterle baskın düzenledi ve IŞİD’in Suriye Bölge Sorumlusu Batar yakalandı. Batar, SDG’nin koruduğu hapishanelere yönelik saldırılar planlıyor ve el yapımı patlayıcılar üretiyordu.

Başarıya ulaşmasını sağlamak için detaylı bir plan hazırladık. Hiçbir sivil ya da ABD ve SDG gücü olayda ölmedi veya yaralanmadı.

Paylaşın

James Webb’den Yıldızların Ve Galaksilerin Başlangıcına Eşsiz Bakış

Şimdiye kadar uzaya gönderilmiş en güçlü teleskop olan ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu (JWST) gökbilimcilere yıldızların ve galaksilerin başlangıcına eşsiz bir bakış sundu.

James Webb Uzay Teleskobu tarafından yakalanan yeni görüntüler yakındaki uçsuz bucaksız galaksilerin karmaşık yapısını gösteriyor. Uzay teleskobundan gelen bir başka muhteşem görüntü olmasının yanı sıra, bu fotoğraf bilim insanlarının yeni yıldızların nasıl oluştuğunu ve içine doğdukları galaksileri nasıl etkilediklerini anlamalarını sağlayabilir.

Yeni görüntüler, yakın galaksilerdeki bu süreçleri kızılötesi dalga boylarında ilk kez bu kadar detaylı gösterdi.

Bilim insanları, yıldızların başlangıcından geniş galaksilere her şeyi ele alarak çok küçükten çok büyüğe evrenimizin süreçlerine ışık tutan 21 araştırma makalesinde bu yeni verileri halihazırda kullandı.

Çalışma, dünyanın dört bir yanından 100’den fazla araştırmacının yer aldığı Yakın Galaksilerde Yüksek Açısal Çözünürlükte Fizik (PHANGS) işbirliği tarafından yürütülüyor. Bu araştırmacılar Webb’i, yakındaki 19 galaksiye yönelik devasa araştırmanın bir parçası olarak kullanıyor.

Şimdiye kadar gökbilimciler bu hedeflerden 5’ini, M74, NGC 7496, IC 5332, NGC 1365 ve NGC 1433 olarak bilinen galaksileri gözlemleyebildi.

ABD’nin Maryland eyaletinin Baltimore şehrindeki Johns Hopkins Üniversitesi’nden, araştırma ekibinin üyesi David Thilker, “İncelikli yapıyı gördüğümüz netlik bizi kesinlikle şaşırttı” diyor.

Kanada’daki Alberta Üniversitesi’nden araştırma ekibinin üyesi Erik Rosolowsky ise şu ifadeleri kullanıyor: Genç yıldızların oluşumundan gelen enerjinin çevrelerindeki gazı nasıl etkilediğini doğrudan görüyoruz ve bu kesinlikle olağanüstü.

James Webb Uzay Teleskobu’nun incelikli detayı, daha önce karanlık olan alanların şimdi aydınlatıldığı ve bilim insanlarının bir zamanlar görünmez olan bölgeleri inceleyebileceği anlamına geliyor. Araştırmacılar artık yıldızlar arasındaki tozun ışığı nasıl emdiğini ve kızılötesi olarak nasıl geri gönderdiğini inceleyebiliyor ki bu da girdaplı gaz ve toz ağlarını aydınlatıyor.

Ulusal Bilim Vakfı’nın NOIRLab’ına bağlı Gemini Gözlemevi’nin baş bilim insanı ve Tucson’daki Arziona Üniversitesi’nde üye gökbilimci olan, çalışmayı yürüten Janice Lee “Teleskobun çözünürlüğü sayesinde, ilk kez yıldız oluşumunun tam bir sayımını yapabilir ve Yerel Grubun ötesinde yakındaki galaksilerdeki yıldızlararası orta kabarcık yapılarının envanterlerini çıkarabiliriz” diyor.

Bu sayım, yıldız oluşumunun ve geri beslemesinin kendilerini yıldızlararası ortama nasıl işlediğini, daha sonra yeni nesil yıldızları nasıl meydana getirdiğini ya da yeni nesil yıldızların oluşumuna aslında nasıl ket vurduğunu anlamamıza yardımcı olacak.

Teleskobun kızılötesi gözleri evrenin derinliklerine bakıyor

25 Aralık 2021’de ESA’nın Ariane 5 adlı kargo roketiyle fırlatılan teleskobun kaydettiği görüntüler, yıldızların ve galaksilerin evriminin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak.

Gözlem aracının MIRI ve diğer kızılötesi kameraları, bir zaman makinesi görevi görüyor.

Güçlü teleskopları kullanarak çok uzaktaki gök cisimlerini inceleyen bilim insanları, ilgili gök cisminden gelen ışığın Dünya’ya ulaşma süresi uzadığı için “zamanda geriye bakma” imkanı yakalıyor.

James Webb Uzay Teleskobu ise 13,5 milyar yıl öncesini, yani evrenin yeni oluştuğu zamanı gözlemleyebilecek kadar güçlü bir cihaz.

Evrendeki en eski galaksiler, Büyük Patlama’ya o kadar yakın bir dönemde oluştu ki bunların ışığı Dünya yörüngesine ulaştığında son derece soluk oluyor.

Bu ışık evrende ilerlerken genişleyip dağılarak spektrumun kızılötesi ucuna doğru kayıyor. Gözlemlenebilmesi içinse son derece güçlü bir teleskop gerekiyor.

Hubble şimdiye dek geçmişe dair birçok gizemi aydınlatmayı başardı. Ancak gücü bu türden gözlemlere yetmiyordu. Ayrıca Hubble çoğunlukla ultraviyole ve görünür ışıkta gözlem yapmıştı.

Öte yandan James Webb Uzay Teleskobu, kızılötesinde rahatça gözlem yapabilmek için gereken tüm kriterleri karşılıyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Kuzey Kore’den Güney Kore Ve ABD’ye: Benzersiz Bir Yanıt Veririz

Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı, “ABD ve Güney Kore, bir taarruz hazırlığı olarak görülen askeri tatbikatlar için önceden duyurulan planları uygulamaya koyarlarsa, Kuzey Kore’nin daha önce hiç görülmemiş derecede güçlü ve kararlı karşı tepkisi ile karşılaşacaklardır” açıklamasında bulundu.

ABD’nin iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırdığını belirten Bakanlık, Washington’un Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) Pyongyang’a baskı yapmak için “yasadışı düşmanca bir politika araç” olarak kullandığını da vurguladı.

Bakanlık ayrıca, Kuzey Kore’nin bu yıl düzenli tatbikatlar dışında “herhangi bir özel askeri eylemden kaçındığını” ancak iki ülkenin planladığı tatbikatların “gerilimi tırmandıran ciddi bir girdap” yaratacağını da ifade etti.

Kuzey Kore’yi yeniden “düşman” ilan eden Güney Kore’nin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile yıllık askeri tatbikatlara hazırlanmasına Kuzey Kore’den sert tepki geldi.

Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı, “ABD ve Güney Kore, bir taarruz hazırlığı olarak görülen askeri tatbikatlar için önceden duyurulan planları uygulamaya koyarlarsa, Kuzey Kore’nin daha önce hiç görülmemiş derecede güçlü ve kararlı karşı tepkisi ile karşılaşacaklardır” açıklamasında bulundu.

ABD’nin iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırdığını belirten Bakanlık, Washington’un Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) Pyongyang’a baskı yapmak için “yasadışı düşmanca bir politika araç” olarak kullandığını da vurguladı.

Bakanlık ayrıca, Kuzey Kore’nin bu yıl düzenli tatbikatlar dışında “herhangi bir özel askeri eylemden kaçındığını” ancak iki ülkenin planladığı tatbikatların “gerilimi tırmandıran ciddi bir girdap” yaratacağını da ifade etti.

“ABD her sorunu kas gücüyle çözemez”

ABD’nin her sorunu “kas gücü göstererek çözme” yoluna başvurarak Kuzey Kore’yi “kışkırtmaya” devam etmesi durumunda ise, aynı seçeneğin Pyongyang için de geçerli olacağı ve normal askeri faaliyetlerin ötesinde “ek eylemlerin” yeniden gözden geçirileceği uyarısında bulunuldu.

Açıklama, Seul ile Washington’un Kuzey Kore’nin nükleer tehditlerine karşı “ortak masa başı tatbikatları” ve her yıl gerçekleştirilen bahar tatbikatlarının gelecek ay başlayacağını duyurmasının ardından yapıldı.

Nükleer silahlara sahip Kuzey Kore geçen yıl ABD’yi vurabilecek kıtalararası balistik füzeler (ICBM) de dahil olmak birçok denemede bulunmuştu. Bu denemeler sonrasında komşu Güney Kore ve Japonya alarma geçmişti.

Seul ile Washington’un planladığı “Caydırıcılık Stratejisi Komitesi Masa Başı Tatbikatı” olarak adlandırılan nükleer tatbikatın 22 Şubat’ta Pentagon’da yapılacağı belirtildi. Mart ayı ortasında ise iki ülke Güney Kore’de 11 günlük tatbikat gerçekleştirecek.

Güney Kore Savunma Bakanlığı yayınladığı son raporda 2018’den beri ilk defa Kuzey Kore’yi “düşman” olarak nitelendirmiş, “Nükleer programından vazgeçmeyen ve askeri tehdit oluşturmayı sürdüren Kuzey Kore rejimi ve ordusu bizim düşmanımızdır” denilmişti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Ford Avrupa’da 3 Bin 800 Kişinin İşine Son Verecek

2035’te sadece elektrikli araç satmayı planladığın duyuran ABD’li otomobil üreticisi Ford Motor, küresel otomotiv sektörünün elektrikli araçlara geçiş yaptığı ortamda Avrupa’da yaklaşık 3 bin 800 kişiyi işten çıkartacak.

Ford’dan yapılan açıklamaya göre gelecek 3 yılda Almanya ve İngiltere’de sırasıyla yaklaşık 2 bin 300 ve bin 300 kişinin işine son verilecek.

Ford, mühendislik çalışmalarını ABD’de yoğunlaştırarak bölgedeki maliyetlerini azaltmayı hedefliyor. Avrupa’da ticari araç pazarında lider olan üretici, bireysel araç sınıfında ise karlılığını korumakta zorlanması nedeniyle üretim ve tedarik zincirinde agresif maliyet kesintilerine gidileceğini duyurmuştu.

Ford Tepe Yöneticisi Kim Farley de sık sık elektrikli araç üretiminde iş gücüne daha az ihtiyaç olduğunu ve rekabetçi olabilmek için maliyet kesintilerinin kaçınılmaz olduğunu dile getiriyordu.

Ford’un Elektrikli Otomobil Avrupa Birimi Yöneticisi Martin Sander konu hakkında “Ford’un gelecekte Avrupa’da sürdürülebilir kârlılığını sağlamak için geniş çaplı aksiyonlar alınması ve araç geliştirme, üretim ve satışında değişiklikleri içeren bir yol benimsenmesi gerekiyor. Bu da organizasyonel yapıyı etkileyecek” değerlendirmesini yaptı.

Ford’un Almanya’daki Köln ve Aachen tesislerinde 2 bin 300, İngiltere’de bin 300 ve Avrupa’nın geri kalanında da 200 pozisyon kapatılacak. Şirketten yapılan açıklamada bu kesintilerin gönüllü ayrılma programları ile hayata geçirmeyi planladıkları belirtildi.

Sendikalar ocak ayında yaptıkları açıklamada en kötü senaryoda üretim hatlarında 2 bin 500 pozisyonun azaltılacağını idari birimlerde de 700 kişilik kesinti olacağını duyurmuştu.

Şirketin son açıklaması en kötü senaryonun üzerine çıksa da Köln ve Aachen fabrikalarında 2032 yılı sonuna kadar zorunlu işten çıkarma yapılmayacağı garantisi verildi.

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği verilerine göre Ford, geçen yıl Avrupa’da 516 bin 614 yeni araç satışıyla yüzde 4,6’lık pazar payı elde etti. Öte yandan elektrik teknolojisine 50 milyar dolar yatırım yapan şirket elektrikli araç alanında iddialı bir hedefle 2026 yılına kadar 600 binin üzerinde satış gerçekleştirmeyi planlıyor.

Paylaşın

AP’den Depremlerle İlgili Çarpıcı Analiz: Yıllarca…

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli Associated Press (AP) Türkiye ve Suriye’de on binlerce kişinin yaşamını yitirdiği Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremle ilgili çarpıcı bir analiz haber yayınladı.

Associated Press (AP) uzmanlara dayandırdığı haberinde Türkiye’nin deprem bölgelerinde gayrimenkul sektörünü canlandırmak için yıllarca çağdaş inşaat kurallarını zorunlu tutmadığı belirtiliyor.

Haberde Türkiye’nin yıllarca çağdaş bina yapım yönetmeliklerini uygulanmasını zorunlu tutmayarak kaderi tahrik ettiği, gayrimenkul sektörünü canlandırmak için bazı deprem bölgelerinde bu yönetmeliklerin uygulanmamasına izin verdiği hatta bazı durumlarda uygulanmamasını cesaretlendirdiği vurgulanıyor.

Bina yapım yönetmeliğinin uygulanmasındaki gevşekliğin yıllardır jeoloji ve mühendislik uzmanları tarafından dile getirildiği belirtilen haberde son depremin ardından konunun yine gündeme geldiği kaydediliyor.

Londra Koleji Üniversitesi’nde acil durum planlaması profesörü olan David Alexander, “Bu kalitesiz yapı nedeniyle oluşan bir felaket, deprem nedeniyle değil” diyor.

Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhcu, deprem bölgesindeki birçok yapının kalitesiz malzemeler ve yöntemlerle yapıldığının bilinen bir gerçek olduğunu ve çoğunlukla da devletin standartlarıyla uyumlu olmadığını kaydetti.

Muhcu, yıkılan binalar arasında 20 yıldan fazla önce yürürlüğe giren bina yapım yönetmeliklerinden sonra yapılan çok sayıda yeni bina olduğuna dikkat çekti.

Muhcu, bölgedeki yapı stoğunun deprem gerçeğine rağmen zayıf olduğunu, sağlam olmadığını belirtiyor.

Problemin üzerine gitmenin pahalıya mal olacağı ve ülkenin ekonomik büyümesinin kilit kısmını oluşturan inşaat sektörünü frenleyeceği gerekçesiyle uzmanlar problemin yıllarca görmezden gelindiğini belirtiyor.

Associated Press’in haberine göre uzmanlar depremin neden bu kadar yıkıma neden olduğuna dair çok sayıda kanıtın olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre kağıt üzerinde bina yapım yönetmelikleri var ama bunun çok nadir uygulanması zorunlu tutuluyor.

Bazı uzmanlar yetkililerin soruşturmalarla ilgili açıklamalarını yetersiz buluyor, ekonomik büyümeye destek olan inşaat sektöründeki canlılıkla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan da dahil bölgesel ve yerel yetkililerin de bu konudaki politikalarının mercek altına alınması gerektiğini belirtiyor.

Türkiye’de 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi hükümet tarafından bina yapım yönetmeliklerini ihlal eden şirket ve kişilere af çıkarıldı.

2021’de Jeoloji Mühendisleri Odası bir dizi rapor yayınlayarak Kahramanmaraş, Hatay ve Osmaniye de dahil olmak üzere bazı bölgelerde var olan ve yapılmakta olan yeni yapılarla ilgili uyarılarda bulundu.

Jeoloji Mühendisleri Odası hükümete, binaların yapım yönetmeliklerine uygun ve güvenli bölgelerde yapıldıklarından emin olunması için çalışmalar yürütmesi çağrısında bulundu.

Bir yıl önce Jeoloji Mühendisleri Odası yayınladığı raporda gecekondu ve inşaat affı politikalarının tehlikeli olduğunu belirtmiş ve felaket güvenliğine olan ilgisizliğin önlenebilir ölümlere neden olabileceği uyarısında bulunmuştu.

1999 depreminin ardından yapım yönetmelikleri sıkılaştırıldı ve kentsel dönüşüm hala yürürlükte.

Ama iyileştirme özellikle yoksul kentlerde yeterince hızlı olmuyor.

Mimarlar Odası Başkanı Muhcu’ya göre inşaatçılar genelde düşük kaliteli malzemeler kullandı, projenin denetimi için daha az sayıda profesyonel işe aldı ve maliyetleri düşük tutmak için de bazı yönetmeliklere uymadı.

Muhcu, 2018 seçiminden önce çıkarılan yapı barışının güvensiz binaları yasal hale getirdiğini belirtiyor ve bunun bedelinin de binlerce ölüm, binlerce binanın yıkılması ve ekonomik kayıplarla ödendiğini kaydediyor.

Güvenli olarak reklam edilen yeni yapılan binalar bile yıkıldı.

Havaalanı pistinin zarar gördüğü, iki kamu hastanesinin yıkıldığı Hatay’da depremzede Bestami Çoşkun, aralarında gösterişli de olan birçok yeni binanın yıkıldığını belirtiyor.

Antakya’da 2012 ya da 2013 yılında yapılan 12 katlı bir bina yıkıldı. Kaç kişinin öldüğü ya da enkaz altında olduğu bilinmiyor. Rönesans Rezidansı bölgedeki lüks yapılardan biri olarak nitelendiriliyordu.

Anadolu Ajansı’na göre binanın denetimini yapan bir inşaatçı yurt dışına çıkmak üzereyken İstanbul Havaalanı’nda yakalandı.

Antakya’da yıkılan bir başka bina da Güçlü Bahçe. Yapımına 2017’de başlanmış ve 2019’da yapımı bitmiş. Binanın açılışına Doğrulukpayı adlı internet sitesinin haberine göre Hatay’ın belediye başkanı ve diğer bölgesel yetkililer de katılmış.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

ABD, Çin’in ‘Casus’ Balonunu Okyanus Üzerinde Vurdu

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, Başkan Joe Biden’in emri ile Çin’den yola çıkan, Pekin’e ait keşif/gözetleme balonunun, Güney Carolina açıklarında, Atlas Okyanusu üzerinde savaş uçakları tarafından vurularak düşürüldüğünü bildirdi.

Haber Merkezi / ABD Başkanı Joe Biden ise, gazetecilere yaptığı açıklamada, Amerikan hava sahasına giren Çin’e ait balonun düşürülmesi emrini günler önce verdiğini belirtti. Balonun varlığı konusunda geçen Çarşamba günü bilgilendirildiğini aktaran Biden, mümkün olan en kısa sürede düşürülmesi yönünde emir verdiğini vurguladı.

Pekin yönetimi ise insansız ve sivil misyona sahip olduğunu belirttiği balonun düşürülmesi karşısında rahatsızlığını dile getirirken, “yaşanan olayın uluslararası teamüllerin ciddi biçimde ihlali olduğu” değerlendirmesinde bulundu.

Balonun vurulması operasyonu sırasında Güney Carolina bölgesinde uçuşlar durduruldu. Olayın ardından Çin ve ABD arasındaki ilişkiler gerilirken, Pentagon yaşananların Amerikan egemenliğinin “kabul edilemez bir ihlali” olduğunu ifade etti.

Pentagon henüz operasyona ilişkin bir açıklama yapmazken Çin’in casus balonunun düşürülmesi gerektiği konusunda çok sayıda Kongre üyesinden açıklamalar gelmişti. Konunun ABD’nin egemenlik meselesi haline geldiği tartışmaları yapıldı.

Reuters haber ajansı fotoğrafçısı bir jetin balona yaklaşarak onu vurduğunu vurulma anında bir patlama görüntüsünün ortaya çıkmadığını ardından balonun düşmeye başladığını söyledi.

Balonun vurulduğu an ve düşüşünün Myrtle sahili bölgesinden görülebildiği belirtiliyor. Reuters fotoğrafçısı balonun vurulması esnasında iki askeri jetin olduğunu belirtti.

Çin yönetimi balonun casusluk amacı taşımadığını meteorolojik ölçümler yapmak amacıyla kullanıldığını ve kazara ABD’ye yöneldiğini iddia etti. Ancak bu gelişme üzerine ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Çin’e yapacağı ziyareti erteleme kararı aldı. Konu ABD ve Çin arasında yeni bir gerilim konusu haline geldi.

ABD Savunma Bakanlığı, bir başka Çin casus balonunun da Latin Amerika üzerinde görüldüğünü söyledi ancak tam konum hakkında bilgi vermedi.

Düşürülen balonun enkazı çıkartılıyor

ABD Savunma Bakanlığı, deniz üzerinde düşürülen balonun enkazının çıkarılmasına başlandığını da açıkladı. Bunun ne kadar zaman alacağının bilinmediğini de belirten Bakanlık, enkazın suların sakin olduğu bir bölgede bulunduğunu ve çıkarılmasının kolay olacağını tahmin ettiklerini bildirdi.

ABD’li makamların verdiği bilgiye göre balon ilk olarak 28 Ocak’ta Alaska üzerinde görüldü ve o zamandan bu yana da gözetleniyor. 30 Ocak’ta Kanada, 31 Ocak’ta da ABD’nin Idaho eyaletinde gözlemlenen balonun, ilk olarak tespit edildiği andan itibaren, Çin adına faydalı olabilecek bilgileri toplamasının da engellemeye çalışıldığı aktarıldı.

Balon, ABD’li yetkililere göre hiçbir zaman sivil uçuş sahası için de tehlike arzetmedi. Enkazının çıkarılmasıyla Çin’e ait balonun hangi misyonla uçtuğunun tespit edilmesinin amaçlandığı da kaydediliyor.

Pentagon, geçen Perşembe günü ilk olarak balonun tespit edildiğine dair bilgiyi kamuoyu ile paylaşmış, balonun Montana eyaleti sınırlarında bulunan nükleer başlıklı kıtalararası balistik füzelerin muhafaza edildiği hava üssü yakınlarında da görüldüğünü bildirmişti.

Kolombiya da balon tespit etti

Bu arada Kolombiya da benzer bir balonun kendi hava sahasında tespit edildiğini duyurdu.Kolombiya Hava Kuvvetleri’nden yapılan açıklamada, 17 bin metre yükseklikte, ülkenin kuzeyinde görülen balonun ulusal güvenlik açısından tehlike arzetmediği de bildirildi.

Diğer ülkelerle tespit edilen cismin aydınlatılması meselesinde iş birliği yapıldığı da aktarılırken, Pentagon Sözcüsü Pat Ryder de ikinci bir balonun Latin Amerika hava sahasında görüldüğünü bildirdi. Pekin ise ABD’de görülen dışında bir balonun varlığına dair açıklama yapmadı.

Balonlar genellikle gözetleme amaçlı kullanılan araçlar ve kulanımları yeni değil. Uydulardan farklı olarak balonlar normalde tek bir noktada kalıp, incelenmesi hedeflenen noktaları çok daha yakından büyüteç altına alabiliyorlar ve radarlar tarafından tespit edilmeleri de zor.

Telekomünikasyon kanallarına dair bilgi toplayabilme imkanına sahip balonların rotası ve izleyeceği yol konusundaki teknik imkanları günümüzde oldukça iyi ve rüzgar veya başka hava muhalefeti nedeniyle yörüngesinden çıkma ihtimali de düşük olarak görülüyor.

Paylaşın