Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’tan Sert Açıklamalar: Sabrımız Tükendi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, “İsmail Hocamız bu hafta kimsenin anlamadığı, anlam veremediği bir şekilde sevk edildi. Bu sevki yapan federasyon başkanının kendisi mi? Danışman olarak karşımıza çıkardığı avukatı mı? Yoksa gerçekten resmi avukat olan kişi mi?” dedi ve ekledi:

” Biz bunları bilemiyoruz ve bilmek istiyoruz. Ama ciddi şüphelerimiz var. Dolayısıyla bu yaşadıklarımız ki bakın hiç hakemle ilgili ‘Bizim bu maçta şöyle oldu, bir evvelki maçta böyle oldu’, bunların hepsini anlatacağım. Bunlardan şu an hiç bahsetmiyorum ama İsmail Hocanın sevki bizim için bardağı taşıran damla olmuştur. İyi niyet konusunda ciddi şüphelerimiz ve endişelerimiz var.”

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, A Spor’a telefonla bağlanarak, gündeme dair çok önemli açıklamalarda bulundu ve futbolun paydaşlarına çağrıda bulundu. Ali Koç, gündeme dair şu açıklamalarda bulundu:

“Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun. Sağlık, huzur, refah, barış içinde ülkemize nice Cumhuriyet bayramları diliyorum. Çok garip olaylar yaşanıyor. Özellikle bu hafta içinde çok garip olaylar yaşandı. İlk birkaç gün sakatlıklarımızla uğraştık, bilinmeyenler vardı. O yüzden bu konulara çok eğilmedik. İyi ki de eğilmemişiz çünkü hafta içinde başka olaylar da oldu. Şunu da söylemek istiyorum, pazar günü Yüksek Divan Kurulu Toplantımızda değineceğim konulara çok daha detaylı şekilde ele alacağız.

Bugün ana mesajımız yolun bittiği yerdeyiz. Hem saha içinde hem saha dışında garip garip olaylar yaşanıyor. Saha içinde hakem hatalarından herkesin rahatsız olduğu, tüm yorumcuların pek çok maçta birebir hem fikir olduğu lehte ve aleyhte pek çok pozisyon yaşanıyor. Bunu sadece Fenerbahçe için değil, tüm lig için söylüyorum. Müthiş bir çifte standart var.

“Bizim artık sabrımız tükendi”

Bizim artık sabrımız tükendi, birinci mesajım bu! TFF ile ilgili sabrımız tükendi. Başkanın iyi niyetine inanıyorduk. Hala da inanmak istiyorum, yapısal konularda yapmak istediği değişiklere ama şu an geldiğimiz nokta itibarıyla Fenerbahçe Spor Kulübü olarak Türkiye Futbol Federasyonu Başkanının niyetini pazar günü anlatacağım sebeplerden dolayı ne yazık ki sorgulamak durumundayız! Ben, kendisine çok destek verdim, çok istedim, yıllarca birikmiş bir sürü yapısal sorunları gidermek için. İlk yılında da samimiyetle bunların üzerine gidiyordu. Ancak geldiğimiz nokta itibarıyla yaşananlar, yapılan hatalar, iddialar, söylemler ve bunlara karşı hiçbir hareket yapılmaması, hiç ciddi şekilde ele alınmaması bizleri son derece endişeye sevk ediyor.

Daha bugün bazı açıklamalar oldu. Bir hakem istifa etti. Bir hakem eşinden açıklamalar oldu. Doğru ya da yanlış bilmiyoruz. Duyduğumuz kadarıyla hanımefendinin eşi bu hafta sonu verilecek maçlardan galiba geri çekiliyor. Ama orada yine bir başka hakemin lafı var, Aper Ulusoy o bugün aldığı maça devam ediyor.

Biliyorsunuz finansal iddialar var; kara para aklama vs. vs. Federasyon bir açıklama yapmış, ‘Bunlarla benim ilgim ve alakam yok’ diye ama bunu ispatlamak çok basit. Federasyona seyirci sayıları, bilet paraları veriliyor. Sahaya bakıyorsunuz iddialar tribünlerin tıklım tıklım dolu olduğu ama televizyonda bakıyorsunuz tribünler bomboş. Bunlar doğru değil. Federasyon ‘bu beni ilgilendirmez’ diyemez. Futbolun temiz olması için tamamen Federasyon sorumludur. Temiz olması için gücünü aşan konular varsa o zaman yargı ve devlet mekanizmalarına başvurulur.

Dünyanın en kolay şeyi ‘bu bizi ilgilendirmiyor’ demek. Aynı şeyi Sayın Başkan, sanıyorum yeterince cesareti yok. Geçen sene bir sürü iddialar oldu, bu sene iddialar oldu. Bir federasyon delegesinin faal bir hakemle ilgili iddiaları oldu. En son benimle ilgili yeni Lale Orta bana videolar… gibi o tarz iddialar oldu. MHK ile ilgili iddialar oldu. Bunlar televizyonları başında milyonlarca insanın seyrettiği programlarda oldu.

Cesur insan, temizlik isteyen insan, adalet isteyen insan elindeki bütün güçleri kullanır ve dibine iner. İnmek de çok kolay. Biz, defalarca ‘Araştırın ve soruşturun’ diye başvurduk,’Bizi ifadelere çağırın’ dedik ama hiç tık yok, hiçbir ilerleme yok. Şimdi diyorlar ki, ‘Etik Kurulu çalışacak, edecek’. Peki, göstermelik mi çalışacak, gerçek anlamda mı çalışacak, onu da bilmiyoruz.

Bu federasyon danışmanlarla yürütülemez. Bu federasyonun seçilmiş kurulları var. İyi-kötü, haklı-haksız ama kurulları var. Görüyoruz, federasyon danışmanlarla yönetiliyor.

İsmail Hocamız bu hafta kimsenin anlamadığı, anlam veremediği bir şekilde sevk edildi. Bu sevki yapan federasyon başkanının kendisi mi? Danışman olarak karşımıza çıkardığı avukatı mı? Yoksa gerçekten resmi avukat olan kişi mi? Biz bunları bilemiyoruz ve bilmek istiyoruz. Ama ciddi şüphelerimiz var. Dolayısıyla bu yaşadıklarımız ki bakın hiç hakemle ilgili ‘Bizim bu maçta şöyle oldu, bir evvelki maçta böyle oldu’, bunların hepsini anlatacağım. Bunlardan şu an hiç bahsetmiyorum ama İsmail Hocanın sevki bizim için bardağı taşıran damla olmuştur. İyi niyet konusunda ciddi şüphelerimiz ve endişelerimiz var.

Benim daha evvel ifade ettiğim İzmir grubu var. İzmir grubu bizi iyi hatırlasın. Bizi iyi düşünsün. Bu konunun dibine kadar gideceğiz. Bazen söylerler ya, ‘inlerine ineceğiz’ diye. Benim şurada kısa bir dönemim kaldı. İkinci dönemimim son senesinin son bölümüne giriyoruz. Ben, şampiyonluk için ne kadar mücadele edeceksem bu ‘İzmirliler’ için daha da fazla mücadele edeceğim. Ve sadece Fenerbahçe için değil, Türk futbolu için mücadele edeceğim.

Bugün Trabzonspor’un bir açıklaması oldu. Tamamen katılıyorum. Onlar da sezon başından beri rahatsızlar. Bizim de onunla ilgili bir açıklamamız oldu. Dürüst takımlar, dürüst insanlar özellikle bu sezon için söylüyorum, ‘geçmişte şu oldu, onları da böyle oldu’ değil, bu sezonu konuşuyorum şu an. Dürüst insanlar omuz omuza vermeli. Biz, bu pisliği temizleyeceğiz. Kim ne derse desin, isterlerse bana 10 yıl ceza versinler, milyonlarca lira ceza versinler… Şu an yatarken Fenerbahçe’yi, bizi düşünsünler ve bu hakemlerden, bu sistemden bahsediyorum.

Trabzonspor’un da çok ciddi rahatsızlıklar var, onlar da sezon başından beri sıkıntı yaşıyorlar. Trabzonspor da Fenerbahçe de yarınki maçta doğru dürüst maç yönetilmesini istiyor. Kimse ekstra avantaj vs. istemiyor. Biz şey gibi takımlar da değiliz; hakkımıza, lehimize hatalar yapılıyor ama o hataları şey yapmak için ‘Yok bizim maçımızda bize karşı hatalar yapıldı’ diye basın toplantısı yapan insanlar da değiliz, biz içi dışı bir insanlarız.

Şunları söylüyorum: Biz bu işin kökünü kurutacağız! Sayın Federasyon Başkanı bizimle çalışır, Federasyon çalışır, iyi niyet yapar; yok cezalar yazar… ne istiyorsa yapsın! En son korkacak, en son çekinecek insanlar biziz. Değil günlerce, haftalarca; aylarca, senelerce ceza versinler. Artık biz bu işin dibine ineceğiz, bu pisliği kurutacağız. Bizimle olmak isteyen herkesi de yanımıza çağırıyoruz. Çünkü dürüst, adil futbol isteyen çok fazla insan var. Fazlaların, çoğunluğun, dürüstlerin sesi yeterince çıkmıyor. Şu an bir çağrım da olacak, dürüst hakemlere, hak yemeyen hakemlere çağrım olacak: İlk önce siz istifa edin! İstifa edin çünkü doğru kararlar verenler, işini layıkıyla yapanlar en çok ceza çekiyorlar şu an bu federasyonda!

Pazar günkü Divan Kurulu Toplantımızda bunları da anlatacağım; kime nasıl ceza veriliyor, kime nasıl ceza verilmiyor. Bir takımın hocası öyle diyor, böyle diyor verilmiyor; benim hocam masumane, son derece saf konuşuyor, ondan sonra sevk ediliyor. Eminim PFDK Başkanı bile hayretlere düşmüştür, ‘Bu adam niye sevk edildi?’ diye! Bir kulübün başkanı, ‘Tetikçi, savaşacağız’ diyor, onu bunu diyor bir şey yok ama öbürüne ceza! Artık bu standartsızlığın dibine ineceğiz, inmenin vakti geldi. Tüm Türk futbol paydaşlarına çağrıda bulunuyorum: Gelin el birliği ile pisliği temizleyelim, bataklığı kurutalım ve bizim ülkemizin hak ettiği marka değerine ulaşması için en önemli sorun olan adaletsiz futbol ortamını hep beraber temizleyelim! Bu benim söylediklerim henüz başlangıç.

Bana bu zamanı tanıdığınız için, bu imkanı tanıdığınız için çok çok teşekkür ederim. Kusura bakmayın yüz yüze konuşamıyoruz, tek taraflı konuşmak da çok zor. Ama biz biraz önce bir açıklama yaptık ve pazar gününü bekleyin ve ‘İzmir’-İzmir’deki arkadaşlara söylüyorum- sizler hazırlıklı olun. Federasyona söylüyorum-yöneticileri, yönetim kurulu, başkan- ya el birliğiyle temizleyeceğiz ya da siz bu kabul edilemez düzenin parçası olmaya, korumaya devam edeceksiniz. Şimdilik söylemek istediklerim bunlardır. Vakit ayırdığınız için çok çok teşekkür ederim. Biraz zamansız ve programsız bir şekilde bağlandık.

Sayın Büyükekşi’nin dürüstlüğünden değil, haksızlık etmeyelim. ‘Biz iyi niyetini artık sorgulamak zorundayız’ dedim. Biz, en son görüşmemizi E-Bilet ihalesi için gittiğimizde ki toplantıyı biz talep etmemiştik, Kulüpler Birliği olarak birkaç başkanla gittiğimizde beklenmedik şekilde başka kulüplerin de, bir kulübün de temsilcisi oradaydı. Biz zannettik ki onların toplantısı bitiyor, biz toplantıya giriyoruz. Ama meğerse Federasyon Başkanı bu kulüpleri birbirine çarptırmak için aynı anda toplantı vermiş.

Son derece şık olmayan bir hareketti ve iki kulüp başkanı da bunun şık olmadığını kendisine ifade etti. Ben, tekrar söylüyorum, işte başkan futbolu bilmiyor, etmiyor, onun için bazen iyi niyeti suiistimal ediliyor gibi biz de kendimiz düşünürdük ama artık futbolu bilmek ya da bilmemek gerekmiyor. Gözümüzün önünde neler cereyan ediyor, iyi niyetle bunun dibine inmek varken bunun üstüne gidilmemesi ve ucundan tutulması bizim kabul edebileceğimiz bir yaklaşım ve tutum değildir.

Ben kesinlikle başkanımızın dürüstlüğüyle alakalı bir şey söylemedim ama artık iyi niyetini sorgulayabilecek derecede yeterince gelişme olduğunu ve bu gelişmeler çerçevesinde de hareketsiz kalındığı için, acil bir şekilde ele alınmadığı için rahatsızız. Atamalardan son derece rahatsızız, hakem performanslarından herkes gibi çok rahatsızız ama daha da kötüsü bu kötü performansı olan hakemlerin bazılarına maç verilmesi, ataması bazılarını ise atamaması… işte ‘Ne yapsın Federasyon Başkanı sistemin bir parçası’ değil mazereti artık bizim için geçerli değildir.

Öncelikle tekrar Trabzonspor’un açıklamasını söylüyorum, hakemin konuşulmayacağı bir maç olsun lütfen! Hak eden kazansın, herkes zevk alsın, keyif alsın. Biz, takımımıza inanıyoruz. Talihsiz sakatlıklar yaşadık. Hocama da sordum, ‘Bu kadar süre bu işin içindesin, çok kısa sürede 5 stoperin 4’ünü kaybettiğin bir ortam oldu mu?’ diye. ‘Hayır’ dedi. Anormal bir durum her şey iyi giderken… Herhalde bu da bizim şansımız olsa gerek ama yine de biz; futbolcularımıza, hocamıza, oyun gücümüze, oyun sistemimize çok inanıyoruz ve seyircilerimizden sonuna kadar ki bu sezon yaptıkları gibi sonuna kadar takımlarına destek olmalarını rica ediyoruz. Fair play çerçevesinde taraftarımızın itici gücüyle de inşallah bu maçı kazanacağız.”

Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir